Giriş: Rüyâ Hadîsleri ve 46 Cüz Kavramı
Selamünaleyküm! Allah gecenizi hayırlı eylesin inşallah. Cenâb-ı Hak ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Rabbim bu sıkıntılı zamanlarda inşallah genişliğini de yanında halketmiştir. Cümle ümmet-i Muhammed’i ve ülkemizdeki insanları genişlesin. İnşallah bu virüs imtihanından da ülkemizi, milletimizi ve dünya insanlarını inşallah selametli bir şekilde düzlüğe çıkarsın. Kıymetli dostlar, kıymetli kardeşler, ben tabi Perşembe günü, Cumartesi günkü İslâm’da siyasetle alakalı konuyu devam edeceğimizi söylemiştim. Ama malum bu bütün WhatsApp’ta sosyal medyada dolaşan bir hanımefendinin Hazret-i Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin rüyasında görüp, bu suma kullansınlar diye ardından tekrar bir daha rüyasında ikaz edilip bir daha bunu neden söylemiyorsun?
Rüya Hakkında
Dönülüp, o zannediyorum bir cami imamı, o rüyayı yazıp sosyal medyada paylaştıktan sonra, böyle bir ya cahilliklerinden ya da din düşmanlıklarından, ya kafirliklerinden, ya münafıklıklarından, ya da mürtetliklerinden ya da gerçekten dine, imana küfretmek için, dine, imana hakaret etmek için hazırda bekleyen o ordu hızla bunun üzerinden yine din düşmanlığı, İslâm düşmanlığı, Peygamber düşmanlığı yaptılar. Bu böyle yoğun bir şekilde devam edince, kimisi alay etti, kimisi dalga geçti, kimisi inkâr etti, kimisi olmaz böyle bir şey dedi. Ve bunun içerisinde kendilerini bilim insanı olarak takdim edenler, bunun içerisinde kendisini dini bir şahsiyet, dini bir kimlik olarak kendilerini takdim edenler, bunun içerisinde sözümün başında söylediğim gibi cahili, münafı, kafiri, mürtedi bunlar da vardı.
O yüzden bu geceki sohbeti rüya olarak belirledik. Rüya var mı, yok mu, ne kadarı gerçek ne kadarı değil, tarih boyunca ne olmuş, rüyayla alakalı âyet-i kerimeler var mı, hadisler var mı, dilimizin döndüğünce, bilgimizin yettiğince bu konuyla alakalı sohbet edelim istedik. O yüzden tabiri caizse bildiklerimizi kendimizce aktarmaya uygun gördük. Rüya tarih boyunca hep ola gelmiş Adem’den itibaren. İnsanlar maddi et yığını değil, et yığını olmayınca insanların manevi yönü de var. O manevi yönü olunca kendi metafizikleri de var. Metafizikleri olunca insan sadece et yanından olmadığından dolayı o yaratıldığından beri hep rüya görmüş, rüya görenler olmuş. Rüya görenler ve rüya olduğu müddetçe rüyayı tevil edenler de olmuş.
Peygamberlerden İbrahim aleyhisselamın rüyası var. Yusuf aleyhisselamın rüyası var. Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin rüyası var. Bunun tarihi vesikalara baktığımızda ta asurlulara kadar rüyalar var, yazılı. Asurlulardan yazılmış olan tabletlere geçirilmiş rüyalar var iki yüze yakın. Ve ne rüya görülürse neye tabir olunur diye rüyalar var. Normalde baktığımızda helenistik çağ, Aristo rüyayı sonuçta kendince bir ilim kapısı olarak görmüş. O yüzden tarih boyunca insanlar rüyalarla ilgilenmişler, rüyaların üzerine yoğunlaşmışlar. Ama din şemsiyesi olmadan da rüyalar zaman zaman insanlara yol göstermiş. Zaman zaman insanların ne yapacaklarına şaşkın bir şekilde kaldıklarında, ne yapacaklarına karar vermediklerinde rüyalar onlara bir yol göstermiş.
Sadece maddi olgular, maddi bilgiler yetmemiş. Sadece insanların o güne kadar sahip oldukları bilgiler yetmemiş. Öyle olunca rüyalar önem arz etmiş, ehemmiyet arz etmiş. Rüya olunca tabi ona bir de tevil lazım. Çünkü tarih boyunca bütün herkes bilir rüyada görülen objelerin normalde tevilleri farklıdır. sütün ilme tevil edildiği gibi. Şimdi tabi biz bu meseleye böyle giriş yaptıktan sonra rüyanın İslâm dünyasındaki yerine rüya bu noktada bizi ne kadar bağlıyo ne kadar bağlamıyo. Bununla alakalı hadîs-i şevirler, âyet-i kerimeler bunlardan küçük küçük inşallah sıkmadan sıkılmadan bahsetmeye çalışacağız. Bu normalde sohbetin başlangıcında bir hadîs-i şerîf var. Rüyayı böyle tamamiyetle hemen hemen açıklayan Ebu Hürriyere naklediyor.
Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri şöyle buyurdu. Kıyamet zamanı yaklaşınca müminlerin rüyası hiç yalan çıkmayacaktır. Rüyası en doğru olanlar sözü en doğru olanlardır. Müslümanın rüyası Peygamberliğin 46’da biridir. Rüya 3 çeşitleri. Salih rüya ki Allah’tan kuluna bir müjdedir. Şeytanın üzüntü vermesi şeklindeki kabuslu rüya ve insanın günlük yaşantısını zihnini meşgul eden şeylerden kaynaklanan rüya. Sizden biriniz hoşlanmadığı bir rüya görürse kalksın, sol tarafına tükürsün ve o rüyayı insanlara anlatmasın. Başka bir rivayette de sol tarafına tükürsün. اَنْ زُبِ اللّٰهِ مِنَ شَيْطَانُ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنُ الرَّحِيمِ Desin diye başka bir rivayette de böyle bir hadîs var.
Ve Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri Bu hadîs şerife devam etti. Rüyada ayaklara vurulan zinciri severim. Boyunlara geçirilen zincirden hoşlanmam. Bu rüyayı böyle söyledikten sonra kendisi kendi rüyasını tevil etti. Dedi ki, ayaklara vurulan zincir dinde sabahat anlamına gelir. Demek ki ayaklara vurulan zincir dinde sabahat anlamına gelir. Ama boyunlara geçirilen zincir demek ki dinde sabahat anlamına gelmiyor. Bu hadîs şerifi Buhârî Müslim terimizi nakletmiş. Kıymetli dostlar, demek ki kıyamet zamanı yaklaştıkça müminin rüyası hiç yalan çıkmayacaktır. Bu hadîs şerif bize kıyamete yakın salih insanların gördüğü salih rüyaların normalde gerçeğinin çıkacağı, bu noktada yalancı olmayacağına dair bir delildir.
Dini literatüre bakınca bu hadîs şeriften hareket ederekten rüyayı bu noktada üçe ayırmışlar. Bir Rahmani rüya veya salih rüyalar olarak da normalde nitelendirebileceğimiz bazı eserlerde rüyayı sadıka veya rüyayı salihada denilen bu rüyalar mübeşşirattan kabul edilmiş. Ve Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin bu manada mübeşşiratı, insanın metafizik âlemle olan ilişkisi ve oradan aldığı müjdelici işaretler olarak nitelendirebiliriz. Çünkü mübeşşirat müjdelici işaretler manasında. Öyle olunca Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleriyle beraber peygamberlik son buldu çünkü. Yine başka bir hadîs şerifte İmam Malik, pardon Enes bin Malik nakleder bu hadîs şerifi. Risalet ve nübüvvet sona ermiştir.
Benden sonra ne resul ne de nebi gelmeyecektir. Bu haber Müslümanlara zor gelince Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri fakat sevindirici, müjdelici şeyler vardır buyurdu. Ashab, ey Allah’ın Resulü bu sevindirici şeyler nelerdir deyince Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri şöyle buyurdu. Müslümanın rüyasıdır. Bu rüya Peygamberliğin bir parçasıdır. Başka rivayette de Peygamberliğin 46 parçasından 46 bölümünden bir bölümdür olarak nitelendirir Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri. O yüzden müminlerin görmüş olduğu salih kimselerin görmüş olduğu rüya Peygamberliğin 46 cüzünden bir cüz. Yine sahihi buharide geçer bu. Normadi hadîs-i şerifte Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri doğru ve güzel rüya Allah tarafındandır.
Allah tarafından gelen bir telkin, Allah tarafından gelen bir öğreti, Allah tarafından gelen bir ilhâm, Allah tarafından gelen bir müjdedir. O yüzden yine Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri hulüm de şeytandandır diyor. Hulüm biraz böyle kabus gibi, hayali bir şey. O hulüm de şeytandandır. O zaman normalde kişi düşünce şeytanı bir hayal gördüğünde uyanınca şeytanın şerrinden Allah’a sınsın. Ön zübillâhümine şeytanın recimdesin ve sol tarafına tükürsün. Bu suretle o rüya sahibine zarar vermez diye buyurur hadîs-i şerifte. O yüzden demek ki o hulüm denilen şey şeytani hayali bir şey. Onun gerçeği yok, onun aslı astarı yok. Ama öbür salih rüyalar Allah’tan gelen, Allah tarafından gelen mübarek rüyalardır, müteşâbih’tendir.
O yüzden o rüyalar kaide değerdir, o rüyalar önemlidir.
Salih Rüyâ, Hulüm ve Tevil Ehli
Biz o rüyaları es geçemeyiz, o rüyaları biz reddedemeyiz. Allah’tan gelen bir rüyayı, iyi bir rüyayı muhakkak ki biz değerlendirmemiz gerekir. Bir işarettir, bir ilimdir, bir bilinmeyenin bilinmesi gibi bir şeydir. O yüzden muhakkak ve muhakkak salih rüyalar tarih boyunca öne marz etmiştir. O yüzden salih rüyalara karşı gelmek, salih rüyaları reddetmek, salih rüyaları kabul etmemek Allah muhafaza eylesin. 46 rüyayı bu noktada tamamiyetle reddetmek, peygamberliğin 46 cüzünden bir cüzünü reddetmektir ki insanı küfre götürür. Rabbim muhafaza eylesin. Çünkü yine başka bir hadîs-i şerifte yine Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem azretleri salih rüya nümvetin 46 cüzünden bir cüzdür diye buyurmuş bu haride.
O yüzden bunun değişik rivayetleri vardır. Üç aşağı beş yukarı hepsi de bu rivayetler salih rüyanın peygamberliğin 46 cüzünden bir cüz olarak belirlenmiştir. Ve mübeşşirat normalde denmesi sevindirici salih rüya, müjdeleyici demek. Bunu tabi Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem azreleri az önce benden sonra ne bir resul ne de bir peygamber ne de bir nebi gelmeyecektir deyince sahâbe başka bir rivayette üzülüyorlar. Diyorlar ki ya Resulallah nice olur bu ümmetin hali, bu ümmet ne hale gelir? Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem azreleri ondan sonra diyor ki ama mübeşşirat kapısı açıktır. O zaman diyorlar ya Resulallah mübeşşirat kapısı nedir? Salih insanların gördüğü salih rüyalardır diyor.
O zaman salih insanların görmüş olduğu o salih rüyalar her daim mübeşşirat kapısı olmuş ve her daim ümmet-i Muhammed için muhakkak ve muhakkak reddedilmeyecek olan rüyalar olmuş. Şimdi o bayan kardeşimiz her kim ise rüyasında Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerini gördüğünü söylüyor. Bir kimse o bayan kardeşimizi tanıyor olsa mesela o böyle yalancılığıyla meşhur bir kadın olmuş olsa ya bunun da rüyası yalan olabilir deyip kâle almaya bilir. Mesela bir kimse yalancılığıyla meşhur ise ve hatta bir kimse günah kebarinin içerisinde girip o günah kebarıyla meşhur ise diğer insanlar onun rüyasına bakın rüyaya değil onun rüyasına itibar etmeyebilirler. Ama Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin görülen rüya sahihtir, gerçektir.
Çünkü yine hadîs-i şerifte Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri hem buharı hem Tirmizî bunu normalde nakletmiş bu hadîs-i şerifi. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri şöyle buyurmuş rüyasında beni gören gerçekten beni görmüştür çünkü şeytân benim şeklime giremez diye buyurur. O yüzden bir kimse Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin rüyasında gördüyse o gerçekte görmüş gibidir. Çünkü Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin şekline şemaline şeytân giremez. Cinni taifesi giremez. Hiç kimse onun şekline ve şemaline giremez. ben peygamberim diyemez. Ama bir mübarek zat bir Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin suretinde bir o zat suretinde görüldüyse o zatın bir velî olduğuna delildir.
Mübarek bir kimse olduğuna delildir. Onun da şekline şemaline şeytanın giremeyeceğine delildir. Bunlar sûfîler için önemli şeydir. O yüzden normalde sûfîler mesela böyle bir mübarek zatın böyle bir velî zatın hem bir taraftan peygamber bir taraftan o kendisi şahsı sahsının fiziki göründüğü zaman rüyada onun şeklinin şemaline peygamberin şeytanın giremeyeceğine inanırlar. O yüzden rüyada Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerini görmek haktır ve gördüğü rüyada sahihtir. Ve rüyanın durumuna konumuna göre yeniden tevhile edilmesi gerekir mi? Evet. Rüyanın konumuna göre tevhile muhtaç mıdır? Evet. Zaten başka bir hadîs-i şerifte de Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri siz rüyalarınızı salih kimselere anlatınız buyurmuş.
O yüzden rüyalar ancak salih kimselere anlatılır. Ehli Tasavvuf bu noktada rüyalarını üstadlarına anlatmayı yeylemişler veya üstadının tayin ettiği belirttiği, beyan ettiği, söylediği kimselere rüyalarını anlatılmasını kabul etmişler. Mesela üstadı dediyse rüyanızı filanca kimseye anlatın o tevil etsin diye ondan başkasına bir rüya anlatılmaz rüya anlatılmaması gerekir. Çünkü başka bir hadîs-i şerifte de Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri rüya semada bulut gibidir. Nasıl tevil edilirse öyle tecellî eder buyurmuş. O yüzden rüyayı tevil edenlerin bu konuda bir ilimleri olması gerekir. Cenab-ı Hakk’ın ona bir ilim vermesi gerekir. Çünkü rüya tevvili direk Cenab-ı Hakk’ın o kulun kalbine vermiş olduğu ilhamla alakalıdır.
O rüyayı dinleyen, rüyayı tevil edecek olan bir kimsenin kalbine ilhâm gelmesi gerekir. Rüyayla alakalı ki o kimse rüyayı tevil etsin. Eğer onun kalbine bir ilhâm gelmiyorsa ve kalbine ilhâm gelmekten uzak bir kimse ise o kimsenin rüya tevil etmesi hoş karşılanmamış. Rivaet edilir yine hadîs kitaplarında. Bir gün bir kadının birisi Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretinin huzuruna çıkar ve der ki ”Ya Resulallah bu gece rüyanda salallahu aleyhi ve selleme der ki böyle böyle evimin direğinin yıkıldığını gördüm.” der. Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretine o kadına sorar ”Kocan neredeki?” der. O kadında der ki ”Ya Resulallah seyahate çıktığı ticaret için mal almaya gitti.
İnşallah sağ salim kârlı bir şekilde dönecek.” der. Ve gerçekten de o kimse sağ salim kârlı bir şekilde Medîne’ye, Münevvere’ye döner. Kârlı bir şekilde hayatını devam ettirmeye başlar. Zaman gelir yine o kimse ticaret için yine yola çıkar. Yine bir müddet sonra kadın koşa koşa yine Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretinin huzuruna geliyordur ki Hazret-i Ebu Bekir Efendimiz radıllahu anh hazretleri oradadır. Der ki ona ”Ne oldu? Bu telaşin ne?” der ki ”Rüyam gördüm, onu tevil ettirecektim.” O da der ki ”Anlat, anlat” deyince o da aynı şekilde rüyasını anlatır. Yine kadın aynı şekilde rüya görmüştür. Yine evinin direğinin çöktüğünü yıkıldığını görmüştür. Hazret-i Ebu Bekir Efendimiz der ki ”Kocan nerede?” O da der ki ”Ticaret için gitmişti.
