Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Sayfa

Sorular: Dervişlik

Table of Contents

Sohbetlerden Derlenen Sorular

Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv

35.367Soru-Cevap
2.760.705Kelime
51Kategori
378Sayfa

Dervişlik(341)

Dervişler arasında muhabbet nasıl olur?

Onun o kadar maneviyatı çok ki ona her şey gösteriliyor. Anlatır dervîşler, böyle güzel muhabbettir bu. Böyle dervişlerin arasında hatta kimisi hafiften böyle gözünü yumar, böyle kafasını, kalbini doğrursaklar böyle şey yapar, eğer. Ondan sonra o esnada bir ilham bekliyor. O esnada ötelerden bir haber bekliyor o tabi. Ben böyle bir şey olunca bir melami var ya hikayesi koşa koşa gelmiş melami dervişi şeyhine. Demiş efendim filanca şeyh efendi peygamberliğini ilan etti demiş. O böyle bir kalbine yaslanmış biz azümüşen öyle bir peygamber ilan etmedik daha demiş. Şimdi dervişin çıkacağı son nokta bu gideceği yani. Böyle düştü mü hal anlatmaya, rüya anlatmaya, ona bir hata yapsa ona söylerler. O bir günah işlese ona ikaz ederler.

Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2255 — Nefsin Hırsı, Analı Babalı Yetim ve Asîl Dervîş

Dervişler arasında muhabbetin nasıl bir etkisi vardır?

Onun o kadar maneviyatı çok ki ona her şey gösteriliyor. Anlatır dervîşler, böyle güzel muhabbettir bu. Böyle dervişlerin arasında hatta kimisi hafiften böyle gözünü yumar, böyle kafasını, kalbini doğrursaklar böyle şey yapar, eğer. Ondan sonra o esnada bir ilham bekliyor. O esnada ötelerden bir haber bekliyor o tabi. Ben böyle bir şey olunca bir melami var ya hikayesi koşa koşa gelmiş melami dervişi şeyhine. Demiş efendim filanca şeyh efendi peygamberliğini ilan etti demiş. O böyle bir kalbine yaslanmış biz azümüşen öyle bir peygamber ilan etmedik daha demiş. Şimdi dervişin çıkacağı son nokta bu gideceği yani. Böyle düştü mü hal anlatmaya, rüya anlatmaya, ona bir hata yapsa ona söylerler. O bir günah işlese ona ikaz ederler.

Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2255 — Nefsin Hırsı, Analı Babalı Yetim ve Asîl Dervîş

Dervişin edebi alakalı sıkıntı nedir?

Ama dervişse o. Derviş diyoruz ama edeble alakalı sıkıntı var.

Kaynak: 2025 Sohbeti : Soru-Cevap — Esma, Fahşa Âyeti ve Dervîşin Edebi

Yeni geleni hor görememek neden önemlidir?

Yeni geleni hor görememek, dervişlik ve sohbetlerde herkese eşit davranmak, onların hizmetine ve bilgilerine değer vermek açısından önemlidir. Bu durum, dervişlikteki bir zorunluluktur.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Enâm 6/90 ve Hûd 11/51: «Ben Sizden Hiçbir Ücret İstemiyorum» Pey

Müslümanların dinini nereden öğrenecekler?

Hiçbir yerde öğrenmeyecek. Mehmet Emin Bey, girdin mi kota’ya ben? Sen beni oradan şey yap. Elini kaldır, dikkatli konuş da. Ben tam gaz gidiyom gene. Şimdi normalde böyle olunca nerden öğrenecek Müslümanlar? Öğrenmesi mümkün değil. Bir de tutturdunuz siz bütün din adamlarını, din alimlerini, sufileri, dervişleri kötü gösterdiniz.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mâ’ide 5/55-56: «Sizin Dostunuz Sadece Allâh, Resûl ve Mü’minler»

Mü’minin Hayâtının Yeniden Bahara Erişmesi ne anlama gelir?

Ona dedi ki o zaman bana yardımcı ol. sen dinini yaşa namazını kıl orucunu tut. İslam’ı dostor yaşa bana yardımcı ol. E mübarek insanlar yardımcı olun. Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve selleme yardımcı olun. Haramlardan uzak tutun kendinizi beraber olacaksanız. E şimdi o kabıl zalî değil. E şimdi tabi bu tarafı var. normalde Hazret-iPir burada sende de her an hazar var, sende de her an bahar var dediğinde normalde dervişlerin halini anlatıyor herhalde Allahu alem. Çünkü neden her an hazan ve baharı yaşayan o kimse aslında tam olgunlaşmamış bir sufi anlatıyor. Onun kalbinde her an hazan ve bahar var. canını sıkan bir şey oldu hazan oldu o sevindi bir şey oldu bahar oldu. Veyahut tabi böyle tecelliyata mazhar oldu bahar oldu tecelliyat kesildi hazan oldu. işte rüyası açıktı onun için bahar oldu rüya kapandı onun için hazan oldu.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Mü’minin Hayâtının Yeniden Bahara Erişmesi, Hiçlik Deryâsı ve Man

Dervişin yaşam tarzı ve disiplini hakkında ne söylendi?

Çünkü onun canı Gülbahçesindedir Gülbahçesinde O da Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri yedi yemek diye yer Yedi yemek diye yer Evlendi diye evlenir Evlendi sunnet der evlenir Yemek yedi sunnet der Yemek yer Sunnet olduğu için yer yemeği Yemeğe ihtiyacı olduğu için değil Sunnet olduğu için yer Sunnet için ayak basar Sunnet için yürür. Çünkü onun canı Gülbahçesindedir Dostun bahçesinde gül dererken Diken ne ki Dosta dost olmuşken İki lokma ne ki Dostun sofrasında Dost lokmasını yerken Dünya lokması ne ki Dünya lokması ne ki Bülbüller dost bahçesinde Kendinden geçmiş Şakımaktalar Şarap ne Şerbet ne Su ne Ne ki Şerbat için dost bahçesinde Herden gençleşirken Gençleşirken İhtiyallık ne Kocamışlık ne Gençlik ne ki Dostun Kokusuyla kokulanıp.

Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Zekât Toplama, Hayat Hâtıraları ve «Gül Bahçesinden Mahrûm K

Âşıkların edebi ne demektir?

Ben burada hiç kimse kalmayacağını bilsem, ben Kur’ân Sünnet tarihisinde dergahını adabını korurum kardeşim. Ben birisi gidecekmiş, birisi üzülecekmiş, birisi ayağa gidersen ne olurmuş? Benim böyle korkularım yok. Bu korkuları yaşayan Şeyh Efendi’nin zamanında zâkirler vardı. Bu korkuları yaşardı zâkirler. Ben derviş bırakır gider diye benim korkum olmaz. Eş beni bırakır gider diye bir korkum olmaz. Çocuk beni bırakır gider diye bir korkum olmaz. Birisi bırakır gider, böyle bir korkum olmaz benim. Hatta netimdir ben. Denim ki Allâh daha iyisini verir bana derim. Birisi bırakır gider diye korkum olmaz. Birisi bırakır gider diye bir korkum olmaz. Hatta netimdir ben. Allâh daha iyi işini Tschwarming verir bana derim. spicy Zaten 8 kişi çalışıyordu, 6 kişi çalışıyordu pazar günleri 5’i bıraktı.

Kaynak: 2023 Sohbeti — Sevgiyi Ölçülü Yap ve Dârûl-Hasar Uyarısı

Korkuları yaşamadığını neden belirtiyorsunuz?

Ben birisi bıraktı tamam beni zorlamaya çalışıyorlar. Hemen kestim hesabını verdim parasını. İkincisi bıraktı ulan dedim bir tezgah var bunda. Çıktım yukarı var mı başka bırakacak olan ben de bırakacağım. Gelin sizde. Hepsi de bıraktı gitti bir kişi kaldı iş yerinde. Böyle o kaldı. Mustafa Bey ne yapacağız dedi. Ne olacak dedim ben bunları güvenip de veya bir başkasına güvenip de dükkan açmadım ki dedim. Borcu yok harcı yok indiririm kepengi dedim kapatır yürürüm dedim. Ertesi gün dedim bana neden dükkanı kapatıyorsun diye ne olmayacak dedim. Bitti. Ben başladım hemen o gün almaya başladım eleman. Yazdım oraya çalışacak arkadaşlar lazım diye. Gelene aldım pazar günü. Hemen başladı iş lazımsa sana.

Kaynak: 2023 Sohbeti — Sevgiyi Ölçülü Yap ve Dârûl-Hasar Uyarısı

Dervişlerin tanımı nedir?

