Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Soru/Cevap ·

2020 Soru-Cevap #51 — Ramazan, İbâdet ve Aile Mes’eleleri

Mustafa Özbağ Efendi'ye sorulan soru ve cevabı: 2020 Soru-Cevap #51 — Ramazan, İbâdet ve Aile Mes’eleleri. Tasavvuf, ahlâk ve günlük hayata dair açıklama.


Giriş: Ramazan ve Hadîs İnkârcılığı

Selamun aleyküm. Hepinize hayırlı akşamlar. Allah gecenize hayırlı eylesin. Gündüzünüze hayırlı eylesin. Ömrünüze hayırlı eylesin. Şimdiden Ramazân’ın şerifiniz mübarek olsun. Allah’tan bir şey gelmezse perşembe günü yine inşallah canlı yayın yapacağız ama her ihtimale karşı ne olur ne olmaz diye şimdiden Ramazân’ınızı mübareklemek istedim. Malum perşembeyi Cumaya bağlayan gece sahura kalkacağız. Allah izin verirse inşallah. Cumaya gün Ramazân’ın ilk orucunu tutacağız. Allah’tan bir şey gelmezse. Herhalde bu Ramazân böyle giderse evlerde geçecek. Çünkü bu virüsle alakalı devletin koymuş olduğu çizgiye, devletin uyguladığı standartlara uyguladığı bu noktada kısıtlamalara, yasaklamalara uymak zorundayız.

Yasaklamak demiyorum çünkü hepimiz için gerekli olan şeyler sağlığımız için, toplumun sağlığı için, gelecek nesillerin sağlığı için önemli. Çünkü bu dolaşan ne olduğu belli olmayan bu hastalık artık biyolojik bir silah mıdır? Yoksa bir virüs müdür? Ney diye belirsiz bu hastalığın ne zaman nerede nasıl patlak vereceği belli değil. Şu ana kadar Türkiye Cumhuriyeti Devleti bütün her şeyiyle iyi mücadele etti. Bu iyi mücadelenin sonu inşallah hüsranla bitmemesi için devletin önergelerine, devletin yönetmenliklerine uymaya gayret edelim. Biz de gayret ediyoruz. O yüzden vakıf olarak bütün aktifliğimizi pasifize ettik, pasif hale getirdik. Hiçbir yerde ders yapılmıyor. Biz de burada canlı yayınlarla kardeşlerin veya takipçilerimizin bu noktada sorularını cevap vermeye gayret ediyoruz.

Eğer inşallah olursa Perşembe ve Cumartesilerde bu canlı yayınımız devam edecek inşallah. Allah’tan bir şey gelmezse. Bugünkü sohbeti oruca ayırdım. Çünkü malum gelen Ramazân ayı. Öyle olunca Ramazân ayıyla alakalı sohbet edelim. Oruçla alakalı sohbet edelim diye düşündüm. O yüzden bu gece oruç, orucun bu noktada oruçla alakalı âyet, hadîs. Ondan sonra da inşallah zaman kalırsa ki kalır. Sorularınıza geçmeye gayret edeceğiz inşallah. Bakara âyet 183. Demek ki oruç bizden önceki ümmetlere de farz kılınmış. Ve Allah’tan sakınmamızın bir göstergesi, Allah’tan korkmamızın bir göstergesi, Allah’a imanımızın bir göstergesi olarak Cenâb-ı Hak geçmiş ümmetlere farz kıldığı gibi bizlere de farz kılınmış.

Tabi rivayet edilir ki bizden önceki ümmetlerde daha önce oruç üç günmüş. normalde bizde sünnet olan ayın başında, ortasında, sonunda veyahut da 14. 15. 16. sınıfta tutmak gibi normalde böyle geçmiş ümmetlerde de üç gün oruç tutulurmuş. Tabi bu üç gün oruç tutmakla alakalı da Nuh Aleyhisselâm’dan itibaren var olduğu söylenir. Rivayetlerde öyledir. Nuh’tan önceye dair bir rivayete rastlamadım. Nuh Aleyhisselâm’dan öncesiyle alakalı. Nuh Aleyhisselâm’la alakalı Nuh’tan itibaren bütün ümmetlere bu noktada oruç farz kılınmış. Bize de Cenâb-ı Hak farz kılmış. O yüzden Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri Ramazân ayına bu noktada çok ehemmiyet verir, çok önem verirmiş. Resûlullah Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri oruçla alakalı İbrahim’in sabiteleri Ramazân’ın ilk gecesinde indirildi buyurur.

Ramazân ayı bu noktada o yüzden mübarek İbrahim Aleyhisselâm’a indirilen zebur Ramazân’ın ilk gecesinde indirilmiş. Malum Tevrat Musa Aleyhisselâm’a indirildi. O da Ramazân’ın 6. gecesinde indirilmiş. Malum İncil’de Hz. İsa Aleyhisselâm’a indirilmişti. O da Ramazân’ın 13. gecesinde indirilmiş. Bu rivayet enteresan. Ramazân’ın içerisinde Kadir Gecesi de aranıyor ya 23. de 25. de 27.sinde. Bu rivayette enteresan İmam-ı Hanbel nakletmiş bu hadîs-i şerifi. Ramazân’ın 24. gecesinde indirilmiştir diyor. Hazret-i Peygamber’e Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri’ne Kur’ân-ı Kerim’in indirilmesi de Ramazân’ın 24. gecesi. Ramazân’ın son 10 gününde Kur’ân-ı Kerim Hazret-i Peygamber’e Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri’ne indirilmiş.

Tabii bu normade ondan öncesine kadar Hazret-i Peygamber’e Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri hem Mekke döneminde oruç tutardı hem Medîne-i Münevvere’ye geldiğinde de zaman zaman oruç tutardı. Hazret-i Peygamber’e Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri oruçsuz değildi. Ama Ramazân orucunun farz kılınması Medîne-i Münevvere dönemindedir. Medîne-i Münevvere’de Ramazân orucu farz kılınmış. Tabii oruç hem Ümmet-i Muhammed için hem de daha önceki ümmetler için en önemli ibadetlerden birisi. İnsanın nefsini tezkiye eden, terbiye eden, insanı Allah’a yaklaştıran, Allah’a kulluğunun gösterildiği, Allah’a kul olmanın idrak edildiği önemli ibadetlerden birisi. Yılda bir sefer Ramazân’dan Ramazân’a ama bazen 30 ama bazen 29, 31 olması mümkün değil.

Müslümanların bu ibadeti yerine getirmeleri farzdır. Ebu Yala İbn-i Abbas’tan rivayet ediyor. İslâm’ın direği ve dinin kuralı üçtür. İslâm bu üç esas üzerine kurulmuştur. Her kim inkar suretiyle bunlardan birini terk ederse kanı helâl ve kafirdir. Bunlar da Allah’tan başka ilah olmadığına şehadet etmek, beş vakit namaz kılmak, Ramazân orucunu tutmak. Burada şimdi İslâm’ın şartı beş ama normalde bu hadîs-i şerifte zekât paraya bağlı, haç paraya ve sağlığa bağlı ibadetler. O yüzden zekât ve haç paraya ve sağlığa dağılır ibadetler olduğundan dolayı bu hadîs-i şerifte bu ikisi bahsedilmemiş. Kelimeye şehadet getirmek bir kimsenin Müslüman olduğunun göstergesidir, cehri olarak. O kimse Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resuluhu diyorsa o kimse Müslümandır.

Veya ben Muhammediyim dese o kimse Müslümandır. Veya da ben Muhammediyim Müslümanım dese o kimse Müslümandır. Veya da ben Müslüman bir kitleyi görse, Müslüman bir kitleye hitap etse ben de sizin inandığınız gibi inanıyorum dese o yine Müslümandır. Veya namaz kılan bir kimse bu manada Muhammediy olarak namazını kılıyorsa Müslümandır. Bir kimse oruç tutuyorsa Muhammediy olarak o Müslümandır. Ama burada önemli olan birinci şart kelime şehadet getirmektir. Bir kimse kelime şehadet getirdiyse onun kanı diğer Müslümanlara dökmek zulüm olur, harâm olur. Allah muhafaza eylesin onun malı, onun canı, onun namusu, onun aklı, onun her şeyi artık kutsal noktada olmuş olur. Siz ona kılıç çekemezsiniz, siz ona dil uzatamazsınız, siz onun kanını dökemezsiniz.

Bunları böyle özellikle söylüyorum ki bu Suriye’de, Irak’ta orada bir terör estiren bir dayiş denilen bir terörist örgüt vardı. Veya şu anda dünya üzerinde Müslümanların eksiktikleri noksanlıkları yüzünden Müslümanlara kafir diyen, Müslümanları küfür ehli gibi gören Selefi vahabi takımı var. O yüzden diyorum bir kimse dininin hükümlerini bilemeyebilir, dininin hükümlerini işleyemeyebilir de, dininin hükümlerini işleyemedi veya işlemedi diye biz onu küfür noktasında görmememiz lazım, göremeyiz de. Bu noktada ehli sünnet, ehli sünnet deyince İmam Azam, İmam Şafi, İmam Malik, İmam Hanbeli ve onların akahet imamları bu noktada bilhassa İmam Azam Hazretleri ve İmam Maturdu bu konuda çok ehemmiyetli durmuşlar.

Mesela hanefiler bu noktada öyle keskin dururlar ki bir kimse namazda kılmasa, oruçta tutmasa, inkar etmediği müddetçe, niçin bu amelleri işlemedi diye zorlanmaz ve aynı zamanda da o kimse küfürle yaftalanmaz, küfürle o tehdit edilmez, küfürle o tecrid edilmez, küfürle o asla var, asla aynı noktada tutulmaz. Ama gelin görün ki ne yazık ki böyle sonradan İslâm’ın içerisine giren bidatlardan dolayı ve bidat topluluklardan dolayı, la la ilahe illallah Muhammed’e Resûlullah diyen Müslümanlar küfürle yaftalanmakta, küfür ehli gibi görülmekte. Suriye’de, Irak’ta görüldüğü bunlar kıyamet helameti. Müslümanların kanlarını, namuslarını, mallarını, kendilerini helalat ettiler ki bu çok acımasız ve vahşi bir şeydi.

O yüzden bir kimse orucun farzını inkar etmediği müddetçe, namazın farzını inkar etmediği müddetçe, kelime-i şahadetin farz olduğunu inkar etmediği müddetçe o kimse bir küfür ehlidir diyemeyiz. Demek ki İslâm’ın en önemli üç esası kelime-i şahadet getirmek eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammed’e abduhu ve resuluhu demek. Beş vakit farz namazı kılmak, otuz Ramazân farz orucunu tutmak ve bunları bir kimse inkar etmezse yerine getiremeyebilir. İbadet olarak hem namazı hem orucu ibadet olarak yerine getirmese de o kimse Müslümanlardan sayılır ve bu üç esası İslâm dini için çok önemlidir. Bir hadisi kutsi var. Bu hari ve müslimde geçiyor oruçla alakalı. Ademoğlunun her ameli kendisindir.

Oruç hariç. O benim içindir. Onun ecrini ben vereceğim. Oruç ateşe karşı bir kalkandır. Sizden biriniz oruçlu bulunduğu günde kötü söz söylemesin, kavga etmesin. Şayet biri onu söver veya sataşırsa ben oruçluyum desin. Muhammed’in nefsini kudret elinde bulunduran Allah’a yemin ederim ki muhakkak oruçlunun ağız kokusu Allah katında mis kokusundan daha hoştur. Oruçlunun iki sevinci vardır. Bunlardan birisi iftâr ettiği zaman, diğeri de orucunun sevabıyla Allah’a kavuştuğu andır. Bu hari mislim. Kıymetli kardeşler, bütün amelleri Cenâb-ı Hak kulun kendisine atfetmiş. Namazı kendiniz için, haccı kendiniz için, zekatı kendiniz için diye söylüyor. Buradan bu anlaşılmasın. Çünkü bütün ibadetler Allah içindir.

Bütün ibadetlerin sevabını verecek olan da Allah’tır. Bütün ibadetlerin yapılacağı mekan, makam bu noktada hedef Allah’tır. Biz Allah’ın evinde Allah’a namaz kılarız. Mescidler Allah’ın evidir çünkü. Biz Allah’ın beytinde Cenâb-ı Hak’a haç vazifemizi yerine getiririz. mekan olarak beytullah da Allah’ındır bu manada. Mescidler de Allah’ındır. Çünkü mescidler kulların veya birilerinin malı ve makamı değildir. Velev ki birisinin şahsi malı olsa dahi. Orası Allah’ın mescidleridir. Çünkü Bakara’da kim Allah’ın mescidlerinde Allah’ın zikrini yasaklarsa onlardan daha zalim kim olabilir der. O yüzden mescidlerde namazı yasaklamak bu hastalıktan dolayı bu ayrı. Mescidlerde namazı yasaklamak, mescidlerde Allah’ın zikrini yasaklamak.

Kur’ân ve Kur’ân’ın hükümlerini yasaklamak büyük günah kebaldir. O yüzden bunları yasaklayanlarla alakalı daha zalim kim olabilir denmiştir. Ne yazık ki tabi bugün için günümüzde camiler, mescidler tam anlamıyla Allah’ın evi gibi idrak edilmese de ve o statüde tutulmasa da namaz kılınan bütün camiler Allah’ın evi hükmündedir. Ve Beytullâh da Allah’ın evi hükmündedir. Oradaki imamı, oradaki müezzini, oradaki herkes Allah için orada olmalı ve Allah için ibadet etmeli. Ve Allah’ın evinde olduğunu şuurunda olmalı. Camiye giren herkes Allah’ın evinde olduğunu şuurunda olmalı. Orada oğlun nasıldı, kızın nasıldı, torunun nasıldı, emekli maaşı bu kadar mıydı? Hükümeti yıkıp hükümeti kurmaya çalışmamalı.

Orası Allah’ın evi. Orada Kur’ân-ı Kerim okunmalı, Hadîs-i Şerifler okunmalı, Fıkh okunmalı, Allah zikredilmeli. Orada din ve dinden olan şeylerle iştigal edilmeli. Mescidlerin içerisinde dünya ile alakalı, heva hevesle alakalı, şeytaniyetle alakalı bir şey olmamalı sebep. Çünkü orası Allah’ın evi. İnsanlar büyük bir edeble, büyük bir terbiyeyle oraya girmeli. Oradaki imam efendiler, oradaki müezzin efendiler bunu sağlamalılar. Kürsülere çıktıklarında heva heveslerinden konuşmamalılar. Kürsülere çıktıklarında, minbere çıktıklarında orasının Hazret-i Peygamber’in makamı oldu. O makamda Hazret-i Muhammed’i Mustafa’yı temsil ettiklerini idrak etmeliler. O yüzden imam ve müezzin efendiler de Allah’ın evine yakışır bir şekilde hareket etmeliler.

Ve camilere giren Müslümanlar da Allah’ın evine girdiğinin şuurunda olmalı ve öyle hareket etmeli. Etrafındaki insanlarla gülüşmemeli, etrafındaki insanlarla boş muhabbet etmemeli. Cep telefonlarında maillerine bakmamalı, cep telefonlarında mesajlarına bakmamalılar, cep telefonlarını kapatmalılar. Ve bu kısacık o cami zamanını derin bir şekilde değerlendirmeliler. O yüzden Allah’ın evlerinde Allah’a namaz kılınır, Allah’a ibadet edilir. Hac da Allah’ın beytidir, Allah’ın evidir. O yüzden orada da Allah’a ibadet edilir. Sadece Allah konuşulur, sadece Allah zikredilir. Bunu özellikle camilerle ve beytullahla alakalı bir gizirgah yaptım. Çünkü ümmet-i Muhammed şu anda camilere giremiyor, ümmet-i Muhammed şu anda beytullah’a giremiyor, ümmet-i Muhammed şu anda medineye, münevvereye giremiyor.

Gelin, tövbe edelim. Camilerde yaptığımız edepsizlikleri, camilerde yaptığımız nahoş hareketleri gözümüzün önüne getirelim. Ve bu korona günlerinde eve hapsedilmişken tövbe edelim. Diyelim ki biz camiye gittiğimizde yanımızdaki kimseyle kavga ettik, yanımızdaki insanla iş konuştuk, yanımızdaki insanla tüccarlık konuştuk, yanımızdaki insanla emekli maaşını konuştuk, boş muhabbetler konuştuk. Bakın şimdi camiye de giremiyoruz deyip tövbe etsinler. Veya beytullah’a hacca gidenler, beytullah’a ömreye gidenler, beytullah’ta nasıl hatalar yaptık, nasıl yanlışlıklar yaptık, nasıl eksiktikler yaptık ki biz şu anda ümmet-i Muhammed olarak beytullah’ı tavaf edemiyoruz. Ve ümmet-i Muhammed olarak beytullah’tan uzağız.

Biz hangi ahlaksızlığı yaptık, hangi yüzsüzlüğü yaptık, hangi şuursuzluğu yaptık, hangi günahı işledik ki biz beytullah’tan uzağız şimdi. Bakın medine-i münevvere’den uzağız. Biz hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünnetlerini terk ederken, hazreti Muhammed Mustafâ’nın ayak izlerini terk ederken, şimdi biz hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin mescidinin kapısından içeri giremiyoruz. Ve hadisleri inkar eden, hadisleri inkar eden, tamamını inkar eden, o inkarcı soysuzları biz alkışladık mı? O inkarcı soysuzları biz gülüp geçtik mi? O inkarcı soysuzları biz destekledik mi? Kendi kendimizi bunu düşünelim. Ve diyelim ki biz Allah Resulü sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin hadisleri ve sünnetleriyle alay edilirken, hadislerini ve sünnetleri inkar edilirken biz kendi hayatımıza devam ettik, heva hevesimize devam ettik.

Birisi kalktı, bir devesi dini aldı, kavanozun içerisinde televizyonlara çıktı. Biz onu telin edemedik. Kardeşim sen ne yapıyorsun? Bu senin yaptığın doğru olmuş olsa dahi, hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretinin yoluna zarardır. Hadîs-i şeriflerine zarardır. Sünnet-i seniyyesine zarardır deyip biz onu inkar edemedik. O alayvari bir şekilde televizyonlara çıktı. Devesi’di, şifaymış dedi, alay etti. Bilemedi meselenin ön yüzünü. Çünkü kendisi bir hadîs alimi değildi. Kendisi bir Kur’ân alimi de değildi. Kendisi bir din alimi de değildi. Kendisi neydi? Bir sosyologdu. Bir sosyolojinin peşine düştük biz. Bu Mehmet okuyanlar, bu normalde daha isimlerini sayamadığımız bir sürü zevat televizyonlara çıktılar.

Ve televizyonlarda, Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretinin hadîs-i şeriflerine ve sünnet-i seniyyelerine olanca lafları söylediler. Acaba biz onlara karşı sustuk. Onları haklı gördük. Onları normalde destekledik. Onları normalde herhangi bir kalbimizden dahi buğuz etmedik. O yüzden mi Medîne’ye münevere bize küstü? Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri bize küstü de biz Medîne’ye münevereye giremiyoruz. Kendi kendimize bunu, kendi kendimize bizim bir hesaba çekmemiz lazım. Nerede bir sünnet-i seniyye inkar edildi de ümmet-i Muhammed sustu. Nerede Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin hadisleriyle alay edildi de ümmet sustu. Ve Cenâb-ı Hak ümmete hem Medîne’ye münevere hem de Beytullâh’ın hem de camilerin kapasını kapattı.

Bakın şimdi ezan okunuyor ve namaza gidemeyeceğiz. Camiler kapalı. Ha hoş diyeceksiniz ki camiler açıktı da çok mu namaza giden vardı? Yoktu. Camiler açıktı da çok mu cemaate devam eden vardı? Yoktu. Camiler açıktı da sabah namazında kaç saf oluyordu camilerde? Camiler açıktı da yas namazında kaç saf oluyordu camilerde? Camiler açıktı da öğle ve ikindi namazında kaç saf oluyordu camilerde? Bu da işin ayrı bir tartışma konusu. Şimdi kaç kişimiz yakılıp dövünüp yıkılıyor ki camiler kapalı diye? Bu da ayrı bir şey. ibadetler Allah için yapılır. İslâm dininde ibadetler cami için değildir. İbadetler âlimler için değildir. İbadetler şehirler için değildir. İbadetler şahıslar için değildir. İbadetlerin hepsi de Allah’adır.


Camiler, Türk İslâmı ve Korona Dönemi

Fâtihâ-i şerife de İyyâ kenabüdü ve iyyâ kenesta’in deriz. Ancak sana ibadet eder. Ancak senden yardım dileriz deriz. O zaman oruç da Allah’a ibadetlerden en önemli birisidir. Biz orucu Allah için tutarız. Ve Cenâb-ı Hak bunu zaten kendi uhdesine kendi zatına almış. Demiş ki oruç benim içindir. Onun ecrini ben vereceğim. Bütün ibadetlerin bu noktada kendince karşılığında bir sevabı vardır. 3 aşağı 5 yukarı. Ama Cenâb-ı Hak orucun sevabını, orucun karşılığını kendi zatına almış. Kendi zatını aldığı zaman normalde oruç tutan kimse şu kadar sevabı vardır, bu kadar busu vardır deme lüksü yok. Hazret-i Peygamber’in hadîs-i şerifleri var. Ama bir başkasının bu noktada deme lüksü yok. Ve Cenâb-ı Hak diyor ki oruç ateşe karşı bir kalkandır.

Ey kıymetli Müslümanlar! Cehennemden kurtulmak mı istiyorsunuz? Orucunuzu 30 Ramazân orucunuzu tutun. Cehennem ateşinizi söndürmek mi istiyorsunuz? Bakın mübarek Ramazân ayı geldi, mübarek oruç ayı geldi, mübarek Kur’ân ayı geldi. Gelin tövbe edin, 5 yakit namazınızı kılın ve orucunuzu tutun. Ve ne olursa olsun orucunuzu gevşetmeyin. Yok şuram ağrıdıydı da, buram ağrıdıydı da, gerçekten ağrıyorsa, gerçekten hastaysa bir kimse ona söyleyecek bir sözümüz yok. Ama böyle oruçtan kaçmak için, oruçtan böyle yırtmak için, kendi kendinize hastalıklarınızı fazla büyütmeyin. Çünkü başka bir hadîs-i şerîf var. Yalandan bir kimse hastayım der, hastalık uydurursa, hastalık ona bulaşır, gerçek olur onun hastalığı.

Cenâb-ı Hak onun yalanını bu noktada yüzüne vurur. O hasta değilken, hastayım derse o kimse, aslında hastalığı yokken, hastayım diyen bir kimse onunla imtihan olur, hasta olur. O yüzden oruç ayında kendi kendinize hastalık üretmeyin. Kendi kendinize hastalık paranoyası yaşamayın. Yok benim migrenim vardı da, o migrenimden dolayı tutamıyorum. Tut kardeşim, bir gün tut, iki gün tut. Dayanamıyorsan tutma. Allah yardım eder sana, merak etme. Veya hatta çok ağır şeker hastası değilsen, tut kardeşim Ramazân orucunu. Oruç şifa diyor. Hadîs-i şerîf, Tazlet-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri. Oruç şifadır. Kendi kendine de ki, oruç bana şifa alacak da, Ramazân’ı bekle, hastalıklarından şifa olması için.

Ve gerçekten de oruç, insanı maddi manevi temizleyen, maddi manevi insanı bu noktada koruyan bir ibadettir. Muhakkak ve muhakkak orucunuzu tutmaya gayret edin. Muhakkak, bakın muhakkak. Sebep, oruç çünkü cehennem ateşine kalkan, oruç bütün ateşlere kalkan, dünya ateşine kalkan, hastalık ateşine kalkan, âhiret ateşine kalkan, normadik günahlara kalkan, hatalarımıza kalkan, heva ve hevesimize kalkan, her şey kalkan. Çünkü bir Hadîs-i şerîf, Tazlet-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri, kim Ramazân ayını oruçlu geçirirse, geçtiği yılki bütün günahları affolurlar. Başka bir Hadîs-i şerîf’te de kim Ramazân ayını oruçlu geçirirse, ömrünce, bütün ömrünce işlemiş olduğu günahlara affolunurlar.

Kıymetli kardeşler, bunun sebebi ne biliyor musunuz? Ramazân ayının içerisinde Kadir Gecesi var çünkü. O kimse gündüzünü oruçlu geçirdi Kadir gecesini. O kimse beş vakit namazda kılarsa gecesini de namazda olarak geçirdi. Ramazân ayında beş vakit namazınızı bırakmayınız. Yapabiliyorsanız, dört rekat da olsa terâvîh namazı kılınız. Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri bazen iki rekat, bazen dört rekat, bazen sekiz rekat, bazen on, on iki, on, on altı, yirmi rekata kadar terâvîh namazı kıldı. Ümmetime farz olmasın diye baktı ki birkaç gün kıldı, herkes arkasında saf tutuyor, bu sefer evinde kılmaya başladı. Şu anda koronavirüsten dolayı herkes evinde aslında terâvîh namazlarını evlerinde kılanlar gerçek bir sünneti seniye işlemiş olacaklar.

Tam Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretlerinin sünnetini işleyecekler. Çünkü Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri birkaç gün Ramazân ayında Mescidi Nebevi’de terâvîh namazı kıldı. Geri kalan bütün terâvîh namazlarını evinde eda etti, evinde kıldı. O yüzden nafile ibadetlerin evde yapılması, kimsenin görmediği yerde yapılması evladır. Ve bu Ramazân’da eğer ki evlerinde terâvîh namazı kılan insanlar gerçekten tam bir sünnet işlemiş olacaklar. Çünkü terâvîh namazının yeniden Mescid’de kılınmaya başlaması Hazret-i Ömer Radıyallahu An Hazretlerinin halifeli dönemindedir. O güne kadar herkes Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri evinde kıldı diye terâvîh namazını evinde kılıyorlardı. oruç ateşe kalkandır, oruç geçmiş günahları affettirir, oruç insanı Ramazân’ın sonunda bayram ettirir.

Oruç Allah’ın huzurunda tertemiz bir şekilde ümmeti çıkarır. Biz yine kirleniriz, yine paslanırız, yine düşeriz, yine toza toprağa çamura bulanırız. Ama Ramazân ayı geldiğinde orucumuzu tutar, tertemiz oluruz. O yüzden bu korona günlerinde Ramazân’ı sıkı sıkı, sımsıkı oruçlu geçirmeye gayret edelim. Kadınlarımızla, erkeklerimizle, genç çocuklarımızla oruçlarımızı tutalım. Şöyle bir sahurlara kalkalım. Böyle neşe içerisinde, mutluluk içerisinde sahûr yapalım. Sahûr yemeğini unutmuyoruz. Sahûr yemeği sünnet. Ramazân’da sahûr muhakkak kalkacağız. Ve az da olsa, bir lokma da olsa, bir rüdumsu da olsa, bir bardak su da olsa sahûr yapacağız. Çünkü o hem kalbe şifa, hem vücuda şifa, hem akılımıza şifa, hem bedenimize şifa, hem maddemize şifa, hem de maneviyatımıza şifa.

Hem de evin bereketi, kazancımızın bereketi olacak. O yüzden muhakkak Ramazân boyunca sahurlara kalkacağız. Evdeki hanımlar, evdeki beyefendiler, evlerdeki yetişmiş genç kızlar, genç erkekler, her şeyi birbirlerinizden beklemeyin. Kalkın hep beraber sahûr hazırlayın. Ve sahûr hazırlamanın mutluluğunu yaşayın. O gün çünkü çok önemli bir ibadet edeceksiniz. Ne yapacaksınız? Oruç tutacaksınız. O gün Cenâb-ı Hak’la nefes nefese kalacaksınız. Çünkü hadise kutsalde ne diyor? Allah katında oruçlunun ağız kokusu misk kokusudur diyor. Allah katında. O yüzden iftâr vakti dudağınızın kenarında Allah’la nefes nefese kalacağınızı idrak edin. İftâr vakti oruçlunun nefesi Allah’a misk kokusu gibi gelecek. O zaman Allah’ı uzakta arama.

Allah’ı sakın ötelerde arama. âyet-i kerime de dedi ya, ey Habibim kullarım sana benden sorarlarsa de ki onlara çok yakınım. dedi ya şah damarınızdan daha yakınım diye. O zaman şah damarımızdan daha yakınsa Allah’ı uzakta arama. İftâr edeceğin zaman dudağının kenarında ara. İftâr edeceğin zaman kalbinin içerisinde yerleşmiş olarak ara. İftâr edeceğin zaman onu duada ara. Ve iftâr edecek olan oruçlunun duasını anında kabul edecek çünkü. Bakın anında kabul edecek. Oruçlunun duasını anında kabul edecek. O yüzden benim sözlerim size ters gelmesin. Ben dudağının kenarında sevgilinin kokusuyla orucunu boz. Sevgilinin kokusuyla. Kim o sevgili? Allah. Onunla beraber orucunu boz. Çünkü senin ağzının kokusu ona misk gibi gelecek.

Niçin oruçlunun ağzı kokar? O çünkü sahurda ağız yemiştir. O sahurda ağız yiyerekten, onun tabiri caizse, açlıkta nefesi kokuyordur. Ağzı yiyin. Oruç tuttuğunuzu hissedin. Şöyle bir diliniz çıksın. Şöyle bir mamurlaşın. Şöyle bir çökün. Vücudunuz şöyle bir çöksün. Vücudunuz şöyle bir dinginleşsin. Çok yemeyin. Orucu uykuya tutturmayın. Orucu yemeye tutturmayın. Oruç tuttum deyip de 12 lira kadar yatmayın. Sabah namazından sonra zikrullâh unutmayın. Gündüz zikrullâh unutmayın. Gündüz tövbeyi unutmayın. Gündüz Kur’ân-ı Kerim okumayı unutmayın. Ve iftâr vakti geldiğinde kimseyle kavga etmemiş, kimseye kötü söz söylememiş, kimseye küfretmemiş, dilini muhafaza etmiş, gözünü muhafaza etmiş, kulağını muhafaza etmiş, elini ayağını muhafaza etmiş.

Her türlü haramlardan kendini korumuş, iftarı bekliyor. İftarda kim var? Kiminle iftâr edecek? Allah’la iftâr edecek. Allah’la iftâr edecek. Onunla beraber iftâr edecek. Onunla tefekkür et. Öyle oruç tut. Çünkü Hz. Allah hadisi kutsi de oruç tutan hiç kötü söz söylemesini diyor. Ya kimseye sataşmasın, kimseye kavga etmesin, kimseyle tartışmasın, sükunet gelsin ona, sekine insin ona, şöyle bir rahatlasın, kendi kendine huzur etsin, kendi kendine tövbe etsin, kendi kendine rabıta etsin. Allah’a yakin olmanın, daha da yaklaşmanın, daha da yaklaşmanın, daha da yaklaşmanın tadını alsın ve Allah’ı zikretsin. Çok hoşuma giderdi. Medîne-i Münevvere’de Ramazân’da giderdik. Ramazân’ın o huşusunu, o tadını Medîne-i Münevvere’de yaşardık.

İftâr vakti geldiğinde yarım saat, 45 dakika kaldığında Medîne-i Münevvere’de hiç dünya kelamı duyamazsınız. Bir kısmı Kur’ân-ı Kerim okur, bir kısmı duâ eder, bir kısmı Allah’ı zikreder. Hafiften böyle bir mırıldanma, bir uğultu gibi semaya duâ, duâ üzerine gider. Zikir zikir üzerine gider. Herkes de hoş bir tatlılık olur. Herkes, kimisi Kur’ân-ı Kerim okur, harıl harıl. Böyle kimisi Allah’ı zikreder, harıl harıl. Kimisi ellerini semaya açar, Allah’la sohbet eder, Allah’tan ister duâ eder. Medîne-i Münevvere bu noktada Ramazân’ın en güzel yaşandığı yerlerden birisi. O mutluluk, o tat, oradaki o Medîne-i Münevvere’lerin cömertliği, sofraları kurarlar, hurmaları dağıtırlar, dükkaları kahvelere dağıtırlar.

