Sohbetlerden Derlenen Sorular
Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv
Tasavvuf(5877) — Sayfa 8/60
Neden bir kimse nankör olur?
Sen nankörlerden olursun. Sen istikametini bozarsan nankörlerden olursun. Sen şatata, şatafata gösterişe düşersen nankörlerden olursun. Sen ne oldum deliline düşersen nankörlerden olursun. Oysa seni sen yapan o mürşidin sohbetiydi. Oysa seni sen yapan o üstadın halakasında durmandı. Oysa seni sen yapan, sana kıymet veren, sana seni değerli kılan senin bulunduğun halakaydı. Çünkü Cenâb-ı Hak Bakara Sûresinde buyurdu ki, beni zikredin ben de sizi zikredeyim dedi. Bana hamd edin, bana şükredin, siz nankörlerden olmayın dedi. E sen oturduğun zikrullâh halakasına, o da seni zikretti. Kıymetlendin, nereden kıymetlendin? Zikrullâh halakasında kıymetlendin. Bir mürşidin elini tutarak kıymetlendin. Bir mürşidin sohbet halakasına oturarak kıymetlendin. Cenâb-ı Hak seni kıymetlendirdi. Hamd edesin, şükredesin. Sen onun normalde sana vermiş olduğu değerin, kıymetin, bunu idrak edesin, bunu bilesin. O değer, o kıymet karşısında hamdini ve şükrünü arttırasın diye seni değerlendirdi.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Arife Günü ve Kurban Bayramı: İlâhî Feyzin Kesilmesi, Sûfî Disipl
Neden mürşid-i kâmilin halakasında seni zikrettirdi?
O mürşid-i kâmilin halakasında seni zikrettirdi. Seni hamd ettirdi. Seni orada o altın halakada seni oturtturdu.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Arife Günü ve Kurban Bayramı: İlâhî Feyzin Kesilmesi, Sûfî Disipl
Neden mürşid-i kâmilin halakasında seni oturtturdu?
O mürşid-i kâmilin halakasında seni zikrettirdi. Seni hamd ettirdi. Seni orada o altın halakada seni oturtturdu.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Arife Günü ve Kurban Bayramı: İlâhî Feyzin Kesilmesi, Sûfî Disipl
Mürşid-i kâmilin canı neden gül bahçesindeyken dikenlerden etkilenmez?
Mürşid-i kâmilin canı diyor. Allâh’ın gül bahçesindeyken Neden onun can ayağı Bir dikenden incinsin. Normalde demek ki onun ayağına Bir diken batsa Veya onun başına bir Müsyubet, bela herhangi bir şey gelmiş olsa Ondan onun canı Yanmaz, incinmez. Çünkü neden? Mürşid-i kâmil her dem Cenâb-ı Hak’ın Cemal perdesinde Cemalleşir Her dem Cem, Cemal perdesinde Cemalleşince. Onun başına gelen dert, gam, kasvet her neyse İnsanların ona karşı olan zulmü İnsanların ona karşı olan davranışları Bütün bunun hepsini de içine kattığımızda Bunların hepsi de ne olur? O normalde onları bu noktada Etkilemez Ona Çünkü. Onun canı gül bahçesinde dedi.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Zekât Toplama, Hayat Hâtıraları ve «Gül Bahçesinden Mahrûm K
Sufiler neden dilenmezler?
Sufiler Asla istemezler Asla Sufili ayağa düşürmek Sufili yerlere düşürmektir Sufiler dilenmezler Sufiler birşey istemez Eski arkadaşlar hatırlayacaklar Yolun başında söylediğim distur Sizden din adına Diyanet adına Tekka adına dergah adına Herhangi birşey istersem Dilim kopsun dedim Hala aynı noktadayım Birşey istersem Dilim kopsun. İstenilmez Dilenilmez O zaman o kimse eğer ki Zaten Cenâb-ı Hak’ın Cemal sıfatı onun üzerinde Tecelli ettiyse. Onun birşey istemesine Gerek yok O zaten Allâh’ı zikrediyorsa Ve zikretmekle meşgul ise. Onun ne ihtiyacı var ise Neye ihtiyacı var ise. Bakın bu ekmek yemek değil sadece. Onun neye ihtiyacı varsa Hem şahsi planda Hem de dergah planında Neye ihtiyacı varsa Cenâb-ı Hak onu onun önüne getirir Eğer ki o kimse zikir ehliyse. Çünkü hadîs-i şerîf ve hadisi kutsiyle sabittir Kulum beni zikrettiği için kendi ihtiyaçlarını istemeye zaman kalmazsa. Onun tüm ihtiyaçlarını ben kutluyorum. Onun tüm ihtiyaçlarını ben görürüm der Cenâb-ı Hak hadisi kutsi de O zaman Allâh’la alışverişi var ise o kimsenin Ve devamlı Cenâb-ı Hak’ı zikir perdesinde duruyorsa.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Zekât Toplama, Hayat Hâtıraları ve «Gül Bahçesinden Mahrûm K
«Gül Bahçesinden Mahrûm Kalmak» ne anlama gelir?
O bahçenin kokusundan mahrum kalır. Rabbim bizi onlardan eylemesin inşâallâh. Âmîn. Saat 11 olmuş muhabbet güzeldi ama buraya kadardı.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Zekât Toplama, Hayat Hâtıraları ve «Gül Bahçesinden Mahrûm K
Allâh’ın veli kuluna savaş açmak ne anlama gelir?
Sen ona bir şart düşüyorsun ya, kendince uzak duruyorsun ya, bir defens yapıyorsun ya, onu Allâh yazıyor kenara. Dönüyorsa ona intikam acı oluyor. Sen ondan sonra şeyhsiz kalıyorsun.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Allâh Dostlarının Bekâsı, 7 Velî Hadîsi ve «Allâh’ı Tanıman İçin
Neden bir veliye edepsizlik etmek dikenin gönlüne girer?
Bakın bir veliye edepsizlik ettiğinde senin gönlüne diken girer. Ayağına değil. O gönlündeki dikeni çıkaramaz.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Allâh Dostlarının Bekâsı, 7 Velî Hadîsi ve «Allâh’ı Tanıman İçin
Tasavvufî sosyal bilinç nedir?
Mü’minin Hâl-Tavır-Tarzı: «Sana Bakana Demiyorsa Kendine Bak» — Tasavvufî Sosyal Bilinç. Neden? o zaman senin halin, tavrın, tarzın diğer etrafındaki insanlardan farklı değil. Farklı olmuş olsaydı diğer insanlar senin yolunu soracaktı. Sen neden farklısın diyecekti. Sen niçin herkes gibi değilsin diyecekti. Herkes gibi niçin değilsin? Sen sünnet ahlakatağ oluyorsun. Herkesin alay ettiği şeye sen alay etmiyorsun. Herkesin güldüğü şeye sen gülmüyorsun. Herkesin makul gördüğünü sen makul görmüyorsun. Etrafındakiler atıyorum. İşten kaytarmayı makul görüyor, sen görmüyorsun. Rüşvet almayı makul görüyor, sen almıyorsun da makul de görmüyorsun. Örneğin.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Zekât Hesabı, «Fitne Sensin» Hadîsi ve Mü’minin Mücâdele Mes
Karabaş silsilesinde mü’min eğitimi nedir?
Karabaş silsilesinde mü’min eğitimi, Karabaş-ı Velî silsilesi üzerinden yapılan eğitim ve öğretimdir. Bu, modern Karabaş hizmetlerinin temelini oluşturur.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Zekât Hesabı, «Fitne Sensin» Hadîsi ve Mü’minin Mücâdele Mes
Sufilerin manevi boyutu nasıl tanımlanır?
Sufilerin manevi boyutu, bir insanın Allâh ile olan bağlantısını, içsel dünyasını, ruhsal deniz derinliğini, genişliğini, yüksekliğini ölçebilmek anlatmak mümkün değil. Bunu tabi ruhun kendince kendi dereceleri ve hatta ruhun kendi seyri sülükü ile alakalı mertebelerine baktığımızda bu mertebelerin neticesinde insanoğlunu belli bir kategorize etme, belli bir ölçü koyma manevi olarak biraz zor.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî: Rûhumdan Üfledim, Hâtem Makâmı ve «Ruhlar Âleminde Dost
Seyri sülük esnasında yaşanan ağırlıklar nelerdir?
Seyri sülük esnasında Cenab-ı Hakk’ın zati ve sıfatsal tecelliyatlarına mazhar olanların üzerinde de bu tip haller yaşanır. tabiri caizse böyle bir bıkmak demeyelim de onun yorgunluğu olur. Şimdi o yorgunluktan yorgun olur insan. Şimdi o tecelliyatları yaşamayan bir kimse o yorgunluğu bilmez.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî: Rûhumdan Üfledim, Hâtem Makâmı ve «Ruhlar Âleminde Dost
Seyri sülük esnasında tecelliyatlar neden önemlidir?
Seyri sülük esnasında tecelliyatlar, bir mürşid-i kâmil’den ders aldıysan senin seyri sülükün başlamıştır. Sen bir dersi dahi bazen zor çekersin. Ağır gelir sana. Sen o dersi çekmeye ben burada konuşurken nefsine ağır geldi derim. Nefsine ağır geldi dememin sebebi sen onunla mücadele et, gayret et.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî: Rûhumdan Üfledim, Hâtem Makâmı ve «Ruhlar Âleminde Dost
Ruhun erkekle veya kadınla alakası var mı?
Ruhun ne erkekle ne de kadınla alakası var diyor. Doğru mu? Âyet-i Kerîme’ye baktığımızda doğru. Çünkü Cenâb-ı Hak hicr süresi âyet 29’da diyor ki Adem’in yaratılışı tamamlayıp yaratılışını tamamlayıp ruhumdan ona üflediğim zaman. Demek ki Cenâb-ı Hak Adem’i yarattı fiziki olarak. Adem’i fizik olarak yarattıktan sonra ruhumdan üfletti.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî: Rûhumdan Üfledim, Hâtem Makâmı ve «Ruhlar Âleminde Dost
Ruhun kademeleri nelerdir?
Bazen derim derslerde nesefiye göre ruhun kademeleri vardır. Dereceleri vardır. insanın üzerinde bu tecelli eder. Bitkisel ruh insanın üzerindedir. hayvani ruh insanın üzerindedir. İnsani ruh insanın üzerindedir. Bu kadarlık söyleyeyim. Burada bitmez ruhun dereceleri. Bakın burada bitmez insani ruh.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî: Rûhumdan Üfledim, Hâtem Makâmı ve «Ruhlar Âleminde Dost
Ruhun seyr-i sülükü nedir?
Ruhun tecelliyatları, ruhun yürüdüğü katmanlar öyle olunca biz şimdi insanı konuşan bir varlık dediğimizde olmaz ya hakaret ediyorsunuz. Allâh’ın yarattığı muhteşem mükemmel yarattığı, mükemmel yarattığı melekler üstü, bütün varlık üstü insanı küçültüyorsunuz. Değil. E insan kendini tanımaktan uzak. İnsan kendini tanımaktan uzak olunca ne yazık ki manevi olarak ne tarafa evrildiği devrildiği ne tarafa yürüdüğünü de bilmiyor.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî: Rûhumdan Üfledim, Hâtem Makâmı ve «Ruhlar Âleminde Dost
Ruhun ne demektir?
Ruhu bir şeye benzetmek mümkün değil. Ruhu bu manada Hz. Pîr burada tartışmayı sonlandırmış. Demiş ki ruhun kadınla veya erkekle ilgi ve alakası yoktur. Çünkü İsra âyet 85’te de ey Muhammed sana ruhtan soruyorlar. De ki ruh Rabbimin bileceği bir şeydir. Size ancak az bir bilgi verilmiştir. İsra 85. Demek ruhla alakalı o günkü Yahudilere az bir bilgi verilmiş. Yahudiler gelip soruyorlar çünkü bu soruyu. Sana ruhtan sorarlar. De ki o Rabbinin bileceği bir şeydir. Size ancak az bir bilgi verilmiştir. Size diyor. Size Yahudilere. Bize değil.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî: Rûhumdan Üfledim, Hâtem Makâmı ve «Ruhlar Âleminde Dost
Sufilik yolunda yürümeye çalışan bir kişi için zaman ve mekan fark eder mi?
Sufilik yolunda yürümeye çalışan bir kişi için, zaman ve mekan fark eder mi? Fark eder. Bu önemli değil ki bir kimse bunu zaman, mekan olarak değiştirecek. üzerinde tavır, davranış olarak o farklı bir tavır ve davranışa girebilir. Bunda bir beysi yok ki. İstanbul’da yaşayan bir insanın sufiliyle, misal veriyorum, Bangladeş’te yaşayan birinin sufiliyle aynı olabilir mi? O aynı olmaz yok. Kültür farkı var, hayat farkı var, standartı var, her şey var. Fikriyat olarak fark var, her şey var. Aynı olmaz. Mümkün değil.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Dünya İlâhı, Cemâlleşerek Vefât ve 70.000 Tevhîd Zikri Disiplini
Sufî Hayât Çeşitliliği ve «Herkesin Hayâtı Ayrı, Yediği İçtiği Ayrı» nedir?
Sufî Hayât Çeşitliliği ve «Herkesin Hayâtı Ayrı, Yediği İçtiği Ayrı» — Manevî Yolda Tek Tipleşmeme: Mümkün değil. Sarık-Cübbe ile İstiklâl’de gezerim demek kibir zaten. Sen gezemezsin demek ayrı bir kibir. bu normaldi. Senin sarığın sana bir kibir veriyorsa, at sarığı kenara. takma sarık. Veya senin sakalın sana kibir veriyorsa, bırakma sakal. Burada o kimsenin durduğu nokta sufili kibir veriyorsa, o sufi değil. Allâh bizi affetsin. Allâh bizi affetsin. O yüzden bir kimse dervişçi, Cübbey’de, Sarık’ta aramayacak, Şallal’larda aramayacak. orada o kimsenin kendince duruşu farklı olmalı. Zaman sal farklılıklar var mıdır peki? Efendim? Zaman sal farklılıklar. her zaman için var. normaldi sonuçta İslâm’ın kendi içerisindeki müteşâbih ayetlerin algılaması bile zamana göre değişiyor. Neden değişmesin başka şeyler? İştahadı değişiyor. Neden değişmesin? Değişir. Tasavvufi bakış açısından da değişir. bundan bin yıl önceki Allâh’ın bilinmesiyle şimdiki Allâh’ın bilinmesi aynı değil. Neden değişmesin? Değişir. Değişmek zorunda zaten. Bugün İslam dünyasının en büyük handikapı bu. İslam dünyası kendisini geliştirip değiştiremiyor. İştahatlarını geliştirip geliştiremiyor. Yeni iştahatlar yerine getiremiyor.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Dünya İlâhı, Cemâlleşerek Vefât ve 70.000 Tevhîd Zikri Disiplini
İnsanlar manevi hallerini koruyamıyor neden?
Koruyamayınca kah öyle oluyor kah böyle oluyor. Çünkü o kimsede o manevi hal kalıcı değil. henüz daha şeker olmadı. O tatlanıyor ama velakin o tatlandı gelip geçici tat olmuş oluyor. Kalıcı olmuyor. Kalıcı olmuş olsa onda oturacak yerleşecek.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1975. Beyt: Mîrâc Zirvesi, Modern Dejenerasyon ve Ümmet-i
Aklı cüz’ü sırra sahip olmanın ne anlama gelir?
Aklı cüz’ü sırra sahip olmak, manevi bir terbiye almamış, ilahi aşk’a ulaşmamış akıl anlamına gelir. Aklı cüz dediği bizim bizdeki akıl. manevi bir terbiye almamış, ilahi aşk’a ulaşmamış akıl.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1980. Beyt: Şeker-Tat Mecâzı, Aşk Düğümü ve Kibirin Allâh
Hafızası, mantıksal düşünmesi, ondan sonra bugünkü dilde yetenekler, analitik yetenekler, bunların hepsi de zeka ile alakalı hadiseler mi?
Bu bilgiyi işleme hızı, o kimsenin zekasıyla alakalı. Bakın o kimsenin zekasıyla alakalı. Veyahut da hafızası, mantıksal düşünmesi, ondan sonra bugünkü dilde yetenekler, analitik yetenekler, bunların hepsi de zeka ile alakalı hadiseler. Ve en önemlisi problem çözme, zeka ile alakalı. Şimdi bu bilgileri hepsini cem edip, toplayıp, hıfs edip, bunları işler hale getirmek zeka ile alakalı. Böyle geniş aldım biraz ama bunlar aklın, zekanın işleri. bu zeka, bu bilgi birikimini toparlayıp, problem çözmede, mantıksal düşünmede, işin içerisinde çıkmada işe yaraması lazım. E şimdi bu donanımlara sahip değilse bir kimse olmadı. Bu donanımlara sahip, böyle mükemmel çalışıyorsa, bu donanımlarla alakalı, bilmediği bir şeyde ne oldu? Yine pes etti, kaldı. Bilmediği şey ne? Aşk, hal, tasavvuf. Bilmediği yer orası Allâh muhâfaza eylesin. Bir hadîs-i şerîf. Gerçekten zeki ve akıllı kişi, nefsini kötü arzularına hakim olup ahireti için çalışandır. Aciz kişi ise heva ve heveslerinin kurbanı olup Allâh’tan olmayacak şeyleri isteyenlerdir. Şimdi burada zeki ve akıllı kişi dediği bak ayırdı. Zeki ve akıllılı ayırdı hadîs-i şerifte. az böyle birbirinin içindeymiş gibi görünse de içinde bir perdeyle ayrıdır dedim. Bu hadîs-i şeriften dolayı ayrıdır dedim. Nefsinin kötü arzularına hakim olup. Bakın bir kimse nefsinin kötü arzularına hakim olamazsa o kimsenin pozitif aklı işlevsel değildir. Körelir. Mü’minin Hissinin Körelmesi — Hâl Ehlinden Uzak Düşmenin Sebebleri Burada bunu anlatmaya çalışıyorum. Eğer o kimse heva hevesini ilah edinir, bu nefsiyle didişmezse köreldi. Ama bir kimse buradaki sufilik yolunu anlatacağım şimdi size. Ama bir kimse heva hevesiyle mücadele etti, nefsiyle mücadele etti, o kimsede kalbi akıl çalışmaya başladı. Allâh’ı zikretti, kalbi akıl çalışmaya başladı. Bu sefer kalbi akıl çalışınca o feraset nuruyla isabet ettirdi. O feraset nuruyla, zikrullahın nuruyla o pozitif aklın zekasını geliştirdi, çalıştırdı. Başka bir manevi kuvvet onun diğer o bedensel veya zahiri aklını harekete geçirdi. O manevi kuvvet harekete geçirdi. O kimse Allâh’ı çok zikretti, o kimse Allâh’ı çok zikredince zikrin nuru, o pozitif aklı berraklaştırdı, feraset verdi ona. O doğruyu gördü, o hakikati gördü. Neyle gördü? O nurani akılla gördü. Neyle gördü? O zikrullahın nuruyla gördü. Neyle gördü? O haramlara girmeden veya harama girdi ise tövbe ederekten o aklın üzerindeki kiri temizledi. Aklın üzerindeki kiri temizleyerekten o ferasetle yolunu buldu. O yürüdü. Burada kalbi akıl dediğimiz şey bu. Öbür aklı berraklaştırdı mı? Evet. Evet. Mevcut akıl eğer ki sufili kabul ederse, dini kabul ederse, vahyi kabul ederse, o zaman o da o berraklığı yakalacak mı? Evet cevap yakalacak. Devam ediyoruz. Melek bile yok olmadıkça şeytandır. o düzgü akıl yok olursa, o normade ilahi akıl haline gelir. Melek bile yok olmadıkça şeytandır. O zaman iki olgu çıktı önümüze. Melek ve şeytan. Nahl Sûresi âyet 49-50. Göklerde ve yeryüzünde bulunan canlılar ve melekler Allâh’a secde ederler. Melekler asla kibirlenmezler. Üzerlerine hakim Rablerinden korkarlar ve kendilerine emrolanları yaparlar. Göklerde ve yerde bulunan canlılar. Demek ki bunlar sadece insan değil, insan olsaydı, insanlar ve melekler diyecekti. Çünkü başka bir âyet-i kerimede, ben insanları ve cinnileri bana kulluk etsin, beni tanısınlar diye yarattım dedi. Öyle olunca bakın orada insanları ayırt etti. Burada da normalde hadîs-i şerifte canlılar diyor, gökte ve yerdeki canlılar. Bütün canlılar. O zaman gökte farklı canlılar var. Meleklerin haricinde. Yerde farklı canlılar var. Biz sadece bunu hayvanlar olarak biliyoruz. Değil. Değil. Sadece hayvanlar değil. Bunları tespit edecekler ahir zamanda. Arada dolaşıyorlar onlar. Evet. Bu arada onuru görünce onura teşekkür edeyim. Huzurunuzda. Bugün kendi kendime iş yapıyordum. Büro’nun ampulü yanmıyordu dün akşamdan beri. Onura dedim, git şu Allâh razı olsun. Hacı Erkan’dan da, bizim Murat’tan da dediler, ne zaman bir işin olursa onura söyleyebilirsin. Onura dedim, şu ampullardan al gel. Ampulü aldı geldi. Ben kendimi hâlâ daha sağlıklı, iyi hissediyorum. Merdivene çıktım, söktüm oradan çok rahat. Yine dedim, takarım. Takamadım. Ben böyle tam merdivenden aşağı ineceğim zaman bir dengemi kaybedeyim. Onur maşallah güçlü kuvvetli. Allâh ona bir güç verdi. Kalbime de geldi. Dedim, onuru göndermeyeyim dedim. Şu ampulü takıncaya kadar dursun yanımda. Başıma ne gelir ne gelmez dedim, geldi. Onur nasıl bir tuttu beni maşallah subhanallah. Öyle az değilim, 86 kiloyum. Yavaşça, öyle Cenab-ı Hakk’ın izniyle indi maşağıma baktım. Her yer karar. Başlayacağım söylemeye. Gözmez kararmış benim ama onur Allâh razı olsun. Bugün bir kazadan kurtardı beni. Cenab-ı Hakk’ın izniyle. Huzurumuzda teşekkür edeyim kendisine. Rabbim nefsimizi uydurmasın inşâallâh. Evet, şimdi aramızda dolaşanlar da var demek ki. Bir de melekler var. Melekler ne yapıyorlarmış? Allâh’a secde diyorlar. Allâh’a tam itaatler. Bakara 32. Melekler şöyle dediler. Seni teşbih ederiz. Bize öğrettiklerinin dışında hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz ki sen her şeyi çok iyi bilensin. Hüküm ve hikmet sahibisin. Bu Bakara 32, bundan önce Cenâb-ı Hak Adem aleyhisselamın yaratılışını anlatıyor ya. onu çamurdan yarattım. Ondan sonra onu ruh üfledim. Ona bütün isimlerimi öğrettim. Sonra ona ruh üfledikten sonra meleklere dedi ki hadi sorun ona ne soracaksanız. Sonra melekler dediler ki seni teşbih ederiz. Ve bize öğrettiklerinin dışında bir bilgimiz yoktur. Demek ki melek, meleğin durumu bu, vazifesi bu. Tam Allâh’a itaat etmiş. Ona ne bilgi verildiyse onu tecelli ettiriyor. O yüzden mesela güneşin doğması güneş doğmuyor da dünya dönüyor ya. Güneş onunla ilgili melekler var. Emredilmiş vazifesini yapıyor. Rüzgar, melek aslında onlar da birer melek. Yağmur melek aslında, rüzgar melek aslında, kar melek aslında. Yerinde göğünde nuru Allâh çünkü. Siz yerinde göğünde nuru Allâh deyince bütün tabiat olayları da bu noktada Allâh’ın emrinde. melekler sevgiler idare ediyor. Hepsi de onun emrinde. Meleklerin bu sevgi idare eden dışarı çıkması mümkün mü? Değil. Bakın değil. Sevg idare malükül mülk olan Allâh’ın elinde. Şimdi Bakara 34’ü okuyorum. Yine bir zamanlar melekler Adem’e secde edin demiştik. Bunun üzerine onlar Adem’e secde ettiler. İblis hariç odretti, büyüklük tasladı ve kafirlerden oldu. Kim secde etmiyormuş? İblis, şeytan. Kim secde etmiyormuş? Şeytan, iblis. Tekrar soruyor. Secde etmeyenler kimmiş? Secde etmeyenlere duyurulur. Secde etmeyenlere duyurulur. Âyet-i Kerîme’de ne diyor? Secde edin dedik. Kim secde etmemiş? Şeytan. Secde etmeyenler o zaman şeytanın emrinde. Ya da şeytan. Ya şeytan, ya şeytanın emrinde. Ya da şeytan. Ya şeytan, ya şeytanın emrinde. İkisinden biri secde etmiyor çünkü. Ağır geldi değil mi? Gerçek bu, hakikat bu. Hakikat. O yüzden imam-ı şafi namazı terk eden imanın yoktur dedi. O yüzden Hz. Muhammed Mustafa namaz son kaledir dedi. Namaz çadırın orta direği gibidir. Yıkılırsa o kimsenin dini yıkılır dedi. Neden? Namazda secde var. Secde. Secde etmedi. Kim secde etmedi? İlk secde etmeyen şeytan. Ve secde etmeyenler şeytanın peşinden gidenler. Hücr Sûresi. Allâh buyurdu ki ben sana emretmişken seni secde etmekten alıkoyan nedir dedi. İblis dedi ki ben ondan daha üstünüm çünkü beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın. Balçıktan işlenebilir, kara topraktan yarattığın insana secde edemem diye cevap verdi. Şimdi o zaman secde etmeyenler kibirliler. Kime karşı kibirli? Allâh’a kibirli. Kibrin Allâh’a Karşı Oluşu — Secde Etmeyen Kibirlidir; Cüz’î İrâde’nin Mü’mine Hediyesi Secde etmeyen kibirlidir. Kime karşı kibirlidir? Allâh’a. Secde etmeyen kibirlidir. Kime kibirlidir? Hz. Muhammed Mustafa’ya sallallâhu aleyhi ve sellem’e. Secde etmeyen kibirlidir. Kime? Adem’le Muhammed Mustafa’ya kadar bütün peygamberlere namaz emredildi. O zaman bütün peygamberlere kibirlidir. Secde etmeyen. namazı kasten terk eden bir kimse kibirlidir. Kibirlidir. Namazı kasten terk etmiş çünkü. Kibirli. Kime? Allâh’a kibirli. Peki. Gönlünde zerrece kibir bulunan asla cennetime giremez. Hadi şerif. Gönlünde zerrece kibir bulunan cennetin kokusunu 40.000 yıl uzaklıktan dahi alamaz. Namaz kılmayanlar, oruç tutmayanlar, Allâh’ın emrini kasten terk edenler, göz göre göre haram isteyip haramı haram görmeyenler, kibirlerinden dolayı. Ne yazık ki sonları hüsran. Şeytanın yolundan gidiyorlar. Bu kim olursa olsun bu. Kim olursa olsun. Namaz kasten terk eden bir kimse şeytanın yolundan gidiyordur. Orucu kasten terk eden bir kimse şeytanın yolundan gidiyordur. Ve dinde son kal ediyor. Hadîs-i Şerîfte. Namaz yıkılırsa o kimsenin dini yıkılır. Allâh şöyle buyurdu. şeytan ona dedi ya sen çamurdan, onu çamurdan yarattın, beni ateşten yarattın. Allâh da şöyle cevap verdi ona. Öyleyse çık oradan. Sen artık kovulmuş birisisin. Muhakkak ki hesap gününe kadar lanet senin üzerine olacaktır. Secde etmeyenler, kibirlerinden dolayı secdeye gitmeyenler, şeytanın akıbetine uğrayacaklar. Hesap gününe kadar lanet onların üzerinde dolanacak duracak ve hesap görüldükten sonra da cehenneme doğru gidecekler. Rabbim bizleri muhafaza eylesin. Araf 12. Allâh sana emrettiğimde seni secde etmekten alıkoyan nedir dedi. İblis. Ben ondan hayırlıyım çünkü beni ateşten onu çamurdan yarattın dedi. Allâh öyleyse in oradan. Orada büyüklük taslamak senin haddin değildir. Çık çünkü sen adilerdensin dedi. Secde etmeyen şeytana adilerdensin dedi. Demek ki melek Allâh’ın emirlerine itaat etmezse şeytan oldu. Allâh’ın emrine itaat etmeyen şeytanlaştı, şeytan oldu. Ya insan ne oldu? İnsan kaldı mı orada? Hayır. O da vahye tabi değil ise, o da Kur’ân’da kaldı mı? Hayır. O da vahye tabi değil ise, o da Kur’ân ve sünneti kabul edip istemiyorsa, o da şeytanlaştı. O da şeytanlaştı. Şuradan devam edeceğiz. Aklı cüz’î, sözde ve bizim dostumuzdur. Ama hal-i bahsine gelirsen orada bir hiçten bir yoktan ibarettir. Aklı cüz’î, sözde ve bizim dostumuzdur. ben zaman zaman derim ya, sufiler pozitif aklı kabul ederler diye. Kaynakça ve Referanslar Mesnevî 1980.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1980. Beyt: Şeker-Tat Mecâzı, Aşk Düğümü ve Kibirin Allâh
Üveysî’yi gören gözü ziyaret etmek ne demektir?
Göz nasıl ziyaret edilir? Hazret-i Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri dururken neden Üveysî’yi gören gözü, eğer gören göze Hazret-i Muhammed Mustafa’nın gözünden daha mı kıymetli ki? Hazreti Ebu Bekir’den daha mı kıymetli Hazreti Üveysî? Hazreti Ömer’den, Osman’dan, Ali’dan, Hazreti Hasan’dan, Hazreti Hüseyin’den daha mı kıymetli?
Kaynak: 2024 Sohbeti — Veysel Karânî Hadîsi: «Üveysî’yi Gören Gözü Ziyâret Edin» ve Cumh
Üveysî, Hazreti Ebu Bekir, Hazreti Ömer arasında nasıl bir kıymet farkı vardır?
Kıymetliler olarak hanefilerde şöyle bir şey vardır. sahabenin içerisinde en kıymetli olanlar, en değerli olanlar Hazreti Ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali. Ondan sonra Hazreti Hasan, Hazreti Hüseyin sonra aşere-i mübeşşere gelir. normalde bu kıymet derecesini eğer ki bir kimse değiştirirse veyahut da farklı olarak bakarsa meseleye, o zaman işin çizgisi değişir.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Veysel Karânî Hadîsi: «Üveysî’yi Gören Gözü Ziyâret Edin» ve Cumh
Üveysî’ye sahâbe hükmünde mi gelir?
Biz sahabenin hepsini de severiz. Sahabenin hepsini severiz. Ama birinci derecede Hazreti Ebu Bekir’dir, Radı’l-Lahu’an Hazretleri. O yüzden Veysel Karan Hazretleri sahâbe hükmünde bile değildir. Bir de yol çıkardılar sonradan üveysilik diye. şeyh kalmadı ya ortalıkta. Ortalıkta şeyh bitti, ortalıkta veli, mürşid-i kâmil yok. Ee biz üveysiyiz, olur.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Veysel Karânî Hadîsi: «Üveysî’yi Gören Gözü Ziyâret Edin» ve Cumh
Üveysi dervişliği nedir?
Üveyisi dervişliği diye bir dervişlik yok. Allâh bizi affetsin. Âmîn. Her cuma hutbeden Nahl Sûresi 90. âyet-i şüphesiz. Allâh adaleti iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi. Burada şimdi parantez içerisinde iyilik yapmayı ihsanı demiş. Yakınlara yardım etmeyi vermeyi demiş. Parantez içinde emrederler. Hayasızlığı, fenalık ve bayi, isyan azgınlığı da yasaklar.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Veysel Karânî Hadîsi: «Üveysî’yi Gören Gözü Ziyâret Edin» ve Cumh
Sufi her şeyi neden bir hal olarak görür?
Sufi her şeyini, üzerinde olan her şeyi bir hal olarak görür, geçicidir çünkü. Sıkıntı geçicidir, hastalık geçicidir, problem geçicidir, dermansızlık geçicidir. Başınıza gelen, iflas geçicidir. Üç tane iflas geçirmiş insan var burada karşınızda. Geçicidir. Zulüm geçicidir. Bakın geçicidir. Eşin sana zulmeder geçicidir. Evladın sana zulmeder geçicidir. Annem baban sana zulmeder geçicidir. Sen kendi nefsine zulmedersin geçicidir.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Hâl ve Makâm Tefriki, Sûfînin Manevî Yolculuğu ve Lütf-i İlâhî
Allâh’ın lütfu olarak gördüğü her şey neden önemlidir?
O yüzden bu zaman zarfında, hayatının içerisinde yaşadığın olumlu olumsuz her ne var ise başına gelenleri sen bir Allâh’ın lütfu olarak görürsen Allâh’la barışık yaşarsın. Ve başına gelen hadiselerle de barışık yaşarsın. Ama bunları Allâh’ın lütfu görmezsen, Allâh’ın ikramı görmezsen sende kabus hali olur.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Hâl ve Makâm Tefriki, Sûfînin Manevî Yolculuğu ve Lütf-i İlâhî
Kabus hali neden olur?
Sende kabus hali olunca daralırsın. Sen daralınca yol alamazsın. Hiçbir noktada. Ne zaman ki başına gelen her hadiseyi bir lütuf olarak gördün, o zaman yol alırsın.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Hâl ve Makâm Tefriki, Sûfînin Manevî Yolculuğu ve Lütf-i İlâhî
Sufi her şeyi bir hal olarak görmek neden önemlidir?
Bir başkası sana üzülür, sen de zaman içerisinde üzülürsün. Üzüntü de haldir. Bakın haldir. Eşin terk eder seni, haldir, geçicidir. Çocuğun seni terk eder, haldir, geçicidir. Hepsi de geçicidir. Bu dünya bir haldir, geçicidir. Büyük olarak bakın şimdi. Dünya hayatında bir haldir, geçicidir. Birey olarak sen kendin dünya hayatı yaşıyorsun, bu dünya hayatı geçicidir.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Hâl ve Makâm Tefriki, Sûfînin Manevî Yolculuğu ve Lütf-i İlâhî
Dünya hayatı neden geçicidir?
Ben kendi nefsime sorayım. Nerede benim annem? Nerede benim babam? Nerede benim şeyhim? Geçicidir. bir tarafına Hazreti Hasan, bir tarafına Hazreti Hüseyin oturdu. Ne kadar seversen sev, bir gün ayrılacaksın dedi. Cebrâîl alaihi s-salam. Geçicidir. Geçicidir. Bakın geçici. Bu dünya hayatı da geçici.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Hâl ve Makâm Tefriki, Sûfînin Manevî Yolculuğu ve Lütf-i İlâhî
Sufi kendi üzerinde hal oturturken ne olur?
