Sohbetlerden Derlenen Sorular
Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv
Tasavvuf(5877) — Sayfa 40/60
Sûfî kendini her gün yenilemeli mi?
Sûfî her gün kendisini yenilemeli, Kur’ân ve Sünnet noktasında koşuşturmaya devam etmeli. Ne zaman ki yaptıklarını yeterli gördün, şeytanın aldatmasına kaldın. İlim beşikten mezara kadardır. Allah’ı tanımanın sonu ve sınırı yoksa yolun da sonu ve sınırı yoktur.
Kaynak: 244. Dergâh Sohbeti – Mâide 54. Âyetin Tefsîri: Dinden Dönenler, Allah’ın Sevdik
Tasavvufun temelleri nelerdir?
Tasavvufun temelleri: Tevfîk, Gaflet, Nefis Terbiyesi ve Zikir Halkasının Kıymeti.
Kaynak: 245. Dergâh Sohbeti – Tasavvufun Temelleri: Tevfîk, Gaflet, Nefis Terbiyesi ve Z
Tasavvufun başı nedir?
Tasavvufun başı tevfîktir; yani Allah’ın o kimseye bir başarı ihsan etmesi, lütuf vermesi, ikram etmesi, desteklemesi, muhâfaza etmesidir.
Kaynak: 245. Dergâh Sohbeti – Tasavvufun Temelleri: Tevfîk, Gaflet, Nefis Terbiyesi ve Z
Gafletten uyanmak ne anlama gelir?
Tasavvufun bu noktada birinci derecede gayesi o kimsenin gaflet uykusundan uyanmasıdır. Hadîs-i şerîfte Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri buyurdu ki: ‘İnsanlar uykudadır, öldüklerinde uyanırlar.’ Gaflet uykusundan uyanmak, ‘Ölmeden önce ölünüz’ hadîs-i şerîfinin tecellîsidir.
Kaynak: 245. Dergâh Sohbeti – Tasavvufun Temelleri: Tevfîk, Gaflet, Nefis Terbiyesi ve Z
Nefsin alışkanlıklarını terk etmek neden önemlidir?
İkinci hâl, nefsin alışkanlıklarını ve arzularını bırakmaktır. Nefsin istek ve arzularını devam ettirerek tasavvufî bir hayatın olması mümkün değildir. Hem arzusuna uyacak, hem de ehl-i tasavvuf olacak — böyle bir şey mümkün değildir.
Kaynak: 245. Dergâh Sohbeti – Tasavvufun Temelleri: Tevfîk, Gaflet, Nefis Terbiyesi ve Z
Kötü arkadaşlardan kaçmak neden gerekir?
O kimse kötü arkadaşlardan kaçacak. Bu ne zamana kadar? İyi huylar, iyi ahlâk, düzgün terbiye, îmânın kemâle ermesi, kolay kolay tehlikeye düşmeme noktası o kimsenin üzerinden kalkıncaya kadar kötü arkadaşlardan uzak duracak.
Kaynak: 245. Dergâh Sohbeti – Tasavvufun Temelleri: Tevfîk, Gaflet, Nefis Terbiyesi ve Z
Günah işlenen yerleri terk etmek neden gerekir?
Yüce Allah’ın buyruğuna aykırı hareket edilmiş olan yerlerden ayrılmak. Bir yerde Allah’ın haramını yaşadın veya yaşıyorsan, o mekânı terk et. Hz. Ali efendimiz radıyallâhu anh hazretleri bir yerde gıybet işlenirken kalkıp giderdi; o çatının altında durmazdı. Herkes bilirdi ki orada bir gıybet işlendi, orada bir haram işlendi.
Kaynak: 245. Dergâh Sohbeti – Tasavvufun Temelleri: Tevfîk, Gaflet, Nefis Terbiyesi ve Z
Allah’tan yardım dilemek neden önemlidir?
Bu halleri kendi kendine ‘Ben başarırım’ derken yine helâke gidersin, Allah muhâfaza eylesin. Çünkü başarı Allah’ın yardımıyla olur. Allah’tan bu noktada başarı dile, yardım dile, inâyet dile, yakınlık dile. Secdede gözyaşı dökün; gözyaşı ancak Allah’ın rahmetini, merhametini çeker.
Kaynak: 245. Dergâh Sohbeti – Tasavvufun Temelleri: Tevfîk, Gaflet, Nefis Terbiyesi ve Z
Sâlihlerle beraber olmak ve zikir halkasının kıymeti nedir?
Fâtiha’da duâ ediyorsunuz: ‘Bizi sâlihlerle beraber eyle.’ Allah’ın in’âm ettiklerinin, ihsan ettiklerinin yoluna. Bu Allah’ın lütfudur, ikramıdır; çalışmakla başarılacak bir şey değildir. Ancak Allah’ın ikram ettikleri bu hâl ile hâllenir.
Kaynak: 245. Dergâh Sohbeti – Tasavvufun Temelleri: Tevfîk, Gaflet, Nefis Terbiyesi ve Z
Zikir halkaları ne anlama gelir?
Zikir Halkaları Cennet Bahçeleridir. Hadîs-i kudsîde Cenâb-ı Hak buyurdu: ‘Cennet bahçelerine uğrayınız.’ ‘Yâ Resûlallah, dünyada cennet bahçesi var mı?’ ‘Evet var, nereleridir?’ ‘Zikir halkalarıdır.’ Dünyada cennet bahçesinde oturmak, zikir halkasında oturmaktır. Kim bunun aksini iddia ederse ilme ihânet ediyor, dine ihânet ediyor.
Kaynak: 245. Dergâh Sohbeti – Tasavvufun Temelleri: Tevfîk, Gaflet, Nefis Terbiyesi ve Z
Kalbi düzeltmek ve Allah’a teslim olmak ne anlama gelir?
Eğer nefis bu hususta kendisine itaat edip şerlerden kurtulduysa, bu kez derviş kalbini düzeltmeye çalışır. Kalbine kötü düşünceler getirmeyecek, kalbine haramla ilişkilendirmeyecek, kalbine nifak sokmayacak, kalbine gıybet ve dedikodu sokmayacak. Kalp Allah’ın tecellîgâhıdır; orası mahremdir. Ne zaman ki kalp ve nefis tam yola geldiler, birbirleriyle uzlaştılar, o zaman kalbini ve nefsini Yüce Allah’a teslim eder.
Kaynak: 245. Dergâh Sohbeti – Tasavvufun Temelleri: Tevfîk, Gaflet, Nefis Terbiyesi ve Z
Ehl-i tasavvufun hizmet anlayışı nedir?
Ehl-i tasavvuf hizmet ehlidir. Bedeninizi Allah yolunda hizmet ettiremezseniz, Allah’a huzûr bulamazsınız. Bedenlerinizi Allah yolunda, ailenizin, çocuğunuzun geçimi için hizmet edeceksiniz. Gönlünüzde Allah olacak, gözünüzde Allah aşkına damlayacak yaş olacak, dilinizde Allah’ın hükmü, hikmeti, mârifeti olacak.
Kaynak: 245. Dergâh Sohbeti – Tasavvufun Temelleri: Tevfîk, Gaflet, Nefis Terbiyesi ve Z
Mürşide Teslîmiyet ne demektir?
Bir mürşide teslim olacak olan kimse kendisini boş bir şekilde, sanki hiçbir şey bilmiyormuş gibi teslim olsun. Teslîmiyet Kur’ân ve Sünnet dâiresindedir, Allah’ın hukuku dâiresi içindedir. Hiçbir mürşid-i kâmil müridlerinden Kur’ân ve Sünnet dışında bir teslîmiyet istemeye hakkı yoktur. Müridler de mürşidlerine ancak Kur’ân ve Sünnet dâiresinde teslim olurlar.
Kaynak: 246. Dergâh Sohbeti – Mürşide Teslîmiyet, Zikrullah Halkasının Kudsiyeti ve Mürş
Zikrullah Halkasından kimse kovulabilir mi?
Hiç kimseyi bu zikrullah halkasına ‘Gelmeyeceksin’ demedim. Onu yasaklamaya benim hakkım yok; kendime öyle bir hak görmüyorum. Kim ki zikrullah kapısını birisinin yüzüne kapattıysa o zâlimlerden olur. Bu size tavsiye ve vasiyetim olsun.
Kaynak: 246. Dergâh Sohbeti – Mürşide Teslîmiyet, Zikrullah Halkasının Kudsiyeti ve Mürş
Mürşid vefât ettiğinde ne yapılmalıdır?
İnsanın bir mürşide bağlılığı mezara kadardır. Hesap edecek, kitap edecek: ‘Ben mezara kadar bu yolu devam ettirebilir miyim?’ diyecek. Ettirebileceğine inanıyorsa gidecek, bir mürşide bağlanacak. Çünkü mür,şid vefat ettiğinde gidecek, yeni bir mürşid bulacak; nefsine uymayacak.
Kaynak: 246. Dergâh Sohbeti – Mürşide Teslîmiyet, Zikrullah Halkasının Kudsiyeti ve Mürş
Mürşid ile velî arasındaki fark nedir?
Her velî mürşid değildir. O kimsenin üzerinde kerâmet zuhûr edebilir, kalpten bahsedebilir, perdenin arkasından bahsedebilir; ama onun mürşid olduğunu göstermez. Mürşid eğiticidir, öğreticidir. Mürşidler Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin vârisleridir; onlar topluma çalışırlar, insanlara çalışırlar.
Kaynak: 246. Dergâh Sohbeti – Mürşide Teslîmiyet, Zikrullah Halkasının Kudsiyeti ve Mürş
Mürşide bağlanmanın zarûreti nedir?
Bir kimse bunları niyet ettiğinde kendisine bir önder lâzımdır; bir mürşid lâzımdır. Kendisini nefsin terbiyesine tâbi kılacak, Kur’ân ve Sünnet dâiresinde yürütmeye sebep olacak bir mürşid. Bu arayışında nefsini ve halkı, tüm arzularını bir kenara bırakır; yalnız arayıp bulduğu zâtın hükmünce gitmeyi gâye edinir.
Kaynak: 246. Dergâh Sohbeti – Mürşide Teslîmiyet, Zikrullah Halkasının Kudsiyeti ve Mürş
Zikrullah halkasının kudsiyeti nedir?
Hiç kimseyi bu zikrullah halkasına ‘Gelmeyeceksin’ demedim. Onu yasaklamaya benim hakkım yok; kendime öyle bir hak görmüyorum. Kim ki zikrullah kapısını birisinin yüzüne kapattıysa o zâlimlerden olur. Bu size tavsiye ve vasiyetim olsun. Eğer bir kimse zikrullah halkasını insanlara kapatıyorsa, insanları kovuyorsa, gönderiyorsa, orası hak ve hakîkat yeri değildir. Zikrullah halkası düşmanım olsa dahi ona açıktır. Beni öldürmeye gelmiş olsa dahi onun zikrullah halkası açıktır. İnsanlar ölür gider ama kâideler kalır, ilkeler kalır.
Kaynak: 246. Dergâh Sohbeti – Mürşide Teslîmiyet, Zikrullah Halkasının Kudsiyeti ve Mürş
Mürşid vefâtında istihâre vasiyeti nedir?
Beytullah’ta Şeyh Efendi, Üstâd-ı Mahdullah Efendi elimden tuttu: ‘Mustafa Efendi, asla ve asla oğlum, oldun deyip ortaya çıkma. Bütün kardeşlere vasiyetimi ilân edeceksin ben öldükten sonra: herkes istihâre yapacak, istihâresinde gördüğü şeyhe intisâp edecek.’ Bu vasiyet devam ediyor.
Kaynak: 246. Dergâh Sohbeti – Mürşide Teslîmiyet, Zikrullah Halkasının Kudsiyeti ve Mürş
Beşinci Esmâdan sonra mürşide ihtiyaç meselesi nedir?
Bir kimse beşinci esmâyı alırsa ve kalbi harekete geçmişse, onun mürşide ihtiyacı olmaz. O kimse hâl yolu olarak rüyâda devam eder. Tehlikeli bir yol ama o hak var buna; ehl-i tasavvuf böyle bir ilke koymuştur. Bu hâlde olmayan kimse ise muhakkak bir mürşid-i kâmile bağlanacaktır.
Kaynak: 246. Dergâh Sohbeti – Mürşide Teslîmiyet, Zikrullah Halkasının Kudsiyeti ve Mürş
Mânevî yetkilendirme nedir?
Bir kimse kendini çavuş görürse, yetkili görürse, görevli görürse sıkıntı vardır. Hizmet herkese açıktır; buradaki herkes her yere gidip anlatabilir, konuşabilir, sohbet edebilir. Ama kendisini görevli görmesi mânevî yetkilendirme ile olur. Cenâb-ı Hak o kimsenin işini götürür, herkes onun görevini kabullenir, hiç kimse itiraz etmez. Birisi kendi kafasından bir şey yapmaya kalkarsa, o yolsuzluktur.
Kaynak: 246. Dergâh Sohbeti – Mürşide Teslîmiyet, Zikrullah Halkasının Kudsiyeti ve Mürş
Mürşidin dergâhında bulunmuş olmak yeter mi?
Evet bedeni buradadır, zikrullahtan sevâbını alır, nasibini alır; ama teslîmiyet yoksa hakîkat meydana çıkmaz. Bir kimse mürşidini dinlemeyecekse ve dinlememekte ayak diriyorsa o sûfî değildir, mürşidin dergâhında bulunmuş olsa dahi.
Kaynak: 246. Dergâh Sohbeti – Mürşide Teslîmiyet, Zikrullah Halkasının Kudsiyeti ve Mürş
Tövbenin üç makamı nelerdir?
Derviş nasûh tövbesiyle tövbe eder, bütün hâllerinde. Tövbe makamı sağlam olunca kendisine muhabbet nurlarından bir nur gelir. Çünkü Allah çok tövbe edenleri ve temizlenenleri sever. Tövbeleri ve temizlikleri sahîh olursa kendilerine muhabbet hâli onları ibâdete dayanıklı kılar, nefsin sapma duyguları ve arzularını zayıflatır.
Kaynak: 248. Dergâh Sohbeti – Tövbenin Üç Makamı, Kalbin Nefse Hâkimiyeti ve Haramdan Uz
Tövbenin birinci makamı nedir?
Tövbenin Birinci Makamı: Günahtan Geri Dönmek. Derviş tövbesine sıkı sıkıya sarılır. Daha önce yapmış olduğu yanlışlıklara ve eksikliklere bir daha düşmemeye gayret eder. Önemli olan birincil derecede o kimsenin yapmış olduğu günahlara, hatalara ve kusurlara geri dönmemesi. Eğer yapmış olduğu hatalara geri dönmemesi ve onları tamâmiyle terk etmesi: bu şer’î bir tövbedir, şerîat tövbesidir.
Kaynak: 248. Dergâh Sohbeti – Tövbenin Üç Makamı, Kalbin Nefse Hâkimiyeti ve Haramdan Uz
Tövbenin ikinci makamı nedir?
Tövbenin İkinci Makamı: İstek Duymamak. Tarîkat tövbesi bununla alâkalıdır: artık o kimse o günahlara karşı bir istek duymamaya başlar. Şerîat tövbesinde o kimse günahlardan geri döner ama kalbinde ona karşı bir istek vardır. İkinci makamda ise o tövbe ettiği şeylere karşı istek duymamaya başlaması büyük makamdır.
Kaynak: 248. Dergâh Sohbeti – Tövbenin Üç Makamı, Kalbin Nefse Hâkimiyeti ve Haramdan Uz
Tövbenin üçüncü makamı nedir?
Tövbenin Üçüncü Makamı: Tövbe-i Nasûh. Üçüncü makamda o günahlarla alâkalı her şey kafasından silinir, aklından silinir. Artık ne bir istek vardır ne bir arzu. Bu tövbenin en güzel makamıdır ki tövbe-i nasûhtur. Bu üç hâlin üst noktasına gelen bir kimsenin geçmiş günahları da hayra çevrilir.
Kaynak: 248. Dergâh Sohbeti – Tövbenin Üç Makamı, Kalbin Nefse Hâkimiyeti ve Haramdan Uz
Tövbe makamı ne kadar sürer?
Tövbe Makamı Ölünceye Kadardır. Sûfîler kendi nefisleriyle mücâdele edenlerdir. Tövbe ettikleri günaha bir daha geri dönmeyecekler. Gıybete tövbe ettin, eğer ertesi gün yeniden gıybet ediyorsan gerçek mânâda tövbe etmemişsin. Tövbeni hakîkî kulların tövbesine taşı. Allah hâlis bir niyetle temizlenenleri sever. Bir daha geri dönmemecesine temizle kendini. Kalbini bunda sâbit kıl; kalbin senin nefsini dönüştürecek.
Kaynak: 248. Dergâh Sohbeti – Tövbenin Üç Makamı, Kalbin Nefse Hâkimiyeti ve Haramdan Uz
Haramdan uzak durma neden önemlidir?
Haramdan Uzak Durma ve Kötü Arkadaşlıkları Terk Etme. Dünden kalma ne varsa derviş atar. Dünden kalma üzerine bir koku kalmayacak, bir nişâne kalmayacak. O kimse tövbe suyuyla kendisini temizleyecek; yeni bir renge, yeni bir kokuya, yeni bir görüntüye sâhip olacak. Seni hatâya, kusura, günaha götüren kimseyle arkadaşlığın devam ediyorsa bugün yine aynı noktaya gidersin. Derviş ilk etapta ‘Ben onları çeviririm’ diye düşünmeyecek; çünkü bu o kimsenin kendini aldattığı iyi niyettir. İçkiye tövbe ettin, ne işin var meyhanede? Yanlışlığa götüren, harama götüren, seni negatif noktaya götüren kimseyle arkadaşlığın devam ediyorsa sen onunla berabersin.
Kaynak: 248. Dergâh Sohbeti – Tövbenin Üç Makamı, Kalbin Nefse Hâkimiyeti ve Haramdan Uz
Kalbin nefse hâkimiyeti nedir?
Kalbin Nefse Hâkimiyeti. Eğer bir kimse tövbe makamına hâlis bir şekilde durursa, tövbesine sâdık kalırsa, kendini kötülerden ve kötülüklerden uzak tutarsa, kalbini zikrullah ile, muhabbet ile, aşk ile güçlendirirse, kalp nefsin üzerine baskı uygular. Nefsin hevâ ve arzularını hayra çevirmeye başlar.
Kaynak: 248. Dergâh Sohbeti – Tövbenin Üç Makamı, Kalbin Nefse Hâkimiyeti ve Haramdan Uz
Tasavvuf Âdâbı nedir?
Tasavvuf Âdâbı ve Velîlerin Hâli. Tasavvuf bir insanlık mektebidir. Ehl-i tasavvuf nereye giderse gitsin o ahlâkıyla gider. Kaba davranışlarda bulunmaz, kaba sözlerde bulunmaz. Etrafındaki insanlara tepeden bakmaz, yaralamaz, kötü söz söylemez, ağır bir şekilde azarlamaz.
Kaynak: 248. Dergâh Sohbeti – Tövbenin Üç Makamı, Kalbin Nefse Hâkimiyeti ve Haramdan Uz
Tavuk tövbesi kıssası nedir?
Tavuk Tövbesi Kıssası. Şeyh Efendi anlatırdı: Tavuğa tövbe verdiler. Tavuk her gün tövbe eder ama karnı acıkınca gider necâset yer. Sonra başlar temizlenmeye, ‘Affet Allah’ım bir daha yemeyeceğim’ der; ama karnı acıkıncaya kadardır. O yüzden eski insanlar tavuğu hemen kesmezlerdi; yiyecekleri tavuğu üç gün bir kümese bırakırlar, orada darı, arpa yedirirler, temizlerlerdi.
Kaynak: 248. Dergâh Sohbeti – Tövbenin Üç Makamı, Kalbin Nefse Hâkimiyeti ve Haramdan Uz
Tövbe-i Nasûh nedir?
Tövbenin Üçüncü Makamı: Tövbe-i Nasûh. Üçüncü makamda o günahlarla alâkalı her şey kafasından silinir, aklından silinir. Artık ne bir istek vardır ne bir arzu. Bu tövbenin en güzel makamıdır ki tövbe-i nasûhtur. Bu üç hâlin üst noktasına gelen bir kimsenin geçmiş günahları da hayra çevrilir.
Kaynak: 248. Dergâh Sohbeti – Tövbenin Üç Makamı, Kalbin Nefse Hâkimiyeti ve Haramdan Uz
Müridliğin üç tabakası nelerdir?
Müridler üç kısma ayrılır. Birinci sınıf müridler Allah’ı nefsi için isterler. Bunları böyle anlatıyorum ama bunlar aşağılanmış olarak değil. Mürid olmak büyük bir şereftir. Müridlik yoluna girmek, tasavvuf yoluna girmek büyük bir nasiptir. Önce bunu bilin. Bu yol, tasavvuf yolu herkese açık ama herkesin yürüyebileceği bir yer değildir. Herkesin sonlandırabileceği bir yer değildir; yani son nefesine kadar gidebileceği bir yer değildir.
Kaynak: 249. Dergâh Sohbeti – Müridliğin Üç Tabakası, Zikrullahın Sırrı ve Hakîkî Allah
Hakîkî Allah sevgisi nedir?
Allah sevgisini öğrenme yoludur mürşide sevgi. O sevgiyi öğrenme yoludur Resûlullah sallallâhu aleyhi ve selleme sevgi. O sevgiyi öğrenme yoludur insanın mürid kardeşlerini sevmesi, eşini sevmesi, ehlini sevmesi, akrabalarını seveyi.
Kaynak: 249. Dergâh Sohbeti – Müridliğin Üç Tabakası, Zikrullahın Sırrı ve Hakîkî Allah
Mürid olmak ve zikrullah halkasına oturmak neden önemlidir?
Mürid Olmak ve Zikrullaha Oturmak. Kapıdan içeri girip bir kimse zikrullah halkasına otursa benim için kıymetlidir. Bir kimse ‘Ben bir üstad arıyorum, ben bir mürşid arıyorum, ben bu yola girmek istiyorum’ dese dahi benim için kıymetlidir. Hatta kendi kendine ‘Ben tasavvuf ehli olmak istiyorum, ben bir mürşide gidip yolumu düzeltmek istiyorum’ diye niyet etse dahi o önemli bir iş yapıyordur.
Kaynak: 249. Dergâh Sohbeti – Müridliğin Üç Tabakası, Zikrullahın Sırrı ve Hakîkî Allah
Allah’ın takdîrine teslîmiyet nedir?
Üçüncü Tabaka: Allah’ın Takdîrine Teslîmiyet. Üçüncü sınıf müridler ki en kıymetli olanlar ve en az olanlardır. Bunlar Allah için dahi yapmazlar artık. Kendi nefislerini ortadan kaldırırlar. Allah onları ne takdîr ettiyse onu yaşarlar. Allah’ın önlerine ne koyduğunu kabul ederler. Allah’ın takdîri, Allah’ın lütfu, ikramı, ihsânı dâiresinde görürler.
Kaynak: 249. Dergâh Sohbeti – Müridliğin Üç Tabakası, Zikrullahın Sırrı ve Hakîkî Allah
Makam ve mevki peşine koşmak neden aldatıcıdır?
Makam ve Mevki Peşinde Koşmak Aldatıcıdır. Bu noktada duran insanlar kendilerine makam, mevki, hâl tahsîs ederlerse bu hâlin içinde değillerdir. Kendisine makam, mevki, hâl tahsîs edenler alt sınıfta olan ‘Allah için yaşayanlar’ dâiresindedir. O orta sınıfta duran üstadlar çoktur; onlar kendi nasıl mürşid olduklarını, nasıl hâl sâhibi olduklarını, hangi makamda olduklarını anlatırlar. Onlar o makamın iddiâcılarıdır.
Kaynak: 249. Dergâh Sohbeti – Müridliğin Üç Tabakası, Zikrullahın Sırrı ve Hakîkî Allah
Kalbi tenvîr etmek ne demektir?
Kalbi Tenvîr Etmek: Yolun Özü. Hz. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin hadîs-i şerîfini hiç unutmayın: ‘Vücutta öyle bir uzuv vardır ki orası güzel ve iyi olursa bütün vücut iyi ve güzel olur. O da kalptir.’ Yolumuz kalbi tenvîr etmek, kalbi düzeltmek, kalbi iyileştirmektir.
Kaynak: 249. Dergâh Sohbeti – Müridliğin Üç Tabakası, Zikrullahın Sırrı ve Hakîkî Allah
Allah sevgisinin sınırları nelerdir?
Allah Sevgisinin Sınırları. Allah’ı sevmek demek dinsizliği sevmek demek değildir. Allah’ı sevmek demek sapıklığı sevmek demek değildir. Allah’ı sevmek demek gayr-i meşrû haram şeyleri sevmek demek değildir. Buradan insanların nefsi yol vuruyor kendisine: hem içki içecek hem Allah’ı sevdiğini iddiâ edecek; hem din ile savaşacak hem Allah’ı sevdiğini iddiâ edecek. Hayır! O asla doğru bir sevgi değildir.
Kaynak: 249. Dergâh Sohbeti – Müridliğin Üç Tabakası, Zikrullahın Sırrı ve Hakîkî Allah
Nefsin aldatması nedir?
Nefsin Aldatması: Haram İçinde Allah Sevgisi İddiâsı. Ehl-i tasavvufun en büyük sıkıntılarından birisi şudur: Allah sevgisinde kendisini coşkun bir hâle bıraktığını zanneder ve haram işlerken Allah sevgisiyle hemhâl olacağını düşünür. Nefis onu aldatır; haramın içerisinde Allah’ı da sevebileceğini zanneder. Kıymetli dostlar, en tehlikeli yer burasıdır. Herkesin ayağının kaydığı yer burasıdır.
Kaynak: 249. Dergâh Sohbeti – Müridliğin Üç Tabakası, Zikrullahın Sırrı ve Hakîkî Allah
Tasavvufta hicret ve seyahat şart mıdır?
Tasavvufta Hicret ve Seyâhat Şartı. Tasavvuf yolcuları, Allah yolcuları evlerinde ölmezler, evlerinde yatmazlar, evlerinde ihtiyarlamazlar. Bu yolda yürüyecek olanlar son nefeslerine kadar zikrullah halkasından zikrullah halkasına, son nefeslerine kadar şehirden şehire, köyden köye, mahalleden mahalleye, beldeden beldeye koşmakla mükelleftir.
Kaynak: 249. Dergâh Sohbeti – Müridliğin Üç Tabakası, Zikrullahın Sırrı ve Hakîkî Allah
Tasavvuf neye dayanır?
Tasavvuf niyetle alâkalıdır, ihlâsla alâkalıdır, samîmiyetle alâkalıdır — çok ibâdetle alâkalı değildir.
Kaynak: 250. Dergâh Sohbeti – Dergâh Âdâbı, Müritlerin Mürşid Aramasının Dört Çeşidi ve
Müritlerin mürşid araması dört çeşidi nedir?
1. Sohbet ve Muhabbet İçin Gelenler 2. Zâhidlik İçin Gelenler 3. Âbidlik İçin Gelenler 4.
Kaynak: 250. Dergâh Sohbeti – Dergâh Âdâbı, Müritlerin Mürşid Aramasının Dört Çeşidi ve
Niyet ve samîmiyetin tasavvuf içindeki yeri nedir?
Tasavvuf niyetle alâkalıdır, ihlâsla alâkalıdır, samîmiyetle alâkalıdır — çok ibâdetle alâkalı değildir. Ihlâslı ve samîmî davranan mürit, halakada durduğu müddetçe cehennem kokusu üzerinden gider.
Kaynak: 250. Dergâh Sohbeti – Dergâh Âdâbı, Müritlerin Mürşid Aramasının Dört Çeşidi ve
Mürşid-i Kâmil olmanın şart mıdır?
Kur’ân ve Sünnet yolunda hidâyete ermek için bir mürşid şart mıdır? Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, 29. Mektup, 9. Kısım, 8. Tenbih’te buyurur: "Bir kimsenin tarîkatte hissesi yoksa, bugün kızgın dalgaların karşısında kendisini muhâfaza etmesi müşkülleşmiştir." Devâm eder: "Âdi, samîmî bir ehl-i tarîkat, üstâdına duyduğu muhabbet cihetiyle ümîdini kesmez; ümîdini kesmezse kebâire ve fıska düşse bile asla zındıkaya düşmezler."
Kaynak: 251. Dergâh Sohbeti – Mürşid-i Kâmil İhtiyâcı, Tasavvufta Muhabbet ve Ümit, Yakı
Tasavvufî mânâda ilâhî aşk nedir?
İnsan nefsi hem zâhirde hem bâtında açtır. Karnı aç olan yemeğe koşar, susamış olan suya koşar. Tasavvufî mânâda da ilâhî aşka doyumsuz olan gönül oraya doğru koşar ve her koşmanın netîcesinde gönlüne bir şey akar. Eğer gönlüne bir şey akmazsa o kimse ümitsizliğe düşer.
Kaynak: 251. Dergâh Sohbeti – Mürşid-i Kâmil İhtiyâcı, Tasavvufta Muhabbet ve Ümit, Yakı
Yola davet etmek adâba uygun mudur?
Eski sûfîler "Gel derviş ol" demezlermiş; dervişliği yaşarlarmış sadece. Bir kimseye özel bir yola davet etmek adâba uygun değildir. Sohbet kapısı herkese açıktır, zikrullâh kapısı herkese açıktır; ama yolda gitmek herkese açık değildir. O kimsenin özel muhabbet, özel sevgi, özel aşkla yürümesi lâzımdır.
Kaynak: 251. Dergâh Sohbeti – Mürşid-i Kâmil İhtiyâcı, Tasavvufta Muhabbet ve Ümit, Yakı
Allah’a yakın olanların küçük hataları nasıl değerlendirilir?
Allah’a yakın olanların küçük hataları kendilerince günahı kebâirdir. Allah’a yakın olanların küçük gafletleri kendilerince günahı kebâirdir. Şerîatte mubah olan bazı şeyler, tarîkatte haram hükmüne geçer. Meselâ ehl-i tasavvuf hiç kimseden hiçbir şey istemez; istemek haramdır.
Kaynak: 251. Dergâh Sohbeti – Mürşid-i Kâmil İhtiyâcı, Tasavvufta Muhabbet ve Ümit, Yakı
Kalbi temizleme nasıl sağlanır?
Ehl-i tasavvufun tövbesi, kalpten günahın sökülüp atılmasıdır. Bir kimse tövbe eder, tekrar tövbe eder; ama kalbinden o günah kazınıp atıldığı zaman tövbesi sahih olur. Artık bir daha içki içmeyi düşünmez, zinâ etmeyi düşünmez, hırsızlık yapmayı düşünmez.
Kaynak: 251. Dergâh Sohbeti – Mürşid-i Kâmil İhtiyâcı, Tasavvufta Muhabbet ve Ümit, Yakı
Peygamber’in hâliyle hallenmek ne demektir?
Ehl-i tasavvufun hakîkati, Resûlullâh (s.a.v.) Hazretleri’nin hem içsel hem de dışa vurduğu hâliyle hallenmektir. Sûfî önce dış hâlini, dış görüntüsünü Peygamber (s.a.v.) Hazretleri’ne uydurmakla meşgul olur. Resûlullâh’ın zâhirî hâli: Asla harama dalmamak, dünyâya meyletmemek, makam ve mevki sevdasından uzak durmak, insanların içerisinde kendisine farklı, özel bir konum koymaktan uzak durmaktır.
Kaynak: 252. Dergâh Sohbeti – Tasavvuf Hâldir: Peygamber’in Hâliyle Hallenmek, İhsân Mak
İhsân makâmı nedir?
Hadis-i kutsîde buyurulur: "Allah’ı öyle zikredin ki dışarıdan görenler sizi deli olmuş zannetsinler." Bu, tuhaf hareketler yapmak, kendini duvara vurmak veya cezbe geçiriyormuş gibi titremek değildir. Bu, Allah’ı öyle sevmek, Allah’a öyle âşık olmak, Allah’la öyle muhabbet kurmak ki senin davranışların ehl-i dünyâ tarafından "bu deli olmuş" denilsin.
Kaynak: 252. Dergâh Sohbeti – Tasavvuf Hâldir: Peygamber’in Hâliyle Hallenmek, İhsân Mak
Kalbe atılan nur nedir?
"Rabbinin göğsünü İslâm’a açmış olduğu kimse Rabbinden bir nur üzerine değil midir?" (Zümer Sûresi, 22) Bu âyetin ne demek olduğu Peygamber (s.a.v.) Hazretleri’nden sorulunca buyurdu: "O, kalbe atılan bir nurdur. Onunla göğüs açılır, huzura erer." "Bunun bir belirtisi var mıdır?" diye sorulunca buyurdu: "Gurur evinden uzaklaşmak, ebediyet evine yönelmektir."
Kaynak: 252. Dergâh Sohbeti – Tasavvuf Hâldir: Peygamber’in Hâliyle Hallenmek, İhsân Mak
Hümanizm eleştirisi neden yapılmaktadır?
Biz hümanist değiliz ve hümanist olmamaktan da mutluyuz. Hümanizm, Yunanlıların, İtalyanların, Fransızların insanlıktan çıkmış toplumları tekrar insanlığa sevk etmek için uğraşmış bir ideolojidir. Biz ise İslâm’ız, Muhammedî’yiz, Müslüman’ız. Biz insana zâten değer veririz; insanın saçının kılından diş köküne kadar her şeyi bizim için muteber ve kutsaldır.
Kaynak: 252. Dergâh Sohbeti – Tasavvuf Hâldir: Peygamber’in Hâliyle Hallenmek, İhsân Mak
Tasavvuf kelâm ile değildir, yazma kalem ile de değil midir?
Tasavvuf kelâm ile değildir, yazma kalem ile de değildir. Tasavvuf hâl iledir. Hâl ise o kimsenin iç âlemindeki düşünce yapısı, idrâki, algılaması ve dış âlemindeki hâliyâtıdır. Tasavvuf, bir kimsenin iç âleminin dış âlemi ile uygun olması veya dış âleminin iç âlemiyle uygun olmasıdır.
Kaynak: 252. Dergâh Sohbeti – Tasavvuf Hâldir: Peygamber’in Hâliyle Hallenmek, İhsân Mak
Nefisle cihâd nedir?
Peygamber (s.a.v.) bir gazveden dönünce ashâba buyurmuştur: "Küçük savaştan büyük savaşa döndünüz." "Nedir yâ Resûlallâh?" dediler. "Nefsinizle savaştır" buyurdu. Nefisle savaş en büyük savaştır. O kimse nefsiyle olan mücâdelesini artırdıkça devamlı olup cihâd edenlerin sınıfında olacaktır.
Kaynak: 253. Dergâh Sohbeti – Tasavvuf Makamları: Sâlihlik, Şehitlik, Sıddîklık; Nefisle
Peygamber’in hâline uyma dereceleri nelerdir?
Kuşeyrî Risâlesi’nden: Peygamber’in Hâline Uyma Dereceleri. Sâlih, önce Peygamber (s.a.v.) Hazretleri’nin hâllerine uymaya çalışır. Buna gücü yeterse yapar; yetmezse bu dereceden inip onun ahlâkına uymaya çalışır. Yine gücü yetmezse bu dereceden de inip onun âdâbına uymaya çalışır. Bu makamların hiçbirine uymaya gücü yetmezse sünnetine uyar.
Kaynak: 253. Dergâh Sohbeti – Tasavvuf Makamları: Sâlihlik, Şehitlik, Sıddîklık; Nefisle
Tasavvufî makamlar nelerdir?
Nefisle: Dört Makam: Peygamberler, Sıddîklar, Şehitler ve Sâlihler. Cenâb-ı Hak buyurmuştur: "Kim Allah’a ve Resûlü’ne itâat ederse, işte onlar Allah’ın nimet verdiği peygamberler, sıddîklar, şehitler ve sâlihlerle beraberdir. Onlar ne güzel arkadaşlardır!" (Nisâ Sûresi, 69) İnsanların yaşadıkları dînin dâiresine göre mertebeleri vardır. Bir kimse Allah ve Resûlü’ne itâatinin ve durduğu noktaya göre ya peygamberlerle beraberdir, ya sıddîklarla, ya şehitlerle, ya da sâlihlerle beraberdir.
Kaynak: 253. Dergâh Sohbeti – Tasavvuf Makamları: Sâlihlik, Şehitlik, Sıddîklık; Nefisle
Tasavvufî makamların karşılığı nedir?
Bu aynı zamanda tasavvufî makamların karşılığıdır. Aşağıdan yukarıya doğru: Sâlihlik, şehitlik, sıddîklık ve mukarrabîn (yakîn noktası). Bunlar, o kimsenin Kur’ân ve Sünnet’e bağlılığı, itâati ve kendi üzerindeki icrâsıyla alâkalıdır. İcrâ etmezse bu hâllerle hallenmesi mümkün değildir.
Kaynak: 253. Dergâh Sohbeti – Tasavvuf Makamları: Sâlihlik, Şehitlik, Sıddîklık; Nefisle
Şerîat, Tarîkat, Hakîkat, Mârifet nedir?
Bu dört makam, şerîat, tarîkat, hakîkat ve mârifet olarak nitelendirdiğimiz derecelerin âyet-i kerîmedeki karşılığıdır. İnsanlar bu dört hâlin içerisindedir; bu dört hâlin dışına çıktığında o kimse şerîatin üstüne çıkmış olur ki Allah muhâfaza etsin.
Kaynak: 253. Dergâh Sohbeti – Tasavvuf Makamları: Sâlihlik, Şehitlik, Sıddîklık; Nefisle
Günahı kebâir ve nefis mücâdelesi nedir?
Allah’a şirk koşmak, Anne ve babaya itaatsizlik, Savaş meydanından geri dönmek (zâhirde: savaşı terk etmek; bâtında: nefisle mücâdeleyi bırakmak), Namuslu insanlara iftirâ atmak (gıybet, bühtân) bu günahlardan her biri tasavvufî açıdan da mânevî tehlikeler taşır.
Kaynak: 253. Dergâh Sohbeti – Tasavvuf Makamları: Sâlihlik, Şehitlik, Sıddîklık; Nefisle
Kuşeyrî Risâlesi’nden Peygamber’in Hâline Uyma Dereceleri nelerdir?
Kuşeyrî Risâlesi’nden: Peygamber’in Hâline Uyma Dereceleri. Sâlih, önce Peygamber (s.a.v.) Hazretleri’nin hâllerine uymaya çalışır. Buna gücü yeterse yapar; yetmezse bu dereceden inip onun ahlâkına uymaya çalışır. Yine gücü yetmezse bu dereceden de inip onun âdâbına uymaya çalışır. Bu makamların hiçbirine uymaya gücü yetmezse sünnetine uyar.
Kaynak: 253. Dergâh Sohbeti – Tasavvuf Makamları: Sâlihlik, Şehitlik, Sıddîklık; Nefisle
Kur’ân ve Sünnet merkezli tasavvuf nedir?
Biz yolumuzu bu düsturlarla koyduk: Peygamber (s.a.v.) Hazretleri’nin hidâyet yolundan ayrılmamak. O yol, yolların en berrağı, en temizi, en hakîkisidir. Bu, başkalarının yollarına dil uzatmak değildir; sadece 1400 yıl boyunca hiç tehlikeli olmayan, kendisine tâbî olanları bataklığa götürmeyen, dolambaçlı yollara götürmeyen bir yoldur.
Kaynak: 253. Dergâh Sohbeti – Tasavvuf Makamları: Sâlihlik, Şehitlik, Sıddîklık; Nefisle
Tasavvufta çarpıklıklar nelerdir?
İnsanlar bilmeden yıllardan beri şeyhi öyle yapmış, o da öyle yapıyor. Bundan üç kuşak önce şeyhi oğluna bırakmış, herkes şeyhini oğluna bırakmaya çalışıyor. Bundan dört kuşak önce herkes şeyhin cebine para koymuş, herkes şeyhin cebine para koymaya alışmış. "Şeyh çalışmaz, dilenir" — dört kuşak önce öyle görmüşler. Bunlar ehl-i tasavvufun kendi içerisindeki çarpıklıklardır; görülüyor, tespit ediliyor ama konuşulamıyor. Biz bu çarpıklıkları konuşmaya cesâret ediyoruz.
Kaynak: 253. Dergâh Sohbeti – Tasavvuf Makamları: Sâlihlik, Şehitlik, Sıddîklık; Nefisle
Akıl ve tasavvuf dengesi nasıl sağlanır?
Tasavvuf, akılla bir yere kadar götürülecek bir şeydir. Bir yerden sonra orada sevgi yürümesi lâzımdır. Muhabbet kanatları takılmazsa, sevgi ayağa yerleşmezse o kimse orada yürüyemez. Akıl bizi sorumlu tutan, mükellef tutan şeydir. Der ki: Namaz kılmaktan mükellefsiniz, îmân etmekten mükellefsiniz, Allah’ı tanımaktan mükellefsiniz. Ama duygu, o sevgi duygusu, aklı çevreler, aklı alır içine. Ve aklı içine aldığı zaman akıl bambaşka bir tatta, lezzetli olur — şeker gibi olur, yemeğe doyamazsın.
Kaynak: 254. Dergâh Sohbeti – Akıl ve Aşk Dengesi, Zikrullâh Meclisinin Fazîleti, Peygam
Sûfîlerin hâli nedir?
Resûlullâh (s.a.v.) Hazretleri’nin ashâbı, O’nun huzurunda câhiliye hikâyelerini ve şiirlerini anlatıp gülerlerdi. Peygamber (s.a.v.) de gülümserdi. İşte bu dereceye eren sûfîlerin dışları halka verilmiştir, içleri de Hak için korunmuştur. Bir iyilik gördüler mi mutlaka onu yapmak isterler. İyi bir amel gördüler mi mutlaka onu işlemeye gayret ederler.
Kaynak: 254. Dergâh Sohbeti – Akıl ve Aşk Dengesi, Zikrullâh Meclisinin Fazîleti, Peygam
Nurdan minberlere oturanların iki hasletleri vardır: Birbirlerini Allah için severler ve toplandıklarında Allah’ı zikrederler mi?
Nurdan minberlere oturanların iki hasletleri vardır: Birbirlerini Allah için severler ve toplandıklarında Allah’ı zikrederler. Bu kimseler birbirlerini ne akrabâlık, ne ticâret, ne kavmî bağ için değil; fî sebîlillâh, sırf Allah için severler. Allah için toplanırlar ve Allah için zikrederler.
Kaynak: 255. Dergâh Sohbeti – Şa’bân Ayında Oruç Fazîleti, Gaflet Zamanında İbâdet, Nurd
Bu aslında satmak değildir, teslim etmek midir?
Sûfî hayatını Allah’a satandır — bedelsiz. Bu aslında satmak değildir, teslim etmektir. Sûfî hayatını götürür, Allah’a teslim eder: "Hayatımı sana teslim ettim, düşüncemi sana teslim ettim, işimi sana teslim ettim, her şeyimi sana teslim ettim." Resûlullâh (s.a.v.) de buyurmuştur: "Nefsimi de işimi de sana havâle ettim yâ Rabbi."
Kaynak: 255. Dergâh Sohbeti – Şa’bân Ayında Oruç Fazîleti, Gaflet Zamanında İbâdet, Nurd
Sûfîliğin hakîkati nedir?
Sûfîlik, zâhirde Sünnet-i Resûlullâh’a ve Kur’ân’ın hükümlerine uyup, bâtında da Peygamber (s.a.v.) Hazretleri’nin ve ashâbının hâliyle hallenmektir.
Kaynak: 256. Dergâh Sohbeti – Sûfîliğin Hakîkati: Kur’ân ve Sünnet Merkezli Tasavvuf, Zâ
Kur’ân ve Sünnet’in sûfîlikteki yeri nedir?
Sûfî birinci derecede Kur’ân’a, sonra Peygamber (s.a.v.) Hazretleri’nin sünnetine, sonra Ehl-i Beyt imâmlarına ve ashâbın yoluna tâbî olarak devâm eder.
Kaynak: 256. Dergâh Sohbeti – Sûfîliğin Hakîkati: Kur’ân ve Sünnet Merkezli Tasavvuf, Zâ
Sahte sûfîlik tehlikeleri nelerdir?
Sûfîlik kendi içinde parçalandı. Vâhidler, Hâricîler, Kaderîciler, hümanistler ortaya çıktı. Bütün âlemi Allah’ın vücûdu gibi görenler var; bütün insanların ruhlarını Allah’tan bir parça gibi görenler var.
Kaynak: 256. Dergâh Sohbeti – Sûfîliğin Hakîkati: Kur’ân ve Sünnet Merkezli Tasavvuf, Zâ
Hazret-i Mevlânâ’nın sûfîlik anlayışı nedir?
Hazret-i Mevlânâ’nın Sinek Hikâyesi bu duruma benzer. Sinek bir saman çöpünün üzerinde dolaşır, kendisini ummânda yüzdüğünü zannedermiş. Zâhirde Kur’ân ve Sünnet’in hükümlerine uymayanlar, kendilerini o hikâyedeki sineğe benzerler.
Kaynak: 256. Dergâh Sohbeti – Sûfîliğin Hakîkati: Kur’ân ve Sünnet Merkezli Tasavvuf, Zâ
Gerçek dervişlik ne demektir?
Bizden bâtınî hârikulâde hâller beklemeyin. Bizde öyle hâller yok. Biz bir bakışımızda dağları eriten, bir üflememizde insanlara şifâ dağıtan bir kimse değiliz.
Kaynak: 256. Dergâh Sohbeti – Sûfîliğin Hakîkati: Kur’ân ve Sünnet Merkezli Tasavvuf, Zâ
Peygamber (s.a.v.) modeli nedir?
Peygamber (s.a.v.) Hazretleri köşede oturarak bir dîn yaşamadı. Kimsenin etlisine sütlüsüne karışmadan bir dîn yaşamadı. ‘Dışarıda âlem ne olursa olsun ben kendi hâlime bakarım’ demedi. Resûlullâh (s.a.v.) Hazretleri ümmetin meseleleriyle de uğraştı, dünyanın İslâm olması için de uğraştı; her bireyin, her ferdin İslâm olması için ince ince bir nakış örer gibi gayret etti ve aynı zamanda kendi iç âleminde de İslâm’ı yaşamaya çalıştı.
Kaynak: 256. Dergâh Sohbeti – Sûfîliğin Hakîkati: Kur’ân ve Sünnet Merkezli Tasavvuf, Zâ
Sûfîlikte zâhir-bâtın dengesi nasıl sağlanır?
Tasavvuf, zâhir-bâtın ölçüsünde oturup her ikisini dengelemektir. Meşhur benzetmeyle cambaz gibi — elindeki denge unsuru, sırık Kur’ân ve Sünnet’tir. Eğer bu dengeden çıkarsak yolumuzu karıştırırız, sapıklığa doğru yollanırız.
Kaynak: 256. Dergâh Sohbeti – Sûfîliğin Hakîkati: Kur’ân ve Sünnet Merkezli Tasavvuf, Zâ
Batı’nın sûfîlik anlayışı nasıl yanlış yorumlanmıştır?
Günümüzde iki-üç yüz yıldan beri süregelen bir hastalık var. Biz dînî ilimlerimize, dînî meselelerimize bakarken Batı’nın gözlüğüyle, Batı’nın mantığıyla bakmaya başladık. Sûfîliğe bakarken Batı’nın gözlüğüyle baktık. Sûfîlik buradan Batı’ya gitti, Batı’dan tekrar bize geldi.
Kaynak: 256. Dergâh Sohbeti – Sûfîliğin Hakîkati: Kur’ân ve Sünnet Merkezli Tasavvuf, Zâ
Vahdet-i vücûd sapması nedir?
Vahdet-i vücûd sapması: Bütün maddeyi, yaratılmış her şeyi Allah’ın vücûdu görmek sûfîlik değildir.
Kaynak: 256. Dergâh Sohbeti – Sûfîliğin Hakîkati: Kur’ân ve Sünnet Merkezli Tasavvuf, Zâ
Kaderiyecilik sapması nedir?
Kaderiyecilik sapması: Başına ne gelirse gelsin, kendisinden ne sâdır olursa olsun her şeyi Allah’ın takdîrine bağlayıp hesâba muhâtap değilim demek.
Kaynak: 256. Dergâh Sohbeti – Sûfîliğin Hakîkati: Kur’ân ve Sünnet Merkezli Tasavvuf, Zâ
Hümanizm sapması nedir?
Hümanizm sapması: Dîni insâna indirgemek, Peygamber’i devre dışı bırakmak.
Kaynak: 256. Dergâh Sohbeti – Sûfîliğin Hakîkati: Kur’ân ve Sünnet Merkezli Tasavvuf, Zâ
Gerçek dervişlik nasıl yaşamalıdır?
Biz zâhirimizi Kur’ân ve Sünnet’e dayayıp bâtınımızda Peygamber (s.a.v.) Hazretleri’nin hâliyle hallenmeye çalışan bir sûfî topluluğu olmaya gayret ediyoruz. Acziyetimiz, fakriyetimiz, mahviyetimiz hep önümüzde olacak. Günahkârlığımız hep önümüzde olacak. Biz günahkâr, zavallı, âciz kullarız. O yüzden her gün tövbe etmeye, her gün Allah’ı zikretmeye, devamlı ibâdet etmeye, devamlı Allah korkusu ve ümîdiyle yaşamaya ihtiyâcımız var.
Kaynak: 256. Dergâh Sohbeti – Sûfîliğin Hakîkati: Kur’ân ve Sünnet Merkezli Tasavvuf, Zâ
Şeytan ibâdetten nasıl alıkoyar?
Şeytanın sesi ibâdetten alıkoyar. O kimse gece abdest alıp namaz kılacaktır; şeytan der ki: "Hele yat, sabah namazını diri diri kılarsın sen." Adam kendi kendine düşünür: "Ya doğru ya, sabah namazının farzını diri diri kılmak daha evlâ. Ben abdest alıp şimdi iki rekât namaz kılmayayım." Bu şeytanın sesidir. Bu seni ibâdeetten alıkoyuyor, Peygamber (s.a.v.) Hazretleri’nin sünnetinden alıkoyuyor.
Kaynak: 257. Dergâh Sohbeti – Ashâb-ı Kirâm’a Saygı, Nafile İbâdetlere Müdâhale Yasağı,
Dergâh Âdâbı nedir?
Dergâhlar hizmet etme yeridir. Bu kapıdan içeri birisi girdi mi ona hizmet etmek esastır; merhametle, şefkatle, muhabbetle hizmet etmek. Bu dergâhda hizmet eden üstündür, hizmet eden makbuldür.
Kaynak: 261. Dergâh Sohbeti: Dergâh Âdâbı, Hizmet Ahlâkı, Kusur Araştırmama ve Hür Dervi
Mukabele, karşılıklı okuma ve dinlemede ne anlama gelmektedir?
Mukabele, karşılıklı okuma ve dinlemedir. Cebrâil aleyhisselâm ile Hz. Resûlullah sallallâhü aleyhi ve sellem Hazretleri’nin sünnetidir. Mukabele dinlerken, okuyanın Hz. Resûlullah olduğunu veya Hz. Cebrâil’den Kur’ân dinlediğimizi tefekkür edersek, Kur’ân-ı Kerîm dinlemenin ne mânâya geldiğini daha fazla idrak ederiz.
Kaynak: 262. Dergâh Sohbeti: Recm Hükmü, Ramazan’da Şeytanların Bağlanması, 28 Şubat ve
Resûlullah sallallâhü aleyhi ve sellem buyurmuştur: "Dünyalık şeyler size istemeden verilirse mübarek olur mu?
Resûlullah sallallâhü aleyhi ve sellem buyurmuştur: "Dünyalık şeyler size istemeden verilirse mübarek olur. İstediğinizden dolayı verilirse size yük olur ve minnet altında kalırsınız. Sakın istemeyin." Bu hadîs-i şerîf, insanlardan maddî bir şey istemenin ölçüsünü belirler.
Kaynak: 265. Dergâh Sohbeti: Sigara Hükmü, Ümmet Birliği, Ticaret Ahlâkı ve Teslis İnanc
Sufi ahlakı ne demektir?
Sülemî’nin Risale’sinden: Sufinin halk arasındaki şiarı güler yüzlülük, geniş yüreklilik, resmiyetten uzak samimiyettir. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri kahkahasız gülümserdi ve ‘Ben de şaka yaparım ama şakalarımda yalnız doğruyu söylerim’ buyurmuştur. Ashâb-ı Kiram onun huzurunda cahiliye hikâyelerini anlatır gülerlerdi, o da gülümserdi.
Kaynak: 266. Dergah Sohbeti – Hicretin Hakikati, Nefis Muhasebesi, Sünnete İttiba ve Suf
Hakları helal etmek ne demektir?
Sufiler karşısındaki herkese haklarını helal ederler. ‘Hakkımı helal ettim, Allah yolunu açık etsin, benim yüzümden ahirette senden hesap sorulmasın’ — bir kelâm, bitti. Anne, baba, kardeş, eş, çocuk — herkes için. Sufi mantığı, sufi ahlakı budur: Affeder, hakkını helal eder.
Kaynak: 266. Dergah Sohbeti – Hicretin Hakikati, Nefis Muhasebesi, Sünnete İttiba ve Suf
266. Dergah Sohbeti – Hicretin Hakikati, Nefis Muhasebesi, Sünnete İttiba ve Sufi Ahlakı nedir?
Sufi: Hicretin Hakikati — Nefsini Hesaba Çekmek Hicretin batınî manası: İnsanın haramlardan helallere, şirkten imana, gizli şirkten imanın hakikatine, sahte olan her şeyi bırakıp hakikate doğru yol almasıdır. Gerçek hicret budur. Ariflik ise bize lazım olan hal üzerinde durmak, olmamız gereken ahlak üzerinde olmaktır. Mümin odur ki müminler onun dilinden emin olurlar. Başkasını sorgulamak yerine kendi müminliğimizi sorgulayalım: Biz ne dedik? Başkası bizim dilimizden, elimizden, gözümüzden, nefsimizden emin oldu mu? Nereye kadar gıybet etmiyoruz, iftira etmiyoruz, fitne çıkarmıyoruz? Her gece, her namazdan önce kendini hesaba çekme ve tövbe etme — asıl hicret budur. Allah’ı Tazim Etmek — Secde ve İbadet Allah’ı tazim etmek: Kur’an ve sünnete sımsıkı yapışmak, iman etmek, namaz kılmak, haramlardan uzak durmak, secde etmektir. Secde etmeyen kimse Allah’ı tanımıyordur. Allah’a saygısı olmayanın hiçbir şeye saygısı, sevgisi, muhabbeti hakikatinde yoktur. Eşyaya ve etrafına olan sevgide derinleşen insanlar Allah’ı görürler — yaratılandan Yaratana geçmektir bu. Bir köpeği, bir çiçeği, bir insanı gerçekten seven onun üzerindeki Allah’ın sıfatlarının tecellisini görür ve Allah’ı tanır. Ama bu sevgileri sahte olanlar hem kendilerini hem sevdiklerini aldatıyorlar. Sufi Ahlakı — Güler Yüzlülük, Geniş Yüreklilik ve Samimiyet Sülemî’nin Risale’sinden: Sufinin halk arasındaki şiarı güler yüzlülük, geniş yüreklilik, resmiyetten uzak samimiyettir. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri kahkahasız gülümserdi ve ‘Ben de şaka yaparım ama şakalarımda yalnız doğruyu söylerim’ buyurmuştur. Ashâb-ı Kiram onun huzurunda cahiliye hikâyelerini anlatır gülerlerdi, o da gülümserdi. Geniş yürekli olmak: Affeden, zorluklara katlanan, problemleri aşmak için çaba gösteren insanlara ait bir sıfattır. Güler yüzlülüğü üzerinden eksik eden, eşine, çocuğuna, arkadaşına tebessüm gösteremeyen kimsede gönül katılığı, kalp katılığı vardır. Asık suratlılardan, çatık kaşlılardan uzak durun. Hakları Helal Etmek — Sufi Ahlakı Sufiler karşısındaki herkese haklarını helal ederler. ‘Hakkımı helal ettim, Allah yolunu açık etsin, benim yüzümden ahirette senden hesap sorulmasın’ — bir kelâm, bitti. Anne, baba, kardeş, eş, çocuk — herkes için. Sufi mantığı, sufi ahlakı budur: Affeder, hakkını helal eder. Sünnete Yapışmak — Hakikat Kapılarının Anahtarı Yüce Allah buyurmuştur: ‘Elbette biz bizim için mücahede edenleri yollarımıza ileteriz.’ (Ankebût, 29/69). Sünnetlerin zahirini zayi eden kimseye hakikatler ve sırlar nasıl verilecek? Namazın, yemeğin, sohbet adabının, ticaretin sünnetlerini terk eden kimsenin mana gözleri nasıl açılacak? Sünnete ittiba etmek, sünnete riayet etmek, hakikat kapılarının önünde durmaktır. Hz. Cüneyd buyurmuştur: ‘İlim yoldaşın olsun, haller sende bulunsun.’ Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuştur: ‘Ümmetimin fesadı zamanında sünnetime yapışan, elinde ateş koru tutan gibidir.’ Ahlak ve adabı Kur’an ve sünnete uygun olmayan sufi değildir. Halleri sünnete aykırı olan sufi değildir. İlim ve şeriat hükümlerini bilmeyen sufi değildir.
Kaynak: 266. Dergah Sohbeti – Hicretin Hakikati, Nefis Muhasebesi, Sünnete İttiba ve Suf
Sufilerin ahlatı nedir?
Cenab-ı Hak buyurmuştur: ‘Sabah akşam Rablerinin rızasını isteyerek O’na yalvaranları kovma.’ (En’âm, 6/52). Yine buyurmuştur: ‘Nefsini sabah akşam rızasını isteyerek Rablerini yalvaranlarla beraber tut. Gözlerin dünya hayatının süsünü isteyerek onlardan başka yana sapmasın.’ (Kehf, 18/28).
Kaynak: 267. Dergah Sohbeti – Sufi Ahlakı, Dünya Sevgisinin Tehlikesi ve Hz. Abbas Kıssa
Sufi olmanın vasıfları nelerdir?
Gece namazı olmayan sufiliğini konuşmasın ortalıkta. Haftanın iki günü oruç tutmayan sufiyim diye dolaşmasın. Günah-ı kebâiri açıkça işleyen, teşvik eden, içinde oturan sufiyim demesin. Haftanın dört-beş gecesi derse gitmeyen sufiyim diye hiçbir yerde söylemesin. Sufi Allah’a koşan insandır.
Kaynak: 268. Dergah Sohbeti – İlmin Amacı, Sahte Peygamberler, Sufinin Fukaralığı ve Zik
Sufilerin fukaralığı nedir?
Sülemî’nin Risale’sinden: Sufiler dünyadan tamamen yüz çevirirler — dünyayı terk etmek değil, dünya sevgisinden yüz çevirmek. Dünyadan ancak şeriatın müsaade ettiği ölçüde aldılar: Avretlerini örtecek elbise, farzları yapmaya yetecek gıda. Yüce Allah buyurmuştur: ‘Allah yolunda kuşatılan o fakirler…’ (Bakura Suresi).
Kaynak: 268. Dergah Sohbeti – İlmin Amacı, Sahte Peygamberler, Sufinin Fukaralığı ve Zik
Mezhep imamlarının hepsi tasavvuf ehli midir?
Mezhep imamlarının hepsi tasavvuf ehlidir. İmam-ı Azam Ebu Hanife hazretleri ‘Son iki yıl olmasaydı Numan helak olmuştu’ demiştir. İmam-ı Şafii, Şeyban-ı Rai’ye intisap etmiştir. İmam-ı Hanbel’in de üstadları vardır. Hiçbir mezhep imamı tasavvuf, tarikat ve veliler hakkında olumsuz bir fetva vermemiştir.
Kaynak: 270. Dergah Sohbeti – Lanet, Zikir Ahlakı, Ashaba Saygı ve Dergahta Adab
Orada zaten bir ders varken karşısına başka bir ders açmak tasavvuf adabına aykırı mıdır?
Birbirlerinizin çalışmalarına köstek olmayın, destek olun. Bir yerde zikir başlamışsa devam etsin, ders başlamışsa devam etsin. Ama orada zaten bir ders varken karşısına başka bir ders açmak tasavvuf adabına aykırıdır. Mahallenin ana derslerine toplu şekilde gitmek dergahın adabıdır.
Kaynak: 270. Dergah Sohbeti – Lanet, Zikir Ahlakı, Ashaba Saygı ve Dergahta Adab
Zikir: Lanet Meselesi ve Müminin Ahlakı Zikir ve İbadet Mecburiyeti — Eşlerin Tutumu Kalp Gözünün Açılması Nafile İbadetleri Gizleme ve Oruç Meselesi midir?
Zikir: Lanet Meselesi ve Müminin Ahlakı
Zikir ve İbadet Mecburiyeti — Eşlerin Tutumu
Kalp Gözünün Açılması
Nafile İbadetleri Gizleme ve Oruç Meselesi
Ashaba Hakaret Meselesi — Küfür Ehli Olmak
Mezhep İmamları ve Tasavvuf
Hz. Musa Kıssası ve Masonluk Ritüeli
Yalancı Peygamberler ve Müceddid-Anti Müceddid
Zikir Ehli Çocuklar ve Küçük Yaşta Zikir
Dergahta Adab — Birlik ve Beraberlik
Aşk ve Fakirlik — Sevdiğinin Kapısında Yakalanmak
Kaynak: 270. Dergah Sohbeti – Lanet, Zikir Ahlakı, Ashaba Saygı ve Dergahta Adab
Sufi ahlakı başkasının eksiğiyle uğraşmayı emretmez mi?
Sufi ahlakı başkasının eksiğiyle uğraşmayı emretmez. Büyük üstadlar dahi kendi etrafındaki sufi kardeşlerinin eksikliklerini görmekten uzak durmuşlar; görseler de ‘Bu benim eksiğimdendir, kusurumdandır’ demişlerdir.
Kaynak: 271. Dergah Sohbeti – Sufi Ahlakı, Kadın-Erkek Hakları, Fenafillah ve Efe Ruhlu
Tasavvuf, Kur’an ve sünnete sımsıkı yapışmaktır mı?
Tasavvuf, Kur’an ve sünnete sımsıkı yapışmaktır. Her halinde sünnet-i Resulullah’a uyan kimsenin kendisi kalmaz.
Kaynak: 271. Dergah Sohbeti – Sufi Ahlakı, Kadın-Erkek Hakları, Fenafillah ve Efe Ruhlu
Fenafi şeyh ne demektir?
Fenafi şeyh: Üstadın her dediğini yerine getirmektir — namaz kıl kılar, oruç tut tutar, şöyle zikret eder. Sevmek, sevdiğinin yörüngesinde yürümektir.
Kaynak: 271. Dergah Sohbeti – Sufi Ahlakı, Kadın-Erkek Hakları, Fenafillah ve Efe Ruhlu
Sufinin Yolu — Üstada İtaat nedir?
Sufi üstada uyandır. Üstadın çizdiği yolda rüyanda görsün görmesün yürümek esastır. Rüyasında kaza yapacağını görse bile vazife varsa o yola gider. Kendi aklına, hevasına, hevesine uymak sufi yolu değildir. Adabı, edebini, erkânını uygulamak; kaçamak yol aramamak gerekir.
Üstadlar, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin yolundan gider; şefkat ve merhametle davranırlar. Herkes gidilecek yolu bilir ama nefis, heva ve heves insanı başka tarafa çeker. Derviş, üstadının cevrine sabreder; nefsin kahrını çekmek, yolun gereğidir.
Kaynak: 272. Dergah Sohbeti – Zulme Karşı Mücadele, Kader, İstihare-İstişare ve Dervişli
274. Dergah Sohbeti: İmanı Koruma Mücadelesi, Rabıta ve Dervişlik Ahlakı nedir?
Sahîh: İmanın Korunması: Deccaliyet ve Şeytaniyetle Mücadele. İman esası yıkılırsa bir toplumun kendini düzeltmesi, ayağa kalkması mümkün değildir. Tarih boyunca şeytan ve deccaliyet, Hz. Âdem’den beri iman edenlerin karşısında olmuştur. Bu savaş son mümin mezara konuluncaya kadar devam edecektir. Asıl yıkıntı dine, Kur’an’a, Sünnet-i Seniyye’ye sahip olmamaktır. Asıl tehlike Irak’taki Amerika veya Filistin’deki İsrail değil; imanı yıkmaya çalışan kültür ve düşünce sistemleridir. İmanımızı ayakta tutan düşünceye sahipsek, yaşantımız Kur’an ve Sünnet üzere ise Amerikan kafiri ne kadar bomba atarsa atsın bizi yıkmaya muktedir olamaz. Çünkü müminler imanlarıyla yeniden toparlanırlar. Ama iman esasları yıkılmışsa o topluluk köle olmaya, yıkılmaya mahkumdur. Bütün Müslümanların hedefleri Kur’an ve Sünnet’i öğretmek, yaşamak, yaşatmak ve deccaliyet ile mücadele etmek olmalıdır.
Kaynak: 274. Dergah Sohbeti: İmanı Koruma Mücadelesi, Rabıta ve Dervişlik Ahlakı
Velayet yolu ve nübüvvet yolu nedir?
Tasavvufta iki yol vardır: Velayet yolu ve nübüvvet yolu. Velayette bir kimse şeyhini taklit eder; şeyhi ne yapıyorsa aynısını yapmaya çalışır, itiraz kapısı açmaz. Nübüvvette ise üstad taklit edilmez, örnek alınır ve ona tabi olunur. Mevlâna Celâleddîn-i Rûmî Hazretleri buyurmuş ki taklit maymunların işidir; insanlara akıl ve idrak verilmiştir, kendi ayakları üzerinde durmalıdırlar. Seyri sülük nefis mertebelerinden emmâre, levvâme, mülhime aşamalarından sonra mutmainne makamında başlar. Mutmainne’ye gelmeyen kimsenin seyri sülükü başlamamıştır. Şeyh Efendi Hazretleri vefatından önce sorulduğunda demiş ki: ‘On bin dervişin içinden bir tek Mustafa Efendi’nin seyri sülükü vardı, başka hiç kimsenin yoktu.’ Bu ne kadar ibretli bir durumdur!
Kaynak: 274. Dergah Sohbeti: İmanı Koruma Mücadelesi, Rabıta ve Dervişlik Ahlakı
Tasavvufun şartları nelerdir?
Ehl-i tasavvufun hepsi aynı değildir; kimisi kimisinden üstündür. Üç çeşit davetçi vard?r: Birincisi insanları kendi yoluna çağıranlar — bu en kolay olanıdır çünkü hevâ ve hevese hitap eder, nefse hoş gelir. İkincisi insanları Allah yoluna çağıranlar — bu biraz daha evladır ama seni yolda bırakır, Allah’la karşılaştırmaz. Üçüncüsü ise insanları doğrudan Allah’a çağıranlar — en üstünü ve en zoru budur. Bizim yolumuz doğrudan Allah’a davettir. Allah’ın yoluna değil, kendi yolumuza da değil; doğrudan Allah’a. Cenab-ı Hak Fatiha-i Şerife’de buyurur: ‘İyyâke na’büdü ve iyyâke nestaîn — Ancak Sana ibadet eder, ancak Senden yardım dileriz.’ Tevhid budur. Orucumuz Allah’a, namazımız Allah’a, tövbemiz Allah’adır. Şahıslara, insanlara ibadet etmeyiz, onlardan yardım dilemeyiz.
Kaynak: 275. Dergah Sohbeti: Tasavvufun Şartları, Tövbe ve Bâkî Olan Allah
Tövbe tasavvufun birinci şartı mıdır?
Tasavvufun birinci ve en önemli meselesi tövbedir. Bir kimse ehl-i tasavvuf olacaksa, bir tarikata girecekse, ilk şart tövbe etmesidir. Tövbe etmeden, hevâ-hevese devam edecekse, günahlara devam edecekse, o kimsenin tasavvuf yolunda işi yoktur. Gerçek tövbe, her şeyi terk edip doğrudan Allah’a yönelmektir. Tavuk tövbesi gibi sabah günah işleyip akşam tövbe etmek değildir.
Kaynak: 275. Dergah Sohbeti: Tasavvufun Şartları, Tövbe ve Bâkî Olan Allah