Sen dervişler dediğin zaman sadece bu topluluğu konuşmuyorsun ki dervişler dediğin zaman Hazret-i Ebû Bekir Efendimiz de derviş, Hazret-i Ali Efendimiz de derviş, Peygamberler de derviş, Adem’e kadar hepsi de derviş.

Kaynak: 2021 Mesnevî — Kendine Zulmetme ve Gayyâ Kuyusu

Derviş olmak ne demektir?

Ben geldim orada sizi kapalı spor salonunda seyrettim. Onu da gördüm. Ben geldim orada sizi kapalı spor salonunda seyrettim. Ondan sonra derviş olmaya karar verdim diyen kaç kişi var burada? Bir kişi var. İki. Üç kişi var. Bakın. Arkadaşlarınıza iyi ahlakınızda, güzelliğinizle derviş yapmaya çalışın. Yol odur. Etrafınızı cömertliğinizle, iyi ahlakınızda, tebessümünüzle, iyi muhabbetinizle öyle arkadaşlıklar kurarak dervişlik kurun. Doğru yol odur.

Kaynak: 2020 Soru-Cevap — Siyasal İslâm, Ulu’l-Emr ve Fâiz

Git saygılı davran ona nedir?

Derviş kardeşlerini sevmektir. Onlara muhabbet beslemektir. Ha derviş kardeşini şeyhin gibi sevmezsin. Eyvallah. Ama derviş kardeşini sevmemezlikte etmezsin. Hiç sevmediğin derviş kardeşine git hizmet et. Git hürmet et. Git saygılı davran ona. Ona çay götür. Ona hediye götür. Onunla muhabbetini oluştur. De ki bu benimle kendi nefsimdendi. Nasıl terbiye edeceğiz ki kendimizi?

Kaynak: 2020 Soru-Cevap — Ramazan, İbâdet ve Aile Mes’eleleri

Hepsi de Allah’ı zikretmeye geliyorlar ve hepsi de Allah’ı zikrediyor mu?

Derviş kardeşlerinin eksiğinin kusurunu görme. Onların eksiğinin kusurunu araştırma. Allah için onlara muhabbet besle. Hepsi de Allah’ı zikretmeye geliyorlar ve hepsi de Allah’ı zikrediyor.

Kaynak: 2020 Soru-Cevap — Ramazan, İbâdet ve Aile Mes’eleleri

De ki bu benimle kendi nefsimdendi mi?

Derviş kardeşlerini sevmemezlikte etmezsin. Hiç sevmediğin derviş kardeşine git hizmet et. Git hürmet et. Git saygılı davran ona. Ona çay götür. Ona hediye götür. Onunla muhabbetini oluştur. De ki bu benimle kendi nefsimdendi. Nasıl terbiye edeceğiz ki kendimizi?

Kaynak: 2020 Soru-Cevap — Ramazan, İbâdet ve Aile Mes’eleleri

Bizimle yol gidecek olan kardeşlerimiz derviş kardeşlerine muhabbet besleyecekler mi?

Yolun adabı erkanı budur kardeşler. Bizimle yol gidecek olan kardeşlerimiz derviş kardeşlerine muhabbet besleyecekler. Onların eksiklerini gediklerini tamamlamaya çalışacaklar. Nasîhat edecekler tamamlamaya çalışacaklar. Yolun adabı erkanı bu.

Kaynak: 2020 Soru-Cevap — Ramazan, İbâdet ve Aile Mes’eleleri

Dervişlik yolculuğunda sevgi ve şevk nasıl korunur?

Derviş ancak bir mürşide âşık olur, Resûlullah’a âşık olur, bir de Allah’a âşık olur. Allah’ın selamı üzerinize olsun. Ben biliyorum ki Rabbim beni seviyor, seviyor ki size bağladı, beni bu dervişlik yoluna koydu. Ya ben ona nasıl karşılık vereceğim? Allah’ı zikredeceksin, onun emirlerini yerine getireceksin inşallah.

Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Zulme Ses, Zikir ve Yakînlik

Soruların cevap verilmesiyle ilgili bir kural var mı?

Geylani Hazretleri teslimiyet ehli için sorgu ve suale lüzum yoktur diye buyurmuşlar. Bu sualleri hazırlayan en başta olmak üzere size birçok sual soran dervişler olmakta ve olacak da bu söz okunur okunmaz salt anlaşılan manasıyla size sual etmeyen teslimiyet ehli gibi anlaşılırsa ne buyurursunuz?

Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Hadîslerle Tasavvuf 69. Hadîs

Dervişlerin kusurlarını gören bir kişi, onunla nasıl davranmalıdır?

Kusurlarını gören bir kişi, o kişiyi kusursuz gören kimse olmalıdır. Sevgi ve bağlılık içinde, o kusur görenden daha ileri olabilir. Bu durumda, o kişi manevi olarak yanından bile geçemez.

Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Hadîslerle Tasavvuf 69. Hadîs

Dervişlik gerçekten çok zor bir şey midir?

Dervişlik gerçekten çok zor bir şey. Zor bir şey olunca, hiç bir şey yapamaz. bu zamanda bir kimsenin dini yaşaması gerçekten çok zor, dini yaşarken sufilik yolunu seçip sufilik yolunda yaşaması dahi daha zor. Öyle olunca o kimse belki de bir adet de bir adet de bir adet daha yapamaz. bu zamanın dini yaşaması gerçekten çok zor. sufilik yolunu seçip sufil ki yolunda yaşaması dahi daha zor. Öyle olunca o kimse belki de bir adım atarak binlerce adımlık yol oluyor.

Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Hadîslerle Tasavvuf 69. Hadîs

Halbuki dervişin şeyhi, sağ dervişin şeyhine bile her meseleyi sorup sormamaktan içtinap edip çekinirken bu durumu nasıl izah edebilirsiniz?

Yok be bizim kardeşler öyle çekinmezler ya her şeyi soruyorlar bizim. O yüzden bir sıkıntı yok.

Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Hadîslerle Tasavvuf 69. Hadîs

Rüyâ ve hallerde lazım ise esmâ ile ilerletecek veya esmasını veya derslerini değiştirecek dervişlerde selaat niye göre belirlenir ve bu durumda olan dergahımızda göreli kadın erkek kimseler var mıdır?

Şu ana kadar esmâ değiştirebilecek bir kardeşle alakalı herhangi bir kimseyi rüyamda görmedim. O yüzden kimse yok. Esmaları yine üstadları değiştirecek. Varsa isimleriyle ilan edebilir misiniz? Benim rüyamda şu anda gördüğüm esmâ değiştirecek bir kimse yok.

Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Hadîslerle Tasavvuf 69. Hadîs

Anahtar vazifesi gören rüyâlar olduğunu şeyhten şeyhe geçen ve şeyhlere ait olan rüyalardan bahisler var tasavvuf eserlerinde. bir şeyh kendi sülükünde gördüğü rüyayı derviş de görmezse o dervişin ilerlemediğini aynı durumda kendisinin gördüğü rüyayı dervişin de gördüğü durumlarda anahtar vazifesi gören rüyâlar var mıdır?

Ne buyursunuz böyle hikayeler hakkında? Hiçbirisine de katılmıyorum. Herkesin yolu kendine ait. İlla ki benim gördüğüm rüyâ bir başkası görecek, bir başkasının gördüğü rüyayı, bir sonradan gelen bir başkası görecek diye bir kaide kabul etmiyorum. Değişiyor çünkü değişken.

Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Hadîslerle Tasavvuf 69. Hadîs

Rabbim gönüllerimizde kendisine olan âşıklık hissiyatını çoğatsın inşallah mıdır?

