Q&A: Gül Bahçesi Mecâzı — Mü’minin Manevî Bahçeden Beslenmesi ve Gül Kokusunu Alma Şartı
Zamanın mürşidleri, mürşid-i kâmilleri Allâh’ın velileri O yüzden Bir mürşid-i kâmilin canı diyor. Allâh’ın gül bahçesindeyken Neden onun can ayağı Bir dikenden incinsin. Normalde demek ki onun ayağına Bir diken batsa Veya onun başına bir Müsyubet, bela herhangi bir şey gelmiş olsa Ondan onun canı Yanmaz, incinmez. Çünkü neden? Mürşidi kâmiller her dem Cenâb-ı Hak’ın Cemal perdesinde Cemalleşir Her dem Cemal perdesinde Cemalleşince. Onun başına gelen dert, gam, kasvet her neyse İnsanların ona karşı olan zulmü İnsanların ona karşı olan davranışları Bütün bunun hepsini de içine kattığımızda Bunların hepsi de ne olur? O normalde onları bu noktada Etkilemez Ona Çünkü. Onun canı gül bahçesinde dedi.
Dedim Hakkında
O Cenâb-ı Hak’ın Cemalinde fena olmuş Cemalinde fena olduğu için. Onun bu tip gam, kasvet, dert Yediği, içtiği filan Her ne hepsini topladığımızda Onlar ne oluyor? Onlar ona diken olarak olmaz diyor. Yemek ne, içmek ne Dünya ve ahiret ne Her ne yana dönerse dönsün. Allâh’ın vecih o taraftadır Oradadır Sırrına vakıf olan O kimse o zaman kahırdır, derttir, çiledir Ne yapar? Onun için onu çok etkilemez Onu diken bile Diken gibi bile görmez Her şey onun takdirinde Her şey onun tecelliyatında O sadece teslim olur O noktada Bu teslim olmak demek Yapılması gerekenlerin yapılmaması demek değil Ahı efkan etmez Feryat figan etmez Şikayet etmez Yapılması gerekeni yapar. Ama şikayet etmez Bazen bunu böyle yapılması gerekenleri Yapılmazmış gibi Düşünenler var O sünnet-i seneye uygun değil O doğru değil, o bidat Ehli sufim diyen Veya hatta ben mürşid-i kâmilim diyen Kimse yapılması Gerekenleri yapmamayı da Biz ona bağlayız, biz hakka bağlayız O ne derse onu yaparız Bu doğru yol değil.
Çünkü bir mürşid-i kâmil Nerede ne yapılacağını Nerede ne yapılması gerektiğini Bu konuda Cenab-ı Hakk’ın ilham ettiği Kalbine ilham ettiği kimsedir Bu şu demek değildir Zulme karşı boyun eğmek Veya bir kimsenin normalde. Ama ailesinde ama işinde ama. Ama ailesinde ama işinde ama Bu kimsenin normalde ama ailesinde ama işinde ama eşinde ama. Ama dergahında ama tekkesinde ama. Ama günlük hayatında yapması Gerekenleri yapmamak demek Değildir bu Bunu böyle söyleyenler Bunu böyle anlatanlar Sünnet-i seneyenin dışına çıkıyorlar Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri Peygamber bu manada Yaratılmışların ilki Ve Cenab-ı Hakk’ın Bütün sıfatsal tecelliyatları Kendi üzerinde Zati tecelliyatları kendi üzerinde Tecelli eden bir Peygamber iken O yine yapması gereken Her şeyi yaptı Günlük hayatında da Ne yapması gerekiyorsa yaptı Sufilik adına Tarikat adına, tasavvuf adına Sünnet-i seneyenin dışına çıkmak Sünnet-i Resûlullâh’ı Takip etmemek Bidattır, küfürdür.
O yüzden Bir takım kendisini Ehli sufi gösteren Ehli tarikat gösteren Ehli tasavvuf gösteren kimseler Yapmaları gereken Neri yapmamakla Bu ibadet olabilir, bu mücadele Olabilir, bu haramlardan Kaçmak olabilir, bu helal Dairede yaşama mücadelesi olabilir Bu günlük yaşesini temin Etmek için çalışmak olabilir Hepsi dahil buna Ben böyle sorardım Böyle görüştüklerimize Şeyhin ne iş yapıyor? Siz de sorun Şeyhin ne iş yapıyor? Nereden geçiniyor? E bir işi yok, nereden geçiniyor? Bütün peygamberler Ellerinin emeklerini yemiştir Hz. Muhammed Mustafa’nın geçimi Cihattır, kanimettir. Bakın altını çizeyim bunun Hz. Muhammed Mustafa’nın Gecimi kanimettendir Cihattır Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri bir iş yapmadı Diye düşünmeyin Kanimetten pay alırdı Gecimi kanimettendi.
Bakın geçimi kanimettendi. O yüzden bütün Bütün peygamberler Hiç kimseden ücret istememişlerdir Tebliğlerine karşılık olarak Ücret istememiştir İslam dini Dilenci dini değildir Darül harpte Gecinemeyen insanlar Dilenmeye cevaz vermişler İlahi dini Dilenci dini değildir İlahi dini Dilenci dini Dilenme cevaz vermişlerdir Hanefîler Hanefîler Darül harpte geçinemeyen kimseye Gecinemeyen kimseye Akşama yiyecek ekmeği Olmayan bir kimsenin Akşam yemeğini sadece akşam Yemeğini dilenmesini Caiz görmüşlerdir Siz din adına dilenemezsiniz İsteyemezsiniz Bunun yanında Sufilik ise Asla dilenmez Sufiler Asla istemezler Asla Sufili ayağa düşürmek Sufili yerlere düşürmektir Sufiler dilenmezler Sufiler birşey istemez Eski arkadaşlar hatırlayacaklar Yolun başında söylediğim distur Sizden din adına Diyanet adına Tekka adına dergah adına Herhangi birşey istersem Dilim kopsun dedim Hala aynı noktadayım Birşey istersem Dilim kopsun.
İstenilmez Dilenilmez O zaman o kimse eğer ki Zaten Cenâb-ı Hak’ın Cemal sıfatı onun üzerinde Tecelli ettiyse. Onun birşey istemesine Gerek yok O zaten Allâh’ı zikrediyorsa Ve zikretmekle meşgul ise. Onun ne ihtiyacı var ise Neye ihtiyacı var ise. Bakın bu ekmek yemek değil sadece. Onun neye ihtiyacı varsa Hem şahsi planda Hem de dergah planında Neye ihtiyacı varsa Cenâb-ı Hak onu onun önüne getirir Eğer ki o kimse zikir ehliyse. Çünkü hadîs-i şerîf ve hadisi kutsiyle sabittir Kulum beni zikrettiği için kendi ihtiyaçlarını istemeye zaman kalmazsa. Onun tüm ihtiyaçlarını ben kutluyorum. Onun tüm ihtiyaçlarını ben görürüm der Cenâb-ı Hak hadisi kutsi de O zaman Allâh’la alışverişi var ise o kimsenin Ve devamlı Cenâb-ı Hak’ı zikir perdesinde duruyorsa.
Onun ihtiyaçlarını Rabbim onun önüne getirir Rabbim onun önüne getirir. Onun birşey istemesine İhtiyaç yoktur Kaldı ki Allâh’a dost olan birisi Kaldı ki Allâh’a dost olan birisinin kullardan birşey istemesi mümkün değildir. Onun için gizli şirk olur o Kullardan kendi nefsi için birşey istemesi Allâh’a dost olan birisinin şirkidir İstiyorsa, istetiyorsa o zaman o kimse Allâh’a dost değildir Hem diyeceksin ki bu şeyh mürşid-i kâmildir Hem de o milletten zekat toplayacak öyle mi?