Bunu sufi kendi üzerinde oturturursa, kendi üzerinde oturturdu. Gördüğün kimse, Yusuf’u gördün. Geçici Yusuf’u görmez. Nasıl geçici? Ben 64 yaşındayım. Kötü tek gittim geçici. Yusuf’u ertesi gün göremeyeceğim. Zahir olarak. Yusuf da beni göremeyecek yarın. Geçici. Ne kadar burnumuzun ucunda, öyle değil mi? Geçici. Yusuf sevecekse şimdi sevecek. Dinleyecekse şimdi dinleyecek. Yarına çıkmaya kimin garantisi var? Yok. Geçici. Ve her şeyi sufi bu manada Allâh’ın lütfu noktasında görecek.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Hâl ve Makâm Tefriki, Sûfînin Manevî Yolculuğu ve Lütf-i İlâhî
Allâh’ın lütfu olarak gördüğü bir nimet neden önemlidir?
Şimdi bizde şöyle bir şey var. böyle iyi tatlı bir şey olursa Elhamdülillah ya Allâh lütfetti, ikram etti. Buna ulaştık. Böyle. İyi. Dert gelince neden Allâh lütfetti demiyorsun? Bir hastalık uğrayınca neden Allâh lütfetti demiyorsun? Bir darlık, bir sıkıntı gelince neden Allâh lütfetti demiyorsun? Allâh lütfetti demiyorsun. Bir nimet elinden gitti. Neden? Allâh’a hamd etmiyorsun. Allâh’tan demiyorsun. Nasıl gider benden diye çırpınıyorsun?
Kaynak: 2024 Sohbeti — Hâl ve Makâm Tefriki, Sûfînin Manevî Yolculuğu ve Lütf-i İlâhî
Allâh’ın muhâfaza eylesin neden önemlidir?
Allâh muhâfaza eylesin. O zaman bütün yaşadığımız zahir ve batının hallerin hepsi de ne? Allâh’ın birer lütfu. Biz bu konuda böyle iyice kendimizi bunu dikt edelim. Ve hal, manevi manada bir dervişin kendi iç dünyasında manevi derinleşmesine sebep olur.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Hâl ve Makâm Tefriki, Sûfînin Manevî Yolculuğu ve Lütf-i İlâhî
Manevi derinleşme neden önemlidir?
Bu sufiler için bu, bu manada, ama illaki zikrullâh da görülen hal değil. Sufilik açısından yaşamış olduğu her hal, burası da dahil, bu sohbette dahil, zikrullâh da dahil, namaz dahil buna, ibadetler dahil, bunların hepsinde sufi aslında kendi iç dünyasında derinlemesine duygu, derinlemesine deneyim ve bunun sonucunda derinlemesine bir tecrübe yaşar. Çünkü sufilik yolunda tecrübe çok önemlidir.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Hâl ve Makâm Tefriki, Sûfînin Manevî Yolculuğu ve Lütf-i İlâhî
Sufi iç dünyasında bir pencere aramalı mı?
Sohbet dinliyorsa o kimse, o sohbeti derinlemesine yaşamalı. Tecrübe etmeli. Ne oluyor demeli. Kalbinde bir pencere aramalı. O sohbeti anlamak için, o sohbedi dinlemek için, sohbetin tecelliyatını görmek için. Bir pencere aramalı. Zikullaha esnasında Allâh’ı zikrederken o kimse kendince iç dünyasında bir pencere aramalı.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Hâl ve Makâm Tefriki, Sûfînin Manevî Yolculuğu ve Lütf-i İlâhî
İç dünyasında bir pencere aramak neden önemlidir?
Ve kendi iç dünyasında o pencereden alemi seyretmeli. O iç dünyasında o yolu, o pencereyi, o kapıyı ve hatta o manevi derinliğe gidecek olan, manevi derinliğe gidecek olan, eğer ki o içselliği, o deneyimi yaşamazsa, o her daim böyle yüzeysel kalır. Ama yok, o kapıyı aralamaya çalışırsa, o derinlemesine nüfuz etmeye çalışırsa, o hal, o kimsede bu manada makama devşirmeye başlar.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Hâl ve Makâm Tefriki, Sûfînin Manevî Yolculuğu ve Lütf-i İlâhî
Sufilerin iç dünyasında ne tür bir huzur vardır?
Ama iç dünyası müthiş bir dinginlik, müthiş bir huzur, müthiş bir teslimiyet, müthiş bir sukunet vardır. Makam onu o noktada tutar.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Hâl ve Makâm Tefriki, Sûfînin Manevî Yolculuğu ve Lütf-i İlâhî
Sufilerin iç huzuru ve dış heyecan arasında nasıl bir ilişki vardır?
Ama böyle yukarı çıktığında, kafanı kaldırdığında hangi dalganın seni çarpacağı belli değildir. Ve o raftingi seni nereye de götüreceği belli değildir. Dümeni yok, küreği yok. Dümeni yok, küreği yok, tutanacak kulpu yok. Müthiş heyecandır, müthiş debdebedir. Ama derinlerde büyük bir sukunet, büyük bir iç huzuru, büyük bir dinginlik vardır.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Hâl ve Makâm Tefriki, Sûfînin Manevî Yolculuğu ve Lütf-i İlâhî
Sufilerin iç huzuru ve sevgi arasında nasıl bir ilişki vardır?
Bu makam sahiplerinde o iç dinginlik ve huzur ve yukarıdaki coşku ve heyecan Allâh’a karşı hem derin bir sevgi hem de muhteşem bir aşıklığın tecelliyatıdır. Derin bir sevgi, derin bir sevgi. Alttaki sukunettir. Aşıklık hali ise üstteki heyecandır ve iç halidir.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Hâl ve Makâm Tefriki, Sûfînin Manevî Yolculuğu ve Lütf-i İlâhî
Sufilerin iç huzuru ve aşk arasında nasıl bir ilişki vardır?
Çünkü o içsel temizlikte o derinlemesine bir sevgi, derinlemesine bir aşk, muhabbet hakimdir. O dingin halinde şatafatvari sözler yoktur. Şatafatvari sözler aşk vurduğu zaman olur. Dalga vurur, götürür bir tarafı.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Hâl ve Makâm Tefriki, Sûfînin Manevî Yolculuğu ve Lütf-i İlâhî
Sufilerin iç huzuru ve hayret arasında nasıl bir ilişki vardır?
Bunlara bağlı olunca, bunlara bağlı olunca o kimse Allâh’ın zati tecellillerinde, Allâh’ın sıfatsal tecellillerinde hiçbir zaman hayreti bitmez. O hep hayret noktasındadır. Hayretten hayrete, hayretten hayrete geçer ki bu makam ehlinin halidir.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Hâl ve Makâm Tefriki, Sûfînin Manevî Yolculuğu ve Lütf-i İlâhî
Sufilerin iç huzuru ve kibirlenme arasında nasıl bir ilişki vardır?
Sen Allâh’ın ruhundan üflediği bir kimseye kibirlenerekten Allâh’a kibirleniyorsun. Şeytandan farkın mı var? Şeytan da kibirlendi Adem’e. Sen de Adem’e kibirlendin. Ne farkın kaldı senin? Ne farkın kaldı?
Kaynak: 2024 Sohbeti — Hâl ve Makâm Tefriki, Sûfînin Manevî Yolculuğu ve Lütf-i İlâhî
Sufilerin iç huzuru ve iç temizlik arasında nasıl bir ilişki vardır?
Bu iç temizliği sufide lazımdır. Derviş iç temizliğiyle yürür. bir başkasının üzerinde kötü düşünmez, bir başkasının üzerinde olumsuz düşünmez, bir başkasının üzerinde kötülük düşünmez. Bu iç temizlik çok önemlidir bu süreçte.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Hâl ve Makâm Tefriki, Sûfînin Manevî Yolculuğu ve Lütf-i İlâhî
Sufilerin iç huzuru ve dervişlik arasında nasıl bir ilişki vardır?
Yok o öyleydi, yok bu böyleydi, yok şu şöyleydi, derviş yol yürüyemez. Burada çok önemli bir nokta var. o kimsenin içinin temiz olması. Bu böyle, kalbim temiz, kalbim temiz, bu böyle değil. Öyle basit değil. Hiç kimse hakkında olumsuz düşünemezsin. Hiç kimse hakkında.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Hâl ve Makâm Tefriki, Sûfînin Manevî Yolculuğu ve Lütf-i İlâhî
Sufilerin iç huzuru ve makam arasında nasıl bir ilişki vardır?
Ama iç dünyası müthiş bir dinginlik, müthiş bir huzur, müthiş bir teslimiyet, müthiş bir sukunet vardır. Makam onu o noktada tutar.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Hâl ve Makâm Tefriki, Sûfînin Manevî Yolculuğu ve Lütf-i İlâhî
Sahâbeler musiki dinlemeyi haram eder mi?
Siz oturun şimdi, deyin ki Hazret-i Ömer de Osman da Abdurrahman bin Av, Ubeydeullah bin Cerrah, Sa’d, İbni Ebu Vakkas, bunların hepsi de aşere-i mübeşerreden cennetle müjdelenen sahâbeler. Siz şimdi oturun, musiki dinlemeyi haram edin. Allâh bizi affetsin.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Bosnalı Kardeşler Ziyâreti, Aşk Meydanı ve Mürşidin Hapis Cezâsı
Kemal ehliyle çıkan sözler ne anlatır?
Kemal ehlinden çıkan söz kemaldir. O yüzden Yunus’un sözleri kemaliyeti anlatır. O yüzden Niyazi Mısrının sözleri kemaliyeti anlatır. O yüzden Hazret-i Mevlânâ’nın Celaletin-i Rumi’nin divanı kebiri kemaliyeti anlatır. Meslevi o yüzden kemaliyeti anlatır. O yüzden demek ki kemal ehliyle çıkan söz kemaliyeti anlatır. Kemaldir.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Bosnalı Kardeşler Ziyâreti, Aşk Meydanı ve Mürşidin Hapis Cezâsı
Sahâbe içki içiyor mu?
İçki içiyordu sahâbe. Sahâbe içki içiyordu. Her seferinde Allâh Resûlü sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri ona had vuruyordu. Her seferinde. Bakın Allâh sevgisinin matematiği yok.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Bosnalı Kardeşler Ziyâreti, Aşk Meydanı ve Mürşidin Hapis Cezâsı
Aşıklığın matematiği var mı?
Aşıklığın, sevmenin matematiği yoktur. Aşıklığın, sevmenin matematiği yoktur. Aşıklığın, sevmenin matematiği yoktur. Aşıklığın, sevmenin matematiği yoktur. Bakın her şeyin matematiği vardır. Aşıklığın matematiği yoktur. Her şeyin matematiğini bulabilirsiniz. Sevmenin Matematiğini bulamazsınız.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Bosnalı Kardeşler Ziyâreti, Aşk Meydanı ve Mürşidin Hapis Cezâsı
Aşığın bir nefesi ne anlama gelir?
Aşığın bir nefesi şifadır. Şifa. Aşığın nefesi şifadır. Çünkü matematiği yoktur. Ya nasıl matematiği yoktur? Hesabı yoktur, kitabı yoktur, beklentisi yoktur, umması yoktur. Aşık çıplak. Aşık çıplaktır bu manada. Elbisesi yoktur. Matematiği yok çünkü. Allâh bizleri o aşıklardan eylesin.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Bosnalı Kardeşler Ziyâreti, Aşk Meydanı ve Mürşidin Hapis Cezâsı
Nefha kelimesinin anlamı nedir?
Nefha, Arapça bir kelime Sözcüğün anlamı rüzgar, bazı yerlerde de nefes anlamına geliyor Sufilerin böyle Yunus Emre’den bir nefes okuyalım Ya Yunus Emre’den bir nefha okuyalım dedikleri şey Evliya-i Kibar’ın sözlerini nefes olarak nitelendirmişler eskiler Aslında o nefha, nefhadan nefese geçmiş mesela.
Kaynak: 2024 Sohbeti — «Ey Bilâl, Gönlüne Nefhet Deyim O Nefhadan» — Aşk ve Cân’ın Gizli
Nefha kelimesinin farklı anlamları nedir?
Bunun mecaz anlamı kula hayat veren, kula nefes veren manasında O normalde genelde bizim divan edebiyatımızda çokça kullanılan bir sözcük Genelde nefes ve nefes bu nefeslerden çoktan da sorunlu Çokça kullanılan bir sözcük Genelde aşk, sevgi, muhabbet deyince insanın sevdiğinden işte bir nefha, bir nebze de olsa bana göster ki Dediğinde bir nefha, ona bir nefes ver ki ben hayata tutunayım Bir nefes ver ki ben kendime geleyim Manamlarında divan şiirinde çokça kullanılır nefah kelimesi.
Kaynak: 2024 Sohbeti — «Ey Bilâl, Gönlüne Nefhet Deyim O Nefhadan» — Aşk ve Cân’ın Gizli
Nefha kelimesinin Türkçeye nasıl geçtiği?
Sabah Hakkında Tabii bunlar böyle bizim ne yazık ki dilimiz değişince bu nefah kelimesinin karşılığı bizde sadece bir nefes olarak geçmiş. Ama nefah aynı zamanda da koku manasına da gelir bir geçseydin gözümün önünden de bir nefhanı alsaydım Alsaydım da ciğerlerimi senin nefhanla doldursaydım Ve kenarına bir kendimce bir depo yapsaydım Ve her aklıma geleşinde o ciğerime depoladım Oradan bir nefha çekseydim Gibi ben attım tutmadı önemli değil Bunun gibi nefha burada koku hükmüne geçti ne yaptı o sevgili bir kez onun gözünün önünden geçince onun bütün kokusunu içine çekti Ve ciğerlerinin en hücre köşelerine kadar o kokuyu ne yaptı?
Kaynak: 2024 Sohbeti — «Ey Bilâl, Gönlüne Nefhet Deyim O Nefhadan» — Aşk ve Cân’ın Gizli
Nefha kelimesinin koku anlamında nasıl kullanıldığı?
Veyahut da gittim gül bahçesine her gülün yaprağında seni gördü gözlerim Ve dayanamadım kokladıkça kokladım Biz şimdi Türkçesine söyledik. Ama öbür türlü ne yapacak? Dayandım gülün yaprağına bir nefha çektim ondan Bir nefha çektim ondan dediğinde onu kokladım demek. Şimdi nefha kullanıldığı yere göre koku güzel koku Kullanıldığı yere göre bir rüzgar Kullanıldığı yere göre ne?
Kaynak: 2024 Sohbeti — «Ey Bilâl, Gönlüne Nefhet Deyim O Nefhadan» — Aşk ve Cân’ın Gizli
Nefha kelimesinin rüzgar ve nefes anlamında nasıl kullanıldığı?
O zaman mesela kullanıldığı yere göre israfiliğin surru örneğin O da bir nefes çünkü israfilinin surru da nefes O zaman birinci sur ona da nefha denilebilir İkinci sur ona da nefha denilebilir. Çünkü israfil de üflücek nefes verecek bunu bu noktada tarif ederken elinde bir borazan gibi bir şey bütün üflecek bütün her şey birinci üflemede Birinci nefha da bütün varlıkların canları alınacak İkinci nefha da kendisinin de canı alınacak Üçüncü nefha Cenâb-ı Hak israfiliği yeniden yaratacak Üçüncü nefha da ne yapacak?
Kaynak: 2024 Sohbeti — «Ey Bilâl, Gönlüne Nefhet Deyim O Nefhadan» — Aşk ve Cân’ın Gizli
Nefha kelimesinin Hicr Sûresi 29. âyetindeki anlamı nedir?
Hicr 15/29 — Allâh’ın Rûhundan Üflemesi ve İnsanın Hakîkî Kıymeti. Mesela Hicr Sûresi 29. âyet Âdemin yaratılışı tamamlayıp ruhumdan ona üflediğim zaman Ruhumdan ona üflediğim zaman burada da o üfleme âyet-i keriminde nefha olarak geçiyor Enteresan bir şey O zaman Hazret-i Pîr Âdem’i bile kendinden geçiren gök ehlinin bile aklını hayrete düşüren o nefha ile sesini yükselt buyurdu.
Kaynak: 2024 Sohbeti — «Ey Bilâl, Gönlüne Nefhet Deyim O Nefhadan» — Aşk ve Cân’ın Gizli
Nefha kelimesinin Âdem’in yaratılışında nasıl bir rol oynadığı?
O zaman Âdem’i kendinden geçiren ne? Cenâb-ı Hak’ın ona kendi ruhundan ve nurundan üflemesi Âdem’i kendi ruhundan ve nurundan üfledi Ondan sonra da dedi ki meleklere ne soracaksanız Âdem’e sorun dedi. Ne soracaksanız Âdem’e sorun deyince gök halkının aklı gitti, hayret ettiler. Çünkü şeytan gelip Âdem’in topraktan olan pro tipini vuruyordu, tekmeliyordu, tın tın ses geliyordu Diyordu ki buna mı secde edeceğiz biz?
Kaynak: 2024 Sohbeti — «Ey Bilâl, Gönlüne Nefhet Deyim O Nefhadan» — Aşk ve Cân’ın Gizli
Nefha kelimesinin insanı kendinden geçiren etkisi nedir?
Çünkü ondan tın tın ses geliyordu Gök halkı ona Cenâb-ı Hak üfleyince kendi ruhundan ve nurundan gök halkı da ne yaptığı hayrete düştü Âdem de ne oldu? Kendinden geçti Âdem yaratılışın o tadını buldu böyle olunca Âdem, Âdem oldu Neyle? Cenâb-ı Hak’ın kendi ruhundan üflemesiyle. Demek ki öyle nefesler vardır ki insanı kendinden geçirir, öyle sözler vardır ki o sözler insanı kendinden geçirir cinni taifesi, âyet-i kerîme, Kur’ân-ı Kerim onları okununca kendilerinden geçtiler Veya hatta Hazret-i Ömer Efendimiz Kur’ân-ı Kerim’i normalde dışarıdan dinledi, dışarıdan dinleyince kendinden geçti.
Kaynak: 2024 Sohbeti — «Ey Bilâl, Gönlüne Nefhet Deyim O Nefhadan» — Aşk ve Cân’ın Gizli
Nefha kelimesinin bir bakış veya bir kelimeyle insanı kendinden geçirebileceği nedir?
Bakın kendinden geçti ve o kendinden geçişiyle beraber sinirlendi, nefsine uydu Hz. Muhammed Mustafa’yı öldürmeye gitti ama onun cemalini görünce orada ikinci kendinden geçişi yaşadı ve Müslüman oldu O zaman öyle nefâ, öyle bir söz vardır ki öyle bir nefes vardır şifa olur, öyle bir nefes orada, söze işarettir O söz ona nasihat olur, veya hatta bir bakış, o nefâ rüzgar gibi, veya hatta bir nefes gibi gelir Bir bakış insanı kendinden geçirir, bir bakış baktın, kalbimi yaktın Bir bakış baktı, kalbini yaktı ve komple bir bakış bakması aynı zamanda müteşâbi, kalbini yakması da müteşâbî Kalp yanar mı? Yanmaz. Ama bu noktada ne yaptık müteşâbi?
Kaynak: 2024 Sohbeti — «Ey Bilâl, Gönlüne Nefhet Deyim O Nefhadan» — Aşk ve Cân’ın Gizli
Hz. Nûh’un gemisinin gökyüzünde korunduğunu söylemişsiniz. Bu konuyu biraz açar mısınız?
Hz. Nûh’un gemisinin gökyüzünde korunduğunu söylemiştiniz. Bu konuyu biraz açar mısınız? Miras’ta Peygamber Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem sağ ayak başparma’nı, sol ayak başparma’nın üzerine koymasının sebebini uzun bir mevzu deyip gece sohbetinde başlamamıştınız. Bu konuyu anlatabilir misiniz? Uzun, onların hepsi de. Onların hepsi de.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Zikrullâh’ta Korkudan Yardım, Hz. Nûh Gemisi ve Tasavvuf İst
Eşyanın hakikati nedir?
Eşyanın hakikati varlıkla alakalı. Varlığın hakikati. Mesela onu çok kısa örnek verirsek, Cibril hadisinde sahâbîlerin hepsi de dhıhye olarak gördü soruyu sorana. Ama o soruyu sordu gitti. Ondan sonra Peygamber Sallallâhu Aleyhi Vesselam Hazretleri dedi ki Bu gelen kimdi tanıdınız mı? Dediler ki dhıhyeydi dedi ki hayır. O Cebrâil kardeşim de size dininizi öğretmeye geldi dedi. Böyle olunca normalde demek ki dhıhye gibi görünen hakikati Cibril Aleyhisselâmmış. Eşyanın hakikati denildiğinde varlığın hakikati, bir görüneni var. O görünen bizim aklımıza hitap ediyor. Bir de onun kalbi hakikati var. Ayrıyeten onun sırrî hakikati var. Bir de onun ruhî hakikati var. Veyahut da ilmel yakîn, aynel yakîn, hakkel yakîn hakikatleri ayrı onların.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Zikrullâh’ta Korkudan Yardım, Hz. Nûh Gemisi ve Tasavvuf İst
Hz. Nûh’un Gemisi ve Eşyânın Hakîkati — Toprak-İnsan Yaratılış Düsturu konusunu anlatabilir misiniz?
Hz. Nûh’un Gemisi ve Eşyânın Hakîkati — Toprak-İnsan Yaratılış Düsturu. Şimdi o yüzden eşyanın hakikatini göster dediğimizde bütün her şeyin hakikati, bu da o kimsenin görüşüne göre, bakışına göre, mânevî konumuna göre değişir. Efendim, bir hadîs-i şerifte Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri, siz Allâh’a gerektiği gibi tevekkül etseydiniz, sabahları kursakları aç bir şekilde giden kuşlar gibi, geri döndüklerinde kursakları dolu bir şekilde Allâh sizi rızıklandırırdı, diyor bu hadîs-i şerifteki gerektiği gibi tevekkül etmek, bu tevekkül ne demek? Allâh’a teslim olmak. Bu o kimsenin normalde sebepler dairesini terk etmesi değil. Ama bütün o sebepleri işlerken her hâlinde Allâh’a teslim et, ona güven, ona itaat içerisinde olması. o kimsenin Allâh’la olan bağını asla koparmaması.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Zikrullâh’ta Korkudan Yardım, Hz. Nûh Gemisi ve Tasavvuf İst
Tasavvuf istismârcılığı nedir?
CIA’nin desteklediği cemaatler var, tarikatlar var. CIA’ya destekliyor. Parasını, pulunu CIA’ya veriyor. Evet. Bunlar o yüzden büyüyorlar. Bunlar geliyorlar, filanca yayın evine gidin, sizin kitabınızı bastıracaklar, bastırıyorlar. Filanca gidin, şunu yapacakları yapıyorlar. Bunların burunları kısık zaten. Tutmuşlar bunları. O yüzden hepsi de var.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Zikrullâh’ta Korkudan Yardım, Hz. Nûh Gemisi ve Tasavvuf İst
Hz. Nûh Gemisi ile ilgili ne söylendi?
Hanım nerede? Hanım uyuyor. Hanım da yorganın altından böyle bir parmağını çıkaracak. Elini çıkarır su üşütür. Parmağında güle güle diyecek. O da gidecek. Hayat böyle. Fırınların önü, simitçilerin önü, ne bileyim, poğaçacılığın önü sabahlen doluysa, adamların adamlıkları kalmamış, kadınların da kadınlıkları kalmamış.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Zikrullâh’ta Korkudan Yardım, Hz. Nûh Gemisi ve Tasavvuf İst
Tasavvuf ve tarikatlar neden zan altında kalmıştır?
Efendim, peygamber efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellemin zamanından günümüze kadar tasavvuf ve tarikatlar neden hep zan altında kalmıştır? Neden? Zan altında kalmıştır. Yok zan altında kalmıyorlar. Bu son 200 yıldır öyle. zan altında kalınacak bir şey yok. Ama bu son 200 yıldır Batı’nın ve içerideki Batı uşaklarının kendilerince Batı’nın emriyle uyguladıkları bir strateji bu. Yoksa zaman zaman belirli zamanlarda bu tip yanlış anlaşılmaları olmuş ama zan altında kalmamışlar.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Zikrullâh’ta Korkudan Yardım, Hz. Nûh Gemisi ve Tasavvuf İst
İngiliz stratejisi neden İslâm’ın kalbini ve aklını bozdurmuştur?
İngiliz oyunudur. Çünkü normalde İslâm’ın kalbi hükmünde olan ehli tasavvufu, İslâm’ın aklı hükmünde olan fıkıh alemleri mezhebi ikisini çökertmiştir İngiliz soytarıları. Bakın, İslâm’ın kalbi vardır, ehli tasavvufu, sufilerdir, İslâm’ın aklı vardır, imamlardır mezhep sahipleridir. Ama ne yazık ki herkesin içerisine koydukları İngiliz ajanları, sonra da CIA ajanları, Mossad ajanları, bu İslâm’ın hem aklını bozdular hem de kalbini bozdular. Bunda da başarıya ulaştılar.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Zikrullâh’ta Korkudan Yardım, Hz. Nûh Gemisi ve Tasavvuf İst
CIA ve Mossad neden tarikatları desteklemektedir?
CIA’nin desteklediği cemaatler var, tarikatlar var. CIA’ya destekliyor. Parasını, pulunu CIA’ya veriyor. Evet. Bunlar o yüzden büyüyorlar. Bunlar geliyorlar, filanca yayın evine gidin, sizin kitabınızı bastıracaklar, bastırıyorlar. Filanca gidin, şunu yapacakları yapıyorlar. Bunların burunları kısık zaten. Tutmuşlar bunları. O yüzden hepsi de var.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Zikrullâh’ta Korkudan Yardım, Hz. Nûh Gemisi ve Tasavvuf İst
Türkiye’de CIA ve Mossad tarafından desteklenen tarikatlar var mı?
Tekrar söylüyorum, bakın Türkiye’de öyle bir tehlikeli yapılanma var ki, CIA’nin Mossad’ın desteklediği sünnîmiş gibi duran tarikatlar var. Bunları normalde Mossad, CIA, bunları M16 destekliyor. Bunların hepsini bir çatı altında destekliyor. Bu tarikatların, bu tarikatların terörle ilgili olanları var Suriye’de ve Irak’ta silahlandırılıyor bunlar. Bunların içeride odakları var. Bildiğiniz onlar da tarikat. CIA’nin desteklediği, Mossad’ın desteklediği bilhassa Mossad’ın Bilare çok özel ekiblerle, ekiblerle donattığı Türkiye’de Masonik tarikatlar var. Bunları kimse görmüyor. Bunların adı Türk. Adı Türk bunların. Bunlar özel ülkede yetiştiriliyor. Özel okullarda yetiştiriliyor. Bunlar götürülüyor İsrail’e, İsrail’in, Mossad’ın özel servislerinde yetiştiriliyor. Tekrar Türkiye’ye getiriliyor. Bunlar genel müdür oluyor, bakan oluyor bunlar. Evet. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde bunlar bakan oluyor. Bu da bir şey değil. Bu da bir şey değil. Türkiye Devleti’nde bunlar bakan oluyor. Bunlar genel müdür oluyor. Bunlar yüksek bürokrat oluyor. Seninle beraber namaz kılıyor bunlar. Şimdi belki de gelse birisi buraya bizle beraber zikrullâh yapar. Bunlar Kur’ân-ı Kerîm’i de okuyorlar. Aldanıyor bu millet.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Zikrullâh’ta Korkudan Yardım, Hz. Nûh Gemisi ve Tasavvuf İst
Masonik tarikatlar neden Türkiye’de var?
CIA’nin desteklediği cemaatler var, tarikatlar var. CIA’ya destekliyor. Parasını, pulunu CIA’ya veriyor. Evet. Bunlar o yüzden büyüyorlar. Bunlar geliyorlar, filanca yayın evine gidin, sizin kitabınızı bastıracaklar, bastırıyorlar. Filanca gidin, şunu yapacakları yapıyorlar. Bunların burunları kısık zaten. Tutmuşlar bunları. O yüzden hepsi de var.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Zikrullâh’ta Korkudan Yardım, Hz. Nûh Gemisi ve Tasavvuf İst
Aşk ve can birlikte nasıl anılır?
Ama genel olarak bedeni ayakta tutan biz buna ister bunun en yakın tarif bedeni ayakta tutan ilahi bir nefesle Bedenimize üflenen ruh veya ruhani bir güç öyle tarif edebiliriz ve bu normalde hem can ruh hem de aşk Mesnevi de veyahut da genel itibariyle yukarı mezopotamya sufilinde ikisi beraber anılır hemen hemen aşkla can O yüzden Hazreti Pirde burada aşkla canı yan yana kullanmış ve aşk aşıklık can ister dünya olsun bir erkeğin bir kadına bir kadının bir erkeğe olan duygusu olsun. İster ilahi olsun bunlar böyle sıkça kullanılan ve derinlemesine duyguları ifade eden kelimeler ve tabi buna böyle baktığımızda da aşkada cana da ruha da Bunların hepsi de birbirinden ayrılmaz bir bütün gibi böyle aşk aşıklık can deyince üçlü tesis inancı gibi de gelmesin.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî: «Aşk ve Cân» Beyitleri, El Öpme Devleti ve Allâh Yolunda
Aşkın teşbii nedir?
Allâh’a gelin dediğim için beni ayıplama sevgili benim sözüme darılsaydı susardım bana bir lahzacık mühlet verseydi sükut ederdim burada Allâh’ı geline benzettim teşbi teşbi bu teşbi ne teşbi beyan ilminde iki veya daha fazla şeyin bir vasıfta ortak olduğunu ifade eden terim bir şeyi bir şeye benzetmek derler ya aslan gibi yiğit adamdı o aslan gibi yiğit adamdı şimdi adamın yiğitliğini neye benzetilen aslana benzetilir benzetilen kim insan bu noktada şey kim benzetilen aslan benzeyen kim insan insanın nesi yiğitli bu bir teşbih olmuş oluyor tabi bu dilin cümleler içerisinde ifade gücünü fazlalaştırıyor teşbi veyahut da bilinmez bir şeyi bilinir bir şeye benzeterekten onu anlatmaya çalışıyor çünkü bir şey bilinmez o bilinmezi bilinirlik de anlatacak ki o bilinirlik de anlatınca insanlar onu anlayacaklar o yüzden edebiyatta şiirde hikayede teşbih kullanırlar ve teşbihle soyut bugünkü dilde
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî: «Aşk ve Cân» Beyitleri, El Öpme Devleti ve Allâh Yolunda
Tasavvuf şârihlerinin soyut kavramları nasıl anlatırları?
Soyut kavramları somuta indirgerler ancak öyle anlaşılır çünkü soyut kavram dediğim bilinmez elle tutulmaz gözle görülmez şeyler onu normalde teşbihle elle tutulur gözle görülür bir şeye benzetme ve böylece dinleyicilerin size az önce dedim ya aslan gibi yiğit adamdı o siz o kimse hakkında birisi hakkında böyle söyledim onunla alakalı kafanızda beyninizde düşüncenizde sabitlendi adam aslan gibi adammış yiğit bir adammış vurguladık ya bu adam iyi adamdı da hoş adamdı da güzel adamdı da eyvallâh ama aslan gibi yiğit adamdı perçinledi bu ne oldu teşbihle oldu
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî: «Aşk ve Cân» Beyitleri, El Öpme Devleti ve Allâh Yolunda
Nur sure’sinde Allâh’ın nurunu nasıl teşbih eder?
Allâh göklerin ve yerin nurudur göklerin ve yerin nurudur iyi tamam ama o okuyanın dinleyenin kafasında bir perde oluşması lazım seyretmesi lazım o kimsenin dinlerken bunu seyretmesi lazım bakın onun nurunun misali teşbih geliyor bak misal onun nurunun misali içinde lamba bulunan bir kandile benzer o lamba bir can fanus içindedir camda sanki inci gibi parlayan bir yıldızdır bu lamba ne doğuya ne de batıya ait mübarek bir zeytin ağacından yakılır yağı neredeyse kendisine ateş değmese bile ışık verir nur üstüne nurdur Allâh dilediğini nuruna ulaştırır Allâh insanlara misaller verir Allâh her şeyi hakkıyla bilendir
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî: «Aşk ve Cân» Beyitleri, El Öpme Devleti ve Allâh Yolunda
Allâh yolunda infâk nedir?
Allâh yolunda infâk: «İyi İnsan Desinler Diye Değil, Sadece Allâh İçin» Niyet Şartı
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî: «Aşk ve Cân» Beyitleri, El Öpme Devleti ve Allâh Yolunda
Allâh yolunda infâk nasıl yapılır?
Cenâb-ı Hak diyor ki o bir buğdaya karşı bakın teşmih bu bir buğdaya karşı bir buğday ekti o bir buğday ekince o bir buğdaydan 7 tane başak çıktı 7 başakta da 100’er tane ne var daha ne var o zaman 1’e 700 verdi Allâh yolunda sen bir adım attın sana 700 adım bu kesin bakın bu kesin bunda keyfiyet olup fazlası olur mu evet ama en az bire 700 Allâh yolunda harcadığın bir buğdaya 700 buğday Allâh yolunda harcadığın 1 liraya 700 lira 10 liraya 7000 lira 1000 liraya 700000 lira bakın bu âyet de sabit ama iman et buna buna iman et ve Allâh yolunda ol ve Allâh için harca Allâh yolunda olanda burası çok önemli adam Allâh yolu için değil heva evesi için aman ne cömert desinler diye harcadı ya Mustafa Özbağ ne cömert insan ya gitti harcadığın para diye bana gitti sen desinler diye harcadım bunu ben yaptırdım iyi halt işledin desinler diye bunu ben yaptırdım dedi gitti harcadığının bir anlamı kalmadı Allâh yolunda harcayacağım bir daha heva evesi yolunda değil aman iyi insan
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî: «Aşk ve Cân» Beyitleri, El Öpme Devleti ve Allâh Yolunda
Sufilerin teşbihine ne dikkat etmek gerekir?
Allâh’ı dost tutmayanların da böyle olur yuvasıyla tabi bunlar sufilin belirli haline gelince sufilerde teşbih onlara serbest olur Allâh’la alakalı artık onlar tenzih etmezler sufilin belirli zamana kadar her teşbih sufili teşbihin tenzihe ihtiyacı vardır çünkü sufi görmüş olduğu halde veya tecelliyatlarda Cenâb-ı Hak’ın sıfatsal tecelliyatlarına mazhar olunca asıl burası tehlikeli noktadır sıfatlara mazhar olmaya başlayan derviş eğer orada kalırsa Allâh muhâfaza eylesin takılır kalır orada o teşbihin tenzihe ihtiyacı vardır o çün
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî: «Aşk ve Cân» Beyitleri, El Öpme Devleti ve Allâh Yolunda
Tenzih etmenin nedeni nedir?
Allâh’ın zâtını bir şeye benzetemezsiniz sıfatlarını da bir şeye benzetemezsiniz ama Allâh’ı rüyada genç bir suret üzerine gördün insan üzerine gördün ve hatta Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri genç delikanlı suretinde gördüm dedi bakın normalde bunlar bize birer işaret gördüğün hak hak ama orada durma Allâh öyle değil o çünkü Allâh’ı herhangi bir şeye benzer kılma yürü yolun var daha orada ne yapacaksın tenzih edeceksin bakın Allâh normalde farklı suretlerde rüyalarda görülür mü evet insanlar gibi görülür mü evet hadiste sabit mi evet aynı zamanda akayet imamları bu noktada ictihâd etmişler mi evet mezhep imamları ictihâd etmiş mi evet siz bakmayın diyanetteki cahil insanları ve hatta ilahiyattaki okumuş cahilleri Allâh rüyada görülmezmiş kendi yazdıkları kitaplardan kendilerinden haberi yok bu hariden müslümden tirmiziden bu konuda rüyetullah bahsinden kendilerinden haberi yok
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî: «Aşk ve Cân» Beyitleri, El Öpme Devleti ve Allâh Yolunda
Allâh’ın zâtı ve sıfatları hakkında ne söylenir?
Allâh’ın zâtını bir şeye benzetemezsiniz sıfatlarını da bir şeye benzetemezsiniz ama Allâh’ı rüyada genç bir suret üzerine gördün insan üzerine gördün ve hatta Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri genç delikanlı suretinde gördüm dedi bakın normalde bunlar bize birer işaret gördüğün hak hak ama orada durma Allâh öyle değil o çünkü Allâh’ı herhangi bir şeye benzer kılma yürü yolun var daha orada ne yapacaksın tenzih edeceksin bakın Allâh normalde farklı suretlerde rüyalarda görülür mü evet insanlar gibi görülür mü evet hadiste sabit mi evet aynı zamanda akayet imamları bu noktada ictihâd etmişler mi evet mezhep imamları ictihâd etmiş mi evet siz bakmayın diyanetteki cahil insanları ve hatta ilahiyattaki okumuş cahilleri Allâh rüyada görülmezmiş kendi yazdıkları kitaplardan kendilerinden haberi yok bu hariden müslümden tirmiziden bu konuda rüyetullah bahsinden kendilerinden haberi yok
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî: «Aşk ve Cân» Beyitleri, El Öpme Devleti ve Allâh Yolunda
Allâh’ın sözü ve hitabı hakkında ne söylenir?
Onun konuşması, onun sözü, onun hitabı insanların hitabına benzemez. Hitap aldın. Bu âyet-i kerimeleri o yüzden aldım. Manevi yolda yürürken Allâh sana hitap etti. O esnada o hitabı anladın. Bütün vücudun kulak oldu. Bütün hitabı içinle dışınla, yönsüz, telamsız, yönsüz. Hissiz, duygusuz o hitaba mazhar oldun. Altıncı makamdır. O hitaba mazhar oldun. Normalde altıncı makamdır. Beşinci makamda eğer ki bunu yakaladın, senin yolun velilik yoluna gidiyor. Bunu Cenâb-ı Hak sana bahşetti. Ama burada yine tenzih gerekir. Çünkü o hitap dilsiz dudaksızdı, bütün vücut duydu. Ve bu hitap bir dünyadayken olur. Bu da onun yolu var, aldanmasın dervişler. Ben hitaba eriştim deyip oldum doldurmasına düşmesin.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî: «Aşk ve Cân» Beyitleri, El Öpme Devleti ve Allâh Yolunda
Tevhid anlayışı nedir?
Her şey ondan onadır. Bunu ancak o zaman söyleyebilirsin. Orada ilahilerde, defterlerde, kitaplarda yazanı söyleyen papağandan başka bir şey değildir. O hal ile hallene her şey ondan onadır. Eyvallâh. O teşvik etse de hakkıdır. Hz. Pîr gibi. O bir şeye benzetsede hakkıdır. Hz. Pîr gibi. Bir makamında olanlara bu teşbih haktır. Pir makamında değilse o kimse bu teşbih ona hak değildir. O tenzih mertebesinde duracak. Her daim tenzyih edecek. O hiçbir şeye benzemez. Rüyanda o diyecek ki ben senin Rabbinim. Sen secdeye gidersin anında. Ama kendine geldiğinde o hiçbir şeye benzemez. Onun sözü de hiçbir şeye benzemez. Onun kelamı da hiçbir şeye benzemez. Dersin. O muydu? Evet. Ama değildi. Değildi, hayır oldu.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî: «Aşk ve Cân» Beyitleri, El Öpme Devleti ve Allâh Yolunda
Tenzih ve teşbih arasındaki fark nedir?
Tecelleden oydu. Hayır değildi. Değildi oydu. Tesbih, teşbih ve tenzih birbirinin ardına. var ya saat sallanıyor. Bak tik tak. Bir teşbih bir tenzih. Bir teşbih bir tenzih. Durduğu yerde durmuyor. o yüzden Hz. Pîr burada geline benzetmeyi geline benzettim diye diyor. Geline benzettim diye beni kem gözle bakma. Ayıplama. Ne yazık ki Hazret-iPiri ayıplayan çok. O kendisi demiş ayıplama diye. Ama devam etmiş sevgili benim sözüme darılsaydı susardım. Bana bir lahtacık mühlet verseydi sükut ederdim. benim bu teşbihimden sevgili bana darılmış olsaydı benim kalbime böyle bir hal böyle bir ilham gelmiş olsaydı fakat ben susardım. Buna devam ettirmek küstahlığında bulunmazdım.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî: «Aşk ve Cân» Beyitleri, El Öpme Devleti ve Allâh Yolunda
Allâh’ın gayb âlemindeki kaza ve kaderin zuhuru nedir?
Cenâb-ı Hak’ın ezeli ilminde irade etti olaylar, ezeli ilminde irade etti, ne tecelli edecekse, neyi irade ettiyse, neyi planladıysa, neyi planladıysa, neyi bir hesap kitap dairesinde yaratmayı arzu ettiyse, bunun tecelli etmesi, kazaya dönüşmesi, onunla alakalı.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî: «Aşk ve Cân» Beyitleri, El Öpme Devleti ve Allâh Yolunda
Pir makamındaki kişilerin bakış açısı neden farklıdır?
Kişilerin, pir makamında olan zatların eksikliklere ve noksanlıklara bakış açısı farklıdır. Çünkü her eksiklik ve noksanlıkta Allâh’ın hikmetini görürler. Derler ki bunda bir hikmet var. Bir kimseye bir vazife verirler. O vazifeyi verdiklerinde kimse o vazifeyi hakkıyla yerine getirmez. Der ki bunda bir hikmet var. O bu makamda değilmiş. Bunlara açık açık konuşayım da bilinsin. normalde veyahut da o makamın esmanın tecelliyatını bildiğinden dolayı örnekleyerekten söyleyeceğim.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî: «Aşk ve Cân» Beyitleri, El Öpme Devleti ve Allâh Yolunda
Allâh’ın sıfatlarının tecelli ettiği kişiye ne demektedir?
Onda hikmet vardır. O yüzden opak ruh sahibi olan o büyük pir efendilerin gördükleri her şey Cenab-ı Hakk’ın Galip aleminden şahadet alemine tecelli eden hakikatten başka bir şey değildir. Herkesin ayıp ve kusur gördüğü şeyde o kimse onun makamının ve onun halinin bir sonucu olduğunu görür. o kimseyi korkak bilmezsin.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî: «Aşk ve Cân» Beyitleri, El Öpme Devleti ve Allâh Yolunda
İnsanlar arasında ayıpmış gibi görünen şey neden farklı anlaşılmaktadır?
Ama normalde insanlar arasında ayıpmış gibi görünen şey o insanın, o insanın üzerinde ayıpmış gibi görünen şeyi o kimse bakar korkar. O insanın arasında ayıpmış gibi görünen şey o insanın, o insanın üzerinde ayıpmış gibi görünen şeyi o kimse bakarken onun derecesini tespit eder. O ayıp olarak görmez onu. Bunun derecesi der bu. Bunun hali bu. Kedi bir an aslan rolüne bürünür öyle değil mi? Aslan da kedidir aynı sınıftan, kedi de kedidir ama onun adı kedidir onun adı aslandır. Aynı familiyadandır. Bir böyle gerer kendini değil mi kabartır böyle.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî: «Aşk ve Cân» Beyitleri, El Öpme Devleti ve Allâh Yolunda
Mü’minin imtihânı nedir?
Onun üzerine gitmiyor ve onun üzerinde gitmemekle o kimsenin bir tek fazileti olan lael-lahi ilallah diyenlerdendir. Çünkü son sözü lael-lahi ilallah olanın akıbeti cennettir. Hadîs-i Şerîfle sabittir, hadîs-i kudsi de vardır.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2000 Civarı: Cenâb-ı Hak’ın Sıfatları, Nâr-ı Nûr ve Mü’mi
Sufilerin bakış açısı nedir?
Allâh muhâfaza eylesin. O yüzden bu bakış açısı, sufilin bu bakış açısı, insanların hatalarını, kusurlarını görmemen, onları dillendirmemen, bakış açısı sufileri hoşgörülü olmaya, toleranslı olmaya yönlendirir.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2000 Civarı: Cenâb-ı Hak’ın Sıfatları, Nâr-ı Nûr ve Mü’mi
Müslümanların birbirlerinin kusurlarını araştırmaları doğru mudur?
Müslüman çünkü bir Müslümanın ayıbını araştırmaz, bir Müslümanın kusurunu araştırmaz, onu araştırıp, onu soruşturup insanların önüne dökmez. Ya biliyor musun, Salih şöyle bir insan, şöyle kusurları var, böyle hataları var, bunu dile dökmez Müslüman.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2000 Civarı: Cenâb-ı Hak’ın Sıfatları, Nâr-ı Nûr ve Mü’mi
Allâh günahları nasıl bağışlar?
Ey kendilerine kötülük yapıp aşırı giden kullarım, Allâh’ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin. Doğrusu Allâh günahların hepsini bağışlar, çünkü o bağışlayıcıdır, merhametlidir. Tekrar okuyorum burayı. Ey kendilerine kötülük yapıp aşırı giden kullarım, aşırı giden kullarım, Allâh’ın rahmetinden umudunuzu kesmeyin. Doğrusu Allâh günahların hepsini bağışlar.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2000 Civarı: Cenâb-ı Hak’ın Sıfatları, Nâr-ı Nûr ve Mü’mi
Tövbe edenin durumu nedir?
Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri, bir hadîs şerifinde, kim tövbe ederse, o kimse annesinden doğduğu gün gibi, tertemiz olurdu. O yüzden, sufi virtlerinde muhakkak tövbe vardır. Yetmiş veya yüz kere, hadisle sabittir. Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri, ben günde yetmiş kez, başka bir rivayette de ben yüz kez Allâh’a tövbe ederim der. Ve kim Allâh’a tövbe ederse, annesinden doğduğu gün gibi, tertem, olur der.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2000 Civarı: Cenâb-ı Hak’ın Sıfatları, Nâr-ı Nûr ve Mü’mi
Tövbe edenin günahları nasıl çevrilir?
Allâh, tövbe edip salih amel işleyenlerin, kötülüklerini iyiye çeviriyor. Ve burada, günahların silinmesi, yok farz edilmesi söz konusu değil. Dikkat edin buraya. Günahların, iyiye çevrilmesi var. Senin günahını sildin, bu tövbe idi. Değil. Günahını, hayra çevirdim. Yani, bu çok böyle, çok psikolojik tedavi. Sen, günah işlemiştin, onu, sevap olarak yazdı. Sen, kötülük yapmıştın, onu, iyiye çevirdi. Bakın burası, şok bir tedavi. Ben bunu, psikolojik şok olarak görüyorum. Ve o, psikolojik şoku, her toplu, zikirde yaşadığıma inanıyorum. Ve o toplu, zikirde yaşanıldığına inanıyorum.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 2000 Civarı: Cenâb-ı Hak’ın Sıfatları, Nâr-ı Nûr ve Mü’mi
İstirhaç nedir?
Bu bir istirhaçtır. Mesela bir kimse, örneğin değişik okumalarla, değişik böyle bir şeyler yaparaktan cinni tayfesiyle irtibat kurabilir. Bu irtibatında kâfir cinnileri kendince, kendi emelleri doğrultusunda kullanabilir onları ve bunların üzerinden istirhaç görülebilir. Ama bunlar Kur’ân ve Sünnet tarihisinde hem fikri olarak hem de ameli olarak Kur’ân ve Sünnet tarihisinde değillerdir. Ama üzerlerinde böyle olağanüstü haller olur. Buna biz istirhaç diyoruz. Bu bir papazın üzerinde de görünür. Bu böyle kendince kendi kendine şeyh süsü veren bir kimsenin üzerinde de görülür. Bu normalde herhangi bir kimsenin üzerinde de görülebilir.
Kaynak: 2024 Sohbeti — «Ümmetimin Velîleri Benî İsrâîl Peygamberleri Gibidir» Hadîsi ve
Para toplamayan velîler ve sahte tarîkatlar neler içerir?
Para Toplamayan Velîler — Sahte Tarîkatların Maddî İstismârı; Modern Tarîkat İstismârı Eleştirisi Kim filanca bana 5 milyon gönder gönderiyor. Bana 10 milyon gönder gönderiyor. Bana 50 milyon gönder gönderiyor. ona bir şey de buluyor, o kılıf buluyor, o kılıf buluyor, o kılıf buluyor. Orada 3 tane Kur’ân kursu öğrencisi koyuyorlar. Bak burada Kur’ân kursu var, gönderin parayı gönderiyorsunuz siz de. Bir de onların fotoğraflarını çekiyorlar. Ne güzel böyle beyaz sarıklı cübbeli. Ondan sonra böyle Kur’ân-ı Kerim okurken videosu filan. Bak bu talebeler de böyle bir kısım var. Bakın bu fotoğraflarını çekiyorlar. Ne güzel böyle beyaz sarıklı cübbeli. Ondan sonra böyle Kur’ân-ı Kerim okurken videosu filan. Bak bu talebelere destek çıkacaksınız. Gönderin paraları gönderiyor herkes. Bunlar normalde hurufla cifirle yapıyorlar bunları.
Kaynak: 2024 Sohbeti — «Ümmetimin Velîleri Benî İsrâîl Peygamberleri Gibidir» Hadîsi ve
İstidraç nedir?
Şimdi bunlarda istidraç görünür mü? Evet. Bakın bunlarda görünür mü? Evet. Bunlar bir kâfir cin ile irtibat kurup seninle de alakalı bir şey çok rahat konuşabilirler. dün akşam kahvenin içine baktın mı, beni gördün mü? o adam kendi kendini düşünür kahvenin, benim kahve içtiğimi nereden biliyor filan. kahvede de ben vardım. Birisi bana öyle söyledi de gördün mü dedi. Neyi dedim? Ben beni gördüm dedim. Ben şimdi. Nasıl gördün dedi? Cehenneme doğru gidiyordun dedim. Kaldı. Şimdi neden dedi böyle dedi? Kibir avidesi olmuşsun çünkü dedim. beni gördün mü? Kibir avidesi. ne göreceğim seni? Ondan sonra bu. Tabi o kendince okuma yapıyor ya. O okumanın karşılığında tesir etti mi etmedi mi ona bakıyor.
Kaynak: 2024 Sohbeti — «Ümmetimin Velîleri Benî İsrâîl Peygamberleri Gibidir» Hadîsi ve
Mürşid-i kâmilin müridi nasıl bir durumdadır?
Ben de ona dedim bir mürşid-i kâmilin müridine bu tip şeyler dedim. Bu tip şeyler dedim. Ulaşmaz. bir mürşid-i kâmilin normalde müridine bu tip şeyler dedim. Ha mürid yoldan çıkmıştır. Mürid’dir de. Şimdi mürid’dir, mürid yoldan çıkmıştır. Üzerindeki manevi muhafaza kalkmıştır. Nasıl yoldan çıkar? Dersini çıkar. Dersini çekmez. Bağını güçlü tutmaz. Kendi kafasından şek şüphe eder. Kendi kafasından acaba diye geçirir. rüyasında gördüğü halde, halinde gördüğü halde elinde manevi bir delil olmasına rağmen kendi kafasından şek şüphe geçirir. Şeytan ona vesvese verir. O vesveseye kapılır gider. Manevi bağı kesilir. Manevi bağı kesilince bu tip şeylerden etkilenir mi? Evet. Ama manevi bağı kuvvetli olan bir kimsenin bu tip o cifirden şundan bundan ne bileyim çok fazla fayda şey olmaz. Etkilenmez. Onun etkisinin altına girmez. Ama bağ kesilirse onun etkisinin altına girer. Allâh muhâfaza eylesin. Böyle olunca tabi normalde onda böyle istihdiraçlar görünür. onun yanına gidersin. Giderken mesela yolda araba arıza yapmıştır. Nasıl oldu arabanın arızası? Sen kalırsın. Keramet gösterdi dersin. Onun Kur’ân Sünnet dairesini yaşayıp yaşamadığına bakmazsın. Veyahut da Kur’ân Sünnet mücadelesi veriyor mu, vermiyor mu ona da bakmazsın.
Kaynak: 2024 Sohbeti — «Ümmetimin Velîleri Benî İsrâîl Peygamberleri Gibidir» Hadîsi ve
Mürşid-i kâmilin müridi ne şekilde etkilenir?
Onda problem vardır. O normalde çünkü Peygamberin yolundan gidecekse, Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri 23 kez seyahat etti. Cihâd etti. Durmadı Medîne-i Münevvere’de. Sonuçta seyahatleri var, cihatları var. O zaman Peygamberin metot üzerinden yürüyorsa, onun muhakkak seyahati olacak, muhakkak onun cihadi olacak, muhakkak Kur’ân ve Sünnet dairesini anlatmak için onun mücadelesi olacak. O gayret edecek, koşacak ve örnek olacak arkasından giden insanlara. Bu örnekliği sağlamıyorsa, onun veliliğinden de, onun mürşid-i kâmillinden de şüphe eder. Ha bir sağlık söz konusudur. Yaşlanmıştır artık, gidecek takadı yoktur. O zaman oturduğu yerden hizmet eder, eder. Durmaz durduğu yerde. Bu tip insanların önünde istisraç gösteren, bu tip insanlar olabilir mi? Olabilir. 20. yüzyıl düzenini inşa eden gayrimüslim bilim adamları keşif ve icatlarını yapmadan önce gördükleri bazı rüyalardan ilham aldıklarını söylerler. Bu rüyalar da bu konuya dahil midir? Hayır. Bir kimse kâfir olsun, mümin olsun, münafık olsun, mücadele ederse, bir konuda gayret ederse ve mücadele ettiği gayret ettiği konuda Allâh onun önünü açar. O yüzden gayrimüslim de olsa, bilim üzerine, ilim üzerine mücadele ediyorsa gayret ediyorsa Cenâb-ı Hak onun önünü açar. Mücadele edenlerini yollarımıza açarız. Bu âyet-i kerîme bu konuda çok güzel bir örnektir. Sen hangi konuda mücadele ediyorsan, mücadele ediyorsan Allâh senin önünü açar. Sen dünyevi mücadele veriyorsan dünyevi olarak önünü açar. Senin önünü kapatmaz Cenâb-ı Hak. Ben çok çalıştım, ders çalıştım, kazanamadım. Doğru değil, sen çok çalışmış olsaydın kazanırdın. Allâh zalim değil, kullarına zulmetmez. Benim bir türlü işim hakkın gitmiyor. Sen işini doğru yaparsan, işini düzgün yaparsan işin toplanır senin, işin hakkın gider. Senin işin hakkın gitmiyorsa bu seninle alakalıdır. Allâh’ı suçlama. Veya ben neyi tutsam kuruyor. Yok hayır neyi tutsam kuruyor diye Allâh’ı suçlama. Sen tuttuğun dalı düzgün tutmamışındır. Sen düzgün iş yapmamışındır. Kimseni suçlama. Esnafsan dostluğru esnaflık yapmamışındır. Tüccarsan dostluğru tüccarlık yapmamışındır. Öğrenciysen dostluğru ders çalışmamışındır. Üniversiteye gidiyorsan dostluğru derslerine çalışmamışındır. Layla uluyum yapmışındır. Kafe, bar, pavyon gezmişindir. Orası senin, burası benim. E dersim kaldı benim bir alttan. Neden kaldı? Çalışmadın o yüzden kaldı. Çalışsaydın kalmazdı. Veya hatta ben ne yapsam başarısız oluyorum. Neden başarısız oluyorsun? Çalışmıyorsun çünkü. Ben bazen diyorum ya, ne esnafsın? Kardeşim saat 7’de git dükkanını aç, 8’de dükkanını aç. Yok açmıyor. Bursa’daki esnaflar enteresan. En erkende 9’da açıyor. Ya geç sabah namazını kıl, git dükkanına, aç kepengini, temizliğini yap. Bursa’da yok bu. E onun sona işi bereketsiz, tam bereketsiz olacak. Sen aç dükkanını, işine bak. E gelen müşteriye tepeden davran, gelen müşteriye sert davran, gelen müşteriye temanlığa etme. Onun sona hard work et, onun sona müşterisiz. Bekle orada. Bekle.
Kaynak: 2024 Sohbeti — «Ümmetimin Velîleri Benî İsrâîl Peygamberleri Gibidir» Hadîsi ve
Vücut temizliği nedir?
Şimdi konumuza dönüyoruz. Kaldığımız yerden devam edeceğiz inşâallâh. İki, birinci beyt. Geçen inşâallâh birisinde yüzlerce faziletle beraber bir de ayıp bulunsa o ayıp nebadatın sapı mesabesindedir. Beytini okumuştuk. Burayı kendimize okumaya gayret ettik. Buradan devam ediyoruz. İki, birinci beyt. Şu halde büyükler bu sözü boş yere söylemediler. Temiz kişilerin cisimleri de can gibi saftır. Onların sözleri de nişanı olmayan ve bir kayda gelmeyen can olmuştur. Nefisleri de, suretleri de. Temiz kişilerin cisimleri de can gibi saftır. Temiz kişilerin. Bakura âyet 222. Şüphesiz Allâh çok tövbe edenleri ve çok temiz denilenleri sever.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Helâlleşme, Kalp Temizliği ve Sünnet’e Tam İttibâ — Tasavvufî Hay
Ağız temizliği nedir?
Temiz kişi dediğimizde temizin bir zahir kısmı var, bir de batın kısmı var. Zahir kısmı, örneğin bir kimsenin dışını temiz tutması, vücudunu temiz tutması, elbiselerini temiz tutması. Çünkü yine başka bir âyet-i kerimede Cenâb-ı Hak buyurur ya, elbiseni temiz tut diye. Şimdi âyet-i keriminin hangi surede olduğu hatırıma gelmedi. Ama elbiseni temiz tut diye ibare vardır. Bu abdestle alakalı bu hislerde çok işlenir. Hatta necasetten taharet dediğimizde namaz kılacak olan bir kimsenin elbisesinin de temiz olması gerekir. Buradan normalde bir âyet-i kerîme daha var mescidlerle alakalı. O zaman namaz kılacağı yerde, secde edeceği yerde o kimsenin temiz olması gerekir. İslam bu manada hem insanın dış temizliğine hem de çevrenin dış temizliğine ehemmiyettir.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Helâlleşme, Kalp Temizliği ve Sünnet’e Tam İttibâ — Tasavvufî Hay
Kadınların vücut temizliği nedir?
Hatta bayanlar normalde böyle erkeklere benzer vücutlarında değişik kıl tüy çıkıyorsa onları da temizleyecekler. Çünkü fıtri değil. Kadınların vücudunun kıllı olması fıtri değildir. O normalde hormonal bir dengesizlik vardır. Onlar normalde kadınlar o temizliklerini de yerine getirmeleri gerekir. Erkeklerde de eğer normalde göğüslerinde, sırtlarında böyle fıtrat dışı çok böyle bir çok özür dilerim tabirimden kıllı ise onların da erkeklerin de onları normalde tıraş etmeleri ve hatta varsa tedavi görmeleri gerekir. Çünkü o da fıtrat değil.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Helâlleşme, Kalp Temizliği ve Sünnet’e Tam İttibâ — Tasavvufî Hay