Selamünaleyküm, hayırlı akşamlar. Allah gecenize hayırlı eylesin. Gündüzünüze hayırlı eylesin. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Her nefeste Cenâb-ı Hak kendisini zikreden, kendisine hamd eden, kendisine şükreden kullarından eylesin. Her daim günah işlediğinde pişman olan, tövbe eden ve bir daha işlememeye gayret eden kullarından eylesin. Rabbim inşallah cümlemizi de affolacak ameller işlemeyi nasîb eylesin. Rabbim gönüllerimizde kendisine olan âşıklık hissiyatını çoğatsın inşallah. Yine bir cumartesi Mesnevî sohbetlerine devam edeceğiz inşallah. bizim aslanla av hayvanlarının konuşması vardı. Av hayvanları toplanıp demişlerdi ki aslana, senin çalışmana, koşturmana, gayret etmene, bizi avlamak için uğraşmana gerek yok. Biz her gün senin yiyeceğini senin önüne verelim. Sen bizi avlamaktan, bizi tedirgin etmekten vazgeç. Şu ormanlıkta, şu bağ bahçenin içerisinde herkes salimen galimen hayatına devam etsin demişlerdi. Bu konuşma aralarında devam ediyordu. Ve en son aslan demişti ki onlara, içinde pusu kurmuş olan nefis ise kibir ve kim bakımından bütün adamlardan beterdir. içinde bir kimse nefis taşıyorsa, bir kimse içinde kibir var ise o bütün insanlardan daha kötüdür. O bütün insanlardan daha sıkıntılıdır. Onlardan her türlü tehlike beklenir demişti. Burada kalmıştık ve bu akşam da buradan devam edeceğiz 907. beytten. Benim kulağım, mümin bir zehirli hayvan dilinden iki kere dağlanmaz sözünü işitti. Peygamberin sözünü canla gönülle kabul etti dedi aslan. Bu meşhurdur bu hadîs-i şerîf. Bütün hadis-i şerifler meşhurdur. Ama mümin aynı delikten iki sefer ısırılmaz, sokulmaz hadis-i şerifini. Müminlerin dilinde tabiri caizse böyle bir pelesenek olmuştur. Çünkü uyanık mümin, akıllı mümin, tecrübeli mümin, başına gelenlerden ders almış olan mümin bir daha hata yapmaz, bir daha aynı yerden yenilmez, bir daha aynı yerden kendisini ısıttırmaz manasında. Buhari ve Müslüman aynı zamanda Ebu Davud’da da geçer bu. Farklı kelimelerle. Akıllı ve olgun mümin aynı delikten iki defa sokulmaz, ısırılmaz der. Hazret-i Peygamberin Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri hadis-i şerifinde. Tabi bu hadis-i şerifin esbabı nüzulu vardır ya bütün âyet-i kerimelerin ve hadis-i şeriflerinin esbabı nüzulu sebebi vardır. Bir âyet-i kerimi daha iyi anlayabilmek için onu sebebini, nüzul sebebini araştırmak gerekir. bu âyet-i kerime neye binaen indirildi? Bu âyet-i kerime hangi olayın üzerinde Hazret-i Peygamberin Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri’nin vahiy olarak geldi. Onun hükmünü daha iyi anlayabilmek, onun âyet-i keriminin ne manaya geldiğini, bizden ne istediğini daha iyi çözebilmek için esbabın nüzulünü iyi bilmemiz gerekir. Şimdi bu ilimler yavaş yavaş ortadan kalkıyor. İnsanlar bunu reddetmiyor. Oradan Kur’ân-ı Kerim’in mealine bakaraktan hemen bir sonuca varıyorlar. Bu doğru bir davranış değil. Çünkü o âyet-i kerime hangi olayın üzerine indirildi, hangi olay oldu da o âyet-i kerimeyi Cenâb-ı Hak bize bahşetti, bize lütfetti. Onu öğrenmemiz lazım ki biz o âyet-i kerimeyi daha iyi anlayalım, daha iyi kavuralım. Aynı şey Hadis-i Şerifler için de geçerli. Hazret-i Peygamberin Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri bu çocuğu neye sebep olarak söyledi? Bu Hadis-i Şerifin sebebi şu. Bedir Harbinde Ebu İzze namında meşhur bir şair esir alınmıştı. Ve kendisine, normalde kendisi Hazret-i Peygamberin Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretlerine yalvardı, yakardı. Bir daha asla Peygamberin Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretlerine hicvetmeyeceğini, Müslümanların aleyhine bir şey konuşmayacağını, Müslümanların aleyhine hiç kimseye kışkırtmayacağını ve Peygamberin Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri ile Müslümanların namuslarına, şereflerine, izzetlerine, haysiyetlerine bir laf söylemeyeceğine dair büyük yeminler etti, sözler verdi. Ve Hazret-i Peygamberin Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri onu affetti. Onu affedince o da kavminin yanına gitti ve yine sözünde durmadı. Yine Hazret-i Peygamberin Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri ve Müslümanlara karşı müşrikleri kışkırtmaya başladı. Yine Hazret-i Peygamberin Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri ve Müslümanları hicvetmeye, onlarla alay etmeye, onları aşağılamaya, onları kötülemeye, onlarla alakalı her türlü aşağılayıcı, insanlık onurunu zedeliyici sözler söylemeye başladılar. hani derler ya huylu huyundan vazgeçmiyor diye müşrik de müşrikliğinden vazgeçmiyor. Ve ne yaptı? Ardından Uhud’a geldiler Bedir’den sonra. Uhud’a gelince yine Müslümanların eline Uhud da esir düştü. Müslümanların eline yine esir düştürünce yine serbest bırakılmasını istedi. Yine Hazret-i Peygamberin Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri geldi. Yine yalvardı, yakardı. Bu müşrik sıfatıdır, müşrik adedidir. Bu müşrikler böyle zora gelince hemen Müslümanlar’a yalvarırlar, yakarırlar, bir daha yapmayacaklarını söylerler. Ve Müslümanlar da kendilerince daha önce o yapmış onu, onun tekrar yapmayacağını düşünürler. Onu affederler kendilerince. Oysa bu doğru hareket değildir. Affetmek kimedir? Müslümanın Müslümana karşı affediciliği vardır. İnsan mümin kardeşlerine karşı affedici olması gerekir. Müminlere karşı şefkatli ve merhametli, münafıklara karşı, kafirlere karşı şedid olması gerekir. Müminin sıfatı budur. Bakın müminlik sıfatıdır. Tekrar söylüyorum, altını çizerek dön söylüyorum. Müminlik sıfatıdır. Müminler müminlere karşı şefkatli, merhametli ama kafirlere karşı şedidirler. Öyle olunca kafire karşı şedid durmak farz olur. Ama bu değişti şimdi Müslümanların arasında. Müslümanlar birbirlerine karşı şedidler, birbirlerine karşı acımasız, birbirlerine karşı gaddar, birbirlerine karşı zalim, birbirlerine karşı ellerinden gelen bütün haini yapıyorlar. Kafirlere gelince onlara karşı şirinler, onlara karşı çok tatlılar, onlara karşı çok yumuşaklar, onlara karşı ne kadar şirinlikleri varsa hepsini de üzerlerinde taşıyorlar. Böyle bir enteresan hale geldi. Tersine döndü. Mesela, bu senin mümin kardeşin yapma etme yok. Ama git aynı o kimseye bir müşrik gidince onu ayakta karşılıyor. Ve bir münâfık gidince onu ayakta karşılıyor. Bu her yerde aynı. Resmi dairelerde aynı, bankalarda aynı, belediyelerde aynı, adliyelerde aynı. Nereye giderseniz gidin aynı. Bir kimse eğer ki İslâm kıyafeti varsa, üzerinde İslâm’ı simgeleyen ritüeller var ise, sakal gibi, sarık gibi, cübbe gibi, şalvar gibi erkekler için, bayanlar için başörtüsü gibi, çarşaf gibi, böyle bir dinin kendince olmazsa olmazları örtülmek fars. O yüzden bir bayan böyle İslâm’a uygun bir şekilde vücut hatları belli olmadan, vücut hatları belli olmayacak. daracık kıyafetler olmayacak. İçleri görünmeyecek. incecik kıyafetler olmayacak. çok ilgi çekici olmayacak. Böyle bir kıyafet olursa bir Müslüman kadının üzerinde onun bütün her yerde işi zor. Aynı şey erkekler içinde geçerli. senin sünnet-i seniyye sakalın var ise, biraz kıyafetlerin bol ise, biraz sen böyle dinini yaşamaya çalışan, dinini yaşamaya gayret eden bir kimseysen, her yerde işin zor. öyle bir hale geldik ki, kıymetli dostlar, kıymetli kardeşler laf lafa atıyor. 28 Şubat’ı arar hale geleceğiz. Ve 28 Şubat gerçekten devam ediyor. İşlevine devam ediyor. Dini yaşantımız günden güne geriye doğru gidiyor. Dini anlayışımız gündemde doğru gidiyor. Dini anlayışımız günden güne körleşiyor. Dini yaşantımız günden güne geriye doğru gidiyor, körleşiyor. Gerçekten geriye doğru giderken İslâm’dan uzaklaşıyor. İslâm’ın kendi kaide ve kurallarından uzaklaşıyor. 28 Şubat’tan önce, 1996’larda, 97’lerde, 98’lerde, mantosuz bir kadın görmek mümkün değildi. Şimdi örtülülere baktığımızda, manto giyen çok az kadın kaldı. 28 Şubat’tan önceki erkekler, normalde Müslüman erkeklere baktığımızda böyle değillerdi. Şimdi adamda sakal var, altındaki pantolon daracık, tight giymiş adam. Şimdi tightli Müslüman erkek gençler var. Bildiğiniz tightli, incecik tight. Bütün vücut hatları meydanda. Vücut hatlarının şeklinin ve şemalinin meydanda olması sadece kadınlara yasak değil. Aynı şey erkeklere de yasak. Erkekler de daracık tight pantolonlar giyemezler, caiz değil. Ama şimdi ne yazık ki onlar da var. bu meselede hızla İslâm’ın kendisi içinde koymuş olduğu kurallar manzumesinden ödünler veriliyor. Ve işin ilginç tarafı gerçekten bu kimseler resmi dairelerde, kamu kurum ve kuruluşlarında ve hatta değişik yerlerde farklı bakılmaya başlandı. biz ikinci sınıf, üçüncü sınıf vatandasıktan biz kurtulamadık hâlâ da. Evet bu müşrikler, bu münâfıklar, bu Kur’ân ve Sünnet düşmanlarının tarzıdır bu. Bunlar zora geldiklerinde yalvarırlar, yakarırlar, özür dilerler, bir daha yapmayacağız derler. Ondan sonra bunları affettiğinde tekrar devam ederler. Ve Hazret-i Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri de bu Uhud Harbinde yine Müslümanların eline düşünce, yine o şair yalvarıp yakarınca Hazret-i Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri mümin bir delikten iki defa ısırılmaz buyurdu. Bu hadis-i şerifin esbabı nüzulu bu. O zaman bir ölçü çıktı bize. Ey Müslümanlar, ey Müminler, bir delikten iki sefer ısırılmayın. Büyük bir ölçü bu aslında. Baktığınızda bazen böyle benim kardeşlerinin arasında tavır ve davranışlarım sertmiş gibi algılanır. ben mesela dersini bırakmış gitmiş, ben ona ders vermem bir daha. Neden? Mümin iki sefer ısırılmaz. o bıraktı gitti bir daha bırakır gider o. Ya tövbe etti döndü, ya bıraktı gitti ya bir sefer. İkinci sefer bırakmayacağını nereden bileceğim? Veyahut da bir sefer ısırıldın. İkinciye bir daha ısırıldıysan ferasetsiz Müslümansın. O zaman ferasetsiz Müslümanın da imanı sorgulanır. Sebeb? Müminin ferasetinden korkunuz. Hadis-i şerif bu. O zaman sen ısırıldığın yerden yeniden ısırılıyorsan, senin müminliğin sorgulanır. Çünkü mümin kimsede ferâset olması gerekir. Ferâset nedir? Bir şeyin hakikatini bilme. Bir şeyin özüne vakıf olma. Bir şeyin geldiğini, gittini, ehemmiyetini doğru bir şekilde anlama. Doğru bir şekilde idrak etme. Bakın bunların hepsi de birbirine bağlantılı hadis-i şerifler. Mümin bir delikten iki sefer nasıl ısırılmaz? Ferâset ehliyse bir delikten iki sefer ısırılmaz. E ferâset nedir? Müminin yitik malıdır. Mümin onu neden yitirmiştir? Heva hevesine daldığı için yitirmiştir. Mümin içindir ferâset çünkü. Müminde ferâset kalmadıysa o emaneti zayi etti. O ilmi zayi etti. Sebebi ne? O zaman o sebebi şu. O kimse şeytana uydu. O kimse heva hevesine uydu. O kimse nefsaliyete düştü. O kimse deccaliyete düştüğü için ferasetini kaybetti. Ferasetini kaybettiği için ikinci sefer ısırıldı aynı delikten. Bakın ferasetini kaybettiği için ikinci sefer de aynı delikten ısırıldı. Şimdi ben şunu şöyle açıklayayım. Birisi seni aldattı. Ya aldattı bu adam seni. Aldattı aldatınca ne yapacaksın? Eğer sen ferâset ehliysen kendi kendine düzene katacaksın. Disiplin edeceksin. Bu adam beni bir daha aldatabilir diye şerh düşeceksin. Ve uyanık olacaksın. Sen bir daha aldanıyorsan. Aa canım kardeşim ya sen ferâset ehli değilsin. İkinci sefer aldandın. Ya bu kimse hırsız. Ya hırsız kimseyi sen yeniden kasa teslim ediyorsan ferasetsiz insansın sen. Sen ona mal teslim edilir mi? Ona kasa teslim edilir mi? Ona ev teslim edilir mi? Ona bir emânet teslim edilir mi?

Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Feraset, Kurban ve Dervişlik

Kırk Yaşı, FETÖ ve Örtünme nedir?

Kırk Yaşı, FETÖ ve Örtünme Sorularınıza kaldığımız yerden devam edeceğiz. Geçen hafta soruları yetiştiremedik. Müşterimiz fazlaydı elhamdülillah. Hamdolsun. O yüzden müşterimiz fazla olduğundan sorulara yetiştirememiştik. Geçen hafta kaldığımız yerden inşallah devam etmeyi gayret edeceğiz. İnşallah bu akşam yetiştiririz.

Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Feraset, Kurban ve Dervişlik

Neresinden taviz verelim örtünün, örtünmenin daha doğrusu örtü değil tesettürün.

Neresinden taviz verelim, neresinden nasıl yapalım diye şeytan pis vuruyor. şey Allah rahmet eylesin şevket, eygi, süslü Müslümanlar diye çok yazardı. Ondan sonra ne yazık ki kadınlar süslü Müslüman oldu, erkekler de oldu. Herkesleri de kenara atmıyorum yani.

Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Feraset, Kurban ve Dervişlik

Allah bu meseleyi içine sindirsin midir?

Allah bu meseleyi içine sindirsin, kalbine ilham etsin bütün Müslümanların, bütün Müslüman bacıların, kardeşlerin, hanım kardeşlerimizin içine Îmân, İslâm, İhlâs, samimiyet nasîb eylesin ve tesettürlerine dikkat etmeyi, tesettürlerinde ince davranmayı Cenâb-ı Hak onlara nasîb eylesin.

Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Feraset, Kurban ve Dervişlik

Bir bakıyorsunuz o tesettürlü bayan kardeşler o kadar böyle makyaj mıdır?

Bir bakıyorsunuz o tesettürlü bayan kardeşler o kadar böyle makyaj, ağır makyajlar, o kadar ağır kokular, daracık kıyafetler, içi belli olan incecik kıyafetler. bir kısmı böyle lüksde, şatahatta, şatafatta sınır tanımıyor artık. Böyle örtüler Vakko, kıyafetler Vakko, ayakkabılar 2000 liralık, 3000 liralık, üzerindeki tesettür kıyafetleri yürürken dolar yürüyor kadın. Yürürken dolar yürüyor. Altındaki arabalar, o lüks, şatahatlı, şatafatlı hayatlar bazen kendi kendime düşünüyorum.

Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Feraset, Kurban ve Dervişlik

Dervişlik, Dost Sadâkati ve Taba Ayırmak nedir?

Dervişlik, Dost Sadâkati ve Taba Ayırmak: Haşr 59/9 ("Kendilerinden önce o yurdu hazırlayıp îmâna sarılanlar, kendilerine hicret edenleri severler"); Tevbe 9/119 ("Ey îmân edenler! Allah’tan korkın ve sâdıklarla berâber olun"); şeyh-mürîd adabı ve teslimiyet — Ebû Nasîr es-Serrâc, el-Luma’ , Murîdlik bâbı; Şihâbuddin es-Sühreverdî, Avârifu’l-Meârif , 50. Bâb (mürîd tabakaları); Necmeddin Kübrâ, Fevâtihu’l-Cemâl (derece farkları); Mustafa Özbağ, Karabaş-ı Velî Dergahı Sohbetleri (2020 Soru-Cevap serisi) — Karabaş-ı Velî (K. 1097/1686) usul-i zikri ve çilekar dervişlik âdâbı; "Çileyi çekmeyeni tabaya koymak câiz değildir" — İmâm-ı Rabbânî, Mektûbât , 2. Cild, 67.

Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Feraset, Kurban ve Dervişlik

Aşık Olan Nasıl Olur?

Bir bilsem ben de öyle olmaya gayret edeceğim ama. sen Hazret-iPir diyor ya sen bir aşık bul diyor. Bir aşık olmak için bir aşık bulmak lazım. O aşığın peşine takılmak lazım. O aşıklıktan aşıklığı öğrenmek lazım inşallah.

Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (1028-1041. Beyit)

İslam’da dervişlik nedir?