Zekât Toplama ve İslâm Hukûkunda Devletin Rolü — Zekât Memuru Tâyini
Her yere zekat memuru tayin edecek Zekat toplayın diyecek İstedecek Dergi sattıracak, kitap sattıracak Yok bilmem ne sattıracak Yok cami yaptırıyorum diyecek Yok tekke yaptırıyorum diyecek Yok medrese yaptırıyorum Yok şunu yaptırıyorum Toplayın paraları onlara toplayın Bu değil Eğer lokman ise Lokmanın canı Allâh’ın gül bahçesindeyse onun birşeye ihtiyacı yok. O yüzden her yer tekke, her yer dergah. Onun birşeye ihtiyacı yok Kimin ihtiyacı var? Kendisini bu manada fukara görenin ihtiyacı var Nereden fukara? O ilmi bilmiyor O Allâh’a dost olmamış. O yüzden o isteyecek O dilenci çünkü O kendi nefsinin dilencesi O dilenmeye devam edecek O isteyecek, o istemeye alışmış Cami inşaatı bitmeyecek Tekke inşaatı bitmeyecek Medrese inşaatı bitmeyecek Yok üç beş tane hafız takkesi üç beş tane cübbe Koy oraya resme Hafızlar okuması lazım yetişmesi lazım Gönderin paraları Yok şunu okutacağız yok bunu okutacağız Toplayın Allâh paraları toplayın Ümmet-i Muhammed’in iki yakası bir araya gelmiyor Bunlardan dolayı gelmiyor Bir cuma var, cumaya gitmeye artık cumaya gitmeyeceğiz Yalvarıyorum hocalara bir gün istemeyin diyorum ya Bir cuma istemeyin diyorum Bir cuma Bu Hristiyanlıktan gelme bize Bidat Hristiyanlıktan gelme Minber’den para dileniyor hoca Hz.
Muhammed Mustafa Minber’den para dilenmedi Cami inşaatı için de para dilenmedi Kendisi kerpiç kardı kendisi kerpiç yüksalığı yaptı Çamur taşıdı toprak taşıdı Mescid önünde çamur taşıdı Toprak taşıdı mescidi öyle yaptı Mescidi süslü değildi Mescidin tavanı bile yoktu Yağmur yağdığında içerisi çamur oluyordu. Hatta itikafa girdiğinde İtikaftan Kadir gecesiyle alakalı başını dışarı çıkardığında Yüzü gözü alnı çamur içindeydi çamur Çamur. Şimdi medreseleriniz süslü Tekkeleriniz süslü Camileriniz süslü Evleriniz zaten süslü Süslün içinde ümmet-i Muhammed. Ama orada büyüdüm Siyonist İsrail’e söyleyecek bir lafı bile yok Ortalık fuuş almış götürmüş içki almış götürmüş Şatahat almış götürmüş Moda denilen pis Yahudinin oyununa bütün Müslümanlar düşmüşler Bir kadının çantası 50 bin dolar 20 bin dolar Utanmıyor bu Müslümanım diyenler Onları takıp takıştırıp halkın önüne çıkıyorlar Bürokratları, siyasetçileri, devlet adamları Zerrece utanmaları yok Zerrece ağırlanmaları yok Lüks ve şatahat ve şatafat içinde yaşıyorlar Şeyhleri de öyle alimleri de öyle Medrese hocaları da öyle Nereden kazandın da bu arabaya bindin?
Ticaret mi yaptın? Ne yaptın? Ne aldın sattın? Arsız! Allâh’ı aldın sattın Allâh’ın kitabını aldın sattın Yolunu aldın sattın Nasıl hesap vereceksin? Hafızını aldın sattın Hazır ne var? Hazır hatin var Allâh’a bak Nasıl hazır hatin var ya? Evet hazır hatin satıyor Kafasında bir tane takke Dolaşıyor Mezarlığın içinde Geliyor kadıncağızla Atmış örtü kafasına Oraya gelmek için atmış Kollar meydanda, bacaklar meydanda Göğüsler meydanda Kafada bir tane örtü mezarlıkta O da orada hazır hafız orada Şey satıyor Hatin satıyor. Efendim, hazır hatin var mı? Var, var ya Ha bağışlıyor, babam burada Ha bağışladı, tamam ver parayı Bu ümmet-i Muhammed’in Ali. Ama bu nereden geliyor? Sufilerden geliyor Sufiler bozulunca alimler bozuldu Alimler bozulunca amirler bozuldu Amirler bozulunca halk bozuldu İlk bozulan kim?
Sufiler Sufiyim diye dolaşanlar Ben yeni derviş olduğumda Dervişlik neydi biliyor musunuz? Çalışmayan, tembel Dilencilikle geçinen bir protip Devamlı isteyen, devamlı dilenen Ben Bayındır’da Sufilik olarak başlayınca Herkes böyle bakıyordu bunun arkasında bir şey var Muhakkak diye Herhangi bir köye gidiyorum Böyle bir özgüven patlaması var ya bende Selâmünaleyküm, aleykümselam Kapatın şu televizyonu Kahveci diyorum ki kaç tane çay sabit Bu kadar çay var, bu kadar çay var Kahveci diyorum ki kaç tane çay satardın burada Yüz tane al yüz tane çay parası Ben burada üç dakika Konuşacağım Ya üç sefer gittim Oraya Üçüncüsünde dayanamadı birisi Birader Senin ne istiyorsun ya dedi. Bir şey söyle, sen yan bir şey isteyeceksin.
Buraya dedi ne almaya Geldin sen incir mi alacaksın. Yağ mı alacaksın, zeytin mi alacaksın. Dedim inciriniz de sizin olsun. Yağınız da sizin olsun. Zeytininiz de sizin olsun. Sizden bir şey istersem Dilim kopsun. Dünyanın en namussuz şerefsiz Haysiyetsiz adamıyım Onu bunun çocuğuyum dedim sizden dedim Bir tane zeytin istersem Allâh için konuşuyorum size dedim İnanamadılar Hala inanmıyorlar Kimseye inanmıyor Sebep? O Hiçbirisi de Allâh’ın gül bahçesinin Kokusunu almamış Gül bahçesinin kokusunu alsaydı Dünya kokusundan Nefret ederdi İki koku bir arada olmaz İki sevgi bir arada olmaz Hem dünyayı hem ahireti Sevemez insanı Yok Bu mümkün değildir Ancak efelere aittir o Efelerin yüreği çataldır Çatal dediğinde Çatal böyle ya Biliyor musunuz siz çatalı Çatal bu.
Ama onun kökü ne? Tek Ancak efeler o dengeyi kurar Dünya ahiret dengesini Başkası kuramaz. O yüzden çatal da çatal Başkası kuramaz. O yüzden türküsü de Ege türküsü güzel ya Çatal olur efelerin yüreği O çatal ama iki dünya ve ahiret İkisinin de nedir? O zafer işareti olarak Algılamayın ha Hiç sevmem PKK YPG Uvur zuvur neyse bu normalde Çatal dediğimiz şey bu Sakın ha bu da PKK’ya böyle şey mi yapıyor Allâh onların da cümlesini lanet eylesin. Allâh onların da cümlesini lanet eylesin. Ondan da bir korkum çekintim yok Onların da yelle yeksan eylesin. Onlar deccalın askerleri Cenâb-ı Hak Deccalın askerlerini batırsın. Nerede varsa Deccal askeri Deccala hizmet eden Deccalın piyono olmuş Deccalın emrine girmiş Adı Müslüman da olsa Adı sufi de olsa Hizmet de olsa, alim de olsa Siyasetçi de olsa Ne olursa olsun.
Cenâb-ı Hak hepsini Yelle yeksan eylesin. Hepsini de batırsın. Hiç bu konuda yavaşım da yok Bazen böyle Sohbeti dinleyenler bana Mail atıyorlar Hocam korkmuyor musun diye bana Dedim ben de yazıyorum Daha tanışmadım korkuyla Rabbim tanıştırmasın. Hiçbir korkudan Uzaklaşın Hiçbir şeyden korkmayın Allâh Allâh’tan dahi Allâh’ı sevin Allâh’ı sevin İşsiz, aşsız, eşsiz, Çocuksuz, malsız, mühüksüz Hiç korku yaşamayın Yeter ki dost doğru yaşayın Yeter ki dost doğru yaşayın Yeter ki dost doğru yaşayın Yeter ki dost doğru yaşayın Yeter ki dost doğru yaşayın Yeter ki dost doğru yaşayın Yeter ki Allâh’ı zikredin Yeter ki Allâh’ın yolunda durun Yeter ki Allâh’ın yolunda durun Yemin ediyorum Wallahi de billahi de Tillahi de ne lazımsa Önünüze gelecek Bu fakirin önüne geldi her şey Önünüze gelecek Kılınızı dahi kımıldatmanıza gerek kalmayacak Yeter ki Allâh’ı zikredin benim meşhur bir melami hikayem var ya benim meşhur bir melami hikayem var ya leylekle Ne o baykuş konuşuyorlarmış ya Derviş de harabaya oturmuş Huzur ediyor.