Herkes son dakikalarda elinde bir hurma tanesi, orada artık sünnettir, her yerde sünnettir. Elinde hurma tanesi iftâr saatini beklersin, iftâr dakiyasını beklersin. Ezan okunur, herkes kendi ağzına götürme, sürmey. başındakine verir. O yüzden kıymetli dostlar, Medîne-i Münevvere’yi hayal ederekten, orayı rabut ederekten iftâr sofralarınızı kurun evinizde. Muhakkak ki bütün aileyi toplayın ve böyle iftardan 10 dakika 15 dakika önce iftâr sofranız hazır olsun. Hiç önemli değil ne yiyiniz. 15 dakika 20 dakika önce sofranız hazır olsun. Sofrada duaya başlayın, sofra da zikrullâh’a başlayın. Hanımefendiler, son dakikayı bırakmayın yemeğinizi. Son dakikayı bırakmayın çorbanızı. Son dakikayı bırakmayın sofranızı.

Sizler de sofrayı yaparken kurun. Beyefendiler eşleriniz de oruç tutuyor. Siz de onlara yardım edin. Çocuklar ayağınıza hizmet beklemeyin. Ev bebeğinleriniz sizin evde hizmetçileriniz değil. Sizler evin kralı ve kraliçesi olmayın. Siz de evin birer bireyi, birer ferdi olun. Sofraya yardım edin. Anne, babanızı yardım edin. Ramazân iftâr sofrası kurulduğunda 10 dakika öncesinden herkes sofraya otursun. Allah’a duâ etsin, Allah’ı zikretsin, nimetlerine baksın, tefekkür etsin, tövbe etsin. Çünkü oruçluğunun iftâr vakti yapmış olduğu duâ geri çevrilmez. Bakın oruçluğunun iftâr vakti yaptığı duâ geri çevrilmez. Ve o oruç günlerinde Ümmet-i Muhammed’i duâ edin. Anilerinize, babalarınıza, eşlerinize, çocuklarınıza, geçmiş sürriyetlerinize, gelecek sürriyetlerinize duâ edin.

Ülkenize duâ edin, memleketinize duâ edin, insanlığa duâ edin. Bizler Müslüman insanlarız. Biz insanlığın kötü olmasını istemeyiz. Biz hiçbir zaman insanlığın kötülüğüne çalışmayız. Ben zaman zaman sohbetlerde derim, atom bombeniz olsa ne olacak ki? Atabilecek misiniz siz bir yere? Sizde tüm biyolojik silahlar olsun kullanabilecek misiniz siz bir yerde? Siz sivil insanları öldüremezsiniz. Sizin dininiz buna müsaade etmez. Siz Amerikan George’u değilsiniz, Alman Hans’ı değilsiniz. Siz İngiliz değilsiniz. Siz emperyalist ülkeler değilsiniz ki. Siz emperyalist değilsiniz. Siz gidip sivil insanları bombalayın. Siz gidip camileri bombalayın. Siz gidip kiliseleri bombalayın. Siz gidip havraları bombalayın.

Siz gidip insanları kadınları katledin. Çocukları katledin. Müslümanlar bunlar yapamazlar. Yapmaları mümkün değil. Müslüman bir sivile ateş edemez. Mümkün değil. Müslümanın canına, malına, namusuna, dinine, aklına saldırılmadığı müddetçe Müslüman saldıramaz. Müslümana saldırılırsa o zaman Müslüman kendini korumak muhafaza etmek zorunda kalır. Bakın Hazret-i Peygamber’in Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri Medîne’ye münevvere geldiğinde hiçbir yere saldırılamıştır. Mekkeli müşrikler gelip ona saldırmıştır. O da kendini korumak muhafaza etmek zorunda kalmıştır. O yüzden Müslüman saldırgan değildir. Müslüman asla saldırmaz. Ama size terörle mücadele ediyoruz. Mecburuz. Bize saldırıyorlar. PKK’sı saldırıyor.

DAİŞ’i saldırıyor. Bakın 15 Temmuz’da darbe yapmaya kalktılar. Saldırıyorlar. Daha önce de darbe yaptılar bize. Biz o darbelerden de geçtik. Müslümanlara saldırılırsa Müslümanlar cevap verirler. Hele Anadolu Müslümanı kendisine saldırılmadığı müddetçe saldırmayı öngörmez. Bizdeki İslâm anlayışı, o yüzden ben her zaman bununla övünürüm, dünya üzerinde tek İslâm anlayışıdır. Saldırgan değildir. Biz sivillere saldırmayız. Biz bir cana kıymayız keyfi. Biz kadınlara saldırmayız. Biz kadınları dövmeyiz. Biz kadınları katletmeyiz. Biz çocuklara vurmayız. Biz çocuklara saldırmayız. Biz çocukların üzerinde harp oyunları oynamayız. Biz böyle biyolojik silahlarla da insanlara saldırmayız. Bu korona ile alakalı zaman zaman dile getiriliyor ya biyolojik silah diye.

Biz böyle de yapamayız. Çünkü biz Müslümanız. Bizim elimizden, bizim dilimizden bütün insanlar emin olmalılar. Bizim, bütün insanlar canlarından dolayı bizden emin olmalılar. Biz öyle değiliz. O yüzden biz Ramazân’da bütün insanlığa duâ ederiz. Bütün insanlara duâ ederiz. Duâ ederiz ki bütün insanlık kurtuluşa ersin. Duâ ederiz. Bütün insanlık hidayete ersin. Duâ ederiz. Bütün yeryüzü îmân ile, İslâm ile doğsun. İster miyiz biz dünya üzerinde kadınların tenleri satılsın? İster miyiz dünya üzerindeki biz gayrimüslim diye onlara uyuşturucu satılsın? İster miyiz biz yeryüzünde insanlar bu koronadan dolayı katledilsin? Zaman zaman niçin Türkiye’ye yardım ediyor? Niçin Türkiye İngiltere’sine, Almanya’sına, Amerika’sına, Rusya’sına, diğer ülkelere bu virüsle alakalı yardım ediyor diyor?

Yardım ediyor diye eleştiriyorlar. Canım kardeşlerim biz öyle bir gönlü geniş ülkeyiz ki biz darda kalana el uzatarız. Biz zorda kalana el uzatarız. Biz aç kalanı doyururuz. Bizim bu ecdadımızdan, atalarımızdan gelme. Bizden aman dilene, bize aman dilene, biz bu noktada asla ve asla kılıç vurmayız. Bizden bir şey isteyene, bizi geri çevirmeyiz ki. Bizim ta atalarımızdan, ecdadımızdan gelme bu. Bu Türklerin de Orta Asya’daki geleneğidir. Biz Orta Asya’dan itibaren bu topraklara yerleşen insanlar olarak biz açı doyururuz. Biz çıplığa giydiririz. Bizden aman dileyene, biz muhafaza ederiz. Bizden yardım isteyene, biz yardım ederiz. O yüzden biz Orta Asya’dan itibaren hemen İslâm’ı kabul ettik. Sebebi ne?

Bizim çünkü Orta Asya’daki inanışımız ile İslâm inanışı birbirine örtüştü. Aynı şeylere emrediyorlardı. Ben o yüzden derim Türkler Orta Asya’da da İstandılar diye. O Türkillerin de biz İstandık aslında yine. Çünkü İslâm’ın ne kadar doğrusu varsa ahlaki noktalarda Türkler de vardı bu Orta Asya’da. O yüzden biz tarih boyunca açı doyurmuşuz. Tarih boyunca çıplığa giydirmişiz. Tarih boyunca bizden yardım isteyene, biz yardım etmişiz. Tarih boyunca bize sığınana biz muhafaza etmişiz, korumuşuz. O yüzden biz Hüseyin’iyiz. Hüseyin’iler Türklere sığındılar. Hüseyin’iler Türklere kimden?


Mahremiyet ve Eşler Arası Güven

Emevilerin zalimlinden. Kimden? Abbasilerin zalimlinden. Çünkü Emeviler ve Abbasiler Hüseyinilere Hazret-i Peygamber’in, Salallahu Aleyhi ve Sellem Hazretlerinin torunu olan Hazret-i Hüseyin Efendilerimizin torunlarına, Ehlibeyt’e, Emeviler ve Abbasiler, Hazret-i Peygamber’in, Salallahu Aleyhi ve Sellem Hazretlerinin birinci torunu olan Hasan ve onun zürriyetlerine zulmettiler. Onları normalde katlettiler. Onları sürgüne gittiler, göndermek, onlar sürgüne çıktılar, hicrete çıktılar ve Hazret-i Peygamber’in, Salallahu Aleyhi ve Sellem Hazretlerinin dediğine uydular. Türklere sığındılar onlar. Bakın Türklere sığındılar. Çünkü Hazret-i Peygamber, Salallahu Aleyhi ve Sellem Hazretlerinin etrafındaki kılıç ustaları Türk’tü ve o kılıç ustaları Türk olduğundan dolayı Hazret-i Peygamber, Salallahu Aleyhi ve Sellem Hazretlerinin canlarından, mallarından, her şeylerinden geçerekten Hazret-i Muhammed Mustafâ’yı korudular son nefeslerine kadar.

O yüzden Hazret-i Peygamber, Salallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri mübarek torunlarından nasîhat etti. Zora kaldığınızda dedi siz Türklere sığının dedi. Ve Hazret-i Hasan Efendimiz’in torunları, Hazret-i Hüseyin Efendimiz’in torunları Türklere sığındılar ve Türkler İslâm’ı o yüzden Ehlibeyt’ten aldılar. Ehlibeyt’ten dikkat edin. Hazret-i Peygamber, Salallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri veda hutbesinde size iki şey bırakıyorum. Birisi Allah’ın kitabı Kur’ân. İkincisi de Ehlibeyt’imdir dedi. Başka bir rivayette benim sünnetimdir dedi. Sünnetle Ehlibeyt birbirinden ayrılmaz iki unsurdur. Birbirinden ayrılmaz. Bunu hiç kimse ayırt etmeye kalkmasın. Ehlibeyt ile Hazret-i Peygamber, Salallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri’nin sünneti bu noktada birdir.

Biz Ehlibeyt’i sünnet olarak, sünneti de Ehlibeyt olarak görürüz. O yüzden biz dini Ehlibeyt’ten öğrendik. Bütün bu toprakların insanları. Biz dini kılıç soruyla öğrenmedik. Biz dini Ehlibeyt’ten öğrendik. Ehlibeyt’ten öğrendik. Ehlibeyt’ten öğrendiğimiz için biz açı doyururuz. Ehlibeyt’ten öğrendiğimiz için bizim geçmiş atalarımızın inancıyla Ehlibeyt’in inancının arasında çok fark olmadığından dolayı bizden yardım isteyene biz yardım ederiz. O yüzden bu Ramazân mübarek günlerde oruçta muhakkak ki duâ’ımız çok olacak. Muhakkak ki zikrimiz çok olacak. Muhakkak ki tevvimiz çok olacak. Ve birisi bize sataşırsa hadisi kutsu böyle. Bize birisi sataştı. Bize birisi laflaşmaya çalıştı. Bize laf sokmaya sokmaya çalıştı.

Abi ya ne tabiyle. Biz ona diyeceğiz ki kardeş bu Ramazân ayı ben oruçluyum. Seninle kavga etmek istemiyorum. Seninle tartışmak istemiyorum. Aynı şey evde de olabilir. Şimdi korona günlerinde herkes evde. Biraz da 65 yaş üstü. Sinirler gergin. 20 yaşa kadar evde çocuklar. Sinirler gergin. Anneler topluyor çocuklar dağıtıyor. Sinirler gergin. E bunun üstüne bir de normalde evde 65 yaş üstü varsa canı sıkıldı herkes. Şimdi Ramazân’ın o ulvi perdesine kendimizi bırakıp ne yapacağız? Gönlümüzü tatlı edip hoş edip onlarla hoş geçineceğiz. Herkes birbiriyle hoş geçinecek. Allah bizi onlardan eylesin inşallah. Bu Ramazân sohbeti birkaç hafta daha devam edecek. O yüzden ben bu konuda bir hadîs-i şerîf daha okuyup daha fazla sohbetle sıkmadan sorulara geçeceğim inşallah.

Yine hadisi kutsi. Özür dilerim aynı zamanda kahvemi suyumu çayımı yudumlucağım. Ademoğlunun her amelinin sevabı kat kat verilir. Bir hasene bir iyilik 10 misliğinden 700 misliğine kadar mükafatlandırılır. Birine bir lokma yedirdin. Yedirdin. Cenâb-ı Hak sana 700 lokma yedirmiş gibi sevap verebilir. Bir kimseye örneğin 1 lira verdin. 1 lira. Ona Cenâb-ı Hak 700 lira sevabı verebilir. Ama en azı ne? Bire 10. Sen 1 lira verdin. Allah sana 10 lira vermiş gibi sevap verdi. Sen bir kimsenin karnını doyurdun. Allah sana 10 kişinin karnını doyurmuş gibi sevap verdi. O yüzden infak etmeyi. Az da olsa kendimizi ölçe edinelim. Yalnız oruç hariç. her şeyin böyle bir sevabı var. Oruç hariç. Onun mükafatını ben veririm.

Zira oruçlu yemesini ve şehvi arzularını sırf benim için terk ediyor. Oruçlu için iki sevinç anı vardır. Biri iftâr etti. Diğerde Allah’a kavuştu. Ve tuttuğu orucun mükafatını aldığı vakittir. Demek ki kıymetli dostlar. Cenâb-ı Hak normal amellerinize 1’e 10 veriyor. Veyahut da 1’e 700 veriyor. Onun keyfiyetine bağlı sizin ihlasınıza bağlı. Ama orucun sevabı kendisine ait. Bir iftâr ettiği zaman sevinçlidir. Karnınızı doyurduğunuz için sevinmeyin. İftâr vakti. Bunun zahiri o. Zahiri ne? Sen bütün gün şehvetinle mücadele ettin. şehvetten anladığınız cinsel ilişkiye girmek yasak, yemek içmek yasak. Eyvallah. Peki ardından ne geliyor? Ardından iftâr geldi. Sakın karnınızı doyurduk diye sevinmeyin.

Bu zahir. Deyin ki biz o dudağımda nefes nefeseyken iftâr ettik. İdrak bu. Onunla nefes nefeseyken iftâr ettik. Çünkü misk kokuyor ya ağzımız ona. O zaman bizim ağız kokumuzu geldi kendisi aldı. Öyle görün. Ve ikinci sevinçte mahşerde. Allah o sevinci yaşayanlardan eylesin inşallah. Bir hadîs-i şerîf. Müslüm İbn Mâce ve Nesai’yi naklediyor. Kim ki Allah için bir gün oruç tutarsa Allah-u Teala o bir gün sebebiyle onun vücudunu 70 yıl cehennemden uzaklaştırır. Bakın normalde o kimse Allah için bir gün oruç tuttu. Cenâb-ı Hak onu 70 yıl ne yapıyor? Cehennemden uzaklaştırıyor. Allah cehennemden uzaklaşanlardan eylesin inşallah. Böyle nota almışım birkaç tane daha hadîs. Onlarda okuyayım soru sorularınızı geçeyim inşallah.

Kim Allah yolunda bir gün oruç tutarsa bunu tabarhane nakletmiş. 1000 yıl cehennemden uzaklaşmış olur. az önce 70 yıldır Müslüm İbn Mâce ve Nesai’de 1000 yıl diyor tabarhane nakledi. hadîs-i şerîf var ya müjdeleyiniz müjde. Müjdeleyelim tabarhaneden hadîs-i şerîf kim Allah için bir gün oruç tutarsa. Cenâb-ı Hak onu ne yapacak? 1000 yıl cehennemden uzaklaştırmış olacak. 3 kimse vardır ki duaları reddedilmez. İftâr vakti oruçlunun adil hükümdar ile mazlumun dualarıdır. Allah’ı Teala mazlumun duasını bulutların üstüne yükseltir. Gök kapılarını ona açar ve izzet ve celalim hakkı için bir zaman sonra da olsa sana yardım edeceğim buyurur. İbn Mâce bunu nakletmiş. Allah bizi öyle oruç tutan, öyle duâ eden kullarından eylesin inşallah.

Kıymetli dostlar Allah’tan bir şey gelmezse inşallah biz Perşembe günü de bu canlı yayınımızı devam ettireceğiz inşallah. Bunun için inşallah bunu yayınacağız kardeşlere, arkadaşlara. Cenâb-ı Hak nasip ederse inşallah Perşembe gün buradan kaldığımız yerden Rabbim müsaade ederse devam edeceğiz inşallah. Haklarınızı helâl edin. Şimdi de inşallah sorularınıza geçiyorum. Cenâb-ı Hak bizi hayırlısıyla sorularınızı cevaplandıran ve sizleri de bizleri de Cenâb-ı Hak’ın kabul edeceği ameller kabul edeceği ibadetler ettirdiği kullarından eylesin inşallah. Bu herhalde Perşembeden kalmış bu soru. Cumanız mübarek olsun demiş çünkü. Ben Ali İkbal bir sorum var. Ben Hanefî mezhebindenim, diş dolgun var. Namazda ve abdestte maliki mezhebini mi tatbik etmem gerekir?

Bazı arkadaşlar öyle dedi yoksa abdest namaz kabul değil diyorlar. Hiçbir şey taklit etmenize gerek yok. Hanefî mezhebinde de normalde diş doldurmak da diş kaplatmak da caiz. O yüzden normalde abdestte şu mezheb namazda bu mezheb diye uğraşmanıza gerek yok. Allah kabul etsin inşallah. Selamun aleyküm ben Mustafa Özbağ Hocam ile konuşmak istiyorum yardımcı olur musunuz? Allah sizden razı olsun. Buradayım konuşan Mustafa Özbağ zaten inşallah yardımcı oluruz Allah’ın izniyle inşallah. Selamun aleyküm ümmet-i Muhammed’in selamet için itikâfa geldim dört gün. Allah mübarek eylesin. Allah kabul etsin inşallah. Hayırlı akşamlar Hocam. Merhabalar Hocam ben Denizli’den Elif Uçak. Hocam bir senedir evliyim çocuğum olmuyor.

Eşimin benimle ailemle sorunları var ve ailemi bir senedir görmüyorum. Fakat eşimin ailesine saygıda kusur etmiyorum. Onlar bize geliyor ama ben ailemi göremiyorum. Sizce bu evlilik hayırlı mı? Ben bir şeyde hayırlı değil mi diye soru devam ediyor. Sizin sözünüz benim için çok kıymetli Hocam. Allah rızası için doğru olan ne benim için Arafta gibiyim ne yapacağımı şaşırdım. Annemi seçiyorum eşimle kavga ediyoruz. Eşimi seçiyorum annemin kardeşleri beni arıyor annem mutsuz ağlıyor. Ne yapmalıyım Hocam bilemiyorum artık. Annemin bana sürekli söylediği söz senin o adamdan çocuğun olmayacak. Boşan demesi kafamı karıştırır. Hocam ne yapacağımı bilemez hale geldim. Şimdi çocuk meselesi Cenab-ı Hakk’ın takdiri ona birisi olacak olmayacak.

Bu noktada bir şey diyemez. Bir de fiziki bir problem mi var? Nasıl bir problem var onu bilemiyorum. O yüzden bir şey diyemem. Ama öbür türlü hanefiler evli bir kadın eğer ki aynı şehirdeyse kocası haftada bir anne ve babasının yanına gitmeye hak tanımışlar. Eğer aynı şehirde değillersen yılda bir sefer de olsa normalde kadının kendi anne babasına gitmesi dini olarak hakkı. böyle bir zamanda şimdi erkeklerin normalde eşlerini herhangi bir sebep yokken veya ufak tefek tartışmalardan dolayı hanımlarını götürüp de anne babalarına müsaade etmemeleri çok doğru bir ölçü değil. bir kadın geldi Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem adetlerine dedi ki Ya Resulallah babam çok hasta ama eşim müsaade etmiyor gitmeme ne buyurursunuz dedi kocana tabi ol dedi.

İkincisinde geldi çok ağır hasta dedi belki de ölecek son nefesini verecek kocam yine müsaade etmiyor dedi ne buyurursunuz kocana tabi ol dedi. Üçüncüsünde geldi tekrar dedi ki Ya Resulallah babam öldü ama dedi kocam bana müsaade etmedi dedi ona cenazesine de gitmeye son nefesini de görmeye. Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem adetleri ve yanındakiler böyle bir ses duydular büyük bir gürültü Allah Resulü sallallâhu aleyhi ve sellem adetleri dedi ki 70 yıllık taş dedi cehenneme yuvarlandı. Şimdi bir erkek eşini annesine babasına göndermiyorsa ona zulmetmiş olur. O yüzden nasıl bir erkeğin kendi annesine babasının evine gitmeye hakkı var ise ve gidiyorsa ve istediği zaman da evine kendi annesinin babasını davet ediyorsa o zaman bir kız çocuğu da istediği zaman en azından haftada bir gün veya değişik şehirlerde ise en az yılda bir sefer kendi annesine babasına gidip ziyaret etmesi makul olan doğru olandır.

O yüzden arkadaşlar biz erkekler olarak söylüyor eşlerimize zulmetmeyelim kadınlarına zulmeden bir toplum batmaya mahkumdur. Çocuklarına zulmeden bir toplum batmaya mahkumdur. Biz ne kadınlarımıza ne çocuklarımıza zulmetmeyelim. Bu acı bir şey insan eşinden annesine babasına göndermemekle intikam alması kadar büyük cehalet olmaz. Annesine babasına mı gitmek istiyor? Müsaade et gitsin. Gitsin ya. Orada mı kalmak istiyor? Temelli kalsın. Ne zorluyorsun ki? Kendine bak erkek olarak. Erkek olarak de ki ben nerede yanlışlık yaptığımda eşim benim yanımda mutlu değil, annesinin babasının yanında mutlu. Ben zulüm mü yapıyorum diye kendi kendimize soralım erkekler olarak. Aynı şey kadınlar için de geçerli.

Adam evde durmuyor. Sen ne yaptın? Kadın olarak sen evde eğer namütenay bir kadınlık gösterdiysen adam aptal değil ya, salak değil ya. Evde oturur. Evde sana hürmet eder. Bu işler üç aşağı beş yukarı böyle. Allah bizi affetsin. O yüzden biz bir kimsenin evliliğinin sonlanmasını istemeyiz. Evliliğinin sonlandırmasını da istemeyiz. Ama taraflar bu noktada makul noktada Kur’ân ve Sünnet tarihinde en az hukuk tarihinde bulunmaları lazım. Aynı şehirde ise eşiniz Denizli’de ise haftada bir anne babanıza gitmeye hakkınız var. Eşiniz bunu kabul etmiyorsa göndermiyorsa bu karar size ait o zaman ne yapacağınıza dair. Evet. Selamünaleyküm. Ashab-ı kef 300 yıl uyutulup tekrar uyandırılmıştı ve sonra yine uyutuldu.

Şimdi ise Mehter aleyhisselâm yardımcıları olarak yine uyandırılacaklar. Ve bu sefer ruhları teslim alınacak. Peki onlar hep uyuduysa nasıl cennet ehli olabiliyorlar? Ameli salih yapmadan bir mürşide bağlanmadan. Onlar daha önce ameli salih yapmışlardı zaten. Ameli salih yaptıkları için Cenâb-ı Hak onları mükafatlandırdı. Onları tekrar ne yapacak? Ümmet-i Muhammed olarak onların nefeslerini alacak. Ve onlar Mehter aleyhisselâm’a hizmet edecekler. Onun yanında bulunacaklar. Bu uyutuldu. Normalde bugünkü manada anlatılan şey o. Uyutulma yok aslında. Ama biz onu normalde uyutulduğu olarak tefsir etmişler. O günün insanları öyle anlamışlar çünkü. Öyle anlatmışlar. O günkü idrak noktasında uyutulma yok.

Vücudu bir kimsenin uyuyabilir. O yüzden uyutulma yok orada. Selamün aleyküm zamanında her şu olay gerçekleştiğinde dört rekat namaz kılacağım demiştim. Kılmamaya başladım. Kılmadığım için günah alır mıyım? Evet. Çünkü nezir olmuş oluyor. Şu işi olursa ben namaz kılacağım derdi. Bir kimse namazını kılmazsa nezrini yerine getirmemiş oluyor. Selamün aleyküm. Kocam sürekli mesajlarıma bakıyor. Bana güvendiğini de söylüyor ama ben bu durumdan rahatsız oluyorum. Şu an sizi izliyoruz. Birlikte bu konuda ne tavsiye edersiniz? Bana böyle sorduklarında ben her zaman şunu söylerim. Bir kadının ve bir erkeğin birbirlerinin telefonlarına bakması, telefonlarını izlemesi, mesajlarına, yok whatsapp mesajlarına bakması hiç hoş bir şey değil.

Hiç hoş bir şey değil. Ben biraz bu konuda insanlardan farklı düşünüyorum herhalde. Biraz da farklı görüyorum herhalde. O yüzden asla ve asla bir erkek içinde, bir kadın içinde gerçekten ve gerçekten de ben çok etik bir hareket olarak görmüyorum bunu. Elime bile almam. Ben bir başkasının telefonunu elime bile almam. Velev ki bu çocuğumun dayı olsa almam kolay kolay. Bakmam. Bu çok etik dışı bir şey. Bir kimsenin telefonunu kurcalamak, bir kimsenin cebini kurcalamak, bir kimsenin özel eşyalarını kurcalamak, bir kimsenin özelini kurcalamak kadar bence çok özür dilerim. Bu çok çaltıcı bir şey yok. Benim nazarımda. Alçaltıcı bir şey. Taraflar birbirine doğru olmalı. Real olmalı. Bir şey öğrenecekse sormalı ona.

Eğer o kimsenin özeliyse şahsiyeni ilgilendirmiyorsa araştırmamalı. Siz birbirlerinizi araştırmayınız. Birbirlerinizin eksiğini noksanını araştırmayınız. Bu konuda kızanın vasıfazlısı size harâm kılındı. Bu mesele ile alakalı erkeklere de söylüyorum kadınlara da söylüyorum. Sen kadın ve erkek eşler birbirinden şüphe mi etti? Şüpheyle yaşamasın kardeşim. Otursun konuşsun. Şüphesini izale edemedi mi?


Zekât, Mehr ve Fıkıh Meseleleri

Boşansın. Ne ama aşağılıkça bir iş yapıp da kadının telefonunu karıştıracak, erkeğin telefonunu karıştıracak, çocuk annesinin babasının telefonunu karıştıracak. Cehalet aşağılık bir şey. Allah muhafaza eylesin. Allah Resulü sallallâhu aleyhi ve sellem adetir hiç kimsenin özelini araştırmayın dedi. Bakın bir kimsenin siz kapısından içeri dahi bakamazsınız. Bir kimsenin penceresinden içeri bakamazsınız. O kimsenin özel hayatıdır. Siz karşı daireyi bazı daireler var ya karşılıklı, karşı dairenin kapısını gözetleyemezsiniz siz. Kim geliyor kim gidiyor diye bakamazsınız. Kim giriyor kim çıkıyor diye bakamazsınız. Size ne kardeşim ya? Öyle bir insanlar öyle bir noktaya geldi ki çok özür dilerim. Röthgenci oldu herkes. kaç kişi misafir geldi onu sayıyor birbirine ya.

Adam kaçta geldi kaçta gitti onu takip ediyor. Kadın kaçta geldi kaçta gitti onu takip ediyor apartmanda insanlar. Arkadaşlar kıymetli dostlar insanların özel hayatları kendilerine aittir. Sen bir yere misafirliğe mi gittin evet. Üç sefer vurursun kapıya tak tak tak yok orada bekleme kardeşim yürü git. Belki de orada mahrem bir kimse çıkacak sakladığı bir kimse çıkacak gizlediği bir kimse çıkacak kimsenin görmesini istemediği bir kimse çıkacak. Kendi evine dahi hırsız gibi girmeyiniz ya dış evde. Evine girerken sen haber ver evine giderken. Erkekler eve giderken haber vereceksiniz. Çocuğunuza haber verin eşinize haber verin ben geliyorum eve bir şey lazım mı? Ben geliyorum annenize söyleyin bir şey lazım mı?

Ben geliyorum. Evin adamı geliyor ya haber verecek. Kadın kendisini derleyip toparlayacaksa derleyip toparlayacak çocuklar kendilerini derleyip toparlayacaksa derleyip toparlayacak. Eğer adama saygıları var ise. Eğer adama saygıları var ise. Adama saygıları yoksa adam kendine bakacak ben bu saygısız diye neden hak ettim diye daha da olmadı. Dice ki bu evde ben saygı duymuyorum bu evde ben saygı da görmüyorum ben de bunu hak etmiyorum demek ki beni istemiyorlar bu evde. Selamünaleyküm diyecek biri kaç adım geri çekilecek yapacak bir şey yok kavga edecek değil ya dövüşecek değil ya tartışacak değil ya Allah muhafaza eylesin. O yüzden hiç kimse kimsenin hiç kimse kimsenin özel hayatını irdelemesin özel hayatını incelemesin özel hayatına bakmasın.

Eşinden şüphen mi var kardeşim erkeksin? Şüphen mi var kadından? Şüphen var otur konuş ben senden şüpheleniyorum. Benim şüphelerimi gider benim şüphelerimi gider gideremiyorsa boşa kardeşim. Allah Allah ne şey yapıyorsun ki? Aynı şey kadınlar için de geçerli Allah bizi affetsin inşallah. Geceniz mübarek olsun bu herhalde Almanya’dan galiba. Altı cihette sevmeyi nasıl anlayabiliriz? Normalde altı cihette dediği ön arka sağ sol üst ve alt o yüzden suphiler altı cihette dediği her yönde her yönde sevmek her an insanın sevdiğini aklından çıkarmamak kalbinden çıkarmamak. Gözünden hiçbir zaman sevdiğinin çıkmaması kulağından hiçbir zaman ayrılmaması her duyuş sevgilinden sevdiğinden her gördüğün sevdiğin her ne tarafa yönelirsen yönel ne tarafa bakarsan bak sevdiğin altı cihetten sevmek kısacası o.

Allah bizi öyle sevenlerden eylesin inşallah. Derslerimiz değişti mi yoksa olan derslerimize devam edelim mi? Kıymetli dostlar normalde şimdi bayanlarla alakalı ve erkeklerle bayanlarla alakalı derslerde bir sıkıntı oldu. Sıkıntı şu bayanlar muayene zamanlarında ihlasları okuyamıyorlar. O yüzden bayan kardeşleri genelde böyle derslerine devam edebilsinler diye o yüzden derslerde bir değişiklik yaptık. Erkekler de normalde onları da değiştirdik. Geçen sohbette de oldu. Şimdi böyle iki ders olmasın diye bu özel normalde derslerini böyle değiştirmediğim var. Onlar hariç herkes bu değişen son dersleri çekmeye gayret etsin inşallah. Selamun aleyküm hayırlı akşamlar. 17 yaşındaki kuzenime bir ay önce kanser teşhisi konuldu.

Annesi babası virüsten dolayı bir aydır ücretsiz izindeler. Kuzenime fitre düşer mi? Ben yarım versem fitreye olur mu? Olur. Kuzenine fitre düşer. O yüzden kuzenine fitre de verebilirsin. Zekât da verebilirsin. Fidye de verebilirsin. İki evi olup da borcu olanlara fitre zekât düşer mi? İkinci soru. Normalde bir kimsenin beş tane evi olsa ve borcu olsa, borcu hükmünde olduğundan ona da zekât düşer. ona zekât verilebilir. Soru üç. Okuyan çocuklara fitre düşer mi? Annesinin babasının maaşı olmasına rağmen. Eğer annesinin babasının kenarda nisat miktarı kadar malı yoksa veya olsa da çocuk ayrı bir bireydir okuyorsa ona ayrı ettiğin zekât ve fitre verilebilir. Selamünaleyküm. Sizden dersli olan bir aile birinin aracılığıyla bazı sıkıntıların geçmesi ve hayır kapıları açılması için bin yâ latîf üç gün ve salâtı fâtiht diye bir salavatı gündü yüz defa çektiklerini söylediler.