Ben onun üzerinde yaşıyorum. Allah affetsin. Bir duvar dolusu da kitaplık var. Kitabın üzerinde uyuyorum ben. Okuyorum haberi. Hadis okuyorum. Fıkıh okuyorum. Fetavayı hindiyeyi okuyorum. Buhari okuyorum komple. Mesnevi okuyorum. Bildiğiniz kitabın üzerinde uyuyorum. Bir tane piknik tüpü var annemin. Üzerindeki demlik benim. Çay bardaklar benim. Geri kalan dedenden kalma. Miras. Hiçbir şey yok başka evin içinde. Dedemden kalma bakır kapkacaklar var. Ben onlarda yiyeceğim. Ben onlarda yiyip içiyorum. Dedemden kalma hepsi de. Baba dedemden kalma. Kimse kullanmıyor onları ben kullanıyorum. Şey değil miras . Dervişlik o zaman güzelmiş yanlız. Bunu da altını çizeyim. Neyse. Gittik konuştuk. Kızı dedim ki bende hiçbir şey yok dedim. Benden hiçbir şey de bekleme. Dedim Kur’ân ve sünnet’i yaşayacağız bu kadar. Ailen böyle kabul ediyorsa dedim şeyhimden ben bakmak için izin aldım. Şeyhim he derse ben Nikah kıyacağım götüreceğim. Bu kadar. Ben bir anneme danışayım. Annesi oradaymış. Gitmiş annesine danışmış. Annesi demiş ki bir yatak odası alsın. Ben dedim bir şey almayacağım diyorum siz daha yatak odası alsın diyorsunuz. Geldi tekrar. Annesi demiş iki çek yat alsın. Ya siz dedim Türkçe konuşuyor. Almayacağım hiçbir şey. Tabii bunlar da istihare yapmışlar ben gitmezden önce. İstiharelerinde onlar kız demiş kız rüya görmüş o beşinci makamda. Annesi rüya görmüş o dördüncü makamda. Ondan sonra onlar böyle rüya görmüşler. İş bitik onlar da. Ondan sonra böyle böyle Allah’ın emrini koysun koyamam dedim şeyhimden izin almam lazım. Telefon aç. Aradım hacan ne çıktı dedim selamünaleyküm selam. Baba orada mı dedim hacan ne? Sivas’a gitti oğlum dedi. Dedim Sivas’a gitmiş bulamayız orada hiçbir yerde dedi. Mümkün değil. Ben de bulsam söyleyeceğim ama biz burada görüştük konuştuk. Ondan sonra bir sıkıntı yok. Ben nikahı kıyıp götürüyorum diyeceğim. Aa buluşamadık dediler ki olmadı dediler ki babasıyla tanış olur gideyim tanışayım nerede? Kara yollarında şoför. Gittim kara yollarını buldum adama telefon açmışlar söylemişler. Ben dedim filancayı arıyorum dediler ki orada seni bekliyor. Ben yürüdüm gittim tabi adam gördü boy pos yakışıklılık endam yerinde. Böyle bir gördü beni selamünaleyküm selam ben Mustafa Özba bir sarmaştık. Maşallah dedi ya. Ondan sonra gözlerinden öpebilir miyim dedi hayır dedi. Adam kaldı. Daha ilave söylediklerim var tabi. Şatıat o zaman. O zaman için şatıat bunlar. Tabi şimdi şatıat diyor. Adama şunu dedim. Deseniz ki dedim bu cesareti nereden buldunuz? Benim pirim Hazreti Ali radıyallahu anh Hazretleri dedim. O ki dedim kendi göbeğini kendi kesti kendi işini kendi yaptı dedim. Gitti peygamber salallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin kızını edep etti. İsteyemedi ama isteyeceğini beyan etti. Benim pirim o dedim. Adam böyle kaldı. Benim dedim sahabeden pirim Hazreti Ali radıyallahu anh Hazretleri. Adama söylediğim şey bu. Benim şeyhim Nefşehli Abdullah Gürbüz efendi. Benim pirim Abdülkadir Geylan Hazretleri Ahmet el Rufay, Ahmet el Bedel İbrahim Dursun ki sıraladım. Sahabeden pirim benim Hazreti Ali radıyallahu anh Hazretleri dedim. Peygamberlerden pirim filanca dedim. Adam kaldı zaten. Söyleyecek laf yok. Yok dedi şeyhiniz dedi izin dedim ben bakmaya izin aldım. Eğer dedim isteme derse gelir ister alır götürürüm dedim. Adam kaldı. Ben dedim öyle geliver ayazım gidiver tingozum yapamam dedim.

Kaynak: 66. Karabaş-ı Velî Tekkesi 2018 Sohbeti: İbadette Huşu, Nikâh Kolaylığı, Mesnevî

Dervişlik ve hizmet ne demektir?

Sen tevazu sahip ol. Sen hizmet etmeye bak. Etrafına faydalı olmaya bak. Allah’ı, Resulullah’ı, Üstadı, dervişleri sevmeye bak sen. Allah’ı seviyorsan onu zikreder, emirlerini yerine getirirsin. Resulullah’ı seviyorsan onun sünneti, Resulullahın sünnetini yerine getirirsin. Üstadını seviyorsan onun nasihatlerini yerine getirirsin. Derviş kardeşlerini seviyorsan derviş kardeşlerinden, elinden, dilinden emin olurlar senin. Sen onlara hizmet edersin, kendine hizmet ettirmezsin.

Kaynak: 46. Karabaş-ı Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Muhabbet, Derviş Eş, Tevazu, Saman Çöp

Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri istihare namazı tavsiye etti, tarif etti mi?

Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri istihare namazı tavsiye etti, tarif etti. Dedi ki, kıbleye yönelir, abdestine alır, iki rekat namaz kılar ve iki rekat namazın sonunda istihare duasını yapar, kalbine geleni yapar dedi.

Kaynak: 38. Karabaş-ı Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Mesnevî 300. Beyit: Yakîn-Şüphe, Dervi

Keşfin nasıl açıldığını örnekleyen bir kıssa neden verilmiştir?

O kimse kabrin başına gitti, 11 İhlas bir Fâtiha okudu. Hz. Peygamber’den başladı, ders kâğıdındaki ta üstâdına ve bütün mü’minlere hediye eyledi. O esnada — ‘Evvelâ bi-zât Fahr-i Kâinât sebebi mevcûdât sevgili Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri mübârek rûh-i şerîflerine’ — şak, Hz. Peygamber’i gördü. ‘Ya Rabbi Âdem aleyhisselâm ile arasında gelmiş geçmiş bütün peygamberlere’ — şak, arkasında bütün peygamberler sıralanmış vaziyette gördü. Ardından cihâr-yâr-ı güzîn — gördü. İmâmlar — gördü. Pîr efendiler — gördü. Geçmiş üstâdlar — gördü. Üstâdının ismini söyledi — şak, onu da gördü. ‘Tüm derviş kardeşlerime’ dedi — bir baktı ucu bucağı görünmüyor dervişlerin.

Kaynak: 19. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Amel ve Muâmelât Farkı, Gazzâlî’nin İh

Dervişliğin başlangıç noktası nedir?

Keşfin açılmadığı sürece derviş adayıdır. Keşfin başlaması dervişliğin başlangıç noktasıdır. O zamana kadar o kimse derviş adayıdır. İsterse 50 yıllık derviş olsun — keşf açılmazsa derviş adayıdır.

Kaynak: 19. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Amel ve Muâmelât Farkı, Gazzâlî’nin İh

Ne lâflaşıyorsun milletle?

Efendi hazretleri avâm terbiyesini dervîş ile hizmet ilişkisine taşır: "Burada birisine vazîfe vermiş — milletle lâflaşıyor. ‘Sen hizmet etmekle mükellefsin. Sen hizmet edeceksin. Lâflaşmak sana âit değil. Milleti terbiye etmek sana âit değil. Sen hizmet et kardeşim. Dervîşlik hizmet etmektir. Lâflaşma.’ Tartışma kimseyle. Atışma. Sen hizmetini yap. Atıştan hizmet et. Hizmetini yap. Atıştın — avâmsın. Çıkar elbiseyi. Atışma kimseyle. Atıştın atışma kardeşim. Çıkar elbiseni. Senden semâzen olmaz." Efendi hazretleri dergâh sâhiplerine ve çavuşlarına ayrı bir öğüt verir: "Biz Karabaş-i Velî Tekkesi’ndeyiz. Bu tekke size bir şey istetmiyor. Sen ne aman istiyorsun? Tekkenin adını kirletme. Tekkenin adını kullanarak ticâret yapmaya kalkma. Tekkenin adını kullanarak kız isteme. Tekkenin ad, kullanarak dâmât arama, kocayı arama. Tekkenin adını kullanarak hevâ-hevesine uygun şeyler yapma. Yapma." Bu çok mühim bir uyarıdır: Tekke ismi bir mü’min için büyük bir emânettir ve onu hevâ-heves peşinde koşmak için kullanmak, emânete hıyânettir. Modern dönemde bâzı "dervîşler" tekke ismini kullanarak iş kurmaya, insânları kandırmaya, kız beğenmeye, damat aramaya kalkışırlar. Efendi hazretleri bunun şiddetli bir yasak olduğunu belirtir. "Dost ol. Avâm olma. İşte hadîs-i şerîf: Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem diyor ki: ‘Kötü kimseleri ve avâmı terk et.’" A’râf sûresindeki 199. âyet-i kerîmenin — "Huzi’l-afve ve’mur bi’l-‘urfi ve a’rıd ‘ani’l-câhilîn" (Sen affetme yolunu tut, iyiliği emret, câhillerden yüz çevir) — en güzel tefsîridir. Câhillerden yüz çevirmek — avâm’ı terk etmektir. Avâmı "muhatap almamak", onunla uzaktan bir saygıyla ayrılmaktır. "Allâh bizi câhillerden yüz çevirenlerden eylesin" diyerek Efendi hazretleri bu bölümü tamamlar.