İkisinin konuşmasını dinliyormuş Leylek diyormuş ki baykuş Hey baykuş diyormuş ya Ne tembel insansın. Sabah gittim diyormuş Aynı yerde tünüyorsun. Geldim aynı yerdesin. Hiç mi çalışmazsın hiç mi gayret etmezsin. Demiş ya Baykuş bir bakış fırlatmış Demiş sen Allâh’ı zikrediyorsun. Demiş dilinde lak Gidiyorsun demiş Yılan çiğen yiyorsun yine demiş Solucan yiyorsun. Demiş sen ne yapıyorsun. Biz demiş öyle bir Allâh’ı zikrederiz ki Cenâb-ı Hak fazlasıyla demiş Önümüze getirir Seyret bak demiş Ne şatahat Derviş de bunları dinliyor Oturmuş oraya Viraneye Dervişler otel aramaz Dervişler yatacak kalkacak yer aramaz Dervişler yemek aramaz Derviş rahat aramaz Derviş nerede uyuyacağım, nerede yatacağım, nerede kalkacağım
Mü’minin Günlük Hayât Disiplini — «Nerede Yatacağım, Nerede Kalkacağım»
Nerede kalkacağım, neyle gideceğim, neyle geleceğim Kim getirecek, kim götürecek O mu alacak, bu mu getirecek Dervişin böyle bir problemi yoktur Derviş Allâh’ı zikreder Yapması gerekeni yapar Hiç kimseden hiçbir şey istemez Baykuş demiş Seyret Derin bir nefes almış Huuu Demiş Tabiri caizse Arkasını üstüne yıkılmıyor Arkasını üstüne yıkılmış gitmiş böyle Teninden geçmiş Böyle bir titremiş. Ama o titreme. Şimdi yalancıdan titreyen dervişler gibi değil Huuu yapıyorlar ya Kendilerini güldürüyorlar Böyle bir titremiş Üç tane serçe kuşa gelmiş Cik önüne Bu böyle bir bakış fırlatmış gene Üç tane serçe kuşa gelmiş Bu böyle bir bakış fırlatmış gene Üç yüz altmış derece Bir tanesinin pençesinin altına almış İkisini de kanadıyla uzaklaştırmış İkisini de kanadıyla uzaklaştırmış Leyla’ya demiş ki Biz Allâh’ı öyle zikrederiz ki Biz Allâh’ı öyle zikrederiz ki Demiş bir esma çekeriz Allâh demiş bizim rızkımızı fazlasıyla Allâh demiş bizim rızkımızı fazlasıyla gönderir İhtiyacımız olanı alırız da Demiş gerisini azat ederiz Demiş gerisini azat ederiz demiş Sufi budur.
Çünkü onun canı Gülbahçesindedir Gülbahçesinde O da Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri yedi yemek diye yer Yedi yemek diye yer Evlendi diye evlenir Evlendi sunnet der evlenir Yemek yedi sunnet der Yemek yer Sunnet olduğu için yer yemeği Yemeğe ihtiyacı olduğu için değil Sunnet olduğu için yer Sunnet için ayak basar Sunnet için yürür. Çünkü onun canı Gülbahçesindedir Dostun bahçesinde gül dererken Diken ne ki Dosta dost olmuşken İki lokma ne ki Dostun sofrasında Dost lokmasını yerken Dünya lokması ne ki Dünya lokması ne ki Bülbüller dost bahçesinde Kendinden geçmiş Şakımaktalar Şarap ne Şerbet ne Su ne Ne ki Şerbat için dost bahçesinde Herden gençleşirken Gençleşirken İhtiyallık ne Kocamışlık ne Gençlik ne ki Dostun Kokusuyla kokulanıp.
Onun kokusuna bulanmışken Karanfilin kokusu Leylakın kokusu Nergisin kokusu Ne ki Eğer sen o dostun Canında can olduysan. Onun bahçesinde gül Kokluyorsan Gül de demeyin. Onun bahçesinde Onu kokluyorsan Hiçbir koku İstediğiniz bütün kokuları Getirin ne ki Önemli olan. Onun sofrasına oturmak Rabbim cümlemizi onlardan eylesin Âmîn Bu diken yiyen vücut devedir Mustafa’dan doğan da Bu deveye binmiştir Bu vücut deve gibidir Gider diken yer hep. Hatta dikenler de bizim orada Deve dikeni derler Böyle sulak yerlerde çıkar Böyle kesik deriz biz Böyle tarlaların ortasında Bir arık açılır keskin Önceden çok su vardı Tarım yapılamazdı O arıkların kenarında Böyle dikenli otlar çıkar Biz ona deve dikeni deriz Develer o dikeni çok sever Onları böyle traktörlerin kasasına doldururlar Benim çocukluğumda çok az Yük devesi vardı Sonradan hep güreş develeri var Hala da güreş develeri var bizim orada Tülüler Traktör kasalarına o dikenleri toplarlar böyle Ya da o da O da o da o dikenleri toplarlar böyle Ya da develeri salarlar O ova ya Develer gider o dikenleri yerler Çok hoşuna gider develeri Onlar bizim orada Deve dikeni diyorlar Onlar zaten.
Onun normalde böyle filizleri vardır Filizlerini biz Çocukken böyle onlar da lezzetli olur Eğer çok affedersiniz Necaset geçmiyorsa derilerden Böyle tarla kenarlarından. Onun filizlerini koparır yerdik biz Egeller yer onu Çıtır çıtır böyle normalde Güzel olur lezzetli olur. Onun dışını soyarsın böyle İsmail var mı demirtaşlı onlardan dikenli terlerden Yok mu? Kenger derler bayındırdı onun adına bir de Böyle deve dikeni Şimdi Hazret-i Pîr Burada Vücudu deveye benzetiyor Dive diyor ki Bu diken yiyen vücut Devedir o zaman Diken ne oldu? Eşsizlikle bu cesedi deveye Benzetince deveye Yiyecek olarak diken senin bu vücuda Yedirmiş olduğun her şey bir önceki Beyit de diyordu ya Senin hurma dediğin hurma olarak yediğin dikendir diye O zaman bu vücut Yemesi içmesi ne oldu?
Diken oldu Deve nerede diken var Biz kültür olarak Aşinayız orada Nerede diken var onu arar bulur Kokusundan anlar onu Sal Devinin çilbirini. Ama bazı develer var Huysuzdur Onu böyle salarsan adam Adama da sarar Bir bakmışsın adamı altın alıvermiş Huysuzu çok kötüdür Allâh muhâfaza eylesin. Adamı öldürür derler ya Deve kincidir deve kini diye Deve kincidir Böyle git Şeye Bir gün biz öyle gittik Oktay Nuri. Onun olsun oturuyoruz Bir tane deve var Biraz normal değil Ayarı bozuk Geldi Tam bizim önümüze Dikti kafaya oraya Arkadaki diyor ki Güreşte Sövüyor vay anasını avradını Bilmem ne yaptığımı Malına bak diyor. Beni hala daha unutmamış Lan arkamızda ne arıyorsun. Deve dikti onun gözünü Döndü oradan birisi Dedi ki valla gözünü sana dikti dedi.
Unutmamış dedi. Dövmüş onu daha önce Sopayla dövmüş onu Sopayla dövünce deve unutmuyor onu Deve kini diye oradan derler. Onun bir boşluğunu bulsa Alır altına vücut da deve gibi O deve dikanını aradığı gibi Vücut da heva heve sarar Vücut rahat arar Vücut yesin içsin engellemiş Vücut yesin içsin en güzel şeyler yesin. En tatlı en harika şeyler yesin. En tatlı en harika şeyler yesin. Hasreti Ali efendimiz yemek çok Güzelsi içine su dokermiş Bizde mümkün mü Biz harika yemekler yiyeceğiz Biz harika yemekler yiyeceğiz Gideceğiz böyle o harika yemekler yediğimizde Selfiler çekeceğiz Fotoğraflar çekeceğiz Onları instagramda paylaşacağız Bugün de böyle diyeceğiz Tabii Dostlarla beraberiz diyeceğiz Yiyoruz içiyoruz diyeceğiz Bunları yapacağız biz Önceden millet et alırdı 18 tane üstüne Bir şeyler sarardı Et oldu anlaşılmasın.
Fakiri var fukarası var diye Veya bir şey alırdı Göstermezdi kimseye Kimseye göstermezdi Millet pazarda bir şey aldığını. Şimdi öyle mi? Şimdi öyle değil Gideceksin en ünlü markanın önünden Selfi yapacaksın. Vakko’dayız. Tabii Ne bilmem neredeyiz Bir fotoğrafta Bilmem ne alıyoruz bir fotoğrafta Bilmem ne giyiyoruz bir fotoğrafta. Tabii marka olmazse olmaz Bir fotoğrafta Görünmesi lazım Kocaman yazması lazım Nike Tabii Görgüsüzler bir şeyin görülmesini ister Eğitimsiz insanlar Bir şeyin görülmesini ister Kültürsüz insanlar Bir şeyin görülmesini ister Sonradan görme Dangadak ölme Onlar bir şeyin görülmesini isterler O markasını Göstercek ayakkabısını Göstercek gömleğini Göstercek kadınlar çantalarını Göstercek vakko Benim bildiğim o var marka.
Şimdi onun üstüne bir sürü marka çıkmıştır da Bizim gençliğimizin markasıydı O daha üstü markalar vardır Nerede bizim olan ya En üstü marka ne yavrum Sen biliyorsun markaları Bir çok var Dur bir dakika Hermes var Ne kadar orada bir takım elbise Hermes bayan mı Her mes var Her mes bayan mı Ha Hermes bayan markası mı Bayan çantaları kaç para bir bayan çantası Kaç 250 de vardı 500 de vardı Daire parası be 500 lira bir bayan çantası Daha yüksekleri de var Daha yüksekleri de var Sende ne kadar Söyle söyle 50’ye kadar var 50’ye kadar var Aşağıda kalmış o ya Sen şimdi en aşağısını söylüyorsun. Dur onu Benim moda ikonum Yalnız Moda ikonumu dinleyemiyorum Ben onu Allâh iyilsin inşâallâh. Şimdi insanlar bunu Göstercekler illaki neden Görgüsüzlük had safhada Evini konuşacak Evinin güzelliğini konuşacak Evinin eşyalarını konuşacak Nereden aldığını konuşacak Ya başka muhabbeti yok Evini gezdirecek Allâh Allâh Burası yaz köşesi Burası kış köşesi Sen benim samimi arkadaşım Dostum olursun da Söyleyecek bir laf yok Bir dakika bir gol bir daha Bugün tanışmışız seninle Geçenlerde bir yere gittim de Adam evini gezdiriyor bana Allâh’ım diyorum Ya Rabbi Ya Resulallah Daha neler göreceğim 63 yaşında diyorum Bunlar neden bu vücut Vücut deve Diken arıyor O zaman nefse uyan bir kimse Ne yapıyor O vücut heva hevese O vücut nefse dönük yaşıyor.
Ama ne yazık ki İşin bir de Kaderin cilvesi var Cenâb-ı Hak’ın İlahi tecelliyeti var O vücudun üzerine Hz.
63 Yaşında Hâtırâlar — Mürşidin Hayat Tecrübeleri ve Mü’mine İbret Dersleri
Muhammed Mustafa’nın Dostları velileri Varisleri de o vücutta Yaşıyor Hazret-i Peygamber yaşadığı gibi. Onun dostları varisleri de Ne yapıyor O vücudun üzerinde yaşıyor Ve aslına bakarsanız Bütün Müminlerin bütün vücutlarına O Muhammed Mustafa’nın Nurundan olma O vücutun vücutlarına Nurundan olma Ruhları da onlara üfleniyor. Hatta Çok uzun bir hadîs var Şeyle alakalı Yaratılmayla alakalı ilk Yaratılan Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin Ruhaniyeti ve nuraniyeti Diyor ki o Allâh’ı zikretti Allâh’ı zikredince sırtından Bir ter çıktı O ilk çıkan sağ taraftaki Terden Cenâb-ı Hak Peygamberlerin ruhlarını Yarattı Sonra diyor bir ter daha çıktı Ondan da diyor. Cenâb-ı Hak velilerin Mürşid-i kâmillerin ruhlarını Yarattı Sonra diyor bir ter daha çıktı Ondan müminlerin Ruhları yaratıldı Sonra ondan bir ter daha çıktı Sonra Arşala Lefim hafız Ondan sonra devam ediyor.
Cennet o Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin Sağ tarafından Sırtından çıkan Bazı rivayetler var Göğsünden çıktığına dair Peygamberlerin ve velilerle alakalı Değişik yerlerde okuyabilirsiniz Yıllar önce böyle bir şey Bir yerde okuduydum. Şimdi tabi yine Hazret-i Peygamber Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin Sol tarafından da kâfirlerin ruhları Sıralanıyor onlarda Geçmiş gün şimdi Tam olarak hıfsımda değil. Ama Şu normalde kesin. Net Bu Hadîs-i Şerîf Cenâb-ı Hak hadisi kutsal ediyor ki Seni kendi nurumdan Nurumdan Diğer şeyleri de Senin nurundan yarattım diye böyle bir hadîs-i şerîf var bütün her şeyde O seni kendi Nurumdan Diğer şeyleri de senin nurundan yarattım diye Hadîs-i Şerîf var Onu bir yerde okuyabilirsiniz.
Şimdi böyle olunca o mürşid-i kâmillerin O velilerin de ruhları O cesetlerde Müminlerin de ruhları o cesetlerde Kâfirlerin de ruhları o cesetlerde Münafık, fasık, mürtet Bütün bunların hepsinde Ruhları nerede? O cesetlerin üzerinde yaşıyorlar O cesetlerde duruyorlar Ne zaman? Uyuyuncaya kadar Uyuduklarında Oradan ayrılıyorlar Bu normalde fiziki Bir de ne var? Bir de Allâh’la olan Zikrullahları var Sen zikrullâh esnasında Öyle bir Eğer seyr-i sülükün var ise Ruhunun senden çıktığını görürsün. Tecelliyat olarak Ruh senden ayrılır Vücut zikrullaha devam eder Vücut zikrullaha Devam ederken Ruh senden ayrılır Seyr-i sülükte olanlar yaşar bunu O ruh ondan Ayrılır aynı uykudaki gibi Ve Cenâb-ı Hak onu Seyr-i Allâh dedi.
Seyr-i Allâh budur O ruhu o kimsenin Seyr haline geçer Cenâb-ı Hak onun manevi perdesini açar Manevi perdesini açınca O Ruhi olarak Seyr-i Allâh yapar Seyr-i Allâh yapar Allâh’ta seyr, öyle diyelim ona. Ama normalde Normal şartlarda Ruh bütün insanlardan Uyuduğunda alınır Kendi katına götürülür Ey deve Sırtında öyle bir Gül dengi var ki Kokusundan sende Yüzlerce gül bahçesi meydana gelmiştir Ey deve dedi. Hz. Pîr Kendi nezdinde Mürşid-i Kamillerin vücutlarını Söylüyor Diyor ki Senin o ey deve dedi. Senin vücudunda Bir mürşid-i kâmilin vücudunda Sen orada duruyorsun. Vücut olarak bunu nimet bil. Çünkü yüzlerce gül bahçesi Senin üzerinde Tecelli etmiştir Vücudun bundan Anladığı bir şey olur mu?
Olur. Çünkü bir mürşid-i kâmilin Vücudu da bu manada Artık o tecelliyatlara Ram olmuştur. Çünkü o tecelliyatlar Bazen hafif geçer, bazen ağır geçer Bazen zor geçer, bazen Kolay geçer Vücut o tecelliyatlara Mahsar olur Her ne kadar manevi olsa da Vücut ama ızdırabı, ama Kederi, ama üzüntüyü. Ama sevinci, ama hüznünden Etkilenir Bir diyor ki Senin üzerinde Böyle bir zat-ı şerif var Vücuda diyor. O yüzden Sende nice gül bahçesinin Kokuları vardır Senin üzerinde Bir sürü sıfatsal tecelliyatlar Olmuştur Her ne kadar bunlar manevi olsa da Vücut bundan etkilenir Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerine Bahiy gelecek zaman Terliyordu Böyle bir kendince sanki ızdırab çeker gibi Böyle bir değişik haller alıyordu Aynı şey Bunun aynı şey dedim Aynısı olmaz Velilerin, mürşid-i kâmillerin üzerinde de Bu tip tecelliyatların Onların üzerinde etkisi olur Terlerler Yorulurlar Böyle bir uyku halleri olur Kılını kımıldatacak hali kalmaz Elini kaldıracak hali kalmaz Tecelliyatın durumuna göre Onların da vücutları Bunlardan etkilenir Böyle zaman zaman Böyle zatlar var mı yok mu diye İnsanlar böyle Ya bunlar önceden yaşamışlar.