İntisaplı olan için bu uygulama doğru mudur bizi bilgilendirir misiniz? Allah razı olsun demiş. Yunak’tan bunu söylemişler. Kıymetli dostlar bizden dersli olan kardeşlerin derslerin haricinde bir şey çekmemelerini. Çekerlerse bundan sorumlu olmadığımızı veya hatta hadislerde sabit olan zikirleri yapabileceklerini bir tek onlara müsaade ederiz. Başka bir şeye müsaade etmiyoruz. Hâ bi kimse çeker bizi ilgilendirmez. Bu noktada biz manevi bir sorumluluk almayız. Biz tekrar söylüyorum bizden dersli olan kardeşler bizim verdiğimiz dersleri çekerler. Bir isterse üç sefer beş sefer on sefer yirmi sefer yüz sefer çeksinler. İki hadîs-i şeriflerde belli olan virtleri çekebilirler. Bunun haricinde çektiklerinde manevi olarak sorumlu değiliz.

Ha bir şey oldu bir sıkıntı yaşadılar. Bu bizim problemimiz olmaz hakkınızı helâl edin. Selamünaleyküm. Benim sorum günlük derslerle ilgili daha önce bayanların tamamını yeni dersi çekmelerini. Evet bayanların tamamını yeni dersi çekecekler. Bayanların tamamını yeni derslerini çekmelerini söyledim. İçinden normalde benim ayırıştırdıklarım var bunlar haric. Veyahut da özel esmâ verdiklerim var. Bunlar haric. Öbür türlü bütün bayan kardeşler bu yeni dersi çekcekler. Erkekler de normalde bir ara derslerde söylemiştim kendisine eski ders zor gelenlerini değiştirdiydim. O zaman için değiştirmeyenler eski derslerine devam edecekler. Öbür günlerde zaten yeni kimselere yeni dersleri veriyoruz. Onlar devam edecekler.

Bir de tekrar söylüyorum kendilerine özel vird verdiklerim var. O virtlerini devam ettirecekler zaten ne vird verdiysem. Selamünaleyküm geçen sohbetinizde herkes yeni günlük virtini çeksin demiştiniz. Benim dersim 33.33 olduğundan sorduydum. Ben de yeni günlük virtine devam edeyim demiş. Ben seni tanıyamıyorum şimdi. Tanımadığım için adını soyadını yazarsan. Kıymetli kardeşler burada bu telefonda hiç kimsenin adı soyadı yok. Hiç kimseyi tanımıyoruz. O yüzden gelen soruların kim tarafından sorulduğunu da bilmiyoruz. Adı soyadı söylerlerse ben adı soyadlarını okuyorum. Adı soyadı söylemezlerse ben okumuyorum. Genelde de gelen soruların hepsini okumaya gayret ediyorum. Çok uzun rüya yazanlar var.

Derviş kardeşlere söylüyorum rüya yazmayın. Diğer dinleyenler rüya yazıyorlar. Onları zaten normalde bilmediklerinden dolayı veya da rüyalarında gördüklerinden dolayı onları yorumlamaya çalışıyorum. Ama diğer kardeşler lütfen rüya yazmasınlar. Hakkınızı helâl edin. Selamünaleyküm hocam nasılsınız? Allah razı olsun hamd olsun iyiyiz. Teşekkür ediyoruz. Sizlerle beraberiz. Sizlerle konuşuyoruz sohbet ediyoruz. Allah’a da hamd ediyoruz. Selamünaleyküm ömrünüz sağlıklı ve bereketli olsun inşallah. Rabbim nuru feyizatınız üzerinize satsın inşallah. Mesnevî 7.046 B.E’de bir Allah adamının yeni bir nebi veya velinin kalbi indinmeyince Allah hiçbir kavmin rüsva etmemiştir. Sufilerde hor görülmesini eklersek bunu nasıl anlamalıyız?

Teşekkür ederim. Bu normalde kim Allah’ın dostlarına savaş açarsa Allah da onlara savaş açar diye hadisi kutsi var. O yüzden eğer bir bölgede insanlar peygamberlere savaş açıyorsa, nebilere savaş açıyorsa, Allah dostlarına velilere savaş açıyorsa orayı o kavmi Cenâb-ı Hak rüsva ediyor. O kavmi bu noktada sıkıntıya sokuyor. Rabbim inşallah ümmet-i Muhammed’i bundan korusun. Cenâb-ı Hak muhafaza eylesin inşallah. 115 gram altınımız var fakat 14 ayar oldukları için hesap miktarının altında kalıyor. Bu durumda zekât vermek gerekir mi? Bildiğim kadarıyla gerekmiyor. Selamun aleyküm. Eczema rahatsızlığım sürekli tekrarlıyor. Bu sebeple yine ellerimi kullanamaz hale geldim. Küçük bir bebeğim var. Evmziriyorum, ilaç vesaire kullanamıyorum.

Duallarınıza talibim bir öneriniz olursa şimdiden teşekkür ederim. Çörek otu sabah akşam bu noktada devam edebilirsin muhakkak. Ama aç karnına ama tok karnına. Eğer kilon fazla ise aç karnına devam edebilirsin. Ölüm haric her derde şifadır demiş. Çörek otu yağı kullanabilirsin. Zeytinyağı kullanabilirsin. Eczemaya karşı. O yüzden eczemayla alakalı daha birkaç şey biliyordum ama şu anda hatırıma gelmedi. Bir iki şey daha sürülüyor. Onlara daha iyi geliyor. Onları eğer tespit edebilirsem not alayım. Salim not alıver bir yere. Eczema ile alakalı. Bir dahaki Perşembe veya ne zaman ders olursa onu söyleyelim inşallah. Hayırlı akşamlar. Namaz sonunda selam kime veriyoruz? Sağımızdaki meleklerle solumuzdaki meleklere selam veriyoruz.

Kısaca. Efendim sağlık çalışanıyım. Gün içerisinde insanların kaba ve cahilane davranışlarıyla karşılaşıyorum. Nasıl davranmalıyım teşekkür ederim. Ne yazık ki bu büyük bir sıkıntı, büyük bir problem. Ne yazık ki ülkemiz bu noktada gerçekten kaba ve cahil davranıyorlar. Böyle davranan kimseler var öyle söyleyeyim. Hele bu zamanlarda böyle sağlık çalışanları canhıraş ön cephede mücadele ederlerken onlara kaba ve cahil davranmak gerçekten ve gerçekten insanlıktan nasibini almamış diyeceğim artık onlara. sağlık çalışanlarına veya herhangi bir kim olursa olsun bir kimseye kaba ve cahilane davranmak insanlık dışı bir şey. Allah muhafaza eylesin. Ne yazık ki toplumumuzda bunlar var. Rabbim onları eksilsin inşallah.

Terbiye etsin onları. Merhaba üstadım. Gıybeti anlatır mısınız? Rica etsek bu konuda çok kolay hatalar ediyoruz. Şöyle düşünün bir kimsenin arkasından konuşuyorsunuz. Konuştuğunuz her şey doğru. Ama gıybet oluyor. Bakın konuştuğunuz her şey doğru ama. Ama o kimsenin hoşuna gitmiyor bu. Hoşuna gitmeyen bir şey söylüyorsunuz. Ne kadar doğru olursa olsun eğer onun hoşuna gitmeyen bir şeyse bu gıybet oluyor. Eğer onun arkasından konuştuğunuz şey onda normalde yok ise bu daha büyük günah. Günah bu da iftira oluyor. Allah muhafaza eylesin. Hazret-i Peygamberin zamanında iki kadın oruç tutmuşlardı. İki kadın oruç tuttuklarında bu Hazret-i Peygamberin haberi oldu. Allah Resulü onlara bir tas gönderdi.

Onlar oruç tuttuklarında dedi ki onlar yedi içti. Ne oruç tutması? Onlara tası getirdiler. Dediler ki siz oruç tutmamışsınız. Yiyip içmişsiniz. Yiyip içtiklerinizi buraya kusacakmışsınız dediler. Ve o iki kadın tası doldurdular kan ve et parçasıyla. Gıybetten dolayı. Hazret-i Aişe annemiz bir kadından için demişti. Bir kadın gelmişti. Peygamberin Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazreti’den de bir şey danışacaktı. Allah Resulüne dedi ki o boyu kısa kadın var ya dedi. Ona dedi ki gıybet ettin ya Aişe. Kus. Kan kustu Hazret-i Aişe annemiz. O yüzden bir kimse doğru ama bakın söylediğiniz şey. o kimse örneğin içki içti. Ama o içkisini saklıyor. İçki içmesini saklıyor. Yapmış olduğu hatayı saklıyor. Yapmış olduğu günahı saklıyor.

Bunu böyle eşkare herkese anlatmıyor. Siz onun eğer ki o hatasını o kusurunu onun arkasından söylerseniz gıybet ettiniz. İçmedi içiyor dediniz iftira ettiniz. Bununla kalsa iyi bu iş. Burada dursa iyi. Ya? Mahşer kuruldu hesaba kitaba çekildi herkes. Hesaba kitaba çekildiğinde o gıybet ettiğiniz kimseye ne kadar ne kadar gıybet ettiyse karşılığında sizin sevabınız alınacak ona verilecek. Allah bizi affetsin. Aktif sağlık çalışanları bu dönem selamün aleyküm efendim. Aktif sağlık çalışanlar bu dönemde oruç tutmayıp kaza edebilirler mi? Edebilirler çünkü çok ağır bir şekilde çalışıyorlar. Ağır bir şekilde çalıştıkları için sonra kaza edebilirler bununla bir sıkıntı yok. Anneannem rahmetli olduğu gün mezarı başında zikrullâh yaptık.

Onu zeytin bahçesi içinde huzurlu ve mutlu gördüm. Annem dersi değil mutlu olsun istedim ama bunu anneme anlatmam. Edeb uygun olur mu bu konularda? Edeb, usul, yol nedir? Genelde biz bunları anlatmayız ama annenize bir bakış yapmak istedim. Anneannemle bir bakış yapmak istedim. Anneannemle bir bakış yapmak istedim. Anneannemle bir bakış yapmak istedim. Hayırlı akşamlar. Bizlere ayırdığınız vakitler için teşekkür ederim. Size iyi günler dilerim. Bir sonraki videoda görüşürüz. Bir sonraki sorum vardı. Bir komşu şufaya en çok hak sahibi olanıdır. Hadîs-i şerefindeki şufa ne demektir tam anlayamadım açıklayabilir misiniz? Şufa şu, bildiğim kadarıyla bir tarlanız var. O tarlanızı satmak istiyorsunuz.

Önce komşunuza teklif edeceksiniz. Bir daireniz var, onu satmak istiyorsunuz. Önce komşunuza teklif edeceksiniz. Alt katınız, alt kattasınız siz. Satacaksınız. Önce üst kata, onun altındaki etrafınıza teklif edeceksiniz. Şufa hakkı şu. Birinci derecede şufa hakkı komşuya getir dediği bu. Her ne satıyorsanız önce komşuya yakışır. Ona teklif edeceksiniz. Bu. Bunu İslâm hukuku çok önemsemiş. Şufa hakkını. Hatta bu konuyla alakalı mesela satışı bozma noktasına kadar götürülen şeyler var. Bu İslâm hukukunda. Çünkü kaça satıyorsun? 5 liraya. Komşu diyor ki ben 5 liraya alırım. Komşu ben 5 liraya alıyorum diyorsa birinci derecede hak komşuya ait. Abdullah bin Mesud Rasulullah sallallâhu aleyhi ve sellemin nebiz içerken gördüm.

Onu içerken gördüğüm için ben de içiyorum diye bir hadîs naklediyor. Nebiz nedir diye arattığımda ise sarhoşluk verici madde olarak çıktı karşıma. Size sormak istedim nebiz nedir? Şıra, şıra. İçtiğin şıra diyor. Hurma şırası, üzüm şırası gibi. O yüzden şıra içmeyi, normalde Arapçadaki bazen karşılığı nebiz bazı karşılığı şurup gibi. O yüzden biz de şıra içmeyi kendimizce hak görürüz. İmam Azam Hazretleri de bu noktada bunun caizdir demeyiz. O yüzden Bursa’da meşhurdur kebabın yanında şıra verirler üzüm şırası. O yüzden bunda bir sıkıntı yok. Bildiğiniz üzüm suyu. Bizim ben İzmir Bayındırlıyım. Bizim orada da normalde koruk suyu yaparlar. Böyle bizim orada yaza girerken daha tam girmezden yedi veren üzümler olur.

Onun biz olmamış olanın korunu toplarlar, sıkarlar, koruk suyu yaparlar. Bu da onun gibi bir şey. Özür dileyerek bir soru daha eklemek istiyorum. Üçüncü, ok ile avlanmayı anlatan bir hadiste Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem diyor ki Ava attığın zaman okun ortası ava isabet ederse onu yeme. Bu hadisi anlayamadık. Açıklarsanız sevinirim. Okun ortası dediği, ya normalde okun sivrucu değil. Okun böyle ok diklemesine geldi. Yandan vurdu, öldü hayvan. Ok girmediği için normalde o yenmez. Ekzema ile alakalı Ankara sohbetinde sarı kantron yağının da iyi geldiğini belirtmişiz. Evet, Ekzema ile alakalı sarı kantron yağı da iyi geliyormuş. Kur’ân-ı Kerim’in mealini okumak da hatim yerine geçer mi?

Selamün aleyküm, geceniz hayır olsun. Geçmez. Normal Kur’ân-ı Kerim’i okacaksınız. Öğrenecekseniz Kur’ân-ı Kerim’i okumayı. Kur’ân-ı Kerim’i okumayı öğreneceksiniz. Mealini de okuyalım. Muhakkak okuyalım mealini. Ama hatimse Kur’ân-ı Kerim’in okumasını öğreneceğiz inşallah. Evin beyi eşinin fitresini vermek zorunda mıdır? Eğer bey zekât verecek noktadaysa o zaman fitresini verir. Ama bey zekât verecek noktada değilse evde kim zekât veriyorsa mesela bayan zekât veriyorsa, bayan kendi fitresini verir. Bu kadar. Mehr borcu olan bir erkeğe zekât düşer mi? Buradaki ölçü nedir? Normalde bir kimsenin mehr borcu var ise tabi normal makul malından o borcu düşecek.


Ramazân İbâdetleri ve Sûfî Nasîhatleri

Ondan sonra zekât ödeyecek. Kadınlar adetli iken meal okuyabilirler mi? Evet. Ama sadece meal olması lazım onun. Yan tarafında Kur’ân ayetlerinin olmaması lazım. Selamünaleyküm. Ramazân ayında evde daha verimli olmak için neler yapabiliriz? Bol bol tövbe edin. Allah’ı zikredin. Kur’ân-ı Kerim bilenler Kur’ân-ı Kerim okusunlar. Bilmeyenler öğrensinler. Hatmedin. Tasadduk edin. Tasadduk edin. İnşallah Ramazân’ı dolu dolu geçirin. Eşim oruçlu iken genelde çok sinirli oluyor. Bu Ramazân karantinadan dolayı sürekli evde olacak. Bu duruma karşı nasıl tedbir alabilirim? Normalde olmazsa eşinin ağzını bantla. Bir kimsenin oruçlu olması ve çok sinirli olması oruç onu sükunete erdirmesi lazım. O oruç tutan çok sinirli oluyorsa nefsini oydu o zaman.

Allah’ı bol bol zikresin. O kelime-i tevhide devam etsin. Sinirlilik yapmasın orta yere. Gelmeyelim sonra oraya. Selamünaleyküm. Sen aşıklığını kirlettin. Sen duygularını kirlettin. Bu tarz bir yazınızı okudum. Aşıklığı kirletmek nasıl olur? İstediğimiz günahlar, günah kebaliler aşıklığı kirletmeye girer mi? O zaten. Bunun genel manadaki durumu bir kimsenin farzları yerine getirmemesi ve günah kebalileri işlemesi. Bu en büyük aşıklığın kirlenmesi bu. Hem sufiiz diyeceğiz hem dervişiz diyeceğiz. Hem dervişlik ve sûfîlik yolundayız diyeceğiz. Hem Allah’a aşıklık yolundayız diyeceğiz. Hem de en büyük günah kebalileri işleyeceğiz. En büyük suçları işleyeceğiz. En büyük hataları ve yanlışlıkları yapacağız.

Bu aşıklığı kirletmek değil mi? Hem diyeceğiz ki eşimize biz sana aşığız. Hem de kalkacağız ona karşı en büyük küfürleri yapacağız. En büyük hakaretleri yapacağız. En büyük yanlışlıkları yapacağız. Ve aşıklıktan dem vuracağız bir de. Hem diyeceğiz ki bunu normalde kendilerini sevgili gören ama ne yazık ki sevgili olmaktan uzak heva ve hevesine uyan kimselere söylüyorum. Hem diyeceksiniz ki ben bu erkeğe aşığım, ben bu kadına aşığım. Özür dilerim. Hem de sadakat ehli olmayacaksınız. Her türlü her şeyi yapacaksınız. Bunları aşıklığı kirletmek değil mi? Hem bir üstade gideceksiniz, bir mürşide bağlanacaksınız. Diyeceksiniz ki bize aşıklık yoluna gireceğiz. Hem de onun söylediklerinin hiçbirisini yerine getirmeyeceksiniz.

Veyahut da gücünüzün yettiği halde yapabilir olduğunuz halde onun dediklerini yapmayacaksınız. Bu aşıklığı kirletmek değil de ne? Allah bizi muhafaza eylesin inşallah. Selamünaleyküm evde kaldığımız bu zamanlarda gündüz kuşağı programlar ve akşam verilen yarışmaları Esra Erol Servair gibi izlemek ne kadar doğru acaba? Allah muhafaza eylesin. Bu kadınlar zaten bu tip, bu Esra Erol’du. Ne bileyim daha herhalde birkaç tane daha var. Bunlardan başını kurtulsa ülke kurtulacak zaten. Şu Servair’i orada izlemekten insanlar kurtulsa ülke kurtulacak ya. Allah bizi iyi eylesin. Böyle normalde insanlar izleyeceklerse, televizyon izleyeceklerse izlemiş olmak için izlemesinler. Kitap okuyabilirler, hadîs okuyabilirler, Allah’ı zikredebilirler.

Evde dururken çocuklarına faydalı bir şey öğretebilirler, çocuklar faydalı bir şey öğrenebilirler. Mesela bu dönemde çocuklar tabletlerde, bilgisayarlarda, telefonlarda oyuna daldılar. Derslerine bakmadılar, etraflarına bakmadılar. Gömüldü bütün herkes. Bunlara gömüldü. Acı tarafı bu. Allah bizi affetsin, iyi etsin inşallah. Hamileyim namaz kılarken zorlandığım için oturarak kılıyorum. Ama normal bayanların oturuşuyla, oturunca da bacaklarımda ağır oluyor. Bağdaş kurarak oturmak edepsizlik olur mu? Bağdaş kurabilirsin ama ayaklarını uzataraktan bir dene. Eğer ayaklarını uzataraktan kılabiliyorsan kıl. Selamünaleyküm günümüze kadar gelen önemli zatların eserlerini divanlarını okuyoruz. Çok büyük bir mutluluk.

Şimdi böyle bir divan yazan var mı bilmiyorum. Aman divan yazmak isterdim. Bu mümkün mü? Bunun için neler yapmam gerekir? Normalde muhakkak çok harika bir şey olurdu. Ama böyle bir divan yazmak gerçekten herkesin işi değil. Ama yazılabilir. Buna söyleyecek bir lafım yok. Hayır ve şer Allah’tan diyoruz. Buradaki şerinin nasıl bir şer olduğunu nasıl iştiselleştirmeliyiz? Normalde bize bir şey geliyorsa, mesela insanlar kendilerinin nefislerinin hoşuna gitmeyecek, nefislerinin tadını bozacak bir şeyi şer olarak görüyorlar. Bu tabi o kimsenin kendi görüşüyle alakalı. Sûfîler başa gelen her şeyi lütuf olarak görürler. Lütuf olarak görürsen mesele bitmiş oluyor zaten. İradenin teslimiyetinin hakikatini nasıl içselleştiririz?

Biz Kur’ân ve Sünnet’e sımsıkı yapışalım. İmamların iştahatlerine sımsıkı yapışalım. O zaman irade bizim teslim olmuş olur. Rüyada görülen bulut nasıl tevil edilir? Muhakkak öyle tevil edenler vardır. Ama ben rüyada bulut nasıl tevil edilir denildiğinde tevil edemiyorum. Hakkınızı helâl edin. İnternette Ramazân ayının ilk günü Cuma gününe denk gelirse, Cuma saatine doğru gökten bir ses geleceği ve insanları kör ve sağır edeceği yazıyor. Bundan kurtulmanın tek yöntemini secde etmek ve Subhane’l Kuddüs, Subhane’l Kuddüs, Rabben’el Kuddüs denilmesi gerektiğini söyleniyor. Ve bundan sonra Mehdî’nin geleceğe söyleniyor. Konu hakkında düşünceleriniz nelerdir? Sami Yusuf Baran Semazen. Hiçbir bende ki muhtaber hadîs kitaplarında Ramazân’dan önce böyle bir şey olacağına dair bir rivayet okumadım.

Bu Ramazân’ın ilk günü Cumaya gelmesi yeni değil. 1400 yıldan beri kim bilir kaç sefer Ramazân’ın ilk günü Cumaya denk geldi. normalde onar gün attığına göre 50 senede bir geliyor demek aynı güne. Onar gün attığına göre normalde 365, 30 senede bir geliyor, 31, 32 senede bir geliyor. 30 senede bir demek ki Ramazân kim bilir en kötü şartlarla 30 senede kim bilir bu zaman içerisinde kaç senede bir Cumaya denk gelecek Ramazân’ın bir günü. çok uzun bir zaman değil. O yüzden bundan bu rivayetlere çok katılmıyorum. Çünkü bende ki hadîs kitaplarında hiç birinde böyle bir şey okumadım. Çünkü oruçla alakalı bilgiler yeni oruç sohbeti hazırladığım için oruçla alakalı kütübü Siddeden tutun da Urudaniye kadar bütün hadisleri elden geçirdim desem yeri var.

O yüzden böyle bir hadiste karşılaşmadım. Olmuş olabilir bizim gözümüzden kaçmış olabilir çok itibar edilecek bir şey değil. Zaten en büyük sıkıntı bu hadîs olmayan, mutaber hadîs kitaplarında geçmeyen bu tip şeyler hadismiş gibi yayınlılar elden ele. Sonra mesela Ramazân, Cumaya gelecek şimdi. Cumaya günü böyle bir şey olmayınca insanlar hadislerin üzerinde bak gördünüz mü hadisler doğru değil bak ondan sonra sahte hadisler var deyip sokağa dökülecek insanlar yazıya dökülecek sıkıntı bu. Arkadaşlar hadîs paylaşacaksa insanlar kütübü Siddeden alıntı yapsın. Buhârî Müslüm Tirmizî, İbn-i Maci, Ebû Dâvûd, Tabarani, Hakim ondan sonra İmam-ı Hanbel bunlardan hadîs paylasın. Bey Hakî örneğin bunlardan hadîs paylasın.

Darimi bunlardan hadîs paylasın. kaldı ki hadislerin içerisinde en sahih olanları, mutaber olanların kütübü Siddedir. 6 hadîs kitabıdır. Bu da İmam-ı Buhârî, Müslüm’ünün, Tirmizî’nin, İbn-i Maci, Ebû Dâvûd, İmam-ı Hanbel bunlardır. Normalde biz bunlara bakalım. bunlardan biz hadislere itibar edersek, buradaki hadislere itibar edersek bize yeter. Bakın bize yeter. Günlük dinini yaşamaya çalışan bir Müslüman için bu 6 hadîs kitabındaki hadisler o kimseye yeter. Siz bir fetvâ vermeyeceksiniz. Siz bir konunun herhangi bir hukuki yönüne bakmayacaksınız. Siz bundan sorumlu değilsiniz zaten. Bundan sorumlu olan kim? bir sohbet eden bir âlim, sohbet eden bir şey efendi. Bunlar dahi tam olarak sorumlu değil.

Sebep sohbet eden bir âlim illaki hadislerin hangisi mevzu, hangisi sahih, hangisi değil. Bunları bilmek zorunda değil ki. Örneğin Mustafa Özbağ. Bunlar bilmek zorunda değil. Neden değil? Benim ilim dalım bu değil. Ben hangi hadîs sahih, hangi hadîs sahih değil. Benim ilim dalım değil ki. Ben Buhârî, Müslüm, Tirmizî, Ebû Dâvûd, İbn-i Maci, İmam-ı Hanbel geçiyorsa orada, Tabarhane, Hakim bunlarda geçiyorsa benim için o hadîs sahihettir, mübarektir. Ben alırım onu namel ederim. Ben hadîs alimi değilim ki. Hadîs hafızı da değilim. O hadislerin sahih mi olup olmadığını, onlarla amel edilip edilmeyeceğini, benim araştırmak, soruşturmak benim işim değil ki. Herkes işini yapsın. Örnekliyorum ben sûfî olmaya çalışan bir insanım.

Sûfî olmaya çalışan bir insan, sûfîlik yolunda yürümeye çalışan bir kimse. bu hadîs sahih mi değil mi? hadîs kitaplarında, söylediğim mutaber hadîs kitaplarında geçen bir hadisin üzerinde yoğunlaşmasına gerek yok. Veyahut da sûfîlik yolunda giden bir kimse. Örneğin ben neyim? Ben hanefiyim kardeşim. Hanefim eserine göre davranıyorum. Benim için el hidaye burada mı burada? Ben iyi el hidayeye bakarım. Kudriye bakarım. Dürer gurreye bakarım. Örneğin. birisine cevap vereceksem bunlara bakar, İbn-i Abidin’e bakarım. Fetavayı hindiyeye bakarım. Bunlardan cevap veririm ben o kimseye. Ben o eğer onlar da bulamıyorsam o zaman hadîs ararım kendimce. O konuyu araştırmaya çalışırım. Bir kardeşimiz bu noktada bir problemini halledebilir miyiz diye.

Çözümleyebilir miyiz diye. Ben fıkıhçı da değilim. Ben hadisci de değilim. Ben tefsirci de değilim. Ben şimdi desem ki tefsirde ahkam keseceğim doğru değil. Ben desem ki hadiste ahkam keseceğim doğru değil. Ben desem ki fıkıhta ahkam keseceğim doğru değil. Ben desem ki akayette ahkam keseceğim doğru değil. Ama sûfîlik noktasında bildiğimin alimiyim, bilmediğimin talibiyim. Bu ayrı bir mesele. Bakın sûfîlik noktası. Derlerse ki sûfîlik, dervişlik, tarîkat, bu işin batın tarafı, zahir tarafı eyvallah. Gelsin kimle görüşmek, konuşmamız gerekiyorsa oturalım görüşelim konuşalım. Neden? O konuda evet ben derim ki bu konuda kendime de etrafıma da çevreme de yetebilecek noktadayım derim. Ama öbür türlü fıkıhta, hadisti, tefsirde okurum sadece.

Faydalanırım, amel etmeye çalışırım. Ama o konunun alimi değilim. O konunun bilirkişisi değilim. Türkiye’de ve İslâm dünyasında en büyük problem bu. Herkes her şeyin bilirkişisi. Herkes her şeyi çok biliyor. Bıktım artık bu çok bilenlerde. Yemin ediyorum bıktım. 33 yıllık İslâm hayatın boyunca ne çektiysek, ne çekiyorsak bu herkesin her şeyi çok bilmesinden çekiyorsun. Sohbetin başında dedim ya, adam ne mezunu, sosyoloji mezunu. Ne eritim üyesi, sosyoloji üyesi. Adam bir kavanoz, devesi diye aldı televizyona çıktı. Sanki hadîs alimi, sanki hadîs hafızı. Sanki bu konuda doktora yaptı, bu konuda eğitim gördü. Diyanet’te o kadar hadîs profesörü varken, üniversitelerde o kadar hadîs profesörü varken, bir sosyoloğun çıkıp da hadisler üzerinde konuşması kadar alçaltıcı bir şey yok.

Veya da Diyanet’te, veya da ilahiyatta o kadar tefsir hocaları varken, tefsir profesörleri varken, bazı kimselerin çıkıp, televizyon televizyon dolaşıp, tefsirden bahsetmeleri kadar alçaltıcı bir şey olamaz. Bu son dönemde de koronacılar çıktı şimdi. Ya bütün herkes koronacı. Adam güvenlik uzmanı o da koronacı. Ya adam normalde şey, anketçi o da koronacı oldu. Yoldan geçen koronacı oldu. En sonunda ben de abuzeri yaptım koronacı olarak. Abuzeri dedim abuzer gel, herkes koronacı olmuş, sen de koronacı olmuyorsun dedim. Korona ile alakalı görüşlerini sen de serdedin. Sebep? Ulan ünümüze gelen koronacı olmuş. Bütün adamın başında DR doktor yazıyor koronacı. Adamın başında ekonomist, koronacı adam ya.

Televizyonlarda yer gök koronacı. Ya bırakın sağlık bakanı her gün açıklama yapıyor. Yetmiyor mu size? Veya hatta bu konuda bir değişim bu meselesi var. O bilim kurulunda ne kadar profesör varsa hepsi de konuşma yapıyor. Hepsi de ayrı ayrı konuşuyor. Bunlar bilim kurulunda nasıl birleşiyorlar? Nasıl ortak bir karar alıyorlar bilmiyorum ki ya. Ya bir ortak karar almışsınız. Bu milletin kafasını bulandırmayın. O ortak kararı çıkın hep beraber savunun. Ya da konuşmayın kardeşim ya. Milletin kafasını bulandırmayın. Herkes bir laf söylüyor. Herkes bir şey diyor. Ondan sonra neden uymuyor bu insanlar? Canım kardeşim birisi maske tak diyor birisi takma diyor. Birisi maske size zararlı diyor birisi maske faydalı diyor.

Kendim dinliyorum bunları. Kendim internet’teki haberlerinden izliyorum. Allah’ım diyorum ya bu millet neyi tutacak? Ne yapacak? Maske mi taksın takmasın mı? Ellerini 20 saniye mi yıkılsın 28 saniye mi yıkılsın? Yok yetmedi 38 saniye mi yıkılsın? Yeterin ya. Gerçekten herkes her şeyi çok biliyor. En büyük sıkıntı bu. O yüzden Ramazân ayı da bir cuma meselesi tutturdu millet gidiyor şimdi. Cuma saatinde bir ses gelecek. Gelmeyince ne olacak? Bu normalde bu hadîs değil. Bu hadisi yayanlar var ya bu hadisi normal bu sözü hadîs diye yayanlar. Yarın öbür gün mahşerde Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretinin huzurunda ne diyeceksin? En büyük yalancı sen oldun şimdi. Sebep buharda yok, müslümde yok, Tirmizî de yok, İbn Mâce da yok, Tabarani de yok, Hakim de yok.

Ondan sonra imamı Hanbel de yok. Yok daha yeni hepsine baktım çünkü. Bütün oruçla alakalı hadislerin hepsini daha yeni inceledim. Böyle bir hadîs yok. Ne yapacaksın? Rudani’de bile yok. 14 hadîs kitabının toplumu 10. Rudani’de böyle bir hadîs yok. Bunu uyduran kimse, Bunu yazan kimse, Yarın öbür gün bunun hesabını nasıl verecek ya? Hadîs diye söylerse. De ki filanca evliyâ bunu rüyasında görmüş. Evliyayı bağlar ya. Filanca velî bunu rüyasında görmüş. Velî’yi bağlar. Kimseyi bağlamaz. Bir kimsenin gördüğü rüya birinci derecede onun kendisini bağlar. İkinci derecede ona inananlara bağlar. Biz ezanı sahabenin rüyasında öğrendik. Evet, Hazret-i Peygamber Salolü Aleyhi ve Selam Hazretleri o sahabenin rüyasına inandı.