Kaynak: 21. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Fitne Hadîsleri, "Sözler ve Emanetler

Dervîşlik icâzeti nedir?

Sufî literatürde "dervîş" olmak için mürşîd tarafından açıkça bir "icâzet" verilmiş olması gerekir — bu bir hayat boyu süren dervîşlik derecesine ulaşmak demektir. Amma modern dönemde herkes kendi kendine "dervîşim" deyivermektedir; bu edebsizlik ve ruhbâneti tanımamaktır.

Kaynak: 21. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Fitne Hadîsleri, "Sözler ve Emanetler

Osmanlı’da dervişler askere alınmazdı mı?

Osmanlı’da dervişleri askere almıyorlar, mecbûr etmiyorlar. Sebebi ne biliyor musunuz? Derviş merhamete gelir savaşta, öldürülmesi gereken kimseyi öldürmez. Derviş ipin ucunu kaçırır, ‘bu gâvurcuklar ölmesin’ der.

Kaynak: 25. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Teennî, Mîrâs Hukûku, Namaz Tembelliği ve A

Sûfînin gerçek kimliği nedir?

Bu darbede de biz normal sûfîler gibi evimizde izlemedik. Darbenin olduğu andan itibâren darbeye karşı mücâdele ettik, cihâd ettik. Bizim sûfîlik anlayışımız bir köşede oturup beklemek değil. Bir köşede oturup olanları seyretmek değil. Bizim sûfî anlayışımız Kur’ân-Sünnet-Vatan-Millet uğruna hep eylem sâhibi olmak.

Kaynak: 18. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Sûfînin Seyirci Olmaması: Darbe Gecesi Derg

Sûfînin iki yönlü mücâdelesi nedir?

Sûfînin iki yönlü mücâdelesi vardır: (a) İçte nefs ve şeytâna karşı, (b) Dışta Kur’ân’a, Sünnet’e, vatana ve millete savaş açan müşriklere-kâfirlere karşı. Bu iki cephe birbirinden ayrılmaz. Bir tek tarafa yoğunlaşıp diğerini terk etmek sûfî kimliğinin tam olmadığını gösterir.

Kaynak: 18. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Sûfînin Seyirci Olmaması: Darbe Gecesi Derg

Sûfînin "hep uyarık" ve "hep privâtta" durması ne anlama gelir?

Efendi’ye göre gerçek sûfî, "hep uyarık" ve "hep privâtta" durandır — yâni sürekli teyakkuz halinde olandır.

Kaynak: 18. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Sûfînin Seyirci Olmaması: Darbe Gecesi Derg

Sûfîliğin vatansız, köksüz, yurtsuz bir mistiklik olarak algılanmasını reddeden Efendi’nin görüşü nedir?

Bir vatansız değil. Öyle bir düşünceye de sâhip değil. Bu toprakları evlâdımız kanla yoğurulmuş, îmânla yoğurulmuş, aşkla yoğurulmuş, muhabbetle yoğurulmuş. Biz de gerekirse kanımızla, cânımızla, aşkımızla, muhabbetimizle yoğurarak gelecek nesillere bırakacağız.

Kaynak: 18. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Sûfînin Seyirci Olmaması: Darbe Gecesi Derg

Dergâhın siyâsî tutumu nedir?

O yüzden kardeşler bizim derdimiz parti değil. Bizim derdimiz AKP, SP, başka parti değil. Bizim derdimiz bu noktada kısım siyâset değil. Bizim derdimiz Kur’ân, Sünnet, Vatan, Millet. O yüzden kim Kur’ân ve Sünnet’e savaş açarsa biz elimizle, dilimizle, gönlümüzle, buğz ederekten onu durdurmaya çalışıyoruz. Kim bizim vatanımıza ve milletimize savaş açarsa, kim bizim vatanımıza ve milletimize nereye gideceği belli olmayan bir yol çizmeye kalkarsa biz yine onun canına başla mücâdele ederek durdurmaya çalışıyoruz.

Kaynak: 18. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Sûfînin Seyirci Olmaması: Darbe Gecesi Derg

Seyredenlerin şehîdlerin kanından nasîbini alması ne anlama gelir?

Bir kenarda oturup bâğîlere, isyâncılara, darbecilere, Kur’ân ve Sünnet’i inkâr edenlere seyretmek, Muaviye’nin Medîne’ye gönderdiği askerler gibi olmaktır. Nice Osmânlar’ın kanı dökülür, sen orada kenarda seyretmeye devam edersin. Ondan sonra o seyrettiğinin çocukları, karışmadığının çocukları gelir nice Hüseyinler’i şehîd eder. Nice evlâd-ı Resûlü şehîd eder. Şehîd olanların üzerindeki sorumluluk seyredenlerin olur.

Kaynak: 18. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Sûfînin Seyirci Olmaması: Darbe Gecesi Derg

Mânevî ordunun dergâh cemaatinin tesiri ne kadardır?

Bakmayın siz az olduğumuza. İlâhîlerdeki ‘bin erin dîne bedeldir.’ Kendinizi az görmeyin. Sizinle berâber milyonlarca melek. Kendinizi eksik görmeyin. Sizin bir tanenizin hareketi bin kişinin hareketinden evlâ. Çünkü bir sûfînin etrâfı mânevî orduyla donatılmıştır. O yürürken arkasındaki mânevî ordu da giderdi.

Kaynak: 18. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Sûfînin Seyirci Olmaması: Darbe Gecesi Derg

28 Şubat Acısı ve Bugünün Şükrü konusunda ne anlatılmaktadır?

Biz 28 Şubat’ta bir avuçtuk. Şimdi yüzlerce. 28 Şubat’ta biz bir avuç kaldık. Kimse kalmadı dediler. Kimisi gitti ‘dükkânım var’ dedi, kimisi ‘çek senedim var’ dedi, kimisi ‘memurum var’ dedi — şeyh Efendi’den izin aldılar. Bir de gittiler dedikodu ettiler, laf söylediler. Efendi 28 Şubat’ta yaşadığı sorgulamaları da hatırlatır: "Biz basıldık, sorgulandık, karakol karakol dolaştırıldık. Ben her gittiğim yerde aynı şeyi söyledim. Dedim ki ‘bir gün beni televizyonlarda göreceksiniz.’ Orada da söyledim. Allâh’a da hamdolsun. Cenâb-ı Hak bana bu geceyi yaşattı. Ve o sorgularda karakollarda hayâl gibi bana güldükleri şeyi Cenâb-ı Hak bugün bahşetti bana."

Kaynak: 18. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Sûfînin Seyirci Olmaması: Darbe Gecesi Derg

18. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Sûfînin Seyirci Olmaması: Darbe Gecesi Dergâhın Duruşu ve Muaviye-Yezîd Kıyâsı nedir?

Sûfî cemaatinin sayı az olsa da mânevî orduyla desteklendiği — silsilenin Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri’ne kadar uzanan bütün halkalarının bir sûfî yürüdüğünde onunla berâber ayağa kalktığı — ifâde edilmiştir. Efendi, Bursa ve civar illerdeki kardeşlerin mânevî yürüyüşünün, darbenin durdurulmasında büyük pay sâhibi olduğuna inanmaktadır.

Kaynak: 18. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Sûfînin Seyirci Olmaması: Darbe Gecesi Derg

Allâh’ın ehil olmayanları tasfiye etmesi ne ifade eder?

Allâh ehil olmayanları tasfiye eder. Dervişlikte ehil değilsen tasfiye olursun — "ben haklıyım" diye diye gidersin. Kim kovdu? Ses yok. Sen kendine kendini uydun gittin. Allâh tasfiye eder. Bak, kocaman bir cemâati Cenâb-ı Hak tasfiye ediyor.

Kaynak: 15. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Dilini Korumak, Sohbet Âdâbı ve Tasfiyenin

Derviş olmak için ne gerekir?

Bir şehirden bir şehre sohbete gidemeyen, zikre gidemeyen; herhangi bir ticaret için, dünyâ için, âhiret için, eş için, çocuklar için gidemeyen bir kimse nereye gidebilir ki? Hiçbir yere. Ufuk darlığı vardır. ‘Seyahatte sıhhat vardır’ — maddî-mânevî. Hicrette cesâret vardır — maddî-mânevî.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (1 Ekim 2011) — Zekât ve Sadaka, Irkçılık Yasağı

Derviş, dizini sızlatmadan yüreğini sızlatamaz mı?

Derviş iki dizinin üzerine oturmuş. Dizler pişermiş. Sohbetlik de adamsız. Pişirilen sohbetlerinden biri de odur. Diz pişmezse yürek pişmezmiş. Dizin acısını ve sancısını katlanamayan, âşıklığın acısını ve sancısına katlanamaz. Âşık — yürek sızısı yaşar hep. Dizinin sızısına dayanmayan, yüreğinin sızısına nasıl dayansın? Dizinin acısına katlanmayan, hasretin acısına nasıl katlansın? Ayağının ağrısına katlanmayan, gönül ağrısına nasıl katlansın?

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (1 Ekim 2011) — Zekât ve Sadaka, Irkçılık Yasağı

Nazar nedir ve nasıl zarar verir?

Nazar, bir şeye kıskançlıkla bakmaktır. Kıskançça bakan kimsenin duyguları kıskançlık üzerine olursa, o bakıştan bakılan kimse zarar görür. Bugünün diliyle "negatif elektrik vermek" budur. Ama hayranlıkla, lütufkârlıkla, himmetkârlıkla, duâ noktasından, merhamet noktasından bakmak farklıdır.

Kaynak: 58. Dergâh Sohbeti — İyiliğe Çığır Açmak, Nazar, Dervişlikte Edep

Dervişlik pasaklılık mıdır yoksa ahlâk mıdır?

Dervişlik pasaklılık değildir. Derviş takım elbise giyer, kılığı kıyafeti düzgün olur, konuşması düzgün olur, edebi adabı ahlâkı düzgün olur. Dervişlik Allah’a sevdâ, Muhammed’e sevdâ, Kur’ân’a sevdâ, iyi ahlâktır. Tahkeyle, cübbeyle, sarıkla değil — ahlâkla dervişlik olur.

Kaynak: 58. Dergâh Sohbeti — İyiliğe Çığır Açmak, Nazar, Dervişlikte Edep

Dervişlikte edep kuralları nelerdir?

Derviş dergâha girdiğinde yüksek sesle konuşmaz, gülmez, dünya hevâ-i hevesinden söz açmaz. Üzerinde müsâmaha, tatlılık, lütufkârlık, vazîfekârlık olmalıdır. Derviş kardeşlerine yumuşak, tatlı, sevecen, hoşgörülü davranır. Hakaret etmez, alay etmez, tepeden bakmaz. Derviş derviş kardeşini üzmez, kırmaz, canına malına eşine aşına zarar getirmez. Başındaki ders yaptıran çavuşuna, zâhirine edepli davranır. Çavuşuna edebi olmayan kimsenin üstâdına da edebi yoktur. Derviş kendi işini kendisi görür, başkasını zorlamaz, mecbur etmez.

Kaynak: 58. Dergâh Sohbeti — İyiliğe Çığır Açmak, Nazar, Dervişlikte Edep

102. Dergah Sohbeti — İmtihan, Tekke Hizmeti ve Derviş Ahlâkı konusunu ele alan sohbetin içeriği nelerdir?

Mustafa Özbağ Efendi; imtihan meselesi, tekke hizmeti, derviş ahlâkı, küçük semâzenlerin desteklenmesi, fıkhî ihtilaflar ve misafir hakkı gibi pek çok konuyu ele almaktadır. Dergâh âdâbı ve tasavvufî terbiye üzerine önemli hatıralar ve nasîhatler paylaşılmaktadır.

Kaynak: 102. Dergah Sohbeti — İmtihan, Tekke Hizmeti ve Derviş Ahlâkı

İmtihan meselesi nedir?

Hayır da şer de Allah’tandır. Mü’min, sebebi görür ama müsebbibi bilir. Genişleten de daraltan da O’dur. Derviş, yaşadığı sıkıntıyı bir şahsa yüklemez; "Ben seni imtihan ettim" diyen kardeş, haddini aşmıştır. İmtihan yalnızca Allah’a mahsustur.

Kaynak: 102. Dergah Sohbeti — İmtihan, Tekke Hizmeti ve Derviş Ahlâkı

Hayır ve şer Allah’tandır mı?

Hayır ve şer Allah’tandır — şahıslanmamak gerekir. Sebebi görmek ama müsebbibi (Allah’ı) bilmek. Genişleten de daraltan da Allah’tır. "Ben seni imtihan ettim" demek yanlıştır; imtihan yalnız Allah’a aittir.

Kaynak: 102. Dergah Sohbeti — İmtihan, Tekke Hizmeti ve Derviş Ahlâkı

Küçük semâzenlerin eleştirilmemesi neden önemlidir?

On-on iki yaşındaki çocuklar semâ yapıyor. Performanslarını eleştirmek yerine onları desteklemek gerekir. Bu çocuklar yüz yıllık bir geleneğin yükünü omuzlarında taşımaktadır.

Kaynak: 102. Dergah Sohbeti — İmtihan, Tekke Hizmeti ve Derviş Ahlâkı

Tekke hizmeti dervişliğin temelidir mi?

Hizmet eden, erdemli insandır. Dergâhta çay dağıtmak, nafile namazdan evlâdır. Hizmet ile kazanılan sevap büyüktür.

Kaynak: 102. Dergah Sohbeti — İmtihan, Tekke Hizmeti ve Derviş Ahlâkı

Eşrefoğlu Rûmî kıssası nedir?

Eşrefoğlu Rûmî Hazretleri, tekke hizmetinde sabrın ve teslimiyetin en güzel örneklerinden birini sergilemiştir.

Kaynak: 102. Dergah Sohbeti — İmtihan, Tekke Hizmeti ve Derviş Ahlâkı

Hacı Bayram Velî kıssası nedir?

Hacı Bayram Velî Hazretleri de dervişlerine hizmetin önemini bizzat yaşayarak öğretmiştir.

Kaynak: 102. Dergah Sohbeti — İmtihan, Tekke Hizmeti ve Derviş Ahlâkı

Misafirin gönlü incedir mi?

Hz. Ali (k.v.) buyurmuştur: "Misafirin gönlü incedir." Tekkeye gelen herkese hizmet edilmeli, kimsenin gönlü kırılmamalıdır.

Kaynak: 102. Dergah Sohbeti — İmtihan, Tekke Hizmeti ve Derviş Ahlâkı

Tekke kültüründe kapı çevirmemek neden önemlidir?

Kapıdan geri çevirmek yoktur. Haklı olsan bile bir adım geri çekil. Tekke, gelen herkese açık olan merhamet kapısıdır.

Kaynak: 102. Dergah Sohbeti — İmtihan, Tekke Hizmeti ve Derviş Ahlâkı

Bu sohbetin sonucu nedir?

Bu sohbet, tekke hizmetinin dervişlik yolundaki merkezî yerini, imtihan karşısında edep ve teslimiyetin önemini, misafir hakkına riâyetin gerekliliğini ve fıkhî meselelerde kolaylaştırıcı yaklaşımı güçlü kıssalar ve hadislerle ortaya koymaktadır.

Kaynak: 102. Dergah Sohbeti — İmtihan, Tekke Hizmeti ve Derviş Ahlâkı

Kötülediğin, aşağı indirdiğin kadının veya adamın yüzüne nasıl bakacaksın?

İnsanlar bir ömür boyu birbirlerinin gözünün içine bakabilmeli. Dervişler de birbirlerine bir ömür boyu gözlerinin içine bakabilmeli: 15 yıl, 20 yıl, 25 yıl, 5.

Kaynak: 111. Dergah Sohbeti — Manevî Kardeşlik, Derviş Ahlakı ve Aile Hukuku

İnâyet nedir?

Tefekkürün anlaşılması açısından inâyet, kalbe gelen ilhamdır. İnâyet, kalbe gelen Allah’ın sıfat noktasındaki tecelliyatıdır. Tefekkür lambası yanmadan inâyeti tespit etmek mümkün değildir. O yüzden dervişin ilk önce tefekkür lambasını yakması gerekir; kalbine girip çıkanı.