İnna lillah, inna elehi racûn. Kocanın ölüm haberini alacaksın.” der. Kadın Feryat Figan Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretinin huzuruna gelir ve ona rüyayı anlatır. Hazret-i Peygamber der ki sallallâhu aleyhi ve sellem ”Sen bu rüyanın bu başkasını anlattın mı?” der. O da Ebu Bekir anlattım ya Resulallah der. Hazret-i Ebu Bekir Efendimiz’e döner neyle tevil ettinler? O da der ki ”İnna lillah, inna elehi racûn. Kocasının öleceğine işaret buyurdum.” der. ”Ya Ebu Bekir keşke hayreye olsaydın.” der. Ve kadına der ki ”Evet kocanın ölüm haberini alacaksın.” der. Buradan da rüyayı tevil eden bir mürşid-i kamil ise onun tevili ile mürşid-i kamil olmayanın tevilinin arasındaki fark ortaya çıkar.
O yüzden rüyalarınızı bir mürşid-i kamile tevil ettirmeye ve hatta bir mürşid-i kamilin işaret ettiği kimseye tevil ettirmeye kalkan sebep. Çünkü rüyaların hepsi de rumuzudur, işaretlidir. Rüyada gördüğünüz bir cisim ve hatta bir vücut bulmuş bir şey gerçekte başka bir şeye, başka bir hale tevil edilir. Miraj’dan önce Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretlerine Miraj’da süt ve şerbet ikram etti ya, o sütü tercih etti. Sütü tercih edince Hazret-i Cebrâil aleyhisselâm dedi ki ”Süt ilimdir. Şarabı tercih etmiş olsaydın ümmetin zevk-i sehvaya dalacaktı.” dedi. Bakın manada metafizik alemde süt ilme tevil edildi. Oradaki şarap ise zevk-i sehvaya hevaya tevil edildi. O yüzden Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri bu noktada sütü ilme tevil etmiştir.
Bir hadîs-i şerifte yine uyurken rüyamda bana süt getirildi, ondan içtim, fazlasını Ömer bin Hattab’a verdim.
Süt-İlim Tevili ve Âişe Rıvâyeti
Ashab dedi ki ”Bunun yorumunu nasıl yaptın?” dediler. Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri ”İlimdir” buyurdular. Bu hadîs-i şerifi de Dârimî ve Buhârî’de geçer bu hadîs-i şerifi. Aynı zamanda da Trimizi nakleder. Demek ki süt bu manada ilme tevil edilmiş. Bakın bir kimse rüyasında ona süt içerilirse, mü’min bir kimse ama rüyasında ona süt içerilirse, rüyasına ona süt ikram edilir de o da sütü içerse onun nedir? İlmini onun tevil edilir. Yine mesela Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri buyuruyor, diyor ki ”Rüyamda insanların bana arz edildiklerini gördüm. Üzerlerinde gömlekler vardı. Kiminin gömleği memelerine kadar, kimisi daha aşağılar kadar. Ömer’in gömleği ise çok uzun olup eteklerini yere değmemesi için çekiyordu.” Ashab da bunun yorumunu sordu yine.
Dedi ki ”Ya Resulallah bunun yorumu nedir?” Yine Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri bunun yorumunu dindarlıkla yorumladı. Demek ki dini bütün olan, dini yaşantısı, dini hayatı tam olanların elbiseleri uzun ve onların cübbeleri uzun. Eğer dini hayat tam değilse onların elbiseleri kısa, onların elbiselerinin kısalığı da dini hayatlarının kısalığının ve uzunluğuna bağlandı. O yüzden Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri kendi sağlığında, kendi gördüğü rüyaları da yorumlar. Normalde başkalarının rüyalarında yorumlardı. Bir gün yine Ebu Bekir radıyallahu anh hazretleri naklediyor bunu. Rivayete göre bir gün Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri ”Rüya göreniniz var mı?” diye sordu.
Bir adam ”Ben gördüm” dedi ve şöyle anlattı. ”Sanki bir terazi gökten indi. Sen ve Ebu Bekir tartıldınız. Sen Ebu Bekir’den ağır geldin. Sonra Ebu Bekir ile Ömer tartıldı. Ebu Bekir ağır geldi. Sonra Ömer ve Osman tartıldılar. Ömer ağır geldi. Sonra terazi kaldırıldı. Bunun üzerinde Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri’nin yüzünde hoşnuzsuzluk eseri gördük.” diye buyurdu. Demek ki Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri ashabına sorardı rüya göreniniz var mı diye. Ve ashab da içlerinden rüya görenler var ise rüyalarını anlatırdı. Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri tevil etmediği hoşnuzsuz rüyaları tevil etmezdi. Hoşlanmadı veya tevil noktasında sıkıntılı olan rüyaları tevil etmezdi.
O yüzden rüya tevil edecek olan bir kimseye illa ki rüyamın manası ne diye sıkıştırılmaz. Rüyanı anlatırsın, o tevil ederse tevil eder, tevil etmezse hayırlısı olsun derse hayırlı olsun, hayırlısı olsun der yürür gidersin. Şimdi insanlarımız öyle değil illa ki rüyanın teviline, illa ki rüyanın teviline. Kardeşim sünnet-i seneyi bilmiyorsunuz, sünnet-i seneye göre normalde rüya tevil edilmezse edilmez. Hele sûfî terbiye de bir dervişin, bir sufinin üstadına rüyamın teviline benim bu rüyamı tevil eder misin? Yok rüyamı tevil edeceksen anlatacağım, tevil etmezsen anlatmayayım. Bu tip şeyler küstahça sözlerdir. Bunlar bir üstada söylenecek sözler değildir. Bunlar bir üstada yapılacak olan yakırtılar değildir.
Rüyam var dersin, dinlerse dinler dinlemezse dinlemez, tevil ederse eder, tevil etmezse etmez, sen rüyanı kendi kafandan tevil etmezsin. Şimdi insanlar her şeyin alimi ya, normalde bütün her, hep bunu sohbetlerde anlatıyorum, herkes her şeyi çok biliyor. Müslüman dünyada o kadar ki herkes her şeyi çok biliyor. Rüyayı da çok biliyorlar, rüya tevilini de çok biliyorlar. Bir hacı anneleri var, bir hacı teyzeleri var, bir hacı babaları var, muhakkak rüyaları onlara anlatırlar. Ve hatta rüyasını kızını anlatacak, kocasını anlatacak, etrafını anlatacak. Rüyasıyla hava atması lazım onun. Rüyayla kendisine bir kimlik, bir kategori, bir seviye belirlemesi lazım. Böyle enteresan bir noktaya geldi insanlar.
Kıymetli dostlar, rüya tevil edecek olan kimseyi rüyamı tevil eder misin diye sormana gerek yok. Sorma. illa ki et diye sıkıştırma. Rüyayı tevil ediyorsa etsin, etmiyorsa etmesin. Bakın Hazret-i Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri daha iyi, rüya eğer hoşuna gitmezse tevil etmezdi. Mesela Hazret-i Ebû Bekir tartıldı, Ömer tartıldı, Osman tartıldı, sonra terazi ortadan kalktı. Örneğin, bu rüyanın tevili bence malum ama ben dahi Hazret-i Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin sustuğu, tevil etmediği rüyayı tevil etmek küstahlığında bulunmam. Bulunulmaması lazım. Asla, neden? Hazret-i Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri bu konuda susmuş. Hazret-i Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin sustuğu konuda hiç kimsenin konuşma hakkı olmaz.
Bakın hiç kimsenin, Allah muhafaza eylesin. O yüzden normalde bütün hadîs kitaplarında Hazret-i Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin hem kendi gördüğü rüyayı anlattığı ve tevil ettiği hem de Hazret-i Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin ashabının gördüğü tevil ettiği rüyalar vardır. Mesela aklıma geleni söyleyeyim şimdi. Bir gün Hazret-i Ebû Bekir Radıyallâhu Anh hazretleri rüya anlatır. Der ki aklımda kalanı söylüyorum, hata yapmış olabilirim. Hazret-i Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerimi görmüştü. Yok, öyle olabilir. Gökten inen bir ip vardır rüyada görülen. O ipten Hazret-i Peygamber Efendimiz’in rüyasıdır. Önce kendisi tutunur, sonra Ebubekir, Ömer, Osman, Ali, sonra ip kopar.
Ve derler ki rüyanın tevili ne? Gökten inen ip Kur’andır der. Enteresan bir şeydir. Ben ona sımsık yapıştım, benden sonra Ebubekir, ben ondan sonra Ömer, ondan sonra Osman, sonra Ali, sonra der, ip kopacaktır der. Fitne zamanıdır. Ve Hazret-i Ali Efendimiz’den sonra fitne zamanıdır çünkü Hazret-i Ali Radıyallâhu Anh hazretlerinden sonra ümmet-i Muhammed bir fitnenin içerisine girer. Allah fitnelerden ümmet-i Muhammed’i muhafaza eylesin, korusun inşallah. Ve Normande, Hazret-i Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri gökten inen ipi Kur’ân’a, Cenâb-ı Hak’ın dinine yormuştur. Oysa iptir, öyle değil mi? Evet. O yüzden Hazret-i Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin Normande rüya görmüş, kendi ashabı rüya görmüş, kendisinden sonra sahabeden sonra da rüya görenler olmuş, sahabelerden sonra da ne olmuş?
Hep rüya görenler olmuş. Allah bizi iyilerden eylesin. O yüzden salihlerin görmüş olduğu rüyalara itibar edilir mi? Evet. Salih kimselerin rüyasında rüyaları itibar edilir. Yine insanlar bu konuda bu ilme sahip olurlarsa, o görülen rüyaları ne yaparlar? O rüyaları tevhîd ederler mi? Evet. Şimdi kıymetli dostlar, tabii biz bu hadîs-i şeriflerle bunu böyle Normande anlattık ama Kur’ân-ı Kerim’de geçen Hazret-i Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin de nesi vardı? Rüyası vardı. Kur’ân ile sabitli. Neydi o rüya? Bu Normande Beytullâh’ın Mekke’nin fethedileceğine dair ve Mekke’nin fethedileceğine dair olan rüyaydı. Cenâb-ı Hak Kur’ân-ı Kerim’de Hazret-i Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin rüyasının hak olduğunu bize bildirdi mi?
Evet. Fetih Sûresi kaç âyet? 17. Bakın Fetih Sûresi âyet 17. Ayeti Kerim’de mealen Allah’a and olsun ki Allah Resulünün gördüğü rüyanın hak olduğunu tasdik etmiştir. Bakın âyet açık Allah dilerse siz güven içinde başlarınızı tıraş etmiş veya saçlarınızı kısaltmış olarak korkmadan mescidi harama gireceksiniz diye ayeti Kerim’e. Henüz daha Mekke fethedilmemiştir. Mekke fethedilmezden önce Mekke’nin fethi böylece Hazret-i Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin rüyasında müjdesini almıştır. Rüyada o müjdeyi alan Hazret-i Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri de bu rüyasını ashaba anlattı. Ve Cenâb-ı Hak Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin görmüş olduğu rüyayı tasdik etti.
Hazret-i Âişe annemizin naklediği hadîs-i şerîf var. Yine bu haride geçer, Müslim’de, Tirmizî’de, İbn-i Macide, Ebû Dâvûd’da geçer, Kütüb-i Siddede de geçer.
Peygamber Rüyâsı: İbrâhim ve Yusuf
Bu hadîs-i şeriften Hazret-i Âişe annemiz diyor ki, Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin gördüğü rüya ayın 14’ü gibiydi. O nasıl görürse onun rüyası haktı, gerçekti, öyle tecellî ederdi diyor. O yüzden Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin rüyası bu noktada haktır. Cenâb-ı Hak onu tasdik etmiştir. Yine Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinden başka, İbrahim aleyhisselâm mesela oğlu İsmail’i kurban ettiğini rüyasında gördü. 7 yaşında kurban ettiğini görmüştü. Oğlu 7 yaşına girince yine bu Kur’ân’da sabittir. Hatta bu oğlunu kurban etmesi Zebur’da sabittir. Hatta bu rüya Mu’sevilerin kitabında sabittir. Çünkü normalde bu rüya bütün ehli kitabın, bütün kitaplarında sabittir.
Hz. İbrahim aleyhisselâm rüyasında gördüğünü hiç tevil etmeksizin oğlu İsmail’i kurban etmeye götürmüştür. Ve o normalde bu tevil etmeksizin, zahiren kurban etmeye götürünce Cenâb-ı Hak ona gökten bir koç indirmiş Ve kurban edilmesi gerekenin o olduğunu söylemiştir. Yine Yusuf aleyhisselâm rüya görmüştür. Ve Yusuf aleyhisselâm rüya tevilinde çok öndeydi. Ve Yusuf aleyhisselâm da normalde rüya görmüştü. İlk görmüş olduğu rüya neydi? normalde gökteki yıldızların ve ayın ona secde etmesiydi. Ama normalde bu rüyayı anlattıktan sonra babası Yakup dedi ki evladım sakın ha bu rüyanı kardeşlerine anlatma. Şeytân insanoğlunun apaçık düşmanıdır dedi. Ve o Yusuf aleyhisselâm bu rüyayı normalde anlatmıştı.
Ve ona halasını anlatmıştı bu rüyayı. Halası da babasını anlatması gerektiğini söylemişti. Sonra o da babasını anlatmıştı. Yine Yusuf aleyhisselâm zindana düşünce asiyeden dolayı zindana düştüğünde âyet Yusuf Sûresi âyet 36. Onunla beraber iki kişi daha zindana girdi. Bunlardan biri dedi ki ben rüyamda kendimi şarap sıkıyor gördüm. Öbürü de dedi ki ben de başımın üzerinde kuşların yediği bir ekmek taşıdığımı gördüm dedi. Bize bunun yorumunu bildir çünkü senin gerçekten iyilik edenlerden olduğunu görüyoruz dedi. Yusuf aleyhisselâm zindana düşünce bakın iyi her yerde iyidir. Cezaevinde düşünce Yusuf aleyhisselâm cezaevinde düştüğünde cezaevinde dahi herkese iyilik yapmaya, herkese iyiliği nasihatlarda bulunmaya devam etti.
Orada ağır başlı vakarlı davrandı. Orada çok ibadet etti. Orada Allah’ı çokça zikretti. Çok namaz kıldı. Orada normalde hapistekinlere de hediyeler verdi. Onlara ikramlar etti. Onlara ihsanlarda bulundu. Hastaları ziyaret etti cezaevindeyken dahi. Çünkü iyi insan her yerde iyidir. Gittiği yere iyilik götürür. Herkes cezaevinde düşebilir mi? Evet. Haklı, haksız, doğru yanlış, adalet mekanizmasının kurbanı olur. Her şey olabilir. Fakat sen iyilerden sen cezaevinde de gittiğinde orada iyiliğe devam edersin. Orada nasîhat etmeye devam edersin. Orada namazına, ibadetine, orda da zikrine devam edersin. Orada da salat-ı selama devam edersin. böyle Yusuf aleyhisselâm da cezaevine girdikten sonra da orada iyilik yapmaya, orada insanlara nasîhat etmeye, orada hastalara duâ etmeye, hastaları ziyaret etmeye, orada açları, yetimleri, kimsesizleri normalde kimsesi olmaya devam etti.
Böyle olunca bütün cezaevi, bütün zindan onun iyiliğini konuşmaya başladı. Onun çok iyi bir insan olduğunu söylemeye başladı. Meşhur oldu Yusuf aleyhisselâm zindanda. Yusuf aleyhisselâm zindanda meşhur olunca o iki kişi geldi. O iki kişi gelince baktılar ki o çok iyi, salih bir kimse var. Gittiler normalde ona rüyayı anlattılar. Dediler ki hatta Allah’a yemin olsun ki biz seni çok sevdik. Rivayetler var. Hz. Yusuf’un sözü çok müthiş. Bakın sözü çok müthiş cevabı. Dedik ki Allah sizi mübarek kılsın. Beni kim sevdiyse muhakkak onun sevgisinden bana zarara gelmiştir. Beni halam sevmişti onun yüzünden zarara girdim. Beni babam sevmişti onun yüzünden eziyete düçar oldum. Beni Aziz’in karısı sevdi.