Onu kabul etti. Onu tahsil etti. Ve biz ezanı öyle dinliyoruz şimdi. Kıymetli dostlar bu işler öyle boş bedava değil. Bir kimse bir söz çıkarıyor ortaya. Allah muhafaza eylesin. diyorlar ya bir deli bir taş atıyor ortaya. Kırttan akıllı çıkarmaya çalışıyor diye. Böyle bir şey. Hadîs olduğunu bilmediğiniz sözleri hadîs diye yazmayın. Bilmiyorsun. Hadîs diye yazma. Kendi sözün olarak da yazma. Twitter’da, orada burada, Facebook’ta, orada burada paylaşıyorsun. Tırnak içerisine al. De ki sözün sahibi belli değil. Eyvallah ya. Sözün sahibi belli değil. Sözün sahibini biliyorsan onu da yaz. Kim? Ahmet de, Mehmet de, Hüseyin de. Kimin bu söz? Ona da sahiplenme. Sebep? Çünkü yine hırsızlık yapıyorsun.

Başkasının sözünü kendi sözün gibi aktarıyorsun. Aktarma. Başkasının şiirini kendi şiirin gibi aktarma. Başkasının doğrusunu kendi doğrun gibi aktarma. Sözün sahibini de ki bu söz filancaya aittir. Bu onun görüşüdür. Bu onun düşüncesidir de. İmâm-ı A’zam’ın vermiş olduğu iştah adı kendini iştah adın gibi aktarma. De ki bu İmâm-ı A’zam’ın iştah adıdır. De ki bu İmam-ı Muhammed’in iştah adıdır. De ki bu İmam Yusuf’un iştah adıdır. De ki bunu Serahsi’de okudum, mepsudunda. De ki bunu El-Hidayet’e okudum. De ki bunu Buhârî’de okudum. De ki bu Buhârî hadisidir. De ki bu İbn Mâce hadisidir. De ki bu Tirmizî’nin hadisidir. Allah muhafaza eylesin bizi. De ki bu Abdülkadir Geylana Hazretleri’nin sözüdür.

De ki bu Hazret-i Mevlânâ’nın sözüdür. De ki bu Ahmet el-Rufa Hazretleri’nin sözüdür. Bu seni alçaltmaz, yüceltir daha. Seni yüceltir. Asıl başkasının sözünü kendi sözün gibi aktarmak seni alçaltır.


Hadîs Teyidi, Rüyâ Yorumu ve Vird

Allah bizi onlardan eylemesin inşallah. Selamun aleyküm. Duyduğumuz, okuduğumuz her hadisi sahi mi kabul etmeliyiz? Normalde ben duydum, okudum derken kendimce ben de Rudani var. Örneğin Kütüb-i Sidd’e var. Hemen hemen Buhârî, Müslüm, Tirmizî, İbn Mâce, Ebû Dâvûd, İmam Hanbel, Taberânî bayağı hadîs kitabı var bende. Allah affetsin. Böyle söylemek istemiyorum. sahih hadîs kitaplarının hemen hemen hepsi de var. Ben onlardan okurum, onlardan faydalanırım. Ben onlardan, onlar sahih diyorsa sahihdir. Örneğin zayıf diyorlarsa zayıftır. Bunları ben sohbet ederken zayıftı, sahihdi değil de ayırt etmek istemiyorum. Bunlar çünkü alimlerin işi. Onlar ayırt edecekler. Benim işim değil. Ama duyduklarım olarak değil.

Ben okuduklarıma bakıyorum. Ben kendimce incelediklerime bakıyorum. İnternete çok farklı söylemler olabilir. Şüphelenmek kötü mü? Ben şüpheleniyorum. O yüzden ben internetten hadîs bakmıyorum. İnternetten kolay kolay fıkıh bakmıyorum. Biraz vaktim alıyor belki de. Ama oturuyorum kendim inceliyorum. Kendim bakıyorum. Olmuyor kapatıyorum kendimi büroya. Büroda var çünkü hadîs kitaplarım. Burada da var. Büroya kapatıyorum kendimi. Oradan bakıyorum zamanım alıyor. 3 saatimi 5 saatimi alıyor. Ama doğru olduğuna inanıyorum. Sonradan çıkan uydurma hadisi var mıdır? Muhakkak vardır. Neden olmasın ki? imamlar oturmuşlar cidcid sonradan uydurma olan hadisleri de tasnif etmişler. Öyle bir iki ciltlik eser geçmişti elime.

Bakmıştım orada uydurma hadisleri normalde. Olabilir. Ama bu benim ilim dalım değil. O yüzden bu konuda çok fazla bir şey söyleyebilecek noktada değilim. Ankara’dan selamlar ve aleyküm selam. Efendim yayın şu zamanda bizlere ilaç gibi ve her ders yeni eklenen özellik çok güzel. Allah razı olsun. Sağlığınıza afiyet daim olsun. Allah’ın derslerimize bereket olsun inşallah. Hayırlı geceler. İnşallah teşekkür ederiz. Allah razı olsun. Allah yardımcınız olsun inşallah. Selamünaleyküm. Velî zatların zaman, olay veya şahıslar üzerinde zahiri manada bir tasarrufu var mıdır? Müdahale edebilir mi? Saygılar, hürmetler. Normalde tasarrufu yok dersek velilerin tasarrufunu inkar etmiş oluruz. Müdahale edebilirler mi?

Allah izin verdiği müddetçe müdahale edebilirler. Ama bunlar manevi boyutta, metafizik noktada geçerli olur. Metafizik olarak bunlar tecellî eder. Bunlar zahire de tecellî eder mi? Zahire de tecellî eder. Bunun zahir boyutu da var mıdır? Vardır. Bunları yok kabul edemeyiz. Yok kabul edersek bu sefer velilerin üzerine verilmiş olan tasarrufu var mıdır? Yok kabul ederiz. Buradan yol açılır. Bu sefer Peygamber’in mucizeleriyle de alakalı böyle bir kapı açılır. Peygamberlerde görülen mucizeler haktır. Velilerde görülen tasarruf veya velilerde görülen harikulade bu tip hallerde keramet diyoruz biz buna. Bu da haktır. Bunlarda veliler müdahale edebilirler, edemezler. Edemezler, ederlerken kendi zahir akıllarıyla mı yoksa kalbi akıllarıyla mı müdahaleler bunlar farklı konular.

Selamun aleyküm. Hayırlı Ramazanlar diliyorum. İnşallah pazartesi Perşembe oruç tutanlar. Cuma oruçlu olacağımızdan Perşembe oruçlu olalım hayırlı geceler. Bu konuda Hazret-i Peygamber’in hadisi şerifi var. Hanefiler kendilerine onu ölçü almışlar. Biz Ramazân Arifesi günü oruç tutmayız. Çünkü Şaban ile Ramazân orucunu birleştirmeyiniz diye hadisi şerifi var. Hatta bir kaç gün öncesinden bırakıldığına dair hadisi şerifi var. O yüzden Hanefî mezhebinde olanlar Ramazân oruca başlayacaklarından iki üç gün önce orucu bırakırlar. Hiç olmazsa son günü ayırt ederler Ramazân Arifesi’nde oruç tutmazlar. Selamun aleyküm. Hayırlı geceler. İzmir’den Erdem. Aleyküm selam Erdem. Allah gecenin hayır etsin inşallah.

Hatem-ül Velî makamı vardır demiştiniz. Evet Hatem-ül Velî makamı vardır. Bu konuda da bütün ehli tasavvuf ittifak halindedir. bunu Normade Sûfî dairesinde olanların hepsi de bunu kabul ederler. Rahmetli Ömer Öngüt isimli zatın taraftarları kendisinin Hatem-ül Velî olduğunu iddia ediyorlar. Bu konu ile ilgili görüşünüz nedir? Eğer bu kişi değilse bu makamın alameti var mı? Hürmetlerimi arz eder, ellerinizden öperim. Kıymetli Erdem kardeş, şahısların üzerine çok konuşmak istemiyorum. Ben bunu böyle bir genel doğru olarak söyleyeyim. İmam-ı Terimizin’in de bu noktada hem kendi sözü var hem nakilleri var. İmam-ı Muhyiddin İbn Arabî Hazretleri’nin bu konuda tespitleri var. Ehli Sûfî’nin Gazâlî-Arabî ekolinde bu muhakkak vardır.

Bir kimsenin kendi üstadını Hatem-ül Velî görmesi son Velî, Velî’likte kapının sonu artık, bundan sonra Velî gelmeyecek diye görmesi o dervişlerin kendi haklarıdır. Ben öyle söyleyeyim. Gülümsüyorum hakkınızı helâl edin. Çünkü her dönemde bu tip şey efendiler, üstadlar kendilerinin Hatem-ül Velî olduğunu iddia etmişler, söylemişler. Ve bir kısım dervişler de bunlara inanmışlar. Ve inandıkları için kendi şeyhlerinden sonra bir daha Velî gelmeyeceğini, şeyh gelmeyeceğini inanmışlar. Ve bir yere intisâb etmemişler. Ben böyle bir yere intisâb etmemiş çok derviş kardeş tanıyorum. bir daha Velî gelmeyecek diye. Bir daha Velî olmayacak, son Velî bu diye. Örneğin Süleyman Hilmi Tuna’nın hazretleri için de böyle söylerler.

Süleyman Hilmi Efendi’nin müritleri, şimdiki müritleri de kendilerince bir şeyhi intisâb etmezler. Derler ki Süleyman Hilmi Tuna son Hatem-ül Velî idi. Örneğin Ömer Öngüt dervişleri diyorlar ki Hatem-ül Velî idi, son Velî idi. normalde Bediüzzaman Sayyidi Nursa Hazretleri’nin bir kısım talebeleri diyor ki o Mehdî idi görevini yaptı. O da Hatem-ül Velî idi. Erbakan Hoca’nın bir kısım talebeleri bana dediler bizatihi. Dediler ki Erbakan Hoca Hatem-ül Velî idi ve aynı zamanda Mehdî idi. Vazifesi bitti. Mehdî filan beklemiyoruz diye bana bizatihi söyleyenler oldu. O yüzden bunlar çok böyle şatahatvari sözler. Çok ileri derecede sözler. Aynı şeyi benim şeyhimin ağzından da söylediler. Bundan sonra bir şeyhi intisâb etmenize gerek yok.

Zakirleri intisâb edin. Mehdî gelecek. Mehdî ile beraber bu mesele son bulacak. Şeyh Efendi vefat etti. Yaklaşık ortalama 17 yıl filan oldu. 16 yıl 17 yıl oldu. 16-17 yıldan beri bir kısım kardeşler bunu böyle söyleyerekten gelen derviş kardeşleri başka bir şeyhi intisâb etmelerini önlediler. Oysa Şeyh Efendi bana dedi ki oğlum ben öldükten sonra bütün dergaha söyle herkes istar yapsın. Rüyasında gördük kimseyi intisâb etsin dedi. Bana bizatihi bunu asiyet etti. Beytullâh şahit olsun dedi. Ben de Beytullâh şahit olsun efendim dedim. Ben bütün dergaha bunu kendimce bütün herkese söyledim. Hala daha söylüyorum. Bunu duymayan hiç kimse kalmamıştır herhalde. Ama o insanlar istihara yapıp kendilerine şeyh aramıyorlar.

Şimdi o yüzden bir şeyhin kendisini kendince Hatemül Nebi Hatemül Velî makamında görmüştür. Bir şey diyemem. Ama bunun dervişlerine benden sonra başka Velî gelmeyecek. Hatemül Velî benim dediyse bunda bir yanılgı var. Allah muhafaza eylesin. O yanılgı bir kısım Şeyh Efendi poğsunda oturan kimselerde rüya tabir ilmi yok. Bu acı bir şey. Bir kısım şeyhlik poğsunda oturanların zikrullâh da görülen hallerle alakalı tabirle alakalı ilimleri yok. Bir kısım şeyhlik poğsunda oturanların metafizik ilimleri yok. Bizim bu ilmimiz yok demiyorlar. Halbuki basit bir şey. Benim bu konuda bir ilmim yok diyebilir. Ama o zaman da o posta oturmaması lazım. İşin bir de bu tarafı var. Çünkü şeyh üstâd deyince bu metafizik ilimden ilimdar olması lazım.

Böyle bir ilmi yoksa da onun şeyhlik postuna oturmaması lazım. koyunun bulunmadığı yerde keçi Abdurrahman Çelebi derler diyorlar ya bu da onun gibi bir şey. Bir kimse bir şeyh bulamıyor, bir mürşid bulamıyor. O zaman filancı yerde bir mürşid varmış diyor bir şeyh varmış ona bağlanıyor. Öyle gidiyorlar. Rüyalarında görerekten bağlanmıyorlar. Hallerinde görerekten bağlanmıyorlar. O kimse bu konuda ettin mi, yetkin mi bunu incelemiyorlar. onun babası şeyhmiş canım o yüzden ona bağlanalım. Göl yatanan su eksik mi olur? Bazıları Zakir aslında şeyhlik yapıyor ama adı Zakir. Bunu normalde hep görüyorum ben. Normalde aslında o bir şeyh efendi intisâb etmiş. Şeyh efendi de ona ders verebilirsin. Burada zakirlik yapabilirsin demiş.

O şeyhlik yapıyor şimdi şeyhi öldükten sonra. Millete de demiyor. Bir gidelim bir şeyhi intisâb edelim bir yere bağlanalım. Neden? Bağlanıp intisâb etmek nefse ağır gelir, zor gelir. Allah bizi affeylesin. O yüzden bu kardeşler de öleler. Allah iyiyesin. Herkesin bu noktasında, bu sözü çok duyuyorum. Acı olan da bu. Herkes kendi şeyhini Hatem’in velî görüyor. Bu işin en çılgın noktası. Allah iyiyesin inşallah. Selamünaleyküm hocam. Wirt derslerinizi almak istiyorum inşallah. Mümkün mü? Mümkün. Bu numaradan mı ulaşalım yoksa başka bir numaranız var mıdır? Var. İnşallah numarayı size verelim. Ben kendim numarası ezberinde olmayan bir kimseyim. Bunu söylemek zorunda kararıyorum. Bakıyorlar arkadaşlar ne yazıyor diye.

Telefonun hususi yanımda tutuyorum ki numaramı yazayım diye. Ezberleyemiyorum. Ezberleme özrüm var. O yüzden hakkınızı helâl edin inşallah. Bu kardeşe numaramı attım. İnşallah bir rüyası varsa, bir hali varsa kardeşimiz. Ders veririz. Bu noktada bir sıkıntı olmaz. Terâvîh namazlarımızı kaç rekat kılalım? Sünnet olan nedir? ortalaması 8 rekat aslında. Ama Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hz. 20 rekata kadar kılmış. yapabiliyorsanız en az 8 rekat kılmaya gayret edin inşallah. Evet. Selamun aleyküm. Aklımla nedir? Nasıl bu akla ulaşır, açıklayabilir misiniz? Allah razı olsun. Allah razı olsun. Hayırlı akşamlar. Aklı maat, bunun sûfî eserlerde, sûfî sohbetlerde çok kullanılır. Bu böyle âhiret aklı manasıdır bu.

Bunun normalde bir dünya aklı vardır, bir de âhiret aklı vardır. Aklı ikiye ayırırlar. Ahiret aklı ve dünya aklı olarak. Aklı maat da âhiret aklıdır. Bunu normalde ben biraz daha Allah affetsin, kalbi akıl olarak bunu nitelendiriyorum. Ben öyle bunu aklı maat olarak da nitelendirmiyorum. Ben sufinin bir dünya aklı vardır, bir de kalbi aklı vardır diyorum. Kalbi aklı normalde o kimsenin Kur’ân ve Sünnete dayalır. Birinci beslendiği yer orasıdır. Ama manevidir. Kalbi aklı ilhâm alan akıldır. İlham alan kalptir. Asıl insanlara lazım olan budur. Bu nasıl elde edilir? Bir, haramlardan uzak duracak, farzları yerine getirecek. Allah ve Resulünü çok sevecek. Allah’ı çokca zikretecek. Allah bizi onlardan eylesin inşallah.

Ben sırayı kaçırmışım, şimdi tekrar sıraya girdim. Hakkınızı helâl edin inşallah. Ramazân’da dilimizi tutmanın öneminden söz ettiniz. Selamünaleyküm Ramazân’da dilimizi tutmanın öneminden söz ettiniz. Dilimizi güzelleştirmenin yolu nedir? Dilimizin afetlerine nasıl koruyabiliriz kendimizi? Eğer dilimizi bizim kötü konuşmaktan zaten arındırırsak dilimiz bizim güzel konuşmaya başlar. Burada önemli olan dilimizi kötü konuşmaktan muhafaza etmektir. Eğer dilimizi kötü konuşmaktan muhafaza edersek o zaman dilimiz bizim güzel konuşmaya başlar. Şimdi güzel konuşması için de o kimsenin güzel görmesi lazım. O kimsenin kalbinde güzellikler olması lazım. O kimsenin kalbi güzel olması lazım. Tatlı olması lazım.

Sizde bir huzur vardır ki orası iyi ve güzel olursa bütün vücut iyi ve güzel olur. Orası da kalptir. Orasının iyi ve güzel olması için önce îmân lazım. Sonra ihlas ve samimiyet lazım. İbadet lazım. Allah’ı çokça zikir lazım. Ve Allah’ı çok sevmek lazım. Resulünü çok sevmek lazım. İnsanları çok sevmek lazım. O zaman o kimsenin dili güzelleşir. Kalbi de güzelleşince o kimsenin dili de güzelleşir. O kimse hakkı görür gücesine yaşaması lazım ki muhteşem olur. Allah bizi onlardan eylesin. Selamun aleyküm hocam. Benim kızım sizin derganıza geliyor. Rüyamda kızımla birlikte Kâbe’yi taaf ettiğimizi, ümre yaptığımızı gördüm. Kâbe’nin içinde beyaz parlak güzel duvarlar vardı. Kâbe’yi yüzümü sürüp kokusunu içime çektim.

Manaviyatta bir tanıdığımla ve oğluyla karşılaştık. Böyle bir durumda nasıl geldim buraya dedi. Ben de kızım önce oldu. Babam da katkı yaptı dedim. Kızım onun oğlunun ceketini düzeltti. Sonra üst katta bir yere geçip namaz kıldık. Bitti mi dedim kızıma? Bitti dedi. İbadetlerimizi bitirdik. Rüyayı ilmi olan birine anlatmak gerekiyor diye size anlatmak istedik. Allah razı olsun. Beytullâh’ı görmek imana işarettir. İhlase işarettir. Samimiyete işarettir. Bereketle, lütfa, ikrama, ihsanı işarettir. İnşallah oraya gideceğinize işarettir. İnşallah orada tavaf edeceğinize işarettir. Duvarlarınızın kabul olacağına işarettir. Ve inşallah kızınızla beraber gitmiş, o mihmandarlık etmiş. Kızınızın yolundan gidin inşallah.

Allah iyi eylesin inşallah. Diyelim ki bir mükelleften İslâm ahkamı ile hükmetmeyen bir devlet 1 milyon ver kaldı. Bu mükellefin bu miktar için ayrıca zekât vermesi gerekmez. Çünkü tasarruf hakkı kendi elinde değildir. Ancak mal imtihan için verilmiştir. Bu mallar ile ilgili uhrevi müessüliyet kendi üzerindedir. o devlet bu vergi ile şaraf fabrikası yaparsa o mal sebebi ile bu fiile ortak olmuştur. Zira devletin malı hükmü olarak bütün vatandaşlara ait demektir. Kaynak, emanet ve iyiliğe 1. cilt sayfa 389. Bunu anlayamadım. mesela bize kesilen cezalardan verdiğimiz vergilerden zekât düşer anlamına mı geliyor? Bir de bizim vergilerimizle yapılan şaraf fabrikası gibi harâm mekanlardan sorun muyuz demek istiyor.

Allah razı olsun. Bir, normalde bir kimse cezaları ve vergileri normal nisap miktarından düşer. Kalanından zekât verir. İki, verdiğimiz vergilerle devletin işlemiş olduğu haramlardan sorumluyuz. Biz bir devlete vergi verdik. O devlet verdiğimiz bir Müslüman olarak vergi verdik devlete. O devlet bizim vergimizde harâm iş yerleri açar. Haramla iştigal ederse biz ondan sorumluyuz. Zerrece hayır isterseniz hayırınız karşılıksız kalmaz. Zerrece şer isterseniz şeriniz cezasız kalmaz. O yüzden o verdiğimiz vergiler doğru noktalarda kullanılıp kullanılmadigindan dolayı şüphe içinde olduğumuzdan ayrıca tövbe etmemiz gerekir. Selamun aleyküm hayırlı akşamlar. Benim sorum rahatsızlığımdan dolayı oruç tutamıyorum.

Çok üzülüyorum. Ne yapmamı tavsiye edersiniz? Eğer mali durumunuz yerindeyse bir güne bir fakir doyuracak kadar fidye vereceksiniz. Normalde diyelim ki 30 gün oruç tutamadınız. 30 gün bir fakirin yiyeceği. Daha doğrusu aslında biz kardeşlere buna farklı söylüyoruz. Bunu normalde bir fakire doyuracak olan şey şimdi diyanet açıklamıştır. Fıtır sadakası ne kadar diye. Bir bakar mısın? Şey ne kadarmış günlük bir fidye diyanet açıklıyor ya bunu. Her sene diyanet açıklar bunu. Kaç? 2019 23 lira. 2020 25 liradır veya 27 liradır. Bir bak bakalım. Doğru. 27 lira. 2020 de 27 liraymış. bir kimsenin fidye parası. bir kimse bir gün oruç tutamazsa 27 lira verince bir fakiri doyuracak şekilde. Bu tabi Buda hesabıyla hesaplanıyor.

Hazret-i Peygamber Salullah aleyhissalam hz.’nin zamanında Buda hesabıyla hesaplandığından dolayı. Bunda yine Buda hesabıyla hesaplıyorlar. 27 liraymış. Biz arkadaşlara şöyle söylüyorum. Bunu tasadduk edecek olanlara. Arkadaş sen bir günde kendin kaç paralık yemek yiyorsun? Adam günde oturduğunda bir günde gidiyor lüks bir restorana oturuyor. Örneğin bir öğün yemeğini 100 lira yiyor.


Fidye, Ev Bakımı ve Beden Temizliği

E fakire vereceği zaman 27 lira verecek. Bu doğru bir mantık değil ki. Normalde bir günlük yiyeceğini 100 liraya yiyorsa o da bir günlük oruç fidyesini 100 lira olarak versin. Ama bunun en düşüğü ne? Diyanetin açıkladığı 27 lira. Eyvallah. O yüzden herkes kendi haline kendi durumuna göre kendi yemesine içmesine göre dağıtsın bunu inşallah. Biz sizin gibi Medîne’ye gidemedik nasıl rabuta yaparız? Allah gözünüzün önüne getirsin. Allah kalbinize getirsin inşallah. Bu sene zaten onlar da yaşayamayacaklar böyle. Onlarda da orada da sıkıntı var. Biz de bu Ramazân Allah biliyor, ümreye gideriz diye düşünüyorduk, hayal ediyorduk. Cenâb-ı Hak böyleymiş nasibimiz. Allah hayırlısını eylesin. Öyle inşallah rabut ederekten oruçlarımızı açalım inşallah.

Selamünaleyküm. Selamünaleyküm. İyi yayınlar hocam. Beni hiç dinlemezdi. Kocam beni hiç dinlemezdi. Geçen sene Ramazân’da abdest olarak iftara 15 dakika kala sohru başında sürekli zikir çekip eşim sözümü dinlesin diye duâ ettim. Kabul oldu çok şükür. Kimin ne isteği duası varsa bunu yapsın. Sizin yayınınızdan duyulmasını istediğim için sizinle paylaşmak istedim. Maşallah ya. Allah Allah. Allah mübarek eylesin. Tabii iftâr vaktinde o kimsenin yapmış olduğu dualar Cenâb-ı Hak kabul ediyor. Eyvah eyvah eyvah eyvah. Sen böyle bir sır verdi. Herkes bunu yapacak şimdi. Yapsın inşallah. Öteki alemde cennet ve cehennem hayatından başka bir hayat ve yaşayanlar olacak mı varsa eğer nasıl bir hayat? Cenâb-ı Hak’ta hayat son bulmaz.

Cennet hayatında da hayat son bulmaz. Cehennem hayatında da hayat son bulmaz. Hayat içinde hayat var. Sen yeter ki yaşayacağım de. Selamünaleyküm. Ben 9 senedir evli bir bayanım. Daha öncesinde nişanlanıp ayrıldım bir başkasıyla. Ara ara aklıma geliyordu. Ama eşimi de kendim isteyerek evlendim. Hiçbir şekilde o insanla görüşmedim bu sürede. Ama o bir hastalık gibi iyice kafama yerleşti. En az haftada 3 kez rüyamda görüyorum hala. Özür diliyorum, pişman oldum, unutamadım diyorum. Sabah çok kötü uyanıyorum. Kafam karışıyor. Ben yanlış bir evlilik mi yaptım? Yoksa bu rüyalar şeytani mi diyorum? İşin içinden çıkamıyorum. Şeytani etkisinde kalmışsın. Kendi kendine o yüzden görüyorsun. Ve Allah’a tövbe et.

Bu noktada ve rüyanın şeytani olduğunu bil. Rüyanın şeytani olduğunu bilerekten Allah’a tövbe et inşallah. Kardeşim psikolog söylemek istediklerinin içinde kalmış ondan diyor. Bir ara konuş eski nişanlığına diyor. Ben de harâm öyle bir şey yapmam diyorum. Efendim bu kısır döngüden nasıl kurtulurum? Bu rüyalarda ne anlamalıyız? Lütfen bana yardım edin. 10 senedir bu hâldeyim. Çok zor durumdayım. Şeytân oradan senden bir gedik yakalamış, bir açık yakalamış. Tövbe et. Cenab-ı Hakk’a yalvar yakar. Ve o eski nişanlığınla da görüşme. Rabbim inşallah aklından, gönlünden, fikrinden attırsın sana inşallah. Bunu normalde yaşayanlar genelde şunlar yaşarlar. bunu böyle biraz açayım şimdi de. Şimdi daha önce nişanlanmış, bozulmuş, atılmış.

Sonra evlenmiş. Kadınlarda da var bu, erkeklerde de var. Sonraki evliliği istediği, hayal ettiği, düzeyde gitmezse bu sefer eski nişanlılarının rüyalarını da görüyorlar. acaba kendi kendilerini düşünüyorlar. Onunla evlenseydim daha iyi mi olurdu? Onunla evlenseydim daha mı mutlu olurdu? Onunla olsaydı şöyle mi olurdu? Onunla olsaydı böyle mi olurdu diye kendi kendilerine vesvese ediyorlar. Ondan sonra rüya görüyorlar böyle. Allah iyi eylesin. O yüzden sonradan kurmuş oldukları evliliklerde bu tip problem mi yaşayanlar genelde böyle rüyalar görüyorlar. Kim bu kardeş bilmiyorum hakkını helâl etsin böyle yorumladığım için inşallah. Selamün aleyküm, hayırlı akşamlar. Recep Karataş. Recep Karataş, Ramazân’da oruç, zekât, fitre, ömre sayamadığım bir sürü ibadetlerimize Rabbimiz katka sevap yazmaktadır.

Ramazân’da olmasının sebepler nedir? Teşekkürler. Kur’ân ayı çünkü, oruç ayı. Cenâb-ı Hak bu Kur’ân ayında, bu oruç ayında lütuf kapılarını, ikram kapılarını açıyor. Ümmet-i Muhammed’i affetmek istiyor. Cenâb-ı Hak affetmek için de bu Ramazân ayını bahane ediyor. İçinde Kadir Gecesi de var. Selamün aleyküm Recep Karataş. Kafirler araştırdığımızda Müslümanlara hep Ramazân ayında saldırmaktadırlar. Bunun nedenleri var mıdır? Ramazân ayında Müslümanlar böyle kendilerini ibadete verirler. Biraz da bu noktada sırf oruçla ibadet de geçirmeyi düşünürler. Biraz böyle manevi ve ruhani bir hale bürünürler. Gavurlar da bunu, bunu ne yazık ki fırsat verip saldırırlar bize. Cenâb-ı Hak bir taraftan da şehit olanlar da Ramazân’da şehit olduğu için ayrıca sevap alırlar.

Hocam odaklanmakta zorluklar yaşıyorum. Önerileriniz nelerdir? Hayırlı akşamlar hocam. Normalde odaklanmakta zorluk yaşayanlar, harama bakanlar, harâm düşünenler odaklanmakta zorluk yaşarlar. Bunun normalde odağının tekrar toparlaması bir gözünü haramdan uzak duracak. Tövbe estağfurullâh. Salaamu aleyküm. Kestiğimiz tırnakları nereye atmalıyız? Hz Peygamberin sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri kesmiş olduğu tırnaklarını, kesmiş olduğu sakallarını, kesmiş olduğu saçlarını, saçlarını keseceklerdi. Olmadan sonra nereye atmalıyız? Ne zaman atmalıyız? Ne zaman atmalıyız? O zaman o zaman o zaman onları keseceklerdi. sakallarını kesmiş olduğu saçlarını toprağa gömerdi. O yüzden tırnaklarımızı toprağa gömmek.

Sünnet, ee daireler diye yaşıyoruz, büyük şehirler diye yaşıyoruz. Nereye gömeceğiz? E bir saksı çiçek alın evinize, saksının içine dökün. Kolay. Saksının dibinde de toprak var zaten. Balkonunuzu da çiçeklendirmiş olursunuz. E saçlarınızı, bu noktada kesiyorsanız saçlarınızı da toprağa gömebilirsiniz. Sünnet, gömmek çünkü toprağa. Selamünaleyküm. Hz. İsa aleyhisselâm ile Hazret-i Muhammed peygamber efendimizin arasında peygamber gelmiş midir? Karacabey’den selamlar ve aleyküm selâm. Karacabey’e selam olsun inşallah. Evet bir tane nebi geldi ama onun fazla bir ümmeti yok. O da Türkiye’de meftun zaten. Ama onun fazla bir ümmeti yoktu, olmadı. Bazıları onu velî olarak görür, biz onu nebi olarak görürüz.

Anadolu’nun bağrında yatıyor. Şimdi yeri de söyleyeceğim de millet oralara gider şimdi, oralarda bakmaya çalışır, bulmaya çalışır. Allah iyi etsin inşallah. Selamünaleyküm. Sahûr ne zamana kadar yiyip içebiliriz? Diyanet gece 0.30 gibi orucu başlatıyor. Eşim ise ezan vaktinden yarım saat öncesine kadar sahurun devam ediyor. Hemen ben bakıvereyim buradan şimdi. Size imsak vaktini söyleyeyim inşallah. İmsak 4.37’de bugün için kesiliyor. 4.37’ye kadar yiyebilirsiniz. 4.35’e kadar yiyebilirsiniz. Bugün için söylüyorum. Selamünaleyküm. Ruhdaki hayal surete yok gibidir. Lakin sen bütün cennetlerine, her şeyin bir cenneti var. Yok gibidir. Lakin sen bütün cihan halkını birer hayal peşinde gör. Mesnevî de bunu okudum.

