Sohbetlerden Derlenen Sorular
Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv
Tasavvuf(5877) — Sayfa 7/60
Neden gevşeklik gösteriyorsun?
Neden geri geri gideceğim diye uğraşıyorsun? neden hevâ-hevesine uyuyorsun? neden şeytana uyuyorsun? uyudun, uyudun e telafi et yoksa geri geri gidiyorsun maazallah geri geri giderken sende arkanı görecek göz de yok ayağını bir taş alacak düşeceksin düşünce kalacaksın orada kaldığınla da kalmayacaksın sonra diyeceksin ki bırakıp gittiler beni yoldan çıkacaksın sonra diyeceksin ki benimle ilgilenilmedi ya kardeş daha ne yapalım sana? öyle söylüyoruz anlamıyorsun böyle söylüyoruz anlamıyorsun direk söylüyoruz anlamıyorsun en direk söylüyoruz anlamıyorsun anlamıyorsun anlamak istemiyorsun sen kulağını vermiyorsun sen rabutanı bozuyorsun sen rabutana başka şeyler almışsın hem dergahtayım diyorsun ama dergahta başka şeylere rabutan almışsın şehriye rabutan almışsın yok zakirlik rabutan almışsın yok çavuşluk rabutan almışsın yok şunu rabutan almışsın değil kardeşim ya otur dervişlik yap gönlünü gönlüne rabıta et işine bak yoluna bak geri adım gitme geri adım gidersen Allâh muhâfaza ol etsin o yüzden hüsrana uğrayanlardan olursun sen ben çok özür dilerim böyle ben dediğim için ama bir ölçü veriyorum diyorum ki 18 yıl boyunca ben şeyhimin sözüne baktım millet ne dediyse dedi beni ilgilendirmedi ben şeyhimin bana ne dediğine baktım bir de şeyhimin benim yüzüme ne dediğine baktım arkamdan da ne dediğine bakmadım benim şeyhim şey efendinin tabiriyle dabak sevdiği deriyi yerden yere çarparmış değil mi Hüseyin aga sohbetlerde bunu çok diyordu sohbetlerde bunu çok diyordu değil mi dabak sevdiği deriyi aslında kendisi de eski derici dabak kendisi tabi sonradan ayakkabıcı önceden derici bildiğiniz derici dabak o yüzden o derdi ki dabak sevdiği deriyi yerden yere vurur o vururdu beni yerden yere çünkü bir şey örnekleceği zaman millet de böyle bakardı ona Mustafa abi için böyle söyledi bir saat sonra benden beraber biz böyle canciğer kuzu sarmasayız onu görmüyor şimdi o oradan aldanıyor derviş yok sen gönül kulağını daya ona yok sen gönül kulağını daya ona biz şimdi birisinin böyle böyle bir aleyhine bir şey söylesek adam dergahı mergah bırakır bırakır benim hakkımda böyle konuşmuş ya der konuşsa ne olacak konuşmuş iyi sen de nefsini topla kendini topla konuştunse sana senin kendini toplaman için konuşmuş o yüzden hadîs-i şerifte salihlerden söz edilen yere rahmet iner lütfi ilahi ve affurrabbaniyar buyurulmuş hadîs-i şerifte o yüzden sen o mürşid-i kâmillerin sözlerini gönül kulağıyla kulak ver gönlünü onlara daya onlara yasla muhakkak ki kurtuluşa erenlerden olursun.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1927. Beyt: «Allâh’ı Zikreden Diridir» Hadîsi ve Mürşid’i
Sufilerin makamı neden temizdir?
Sufilerin makamı artık çok temiz. Ben bazen zaman zaman diyorum ya kim ne zâkirlik istiyorsa gelsin vereyim.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Müslümanların Dizayn Edilmesi, «Ne Çavuş İstiyorsa Verelim» ve At
Dervişler makam içinde ne yapmalıdır?
Dervişler makam içinde ne yapacak? Zikrullâh etmeyecek. Yok iş bulayım, yok buradan evleneyim. Evlenecek muhakkak. Ama evlenmek için derse gelmeyecek. Veya ya duyduk ya biri söyle dedi. Mustafa hocam ben kaç aydır geliyorum dedi, baktım dedi. Burada para pul yok ya dedi. E dedim yok. Bana öyle demediler dedi. Ne dediler dedim ben? Oraya gidersen sen zengin olursun dediler dedi. Yavrum sen dedim Allâh’ı zikretmeyi küçük mü gördün?
Kaynak: 2024 Sohbeti — Müslümanların Dizayn Edilmesi, «Ne Çavuş İstiyorsa Verelim» ve At
Hz. Muhammed Mustafa’nın maneviyatı neden o kadar zirvede?
Hz. Muhammed Mustafa’nın maneviyatının, nuraniyetinin, ruhaniyetinin o zirve noktasını bilmeyen, tanımayan körler Ne yazık ki onu postacı seviyesine indirmeye çalışıyorlar.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Sohbeti Devamı: «Cebrâîl’in Hz. Meryem’e Üflemesi» ve Manevî
Vahyin tecelliyatı nelerdir?
İster ilham noktasında olsun. İsterse ilhamın üst derecesinde olsun. Ne uykuya bakar ne uyanıklığa bakar. Uykuda da gelir uyanık da gelir. Hazret-i Mevlânâ Celalettin Rum Hazretleri o yüzden der meslevisinde. Bana yürürken rüya gören gerek der. Yürürken rüya gören bu nedir? Bizim hal dediğimiz şey. Hepsi de rüyanın içindedir çünkü. Hepsi de rüyanın içindedir.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Sohbeti Devamı: «Cebrâîl’in Hz. Meryem’e Üflemesi» ve Manevî
Rüya sadece uyku sırasında mı görülür?
Rüya sadece uyuduğunuzda görülür değil. Rüya uyanıkken de görülür. Uykudayken de görülür. Uykuyla uyanık arasında yakazayken de görülür. Hele o yakazayken hal bambaşkadır. Tadından yenmez. Otur koltuğa la la hey la. Gitti. Oy. Gör göreceğini yaşa yaşayacağını. Duy duyacağını. Yakaza halindeki. Söyleme. Anlatma. Deme.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Sohbeti Devamı: «Cebrâîl’in Hz. Meryem’e Üflemesi» ve Manevî
Yeryüzünde dolaşırken neye dikkat etmek gerekir?
Yeryüzünde dolaşırken yeryüzündeki gördüğün görmediğin, bildiğin bilmediğin her şeyin vahye tabi olduğunu bilerekten yaşa. O yüzden eşyanı kırıp dökme. O yüzden yiyeceğini bozdurma. Küflendirme. Sana verilmiş olan nimetleri heder etme. Hepsi de vahye tabi.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Sohbeti Devamı: «Cebrâîl’in Hz. Meryem’e Üflemesi» ve Manevî
Sufilerin zikrullah konusunda neden bir sorun var?
Tekke ve zaviyelerin kendi içlerindeki çürümüştük, kendi içlerindeki çürümüştük. Ve ondan sonra da gelen batılıllaşma, tekke ve zaviyelerin ne yazık ki, veya tarikat dediğimiz veya sufilik dediğimiz o toplulukların işlevleri ne yazık ki tam olarak icra edilmedi. Bunu sadece sistemsel olarak görmek bu meseleyi ne yazık ki anlatmaz.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Nisâ 4/103: Mü’minin Salât Disiplini, Mağlûbiyetten Çıkış ve Ehl-
Vahy Mertebeleri Devamı: «Allâh Sesi Gelince Dirildik» ve Fenâ Makâmı nedir?
«Allâh Sesi Gelince Dirildik» — Hz. Pîr Mevlânâ’dan Vahiy ve Diriliş Mertebesi. Malum, Hz. Pîr, biz öldük, tamamıyla çürüdük, mahvolduk. Fakat Allâh sesi gelince hepimiz dirildik, kalktık. Allâh sesi ister hicab ardından ister hicapsız gelsin. Cebrâîl Meryem’e yakasından üfleyerek ne verdiyse, Allâh sesi de insana onu verir. Beytler bunlardı. Malum, bilgimizin yettiğince, söyleyebildiğimiz kadar dilimizin döndüğünce, bu manada vahyin ne olduğu ve Cenab-ı Hakk’ın vahyi sistematini nasıl çalıştırdığıyla alakalı sohbet etmiştik.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Mertebeleri Devamı: «Allâh Sesi Gelince Dirildik» ve Fenâ Ma
Müslümanların Günümüz Hâli ve Vahiy İdrâkindeki Eksiklikler nedir?
Allâh bizi affetsin. Ne yazık ki Müslümanların gündemi Allâh değil. Müslümanın gündemi Allâh olmayınca o körlükten de memnun. Gündemi Allâh olmayınca o bağnazlıktan da memnun, yobazlıktan da memnun. Gündemi Allâh olmayınca kendi yaşamış olduğu hayatı din noktasına koymaktan da memnun. Bir hayat yaşıyor, hayatını din yapıyor. Hayatını din yapınca o hayatından da memnun, dininden de memn, çünkü din kendisine göre çünkü kendisinin üretmiş olduğu bir din. Müslüman olsa dair, ehli tarikat olsa dair dini kendisi üretti çünkü. Kendi hayatına göre bir din üretti. Kendi hayatına göre bir din ürettiğinden heva hevesini ilah edinen kâfir oluyor ya, âyet-i kerimede öyle diyor ya, neden? Heva heves bu. Heva hevesine göre, hevasına göre. heva ne? Hava demek. Boşluk. Heves ne? Nefsin kendi, senin önüne koyduğu heveslerin senin. Heva heves, boşluktaki bir heves. onun normalde bir kökü yok, onun bir temeli yok. Köksüz ve temelsiz hevâ-hevs. O heva hevesi ilah edindi. Ne dedi? Bence böyle olması lazım dedi. beş vakit namaz farz kılınmış bence böyle olmaması lazım. Bence nafileye gerek yok. Sünnetlerin sahi olup olmadığı belli değil. Hemen aldı onu. Heva heves o çünkü. Ya bence şöyle olması lazım dedi. Heva heves aldı onu. şahsın kendisi kendisine bir din üretti. Bize şunu anlattılar. Ne diyor. Hazret-i Ömer Efendimiz? Biz helvadan putlar yapar, acıktığımızda onu yerdik. Şimdiki Müslüman da heva hevesinden put yapıyor, acıkınca yiyor.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Mertebeleri Devamı: «Allâh Sesi Gelince Dirildik» ve Fenâ Ma
Allâh’ın vahyinin ne olduğu ve Cenab-ı Hakk’ın vahyi sistematini nasıl çalıştırdığıyla alakalı sohbet ettiğinizi nedir?
Malum, bilgimizin yettiğince, söyleyebildiğimiz kadar dilimizin döndüğünce, bu manada vahyin ne olduğu ve Cenab-ı Hakk’ın vahyi sistematini nasıl çalıştırdığıyla alakalı sohbet etmiştik. Arkadaşlardan, kardeşlerden, dinleyen dervişlerin dışından da olumlu tepkiler geldi bu manada. Böyle bunu kimse anlatmadı gibi. sonuçta biz olmayan bir şey değil, Cenâb-ı Hak hamdü sena olsun, âyet-i kerimeleri sıraladık, hadîs-i şerifleri sıraladık.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Mertebeleri Devamı: «Allâh Sesi Gelince Dirildik» ve Fenâ Ma
Müslümanların vahiy idrâkindeki eksiklikler nelerdir?
Müslümanların gündemi Allâh değil. Müslümanın gündemi Allâh olmayınca o körlükten de memnun. Gündemi Allâh olmayınca o bağnazlıktan da memnun, yobazlıktan da memnun. Gündemi Allâh olmayınca kendi yaşamış olduğu hayatı din noktasına koymaktan da memnun. Bir hayat yaşıyor, hayatını din yapıyor. Hayatını din yapınca o hayatından da memnun, dininden de memnun. Çünkü din kendisine göre çünkü kendisinin üretmiş olduğu bir din. Müslüman olsa dair, ehli tarikat olsa dair dini kendisi üretti çünkü. Kendi hayatına göre bir din üretti. Kendi hayatına göre bir din ürettiğinden heva hevesini ilah edinen kâfir oluyor ya, âyet-i kerimede öyle diyor ya, neden? Heva heves bu. Heva hevesine göre, hevasına göre. heva ne? Hava demek. Boşluk. Heves ne? Nefsin kendi, senin önüne koyduğu heveslerin senin. Heva heves, boşluktaki bir heves. onun normalde bir kökü yok, onun bir temeli yok. Köksüz ve temelsiz hevâ-hevs. O heva hevesi ilah edindi. Ne dedi? Bence böyle olması lazım dedi. beş vakit namaz farz kılınmış bence böyle olmaması lazım. Bence nafileye gerek yok. Sünnetlerin sahi olup olmadığı belli değil. Hemen aldı onu. Heva heves o çünkü. Ya bence şöyle olması lazım dedi. Heva heves aldı onu. şahsın kendisi kendisine bir din üretti. Bize şunu anlattılar. Ne diyor. Hazret-i Ömer Efendimiz? Biz helvadan putlar yapar, acıktığımızda onu yerdik. Şimdiki Müslüman da heva hevesinden put yapıyor, acıkınca yiyor.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Mertebeleri Devamı: «Allâh Sesi Gelince Dirildik» ve Fenâ Ma
Fena mertebesinde kalan kimse ne olur?
Fena mertebesinde kalan kimse varlığın içerisinde çürüdü gitti. O varlığın, o Cenab-ı Hakk’ın sıfatlarında kaldı.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Mertebeleri Devamı: «Allâh Sesi Gelince Dirildik» ve Fenâ Ma
Fena mertebesinden yukarı çıkmak ne ifade eder?
O fena mertebesinden, fena mertebesinden veya herhangi bir sıfatta fena olmaktan yürümesi gerekirdi. Nereye kadar yürüyecek? Cemalullah’ta fena oluncaya kadar yürüyecek.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Mertebeleri Devamı: «Allâh Sesi Gelince Dirildik» ve Fenâ Ma
Zatî tecelliler ne ifade eder?
Zatî tecelliler kapısı açılmadıkça o kimse gerçek manada meratiplerini bitirmiş bir mürşid-i kâmil değildir. Çünkü meratiplerini bitirmiş bir mürşid-i kâmil pir seviyesinde olur.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Mertebeleri Devamı: «Allâh Sesi Gelince Dirildik» ve Fenâ Ma
Kulun üzerinde hak sıfatlarının zahir olmasının nedeni nedir?
Kul orada batın sıfatına geçti. Çünkü kulda bir şey kalmadı. Benimle görürsün dedi, benimle duyarsın, benimle söylersin, benimle tutarsın dediğinde kulun kendisi kalmadı. Kul batın oldu, o hak zahir oldu. Zahir oldu, onun üzerinde ve bütün sıfatlarıyla kulun üzerinde tecelli etti. Sıfatlarıyla kul kalmadı ortada.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Mertebeleri Devamı: «Allâh Sesi Gelince Dirildik» ve Fenâ Ma
Hades-i Kutsi’nin şerhi nedir?
Aslında kul orada batın sıfatına geçti. Çünkü kulda bir şey kalmadı. Benimle görürsün dedi, benimle duyarsın, benimle söylersin, benimle tutarsın dediğinde kulun kendisi kalmadı. Kul batın oldu, o hak zahir oldu. Zahir oldu, onun üzerinde ve bütün sıfatlarıyla kulun üzerinde tecelli etti. Sıfatlarıyla kul kalmadı ortada. Az önce sıfatın tecelliyatından bahsetmiştik. şimdi de zati tecelli bu oldu. bu da o meşhur Hades-i Kutsi’nin şerhiydi. Hazret-i Pîr onu Allâh affetsin bir beyiyle söyledi. ilim bir noktaysa cahiller çoğaltırmış, biz de çoğalttık.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Mertebeleri Devamı: «Allâh Sesi Gelince Dirildik» ve Fenâ Ma
Hades-i Kutsi’nin Türkçe karşılığı nedir?
Neydi Hades-i Kutsi? Kim benim veli kuluma düşmanlık ederse? Neden? Çünkü o kul üzerinde, veli olan o kulun üzerinde tecelli eden, zati ve sıfatı tecellillerin hepsi de ona ait, kula ait değil. Ona düşman oldun, gerçekte kalmadın. Ona ait değil. Ona düşman oldun, gerçekte kime düşman oldun? Allâh’a düşman oldun. Ne dedi? Veli kuluma düşmanlık ederse, ben de ona harp ilan ederim. Ben de ona düşman olurum demedi. Ben ona harp ilan ederim dedi. o gerçekte benimle savaşır dedi. Allâ’ya savaşanın galip olması mümkün mü? Değil. Kuluma bana yaklaştıran şeyler arasında en çok hoşuma giden ona farz kıldıklarım. O nafilelerle bana yaklaşmaya devam eder. Ve Hades-i Kutsi’nin Türkçe karşılığı şey, benim sevgime erişir diyor o Türkçe karşılığında. O benim sevgime erişir. Türkçe olarak, karşılık olarak onu bulmuşlar. Aslında değil. O aşka ulaşır. Allâh aşığı olur o. O aşık olunca da Allâh onu sever. kul onun sevgisine erişti. kul Allâh’ı sevdi.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Mertebeleri Devamı: «Allâh Sesi Gelince Dirildik» ve Fenâ Ma
Allâh’ı sevmenin sonucu nedir?
Allâh’ı sevdi. Bakın kul Allâh’ı sevdi. Allâh’ı sevdi. Allâh onu sevince Hades-i Kutsi devam ediyor. Gören gözü, duyan kulağı, tutan eli, yürüyen ayağı, söyleyen dili olurum. Benimle görür, benimle duyar. Benimle konuşur, benimle yürür, benimle tutar. Benimle yürür, benimle tutar. Benimle yürür, benimle tutar. Devam ediyor. Hades-i Kutsi. Benden bir şey isteyince ona veririm. Açık çek. Benden bir şey isteyince ona veririm. Benden sığınma talep ederse, onu himayeme alırım. Onu korurum. Hazret-i Pîr, bu Hades-i Kutsi’yi Allâh-u Alem bir beytte söylemiş. Ne güzel demiş değil mi? Buradaki beytlerde. Allâh ona dedi ki ben dilim, sen vücutsun. Ben senin hislerin memnuniyet ve gazabınım. Ben senin hislerin memnuniyet ve gazabınım.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Mertebeleri Devamı: «Allâh Sesi Gelince Dirildik» ve Fenâ Ma
Zati tecellilerin tecelli etmesiyle ilgili ne söylenir?
Benim tabirim gark olmak ya, bayındır lafı. Zati tecellilere gark olur. Zati tecellilere gark olunca hadisi kutsi tecelli eder. Ben insanın sırrıyım, insan da benim sırrımdır der. Bu akşamlık bu kadar yetsin mi? Haklarınızı helal edin. Bizden yana da helal olsun. Biraz böyle gecekiyoruz, içeride bir çay kahve içiyoruz, böyle bir kafamızı dağıtıyoruz. Ama vakit de geçiyor, hakkınızı helal edin. Bundan sonra bizim artık böyle benden çok saat, dakikada beklemeyin. Böyle kendimizi tacar diyeyim güzelce. Yaşlı, ihtiyar adamız artık. O yüzden bu kadarcık bizim de yaşlılığımızı, ihtiyarlığımızı verin artık. Olmaz mı? Allâh razı olsun. Olmaz diyen varsa söylesin. hakkın avucuna koyacak kadar gücümüz, kuvvetimiz var gene. Ölümüz daha iyi iş yapar Allâh’ın izniyle. Tabii ya bak ölümüz daha iyi iş yapar dedim. Bizim Hacı Okta’ya yakınımıza geldi ya. Maşallah. Dirisi de iş yapıyor, ölüsü de iş yapıyor. Durmuyor. Düşünürlükten sonra, bir şey yapar. Bir şey yapar, bir şey yapar. Bir şey yapar, bir şey yapar. Dirisi de iş yapıyor, ölüsü de iş yapıyor. Durmuyor. Hamdolsun.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Mertebeleri Devamı: «Allâh Sesi Gelince Dirildik» ve Fenâ Ma
İnsanda vahiy olmaz mı? Neden?
Üç Vahiy Kategorisi ve «İnsanda Vahiy Olmaz Şirk» — Modern Sapkınlığa Cevab. Ölüsünün de tecelliyatını gördük. O yüzden ölü demeye de artık böyle dilimi zarmıyor. dedim bundan sonra ölü demeyeyim artık ben dedim. Onun sevdiği bir tabir var. Nuriye diyordu. Nuri’nin babası da vefat ettiydi malum. Tabii bizim Hacı Okta’ya da babası vefat ettiydi. Hacı Okta’ya babası vefat edince Türkan teyzeye diyormuş. Türkan teyze üçü, yedisi. Yok burnu düştü, yok göze aktı. Yok helva dağıtalım, yok köfte verelim ortalığa. Okta’y da diyor ki Nuri’ye, oğlum senin baban ölü diyor. Ne üçü ne beşi ne yedisi hiçbir şey görmedik diyor. Ondan sonra. O da Nuri de gülüyor tabii garibim ne yapsın. Okta’yla Nuri’ye uğraşacak. Bugüne kadar hiç kimse uğraşamadı Okta’yla. Allâh’ın izniyle. Neyse muhabbet bu şimdi ardından ben bunu sürdüreceğim. Ona göre üçü beşi yedisi, dokuzu, on üçü, on beşi on yedisi, yirmi biri kırkı, sek sene yüz yirmisi, sene devriyesi yapacak bir şey yok artık. Herkes ona göre gardını alsın. Sözüm nereye gidiyor herkes biliyor. Siz böyle bakıyorsunuz ama bu sözün gittiği bir yer var. O yüzden o kendini biliyor. Şimdi diyor ki kendi kendine tamam üçünü beşini yedisini kırkını takip edeceğiz artık diyordur. Yapacak bir şey yok. Allâh bizi affetsin hakkınızı helal edin. El-Fâtihâ. Âmîn. Âmîn. Yusuf Hoca bu ilahiyetçiler benim bu sohbetleri dinlemesinler. Beni herhalde böyle aforoz ederler gibi geliyor bana. İki haftadır abone değilsin. Bütün dini tedrisat gözümün önünden geçti. Hiç kalmadı. Hiç kalmadı. Bizde çok önceden kalmamıştı. Geçen hafta sen de çarpıldın yani. Allâh’ın izniyle bir türlü ilahiyetçiler var. Sizin bir sürü sorum yok. Ne sorumlar yiyen? Cumartesi, ilahiyet… Sizin bir sorum yok. On beş senelik… On beş senelik dini öğreti kalmadı. Hiçbir şey. Eyvah. İlahiyetçiler, diyanetçiler dinlemesin bu sohbeti o zaman ya. Ama ben ne yapayım? Ayet-i kerimeler bunlar. Sonuç itibarıyla ben de âyet-i kerimeleri okuyorum. Başka bir şey değil. Benim Arapçam yok ama… Öyle bir dini tedrizaatımız da yok. Bunu böyle ben methedileyim diye söylemiyorum. Ama gerçekten de yani… Bu Müslümanlara meselenin hakikati anlatılmıyor. Evet, evet. İnsanda vahiy olmaz değil mi? Tabii. Şirk. Tabii. Tabii. Ayet-i kerimede ben vahiy ettim diyor.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Mertebeleri Devamı: «Allâh Sesi Gelince Dirildik» ve Fenâ Ma
Üç vahiy kategorisi nedir?
Üç Vahiy Kategorisi ve «İnsanda Vahiy Olmaz Şirk» — Modern Sapkınlığa Cevab. Ölüsünün de tecelliyatını gördük. O yüzden ölü demeye de artık böyle dilimi zarmıyor. dedim bundan sonra ölü demeyeyim artık ben dedim. Onun sevdiği bir tabir var. Nuriye diyordu. Nuri’nin babası da vefat ettiydi malum. Tabii bizim Hacı Okta’ya da babası vefat ettiydi. Hacı Okta’ya babası vefyadince Türkan teyzeye diyormuş. Türkan teyze üçü, yedisi. Yok burnu düştü, yok göze aktı. Yok helva dağıtalım, yok köfte verelim ortalığa. Okta’y da diyor ki Nuri’ye, oğlum senin baban ölü diyor. Ne üçü ne beşi ne yedisi hiçbir şey görmedik diyor. Ondan sonra. O da Nuri de gülüyor tabii garibim ne yapsın. Okta’yla Nuri’ye uğraşacak. Bugüne kadar hiç kimse uğraşamadı Okta’yla. Allâh’ın izniyle. Neyse muhabbet bu şimdi ardından ben bunu sürdüreceğim. Ona göre üçü beşi yedisi, dokuzu, on üçü, on beşi on yedisi, yirmi biri kırkı, sek sene yüz yirmisi, sene devriyesi yapacak bir şey yok artık. Herkes ona göre gardını alsın. Sözüm nereye gidiyor herkes biliyor. Siz böyle bakıyorsunuz ama bu sözün gittiği bir yer var. O yüzden o kendini biliyor. Şimdi diyor ki kendi kendine tamam üçünü beşini yedisini kırkını takip edeceğiz artık diyordur. Yapacak bir şey yok. Allâh bizi affetsin hakkınızı helal edin. El-Fâtihâ. Âmîn. Âmîn. Yusuf Hoca bu ilahiyetçiler benim bu sohbetleri dinlemesinler. Beni herhalde böyle aforoz ederler gibi geliyor bana. İki haftadır abone değilsin. Bütün dini tedrisat gözümün önünden geçti. Hiç kalmadı. Hiç kalmadı. Bizde çok önceden kalmamıştı. Geçen hafta sen de çarpıldın yani. Allâh’ın izniyle bir türlü ilahiyetçiler var. Sizin bir sürü sorum yok. Ne sorumlar yiyen? Cumartesi, ilahiyet… Sizin bir sorum yok. On beş senelik… On beş senelik dini öğreti kalmadı. Hiçbir şey. Eyvah. İlahiyetçiler, diyanetçiler dinlemesin bu sohbeti o zaman ya. Ama ben ne yapayım? Ayet-i kerimeler bunlar. Sonuç itibarıyla ben de âyet-i kerimeleri okuyorum. Başka bir şey değil. Benim Arapçam yok ama… Öyle bir dini tedrizaatımız da yok. Bunu böyle ben methedileyim diye söylemiyorum. Ama gerçekten de yani… Bu Müslümanlara meselenin hakikati anlatılmıyor. Evet, evet. İnsanda vahiy olmaz değil mi? Tabii. Şirk. Tabii. Tabii. Ayet-i kerimede ben vahiy ettim diyor.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Vahy Mertebeleri Devamı: «Allâh Sesi Gelince Dirildik» ve Fenâ Ma
Dervişin sosyal hayatta edebi davranışları nelerdir?
Bir derviş sosyal hayatta nasıl olmalıdır? Örneğin yere tükürmek, çöp atmak, sokak hayvanlarına kötü davranmak, trafikte kavga etmek, kötü söz söylemek, küfür etmek, hanımına, kocasına, annesine, babasına ve evladına, iş arkadaşına bu tarz davranışlar yapmak ne kadar uygun? Hiçbirisi de uygun değil. Dergahta hepimiz iyiyiz belki ama dışarıda değişebiliyoruz. Topluma uyabiliyoruz. Derviş nasıl olmalı? Derviş demek elinden, dilinden, gözünden, ayağından, kalbinden, aklından, diğer insanların emin olduğu kimsedir.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Dervişin Sosyal Hayatta Edebi (Tükürmek, Çöp Atmak, Sokak Ha
Dervişlerin cihâd anlayışı nedir?
Fakir var eyvallâh. Salih insanlar var eyvallâh. Ama o dediğim yok. Efendim bir sufinin bir dervişin semazenin mesela semasını cihattan görmesi ve hatta bir çay taşıyanın çay hizmetini cihattan görmesi uygun mudur doğru mudur? Allâh yolunda bir kimse Allâh yolunda bir nefes alıp veriyorsa dahi cihattandır. O yüzden bir kimse Kur’ân Sünnet tarihisinde Allâh yolunda ne hizmeti yapıyorsa yapsın. Allâh rızası için Allâh için yapıyorsa o cihattandır. O yüzden onu böyle ben ayrıştırmam şimdi arkadaş boşları topluyor çay dağıtıyor. Örnekliyorum şimdi Allâh yolunda hizmet ediyor. o buradan bir ücret mi alacak şimdi hayır ne için yapıyor Allâh rızası için yapıyor Allâh için yapıyor. Cihâd kolay değil insan nefsini yenip de millete çay dağıtması bak bu nefisle mücadeledir.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Dervişin Sosyal Hayatta Edebi (Tükürmek, Çöp Atmak, Sokak Ha
Dergah içindeki cihâd anlayışı nedir?
Kendilerinden küçükler de var büyükler de var alıyor çay tepsisini burada çay dağıtıyor nefis mücadelesi bu. Bak bu nefis mücadelesi ve hatta bir semazen yetiştiriyorsun çocuk dağ. Ona bir şeyler üretiyorsun onun nazını niyazını çekiyorsun yapıyorsunuz bunu öyle değil mi? Nefis mücadelesi yetiştiren içinde yetişen içinde nefis mücadelesi karşılığında para yok,pul yok hiçbir şey yok. Çıkacak Allâh diyecek sema edecek nefis mücadelesi o yüzden hepsi de cihattan geçer. Ben başka dergah tarikatları söz konusu etmeyeyim. Bizim içinde bulunduğumuz bu dergah bir şeyde ücret kazanan, ücret devşiren, makam mevki devşiren bir yer değil. Burada herkes Allâh için burada. Böyle olunca burada bulunmak da cihâd burada hizmet etmek ondan daha büyük cihâd.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Dervişin Sosyal Hayatta Edebi (Tükürmek, Çöp Atmak, Sokak Ha
Çocuk yetiştirmenin cihâd anlayışı nedir?
Bir iş yapmak bu ne yaptı mı yapmadı mesela bir kimse geldi oturdu et diye süt diye karışmıyor zikrullâh yapıyor burası buraya gelmesi de cihâd onun. Adamın şu anda ben bir yere müntesibim ben bir dergaha bağlayayım. Bu cihattır bak bunu söylemesi dahi cihattır bu zamanda. Biz şimdi kendimize özellik atfetmek için demiyorum ama ben oraya bağlayayım demek ondan bir çift daha fazla cihattır. Sebep bizim dedikodumuz çok. Şimdi her şeye rağmen gelip burada derste oturmak cihattır. Burada herhangi bir şeyle böyle bir vazife almak gönül ilkesası o cihattır. Onun üzerinde vazifenin küçüğü büyüğü olmaz ama herkesin bir sorumluluk alanı var o sorumluluk alınanına göre daha büyük cihâd. bir insanın kendisini idare etmesiyle on kişi idare etmesi aynı değil. O daha büyük cihâd ve hatta efs terbiyesi ben bazen bakıyorum kardeşi burada neredesin ufak mı büyüksün. Ümü müydü? Şey yok arkanda ha neredesin kardeşim? Samet nerede? Tamam. Samet bak bakayım bana. Sen de dur ayakta. Samet ne meyzenisin yavrum sen? Elektrik elektronik meyzenisin. Sen ne meyzenisin? Elektr,ik elektronik meyzenisin. Elektrik elektronik meyzenisin. Bu çocukların ikisi de elektrik elektronik meyzenisi. Birisi çay ocağında çalışıyor, çay dağıtıyor ara sıra yukarıda da. Bu arkadaş da teknik işlerle ilgileniyor o da gerektiğinde çay çorba dağıtıyor. Şimdi okul mu okul? Eğitim mi eğitim? Karı yer mi karı yer? Karşımda elektrik elektronik mezunu birisi var. İki tane iki kardeş. Şimdi onlar kendilerinin farkında veya değil.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Dervişin Sosyal Hayatta Edebi (Tükürmek, Çöp Atmak, Sokak Ha
Dervişlerin semazen yetiştirmenin cihâd anlayışı nedir?
Bir de evde ders açtınız değil mi? Evet efendim. Şimdi bu çocuklar normalde her ikisi de öğrenciliklerinden beri buradalar. Büyük cihâd. Oturun yavrum bakın işiniz Allâh razı olsun. Allâh razı olsun. Şimdi adam elektrik elektronik meyendisi. İş karı yeri var, okul karı yeri var. Adam geliyor burada çay ocağında çay dağıtıyor. Büyük cihâd. Çay yapıyor büyük cihâd. Sebebi? Adam şimdi elektrik elektronik meyendisi. Adam kendine bir tarz koyuyor. Kendine bir tavır koyuyor. Geliyor burada adam kendince dergaha hizmet ediyorum diyor büyük cihâd. Şimdi hep böyle evliya menkıbelerinde okuyoruz ya. Adam belli bir zengin ya da ne belli bir makam sahibi. dergaha gidiyor orada çaycılık yapıyor. Büyük cihâd. Büyük cihâd. Bunu görmez. Ben bazen diyorum ya. Allâh affetsin kendimi büyüklenmek için söylemiyorum. Ben derganın çaycısıydım. Hizmet etmeyen dervişlik bilmez ki. Hizmet etmeyen dervişlik bilmez. Kendinden küçüğe temanna etmeyen dervişlik bilmez. Onu idare edeceğim, onu yetiştireceğim, onu belli bir noktaya getireceğim. O dervişlik bilmez. Naki kaç tane semazen yetiştirdin bugüne kadar? Sayısını bilmiyorsun. Belki de elli belki de yüz. Çocuklarla uğraşıyorlar hep. Doğru mu? Çocuğun babasının tafrasını çek, annesini çek, çocuğun tafrasını çek. Çocuğu sen semaya çıkarmazsan babası ayrı konuşur, annesi ayrı konuşur. Değil mi Naki? Herkes ayrı bir telden çalar. Hepsinin gazını al. Hepsine böyle şey yap.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Dervişin Sosyal Hayatta Edebi (Tükürmek, Çöp Atmak, Sokak Ha
Dervişin sosyal hayatta edebi davranışlar nelerdir?
Bakıyorum etrafına dedi, sanki kendisi tuhaf değilmiş gibi. Hepsi dedi kendine münhasır, tuhaf özellikleri var dedi. O öyle deyince kendime baktım. O an dedim, demek ki ben tuhaf değilim ki dedim. Ben de tuhafım ki herkes tuhaf. Ben tuhafım, o tuhaflara tuhaf gelmiyor. Becdenmiş gibi, bendenmiş gibi görüyor. Şimdi bunların hepsi de büyük cihâd. Birini dinliyorsun, birini gazına alıyorsun, ona dua ediyorsun, onunla ilgileniyorsun.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Dervişin Sosyal Hayatta Edebi (Tükürmek, Çöp Atmak, Sokak Ha
Tükürmek, çöp atmak ve sokak hayvanlarına davranışlar nelerdir?
Hepsi de cihâd onlar. Yoksa kır, dök, at dışarı. İşin kolay tarafı. İşin zor tarafı o değil. Alacaksın, yetiştireceksin, yürüteceksin, sahip çıkacaksın, koruyacaksın. Son nefese kadar gitmesi için de gayret göstereceksin. Son nefese kadar gitmesi için de gayret göstereceksin. Töllanaslı davranacaksın, müsammalı davranacaksın. Hep paran gidecek, pulun gidecek, zamanın gidecek, ne bileyim senden gidecek, sağlığın gidecek, her şeyin gidecek senden. Verceksin.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Dervişin Sosyal Hayatta Edebi (Tükürmek, Çöp Atmak, Sokak Ha
Dervişin sosyal hayatta edebi davranışlar neden büyük cihâd olarak kabul edilir?
Ben her zaman diyorum ya, Türk savaş meydanına ya Allâh, Bismillah, savaş, kılıcı salla, sağa sola, orda can vermek kolay. Ne olacak ki? Sen gel burada bir on yıl yaşa bakalım. Ne olacak savaşta can vermek? Can vermek, o yüzden Allâh Resûlü sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri demiş, küçük cihattan büyük cihada döndük. Demiş ya Resulallah, kim var karşımızda büyük cihada döndük? Demiş ki nefis var, nefis. Nefis de cihâd, cihâd Ekber’dir, en büyük cihattır demiş. Kolay değil.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Dervişin Sosyal Hayatta Edebi (Tükürmek, Çöp Atmak, Sokak Ha
Kadınların dervişlikteki rolü nedir?
Demiş ya Resulallah, kim var karşımızda büyük cihada döndük? Demiş ki nefis var, nefis. Nefis de cihâd, cihâd Ekber’dir, en büyük cihattır demiş. Kolay değil. Bak şimdi bir arkadaş buraya yazmış ya, eşler istiyor ki diyor, altımızı arabaya verin, bir de kredi kartı verelim, biz derse gidelim. Bak aslında kendi kendine açık veriyor. Kadın nereye gitmek istiyormuş? Derse, zikrullâh’a gitmek istiyor. Kadın demiyor ki, ver bana kredi kartını ben AVM AVM dolaşayım, ver bana arabayı ondan sonra ben arabayla kafe kafe dolaşayım. Bunu söylemiyor. Ne istiyor? Diyor ki bana arabayı ver ben derse gideyim, zikrullâh’a gideyim. Şimdi bunu yazan kadını şikayet ederken kendini açığa düşürdü. Ne istedi kadın senden?