Yine öyle oldu dedi. onu kim sevdiyse kim seni seviyorum dediyse Yusuf aleyhisselama bu ona bir zarar olarak döndü. Sevilmek kolay bir şey değildir. Her nefis sevilmeyi ister. Sevmeye gücü yetmez, gözü almaz. Asıl sıkıntılı olan sevilmektir aslında. Sıkıntısız olan sevmektir. Sıkıntılı olan sevilmektir. Allah bizi iyilerden eylesin. Tabi normalde tabi Yusuf aleyhisselâm onlara rüyalarını tevil etti. Onlara söyledi. Tevillerini söyledi ve dedi ki siz dışarı çıkacaksınız. Dışarı çıktığınızda kralın yanında benden bahsedin dedi. Onlar onun Yusuf’un dediğini unuttular. Cenâb-ı Hak onu unutturdu. Birkaç yıl daha içeride kaldı sonra kral bakın enteresan kral bu sefer rüyasında dedi ki yedi semiz ine.
Yine Kur’ân-ı Kerim’de geçiyor yine Yusuf Sûresi âyet 43 hükümdar dedi ki. Ben gördüm ki yedi semiz ine yedi zayıf inek yemektedir. Yedi yeşil başak ve bir o kadar da kurumuş başak. Ey ileri gelenler eğer rüyayı yorumlayabiliyorsanız şu benim rüyamın anlamını söyleyin dedi. Önceden rüya yorumcuları vardı, müneccimler vardı, sihirbazlar vardı. Kralların etrafında o müneccimler, o sihirbazlar, o rüya yorumcuları kralların gelecekte alakalı onlara bilgiler veriyorlardı. Musa Aleyhisselâm’ın da etrafında müneccimler, sihirbazlar vardı ya. Musa Aleyhisselâm’ın normalde onlar da o müneccimler, o sihirbazlar bir kimsenin geleceğini ve o kimsenin onun krallığını yok edeceğini, onun krallığını batır edeceğini söylemişlerdi.
Ve Firavun o sene doğan bütün erkek çocuklarını katlettirmişti. Ve o sihirbazlar, o müneccimler yine böyle hem yıldızlara bakaraktan hem de rüyalara yataraktan o kimsenin ölmediğini söylemişlerdi. Ve ikinci sene yine bütün doğan çocukları, üçüncü sene yine doğan çocukları, ne kadar sokakta doğmuş veya küçük çocuk varsa Firavun hepsini de katlediyordu. Yedi yıl boyunca Firavun bütün doğan çocukları ve yedi yaşına kadar gelen bütün çocukları, kendi ülkesindeki çocukları hep katlettirdi. O sihirbazlar, o normalde müneccimler hep o yıldızın kaybolmadığını, o yıldızın gökte durduğunu veya Musa Aleyhisselâm’ın o gelecek, onun krallığını yıkacak olan kimsenin sağ olduğunu söylüyorlardı. Böyle söyleyince o Firavun boyuna habire yıkıyordu ortalığı.
Buna benzer Nemrut’un etrafında da vardı. Onlar da bir kimsenin geleceğini, o kimsenin onun krallığını yıkacağını söylemişlerdi. Bu rüya, gelecekle alakalı rüyada bir şeyler görmek, gelecekle alakalı rüyada bir şeylerin haberini almak, bu kadim bir iş. Geçmiş peygamberlerin zamanında olmuş, fetret dönemlerinde olmuş, kralların etrafında bu tip insanlar olmuş ve bunlar normalde rüyalarla hareket etmişler, rüyalarla amel etmişler. Tabi Hazret-i Peygamber Salihulayn ve Selam Hazretleri’nin zamanına geldiğinde de o da rüyasıyla amel etmiş. Bakın peygamberlik 46 cüzinden bir cüzdür diyor. Rüyayı bu noktada red etmek, rüyayı burada inkâr etmek, rüyayı tamamiyetle yok saymak insanı küfre götürür. Rüyayı tamamiyetle red etmek, Kur’ân ayetlerini reddetmektir çünkü.
Hem Cenâb-ı Hak Hz. Peygamberin Kur’anını tasdik etti diyor, hem Cenâb-ı Hak Kur’anında Yusuf aleyhisselamın rüyasını anlatıyor, hem Cenâb-ı Hak yine Kur’ân-ı Kerim’de İbrahim aleyhisselamın rüyasını anlatıyor. Böyle olunca Kur’ân-ı Kerim’deki bu rüyayla alak âyet-i kerimeleri reddetmek olur ki rüyayı tamamiyetle reddeden kimse küfre düşmüş olur. Bunu normalde bile bile yapıyorsa o küfür ehlidir. Bilmiyorsa hadi biz onu cahil olarak nitelendirelim ama bile bile yapıyorsa o küfür ehlidir. O yüzden rüya inkâr edilemez bir gerçektir. Ve rüyayı bu noktada dini anlamda inkâr edenler Allah muhafaza eylesin küfre düşmüş olurlar. Ve normalde o müneccimler, o sihirbazlar âyet-i kerime âyet 44’te diyor ki karmaşık rüyalar bunlar.
Biz böyle rüyaların yorumunu bilenlerden değiliz dediler. Demek ki her rüyanın yorumunu herkes bilecek diye bir kaide yok.
Firavûn, Kral ve Yedi Yıl Bolluk
Bakın o günün sihirbazları, müneccimleri, o günün rüya yorumcuları kralın rüyasını yoramadılar. Kralın rüyasını yoramayınca bu sefer o kralın etrafında cezaevinden çıkan Yusuf’a arkadaşlık eden kimseler dediler ki O iki kişiden birisi çünkü kurtulmuştu birisi asılmıştı. O dediler ki ben size onun yorumunu bildireyim hemen gönderin beni dedi. Ondan sonra koşa koşa geldi Yusuf’a dedi ki bu yedi semiz ineği yedi zayıf ineğin yemesini ve yedi yeşil başakla bir o kadar kuru başağı geri dönüp insanlara haber vereyim onlar bilsinler bana bu rüyanın tevhini bana bu rüyanın anlamını söyle dediler çünkü Hz. Yusuf aleyhisselâm o iki kişiden ikisinin de rüyasını onlara tevil etmişti. Onlar ikisi de onun tevil ettiği gibi çıktı hatta onlar dedi ki siz üç güne kadar çıkacaksınız buradan dedi rüyasında.
Onlar üç güne kadar zindandan çıkmışlardı. Rivayet edilir ki birisi o iki kişinin birisi Hz. Özür dilerim kralın birisi ekmekçi başıydı kralın ekmeğini getirirdi. Birisi de şarapçı başı gibi şarabını getirirdi ona şarap yapardı. Ve Yusuf aleyhisselâm benden haber ver demeden direkt dedi ki yedi sene alıştığınız biçimde ekin ekin yediğiniz bir miktar dışında biçtiklerinizi başlarında bırakın dedi. Sonra dedi bundan yedi yıl sonra kuraklık gelir ondan sonra saklayacağınız az bir miktar dışında biriktirdiklerinizi yer götürür dedi. Sonra bunun ardından öyle bir yıl gelir ki insanlar onda yağmura kavuştururlar ve onda sıkıp sağarlar dedi rüyayı böylece tevil etti. dedi ki yedi yıl bolluk olacak yedi yıl bolluk olduğunda siz yiyebildiğinizi yiyin yiyemediğinizi onları başaklarında saklayın dedi.
Ve yedi yıl sonra da yedi yıl kutluk kıtlık olacak dedi. Kıtlık olduğu zamanlarda da o sakladığınız buğdaylardan insanlara yavaş yavaş verirsiniz bir kısmını tohumluk olarak ayırırsınız. Sonra yedi yıl kıtlıktan sonra yeniden yağmur yağar ve böylece siz o yeniden buğdayları ekersiniz diye ne yaptı? Onlara tevil etti. Şimdi kıymetli dostlar böyle rüya hem Kur’ân’la hem sünneti seneyle sabit olursa bir kimsenin rüyayı inkâr etmesi bu noktada rüyayı yok görmesi asla ve asla kabul edilemez. Bu düpedüz cahilliktir. Ha şunu diyebilir ya ben x kimsenin gördüğü rüyaya itibar etmiyorum. O senin işindir itibar etmek zorunda değilsin. Bir de bizim halkımızın içerisinde şöyle bir terenenli var. Rüya ile amel edilmez.
Allah Allah. Nereden buldun? Nereden çıkardın? O zaman Ezan-ı Şerif’i okumayın. Neden? Ezan-ı Şerif’i sahâbe rüyalarında gördü. Ve Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri onların rüyalarına tabi oldu. Onun peygamberliğine bir leke değil. Onun peygamberliğine bir acziyet değil. Salih kimselerin gördüğü salih rüyalar mübeşşirattan çünkü. Peygamberliğin 46 cüzünden bir cüz. Salih kimseler de o rüyayı görseler o rüya Peygamberliğin 46 cüzünden bir cüz. O rüyayı inkâr etmek, rüya ile amel edilmez demek doğru bir söz değil. Allah’a itaat edin. Resulüne itaat edin. E canım kardeşim, Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri’nin rüyasında gören gerçekte görmüş gibidir.
Bu Hazret-i Peygamber Efendimiz’in sözü. O zaman o rüyada açık net bir şey söylediğinde ona itibar edilmesi, ona itaat edilmesi gerekir. Ha sen itaat etmeyebilirsin. O rüyayı sen kendince sahih görmeyebilirsin. Ben Mustafa Özbağ olarak bir kimse, ben Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri rüyamda gördüm derse, ben onun rüyasına itibar ederim. Ben onun rüyasını dinlerim. Ben onun rüyasını o kimsenin görmüş olarak kabul ederim. Bir kimse çünkü yalan rüya söylerse bununla da alakalı tehditvari hadîs-i şerifler var. Hiç kimse yalan rüya söylemesin. Allah muhafaza eylesin. İnsanları Cenâb-ı Hak yalan rüyadan da korusun yaran rüyada söylemek hoş değil. Allah bizi iyilerden eylesin. Kıymetli dostlar şimdi sıra sorularınıza geldi.
Böyle bu ağzımı ıslatmak için sıcak çay içiyorum. Hakkınızı helâl edin. Sohbetin ortasında sohbeti kesiyormuş gibi oluyor. O yüzden kusuruma bakmayın. İnşallah yine sorularınıza buradan gücümüzün yetince devam edeceğiz. İnşallah. Şimdi buraya yazılanları normalde ben üç aşağı beş yukarı okuyorum. Gazemür’den Serkan Çolak selam göndermiş ve aleyküm selam. Allah razı olsun. Hakkınızı helâl edin inşallah. Kıymetli dostlar bu telefon numarasını bir tek bu sohbet esnasında açılıyor. O yüzden bu telefon numarasına normalde arama yapmanıza bu telefon numarasından sohbet, bu noktada canlı sohbet etmeniz imkan yok. Sadece bu sohbet esnasında soruları almak için bu telefon numarası. O yüzden bu telefon numarasını ancak bu şekilde kullanacağız.
Allah’tan bir şey gelmesin inşallah. Sohbetlerinizi dinliyorum tam algılayamamışım gibi geliyor. Bir daha dinlerim diyorum bazen dinleyemiyorum bile. Çoğu nasihatlerinizi üzerinde etkili yapamadım şimdiye kadar. Ziyan ediyorum. Bu Allah’ın ikramlarını acaba neden olur bu, nerede yanlış yaptım, ne yapmam lazım. Cenâb-ı Hak bizi dinleyip itaat edip amel edenlerden eylesin inşallah. Rüyamda gün içerisinde aklıma gelen harâm şeyleri rahat rahat işliyorum. Bir süredir rüyamda Allah ve siz aklıma gelmiyorsunuz. Bir şeyi yanlış mı yapıyorum acaba? Tövbe edelim inşallah. Cenâb-ı Hak tövbelerimizi kabul etsin. Selamun aleyküm. İnsan kendi rüyasına neden inanmak istemez? Kendi rüyasına inanmak istemez.
O rüyaya tahabi olmak, o rüyanın peşine düşmek nefsimize zor gelebilir. Çok özür dilerim. Çok çok özür dilerim. O yüzden normalde merak etmeyin buradan hapşırdım. No internet ortamından korona bulaşmaz kimseye. Buradan her iki taraftan böyle elektrikli sobalar var. Birisi yanıyor birisi sönüyor. Yukarıdan da serinlik geliyor. Buranın hava değişimi fazla ondan kaynaklanıyor. Özür dilerim. İnsan kendi rüyasına neden inanmak istemez? Normalde bazı rüyalar çok açıktır. Tevhileye ihtiyac yoktur. Mesela rüyasında namaz kılarken görüyordur. Namaz kılmıyordur o. Onun namaz kılması gerektiğine işarettir. Veyahut da bir bayanın açıktır. Kendisinin örtündüğünü görür. O nefse ağır gelir. Açıktır bazı rüyalar.
Tevhileye ihtiyac olmaz. O rüyalar da insanlar inanmak istemezler. Onlara itaat etmek, onlara normalde kabullenmek istemezler onlandır. Bugün Twitter’da paylaştığınız dertsiz aşk Kamil aşk değildir diye aşkın derdi nedir? Herkeste değişir mi? Acısız aşk olmaz. O aşk değildir. Âşık değildir. Âşık dertlidir. Dertli olmayan âşık, âşık değildir. O yüzden dertsiz bir insan aslında insan değildir. Birinci derecede. Bir eti gibidir o. Eğer o insansa onun derdi vardır. Eğer o müminse onun derdi vardır. Eğer aşıksa en büyük dert ondadır. Başka bir derdi aramaya gerek yok. Selamun aleyküm. Rüyamda siz gösterildiniz. Bana büyü yapıldığını, bu büyü yüzünden imanımı bile kaybetmek üzere olduğumu, her şeyin elinden alınmak istendiğini söylediniz.
Soru sol elimi tutup bir şeyler okuyarak, elinizde çakmakla parmaklarımı tek tek dağlayarak, korkma, hepsi geçecek artık, bambaşka bir hayatın olacak dediniz. Ben sizden bana himmet etmenizi, eğitmenizi hep rüyalarımda ve gerçekte de çok istedim. Siz de rüyamda sanki himmet edeceğini hissettirdiniz tavsiyelerinize muhtacım. Normalde parmaklarınızın tek tek dağlayarak yanılması, insanlar tırnaklarını kesmiyorlar. Bayanlar bilhassa kesmiyorlar. Tırnaklarının altında kafir ciniler oluyor. Kafir ciniler de normalde bu kardeşimizin rüyasında kafir cinileri maneviyat yakmış. O yüzden bir de maneviyat onu muhafaza altına almış. Tabiri caizse onu okumuş. O yüzden inşallah Rabbim onu muhafaza eylesin inşallah.
İyilikleri emretmek, kötülükleri yasaklamak en büyük cihat ise bu cihat herkes için mi yoksa nefsinin kötülüklerden aranılanlar için mi? Ben bunu herkes için görüyorum. Biz nefsimizi kötülüklerden hiç kimse nefsini temize çıkaramaz.
İyiliği Emir, Evlilik ve Çocuk Eğitimi
Hiç kimse nefsini temize çıkaramayacaksa o zaman herkes iyilikleri emretecek. Muhakkak ki bir kimse emrettiklerini yaşarsa daha harika olur. Ama Müslümanlarda şöyle bir hal var şimdi. Benim böyle bir yanlışlıklarım var. O yüzden ben bunu söylemeye hakkım yok. Veyahut ben dini tam olarak bilmiyorum ki. Kıymetli dostlar, kıymetli kardeşler sahâbe dini tam olarak öğrenmeden tebliğ etmeye başladı. Sahâbe dini tam olarak yaşamadan tebliğ etmeye başladı. Öğrendiğini yaşadı ve yaşadığını tebliğ etti. Biz neyi öğrendiysek onu yaşarız, onu da tebliğ ederiz. Din ilminin başı sonu bitmez ki. Din ilminin başına geçecekseniz siz taa yürüyeceksiniz varlığın başlangıcına ki o da başı değil. O yüzden din ilminin başı yok.
Din ilminin niçin başı yok? Çünkü Allah el evve. Din ilminin sonu yok. Çünkü Allah el ahir. Öyle olunca ben dinimi tamam edeyim, ben bilgimi tamam edeyim. Ondan sonra ben insanlara anlatırım. Bu şeytanın aldatmacısı, bu şeytanın kandırması. Arkadaş bugün neyi öğrendiysen bugün onunla amel et, onu tebliğ et. Ümmet-i Muhammed yangın içinde. Sen bir şeyin kötü olduğunu biliyor musun? Evet. İçki harâm mı harâm. Kardeşim içki içme, insanlara da tebliğ et. İçki harâm de. Kumar harâm mı harâm. Kumar oynama ve insanlara tebliğ et. Deki kumar harâm. Oynamayın kardeşim de. Bununla mücadele et. Namaz farz mı? Evet. Kalk kardeşim beş vakit namazını kıl. Abdestini al. Allahu ekber de. Allah’a secde et. Mustafa Özbaha namaz kılmıyorsun.
Ahmet’e Mehmet’e kılmıyorsun. Ancak sana ibadet eder. Ancak senden yardım dileriz. Mü’minin bütün ibadeti Allah’adır. Bütün yardımı da, yardım istemesi de Allah’tandır. O zaman namaz farz mı? Evet. Kalkın kardeşim namazınızı kılın. Oruç farz mı farz? Bakın Ramazân geliyor. Bir ay kaldı. Bir aydan az kaldı. Hazırlanın şimdiden. Şabanda oruç tutun. Oruca hazırlanın. Bakın bela, müsibet, sıkıntı, dert, gam, kasvet. Dünya her cümerç olmuş. Kimin ne zaman hangi hastalığa bulaşıp öleceği belli değil. Kimin başına ne zaman bir bomba gelecek belli değil. Kimin başına ne zaman nerede ne geleceği belli değil. Allah’a tövbe edin. Allah’ı zikredin. Bu evde kapandığımız evlerde yaşadığımız zamanları ibadetle, duâ ile, zikirle, tövbe ile geçirelim.
Kendimize gelelim. Yaptığımız hataları, işlediğimiz günahları kendimiz aklımızın da normalde önümüze getirelim ve onlara tövbe edelim. O yüzden kıyametti dostlar dini bir bütün olarak öğreneceğim. Ondan sonra bunları yapacağım demek şeytanın aldatmacısı. Biz ne yapacağız? Neyi öğrendiysek yerine getirmeye çalışacağız inşallah. İnanıyorum fakat yapmıyorum, yaşamıyorum. Bu inanmak olur mu? Olur canım kardeşim. Bir kimse eşyedü en la ilahe illallah ve eşyedü enne Muhammeden abduhu ve resuluhu dediyse îmân etmiştir o. Bu noktada bir sıkıntı yok. Ve o kimse normalde Allah’ın varlığına, birliğine, meleklerin varlığına, peygamberlerine, kitaplarına, din gününe, hayra şerreye, yeniden mahşerde dilip hesaba çekileceğine, cennetin cehennemin var olduğuna îmân ettiyse o kimse inanmıştır kardeşim.
Amel işlemiyordur. Amelsiz Müslümandır. Amelsiz Müslümandır ama Müslümandır o. O yüzden burada kardeşimiz yazmış samimi olmak nedir? İnandığını yaşamak, samimi olmaktır. Sen inanmışsın, yaşamaya gayret et. İnşallah. İnsanlara ve Allah’a karşı samimiyet arasında fark var mıdır? Biz sûfîler çok fazla bir fark görmeyiz. Bir insanın insanlara olan samimiyeti ne kadarsa Allah’a olan samimiyeti de öyledir. Neden? Çünkü insana teşekkür eden Allah’a teşekkür etmiş gibi olur. Bunun tersi nedir? İnsana nankörlük eden Allah’a nankörlük etmiş gibidir. Buradan hareket ederekten kıyas edebiliriz. İnsanlara samimi davranan Allah’a da samimidir. İnsanlara kötülük yapan sanki Allah’a kötülük yapmış gibi olur.
Sûfîler böyle düşünür kendilerince. Kainatın özü aşk ise ibadetler aşkın tecellimisidir. Bütün her şey bu kainatta aşkın tecellisidir. İbadet bu noktada Allah’a olan aşkın delili hükmündedir. Allah biz onlardan eylesin inşallah. Selamünaleyküm. Mustafa Özbağ Efendi’nin bu akşam rüya konulu sohbet yapacağını öğrendim. Ben Çanakkale’den Hüseyin, 24 yaşındayım. Çocukluğumdan beri tasavvufa ilgim var. Çok kez farklı yerlerde sohbetlere katıldım. Zikir halakalarında bulundum. Ama bir tarikata bağlı değilim. Elimden geldiğince ibadet yapıyorum. Belli zikirler çekiyorum. Rüyalarımda çok kez Allah dostları gördüm. Mustafa Özbağ Efendi’yi gördüğüm bir rüyada Çanakkale’de eski bir kilisedeyim. İçeri giriyorum.
Mustafa Özbağ Efendi kilisenin ortasında oturuyor. Adım adım gidiyorum. Yanına bana kelime-i tehhit çek diyor. Sonra çıkıyorum. Kiliseden tam kapının önünde dev bir mangal. İçinde kor ateş. O ateşin sıcaklığı yüzüme öyle vurdu ki uyandım hemen. Ama bu aralar sıklıkla Ömer Tuğrul İnancar Efendi’yi görüyorum. Geçen gün etkilendiğim bir rüya. Evin önünde sinek sürüsü var. Ben o sineklerin içinden zorlukla geçip eve girmeye çalışıyorum. Kapıyı açıyorum. İçeride Ömer Tuğrul İnancar Efendi oturuyor. Ben birden tamamen çıplak kalıyorum. Tuğrul Efendi beni yanına çağırıyor. Otur diyor. Bana bakıyor. O bana bakınca üzerinde beyaz bir elbise oluyor. Sonra bana üç defa mürşidi kamil lazım diyor. Bunlara benzer rüyaları görüyorum.
Bu rüyaları nasıl yorumlamalı? Kime anlatmalıyım? Rüyalarda bir mesaj olduğunu fark ediyorum. Ama ne anlam çıkarmam gerektiğini bilmiyorum. Nasıl bir yol izlemeliyim? Şimdi Ömer Tuğrul İnancar Efendi ile alakalı rüyana ben karışmayayım. Onu inşallah fırsat bulursan görüşebilirsen ona anlat inşallah. Bu Çanakkale’de eski bir kiliseden içeri giriyorum. Orada normalde eski bir kilise vardı. Evet hala da var. Şimdi orası Mevlânâ kültürünü yaşatma evi oldu. Öyle söyleyelim. Orada şimdi kardeşlerimiz sema ediyorlar. Değişik etkinliklerde bulunuyorlar. Orada da ben yaklaşık bir, bir buçuk yıl Aravi sohbetleri ettim. Haydi bir gidiyordum. Şimdi sağlık nedenlerinden dolayı pek dışarılara sohbete gidemiyorum.
Bundan dolayı oraya da gidemiyorum. Oradaki lisenin ortasında adım adım gidiyorum yanına bana kelime-i tevhîd çek diyorum. Bu normalde kelime-i tevhîd inşallah sizin virtiniz olmuş. Bir mürşidi Kamil’e de bağlanmanız lazım. Ben de onu öyle söyleyeyim. Ama bağlanıncaya kadar siz değişik değişik virtler çekmeyin kendi kafanızdan. Kelime-i tevhide devam edin inşallah. Hayırlı akşamlar. Haramlardan kaçınan farzlara riayet etmeye çalışan bir kimseyle evlenmek istiyorum. Ama ailem sırf memleketi yüzünden onay vermiyor. Ne yapmalıyım? Bayan kardeşlere tavsiyem evlenirken evleneceğiniz zaman ailelerinizin bu noktada görüşlerini düşüncelerini önemseyin. Ailelerinizin hilafına bir hareket etmeyin. Bunun zorluğunu çekersiniz, bunun sıkıntısını çekersiniz.
Böyle şimdi yeni yeni çocuklara, yeni yeni insanlara öğretiler pompalanıyor. bu bireyin hakkı, istediğini yapmalı. Ya canım kardeşim, 15 yaşında, 20 yaşındaki çocuk şu anda ne gördü ki, neyi biliyor ki oğunun hakkı olsun. böyle bir çocukların üzerine kurulu bir aile yapısı oluşmaya başladı toplumda. Çocuklar ne derse o olsun gibisinden. Bu doğru bir şey değil. bir ailede ya erkek erkeldir, ya kadın erkeldir, normalde ya da çocuk erkeldir. Ama aileler kadın erkil ve çocuk erkil olmaya başladı. Hadi erkek ile kadın birbirleriyle istişare ederekten aile eşlerini götürmesi gerekir. Ama ayetle sabittir. Evin reisi erkektir. Erkek erkil bir aile olması lazım İslami öğretinin içerisinde. Ama ne yazık ki şimdi çocuk erkil aileler oluştu.
O yüzden bu hanım kardeşimiz özellikle istirham ediyorum. Ailesi ile istişare etsin, ailesini bu noktada ikna etmeye gayret etsin. Evliliğini öyle icra ettirsin inşallah. Selamün aleyküm. Mevlam gününüzü, gecenizi hayırlı eylesin. Sorum, Vitir vacip namazını kılmamışsa kazası gerekir mi?
Vitir, Kolonya ve Tarîkat Rüyâları
Hürmetlerimi sunarım. Vitir namazı Hanefîlerde imam azama göre vaciptir. Kılınmadıysa kazası gerekir. Ama yine Hanefîlerde İmâm Muhammed, İmâm Yusuf’a göre nafiledir. Eğer normalde bu sefer kılınmazsa onun kazası gerekmez. Şafilerde de bildiğim kadarıyla nafile. Mâlikilerde de, hambirlilerde de nafile. O yüzden onlar da kazası gerekmez. Ama Anadolu’da genel olarak Hanefîlerde bu konuda imam azamın iştahadına uymuşlar. Vacip hükmünde görürüz. O yüzden kazası gerekir deriz. Selamün aleyküm. Kolonya kullanmak abdesti bozar mı? Kolonya abdesti bozmaz. Bakın abdesti bozan mı? Çok özür dilerim. Alkol kuyusuna girseniz, çıksanız abdestiniz bozulmaz. Tekrar söylüyorum. Bir şarap fıçısına girseniz, çıksanız abdestiniz bozulmaz.
Ama siz üzerinizde şarap varken namaz kılamazsınız. Üzerinizi değiştirmeniz gerekir. Kolonyada normalde uçucu alkol olan var, kalıcı alkol olan var Kolonyaların içerisinde. Uçucu alkol ise eğer onunla normalde uçtuktan sonra alkolü namazı kılabilirsiniz. Bunda bir sıkıntı yok, bir beis yok. Birçok tarihi çarşı ve han yönetimlerinin almış olduğu kararlar doğrultusunda 30’a 3 2020 tarihine kadar alınan kapatma kararı 06 4 2020 tarihine kadar uzatılmıştır. Bilgilerinizi sunarız. Önce sağlık. Allah razı olsun. Teşekkür ederiz. Selamün aleyküm. İnternette dolaşan Peygamber efendimizin rüyasında gördüğünü söyleyen teyzenin videosuna yapılan şöyle bir yorum var. Ve bu yorum insanlar arasında paylaşılıyor.
Peygamberlerin dışında hiçbir kimsenin rüyası değilen geçerli bir delil değildir. Rüya sadece ve sadece gören için geçerlidir. Başkalarına delil olabilemez. Kainatı ve sıhhati kesin ve doğru olmayan bu tür bilgileri paylaşmak da doğru değildir ve dinen vebaldir. Arif Köken. Bu da kendisini bağlar. Madem ki o kimse bir rüyanın kendisini bağlayacağını düşünüyor. O zaman bu söz de Arif Köken’e ait. Bu söz de onun kendisini bağlıyor. Eğer bunu normalde Arif Köken mi söylemiş bu yorumu? Arif Köken söylemiş. O zaman bu yorum da onun kendisini bağlıyor. o bu konuda bir üstâd mı? O bu konuda bir delil getirici bir kimse mi? Boş muhabbet bunlar. Sana ne kardeşim? Bir başkasının rüyasını ben delil olarak kabul ederim etmem.
Sen mi hükmedeceksin buna? bir tek peygamberler rüyası gördüğü şeyler sahi. Geri kalın sahih değil. Böyle bir laf var mı? Salih rüyaları, müjdeci rüyaları nereye koyacaksın? Hadîs-i inkâr ediyor. Hadîs-i inkarcısı bunlar. Başkasına delil olabilmezmiş. Nereden hükmettin buna? Cahilliğinden hükmettin. Allah muhafaza eylesin. Selamun aleyküm geceniz aşk olsun eyvallah. Gündüz de aşk olsun, ömrümüz aşk olsun, ebediyen aşk olsun. Mevlid kandili gecesi rüyamda anneannemlerin evindeymişiz. Siz zikrullâh yaptırmak için herkesi toplamışsınız ve topluyorsunuz. Ev çok kalabalık sıra sıra. Evler zikrullâh için geziliyor. Sonra merdivenlerden çıkıyorsunuz. Arkanızdan bir sürü derviş salavât getiriyorlar.
Salavât tüylerimizi diken diken ediyor. Tüm ağızlarımıza işliyor. Hamdolsun Mevlid kandiliğinde zikrullâh yapamadık. Sohbet edemedik ya. O yüzden Cenâb-ı Hak böyle yapamayınca sizi rüyanızda yaptırmışlar. Hamdolsun. Daha çok rüya anlatmış kardeşimiz. Hakkınızı helâl edin inşallah. Selamun aleyküm. Yarın saat 14.00’da koronavirüsten korunmak için dünyanın neresinde olursanız olun lütfen zikir tespihatını aynı anda okumaya başlayınız. Çünkü tüm Müslümanlar bu duaları tüm dünyada okuyacaklar. Yüz kez hasbunallahu ve nimel vekil. Yüz kez la ilahe illa ente subhanekin nüküntümine zalimin. Yüz kez salavât. Lütfen tüm tanıdıklarınızı iletin böylece maksimum kişi sayısı bu zikir ibadetinin bir parçası olsun.
Arkadaşlarımızdan bu gibi mesajlar çok geliyor bu aralar. Kimileri sayı istiyorlar nasıl cevap vermeliyiz? Bu tip şeyler yüz kez hasbünallahu ve nimel vekil hadiste sabin. Yüz kez la ilahe illa allahu ente subhanekin nüküntümine zalimin. Hadiste sabin. Yüz kez salavât-ı şerife hadiste sabit. Normalde bunu belli bir saatte yapabilir bir kimseler. Bunları çekebilirler. Bunları çekilmesi için yapılması için böyle kampanyalar düzenleyebilirler. Bunlarda bir beis yok. Yapabilir yapamaz. Herkesin kendi bir cahil bir şey. Hayırlı geceler. Rüyamda gökyüzünde Muhammed yazısı gösterildi. Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala seyyidina Muhammedin ve esaf ve seyyidine ve sellim. Salat-ı selam getireceğinize işaret.
İnşallah salat-ı selam getirin Bolbol Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerine. Rüyamda bir yere gelmişsiniz. Ben sizi karşılıyorum ve size eşlik ediyorum. Sizin başınızda kırmızı yeşil dester ve kırmızı cübbeniz vardı. Sonra bir mekan gösteriyor. Bahçesinde dev boyutu üç adet dester yan yana duruyor. Ortadaki sizin başınıza taktığınız renkte onun için Mevleviliyi simgelediği söyleniyor. Sağ ve sol tarafta duranların ise kadirliği ve rufailiği temsil ettiği söyleniyor. Onların renklerini hatırlayamıyorum. Allah hayırlısını versin inşallah. Biz ağırlık olarak Kadir-i Rufaili Mevlevî Dergahıyız. Bununla alakalı Allah alem. Arkadaşlar burada kimsenin ismi çıkmıyor. O yüzden hiç kimse de bu telefona kayıtlı değil isim olarak.
Özellikle kimse kaydetmemeyi bu noktada şiar ediniyorsa hiç kimsenin ismi burada da çıkmıyor. O yüzden rahat olun. Isim yazanları normalde isimlerini okuyorum. Isim yazmıyorsa ben okumam. Şöyle söyleyeyim. Hiçbir zaman insanların mahremini ortaya çıkarma düşüncem olmadı. Allah bizi affetsin inşallah. Hayırlı geceler ismimi vermezseniz iyi olur. Rüyamda ders aldıktan bir ay sonra bir şeyh geldi. Sanırım Kıbrısî Hazretleri olabilir. Bana İhlas Suresini okuyor musun diye sordu. Ben de hayır dedim. Sonra iki üç ay sonra günde yüz kere oku dedi. Size sormadan başlamak istemedim. Bir de hocam, la lahilallah diye çok ufak adımlarla ilerliyorum rüyamda. Sizden dersi olduğum aklımdaymış. Sonra daha önceki dersi olduğum yeri düşünüyorum ve adım atamıyorum bir türlü.
Öyle bir uyandım ki la lahilallah diye darbi zikir ile uyandım. Bu konuda ne dersiniz? La ilahe illallah’a devam edin derim. Rüya selamun aleyküm. Rüya ilmi kimlere verilir? Çalışarak elde edilebilir mi? Vallahi çalışarak elde edilebilir mi bilemem. Ama bu rüya böyle sûfî dünyada farklı tecellî ediyor. Bana rüya tevilini şeyhim vermişti. Bana dedi ki bundan sonra sen rüya tevil edersin. Ben rüya tevil etmeye öyle başladım. Hatta rüya ve hal tevil edersin dedi. Ben rüya tevil etmeye öyle başladım. Ama rüya ilmi böyle biraz abartı gibi gelebilir. İlmi nedir? Selamun aleyküm. Görülen bir rüyanın tevil edilmesi için gereken ölçü nedir? Tevil edilmesi gereken rüya nasıl ayır dediler? Bunları normalde rüya görenlerin tevil edilir edilmez demeyip bunu kendilerin hükmetmeleri çok zor.
Bunu ancak rüya tevil eden bir kimseye soracaklar. Ancak öyle buna hükmedebilirler. Selamun aleyküm. Rüya içinde gösterilen rüyada Âl-i İmrân Suresi’ni bir ay boyunca üstünde bulundur denildi. Zahirende bunu yapmam gerekir mi? Rüyada öğretilen gösterilen iyiye yönelik faydalı şeyler zahirende uygulanmalı mı? Bir anda bir ormanda kayınvalidem kayınpederim hep üçümüz bir yatakta yatırıyoruz. Kalktığımızda kayınpederim bana ormanlık alanın pis olduğunu gösteriyor ve temiz ediyor. Ben oraya baktığımda iki tane arakiye biri sizin ama kırmızı sarık bağlı. Diğeri hepsinden büyük ama sade dümdüz arakiye bu ikisi yan yana. Onların önünde cemaat gibi 7-8 tane arakiye. Arakiye önlerinde çanta ve çarıkları var duruyorlar.
Kişiler yok ama sadece bunlar var. Ben bundan ne anlamalıyım? Bu rüyanı ben buradan teyvil etmeyeyim şimdi. Allah iyilsin inşallah. Ulaşabilirsen bana ulaş. Bu rüyanı da bana yaz inşallah. Sana oradan teyvil etmeye çalışayım inşallah. Selamun aleyküm.
Mevlïd Kandili, Salavât ve Zikir
Bir kişi uyumazdan önce salavât çekerken bir an gözünün önünde Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem gelse bir saniye dahi olsa halinde ya da rüyamda gördüm deme hakkına sahip olur mu? Evet. Selamun aleyküm. Bir kişi iki yerden ders alıp ders çekebilir mi diye sormuştum. Ceva ben siz bizden olmaz demiştiniz. Böyle durumda olan biri ne yapmalıdır? Gelip dersini iade edecek ya da karşıya iade edecek. Kendisinin bileceği bir iş. Kıymetli kardeşler ben bir kimseye Allah affetsin. Ders vereceksem bir yere intisaplıysa orada ders alın dersine. Devam etsin. Ben hiçbir kimse bir yere intisâblı olan bir kimse ben orayı bırak buraya gel ders verelim sana demem benim yolum değildir o. Kimseyi yolundan çevirmem Allah bizi affetsin.
Selamun aleyküm. İnsan hayalinin kendi gerçekliğini geçmesi nasıl sağlar? Hayal gücümüzü doğru noktada nasıl geliştirebiliriz? Hayalin gerçekliliği normalde sizin kurguladığınız hayalle alakalı. Eğer kurguladığınız hayal gerçek bir hayal kurguladıysanız gerçekleşir. Sakın ha şeytanın rüyanda seninle eğlenmesini kimseye anlatma hadîs-i şerîf. Böyle bir hadîs-i şerîf okudum ama kaynağını bilmiyorum. Şayet doğruluğuna kanaat getirdiyseniz rüyalarımızda şeytanın bizimle eğlenmesinden ve anlatılmayacak anlatılacak rüyadan ne anlamalıyız? Ben rüyayla alakalı hemen hemen Kütüb-i Sîd’de de, Tirmiz’de, Ebû Dâvûd’da, Müslim’de, Hrudani’deki bütün hadisleri okuduğuma inanıyorum. Böyle bir hadîs okumadım.
Hakkınızı helâl edin. Bir kimse Allah yolunda uzun sefere çıkar, saçı başı dağınık, tozu toprağı bulunmuş vaziyette Ya Rabbi, Ya Rabbi diyerek ellerini gökyüzüne açar halbuki onun yediği harâm, içtiği harâm, giydiği harâm, gıdası haramdır. Böyle birinin duası nasıl kabul edilir? Müslim, Zekât 65 hadisini açıklayabilir misiniz? Allah sizden razı olsun. Normalde bir kimse önce yediğine, içtiğine, giydiğine bakacak. Normalde eğer yediği, içtiği, giydiği harâm ise, kazancı harâm ise Allah yolunda o kimsenin koşuşturmasının bir anlamı yok. Önce rızkı helâl olacak onun. Allah bizi helâl, rızık sahibi olanlardan eylesin inşallah. Selamun aleyküm. Kız çocukları anne babaya bakmakla mükellef olmadığına göre anne ve babasına sadaka veya zekât verebilir mi?
Hayır. Hiçbir evlat anne ve babasına sadaka ve zekât veremez. Bu normalde kız çocuklarının anne babasına bakmakla mükellef olmaması normal bakımıyla alakalı. kız çocukları genelde çünkü anne babanın yanından ayrıldıktan sonra evlenirler, evlendikten sonra kocalarına tabi olurlar. Eğer evliliklerinden ayrılırlarsa dul olurlar, özgürdür, hürdürler. Yine bakmakla mükelleflikleri olmaz. Erkek çocukları anne babaları ölünce kadar bakmakla mükellef. Hem maddi olarak hem de fizik olarak her şeyle ilgilenecekler. Yaşadığımız sıkıntılar ileride bizlere bir yarar sağlayacak mı? Allah gecemizi mübarek eylesin. Müminin baş ağrısı dahi rahmettir ona. Baş ağrısı, mide ağrısı, rahmettir ona. Boyn-u ağrıdır, rahmettir.
O yeter ki Allah’ın onu bu noktada böyle bir şey gönderdiğini görsün, bilsin. Selamünaleyküm. Rüyada ders verilir mi? Verilir. Zikir sayısı belirtilir mi? Belirtilir. Bir de rüyamda Peygamberimizi üç defa savaştırıyordu. Maşallah. Allah mübarek eylesin. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem haddlerini gören gerçekti görmüş gibidir. Bol bol ona salat ve selam getirir. Onun sünnet seniyesini yerine getirir inşallah. Allah’ı rüyada gazaplanmış olarak gören kimse de cennete girer mi? O kimse Allah’ı rüyasında kendisine gazaplanmış olarak gördüyse bol bol tövbe edecek. Muhakkak o bir harâm işlemiş. Haramdan dolayı Cenab-ı Hakk’ı o gazaplığı, tecelliyatı görmüş. Bol bol tövbe edecek. O haramlardan kendini koruyacak, muhafaza edecek.
Hayırlı akşamlar. Bir mesele vardı. Arkadaşı telefonla aramıştım. Ulaşamamıştım. O akşam rüyamda onu gördüm ve o konuyu görüştük. Bu mesele hallolmuş oluyor mu? O kişinin bilgisi olmuş oluyor mu? Yok. Telefon açacaksın. Onunla tekrar görüşeceksin. O meseleyi öyle halledeceksin. Selamünaleyküm. Hayırlı geceler. Zamanında belli bir makama gelmiş ama bilmediği ve korktuğu için düşmüş bir kimse. Tekrar yol kat edebilir mi? Kat edebilir. Normalde korktuğundan, bilmediğinden dolayı düşmez insan. Bir hata etmiştir, bir kusur işlemiştir, bir yanlışlık yapmıştır. O yüzden işler tövbe edecek, sımsık yapışacak, yürüyecek. Peygamberliğin 46 cüz ne demektir? O 46 cüz nedir? Allah razı olsun. Hazret-i Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin peygamberlik yılı 23 yıldır.
Bunun yarısı gece, yarısı gündüz veya 23 yıl normalde 46 cüzden 1 cüz deyince normalde 6 ay tekabül eder. 6 ay tekabüldür. 46 cüzünden 1 cüz. Selamünaleyküm. 2014 yılında sizden ders aldığım bu geceki sohbetin konusunun rüya olduğunu görünce 2011 yılında gördüğüm bir rüya sizi paylaşmak istiyorum. Maşallah 2011’de görmüş, 2014’de ders almış. Evimizin balkonuna güneş gelmişti, annemle ben şaşırıyoruz. Güneş beni annemden istiyordu. Sonra bir anda gece oldu, göğe yükseldim, karşımda da yıldızlar sıralanmıştı. Allah rüyanı mübarek eylesin inşallah. Allah’ım iyi etsin inşallah. Güzel rüyan. yorulmadım, rüyanı kötü olarak görme. Selamünaleyküm. Zikir halkasında daha önce hiç görmediğim birini gördüm.
İçimden Peygamber Efendimiz olduğunu düşündüm. Aynı zikirde daha sonra yine birini gördüm. Hz. Yusuf olduğunu düşündüm. Bunu bir türlü anlayamıyorum. Ben ne yaparım? Gördüğüm Peygamber Efendimiz mi? Yoksa ben onu görmek istediğim için mi? O dedim kimse bana o demedi. Ben o dedim. Ve izledim bana yardımcı olun. Kafamdan çıkmıyor. Doğrusu nedir? Hayırlı geceler. İyi, Hazret-i Peygamber’i gördüğüne hükmet kendine ince. Selamünaleyküm. Sohbetle alakalı rüyamı anlatabilir miyim? On bir yaşındaki oğlum rüyasında beni görüyor. Ben kendi gözümü çıkarıp elimi almışım. Ceviz kabuğunun içine giriyor. Sonra oğlum ceviz kabuğunu oyuyor. Göz rengi değişiyor. O göz süs oluyor. Annemin benim gözüm kendinden hızlıca oluşuyor.
Oğlum da kendi gözünü çıkarmaya çalışıyor ama çıkmıyor. Allah hayırlısını emersin. O kendince öyle bir şey düşünmüş. Öyle bir şey düşündüğünün noktasında öyle bir şey görmüş. Bir anlamı yok. Selamünaleyküm. İbn Abbas’tan Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki Duymak görmek gibi değildir. Allah Musa’ya bu zığ hakkında kavminin ne yaptığını bildirdi. Ama o elindeki levhaları bırakmadı. Ne zaman ki gelip durumu bizzat gözleriyle gördü elindeki levhaları bıraktı ve böylece kırıldı. Ahmet Bezdar Teberani soru. Elindeki levhalar nedir? Burada Musa aleyhisselâm kavminin halini Allah’tan işitmesine rağmen görmek istemesi ve sonrasında levhalar kırmasını anlayamadım. Duymak yetmediği için mi?
Allah razı olsun. Görmek hiçbir zaman duymak gibi değildir. Bunu açıklayıcı yine bir İbrahim aleyhisselamın kıssası var ya. Üç tane kuş. Diyor ya Ya Rabbi ben senin yeniden halk edeceğine inanıyorum. Îmân ediyorum ama bunu görmek istiyorum. Kalbim mutmain olsun istiyorum diyor. Öyle olunca ey İbrahim üç tane kuşu tut onları kes parçala kavur küllerini git üç tane tepeye bırak. Ondan sonra kün tübi izni Allah deyince kuşlar uçaraktan geliyorlar ya. normalde görmektir asıl ilim. Duymak değildir. O yüzden Musa aleyhisselâm da normalde görünce görmek şehadet etmek çünkü. Görmek onu daha fazla bilmek demektir. O yüzden Hazret-i Ali efendimiz görmedim Rab’be secde etmem demiş. Görmek önemli. Allah bizi görenlerden eylesin inşallah.
Bu gece bitmeyecek herhalde siz kendinizi sağlam tutun bakın. Selamünaleyküm teheccühün namazı kıldıktan sonra zikrullâh yapıyorum. Sabah namazını beklerken şaban ayında olduğumuz için zikrullâh’a devam mı edeyim yoksa namazı beklerken salâtü selâm mı çekeyim? Her ikisi de olabilir.
Sumak, Aklı Dengesiz ve Nafaka
İster zikrullâh’a devam edin isterseniz salâtü selâm çekin. Selamünaleyküm. Emziren anneler de sumak içebilir mi? Herkes içebilir. Rüyada görülen Kadeif, Nuhut, pirinçin bir manası var mıdır? Rüya böyle anlatılmaz hakkınız eğer. Rüyayı bütün olarak anlatacaksınız. Selamünaleyküm ben Muhammed bugün ikindi ezanından sonra uzanırken içim geçti. Rüyamda arkadaşımın arabasına bindiğimi bir yere gideceğimizi gördüm. İkindi namazını kılmadığımı hatırladım. Sonra gitmezsem arkadaşıma ayıp olur namazı kaza ederim dedim. Öyle düşününce uyandım sonra yine içim geçti. Üzerime karabasan çöktü kıpırdayamadım. Böyle dumanlı bir şeyler buhar gibiydi. Şekli gördüm savaştım sonra zikir geldi aklıma zorladım. La lahil Allah deyip boğazından tutmaya çalıştım.
Uyandım namazımı kıldım. Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin hadîs-i şerîf var. Bir kimse ikindi namazından sonra uyar da aklı yerinde kalkarsa şaşarım diyor. O yüzden ikindi namazından sonra uyumamaya gayret edin onunla alakalı. Bir daha yapma böyle inşallah. Bir sohbetinizde nefsi mülhümeden düşenlere üzüldüğüm kadar hiçbir şeye üzülmedim. Üzülmüyorum dediniz. Böyle demenizin sebebi neydi? mülhümeden düşen bir kimsenin tekrar o hale gelmesi çok daha zor mu olurlar? Hayır, emeğine yazık ediyor. O yüzden üzülüyorum. o noktaya gelen bir kimsenin artık böyle heva hevesine dalıp geriye düşmemesi lazım. O yüzden. Bu soruyu iletir misiniz lütfen? Geçen cevap alamadım. Bir evlat anne ve babasına veya anne baba evladında bir kötülük gördüyse bir karışıklık olduğunu düzelmeye çalışıyorum o yüzden.
Şurada kal dedik evet. Selamun kavlen mir Rabbin rahim ne demektir? Direkt Cenâb-ı Hak’ın selamı o kimsenin üzerine rahim olan Allah’ın, rahim olan Rabbin selamı o kimsenin üzerine olsun demektir. Onun farklı incelikleri vardır bu selamun kavlen mir Rabbin rahimin. Zahiri manasından fazla onun metafizik, batin manası vardır. Bu selamun kavlen mir Rabbin rahim biraz böyle sûfîler için önemli bir âyet, kerimedir. Bütün virtlerde, hatmelerde çekilen, bizler için hatmelerde çekilen bir virttir o. Normalde Allah’ın selamı o kimsenin üzerine olsun gibi direkt Allah’la selamlaşmak gibidir. Ama asıl onun şeyi manası çünkü bir hadîs-i şerifte Hz. Peygamberin sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri Yasin’in kalbidir demiş.
Selamun kavlen mir Rabbin rahimi. O yüzden sûfîler ona çok ehemmet verirler. Kalnımız yerden devam ediyoruz. Selamün aleyküm bir evlat anne ve babasına veya anne baba evladında bir kötülük gördüyse burada birbirlerine karşı dini tebliğ metodu nasıl olmalıdır? Nezaket içerisinde büyük, küçük, küçük büyüğü bilerekten böyle olursa iyi olur. Bir evladım büyüklerine ve çevresindeki büyüklerine karşı tebliğ nasıl olmalı? Tatlı tatlı ince ince olmalı. Bir kimse dini noktada sadece yaşadıklarını mı anlatmalıdır etrafına? Yaşamadıklarını anlatmalı mıdır? İlk önce kendi nefsinde yaşayıp sonra etrafını anlatmalıdır. Ya normalde dini bir bütün olarak insan tamamıyla yaşayamaz ki o zaman dini tebliğ edemez.
Biz bildiğimizi, yaşadığımızı tebliğ ederiz. Selamun aleyküm önümüzdeki iki gün çok kritik deniliyor ve dışarı çıkmayın deniliyor. Çalışmak durumundayız, ne yapmamız gerekiyor? Kardeşler, normalde kendinizi koruyun, kendinizi muhafaza edin, uzak durmaya gayret edin. Böyle boş bir şekilde etrafta dolaşmayın. Sadece iki gün önemli değil bence. bu Nisan’ın ortasına kadar normalde Mart bitti değil mi? Bugün ayın 28’i. Bence Nisan’ın ortasına kadar belki de Nisan’ın sonuna kadar bu süreç devam edecek. bu bilinmez ne zaman bu böyle çok özür dilerim ama ortalığı kasıp kavuran korkusu kendisinden daha fazla olan. Bakın bu öyle bir noktaya geldi ki bu virüsün korkusu virüsten daha tehlikeli hale geldi.
Virüs tehlikeli, korkusu bundan da tehlikeli, paniği bundan da tehlikeli. Bir panik olursa insanlar benim korkum o, benim de korkum o. Hastanelere yığılır herkes virüs bana bulaştı mı diye sağlık komple felç olur. Şu ana kadar çok iyi gitti. Öyle söyleyeyim bunu böyle devlet, millet düşmanları, hükümet düşmanları böyle etrafta böyle yaygara çıkarıyorlar. diğer devletlerle kendimizi kıyasladığımızda biz çok iyiyiz. Biz çok iyiyiz. Tabi devlet millet bütülleşmesi, onun olsun milletin devleti dinlemesi, hatalar, kusurlar olsa da süreci şu ana kadar çok tehlikeli bir nokta da götürmüyoruz. Hatta ortanın altındayız öyle söyleyeyim. Normalde şu anda günlük 500, 600, 700, 800 ölümlerle götürüyor Avrupa devletleri ki Avrupa deriz biz gözümüzde büyütürüz.
Amerika deriz gözümüzde büyütürüz felç oldular hepsi de. Şu ana kadar gerçekten ülkemiz bu meselede çok iyi bir yolda gidiyor. İnşallah böyle gider. Dinleyelim devleti. O yüzden normalde devlet özel sektörü kapatmadı. Kapatsa kapatın deriz. Devlete itaat lazım. O yüzden normalde kapatmadı. Evet ne yapacağız? O zaman kendimizi böyle sınırlayarak, ölçülendirerekten işimize gücümüze devam edeceğiz. Ekonomik çarkın da dönmesi lazım. Ben onu önemsiyorum. Ben şimdi şunu da söyleyeyim. Bakın bu korona virüsten sonra kimin başına ne geleceği belli değil. İtalya sokaklarında Rus askeri araçları dolaşıyor. İtalya’ya yardıma geldiler. Hangi ülke işgal edilir? Hangi ülke batar bundan dolayı? Bu bilinmiyor.
Hangi ülkede sistem değişikliği olur? Hangi ülkede hükümet değişikliği olur? Hangi ülke, hangi topluluğa yanaşır? Bu bilinmiyor. O yüzden devletini, milletini, ailesini, vatanını seven insanlar devletini, milletini, ailesini, vatanını seviyordu. Devletin koymuş olduğu ölçülere tabi olacaklar. Bizim elimizde mit yok. Bizim elimizde uluslararası dengeleri gözetecek siyasi bir bilgi birikimimiz yok. Bizim elimizde bu virüsün çıkış noktası neden, virüs nereden ne olur, virüs nereye, ne tarafa doğru yönlendirilir, nereden nereye bulaştırılır, bununla alakalı elimizde bilgi yok. Öyle devlet yönetmek, öyle milleti yönetmek, öyle oturup ahkam kesmeye benzemez. Adamın eline üç tane adam veriyorsun, adam üç tane adamı yönetemiyor, kalkıyor devlet yönetmeye.
Veyahut da adam evindeki ailesini yönetemiyor, devlet yönetmekten ahkam kesiyor. Bizde ne yazık ki böyle hastalıklar var. Adam ben olsam böyle yaparım diyor, ailesini yönetemiyor. Sen önce eşini, çoluğunu, çocuğunu yönet. Sen önce evini düzgün bir şekilde götür. Ondan sonra sen devlet yönetmeye kalk. Böyle insanlar var. O yüzden herkes devlet yönetmeye kalkmasın kardeşim. Herkes devlet yönetmeye kalkarsa devlet yönetilmez olur. Oturun oturduğunuz yere, itaat edin. Bakın eğer harâm bir şey söylüyorsa devlet size yapma kardeşim. Haram bir şey söylüyorsa yapma. İç ki içme, kumar oynama, zinâ etme. İç ki iç, kumarı oyna, zinâ et. Devlet sana evine kapan deyince devlete isyan et. Böyle bir şey yok.
Allah bizi affetsin. O yüzden arkadaşlar devlet özel sektöre dışarı çıkmayın demiyor. Herkes özel sektör işine devam edecek. Allah işlerinin güçlerini iyi eylesin inşallah. Ben arkadaşlar buraya gelenleri okuyorum. Benim adım Betül, eşimin adı Oğuz. Eşimle sekiz aydır ayrı yaşıyoruz. Bana ve benim aileme haksızlıklar yaptı ve bana iftiralar attı. Evliliğim boyunca hiçbir zaman bana hak vermedi. Annesinin etmiş olduğu hakaretler karşısında hep annesinin tarafında oldu. Sekiz aylıkta bir bebeğim var. Ama hiç düzelme olmadığı için dönmeme istemiyorlar. Onlar tarafından hiçbir gelişme olmadı. Hakkımda hayırlısı başanmak mı, barışmak mı? Biz bunu bilemeyiz kardeş. Bunu böyle hükmedecek noktada da değiliz.
Allah bizi affetsin. O yüzden bu noktada eğer eşin seni istemiyorsa, seni evden kovduysa, normalde yapabileceğin fazla bir şey yok. Bir şey yok. Yeride almıyorsa yapabileceğin bir şey yok. Oturup şartları konuşacaksınız. Hangi şartlarda olacak?
Koronavirüs, Devlete İtâat ve Zâlimler
Biz onun hükmünü verebilecek noktada değiliz. Selamünaleyküm. Ablam rüyasında şu an hayatta olmayan ama rüyayı gördüğünde hayatta olan kardeşimi görmüş. Bu arada vefat eden ablam konuşma engelliydi. Ablam şöyle girişiyor. Kendisi uzun bir koridorda yürürken karşısına iki kapı çıkıyor. Biri sağ, birisi sol. Ablam tam soldaki kapıyı açacakken sağ kapıyı diğer kardeşim açıyor. Kardeşinin üzerinde yeşil elbise var ve burası daha güzel deyip ablamı oraya çekmiş. Normalde yeşil elbise dinin bütünlüğüne işarettir. Ve din dallığa işarettir. İnşallah kardeşiniz de o tarafa doğru gider. Sumak çayını ne sıklıkla içmeliyiz ve hamileler içebilir mi? Hamileler de içebilir. Normalde günde bir bardak için veyahut da haftada için, ihtiyaç duyduğunuz için bir şey olmaz ya.
Sumak böyle gayet lezzetli. Ayrıca anadolu topraklarından neşvi nevam olmuş. Bir tek zannediyorum doğu Anadolu diye yetişmiyor galiba. Anadolu’nun her tarafına yetişen iyi bir bitki, şifalı bir bitki. gerçekten normalde çayını için salatalarınızda kullanın, soğan salatasında kullanın, her yerde kullanın. Selamun aleyküm. Hocam birisine iş yaptım, alacağım var ancak uzun zamandır ödemiyor. Telefon ediyorum açmıyor. Şimdi ise telefonu kapalı ne yapmalıyım? Git yanına ziyaret et bir çayını iç inşallah. Bir kimsenin sıhhat ve muhkim halinde yaptığı iyilikleri olsa da hastalık veya yolculuk hali kendisini bunlardan alıkoysa, o adama sağlıklı ve muhkim iken yapmakta olduğu amelin sevabı yazılır. Ram’ın-üz-el-hadisi, bu hadisi şerife göre kılmadığımız, cumalar yapamadığımız toplu zikirlerinin sevabı bize bu durumda yazılır mı?
Evet. Bu çünkü normalde bizim elimizden gelen bir şey değil, biz normalde bu noktada devletin koymuş olduğu yasaktan dolayı yapamıyoruz. O yüzden yapmış gibi sevabımız olur inşallah. Selamun aleyküm. Anneme rüyasında cenneti göstermişler, yarısını daha sonra göstereceğiz demişler. Daha ömrü var o yüzden hepsini tamamını görmedi. İnşallah Cenab-ı Hakk’ın ömrünü hayırlı ve güzel eylesin. Selamun aleyküm. Dağda, çölde, mağarada veya ıssız bir yerde kalıp din ve peygamber hakkında hiçbir şey işitmemiş kimselerin ahiretteki hükmü nedir? Cennetlik olacaklar. Evet, onlar hiç din ulaşmadıysa onlar mahşerde toplanacaklar, hemen onlar cennetin birinci katını alacaklar. Çocuklar da aynı. Çok özür dilerim.
Akli dengesini yitirmiş, küçük çocuk, küçüklüğünden itibaren akli dengesini yitirmiş olanlar da aynı. Selamun aleyküm. Rüyasında Peygamber Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerini gören gerçekte görmüştür hadîs-i şerifine göre. Peygamber Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem rüyasında gören birisi sahabeden birisi sayılmış olur mu? Ehli sufiden kendilerini sahabeden sayanlar var veya yol olarak kendilerini sahabeden sayan kimseler var. Bilhassa mesela melami meşrepliler 23 yıl melami mezhebine kararlarsa kendilerini bir kısmını sahabeden sayarlar. Ama sufilerin bir kısmını da böyle rüyasında görürlerse onlar da kendilerini sahabeden sayarlar. Selamun aleyküm. Bir kimsenin rüyadayken yaşadığı rüyasını yormasının sebebi nedir?
Bunu rüya içerisinde, rüya hal içerisinde hal gibidir. Eğer normalde o rüyasında onun rüyası yorulduysa sahih bir rüya olmuş olur ve yorumu da sahidir. Allah mübarek eylesin. Selamun aleyküm. Koronavirüs hakkında ne buyuruyorsunuz? Ne yapmalı? Bu bir ilahi ceza mı? Yoksa kimyasal silah mı? Sonu ne olacak? Ne zaman son bulacak? Panik halindeyiz? Ne yapmalı? Bunu normalde zulüm olarak görürseniz zulüm olur. Bunu rahmet olarak görürseniz rahmet olur. Bereket olarak görürseniz bereket olur. O yüzden ben bu tip bela, musibet, sıkıntı, hastalık, dert, gam, kasavet bunları müminler için bir müjde, müminler için, müslümanlar için bir bereket olarak görürüm. Ben öyle görüyorum. İnşallah Cenâb-ı Hak bizi rahmetlensin, bereketlendirsin, lütuflandırsın, ikramlandırsın, bundan ders aldırsın.
Bakın normalde insanlar gerçekten günahı kebalilere dalmıştı, insanlar isyana, mühtana dalmıştı, insanlar israfa dalmıştı. Bütün haramları fitursuzca işliyorlardı. Cenâb-ı Hak bu noktada bir ders verdiğine inanıyorum. İster bunu biyolojik laboratuvarlarda hazırlasınlar, nerede hazırlıyorlarsa hazırlasınlar. Şimdi sufilerin bakış açısı çok farklıdır. Laboratuvarda da o hazırlanmış olsa onda Allah’ın bir ilmi vardır. Laboratuvarda da o hazırlanmış olsa onda Allah’ın bir müsaadesi vardır. O yüzden Cenâb-ı Hak’ın onda bir kaderi vardır. Biz sûfîler perdenin arkasını görmeye çalışırız. Onda da Cenâb-ı Hak’ın bir kaderi vardır. O yüzden o kadersiz değildir, o başıboş değildir. Belki de insanlar belli yerlere ders vermek için laboratuvarda onu hazırladılar ama hiç ummadıkları bir yere gittiler.
Belki de bir karanlık mahvellerde, karanlık odalarda, karanlık dehlizlerde bir yerlere ders vermek için onu yaptılar. Ama Cenâb-ı Hak onların başlarına makus eyledi, dünyanın başına makus eyledi, darmantaz eyledi. Bilemiyoruz ki biz bu noktada. Biz şu anda elimizde bu bilgiler yok. Başımıza bir bela geldi, bir müsibet geldi. Biz o bela ve müsibete rahmetle, lütufla, ikramla savuşturmaya çalışıyoruz. E şimdi diyeceğiz ki biz bu biyolojik bir silah bunu laboratuvarda hazırladılar. Veba’yı kim hazırladı? tarih boyunca vebadan, sıtmadan insanlar perperişan olmuşlar. O zamanlar laboratuvarlar mı vardıydı? insanları o helak eden, insanları böyle öldüren, insanları perperişan eden bu tip salgın hastalıklar dünya üzerinde hep görülmüş.
Onları da mı laboratuvarlarda hazırlamışlardı? Kıymetli kardeşler, dünya üzerinde ne kadar laboratuvar varsa da, varsa hepsi de Allah’ın laboratuvarıdır. Hepsi de. Siz o laboratuvarları iyiliğe doğruya, güzere doğru yönlendirirseniz, dünya iyiliğe doğruya, güzelliğe yönlendirilir. Siz o laboratuvarları yanlış diye zulme, isyana, buhtane, o laboratuvarları insanları sömürmeye yönlendirirseniz, o laboratuvarlar o yönlendiren insanların başlarına makus olur, onların ahiretlerini perperişan eder. Ne olacak ki şimdi? Bilge size bulaşmayacak mı bu hastalık? Örneğin, Trump’ın etrafındaki insanlarda da bulaşıyor. Bak, Markle’nin etrafındaki insanlarda da bulaşıyor. Bak, İngiltere Kraliçesi’ne veya Kraliyet’in etrafında da bulaşıyor.
Bulaşmadığı bir yer kalmıyor. Onu sevk ve idare eden Allah, onu ne tarafa yönlendireceğini tespit eden Allah, onu Allah’tan başka tarafının yönünü tespit edecek bir kimse mi var? Siz bütün uçaklarınızı kaldırsanız, bir bölgeye böyle biyolojik olarak oraya hastalık atmaya kalksanız, Cenâb-ı Hak bir rüzgar çıkarıp o biyolojik silahı senin ülkene göndermekten muktedir değil mi? Biz Allah’ı zikredelim, Allah’a tövbe edelim, Allah’a duâ edelim. Biz Allah’a yalvaralım, yakaralım. Kötülerin kötülüklerini kendi başlarına makus eylesin. Biz duâ edelim, zikredelim. Zalimlerin zalimliklerini Allah kendi başlarına makus eylesin. Cenâb-ı Hak nerede zalim var ise, nerede zulmeden var ise, Cenâb-ı Hak onların zalimliklerini ve zulümlüklerini kendi başlarına makus eylesin. bizim işimizden, bizim elimizden gelecek olan duâ bu.
Bizim elimizden gelecek olan zikir, bizim elimizden gelecek olan şey kendimizi sakınmak, kendimizi korumak. Bedevi’nin birisi geldi, uyuz hastalığıyla Cenab-ı Peygamber dedi ki, Allah’tandır uyuz hastalığı dedi. Bedevi dedi ki, öbür deveden öbür deveye bulaşıyor. Allah Resûlü dedi ki, ilk bulaştıran deveyin uyuz hastalığını kim bulaştırdı dedi. ilk uyuz olan deveye o hastalığı kim bulaştırdı? Allah bulaştırdı. Allah müsaade etti. Aynı şey, bu hastalık bulaştı mı ondan ona bulaştı kardeşim. Bunun ilk çıkış noktasına müsaade eden de Allah’ı, sakın Allah’ı kötülemeye kalkmayın.
Avrupa Zülümü ve Osmanlı Şehîdleri
Yaptığımız eksiklikleri, yanlışlıkları, yaptığımız zalimlikleri, zulümleri görün. Neden zulmeden devletleri görmedik ki bugüne kadar? Filistin’de öldürülen çocukları, Filistin’de katledilen Müslümanları gördü mü dünya? Suriye’de, Irak’ta katledilen Müslümanları gördü mü dünya? Afganistan’da katledilen Müslümanları gördü mü dünya? Avrupalıların Afrika’da aç bıraktığı çocukları gördü mü dünya? Afrika’yı sömüren İtalya değil miydi? Afrika’yı sömüren Fransa değil miydi? Afrika’yı sömüren İspanya değil miydi? Ha istemeyiz onlar İspanya’nın da İtalya’nın da, ondan sonra Fransa’nın da Almanya’nın da İngiltere’nin de hiçbir kimsenin bela ve müsibet uçar olmasını istemeyiz. Ama onlar zulmettiler. Hadisi kudsi belli.
Kim zulmederse, kim zulmederse Allah onun başına bir zalim tayin eder. O zalimle intikamını alır. O zalimin başına da bir kılıç tayin eder. O kılıçla da zalimden intikamını alır. Bunlar zalim, bu batılılar zalim. Bakın bu batılılar eşkıya. Biz hâlâ daha Avrupa Birliği’ni eşkıya olarak görmüyoruz, zalim olarak görmüyoruz. Bakın İtalya inim inim inliyor. İtalya’nın sağlık sektörü çöktü. İtalya’ya gelen tıbbi yardımları, tıbbi malzemeleri Almanya, İsviçre, Çekostavakya el koyuyor. Bunu dünya görsün. Medeni Avrupa dediniz, medeni Avrupa. İtalya’ya gelen tıbbi yardımları Almanya el koyuyor. İsviçre el koyuyor. Çekostavakya el koyuyor. Hadi Çekostavakya’yı makul göreceğim. Fukara bir devlet yok kendisinde.
Hadi kendi canını düşündü, el koydu. İsviçre neden el koyuyor? Almanya neden el koyuyor? Bunlar eşkıya canım kardeşlerim. Bunlar zalim. Bunlar zulmedici. Bunlar zalim ve zulmedici olduklarından dolayı Allah bunlardan intikam alıyor. Kim zalimse, kim zulmettiyse Allah ondan intikam alır. Allah intikam alıcıdır. O yüzden bireyler zulmetmesinler, devletler zulmetmesinler, uluslararası devletler zulmetmesinler, devletler zulmediyorsa, bireyler zulmediyorsa Allah kılıcıyla onlardan intikamını alacak. Bir hastalık bulaştıracak, alacak. Bir bela bulaştıracak, alacak. Bir müsibet bulaştıracak, alacak. Allah zalimlerden intikamını alır. Bakın Orta Doğu düzeliyor mu? Düzelmiyor. Onlar çünkü Osmanlıya zulmettiler.
Osmanlıya zulmedince kalktılar İngilizlerle, Fransızlarla, İtalyanlarla beraber oldular. 400 gün giden Müslüman Osmanlıyı arkadan hançerlediler. Bakın o gündür bugündür iki yakaları bir araya gelmiyor. Allah zalimlerden intikamını alır. O tertemiz, o mü’min Osmanlı askerini arkadan vurmanın sancısını yaşıyorlar. Allah zalimlerden intikam alır. Bakın kendi halklarına zulmediyor onlar. Cenâb-ı Hak da onların iki yakalarını bir araya getirmiyor. Yine Osmanlı’nın torunları gitti derdi Suriye. O gidince oradakiler bir refah buldular şimdi. O bir huzur buldular. O yüzden Avrupa denilen yer, Batı denilen yer zulmettiğinden dolayı ya çökecekler ya İslâm olacaklar. İkisinden biri. Üçüncü bir şıkkı yok.
Ya İslâm olacaklar, terbiye olacaklar, tokatlana tokatlana, dayak yiye yiye ya da yok olup gidecekler. Allah bizi iyi etsin inşallah. Her gün selamun aleyküm her gün rüya gördüğümü biliyorum hatta birçok rüya gördüğümü hissediyorum. Uyandığım anda hatırlıyorum ama 10 dakika sonra unutuyorum. Ben de unutuyorum. Bunun nedeni nedir? Hiç nedenini araştırmadım. Gördüğüm bir rüyayı başka gördüğüm bir rüyada tevilini yapmıştınız. Tevilini yaptığınız rüyada kılın. Ama tabi olmamız gerekir. Yoksa her iki rüyada tevilettirip ona göre mahvol etmek gerekir. Her iki rüyanda tevilettireceksin inşallah. Otursak sabahtan akşama kadar rüya dinlesek bitmez bu gece. Hayırlı akşamlar gün içinde yaşadım olaylar merak ettim.
Vahut yatmazdan önce düşündüğüm olaylar rüyanda görüyorum. Bunun sebebi nedir ya da yapmam gereken bir şey var mı? Yapman gereken hiçbir şey yok. Keyfini yaşa. Selamun aleyküm gayri müslüm birini sevdim 6 sene önce. Sürekli rüyama giriyor. Hiçbir alakamız veya ilişkimiz yok. Karşılıksız aşk benimkisi ve dün gece yine rüyamda gördüm. Ne yapmalıyım? Ne güzel karşılıksız aşkın tadını yaşaya başla. Allah muhendiniz olsun eşinizle beraber izleyen kardeşler. Selamun aleyküm yeni dünya düzeni nedir? Avangelizm ve masumluk nedir? Yeni dünya düzeni İslami bir sistem ve düzen. İnşallah gelecek İslâm’ın olacak. Onlar ne kadar ne yaparlarsa yapsınlar Allah nurunu tamamlayacak. O yüzden bu yeni dünya düzeni safsatalarına inanmıyorum.
Herkesin bir hesabı kitabı var. Allah’ın da bir hesabı kitabı var. Çıkıyorlar ya televizyonlarda boy gösteriyorlar. Herkes bir şeyler söylüyor. Yeni dünya düzeni şöyle olacak da, yeni dünya düzeni böyle olacak da. Hepsi de fasafesi o. Bir virüs hepsine de yetiyor. Allah’ta virüs mü eksilecek? Allah nurunu tamamlayacak. Yeni dünya düzeni Allah nurunu tamamlayıp İslâm olacak. İslâm bütün dünyaya hakim olacak. Bütün dünyada İslâm türkülere çalınacak. Bütün dünya İslâm’ı görecek. Allah’ın düzeninin sisteminin mükemmelliğini görecek. Ve dünya Allah nurunu tamamlayacak. Çünkü Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri benden önce İslâm’ın %50’si benim zamanımda %25’i, ahir zamanda da kalan %25’i yaşanacak.
Allah nurunu tamam edecek dedi. Kafirler istese de istemese de Allah nurunu tamam edecek. Kıymetli Müslümanlar, kıymetli kardeşlerin, bu yeni dünya düzeni safsatalarına bakmayın. Onlar ne düzen kuruyorlarsa kursunlar, siz Allah’ın düzenini kurun. Onlar neyin hesabının peşine gidiyorlarsa gitsinler, siz Allah’ın hesabının peşine gidin. Siz Kur’ân’ı kendi nefislerinizde, Sünnet-i Seniyye’yi kendi nefislerinizde, Kur’ân ve Sünnet’i nefislerinizde, evlerinizde, ailelerinizde, sokaklarınızda, şehirlerinizde yaşamaya gayret edin. Kur’ân ve Sünnet’in hâkim olması için mücadele edin. Evlerinizde oturmayın. Boş zamanlarınızda Kur’ân-Sünnet mücadelesine verin. Boş zamanlarınızda Kur’ân ve Sünnet’i öğrenmeye çalışın.
Siz bir başkasının terenennesine, bir başkasının kayığına binmeyin. Yok yeni dünya düzeniymiş. Evet yeni dünya düzeni İslâm’ın, Allah’ın düzeni. Müslümanların düzeni canım kardeşlerim. Siz onun için hesap kitap yapın. Oturup da avangelistlerin, masonların, ne idiği belirsiz insanların yerli işbirlikçi beslemelerinin sözlerine bakmayın. Siz Kur’ân ve Sünnet’i iyi öğrenip dini, manevi, İslami düşünceye, felsefeye sahip olun. Kur’ân ve Sünnet’i sımsıkı yapışın. Kur’ân ve Sünnet’i sımsıkı yaşayın. Avrupa Birliği’nin düdüğü olmayın. ABD’nin düdüğü olmayın. Rusya’nın, Çin’in düdüğü olmayın. Siz Allah’ın düdüğü olun. Eğer bir düdük olacaksanız Allah ve Resûlünün düdüğü olun. Bırakın yeni dünya düzeniymiş.
Batsın yeni dünya düzenleri onların. Selamun aleyküm. Selamun aleyküm. Bir insan dese, üstadımın sözünü kendime sünnet olarak anlıyorum desem günah olur mu? Normalde bu olmaz ama tehlikeli sözler bunlar. Sünnet denilince Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem hazretlerinin sözleri fiiliyata akra gelir. Ölçü diyelim, üstadımın sözünü kendime ölçü bilirim. bu vahiy peygamberleridir ya, orada ince bir perde koymuşlar. Velilere de vahiy gelir, söz öyledir ama ilhâm olarak onu nitelendirmişler. Neden? İnce bir perde öyle anlaşılmasın, küstahlık olunmasın diye. Bunlar aşırı sözler, bu aşırı sözlerden uzak durmak. Üstadın bir edebi adabı olur, sünneti olmaz. Sünnet Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem hazretlerine atfen söylenir inşallah.
Daha önce Peygamber Efendimiz Sallallâhu Aleyhi ve Sellem halinde, rüyasında gören bir insan yeniden görmek isterse, görmek istediği halinde rüyasında görebilirim. Bu mümkün mü? Mümkün. Ama o hale geldiyse. Gördüğüm rüyayı, selamün aleyküm, gördüğüm bir rüyayı kimseye anlatmadığım halde kendi kendime tevil etmekten kendimi alamıyorum. Doğru yapmıyorsun. Bu düşünce aklıma geldikçe unutup rüyayı düşünmemem gerektiğini hayret çevirsin, Rabbim deyip geçmem gerektiğini telkin ediyorum kendime doğru.
Yeni Dünya Düzeni ve Rüyâ Adâbı
Ama tekrar rüyayı düşünürken buluyorum kendimi, bu durumda ne tavsiye edersin? Çok zor bir şey ama normalde rüyayı insanın kendi kendine tevil etmesi de doğru değil. İnsanlar ne yazık ki kendi kendine tevil etmeye gayret ediyorlar, Allah muhafaza eylesin, doğru sonuç çıkmaz. Bir diğer sorum ise şu, rüya dinlemekle görevli kimselere rüya anlatmanın adabı nedir? Her göller rüya anlatmalı mı? Bir maneviyat mı olmalı rüyada anlatmak için göller ne rüya anlatmak istemek ya da rüya anlatmak istemek nefis demedir? Anlatın bunda bir sıkıntı yok. Selamün aleyküm, iyi akşamlar diliyorum. Benim bir sorum olacak, müsaadenizle aynı rüyayı aynı gecelerde gören insanların aralarındaki bağ nedir? Teşekkür ederim.
Bir bağ olabilir de deriz, olmaz da deriz. İllaki olacak diye bir kaydı yok veya olmuş da olabilir. Bunda bir sıkıntı yok. Selamün aleyküm, size sormak istediğim şey şu, 41 yaşındayım, küçüklüğümden beri sürekli rüyalarımdan büyük etki altındayım. İyi rüyamda, kötü rüyamda beni etkisi altın alıyor. Rüyalarımda genelde yıllardır gördüğüm iyi rüyalarda, denizde yüzdüğümü, sürekli uçtuğumu görüyorum. Kötü rüyalarımda hep dar yerlerden geçmeye uğraşıyorum, boğuluyorum. Rüyamda bir mağazaya gidiyorum, tesadüf sizin mağazanınmış. Siz de göz göze geliyoruz, beni tanıyıp gülümsediniz, elinizi uzattınız, öptüm, bir kağıt uzattınız. Burada sana göre kıyafetler var, ver çalışan kızlara, sana temin etsinler diyorsunuz fakat, sakın kimse bilmesin diyorsunuz, çok mutlu oluyorum.
Allah mutluluğunuzu arttırsın. İnşallah dininiz tamam olacak, inşallah. Selamün aleyküm, ben bireysel emeklilik hesabı açtırdım. Devlet bankasında faiz olarak bu faizi kullanabilir miyim yoksa ihtiyaç sahibi birine mi vermeliyim? Eğer senin ihtiyacın yoksa ihtiyaç sahibi bir kimseye verebilirsin. İnşallah. Soruluğu canlı yayından cevaplanıyor mu? Cevaplıyoruz. Oh maya da soru var maşallah. Selamün aleyküm, rüyamda sizinle beraber bir bahçede yürüyorduk. Dikenlere siz bastınız, ben de bastınız, yerlere bastım, gördüğünüz çiçeklerin isimlerini sordunuz bana. Aynı çiçeği, melek, şegül gördük en sonunda bir sedir oturduk, sohbette başladık. Siz buradan sonra bahçeden huu de çiçek topla dediniz, uyandım.
Evet, günde 100 sefer hu hu hu Allah çek, 7 gün inşallah. Bastığımız yeri basmazsan dikenler denk gelmez, Allah muhafaza eylesin. Selamün aleyküm, rüyamda bir rüyamı rüya dinlemekle görevli bir zakirimi anlattım ve anlattım rüyayı zakirim tevil edip, bana Allah’ın isimlerinden ya Rafi ya da ya Nafi tam hatırlamıyorum isimlerinden birini çekmemi söyledi. Ve bana artık elini taşının altına koyup yanlış hatırlamıyorsam fidandik birinin mahalle dersini almamı ve orada hizmet etmemi söyledi. Ben de şaşkın bir vaziyette, bana nasıl Allah’ın ismini zikrettirir, buna layık değilim diye şaşırarak sema eder gibi yavaşça döne döne uzaklaştım. Allah mubarek eylesin. Taklide dayalı dindarlığı sorgulayan Mevlânâ göre muhakkı ile mukallit arasındaki fark, Davut ile Ses arasındaki fark gibidir.
Sözünü açıklar mısın? Davut aleyhisselamın sesi çok güzeldi ama Davut’tan çıkıyordu o ses. Davut ayrı, Sesi ayrıydı. Öyle söyleyeyim. O yüzden normalde Davut olmak ayrıdır, Ses ayrıdır. Ses bu noktada taklit olur, Davut da işin gerçeği olur. İstanbul’da yurtta kalıyorum yaklaşık 5 senedir. Semazenlik yapıyorum Karabaş Velî Tekkesi’nde, Üstad’ımızla beraber bir gece rüyamda yurdumuzda yangın çıktığını gördüm. Hızlıca arkadaşlarımızı toplayıp merdivenlerden aşağıya koşmaya başladım. Yeterince hızlı koşamadım ve tam ateş geliyormuş. Merdivenlerden aşağıya sema ederekten inmeye başladım. Sonrasında uyandım. Allah mubarek eylesin. Şimdi durduğum yerler şunlar, böyle beni metheden Allah affetsin sözler var.
Onları geçiyorum okurken. Onları okumak istemiyorum çünkü. Sizi ilk defa rüyamda gördüm de Allah sizden razı olsun ders verdiniz. Bu sabah rüyamda sizi gördüm ve berekettir ki bugünün konusu, rüyalar yaslı şekilde taşlarla ölüldü. Yüksek bir sur vardı. İçinde de yüksek bir bina vardı. Taş duvarın köşesinden tırmanmaya başladım. Sonra korkup aşağıya indim. Sizden başka kimse yoktu. Soluma geçtiniz ve benimle konuşuyorsunuz. Sırtımız dönük birlikte yürüyorduk. Rüyamdaki konuşmalar çok hoşumuza gitmişti. Allah muharek eylesin. İnsanın üstadını görmesi rahmet, bereket, lütuf, ikram. Selamünaleyküm ben de rüyamda başım kapalı iken açıldığımı görüyorum. Bu nedendir acaba? Bilmeden bir günah mı işliyorum?
Evet. Hocam bir de yalnız sıra rüyamda adamcağızın, ara sıra rüyamda adamcağızın hiç günahı yok. Öyle şeylerle hiç alakası yoktur asla. Eşimin beni aldattığını görüyorum. Huzursuz oluyorum. Nefsini oymuşsun. Tövbe et. Tevil edilen her rüyada tevil edildiği şekilde her zaman tecellî eder mi? İlerleyen zaman da o tevilin ve tecelliyetin değişme ihtimali var mıdır? Olabilir de. Hepsi muhal. Ölen kuzenim rüyamda gördüm. Adı Emrah. Beyaz bir araba ile geldi. İki, üç kişi kovalıyordu. Beraber kaçtık. Sonra ağabey yıkanmaz lazım deyip yıkanın pıkanmadığını bilmiyorum. Rüyamda siz dediniz ki Bosna’da savaş var kardeşler. Yalnız bırakmayalım dediniz. Bosna’ya gittik. Bosna şeyhi de vardı. Bize teşekkür ediyordu.
Savaş alanıydı. Biz bir kenarda konuşup sohbet ediyorduk. Sizinle sonra sizin omuzunuzda uyudum. Bana Türkiye’ye dönün. Siz dediniz ablam da yanımdaydı. Sonra başka bir rüyada benim gözlerimden öptüğünüz o rüyayı sadece bu kadar hatırlıyorum. Hakkınızı helâl edin. Rabbim Bosna’yı muhafaza eylesin. Cenâb-ı Hak Bosna’yı korusun inşallah. Orada da böyle bir kargaşat çıkacak diye tahmin ediyorum. Allah’ım korusun. Rüyamda sohbet için bir yere gelmişsiniz. İnsanlar dağılınca diğer odaya geçtiniz. Kızım ile yan yana oturdunuz. Biri bandalyanın boştu. Oraya oturacağım sıra ne öyle arkadaş gibi diyerek geçerek yere ayakların dibine oturdum. Çok uzun yazıyorsunuz mübarek insanlar. Ne olacak burada bu?
Sırf rüyada okuyacağız. Selamun aleyküm bir arkadaşımla sohbet ediyorduk. Sizden bahsettikten sonra arkadaşımın yüzü sizin suretinize dönüştü. Karşımda sizinle sohbet ediyormuş gibi oldum. Bunun hikmeti ne? Selamun aleyküm rüyamda sizinle görüşmek için yanınıza geliyorum. Tam görüşmeye geçecekler. Ölen babam odaya geliyor. Herkes kim bu adam der gibi babama bakıyor. Babam da beni işaret ederek size gösteriyor. Ben onun babasıyım. O benim kızım. Hep buraya gelmek istiyor. Görmek istedim buraya deyip sizinle konuşuyor. Siz de yüzüme okşayıp gülüyorsunuz. Bana rüyamın içinde hem sizin hem de babanın olması çok etkiledi beni. Size ulaştırma isteği duydum. Allah mübarek eylesin inşallah. Selamun aleyküm sizinle rüyamı paylaşmak isterim.
Beytullâh’ın boğuşluğuna çok üzüldüm. O gece rüyamda Peygamber Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem iki omuzunda Hazret-i Hasan Hazret-i Hüseyin’i almış. Ellerinden tutmuş gülerek gönderiyor. Beyaz sarıklı birileri düşünceli bir şekilde kendisini izliyorlardı. Affınıza sığınırım. O yüzden çocukları bu virüs etkilemiyor diye düşünüyorum. Hakkınızı helâl edin demiş. Helal olsun. Arkadaşlar hep rüya anlatmışlar. Soru sormak yok. O yüzden bakıyorum şimdi böyle. Herkes rüya anlatmış. Bir soru beklerken bilmeden İslamiyet’e uygun yaşayan dünyada faydasını görür mü? bu noktada niyet lazım. Bir kimse niyete de etmeli. Sünnettir veya farzdır veya vaciptir diye. O zaman ibadet hükmünde olur. Gezmek için kiliseye gitmekte bir mahsur var mı?
Yok. Çok rüya var. O yüzden rüyaları geçiyorum arkadaşlar. Rüya normalde. Hep rüya çünkü. Oturup hüseyin rüya yormak lazım. Evet. Evet. Evet. Evet. Evet. Evet. Evet. Arkadaşlar yani. Evet. Evet. Evet. Evet. Evet. Evet. Evet. Evet. Evet. Evet. Evet. Evet. Evet.
Kaynakça ve Referanslar
- Rüyâ Hadîsleri ve 46 Cüz Kavramı: Ebû Hureyre rıvâyeti “Kıyâmet zamanı yaklaşınca müminlerin rüyâsı hiç yalan çıkmayacaktır” — Buhârî, Ta’bîr 26; Müslim, Rüyâ 6; Tirmizî, Rüyâ 1; “Müslümanın rüyâsı peygamberliğin kırkaltıda biridir” — Buhârî, Ta’bîr 2, 4; “Risâlet ve nübuvvet sona ermiştir… fakat mübeşşirat vardır” rıvâyeti (Enes bin Mâlik) — Tirmizî, Rüyâ 2; rüyâ üç çeşittir (sâliha, şeytânî hulüm, zihin meşguliyeti) — Buhârî, Ta’bîr 26; “Sol tarafına tükürsün ve o rüyâyı insanlara anlatmasın” — Buhârî, Ta’bîr 14; ayaklara vurulan zincir-dinde sebat tevili — Buhârî, Ta’bîr 26
- Salih Rüyâ, Hulüm ve Tevil Ehli: “Rüyâsında beni gören gerçekten beni görmüştür çünkü şeytân benim şeklime giremez” — Buhârî, Ta’bîr 10; Müslim, Rüyâ 10-11; “Rüyâ semada bulut gibidir, nasıl tevil edilirse öyle tecellî eder” — İbn Mâce, Ta’bîr 7; “Rüyânızı sâlih kimselere anlatınız” — Tirmizî, Rüyâ 5; Hz. Ebû Bekir’in “evin direği yıkıldı” tevili (“İnnâ lillâh ve innâ ileyhi râciûn — kocanın ölüm haberini alacaksın”) rıvâyeti; Efendimiz’in “Ya Ebû Bekir keşke hayra yorsaydın” ikazı; Cenâb-ı Hak’ın ilhâmıyla tevil — Nahl 16/68-69 (arıya vahyedilmesi benzetişi)
- Süt-İlim Tevili ve Âişe Rıvâyeti: “Uyurken rüyâmda bana süt getirildi, ondan içtim, fazlasını Ömer bin Hattâb’a verdim — ilimdir” — Buhârî, Ta’bîr 15, 16; Müslim, Fedâilu’s-Sahâbe 16; Tirmizî, Rüyâ 9; Dârimî, Rüyâ 13; gömleklerin uzunluğu-dindarlık tevili — Buhârî, Ta’bîr 18; Mi’râc gecesi süt-şarâb ikramı (“Sütü tercih ettin, ümmetin fıtratı üzeredir” — şarâp zevk-i şehvete yorumu) — Buhârî, Megâzi 43; Müslim, Îmân 272; Hz. Âişe annemizin rıvâyeti “Peygamber’in rüyâsı ayın 14’ü gibiydi, nasıl görürse öyle tecellî ederdi” — Buhârî, Bed’ül-Vahy 3; Müslim, Îmân 252
- Peygamber Rüyâsı: İbrâhim ve Yusuf: Hz. Peygamber’in Fetih rüyâsı — Fetih 48/27 (“Allah’a and olsun ki Allah Resülünün gördüğü rüyânın hak olduğunu tasdik etmiştir. İnşaAllah Mescid-i Harâm’a başlarınızı tıraş etmiş olarak korkmadan gireceksiniz”); Hz. İbrâhim’in oğlu İsmâil’i kurban etme rüyâsı — Sâffât 37/102-107; Hz. Yusuf’un yıldız-ay-güneş rüyâsı ve Yâkûb’un uyarısı — Yusuf 12/4-5; zindan arkadaşlarının rüyâsı — Yusuf 12/36 (şarab sıkma / kuşların yediği ekmek); Hz. Yusuf’un “Beni kim sevdiyse zarara uğradı — halam, babam, Aziz’in karısı” sohbeti rıvâyeti; Allah’ın onlara unutturması (âyet 42); Cenab-ı Hak’ın rüyâ kanalıyla peygamberleri tasdiki — Taberî, Câmiu’l-Beyân
- Firavûn, Kral ve Yedi Yıl Bolluk: Mısır kralının yedi semiz/zayıf inek ve yedi yeşil/kuru başak rüyâsı — Yusuf 12/43-49; kralın müneccim/sihirbazlarının “karmaşık rüyâlar” diyerek yoramaması — Yusuf 12/44; Hz. Yusuf’un yedi yıl bereket / yedi yıl kıtlık / ardından yağmur tevili — Yusuf 12/46-49; Firavûn’un rüyâ/yıldız yorumcularını dinleyip yedi yıl boyunca doğan erkek çocukları katlettirmesi (Hz. Mûsâ kaderi) — Kasas 28/4-6; Nemrûd’un etrafındaki müneccimlerin Hz. İbrâhim’i haber vermesi; Asurlulardan kalma iki yüze yakın tablet ve Aristo’nun (Peri hypnou kai enhypnion) rüyâyı “ilim kapısı” olarak görmesi; rüyâyı tamâmiyle inkarın küfre düşürmesi (Kur’ân âyetlerini reddetmek)
- İyiliği Emir, Evlilik ve Çocuk Eğitimi: “İyiliği emretmek, kötülüğü nehyetmek en büyük cihâddır” emri ve sahâbenin dini yalnız öğrenip tebliğî — Âl-i İmrân 3/104, 110; Lokman 31/17; “İnandım fakat yapmıyorum” hali — amelsiz müslüman; iman esasları (Allah’ın varlığı, birliği, melekler, peygamberler, kitâblar, din günü, hayr-şerr, kıyâmet) — Bakara 2/177, 285; evlilikte aile istişaresi; erkek-erkil aile yapısı — Nisâ 4/34 (“Erkekler kadınların koruyup kollayıcılarıdır”); insanlara teşekkür — Allah’a teşekkür benzerliği (hadîs-i şerîf: “İnsanlara teşekkür etmeyen Allah’a teşekkür etmez” — Ebû Dâvûd, Edeb 11; Tirmizî, Birr 35)
- Vitir, Kolonya ve Tarîkat Rüyâları: Vitir namazının hükmü — İmâm-ı A’zam’a göre vâcib (kazâsı lâzım), İmâm Muhammed-İmâm Yusuf-Şâfiî-Mâlikî-Hanbelî’ye göre nâfile (kazâsız); Mergınânî, el-Hidâye; İbn Âbidîn, Reddu’l-Muhtâr; kolonya ve alkollü temizlik maddelerinin abdeste etkisi (uçucu alkol hadd-i ruhsat) — İbn Âbidîn, Reddu’l-Muhtâr; ümmî teyzenin viral rüyâsı ve sumak önerisi hâdiselerine yönelik Hz. Peygamber’in rüyâsının gerçek görülüp görülemeyeceği; tarîkat intisâbı ile ilgili rüyâların mürşid-i kâmile anlatılması gerektiği — Sühreverdî, Avârifu’l-Maârif
- Mevlïd Kandili, Salavât ve Zikir: Mevlïd Kandîli’nde zikrullâh ve salavât rüyâ misali — Ahzâb 33/56 (“Allah ve melekleri Peygamber’e salavât getirirler. Ey îmân edenler! Siz de ona salavât getirin”); Ezan-ı Şerîf’in sahâbeye rüyâda gösterilmesi (Abdullah bin Zeyd rıvâyeti) — Ebû Dâvûd, Salât 27; İbn Mâce, Ezan 1; ikindi sonrası uykudan kalkıp “aklı yerinde” bulunmamak hadîs-i şerîfi — Ebû Dâvûd, Edeb 25; “Hasbünallâhü ve ni’mel vekîl” (Âl-i İmrân 3/173), “Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü mine’z-zâlimîn” (Enbiyâ 21/87) zikirleri ve yoklu saatlerde salavât kampanyalarının meşrû’iyeti
- Sumak, Aklı Dengesiz ve Nafaka: Emzikli anneler, hamileler ve herkes için sumak çayının şifâlı bitki olarak günlük kullanımı; rüyâ gören bireyin kişisel mahremiyeti (isim açıklanmaması); müslümanların devletin aile-çocuk-rehber politikaları üzerindeki tutumu; Betül-Oğuz örneğinde ayrı yaşayan çift ve 8 aylık bebek meşguliyeti; kız çocukların anne-baba bakımı hükümleri ve erkek çocuk nâfakası sorumluluğu — Talâk 65/6-7, Bakara 2/233, Nisâ 4/34; anne-babaya sadaka/zekât veremeyiş kuralları — Mergınânî, el-Hidâye; “Kalbinde zerre kadar kibir olan cennete giremez” — Müslim, Îmân 147
- Koronavirüs, Devlete İtâat ve Zâlimler: Hadîs-i şerîf: “Uyuz deveye uyuz hastalığını kim bulaştırdı? İlk bulaştıran Allah’tır” — Buhârî, Tıb 53; Müslim, Selâm 101; sûfî bakışıyla külli ilâhî kader (cebr-i mütavasst); karântînede devlete itâat, kötülüğe teşvîk eden bir emre körlemesine itâat edilmemesi — İmâm-ı Gazzâlî, İhyâ, Kitâbu’l-Emri bi’l-Ma’rûf; “Kim zâlime yardım ederse Allah ona bir zâlim tayîn eder” hadîs-i kudsîsi — Taberanî, Mu’cemü’l-Kebir; Filiştin-Suriye-Irak-Afganistan şehîdlerinin hatırlanması — Nişâ 4/75; salgın zamanlarında devlet-millet düşmanlığı yapmadan dayanışma
- Avrupa Zülümü ve Osmanlı Şehîdleri: Osmanlı’ya Birinci Cihân Harbi’nde İngiliz-Fransız-İtalyanlarla beraber olup arkadan hançerleyen Arab isyanı (400 günlük sefer) ve Orta Doğu’nun bugüne kadar süren iki yakasının bir araya gelmeyişi; İtalya’ya gelen tıbbî yardım malzemesine Almanya-İsviçre-Çekoslovakya’nın el koyması (Avrupa Birliği’nin düşüşü); sömürgecilik — Fransız Afrika’da, İtalyan Libya’da, İspan-yol Mekik’te; “Allah zâlimlerden intikamını alır” — İbrâhim 14/42; “Zâlim kavmi Allah hidâyete erdirmez” — Bakara 2/258; Cenab-ı Hak’ın biyolojik silah senaryolarından müstakbel üstünü tayîn etmesi ve zâlimlere rüzgâr gönderebilmesi
- Yeni Dünya Düzeni ve Rüyâ Adâbı: Yeni dünya düzeninin asıl sahibinin İslâm olduğu (“Kafirler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır”) — Tevbe 9/32-33; Saff 61/8-9; “İslâm’ın %50’si benden önce, %25’i benim zamanımda, kalan %25’i âhir zamanda yaşanacak” hadîs-i şerîfi (Hz. Peygamber); mürşid-i kâmil sözünden “sünnet” değil “edeb/ölçü” tanımının edebe uygunluğu; rüyâyı kendi kendine yormamanın lüzumu — İbn Sîrîn, Muntehabu’l-Kelâm fî Tefîsîrri’l-Ahlâm; Mevlânâ’nın “muhakkık ile mukallid arasındaki fark Dâvûd ile Ses arasındaki fark gibidir” beyti — Mesnevî-i Şerîf; Avangelizm-masûlluk safsatalarına karşı Kur’ân-Sünnet yaşantısı; Pir Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî, Seyyid Ahmed er-Rifâî, Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî silsilesine uzanan edeb
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.
İlgili Sözlük Terimleri: Mürşid, Tarîkat, Zikir, Tevhîd, Nefs, Kalb, Sünnet, Şeyh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı