Sohbetlerden Derlenen Sorular
Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv
İman ve İtikad(2302) — Sayfa 7/28
Îmân üzerine ne tür eylemler yapılamaz?
Îmân üzerine zinâ edemezsin Îmân üzerine içki içemezsin Îmân üzerine hırsızlık edemezsin Îmân üzerine Müslüman kardeşinden Fâiz alamazsın Îmân üzerine sen Yolsuzluk yapamazsın Îmân üzerine ihâlelerde Yolsuzluk yapamazsın Îmân üzerine fakir fukaranın Hakkını hukukunu yiyemezsin Îmân üzerine insanları dinle aldatamazsın Îmân üzerine insanlara dîn satamazsın Îmân üzerine ben bir dînî kitap yazdım Deyip dînî kitap yazdım Îmân üzerine ben bir dînî kitap yazdım Deyip de Müslümanlardan. Onun parasını alıp ütemezsin. Yapamazsın bunları Bunları söyleyeni de Tûkaka ilan ediyor.
Allah’ın vaadini yerine getirmek ne demektir?
Allah’ın vaadini yerine getirmek, nefs ile mücadele eden, haram işler yapmamak ve Allah’ın yasalarına uygun yaşamak anlamına gelir. Ankebût 69’da Allah’ın vaadini yerine getirenlerin yollarını açacağını belirtiyor. Bu yüzden nefs ile mücadele etmek, Allah’ın vaadini yerine getirmek anlamına gelir.
İman ve îmân edilmesi gereken unsurlar nelerdir?
Sebeb, kendisine tâbi olanlar düzgün olsunlar diye. Eğer o düzgünlüğü yakalayamazsa, o nefsi terbiye edemezse bir kimse Allah’a dostluk menziline ulaşamaz. Bizim disturumuz bellidir. Bir kimse îmân eder. Allah’a, Peygamberine, meleklerine, kitaplarına, din gününe, hayra şerre, kadere îmân edilmesi gereken bütün unsurlara îmân eder. Farzları yerine getirir, hadisi kutsi. Nâfilelerle Allah’a yaklaşır, Allah’ı sever. Bize düşen vazife budur. Biz kendimizi nefis terbiyesine koyacaksak, muhakkak ve muhakkak farzları yerine getirip, haramlardan uzak durma yolunda duracağız.
Aklın ilahlaştırılması ve akıl ile dinin çatışması nasıl açıklanabilir?
Kur’ân ve Sünnet dairesindeki aklı algılarsak akıl ve din çatışmaz ama aklı dinin karşısına koyar aklı ilahlaştırırsak o zaman çatışır bunun çatışması da gayet normaldir ve normalde ne yazık ki bugün yeryüzünde aklı ilahlaştıran insanlar var bu aklıma uymadı bunu kabul etmiyorum diyor bu sefer bunu kabul etmiyorum deyince çatışma çıkıyor normalde meleklere îmân görmüyor insan görmediğini duymadığını bilmediğine îmân ediyor akıl bunu kabul eder mi normalde? kabul etmez ama meleklere îmân ediyoruz burada akıl ve din bu noktada eğer aklı biz ilahlaştırırsak çatışıyor sadece mü’min Müslümanlar cennete girecek ise geri kalan bütün insanlık cehenneme mi girecek?
Üstadımızı asla Kur’ân’dan, sünnetten, Hazret-i Allah’tan, Hazret-i Peygamberimiz’den, Sahâbeler’den üstün görmeyiz mi?
17- Üstadımızı asla Kur’ân’dan, sünnetten, Hazret-i Allah’tan, Hazret-i Peygamberimiz’den, Sahâbeler’den üstün görmeyiz ve onlardan fazla da sevmeyiz.
Hazret-i Peygamberimizin sallallâhu aleyhi ve sellemin bizim bilmeyeceğimiz, bilemeyeceğimiz ölçüde Allah’ı gördüğüne, salih müminlerin de Allah’ı sıfatsal olarak rüyâda görebileceğine inanır, öyle amel ederiz mi?
18- Hazret-i Peygamberimizin sallallâhu aleyhi ve sellemin bizim bilmeyeceğimiz, bilemeyeceğimiz ölçüde Allah’ı gördüğüne, salih müminlerin de Allah’ı sıfatsal olarak rüyâda görebileceğine inanır, öyle amel ederiz.
Doğrusu kulak, göz ve kalp bunların hepsi o şeyden sorumlu olur şeklinde buyruluyor mu?
Doğrusu kulak, göz ve kalp bunların hepsi o şeyden sorumlu olur şeklinde buyruluyor. Bilimsel gelişmeler ya da günümüzdeki bilimsel çalışanların temeli insanın bilmediğini sorgulaması ile oluyor.
Biz tövbe edelim, o yüzden biz Allah’a yalvaralım inşallah mıdır?
O yüzden biz tövbe edelim, o yüzden biz Allah’a yalvaralım inşallah.
İslâm’da siyasi irade bu manada Allah’ın iradesi gibi meşhurlaştırılmış bir irade midir?
İslâm’da siyasi irade bu manada Allah’ın iradesi gibi meşhurlaştırılmış bir irade değil. Bunu Hazret-i Ebû Bekir, Ömer, Osman, Ali radıllâhın hazretlerinin zamanlarında görüyoruz. Bu sıkıntı Mu’âviye’den sonra Emevîler’de ve Abbâsîler’de görülen şey. mesela onlar kendilerini Allah’ın halifesi, yeryüzündeki halifesi ve aynı zamanda da Allah’ın yeryüzündeki meşru iradesi olarak göstermişler. Burada sıkıntı var.
Sekiz, Ehl-i Sünnet imametin usulü dinden olmadığı, siyasi bir kurum olduğunu ve dinin ameli kısmıyla ilgili olduğu konusunda hemfikir midir?
Sekiz, Ehl-i Sünnet imametin usulü dinden olmadığı, siyasi bir kurum olduğunu ve dinin ameli kısmıyla ilgili olduğu konusunda hemfikirdir. Ancak, Sünni siyaset anlayışında imâmlar Kureyş’tendir şeklindeki bir rivayetin kabul edilmesi, imametin dini olmaktan ziyade dünyevi bir kurum olduğunun kelâmı açıdan temellendirilmesinde önemli bir engel olmuştur.
İslâm’da boşluk var mı?
İslâm’da boşluk yoktur. Mesela bir aile. Aile hukuku bellidir. Ticaret, ticaret hukuku bellidir. Ticaretin ahlakı bellidir. Veyahut da yeme içme, yeme içme adabı, erkanı, hukuku bellidir. Giyinme, giyinme adabı, erkanı, hukuki bellidir. Barınma, barınma bu noktada hukuku bellidir. ziraat yapacak, ziraatın hukuku bellidir. sanat yapacak, sanatın hukuku bellidir. İslâm’da hukuk konulmamış, hukuk konulmamış hiçbir alan yoktur.
İslâm, dünyalık hayatımıza nasıl karışır?
İslâm, birey ve toplum hayatının bütün alanlarında olduğu gibi yönetim alanında da ilkeler ortaya koyar. İslâm’da boşluk yoktur. Mesela bir aile. Aile hukuku bellidir. Ticaret, ticaret hukuku bellidir. Ticaretin ahlakı bellidir. Veyahut da yeme içme, yeme içme adabı, erkanı, hukuku bellidir. Giyinme, giyinme adabı, erkanı, hukuku bellidir. Barınma, barınma bu noktada hukuku bellidir. ziraat yapacak, ziraatın hukuku bellidir. sanat yapacak, sanatın hukuku bellidir. İslâm’da hukuk konulmamış, hukuk konulmamış hiçbir alan yoktur. Bakın hiçbir alan. Zaten bugün gayri-islami nizamlarla İslâm’ın çatışmasının sebebi budur. İslâm bizim dünyalık hayatımıza karışır. Dünyanın içerisinde ekonomidir, sosyal hayattır, ahlaktır, ev geçimidir, işyeridir. Bütün hepsi ile alakalı İslâm’da söylemler mevcuttur, hukuk mevcuttur.
İslâm’da din ve vicdan hürriyeti nasıl korunur?
İslâm’da din ve vicdan hürriyeti korunur. İslâm devletinde, İslâm siyasi yönetiminde yaşayan bir Hristiyan’ın da dinini korumakla mükellefsiniz. Siz bir Yahudi’nin de dinini korumakla mükellefsiniz. İslâm olarak. Siz kendi tebaanızın din ve vicdan hürriyetini korumakla mükellefsiniz. Herkes istediği dine îmân edip, o istediği dinde yaşama özgürlüğüne sahip. İslâm hukukunda, İslâm siyasi hukukunda.
İslâm siyasetinde neseb ve namusun korunmasının önemi nedir?
Muhâfaza ediyor ve insanların namusu muhâfaza edince nesebi koruyor. doğan çocuğun annesi babası belli. Neden? Namusu korudu çünkü. Nesebi korudu. Namusu korumazsa neseb korunmuyor. Neseb korunmazsa orta yerde sıkıntılar çıkıyor. işte şu anda dünya üzerinde diyorlar ki babasız çocuklar yapıyorlar. sperm bankaları kuruyorlar. Sperm bankalarında kimin sperm olduğu belli değil. Geçenlerde normalde Amerika’da bir doktor çıktı.
Allah’ın gölgesinde gölgelenirler ne anlatmaktadır?
Hiç bir gölgenin bulunmadığı o mahşer yerinde Allah’ın gölgesinde gölgelenirler. Benim derdim bu. O yüzden bir kardeş günaha işlemiştir, işlemişsizdir kardeşim. Hepimiz işleriz, hepimiz hala da işleriz. Biz günahkar bir topluluğumuz. Evet. Biz günahsız bir topluluk değiliz. Biz günahkar bir topluluğuz. Ben kendim nefsim için söylüyorum. Ben günahkar bir insanım. Bunu böyle tevazu mevazu için, ay sen günah işlememişsin desinler diye demiyorum. Ciddi ciddi söylüyorum. Sizden saklım gizlim yok benim. Ben günahkar bir insanım. Benim de ümit ettiğim yerler bunlar. Bakın benim de ümit ettiğim yerler bunlar. Herkesin bir ümit kapısı olacak ya, benim de ümit ettiğim yerler bunlar. Benim söylememe gerek yok. Hiçbirinizin parası, pulu, mâlı, mülkü beni ilgilendirmez. Hiç ilgilendirmedi. Beni ilgilendiren sizin Allah demeniz. Başka bir derdim yok. O yüzden hepimiz günahkarızdır.
Allah’ın bizi temizleyeceğine inanırız. Bu inanç ne anlatmaktadır?
Deriz, günahlarımızın affolduğuna inanırız. Deriz, günahlarımızın affolduğuna inanırız. Ve hadîs-i şerifin tecellî ettiğine inanırız. Oradan af olmuş olarak kalkınız. Buna inanırız. Bu inancı üzerinde yaşarız. Bu demek değildir ki, gidin Hutsi’si günah işleyin. Bu değil. Bakın derdim bu değil. Ama günahlarımızdan bu şekilde kurtulacağımıza, bu şekilde Allah’ın bizi temizleyeceğine inanırız. İnancımız bu. Allah bizi bu inanç üzerinde inşallah yaşatsın ve nefeslerimizi bu inanç üzerinde alsın inşallah. Amin.
İyi itikat sahibi olabilmem için ne yapmalıyım?
İyi itikat sahibi olmanız için inşallah fıkhınızı, akaydınızı iyi öğrenin. Mesela fıkh-ı ekber okuyabilirsiniz, böyle bir fıkh-ı ekber gibi akayet kitaplarından birisini okuyabilirsiniz. O zaman itikadınız daha sağlam olur inşallah.
Korona, Recm ve Mehdî konusunda duâ ederken peygamberlerin ya da sevdiklerinin yüzü suyurmetine deriz. Buradaki yüz ve su neyi ifade eder?
Ben size şah damarınızdan yakınım demesine rağmen Rabbimize aramıza aracı koymak bize fayda sağlar mı? Bu aracı değildir. O zaman namaz da aracıdır, oruç da aracıdır. bizim Allah’ın normade vesilelerle yaklaşılınız dediği vesilelerdir. Yoksa Allah’a itaat edin, vesilelerine itaat edin, sizden olan emir sahiplerine itaat edin.
Bu noktada onları vesile etmek şirk değil midir?
Buna da hadîs-i şeriften ölçü getirecek olursak bir kimse böyle Hz. Peygamberden ağmaydı gözleri açılması için duâ etmişti. Ona da Hazret-i Peygamber kendisini vesile etmesini istemişti. O yüzden Hz. Peygamberi vesile ederiz, velileri vesile ederiz. Bu noktada onları vesile etmek şirk değildir.
Korona, Recm ve Mehdî konusunda Virdimizdeki tövbeyi çekerken salavata geçtiğimizi fark ettiğimize nasıl devam etmeliyiz?
Tövbenizin bitmediğini düşünüyorsanız döneceksiniz, tövbeyi devam edeceksiniz. Ardından salavât-ı şerifeyi okuyun.
Korona, Recm ve Mehdî konusunda Taklide dayalı dindarlığı sorgulayan Mevlânâ’ya göre muhakkik ile mukallid arasındaki fark, davut ile ses arasındaki fark gibidir sözünü nedir?
Normalde bir Müslümanın taklit eder bir şekilde dinine başlaması ve dinini ilk etapta öğrenirken böyle yaşaması gayet normaldir. Taklitten tahkik edip, taklitten tahkike geçmesi onun emredilir. Ama taklitten tahkike geçmedi diye o Müslüman da zemedilen edilmez, kötülenmez. Fakat bu tür sözleri bahane edip de bütün Müslümanları taklit Müslümanı deyip de küçük görmek de hoş değil. O yüzden muhakkak ki gönül arzu eder ki bütün Müslümanlar tahkike dayalı bir îmân ve tahkike dayalı bir din yaşasınlar.
Büyük ülkede fuhuş artarsa orada bela ve musibetler artar mı?
Biz normalde adalette hakkı hakikati savunmakta, haramlara ve kötülüklere karşı durmakta biz üzerimize düşeni yapmadığımızı düşünüyoruz. Mesela hadîs-i şerif var. Büyük ülkede fuhuş artarsa orada bela ve musibetler artar. Büyük ülkede zekât verilmezse orada kıtlık olur diye bu manada hadîs-i şerifler var. Allah’ın lanet dediği, meleklerin lanet dediği bütün fiiliyatları biz etrafımızda yaşanıyor. Biz onlara nasîhat dahi etmiyoruz.
Normade içki içmemek de farz mıdır?
Farzları yerine getirmek sadece ibadet etmek değil. Bunu sadece ibadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Allah’ı zikretmek olarak veya zekât vermek, hacca gitmek olarak algılarsak, sınıfta kalırız. Normade içki içmemek de farzdır. Kumar oynamamak da farzdır. Eşcinsellik yapmamak da farzdır.
Kul farzları yerine getirmek ne anlama gelir?
Kul farzları yerine getirmek sadece ibadet etmek değil. Bunu sadece ibadet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Allah’ı zikretmek olarak veya zekât vermek, hacca gitmek olarak algılarsak, sınıfta kalırız.
Farzları yerine getirmek sadece ibadet etmek midir?
Farzları yerine getirmek sadece ibadet etmek değil. Normade içki içmemek de farzdır. Kumar oynamamak da farzdır. Eşcinsellik yapmamak da farzdır.
İmân ve itikadımız sarsılır mı?
Îmân ve itikadımız sarsılır mı? O halden imanımızı kurtararak nasıl çıkarız? Normalde bir hadîs-i şerifte Hazret-i Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri, şeytân sizin kalbinizin kapısının hemen önünde bekler. Kalpte zikrullâh eksilince kesilirse hemen şeytân kalbe ihat eder.
Vesveselerden nasıl kurtulabiliriz?
Yola yeni gönül vermiş arkadaşlarda, gönlüne gelen vesveselerde nasıl kurtulabiliriz? O yüzden bir kimse devamlı olarak Allah’ı zikretmenin yolunu aracak. Devamlı Allah’ı zikretcek ki gönlüne gelmiş olan vesveselerden kurtulsun.
Allah-u Teâlâ’nın zamanda münezzeh olmasını nasıl anlamalıyız?
Ama normalde yaratılmışlıktan dışarı çıktığımızda zaman merhumu diye bir şey yok. Burada şimdi güzel oldu diyenler var. Bunları da mı okuyayım şimdi teker teker?
İnanmak ve amel etmek arasında fark var mı?
İnanıyorum fakat yapmıyorum, yaşamıyorum. Bu inanmak olur mu? Olur canım kardeşim. Bir kimse eşyedü en la ilahe illallah ve eşyedü enne Muhammeden abduhu ve resuluhu dediyse îmân etmiştir o. Bu noktada bir sıkıntı yok. Ve o kimse normalde Allah’ın varlığına, birliğine, meleklerin varlığına, peygamberlerine, kitaplarına, din gününe, hayra şerreye, yeniden mahşerde dilip hesaba çekileceğine, cennetin cehennemin var olduğuna îmân ettiyse o kimse inanmıştır kardeşim. Amel işlemiyordur. Amelsiz Müslümandır. Amelsiz Müslümandır ama Müslümandır o.
İslâm’ın en önemli üç esası nedir?
İslâm’ın en önemli üç esası Allah’tan başka ilah olmadığına şehadet etmek (kelime-i şahadet getirmek), beş vakit farz namaz kılmak ve otuz Ramazân farz orucunu tutmaktır. Bu üç esas İslâm dini için çok önemlidir. Bir kimse bu üç esayı inkar etmezse yerine getiremeyebilir. İbadet olarak hem namazı hem orucu ibadet olarak yerine getirmese de o kimse Müslümanlardan sayılır.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap — Ramazan, İbâdet ve Aile Mes’eleleri
İslâm’ın şartları nelerdir?
İslâm’ın şartları Allah’tan başka ilah olmadığına şehadet etmek, beş vakit namaz kılmak, Ramazan orucunu tutmak ve zekât, haç, sağlığa bağlı ibadetlerdir. Bu hadîs-i şerifte zekât ve haç paraya bağlı, sağlığa bağlı ibadetler olduğundan dolayı bu hadîs-i şerifte bu ikisi bahsedilmemiş. Kelimeye şehadet getirmek bir kimsenin Müslüman olduğunun göstergesidir, cehri olarak.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap — Ramazan, İbâdet ve Aile Mes’eleleri
Türklerin İslâm’a nasıl bağlanmasının sebebi nedir?
O yüzden biz Orta Asya’dan itibaren hemen İslâm’ı kabul ettik. Sebebi ne? Bizim çünkü Orta Asya’daki inanışımız ile İslâm inanışı birbirine örtüştü. Aynı şeylere emrediyorlardı. Ben o yüzden derim Türkler Orta Asya’da da İstandılar diye. O Türkillerin de biz İstandık aslında yine. Çünkü İslâm’ın ne kadar doğrusu varsa ahlaki noktalarda Türkler de vardı bu Orta Asya’da. O yüzden biz tarih boyunca açı doyurmuşuz. Tarih boyunca çıplığa giydirmişiz. Tarih boyunca bizden yardım isteyene, biz yardım etmişiz. Tarih boyunca bize sığınana biz muhafaza etmişiz, korumuşuz. O yüzden biz Hüseyin’iyiz. Hüseyin’iler Türklere sığındılar. Hüseyin’iler Türklere kimden?
Kaynak: 2020 Soru-Cevap — Ramazan, İbâdet ve Aile Mes’eleleri
Aklı maat, bunun sûfî eserlerde, sûfî sohbetlerde çok kullanılır. Bu nasıl bir anlam taşır?
Aklı maat, âhiret aklıdır. Bu normalde bir dünya aklı vardır, bir de âhiret aklı vardır. Aklı ikiye ayırırlar. Ahiret aklı ve dünya aklı olarak. Aklı maat da âhiret aklıdır. Bunu normalde ben biraz daha Allah affetsin, kalbi akıl olarak bunu nitelendiriyorum. Ben öyle bunu aklı maat olarak da nitelendirmiyorum. Ben sufinin bir dünya aklı vardır, bir de kalbi aklı vardır diyorum. Kalbi aklı normalde o kimsenin Kur’ân ve Sünnete dayalıdır. Birinci beslendiği yer orasıdır. Ama manevidir. Kalbi aklı ilhâm alan akıldır. İlham alan kalptir. Asıl insanlara lazım olan budur.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap — Ramazan, İbâdet ve Aile Mes’eleleri
Kim Laila ile Lamaameden anasıl Allah diyorsa bizim Müslüman kardeşimiz?
Allah’ın sevdiğini ve Allah’ın seveni sevmemek demek. Öyle değil. Kim Laila ile Lamaameden anasıl Allah diyorsa bizim Müslüman kardeşimiz. Kim benim üstadımdan ders aldıysa, o zorla zikrullâh alakası oturduysa benim derviş kardeşim o.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap — Ramazan, İbâdet ve Aile Mes’eleleri
Yok orada iki adım neden atmadın, yok burada bir adım neden atmadın benim için ölçü değil mi?
Benim yolum fitursuz bir şekilde, hiçbir şeye takılmadan Allah’a koşmak. Allah’a koşarken de Kur’ân ve Sünnet dairesinde, Kur’ân ve Sünnet ölçüsünde Allah’a koşmak. Benim için başka bir ölçü yok. Yok orada iki adım neden atmadın, yok burada bir adım neden atmadın benim için ölçü değil. Benim için ölçü Kur’ân, Sünnet, imamların iştahatları ve ilk sufilerin tercihleri. İlk sufilerin iştah, beni başka bir şeye ilgilendirmez. Hiç kimse etrafımda kalmayacağını bilsem dahi 30 kusur yıldan beri, bunu savunmuşum. 30 kusur yıldan beri yolum bu. İnsanların canı sıkılabilir, kalbi daralabilir, gönülleri hoşnut olmayabilir. Kur’ân ve sünnetin ölçülerinden nefisleri rahatsız olabilir. Hiç umrunda değil.
Ardından da diyor ki ibadette Allah’a Rabbine ortak koşmayan kimse midir?
İyilik yapmaya çalışacak. İyiliği gösterecek. İyiliği anlatacak. Ve ardından da diyor ki ibadette Allah’a Rabbine ortak koşmayan kimsedir. Ve bunları yaparken, salih amelleri yaparken bunların hepsi de ibâdet hükmünde çünkü Allah’a ortak koşmayacak. Vay cömert desinler diye cömertlerini göstermeyecek. Vay ya şu beni beğensin deyip de kalkıp da hava atmayacak. Ştat yapmayacak. Allah muhafaza eylesin inşallah.
İyi insan nedir?
İyi insan. Tarif ediyorum. Mümkün olduğunca hiç kimse kötülük yapmayan insandır. Sizin en hayırlığınız etrafına zarar vermeyeninizdir. İyi insan nedir? Etrafına zarar vermeyendir. İyi insandır o. Eğer bir kimse etrafına zarar vermemeyi düşünüp de insanlara ve etrafına, etrafına bakın. Yeşile, hayvana, kediye, köpeğe, kuşa, balığa, ne bileyim yeşilliklere, meralara, denizlere, nehirlere kötülük yapmayan, zarar vermeyen, insanlara zarar vermeyen, çocuklara, kadınlara, anneye, babaya, eşlere zarar vermeyen kimse, bakın zarar vermeyen, insanların en hayırlısı. O zaman kim salih amel işlemek istiyorsa birinci derecede etrafına zarar vermemeyi hedefleyecek.
İslam’da takva ne anlama gelir?
Takva, Harâm işlememeye gayret etmektir, Harâm işlememektir canım kardeşim. Takva, İslam inancının temelini oluşturan bir kavramdır ve bu kavram, Allah’ın emirlerini yerine getirmek ve yasaklarını ihlal etmemek anlamına gelir.
İyiliği ve kötülüğü halkeden Allah’a emanet etmek nedir?
İyiliği de halkeden Allah, kötülüğü de halkeden Allah. İki parmak da yani iki parmak bakın ne oldu? İkisi de benim kolumda birleşmiş oldu. İkisi o iki parmak da Allah’ın Zat-ı Ülüiyeti’nde birleşti.
İmân ve duygu ile ilgili neler söylendi?
Dünyada nereden bir canlının başına kötülük gelse, haksızlık gelse kendi başıma gelmiş gibi acısını hissediyorum, üzülüyorum. Benim bu hislerim imandan mı? Eyvallah. Yoksa duygusallıktan mı? Ona da eyvallah. Allah’ın üyesini inşallah. Îmân ve duygu insana bunu gösterir. Üzüm şarabından yapılmayan ispırtobirah, müskirat içilmese de elbiseye veya bedene sürülmesi de namaza mani olur diye iddia edilemez.
İslam sadece namaz kılmak, oruç tutmak, sakal bırakmak demektir mi?
İslam sadece namaz kılmak, oruç tutmak, sakal bırakmak demek değil. İslam sadece başını örtmek, manto giymek demek değil. İslam bir bütün dindir, bir bütün dindir.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Zulme Ses, Zikir ve Yakînlik
İman korunması neden zordur?
İman korunması zordur çünkü İslam’ı yaşamak, tebliğ etmek ve insanları Kur’ân ve Sünnet tarihinde yaşatma mücadelesi vermek çok zordur. Gün geçtikçe bu zorluk artmakta ve sosyal medya, medya, hukuk sistemimiz, eğitim sistemimiz gibi alanlar haram işlemeyi elverişli, haramı alkışlıyor, haramı destekliyor. Bu nedenle, insanlar haram işlemek o kadar rahatlamış, haram işlemek o kadar rahat, haram işlemek o kadar kolay, haram işlemek o kadar basit bir şey haline gelmiş. İnsanlar artık korkmadan, çekinmeden, utanmadan, arlanmadan çok rahat haram işliyorlar.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Zulme Ses, Zikir ve Yakînlik
İslam’ı yaşamak neden zordur?
İslam’ı yaşamak zordur çünkü sosyal medya, medya, hukuk sistemimiz, eğitim sistemimiz gibi alanlar haram işlemeyi elverişli, haramı alkışlıyor, haramı destekliyor. Bu nedenle, insanlar haram işlemek o kadar rahatlamış, haram işlemek o kadar rahat, haram işlemek o kadar kolay, haram işlemek o kadar basit bir şey haline gelmiş. İnsanlar artık korkmadan, çekinmeden, utanmadan, arlanmadan çok rahat haram işliyorlar. Bu durum, İslam’ı yaşamak ve tebliğ etmek için karşılaşılan zorlukları artırıyor.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Zulme Ses, Zikir ve Yakînlik
Şevk ve cezbe ne demektir?
Şevk istemek, arzu etmek, özlemektir. Cezbe nedir? Allah’ın sıfatsal tecelliyetine mazhar olmaktır. Titremek değildir.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Zulme Ses, Zikir ve Yakînlik
Allah’ın hukukundan başka hukuk var mı?
Allah’ın hukukundan başka hukuk yoktur. Allah’ın hükmünden başka hüküm yoktur desen ve Allah’ın hukukundan başka hukuk da yok demiş olsan, Allah’ın hukukunun dışında duranlar, Allah’ın hukukunu, Kur’ân ve Sünnet’in hukukunu çağlar gerisinde kaldı diyenler seni sever mi? Sevmez.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Zulme Ses, Zikir ve Yakînlik
Hırsızlık, yolsuzluk, uğursuzluk haram mıdır?
Hırsızlık, yolsuzluk, uğursuzluk haramdır. Allah’ın haram kıldığı şeyler dediğinde hırsızlık, uğursuzluk, yolsuzluk yapanlar seni sever mi? Sevmez. Sen adâlet istersen, adaletsiz davrananlar seni sever mi? Sevmez. Sen rant peşinde koşanlara, rantçılara, sen bunlar rantçısın, siz rantiyecisiniz dediğinde onlar seni sever mi? Sevmez.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Zulme Ses, Zikir ve Yakînlik
Adâlet istersen, adaletsiz davrananlar seni sever mi?
Sevmez. Sen rant peşinde koşanlara, rantçılara, sen bunlar rantçısın, siz rantiyecisiniz dediğinde onlar seni sever mi? Sevmez.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Zulme Ses, Zikir ve Yakînlik
Rant peşinde koşanlara, rantçılara ne demektedir?
Rant peşinde koşanlara, rantçılara, sen bunlar rantçısın, siz rantiyecisiniz dediğinde onlar seni sever mi? Sevmez. O yüzden ben herkes beni sevsin diye böyle bir derdim yok zaten. Biz Allah’a yaslamışız kendimizi. Allah bizi sevsin inşallah.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Zulme Ses, Zikir ve Yakînlik
Vakfın saldırıya maruz kaldığı durumlar nelerdir?
Biz bugüne kadar, bu zamana kadar bu saldırılara ümmetin içerisinde fitne fesat çıkmasın, ümm, içerisinde bir sıkıntı çıkmasın ama yapmayın etmeyin, cevap vermeyin diye çaba sarf ettik. Ama insanlar bizim bu çabamızı görmekten uzaklar. biz böyle çaba sarf ettikçe, biz kendimizi savunmadıkça, biz kendimizi bu noktada veya vakfımızı, kurumumuzu muhafaza etmedikçe, onlar da sanki haklılarmış gibi acımasızca, haince, münafıkça, gavurca, kafirce saldırıyorlar her yerde.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Zulme Ses, Zikir ve Yakînlik
Kalp akıldan yukarıda mıdır?
Kalp akıldan yukarıdır çünkü. Kalp akıldan yukarıda olduğu için bir kimse kalbe çıkar. O yüzden akıl yukarıda değildir. Kalp yukarıdadır. Çünkü eğer kalp yukarıda ise akıl kalbin emrinde olur.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Hadîslerle Tasavvuf 69. Hadîs
Allah’ın Peygamberimizin ya da Üstad’ımızın bizim üzerimizdeki muamelesi neye göre şekillenir?
İki, Allah’ın Peygamberimizin ya da Üstad’ımızın bizim üzerimizdeki muamelesi neye göredir? Sadece amelimize ve yaptıklarımıza göre mi şekillenir yoksa özel bir hukuk ve keyfiyet etkisi var mıdır? Allah ez elden bizi bildiğine göre bize muamelesi hiç değişir mi yoksa baştan beri aslında aynı mıdır? Ben muamelenin değişeceğine inanırım. Kim çünkü zerrece hayır işlerinin hayır karşılıksız kalmaz, zerrece şer işlerinin şerri cezasız kalmaz. Biz hayırda, iyilikte, güzellikte, tatlılıkta, hoşlukta mücadele etmemiz lazım. Bizim Kur’ân ve Sünnet’i sımsık yaşamakta, Kur’ân ve Sünnet’i seniyye yaşatmakta mücadele etmemiz gerekir. O yüzden Allah sizler kendinizi değiştirmeyencikçe Allah da sizi değiştirmezdir Âyet-i Kerime’de.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Serap, Sahte Şeyhler ve Nefis
Tövbe ederken sizin söylediğiniz Allah tövbe edenleri sever. Biz de o sevdiği için tövbe ederiz diye düşünmem yanlış olur mu? Bunu gerçek manada hissederek değil, bilgi olarak uygulamak Allah’a karşı saygısızlık olur mu?
Allah tövbe edenleri sever ama ben kendimce kendimi günahkar gördüğüm için tövbe ediyorum. Evet tövbe edenleri de seviyor. Ben o konuda da onun sevdiği bir hal üzerinde olmak da hoşuma geliyor.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Feraset, Kurban ve Dervişlik
İnanmak zorunda mısınız?
Hayır. İnanmanız Allah’a bir fazlalık değildir. İnanmamanız da Allah’a bir eksiklik değildir. İnanmak veya inanmamak kulun kendi dairesinde kendi yapacağı bir şeydir.
Bir kimse bir isteğinin hasıl olması için kelime tevhide niyet ederekten okuyabilir mi?
Cevabınız evet ise sizin açınızdan bu doğru mu? Cevabım evet. Benim açımdan doğru mu? Ben yapmam böyle bir şeyi. Ben doğru görmedimden dolayı değil. Herkesin hayat felsefesi var. Bu hayat felsefesinde herkes kendince bir hayat yürür. Ben kendim için böyle şeyleri yapmayı kendime uygun görmüyorum.
Hiçbir zinakâr mümin olarak zina etmez mi?
Hiçbir zinakâr mümin olarak zina etmez. Hiçbir içkici mümin olarak içki içmez. Hiçbir hırsız mümin olarak hıç bir hırsızlık etmez. Bu hâri.
Cenâb-ı Hakk’ın ibâdete ihtiyacının olmaması ve külluk tercih-i nedir?
Cenâb-ı Hakk’ın İbâdete İhtiyacı Olmaması ve Külluk Tercih-i: Fâtır 35/15 ("Ey insânlar! Siz Allah’a muhtâcsınız; Allah ise ganidir, övülmeye lâyıktır"); Muhammed 47/38 ("Allah zengindir, siz ise fakirsiniz"); Zâriyât 51/56-57 ("Ben cinleri ve insânları ancak bana ibâdet etsinler diye yarattım; onlardan rızık istemiyorum, beni doyurmalarını da istemiyorum"); meşhûr Hadîs-i Kudsî: "Evvellerden âhirlerinize kadar cümleniz benim takvam üzere olsa mülkümde bir şey artmaz; hepiniz en fâcîriniz gibi olsa mülkümde bir şey eksilmez" (Müslim, Birr 55; Ebû Zerr Radıyallâhu Anh rivayeti)
İman ehli kimseler üzerine dua etmek caiz mi?
Biz de kendimizce îmân ehli kimseler üzerine böyle bir dua etmemiz caiz olur mu? Kendini o dairede, o noktada görüyorsan et.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (917. Beyit) Kaza-Kader
Dini kitap okumak ve ibadet etmek neden zor olabilir?
Dini kitap açıyorum, tesir etmiyor diye düşünüp, az okuyabiliyorum. İbadet edince canım sıkılıyor. Bunu nasıl atlatabilirim? Bunu kendinizi disiplin edecekseniz. Normalde toplu sohbetler, zikrullahlar var. Olanlar malum. Oralara sıkı sıkı gitmeye çalışın. Olanlar malum. Oralara sıkı sıkı gitmeye çalışın.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (921-922. Beyit)
Derslerin takip edilmesi ve disiplin neden önemlidir?
Birbirlerinizi destek olun, birbirlerinizi teşvik edin, birbirlerinize sık sıkı yapışın. Küçük küçük dersler yapın ve o doresleri muhakkak takip edin. Birbirlerinize teşvik edin, birbirlerinize sımsıkı yapışın. Küçük küçük dersler yapın ve o dersleri muhakkak takip edin. Ders yaptıran kardeşleri muhakkak yardımcı olun, muhakkak disiplini bir şekilde gidin.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (921-922. Beyit)
Allah’ın yeryüzündeki halifesi olamaz olan kişi neden olamaz?
Ve insan bilmeye odaklı değilse, anlamaya odaklı değilse, daha iyisini, daha güzelini, daha hikmetlisini, daha derinli, daha genişini, daha üst seviyesine doğru koşmuyorsa o insan Allah’ın yeryüzündeki halifesi olamaz. Sebep? Çünkü o bilmeye, daha da bilmeye koşması lazım. Ve Zariyat Suresinde, Cenab-ı Hak 56.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (1028-1041. Beyit)
Müslüman demek ne demektir?
Müslüman demek ilim ehli demek, bilgiye hakim, bilgiyi öğrenmiş, bilgili insan demektir. Cahil bir kimse şeytanın elinde maskara olur. Cahil bir kimse heva ve hevesin elinde maskara olur. Cahil bir Müslüman kafirlerin, münafıkların, fasıkların, dünya perestlerin, nefis perestlerin, şeytan perestlerin elinde oyuncak olur.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (1028-1041. Beyit)
Müslüman ilme, bilgiye, hikmete, imana, İslam’a, Kur’ân’a, Sünnet’e doğru koşan kişi ne yapar?
Müslüman ilme, bilgiye, hikmete, Müslüman imana, İslam’a, Kur’ân’a, Sünnet’e doğru her daim koşan kimse olacak. Bu hüner yüzünden denizlerin, dağların, ovaların mahlukatı insanoğluna karşı aciz kalmıştır. Bu bilgi, bu hüner yüzünden insanoğlu, denizlerin, dağların bütün mahlukatına hakim olmuş.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (1028-1041. Beyit)
Kendimi değersiz hissetmek: Allah bize kendi ruhundan üflemiş halîfe olarak yaratmış?
Allah bizi halif olarak yaratmış, bize kendi ruhundan ve nurundan üflemiş. O yüzden iman ediyorsanız, İslam’ı yaşıyorsanız kendinizi değersiz hissetmemene lazım.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (1028-1041. Beyit)
Müslüman olmakla imanın kamil noktasında bulunmak aynı şey midir?
Müslüman olmakla imanın kamil noktasında bulunmak aynı şey değildir. Müslüman olmak, la ilahe illallah Muhammed’e nasullah diyen bir kimseye benzerken, imanın kamil noktasında bulunmak, Allah’ın haramlarına müsaade etmeyen, haramlara karşı mücadele etmeyen bir durumdadır.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (1028-1041. Beyit)
İmanın kamil noktasında bulunan bir kişi neden siyasetçilerden ve yüksek bürokratlardan uzak durmalıdır?
İmanın kamil noktasında bulunan bir kişi, siyasetçilerin ve yüksek bürokratlara imanın kamili olmaları için uygun olmadığını düşünmektedir. Çünkü siyasetçiler ve bürokratlar genellikle haramlara, hırsızlığa, arsızlığa ve yolsuzluğa karşı mücadele etmeyen kişilerdir.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (1028-1041. Beyit)
Dinde mantık aranır mı?
İman ediyorsun, normalde akılsız iman olmaz, muhakkak ki mantık da vardır. Ama normalde Kur’ân ve Sünnet’e iman ettiğin anda artık senin için o dinde mantıksız bir şey yoktur zaten. Veyahut da sen iman ettiysen, o dinin içerisinde akıl ve fıtratı aykırı, fıkıhı aykırı herhangi bir şey de yoktur. O yüzden din bu mânada aklı reddetmez.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (1028-1041. Beyit)
Alemin yaratılışının sebebi neden Hz. Muhammed Mustafa’dır?
Alemin yaratılışının sebebi neden Hazret-i Muhammed Mustafa aleyhisselatü vesselam’dır? Allah alemi yaratırken kendisinin tanınmaklığı ve bilmekliği için yarattı. İlk yaratı şey Hazret-i Muhammed Mustafa’nın ruhaneti ve nuraneti. Tasavvufun dünya görüşünü ortaya çıkaran asıl unsur o. Muhakkak ki tasavvufun çıkış noktası Allah’ı sevmektir. aşk diyebiliriz.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (1028-1041. Beyit)
Bilinmeyi istemek ve bilmek ne iledir?
Bilinmeyi istemek ve bilmek ne 1iledir? Allah iledir. Bilinmeyi istemek Allah bilinmekliyi istedi. Bilmeyi istemek de Allah’a liyandır. O yüzden bilinmeyi istemek de bilmeyi istemek de ikisi de Allah iledir.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (1028-1041. Beyit)
Bilgiye koşan kişi nasıl bir hale gelir?
Bilgiye koşan kişi, bilgi edinme ve Allah için koşan kişi haline gelir. Bu hale gelmek için bilgi edinmek, amel etmek ve Allah’ın emirlerini yerine getirmek gerekir. Bilgi edinmekle birlikte, Allah’ın emirlerini yerine getirmek, bilgiye koşan kişiye dönüşü sağlar.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (1028-1041. Beyit)
İnsan bilgide fâni olabilir mi?
İnsan bilgide fâni olabilir, ancak bu bilgi Allah’ta fâni olmak anlamına gelir. Bilgi, yaşamak içindir. Din ise din yaşanmak için öğrenilir. Yaşadığınız müddetçe bilgi anlamlıdır, yaşamıyorsanız ise bilgi anlamlı değildir. Bilgiye koşan kişi, Allah’ta fâni olmayı tercih eder.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (1028-1041. Beyit)
Allah’ta fâni olmak ne demektir?
Allah’ta fâni olmak, Allah’ın sevgisi ve emirlerine tamamen bağlı olmak anlamına gelir. Bu, Allah’ın emirlerini yerine getirmek, ona sadakat etmek ve onun yolunu izlemek demektir. Allah’ta fâni olmak, Allah’ın sevgisiyle dolu bir hayat yaşamak anlamına gelir.
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (1028-1041. Beyit)
İslam köleliği yasaklamadı diye?
Yanlış biliyorsunuz. İslam insanları köleleştirmeyi büyük günah kebâri olarak gördü hem. O yüzden hür bir insana köleleştirmek büyük günah kebâri. Yapamazsınız. Bir…
Kaynak: 2020 Soru-Cevap Sohbet — Mesnevî Şerhi (1028-1041. Beyit)
Beyatların tamamı Allah rızası için mi yoksa herhangi bir dünyevi menfaat için mi?
Kuran ve sünnet içerisinde Allah rızası içindir. Sıkıntı da zaten buradadır. Beyatların tamamı Allah rızası için mi yoksa herhangi bir dünyevi menfaat için mi? Dünyavi menfaat için olan beyatlar doğru beyat değildir ve dünyavi fayda sağlamak.
Dünya menfaatleri için yapılan beyatların doğruluğu nedir?
Ve böyle Allah için olmayan beyatlarla da alakalı Hz. Peygamberin Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri’nin hadîs-i şerîf mucibince Cenab-ı Hakk’ın mahşerde onlarla konuşmayacağına dair rivayetler var.
Allah için olmayan beyatların mahşerde konuşulamayacağı nedir?
Böyle olan bir kimse çünkü Allah için olmayan bir beyatta o dünyevi bir menfaati bittiğinde, dünya olarak veya hatta Allah için olanın haricinde bir şeye kavuştuğunda veya onu bulamadığında bu beyatı sarsılır. Sadakat göstermez ona. O yüzden sadakat göstermeyeceği için Allah için beyatlar kabul edilmiş. Ve bu Allah için böyle beyatlar edilmiş eyvallah ama bu beyatta karşı taraf beyat edilen kimse beyatın hakkını, hukukunu, beyatın işlevlerini yerine getirmezse ne olur bu tartışma söz konusu.
Seyyid Kutup’un İslam düşüncesine etkisi nedir?
Evet, Seyyid Kutup ve etrafında ve Seyyid Kutuptan sonra bir kısım böyle unsurlar olmuş. Bir kısım böyle unsurlar da Müslümanların içerisinde yayılmışlar. Ve onlar, bunların içerisinden çıkan bazı gruplar eğer onlardan değilseniz sizi müşrik ve kafir hükmüne sokup bütün herkesi küfür dairesine sürükleyip bırakmışlar. Allah muhafaza eylesin. O yüzden bu tip insanlar olmuş mu? Olmuş. Bu tip insanlar hala da var mı? Var.
Allah’a teslim olmuş mümin demek nedir?
Allah’a teslim olmuş mümin demek cüzi iradesini külli iradeye teslim etmiş, külli iradenin emrine vermiş demektir. Külli irade, ona farz ibadetlerini yerine getir dediği için cüzi iradesiyle farz ibad, ona haramlardan uzak dur dediği için cüzi iradesiyle külli iradenin emrine ayak uydurup bu noktada farzları haramlardan uzak duruyor.
Allah’ın Teâlâ’nın kullara teskiyesi nasıl olur?
Teskiye etmek, onları affetmek, onların gönüllerini hoş etmek. Azad edip hürriyetine kavuşturan topluma karşı nankörlük edip onlardan ayrılan kimse, bu kölelerle alakalı bir kimse köle olarak satılmış, oradaki insanlar para toplamışlar kendi aralarında, onun parasını yatırmışlar, azad etmişler.
Kaynak: Tasavvuf Vakfı Mustafa Özbağ Sohbetleri — 11 Haziran 2020 Soru-Cevap
Resûl-ü Ekrem anne ve babasından veya evladından yüz çevirip uzaklaşanlar kimdir?
Resûl-ü Ekrem anne ve babasından veya evladından yüz çevirip uzaklaşanlar kendisini azad edip hürriyetine kavuşturan, topluma karşı nankörrük edip onlardan ayrılan kimselerdir.
Kaynak: Tasavvuf Vakfı Mustafa Özbağ Sohbetleri — 11 Haziran 2020 Soru-Cevap
Dünyada nereden bir canlının başına kötülük gelse, haksızlık gelse kendi başıma gelmiş gibi acısını hissediyorum, üzülüyorum. Bu hislerim imandan mı?
Benim bu hislerim imandan mı? Eyvallah. Yoksa duygusallıktan mı? Ona da eyvallah. Allah’ın üyesini inşallah. İman ve duygu insana bunu gösterir.
Kaynak: Tasavvuf Vakfı Mustafa Özbağ Sohbetleri — 11 Haziran 2020 Soru-Cevap
Birisi der ki Allah görülür mü?
Bakın görüyormuşçasına yaşamak. Şimdi Körler görmez. Cenab-ı Hak bütün zahir sıfatlarıyla tecelli etmiş. Bütün zahir sıfatlarıyla tecelli etmiş. Sen Allah’ı görmekten nasıl uzaksın? Körsün de o yüzden. Körsün. Allah bütün sıfatlarıyla tecelli etmiş. Allah tanınmaklıktan çünkü tanınmaklık hoşuna gidiyor onun. Öyle olunca demek ki onlar o Allah erleri, o Allah dostları.
Kaynak: Mesnevî Şerîf Şerhi (1061-1066. Beyit) — 2020 Soru-Cevap
Onlar daha da Allah’a yaklaştıkça yaklaşmak, yaklaştıkça yaklaşmak istiyorlar mı?
Daha fazlasını istiyorlar. Ve o yüzden dünya ve dünyanın içindekiler onun gözünde çöp misali. Onlar daha da Allah’a yaklaştıkça yaklaşmak, yaklaştıkça yaklaşmak istiyorlar. Allah bizi onlardan eylesin.
Kaynak: Mesnevî Şerîf Şerhi (1061-1066. Beyit) — 2020 Soru-Cevap
Kim Allah’ı bırakıp da şeytanı dost edinirse şüphesiz o apaçık bir hüsrana düşmüştür?
Demek ki Allah’ın dostlarından başkasını sakın takılma. Allah dostlarının dışında kendine dost edinme. Allah dostlarının, Allah’ın velilerinin dışındaki insanları kendine veli edinme. Nisa ayet 119. Kim Allah’ı bırakıp da şeytanı dost edinirse şüphesiz o apaçık bir hüsrana düşmüştür. O zaman insan Allah dostunu bıraktıysa bil ki şeytan dostuna gitti. Şeytana dost oldu.
Kaynak: Mesnevî Şerîf Şerhi (1061-1066. Beyit) — 2020 Soru-Cevap
Hasta olan müminin nasıl davranması gerekir?
10. Bölüm: Hasta olan mümin kardeşimiz bu durumu nasıl karşılamalı? Hissettirdin diyor. Rahatsızlık kaç safhada Allah muhafaza eylesin. Cümleten ayırılır sohbetler Allah razı olsun. Allah Celle Celaluhu Ennam Söylesi 42. ayette buyuruyor ki And olsun ki senden önceki ümmetlere delçiler gönderdik. Ardından boyun eğsinler diye onlara darlık ve hastalıkla hastalıklara uğrattık. Umarım herkes açık ve net anlamıştır. Bir hadis-i şerifte de Ebu Hureyre Ebu Said radıyallahu anh anladıklarına göre Resulullah aleyhisselatü vesselam şöyle buyurmuştur Mümin kişiye bir ağrı, bir yorgunluk, bir hastalık, bir üzüntü hatta bir ufak tasa isabet edecek olsa Allah onun sebebiyle müminin günahını bir kısmını muafiret eder. Kaynak buhar-i müslüm terimizi. Hasta olan mümin kardeşimiz bu durumu nasıl karşılamalı? İsyan mı etmeli yoksa şükür hamd mı etmeli? Hasta olan bir mümine her zamanına bir mükafat var mı Allah razı olsun. Hastalığı sufiler şifa olarak görürler. O yüzden bizim için hastalık şifadır. Biz isyan etmeden tedavisi mümkün ise tedavisi yolunda devam ederiz. O yüzden hastalık sabredeni, şifa arayeni ve aynı zamanda da hastalığı Allah’tan geldiğini görüp Allah’a hamd edeni her daim sevap vardır. Size ve Rabbime daha yakın olmak için ne yapmamı tavsiye ederseniz kendimi çok boş bir kimse olarak görüyorum. Dua eder misiniz? Yakınlığın yolunu az önce sohbette anlattık. biz Allah’a yakın olana yakınız. Allah’a müminsin inşallah. Seviyormuş gibi yapmak kişiyi hakikate götürebilir mi? Götürmez. onu öyle yazdım. hiç olmazsa seviyormuş gibi yap diye. Hadis-i şerif var ya ağlamasan da ağlıyormuş gibi yap diyor. Hadis-i şerif de ağlayamazsan da ağlıyormuş gibi yap diyor. Günahlarını ağlayamazsan da ağlıyormuş gibi yap diyor. yüzüme ağlıyamazsan da ağlıyormuş gibi yap diyor. yüzünü buruştur. O hadis-i şeriften ilham alarak, diyorum ki hiç olmazsa seviyormuş gibi yap. Sevginin hakikatine ulaşamadın, seviyormuş gibi yap. Allah’ı seviyorum diyor, Allah’a isyan ediyor. Peygamberi seviyorum diyor, sünnet-i seniyyesini terk ediyor. Üstad’ı seviyorum diyor, nasihatini yapmıyor. Kadın eşini seviyorum diyor, olanca hakaret yapıyor. Adam kadını seviyorum diyor, olanca hakaret yapıyor. Çocuk anne babayı seviyorum diyor, olanca isyan yapıyor. Anne baba çocuğunu seviyorum diyor, olanca yanlışlıkları öğretiyor ona. Bu sevginin hakikatine erememekten kaynaklanıyor. Biz seviyoruz dediğimiz kimseyi gömüyoruz. Seviyoruz dediğimiz kimseye hakaret, laf, küf, of havada uçuşuyor. Eğitimi bu, ahlakı bu, çapı bu, düzeyi bu. Ona bir laf cevap versen bir tane laf ekliyor sana. Ha evet, o zaman ne yapacaksın? Tavsiye, seviyormuş gibi yap. Sen senin sevginin hakikatine ergen yok. Seviyormuş gibi yap. Allah’a karşı, Allah sana rahmet eder, bereket eder, lütfeder. Der ki ya hiç olmazsa seviyormuş gibi yap. Hakikatte sevebilmenin cüz iradeden ayrı mutlak kaderdeki yeri nedir? Siz cüz iradenizden sorumlusunuz. Siz külli iradeyle ne işiniz var? bütün herkes külli iradeyi merak ediyor. Cüz iradeni bitirdin de külli iradem geçtin. Cüz iradenle sen Allah yoluna gir. Cüz iradenle sen sevmeye çalış. Cüz iradenle sen iyilik yapmaya çalış. Cüz iradenle sen dilindeki kötülükleri at. Çünkü dilindeki kötü sözler kalbinden gelen şeyler. Kalpte kötülük bulunursa dile kötülük vuracak. E sen nerede cüz iradenin, sen daha kendi cüz iradene sahip değilsin. Kendi cüz iradene sahip olmuş olsan senin elinden, dilinden, gözünden kötülük çıkmayacak. E çıkıyorsa sen cüz iradenin o zaman hükmetmiş değilsin. Allah bizi affetsin. Muhabbeti beslemenin, büyütmenin bir yolu var mı? Var tabi. Yoksa bu yalnızca Allah’ın lütfu ile mi olur? bunu biz o zaman hiç bizim dahlimiz kalmadı. İmtihanımız da kalmadı. Biz cebriyeci miyiz? Ve biz kadriyeci miyiz? Biz iyi, güzel, hoş olan şeyleri severiz. Kur’ân ve sünnetin içerisinde olan şeyleri sever, muhabbet besleriz. Kur’ân ve sünnetin ne hiyettiği şeyleri de atarız. Seviyor muş gibi yapmak bile bu kadar güzelse sevmek kim bilir nasıl müthiş bir şeydir. Müthiş ki muhteşem. Muhteşem ki muhteşem. Allah cümlenize ve cümlemize Allah sevgisini, Resulullah sevgisini, Üstad sevgisini, vatan sevgisini, millet sevgisini, eş sevgisini, çocuk sevgisini, arkadaş sevgisini, dost sevgisini bahşetsin inşallah. Bir zâkir ya da çavuş hata yaptığını düşündüğü derviş kardeşini nasıl uyarmalı? Din nasihattır, din nasihattır, din nasihattır. Ama herkesin içinde değil. İnsanları utandırmayın, insanlar bu noktada hedef tahtasına koymayın. Birisine özel bir nasihatınız olacaksa çekin kendine nasihat edin. Ben şimdi umuma nasihat ediyorum. Birisi kalkıyor, sohbeti bana iyi, efendim sohbeti bana mı söyledi? Canım kardeşim, ben sana söyledim, ne yapacaksın? Bu sohbetteki her şey bana dedi. İyi, sana ne yapacaksın? Kendini düzelt o zaman. Evet, biz de soruların üzerinden, sohbetin üzerinden, kardeşlerin üzerinde nasihat ediyoruz. Bizim de işimiz bu. O adam ben miydim, o kadın ben miydim, o kimse ben miydim? Sen din. Evet, sen din. Neden yapıyoruz bu sohbeti? Birilerini talif etmek için değil. İnsanlara nasihat etmek için, dinleyen kardeşlerimize, sözümüzü dinleyenlere nasihatımız. Sözümüzü dinleyenlere, kardeşlerimize, biz de kardeşlik bağıyla bağlanan kardeşlere, dinleyen kimselere, kabullenen kimselere nasihatımız. Kabul etmeyeceksin, dinleme kardeşim, çok basit. Dinlemek zorunda değilsin, hür herkes. Ama kardeşlik bağıyla bağlandıysan, dinleyeceksin. Yapmayacaksın. Yapmayın dediklerimizi de yapmayacaksın. O zaman nasıl uyaracağız? Evet, bir özel bir şeyse, bir şahsa ait bir şeyse davet ederiz. Onun veya yanına gideriz. Kardeşim böyle böyle yapma bak bunları. Bunlar hem kendine zarar hem kardeşlerimize zarar hem yolumuza zarar diye söyleriz. Bir kardeşi toplum içerisinde böyle direk sen böyle yapıyorsun bunu böyle yapma demek adap Erkan değildir. Bazen Üstadlar bazı kimselerin üzerine bunu yaparlar. bunun da ölçüsü Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri filancayla selamı sabahı kesin dedi iki kişiyle üç kişiyle alakalı. Onlar cihada gitmekte gevşeklik göstermişlerdi. Bu sadece Üstadlara aittir. Üstad derse ki filancayla selamı sabahı kesin kesilir. Ve hatta bir şey açıklarsa açıklar söylerse söyler geri kalan hiç kimse bunu yapamaz. Herkesin içerisinde ifşaalanıp gururu kırılan kardeşler zamanla dergahda ve derslerden uzaklaşıyorlar doğru.
Kaynak: Mesnevî Şerîf Şerhi (1061-1066. Beyit) — 2020 Soru-Cevap
İslam’ın temel ilkeleri neden önemlidir?
İslam’ın temel ilkeleri, özellikle namaz, oruç, zekat, hac, zikir, tasavvuf, ahlak ve edep, nefis terbiyesi, mürşid-i kamil, veliler, rüya, aşk ve sevgi, aile ve evlilik, günlük hayat, bid’at ve hurafe, kuran ve sünnet, ilim, fıkıh, dervişlik, sabır ve tevekkül, ölüm ve ahiret, şifa ve dua, kader, şeytan ve vesvese gibi konuları içerir. Bu ilkeler, İslam’ın temel öğelerini ve bu öğelerin uygulanmasıyla ilgili eleştiriler ve uyarılar içerir. Metin, özellikle namazın önemini vurgularken, münafıklık, kader, şeytan ve vesvese gibi kavramlarla ilgili uyarılar da içerir. Ayrıca, metin, İslam’ın temel ilkelerini ve bu ilkelerin uygulanmasıyla ilgili eleştirileri de içerir.
Kaynak: Mesnevî Şerîf Şerhi (1066-1075. Beyit) — 2020 Soru-Cevap
Takva nasıl günlük yaşantıda tecelliyat gösterir?
Takva Allah’tan korkmaktır ama günlük yaşantıda o Allah’tan korkmanın insanın üzerindeki tecelliyatı yine hadîs-i şerîf üzerinden gidersek hiç kimseye zarar vermemektir. Hadis-i şerifte sizin en hayırlığınız etrafına en az zarar vereninizdir. Yine hadis-i şerifte sizin en hayırlığınız etrafına en fazla faydası dokunanınızdır.
Salt sevgi nedir?
Salt sevgi, Allah-u Teâlâ bizi sevdi. Biz hiçbir şey yapmadan sevdi. Neden sevmesin ki sonradan? Sonsuza kadar sevmez mi? Sevdiyse sever zaten. Allah’tan bize gelen bu salt sevgi, bu samimiyetle de aynı şey olamaz mı? Aynı şey.
İslam’da adalet, özgürlük ve eşit yaşam hakkının sırası nedir?
O yüzden İslam önce adaletin, sonra özgürlüğün, sonra bu noktada insanların birbirlerinin eşit yaşam hakkının üzerine, bunun üzerine daha konuşulur. Kuruludur. 11. sayfa devam diyoruz. Hakkınızı helal edin. Güzel bir soru ve sohbet silsilesi oluyor. İnşallah biz de faydalanıyoruz.
Allah’ın zikreden günahı, kusur ve hatalını, suçluluğun günahı neden bulunduğu kesteden Allah’a terk etmesin?
Allah’ın zikreden günahı, kusur ve hatalini, suçluluğun günahı bulunduğu kesteden, Allah’a terk etmesin. Selam.
Kaynak: Gelibolu Mevlevîhânesi Mesnevî Sohbeti — 27 Ekim 2019: Kendi Cinsinden Olana Kat
Peygamberi günahkâr gösterenlere küfür hükmü nedir?
Peygamberi günahkâr gösterenlere küfür hükmü, peygamberi günahkâr gösterenlere karşı küfür (inkar) hükmüdür. Bu hükm, peygamberi günahkâr gösterenlere karşı inkar edilmesi gerektiğini belirtir.
Siyasetin tanımı nedir?
Siyaset bir yönüyle en iyinin araştırılması. Olan ile olması gerekir. Arasındaki karşılıklılar Üzerinde siyaset felsefesinin inşa edildiği etik bir paradigmayı belirlemektir.
Kaynak: 4. Siyasal İslâm: İbn-i Haldûn’da Siyasetin Tanımı, Aklî ve Dînî Siyaset Tasnifi
İbn-i Haldûn’un siyasetin tanımını nasıl açıklıyor?
İbn-i Haldûn’a göre insan yaratılış gereği nedenindir. Insan için sosyal hayat tabii bir ihtiyaçtır. Düşünüp mukademede devlet kelimesinin yerine mülk kavramını alırız. İbn-i Haldûn siyaseti iki kategori belirledir.
Kaynak: 4. Siyasal İslâm: İbn-i Haldûn’da Siyasetin Tanımı, Aklî ve Dînî Siyaset Tasnifi
Aklî ve dînî siyaset nasıl tanımlanır?
Bir ahli siyasi, siyasi otoritenin uyguladığı kanunlarının bir devletin ineri gelenleri akıl ve basire sahibi kimseler tarafından konulması halinde ahli esas alana bir temelere dayanan bir siyasi rejim mutfeti çıkar ki bu ahli siyasette siyaseti ahliye. Yeni siyasi siyasi otoritenin uyguladığı kanunlarının bir peygamber aracılığı ile tanrı tarafından belirlenen kanunlar olması halindeki kısım dini siyaseti siyaseti dini.
Kaynak: 4. Siyasal İslâm: İbn-i Haldûn’da Siyasetin Tanımı, Aklî ve Dînî Siyaset Tasnifi
İbn-i Haldûn’a göre siyasetin iki şekli nedir?
Ona göre bunlardan biri genel olarak halkın çıkarlarını ön bölümüne olan yöneticinin çıkarları ise bunlara bağlı olarak gözeten idare şeklidir. Bura da önemli olan halkın çıkarı yanında devletin devletçi akımından sağlam bir idare şeklini oluşturmakta. Bu idare şeklini hikmet ve akla dayanın bir idare şekli olarak bir temel bir ve meskur idare şeklini Farslıların idareli.
Kaynak: 4. Siyasal İslâm: İbn-i Haldûn’da Siyasetin Tanımı, Aklî ve Dînî Siyaset Tasnifi
İbn-i Haldûn’a göre dini siyasetin üstünlüğü nereden kaynaklanır?
Bilme halkın aklı siyasetin iki şekli ve dini siyaseti değerleri bakımdan ele almak ve bu kıyaslamada dini siyaseti daha üstün olduğu sonucuna ulaşır. Bilme halkında siyasi otektir meşhur teklif yapar.
Kaynak: 4. Siyasal İslâm: İbn-i Haldûn’da Siyasetin Tanımı, Aklî ve Dînî Siyaset Tasnifi
Siyasetin iki şekli neden önemlidir?
Evet. Şimdi baştan anınızı ederek elde edeyim. Siyaset bir yönüyle en iyinin Susmak güzel bir şekil. Sufiler susmanın üzerine büyük analizlerle etmişler. Bu yüzden susmayı ibadetten saymışlar. Öylesine ki konuşmayı hele bir büyüğünün yanında konuşmayı çok büyük edepsizlik olarak ölmüşler.
Kaynak: 4. Siyasal İslâm: İbn-i Haldûn’da Siyasetin Tanımı, Aklî ve Dînî Siyaset Tasnifi
Dinlemek neden bir erdemdir?
O yüzden biz ne yazık ki elinden her türlü kitabı alınmış, okumaktan uzaklaştırılmış topluluklar, bütün dünya insanlığı olarak. Bütün dünya insanlığı olarak sadece Müslümanlara ait değil. Ortodokslarda ve Katariklerde veya protestanlarda dini kitapları okumazlar. Orada dini de bir tek onların tabiriyle pavazlar bilir, hahamlar bilir, normal hava da bilmez değil.
Kaynak: 4. Siyasal İslâm: İbn-i Haldûn’da Siyasetin Tanımı, Aklî ve Dînî Siyaset Tasnifi
Dinlemeyen bir kimse neden rahatsız eder?
O yüzden dinlemek erdemliliktir. Hoşunuza gitmiyorsan dinlemezseniz, müsaade edersiniz, çekirirsiniz, gidersiniz. Veya dinlemek istemiyorsanız. Bunda bir sıkıntı yok. Zorluk kimse kimseyi dinle. Tek değil. Ama dinlemek istemeyen kimse dinleyenleri rahatsız etme hakkına sahip değil.
Kaynak: 4. Siyasal İslâm: İbn-i Haldûn’da Siyasetin Tanımı, Aklî ve Dînî Siyaset Tasnifi
Siyasetin tanımı neden demokrasi ile ilişkilendirilir?
Siyaset bu noktada evin araştırılması olarak görüyorsak evet iyi niyet noktasında güzel bir şey. Ama baktığımızda iki bin yıllık, üç bin yıllık siyasi tarihe genel olarak insanlar en iyi araştırmamışlar. Siyasi siyaseti hep kendi heva hevesleri ve güçleri için kullanılmışlar.
Kaynak: 4. Siyasal İslâm: İbn-i Haldûn’da Siyasetin Tanımı, Aklî ve Dînî Siyaset Tasnifi
Siyasi güç savaşının kötü kullanımı neden önemlidir?
Bugün de dünya üzerindeki siyaset ve siyasi oluşum insanların güç elde etme savaşı haline gelmiş. Siyaset insanları en iyiye doğru götürme mesleği veya en iyi araştırma felsefesi noktasında değil. Benim kendimce tespitlerim bunlar.
Kaynak: 4. Siyasal İslâm: İbn-i Haldûn’da Siyasetin Tanımı, Aklî ve Dînî Siyaset Tasnifi