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Dervişin Sosyal Hayatta Edebi (Tükürmek, Çöp Atmak, Sokak Ha
Dervişin sosyal hayatta edebi davranışlar neden zor bir cihâd olarak kabul edilir?
Allâh’ın zikrine gitmek istedi. Allâh’ın zikri en büyük iş mi? En büyük iş mi? Ayetle sabit mi? Evet, kadın en büyük işe gitmek istiyor. Sen araba ne? Onun altına bir tane de şoför tut varsa paran. Arabayı vermen yetmez, bir de şoför tut, bir de hizmetçi tut. Sebep? Cenab-ı Hakk’ın âyet-i kerimede en büyük iş dediği ibadete gidiyor. Nefis-i cihâd bu. Senin eşin nereye gidiyor? Zikrullâh’a. Sen çocuk al, sallaha yanında evde. Nereye gitti eşin? Zikrullâh’a gitti ya. Binlerce evli adam vardır şimdi. Eşi zikrullâh’a gitsin, hidayete ersin, Kur’ân ve sünneti yaşasın diye. Binlerce adam vardır. Milyonlarca adam vardır. Milyonlarca adam vardır. Dese ki ben gece bara gideceğim. Ne diyeceksin? Dövemezsiniz.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Dervişin Sosyal Hayatta Edebi (Tükürmek, Çöp Atmak, Sokak Ha
Cihâdın sebebi nedir?
Sebep o dergahın şeyhi mürşid-i kâmil ise işin sıkıntılı vardır, disiplini vardır. Şunu yapacaksın, bunu yapmayacaksın, şunu yapacaksın, bunu yapmayacaksın bir sürü koşuşturma odur, budur her şey vardır. Orada her nefis onu kaldırmaz çünkü. Her nefis onu kaldırmayacağı için, o terbiyeyi kaldırmayacağı için orada durmak on kat, yüz kat daha fazladır. Orada hizmet etmek ise bin kat fazladır. Bir işin ucundan tutmak, ne olursa olsun. Bak orada bir hizmet etmek, orada zakirlik yapmak, yöneticilik yapmak on bin kat fazladır. Bakın on bin kat fazladır. Sebebi şu, derdini gider ona anlatır, öbür kü gelir ona naz eder, niyaz eder, şinkaflık eder, o öbür kü böyle kendini bir şey zanneder, başka bir şey der.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Dervişin Sosyal Hayatta Edebi (Tükürmek, Çöp Atmak, Sokak Ha
Kur’ân ve Sünnet-i Seniyye sımsıkı yapışmak neden önemlidir?
Kur’ân ve Sünnet-i Seniyye sımsıkı yapışıp bütün hadîs-i şerifleri kendilerine rehber edeceklerdir. Ve asla hiçbir hadisi reddetmeyecekler ve hayatlarını Sünnet-i Seniyye üzerine kuracaklardır.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1940. Beyt: Vahy-Sıfat Tecellîsi, Mürşid-i Kâmil ve «An B
Sünnet-i Seniyye üzerine hayat kurmak neden önemlidir?
Kur’ân ve Sünnet-i Seniyye sımsıkı yapışıp bütün hadîs-i şerifleri kendilerine rehber edeceklerdir. Ve asla hiçbir hadisi reddetmeyecekler ve hayatlarını Sünnet-i Seniyye üzerine kuracaklardır.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1940. Beyt: Vahy-Sıfat Tecellîsi, Mürşid-i Kâmil ve «An B
Muhammed Mustafa’nın izi üzerinden yürümek neden önemlidir?
Bu yol Muhammed Mustafa’nın izini takip etmektir. Bu yol Muhammed Mustafa’nın adımını takip etmektir. Bu yol zahir ve batın Muhammed Mustafa’ya tabiitten yürünür. Başka bir şey değil. Burası Mustafa Özban yolu değil. Burası Ahmet’i Mehmet’in yolu değil. Burası Muhammed Mustafa’nın yolu.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1940. Beyt: Vahy-Sıfat Tecellîsi, Mürşid-i Kâmil ve «An B
Cenâb-ı Hak neden Muhammed Mustafa’ya mürşid olarak göndermiştir?
Cenâb-ı Hak onu insanlığa bir mürşid olarak, varlığa bir mürşid olarak göndermiştir, yaratmıştır. Varlık, varlık bu manada Muhammed Mustafa’dan alır ilmini.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1940. Beyt: Vahy-Sıfat Tecellîsi, Mürşid-i Kâmil ve «An B
Muhammed Mustafa’nın izi üzerinden yürüyenler neden mutlak bir yol izler?
Muhammed Mustafa’nın çizgisinin üzerinde yürüyecekler. Muhammed Mustafa’nın izi üzerinden yürüyecekler. Dışarıda fırtına kopuyormuş. Biz Muhammed Mustafa’nın yolunda yürüyeceğiz. Biz Kur’ân ve Sünnet yolunda yürüyeceğiz.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1940. Beyt: Vahy-Sıfat Tecellîsi, Mürşid-i Kâmil ve «An B
Melamilerde söz odur mu?
Melamilerde söz odur. O uçtu mu Abdullah da? Tevbe Ya Rabbim. Ama herkesin lakabı oydu zaten. Gerçekten adam uçtu buş. Bayındır yani. Tuhaf insanların yaşadığı bir yer.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1940. Beyt: Vahy-Sıfat Tecellîsi, Mürşid-i Kâmil ve «An B
Zuhurat nedir?
Melamilerde söz odur. O uçtu mu Abdullah da? Tevbe Ya Rabbim. Ama herkesin lakabı oydu zaten. Gerçekten adam uçtu buş. Bayındır yani. Tuhaf insanların yaşadığı bir yer.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1940. Beyt: Vahy-Sıfat Tecellîsi, Mürşid-i Kâmil ve «An B
Nefes alamamak neden olur?
Dördüncü gün on bin salavat-ı şerife dersini çekiyorsun. Yetmiş bin tevhid yok. On bin salavat-ı şerife. Beşinci gün yüz bin lafseyi celal dersini çektikten sonra. Nefes alamıyorsun. Dersi yetiştireceksin diye.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1940. Beyt: Vahy-Sıfat Tecellîsi, Mürşid-i Kâmil ve «An B
Sabah namazında kimse gelmiyorsa ne olur?
Ramazan sabah namazına hiç kimse gelmiyor mescide. Ben ezanı okuyorum. Çıplak sesle. Öyle bir yüksek bir yer var orada. Mescidde vardı ya. Evet efendim. Oraya çıkıyorum ben. Ezan okuyorum. Sabah namazında hiç kimse yok. Ondan sonra giriyorum içeri.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1940. Beyt: Vahy-Sıfat Tecellîsi, Mürşid-i Kâmil ve «An B
Dergahda şeyh oturuyorsa ne yapılmalıdır?
Dergah adabı budur. Bazı dergahlarda da şu da vardır. Dergah oradası dergahsa şeyhin dergahısa oraya asla sırtı dönülmez. Herkes çıkarken dergahı boşta olsa selam verir girer, selam verir çıkar. Mesela namazgaha örneğin selam verip girecek, selam verip çıkacak. Veya buraya selam verecek girecek, selam verecek çıkacak.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1940. Beyt: Vahy-Sıfat Tecellîsi, Mürşid-i Kâmil ve «An B
Mürşid-i Kâmil olmak için ne gerekir?
Mürşid-i kâmil olmak için bir mürşid-i kâmil gerek. O mürşid-i kâmil yok ise sen mürşid-i kâmil olamazsın. hani beni görene benim yüzümü görene ne mutlu demiş ya. Buradan melamiler derler ki bir kimse Hazret-i Peygamber’i sallallâhu aleyhi ve sellem Hz.’nin rüyasında görürse sahâbe hükmündedir derler. Bunu ilk melamilerden duymuştum. Sonra hadîs-i şerîfi okudum. Hz. Muhammed Mustafa’yı gören gerçekte görmüştür. Onu gerçekte gören de sahabedir. El Fâtihâ. Âmîn.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1940. Beyt: Vahy-Sıfat Tecellîsi, Mürşid-i Kâmil ve «An B
«An Bu Andır Yaşa» felsefesi nedir?
«An Bu Andır Yaşa Mustafâ Özbağ» — Mü’minin An Yaşama Felsefesi; Tasavvufî Sevinç Rabbim kimseye nefsine uydurmasın dedi. Şimdi bir kimse evliya olabilir. Eyvallâh. Veli olabilir eyvallâh. Ama mürşid-i kâmillik ayrıdır. Mürşid-i kâmil olmak için bir mürşid-i kâmil gerek. O mür,şid-i kâmil yok ise sen mürşid-i kâmil olamazsın. hani beni görene benim yüzümü görene ne mutlu demiş ya. Buradan melamiler derler ki bir kimse Hazret-i Peygamber’i sallallâhu aleyhi ve sellem Hz.’nin rüyasında görürse sahâbe hükmündedir derler. Bunu ilk melamilerden duymuştum. Sonra hadîs-i şerîfi okudum. Hz. Muhammed Mustafa’yı gören gerçekte görmüştür. Onu gerçekte gören de sahabedir. El Fâtihâ. Âmîn. Hayırlı geceler. Hakkınızı helal edin. Vaktinizi aldık. Bugün de hamdolsun bizim bayındır çete buradaydı.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1940. Beyt: Vahy-Sıfat Tecellîsi, Mürşid-i Kâmil ve «An B
«Allâh’ı Görüyormuşçasına Yaşamak» Hadîsi ne anlama gelir?
Allâh’ı görüyormuşçasına yaşamak istiyorum lakin ben her zaman siz görüyormuşçasına yaşıyorum. Bu beni Allâh’a ulaştırır mı? Hadîs-i Kudsî uzun ya, hadisi kutsinin sonunda ne diyor. Cenab-ı Peygamber? Allâh’ı görüyormuşçasına diyor ibadet edin. Ya da diyor. Allâh’ı görüyormuşçasına, şahsın kendisi görüyormuşçasına. Ya da o seni her daim gördüğünü idrak ederekten hayatını öyle yaşa diyor. Bu normalde meselenin tabi en üst noktası ama asıl gören, asıl duyan, asıl işiten Allâh’tır. Öyle olunca her daim bir kimsen bunu idrak ederekten günlük hayatını yaşayacak. Öbür türlü bir dervişin şeyhim Allâh’ın izniyle beni görüyor demesi caizdir. Ama bu böyle burada takılır kalır her daim böyle Allâh’ı görüyormuşçasına veyahut da onun her daim kendisinin gördüğünü hissederek yaşaması lazım.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: «Allâh’ı Görüyormuşçasına Yaşamak» Hadîsi, Mafya Örgütleri v
Mafya örgütleri ve devletin ilişkisi nasıl açıklanabilir?
Ayhan Bora Kaplan gibi devletle yol yürüyen mafya örgütleri var. Şu an hepsi tek tek ortaya çıkıyor. Bizim bu konuda hükümete karşı tek kümüz nasıl olmalı? Bunlar devletin işleri, siyasetin işleri. O yüzden sufiler bu tip şeylerden uzak olurlar. Bizim bu tip işlerle işimiz olmaz. Bunlar normalde devlet bir orada organize eder, bir şeyi kurar, onları kullanır. Ondan sonra işi bitince haydi hepsini de toparlar. Ondan sonra başka bir yerde başka bir organizasyon yapabilir. Onu yapar, onu kullanabilir. Devletle bağı var mıdır yok mudur bu tip insanların yoksa bunu böyle devlet dediğimizde sıkıntılı çünkü. Devletin biriliği içindeki klikler, hizipler, bu tip şeyler yapıyorlarsa sonuçta bunun gün döner, devran döner, bunlar da bunun hesabını verirler.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: «Allâh’ı Görüyormuşçasına Yaşamak» Hadîsi, Mafya Örgütleri v
Şeyhlik ve mürşid-i kâmilin tanımı nedir?
Şeyhlik nedir? Halifelik nedir? Mürşid-i kâmil ne demektir? Bir kimse şeyh veya mürşid-i kâmil olduktan sonra geri dönüşü mümkün müdür? Göstereilen bir rüya tevil edilmeden bir kimsenin şeyh veya mürşid-i kâmil olduğu öğrenilebilir mi? Öğrenebilenirse nasıl olur? Yoksa kesin bir hükme varmak için rüyanın tevil edilmesi şart mıdır? İcazet nedir? Kaç tür icâzet vardır? Sahih rüya nedir? Nasıl anlaşılır? Soru buradan mı? Kaldır elini göreyim seni. Kalk kalk elini.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: «Allâh’ı Görüyormuşçasına Yaşamak» Hadîsi, Mafya Örgütleri v
Mürşid-i kâmil olmak için gerekli olan silsile şartları nelerdir?
Bir kimse şeyh veya mürşid-i kâmil olduktan sonra geri dönüşü mümkün müdür? Şeyh ayrıdır, mürşid-i kâmil ayrıdır. O yüzden Şeyh Efendi’nin tabiriyle tamircilerin şeyhi vardır, kaportacıların şeyhi vardır, öyle derdi. Allâh rahmet eylesin. O yüzden bir mesleğin şeyhi olabilir. Bunlar normalde mesleği bıraktıklarında onlar da bir bilir kişi gibisinden bir kenarda bir şey bilirler. O yüzden mürşid-i kâmillerle şeyhler ayrıdır. Herkes kendi mesleğinde şeyhlik yapabilir ama mürşid-i kâmil dediğinizde mesele ayrıdır. O yüzden normalde geri dönüşü mümkün mü? Şeyhlikten geri dönüş mümkündür, mürşid-i kâmillikten de geri dönüş mümkündür. o kimse çok büyük hata, günah, kusur işler, onu da ısrar eder falan böyle değişik şeyleri var. Oradan da o kimsenin geri dönüşü mümkün olur mu? Olur. Bir tek peygamberler bu konuda geri dönüşsüzdür. Gösterebilen bir rüya teyvil edilmeden bir kimsenin şeyh veya mürşid-i kâmil olduğu öğrenilebilir mi?
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: «Allâh’ı Görüyormuşçasına Yaşamak» Hadîsi, Mafya Örgütleri v
Rüya tevil edilmeden şeyh veya mürşid-i kâmil olmanın yasalı mıdır?
Öğrenilebilirse nasıl olur? Yoksa kesin bir hükme varmak için rüyanın teyvil edilmesi şart mıdır? Normalde rüyanın durumuna bağlıdır. Rüyalar vardır, o rüya teyvile ihtiyaç duymaz o kimse. Her rüyanın teyvile ihtiyacı vardır, salih rüyaların. Ama bazı rüyalar vardır, mesela teyvile ihtiyaç yoktur. Şekline şemaline şeytanın girmeyen, peygamber veya geçmiş peygamberlerden bir kimse bir şey söylerse, onların şekline şemaline şeytan girmez. Bir hadîs-i şerîf var. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri aynı bu benim şekline şemalime şeytan girmez, Ebu Bekir’in de girmezler. Buradan ehl-i sufi kendine bir ölçü çıkarır. Zamanın mürşid-i kâmillerinin ve velilerin de, bilhassa mürşid-i kâmillerin, şekline şemaline şeytanın giremeyeceğini hükmediler. Öyle olunca bir kimse rüyasında yine de teyvile ihtiyaç vardır diye not düşüyeyim ben oraya. Ama bir kimse rüyasına göre normalde kendince bunu anlayabilir mi? Anlayabilir. Mesela bir mürşid-i kâmilin, bir şeyhin, Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin ona işaret etmesi gibi, veyahut da ona elini öptürmesi gibi, veyah, da onunla alakalı bir şey söylemesi gibi.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: «Allâh’ı Görüyormuşçasına Yaşamak» Hadîsi, Mafya Örgütleri v
İcazet ve silsile şartları nedir?
İcazet nedir? Her mesleğin bu mesleği yapabileceğine dair bir diploması olduğu gibi, bu sufi yolunun da, o sufi yolunda eğitici, öğretici olmanın getirdiği bir ölçüdür icâzet. Ben normalde son dönem olarak tarikatlar ama ondan önce sufilik yolunda da bu icazeti önemsemişler. Normalde son Osmanlı’ya kadar icazetsiz şeyhleri, icazetsiz mürşidleri şeyh ve mürşid olarak görmemişler. Osmanlı’dan sonra tekke ve zaviyeler kanunuyla bunlar kapanmış. Yine o icâzet ve o övçüsü, icâzet şartı bir kısım Ehli Sufi ve Ehli Tarikat için önemli olmuş. Önemli normalde kaybetmemişler onlar. O yüzden bir şeyhin icazeti yok ise o ne olursa olsun intisâb etmeyenler olmuş. Bu da onların hakkı. Ama bir kimse, bir mürid normalde manaviyatı olmadığından dolayı o zahiren icazetli bir şeyhi sorar mı? Evet. İcazetli bir şeyhi intisâb eder mi? Evet. Hatta o icazetinin de geldisi, gittisi olması gerekir. silsilenin tam olması gerekir. Eğer silsilede bir kopukluk var ise, silsilede bir kopukluk var ise o icâzet doğru icâzet değildir. Teknik olarak. Burayı iyi anlayalım. onun şeyhine onun normalde icazeti silsilede kopukluk olmaması gerekir. Ama birisi kendi kafasından bir kenarda icâzet yazaraktan icazetli şeyh oldu, ondan sonra kaktı bir başkasına da icâzet verdi. Bu doğru değil. O yüzden bir kimse icazeti yoksa yoktur, varsa vardır. Varsa da asacak dervişlerin görebileceği bir yere veyahut ders yapılan yerlere astıracak. Orada her dervişler onun icazeti bir şeyh olduğunu görecek. Ama buradaki icazette aranan teknik özellik arada kopukluk olmaması.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: «Allâh’ı Görüyormuşçasına Yaşamak» Hadîsi, Mafya Örgütleri v
Silsilede kopukluk varsa ne gibi zararlar doğar?
Doğru bir silsilenin içinde olmamanın ne zararı vardır? Zararı şudur. Hazret-i Mevlânâ der ya hangi mumdan yanarsan yan, bir mumdan yanmış olman lazım. Bir mumdan yanmış olman lazım. Burada o silsile Bediüzzaman Sayyidi Nursa Hazretleri’nin bahsediyorum ya 29. Mektup 9. kısım 8. Telvi o silsile-i meşahiye duyduğu muhabbet cihetiyle asla şüpheye düşmez. Ama bu bakın silsile-i meşahiye dediğinde o silsilede kopukluk olmayacak. Silsilede kopukluk var ise orada sıkıntı var demektir. Birisi teberrüken bir şey yapıyordur bu ayrı meseledir. Ama söz konusu olan bu sufi yoluysa o zaman silsilede kopukluk olmayacak. o Şeyh Efendi’nin şeyhlik yapacak olan kimsenin hem silsilesinde kopukluk olmayan bir icazeti olacak hem de şeyhi tarafından hangi şeyh onu yetiştirdiyse onun şeyhliğini ilan etmiş olması gerekir.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: «Allâh’ı Görüyormuşçasına Yaşamak» Hadîsi, Mafya Örgütleri v
Yetişmemiş dervişlerin hali nedir?
Bir dergahta bir kimse orada bir Şeyh Efendi’nin zamanında yetişmemiş olabilir.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: «Allâh’ı Görüyormuşçasına Yaşamak» Hadîsi, Mafya Örgütleri v
Şeyhlik yapabilmesi için bir kimsenin ne şartları olmalıdır?
Şeyhlik yapabilmesi için o zaman Şeyhi ilan etmiş olması gerekir. Diyecek ki o Şeyhtir. Delil midir? Evet. İkincisi o kimsenin normalde siyisireden, siyisiresi sağlam bir yerden icazeti olması lazım. O zaman o icâzet yerine gelmiş olur. O zaman zahiren bir derviş intisâb edeceği zaman icazeti var mı? Var. Şeyhi onun şeyhliğini ilan etmiş mi? Etmiş. Manevi olarak bunların hiçbirisine de ihtiyaç var mı? Yok.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: «Allâh’ı Görüyormuşçasına Yaşamak» Hadîsi, Mafya Örgütleri v
Sufilerin sapkınlığı nedir?
Sufilerin sapkınlığı, onların sonradan gelenden içerisinde sapkınları var. O sapkınlar mesela su içerken, çok özür dilerim bunu söylemek istemem ama, lanet olsun. Ebu Bekir’e, Ömer’e, Osman’a, Ayşe’ye deyip su içiyorlar. Yemek yerken lanet okuyorlar.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: «Allâh’ı Görüyormuşçasına Yaşamak» Hadîsi, Mafya Örgütleri v
Sufilerin sapkınlığına örnek verir misiniz?
O sapkınlar mesela su içerken, çok özür dilerim bunu söylemek istemem ama, lanet olsun. Ebu Bekir’e, Ömer’e, Osman’a, Ayşe’ye deyip su içiyorlar. Yemek yerken lanet okuyorlar.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: «Allâh’ı Görüyormuşçasına Yaşamak» Hadîsi, Mafya Örgütleri v
Sahabe’ye laf söylemek neden yasaktır?
Bizim yolumuzda böyle bir şey yok, Ehlibeyt’i severiz, Ehlibeyt sevgisinin arkasına saklanıp, biz ashabı Resûlullâh’a sövmeyiz. Ashabı Resûlullâh’a hakaret etmeyiz. İsterse o ashabın tabircası, kendi içinde en edna olsun. İmam-ı Azam’ın sözü çok hoşuma gider. Der ki, kendisi için söyler. Der ki, ben vahşinin, atının burnunun üzerindeki terinin tozu olamamlar. Bakın İmam-ı Azam’ın bu ölçüsü çok hoşuma gider benim. vahşi Müslüman oluyor, Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri diyor ki, sen benim ciğerparemi şehit ettin, amcamı şehit ettin. Biraz diyor, cemaatın arkasında dur. Cemaatın arkasında duruyor. Ve Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri vefat edince kadar ağlıyor hep.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: «Allâh’ı Görüyormuşçasına Yaşamak» Hadîsi, Mafya Örgütleri v
Sufi dervişlerin yolu nedir?
Ama ne yazık ki şimdi her şeyin çivisi çıktığı gibi, Sufili’nin de çivisi çıkıyor. nasıl 15 yaşındaki bir çocuk, şimdi Ebû Hüreyre’yi sorgulamaya kalkıyor, Buhârî’yi sorguluyor, Müslümanı sorguluyor. 15 yaşındaki çocuk, şimdi de adam derviş oluyor, 3 günlük derviş, başındaki Zakir’i sorguluyor, bilmem neyi sorguluyor. Büyük abilerini sorguluyor. Onlara laf söyleyeceğim diye uğraşıyor. Veya onları beğenmeyeceğim diye uğraşıyor. Ben bazen diyorum ya, 28 Şubat’ta siz neredeydiniz diyorum. Veya yolun başında yoktunuz hiçbirinizde. E şimdi geleceksen, ondan sonra Eh Hüseyin’i eleştireceksin. Açık isim vereyim. Sen geleceksin şimdi Adnan’ı Cafer’i eleştireceksin. Sen geleceksin şimdi, Murtaza o koltukta neden oturuyormuş diyeceksin, bir de yazacaksın bana.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: «Allâh’ı Görüyormuşçasına Yaşamak» Hadîsi, Mafya Örgütleri v
Rüyada Peygamberi gören kişi uyanıkken de görecektir mi?
Rüyanda Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’i gördün, o zaman uyanıkken de göreceksin. Kendine dikkat et, diline dikkat et, hal ve hareketlerine dikkat et. Hazret-i Peygamber görünmez bir peygamber değil. Görünmez diyen şeyhler şeyh değil. Görünmez diyen alimler alim değil. Görünmez diyen mürşid-i kâmiller mürşid-i kâmil değil. Kendisi kör, herkesi kör zannediyor.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1945. Beyt: Testi-Küplü Adam, Hz. Peygamber’i Uyanıkken G
Sufi terbiyesinde rüyada Peygamberi gören kişi ne yapmalıdır?
Bir Sufi’nin, bir dervişin kendisine böyle bir soru, üstadı tarafından yöneltilmediği müddetçe kendisinin, kendi kendine gördüğünü söylemesi doğru değildir Sufi terbiyesinde. Allâh rahmet eylesin, üstadımız bize sorardı, ne gördün biz o zaman anlatırdık. Edep budur. Üstad derse ki ne gördün, o zaman o kimse gördüğünü anlatır.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1945. Beyt: Testi-Küplü Adam, Hz. Peygamber’i Uyanıkken G
Hz. Peygamber’in rüyasında gören kişi ne yapmalıdır?
O kimse gördüğünü söyler söylemez, bu ayrı meseledir. Bir Sufi’nin, bir dervişin kendisine böyle bir soru, üstadı tarafından yöneltilmediği müddetçe kendisinin, kendi kendine gördüğünü söylemesi doğru değildir Sufi terbiyesinde. Allâh rahmet eylesin, üstadımız bize sorardı, ne gördün biz o zaman anlatırdık. Edep budur. Üstad derse ki ne gördün, o zaman o kimse gördüğünü anlatır.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1945. Beyt: Testi-Küplü Adam, Hz. Peygamber’i Uyanıkken G
Şeyhin şehri neden ilan edilmelidir?
Bir şeyhin şehri kapalı kapılar ardında ilan edilmez. Tüm cemaata ilan edilir. Veyahtta şeyh sağlığında onun icazetini yazarsa herkesin içerisinde o icazeti ilan edip verir. İcazet töreni yapar. Bunlar ehli sufinin değişmez kaideleridir. Bir dervişin üstadından arayacağı teknik özelliklerdir.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1945. Beyt: Testi-Küplü Adam, Hz. Peygamber’i Uyanıkken G
Şeyhlikten para kazanmak neden yasaktır?
Ben şeyhim deyip dervişlerden para isteyenler, dervyşlerden her ay aydat toplayanlar. Kur’ân kursu yaptıracağız, yok buranın kirasını ödeyeceğiz, yok hafızlık kursu açıyoruz, yok şunu yapıyoruz deyip dervişlerden her ay belli miktarda aydata bağlayıp para toplayanlar. Şeyhliğini istismar edenler, dervişliğini istismar edenler, yarın mahşer gününde sonunuz çok feci olacak.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1945. Beyt: Testi-Küplü Adam, Hz. Peygamber’i Uyanıkken G
Şeyhlik icazeti almak için ne gereklidir?
Bir mürşid-i kâmil ehil olan, mürşid-i kâmil olan bir şeyhin ya bir önceki şeyh tarafından veya vefat ettikten sonra manevi işaretler ile tayin edilmesi gerekir. Bir üstad, bir mürşid-i kâmil kendisinde o manevi işaretleri görünce o şey, o zatın o seyri sülükünü çıkartmış olduğu kimsenin şehrini ilan etmesi gerekir. Yoksa Allâh affetsin o da zalimlerden olur. Bir mürşid-i kâmil zalimlerden olmaz.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1945. Beyt: Testi-Küplü Adam, Hz. Peygamber’i Uyanıkken G
Şeyhin şehri nerede ilan edilmelidir?
Bir şeyhin şehri kapalı kapılar ardında ilan edilmez. Tüm cemaata ilan edilir. Veyahtta şeyh sağlığında onun icazetini yazarsa herkesin içerisinde o icazeti ilan edip verir. İcazet töreni yapar. Bunlar ehli sufinin değişmez kaideleridir. Bir dervişin üstadından arayacağı teknik özelliklerdir.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1945. Beyt: Testi-Küplü Adam, Hz. Peygamber’i Uyanıkken G
Şeyhlik icazeti almak için neden manevi işaretler gerekir?
Bir mürşid-i kâmil ehil olan, mürşid-i kâmil olan bir şeyhin ya bir önceki şeyh tarafından veya vefat ettikten sonra manevi işaretler ile tayin edilmesi gerekir. Bir üstad, bir mürşid-i kâmil kendisinde o manevi işaretleri görünce o şey, o zatın o seyri sülükünü çıkartmış olduğu kimsenin şehrini ilan etmesi gerekir. Yoksa Allâh affetsin o da zalimlerden olur. Bir mürşid-i kâmil zalimlerden olmaz.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1945. Beyt: Testi-Küplü Adam, Hz. Peygamber’i Uyanıkken G
Hz. Peygamber’i Uyanıkken Görmek ne anlama gelir?
Yahyâ Kemal’den «Haydi Abbâs Vakit Tamâm» — Ölülerle Yüz Yüze Yaşamanın Sırrı. O dedim sana elini öptürdüğünü göreceğim dedim. Çok açık bir şey söyledim. Ancak o zaman geri alırım ben seni dedim. Bunu görmediğim müddetçe ben seni geri almam dedim. Bunu da beyan ediyorum ya hep size. Beni bu yoldan döndüren diyorum bir tek Peygamber efendimiz olur. Hatta bazen böyle merhametim coşuyor. Diyorum geçmiş peygamberleri de razıyım. Diyorum ki ben pir efendileri de, sahabeleri de razıyım. Pir efendileri de razıyım. Ben göreyim diyorum ya ben kapımı açmak istiyorum. Ben şeyhim sana elini öptürsün ben bunu göreyim buna da razıyım diyorum. Arkadaş adam geri dönecek hiç zorluk istemiyor. ben gidiyorum selamünaleyküm gidecek. E ben geldim. E kardeş sana söyledik dönüşün çok zor diye.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1945. Beyt: Testi-Küplü Adam, Hz. Peygamber’i Uyanıkken G
Şeyhin İlânı ne demektir?
E çok ağlaman çok sızlaman lazım. Çok yalvarman lazım. Yolunu da anlatıyorum ağlayacaksın diyorum çok. Tevbe edeceksin. Tasadduk edeceksin. Bildiğin tasadduk edeceksin. Cömertleri Allâh sever çünkü senin yolunu açar. Bakın cömertin yolu açılır. Cimrinin yolu açılmaz. Cömertin yolu açılır. Sakın bana cömertlik yapmayın böyle bir şey istemiyorum. Cömertin yolu açılır. Cömertin maneviyatı da açılır. Evet. Çocuğunuz hasta tasadduk edin. Sen hastasın tasadduk et. Bir derdin var tasadduk et. Allâh’ı zikret. Tasadduk et. Allâh’ı zikret. Açılır yolun da açılır. Rabbim cümlemizin yollarını açsın. Cümlemizi bir tarikattan bir mürşid-i kâmilin yolundan hissedar olarak bu alemden göçürsün bizleri. Ejmaim.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1945. Beyt: Testi-Küplü Adam, Hz. Peygamber’i Uyanıkken G
Peygamberlerden sonra velilerin rolü nedir?
Peygamberlerden sonra o veliler dinin yaşanması ve yaşatılması için varlar. Varlar ama sen gözünde o göz yok görmüyorsun. Senin burnun koku almıyor.
Kaynak: 2024 Sohbeti — «Rabbinizin Güzel Kokuları» Hadîsi: Yemen’den Esen Rahmân’ın Koku
Velilerin kendilerinden sonra gelen velileri nasıl meşhur etmeleri gerekir?
Veli kendisinden sonra gelecek olan veliyi de ne yapar? Çıkar, ilan eder. Veli meşhur eden de bir önceki velidir. Veli kendi kendisine ben veliyim demez. Eğer o veliyse usta çırağıyla övünür. Usta çırağıyla övünür. Der ki ben yetiştirdim filanca üstadınızdır, şeyhinizdir. Veli veliyi ilan eder, veli veliyi meşhur eder.
Kaynak: 2024 Sohbeti — «Rabbinizin Güzel Kokuları» Hadîsi: Yemen’den Esen Rahmân’ın Koku
Mürşidlik nasıl olmalıdır?
Kraliçenin atadığı mürşid-i kâmil, mürşid-i kâmil değildir. Masonların atadığı şeyhler mürşid-i kâmil değildir. Kapalı kapılar ardında dolarların havada uçuştuğu bir mürşid-i kâmil olmaz. Çantayla para götürüp filancayı şeyh olarak ilan edilecek. Bunun susmayı al. Böyle mürşid-i kâmillik olmaz. Onlar eksilmez der. O yüzden o koku her dahin var.
Kaynak: 2024 Sohbeti — «Rabbinizin Güzel Kokuları» Hadîsi: Yemen’den Esen Rahmân’ın Koku
Velilerin silsilesi nedir?
Velilerin silsilesi, mürşid-i kâmillerin silsilesi, silsile. Bir silsiliğe dayanır. O silsile devam eder. O silsile devam eder. O silsile devam ettiği müddetçe sen de o silsileyi takip et. Oradan kokulan. Burnun koku alsın.
Kaynak: 2024 Sohbeti — «Rabbinizin Güzel Kokuları» Hadîsi: Yemen’den Esen Rahmân’ın Koku
Velilerin silsilesi nasıl devam eder?
Velilerin silsilesi, mürşid-i kâmillerin silsilesi, silsile. Bir silsiliğe dayanır. O silsile devam eder. O silsile devam eder. O silsile devam ettiği müddetçe sen de o silsileyi takip et. Oradan kokulan. Burnun koku alsın.
Kaynak: 2024 Sohbeti — «Rabbinizin Güzel Kokuları» Hadîsi: Yemen’den Esen Rahmân’ın Koku
Velilerin silsilesi neden devam etmelidir?
O silsile devam ettiği müddetçe sen de o silsileyi takip et. Oradan kokulan. Burnun koku alsın. Burnun koku almazsa o zaman ne yazık ki sen ne yaparsın? O meselede yolda kalırsın. Ve bu böyle çok benim dikkatimi celbeder.
Kaynak: 2024 Sohbeti — «Rabbinizin Güzel Kokuları» Hadîsi: Yemen’den Esen Rahmân’ın Koku
Halakada görülmek ne anlama gelir?
Arada hiç kimse yok ama. Halakada görülmek ayrıdır, topluluğun içerisinde görülmek ayrıdır. Bunların hepsinde manevi işaretleri var.
Kaynak: 2024 Sohbeti — «Rabbinizin Güzel Kokuları» Hadîsi: Yemen’den Esen Rahmân’ın Koku
Zikrullahda oturmak ne anlama gelir?
Halakayı yarıp içine oturanı Allâh zatında barındırdı. Ben Türkçesini söylüyorum. Dışında edeb edip de dışına oturanı Allâh dedi rahmet etti, onu affetti. Dönüp gidene dedi melekler lanet etti.
Kaynak: 2024 Sohbeti — «Rabbinizin Güzel Kokuları» Hadîsi: Yemen’den Esen Rahmân’ın Koku
Allâh’ın vahye ettiği bir şeyi yerine getirmek ne anlama gelir?
Allâh her insana vahye ediyorsa, bana vahye etse benim manevi konumum ne olur? Senin normalde sana vahye etmiş olsa vahye edilecek bir noktaya gelmişsindir. Senin manevi konumun ne olur? Hiçbir şey olmaz. Allâh sana bir şey vahye ederse sen de onu yerine getirirsin. Birisi çıksa Allâh bana vahye etti, ben de İbrahim gibi oğlumu kurban edeceğim dese veya ise buna nasıl bir cevap veremeliyiz? İbrahim olmuş demek ki kendi kafasından. Farazi şeyler bakın bunlar. Ateş İbrahim’i sevenleri yakmıyorsa biz sizi ve Peygamber Efendimiz’i seviyoruz, bizi demeyin. Ateş cehennem yakmayacak. Normalde ateş İbrahim’i yakmadı. İbrahim’i seven sahre vardı, sahre de attı kendini ateşin içinde onu da yakmadı.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Mahalle Derslerinin Önemi, Dervişin Disiplini ve «Haddi Aşma
Tasavvufî konumlama nedir?
Tasavvufî Konumlama — «Sizin de Konumunuz Varsa Mes’ûliyetiniz Vardır». Neyse dedim böyle bir konumdaysanız size de birisi at ateş ediyorsa kendinizi siz de kendinizi onun demesiyle emriyle ateşe atacağınıza inanıyorsanız eyvallâh yakmaz kardeş seni de. Ne olacak ki? Ama bu işler öyle lafta seviyorum demekle olmaz. Allâh bizi affetsin. Allâh bizi affetsin. Allâh’ın kokusu var mıdır? Allâh’ın kokusuyla nasıl kokulanabiliriz? Siz Kur’ân ve Sünnet’e sımsıkı yapışın. Sımsıkı yapışın. bir hadisede Sünnet-i Seniyye belli mi belli. Sen o Sünnet-i Seniyye bildiğin halde yapmıyorsan Sünnet-i Seniyye’ye yapışmadın. Biliyorsun onu yapabilir vaziyettesin yapmadın. Sünnet-i Seniyye sımsıkı yapışanlardan olmadın. Kendi kendine ahkam kes. Başkasına kesme. Ayetle sabit bir şey yanlış mı yanlış.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Mahalle Derslerinin Önemi, Dervişin Disiplini ve «Haddi Aşma
Kur’ân ve Sünneti yaşamak ne demektir?
Kur’ân ve sünneti yaşamak ve yaşatma mücadelesi vermek en büyük keramet senin üzerinde. Cenab-ı Hakk’ın senin üzerindeki lütfudur, ikramıdır, ihsanıdır, hidayetidir, rahmetidir, berekededir. Eğer bir Müslüman Kur’ân ve sünneti kendi nefsinde yaşıyor da etrafındakilere de nasihat edip yaşama ve yaşatma mücadelesi veriyorsa yemin ediyorum bakın, yeminle söylüyorum en büyük mücâhid odur. Allâh’a dost olan da odur. Allâh’a dost olan da odur. Allâh’a dostluk arıyorsanız Kur’ân ve sünneti senin yaşayacaksınız ve yaşatma mücadelesi vereceksiniz, tebliğ edeceksiniz, etrafı aktaracaksınız. Bunun olabilmesi için sizin de hayatınızın düzgün olması gerekir. Bugünün Müslümanları evdeki eşlerine, evdeki çocuklarına din anlatamıyor.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Mahalle Derslerinin Önemi, Dervişin Disiplini ve «Haddi Aşma
Kur’ân ve Sünneti yaşamak ve yaşatma mücadelesi nedir?
Kur’ân ve sünneti yaşamak ve yaşatma mücadelesi vermek en büyük keramet senin üzerinde. Cenab-ı Hakk’ın senin üzerindeki lütfudur, ikramıdır, ihsanıdır, hidayetidir, rahmetidir, berekededir. Eğer bir Müslüman Kur’ân ve sünneti kendi nefsinde yaşıyor da etrafındakilere de nasihat edip yaşama ve yaşatma mücadelesi veriyorsa yemin ediyorum bakın, yeminle söylüyorum en büyük mücâhid odur. Allâh’a dost olan da odur. Allâh’a dost olan da odur. Allâh’a dostluk arıyorsanız Kur’ân ve sünneti senin yaşayacaksınız ve yaşatma mücadelesi vereceksiniz, tebliğ edeceksiniz, etrafı aktaracaksınız. Bunun olabilmesi için sizin de hayatınızın düzgün olması gerekir. Bugünün Müslümanları evdeki eşlerine, evdeki çocuklarına din anlatamıyor.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Q&A: Mahalle Derslerinin Önemi, Dervişin Disiplini ve «Haddi Aşma
Zamanın mürşid-i kâmilinin tesiri nedir?
Ateş meşrepli olan can, ondan ateş söndürme kabiliyetini kazandı. Hoş olmayan can, onun lütfiyle hoş bir hale geldi. o nefsi emmarede dolaşan, nefsiyle mücadele etmekte başarılı olamayan o kimse gitti bir mürşid-i kâmile, zamanın mürşidine intisâb etti. Ona intisâb edince o kötü huylarını, kötü alışkanlıklarını attı. Onun yerine iyi huylar edindi, iyi alışkanlıklar yaptı. Cehennemlik amellerden kurtuldu. Cehennemlik fiiliyatlardan, cehennemlik hal ve hareketlerden kurtuldu.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1955: «Başka Bir Koku Daha Erişti» — Mürşid-i Kâmil Tesîr
Ateş meşrepli olan can ne yapar?
Ateş meşrepli olan, çünkü o nefis, nefsiye mübarek insanı cehenneme götürür. Ateş meşreplidir. Bir insan nefsine uyduğu zaman, nefsine uyan kimse ateş meşrepli olur. Ne yapar? Ne emmarede dolaşan kimse din, diyanet tanımaz, helal, haram tanımaz, ibadet tanımaz, farz da vacipti tanımaz. O ne yaptı? Nefsinin peşine düştü. Nefsinin heva ve hevesine düştü. Nefsinin heva ve hevesine düşünce de o nereye gittiği belirsiz. belirsiz dediğim şaşkın ördek gibi. O ne yapacağını bilmiyor. Haram işleriyle iştigal ediyor. Bir haramı bırakıyor, öbür haramı başlıyor. Bir haramı bırakıyor, öbür haramı başlıyor. Ona dur diyen yok. Ona durduran bir ölçü yok. Onu durduran bir ses yok. Onu bunu yapma diyen yok.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1955: «Başka Bir Koku Daha Erişti» — Mürşid-i Kâmil Tesîr
Nefsinin heva ve hevesine düştüğünde ne olur?
Burasını yanlış yapıyorsun diyen yok. O da nefsinin atına binmiş. Şeytan ne tarafa götürüyorsa, o da onu o tarafa doğru gidiyor. Heva hevesine ne uyuyorsa öyle oluyor. Çünkü neden? Çünkü şeytani işlerle, iştigal eden kimselerle arkadaş. Onlarla dost oluyor. Çünkü rahmaniyetle dostluğu yok. Şeytaniyetle dostluğu var. Bu sefer bir müddet sonra hadisin karcısı. Önce mezhebin karcısı oluyor. Sonra hadisin karcısı oluyor. Sonra kalkıyor ayetin karcısı oluyor. Bir bakıyorsunuz o kimse sapıtmış gitmiş. Bir de o sapkınlıklarını da kendisine doğru diye telkin ediyor. Etrafa da doğru diye telkin etmeye başlıyor. kendi sapkınlığının da farkına varmıyor. Kendi küfrünün de farkına varmıyor. Hatta küfrün içerisinde yüzerken kendisini de Müslüman olduğunu zannediyor.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1955: «Başka Bir Koku Daha Erişti» — Mürşid-i Kâmil Tesîr
Ateş meşrepli olan can nerede ateş götürür?
İşin bir de bu tarafı var. Bu böyle olunca da o kimse ateş meşrepli oluyor. Ve o gittiği yere ateş götürüyor. Konuştuğu yerde ateşi konuşuyor. cehennemi konuşuyor. O cehenneme insanları davet ediyor. Bakın insanları cehenneme davet ediyor. Bakıyorsunuz, dinliyorsunuz. Bakıp dinlediğinde makul geliyor ona. O diyor ki ya deves yiğidini içmek şifa mı olurmuş? Aklına uyuyor. Doğru söylüyor ya deves yiğidinden de şifa mı olurmuş? Bütün hadîsleri inkar ediyor. buldu ya oradan bir tane. Ne olduğunu ne gittiğini kendisi de bilmiyor. Hatta bir alıyor bir tane tas tamam diye bir kimse. Deves yiğidini getiriyor televizyon programına. Diyor ki bundan içilirse şifa bulunur diyor. Bir tane absürt bir örnek getiriyor.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1955: «Başka Bir Koku Daha Erişti» — Mürşid-i Kâmil Tesîr
Nefsinin ateşi nasıl söndürülür?
O zaman, ne zaman ki zamanın mürşidine gittiği bir mürşid-i kâmile teslim oldu. Ve hatta o mürşid-i kâmilin terbiyesini almış. O mürşid-i kâmilin eğitimini almış. Bir kimseyle tanıştı. Aslında illa ki mürşidle de tanışmasına da gerek yok. orada bir ders yaptıran bir kardeş var. Onunla tanıştı, onunla konuştu. Ateş meşrepli canı ne yaptı? Ateş söndürme kabiliyeti kazandı. Nefsin ateşini neyle söndüreceksin? Heva ve hevesinin ateşini neyle söndüreceksin? Şehveti neyle söndüreceksin? İlahlık taslamanı neyle söndüreceksin? Kibrin ilacı ne? Oturduğun yerden âlim kesilmenin kendini biliyor hükmüne çıkartmanın ilacı ne? Zamanın hastalıklarının, manevi hastalıklarının ilacı ne? O ilacı bulman lazım. O ne zaman bulduğunu bir üstada, bir mürşid-i kâmile gidince ama gerçek manada bir mürşid-i kâmile. Ortalıkta böyle şeyhim diye dolaşan, ne bileyim Kur’ân ve Sünnet’ten habersiz, maneviyattan habersiz, işin zahirinden bile habersiz olan kimseler değil benim kastım. Benim kastım burada mürşid dediğinizde o kimse o kimse meselenin batınına vakıf olan, bir şeyhin elinde yetişmiş, o şeyhten icazetli olan, benim dediğim kimse o.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1955: «Başka Bir Koku Daha Erişti» — Mürşid-i Kâmil Tesîr
Mürşid-i kâmilin terbiyesi ne anlama gelir?
O zaman öyle bir şeyhe intisâb edince o şeyhim yanında, şeyhin arkadaş ve dostlarının yanında bir arada da bulunarak da ne yaptı? Bu mürşidinin feyzinden, bereketinden, onun üzerindeki ilm-i ilâhînin tecelliyatından faydalandı. bu normalde artık o kimse sohbetlere gitmeye başladı, zikrullâh alakasına gitmeye başladı. Hem sohệtlerde sözlü eğitim aldığı gibi, sözlü eğitim, sözlü irşat, sözlü tebliğ aldığı gibi aynı zamanda da eğer gittiği bir mürşid-i kâmil ise hal eğitimi de aldı. Asıl işin ince noktası bir suvinin gerçek manada bir mürşidten, üstaddan hal eğitimi almasıdır. Yoksa tasavvufu bilgiyi oturur, kitaplardan okur. Bunda bir sıkıntı olmaz. Okur ama onun yaşanmış hali olacak. Kur’ân Hz. Muhammed Mustafa’ya indirildi ama Kur’ân’ın yaşanmış hali Muhammed Mustafa’nın üzerinde tecelli etti.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1955: «Başka Bir Koku Daha Erişti» — Mürşid-i Kâmil Tesîr
Allâh’ı sevmenin yolu nedir?
Allâh’ı sevme yoludur. Eğer o kimse Allâh’ı sevmeyi kendisine hedef olarak koymazsa o yol yürüyemez. Yolda kalır. Sen Allâh’ı seviyorum deyip de dünyaya tapınırsan, Allâh’ı seviyorum deyip de paraya pula tapınırsan, Allâh’ı seviyorum deyip de makama tapınırsan, Allâh’ı seviyorum deyip de Heva ve hevesini ilahi dinirsen, o doğru bir Allâh sevgisi değil. De ki, ey Habibim, eğer Allâh’ı seviyorsanız bana uyun. De ki, ey Habibim, eğer Allâh’ı seviyorsanız bana uyun. Allâh’ı sevmenin yolu Kur’ân ve Sünnet’e uymaktan geçer. Geri kalan o kimse kendi kendisini aldatıyor. Bir bakıyorsun, haramın içerisinde Allâh’ı çok sevdiğini iddia ediyor. Değil kardeşim, Allâh’ı çok seviyorsan haramlardan uzak dur. Allâh’ı çok seviyorsan farzları yerine getireceksin. Farzları yerine getirmeden Allâh sevgin doğru sevgi değil, o Heva hevesi. Sen Heva hevesini ilahi dinmişsin. Allâh sevgisini perdeliyorsun kendine. Allâh’ı seviyorum deyip her türlü melaneti istiyorsun. Allâh sevgisini perdeliyorsun. Allâh muhâfaza eylesin.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1955: «Başka Bir Koku Daha Erişti» — Mürşid-i Kâmil Tesîr
Tasavvufî Rıza Hâli ve Manevî Beraberlik nedir?
«Allâh rızâsı» — Bakara 2/207; Mâ’ide 5/16, 119; Tevbe 9/72; rıza makâmı — Kuşeyrî, er-Risâle , bâbu’r-rızâ; İbn Atâullah, el-Hikem ; «iki kişinin râzı olması» — Hadîs «inne’l-mu’mineyni izâ teâlafâ alâ rızâillâh» — Beyhakî, Şu’abu’l-Îmân ; Ahmed b. Hanbel, Müsned ; modern tasavvuf — Mahmûd Es’ad Coşan, Tasavvuf Yolu .
Kaynak: 2024 Sohbeti — Mesnevî 1955: «Başka Bir Koku Daha Erişti» — Mürşid-i Kâmil Tesîr
Kurban Bayramı’nda mü’minin hâzırlığı nedir?
Arife Günü Niyâzı: Kurban Bayramı’nda Mü’minin Hâzırlığı ve Filistin’deki Zulüm Hâli
Kaynak: 2024 Sohbeti — Arife Günü ve Kurban Bayramı: İlâhî Feyzin Kesilmesi, Sûfî Disipl
Mürşid-i Kamil’den feyzi ilahî tecelli eder mi?
Bu feyzi ilahinin tecelliyatını durduracak olan müridlerin lokmaya düşkünlüğüdür.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Arife Günü ve Kurban Bayramı: İlâhî Feyzin Kesilmesi, Sûfî Disipl
Yemek yemekle ilgili bir adab var mı?
Üçte birini yemek, üçte birini su, üçte birini de nefesini ayırsın. Enteresan bir şey bakın nefesine, tırmızı da geçiyor bu.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Arife Günü ve Kurban Bayramı: İlâhî Feyzin Kesilmesi, Sûfî Disipl
Günümüzde yemek yemekle ilgili bir sorun var mı?
Bu noktada artık insanların ölçüsü kalmadı. Mesela Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri günde iki öğün yemek yerdi. Üç öğün yemek yemezdi. Üç öğün yemek bize batıdan geldi. Bu normalde bizim kültürümüz değildi.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Arife Günü ve Kurban Bayramı: İlâhî Feyzin Kesilmesi, Sûfî Disipl
Yemek yemekle ilgili bir sorun var mı?
Normalde kuşluk vakti saat dokuzda onda bir yemek enlidir. Bir de ikindiden ikindiyle akşam ezanı arasında yemek enlidir. Yemek ikiydi. Normalde dergahlarda da aynı şekilde olurdu eski dergahlarda. Eski dergahlarda tekkelerde üç öğün yemek yoktu.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Arife Günü ve Kurban Bayramı: İlâhî Feyzin Kesilmesi, Sûfî Disipl
Mü’minin Üzerinden Feyz-i İlâhî Kesilmesi nedir?
O kimsenin üzerine gelecek olan feyzi ilahi kesildi. Günden güne o kimse dinden soğumaya başladı. Günden güne namazdan soğudu, oruçtan soğudu, dervişlikten soğudu. Yediğine içtiğine dikkat etmediğinden dolayı. Bakın dervişliğinden soğudu, kendince bir de şöyle dedi. Allâh bizi affetsin. Dedi ki ya Şeyh Efendi’nin sohbeti de yani olmuyor işte. Kendine bakmadı, kendi yediği lokmasına bakmadı. Allâh muhâfaza eylesin.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Arife Günü ve Kurban Bayramı: İlâhî Feyzin Kesilmesi, Sûfî Disipl
Tasavvufî Disiplinde Kaldırılamayacak Yükler nelerdir?
Kaldırma sen alışkın değilsin böyle şeylere. Sen alışkın değilsin kafanı kaldırma dedim. Daha var mı ilerisi dedi. Var dedim. Olmasa bir cümbüş takımı getireyim ben buraya dedim. Çocuk duydu emrin olur hocam dedi. Bir de hocam da bana başladı. Yemeğin kölesi olmuş insanlar. Bakın yemeğin kölesi olmuş. Yiyecek ya onu sıraya giriyor. Yiyecek onu girme sıraya ya. Yemeğin kölesi olma.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Arife Günü ve Kurban Bayramı: İlâhî Feyzin Kesilmesi, Sûfî Disipl
Tasavvufî kıyâfet ve edep nedir?
Tasavvufî Kıyâfet ve Edep — «Onun Giydiği Faline Giyiyorum» Mürşid Bağı. Ben buraya derse çıkarken onun giydiği fal işâreti giyip de çıkıyorum. Kendi kendime diyorum ki bu onun falinasıydı. Bol diyorum bu gömlek onu gördü. Hatırası olsun bir şeyim. Siz de eski mesin o. Siz eskiyin ama o eski mesin. Onun giydiği pantolon, ceket var bende küçük palto gibi. Mustafa efendi rüyamda gördüm oğlum dedi sana vermişim ben bunu dedi. Ayıp söylemesi kumaşını Bursa’dan aldı dedik onun güzel bir kumaştı. Geldi verdi onu bana Allâh razı olsun efendim teşekkür ederim dedi. Aynı kumaştan aldık biz yine ona verdik o zaman için ona. Bu tekrar diktirdi. Duruyor bende hala da. Ben onunla beraber ömreye gittiğimde onunla beraber giydirdim onu. Bakıyorum öyle kendi kendime hüzünleniyorum onu görünce.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Arife Günü ve Kurban Bayramı: İlâhî Feyzin Kesilmesi, Sûfî Disipl
Müritlerin vefasızlıkları neden ilâhî feyzin kesilmesine neden olur?
O yüzden onlar feyzi ilahiden uzak oluyor. midesine girip çıkandan haberi olmayanın, giydiğinden, yediğinden, içtiğinden, ne yaptığından, ne ettiğinden haberi olmayan, ne konuştuğundan haberi olmayan, gaflete düşen kimse, o yüzden o kimse fark edemiyor bir şeyi. Neden fark edemiyor? O hırsdan, tamahtan fark edemiyor. Neden fark edemiyor? O yediğinin, içtinin ne olduğunun farkında değil. O yüzden fark edemiyor. Oysa Hazret-i Pîr diyor ki başka bir beytte, ilim ve hikmet helal lokmadan doğar. Aşk ve rikkat helal lokmadan meydana gelir. Bir lokmadan hasede uğrar, tuzağa düşersen, bir lokmadan bilgisizlik ve gaflet meydana gelirse, sen o lokmayı haram bil. Bu lokma sadece yemekle alakalı değil. Sen normalde bütün hayatın senin helallarla örülsün. Bütün hayatın senin vefayla örülsün. Hamtle, şükürle örülsün. Öyle örülsün ki senin kalbine rikkat, yumuşaklık, letafet gelsin, zerafet gelsin, zariflik gelsin. Ama yok, öyle değilse Allâh muhâfaza eylesin. O zaman bilgisizlikten gaflet doğuyor ve devam ediyor. Hazret-i Pîr.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Arife Günü ve Kurban Bayramı: İlâhî Feyzin Kesilmesi, Sûfî Disipl
Neden bir kimse ilâhî feyzin kesilmesine uğrar?
Onun feyzi ilahisini kesecek herhangi bir şey yok. Feyzi ilahiyi kesen o müritlerin vefasızlıkları, müritlerin helal, haram demeden her şeyi yiyip içmeleri. o yüzden onlar feyzi ilahiden uzak oluyor. midesine girip çıkandan haberi olmayanın, giydiğinden, yediğinden, içtiğinden, ne yaptığından, ne ettiğinden haberi olmayan, ne konuştuğundan haberi olmayan, gaflete düşen kimse, o yüzden o kimse fark edemiyor bir şeyi. Neden fark edemiyor? O hırsdan, tamahtan fark edemiyor. Neden fark edemiyor? O yediğinin, içtinin ne olduğunun farkında değil. O yüzden fark edemiyor. Oysa Hazret-i Pîr diyor ki başka bir beytte, ilim ve hikmet helal lokmadan doğar. Aşk ve rikkat helal lokmadan meydana gelir. Bir lokmadan hasede uğrar, tuzağa düşersen, bir lokmadan bilgisizlik ve gaflet meydana gelirse, sen o lokmayı haram bil. Bu lokma sadece yemekle alakalı değil. Sen normalde bütün hayatın senin helallarla örülsün. Bütün hayatın senin vefayla örülsün. Hamtle, şükürle örülsün. Öyle örülsün ki senin kalbine rikkat, yumuşaklık, letafet gelsin, zerafet gelsin, zariflik gelsin. Ama yok, öyle değilse Allâh muhâfaza eylesin. O zaman bilgisizlikten gaflet doğuyor ve devam ediyor. Hazret-i Pîr.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Arife Günü ve Kurban Bayramı: İlâhî Feyzin Kesilmesi, Sûfî Disipl
Neden bir kimse heva ve hevesine düşer?
Senin heva ve hevesine düşmüştüğün sana hurma gibi gelir. Ama Hazret-i Pîr diyor ki, sen onu diken bil. Neden? Eğer onu diken bilmezsen sen nankörlerden olursun. Sen içinde bulunduğun nimetin, içinde bulunduğun lütfu, ikramı, sen hamtle, şükürle, zikirle yürü. Sen öyle bir nimetin içindesin ki, sen onu hamd ederekten, şükrederekten nimetin kıymetini, kadrini bil. Yok, sen heva ve hevesini hurma görürsen, nefsaniyetini, şeytaniyetini hurma görürsen, gafletini hurma görürsen, sen nankörlerden olursun. Sen istikametini bozarsan nankörlerden olursun. Sen şatata, şatafata gösterişe düşersen nankörlerden olursun. Sen ne oldum deliline düşersen nankörlerden olursun. Oysa seni sen yapan o mürşidin sohbetiydi. Oysa seni sen yapan o üstadın halakasında durmandı. Oysa seni sen yapan, sana kıymet veren, sana seni değerli kılan senin bulunduğun halakaydı. Çünkü Cenâb-ı Hak Bakara Sûresinde buyurdu ki, beni zikredin ben de sizi zikredeyim dedi. Bana hamd edin, bana şükredin, siz nankörlerden olmayın dedi. E sen oturduğun zikrullâh halakasına, o da seni zikretti. Kıymetlendin, nereden kıymetlendin? Zikrullâh halakasında kıymetlendin. Bir mürşidin elini tutarak kıymetlendin. Bir mürşidin sohbet halakasına oturarak kıymetlendin. Cenâb-ı Hak seni kıymetlendirdi. Hamd edesin, şükredesin. Sen onun normalde sana vermiş olduğu değerin, kıymetin, bunu idrak edesin, bunu bilesin. O değer, o kıymet karşısında hamdini ve şükrünü arttırasın diye seni değerlendirdi.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Arife Günü ve Kurban Bayramı: İlâhî Feyzin Kesilmesi, Sûfî Disipl
Neden bir kimse gaflete düşer?
O zaman bilgisizlikten gaflet doğuyor ve devam ediyor. Hazret-i Pîr. Hurma olarak gördüğünü diken bil. Çünkü sen çok nankör, çok görgüsüzsün. Hurma olarak gördüğünü diken bil. senin nefsine tatlı gelen yiyecekler, içecekler. Senin heva ve hevesine uygun sözler, davranışlar, senin gösterişin, şatahatın, şatafatın sana hurma gibi gelir. Senin heva ve hevesine düşmüştüğün sana hurma gibi gelir. Ama Hazret-i Pîr diyor ki, sen onu diken bil. Neden? Eğer onu diken bilmezsen sen nankörlerden olursun. Sen içinde bulunduğun nimetin, içinde bulunduğun lütfu, ikramı, sen hamtle, şükürle, zikirle yürü. Sen öyle bir nimetin içindesin ki, sen onu hamd ederekten, şükrederekten nimetin kıymetini, kadrini bil. Yok, sen heva ve hevesini hurma görürsen, nefsaniyetini, şeytaniyetini hurma görürsen, gafletini hur, sen nankörlerden olursun. Sen istikametini bozarsan nankörlerden olursun. Sen şatata, şatafata gösterişe düşersen nankörlerden olursun. Sen ne oldum deliline düşersen nankörlerden olursun. Oysa seni sen yapan o mürşidin sohbetiydi. Oysa seni sen yapan o üstadın halakasında durmandı. Oysa seni sen yapan, sana kıymet veren, sana seni değerli kılan senin bulunduğun halakaydı. Çünkü Cenâb-ı Hak Bakara Sûresinde buyurdu ki, beni zikredin ben de sizi zikredeyim dedi. Bana hamd edin, bana şükredin, siz nankörlerden olmayın dedi. E sen oturduğun zikrullâh halakasına, o da seni zikretti. Kıymetlendin, nereden kıymetlendin? Zikrullâh halakasında kıymetlendin. Bir mürşidin elini tutarak kıym, bir mürşidin sohbet halakasına oturarak kıymetlendin. Cenâb-ı Hak seni kıymetlendirdi. Hamd edesin, şükredesin. Sen onun normalde sana vermiş olduğu değerin, kıymetin, bunu idrak edesin, bunu bilesin. O değer, o kıymet karşısında hamdini ve şükrünü arttırasın diye seni değerlendirdi.
Kaynak: 2024 Sohbeti — Arife Günü ve Kurban Bayramı: İlâhî Feyzin Kesilmesi, Sûfî Disipl