Şimdi yok öyle bir şey Diyen hadîs-i şerifleri inkar eder Hadîs-i Şerîf İmam-ı hambel naklediyor. Bu ümmette abdallar Yürekleri Halil-ur-Rahman İbrahim’in yüreği gibi olan 30 adamdır Değişik rivayetler var Ben bu hemen aklıma geleni yazdım İmam-ı hambelden Ha demek ki Halil-ur-Rahman’ın yüreği gibi Yüreği varsa o kimsenin O zaman O kimse O vücut onu taşıyor O vücut onu taşıyınca O manevi hallerin Tecelliyatının Etkisini de vücut taşıyor Etkisini de taşıyor Ve o denge veya İnsanların nazarında Dengesizliği de yaşıyor herkes o Mürşid-i kâmillerin Hayatını dengeli zanneder Ve hatta Bir başkası yakından tanırsa Dengeli zanneder Ve hatta bir başkası yakından tanırsa Bir başkası yakından tanırsa Dengesiz olarak görür Uzaktan gören de dengeli Veya dengesiz görür Aslında onlar da bu manada Bir denge unsuru yoktur.
Çünkü tecelliyatın ne zaman Nerede vuracağı belli değil Nereye sevk edeceğe Nereye atacağı da belli değil Öyle olunca ondan Normal şartlarda bir denge beklenmez. Ama insanlar Onlardan denge beklerler dengeli olacak O alo dediğinde cevap verecek Ne bileyim gel dediğinde gelcek Gidip dediğinde gidecek İnsanlar öyle düşünürler şeyh değil mi ya uyumuyordur Saat dörtte ara Ne oldu pencereme bir kuş kondu Manası nedir Tabi Ve hatta gelecek görüşecek illaki Sen müsait misin değil misin. O esnada ne işle uğraşıyorsun. Onun için önemli değil O önemli derviş O gelmesi lazım görüşmesi lazım Görmesi lazım sana sarılması lazım En çok seven o Böyle enteresan. O yüzden normalde. Onun şahsi maneviyatı Dan dolayı o Vücudun üzerinde bir çok Tecelli olur Hazret-i Pîr diyor ki diyor o Kokusundan senin Üzerinde binlerce koku Tecelliyat vardır Rabbim cümlemizi onlardan eylesin Âmîn Halbuki sen Hala Mugellan dikenine Ve kumsalam eyle diyorsun.
Bu artakalası Dikenden gülü nasıl toplayacaksın. Bu Mugellan dikeni Ben Mugellan dikeni ne diye baktım Bu Mugellan dikeni Develerin yediği sevdiği Bizim bölgenin Deve dikeni Kısacası Tabi Hazret-i Pîr ona Mugellan dikeni demiş Ben biraz böyle inceden Baktım bu Mugellan dikeni nedir diye A baktım Bizim deve dikeni çıktı Tamam deve dikeni olarak Kalbime geldiydi Deve dikeni diyor ki Nefsi Vücuda diyor bunu Sen halada Mugellan dikenine ve kumsalam Eyle diyorsun. Bu Artakalası dikenden gülü Nasıl toplayacaksın diyor sen halada Heva heves atına binmişsin. Heva heves atında Nefsinin sevk Ettiği yöne gidiyorsun. Nefsin seni nereye çekiyorsa Sen oraya gidiyorsun. Nefsin senden ne istiyorsa Sen onu yerine getiriyorsun.
Hatta senin ona gücün yetmezse Güç yetirmeye çalışıyorsun. Etrafından Güç devşiriyorsun. Nasıl senin ona alacak paran yok Gidiyorsun kredi çekiyorsun. Senin öyle yaşayacak halin yok Gidiyorsun borç alıyorsun. Borçla yapacağım diye uğraşıyorsun. Aslında bu insanların Elinden kredi kartlarını alacağım Harcıyor boyuna Bunun karşılığı var mı yok mu dinlemiyor Plastik ya Harcıyor Emperyalizmin tölesi olmuş Ondan sonra ne kadar Yatırılacak öyle değil mi kredi kartları Aylık şu kadar ne
Modern İktisâdî Eleştiri — «Aylık Bu Kadar Harcamış 20 Milyar» Kredi Kartları
kadar Harcamış adam 20 milyar Yatırılmış mecbur Mecbur yatırılması ne kadar olan 2 milyar 2 milyar yatırıyor 18 milyar faiz Bir dakikaya bir daha faiz Doğru mu Böyle değil mi hesap Ondan sonra kahrolsun. Emperyalizm Ondan sonra Allâhu Ekber namazlı arkadaş Faiz doldu yemeseydin İçmeseydin harcamasaydın Almasaydın Almaya Almaz zorunda mısın. Değil Nefsin seni çekiyor çünkü Götürüyor Herkesin 10-15 tane Gömleği var bir tane daha alıyor Ucuzladı ama Tabi ucuz Ne oldu indirime girmiş İndirime giren herşeyi alman lazım senin Ne oldu indirime girmiş İndirime giren herşeyi alman lazım senin Ne oldu indirime girmiş Ne oldu indirime girmiş Tabi Ucuz indirime girmiş Kaç para 3 milyar 3 bin lira İndirime girmiş ayakkabı 2.500 lira 2500 lira Kaç paradan indirmiş 2800 lira Ne indirim yokmuş Alman lazım muhakkak Tişört kaç para 500 lira 600 lira 700 lira İndirime girmiş 499.9 lira Hemen alman lazım Tabi Bir marka Tişört herhalde 4-5 bin liradır Sana soracağız gene yavrum Bilmiyorum gerçekten fiyatları bilmiyorum Böyle söylüyorsun ya Çöküyorum Dursun gözümden kaybolma Sen yamalı abiciğim benim şeyleri Benim bir şey alacak bu durumda alacak durum yok Dursun’a sordum böyle tamir ettiren var mı dedim Bir tek sen varsın dedim Sen yamalı abiciğim benim bir şeyleri Benim bir şey alacak bu durumda alacak durum yok Dursun’a sordum böyle tamir ettiren var mı dedim Bir tek sen varsın dedim Yırtıktı da Bir tane böyle Pantolon gibi bir şeyim var Giyiyordum onu kahverengi Rahat böyle bol Böyle ucundan Sürttürdüydüm onu telde Öyle bir yırtıldıydı kendim onu diktim Yamaladım siz yapmazsınız Sünnet Erkekler yapmazlar bunu Olur mu olur adamlıkları bozulur Oysa Hazret-i Peygamber Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri kendi Sökünü yırtını kendisi diker Tamir ederdi Ben de böyle diktim bir güzel Kötü olsa diktim Nasıl güzel dikmişim Dursun İstersen değil de Bizim berber Ahmet sakalıma bakıyor Ahmet’e diyorum ki Ahmet oğlum kendim kesiyorsun diyorum Ben bir şey diyemiyorum baba diyor.
İsmail de sıkıştırıyor onu Bak diyor sakallarına Ha İsmail İsmail kendim topluyorum Ha Bir sabah baskın yapsanız Haberim olsun. Ne yapacaksın. Haberim olsun. Ne yapayım İsmail bir de onun rüyasına yatayım Hangi sabah gerçekler diye Allâh iyiyesin inşâallâh Bir güzel diktim ben onu Bir söküldü bir daha diktim Baktım kenardan bir daha gitti Bugün dursun’a verdim Dedim dursun burayı dedim tamir et Ben giyiyom bunu dedim Tamir etmiş getirmiş Allâh razı olsun. İnşallah. Çünkü bu tip esnafların da ayakta durması lazım. Şimdi insanlar yamalı pantolon bilmiyorlar Allâh için ben de çocukluğumda bilmiyordum Ben çocukluğumda yamalı pantolon hiç giymedim Babam bize hiç yamalı pantolon giydirmedi Allâh affetsin.
Ben 5 yaşında takım elbise giydim 5 yaşından sonra hep takım elbise giydim Benim hiç lastik ayakkabım olmadı Bunu böyle acındırmak için söylemiyorum Hali vakti yerindeydi babamın Bir de babam çocuklarına çok düşkündü Belli filanca terzi Gidin oradan pantolonluk diktirin gidip diktiriyorduk Babam seviyordu bizi. Mesela bana diyordu filanca kızı eve getir Ne istiyorsan iste diyordu Öyle yetiştirdi beni Ben kızı eve getirdim İlkokuldayız ders yaptık başka bir şey yapmadık Bir şey olacaktı değil zaten. Ama kız eve geldi. Tabii ilkokuldan önce biz de böyle biraz yorulduk Bir şey oldu. Ama kız eve geldi İlkokuldan önce biz de böyle biraz yorulduk Bir şey oldu. Demek ki erken oluşmuş bazı şeyler Sorumlu dur babam bana Nasıl lan karabela dedi.
Ben ona kitap gibi aç aç oku demişim Ölünceye kadar unutmadı rahmetli Karabela kitap gibi Aç oku Gülüyordu bir de Hoşuna gidiyordu adamın Seviniyordu adam Gidiyordu Abim benim kanatlarımın altında Hep benden geçindi İzliyorsa şimdi Kızı eve getiren benim O da ayakkabı giydi benimle beraber Gittik Kunduracı Hüsenbey’i. Ama öyle model seçmek yok öyle Gidiyon Ne veriyorsa onu giyiyon Koltumuzun altında ayakkabı Babam bakıyor Ne varmış lan diyor. Değiştirsin başka versin. Kötürüyoruz başka veriyor Tıraş da aynı Babam ölünceye kadar bizim tıraş Modeli yok. Şimdi bakıyorum Gençlerin hepsi de modelli Maşallah Model üstüne bak hepsi de Model yok Gidiyoruz Berber Nevzat abi Allâh rahmet eylesin. Selamun aleyküm Bu adamı gönderdi bizi tıraş etçekmişsiniz Eğer Böyle Bayındır’ın en popüler Berberi belediye başkanı Kaymakam müdürler filan böyle Savcısı hakimi Onda tıraş oluyor popüler Bugünün adıyla Erkek kuaförü Popüler bir kravat eksik adamın Pırıl pırıl Allâh rahmet eylesin.
Eğer müşteri yoksa kendi yapıyor Müşteri varsa kayınçoları var Bizi o yapıyor Anlıyor adam kayınçosunu yaptığını Gidiyoruz Dön sağına dön, dön soluna dön Dön arkana dön Enseye bakıyor Olmamış Nevzat’a söyleyin Makasın ucundan giriyor El takılan yuvarlandan Çıkıyor Saç sakal ne varsa döşeniyor Bir güzelce edebiyat çok geniş Biz nereye aktaracağız Gidiyoruz selamın aleyküm Nevzat amca babam olmamış dedi. Nesi olmamış Bilmiyoruz Nevzat amca Oturuyoruz iki çıt çıt bir tık tık yapıyor Hiç unutmuyorum 3 sefer Ağustos icanda gittik geldik biz ona 3.sünde kendi geldi Sövdü onun kafasına götürdü Babam bize titiz O yüzden Allâh rahmet eylesin. Evlatlar üzerinde titiz olmayı ondan öğrendik Ailenin üzerinde Titiz olmayı ondan öğrendik Babamın çocuklarına Babamın eşine Bir Allâh’ın kulu konuşamaz Gözünün üstünde kaşı var diyemez hiç kimse Kendi annesi babası Annemin annesi babası abileri dahil buna annemin abileri de Öyle biz abisiyiz böyle birşey mümkün değil Bunu neden söylüyor Ailemi övmek için değil Ölçü Ailelerinize sahip çıkın Çocuklarınıza sahip çıkın Hiç kimseye ezdirmeyin eşlerinizi ve çocuklarınızı Bunu erkeklere söylüyorum Kadınlar Kocalarınızın arkasından eleştirmeyin Annelerinize babalarınıza Kocalarınızın gıybetini etmeyin Kocalarınızı anne ve babalarınızın önünde küçük düşürmeyin Bu da kadınlara Bu aileyi parçalayan Aileyi inciten şeyler Gençler Anne ve babalarınıza Saygıda, hürmette, sevgide eksik davranmayın Babalarınıza karşı Kalkıp da serkeş olmayın Erkeklere söylüyorum İşinizde sıkıntı varsa Babanızın duasını alın İşiniz doğru gitmiyorsa Yolunuz doğru gitmiyorsa Muhallebi yerken dişinizin içine su alın Babanızın duasını alın Babanızla helallaşın Bir sıkıntı yaşıyorsanız Annelerinizle helallaşın Annelerinizin duasını alın Mümin iseniz.
Bakın tekrar söylüyorum Mümin iseniz İki yakanız bir araya geldi İki yakanız bir araya geldi İki yakanız bir araya geldi Bu da evliliğe bak Bu da evliliğe bak Bu da evliliğe bak İki yakanız bir araya gelmez Bu tecrübeyle sabit Benim annem ters Benimki kadar ters değildir Benim babam ters Benimki kadar ters ve tırıl değildir Hiç ben babama hayır Dedim hatırlamıyorum Babama hayır dedim hatırlamıyorum ben Ben şeyhime hayır dediğimi hatırlamıyorum Ben şeyhime olmaz dediğimi hatırlamıyorum Hatırlamıyorum bakın Sufinin safı Aptalı Şeyhine çarpar Allâh muhâfaza eylesin. Şeyhe hayır denmez Haklısın haksızsın. Bazen bana derler ki Caffer, Hüseyin, Adnan daha önce öyle dedi bazıları daha önce öyle dedi bazıları üçünü ayırmıyor yanında üçünü ayırmıyor yanında Bir gün birine dedim Bir gün birine dedim Sen dedim denemediğimi zannediyorsun.
Sen dedim denemediğimi zannediyorsun. Bu böyle durdu Bana kaç sefer hayır dediğini söyleyeyim mi sana dedim Şurada hayır dedim Kaldı mı?
Aile Hâtırâları — Cevdet Sohbeti, Araba Alma ve Damatların Sıralanması
Daha ben onlardan hayır Kelimesi duymadım dedim Ne yapalım dedim de Anlatırlar Örneğin Hacı Erkan’ın hayır Dedim hatırlamıyorum yöneticileri söylüyorum Hiç hiç Mesela Cevdet hayır Dedin hatırlamıyorum Hatta Cevdet’in diyorum şu arabayı alacağım Duruyor Ne yapalım Diyorum anlatıyor o araba sana gelmez Uzun yola gelmez şöyle olur böyle olur Dinliyorum ben onu. Hatta bir gün abim dedi ya neden böyle yapıyorsun dedi. Ona öyle söylüyorum dedim Bu arabayı alacağım diyorum ben. Şimdi bu arabayı tamam diyecek o vakit Diyor ben şimdi Cevdet hakkını helal et Diyor cevdet şunu alalım bak. Şimdi öbür gün dedim ya alacağım diye Onu almasın diye bunu alalım diyor. Bak bir tane opel neydi o Insignia Cevdet’in saçları dikiliyor Insignia alacağım diye Ucuz arabalar var.
Şimdi İnsanlar normalde Kendince Heva hayatının hiçbir Alanında Heva hevesi kaptırmayacak kendisini Nefsine kaptırmayacak Ne yapacak o heva Hevesinden kurtulacak O çünkü hala da Mugeylandikanını ve kumsalamayı Diyorsun Hala da heva hevesi meylediyorsun. Hala da ben iyi dervişim diye caka satıyorsun. Hala da ben şeyh olmam lazım diyorsun. Hala da şeyhlik İstiyorsun Hala da kapı kapı dolaşıyorsun. Kim bana şeyhlik verecek diye Böyle söylüyorum kim söyledi ona diyor. Benim şeyhlik aradı mı Dergah’tan değil O kendini biliyor Bu neden oluyor Heva hevesinden oluyor Bu nefisten oluyor O vücut nefis Onda tecelletmiş Nefse uyumuş bir vücut Heva hevesi koşturuyor Gösterişe koşturuyor Şata ata şata fata koşturuyor Nefsinin emrettiği yere koşturuyor Nefis neye emrediyorsa o tarafa koşturuyor Nefis ne istiyorsa O tarafa koşturuyor Kendi nefsine uygun eş Nefsine uygun şey Nefsine uygun dünya Nefsine uygun bir din istiyor Nefsine uyacak.
Onun nefsine uyacak şeyh de. Onun nefsine uyacak şeyh onun nefsine uymazsa Şeyh de şeyh değil Ya ne olacak ki Peygamberi peygamber olarak gördü mü Ebû Cehl Görmedi Utbesi Şeybesi Peygamber olarak gördü mü Görmedi Ayı yardı eliyle Cenâb-ı Hak mucize verdi ona Peygambere sallallâhu aleyhi ve sellem’e amcası. Bakın amcası Amcası Dedi ki bu kuyudan beni Çıkarırsa Muhammed çıkarır dedi. Gidin ona haber verin ipler attılar Uğut Bey Bir türlü amcası Ebû Cehl Bir türlü kuyudan çıkaramadılar Oradan haber verdi dedi ki Gidin benim yeğenime söyleyin dedi. O beni gelir buradan çıkarır Geldi dedi ki yeğenim Beni buradan dedi çıkar Hazret-i Peygamber sallâllâhu aleyhi ve sellem Hz. onun müslüman olmasını istiyor Cömert Kureyişin en cömertlerinden birisi Yeğenim oldu diye binlerce deve Binlerce koyun kesti Dağıttım Ekke’de Öyle cömert Hz.
Peygamberin de amcası O da istiyor ki o İslam olsun. Kuvvetlensin İslam Din kuvvetlensin. Dindarlar kuvvetlensin. Diye istiyor Dedi ki ey amca Seni buradan çıkarırsam Benim hafızam Kuvvetlensin Beni buradan çıkarırsam Benim hak peygamber olacağıma inancan mı. Evet dedi inancam Kafirler yalancıdır sözünde durmaz Vefasızdırlar Müşrikler Vefasızdırlar sözünde durmazlar Hazret-i Peygamber sallâllâhu aleyhi ve sellem Hz. Allahuekber dedi. İki reket namaz kıldı Daha o zaman namaz farz değil. Ama Hazret-i Peygamber sallâllâhu aleyhi ve sellem Hz. gece namazı farz O kılıyor namaz Gündüz de namaz kılıyor Hazret-i Peygamber efendimiz Sıkıldığında daraldığında Problem olduğunda. Ama şükür olarak ama hant olarak Namaz kılıyor Hazret-i Peygamber efendimiz teheccüh namazı ona farz Teheccühü kılıyor gece.
Ama gündüz de namaz kılıyor Beytullah da namaz kılıyor Hazret-i Peygamber namaz Medîne-i Münevvere Farz oldu orada namaz kılmaya başlamadı Hazret-i Peygamber efendimiz. Çünkü o namazı kılıyor O esnada iki reket namaz kıldı Hemen kuyunun yanında Allâh’a yalvardı dedik Ya Rabbi yardım et Bunun buradan çıkmasına vesile olsun. Elini uzattı Uğurgan hap halat değil Merdiven değil Elini uzattı dedi tut elimi Elini tuttu Ebû Cehl Bismillah Ebû Cehl dışarıda Kuyudan dışarıda Dedi ki ey yeğenim Dedi şu ayı da ikiye böl Senin peygamber olduğuna zedi Allâh Resûlü sallallâhu aleyhi ve sellem Allâhu Ekber tekrar namaza durdu İki rekat namaz kıldı Allâh’a yalvardı Ya Rabbi dedi. Onun İslam olmasını istiyor Ay ikiye bölündü Dedi ki Vallahi de billahi de senin tam bir büyücü olduğuna Inandım dedi.
Hidayet eden Allâh Hidayet edici o hevâ-hevesine uydun Nefsine uydun Heva hevesinin peşinde Koşuyorsun Nefsinin istediği yerlerde Koşuyorsun Sonra bir de kendi kendini düşünüyorsun üstadımızda Para yok o yüzden böyle söylüyor Değil Ben sana hakikati anlatıyorum Marka budalası olma Ben sana hakikati anlatıyorum Şatata şatafata Gösterişe düşme Bu dünya geçici Ben sana hakikati anlatıyorum Gidip de 50 bin liraya Çant alacağına 50 bin liraya çant alacağına Git fakir fukaraya Yemin ediyorum cenneti Satın alırsın. Sen gidip bilmem kaç bin liraya Ayakkabı alacağına Git bir fukaranın cebine Bir 500 liraya koy Bin liraya koy Bilmem nerede tatil yapacağına Bir fukarayı gözet Bir yetimi gözet Bir dulü gözet Bir fukaranın karnını doyur Ne dedi.
Musa’ya Musa’ya Musa’ya Ne dedi. Musa’ya Bir fukaranın Karnını doyurursan beni doyurmuş olacaksın dedi. Bir hastayı ziyaret edersen Beni görecen yanında dedi. Bir çıplığa Giydirirsen beni giydirmiş olacaksın dedi. Şimdiki Çıplakları bahsetmedi Yokluktan dolayı Önceden insanlar Giycek bir şey bulamaz mı Yokluktan Giycek elbise bulamazdı Önceden insanlar. Şimdi Ne yazık ki öyle değil. Ama insanlar hamd etmiyorlar Şükretmiyorlar Ne yazık ki insanlar Hala da israf peşinde koşuyorlar Allâh muhâfaza eylesin. O yüzden sen bu kafayla Sen bu diken bahçesinde dolaşırken Sen habire de diken yerken Sen bu diken bahçesinde dolaşırken Sen habire de diken yerken Kurma niyetine Sen nereden gül kokusu alacaksın.
Sen nereden gül bahçelerine gireceksin. Mümkün değil Allâh muhâfaza eylesin. O yüzden Sen kendini bir şey zannetmekten vazgeç de Tevazu sahip ol Sen Şöhrete düşmekten Şan şatafata düşmekten Vazgeç, sen gösterişten Vazgeç, sen annene babana Asi olmaktan vazgeç Sen eşini kırmaktan Vazgeç, sen çocuklarını Kırmaktan ezmekten vazgeç Arkadaşlarını kardeşlerini Kırmaktan vazgeç Büyüklerine karşı saygılı ol Küçüklerine karşı merhametli ol İnsanlarla iyi geçin Anne babanla iyi geçin Eşlerinle eşler arasında İki eş iyi geçinin Karı koca iyi geçinin Çocuklar, gençler Anne babalarınızla, arkadaşlarınızla İyi geçinin Serkeşlik yapmayın Geçiyor bu dünya Günlerde geçiyor Bir bakıyorsunuz ki Yaşlar gelmiş geçmiş Ben bazen Arkadaşların çocukları evleniyor Bakıyorum Allâh’ım diyorum ya Bu diyorum derviş olduğunda 19 yaşındaydı 20 yaşındaydı.
Şimdi diyorum çocuğunu evlendiriyor Torunları var Bayramda Adnan’a dedim bizim Dedim Adnan senin evlendiğin günü biliyorum dedim ya Bütün böyle çocuklar, torunlar, gelinler, damatlar sıralanınca
Hevâ-Hevese Uyanın Manevî Bahçeden Mahrûmiyeti — Sufî Sebât Niyâzı
Dedim evlendiğin günü biliyorum dedim ya Ya bakıyorum ben öyle Ben diyorum geçmiş günler. Şimdi Hacı Mehmet’in oğlan gülüyor burada Nikahını kıydım ben onun Ya ben de oğlanın oğlanı gülüyorum Ya ben de oğlanın oğlanı gülüyorum Ya ben de oğlanın oğlanı gülüyorum Tam da nikahına kıydım ben onu Evlendirdi adam çocuklarını Torun oldu mu Bak iki tane torun sahibi olmuş bir de Benim nezdimde hep dünkü çocuk o da bu bende de büyümüyor dervişler Bakıyorum hacı arkana, geçen gün böyle inceledim, ne o? Saçı sakalı ağırmış dedim hacı arkam benim yüzümden ağırdı. Değil mi? Nâki senin de ben beyaz oldu değil mi ya? Değil mi? Kapkaraydı. Benim yüzümden yavrum yapacak bir şey yok. Arkanda atik mi var orada?
Atik kalk yavrum bakayım, bak saç sakalı ağırmış bak atik. Atıyı Allâh’ın emrini ben gittim koydum ya. Baktığım zaman geçmiş her şey. Otur atik Allâh razı olsun. Nâkı Neylâ ağabey. Bakıyorsun geçmiş gidiyor her şey. dün gitti, gitti bakın. Gençliği geri getirebilmek mümkün mü? Şimdi bu saydığım kimselerin gençlikleri dergahta geçti. Bu görünmüyor göze. Hüseyin kaç yaşındaydın? 21 yaşında. Avrupa üçüncüsü güreşçi. Türkiye kaçıncısıydın? Birkaç tane birincilik var. Şimdi amcanın oğlun da karnı kabaracak. Ben onu devirdiydim diyecek. Ha Ali? Nerede Karadağ? Sen devirdim içtin değil mi onu? Ha? Söyle söyle. Hüseyin en son kim yendi? Nasıl nasıl? En son sen yendin. Yenilmişsin lan en son. Bana göze diyor yenilmedim diyor.
Adam ne? Yendim diyor adam şimdi. Nefse ne zor geliyor yenilmek. Nefse çok zor geliyor. Boş ver adam Avrupa üçüncüsüydün değil mi Hüseyin? Ulan yenildiğin adam Avrupa üçüncüsü lan. öyle tırı vuru bir insana yenilmedi sonuçta. Sen kaç yaşındaydın? Askerden geldin. Ha kaç yaşındaydın? Ya o sene filanca olduydu. Lan askerden gel dedin. Ben sana askerliğini sormuyorum. Lan nafızı geçti bu. Nafız kaç yaşındasın? Yok mu nafız oralarda? Allâh’ım nafızı gördün mü halbuki orda ya? Orda gördüm nafız yok mu orda gerçekten? Yusuf yok mu yanında nafız? Bundan sonrasını konuşmayayım. Hayallemişim ben. Nafızı orda gördün sen tamam hayallemişsin tamam bitmişsin. Nafızı orda gördün sen tamam hayallemişsin tamam bitmişsin.
Demek adam burda. Bana göre burda. Vay bu adam ne oldu ki böyle ya? Adam burda ya. Vay kurban eyvah vay. Sorsaydım ona diyecektik kaç yaşındasın? Bilmiyorum. Allâh iyilsin inşâallâh. Şimdi gençlikleri burda geçmiş onların. Heva heves çekti mi insanı duramaz burda. O nefisle mücadele lazım. Nefisle mücadele ederekten o heva hevese kaptırmıcak kendini. Hatası olur kusuru olur yanlışı olur. Eksi olur ama o kimse hevâ-hevesine düştü mü çeker gider. Rabbim muhafaza eylesin. Âmîn. O yüzden o zaman çeker giderse hevâ-hevesine uyarsa nefsine uyarsa o gül bahçesinde gül kokusu alamaz. O bahçenin kokusundan mahrum kalır. Rabbim bizi onlardan eylemesin inşâallâh. Âmîn. Saat 11 olmuş muhabbet güzeldi ama buraya kadardı.
Hakkınızı helal edin. Helal olsun. Allâh razı olsun.
Kaynakça ve Referanslar
- Gül Bahçesi Mecâzı (Sufî Estetiği): Sufîlerde «gül bahçesi» (gülşen-i ma’rifet) — Sa’dî-i Şîrâzî, Gülistân; Mevlânâ, Mesnevî 1. Defter (gül-bülbül mecâzı); Hücvîrî, Keşfü’l-Mahcûb; «manevî gül kokusu» — Necmüddîn Kübrâ, Fevâihü’l-Cemâl; «hevâ-heves’e uyanın bahçeden mahrûmiyeti» — İbn Atâullah, el-Hikem; modern okuma — Mahmud Erol Kılıç, Sûfî ve Şiir.
- Zekât Toplama ve İslâm Devleti: Zekâtın bir taraftan vermek ve diğer taraftan toplamakla mes’ûl Müslüman devleti — Tevbe 9/103; «umile aleyhâ» — Tevbe 9/60 (sekiz sınıf): «el-fukarâ ve’l-mesâkîn ve’l-âmilîne aleyhâ»; zekât memuru — Buhârî, Zekât 53; Müslim, Zekât 99-101; Hz. Ebû Bekir’in zekât savaşı (Riddet) — Buhârî, Zekât 1, İ’tisâm 2; Müslim, Îmân 32-33 (20-21); modern Müslüman devletinin zekât kurumu — Hayrettin Karaman, Mukâyeseli İslâm Hukûku; Vahbe ez-Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslâmî 2/750-810.
- Mü’minin Günlük Hayât Disiplini: Mü’minin günlük rutini ve sünnet âdâbı — Buhârî, Daavât 3-15; Müslim, Zikr 1-30; «sabah-akşam zikri» — Ahzâb 33/41-42; «yatmadan önce salavat ve istighfâr» — Buhârî, Daavât 1-12; modern Müslüman günlük disiplini — Mahmûd Es’ad Coşan, Tasavvuf Yolu; Mahmud Sâmî Ramazânoğlu, Musâhabe; «vakit denetimi» — Asır 103/1-3.
- Mürşidin Hayat Tecrübeleri ve İbret Dersleri: «el-mer’ü mea men ahabbe» — Buhârî, Edeb 96; «hâtırât ile irşâd» — Sühreverdî, Avârifü’l-Maârif; Mevlânâ, Mesnevî kıssaları; modern Karabaş hâtırâtı — Mustafâ Özbağ Efendi sohbetleri; İrşâd Dergisi hâtırâtı; «yaş ile birlikte gelen tecrübe» — Bediuzzaman, Lemalar; Hayrettin Karaman, İslâm’ın Işığında Günün Mes’eleleri.
- Modern İktisâdî Eleştiri (Kredi Kartları, Borç): Faiz haram — Bakara 2/275-279; Âl-i İmrân 3/130; Rûm 30/39; Nisâ 4/161; modern bankacılık ve faiz — Hayrettin Karaman, Helâl ve Harâm; Vahbe ez-Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslâmî; kredi kartı kullanımının fıkhî hükmü — Hayrettin Karaman, İslâm’ın Işığında Günün Mes’eleleri; «harcama disiplini» — A’râf 7/31; İsrâ 17/26-27; modern müslüman ekonomisi — Sezai Karakoç, Diriliş Neslinin Âmentüsü.
- Aile Hâtırâları ve İbret Dersi: Aile hayâtının tasavvufî değeri — Tahrîm 66/6; Lokman 31/12-19; Buhârî, Edeb 1-15; Müslim, Birr 1-15; «hâtırâlardan ibret almak» — Yûsuf 12/111 («fî kasasihim ibratün li-uli’l-elbâb»); Mevlânâ, Mesnevî kıssaları; Sühreverdî, Avârifü’l-Maârif; modern uygulamalar — Mahmûd Es’ad Coşan, Tasavvuf Yolu; Mahmud Sâmî Ramazânoğlu, Musâhabe.
- Hevâ-Heves Tehlikesi ve Manevî Sebât: «efe-raeyte meni’ttehaze ilâhehû hevâhu» (Câsiye 45/23); Furkân 25/43; Sa’d 38/26; Hârith el-Muhâsibî, er-Riâye, bâbu hevâ; «hevâ-i nefs»in tehlikesi — Bediuzzaman, Lemalar 17. Lema; «manevî bahçeden mahrûm kalmak» — İbn Atâullah, el-Hikem; Necmüddîn Kübrâ, el-Usûlü’l-Aşara; «sebât niyâzı» — Âl-i İmrân 3/8; Bakara 2/250.
- Karabaş Silsilesinde Mürşidin İbret Hâtırâları: Mustafa Özbağ Efendi silsilesi — Mustafa Kara, Türk Tasavvuf Tarihi Araştırmaları; Çorumlu Hacı Mustafâ Anvarî → Nevşehirli Abdullâh Gürbüz → Hacı Haydar → Hacı Bekir Baba → Mustafâ Özbağ Efendi silsile zinciri — İrşâd Dergisi hâtırâtı; modern Karabaş hâtırâtı — Mahmûd Es’ad Coşan, Tasavvuf Yolu.
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.
İlgili Sözlük Terimleri: Mürşid, Zikir, Nefs, Sünnet, Şeyh, Silsile, Muhabbet, Şükür. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı