Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site

Sorular: İman ve İtikad — Sayfa 6

Sohbetlerden Derlenen Sorular

Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv

35.367Soru-Cevap
2.760.705Kelime
51Kategori
378Sayfa

Table of Contents

İman ve İtikad(2302) — Sayfa 6/28

İmâm-ı Âzam’ın fetvâları neden önemlidir?

İmâm-ı Âzam örneğin Abbâsîlerin bile sonradan yıkılmasına fetvâ veren bir kimsedir. Emevîlerden sonra Emevîler’e fetvâ vermiştir. Sonradan Abbâsîler geçince Abbâsîlerin de bozukluklarını, bozulduklarını görünce onlara da fetvâyı verir. İmâm-ı Âzam böyle çok enteresan bir kişiliğe sahiptir. tavizsizdir. Kur’ân Sünnet tarihinde dimdik durur. Hiçbir zaman taviz vermez. Devletle olan ilişkilerinde bir çizgisi vardır. O çizgiyi aşmaz hiçbir zaman.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Hakîkat Ayıbı Görmemek

İmâm-ı Muhammed ve İmâm-ı Serahsî’nin tutumu nedir?

İmâm-ı Muhammed kabul etmez. Serahsî de kabul etmez. kolay değildir. Bunlar böyle bir Serahsî’nin hiçbir suçu yoktur. Şeyhülislâmlığı kabul etmedi diye 15 yıl kuyunun içerisinde kalır. 15 yıl. 15 yıl kuyuda. bunu düşünebiliyor musunuz? Bir koca imam 15 yıl kuyuda kalıyor ve 15 ciltlik eserini oradan yazdırıyor. Hıfsından. Her neyse. Evet.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Hakîkat Ayıbı Görmemek

Dînin Düzeni ve Dünyânın Düzeni nedir?

İslâmî bakış açısından dînin düzeni, dünyanın düzeni ile kaimdir. Dünyanın düzeni ise kendisine itaat edilecek bir yönetici ile sağlanır. Sunni anlayışta yöneticinin meşrûiyeti halkın seçimine bağlıdır. Fârâbî ilimleri tasnif ederken, kelâmî siyâset felsefesi içerisinde saymıştır. Fârâbî Ebu Nasr-ı Muhammed ilimlerin sayımı. Tabii bunları böyle konuşurken, bunların yer değiştirmek de mümkündür. dînin düzeni ile dünyanın düzeni aslında iki kanatlı kuş misaledir. Bir taraf dînin düzeni dizayn edilirken, öbür tarafta da dünyanın düzeni dizayn edilmelidir. Biz İslâm’ın ilk çıkış tarihinden veyahut da çıkış noktasından baktığımızda, Hazret-i Peygamber’in gelen âyet-i kerimeleri anında tecellî ettirerek, bunların yaşanmasını ve yaşatılmasını sağlıyordu. Böylece dînin düzeni ile dünyanın düzeni birbirine paralel bir şekilde gidiyordu. Önce dinin düzenini kuralım, sonra dünyanın düzenini kuralım, veyahut önce dünyanın düzenini kuralım, sonra dinin düzenini kuralım felsefesi o gün için mümkün değildi. Sebebi şuydu, çünkü dîn henüz daha tamamlanmamıştı, indirilmesi tamamlanmamıştı. İndirilmesi tamamlanmadığından dolayı dine dayalı bir dünya düzeni kurulmamıştı. Peygamberî metod bu manada âyet-i kerimelerin inmesi ile beraber yaşanabilir hale getirilip, zaten yaşanacak şey hemen yaşanabilirliğini tecellî ettirmek, yaşanmasıyla alakalıydı. Böyle olunca o Hazret-i Peygamber’in dînî yaşantısı ve dünya yaşantısı birbirine paralel bir şekilde gitti. Şimdi dînin düzeni için dünya düzeni gerekmez.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Hoşgörü Kapısı ve Hizmet

Beş Halîfe Sonrası Dengenin Kaybı nedir?

Hala da çalışıyorlar ama bir türlü İslâm dünyası, bu benim kendimce tespitim, bunu başaramıyor. Bunu başarmaktan uzak çünkü ihlâs ve samimiyete dayanarak Hazret-i Peygamber ve beş halîfe döneminin icraatlerini yapmaktan uzaklar. Böyle olunca değişik düşünceler çıkıyor. dîn dünyayı düzelteceğine, dünya dînî düzeltiyor. Şimdi İslâm dünyasındaki dîn dünyanın emrinde. Dünya dînin emrinde değil. dünya bizim dinimizi dizayn ediyor. Din dünyayı dizayn edeceğine, dîn dünyayı dizayn edeceğine. Dünya dînî dizayn ediyor. Bakın dînî dizayn ediyor diyorum, çok ağır bir kelime bu. Dindarları değil. Bakın dindarları değil, dînî dizayn ediyor. sizin, siz, tabi dine bütün İslâm dünyasını öyle bir hale getirdiler ki İslâm dünyası sadece ibâdete bakıyor. Bugün oruçlarımızı tuttuk, Allah kabul etsin. Öyle değil mi? Harika. Peki, bugün kaç sefer adâlet aklımıza geldi? Kaç sefer sefâlet aklımıza geldi? Kaç sefer zulüm aklımıza geldi? Kaç sefer zâlimlikler aklımıza geldi? Bugün kaç sefer aklımıza, İslâm’ın adâlet mekanizması aklımıza geldi? Bu acı bir şey. İslâm dünyası için bu acı bir şey. Üstüne demiş ya, İslâm dünyası için bu acı bir şey. İslâm dünyası için bu acı bir şey. Üstüne demiş ya, evet, kelâmın siyâsî meşrûiyeti halkın seçimine bağlıdır demiş yöneticinin. Tamam, harika. Bana söyler misiniz, dünya üzerindeki halkın seçimiyle, doğru seçimiyle seçilen bir kimseyi? İslâm dünyası dahil buna. Hristiyan dünyası dahil, Yahudi dünyası dahil. Gerçekten halk mı seçiyor yoksa seçileni halk tasdik mi ediyor?

Kaynak: 2022 Sohbeti — Hoşgörü Kapısı ve Hizmet

Seçim, Meşrûiyet ve Aşere-i Mübeşşere nedir?

Yani değişik herkes kendini aldatıyor. O zaman, seçimle meşrûiyetini kazanacaksa bir kimse, hangi seçimle meşrûiyetini kazanır? Seçilmiş kimselerin seçimiyle mi meşrûiyet kazanır? Atanmış kişilerin seçtiği kimsenin seçilmesiyle mi meşrûiyet kazanılır? Nasıl seçilir bir kimse? Bunun ilk döneme döndüğümüzde ölçüsüne aşere-i mübeşşere var. Aşere-i Mübeşşere seçiyor. On kişi seçiyor içinden birisini. Halîfe seçiyor. Bunu ashâb geliştirmemiş. Bir eksiklik, noksanlık olarak görmüyorum. bir on kişiden birisi vefat ettiğinde başka bir sahâbeyi yanlarına almış olsalardı, diyecektik ki bir kurul var, o bu on kişilik kurul devamı kendi içinden bir devlet başkanı seçiyor. Ama böyle yapmamışlar. Böyle yapmayınca ne yapmışlar? Hep devam etmişler. Arkadaşlar, içerideki kardeşlere oruçtan çıktılar, su dağıtabilirsiniz bu konuda. Hiç olmazsa, şey olmasınlar. Ne o? Orucun birinci günü su ihtiyaçları olabilir. Bunu geliştirmemişler. Ama buradaki sadece seçilmek yetmez. Seçimin kalitesi ve seçimin nasıl olacağı da önemli. Benim nazarımda seçimlerin hür olması lazım. Her aday, her kimse, devlet başkanı için, şu eğer ki belli bir eğitimi var ise, bir ölçüsü olabilir bunun, bir kriteri olabilir. Ama bu kimseler devlet başkanı seçilebilir. Ama bugün dünya sistemi içerisinde doğru bir seçim olacağına inanmıyorum. Bir de seçilse de önemli değil. dünya sistemine uymayan bir kimse, devlet başkanı seçilirse, dünya sistemi onu alaşağı etmeye çalışıyor. Ya diyor benim sisteme uyacaksın, dînî önemli değil o kimsenin. Ya diyor benim sisteme uyacaksınız, ya da diyor ben onu deviririm o zaman. Bunun temel nedeni, kelâm ekolleri arasında, İslâm inanç ilkeleri açısından devlet başkanlığı meselesinin tartışılmasıdır. Çünkü Şîa hariç diğer kelâmî düşüncelerde siyâset ictihâdî bir konudur. Şîa’da bu seçilmiş imâmlar devlet başkanı olur. Aslında şu anda Şîa’da da bu yok. Şîa’da önceden bu böyle uygulanıyordu. Ama bugünkü Şîa’da bu da öyle uygulanmıyor. Ve o yüzden bu siyasetin ictihâdî tartışmalarının içerisinde Şîa’yı da koymak mümkün.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Hoşgörü Kapısı ve Hizmet

Müslüman olmayan kimselere zorlama yapılabilir mi?

Müslüman olmayan kimselere hiçbir zaman, hiçbir şekilde, hiçbir zaman hiçbir şekilde onları İslâm olmaları için siz zorlayamazsınız. Hiçbir zaman.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Hoşgörü Kapısı ve Hizmet

İrtidât edenlerle alakalı tartışmalar var mı?

Bir kimse, İslâm ben Müslümânlıktan çıktım dediğinde siz onu katledebilir misiniz, katledemez misiniz? Bununla alakalı tartışmalar var.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Hoşgörü Kapısı ve Hizmet

İyiliği yayma ve iktidârın rolü nedir?

Târih boyunca iyiliği yaymak ve kötülüklerle mücâdele etmek sadece Müslüman ferde vacip değil aynı zamanda siyâsî iktidarın da en önemli görevlerinden birisi sayılmıştır. Ama ne yazık ki târih boyunca iktidârlar bunu böyle yapmadılar ki.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Hoşgörü Kapısı ve Hizmet

Mâtürîdî Çizgisi nedir?

İmâm-ı Âzam, İmam-ı Muğatirüdî çizgisinde bir devlet sistemi, bugünkü lâikçi diyenlerin devlet sisteminden daha ileri bir devlet sistemi. O devlet sistemi var ya, bugün dünya üzerinde o devlet sistemini kurmuş olsanız, bugün bütün dünya insanlığı o devletin tebaası olmak ister. Hristiyanlar dahil buna.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Mâtürîdî Çizgisi ve Lâiklik

Mâtürîdî Çizgisi ile lâiklik arasındaki ilişki nedir?

İmâm-ı Âzam, İmam-ı Muğatirüdî çizgisinde bir devlet sistemi, bugünkü lâikçi diyenlerin devlet sisteminden daha ileri bir devlet sistemi. O devlet sistemi var ya, bugün dünya üzerinde o devlet sistemini kurmuş olsanız, bugün bütün dünya insanlığı o devletin tebaası olmak ister. Hristiyanlar dahil buna. Neden Osmanlının yükseliş döneminde bütün etrafındaki tebaa Osmanlı olmak istiyordu? Sebebi buydu. Dil olarak lâikliği kullanmak istemiyorum ama Osmanlı bunu uyguladığı için öyleydi. Siz Osmanlı’da tek hukuk var zannedersiniz, öyle değil mi? Değil. Osmanlı’da her tebaanın kendine göre bir hukuku var. Ermenîlerin hukuku ayrı, Hristiyanların hukuku ayrı, Katolik Hristiyanların hukuku ayrı, Ortodoks Hristiyanlarının hukuku ayrı, Mecûsîlerin hukuku ayrı, Tahtacıların hukuku ayrı, Şîa’nın hukuku ayrı, Osmanlı’da. Bu sonradan oluştu Osmanlı’da tek hukuka bağlamak için. Tek hukuka bağlamak için, uğraştıkları için de battılar. Sebep bu sefer herkes kendince, kendi milliyetçiliği, kendi ırkı aklına geldi. Osmanlılığı kaybettiler. Önceden Ermenisi de Osmanlıydı. Katoliği de Osmanlıydı. Protestanı da Osmanlıydı. Mecûsîsi de Osmanlıydı. Neye tapınıyorsa tapınsın. Osmanlıydı önceden. Ne zaman bütün ülkeyi tek hukuka bağlamaya çalıştılar, herkes dedi ki ben Arnavut’um, ben Boşnak’ım, ben Bulgar’ım, ben Rum’um, ben Ermenîyim, ben Fârisîyim, ben Arab’ım, ben Çerkez’im, ben Tahtacı’yım, ben Kızılbaş’ım. Bölündü. Sonuç bu oldu.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Mâtürîdî Çizgisi ve Lâiklik

Mâtürîdî Çizgisi neden önemlidir?

İmâm-ı Âzam, İmam-ı Muğatirüdî çizgisinde bir devlet sistemi, bugünkü lâikçi diyenlerin devlet sisteminden daha ileri bir devlet sistemi. O devlet sistemi var ya, bugün dünya üzerinde o devlet sistemini kurmuş olsanız, bugün bütün dünya insanlığı o devletin tebaası olmak ister. Hristiyanlar dahil buna. Neden Osmanlının yükseliş döneminde bütün etrafındaki tebaa Osmanlı olmak istiyordu? Sebebi buydu. Dil olarak lâikliği kullanmak istemiyorum ama Osmanlı bunu uyguladığı için öyleydi. Siz Osmanlı’da tek hukuk var zannedersiniz, öyle değil mi? Değil. Osmanlı’da her tebaanın kendine göre bir hukuku var. Ermenîlerin hukuku ayrı, Hristiyanların hukuku ayrı, Katolik Hristiyanların hukuku ayrı, Ortodoks Hristiyanlarının hukuku ayrı, Mecûsîlerin hukuku ayrı, Tahtacıların hukuku ayrı, Şîa’nın hukuku ayrı, Osmanlı’da. Bu sonradan oluştu Osmanlı’da tek hukuka bağlamak için. Tek hukuka bağlamak için, uğraştıkları için de battılar. Sebep bu sefer herkes kendince, kendi milliyetçiliği, kendi ırkı aklına geldi. Osmanlılığı kaybettiler. Önceden Ermenisi de Osmanlıydı. Katoliği de Osmanlıydı. Protestanı da Osmanlıydı. Mecûsîsi de Osmanlıydı. Neye tapınıyorsa tapınsın. Osmanlıydı önceden. Ne zaman bütün ülkeyi tek hukuka bağlamaya çalıştılar, herkes dedi ki ben Arnavut’um, ben Boşnak’ım, ben Bulgar’ım, ben Rum’um, ben Ermenîyim, ben Fârisîyim, ben Arab’ım, ben Çerkeyim, ben Tahtacı’yım, ben Kızılbaş’ım. Bölündü. Sonuç bu oldu.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Mâtürîdî Çizgisi ve Lâiklik

Mâtürîdî Çizgisi neden Osmanlı’da uygulanmıştır?

Neden Osmanlının yükseliş döneminde bütün etrafındaki tebaa Osmanlı olmak istiyordu? Sebebi buydu. Dil olarak lâikliği kullanmak istemiyorum ama Osmanlı bunu uyguladığı için öyleydi. Siz Osmanlı’da tek hukuk var zannedersiniz, öyle değil mi? Değil. Osmanlı’da her tebaanın kendine göre bir hukuku var. Ermenîlerin hukuku ayrı, Hristiyanların hukuku ayrı, Katolik Hristiyanların hukuku ayrı, Ortodoks Hristiyanlarının hukuku ayrı, Mecûsîlerin hukuku ayrı, Tahtacıların hukuku ayrı, Şîa’nın hukuku ayrı, Osmanlı’da. Bu sonradan oluştu Osmanlı’da tek hukuka bağlamak için. Tek hukuka bağlamak için, uğraştıkları için de battılar. Sebep bu sefer herkes kendince, kendi milliyetçiliği, kendi ırkı aklına geldi. Osmanlılığı kaybettiler. Önceden Ermenisi de Osmanlıydı. Katoliği de Osmanlıydı. Protestanı da Osmanlıydı. Mecûsîsi de Osmanlıydı. Neye tapınıyorsa tapınsın. Osmanlıydı önceden. Ne zaman bütün ülkeyi tek hukuka bağlamaya çalıştılar, herkes dedi ki ben Arnavut’um, ben Boşnak’ım, ben Bulgar’ım, ben Rum’um, ben Ermenîyim, ben Fârisîyim, ben Arab’ım, ben Çerkez’im, ben Tahtacı’yım, ben Kızılbaş’ım. Bölündü. Sonuç bu oldu.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Mâtürîdî Çizgisi ve Lâiklik

Mâtürîdî Çizgisi neden Türkiye’de uygulanamamıştır?

Hanefî Mâtürîdî çizgisi mevcut anayasaya aykırıdır. Hem Hanefî Mâtürîdî çizgisi mevcut anayasaya aykırıdır. Hanefî Mâtürîdî çizgisi mevcut anayasaya aykırıdır. Hem Hanefî Mâtürîdî çizgisinin topluma çok iyi anlatılması gerekir hem de anayasa da belli değişikler olması gerekir. Anayasa da belli bir değişikler olmadığı müddetçe Hanefî Mâtürîdî çizgisinin din algısı olarak topluma da yerleşmesi mümkün değildir. Zaten Türkiye’yi idare eden komple siyasetçiler parti ayırmaksızın. Bugünkü mevcut durumdan herkes memnundur. Sebep bu çarpıklıktan geçinir bütün herkes. Şikayet ettiğiniz her ne var ise hükümet olduğunuzda sizin lehinize dönmüştür. Dokunmazsınız ona. Şikayet ettiğiniz her ne var ise belediye başkanı olduğunuzda sizin lehinize döner o. Şikayet ettiğiniz her ne var ise hükümet olduğunuzda sizin lehinize döner o. Dünyayı yöneten deccâlî kuvvetler size buna müsaade etmez. Bunu sadece siyasilere ve devlet bürokrasisine aynı zamanda millete de mal etmek biraz işin zor tarafı. Çünkü dünya siyasetini elinde tutan güçler kendilerinden bağımsız, bir devlet kurmanızı size müsaade etmezler. O devleti de kendilerinden bağımsız yönetmelerine de müsaade etmezler. Bunu böyle hamasi milliyetçilikle kimse konuşmasın. Müsaade etmezler. İçeride söylediğim lafımı esirgemeyeceğim burada da söyleyeceğim. Ve seçilenler. Ülkelerini yönetmek için seçilmezler. Onlar yönetilmek için seçilirler. Koskoca ABD’nin başına Trump gibi bir adamı kim seçer ya? Ondan sonra Biden’ı kim seçer ya? Adam iki kelimeyi bir araya getirmekten uzak. Ya Putin’i kim seçer ya? Dünya üzerindeki bütün seçimler bütün seçimler bir aldatmacadan ibarettir. Bütün dünya halkı, insanları biz seçtik zanneder. Değil seçilmişi seçerler. En küçüğünden en büyüğüne kadar. muhtarlıklar hariç. Onlarla oyalanın siz. onlara gerek yok. Geri kalan hepsi de. Avrupa’da ayırırlar. Bir Hristiyan demokratlar var, bir de ne var? ABD’de iki tane var değil mi? Bir Cumhuriyetçiler var. Bir de ne var? Demokratlar mı var? Evet. İki ana grup var değil mi? Cumhuriyetçiler, demokratlar var değil mi? Birbirleriyle düşman.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Mâtürîdî Çizgisi ve Lâiklik

Tevhîd Açılışı ve Borç-İsrâf Edebi nedir?

Tevhîd Açılışı ve Borç-İsrâf Edebi

Eûzü billâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm, bismillâhirrahmânirrahîm. Efdalü’z-zikr fe’lem ennehû. Lâ ilâhe illallâh. Lâ ilâhe illallâh. Lâ ilâhe illallâh. Hak, Muhammedün Resûlullâh’nü, Allâh’ın cemî’an, enbiyâ-i ve’l-mürselîn ve ve’l-hamdü lillâhi Rabbi’l-âlemîn. Eûzü billâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm, bismillâhirrahmânirrahîm. Selâmün aleyküm. Aleyküm selâm. Hepinize hoş geldiniz inşâallâh. Cenâb-ı Hak cümlemizi Kur’ân ve Sünnet-i Seniyye sımsıkı yapışıp yaşayanlardan eylesin. Rabbim cümle ümmet-i Muhammed’i, Hakk’ı hak, bâtılı bâtıl bilenlerden eylesin. Hakk’ı hak bilip, Hak yolunda çalışan, yaşayan, bâtılı bâtıl bilip, bâtıl ile mücâdele eden kullarından eylesin. Biraz vakit gecikti. O yüzden hızla sohbete girelim inşâallâh.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Abdullâh Gürbüz Hazretleri

Bir iş veren yanında çalıştırdı, çalışanının hakkını, maaşını vermeyip, hakkını mı, maaşını mı, hakkını maaşını vermeyip her hafta şehir dışındaki etkinlikleri, âilesiyle gitmesi hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?

Önce varsa çalışanlarının borcunu ödeyecek. Bu bizle alakalıysa, bizde her hafta şehir dışında etkinlik yok. Eğer bu arkadaş bizimle alakalıysa bu mesele, benim bildiğim bir tek gelip olaya gidiliyor şehir dışı etkinlik. Aide bir. Var mı başka bildiğiniz sizin? Sâlim var mı başka bir etkinlik? Evet. Bir kimsenin önce borcunu ödemesi evladır. O kimse borcunu ödeyinceye kadar her türlü israftan, her türlü harcamalardan uzak duracak. Hatta bir hadîs-i şerîf var diyor ki o borcu bitinceye kadar sirkenin yanına tuz dahi katık olarak koymayacak diyor.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Abdullâh Gürbüz Hazretleri

Bu adam bu arabaya nasıl binebilir?

Bir kimse mecbur olduğu şeyleri icrâ edecek. Mesela bu anlayış doğru değil. Mesela âilesinin bir hayât standardı var. O kimse âilesinin hayât standardını korumakla mükellef. Borçtan önce bu. Şimdi toplum dini bilmediğinden dolayı borcu var. Biner. Onun bir hayât standardı vardır. Hayat standartını bozmaz. İsrâf olmadığı müddetçe ona bir şey diyemezsin. Adamın iki arabası varsa evet, arabasının birisini satsın.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Abdullâh Gürbüz Hazretleri

Rasyonel Mistisizm ve Türk-İslâm Sentezi nedir?

Rasyonel Mistisizm ve Türk-İslâm Sentezi

Bir de o standartı yükselttikçe oradan geri dönüş kadar zor bir şey yok. Orta halde hayatınıza devam edin. gidip de bir insanın nefsi bunu kaldırmaz. 200 metrekare evden 120 metrekare eve adam girdiği zaman nefsi kaldırmaz ona. Herkesin nefsi kaldırmaz. O yüzden yapma. 120’den 180’e çık, 250’ye çıkma. O seviyeyi koru. İhtiyaç olursa eyvallâh, yapacak bir şey yok, ihtiyaç. Ama ihtiyaç yoksa makul yaşamak, standartları ortanın altında, hadi ortada tutmak en hayırlısıdır. Allâh bizi affetsin.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Abdullâh Gürbüz Hazretleri

Cem olunca o zaman o kimse ne olacak?

Herkes bu aşamada herkes değil, sadece aklını rafine ederek kalp haline getiren belli sayıdaki kişiler ulaşabilir. Neydi? Şehâdet bilgisi, tanıklığa. bu normalde bir kimse eşhedü (şehâdet ederim) noktasına o zaman aklını kalp haline getirenler bu hale ulaşacaklar. o kimsenin kalbi çalışır hale gelecek. Aklı vahyeye dayandıracak. Aklı vahyeye dayandırırsa o zaman onun aklı kalbi akla doğru yürüdüğünden akıl ve kalp vahdet oluşturacak, cem olacak. Şehadete doğru gidecek. Rasyonel mistisizm noktasına ulaşmakta ve böylece Türk düşünce sisteminin daha doğrusu Türk-İslâm düşüncesinin ayrılmaz bir özelliği olan mistik ve tasavvufi eğilimi pekiştirmektedir.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Abdullâh Gürbüz Hazretleri

Bunları kimler yapıyordu?

Türkler İslâm olmazdan önce dahi mistisizm vardı öyle söyleyeyim. Muhammed-i İslâm olmazdan önceki dinlerinde mistisizm dediği şey gayipten haber alma gibi veya vahiy alma gibi veya manevi kalbi haller yaşama gibi. Muhammed-i İslamdan önce Türklerinin içerisinde şamanlar yapıyordu. Şamanların vazifesi Allâh’tan Tanrı’dan veya Tengri’den Tengri dedikleri o varlıktan ilâhî vahiy alma, ilhâm alma ve ilâhî olarak o ilhâmı etrafındaki insanlara anlatma görevi vardı onlarda. Ve İslâm oluncaya kadar bu görevi bunlar yerine getirdiler. İslâm’da peygamberler vahiy alır ya, İslâm’da peygamberlerden sonra velilere Cenâb-ı Hak ilhâm eder.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Abdullâh Gürbüz Hazretleri

Ehl-i Beyt Silsilesi ve Ca’fer-i Sâdık İmâm-ı Âzam’ın Kabir Hâli Menkıbesi nedir?

Ehl-i Beyt Silsilesi ve Ca’fer-i Sâdık İmâm-ı Âzam’ın Kabir Hâli Menkıbesi

Zaten Sokrat’ta Allah inancı var da, Tanrı inancı var da onun üzerinde bu tip şeyler olmuş. Çünkü eski Helenistik çağın o felsefecilerinin hemen hemen büyük bir çoğunluğunda rüya ve kalbe gelen ilhâmları ilim olarak ve doğru ilim olarak kabul etmişler. mistisizm dediği şey bu. İmam Mâtürîdî de aklı ve bu manevi ilhâmları birleştirmeyi söylüyor bize. Ve birleştiğinde de ortaya muhteşem bir şey çıkıyor. ne vahyi reddetmek ne de aklı reddetmek. Akılla vahyi birleştirip akılla vahyi birleştirip, aklı da kalp haline getirip, dini öyle anlamak ve şehâdete erişmek. Şehadete erişmek demek şehid olmak demek değil. Şehadete erişmek eşhedü dediğinde bunun şahidini yapmış olmak. Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh. ben şahit oldum. Allah vardır, birdir. Ben şahit oldum. Muhammed Mustafa onun peygamberidir ve kuludur.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Abdullâh Gürbüz Hazretleri

İmâm-ı Âzam’ın Kabir Hâli Menkıbesi nedir?

İmâm-ı Âzam’ın Kabir Hâli Menkıbesi

Öncesinin öncesi Mu’tezile’ye kadar gider. Kelamla alakalı meseleleri sadece İmâm-ı Âzam’a bağlamak da çok bizi bu konuda doğru bir noktaya götürmez. Çünkü İmâm-ı Âzam’ın öncesi var. İmâm-ı Âzam’ın öncesi olunca, İmâm-ı Âzam’ın asıl ilim aldığı, ilim gördüğü kimseler, Ca’fer-i Sâdık başta olmak üzere Ehl-i Beyt’tir. Böyle olunca, kelami meselelerde İmâm-ı Âzam’dan önce Ehl-i Beyt’in payını koymamız lazım. Ve Ehl-i Beyt’in o payı veyahut da ilk Selef imamlarının payı bu konuda çok büyüktür. İmâm-ı Mâtürîdî kendi akâidle alakalı kaidelerini orta yere koyarken, birinci derecede ilk terbiye aldığı, eğitim aldığı yer Hanefî ekonunun veya Hanefî mezhebinin piri olan İmâm-ı Âzam’dır. Ama İmâm-ı Âzam’ın da talebesi, İmâm-ı Âzam’ın da hocası İmam-ı Ca’fer-i Sâdık’tır.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Abdullâh Gürbüz Hazretleri

Mâtürîdîler kimlerdir?

Son devrin kendi mezheplerine tamamıyla inanmış eşarileri az veya çok yüksek bir derecede birer Mâtürîdîdirler. Eyvallâh! normalde, çünkü her ne kadar onlar Eş’arîyiz dese de Eş’arîlerin meşhur akayet kitaplarını incelediğinizde imam mağturidiyi kabul etmek zorunda kalırlar bazı yerlerde.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Abdullâh Gürbüz Hazretleri

Dini yaşantıyı kolaylaştıranlar kimlerdir?

Dini, yaşantıyı kolaylaştıranlar takvâ sahibidir. Zorlaştıranlar değildir. Dini, yaşantıyı zorlaştıranlar din üzerinden insanları zulüm eden insanlardır. Nefret ettirenler bunun vebalini ödeyemezler. Dinden nefret ettiren insanlar bunun vebalini ödeyemezler. Dini zorlaştırmayı, dini hayatı, dini yaşantıyı zorlaştıranlar bunun vebalini ödeyemezler.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Abdullâh Gürbüz Hazretleri

Dini zorlaştıranlar neden vebalini ödeyemezler?

Dini, yaşantıyı zorlaştıranlar din üzerinden insanları zulüm eden insanlardır. Nefret ettirenler bunun vebalini ödeyemezler. Dinden nefret ettiren insanlar bunun vebalini ödeyemezler. Dini zorlaştırmayı, dini hayatı, dini yaşantıyı zorlaştıranlar bunun vebalini ödeyemezler.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Abdullâh Gürbüz Hazretleri

Tevhîd İlkesi nedir?

Lâ ilâhe illallâh Hak Muhammeden Resûlullah cemî’an enbiyâ-i ve’l-mürselîn ve’l-hamdü lillâhi Rabbi’l-âlemîn Bismillâhirrahmânirrahîm Geceniz hayır olsun inşâallâh Rabbim cümlemize Kur’ân ve Sünnetin sımsıkı yapışmaya nasip eylesin. Rabbim cümlemize Hakk’ı, Hak batıl batıl bilenlerden eylesin. Hakk’ı, Hak bilip Hak yolunda mücâdele eden Batıl batıl bilip batılla cihâd eden Ve yaşamından batıl ne varsa söküp atanlardan eylesin. Allâh hepinizden de razı olsun inşâallâh Allâh’a emanet olun 19 Cumartesi Burada olacağım inşâallâh, burada tanışırız Bu vesile olan kardeşin üzerinden ders verebiliriz onlara İnşâallâh buraya gelenlere burada ders veririz. Ama yok yurt dışında duranlara da vesile olanların üzerinden ders veririz Sıkıntı yok inşâallâh Soru sahibi el kaldırsın.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Cüz’î İrâde ve Şehâdet

Hz. Ömer’in Kılıcı ve Sarayın Hikâyesi konusunu ele alarak ne söylendi?

Bakın bunun açık örneği şu. Hadîs-i Kudsî’e de Cenâb-ı Hak diyor ki kim Allâh’a bir adım gelirse Allâh ona on adım gelir. Kim bir adım gelirse Allah onun hüsusi bir adım attırmaz. O bir adımı sen atmakla mükellefsin. Kim farzları yerine getirirse Allâh’ın en çok hoşuna gitmiş bir işi yapar. Bak burada kulun kendi cüz’î irâdesi vardır. Kul kendi cüz’î irâdesiyle farzları yerine getirir. Nafilelerle Allâh’a yaklaşır ve Allâh’ı sever. Ben sohbetlerde derim ya bu üç adım kulağa aittir. Bir farzları yerine getirmek. Bunun içerisinde günahlardan kaçmak da var. Günahlardan uzak durmak da var. Günah işlememek de var. İkincisi ne? Nafilelerle Allâh’a yaklaşmak. Bu da bizim cüz irademiz. Üçüncüsü ne? Allâh’ı sevmek.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Cüz’î İrâde ve Şehâdet

Cüz’î irâde nedir?

Kul kendi cüz’î irâdesiyle farzları yerine getirir. Nafilelerle Allâh’a yaklaşır ve Allâh’ı sever. Ben sohbetlerde derim ya bu üç adım kulağa aittir. Bir farzları yerine getirmek.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Cüz’î İrâde ve Şehâdet

Cüz’î irâdeyle ne yaparız?

Bir farzları yerine getirmek. Bunun içerisinde günahlardan kaçmak da var. Günahlardan uzak durmak da var. Günah işlememek de var.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Cüz’î İrâde ve Şehâdet

Yıl 365 gün oruç tutmak ne anlama gelir?

Yıl 365 gün oruç tutmayı takvâ olarak görmeyin. Yıl 365 gün oruç tutmayı dinde yücelmek olarak görmeyin. Ya bunu Sünnet dışı olarak görün. Bunu bid’at olarak görün.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Cüz’î İrâde ve Şehâdet

Oruç tutmanın dini karşılığı var mı?

Bunu takvâ olarak görmeyin. Yıl 365 gün oruç tutmayı dinde yücelmek olarak görmeyin. Ya bunu Sünnet dışı olarak görün. Bunu bid’at olarak görün. Ama toplum şimdi her gün oruç tutuyormuş o. Yıl 365 gün oruçluymuş. Ne şeymiş? Ben bid’at işliyor o dedim. Herkesin yükseltiği yücelttiğine dedim ki bid’at işliyor o.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Cüz’î İrâde ve Şehâdet

Dinî bir karşılık var mı?

Yıl 365 gün oruç tutmayı takvâ olarak görmeyin. Yıl 365 gün oruç tutmayı dinde yücelmek olarak görmeyin. Ya bunu Sünnet dışı olarak görün. Bunu bid’at olarak görün. Ama toplum şimdi her gün oruç tutuyormuş o. Yıl 365 gün oruçluymuş. Ne şeymiş? Ben bid’at işliyor o dedim. Herkesin yükseltiği yücelttiğine dedim ki bid’at işliyor o.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Cüz’î İrâde ve Şehâdet

Sünnetullahın dışındaki her şey ne durumdadır?

Sünnetullahın dışındaki her şey batıldır. Batıl. Allâh bizi affetsin.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Cüz’î İrâde ve Şehâdet

Dil ile ikrarın ne işe yaradığı?

Dil ile ikrar o kimsenin diğerleriyle olan ilişkisindedir. Başkasıyla olan ilişkisindedir. Bir kimse dil ile ikrar etmeyebilir İslamlığını ama hukuki bir şey olacaksa ikrar etmek zorunda kalır. Mesela bir erkek dil ile ikrar etmedi Müslüman olduğunu. Evlenecek, evlenecek olduğu kadın onun İslâm mı o değil mi olduğunu bilmek zorunda. O zaman ikrar etme mecburiyetinde olur.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Cüz’î İrâde ve Şehâdet

Sûfîlerin dil ile ikrar etmemelerinin nedeni nedir?

Bu sûfîler için çok kullanılan bir şeydir. Mesela eski sûfîler kendi sufiliklerini dahi dil ile ikrar etmemişlerdir. Eski sûfîler İslâm olduklarını dahi ikrar etmemişlerdir insanlara. bazen eski sûfîlerin küfrüne fetvâ vermişler ya. Mesela bir kısım melâmîleri camide görmemişler hiç. Camide görmediklerinden dolayı bunlar bey namaz demişler.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Cüz’î İrâde ve Şehâdet

Eski sûfîlerin küfrüne fetvâ verilmesinin nedeni nedir?

Oysa onlar gitmişler namazlarını evlerinde kılmışlar veya kimsenin görmediği yerde kılmışlar. Bu yukarı mezopotamya sufiliğinde vardır bu tip şeyler. kimisi bir şarap şişesi bağlamış beline. Kimse içinde ne var ne yok diye bakmamış. Şarap şişesi ile dolaşıyor diye ay yaşın teki demişler. Oysa onun içerisinde zemzem koymuş kimisi. Onun dışında şarap şişesi. İçi zemzem. Bir gün bizim abimin bir arkadaşı vardı kekik suyu istediler. İyi dedim filanca yere gelin orada dedim vereyim ben size kekik suyu.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Cüz’î İrâde ve Şehâdet

Kekik suyu isteyenlerin ne istedikleri?

Bizim Bayındır’dan gelen kekik sulların içinde de hepsi de yenir akışçası içinde. Bizim orası şey iyi içiyorlar maşallah. Gelen o kekik sulların hepsi de yenir akışçası içinde Said bilir. Ben kekik suyunu aldım yenir akışçası içerisinde ben elimde sallaya sallaya gidiyorum.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Cüz’î İrâde ve Şehâdet

Kekik suyu alırken neden sallanıyor?

O ömrede de abimle beraber geldiydi. Hacı abim ne yapıyorsun dedi. Ne oldu dedim ya? Bu elindeki ne dedi? Baktım hiç fark etmemişim. Rakışçısı dedim. Ya dedi şimdi beni bunlar görecekler dedi. Beni görüyorlar ya dedim sen de görsünler. Ya saklayalım onu dedi. sakla diyor onu diyor. rakı şişesini görmesin. İçimden dedim ya Allâh Allâh. Ne olacak en fazla şunu derler. Ulan hacıya bak akşamları sohbet yapıyor. Zekullar yapıyor. Demek ki linga linga şişeler. Dedim ya içinde kekik suyu var. Al dedim Allah iyilini versin. Zaman zaman geliyor gene.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Cüz’î İrâde ve Şehâdet

Kekik suyu içenlerin ne yapacakları?

Orada bizim bir kekikçi bir kadın var bizim orada iyi kekik suyu yapıyor. Yıllardır ondan alıyoruz biz. Bu ara o da pet şişe kullanıyor. Orada çok içen kalmadı galiba. Kılıçarslan da çok içer millet. Orası böyle kaplıcaların olduğu yer. Biraz serin yeşillik güzel böyle bir yer. Orada millet içiyor tabi orada da içmeden duramıyor millet. Kadıncağız da demek ki toplamış o eski. Yedi beşik yeni rakı şişelerini onun içerisine koyuyorlar kekik suyunu. Şimdi gelmiyor öyle eskisi gibi artık. Şimdi eski böyle sûfîler var. Sizler yapmayın gene de.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Cüz’î İrâde ve Şehâdet

Eski sûfîlerin şarap şişeleriyle ilgili neden bazıları küfre dönmüş olabilir?

Ondan sonra düşünün Mustafa Özbağ böyle bir yeni rakı şişesiyle şöyle bir heykel de dolaşsa ne olur acaba? Küfrüme fetva verdiler herhalde benim. Bunun gibi veya hatta şimdi aslında sufilek insana böyle böyle olmayan bir şey üzerinde bulundurmak uygun değil sûfîlikte. neysen oysun. kendini sıkmana gerek yok. Kendini farklı göstermene gerek yok. Gerçek manada sûfîlik bu. Eskiler buna çok dikkat etmişler. Bakıyorsun adam çok süslü laflar öğrenmiş, çok süslü beytler öğrenmiş. çıkıyor bir yere bunları söylüyor anlatıyor. Bakıyorsun harika. Ama bir bakıyorsun ikili ilişkilerine berbat. Veyahut da onun ev ilişkilerine bakıyorsun berbat. Bu öyle olmaması lazım. İslâm öyle değil.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Cüz’î İrâde ve Şehâdet

Sûfîlerin dil ile ikrar etmemelerinin sonucu nedir?

Hatta birisi içebiliyor da. Biz de hemen ona tuğ kaka yapıyoruz ya biz. Sahabeden bir kimse iki de bir de içiyordu. Ha burada Allâh Resûlü sallallâhu aleyhi ve sellem onu değnekliyordu boyuna. meşhur ya sahabe dedi. Allâh kahretsin yani. Gene mi aynı bu şeyi yaptın dedi. Allâh Resûlü birden çok kızdı ciddileşti. Döndü dedi ki o Allah ve Resulünü sever. Birinin hatası yüzünden onu kere görmeyin. Bilemeyiz kiminin olduğunu. Evet. O yüzden Sufilerde de aynıdır. İmam Maturid buna önem verir. bir kimsenin kalibi şehâdeti önemlidir. Sûfîler de buna önem verir.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Cüz’î İrâde ve Şehâdet

Şehâdetin ne demek olduğunu?

Hane eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve Resuluhu. Dedik. Allâh kabûl etsin. Orada diyoruz ki şâhidiz. Şâhidiz. Niye? Allâh’ın varlığına ve birliğine. Şâhidiz. Muhammed Mustafa onun peygamberliğine ve onun kulu olduğuna. Bakın burada Cenâb-ı Hak bizi kendisine şâhit tutuyor. Peygamberine şâhit tutuyor. Önemli olan o şahadeti dil ile ikrardan öte kalp ile tahsîk etmek ve kalp ile o şehâdet noktasına çıkmak.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Cüz’î İrâde ve Şehâdet

Şehâdetin kalp ile tahsîk edilmesinin nedeni nedir?

Allah bizi onlardan eylesin. Âmîn. Buradan devam edeceğiz inşâallâh. Bu şehâdet bilgisinden buraya bir işaret koyabilir miyim? Buraya küçücük de bir de devam yazdım. Haberin olsun. El-Fâtiha ma salavât. Âmîn. Geçen hafta bu şeyle Mâtürîdî ve Nesefî’ye göre insan hürriyet kavramı bu kitapla alakalı bir konuşma oldu. O arkadaş sohbeti dinliyorsa eğer o benim kitabım dediydi. Ben de sordum o kimseye dedim bir filancı arkadaşın kitabı varmış sende dedim. O da dedi ki böyle böyle ben ona söyledim dedi kitabın ondan sonra ben de olduğunu dedi. Neyse kendi aralarında anlatsınlar. Bu kitap o kitap değilmiş yani. Bu buranın kitabı demek ki. Bir anda meşhur oldu bütün herkes zannediyorum buldu bir hayli bu kitaptan baktı. İnşâallâh okumak nasip olur.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Cüz’î İrâde ve Şehâdet

Zayıf hadîs ve kolaylaştırma takvâsı kavramları neden tartışılmaktadır?

Hadîs-i şerîflerin sahîh, hasen, zayîf, mevzû’ taksîmi — İbnü’s-Salâh, Mukaddime fî Ulûmi’l-Hadîs ; Suyûtî, Tedrîbu’r-Râvî ; İbn Hacer el-Askalânî, Nuhbetü’l-Fiker ; zayıf hadîs ile amel şartları: a) fezâil-i a’mâlde olması, b) zayıflığın şiddetli olmaması, c) umumî bir asla taalluk etmesi — İmâm Nevevî, el-Ezkâr , mukaddime; el-Mecmû’ 3/248; İbn Hacer, Tebyînu’l-Acab ; Sehâvî, el-Kavlü’l-Bedî’ ; “Zayıf hadîsle amel, zortlak bir aklın rey’ine uymaktan hayırlıdır” ilkesi — Hanefî usûl kitapları; Serahsî, Usûl ; Pezdevî, Kenzü’l-Vusûl ; Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’in kolaylaştırma emri — Buhârî, Îmân 29 (“Yessirû ve lâ tu’assirû ve beşşirû ve lâ tünefftirû — Kolaylaştırın zorlaştırmayın, müjdeleyin nefret ettirmeyin”); Müslim, Cihâd 6; Ebû Dâvûd, Edeb 17; dinin kolaylığı — Bakara 2/185 (“Allâh sizin için kolaylık ister, güçlük istemez”); Hac 22/78 (“Dînde sizin için hiçbir güçlük kılmadı”); Bakara 2/286 (“Allâh hiçbir nefse gücünün yetmediği şeyi teklif etmez”); takvânın kolaylaştırmakta oluşu — Buhârî, Îmân 18 (“Bu dîn kolaylıktır; kim dînle katı olursa dîn ona galip gelir”); Ahmed b. Hanbel, Müsned ; imâmın cemaatı düşünerek kısa sûrelerle kıldırma tavsiyesi — Buhârî, İlim 28; Ezân 62 (“İmâmlık yapınca hafif tutun; zîrâ içlerinde zayıf, hasta ve ihtiyaç sâhibi bulunur”); Müslim, Salât 182; zikrullâhın cemaati usandırmadan yaptırılması — Buhârî, Savm 51 (“Allâh sevâb vermekten usanmaz, siz yapmaktan usanırsınız”); Müslim, Müsâfirîn 218.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Cüz’î İrâde ve Şehâdet

Ateistlerin dinin aklı dayanacak bir şey olmadığını neden savunanlar?

Ateistler her şeyi söyler. Bir kimse bir dine inanmıyorsa onun için bütün hepsi de eleştiri konusu. Din zaten aklı dayanacak bir şey değil ki. Ama insanlara hep bunu sundular, akıl dini, ne alakası var? Allâh bunu yasak etmiş, Allâh bunu helâl etmiş, öbürkünü harâm etmiş. Sen Cumartesi gün balığın balık tutma yasağını akılla açıklayabilir misin?

Kaynak: 2022 Sohbeti — Ramazan Bayramı Açılışı

Mâtürîdî’ye göre İman, ibadet ve ahlâk nasıl ayrı ayrı değerlendirilir?

Mâtürîdî ekolünün inanç ve ibâdet ve ahlâk anlayışını gerek teorik gerekse pratik din görüşünü ortaya koyan bir kültür hazinesidir. Evet, gerçekten biz imam mağduridinin akkaytla alakalı iştahatlerine baktığımızda önümüze çok çarpıcı bir yelpaze çıkar. Hemen hemen bu tabi imam-ı azamdan kaynaklanır yine ben hep imam-ı azama atıfta bulunacağım. İmanın başlı başına ayrı bir daire olduğunu, ibâdetin ayrı bir daire olduğunu önce İmâm-ı A’zam koyar orta yere. Mesela Şâfiîler, Mâlikîler, Hanbelîler genel olarak böyle düşünmezler. Ama Hanefîler ve dolayısıyla imam Mâtürîdî ise ayırır bunu. İmanı ayrı bir kategoride ve dairede değerlendirir. İbadeti ayrı kategoride ve dairede ilgilendirir. Ahlakı da ayrı bir kategoride, ayrı bir dairede değerlendirir.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Mâtürîdî’ye Göre Enflasyon Hırsızlıktır

Siyâset İbâdete Dâhildir mi?

Ben hakkaniyete riayet ederken senin haksızlığını kim konuşacak? İslâm dünyasının en önemli meselelerinden birisi de bu. O yüzden kardeşin yazmış olduğu bu paragrafa biraz daha ilave etmiş oldum. Yeni Müslüman olanlar Arapça bilmedikleri için namazda ayetlerin nasıl okunacağı problem haline gelince, Ebû Hanîfe, toplumun o anda bildiği dili göz önüne alarak ayetlerin Farsça tercümesiyle namaz kılınabileceğini ifade etmiştir. Mâtürîdî Tevhulatta bundan söz ederken önemli olan anlamanın doğru olarak nakledilmesidir. Dilin ve cümlelerin söyleniş biçiminin değişmesi, anlamın ve hükmün değişmesini gerektirmez bu tırnak içerisinde. Evet, normalde bu İmâm-ı A’zam Hazretlerinin o güne kadar hiç kimsenin cesaret etmediği bir fetvadır.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Mâtürîdî’ye Göre Enflasyon Hırsızlıktır

Fâtiha-i Şerîfe’yi okumak namazın içinde vâciptir mi?

Bir kimse Fâtiha-i Şerîfe’yi okumak namazın içerisinde vâciptir. Ve bir kimse Fâtiha-i Şerîyfe’yi bilmiyorsa İmâm-ı A’zam’daki fetvâ öyledir benim okuduğum. Bunu ister el-İhtiyâr’a bakın, ister Dürerü’l-Hükkâm ve Gurerü’l-Ahkâm bakın, ister el hidayeye bakın, el-Hidâye’de muhakkak vardır. İsterseniz bunu İbn-i Âbidîn’e bakın, Hanifi kitaplarının hemen hemen büyük bir çoğunluğunda bu fetvâ vardır. Bir kimse o gün için o toplumda Fârisîce meşhur, farisiler de meşhur.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Mâtürîdî’ye Göre Enflasyon Hırsızlıktır

İmâm-ı A’zam’ın Fâtiha-i Şerîfe’ye dair fetvası nedir?

İmâm-ı A’zam, büyük bir, bana göre o güne kadar insanların cesaret etmediği bir fetvâ bizim Hakan kardeşinin deyimiyle büyük bir devrimci. O öyle nitelendiriyor. Ben de kabul ediyorum onun nitelendirilmesini, reddetmiyorum. İmâm-ı A’zam bir kimsenin öğreninceye kadar el-Hidâye’de öyle geçer. burada el-Hidâye olması lazım, gerekirse bakabilirsiniz. Öğreninceye kadar Fâtiha-i Şerîfe’yi Fârisîce okumasında bir beis görmez. Bu tabii Fârisîce denilince bu kıyâs edip dünyanın bütün dillerini bunun içerisine koyabilirsiniz. Kıyasla, farisiçeye fetvâ verildiyse Türkçeye de verilir, farisiçeye fetvâ verilince de İngilizceye de verilir, Almanca’ya da verilir, İspanyolca’ya da verilir, İtalyanca’ya da verilir, Rumca’ya da verilir.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Mâtürîdî’ye Göre Enflasyon Hırsızlıktır

İmam Mâtürîdî’nin tahkîkî îmân sahiplerinin imanları neden kemale erer?

Eğer bir kimse tahkîkî bir îmân sahibi değil ise o her an için küfre, her an için yanlışlıklığa ve boşluğa düşme ihtimali çok fazladır. Ama tahkîkî îmân sahibi öyle değildir. Sağlam adımlarla yürür. Tabiri caizse bir laboratuvarda yaşarmışçasına deneyliğe deneyliğe, gözlemliğe, gözlemliğe yürür ki bu imanın en berrâk ve tatlı noktasıdır.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Mâtürîdî’ye Göre Enflasyon Hırsızlıktır

Mâtürîdî’ye göre îmân etmek mutlaka ibâdet etmeyi gerektirmez mi?

Mâtürîdî’ye göre îmân etmek mutlaka ibâdet etmeyi gerektirmez. Bunlar birbirinden ayrı olan şeylerdir. O bunu amel imanı dahil değildir şeklinde meşhur klasik formülle dile getirir. Evet. Bu imam azamdan gelen bir iştahattır. Mâtürîdî ve Nesefi’ye göre insan hürriyet kavramı. Kitap bu. Ham kameraya da göstereyim burada. Evet. Mâtürîdî’ye ve Nesefi’ye göre insan hürriyet kavramı. Bunu bir Müslümanın muhakkak okuması gerekiyor.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Mâtürîdî’ye Göre Enflasyon Hırsızlıktır

Mâtürîdî’ye göre bir kimsenin imanla ameli ayırmıştır mı?

İmam azama göre bir kimsenin imanla ameli ayırmıştır. Evet. İmam azama göre bir kimsenin imanla ameli ayırmıştır. İsterse besmele-i çekmeyi bilmeyebilir. Sen onu imtihan edemezsin. Sen Müslümanım dedin oku bakayım besmeleti diyemezsin bunu. O kimse besmele-i bilmeyebilir. O kimse ben Müslümanım dedi kelime-i şehâdet getir bakayım. Bilemedi değil mi o? Sen ona kelime-i şehâdet getir diyemezsin. Sufilikte de ölçe budur. Ne enteresan değil mi?

Kaynak: 2022 Sohbeti — Mâtürîdî’ye Göre Enflasyon Hırsızlıktır

Mâtürîdî’ye göre bir kimse namazı kasten terk etse küfür ehlidir mi?

Mesela Ehşaride, İmam-ı Şâfiî’de, İmam-ı Mâlikî’de, İmam-ı Hanbeli’de bir kimse namazı kasten terk etse küfür ehlidir. Ama İmam azam, İmam maatüridi çizgisine göre o kimse küfür ehli değildir. Bir kimsenin kasten bir ibâdeti terk etmesi onun küfrüne fetvâ vermez. İmam maatüridi çizgisi. Ama mesela İmam-ı Şâfiî çizgisinde veyahut İmam Malik’te veya İmam-ı Hanbel’de küfür ehlidir o. Zaten hanefili diğerlerden ayırıştıran en önemli ilkelerden birisi de budur.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Mâtürîdî’ye Göre Enflasyon Hırsızlıktır

Mâtürîdî’ye göre bir kimseyi haksız yere tekfîr eden kendisi küfre düşer mi?

İmam azama göre bir kimseyi haksız yere tekfîr eden kendisi küfre düşer. Siz İmam azama göre bir kimseye ey kâfir diyemezsiniz. Ne günah isterse işlesin siz ona küfürle ithamda bulunamazsınız. İmam azama göre. Onu isterseniz hiç namaz kılmayan birisi olarak bilin yine küfürle itham edemezsiniz. Hiç oruç tutmayan olarak bilseniz dahi yine ona küfürle itham edemezsiniz. En önemli ayrışan çizgisi burasıdır. Ben zaman zaman derim ya arkadaşlar hiç kimseyi tekfîr etmeyin.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Mâtürîdî’ye Göre Enflasyon Hırsızlıktır

Mâtürîdî’ye göre kelime-i şehâdet getirme şartı mı?

Bir kimse dedi. Müslüman oldu değil mi? Klasik şey bu. Bunu demesine gerek yoktur. Ben Müslümanım diyorsam Müslümanlar o. Bakın ben Müslümanım diyorsa bir kimse sen ona kelime-i şehâdet eşhedü ekleyip bakayım diyemezsin. O Müslümanım dedi. Sen onu Müslüman olarak hükmeder, Müslüman olarak onu kabul etmek zorundasın. İsterse besmele-i çekmeyi bilmeyebilir. Sen onu imtihan edemezsin. Sen Müslümanım dedin oku bakayım besmele-i diyemezsin bunu. O kimse besmele-i bilmeyebilir. O kimse ben Müslümanım dedi kelime-i şehâdet getir bakayım. Bilemedi değil mi o? Sen ona kelime-i şehâdet getir diyemezsin.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Mâtürîdî’ye Göre Enflasyon Hırsızlıktır

Mâtürîdî’ye göre bir kimse gıybet ediyorsa başı örtülü olsun mı?

Kimse onu küfür ehli görmez. Adam beş vakit namazı kaçırmıyor. Ama ne halt işleyecekse işliyor ona küfür ehli demiyor hiç kimse. Toplumun algısı bu Allâh bizi affetsin. O yüzden İmâm-ı A’zam, İmam Mâtürîdî çizgisi bir kimse bir ibâdeti yapmazsa onu küfür ehli olarak görmez. Veya bir haramı işlerse onu yine küfür ehli olarak görmez. Ama bir kimse bir ibâdeti yapmazsa onu küfür ehli olarak görmez. Bunu yine küfür ehli olarak görmez. Ama harama helâl derse, helalı harâm ederse o küfür ehlidir bu ayrı. Amel imana dahil değildir şeklinde meşhur klasik formülle dile getirir.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Mâtürîdî’ye Göre Enflasyon Hırsızlıktır

İmâm-ı Mâtürîdî’nin Te’vîlâtü’l-Kur’ân ‘ında fitne kavramı neden önemlidir?

Mevcûd halk düzenini bozan fitne — Enfâl 8/25 (“Bir fitneden sakının ki zulüm işleyenlere isâbet etmekle kalmaz”)

Kaynak: 2022 Sohbeti — İmâm-ı Mâtürîdî ve Lâiklik

Tevhîd Açılışı ve Zikrin Ardındaki İlhâmlar ne demektir?

Allâh gecenizi hayırlı eylesin. Cenâb-ı Hak gündüzünüze hayırlı eylesin. Rabbim ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Cenâb-ı Hak cümlemizi ve cümle ümmet-i Muhammedî, Hakk’ı hak, bâtılı bâtıl bilenlerden eylesin. Hakkı, hak bilip hak yolunda mücâdele edenlerden eylesin. Batılı, batıl bilip batılla cihâd edenlerden eylesin. Rabbim yeryüzünde kelime-i tevhîd hâkim oluncaya kadar bizleri de o yolda mücâdele eden kullarından eylesin. Cenâb-ı Hak arz, İslâm hukukuyla hukuklanıncaya kadar gayret gösteren, mücâdele eden, cihâd eden kullarından eylesin. Rabbim cümlemizi afv-ü mağfiret eylesin. Cümlemizin tövbelerini de sahih eylesin. Tövbelerinden geri dönenlerden eylemesin. Rabbim cümlemizi son nefesimize kadar buyurun. اَيْشَدُ وَلَّا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ وَاَيْشَدُ وَاَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ diyerek yaşamayı ve son nefeste de böyle diyerek ölmeyi nasip eylesin.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Tarîkat Kapısı: Peygamber’e İttibâ

Kalbî Vâridâta Uymak ve Rüyânın Delâleti ne demektir?

Ezanın rüyalarını da gördüler, okuyan Hazret-i Bilâl-i Habeşî oldu. Rüyayı normalde ezanın rüyâda gördüler. Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazreti o rüyâ itibar etti, uydu. ona normalde o itibar etmesi, ona uyması, sahih rüyaya tâbi olunacağına işaret. Ve delil olduğuna işaret. Bunun gibi Yusuf Aleyhisselâm’ın da rüyâları var. Diğer peygamberlerin rüyâları var. Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri’nin rüyâları var. Uyulabilir mi? El cevap uyulabilir.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Tarîkat Kapısı: Peygamber’e İttibâ

Âl-i İmrân 31 — Allâh’ı Sevmek ve Peygamber’e İttibâ ne demektir?

Âl-i İmrân sûresi 31. âyet. Âyet-i Kerime’de. اَوْزُ بِاللَّهِمْنِ شَيْطَانِ الرَّجِمْ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ Kul emrin muhatabı Peygamber Efendimiz, tefsirlere andığımız geldi ki, Ey Muhammed! Eğer Allâh’ı seviyorsanız, فَتَّبِعُونِيِ Bana uyunuz. Allah da sizi sevsin ve günâhlarınızı bağışlasın. Allah günâhları bağışlayan ve merhamet edendir. İzninizde burada dört tane virgül var efendim. Anlayabildiğim kadarıyla hata ediyorsam sizin izninizde tövbe ediyorum. Allâh’ı sevmek ne demek? Allâh’ı sevmenin ön kabulu, ön şartı olarak Cenâb-ı Allâh, Peygamber Efendimiz’e Fettebiûnî, Peygamber Efendimiz’e az önce sizinle buyurduğunuz ittibâyı, uymayı ön sürmüş. Bu iki şart gerçekleşirse Allah da sizi sever buyurmuş.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Tarîkat Kapısı: Peygamber’e İttibâ

Peygamber’e Uymak: Âyet-i Kerîmenin Dört Virgülü ne demektir?

Peygambere uyacaksın. O ağzına nasıl su aldıysa öyle alacaksın. Ya ben ağzım öyle çalkılarım mı? Yok hayır öyle çalkılayamazsın. Sen hazreti peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri ağzına nasıl su alacaksan öyle su alacaksın. O nasıl yürüdüyse öyle yürüyeceksin. Eğer Allâh’ı sevme iddian var ise o yolda isen senin hayatın Sünnet-i Seniyye uygun olacak. Senin yemen içmen oturman kalkman konuşman sohbet etmen her şeyin Sünnet’e uygun olacak. Ondan sonra Cenâb-ı Hak seni ne yapacak affedecek. Öyle değil mi? Ondan sonra âyet-i kerime ne geliyor? Allah da sizi sevse. Evet. Sonra ki üçüncü adım ne? Allâh’tan. Allah da sizi sevsin. Ve Allah sevdikten sonra siz afv-ü mağfirete uğrayacaksınız.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Tarîkat Kapısı: Peygamber’e İttibâ

Peygamber’e ittibâ etmenin Allah’a uyma boyutu nedir?

Aslında ona uyarken Allâh’a uymuştur. Hoca daha iyi bilir Âyet-i Kerime’de. ”Sana itâ’at eden Allâh’a itâ’at etmiştir” der. ”Sana uyan bana uymuştur” der Cenâb-ı Hak. O yüzden de ne olur? Allah onu sever.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Tarîkat Kapısı: Peygamber’e İttibâ

Nefs-tevhîd nedir?

Tevhîdin kolay göründüğü halde nefsle çekildiğinde ağır olduğu — Tirmizî, Daavât 131 ("Kim günde yüz kere lâ ilâhe illallâh derse, on köle âzâd etmiş sevâbı alır"); Buhârî, Daavât 64; mağfiret-i ilâhî ihsânı — Meryem 19/65 ("O’nun adıyla zikir sâhibi ol"); küçük gördüğün tevhîdin nefsânî olduğu îkâzı — İmâm-ı Rabbânî, Mektûbât-ı Rabbânî , 1. Cilt 73. Mektûb (virdlerin nefsânî-ruhânî ayrımı); Musa Aleyhisselâm’ın Tûr-i Sinâ’da "bana hafif ve çok ağır bir şey öğret" niyâzı — Ebû Dâvûd, Vitir 26 ("Gökler ve yer lâ ilâhe illallâh’tan daha ağır olmaz"); Ahmed b. Hanbel, Müsned 2/196; Hâkim, el-Müstedrek 1/528; Îsâ Aleyhisselâm ve Şeytân’ın kalb-dil zikri vesvesesi — kalb ile zikrin dil ile zikirden evlâ olduğu — İmâm-ı Gazzâlî, İhyâ , Rub’u’l-Münciyât, Kitâbü’z-Zikr ve’d-Duâ; Sühreverdî, Avârifü’l-Maârif , hafî-cehrî zikir; Şeytân’ın sağdan saldırısı — A’râf 7/17 ("Sonra onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından geleceğim"); 33 besmele virdini ikmâl edememek — şeyhsiz nefsten çektiği için — İmâm-ı Rabbânî, Mektûbât , 1. Cilt 290. Mektûb (mürşidsiz seyr ü sülûkün tehlikesi); virdi küçük görmenin âfeti — Abdülkâdir-i Geylânî, Fütûhu’l-Gayb ; nefs ile mücâdelenin dergâha gelişin gâyesi oluşu — Ahmed Sirhindî, Mektûbât 1.

Kaynak: 2022 Mesnevî — Arayan Bulur ve Takvâ Dereceleri

İmâm-ı Mâtürîdî’nin din anlayışı nedir?

Mâtürîdî iliği öğrenmiş olsa insanların bak tekrar söylüyorum bir Mâtürîdî veya bir Hanefî olarak ben Hanefîyim diyese bir kimse Ben Hanefîli yaşayacağım dese yaşayamazsınız. Bu iş çok su götürür bu. Bu siyasal İslâm’dan daha ağır bir hale gelir. İmâm-ı Âzam fetvâ verir zalim bir sultanın yıkılmasına diye. Yıkılması için Müslümanları mücâdele etmesi var zayindir der. İmâm-ı Âzam’ın fetvâsı var. O fetvâ veriyor zaten emevinin yıkılmasıyla alakalı. Fetvâ vermek de kalmıyor. Bir de akçe veriyor, para veriyor bir de. Bir zaten hodri meydan koşturuyor. Abbâsîler geliyor bir bakıyor ki Abbâsîler rağbetine onlara da fetvâ veriyor yıkılması için.

Kaynak: 2022 Sohbeti — İmâm-ı Mâtürîdî ve Türk Dîn Anlayışı

Allah’ın tövbesini kabul etmesi için ne gereklidir?

Şirk ehli. Allah şirk ehlinin tövbesini kabul eder mi? Hayır. İbadetlerini kabul eder mi? Hayır. Önce o şirkten dönmesi gerekir. Eğer şirkten dönmezse, Cenâb-ı Hak onun tövbesini kabul etmez. Hadîslerle sâbit. Âyetlerle sâbit bu. Allâh muhâfaza eylesin.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Kalb Körlüğü ve Vechullâh

Münafıkların kalbinin körleşmesi nedir?

Onun sözünü neden kullanıyorsun? Kullanıyor ama. Veya bir kimse örneğini bütün herkes dinle alakalı basıyor, fetvayı geçiyor, konuşuyor. Bunda bir sıkıntı yok. Allâh muhâfaza eylesin. Şayet Allah onlarda bir hayır görseydi onlara işittirirdi. Eğer işittirmiş olsaydı yine de yüz çevirenler olarak arkalarını dönerlerdi. Enfâl sûresi 23. âyet. Bunlar küfürde, bunlar müşrikde o kadar ileri gitmiş ki Allah onlara âyet-i kerimi duyursa dahi onlar tekrar yüz çeviriyorlar. Cenâb-ı Hak onlara âyet-i kerimeleri duyuruyor. O tekrar geri dönüyor, tekrar yüz çeviriyor. Ne var ki yalnız gözler kör olmaz, göğüslerde olan kalpler de körleşir. en sıkıntılı yer burası. Hac Suresi âyet 46. Bunların topladığımızda hepsinde yalnız o kimsenin gözü körlendirilir.

Kaynak: 2022 Sohbeti — Kalb Körlüğü ve Vechullâh

Kainattaki her şeyin ne gibi bir durumu vardır?

Ve kainattaki her şey, kainattaki her şey her an ölür Cenâb-ı Hak her an ona yeniden hayat verir. Ve o her daim bir şen üzerine, bir yaratma üzerinedir. Eğer sen kalbin puslanmaktan kurtulur da kalbin ilâhî nûr ile nurlanırsa sen her an baktığın yerde Allâh’ın sıfatlarının tecelliyyâtını müşahede edersin. Ve her perdeden per, perdeden perdeye geçişte her yaratılışı, her yaratılışı gözünün önünde tecellî ettiğinden dolayı Hallâc-ı Mansûr gibi enel hak dersin. O senin hakkındır o esnada. Sen çünkü o dil de o esnada senin değildir.

Sûfîlerin Allâh’ın vechi ve sıfatlarının tecelliyyatını nasıl müşahede etmeleri gerekir?

Ve her perdeden perdeye geçişte her yaratılışı, her yaratılışı gözünün önünde tecellî ettiğinden dolayı Hallâc-ı Mansûr gibi enel hak dersin. O senin hakkındır o esnada. Sen çünkü o dil de o esnada senin değildir. Veya da Bâyezîd-i Bistâmî gibi benim cübbemin altında sizin taptığınız var demek onun hakkıdır. Sebep çünkü o her an her an Cenâb-ı Hakk’ın sıfat sal tezaürünü görmektedir. Bütün yaratılanların iki yüzü vardır.

Sûfîlerin Allâh’ın vechi ve sıfatlarının tecelliyyatını müşahede etmeleriyle ne olur?

Bütün yaratılanların iki yüzü vardır. Bir yüzü Hak’ka bakar daim. Bir yüzü de yaratılanlara, halka bakar. Eğer ki Hak’ka bakan gözünüz aydınlanmazsa her daim halka bakan gözünüz görür. sizin gönül gözünüz açılmamış olur. Hak’ka bakan gözünüzü açmakla mükellefsiniz. Âdem’den itibaren peygamberlerin indirilmiş sebebi insanların hakikati görmesi içindir. Hakikat bu manada Allâh’ın sıfatlarının tecelliyatına mazhar olmaktır.

Mürşid-i Kâmil ile şeyh arasındaki fark nedir?

İstediğinize istediğiniz kadar şeyhlik icazeti verebilirsiniz. Dileyen dilediği kadar şeyhlik icazeti de toplayabilir. Ama eğer ki o Allâh’ın vechini, sıfatsal tecelliyatlarını hayretten hayrete aşına değilse, perdeden perdeye aşına değilse, o asla ve asla mürşid-i kâmil değildir. Şimdi kabir haline vakıf olmayan şeyhler var icâzetli. Daha yolun başı. Rüya görmeyen şeyhler var. Bakın bunların hepsinin de bu yolda büyük hükmü ve hikmeti vardır. Bir kimse rüya görecek, bir kimse hal görecek eğer o şeyhlik yoluna gidiyorsa, o seyr-i sülûkte yürüyorsa.

Kalbin kapısında şeytan ve zikrullâh arasındaki ilişki nedir?

Gönül ilmiyle. Bu nedir? Bu sufiliktir. Evet. Seni kötülüğe sevk eden vesveselere yoldaş oldukça, sen me vechullâhı nasıl bilebilirsin? Âyet-i kerimenin Arapçasını söylemiş Hazret-i Pîr. ”Fe-eynema tüvelli fesemme vechullâhı” Bakar âyet 115. senin kalbin hep vesveselerin içerisinde durduğu müddetçe neden kalpte vesvese var? Zikrullâh olmadığından. Hadîs-i şerîfte Allâh Resûlü’nün sallâllâhu aleyhi ve sellem Hazretleri ne buyurdu? ”Şeytan” dedi. ”Kalbin kapısında durur.” Aynı böyle bir kalbi, böyle bir burası gibi bir sûfî hâneye benzettin. Şeytan burada kapıda duruyor. Burada zikrullâh var, içeri giremiyor. Burada zikrullâh kesildi, o geliyor yerleşiyor. Vesvese başlıyor. Yerleşti vesvese başladı.

Zikrullâh kesildiğinde ne olur?

Hadîs-i şerîfte diyor ki ne zaman diyoruz zikrullâh kalbe yerleşti, şeytan orayı terk eder. Öbür türlü zikrullâh yok, şeytan oraya yerleşti. Hastalığın bahane oldu, kadınlığın bahane, erkekliğin bahane, çocuğun bahane, işin bahane, yağmur yağdı bahane, kar yağdı bahane, hava soğudu bahane, sıcak bahane, orası kokuyordu, ter kokuyordu bahane. Bahane, bahane, bahane. Çünkü sebep şeytan oraya yerleşmiş. Şeytan oraya yerleşince Müslümanı sevdirmez, anneyi sevdirmez, babayı sevdirmez, dervişi sevdirmez. Dervişleri horhakir görür, sûfîleri horhakir görür, îmânî meseleleri horhakir görür, Sünnet-i Seniyye horhakir görür. Genç adamsın bu sakas sana olmuş mu şimdi? Yaşlanınca bırakırsın. Duyduk hep bunları.

Şeytân’ın Görünürlüğü ve Tebriz Misâli nedir?

Yoldaşın şeytan olduğu için senin gördüğün baktığın her şey şeytan oldu. Ve sen o halinle Allâh’ın vechini yüzünü Allâh’ın her an sıfatlarının tecelliyyâtını izlemen, seyretmen, seyrullâh yapman mümkün değil. Allâh muhâfaza eylesin. Ve o haldeyken sen kendi kendine güzel işler yapıyorum deme. Hak ve hakikate dön. Îmân et, tövbe et, îmân et, tövbe et ve hakikate gel. Hakikate. Yoksa işin sıkıntılı. Allâh muhâfaza eylesin. Şimdi tabi bunlar şeytan kalbine vesvese girince Hazret-i Pîr diyor ya sen vecullahı bilemezsin. Bilemeyince ne oldun körlerden oldun. Basîretin kapalı. Allâh muhâfaza eylesin. Küfür noktasına gidersen kalbin bile mühürlenir. İşin bir noktası var. Küfür noktasına gidersen kalbin mühürleniverir.

Hakları helâlleşmek âdeti nedir?

Tirmizî, Kıyâmet 2 (Kardeşinin hakkı üzerinde olan kimse bugün helâlleşsin)

İmânın kemale ermesi için ne gereklidir?

İmânın kemale ermesi için sadece Allah’ı bilme yeterli değildir. İmân eden kişi, Allah’ın galip gelmesi için de mücadelenin yapılması gerekir. Yani, Allah’ın emirlerini yerine getirmek, farzları ve sünnetleri yerine getirmek, îmân etmek ve iyi amele işlemek gibi eylemlerle Allah’a yönelmek gerekir. Sadece ibadetlerin yapılması yeterli değildir; dini yaşamın bütüncül bir şekilde sürdürülmüş olması gerekir.

Kaynak: 2021 Mesnevî — Âdem’in Zellesi ve Tövbe Kapısı

Âdem Aleyhisselâm’ın Tevîli ve Zelle nedir?

"Yaklaşma" nehyinin mutlak haramdan farklı olarak tevîle açık bir ifâde oluşu ve Âdem’in bu tevîlle hareketi; nehy edilenden uzak durmanın İslâm fıkhındaki mâhiyeti — Buhârî, Îmân 39; Müslim, Müsâkât 107 ("Haramdan kaçın ki insanların en âbidi olasın"); "İçkiye, kumara, uyuşturucuya yaklaşmayın" emirlerinin sadd-i zerâî (haramın yollarını kapatma) kâidesine kıyâsı — Şâtıbî, el-Muvâfakât II; Mâide 5/90-91 ("Ey îmân edenler, içki, kumar, dikili taşlar ve fal okları şeytân işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki kurtulasınız"); İsrâ 17/32 ("Zinâya yaklaşmayın; zîrâ o bir fuhuştur ve kötü bir yoldur"); uyuşturucu belâsına âit istatistik: son 10 yılda tedâvî arayanlarda %3600, kullananlarda %1800 artış (2016 sonrası TÜİK verilerine ulaşılamadığı notu); "Peygamberlerin küçük zelleleri" kavramı — Ebû’l-A’lâ Mevdûdî, Tefhîm ; İbn Kayyim, İ’lâmü’l-Muvakkı’în ; zelle-hatâ-kusurun günah ve haramdan farklı değerlendirilişi; bahçıvanın ayağına diken batınca esbâbının çalınması temsîli — 1999 Gölcük depreminden hâtıra (insanların ne hâlde yataklarındalarsa öyle sokağa fırlamaları, can korkusuyla elbise endîşesinin unutulması); şeytânın gafleti yakalayıp darbesini indirişi — Fâtır 35/6 ("Muhakkak ki şeytân size düşmandır; siz de onu düşman edinin"); A’râf 7/17 ("Sonra onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım")

Kaynak: 2021 Mesnevî — Âdem’in Zellesi ve Tövbe Kapısı

Âdem’in zellesi ve tövbe kapısı nedir?

Kimisi diyor ki ta İsrâîliyyât’ten gelen Mûsâ Aleyhisselâm’ın Tevrât’ından ve Mûsâ’dan gelen ve İncîl’den gelen ve ondan önce İbrâhîm’i’den gelen bilgiler, insanlık var olduğundan beri gelen bilgiler. Kimisi diyorlar herkes şimdi bunlarda farklı farklı teviller var. Yok şeydeki cennetteki buğday ağacıydı. böyle parlak kocaman bir buğdaydı. Böyle şu kadar büyüklükte falan ellerimi görüyorsanız böyle bir top kadar böyle buğday tanesiydi. Onu yedi. Kimisi diyor ki bu ağaç ebedilik ağacıydı. Ona yaklaştı. Allah’ın sırrı meydana çıktı. Kimisi diyor ki bu ağaç normalde farklı bir ağaçtı. Bütün kainatın ilmi ondaydı. O ağaca yaklaştı. Gibi gibi birçok bu konuda tevîl var.

Kaynak: 2021 Mesnevî — Âdem’in Zellesi ve Tövbe Kapısı

Tövbe etmek neden önemlidir?

Ve kim tövbe eder günahından geri dönerse, Rabbim onu tertemiz eder. Hiç günah işlememiş gibi eder. Bu da hadîs-i şerrile sabit. Ve kim tövbe eder geri dönerse, Cenâb-ı Hak onun yapmış olduğu yanlışlıkları, eksiklikleri hayra çevirir. Rabbim cümlemizi tövbe eden ve tövbeleri kabul olunan kullarından eylesin. Âmîn. Önemli olan tövbe etmektir. Önemli olan bakın. Önemli olan tövbe edip geri dönebilmektir. Çünkü tövbe eden kimse Allah’a karşı kibirliliği kenara bırakmış. Allah’a karşı küstahlığı kenara bırakmış. Allah’a karşı edepsizliği, hayasızlığı, dik başlılığı kenara bırakıp nefsine galip gelip "Ya Rabbi beni affeyle" deme noktasına gelip Allah’a boyun bükmüş kimsedir. O yüzden Cenâb-ı Hak kim kendisine boyun büker, kim kendisine yalvarır, yakarır, kim kendisinden bir şey isterse Rabbim onun istediğini verir, tövbesini kabul eder, onu hiçbir günahsız bir şekilde huzuruna alır.

Kaynak: 2021 Mesnevî — Âdem’in Zellesi ve Tövbe Kapısı

Tövbe eden kişiye ne olur?

Rabbim onu tertemiz eder. Hiç günah işlememiş gibi eder. Bu da hadîs-i şerrile sabit. Ve kim tövbe eder geri dönerse, Cenâb-ı Hak onun yapmış olduğu yanlışlıkları, eksiklikleri hayra çevirir. Rabbim cümlemizi tövbe eden ve tövbeleri kabul olunan kullarından eylesin. Âmîn. Önemli olan tövbe etmektir. Önemli olan bakın. Önemli olan tövbe edip geri dönebilmektir. Çünkü tövbe eden kimse Allah’a karşı kibirliliği kenara bırakmış. Allah’a karşı küstahlığı kenara bırakmış. Allah’a karşı edepsizliği, hayasızlığı, dik başlılığı kenara bırakıp nefsine galip gelip "Ya Rabbi beni affeyle" deme noktasına gelip Allah’a boyun bükmüş kimsedir. O yüzden Cenâb-ı Hak kim kendisine boyun büker, kim kendisine yalvarır, yakarır, kim kendisinden bir şey isterse Rabbim onun istediğini verir, tövbesini kabul eder, onu hiçbir gün, günahsız bir şekilde huzuruna alır.

Kaynak: 2021 Mesnevî — Âdem’in Zellesi ve Tövbe Kapısı

Tövbe eden kişi Allah’a ne demelidir?

Rabbim ben nefsime zulmettim, sen beni bağışla. Sen bağışlayanların en iyisisin. Allah’ım senden başka ilah yoktur, seni teşbih eder ve sana hamd ederiz. Rabbim ben nefsime zulmettim, bana merhamet et. Muhakkak ki sen merhamet edenlerin en hayırlısısın. Rabbim senden başka ilah yoktur, seni teşbih eder ve sana hamd ederim. Rabbim ben nefsime zulmettim, bana tövbeyi nasip et. Muhakkak ki sen tevvap ve rahimsin. Âmîn. Ecmaîn. Ve Cenâb-ı Hak yine âyet-i kerimeyle şüphesiz ki tevvap ve rahim odur o diye, Cenâb-ı Hak kendisine tövbe eden Âdem’i ve Âdem’in sulbünden gelen bütün Âdem’in çocuklarını tövbe ederlerse, kendilerinin tövbelerini kabul edeceğini. Onlar bilmezler mi ki Allah muhakkak kullarından tövbeyi kabul eder. Tevbe 104 ve yine Cenâb-ı Hak buyurur Nisâ âyet 110. Kim bir kötülük yapar veya nefsine zulmeder de sonra Allah’tan mağfiret dilerse, muhakkak ki Allah gafur ve rahim olarak bulur Allah’ı. Yine Furkân âyet 71, kim de tövbe eder ve salih amel işlerse, muhakkak ki Allah’a tövbe etmiş olarak döner. Ve buna benzer birçok âyet-i kerîmeler vardır ki kim tövbe eder geri dönerse, Cenab-ı Hakk’ı affedici olarak görür ve bulur.

Kaynak: 2021 Mesnevî — Âdem’in Zellesi ve Tövbe Kapısı

Tövbe eden kişi Allah’a ne yapmalıdır?

Rabbim onu tertemiz eder. Hiç günah işlememiş gibi eder. Bu da hadîs-i şerrile sabit. Ve kim tövbe eder geri dönerse, Cenâb-ı Hak onun yapmış olduğu yanlışlıkları, eksiklikleri hayra çevirir. Rabbim cümlemizi tövbe eden ve tövbeleri kabul olunan kullarından eylesin. Âmîn. Önemli olan tövbe etmektir. Önemli olan bakın. Önemli olan tövbe edip geri dönebilmektir. Çünkü tövbe eden kimse Allah’a karşı kibirliliği kenara bırakmış. Allah’a karşı küstahlığı kenara bırakmış. Allah’a karşı edepsizliği, hayasızlığı, dik başlılığı kenara bırakıp nefsine galip gelip "Ya Rabbi beni affeyle" deme noktasına gelip Allah’a boyun bükmüş kimsedir. O yüzden Cenâb-ı Hak kim kendisine boyun büker, kim kendisine yalvarır, yakarır, kim kendisinden bir şey isterse Rabbim onun istediğini verir, tövbesini kabul eder, onu hiçbir günahsız bir şekilde huzuruna alır.

Kaynak: 2021 Mesnevî — Âdem’in Zellesi ve Tövbe Kapısı

Var mı ki? Neyin var olduğunu var olarak ispat edebilir bir kimse?

Hiçbir ister maddî mânâda olsun ister mânâda olsun ister maddî ilim ehli olsun ister mânevî ilim ehli olsun bu kâinâtta var görünen bir şeyin varlığını ispat edemez. Varlığını ispat etmeye çalışan yolun yarısında da değil daha yolun başındadır.

Kaynak: 2021 Sohbeti — Rü’yetullâh ve Edeb Dervişliği

Avâmın da kafası yanmasın ne yapar?

Zât kokusu almayan burunlar ve gözler sıfatlarla oyalanırlar. Avâmın da kafası yanmasın diye biz deriz ki sıfatsal tecelliyat. O avâmın kafasının yanması için yanmaması için. Çünkü öyle yazmış ya ilâhiyatçılar diyânetçiler bilmem onlar bunlar Cenâb-ı Hak sıfatlarıyla tecelli eder. Tanırken sıfatlarıyla tanırsınız demişler ya o yeni tanımaya başlayanlar için yol öyledir doğrudur. Benim değildir. Biz tanımadan sevdik. İyi ki tanımadan sevmişiz. Bilmeden zikrettik tanımadan sevdik. İncelemeden aşık olduk bir görüşte Badak. O yüzden benim kafam çok basmıyor öyle.

Kaynak: 2021 Sohbeti — Rü’yetullâh ve Edeb Dervişliği

Yeryüzünün büyük çoğunluğu neden sapkınlık içinde kalmıştır?

Cenâb-ı Hak diyor yeryüzünün büyük bir insanların büyük bir çoğunluğu sapkınlık içindedir diye. Bu çoğunluk, hevâ ve hevese hitap etmişler, şeytani yola hitap etmişler. Günümüzde dünya insanlığının çoğunluğu Kur’ân ve Sünnet’in dışında sapkın bir hayat yaşıyor.

Kaynak: 2021 Mesnevî — Halvet, Reform ve Zulüm

Müslüman olarak neden îmân etmemiz gerekiyor?

Yeryüzünün büyük çoğunluğunun sapkınlık içinde kaldığına dikkat çekerek, Kur’ân ve Sünnet’in dışında yaşayan insanların sapkın bir hayat sürdürüldüğünü belirtir. İmanı hatırlatıyor. Yeniden îmân etmemizi söylüyor, yeniden tövbe etmemizi istiyor. Yeniden îmânımızı tazelememizi istiyor.

Kaynak: 2021 Mesnevî — Halvet, Reform ve Zulüm

Belâ, müsîbet, sıkıntı, dert, gam, kasvet gibi kavramlar neden mü’minlere aittir?

Peygamberlere ondan sonra velîlere ondan sonra velîlerin etrafındaki mü’minlere. Oradaki ibara önemli çünkü mü’minlere diyor. O zaman velîlerin etrafında kim kalmış oluyor? Mü’min olanlar. Bir velinin etrafında mü’min olanlar kalır. O sıkıntıya ancak mü’min çünkü göğüs geri alır. Mü’min olmayan, gönlü münâfık olan, zayıf olan, kuvvetsiz olan îmânî noktada.

İntisâb etmek ne demektir?

Bazen örnekliyorum ya. Ömre’deyiz, eyvah dedim döndüm geri. Ne oldu dedi? Efendim krem sürüyordum dedim. Onu unuttum dedim. Krem caiz değil dedi. Halbuki ihrâma niyetlenmedik daha. Ben dedim ki bana caiz değilmiş demek ki. Kapıyı kit dedim. O esnada İzmir’in zâkirine demiş ki, caiz olduğunu biliyorken Nisa demiş. Kudûrî ezberinde demiş. Demiş bak koltuğun altından ayırmıyor Kudûrî’yi demiş. Ezberinde Kudûrî demiş. Ama demiş, tâbî olur böyle demiş. Bak bırakır demiş. O arkadaş geri kaldı sonra gruptan. Bana dedi abi ne yaptın dedi. Dedim ne yapacağım sürmedim. E dedi caiz mi dedi. Bana caiz değilmiş dedim. Bak bana caiz değilmiş dedim. Ya dedi aynı şeyi söyledi bana da ya dedi. E dedim böyle bir yere intisâb ettiysem, onu şeyh olarak mürşid olarak kabul ettiysem, harâm olmadığı müddetçe sen ona tâbî olacaksın.

Para toplama ve hayrın algısı nedir?

Bu yol bir de makamdır, mevkidir, paradır, pıldır, şandır, şöhrettir, istenilmeyecek bir yol. Bizim yolumuz da istenmez. Yok bana halifelik verir misin? Yok beni nakîb eder misin? Yok bana icâzet verir misin? Yok bize de icâzet verecek misin? Yok birisi rüyâsında görse kendi kendine ona icâzet verir misin? Bizim yolumuz böyle değil. O yüzden makam, mevki, şan, şöhret, mal, mülk, istenecek, toplanacak bir yerde değiliz biz. Biz bir taraftan çok zenginiz, bir taraftan da biz zengin değiliz. Böyle milü, milyonlar veyahut da trilyonluk varlıklara sahip kardeşler yok bizde. Biz o manada fakir fukara bir dervişiz. O yüzden böyle bir şey de umuyorsa düşünüyorsa insanlar yok böyle bir şey. Biz böyle milleti evlendirelim, yok evine alalım, barkına alalım, borçlarını ödeyelim.

İyilik yapmak ve kötülük yapmak ne sonuçlar doğurur?

İyilik yaptıysan sen o iyiliğe bağlısın. Kötülük yaptıysan sen o kötülüğe bağlısın. Ve kötülük yaptıysan senin önüne gelecek o. Âyet-i Kerime, zerrece iyilik yapanın iyiliği mükafatsız kalmaz. Zerrece kötülük yapanın kötülüğü cezasız kalmaz.

Kaynak: 2021 Mesnevî Sohbeti — Zulüm Kuyusu ve Adâlet

İyiliklerin saklanması neden önemlidir?

Zerrece iyilik yaparsan onun mükafatını alacaksın. Ama o mükafatı dünyada almaya çalışma. Acele etme. Haris olma. İnsan acelecidir âyet-i kerimesi. Sen de tecelli etmesin. Bekle. O iyiliklerinin karşılığını âhirette iste. O mahşer yerinde iste.

Kaynak: 2021 Mesnevî Sohbeti — Zulüm Kuyusu ve Adâlet

Özgürlüğün Hakîkati ve Kelime-i Tevhîd nedir?

Şimdi özgürlük burada. Bakın özgürlük burada. Aman nerede o ümmet nerede, o özgür insanlar nerede? Ve bunu sağlayabilecek, bu noktada durabilecek devlet sistemi nerede? Veya bunu uygulayabilecek dünya sistemi nerede? Bütün insanlık özgürlük lafısı, çok yakışıklı, çok şatafatlı, çok yaldızlı, dünya üzerinde ama içi boş. Bakın içi boş. Altı boş, üstü boş, sağı boş, solu boş, her şey boş. Lafız olarak muhteşem ama. Lafız olarak ne özgürlük, ne özgürlükler ülkesi, ne özgür olacak herkes. Ne özgürlükler şöyle olmalı, özgürlükler böyle olmalı. Özgülijk dedikleri şey, dünya kapitalist sisteminin, dünya deccâlist sisteminin ayakta durması bu. Onlar özgür. Özgür, geri kalan Hristiyanmış, Yahûdî’miş, Müslüman’mış, Ateist’miş, Dinsiz’miş, Budperest’miş, Hindû’miş, Budist’miş, Tavcı’miş, Solcu’muş, Komünist’miş, Sosyalist’miş, Faşist’miş, Afrikalı’mış, Asyalı’mış, Çinli’miş, Amerikalı’mış, Alman’mış, İngiliz’miş, hiç önemli değil.

Hiç önemli değil. Hiç önemli değil. Irkı, dini, dili, devleti ne olursa olsun. Halklar komple köle. Her taraftan, fikri olarak da köle, ekonomik olarak da köle, dini olarak da köle, siyâsî olarak da köle, askeri olarak da köle. Bakın F-35 alacaktınız, adam sizin paranıza el koydu. El koydu. Dün İngilizler el koydu, yaptırdığımız gemilere. Bugün Amerikalılar el koydu F-35’lere. Parasını ödedin mi, ödedin mi, ver yok. Ha nerede özgürlük? Köle. Adam ne yaptı? İrân’ı terörist ülkeye ilan etti. Adamın bank hesaplarına el koydu. Adam ihracat, ithalat yapamıyor. Köle. Köle, köle. Ülke olarak köle. Hadi siz doları kaldırın tedavülden, Türkiye’de kullanılmayacak deyin. Vatan Partisi demiş ya, dolar yasaklanmalı diye.

Hadi kaldırın. Kölesiniz, kaldıramazsınız. Kölesiniz, ihracatınız dolar üzerinden, ithalatınız dolar üzerinden, ürün alacaksınız dolar üzerinden, ürün satacaksınız dolar üzerinden. O dolarların hepsi de Amerikan Merkez Bankası’nın sisteminden geçecek. Amerikan Merkez Bankası kim nereden ne alıyor, kim nereye ne satıyor, kim nereye ne kadar para gönderiyor. Kim nereden ne kadar para aldı, hepsini analiz edecek, hepsini de görecek, istediği yere el koyacak, istediğine çökçek. Ne özgürlüğünden bahsediyorsunuz siz ya? Ne özgürlüğü? Hadi başka bir para birimine geçin hadi. Irak doları bırakacağız dedi, bombaladı. Libya doları bırakacağız dedi. Petrolü ondan sonra Libya parasıyla satacağım dedi. Bir gecede bombaladılar.

Ne özgürlüğü? Zannetmeyin bu ülkeyi bombalamazlar. Bir gecede bombalarlar. Bir gecede bombalarlar. Evet. Hiç hiç gözünüzün yaşına bakmazlar. Bakın gözünüzün yaşına bakmazlar. Bir gecede bütün banka hesaplarınızı el konulduğunu görürsünüz. Bu Türkiye Cumhuriyeti devleti tarafından yapılmaz. Amerikan devleti tarafından yapılır. Der ki şu kadar milyon dolar üzerindeki bütün hesaplara el konuldu, el konulur. Çok basit, istediği bir firmayı hemen terörist firma ilan edip el koyar bütün parasına. öyle hukukmuş, birleşmiş milletlermişmiş. Yok işte, ne o? Avrupa İnsan Hakları mahkemesiymiş. Yok işte, Uluslararası Lahey Adalet Divanıymış. Hepsi de aldatmaca. Hepsi de. Dünya üzerindeki bütün hukuk sistemleri aldatmacadır.

Dünya üzerindeki mevcut bütün hukuk sistemleri kendi vatandaşına karşıdır. Kendi vatandaşını sindirmek, kendi vatandaşını baskı altında tutmak içindir.

Kaynak: 2021 Soru-Cevap — Modern Kölelik, Vird ve Zikir Edebi

İslâm’da özgürlük nasıl tanımlanır?

İslâm’da ileri demokrasiden anladıkları şey o. İslâm bu değil. İslâm’da ileri demokrasi yoktur. İslâm’da böyle özgürlük de yoktur. İslâm’daki özgürlük Kur’ân Sünnet içerisindedir. Özgürlükse Kur’ân Sünnet tarihisindedir özgürlüğün. O Kur’ân Sünnet’e uymakla mükellefsin. Kur’ân Sünnet sana neye ne kadar müsaade ederse o kadar özgürsün. Müsaade etmediği yerlerde özgür değilsin.

Kaynak: 2021 Soru-Cevap — Modern Kölelik, Vird ve Zikir Edebi

Allâh dostluğu ve belânın kaçınılmazlığı nedir?

Allâh Dostluğu ve Belânın Kaçınılmazlığı: "Ben Allâh’ı çok seviyorum" diyene fakîrlik, hastalık, belâ-musîbet müjdesi — Tirmizî, Zühd 36 ("Fakirliğe hazırlanan set edinin"); "Beni sevene fakirlik selden daha hızlı gelir" — Tirmizî, Zühd 36; Ahmed b. Hanbel, Müsned V/255; Nûh’un oğlunun dağ başında tûfândan kurtulamaması — Hûd 11/42-43; "İğnenin deliğinde dahi Allâh seni bulur" — Bakara 2/115, Kâf 50/16 ("Biz ona şah damarından daha yakınız"); bütün insanlar toplansa Allâh’ın izni olmadan zarar veremeyecekleri hadîsi — Tirmizî, Sıfatu’l-Kıyâme 59 (İbn Abbâs rivâyeti: "Ey oğul! Bil ki…")

Kaynak: 2021 Soru-Cevap — Modern Kölelik, Vird ve Zikir Edebi

Tevbe, Îmân ve Firâset Nûru nedir?

Hiçbir kimse, onun perçeminden bir günah tutmamış olsun. Hiçbir kimse yoktur. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hariç bunda. Herkesin perçeminden dediği saçından, herkesin bir tarafından bir günah tutar. Sahâbe nicedir o ümmetine Ali deyince, Hazret-i Peygamber der ki sallallâhu aleyhi ve sellem, Tevbe edenler hiç günah istememiş gibidir sonuç olarak. O zaman tevbe etmeye devam edeceğiz inşallah.

Kaynak: Mesnevî Sohbeti — Mü’min Aynası ve Feraset Nûru

Kara cahillik ne demektir?

Cahillerden oldun. Câhil insan iyiyi kötüye ayırt edemez. Câhil insan iyiyi bırakır, kötüyü alır. Cahildir. Câhil insan namaz kılmaz. Câhil insan oruç tutmaz. Câhil insan Allah’ı zikretmez. Câhil insan haramlara dikkat etmez. Cahildir o. Câhil insan farzlara riayet etmez. Câhil insan sünnet-i seniyye nedir bilmez. Câhil, câhil. Câhil insan ne Allah tanır ne Peygamber tanır. Câhil insan ne din tanır ne diyanet tanır. Câhil insan ne anne tanır ne baba tanır. Câhil insan ne büyük tanır ne küçük tanır. Câhil. Câhil. Câhil insan ateşe mi gidiyor, nara mı gidiyor, nuura mı gidiyor bilmez. Câhil. Câhil bakarsın kötülükleri iyilik olarak algılar. Câhil o, zırh câhil, kara câhil. Hatta onların daha da câhil olanları vardır.

Kaynak: Mesnevî Sohbeti — Mü’min Aynası ve Feraset Nûru

Ebû Cehil misali nedir?

Ebû Cehil Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellemle Ebû Cehil’i bir yerde görebilir misiniz? Göremezsiniz. Hazret-i Muhammed Mustafa’nın sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin hayatı boyunca müşriki bir şeyi desteklediğini müşriki bir şeyin peşinden gittiğini, müşriki bir hadiseyi, müşriki bir fikri beğendiğini göremezsiniz. Göremezsiniz. Müşrikler saçını uzatmış, o kısaltmış. Bakın müşriklere bu kadar muhalefet ediyor. Bakın müşriklere ne kadar muhalefet ediyor. Müşrikler saçlarını uzatıyor, o kısaltıyor. Müşrikler kısaltıyor, o uzatıyor. Saç, saç. Bizde şimdi tıraşlar Amerikan modası. Ne o? Amerikan subay tıraşıymış. Osmanlı’ya ne oldu? Bizim donumuz, gömleğimiz, her şeyimiz şimdi Avrupa oldu.

Kaynak: Mesnevî Sohbeti — Mü’min Aynası ve Feraset Nûru

Mü’minlerin vasfı nedir?

Mü’min kardeşine gadablanasın diye değil, Kur’ân ve Sünnet’in yaşayanlara gadablanasın diye değil, eşine, çocuğuna gadablanasın diye değil. Sendeki öfke, sendeki gadab müşriklere karşı olacak. Mü’minler müşriği görünce tamam efendim, tamam efend, tamam efendim. Olur efendim, saygı duyarız efendim. Siz nasıl isterseniz öyle yapalım efendim. Müminlere gelince hepsi de şedîd. Dervişleri görünce şedîd, sûfîleri görünce şedîd, müşriği görünce yumuşak. Kafirin ta kendisi. Kafirin ta kendisi. Çünkü Âyet-i Kerim’de diyor ki, o mü’minler ki müminlere karşı şefkatli ve merhametli, kafirlere karşı şediddir. Kimemiş? Kafirlere karşı şediddir. Kimeymiş? Müminlere karşı şefkatli ve merhametli, kafirlere karşı şedîd.

Kaynak: Mesnevî Sohbeti — Mü’min Aynası ve Feraset Nûru

← Sorular – Sohbetlerde Sorulan Sorular ve Cevapları