Kaynak: 149. Dergah Sohbeti — Vefa, Tefekkür Lambası ve Allah’a İmanın Mahiyeti

Üstadın dervişlerin haline vakıf olması nedir?

Üstadlar dervişlerin haline vakıf oldukları noktalar da vardır, vakıf olamadıkları noktalar da vardır. ‘Üstadlar bütün dervişlerin bütün hallerine vakıftır’ demek şatahat noktasındadır. Hiçbir üstad — kim olursa olsun — bütün dervişlerinin tam olarak bütün hallerine vakıf değildir. Kim böyle söylerse tecdit-i iman gerekir; çünkü bu söz Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini aşmaktır. Peygamber efendimize hanımlarından birisi güzel bir tatlı yapardı. Hazreti Aişe validemiz kıskanarak Hazreti Zeyneb ile birlikte plan kurdular: Yanlarına uğradığında ‘Ya Resulallah ağzınız kötü kokuyor’ dediler. Peygamberimiz misvak yapıp o tatlıyı bir daha yemeyeceğini söyledi. Sonra Cebrail aleyhisselam gelip durumu bildirdi. Bu hadise gösteriyor ki Peygamber dahi her şeyi bilmekle mükellef değildi.

Kaynak: 184. Dergah Sohbeti – Dervişlik, İslam Sevgi Felsefesi ve Nübüvvet Yolu

Velayet ve nübüvvet yolu farkı nedir?

Velayet yolunda giden üstad aşkı vurdurabilir, sevdayı öne çıkarabilir. Ancak nübüvvet yolunda giden üstad çok ince, çok sıkı dokumak zorundadır. Kur’an ve Sünnet ölçüsüne çok dikkat etmesi, imamların içtihatları dairesinde hareket etmesi gerekir.

Kaynak: 184. Dergah Sohbeti – Dervişlik, İslam Sevgi Felsefesi ve Nübüvvet Yolu

Rabıta-i üstad ne demektir?

Dervişlikte Eylem ve Rabıta-i Üstad. Rabıta-i üstad, oturup üstadı düşünmek değildir. Rabıta; eylem birliği, fikir birliği, düşünce birliği, hareket birliğidir. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem cihada giderken bazı sahabeler ‘Biz peygamberi rabıta ederek burada duruyoruz’ deyip oturdular; Allah Resulü onlarla konuşmayı yasakladı. Üstadı düşünmek, onun ahlakıyla ahlaklanmak, onun haliyle hallenmek demektir.

Kaynak: 219. Dergah Sohbeti – Zikrullahta Rabıta, Dervişlikte Eylem, Allah Sevgisi ve Se

Rabıta-i üstad nasıl kurulur?

Üstadı düşünüyorum diye evde oturmak dervişlik değildir. Çık yirmi kişi topla Allah’ı zikrettir, çık elli kişi topla, ev ev dolaş, mahalle mahalle dolaş. Basılırsan basıl, dövülürsen dövül, koğulanırsan koğulan. Buğdaya bakmakla karın doymaz; buğdayı yemek gerekir. Sabahtan akşama kadar peygamberi düşün, onun ahlakıyla ahlaklanmadıktan sonra, onun haliyle hallenmedikten sonra ne anlamı var?

Kaynak: 219. Dergah Sohbeti – Zikrullahta Rabıta, Dervişlikte Eylem, Allah Sevgisi ve Se

Seyri süluk nedir?

Seyri Süluk ve Mürid-Mürşid İlişkisi. Seyri süluk, bir kimsenin eşini, çoluğunu, malını, mülkünü kalbinden terk etmesiyle başlar. Canını, ruhunu, vücudunu, aklını, fikrini üstadın önüne teslim eder; seyri süluk başlar. Gerçek müridin başkalarıyla dengesi bozulur, mürşidiyle dengesi düzelir.

Kaynak: 219. Dergah Sohbeti – Zikrullahta Rabıta, Dervişlikte Eylem, Allah Sevgisi ve Se

Mürid-Mürşid ilişkisi nedir?

Seyri süluk oldukça bir kimse mürşidinin kalbinden dahi muhalefet etmez. Hiç aklına bile gelmez. Şeyh Efendi 10.000’e yakın derviş verdi; ama ‘evladım, bizde bir tek Mustafa’nın seyri vardı’ buyurdu. 10.000 kişinin içinden 1 kişi. Bu zordur, kolay değildir. Ama dilemek, gayret etmek bizim vazifemizdir.

Kaynak: 219. Dergah Sohbeti – Zikrullahta Rabıta, Dervişlikte Eylem, Allah Sevgisi ve Se

Acziyet nedir?

Allah temizdir ve temiz şeyleri sever. Dinimizin en büyük özelliklerinden biri, insanın doğuştan temiz doğduğuna inanmaktır. Mümin, bütün insanların ve yaratılışın temiz olduğuna inanır. İnsanlar sonra kendi kendilerini kirletirler, kötü alışkanlıklarla kendilerine zarar verirler. Kötü alışkanlıklar ise haramdır ve haram olan her şey kötüdür. Allah insanın üzerine yaratılışta kötülük koymaz; biz kötumlükleri kendimiz tercih ederiz.

Kaynak: 221. Dergah Sohbeti – Fıtrat ve Temizlik, Nefsin Tuzakları, Davet Adabı ve Dervi

Nefsin tuzakları nelerdir?

Cenab-ı Hak buyurmuştur: ‘Kötülükler nefsinizden, iyilikler Rabbinizdendir.’ Nefsinin kötülüklerine bakmazsan, nefsin seni hayali zirvelere çıkarır. Kendini hep iyi görürsün, çok hayırhah görürsün, cömert görürsün, iyi namaz kılan iyi oruç tutan birisi olarak görürsün. Nefsin seni aldatır, şeytan seni kandırır.

Kaynak: 221. Dergah Sohbeti – Fıtrat ve Temizlik, Nefsin Tuzakları, Davet Adabı ve Dervi

Tövbenin zorunluluğu neden?

Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Efendimiz, peygamber iken, günah işlemekten korunmuş ve masum iken, Allah’a yaklaşmak için günde 70, bir rivayete göre 100 kez tövbe ederdi. Bir kimsenin tövbe etmemesi küstahlıktır; kendisini günahsız ve kusursuz görmektir. Peygamber Efendimiz’in günde 100 kez tövbe ettiği bir ümmetin günde en az 100 kez tövbe etmesi gerekir. Tövbe etmeyen kimse Allah’a ve Resulüne karşı küstahlık yapıyordur.

Kaynak: 221. Dergah Sohbeti – Fıtrat ve Temizlik, Nefsin Tuzakları, Davet Adabı ve Dervi

Dervişlik acziyet yoludur mı?

Dervişlik, acziyet yoludur. Tasavvuf anlayışımız acziyet kapısından geçer. Acziyet kapısından geçmeyen bir kimsenin tasavvufta yol yürümesi mümkün değildir. Biz her daim acziyetimizi, günahkarlığımızı, muhtaç olduğumuzu yürüyeceğiz. Her daim kapının eşiği olacağız; vasıl kapıdan geçecek olanların hepsi başımıza bassın, içeri girsin.

Kaynak: 221. Dergah Sohbeti – Fıtrat ve Temizlik, Nefsin Tuzakları, Davet Adabı ve Dervi

Öğrenmek için soran öğrenir; bildiği hâlde bir başkasının öğrenmesi için soran öğreten hükmündedir?

Peygamber (s.a.v.) buyurmuştur ki soru üç şey için sorulur: Öğrenmek için, öğretmek için ve utandırmak için. Öğrenmek için soran öğrenir; bildiği hâlde bir başkasının öğrenmesi için soran öğreten hükmündedir. Utandırmak için soran ise kendisi utanır, kendisi küçük düşer. Herkes yaptığı şey kendisine döner: birisini utandırmaya çalışırsan kendin utanırsın, birisine yardım edersen yardım sana döner, birisine hâinlik yaparsan o hâinlik sana döner.

Kaynak: 232. Dergah Sohbeti — Soru Edebi, Cennet Kapıları ve Dervişlikte Dinlemek

Dünya sevgisinin tehlikesi nedir?

Ayet-i kerimede buyurulmuştur: ‘Gözlerin dünya hayatının süsünü isteyerek onlardan yana sapmasın.’ (Kehf, 18/28). Dünya süsüne taptıysa arkadaşın, dünya onun imanı olduysa, dünya onun istikameti olduysa — o, Allah’ın istikametinden vazgeçmiş demektir.

Kaynak: 267. Dergah Sohbeti – Sufi Ahlakı, Dünya Sevgisinin Tehlikesi ve Hz. Abbas Kıssa

← Sorular – Sohbetlerde Sorulan Sorular ve Cevapları