Manasını çok merak ettim. Mümkünse açıklayabilir misiniz? Ya normalde bunu nerede okudum? Benim okuduğum yerde ruhdaki hayal demiyor. Bütün alemi sen bir hayal üzerine yürür gör diyor. Orası mı, burası mı? Bunu tekrar netleştirir atarsanız ona öyle bakalım inşallah. Çünkü ruhdaki hayal kaçıncı ciltte buna bildirirseniz biz ona bakalım inşallah. Çünkü o biraz böyle farklı olabilir bu noktada. Yanlış yapmış olmayalım. Birinci ciltteydi o bütün sen bu alemin hayal üzerine yürür gör diye. Ben onu biliyorum. O yüzden kardeş bunu nerede okumuş bunu bize bildirirse inşallah daha iyi olur. Öz güvenimizi nasıl yükseltebiliriz? Ya normalde bir kimse öz güvenini yükseltebilmesi için bildiği işlerde, bildiği meselelerde konuşacak. bildiği işlerde, bildiği meselelerde, bildiği yolda yürürse o kimsenin öz güveni yükselir.

Bilmediği bir işe girerse, bilmediği meselelerde konuşmaya çalışırsa batar, perişan olur, öz güvenini yitirir. Herkes bildiği ve bildiği yolda yürürse öz güven sahibi olur. Yaşıtımız birine karşı arkadaşlık ilişkilerini kıskanmak durumunda nasıl kurtuluruz? Allah muhafaza eylesin bu insanı perişan eder gerçekten. O yüzden gıpta edelim kıskanmayalım. ben de böyle olabilir miyim? Ben de böyle olmak için çalışmalıyım. Bu gıpta etmektir. Kıskanmak biraz ona çelme takmak gibi olur. Allah muhafaza eylesin bundan uzak duralım. Namazsız, abdestsiz birine fitre verilir mi? Fitre vereceğimiz, fitre ve zekatlarımızı biz namaz kılan, oruç tutan, Kur’ân ve sünnete sımsıkı yapışan kimselere birinci derecede verelim.

Çünkü Hadîs-i şerîf’te senin ekmeğini namaz kılanlar yesin diyor. Allah’a isyan eden, bu noktada Allah’a tuyan eden. Çünkü namazı kasten terk etmek Allah’a isyan etmektir. orucu kasten terk etmek Allah’a isyan etmektir. Biz Allah’a isyan eden kimselere, açıktan isyanlarını gösteren kimselere zekatımızı, fitremizi vermeyelim. Birinci derecede namazını kılan, orucunu tutan, Allah yolunda koşan kimselere verelim. Bunlardan artarsa biz diğerlerine verelim. Bizi hemen şöyle diyorlar, onların canı yok mu? Var kardeşim. O da namaz kılsın, o da dinin icaplarını yerine getirsin. Biz ona da verelim. bu gayet normal bir şey. Dinin emri bu. Müslümanlar önce birbirlerine yardım edecekler. Namaz kılanlar, oruç tutanlar, zikredenler, Allah yolunda koşanlar.

Önce birbirlerine yardım edecekler. Orada camideki bir kimse, namaz kılan bir kimse, fitre ve zekât ihtiyacı var, beş vakit namazını kılıyor. Önce onu sevindirelim biz. Çünkü fitre ve zekât Allah’ın, bizim değil. Biz onu Allah adına vereceğiz. Allah adına vereceksek biz önce Allah’a isyan etmeyenleri biz sevindirelim. Önce onları sevindirelim. Selamünaleyküm. Peygamber Efendimiz’in ilk Nisan yağmurunda çıkıp ıslandığı doğru mudur? Ben öyle okudum hadîs-i şeriflerde. Benim bildiğim bu. Nisan yağmurundan faydalanmak şifa mudur? Ölüm hariç dertlere şifadır diyor. Hatta bunu şeyde de bulabilirsiniz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin sağlıkla alakalı bir eseri var, tekçitlik. Tıbbi Nevevi de bunu bulabilirsiniz.

Selamünaleyküm. Benim diş etlerim kanıyor. Eşime ağzımdan koku gelip gelmediğini açıkça söylemesini istedim. O da evet koku oluyor diyor. Bu konuda çözüm aramaya devam ediyorum. Bu konuda tavsiye verir misiniz? Bir de gayri ihtiyara haberim olmadan diş etimden kan geldiğinde kan dışarı çıkmamışsa abdestim bozulmuş olur mu? Normalde diş etlerinin kanadının farkındasan abdestin bozulur. Bu noktada dışarı çıkıp çıkmaması önemli değil. Kanı gördüğün anda diş etlerinden kan akmazsa abdestini bozar. Koku geliyorsa o zaman normalde diş etlerinden mi koku geliyor? Yoksa midende mi bir rahatsızlık var? Ona baktırman lazım. Diş etlerinin kanaması ile alakalı koku gelmez. Midede bir rahatsızlık olabilir.

Veya şeker hastalarının mesela ağzı kokar veya diş bakımlarını düzgün yapmayan, ağız bakımlarını düzgün yapmayan kadınların da erkeklerin de ağızları kokar. Sigara içenlerin ağızları kokar. Ağız kokusu boşanma sebebidir. Hanevilerde. Vücut kokusu boşanma sebebidir. Kadınlık veya erkeklik organlarının devamlı kokması boşanma sebebidir. O yüzden kadınlar da erkekler de ağız kokularına dikkat edecekler. Vücut kokularına dikkat edecekler. Ağız bakımlarına dikkat edecekler. Bol bol dişlerini fırçalayacaklar veya misfaklayacaklar. Bu noktada ağızlarını örneğin kekik suyuyla gargar edebilirler. Veya hatta değişik dezenfekte olan karanfil suyuyla dezenfekte edebilirler. Karanfil çiğneyebilirler. Ağız kokularına gidermek için.

Bu tip şeyler yapabilirler. Ağız kokusu önemli. Karşımızdaki iletişimle alakalı önemli. Bir toplum içerisinde giriyorsunuz. Önemli. Vücut kokusu önemli. İnsanlar şimdi tam böyle banyo yapmıyorlar. 3 gün, 4 gün, 5 gün, 10 gün, 15 gün banyo yapmayan kadınlar var. Kocalarından, oğullarından, çocuklarından öğreniyoruz. 10 gün, 15 gün nasıl banyo yapmaz? Erkekler var 10 gün, 15 gün banyo yapmayan. Bugünkü zamanda, bugünkü şartlarda kadınlar ev işlerinde ilgileniyorlar, yemek yapıyorlar, temizlik yapıyorlar. Hemen hemen her akşam banyo yapmaları lazım. Çünkü üzerlerini değiştirmeleri lazım. Kimisi kızartma kokacak, kimisi çamaşır suyu kokacak, kimisi toz kokacak. Kocalarının önüne, çocuklarının önüne öyle çıkmamaları lazım.

Bir kadın evde erkek çocuğu varsa, erkek çocuğunun önüne böyle düzensiz, bakımsız, pasaklı çıkmaması lazım. Saç, baş dağılmış, üzerindeki kıyafetler dağılmış, banyo yapmamış bir kadın. Erkek çocuğunun önünde öyle çıkarsa, o erkek çocuk kadınlar böyle oluyormuş der. Onu önemser. Sonra annesinden daha bakımlı bir kadın gördüğü anda, onu sever, onun peşinden gider. O yüzden mesela erkek ve kız çocuğu olan bir kadın, bakımlı olması lazım evde. Sebep, çocuklara örnek olacak çünkü. Biz hayatı kendimize yaşamıyoruz. Bizim evde çocuklarımız var, erkek çocuklarımız var, kız çocuklarımız var. O yüzden normalde hayatı çocuklarımıza örnek olarak görelim. Bir baba, bir erkek bakımlı olacak, üstü başı bakımlı olacak, konuşması düzgün olacak, telaffuzları düzgün olacak.

Evde küfretmeyecek, evde hakaret etmeyecek, evde eşine yanlış davranmayacak. Sebep, örnek oluyor çünkü. Erkek çocuğuna da, kız çocuğuna da örnek oluyor. O zaman hepimiz örneğiyiz birer şekilde. O zaman ağzımız kokmayacak, vücudumuz kokmayacak. Kadın olarak saçımız, başımız, kıyafetlerimiz dağınık olmayacak. Erkek olarak saçımız, sakalımız, kıyafetlerimiz dağınık olmayacak. Bütün kokularımıza dikkat edeceğiz. Vücut kokusu, uzuvlarımızın kokusu, ağız kokusu dikkat edeceğiz. Tedavisine gideceğiz. Tekrar söylüyorum, hanefillere göre boşanma sebebidir. Bir kadının veya bir erkeğin ağzı kokuyorsa, vücudu kokuyorsa boşanma sebebi doğar. Ona normalde İslâm hukuku olmuş olsa, ona mahkemeye müracaat etse bir kimse ona tedavi zamanı verir. doktora sorar tıbben.

Ağız kokusunun tedavisine kadar üç ay, beş ay, alt ay, önceden alt ay verilermiş. Normalde İslâm hukukunda vardır bu tip şeyler. Değişik eserlerde geçer. Alt ay, vücut ve ağız kokusuyla alakalı müsaade alt aydır. Alt ay içerisinde ağzının ve vücudunun kokusunu giderdi giderdi gidermedi, taraflara boşanma hakkı doğar. Ondan sonra kadınlar da erkekler de kendilerine bakmıyorlar. Kendilerine bakmayınca telefon açıyorlar. Hocam, bir arkadaşımdan sizin telefonunuzu aldım. Adam beni aldatıyor. Veya hatta hocam karın benden boşanmak istiyor.


Mehdî, Sosyal Medya ve Namus Meselesi

Sebep? boşanmak istiyor. Getir gel hanımını. Bunların ikisi beraber geldi. Bülronun içerisinde bir koku, bir koku, bir koku. Allah’ım bu koku ne dedim ben? Sonra kadın dedi ki biz yalnız görüşebilir miyiz? Görüşebiliriz dedim. Adam dışarı çıktı, koku da dışarı çıktı. Kadın resmen dedi anladınız mı neden boşanmak istediğimi dedi. Koku gitti bakın dedi. Anladım dedim. Dinen dedi hükmüm ne? Boşanabilirsin dedim tedavisi mümkün değilse. Adam cinsel ilişkiye girmezse hiç yıkanmıyormuş. Hatta kuslu dahi bilmiyormuş önceden. Kuslu da kadın öğretmiş ona. O yüzden diyor kusretmiyor bile diyor. Dost doğru diyor. Bilmiyorum ne yaptılar boşandılar mı boşanmadılar mı. Allah bizi affetsin inşallah. Ağız kokusu önemli, vücut kokusu önemli.

Herkes dikkat edecek. Kılın kıyafetine evlerinizle dikkat edin. Kadınlar, erkekler, çocuklar. Herkes evinin içerisinde de kıyafetine dikkat etsin. Şimdi korona günleri ya ee sal yakasını yapmayın. Olmaz. Bakımınıza dikkat edin. Kadınlar bakımlarınıza dikkat edin. Bakımlarınıza dikkat edin. Çocuklarınıza örnek olun. Eşlerinizi iyi karşılayın. Erkekler, çocuklarınızı örnek olun. Eşlerinize iyi davranın inşallah. Evet. Efendim Mehdî aleyhisselâm şu anda dünyada mı? Yaşıyor mu? Yoksa daha doğmadı mı? Kaç yaşında Mehdiliğini ilan edecek? Dünyadaysa haberimiz yok. Yaşıyorsa da haberimiz yok. Doğduysa da haberim yok. Kaç yaşında Mehdiliğini ilan edecek? Bizde bütün manevi makamlar 40 yaşında verilir.

İslâm öyledir. O yüzden o da 40 yaşında Mehdiliği verilecek. Allah bizi affetsin inşallah. Bir insanın komşuluk ilişkilerinin en hayırlısı yakınındakileriyle mi, uzaktakileriyle mi olmasıdır sizce açıklar mısınız? Önce yakınlarınız. Önce komşuluk alt kat, üst kat, karşıdaki daire. Önce yakınlarımıza önceden öyle bir ibare vardı. Sağ tarafından 7 kapı, sol tarafından 7 kapı diye. Bir şey pişirildiğinde benim annemin evinde öyleydi. Bizim mahallede öyleydi. Gücü yerindeyse insanlar bir şey pişirdiklerinde 7 tabak sağ tarafına, 7 tabak sol tarafına dağıtırlardı. Komşuluk ilişkileri önemli. Önemli. Selamünaleyküm hocam. İslâm dininde reform, yenilik, değişiklik yapılabilir mi? Saygılar, sohbetlerinizi çok beğeniyorum.

İyi akşamlar. Bu kardeş de Almanya’dan herhalde çünkü artı 43 Almanya mı? Almanya herhalde. İslâm dininde reform ayrı kategori, yenilik ayrı kategori, değişiklik ayrı kategori. Değişiklik yapılması mümkün değil. Değişmez çünkü Kur’ân ve Sünnet belli. Reform dediğimizde bu da mümkün değil. Bunların da değişmesi mümkün değil. Kur’ân, Sünnet meydanda. Yenilik teczid etme, yenileme bu mümkün. Her yüzünün başında mücettit gelir. O mücettit de dini yeniler diyor. Eyvallah bu mümkün. Buhârî’nin Bâbul Fiteni’nin başında arda ardına dört tane hadîs vardır. Bir, mahşer kurulur ben havzım başında otururum. Bir kısım ümmetlerim havzıma doğru gelir. Tam bana bir arşın yaklaştıklarında benden hızla uzaklaştırırlar.

Ben derim ki onlar benim ümmetimdi. Bir münadi melek der ki onlar senden sonra dinlerini değiştirdiler. Geriye döndüler. İkinci hadîs-i şerîf. Yine ümmetimden bir kısım insanlar gelir. Ben böyle kısa kısa bunları şey yapıyorum. Kaynak söyledim. Kaynaktan daha uzun, daha teforatlı okuyabilirsiniz. Buhârî Bâbul Fiten. Bir kısım ümmetim gelir. Onlar da tam bana yaklaşırlar. Havzım başında yine döndürürler. Bunlar benim ümmetimdi dediğimde onlar dinde bidat ettiler. Olmayan bir şeyi dindenmiş gibi gösterdiler. Ondan da uzaklaşırlar. Yine bir kısım gelirler, yine uzaklaştırlar. Var olanı değiştirirler, yok ettiler, inkar ettiler denir. Onlar da değiştirirler giderler. Bu şimdi bir kısım bir daha gelir.

Onlar da değiştirdiler der. Şimdi o yüzden ümmet-i Muhammed’in içerisinde dört grup. Bir, dinden dönenler. İki, dinde var olan bir şeyi yok kabul edenler. Üç, dinde olmayan bir şeyi varmış gibi kabul edenler. Bu üç grup insan ümmet-i Muhammed’in içerisinde var olacak. Allah bizi muhafaza etmesin. Dördüncü grup dini Kur’ân ve sünnet tarihinde algılayanlar. Biz ne dinin herhangi bir olmayan hükmünü varmış gibi kabul edelim. Ne olanı yokmuş gibi kabul edelim. Ne de inkar edelim. Bir de bir şeyi değiştirelim. Bakın kabul ediyor ama değiştiriyor. Mesela namaz kılma şeklini değiştirmek gibi. Namazın rikusuna, secdesine, oynamak gibi. Veya hatta haccın zamanıyla oynamak gibi. Veya birisi kalktı ya dedi ki Ramazân’ı tehir edelim bu sene.

He bir de o çıktı değil mi? ne yapacak? Ramazân’ı tehir edecek kimse. Ne yapacak? Ramazân ayını tehir edecek. Böyle bizde sivri akıllılar da var. Sanki oruç tutacak o. Orucu tutacak olan biziz. Sana ne? Yok. Bizde çok sivri akıllı var. Allah bizi affetsin. Selamünaleyküm. Doktorlar, böbrek hastalığımdan dolayı oruç tutmamı bu zamana kadar önermediler. 16 yıllık orucumun fidyelerini verdim. 2 yıl veremedim. Geçen sene bir ameliyat ile rahatsızlığım, kötüleşmesi engellendi. Ve şu an daha sağlıklı. Bu sene Allah’ın izniyle Ramazân orucumu tutacağım. Geçen senelerdeki tutamadığım bir orucu var. Geçen senelerdeki tutamadığım oruçlarımın kazalarını yapmalı mıyım? Eğer sağlığın müsaitse, doktorlar sana oruç tutabilirsin diyorlarsa bu sene Ramazân orucunu tut.

Eğer doktorlar geçmiş kaza oruçlarını da tutabilirsin, sağlığın buna el verir. yıl içerisinde bir ay daha, bir dahaki senede bir ay daha tutabilirsin diyorlarsa tutmaya tutabilirsin. Eğer tutamazsan, senin fidye verecek paran da yok ise bundan sorumlu değilsin. Allah’ım affetsin inşallah. Böyle söylüyorum kısa kısa geçiyorum. Sahabeden bir kimse geldi eşiyle cinsel ilişkiye girdi Ramazân ayında. Ondan sonra Hz. Peygambere geldi yandı başım dedi. Ne oldu dedi ben cinsel ilişkiye girdim dedi. O da 61 gün dedi. Ne geldiyse başıma oruçtan geldi. Ben 61 gün tutamam dedi. O zaman dedi fidye vereceksin. Bu Medîne’de benden daha fıkarası var mı dedi. Allah Resulü sallallâhu aleyhi ve sellem dedi gitti evinde bir tas hurma aldı geldi.

Dedi ki al bunu dağıt o zaman. Dedi ki benim ehlim ve ben açken kime dağıtayım bunu dedi. Allah Resulü güldü dedi ki al bunu götür ehlinle Allah seni affetsin dedi. Bu hadîs-i şerîf böyle kısa kısa geçtim. Bu hadîs-i şeriften mucibince bir kimsenin gücü yoksa fidye verme fidye vermez. Evet selamünaleyküm. Son günlerde birçok yerde aşağıdaki hadîs-i şerifi görüyorum fakat bir kaynakta bulamadım. Sizden ricam hadise açıklayabilir misiniz? Yine bu şeyle. Cuma günü kuşluk vaktinde bir sayha gelecek ya. Bununla alakalı. Hiç okumadık ki canım kardeşim. Bilmiyoruz. Çay içiyorum bu ağızlarımı hem düzelsin diye bahane olsun. Bismillahirrahmanirrahim. Gece uzun da. Selamünaleyküm. Anneannem bankada parası var ve bileziklere var.

Maşallah subhane Allah fazlasını versin inşallah. Nisap miktarını geçiyor. Anneannem zekât vermiyor. Kurban kesmiyor. Maddi durumunda iyi gayet evlatları da baskı yapıyor. Kurban kes zekât ver diye. Evlatlarının bu şekilde baskı yapması gerekir mi? Yoksa onu o şekilde mi kabul etmeleri gerekiyor? Ona nasîhat edecekler. Evlatlar ona söyleyecek. Baksana farz. Zekât vermen lazım. Fitre vermen lazım. Kabul etmiyorsa evlatlarının yapacak bir şeysi yok. Zorla ibadet ettiremezsiniz bir kimseye. Demirtaş’tan selamlar. Sizi çok özledik. Hayırlı geceler. Allah razı olsun. Teşekkür ederiz. Allah yardımcınız olsun inşallah. Demirtaş bayındır kardeş ya. Seviyoruz Demirtaşlılar. Selamünaleyküm. Gayri Müslümlere zekât fitre geçerli mi?

Teşekkür ederim. Hayır. Önce Müslümanlara verin. Müslümanların durumlarını ortadan kaldırın. önce Müslümanların hal ve vakitlerini, durumlarını ayağa kaldıralım. Ondan sonra gayri Müslümleri düşünürüz. Bunu Türkiye için söylüyorum. Geçen sohbetlerde de söyledim. Şu anda birinci derecede fakirlere. Hatta ikinci derecede miskinlere bile verilmez Türkiye’de. Birinci derecede fakirlere. İkinci derecede Allah yolunda cihat eden, konuşan, koşturan sohbet edenlere. Üçüncü derecede hadi miskinlere diyelim. Dördüncü derecede borçlulara. Hadi bunu değiştirelim. İkinciye miskinlere koyalım. Türkiye’de. Üçüncüde Allah yolunda koşturan cihat edenlere koyalım. Bunun Allah yolunda cihat eden, koşturan kimseler için diyor ki, oda dolusu altını olsa onlara yine zekât verilir diyor.

Sonra son noktada gayri Müslümlere verilir. Kaza derslerimizi çekerken bir bağışlamayla birden fazla dersi birleştirip çekebilir miyiz? Çekin mesela iki dersi çekerken iki yüz tövbe iki yüz salavât gibi. Olur birleştirebilirsiniz. Selamünaleyküm. Hasta olduğu için oruç tutamayan birisi fidyesini damadına verebilir mi? Damadına verir mi? Damadına verebilir mi? Damada fidye verebilirler mi? Onu bakmamız lazım. Diyanet ne demiş? Damada verilebilir demiş. Diyanet. Evet. Evet. Evet. İyi akşamlar. Ben Isparta’dan yazıyorum Mustafa Hoca’ma. İsmim Ayşenur. Kendisini rüyamda gördüm bugün. Yun beyaz namazlıklar seriyordu bir apartman girişinde ve ben de semazen kıyafetleriyle bulunduğum yere giriyordum.

Bana derince baktı sonra secdade yazmaya devam etti. Ben rüyamın nasıl bir anlamı var öğrenmek istiyorum. Güzel bir rüya görmek için niyetlendiğim bir günde gördüm kendisini. O zaman eğer niyetlendiyseniz bu noktada rüyanız hayra işaret, iyiye işaret, güzelliğe işaret. Allah mübarek eylesin inşallah. Selamünaleyküm Bursa Koz’da Öğren. Evet sıkı takipçiler. Sizi izliyoruz Hacı Anne. Size selam var. Ve aleyküm selam. Perşembe günü sokağa çıkma yasağı olduğu için köye gelemiyoruz. Hacı Anne de sizi seyredemeyecek. Allah yardımcınız olsun inşallah. Tekirdağ Tasavvuf Vakfı’ndan selamlar. Ve aleyküm selam. Tekirdağ’a selam ederiz inşallah. Selamünaleyküm. 15 yaşındayım. Küçükken verdim 8 tane verilmişti.

Şu an kaç tane çekmeliyim? 33, 33 çek inşallah. Selamünaleyküm. Mesnevinin ilk beytlerindeki bahsedilen neyin? Hazret-i Peygamber Efendimiz’in sırlarını anlattığı söylermiş. Bu doğru mudur? Ney, sır anlatır mı? Ney üfleyen biri? Bunu bir zikir şeklinde mi yapmalı? Ona göre ney üflerkenki haline dikkat etmeli midir? Bununla alakalı, ilk başlangıçındaki 19 beytle alakalı herkes bir tefsirde bulunabilir. Ama Peygamber Efendimiz’in sırlarını anlattığı diye tefsir ettilerse onu ilk defa duymuş oluyorum. Bu noktada nasıl onları şerh ettiler bir şey diyemem. Ney üfleyen kimse bunu zikir şeklinde mi yapmalı? Bu da çok abartılı olur. Ney üflerken evet ilahi bir nefes olarak görebilir. Zikir zikirdir, zikretmek farklı bir şeydir.

Selamünaleyküm. Dervişlik mertebesine gelmiş şeyhini bulmuş sûfîler diğer kişilere göre daha çok Allah’a yakın ve daha şanslı insanlar mıdır? Sûfîler öyle kabul ederler. Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Hiç Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerine sahâbe olanla olmayan bir olur mu? Hiç bir Mürşid-i Kamil’in, bir velinin yanında bulunanla bulunmayan bir olur mu? Olmaz. Sûfîler öyle düşünürler. İkinci sorum. Namaz kılarken bazen bir rekat eksik kıldığımı son oturuşta fark ediyorum. Kalkıp kılıyorum, doğrum yapıyorum. Evet, son oturuşta kalkıp bir rekat eksik kıldığınızı düşünüyorsanız onu tamamlayacaksınız. Hangi rekatı eksik kıldığınızı düşünüyorsanız ondan sonra seyf secdesi yapacaksınız yalnız sonunda.

Hadîs-i şerifte en kötü anne çocuğuna bağıran annedir demiştiniz. Peki hocam şu anda sohbet dinliyoruz biri 11’si 5 yaşında. İki kız kesinlikle rahat durmuyorlar, adıdan çıkmıyorlar. Dörtmeyeceğiz, bağırmayacağız, nasıl susturacağız? Tatlı tatlı ne kadar iki tane kızı olanın cennetliğini hazırlayacak ya. Senin cennetliğini olarak gör. Sabret inşallah. Allah yardımcın olsun inşallah. Selamun aleyküm. Son dönemde sosyal medya uygulamaları üzerinde insanlar kendini ifşa etmeye başladı. TikTok diye bir uygulama var. Kadınlar kocaları gittiğinde gizli gizli erkeklerle görüntülü canlı yayın yapıyor. Erkekler ise evden işe gittiklerinde başka kadınlarla bu şekilde konuşmak için bu uygulamayı yüklüyorlar.

Sonrasında erkekler eve gitmeden kadınlar kocaları gelmeden uygulamayı siliyorlar. Pes ya. İlk defa duyuyorum ha. Toplumumuzda ahlâk çöküntüsü yaşamamıza sebep olan bütün uygulamalar en çok dindar kesim tarafından kullanılıyor. Bu tür uygulamalara karşı derviş olarak kendimizi nasıl muhafaza etmeliyiz? Valla kör oğlu demiş ya delikli demir çıktı, mertlik bozuldu diye. Mertliği bozan o kadar çok şey var ki. bir kadının böyle bir kocasını aldatması gerçekten büyük bir seviyesizlik. Öyle söyleyeyim ağzımı bozmayayım. Bir erkeğin de böyle yapması büyük seviyesizlik. Erkek de kadın da böyle bir seviyesizliğe düşmemeleri lazım. Şimdi benim genel olarak genel felsefem şudur. Bir kadın eğer kocasından memnun değilse, kocasından şikayeti varsa ve bu memnuniyetsizliği ve şikayetli şikayet devam ediyorsa evliliği yürüteceğim diye uğraşmasın.

Bu tip aldatmalara da girmesin. Çıksın adamın karşısına. Ben seni sevmiyorum. Biz seninle anlaşamıyoruz. Ben boşanmak istiyorum. Desin yürüsün gitsin. Eğer bir erkek de normalde bir kadınla gerçekten olmuyorsa yapamıyorsa zulmetmesin ortalığa. Kalkıp da böyle şeylere de girişmesin. Eşine söylesin ben yapamayacağım desin. kimse kimseyi üzmeden, kimse kimseyi incitmeden, kimse kimseyi aldatmadan selamünaleyküm desin herkes yoluna baksın.


Evlilik, Ahlak Çöküşü ve Eş Sorumluluğu

Yani bunlar gerçekten evli bir kadının, evli bir erkeğin eşlerini aldatmaları, eşlerini bu noktada çok affedersiniz arkalarından böyle iş çevirmeleri gerçekten aşağılık bir şey. Ben bunu böyle en hafifinden söylemek istiyorum. İnsanın kendisine saygısını yitirdiğinin yeri ya. Kendinize saygınızı yitirmeyin. Yapmayın. Allah muhafaza eylesin. hadi eşinizden korkmuyorsanız, birbirinizden saygınız kalmadıysa, korkunuz kalmadıysa Allah’tan korkun ya. İkinci sorum ise bu uygulamaya yine başörtülü bayanlar dans videolarını yüklüyorlar. Bu videolar daha sonrasında ekran videosu alınarak Instagram, Twitter’a yükleniyor. Dindar kesimin insanları neden bu tür davranışların içine giriyor? Başı kapalı kadınlar, bireysel veya kocaları veya erkek arkadaşlarıyla dans ederek veya dudak dudağa videolar çekmesi.

Biz Müslümanlara laf gelmesi ne sebep oluyor? Bunu nasıl engelleriz? çok insan var böyle bayanlardan da erkeklerden de. bunu böyle çok şikayet olarak alıyorum. Çok insan var derken, Instagram’da kimseyi takip etmem, Twitter’da kimseyi takip etmem. Adıma bir Facebook yok. Benim adıma bir Facebook var. Onun da bir kardeş yönetiyor. Benim yönettiğim bir Facebook yok. Kimseyi takip etmem, kimseye bakmam ama zaman zaman bu haber kanallarında görüyorum bu tip şeyleri. Gerçekten utanıyorum kendimden. normalde bu özentiden başka bir şey değil. Ne bileyim yani başörtüsü İslâm’ın simgesi gibi oldu Türkiye’de. Bir sakal İslâm’ın simgesi oldu Türkiye’de. normalde bir sakalı olan kimse kendisine dikkat edecek.

Başında örtüsü olan kimse kendisine dikkat edecek. Ne bileyim ya bu hale gelmemeliydik. Çok dünya evleştik biz. Çok heva hevese daldık. Çok şeytaniyete daldık. Allah affetsin. 28 Şubat döneminde başörtüsü için mücadele eden Müslümanlar, ne yazık ki şimdi başörtüsü bir aksesuar gibi oldu. 28 Şubat döneminde baskıya, sıkıntıya, zulme direnen o Müslümanların o dirençleri kalmadı. Gün geçtikçe dünya evleşiyoruz. Gün geçtikçe ne yazık ki gevşiyoruz. Gün geçtikçe ne yazık ki tesettürümüzden, hayatımızdan, her şeyimizden, dinimizden, imanımızdan, yaşantımızdan tavizler veriyoruz. Bazen kendi kendime soruyorum. 28 Şubat’ta bir tane bayan göremezdiniz mantosuz. Şimdi tesettür mantosuz oldu. 28 Şubat’ta ve ondan öncesinde bir tane bayan göremezdiniz böyle başörtüsü göğüslerini örtmemiş olan.

Şimdi normalde böyle velevini şeyini, elini boyunu en yaparlardı. Bire bir metre olurdu veya bir yirmiye bir yirmi olurdu. Bir otuza bir otuza olurdu örtüler. Şimdi nerede mendil kadar örtü var millette ve kafasında mendil kadar örtü. Ne yazık ki genç kızlar söz dinlemiyor, genç kadınlar söz dinlemiyor. Bir asortikleşti millet. Kocaman kocaman topuklu ayakkabılar, ne bileyim böyle fantazi fantazi kıyafetler evde giymeleri gerekirken dışarıda başkalarına süsleniyorlar. İşin en acı tarafı bu yıllardır söylerim ben. Kadınlar evde kocalarına süsleneceklerine dışarıdaki başka erkeklere süsleniyorlar. Ağır ama ne yazık ki böyle. Evde eşine süslenmiyor. Adam almış ona ne aldıysa tişört almış kazak almış neyse etek almış bir şey almış adam ona.

Ya onu erkeğine giymiyor evde giymiyor dışarı çıkarken giyiyor onu. İşin en acı tarafı bu. Ya bunu adam sana aldı hediye olarak aldı veya kendince eşime dedi ki bu kazağı alayım bu trikoyu alayım dedi. Ya evde ona giysene ilk önce. Yok illa ki dışarıdaki insanlara giyecek. Bu hale geldik. Müslümanı da bu hale geldi. Dervişi de bu hale geldi. işin ilginç tarafı da bu zaten. Sûfîler de gün geçtikçe taviz veriyorlar her şeylerinden. Hazret-i Ömer Radıyallâhu Anh Hazretlerinin sözü olduğu söyleniyor. Özür dilerim. Tabiinden bir kimsenin sözü olduğu söyleniyor tabiinden. Eğer diyor sahâbe sizi görmüş olsaydı vallahi bunlar dinden dönmüş der sizi kılıçtan geçirdi. Siz de sahâbe görmüş olsaydınız bunlar gerçekten deli olmuş derdiniz diyor. acaba bizi görseler ne hale geldiğimizi Allah bizi affetsin.

Çok acı şeyler bunlar. gerçekten bir kimse bir şey yaparken Müslümanlara laf getirdiğinin farkında veya farkında değil. bir kimse başında bir örtü varsa her zaman için söylüyorum. O örtü Türkiye’de İslâm’ı simgeliyor. Eğer onun sakalı varsa o sakal Türkiye’de İslâm’ı simgeliyor. Dikkat edecekler kendilerine hayatlarına. Yine bir sayha her yerde bunu dolaşıyor diye bunu konuştuk. Selamünaleyküm hocam. Bir türlü namaza başlayamıyorum. Vicdanen anladım ki içimdeki huzursuzluk bundan kaynaklanıyor. Rüyalara gelince yorumlamayacağım dediniz için sizi de çok yormak istemiyorum. Ama sürekli rüyalarında kalk namaz kıl gibi rüyalar uyarılar olarak algılıyorum. Rüyalar gerçekten çok gerçekçi. Özellikle bir rüya hiç aklımdan çıkmıyor.

Rabbim ile konuşuyorum görmüyorum ama sesin ondan geldiğini anlıyorum. Beni böyle yakamdan tutmuş gibi yerin altına inmek ister misin diyor. Evet ya Rabbi diyorum. Birden yer açılıyor içine giriyoruz. Adeta cennet bahçesi gibi her taraf yemyeşil ve çok güzel. Sonra cennetteki 26 odanı görmek ister misin? Evet ya Rabbi diyorum. Bir odaya giriyoruz. Boş. İki ve üçüncü oda yine boş. Ben o anda rüyamda kendi kendime düşünüyorum. Ve diyorum ki tamam ya Rabbi ben anladım. Ahiret için hiçbir şey yapamamışım diye kendi kendime rüyamı rüyamda yorumluyorum ve uyandım. Allah mübarek eylesin. Rüyanda rüyan yorumlanmış hızla ahiretlik ameller işte. Hızla önce namazını başta orucunu tut. Muhakkak. Muhakkak.

Kur’ân ve Sünnet’e sık sık yapışıp hayatını dizayn et düzenle. Selamünaleyküm bu stresli günlerde yaşlı annem babam var rahatsızlar günlük videomuzu çekebilirler mi sizden onlar için duâ istiyorum. Evet çekebilirler. Allah yardımcılığa olsun. Rabbim muhafaza eylesin inşallah. Selamünaleyküm rüyasında bir mürşidi babası olarak göreme o şekilde hitap eden bir kimse mürşidin kardeşim hitabını alırsa evlatlıktan reddedilmiş olur mu? Yoksa hem kardeş hem baba birçok noktada manevi yakınlık kurmuş mu olur? Normalde bunda bir sıkıntı yok. Biz normalde herkese kardeşimiz diyoruz. Bunun noktada bir sıkıntı yok. O kimse rüyasında baba olarak gördüyse manevi olarak öyle diyebilir. Biz o yüzden bütün herkese kardeş olarak hitap etmeyi daha uygun görüyoruz.

Müminler kardeştir. Selamünaleyküm kardeşime 70 bin kelime tevhîd bağışladım. Gece duasını yapmıştım. Gece çok değişik canavarlar gördüm. Yemeğe zorlanıyordum. Rüyamda normalde obur kardeşlerime de bağışladım. Arada bu yanlış mı? Herkese bağışla bir sıkıntı yok. Geçen sohbetlerinizde herkes yeni günlük girdiğini çeksin demiştiniz. Benim dersim 33.33 olduğundan sorduğudum. Ben de yeni günlük girdiğime mi devam edeyim? Yaşını yazmamışsın. Yaşını da yaz. Bir geçmiş sohbetlerinizi dinlerken ders veya tespihat çekebilir miyiz? Çekebilirsiniz. Dün paylaştığınız diri diri gömme ile ilgili yazınızı tam anlayamadım. Biraz daha açar mısınız? Sohbet ettik, konuştuk bununla alakalı. Bir sohbetinizde sevgiye ihanet etmekten bahsetmiştiniz.

Sevgiye ihanet ettiğimizi nasıl anlarız? Sevgiye ihanet eden kimsenin yaptığını telafi edebilir mi? Her şeyin telafisi var. Onun da telafisi vardır. Allah bizi ihanet edenlerden eylemesin inşallah. Selamun aleyküm. Kişinin ismi sonradan değişir mi? Değişir. Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri bazı sahabelerin isimlerini değiştirdi. Değişiyorsa eski isim yeni isimle birlikte mi kullanılır yoksa yeni isim doğrudan kullanılabilir mi? Doğrudan kullanılabilir, bir sıkıntı yok. İsim değiştirilebilir. Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri bazı sahabelerin isimlerini değiştirmiş çünkü. Selamun aleyküm. Hayırlı akşamlar. İş yerinden arkadaşımın babası Aziz Aymir hastası.

Arkadaşım evde yokken, iken babası eşine zulüm ediyormuş. İlerlemiş durumda hastalığı. Eşimin ona bakması imkansız diyor. Hasta bakım evine versem günah olur mu diyor soruyor. Geceniz hayır olsun. Normalde bunu bilmemiz lazım neyin nasıl olduğunu. O yüzden bir kimse buna hükmetmek dışarıdan çok zor. adam kadın zulüm ediyor derken kadını da dinlemek lazım, erkeği de dinlemek lazım. Bilim ve felsefe bakış açımız nasıl olmalıdır? Bunda olumsuzluk yok. İslâm ilme, bilime karşı değil. Felsefe delilince batı felsefesiyle bizim sıkıntımız var. Onda sıkıntı yok. felsefe imamı Gazâlî cevap vermiş. O zaman cevap veriyorsa İslâm felsefeyle ilgilenmez diyemeyiz. Biz ilgilenmiş. Bilim zaten bizim işimiz olması gerekirken ne yazık ki bizden çıkmış.

Allah bizi affetsin. Selamünaleyküm günümüzde marketlerde satılan tavuk ürünlerinin nasıl beslendiğini bilmiyoruz. Söylentilere göre leş ve necaset yedirilerek beslendiğini duyduk. Nasıl beslendiğini bilmediğimiz hayvanlar yemek cazmidir, harâm mıdır? Kestel’den sevgilerle herkese selamlar ve aleyküm selam bizden de selam olsun. Kestel’e. haramlar bellidir, helallar da bellidir. Şüphelilerden uzak durum demiş Hadîs-i Şerit Hazret-i Peygamberin, Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri. O yüzden ne yediği ne içtiği belli olmayan bir hayvanın etini yemek şüpheli hükmüne girdiğinden dolayı yemeyiz çıkarız işin içinden. Örneğin ben 2002’den veya 2003 müdür son ömre 2002’di galiba 2002’den beri bu marketlerde satılan hazır tavuklardan bir lokma da yağı ağzıma koymadım.

Ben yemiyorum. Öyle söyleyin. Ben hazır gıda hiçbir şey yemiyorum. Paketlenmiş hemen hemen hiçbir şey yemiyorum. bu konservatöründen marketlerde satılanlardan yemiyorum. O yüzden hazır tavuk zaten hiç yemiyorum 2002’den beri. Tadını unuttum. Selamünaleyküm bir işiyle uğraşırken bir olumsuzluk yaşadığında ben çöküyorum ve fazlaca stres yapıyorum. Ne tavsiye edersin? Mücadele edeceksiniz olumsuzluk hep hayatta yaşanacak her zaman yaşanacak her yerde yaşanacak her olumsuzluk olduğunda çökmeyeceğiz mücadele edeceğiz. Biz şimdi sohbet ediyorduk yayın yapıyorduk mesela basıldık orada yapmayacağız bundan sonra dediler. Ne yapalım mücadele etmeyelim mi? Şimdi başka bir mekandan devam ediyoruz. bu mücadele devam edecek.

Bir yerde başarısızlık da olabilir sıkıntı da olabilir hayatımızın herhangi bir alanında da olabilir. Bırakıp gitmek çekip gitmek yok mücadele edebilecek. Neydi felsefemiz sevmek ve savaşmak. Seveceğiz ve savaşacağız mücadele edeceğiz. Selamun aleyküm hocam eşim sizden ders olur ama ben hiçbir yere bağlı dahili kimseden ders almadım. Sizi üç defa rüyamda gördüm. Birincisini aklımda kalmadı. İkinci rüyam sizin ve birkaç derviş kardeşlerle asker ziyareten gitmişiz. Çay içip la ilahe illallah zikri çektirdim. Üçüncü rüyam ise sizinle efendimiz Muhammed Mustafâ’yı rüyamda gördüğümü anlatırken siz bana gel ben sana anlatayım dediniz ve sana ders verelim dediniz. Benim ne yapmam lazım? Ders alman lazım canım kardeşim.

Rüyam çok açık, sarı. Allah mübarek eylesin inşallah. Hızla ders al inşallah. Selamun aleyküm saç derisinde çıkan egzamaya ne kullanabilirsin? Allah sizin iyiliğinizi versin. Ben ne o formolejimi neydi o şey? Farmalok mu? Ben farmalok değilim mübarek insanlar. Allah iyilsin inşallah. Ben deyicem ki zeytinyağını bas geç zeytinyağı yalaya yürü diyeceğim. Bizim bayındır o söylü. Normalde bir yerlerinde bir şey çıksa zeytinyağı sürüyorlar. Veyahut da sarı kantoron çiçeği de olabilir. Allah’ın yığı da olabilir. Allah sizi iyilsin inşallah. Selamun aleyküm bana zatürre teşhisi kondu. Devamlı öksürüyorum nefesim daralıyor. İyileşene kadar ramazanda oruç tutabilir miyim? Normalde ramazanda oruç tutamayabilirsin.

Eğer devamlı ilaç alıyorsan ilaç da geçiyorsa. Bunu da bir ilaç almak zorundasın. Sıkıntı yok. Ramazandan sonra inşallah tutarsın. Selamun aleyküm ayıla kşamlar. Tebarhanede birkaç hadisten bahsediliyor. Bu hadislerde Ramazân evinin 15. cumagünü kuştuk vaktinde sahi. Normalde okumadım tekrar söyleyeyim. Bu hadisle alakalı. Hayırlı akşamlar. Mehr evli iken mi yapılır yoksa boşanınca mı yapılmalıdır bilgi verebilir misiniz? Şimdi mehri müheccel dedikleri sonradan verilme kastıyla. Sonradan olunca adam eline geçtikçe ödeyecek onu. Sonradan dediği o. boşanınca değil. Bizde böyle bir yanlış algı var. Boşanacağı zaman onu verecek değil. Adam eline geçtikçe şimdi bu böyle moda oldu ya herkes de böyle yukardan esiyor ya 5 kilo altın diye.

Ya ödeyeceksiniz o 5 kilo altını. Bu sene yarım kilo bir dahaki sene 200 gram bir dahaki sene 500 gram bir dahaki sene nasıl ne zaman elinize geçtikçe ödeyeceksiniz. Ödeyeceksiniz o mehirleri nasıl tamam diyorlar nasıl evet diyorlar ben hayret ediyorum. Ödememek kastıyla bunu yapıyorsa çok büyük günaha giriyorlar. Zinâ hükmünde Allah muhafaza eylesin. Hadîs var. daha geçenlerde böyle bir twitterda böyle bir şey paylaşmıştım. zinâ hükmünde miydi hırsızlık hükmünde miydi ya Rabbi bir bakayım şimdi onu da bir tekrar hata yapmış olmayayım. Evet. Mehrini vermemek niyetiyle bir kadınla nikahlanan kimse onunla zinâ eder. Ödememek niyetiyle borç alan kimse de hırsızdır. Hadîs-i şerif. o yüzden mehri yaparken 5 kilo altını söylemek güzel.

Bunu ödemek kastıyla söyleyecek ve ödemeye gayret edecek onu. Yok ödememek kastıyla bunu söylüyorsa evet kadınla zinâ etmiş oluyor. Bu ne demek? Nikâh düşüyor. Zinâ demek bu. Allah muhafaza eylesin. Yanlış yapıyorlar. Selamünaleyküm hocam. Az önce doğru fakat kişinin hoşuna gitmeyen şeyler arkasından konuşmanın dedikodu gıybet olduğunu söylediniz. Peki hoşuna gittiği zaman dedikodu olmamış mı oluyor? Evet dedikodu olmamış oluyor. Mesela o kimse onunla meşhur. Örneğin bir kimse var adı meyhaneci Murat. Örneğin. O onunla anılıyor. Bundan rahatsız değil. Adamın meyhanesi de var. O zaman o gıybet olmuş olmuyor. Veyahut da bir kimse var. örnekliyorum onu. adam herhangi bir isim kör lakabı takmışlar.

Şimdi adam gerçekten kör ama bundan rahatsız değil. Lakabı o. Onda bir sıkıntı yok. Bunun gibi. Ama hoşuna gitmiyorsa onun söylenen şey evet gıybet oluyor. Mümin bir insan ölüm acısını nasıl yaşayacak diğer insanlardan farkı var mı? Normalde muhakkak ki ölüm acısını herkes yaşar ama sûfîler yaşamazlar. Onlar ölümü severler çünkü. Hazret-i Mevlânâ niçin tarîkat istememiştir? Hazret-i Mevlânâ ehli tarîkat. Babası da ehli tarikattı. Babasından sonraki Şeyh Burhanettin de ehli tarikattı. Kendisi de ehli tarîkat. Babasından ve babasının halifesinden icaz etti. Ardından Şemsettin’in Tebriz’i de ona icaz etti. O ehli tarikattır. Önümüzdeki sokağa çıkma yasağı içerisinde kendimizce evde nasıl itikâf yapabiliriz?

Kadının ve erken itikafı nasıl olur? Eğer yapabiliyorsak haber vermemiz gerekir mi? Bu dört günlük boyunca kim itikâfa girmek isterse bizim kardeşlerimizden herkes itikâfa girebilir. Bunda bir sıkıntı yok. Evlerinin durumuna, konumlarına göre itikâfa girebilirler. Selamun aleyküm hocam. Bakın maaşını çocukları çalıştığı halde adresi başka yerde gösterip beraber oldukları halde ayrı duruyor deyip bakın maaşı bağlattı. Şikayet etsem günah olur mu? Haram değil mi? Yalan söylüyorlar. Akrabası bakın maaşını çocukları çalıştığı halde adresi başka yerde gösterip beraber oldukları halde ayrı duruyor deyip bakın maaşı bağlattı. Allah yiyesin inşallah. Uygun değil yaptıkları, aldatan bizden değildir. Selamünaleyküm benim adım Ayşe 19 yaşındayım.

Ailecek 15 yıldan beri sizin sohbetlerinize geliyoruz çok şükür.


Ölüm, Tarîkat ve Şeyh Meselesi

Allah size hayırlı uzun ömür versin inşallah. Benim babam sizin derslerinizi çekmiyor. Uyarmamıza rağmen kızıyor bize, kardeşlerime ve annemize bağırıyor. Ona hiç hoşgörlü ve iyi davranmıyor. Özellikle sabahları işe giderken Allah’ın cezaları inşallah geri dönüşüm olmaz diyerekten çok birçok hakaret ederek işe gidiyor. Sizden ricam Allah rızası için bize duâ edin artık çok yorulduk. Annemizi deviyor bizim artık kardeşler olarak psikolojimiz bozuldu. Allah yardımcınız olsun, Rabbim huyneniz olsun inşallah. Kolay bir şey değil. o derslerini çekmediği de belli zaten. Allah gönlüne onun hidayet versin düzelsin inşallah. Selamünaleyküm ben Kur’ân’a yeni geçtim. Hatimler için cüz alıyorum geri kalmak istemiyor ama tam bilmediğim için internetten açıp takip ederekten okumaya çalışıyorum.

Bazen yetişemiyorum hoca’ya ve geçiyorum. Hoca’ya uymak için eksik okumuş mu oluyorum? Sizi nasıl okumamı tavsiye edersiniz? Eksik okumayın, devam edin inşallah. Arkadan da olsa yetişmeye gayret edin inşallah. Efendim günlük ibadetlerimizi yerine getiriyorum elhamdülillah. Tavsiye ettiğiniz nafileler de kısmen uygulamaya çalışıyorum. Ancak özellikle bu sıkıntılı günlerde nefsimize hoş gelecek olan şeyler de yapmak istiyorum. Günah-ı kebaire düşmek istemiyorum. Ne tavsiye edersiniz? Size helâl dairesi yeter, helâl daire bütün her şey yeter. Allah muhafaza eylesin. Helal içinde yaşayın, helâl dairede yaşayın. Helaliniz size yeter. Helal helâl helâl helâl hep helaldadır inşallah. Selamun aleyküm.

Delâli hayres şerhatlı kitabı okumamızda bir sıkıntı var mı? Kitap hakkında bilginiz var mı? Sırf Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem hazretlerine salâtü selâm ve medhü senâ eden bir kitap bildiğim kadarıyla. Annemin vardı çünkü. Oradan biliyorum. Okunabilir bunda bir sıkıntı yok. Onun günlük virtleri var hatırladığım kadarıyla. Pazartesi günü şu kadar şu salâtü selâm. Salı günü şu kadar şu salâtü selâm okunur diye. Okunabilir bunda bir problem yok. Selamun aleyküm. Size intisabım yeni sayılır. Bir sene olmadı dersimi çekmeye gayret ediyorum. Rüya üzerine size intisâb ettim elhamdülillah. Rüyalarımda sizi görüyorum. Dersimi çektiğim zamanlar manevi haller yaşıyorum. Bu rüyaları ve halleri size anlatma fırsatı bir türlü yakalayamadım.

Ve bu aralar rüyalar ve haller artık olmuyor. Acaba ben ne kusur etmiş olabilirim? Tövbe edelim. Allah’ı zikretmeye devam edelim. Cenâb-ı Hak en hayırlı yönde çevirsin inşallah. Muayen günde başlangıç olup devamı gelmiyorsa kus edip ibadet edilir mi? Yoksa olan gün seyirince bitine dek beklemek mi gerek? Eğer normalde hanefillere göre muayen gününün en azı 3 gün olması lazım hatırımda kaldığı kadarıyla. En fazlası 10 gündür. O yüzden normalde bir kadının 3 günden aşağı gelmeye başlıyorsa ya bir rahatsızlık vardır ya da muayen zamanları kesilmedir. Yaşla alakalı. Eğer böyle bir şey yoksa geçici bir şeyse mutadını bekleyecek mutadını bekledikten sonra kus edip namazını kılacak. İkinci soru. Ailem ormandan kaçak ağaç kesip onlarla çatıyı açtırıp yaptıracak.

Bu harama girer mi? Ve ev bana miras kalacak. Eğer haramsa benim o çatıyı sonradan bozup yeniden mi yapmam gerekir? Sonradan bozup yeniden yapmana gerek yok. Orman köylerinde genelde bunu yaparlar. Olman köylerine de devlet müsaade eder zaten. Ben orman işletmesinde daha önce çalıştım. O yüzden orman köylerinde bu tip şeyler olabilir. Selamünaleyküm. Biliyorum sizin sevme ve özleme anlayışınızdaki gibi olmasa da sizi seviyorum ve özledim babacığım. Sizi zahiri göremiyorum. Biliyorum hak etmiyorum ben ama lütfederseniz rüyamda görsem gelseniz bir gece. Babacığım lütfederseniz. Allah halkezsin. Allah muhafaza eylesin. Allah korusun. Eşine ve babana selam söyle inşallah. Annem babanda iyidir inşallah.

Hepsine selam söyle kızcağız. Karşı cinse karşı bir şey hissetmek işten içe düşünmek de harâm mıdır? Normalde bunu hanefiler harâm olarak düşünmemişler ama dervişler bunu çok uygun görmemişler. Kalpte karar mı olur demişler. Mümkünse bununla mücadele edelim. Kalbimizden bunu çıkaralım inşallah. Veya da kendime nasıl hakim olmalıyım harama dalmamak için ne yapmalıyım hocam? Normalde bu noktada o kimseye Allah’ı zikredecek, haramdan uzak duracak, haramlarla ilgi ve alakasını kesecek inşallah. Evlenme çağındaysa babasına diyecek ki baba beni evlendir. Kız erkek hiç önemli değil. Selamun aleyküm. Oruç açma adabı nedir? Örneğin tek bir hurmayla orucu açıp namazı kılıp daha sonra yemek yemek ya da yemek yedikten sonra namaz kılmak.

Bu konudaki sûfî adabını anlatır mısınız? İftarda acele etmek, Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin en önemli sünnetlerinden birisi hatta diyor ki kim iftarı gecektirirse bu dinin bozulduğuna işarettir diyor. Çünkü dinin bozulduğuna işaret. Yahudileri ve Hristiyanlara benzediğine işarettir diyor başka bir hadîs-i şerifte. Onlar iftarı geciktirirlerdi çünkü. Biz iftarı geciktirmeyiz. Mümkün ise hemen ezan okunur okunmaz. Önce iftâr eder sonra namaz kılarız. Veyahut da birkaç çöpme bir şey yiyip bir çorba içip örneğin namaz kılıp sonra yemeye devam edebiliriz. Bir şeyleri yayın donuyor demişler. Bir önce herhalde ki 19.3. de söylemişler onu. Bir şeyleri israf etmemek konusunda çok duyarlıyım.

Örneğin yemek yediğim tabakta hiçbir şey bırakmamaya çalışıyorum. Evde yerde bulduğum ekmek kırıntısını dahi alıp yiyorum. Bir kağıdı kullandıktan sonra arkasını da kullanmadan atmıyorum. Bunun gibi çok ince konulara dahi dikkat etmeye çalışıyorum. Hayatımın bazı zamanlarında yokluk çektim. Acaba bu yüzden takıntımı yaptım diye düşünmeye başladım. Yaptığım yanlış mı? Tasarrufun ölçüsü nedir? Cevapladığınız için teşekkür ederim. Hayırlı geceler. Allah’a emanet olun. Ben seni daha fazla sevdim. Allah’a iyi etsin inşallah. Benim israfa karşı olduğum kadar hiçbir şeye karşılığım yoktur. Allah muhafaza eylesin. Bir şey dökülsün, bir şey atılsın. Hatta derim ki yakın daireme bir şey döküyorsanız, bir şey atıyorsanız, bir şey bozuluyorsa hakkım helâl değildir.

Ben bir zeytin tanesinin dahi atılmasına, yenilmemesine karşıyım. Ben de belki de çok yokluk yaşadım. Ondan olabilir. Ben de asla bir kağıdı bir sefer kullanıp atmam. Her iki tarafını da kullanırım. Bana gelen resmi evraklar olsun, başka evraklar olsun. Bir tarafı temizse ben onu koyarım, bir daha kullanırım onu. Muhakkak. Eğer resmi bir yere bir evrak yazacaksan mecburiyetten onları kullanamıyorum. Ama öbür türlü benim bütün yazılı sohbetler iki tarafında da bir tarafında daha önceki sohbet vardır, başka bir yazı vardır. Ben onu muhakkak kullanırım. Muhakkak bir şeyi değerlendiririm. Bir şeyin atılmasına, bir şeyin bozulmasına, bir şeyin heder olmasına. Üzüldüğüm kadar, kızdığım kadar hiçbir şeye kızmam.

İnsanlar atıyorlar bol bol. Ben bir şey atmayı sevmiyorum. Atmıyorum da. Benim günlük hayatımı bir baksalar insanlar kendi kendilerine derler ki böyle yaşanmaz. İnsanlar şimdi bir plastik kap atıyorlar hemen onu. Veya bir plastik şişe atıyorlar hemen. Ben onu kullanmaya çalışırım. Veya bir cam şişe atmam, ben onu kullanmaya çalışırım. Yeme, içme asla bir şeye atmam. Kıyafet asla atmam. Derim ki giyecek birisi vardır ben ona veririm. Ayakkabı atmam, giyecek bir kimse vardır ben ona veririm. Örneğin kullanamayacaksam da ben ona birisini veririm. Atmak, bozmak, yıkmak, ne bileyim yakmak bunlar basit şeyler. Yapmak zordur, yerine getirmek zordur. Ama yeni gelen nesil ne yazık ki bu zorlukları çekmedi, bu sıkıntıları çekmedi.

Ben yeni gelen nesli çok israfçı görüyorum. Yeni gelen kadınları, erkekleri, çocukları çok israfçı görüyorum. İçim içime sığmıyor benim. Tabağında yemeğini bırakıp atanı mı ararsın? Tabağında yemeğini bırakıp dökeni mi ararsın? Çok yemek yapıp tencerelerde kokutanı ekşiteni mi ararsın? Çok yemek yapıp bir müddet sonra bozuldu deyip atanı mı ararsın? Allah bunların hesabını hepsinden burnundan fitil fitil getirecek. Kimse bunun farkında değil. Ve yemeklerini bozanlar, alınan malzemeleri atanlar, kocalarından helallık almaları lazım. Allah’a tövbe etmeleri lazım. Gerçekten ciddiyim bu konuda. Eğer adamın aldığı, getirdiği malzemeyi kurtlandırdıysanız, bozduysanız, sendirdiyseniz, sararttırırsanız, çürüttüyseniz ve onu atıyorsanız adamla helallaşacaksınız.

Allah’a da tövbe edeceksiniz. Siz israfçının birisiniz. Yiyiniz içiniz israf etmeyiniz demiş. İyi kardeşim ye iç ya. Senin yedinde içinde kimsenin gözü yok. Atma, bozma, küflendirme. Kullan. Bozulmasın, kurtlanmasın, böceklenmesin. Aldırma. Eşine söyle, alma de. Ve bir şey atılıyorsa yemin ediyorum Allah’a karşı sorumlusunuz. Bir şeye atıyorsanız Afrika’daki aç kalan o kimseden sorumlusunuz. İsraf edenler. Suyu israflı kullananlar. Yemekte, içmekte, kıyafete israf edenler. Eşyanın kıymetini bilmeyenler. Yemin ediyorum Allah sizden hesabı soracak. Şimdi insanlar telefonun kıymetini bilmiyor. Bilgisayarın kıymetini bilmiyor. Arabanın kıymetini bilmiyor. Eşyanın kıymetini bilmiyor. Kıyafetin kıymetini bilmiyor.

Yemenin içmenin kıymetini bilmiyor. Bilmiyor. Ve atıyorlar. Ve israf ediyorlar. Ve perişan ediyorlar. Ve bozuyorlar. Acı bir şey bu. Bir, ya bu kadınlar, çocuklar, erkekler çok rahat para kazanıyorlar. Ben bunu harâm para olarak görüyorum. Bir insan helalinden kazansa öyle yapamaz. Hadi çocuklar bilmiyorlar. Çocukların da sorumları anneleri babaları. çocuklara şimdi anneler bir şey söylese babaların saçları dökülüyor. Çocuğa neden laf söyledin? Babası bir laf söylese annesinin saçı dökülüyor. Çocuğa neden laf söyledin? Çocuklar dokunulmazlığı var çünkü. Çocukları terbiye edemiyoruz. Çocuklara baba laf söylerse annesi kucağın alıyor. Yavrum gel diyor. Annesi laf söylerse babası kucağın alıyor.

Yavrum gel. Annen gördün mü? Bak sana neler dedi. Çocuklar terbiye görmüyor. İsrafçı, kibirli, savurgan bir nesil geliyor. Anne babalar çocuklarını, sizin miraslarınızı böyle devam ederlerse savuracaklar. Savuracaklar, perişan edecekler. Ve ne yazık ki sizin onlara bıraktığınız malı, mülki dağıtacaklar. Neden? İsrafçılar kıymet bilmiyorlar. İsrafçılar ve kıymet bilmiyorlar. Bunun sebebi ya anne evde ya da baba ya da her ikisi de. E kadınlar kıymet bilmiyor. E çocuklar kıymet bilmiyor. Adamlar kıymet bilmiyor. Ondan sonra yok Allah yok. Yetmiyor Allah yetmiyor. Yetmez kardeşim. Bu korona ağız bile bize. Bu israfla bu şatafatla bu şatahatla bu gösterişle korona ağız bile bize. Allah bizi affetsin.

Biz açın halinden anladığımız yok. Yokluğun halinden anladığımız yok. Anladığımız yok. Ve gerçekten bir kadın eğer ki atıyorsa kokutuyorsa o kadın evde hainlik yapıyor. Kocasına karşı hainlik yapıyor. Yazık. Eğer bir erkek atıyorsa kokutuyorsa bozuyorsa ailesine hainlik yapıyor. Gidip israf ediyorsa gidip israf ediyorsa gidip gösteriş yapıyorsa iki tarafta ailesine ihanet ediyor. Ailesine ihanet ediyor. Bir çocuk israf ediyorsa atıyorsa bozuyorsa yıkıyorsa annesinin babasını ailesine ihanet ediyor. Allah bizi affetsin. Ben her yerde görüyorum bunları. Gerçekten çok üzülüyorum. Gerçekten çok üzülüyorum. Her yerde gördükçe içim kan ağlıyor. Diyorum ki bunlar yokluk yaşamamışlar. Bunlar aç kalmamışlar hiç.

Bunlar normalde kuru ekmek yememişler hiç. Yemediler. Bunlar yokluk ne olduğunu bilmiyorlar. Gerçekten bilmiyorlar. Hiç olmasa kıymet bilin ya. Hiç olmasa kıymet bilin. Allah bizi affetsin. O yüzden yaptığın yanlışlık değil kardeşim. Yaptığın doğru tasarruf et. Çünkü mesela örneğin hadîs-i şerîf diyor ki Yediğiniz bir pirinç tanesinde mi? tabağınızdan düşen diyor. Bereket diyor. Tabağınızdan yere düşen bir pirinç tanesinde midir? Bir lokmada mıdır? Yoksa tabağınızda bıraktığınızda mıdır diyor. Bu bilinmez diyor hadîs-i şerifte. O yüzden hadîs-i şerifte Sen bir pirinç tanesi tabağından yere düştü değil mi? Al ye kardeşim onu. Şimdi yere bir lokma düşüyor. Yere. Sofradan bir lokma düşüyor. Lokantada görüyorum ben.

Evlerde de görüyorum. Yemeğe gittim yerlerde de görüyorum. Masadan veya sofradan yere bir şey düşüyor. Yemiyor kimse onu. Onu hiç kimse yemiyor. Ey kadın! Senin çocuğun yere düşen zeytini yemiyorsa senin yerin kirli demek ki. Pis! Senin mutfağın pis o zaman. Senin mutfana adım da atılmaz o zaman. Eğer yere düşünen lokma yenmiyorsa senin evin temiz değil. Sen pis bir kadınsın o zaman. Bakın net söylüyorum. Temizle kardeşim. Senin sofrandan aşağı bir lokma düştüyse onun yenmesi lazım. Yenmiyorsa senin evin temiz değil. Pissin sen o zaman. Evini temizlemiyorsun o zaman. Senin masanın üzerine düşen bir şeyi yemiyorsan senin masan da temiz o zaman. Temiz değil. Senin masan da pis o zaman. Sen temizliğine güvenmiyorsun o zaman.

Sen o zaman pis bir kadınsın. Temiz bir kadın değilsin. Senin masan adı düşse bir şeyin yenmesi lazım. Eğer sen dolabındaki bir şeyi kokutuyorsan sen dolabına hakim değilsin. Evine hakim değilsin. Sen evinin kadını değilsin. Gözün internette senin. Gözün televizyonda. Sen o zaman internette surf yapmaktan dolabında ne kokuyor, ne bozuluyor, ne sararıyor, ne nerede haberin yok senin o zaman. Haberin yok. Bir şey bozuluyorsa sen evine hakim değilsin. Aynı şey erkekler için geçerli. Sen iş adamısın. Bir dükkan sahibisin. Dükkanın neresinde ne mal olduğunu bilmiyorsan sen de iş yapmıyorsun. Dükkanın neresinde? Boşta çivi var bileceksin kardeşim sen. Çivi lazım dediklerinde elemanlar filancı yerde çivi var gidin alın onu diyeceksin.

Vida lazım dediklerinde filancı yerde vida var gidin alın diyeceksin. Hemen çarşıya göndermeyeceksin elemanı. Bana şu lazım dediklerinde eleman, şurada filancı yerde şu var diyeceksin. Gidip alacak eleman onu. Yoksa sen de işine sahip değilsin. Yoksa sen de işine hakim değilsin. Ben de bu tasavvuf vakfında her şeyi bileceğim. Ben de bilmiyorsam ben de bu vakfa sahip değilim. Ben kaç tane tencer olduğunu bileceğim. Kaç tane tabak olacağını bileceğim. Bileceğim kardeşim ben de. Yoksa ben de israf ederim. Ben kaç tane kamara olduğunu bileceğim. Ben elimde ne malzem olduğunu bileceğim. Bilmezsem ben de israf ederim. Bakın ben de israf ederim. Veya bu işlerle ilgilenen kimseler bilecekler her şeyi.

Vakıfta kimin ne işi varsa herkes kendi işiyle alakalı en ince ayrıntısına kadar bilecek.


Ev Düzeni, İsrafa Karşı Sorumluluk

Sebeb israf eder, zulmeder. Allah muhafaza eylesin. İhanet eder. Herkes her şeyi en ince ayrıntısını bilecek. Bir erkek evinde ne var bilecek kardeşim. Evin adamı mısın sen? Evet. Bileceksin kadın senden çay istedinde ben çayı üç gün önce al dedim. Dört gün önce al dedim. Evde çayın olması lazım diyeceksin sen. Diyeceksin sen diyeceksin. Kadın senden pirinç mi istedi? Sen diyeceksin ki dört gün önce ben üç kilo pirinç almıştım. Nerede? Dört günde yediniz mi onu diyeceksin? O destek göstek dediğinde sen evine sahip çıktığını bileceksin. Sen bileceksin kardeşim. Yoksa israfı önleyemezsiniz. Ve atılıyorsa ve satılıyorsa bu berekesizliktir. Allah o evden bereketi kaldırır. O kimseden bereketi kaldırır.

O çocuktan bereketi kaldırır. O adamdan bereketi kaldırır. O iş yerinden bereketi kaldırır. Neden? Hadîs-i şerifte dedi ki. Hadîs-i şerifte sofradan düşen bir pirinç tanesinde midir bereket? Yoksa bir lokmada mıdır veya tabakta kalan mıdır belli değil dedi. O yüzden bereketin nerede olduğu belli değil. İş yerinde bir çividedir. Sen o çiviye atmazsın oraya koyarsın. Küçücük bir poşettedir. O poşete oraya koyarsın. Bir kağıt parçasıdır. Sen kağıdı oraya alır koyarsın. Bereket onda olabilir. Evdir. Evde bir avuç böyle pirinç kalmıştır. Sen onu ayırırsın. Onu değerlendirsin. Bereket ondadır belki de. Allah cümleye ümmet-i Muhammed’e ve bizleri bereketlendirsin inşallah. Selamünaleyküm hocam. Normalde dersimi namazdan sonra camide dersimi çalışıyorum.

Şimdi evde cam dibinde caddeye bakarken çekiyorum. Mahsuru var mı? Yok bir mahsuru. Yalavaya selamlar inşallah. Hayırlı akşamlar hocam. Size iki sorum olacaktı. Hakkınızı helâl edin. Birincisi 3 yıl önce kendi kayınıma 2 bileziğimi borç alarak vermiştim. Ama verdiğim sırada mehrim olduğunu ve yine bilezik olarak geri istiyorum demiştim. Fakat bir yıl sonra bilezik olarak değil de para olarak altın hesabına eşimin adına bankaya yatırmış. Ve bundan razı olmadığımı eşime belirttim halde bankada kalmasını zaten orada arttığını söylüyor. Ben bu konuda ne yapmam gerekiyor? İki bilezik senden borç almışlar. Sana iki bilezik ödeyecekler. Bankada senin hesabındaysa para senin hesabından gideceksin. Sen parayı alacaksın.

İki bilezik bozacaksın. Veyahut da aslında odu doğru değil. Sana iki bilezik getirecekler kardeşim. Doğru olan bu. Geri kalan hepsi de faize giriyor işin içi. İkinci soru ise bir eşin hanımının mehrini aldıktan sonra söz vereceğim deyip de vermezse gidip kendi hesabına yatırsa bunun vebali ne olur? Kendi hesabına yatıramaz. Hırsızlık yapmış olur. Hayırlı akşamlar. Göktaş’ı dünyaya çok yakın diyorlar. Eğer o göktaş’ı dünyaya inerse yerli bir… Yerli bir P, Ş, C, K’mış. Bunu anlayamadım. Bu ne kadar doğru hayırlı akşamlar. Gelen göktaş olsun ne yapalım ya. Selamünaleyküm. Dersli olmayan bana esmâ danışanlar oluyor. İlk sayı da ya hak gibi. O sayı da çekerse işler açılacağına dair. Ve birçok vaat var.

Sorduğun sorduğun sorun. Hadisteki sayılı zikirleri yapabileceğini söyledim. Ancak ebcet hesaplı bu zikirleri tamamen bidattır diyemiyorum. Bu konuda duruşumuz ne olmalı? Ebcetli zikirlere bidat diyebilir miyiz? Ve bu sayılar nereden çıkıyor hadiste yok ise? Ben hadîs-i şeriflerde olmayan herhangi bir şeyi kabul etmiyorum. Hakkınızı helâl edin. Değilse Kur’ân Sünnet. O yüzden geri kalanını kabul etmiyorum. Selamünaleyküm. Tekirdağ’daki tüm kardeşlerim adına size ve kardeşlerimize duacıyız. Bu süreçte bazı şeylerin kıymetini kendi adıma daha iyi anladım. Bir arada olabilmeye ve bunun ne kadar önemli olduğunu. Bu süreçten çıkacağımız hayır ve şer nelerdir gecemizdir olsun. Her şeye gelin. Allah yolunuza çık etsin inşallah.

Selamünaleyküm. Hayırlı akşamlar. Sizi ailecek çok seviyoruz. Allah sizden razı olsun. Demirtaş’tan selamlar. Ve aleyküm selam. Selam söyleyin bütün ailenize inşallah. Selamünaleyküm. Ebubekir Sifil Hoca. Bugünlerde dolaşımda bulunan ve Ramazân’ın ilk günü Cumaya denk geldiği bazı afetler yaşanacağı anlatan hadisle ilgili senedinde iki zayıf bir yalancı ravi bulunan bu rivayetin Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem’in sözü de nakledilmesi kesinlikle cahil değildir diye açıklama yapmış. Allah razı olsun. Ebubekir Sifil Hoca hadisçi olması lazımdı bildiğim kadarıyla. İtibar edilebilecek bir kimse. Selamünaleyküm. Namaza yeni başlamış. Dini bilgisi zayıf olan yakınımıza nasıl yardımcı olmalıyız?

Yavaş yavaş. Tedirci tedirci. Fazla üzmeden fazla sıkıntıya sokmadan. Evet ders alacak kardeşe telefon numaramı ver dedim. Allah razı olsun demiş. Allah sizden de razı olsun kardeş. Selamünaleyküm. Abdullah babadan kalanlardan kendini zakir yerine koyup posta oturanlar ilk zaman sizin rüya tevhili olmadıkları için sessiz kalırlardı. Şimdi ise rüya ve hal kendilerine anlatılıp sonra o zakir o rüyayı rüyasında şeyh efendiye anlatıp tevil ettirip dervişe rüyasının tevilini öyle yaptırıyor. Bunun dergahda bir yeri var mı? Bizim bildiğimiz dergâh adamında böyle bir şey yok. Daha neler çıkaracaklar. Allah iyiyesin inşallah. Ben çok konuşmak istemiyorum bu konuda. Ama Abdullah efendi dergahında rüya tevhili dervişlerin arasında, zakirlerin arasında bir tek bu fakirde vardı.

Benden başka hiç kimse de böyle bir durum yoktu. Şeyh efendi hazretleri bütün dergahda Mustafa efendi rüyaları ve halleri tevil eder diye ilan etmişti. Ve normalde birisi rüya gördüğünde, hal gördüğünde Mustafa efendiye anlatın diye söylemişti. Benim haricimde dergahda başka hiçbir zakirin rüya ve tevil müsaadesi yoktu. Sonradan sonradan çıkıyor bu tip şeyler. Şeyh efendi’nin sağlığında böyle bir şey yoktu. Hiçbir sûfî yolunda böyle bir şey yoktur zaten. Böyle bir şeyin olması da mümkün değildir. Sonradan şeyh efendi’nin zamanında zakir olmayanlar zakir oldular. Şeyh efendi’nin zamanında ders yaptırmaya muktedir olmayanlar ders yaptırmaya başladılar. Bunlar çok konuşmak istemiyorum ama ne yazık ki bunlar yaşanıyor.

Allah hidayet eylesin, Allah yardım etsin herkese inşallah. İnanç ve îmân arasında fark nedir? Bir fark yok. Îmân, inanç bence aynıdır. Cenab-ı Allah kulunu kendisine nasıl çeker? Bu çekimi nasıl anlayabilirim? Fazlalaşma ve azalma neye bağlıdır? Hadisi kutsi Allah’ın sizi ne kadar sevdiğini, ne kadar yakın olduğunu görmek istiyorsanız sizin Allah’ı ne kadar sevdiğinizi ve yakın olduğunuza bakın. Selamünaleyküm, 16 yaşındayım. Kendi fitre mi ben mi ödemeliyim yoksa ailem mi? Normalde akıl baliği olduysan, zekât verebilecek noktadaysan fitreni ödeyebilirsin. Selamünaleyküm, abimde korku, hakim kendisi çok çok Kur’ân okuyor, namaz kılıyor ama bir türlü korkularını yenemiyor. Sünekli panik hali mevcut.

Bu haline nasıl kurtulabilir? İnsanlar korkularıyla yüzleşecekler, korkularıyla yüzleşmezlerse bundan kurtulamazlar. Selamünaleyküm, ben de sizden ders almak istiyorum. Nasıl irtibat kurabilirim? Geceniz mübarek olsun. İnşallah, Cenâb-ı Hak nasip etsin, inşallah. Ne rüya görürseniz bir şey olursa inşallah. Bakarız, ders veririz inşallah. Selamünaleyküm, ben Antalya Şehriktan yazıyorum, ismim Mustafa. Buralarda Mevlevi dervişiniz var mı? Acaba varsa irtibata geçebilir miyim? Bayanlar var ama normalde Antalya’da ders yapıyorlar. Orada ders yapılmıyor. Biz de irtibatınızı devam edeceğiz. Antalya’dan bir arkadaş geldiydi. Manavgat’tan geldiydi. Çetin miydi adı? Çetin. Allah razı olsun. Tesvih getir dedi bana.

Unutmadık, adamın çetini. Allah razı olsun inşallah. Selamünaleyküm, hamdolsun. Korona vesilesiyle, eşim ile ara ara… Özür dilerim. Beraber zikrullâh yapıyoruz. Duâ’lar sen yap diyor. Sakıncası var mı? İtikafa niyet ettiğim zaman namaz ile ilgili soru sorup duruyor, konuşturuyor. Çocuklar da çok soru soruyor. Çocuklar da çok soru soruyor. Çocuklar da çok soru soruyor. İtikafı verir mi? Vermez. Devam edin inşallah. Ramazân öncesi fitre verilir mi? Fitre biliyorsunuz Ramazân’ın içerisinde hatta bayrama yakın bayram sabahı filan da verilebilir. O yüzden fitre Ramazân’ın içinde verilmesini al. Selamünaleyküm, hamdolsun. Fitre Ramazân’ın içinde verilmesini al. Selamünaleyküm, kıymetli sohbetlerinizi TV’ye yansıtıp dinliyoruz.

Ailece dinlerken normal derslerdeki gibi oturma kalkma gibi edeplere dikkat edemiyoruz. Allah sizi iyi etsin inşallah. Rahat edin, oturun, çayınızı, kahvenizi devleyin. Bir güzel hem sohbet dinleyin hem rahat edin evinizde Allah iyiliğinizi versin. İkinci bir sorum. 13 yaşında bir oğlum var gece uyku halinde geziyor. Uyandığında bir şey hatırlamıyor. Ne tavsiye ederseniz? İnşallah geçer ama odasını kitleyin onun. İnşallah dolaşmasın fazla. Rabbim iyisin inşallah. Selamünaleyküm hocam. Rüyamda bizim avlusunun semasında içi pekmez dolu bir küp gördüm. Ve bu küpün ucunda bir kağıtta La ilahe illallah yazıyordu. Ben de bu küpün bizim avluya düşmesi için duâ ettim. Ama kıble yönüne doğru gitti. Bu rüyamın tevilini yapmanıza rica ediyorum inşallah şimdiden Allah razı olsun.

Bir, dinini, Kur’ân ve sünneti sımsıkı yaşa namazını kıl. Cenâb-ı Hak inşallah sana bahşedecek, lütfedecek iyilikler. Sohbeti Youtube’dan takip ediyoruz. İki şahıs beğenmeme butonuna basmış. Neyi, neden beğenmemiş çok merak ettim. Bunları buğz edebilir miyim? Yok hayır buğz edemezsiniz. Dik kaldırından selamlar alaikum selam. Kimseye buğz etmeyeyim beğenmeyebilir. Şeyh Efendi Allah rahmet eylesin öyle derdi. Bir kimse herkes seviyorsa onun minafıklığına elham et. Herkes seviyorsa onun minafıklığına elham et. Herkes seviyorsa onun minafıklığına elham et. Herkes seviyorsa onun minafıklığına elham et. Herkes seviyorsa onun minafıklığına elham et. Çok öfedersiniz kafirliğine işaret. İnsanın seveni de var şey efendinin dediği gibi söylüyorum.

Seveni de, söveni de varsa onun mümin olduğuna işarettir diyor. Asıl sevenimiz de çok şedid seviyor. Sövenimiz de çok şedid seviyor. İkisi de bu iş noktalarda ortası yok bizde hamdolsun. O yüzden sevenimiz de eksik olmaz. Sövenimiz de eksik olmaz. Cenâb-ı Hak sevenlerimize rahmet etsin, merhamet etsin. Cenâb-ı Hak onları kendi hıfsını alsın, emanını alsın. Sövenlere de Allah hidayet eylesin. Selamun aleyküm. Bilin ki Allah kişiyle kalbi arasına girer. Enfas suresi âyet 24. Bu ayeti açıklayabilir misiniz? Allah’a emanet olun inşallah. Normalde Cenâb-ı Hak kişiyle kalbi arasına girer senin niyetlerinle alakalı. Senin gideceğin yolla alakalı. İnşallah bu âyet-i kerime müteşabip bir âyet-i kerime seninle kalbinin arana girer.

Seninle kalbinin arasına girip seni doğru yola doğru sevk etsin. Ben benimle kalbimin arasına girmesini öyle düşünüyorum. Diyorum ki, sen benim kalbimde kötü bir niyet olursa, benim kalbimde istikamet bozulursa, benim kalbimde çıfıttık olursa, benim kalbimde çürüm olursa, sen benim kalbimle benim arama gir ve beni yanlışlıklardan, eksikliklerden, noksanlıklardan koru, muhafaza eyle diye duâ ediyorum. İnşallah. Selamünaleyküm. Ben 20’li yaşlarındayken amcamın kızını istiyordum. Çok istedim, ailem karşı çıktı. O günlerde rüyamda amcamın kızı yüksek bir duvardan düşüyordu. Düşmemesi için elinden tuttum gözlerime. Öylece bakarken annesi seslendi. Ne olur kızımın elini bırakma dedi. Ben başkasıyla evlendim.

Aradan 12-13 yıl geçti. Yaklaşık olarak amcamın kızı başkasıyla evlendi ve eşi tarafından vurularak öldürüldü. Şu an kendi kendime dalıyorum. Ne yaptım, ne yapmalıyım diye hakkınızı helâl edin. Bunda bir sıkıntı yok. Olmuş, yaşanmış, geçmiş, gitmiş. Hayatına devam et. Rabbim muhafaza eylesin inşallah. Cenâb-ı Hak korusun. Onun da kaderi öyleymiş diyeceksin. Çıkacaksın işin içinden. Selamünaleyküm. Midemde ünsel gasret vardı. Oruç tutarak yedim. Mideye de şifa. Misvak kullanmanın önemi nedir? Hangi zamanlarda, hangi vakitlerde kullanılır? Her zaman kullanılabilir. Misvak sünnet. Bazı çocuklar oruç tutmak istiyor. Anne babaları gerek zayıf diye, gerek hasta diye buna engel oluyorlar. Buna benzer davranışlara ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

Oruç tutmak isteyen çocuklara müsaade edin. Kur’ân okumayı öğreneceksiniz dediniz. Kur’ân okumayı bilip de okumayanın ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz? Onlar da okusunlar o zaman. Ahir zamanında kurtçuklar misali, dünya hususunda hasis hafızlar türeecektir. Onlara erişen bir mümin, onların şerlerinden Allah’a sığınsın. Kütübü silde diye geçiyor efendim. Hasis hafız dedikleri kimlerdir? Hasis kıskanç. Hafız ama hafızlığı yaşamıyor. Kötü ahlaklı. Hafız ama böyle hafızını paraya satıyor. Allah muhafaza eylesin. Gam nedir ki kederle aynı konuma mı girer? Evet. Selamünaleyküm, 13 yaşındayım. Namazlarımı dost doğru kılamıyorum. Bana duâ eder misiniz? İnşallah Cenâb-ı Hak senin namazlarını dost doğru kıldırtırsın, yardım etsin inşallah.

Selamünaleyküm, benim eşim kalp ve koğası var ama doktor ona oruç tutma demiş. Ama eşim ben şimdiye kadar orucumu bırakmadım, bırakmam diyor. Ben ona tutma diyorum, günaha giriyor muyum? Ben oruç tutacağım diyene tutma demem. Ama eğer bir rahatsızlığı varsa, rahatsızlığından dolayı oruç gerçekten onu zorluyorsa tutmasın. Bunda bir sıkıntı yok. Selamünaleyküm, benim altınım var ama bende değil borç verdim. Bana daha bana gelmedi. Onun zekatını verecek miyim? Hayır. O altın sana gelecek bir yıl duracak ondan sonra vereceksin. Selamünaleyküm, saçlarımı uzatmak istiyorum. Annem kızıyor bu günah mı? Saçı uzatmak günah değil ama bakımıyla alakalı sıkıntı oluyor erkek çocuklarda. O yüzden anneler, babalar, erkek çocukların saçlarını kısaltmalarını istiyorlar.

Saç uzatmak günah değil. Selamünaleyküm, benim oğlumun ağzının içinde ve dilinde yaralar çıkıyor. Ne yapmam gerekiyor? Zannediyorum o vitamin eksikliğinden karadut pekmez ama şekersiz olacak. Karaduttan olan pekmez o pamucaklar o yaraları geçiriyor. Selamünaleyküm, babam her ezan öncesi Esmâ’yı Hüsnaya ders olarak çekiyordu. Kayınpeder oğlum sen bunu bırak bana dokunuyor. Mane sıkıntıya giriyorum beni haslediyor dedi. Babam da çekmeyi bıraktı. Yapmış oldu. Durum doğru mu? Yanlış. Esmâ’yı Hüsnaya çekmeye devam edecek. Kim Esmâ’yı Hüsnaya ezberlerse Allah onu cennetine koyar diyor. Hayır devam etsin. Selamünaleyküm, dilim tevhîd çekerken aklımdan farklı günlük şeyleri düşünebiliyorum. Bu gafletle zikir mi oluyor?

Bu idrakimin açılması için dualarını ziyir. Bununla bir sıkıntı yok.


Sohbet, Zikir ve Küçük Sorular

Devam et. Selamünaleyküm efendim zekât vermeyecek olanlar fitre vermeye mükellef mi? Fitre erzak olarak verilir mi? Allah razı olsun. Normalde fitrede zekât verenler için olması lazım. Ama normalde hadîs-i şerifte Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri verebilecek olan herkes versin demiş. Vermeye gayret edin inşallah. Selamünaleyküm büyük zatlardan bazıları şöyle der. Bir insanın diğer bir insan için gördüğü güzel rüya görülen için bir istirahat sayılır. Bu manayı dahi anlatan bir hikaye vardır. Şam’dan biri Ula Bin Ziyad’ın yanına gider. Der ki ben senin cennetlik olmuş gördüm. Bu sözü duyan Ula Bin Ziyad ağlamaya başladı ve şöyle dedi. Allah’ı Teala’nın benim için bir şer muradı etmiş olmasından korkuyorum.

Bazı büyükler siz raci şöyle anlatır. Allah’ı unutmak, onu bırakıp başkasına koşmak, ondan başkasına bağlanmak ve onun gayrına gönül kaptırmak. Onların alemi kitabından alıntıdır. Buradaki istirahat nedir? Cennetlik olarak gördüğü halde neden şer murad edilmesinden korkulmuştur? Bazı büyükler istirahat Allah’ı unutmak olarak tarif ettiği halde bir insan diğer bir insan için gördüğü güzel rüya neden istirahat kabul edilir? Normalde bir kimse onun kendisiyle alakalı istirahat görmesi, onun kendi büyüklüğü ile alakalı. O yüzden o kimse birisi onu cennetlik görmüş, onu cennetlik görünce kendi nefsine uymamak için kendini aşağıya uğruyor. Öyle söyleyelim. Yoksa sahabeler de birbirlerini cennetlik gördüler, onlar bunu istirahat olarak tarif etmediler.

Hatta kabir hallerine vakıf oldular, kabir hallerine vakıf olunca onların cennetlik olduklarını gördüler ama istirahat olarak kabul etmediler. Bir büyüğü bir kimse cennetlik görürse o büyük ben cennetlik değilim bu istirahat olarak nitelendirmesi kendi nefsine aşağı vurması onunla alakalı. Selamun aleyküm. Sizi rüyamda görmemem, sizi yedirince sevmediğimi mi gösteririm? Yok. İkinci sorum ise ailemin de sizinle tanışmasını, sizi en az benim benimsediğim kadar benimsemelerini istiyorum. Bunun ortada bana ne tavsiye edersiniz? Arkadaşlar İslâm ahlakını en güzel şekilde evlerinde yaşarlarsa, ailelerin içerisinde yaşarlarsa bu gerçekleşir ama yaşamazlarsa, bu mu senin dervişliğin değil? Hiçbir şey olmaz.

Selamun aleyküm. Gelibolu’dan selamlar. Aleyküm selam. Selam söyleyin Gelibolu’ya komple. Selamun aleyküm. Sağlıklı günler dilerken bir insan 6 saatte bir ilaç kullanıyorsa ve böbrek hastalığından dolayı oruç tutamıyorsa, fitre vermek zorunda mı, vermese günaha girer mi ama dünyada tedavisi olmayan hastalık bu. Normalde tedavisi mümkün olmayan hastalık. Eğer verebilecek noktadaysa fitre, zekât verecek, verebilecek durumda değilse vermeyecek. Veya da o kimse orucun fidyesine verebilecek noktadaysa verecek, verebilecek noktadaysa vermeyecek. Şırnak’tan selamlar. Aleyküm selam. Allah yarımcınız olsun inşallah. Selamun aleyküm. Bir profesör bu maske konusunu net açıkladı dedi ki başlangıçta Türkiye genelinde maske sayımız sadece hastane, personel ve hastalarımız yetecek sayıdı.

Bu yüzden başlangıçta tüm açıklamaları sizlere bilerek işe yaramıyor şeklinde açıkladık. Fakat şu ay yeterince üretimi tamirladığımız için artık gerekli olduğunu bildirdik. Başta söyleseydik halk tüm maskeleri kendine edinir biz de sağlık çalışanlarımızı yetiremezdik dedi. Al. Maske hakkında belirsizlik bu yüzdenmiş. Eyvallah. Kiralar alıyorum borcum da var yetmiyor bana zekât düşüyor mu? Evet düşer. Hayırlı geceler benim sorum zekât ile ilgili sadece bir evim var kiraya verdim ben abimle kalıyorum kenarda altının param yok ev için zekât verilir mi? Hayır. Altınşehir’de annem bile sizi izliyoruz özledik. Rabbim en kısa zamanda hayırla sağlıkla kavuştursun inşallah. Allah iyi etsin. Allah yardımcınız olsun inşallah.

Bay indirdan kardeş Naime Ramazân gecelerinde kardeşlerle arara toplanıp terâvîh namazı kılıp kısa bir zikurla yapabilir miyiz? Devlet yasakladı. Koronalı Ramazân’da iftâr davetleri yapılmalı mı ya da davete gidilmedi mi görüşleriniz neler dedi. Devlet toplanmayın diyor toplanmayın. Devlet normalde evlerde toplanabilirsiniz. Eyvallah kimse bir şey demez eyvallah ama o sosyal mesafeyi birinde varsa eğer bir taşıyıcıysa bütün oradaki insanları taşıyacak. Bu risk almak kolay bir şey değil. Ben böyle bir risk almak istemem. Ben mesela büroya görüşmeye gelenlere diyorum ki uzak durun. Herkesin ailesi çoluğu çocuğu var ya birisi gelir bana bulaştırır benden de benim çoluğuma çocuğuma bulaştırırsa. bunun vicdani sorumluluğu var.

Bir kimsenin ölümüne sebep olursanız ne olacak? Biz burada canlı yayın yapıyoruz burada dair mesafeli herkes. Bunun vicdani sorumluluğunu düşünüyorum. Bunun vicdani sorumluluğunu hiç kimse kaldıramaz. sen taşıyıcı oldun kalktın bir başkası senden virüsü kaptı ve öldü. Hatta onun çocuğu öldü ne yapacaksınız? Hatta gitti onun eşi öldü. Üç tane çocuk var kaldı çocuklar meydanda. Ne yapacaksınız? Bana bir şey olmaz bunlara bir şey olmaz böyle bir şey yok. Arkadaşlar hakkınızı helâl edin. Çok özür dilerim. Benim zikrullâh sevgim sizden aşağı mı? Benim derviş kardeşlerim olan sevgim sizden aşağı mı? Ne demek bu biliyor musunuz? Ben 33 yıldır Sûfî yolun içindeyim. Ve 33 yıl ben normalde 28 Şubat’ta dahi biz dersleri iptal etmedik.

Biz her derste basılıyorduk. Polis basıyordu bizi. Ben nereye gitsem basıyorlardı beni. Ben nereye gitsem. Biz o zamanlar dahi dersleri iptal etmedik. Şeyh Efendi Hazretleri’nin bütün dergilerinde dersler iptal edildi. Nefşehir dahil. Biz Bursa’da dersleri iptal etmedik. Bayındır’da dersler iptal edilmediydi. Bayındır da benim sözümü dinlerdi. Ondan sonra benimle beraber hareket ederdi. Nefşehir’de Şeyh Efendi Nefşehir ve bütün il, ilçe, köy neresi varsa hepsi de dersleri iptal etmişti. Bir tek Bayındır’la Bursa dersi iptal etmedi. Biz o zaman dahi dersleri iptal etmedik. Ama şimdi mecburuz. Mecburuz buna. Sebep? Düşünebiliyor musunuz? Biz zikrullâh yapıyoruz. 1000 kişi bizim. Geldi iki kişinde korona vardı.

Oraya yaydı korona gitti. 1000 kişi hasta oldu. Onun manevi sorumluluğunu nasıl kaldıracaksınız? Ben kaldıramam. Ben basılmaya yeğ tutarım. Basılalım alalım götürelim karakolda bir gün tutar, iki gün tutar, üç gün tutar, sorgular. Hiçbir şey yok. Bırakır bizi. Ama bu hastalık öyle bir şey değil. Bakın bu hastalık öyle bir şey değil. Bir bakıyorsun 15 yaşında çocuk ölüyor. Bir bakıyorsun 50 yaşındaki bir kimse ölüyor. Bana bulaşmaz. Sana bulaşmaz. Senden başkasına bulaşır. Ne yapacaksınız? Bunun ne olduğu belli değil. bilim bilim bilim bilim. Bir virüsü çözemediniz. Aylar oldu. Sizin biliminiz de bu kadar. İliminiz de bu kadar. Çözemedi. Bütün dünya uğraşıyor. Sapır sapır. Prasa gibi devriliyor millete ortalıkta.

Amerika’da günde bin kişi, iki bin kişi ölüyor ya. Amerika’nın bugün ölüm sayısı kaç? En son açıklanan. Bakın bakayım bir. 1151 kişi ölmüş Amerika’da. ilm-i neşeydi? İlmin beşiydi ya Amerika. Günlük ortalama bin kişi ölüyor. Bir aydan beri otuz bin kişi olmuştur. Kırk bin kişi, elli bin kişi ölmüştür hastalıktan Amerika’da. bilim ehli, ilim ehli bütün sanayi onlardadır bitirseler ya. İngiltere’de 400-500 kişi ölüyor günlük. Fransa’da 500-600 kişi ölüyor. İtalya’da 500-600 kişi ölüyor günde. Zaten İran her gün ölüyor zaten artık yayınlamıyorlar bile. Çin’de bile ölüyor her gün. Bir iki bin kişi bu virüsten. Onların bakmayın kaldırıldı bitti gitti dediklerini. Ne yapacaklar? Bir ömür boyu böyle yaşayacak değiller ya karantinada.

Bitti. bu kolay bir şey değil. O yüzden birisinden size bulaştı. Öyle düşünün senden bir başkasına bulaştı. bir çocuk düşünün kaç yaşında? 15 yaşında. Çıktı sokağa dinlemedi devleti. Sokakta birisinden aldı virüsü götürdü annesine. Annesi hasta oldu öldü. O çocuk da o virüsü taşıdığı için annesini bir ömür boyu vicdan azap çekiyor o çocuk. Bu kolay bir şey değil. Neden? Ölüme sebebiyet verdi. Bakın ölüme sebebiyet verdi. Ha dinledin karantina yönetmenlerini çıkmadı dede çıkmadın eyvallah. O zaman yapacak bir şey yok. Sen dersin ki ben elimden geleni yaptım bize çıkma dediler çıkmadık çık dediler. Ama bulaştı olacağı varmış dersin çıkarsın içine içine. Yoksa ben bilemem mi 25-30 kişi bir yerlerde toplayıp zikrullâh yaptırmayı?

Allah affetsin. O yüzden sakin olun geçer bu günler. Birisi bizim yüzümüzden burnu kanamasın. Sizin en hayırlığınız etrafına zarar vermeyeninizdir. Bu zarar verme bakın burada bir virüs etrafına zarar verme bir hastalık taşıma insanlara. İnsanlara bir hastalık taşımakta zarar vermek. Rabbim muhafaza eylesin inşallah. Corona Ramazân’da iftâr davetleri evet bunu görüşmüştük. Zekât fitre fidye kaza arıcağında bilgi verir misiniz? Ooooooooyy. Debitten beri bunları konuşuyoruz canım kardeşim. Zekât normalde bir kimsenin hesap miktarı malı veya parası varsa bir yıl onda da durduysa onun kırtta birini vermesi. Fitre normalde Ramazân bayramlarında bir kişinin en az bir günlük karnını doyurabileceği kadar ona bir tasaddük etmesi.

Bunu herkesin vermesi çok evla. Fidye bir kimse bir günlük oruç tutamazsa Ramazân orucunu onun karşında bir kişiyi doyurmaktır. Kaza arıcı Ramazân’da herhangi bir sebepten dolayı tutamadı. Sağlık oldu, yolculuk oldu, bir şey oldu. Ramazân’dan sonra onu tutmasadır. Selamünaleyküm biz neyi derslerimize vid kağıdındaki duaları yaparak başlayıp Gülbank duası ile dersimizi bitiriyorduk. Ramazanlar Allah diye zikrettikçileri. Ne üfleyenler de Hu esması ile üflesinler diye tavsiye ediyorduk. Harika, yanlış mı yapıyoruz? Hayır. Az önce gelen ne sorusu sonrasında yanlış bir algı mı oluştururuz acaba diye sormak isterim. Yok yanlış bir algı yok. Selamünaleyküm güvenmek nedir, kime güvenilir, güvendiğimiz insanlardan aldığımız kötü dönütler bizim huyumuz mudur?

Teşekkür ederim, hayırlı geceler. bir kimsenin eşine dostuna etrafına arkadaşlık dostluk noktasında onun dost görmesi, kardeş görmesi, arkadaş görmesidir. Güvenmek Allah’adır, Allah’a güvenilir sadece. Bu böyledir ama bir kimseye de normalde dostluğuna güvenir mi insan? Güvenir, hayat başka türlü yaşamaz. Bir kimseden kötü dönüş olabilir. bu insanların kötü olduğunu göstermez. Birisi kötü dönüş yaptıysa bizim eksikliğimize vuralım geçelim ya. Bu cuma günkü çıkacak sayha ile alakalı hadisin kaynı Nuhaym ibn Hamad el-Fit’en de bunu geçirmiş. Allah razı olsun inşallah bizim vahit calayır. Bunu bizim göndermiş şimdi. Bununla alakalı ibn-ül Cevzi ve imam Zehebi bu hadîs hakkında münker mevzu ve yalan demiştir.

Bu rivayet de tabarında cuma günü çıkacak sayha ile alakalı buna benzer bir hadîs var. O hadîs hakkında da imam Hafız Eysem’i metruhkul hadîs olduğunu söylemiş. yalan söylemekle itham edilen ravileri olduğu söylemişler. Evet. Selamünaleyküm. Aile de namaz kıldın mı diye sormam baskı olarak görülüyor. Söylemediğimde namaz vaktinin unutup kılmadığını görüyorum. Bu durumda ne yapmalıyım? Namazı hatırlatalım. Diğer sorum da çevremizde kurban kesmekten fidyeye kadar her şeyi birbirini görmeden oturduğu yerde sanal ortamda ibadetler yapılmaya başlandı. Bu doğruymuş ki bize neden öyle yapmadığımızı sorduklarında din tartışma konusuna dönüşüyor. Sünnete uygun olan bu desek bile falanca uca uygun dedi diyorlar.

Bizlere öneriniz nedir? Siz sünnete uyun. Selamünaleyküm. Maddi durumumuzun düzelmesi için her akşam vaka suresini okumamızda bir sakınca var mı? Yok. Hadîs de sabit çünkü o. Selamünaleyküm. Oğlum 12 yaşında birkaç ay evvel ders almış. Kaç tane çekileceğini söylenmemiş. Bazen çekemiyor. Ders kağıdına göre zorlanıyor. Bir de oğlumun sorusu Allah razı olsun. İnşallah. İnşallah. Allah’ın izniyle demek. Ben bunu anlayamadım açıklar mısınız? Allah razı olsun. Tekke’de sema etmeye özledim. Allah yardımcınız olsun. İnşallah. Oğlun normalde 12 tane 12 tane çeksin dersleri. İnşallah. Allah’tan bir şey gelmezse ve Allah razı olsun demek. Allah senden razı olsun. Seni normalde razı olursa Allah ondan onu cennetine koyar.

Onu cemaluhuna vasıl eder. O yüzden duâ ediyoruz. Allah razı olsun demek. İnşallah da Allah izin verirse, onun güç kuvveti yetirirsek demek. Selamünaleyküm. Geceniz hayır olsun. Ben yeni dersliyim sizden. Dört ay falan oldu sanırım. Benim bir problemim var ve beni aşırı rahatsız ediyor artık. 29 yaşındayım ve neye heveslensem devam ettiremiyorum. iradem yok. Mati, mani ve her konuda bir şey başlıyorum yapacağım diyorum ama devamı gelmiyor. İlmi, okumalar olsun, ibadet olsun, günlük yürdüm olsun, meslek eğitimler olsun, spor yapmak olsun bana bir yol söyler misiniz şeyhim? Ne yapayım ben bunu? Rabbim öbeden razı olsun. Hakkınızı helâl edin demiş. Normalde bir kimse bu konuda istikamet sahibi olacak.

Kendi kendine inşallah ciddi olacak, istikametini toplayacak, bir şeye söz verdiyse yerine getirecek, bir şeye mutat yapması gerekenleri yapacak. Nasıl yemek yemekte gevşeklik göstermiyorsa günlük hayatında da gevşeklik göstermeyecek, hayatını dizan edecek. Yoksa bu böyle devam eder gider bir kimse hep başladığı şeyi bırakır, başladığı şeyi bırakır. Öyle Allah muhafaza eylesin. Bir sonuca varamaz. Hakkınızı helâl edin. Bir sorun daha var. 8 ay olacak evleneli. Ben yeni evli çalışan bir hanımım ve eşimle her şeyimizi kendimiz yaptık. Şu an eşyamızın taksidini ödeyip geçiniyoruz Elhamdülillah. Bir yandan da ailelerimize destek oluyoruz. Bu sebepten borcum bitene kadar evlat sahibi olmak istemiyorum.

Borcum bu sene kasım ayında bitiyor. Az da kaldı. Ama bazı kimseler bana Allah’ın verdiği rızıktan mı şüphe ediyorsun, üşeniyor musun diyorlar. Ben çalışırken hamilelik geçirmek istemiyorum ve işten çıkarsam sadece kiramızı ve taksidimizin bir kısmına yetiyor paramız. Mecbur çalışıyorum. Kenarda köşede fazla bir işimiz de yok ve biz de kiracıyız. Ben şimdi ne yapayım şeyhim? Ne yapayım şeyhim? Rabbim bana bir evlat yazdıysa o zaten beklemiyor mu o vaktini? Diyelim ki çocuğu olmayan biri yana yakala evlat istiyor. Allah aileyi yeni ruh yaratıp evlat verir mi? Yoksa varsa var yoksa yok mudur? Uzun oldu hakkınızı helâl edin. Normalde bir kimse kendince böyle dizayn edebilir. Ben şu zamanda evlat sahibi olacağım diyebilir.

Bunda bir sıkıntı yok. Allah yardımcınız olsun inşallah. Selamünaleyküm Afyon Karahisar’dan selamlar. Aleyküm selam. Maneviyat, rüyalarda titreme gelmesinin sebebi nedir? Olur böyle şeyler. Bir sorun da Hüddamlar dost mudur? Evet. Arkadaşlar çok rüya yazıyorsunuz. Aleyküm selam İlhan. Kuaför İlhan. Aleyküm selam seni unutmadık merak etme. Selamünaleyküm annem mehrini hatırlamıyor, babam da hatırlamıyor. Bu noktada ne yapılması gerekiyor? Helalleşecekler. Kimler fitre verebilir? Herkes verebilir. Geçen gün nafile oruç tutmuştum. Nefsime uyup orucumu bozdum. Bu durumda ne yapmam gerekiyor? Bir güne bir gün tutacağım. Yaşı 25 olan sen normalde yeni dersleri çekeceksin inşallah. Selamünaleyküm ben eşimden evlenirken mehr olarak 5 karat pırlanta istemiştim ama fiyatını bilmiyordum.

Şimdiki toplam fiyatı 450.000 TL ama eşim karşılayamayacağını söylüyor. Biz bu durumda ne yapmalıyız? O gün kabul etmiş. 450.000-450.000 milyar mı oluyor? O gün kabul etmiş yapacak bir şey yok. Vay vay vay vay vay vay. Adamlar neden böyle kabul ediyorlar ya? Selamünaleyküm anlayamadığım için soruyorum yeni virdimi çekeceğim. Evet. Selamünaleyküm bir sorum daha olacak. Anneannem vefat etti. Mezar taşı yapılmasıyla alakalı düşünceniz nedir? mezarının belli olması için mezar taşı yapılabilir bir sıkıntı yok. Ben truite hastasıyım. Selamünaleyküm ben truite hastasıyım. Orucu açtığım vakit ilacı içip 1 saat beklemek zorundayım. Bu durum iftara hemen yapınız durumuna aykırı bir durum mudur? Teşekkür ederim.

Ben truite hastasıyım.


Mehr, Fitre ve Kapanış Duâsı

Orucu açtığım vakit ilacı içip 1 saat beklemek zorundayım. Sıkıntı değil ilacını iç. İlaç da orucu bozuyor çünkü oruçtan çıkıyorsunuz iftâr etmiş oluyorsunuz. 1 saat beklersin bunda sıkıntı yok. İlaç içiyorsun oruç bozuldu yani. Hayırlı geceler Hallacı Mansur kitabında gerçek gizlidir anlatılmaz açıklanamaz. Onu anlamaya yola çıkanın önüne engin denizer çıkar çöller çıkarır diye bir söz var. Buradaki gerçeğin ne olduğunu bu yolda nasıl engellerin çıktığını anlayabilirim. Hallacı Mansur’un kitabı yok ki. Hallacı Mansur hiçbir kitap yazmadı. Hallacı Mansur yazar değil. Hiçbir kitabı yok. Herkes kendince Hallacı Mansur şöyle dedi. Hallacı Mansur böyle dedi götürüyor işi. Daha doğrusu satıyor kitapları.

Yüz Subhanallâh’i ve bihamdi yüz salavât bin bir tevhîd verdiğim ona devam edeceksin sen. Selamünaleyküm eşim sayesinde korona zamanında namaz kılmaya başladım. Mağazaretim hep dünya mağazaretiydi. Şu an en güzel yaptığım namaz olduğunu anladım çok şükür. Elhamdülillah. Evlerimizde misafir ağırlığının edeb verkanı nedir nasıl olmalıdır? Evde misafir bir misafir misafirdir elinizden geldiğince ona hürmet edin. Saygılı davranın sevgili davranın yedirin içirin hürmet edin gönderin. Selamünaleyküm 1994 yılında evlendiğimizde dini nikahımız kıyılırken mehr olarak ne konuşuldu ne beyim ne ben ne daha elim hatırlamıyoruz nasıl belirleyelim yardımcı olur musunuz? Olan olmuş biten bitmiş helallaşın geçin en iyisi siz.

Size benzemek bizim için şereftir Allah sizden razı olsun inşallah sizi ve zikrullahla kalanını özledik Allah razı olsun. Selamünaleyküm hayırlı geceler rüyayur rüyorumuna çok değinmek istemiyorsunuz hakkınızı helalim minik bir şey anlatmak istiyorum rüyamda bir şehit mezarını açıyoruz. Bir imamla birlikte bana bak şehitlerin kanı akmaz diyor sonra kefenin içine süt döküyor süt berrak bir şekilde geri akıyor ve rüyanın benim şahsıma dair bir anlamı var mıdır evet. Senin şahsınla alakalı zaten ama rüyayorumuna pek girmek istemiyorsunuz dedin ya ben de senin şahsınla alakalı ben de girmeyeyim inşallah. Hocam paramı altın hesabına yatırdım altın alsaydım da aynı şekilde altın altın arttığında artacaktı ama evde güvenli olmadığı için böyle yaptım vadeli yatırdım onu alıp fakir fukarayı dağıtacağım siz öyle demiştiniz.

Bir de altın borç almıştım altın olarak iade etmek istediğimde o kişi altın hesabını o günün kuru ile parasını yatırmamı istedi bunda bir sakınca var mı var fâiz oluyor kardeşim. Cabir bir hayyan kimya biliminin kurucusu olarak geçer kitaplarda Allah’ın insanları verdiği akıl ve ilim sayesinde bilimsel olarak ölürleri delirtmenin mümkün olduğunu belirtir. Çağımızda bilimsel gelişmeler maalesef kapitalizm ve kötülüğe hizmet için kullanılıyor. Buluş yapan müslüman ilim ve bilim insanlar bununla nasıl baş etmeliler. Biz kendi ilimimizi bilimimizi kuracağız inşallah o zaman bundan baş edeceğiz. Selamünaleyküm ben küçüklükten beri parmak emiyorum alışmışım oruç yaklaşıyor orucumu dozar mı? Bir eldiven sar ellerine.

İmsak girdiği vakit dersimizi, vidimizi çekebilir miyiz? Evet. Selamünaleyküm öncelikle oruca şevkimizi arttıran güzel sohbetleriniz için teşekkür ederim. Soruğum Fükiyye Ekber’den. İlmi Tevhîd’in tanımı Kur’ân Sünnet ve İcmâ Ümmet’in sınırları içerisinde kalmaktır. İlmi Tevhîd’in zâiri ve bâtin olarak nasıl anlamalıyız? İlmi Tevhîd’de nasıl derinleşebiliriz? Bu normalde Kur’ân Sünnet’te tevhîd nasıl açıklandıysa birleme, İcmâ Ümmet bunu nasıl açıkladıysa biz de öyleyizdir. O yüzden bu noktada Kur’ân’ın Sünnet’in tevhîd anlayışını kendimize anlayış olarak görür, orada dururuz. Zaman içinde ev yapmak adına bir arsa almıştım fakat daha sonra iki yıl önce satma niyetine girdim. Zekât düşer mi? Nasıl yapmam gerekir?

Sattığın zaman onun parası. Çünkü normalde önce ev yapma niyetini almışsın, ev yapma niyetinde kalmış olsaydın o arsanın parası normalde o arsa zekata girmezdi. Şimdi ev yapmayacaksın, satmaya niyet ettin. Sattığın zaman o para senin eline geçecek. Bir yıl duracak ondan sonra zekata tabi olacak. Ama sen onu sattın, gittin bir ev aldın yine zekata girmez. Selamun aleyküm. Kaynanan vakıfa gidip gelmemde sorun çıkarıyor. Eşimi kışkırtıyor. Ben de konuşmuyorum artık kendisiyle. Kibirlenmek sayılır mı? Herkese konuşun öyle konuşmamak iyi bir şey değil ya. Allah iyiyesin. Yapan kendine yapar ya. Ahirette bölük bölük toplanıyor. Cemaat mensubuyum, haşlanacağım, toplulukta sevmediğim kişiler var. Bu durumda ahirette onlarla birlikte mi olacağım?

Ya bir insan normalde bir toplulukta bulunur da o toplulukta sevmediği kimseler olur mu? Hepsini de sevin. Şu an eşimle beraber sizi dinliyoruz. Benim mihrimi evlenince aldı benden ödünç olarak kaynıma verdi. Sonra bir bankaya yatırdı. Banka battı. Bizim parayı da vermediler. Ben mihrimi istiyorum. Eşim malımız ortak diye geçiştiriyor. Bu konuda ne dersiniz? Malınız ortaksa senin üzerine yapacak mihrin kadar olan parayı o zaman. Zekât düşmeyen birisi fitre vermesi gerekir mi? Versin, hoş olur. Recep Karataş arkadaşlar arasında konuşulurken sûfî toplulukların rüya ve hal anlatıldığını, sufilikte böyle olayların sebebi yeri nedir diye soruyorlar. Ben de işin aslında tam vakıf olmadığından cevap veremiyorum.

Ellerinizden öpüyor duâ isteriz. Allah sizden razı olsun. Allah senden de razı olsun. Serdar Allah işinin gücünden getirsin inşallah. Eşine selam söyle. Selamünaleyküm. Ciddi anlamda unutkanlığım bildiğim unutkanlığım bu. Beynimde de pıhtı var bana ne tavsiye edersiniz. Allah yardımcın olsun beyninde pıhtı varsa unutkanlığın artabilir. Onu tedavi ettir mümkünse. Selamünaleyküm. 6 aylık oğlu. Bir mahsuru yok tutmayabilirsin de. Selamünaleyküm. Mehrimin 5 kilo altın olarak nikahlandım. Eşimin kendisini de tutmayabilirim. Eşimin kendisini de tutmayabilirim. Eşimin kendisini de tutmayabilirim. Eşimin kendisini de tutmayabilirim. Selamünaleyküm. Mehrimin 5 kilo altın olarak nikahlandım. Eşimin kendisinin borçlu isyatıyla sıkıntılı olduğunu görüyor ve anlıyorum.

Kıyamıyorum. Bunu mesela 4 kilosunu helâl ettim gibi bir azaltmaya gidebilir miyiz? Evet gidebilirsin bunda bir sıkıntı yok. Yeni verdi resmi sitede bulamadım nereden ulaşabilirim. Olması lazım. Var değil mi? Mustafa Özbağ.com’da var. Wirt’te yeni ders alanlar için. Evet Mustafa Özbağ.com’da Wirt’ler kısmında yeni ders alanlar için varmış oradan. Sohbet ettikten sonra site tekrar aktif olacak. Bakalım. Hayırlı geceler. Boşandığım eşim Mehrim’i hakim karşısında maddi durum iyi değil deyip taksit gibi uzun bir süreye böldürdü. Bu surede bir kısmını ödedi ve sana verecek param yok dedi. Aslında olmasına rağmen helallik istiyor. Ben sıkıntılı bir evre geçirdiğim için içimden gelmeye ne tavsiye edersin?

Helal edip etmemek senin hakkın. İster helâl et ister helâl etme. Allah dilinize gözünüze ve tüm ekibi göç kuvvet versin. Allah razı olsun. Ekibi de kattığın için, arkadaşları da kattığın için o yüzden okudum. Teşekkür ederiz. Ben arkadaşlar adını aldım ona. Birinin kendisine ait olmayan şeyler üzerinde hak talep ederken, bunun kendisine ait olmadığını bile bile savunurken etrafa sergilediği tutum için karşı tarafın düştüğü durum hak mıdır? Değil. Cehalet, cahillik, parayla pulla değil ki Allah iyi etsin inşallah. Selamünaleyküm. Annelerimiz yaşları küçük olmasına rağmen çocuklarına karşı aşırı öfkeler bu öfkelerine istemesem de şahit oluyorum. Bu durumda bu tür davranışlarının aram olduğunu müminin elinden dilinden emin olandır hadisini söylediğimde ise eleştiri olarak kabul ediyorlar.

Bu durumda yanımızda öfkelenip çocuklarına aşırı boğarmalarında ve el kol hareketlerine sessiz mi kalmalıyız? Bence yok sessiz kalınmamalı. normalde çünkü din nasihattir din nasihattir din nasihattir etrafımızda gördüğümüz Kur’ân ve Sünnetin dışındaki herhangi bir şey nasîhat etmeliyiz. Siz bir kötülük gördüğünüzde elinizde mümkün değilse dilinizde o da mümkün değilse kalbim buz ederekten önlemeye çalışınız. O yüzden önlemek için biz çocukların yoksa psikolojileri bozuluyor. bağıran bir anne profili, bağıran bir baba profili çocuğun psikolojisini bozuyor. Devamlı eleştiren bir anne baba profili çocuğun psikolojisini bozuyor ve ileriki safhalarda çocuklarda değişik şeyler çıkıyor. Allah muhafaza eylesin.

Sonra çocuk geliyor 20 yaşına 25 yaşına mesela özgüven problem yaşıyor. Altını ıslatma problem yaşıyor. Her şeyden korkma problem yaşıyor. Her şeyden çekiniyor. Bir şeyi kendi başına yapacak yapamıyor. O yüzden çocuk yetiştirmek ayrı bir sanat. Allah bizi muhafaza eylesin. Çocuklarımızı, ailelerimizi Kur’ân ve Sünnet’e tabi olanlardan eylesin inşallah. Zorla sevmek olur mu? zorla sevmek olmaz ama biz bir topluluğun içindeysek, bir topluluktaysak ve biz de o topluluğun bir ferdiysek neden diğer kardeşliği sevmediğimiz insanlar olsun onun içinde? bir kardeşlik hukuku kurduysak, bir kardeşlik zinciri kurduysak, o zincirin içerisinde bir kardeşimizi sevemiyorsak biz neyi sevebiliriz? Hayır kabul etmiyorum bunu.

Sûfîler kardeşlerini sevecekler. Bütün herkes birbirini sevecek. Sevmiyorsak, birisini sevemiyorsak bizde bir problem vardır. O yüzden fena fi derviş, fena fi şeyh, fena fi resul, fena fi’lla, bekabillah, sufilikte olması gereken şeydir. Bunun başlangıcı fena fi derviştir. derviş kardeşlerinde fena olma. Bu neyle mümkün? Bu sevmekle mümkün. Şimdi derviş kardeşlerinde fena olamayanlar, şehirlerinde fena olacağım diye uğraşıyor. Derviş kardeşinde fena olamazsan sen şeyhin de fena olamazsın. Bu ne demek? Derviş kardeşlerin eksiğinin kusurunu görme. Onların eksiğinin kusurunu araştırma. Allah için onlara muhabbet besle. Hepsi de Allah’ı zikretmeye geliyorlar ve hepsi de Allah’ı zikrediyor. Şöyle düşün.

Belki de o senden daha değerlidir Allah indinde. Belki de senden daha kıymetlidir o Allah indinde. O yüzden onu sevmemezlik demek. Allah’ın sevdiğini ve Allah’ın seveni sevmemek demek. Öyle değil. Kim Laila ile Lamaameden anasıl Allah diyorsa bizim Müslüman kardeşimiz. Kim benim üstadımdan ders aldıysa, o zorla zikrullâh alakası oturduysa benim derviş kardeşim o. Ben öyle düşündüm yıllarca. Dedim ki o benim şeyhimin evladı, benim şeyhimin dervişi. Ben onu sevmemezlik etmem dedim. Oturdum ben. Bizim de hoşumuza gitmeyen, bizim de nefsimizin almadığı. Her şeyleri yaşadık. Ama yol bu. Yol demirden leblebi gibi. Ne o? Ya senin derviş kardeşin. Hem sen bir şeyhi çok seviyom diyeceksin hem o şeyhin dervişini sevmeyeceksin.

Hem sen diyeceksin ki Allah’ı çok seviyorum. Hem onu zikredeni sevmeyeceksin. Hem diyeceksin ki ben Resûlullah’ı sallallâhu aleyhi ve sellem’i çok seviyorum. E ona salat ve selam getirin. Her gün ona salat ve selam okuyan bir kimseyi sevmeyeceksin. Bu doğru mantık değil canım kardeşlerin. O yüzden hakkınızı helâl edin. Sufiliğin yolu budur. Fena fi derviş. Derviş kardeşlerini sevmektir. Onlara muhabbet beslemektir. Ha derviş kardeşini şeyhin gibi sevmezsin. Eyvallah. Ama derviş kardeşini sevmemezlikte etmezsin. Hiç sevmediğin derviş kardeşine git hizmet et. Git hürmet et. Git saygılı davran ona. Ona çay götür. Ona hediye götür. Onunla muhabbetini oluştur. De ki bu benimle kendi nefsimdendi. Nasıl terbiye edeceğiz ki kendimizi?

Ben o kimseyi sevmiyorum ondan uzak durayım. Ben o kimseyi sevmiyorum. Ondan uzak durayım. Ben o kimseyi sevmiyorum. Ondan selamı keseyim. Ben o kimsenin yürüyüşü hoşuma gitmedi. Ben ondan istemeyim. Hangimiz dört dörtlüküz ki dört dörtlük insanlar arayalım etrafımızda. Yolun adabı erkanı budur kardeşler. Bizimle yol gidecek olan kardeşlerimiz derviş kardeşlerine muhabbet besleyecekler. Onların eksiklerini gediklerini tamamlamaya çalışacaklar. Nasîhat edecekler tamamlamaya çalışacaklar. Yolun adabı erkanı bu. Üstadımıza severiz muhabbet besleriz. Onun söylediği tavsiyelere uyarız. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri sünneti seni isen tabi oluruz. Onun hadislerini kabul ederiz. Kur’ân-ı Kerim’i kitap olarak görür.

Kur’ân’ın ayetlerini yaşamaya çalışırız. İmamların iştahatlerine tabi oluruz. Yolumuz bu. Bunun haricinde bir yol tarifim yok. Bunun haricinde bir yolcu tarifim de yok. Herkes buna intisâb edecek. Herkes buna devam edecek. Kendi kafamızdan yol çıkarmayalım. Kendi kafamızdan böyle kendi kendimize bir herhangi bir başka bir şey çıkarmayalım. Ben benim sevmediğim kimseler var ne yapacağım dergahı bırak git o zaman. Çok basit. Allah bizi affetsin. Hocam millete kızıyorum. Uruş tutalım mı diye soranlar. Şimdi ben soracağım annem 84 yaşında bu yaşına kadar urucunu tuttu zaten yemeyle işi yok. Çok ağır depresyon hastası. Ağır ilaçlar olarak günde üç kere içmek zorunda. Uruş tutma diyoruz. Kabul etmiyoruz.

Ne yapalım? Tutabiliyorsa tutmak istiyorsa tutsun. Biz hiç kimseye tutma demeyiz. Millete de kızma. Herkes soracak soracaksın. Neden kızıyorsunuz millete? Selamünaleyküm. Uyurla uyanıklık arasındayken hu hu hu Allah diyerek uyandığımı fark ettim. Ne anlamak geldiğini bilemedim. Oh mübarek olsun inşallah. Selamünaleyküm. Mehr öderken düğünümüzde takılan takılları da sıkıntı anında vermişti. Tamamı eşimin hakkı ve benim borcumuzdur. Tamam. Yeni vidimi çekelim. Evet. Demirtaş’tan selamlar. Kayınvalidemler diğer gelinlerine taktıkları bana da aynısını yaptılar nikahımda. Mehr müeccel bir kilo gram altın olarak konuşuldu. Kayınvalidemlerin bana taktığı altınlar mehr yükmüne girer mi yoksa ailenin ortak malı mı olur?

Altın geceniz mübarek olsun. Burada adet gelenek görenek örf giriyor. Oradaki görf adet gelenek görenek nasılsa ona göre hareket edilecek. Polatlı’dan selam eder ellerinizden öperiz sizinle ve kardeşlerimize bir an önce birlikte oluruz inşallah. Allah hepinizden de razı olsun. Allah hepinizden de razı olsun. Cenâb-ı Hak muhendisiniz olsun. Rabbim yar ve yardımcınız olsun. İnşallah Allah’tan bir şey gelmezse ilan edeceğiz yine. Perşembe gün burada olacağız. Allah’tan bir şey gelmezse inşallah. Perşembe gün burada olursak inşallah cumartesiye de burada olacağız. Hakkınızı helâl edin inşallah. Hocam affedin az önceki cevabınızdan sonra tansiyonum düştü vallahi. Ben bu bankadaki parayı altın hesabında helâl sanıyordum.

Çekip altın yapıp geri yatırsam olur mu? Kardeş bakın bir hadîs-i şerîf var ve anefillerin iştahı var. Bir kimseden parayı verdin altın alacaksın ve hatta altını verdin para alacaksın. O adam diyor duvardan atlasa sen de arkasından duvardan atla diyor. bu altın para alışverişlerinde hiç zaman geçirmeyecek yoksa fâiz olur diyor hadîs-i şerifte. Benim bildiğim bu. Altın borçlandın altın vereceksin. Para borçlandın para vereceksin. Ne parası borçlandıysan. Bu konuda da çok açık hanefilerde fetvallar var. Hakkınızı tekrar helâl edin. Geceniz hayır olsun. Cenâb-ı Hak muhafaza eylesin, muhineyiniz olsun. İnşallah önümüzdeki perşembe ve cumartesi görüşürüz.


Kaynakça ve Referanslar

  • Giriş: Ramazan, Camiler ve Hadîs İnkârcılığı: Sünnetin hüciyyeti — Haşr 59/7 (“Peygamber size ne verdiyse alın, neyi yasakladıysa ondan da sakının”); Fâtihâ sûresi ve namazın Allah’a mahsusluğu; Resûlullah’ın sünneti ve hadislerine saygı — Buhârî, Edeb; deveniyle televizyona çıkan kişinin eleştirisi; Ramazân mübareke mesajı
  • Camiler, Türk İslâmı ve Korona Dönemi: Camilerin kapanması ve ibadet sorumluluğu — “ibadetler Allah içindir”; Türklerin İslâm’ı Orta Asya’dan itibaren benimsemesi ve yardımseverlik geleneği; korona döneminde yardımlaşma; Hüseyin’ilerin Türklere sığınması — tarihî rivayetler
  • Özel Hayat, Mahremiyet ve Eşler Arası Güven: Mahremiyet ve komşu hakları — Hucurât 49/12 (zann-ı sû yasağı); telefonun kurcalanması ve etik dışlığı; eşler arası şüphe ve boşanma — Talâk 65/1-2; doğru konuşma ve konuşarak çözme öneri
  • Zekât, Fitre, Mehr ve Osmanı Fıkıh Meseleleri: Adet halinde meal okuma; nebiz/şıra müsâadesi — İmâm-ı A’zam’ın nebiz helâli; ok ile avlanma hadîsi — Ebû Dâvûd, Sayd 2; zekât nişâbı ve mehr borcu — Fetavâ-yı Hindiyye; fitre sorumluluk sınırı — Mergınânî, el-Hidâye
  • Ramazân İbâdetleri ve Sûfî Nasîhatleri: Ramazân’da tövbe, zikir, Kur’ân ve tasadduk; hatim geleneği; alim atıf kuralları — Mevlânâ ve Ahmed er-Rifâî alıntıları doğru nispet etme; Cuma kılınamazsa cüma-i Şazâ ve fidye meselesi — İbn Âbidîn, Reddu’l-Muhtâr
  • Hadîs Teyidi, Rüyâ Yorumu ve Vird: Uydurmacı hadis yayanlara karşı hadîs kitaplarının şâhidi (Buhârî, Müslim, Tirmizî, İbn Mâce, Ebû Dâvûd, Ahmed, Taberânî, Rudânî); rüyânın kişiyi bağlaması — Buhârî, Ta’bîr 2; ezanın sahabenin rüyâsıyla gelmesi; Kâbe rüyâsı yorumu — iman, ihlas, bereket işâreti
  • Fidye, Ev Bakımı ve Beden Temizliği: Devlet vergi malında zekât sorumluluğu — Emânet ve Ehliyet 1. cilt s. 389; fidye ölçüsü — Diyânet asgari 27 TL; evde bakım ve temizlik önemi; çocuk eğitiminde anne-babanın örnek olma sorumluluğu — Buhârî, Cum’a 11
  • Mehdî, Sosyal Medya ve Namus Meselesi: Mehdî’nin zamanı bilinmezliği; Cuma vaktinde ses duyulacağı hadisi uydurma yaygınlığı eleştirisi; saf eksik kılma ve sehv secdesi — Hanefî fıkhı; TikTok ve gizli görüntülü yayın; evlilik ahlakı — Buhârî, Nikâh 45
  • Evlilik, Ahlak Çöküşü ve Eş Sorumluluğu: Kadın süslenmesinin doğru adresi — Bakara 2/187; kocaya karşı alınan hediyeyi dışarıda giyme sorunu; gıybet ve hoşa gitmeyen şeyin zikri — Hucurât 49/12; ölüm acısını sûfî perspektifiyle aşmak; Hazret-i Mevlânâ’nın tarîkat silsilesi
  • Ölüm, Tarîkat ve Şeyh Meselesi: Mehr borcunu ödeme niyetiyle nikahlanan ile niyetsiz nikahlanan — hadîs-i şerîf (“Mehrini vermemek niyetiyle nikahlanan zinâ eder”); Hazret-i Mevlânâ’nın tarîkat kökeni; Mürşid-i Kâmil yanında bulunanla bulunmayanın farkı — Sühreverdî, Avârifu’l-Maârif
  • Ev Düzeni, İsrafa Karşı Sorumluluk: Sofradan düşen lokmanın yenmesi ve temizlik ölçütü; dolap yönetimi ve israf — İsrâ 17/26-27; vakfın her çeyini bilerek yönetme sorumluluğu; Esmâ-ı Hüsnâ’yı ezberleme fazileti — Buhârî, Daavât 68; gafletle yapılan zikrin geçerliliği
  • Sohbet, Zikir ve Küçük Sorular: Oruca devam eden hasta eş meselesi — doktor kararı ve ruhsat; borca verilmiş altının zekâtı — yıl tamamlanma şartı; saç uzatma helâlliği; ağız yarıkları için karadut pekmezi; Esmâ-ı Hüsnâ zikrini kesmeme; Hüddâmlar ve manevî titreme
  • Mehr, Fitre ve Kapanış Duâsı: Evlat planlaması ve Allah’ın rızkına tevekkkül; helalleşme ve mehri hatırlamayan eşler; pırlanta mehr sorunu ve kabul sorumluluğu; fitre ve zekât şartsallığı — Mergınânî, el-Hidâye; Cenâb-ı Hak muhafaza duası ile kapanış

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.

İlgili Sözlük Terimleri: Mürşid, Tarîkat, Vird, Zikir, Tevhîd, Nefs, Kalb, Sünnet. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı