Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site

Sorular: Tasavvuf — Sayfa 35

Sohbetlerden Derlenen Sorular

Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv

35.367Soru-Cevap
2.760.705Kelime
51Kategori
378Sayfa

Table of Contents

Tasavvuf(5877) — Sayfa 35/60

Tövbe, tevhîd ve sohbetin ehemmiyeti nedir?

Sûfîliğin başlangıcının tövbe olduğunu, gönüllerin pak olması için önce tövbenin gerektiğini vurgulamıştır. Bir üstadın meclisine giderken, camiye girerken tövbe ederek gidilmesi gerektiğini, Hz. Peygamber’in (s.a.v.) namaza başlarken tövbe etmesinin ve "Ben günde en az yüz kere tövbe ederim" buyurmasının ümmetine işaret olduğunu belirtmiştir. Gönlün temizlenmesinin üç aşaması olduğunu açıklamıştır: Birincisi tövbe ile kabaca kirlerin gitmesi, ikincisi tevhîd ile gönlün cilalanması, üçüncüsü ise üstadların sohbetiyle gönlün süslenmesidir.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (7 Ocak 2012) — Sigaranın Haramlığı, Gönül Temizl

Dervişlik ebedî hayattır mı?

Dervişliğin saatlik, dakikalık veya anlık olmadığını, ebedî bir hayat olduğunu söylemiştir. Tasavvufun insanı ebedî hayata hazırladığını, tekkede yaşanan güzelliklerin orada kalmaması, dışarıya taşması gerektiğini vurgulamıştır. Sûfînin diliyle değil hâliyle anlattığını belirterek somut örnekler vermiştir: "Dün küfrediyorsan bugün etme, dün yalan söylüyorsan bugün söyleme, dün namaz kılmadıysan bugün kıl, dün eşini üzdüysen bugün üzme, dün komşunu üzdüysen bugün üzme, dün iftira attıysan bugün atma." Değişmeyeceksen Yûnus Emre’nin "Sen bir karataşsın, denize düşsen su almazsın" sözünü hatırlatmıştır.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (7 Ocak 2012) — Sigaranın Haramlığı, Gönül Temizl

Hakîkat erbâbının önemi nedir?

Var git bir hakîkat erbâbı bul. Onun önünde diz çök. Tövbe ve mağfirette dur. Rabbini zikret, ona tâbi ol, yürü. O senin işini ayarlasın. Ama ona tâbi ol, ona teslim ol, onu dinle. Verdiğin sözü tut, yapma dediğini yapma, gitme dediğine gitme. Mevcut dünya kanâliyle olmuyor. Kanal değiştirmek lâzım — mevcut dünya kanâliyle olmuyor. Peygamber sallallâhü aleyhi ve sellem Hazretleri buyurur: "Ruhlar âleminde birbirleriyle tanışanlar, sevişenler, bu dünyada da birbirleriyle tanışırlar, sevişirler." Cenâb-ı Hak mâneviyâtınızı açarsa bundan haberiniz olur. Bakarsınız sırada tanışacak olduklarınız var; rüyâlarda, mânâ âleminde görürsünüz. Ama bunu anlamak için kanal değiştirmek lâzım — mevcut dünya kanâliyle olmuyor.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (15 Ocak 2011) — Kur’ân ve Sünnet Yolu, Kişi Sevd

Görmenin büyük nimeti nedir?

Muhyiddîn İbnü’l-Arabî Hazretleri mânâ âleminde Cenâb-ı Hakk’ın huzûruna çıkar. Bütün ibâdetleri bir kefeye konulur. Diğer kefeye ise yalnızca sol gözünün görme nûru konulduğunda o kefe hemen ağır basar. Ömrü boyunca yaptığı ibâdetlerin kat kat sevâpları, sadece bir gözün görme nimetiyle bile ölçülemez.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (22 Ocak 2011) — Mutluluk, Edep ve Tövbe

Tövbe ve istiğfâr neden kulun kapısıdır?

Başınızda bir sıkıntı varsa tövbe edin. Bir problemle karşı karşıyaysanız tövbe edin. Önünüzde aşamadığınız bir engel varsa tövbe edin. Hazret-i Ömer Efendimiz yağmur duâsına giderken tövbe etmiş, dönerken de tövbe etmiştir. Sorduklarında şu âyeti okumuştur: "Kim îmân eder, iyi amel işler ve Allah’tan mağfiret dilerse, Allah onlara gökten yağmur yağdırır."

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (22 Ocak 2011) — Mutluluk, Edep ve Tövbe

Şeytanın tuzakları nelerdir?

Hazret-i Resûlullah sallallâhü aleyhi ve sellem şeytanla konuşmuş ve sormuştur: "En çok sevmediğin kim?" Şeytan: "Sensin yâ Resûlallah." "Evini nerede kurdun?" "Benim evim denizlerin üzerindedir." Peygamber Efendimiz buyurmuştur: "Siz deniz kenarlarını kendinize yurt edinmeyin." Şeytan her sabah askerlerini insanların arasına gönderir. Akşam olduğunda toplar ve sorar: "Ne yaptınız?" Biri der: "Karı kocanın arasını bozdum." Şeytan: "Aferin, iyi yapmışsın." Birisi der: "Onu dinden, îmândan uzaklaştırdım." En beğendiği budur.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (22 Ocak 2011) — Mutluluk, Edep ve Tövbe

Semerci Hâfız Efendi kıssası nedir?

Allah rahmet eylesin. Hanımı sürekli bağırıyor, Hâfız Efendi hiç cevap vermiyor; zikir hâlinde. Kaşını kaldırsa kadın perç olur ama sabır ve hilm gösteriyor. “İmtihan her şey bu dünyada.”

Kaynak: 91. Dergah Sohbeti — Tevekkül, Kader ve Eşleri Tehdit Etmemek

Mevlânâ hazretlerinin sofra kıssası nedir?

Bir gün sofrasına bakıp “Soframız firavun sofrası oldu” demiştir. Bu söz, Müslümanın yaşam tarzını Hz. Peygamber’in sade ve mütevazı yaşantısıyla ölçmesi gerektiğini hatırlatır.

Kaynak: 92. Dergah Sohbeti — Dini Allah İçin Hâlis Kılmak ve Muhammed Mustafa Yörüngesi

İlham nedir?

Allah velîlere ilham verir, dervişlere de ilham verir. Kur’ân-ı Kerîm’de arıya vahyeden (Nahl 16/68) Allah, insana da vahyeder. Kalbî ilham herkese açık bir kapıdır. Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî hazretlerinin "Dinle" hitabı bu gerçeğe işaret eder: Rüyanı dinle, hâlini dinle, kâinatı dinle. Kalbinizdeki sesi dinleyin; o ses, Allah’ın size olan hitabıdır.

Kaynak: 99. Dergah Sohbeti — Rüya Âdâbı, Sevgi Mertebeleri ve İlham

101. Dergâh Sohbeti — Tasavvufta Disiplin, Borç Âdâbı ve İhlâs konusunu ele aldığımız bu sohbetin içeriği nedir?

Bu sohbette tasavvuf yolunda disiplinin gerekliliği, oruç ibadeti, nâfile ibadetlerin dervişteki hükmü, borç ve yardımlaşma âdâbı, ihlâs ve tenhalardaki samimiyet ile zikrullah halkasından ayrılanların durumu ele alınmaktadır.

Kaynak: 101. Dergâh Sohbeti — Tasavvufta Disiplin, Borç Âdâbı ve İhlâs

Tasavvuf yolunda yürüyen kişi ibadetlerini nasıl yapmalıdır?

Fiziksel yorgunluğu bahane ederek derse gelmemek nefsin bir oyunudur. Tasavvuf yolunda yürüyen kişi ibadetlerini tesbih tanesi gibi arka arkaya eklemeli, asla taviz vermemelidir.

Kaynak: 101. Dergâh Sohbeti — Tasavvufta Disiplin, Borç Âdâbı ve İhlâs

Nâfile ibadetler dervişte nasıl değerlendirilir?

Ehli tasavvufun nâfile ibadeti diye bir şey yoktur. Bir ibadete başladıysan söz vermişsindir; bizim için o ibadet artık vâcip hükmündedir.

Kaynak: 101. Dergâh Sohbeti — Tasavvufta Disiplin, Borç Âdâbı ve İhlâs

İhlâs ve samimiyet tenhalarda nasıl belirginleşir?

Hadîs-i kudsîde buyrulur ki; kul tenhalarda isyan ederse Allah mü’minlerin kalbine o kula karşı buğuz atar. İhlâs herkesin içinde değil, yalnızken belli olur.

Kaynak: 101. Dergâh Sohbeti — Tasavvufta Disiplin, Borç Âdâbı ve İhlâs

Zikrullah halkasından ayrılan kişinin durumu nedir?

Zikrullah Halkasından Ayrılanın Hâli 24 yıllık tecrübeyle sabittir: kim zikir halkasından gittiyse âbâd olmamıştır. Kişi haklılığını söyleyerek ayrılır ama sonunda perişan olur.

Kaynak: 101. Dergâh Sohbeti — Tasavvufta Disiplin, Borç Âdâbı ve İhlâs

Tasavvuf yolunda disiplin neden önemlidir?

Tasavvuf yolunda yürüyen kişi ibadetlerini tesbih tanesi gibi arka arkaya eklemeli, asla taviz vermemelidir. "Bu kavim kendisini değiştirmedikçe Allah onları değiştirmez" (Ra’d 13/11) âyeti bu disiplinin Kur’ânî temelini ortaya koyar.

Kaynak: 101. Dergâh Sohbeti — Tasavvufta Disiplin, Borç Âdâbı ve İhlâs

Derviş kardeşliğinin hukuku neden önemlidir?

Bu sohbette derviş kardeşliğinin hukuku, tebliğde sabır ve yumuşaklık, Allah’a âşıklığın hakikati ve zikrullah halkalarının önemi ele alınmaktadır. Cemaat içi ilişkilerde Kur’ân ve sünnet ölçüsü, istismarın önlenmesi, kadının tesettür hükmü ve kimseyi rencide etmeden tebliğ yöntemleri işlenmektedir.

Kaynak: 103. Dergah Sohbeti — Derviş Kardeşliğinde Hukuk, Tebliğde Sabır ve Allah’ın Âşı

Derviş kardeşliğinin istismarı neden tehlikelidir?

Samimi ve ihlâslı kardeşlik, bir mü’minin sahip olabileceği en büyük zenginliktir. Gerçek kardeşlik, Allah rızası için birbirini sevmek ve kollamaktır. Ancak bu kardeşliğin istismar edilmesi büyük bir tehlikedir.

Kaynak: 103. Dergah Sohbeti — Derviş Kardeşliğinde Hukuk, Tebliğde Sabır ve Allah’ın Âşı

Allah’ın özel sevdikleri neden özeldir?

Allah’ı seven çoktur, ancak Allah’ın sevdiği özel kimseler ayrı bir makam sahibidir. Allah’ı sevmek başlangıçtır; Allah tarafından sevilmek ise vuslattır.

Kaynak: 103. Dergah Sohbeti — Derviş Kardeşliğinde Hukuk, Tebliğde Sabır ve Allah’ın Âşı

Tebliğde yumuşaklık ve sabır neden önemlidir?

Tebliğin temel ilkesi sevdirmektir, nefret ettirmek değil. Kolaylaştırmaktır, zorlaştırmak değil. Bu, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) açık emridir.

Kaynak: 103. Dergah Sohbeti — Derviş Kardeşliğinde Hukuk, Tebliğde Sabır ve Allah’ın Âşı

Kimseyi rencide etmemek neden gerekir?

Başörtüsü takmayan bir kadına “Neden takmıyorsun?” diye sormak günahtır. Sakalı olmayan bir erkeğe bunu sorgulamak da aynı şekilde yanlıştır. Tebliğ, sorgulama değildir.

Kaynak: 103. Dergah Sohbeti — Derviş Kardeşliğinde Hukuk, Tebliğde Sabır ve Allah’ın Âşı

Zikrullah halkasında âşıklık ne demektir?

Âşık kör olur, mâşuktan başka görmez. Zikir halkasında yanındakini görüyorsan, henüz gerçek âşık değilsin demektir. Gerçek âşık, zikir anında yalnızca Allah’ı görür, yalnızca Allah’ı duyar.

Kaynak: 103. Dergah Sohbeti — Derviş Kardeşliğinde Hukuk, Tebliğde Sabır ve Allah’ın Âşı

Lâ ilâhe illallah kelimesi neden önemlidir?

Ehl-i Kıble’yi tekfir yasağı — Lâ ilâhe illallah diyen kimseyi kâfir saymak yasaklanmıştır. Lâ ilâhe illallah kurtulur — Bu kelimeyi samimiyetle söyleyen kurtuluşa erer.

Kaynak: 103. Dergah Sohbeti — Derviş Kardeşliğinde Hukuk, Tebliğde Sabır ve Allah’ın Âşı

Zikrullah halkasında örtücü ve sarıcı olma ne anlama gelir?

Örtücü ol, sarıcı ol. Kardeşinin ayıbını ört, yarasını sar. Bu, gerçek derviş ahlakıdır ve zikrullah halkasının edebindendir.

Kaynak: 103. Dergah Sohbeti — Derviş Kardeşliğinde Hukuk, Tebliğde Sabır ve Allah’ın Âşı

Kur’ân ve sünnet neden cemaat içi ilişkilerde ölçüt olarak kullanılır?

Cemaat içi ilişkilerde Kur’ân ve sünnet ölçüsü, istismarın önlenmesi, kadının tesettür hükmü ve kimseyi rencide etmeden tebliğ yöntemleri işlenmektedir.

Kaynak: 103. Dergah Sohbeti — Derviş Kardeşliğinde Hukuk, Tebliğde Sabır ve Allah’ın Âşı

Allah’ın dostlarına savaş neden emredilir?

Allah’ın dostlarına savaş (hadis-i kudsî) — "Kim benim velî kuluma düşmanlık ederse, ben ona savaş açarım."

Kaynak: 103. Dergah Sohbeti — Derviş Kardeşliğinde Hukuk, Tebliğde Sabır ve Allah’ın Âşı

Tâhâ 20/44 âyeti neden önemlidir?

Tâhâ 20/44 — Mûsâ ve Hârûn’a firavuna yumuşak söz söyleme emri.

Kaynak: 103. Dergah Sohbeti — Derviş Kardeşliğinde Hukuk, Tebliğde Sabır ve Allah’ın Âşı

Müslüman kardeşine sert bakış neden yasaktır?

Müslümana sert bakış — Müslüman kardeşine sert bakan ona eziyet etmiş olur.

Kaynak: 103. Dergah Sohbeti — Derviş Kardeşliğinde Hukuk, Tebliğde Sabır ve Allah’ın Âşı

Kalplere bakmak hadisi neden önemlidir?

Kalplere bakmak hadisi: "Allah sizin suretlerinize ve mallarınıza değil, kalplerinize ve amellerinize bakar."

Kaynak: 103. Dergah Sohbeti — Derviş Kardeşliğinde Hukuk, Tebliğde Sabır ve Allah’ın Âşı

Derviş kardeşliği neden istismar edilmemelidir?

Kardeşlik bağını maddi çıkar, makam veya dünyevî menfaat için kullananlar, bu nimetin kadrini bilmeyenlerdir. İstismar eden kişi zikrullah halkasından uzaklaştırılır.

Kaynak: 103. Dergah Sohbeti — Derviş Kardeşliğinde Hukuk, Tebliğde Sabır ve Allah’ın Âşı

Zikrullah halkasında kimseyi dışlamak neden yasaktır?

Kimseyi dışlamak, ayrıştırmak veya küçümsemek tebliğin ruhuna aykırıdır. Herkes manevî yolculuğunun farklı bir aşamasındadır.

Kaynak: 103. Dergah Sohbeti — Derviş Kardeşliğinde Hukuk, Tebliğde Sabır ve Allah’ın Âşı

Allah’ın sevdiği özel kimselerin zikri neden manevî sıçrama sağlar?

Bu özel kimselerin bir kez “Allah” demesi, onları trilyon yol kat ettiren bir manevî sıçramadır. Zira onların zikri dilleriyle değil kalpleriyledir.

Kaynak: 103. Dergah Sohbeti — Derviş Kardeşliğinde Hukuk, Tebliğde Sabır ve Allah’ın Âşı

Oruç, ehl-i tasavvuf perspektifinden nasıl değerlendirilmektedir?

Ehl-i tasavvufta oruç, fazilet kazanmak ya da sevap biriktirmek için tutulan bir ibadettir. Oruç, doğrudan Allah için tutulan bir ibadettir.

Kaynak: 104. Dergah Sohbeti — Ramazan, Orucun Hakikati ve Tayy-i Mekân

Kadir Gecesi’ni sadece bir geceye sıkıştırmak, diğer geceleri boş geçirmek demek midir?

Kadir Gecesi’ni sadece bir geceye sıkıştırmak, diğer geceleri boş geçirmek demektir. Halbuki her gece Allah’ın tecellîsi vardır. Ârif olan, her anı Kadir bilir, her nefesi ibadet kılar.

Kaynak: 104. Dergah Sohbeti — Ramazan, Orucun Hakikati ve Tayy-i Mekân

Peygamber Efendimiz’i rüyada görmek için ne yapılması gerekir?

Bir derviş üstadına gelip "Peygamber Efendimiz’i rüyamda görmek istiyorum ama göremiyorum" demiştir. Üstadı ona "Evlâdım, tuz yala biraz" demiştir. Derviş hiç itiraz etmeden, "Ben koyun muyum tuz yalayacağım?" demeden, "Emredersiniz efendim" diyerek tuz yalamaya başlamıştır.

O gece derya derya koştu, susamaktan deryadan deryaya gitti. Sabah olunca üstadı sordu: "Evlâdım, rüyanda ne gördün?" Derviş: "Sabaha kadar sudan suya koştum, deryadan deryaya koştum" dedi. Üstadı: "İşte evlâdım, insanın sevdiğini görmesi, sevdiğine ulaşması için ona âşık olması lâzım" dedi.

Kaynak: 105. Dergah Sohbeti — Zikrullahın Delilleri, Nefis Engeli ve Kadere Rızâ

Allah’ın hukukuna riâyet etmenin önemini neden vurgular?

Hz. Abdullah bin Abbas radıyallahu anhin naklettiği hadis-i şerif sohbetin merkezini oluşturmaktadır. Seven kimseye düşen şey, sevdiğinin hukukunu korumaktır. Sevmek, hududu çiğnemek değil; aksine sevdiğinin hukukuna hiyânet etmek, sevdiğinin hukukuna bağlanmaktır.

Kaynak: 106. Dergah Sohbeti — Tasavvuf, Allah’ın Hukukuna Riâyet ve Kur’ân’ı Yaşamak

Îsâ Aleyhisselâm’ın üç grubu ziyareti ne anlama gelir?

Hadis-i şerifte nakledildiği üzere Îsâ aleyhisselâm yolda yürürken ibadet eden bir topluluk görür. Onlara sorar: "Niçin ibadet ediyorsunuz?" Allah’tan korktukları için ibadet ettiklerini söylerler. "Benim aradıklarım sizler değilsiniz" der, yürür. İkinci bir topluluk görür, onlar da Allah’ın cenneti için ibad, "Benim aradıklarım sizler de değilsiniz" der. Üçüncü bir cemaate ulaşır; onlar Allah’ı zikreder, Allah’ı hallerler. "Siz niçin ibadet ediyorsunuz?" diye sorar. "Biz Allah’ı sevdiğimiz için ibadet ediyoruz" derler. "İşte benim aradıklarım bunlardır" der ve onların yanına oturur.

Kaynak: 106. Dergah Sohbeti — Tasavvuf, Allah’ın Hukukuna Riâyet ve Kur’ân’ı Yaşamak

Hz. Abdullah bin Abbas hadisi ne anlama gelir?

Hz. Abbas radıyallahu anhın oğlu Abdullah, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin atının terkisindeyken şu nasihati almıştır: "Ey oğlum, sen Allah’ın hukukunu gözet ki Allah da seni gözetsin. Sen Allah’ın hukukunu koru, Allah da senin hukukunu korusun."

Kaynak: 106. Dergah Sohbeti — Tasavvuf, Allah’ın Hukukuna Riâyet ve Kur’ân’ı Yaşamak

Allah’ın hukukunun ne anlama gelir?

Allah’ın hukukunun olmadığı, Allah’ın hukukunun tecellî etmediği hayatımızın hiçbir safhası yoktur. Namaz Allah’ın hududu ve hukukudur; namazı kılmazsan Allah seni korumaz. Oruç Allah’ın hududu ve hukukudur; orucu kasten yersen Allah senin hududunu korumaz. Zekât Allah’ın hududu ve hukukudur; o hududa riâyet etmezsen Allah seni korumaz.

Kaynak: 106. Dergah Sohbeti — Tasavvuf, Allah’ın Hukukuna Riâyet ve Kur’ân’ı Yaşamak

Tevhidin sır noktası nedir?

Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri Hz. Abdullah bin Abbas’a atının terkisinde iken şöyle buyurmuştur: "Bütün insanlar toplansalar sana iyilik yapmak isteseler, Allah yaratmadıkça sana hiçbir iyilik yapamazlar. Bütün insanlar toplansalar sana kötülük yapmak isteseler, Allah müsaade etmedikçe sana hiç kimse kötülük yapamaz." Bu hadis-i şerif tevhidin sır noktasıdır.

Kaynak: 106. Dergah Sohbeti — Tasavvuf, Allah’ın Hukukuna Riâyet ve Kur’ân’ı Yaşamak

Hududu çiğnemek ne sonuçlara neden olur?

Dünya insanlık tarihinde insanların helâki Allah’ın hukukunu çiğnemelerinden dolayıdır. Kim verdiği sözü yerine getirmez, kim Allah’a vermiş olduğu sözleri yerine getirmezse o helâk olur. Kim dostlarının arasında fitne çıkarırsa o helâk olur. Kim Allah’ın koyduğu sınırları aşarsa o helâke uğrar.

Kaynak: 106. Dergah Sohbeti — Tasavvuf, Allah’ın Hukukuna Riâyet ve Kur’ân’ı Yaşamak

Zikrullah halkası ne anlama gelir?

Allah bir kimseyi zikir halkasından uzaklaştırmaz. Ama o kimse yapmış olduğu ameller neticesinde Allah’a lâyık olmaktan uzaklaşır. Zikrullah halkası, sâlihlerin ve temizlerin halkasıdır. O halkada duranlar zâhirde kirli gibi görünseler de bâtında temizdirler. Bâtında temiz olanlar zikrullah halkasında ölünceye kadar devam ederler.

Kaynak: 106. Dergah Sohbeti — Tasavvuf, Allah’ın Hukukuna Riâyet ve Kur’ân’ı Yaşamak

Tasavvuf, Kur’ân’ı yaşamak mıdır?

Tasavvuf, Allah’ın hukukuna riâyet etmek, hukuku çiğnememek, ince davranmaktır. Yalan söylememek, yemin etmemek, vefasız olmamak, nankör olmamak, fitneci olmamak, diline gözüne eline ayağına sahip çıkmak — bütün bunlar Allah’ın hukukuna riâyet etmektir. Din yaşamak içindir. Kur’ân-ı Kerim bir insana, insanların en kâmiline, Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerine indirilmiştir ve O, Kur’ân’ı yaşamıştır.

Kaynak: 106. Dergah Sohbeti — Tasavvuf, Allah’ın Hukukuna Riâyet ve Kur’ân’ı Yaşamak

Peygamber Efendimiz’in hayatı ne anlama gelir?

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin hayatının başlangıcından ebediyete kadar hayatı Kur’ân’dır. Maddî tarafı Kur’ân-ı Kerim ve hadis-i şeriflerle bellidir. Manevî tarafı hâlen Muhammed Mustafa Peygamberdir; hâlâ vazife başındadır, hâlâ bütün ümmet-i Muhammed’e Rahmân ve Rahîm sıfatlarıyla tecellî etmektedir.

Kaynak: 106. Dergah Sohbeti — Tasavvuf, Allah’ın Hukukuna Riâyet ve Kur’ân’ı Yaşamak

Dövme yaptırmak haram mıdır?

Müslüman olduktan sonra bile bile dövme yaptırmak haramdır. Suyun altına geçip geçmemesi meselesi ise fakihler arasında tartışılmıştır; derinin altına giren mürekkebin abdeste mâni olup olmadığı konusunda farklı görüşler mevcuttur.

Kaynak: 107. Dergah Sohbeti — Sebeplere Tevessül, Derviş Ahlâkı ve Evlilikte Muamele Âdâ

Kalp kırmamak dervişliğin ne ifade eder?

Dervişlik yolunun en temel imtihanlarından biri kalp kırmamaktır. Bir dervişin en büyük vazifesi, karşısındakinin gönlünü hoş tutmak, kalbini kırmamaktır. Zira kalp, Cenâb-ı Hakk’ın nazargâhıdır. Kalp kırıldığında o nazargâh zarar görür.

Kaynak: 107. Dergah Sohbeti — Sebeplere Tevessül, Derviş Ahlâkı ve Evlilikte Muamele Âdâ

Hz. Ali’nin düşmanını bıraktığı hikâye ne anlatır?

Hz. Ali kerremallahu vechehu Efendimiz savaş meydanında bir düşmanı yere sermişti. Tam kılıcını vuracakken düşman Hz. Ali’nin yüzüne tükürdü. O anda Hz. Ali kılıcını çekti ve düşmanı bıraktı. Düşman şaşkınlık içinde sordu: "Beni öldürecektin, neden bıraktın?" Hz. Ali Efendimiz şöyle cevap verdi: "Ben seni Allah için öldürecektim. Sen yüzüme tükürünce nefsim devreye girdi. Artık seni Allah için değil, nefsim için öldürecektim. Bu yüzden bıraktım." Bu kıssa, bir dervişin her hareketinde niyetini kontrol etmesi gerektiğini, nefsin devreye girdiği anda durması gerektiğini öğretir.

Kaynak: 107. Dergah Sohbeti — Sebeplere Tevessül, Derviş Ahlâkı ve Evlilikte Muamele Âdâ

Üç sahabe ne karar vermiş ve Peygamber Efendimiz ne buyurmuştur?

Üç sahabe bir araya gelerek kendi aralarında karar almışlardı: Biri "ben evlenmeyeceğim" dedi, diğeri "ben yemek yemeyeceğim, hep oruç tutacağım" dedi, üçüncüsü "ben uyumayacağım, hep ibadet edeceğim" dedi. Bunu duyan Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri onları topladı ve şöyle buyurdu: "Ben sizin Allah’tan en çok korkanınızım, en çok takvâ sahibinizim. Ama ben hem oruç tutarım hem yerim, hem namaz kılarım hem uyurum, hem de evlenirim. Kim benim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir." Bu hadis-i şerif, İslâm’ın ifrat ve tefritten uzak, dengeli bir hayat tarzı emrettiğini açıkça gösterir.

Kaynak: 107. Dergah Sohbeti — Sebeplere Tevessül, Derviş Ahlâkı ve Evlilikte Muamele Âdâ

Kötülüğe karşı üç mertebe nedir?

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri buyurmuştur: "Sizden biriniz bir kötülük gördüğünde onu eliyle düzeltsin. Eğer buna gücü yetmezse diliyle düzeltsin. Ona da gücü yetmezse kalbiyle buğz etsin ki bu imanın en zayıf derecesidir." Mustafa Özbağ Efendi bu hadis-i şerifi şöyle açıklamaktadır: El ile düzeltmek devlete aittir, çünkü yaptırım gücü devlettedir. Dil ile düzeltmek âlimlere, hocalara, mürşitlere aittir; onlar tebliğ eder, anlatır, öğretir. Kalp ile buğzetmek ise her Müslümana aittir. Herkes en azından kötülüğe kalbiyle karşı çıkabilir, razı olmadığını kalbinde hissedebilir.

Kaynak: 107. Dergah Sohbeti — Sebeplere Tevessül, Derviş Ahlâkı ve Evlilikte Muamele Âdâ

Topal tilki hikâyesi ne anlatır?

Bir şehzadenin kitabından aktarılan bu hikâye son derece ibretlidir. Bir derviş yolda giderken topal bir tilki görür. Tilki bacağı kırık, hareket edemiyor. Derviş merak eder: "Bu tilki nasıl beslenecek?" O sırada bir aslan avını yiyip gider, tilki de aslanın artığından karnını doyurur. Derviş bunu görünce der ki: "Demek ki Allah her kulunu besliyor. Ben de bir kenara çekilip oturayım, Allah beni de besler." Oturur, bekler. Günler geçer, aç kalır, bitap düşer. O sırada bir ses gelir: "Ey derviş! Sen tilkiliğe özenirsin de aslanlığa özenmezsin? Aslan olmaya çalış, topal tilki olma!" Bu hikâye sebeplere tevessülün önemini anlatır.

Kaynak: 107. Dergah Sohbeti — Sebeplere Tevessül, Derviş Ahlâkı ve Evlilikte Muamele Âdâ

Sebeplere tevessül ve dergâh âdâbı arasında nasıl bir ilişki vardır?

Mustafa Özbağ Efendi, sebeplere tevessül meselesini dergâh âdâbıyla birleştirerek anlatmaktadır. Dergâhın temiz tutulması, kardeşlerin güler yüzlü olması, gelen misafire hürmet edilmesi hep sebeplere tevessüldür. Gelen kimsenin kalbine hidayet verecek olan Allah’tır; ama sen sebepler dairesinde o kimsenin gönlünü hoş tutacaksın, kalbini kırmayacaksın.

Kaynak: 107. Dergah Sohbeti — Sebeplere Tevessül, Derviş Ahlâkı ve Evlilikte Muamele Âdâ

Sadaka âyeti ne anlatır?

Bakara Sûresi 273. âyet-i kerimede Cenâb-ı Hak buyurmaktadır: "Sadakalarınızı, kendilerini Allah yoluna adamış, yeryüzünde dolaşamayan, hayâlarından dolayı tanımayanların onları zengin sandığı yoksullara verin. Sen onları yüzlerinden tanırsın. Onlar yüzsüzlük edip insanlardan bir şey istemezler. Hayır olarak harcadıklarınızı Allah mutlaka bilir." Mustafa Özbağ Efendi bu âyeti şöyle tefsir etmektedir: Bu âyette tarif edilen kimseler, kendilerini Allah yoluna adamış, Allah yolunda koşturan, ancak maddî imkânsızlıktan dolayı dolaşamayan, cihada çıkamayan, tebliğ yapamayan kimselerdir. Hayâlarından dolayı kimseden bir şey istemezler. Onlara sadaka vermek, Allah yolundaki mücadeleyi desteklemektir.

Kaynak: 107. Dergah Sohbeti — Sebeplere Tevessül, Derviş Ahlâkı ve Evlilikte Muamele Âdâ

Şefaat nedir?

Cemaatten Gelen Eleştiri Mektubu

Bir kardeş mektup yazmış: "Sohbetlerinizde hep ‘Bir insan başkalarının dertleriyle dertlenmedikçe gerçek imat etmiş olmaz’ diyorsunuz. Cemaatiniz çok kalabalık, birçoğu işsiz ve güçsüz. Niçin onlara iş konusunda yardımcı olmuyorsunuz? Saygın bir konumunuz varmış; neden insanlara ekmek giydirmiyorsunuz, işlere yerleştirmiyorsunuz?" diyor ve ekliyor: "Anlatırsınız hep ayetlerden ve hadislerden, ama bir türlü icraat yok."

Kaynak: 109. Dergah Sohbeti — Şefaat, Dervişlik ve Peygamberimize Verilen Beş Hususiyet

Peygamber Efendimiz’e verilen beş hususiyet nedir?

1. Bütün İnsanlara Gönderilmesi

Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri buyurmuştur: "Bana bu gece beş tane hiçbir peygambere verilmeyen hususiyet verildi." Birincisi: benden önceki peygamberler birer kavme gönderildi; ben bütün insanlara gönderildim. Resulullah hâtemü’l-enbiyâ, son peygamberdir; sadece Arapların değil, bütün insanlığın peygamberidir.

2. Düşmanların Kalbine Korku Salınması

"Allah düşmanlarımın kalbine korku saldı; bir aylık mesafede de olsalar bizden korkarlar." Bu, Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri’nin ve ümmetinin özelliğidir. Ümmetin bu hâlinden dahi korkuyorlar kâfirler.

3. Ganimetlerin Helal Kılınması

Muhammed ümmetine düşmanlardan alınan ganimetler helal kılınmıştır. Eski peygamberler ganimetleri yakarlardı, onlara yasaklanmıştı. Savaşta alınan ganimet, kazancın en helâli, en temizi, en masumudur. İkincisi ticarettir, üçüncüsü sanattır, dördüncüsü ziraattır.

4. Yeryüzünün Mescit Kılınması

"Bütün yeryüzü bana mescit kılındı." Ümmet-i Muhammed’e yeryüzü mescittir. Biz namazı illaki camide kılmak zorunda değiliz. Cemaat ediniz: iş yerlerinizde, sokaklarda, yollarda, evlerde cemaat ediniz. Her yeri mescit ediniz. Hristiyanlar kilisede, Yahudiler havrada ibadet etmek zorunda; onlar dar dairede kalmış, kısıtlanmış. Ümmet-i Muhammed hürdür; yolda giderken namazımızı kılarız, orucumuzu tutarız, nikâhımızı kıyarız. Hiçbir yere bağlı değiliz.

5. Duasını Mahşere Saklaması — Şefaat

"Her peygamber dünyada istedi, Allah da istediklerini verdi. Ben istemeyi kıyamet gününe bıraktım." Peygamber Efendimiz o duasını mahşere sakladı. Her kim kelime-i şehâdet getirirse herkese şefaat edecektir. Mahşerde kurulacak olan büyük hesap gününde topraktan ilk kalkacak olan Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri olacaktır.

Kaynak: 109. Dergah Sohbeti — Şefaat, Dervişlik ve Peygamberimize Verilen Beş Hususiyet

109. Dergah Sohbeti — Şefaat, Dervişlik ve Peygamberimize Verilen Beş Hususiyet nedir?

Şefaat: Cemaatten Gelen Eleştiri Mektubu

Bir kardeş mektup yazmış: "Sohbetlerinizde hep ‘Bir insan başkalarının dertleriyle dertlenmedikçe gerçek imat etmiş olmaz’ diyorsunuz. Cemaatiniz çok kalabalık, birçoğu işsiz ve güçsüz. Niçin onlara iş konusunda yardımcı olmuyorsunuz? Saygın bir konumunuz varmış; neden insanlara ekmek giydirmiyorsunuz, işlere yerleştirmiyorsunuz?" diyor ve ekliyor: "Anlatırsınız hep ayetlerden ve hadislerden, ama bir türlü icraat yok."

Kaynak: 109. Dergah Sohbeti — Şefaat, Dervişlik ve Peygamberimize Verilen Beş Hususiyet

Kötülüğe buğuz demek ne demektir?

Siz bir kötülük gördüğünüzde elinizle mümkünse elinizle; elinizle mümkün değilse dilinizle; dilinizle mümkün değilse kalben buğuz ederek önlemeye çalışırsınız. Kalben buğuz etmek kötülüklere karşıdır.

Kaynak: 110. Dergah Sohbeti — Kötülüğe Buğuz, Zikrin Kıymeti ve Teslimiyet

Kötülük ve iyilik birer varlık mıdır?

İyilikler de kötülükler de birer varlık gibidir. Hastalık varlıktır, ölüm varlıktır, nefis varlıktır. Bunlar dolaşır. Kötülük dolaşırken sen onu satın alırsın; sen onu istersin, talep edersin. O sana tatlı gelir, lezzetli gelir o esnada. O seni yener ve sen elini uzatıp alırsın.

Kaynak: 110. Dergah Sohbeti — Kötülüğe Buğuz, Zikrin Kıymeti ve Teslimiyet

Kötülüğü önlemek ne demektir?

Bir kötülük görürseniz onu elle durdurun; mümkün değilse dille ikaz edin, irşad edin; o da mümkün değilse kalben buğuz edin. Ama buğuz kötülüğedir, kötüye değildir.

Kaynak: 110. Dergah Sohbeti — Kötülüğe Buğuz, Zikrin Kıymeti ve Teslimiyet

Kötülüğü işleyen kişi nasıl değerlendirilir?

Kötülüğü işleyen insan o esnada kötüdür. Kötülüğü terk ettiyse o insan iyidir. İçkiyi içen insan o esnada kötüdür; içki onun üzerinden giderse o iyi insandır.

Kaynak: 110. Dergah Sohbeti — Kötülüğe Buğuz, Zikrin Kıymeti ve Teslimiyet

Hastalık ve ölüm sebebi kimin eliyle alınır?

Hastalıktan kimse kendi kendine ölmez; hastalığa kapı aralarız, alırız elimize onu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri’nin ölüm sebebi Hayber’de Yahudi kadının kuzu budunda yedirdiği zehirdir. Ölüm sebebini Peygamber Efendimiz kendi eliyle aldı.

Kaynak: 110. Dergah Sohbeti — Kötülüğe Buğuz, Zikrin Kıymeti ve Teslimiyet

Fatiha’nın akılla ilişkisi nedir?

Tasavvuf anlayışımız aklı reddetmek değildir. Akıl sahipleri Allah’ı bulurlar, Allah’a yönelirler. Akıl sahipleri Allah’ın emirlerini dinlerler. Akıl sahipleri Resulullah’ı tanırlar ve sünnetine tâbi olurlar. Akıl sahipleri bir üstada bağlanılması gerektiğini bilirler. Akıl sahipleri ancak Allah’ın zikrini anlayabilir, algılayabilir ve Allah’ı zikrederler.

Kaynak: 110. Dergah Sohbeti — Kötülüğe Buğuz, Zikrin Kıymeti ve Teslimiyet

Namazın kötülüklerden alıkoyduğu nedir?

Ankebût Sûresi 45. âyet: "Kitabı oku, namazı dosdoğru kıl. Namaz seni kötülüklerden alıkoyar. Ve Allah’ı zikretmek en büyük iştir." Namazda gözün varsa kötülük sana yaklaşmayacak. Bir namazdan bir namaza gözünü diktin mi, kötülük sana yaklaşmayacak. Namazın mâneviyatı, nûrâniyeti, kutsiyeti kötülüğü kovacak.

Kaynak: 110. Dergah Sohbeti — Kötülüğe Buğuz, Zikrin Kıymeti ve Teslimiyet

Dervişin hiçbir şey istememesi neden?

Seyahate çıkan derviş; yiyecek, yatacak, harcanacak bir şey istemez. Dervişler, zikre giden kardeşler, sakın gittiğiniz hiçbir yerde hiçbir şey istemeyin: "Nerede yemek yiyeceğiz, nerede su içeceğiz, nerede yatacağız?" Hayır. Soracağınız tek bir şey var: "Kardeş, sen benim zikir yerini söyle; başka bir şey lazım değil." Derviş odur.

Kaynak: 110. Dergah Sohbeti — Kötülüğe Buğuz, Zikrin Kıymeti ve Teslimiyet

Sevginin özü ve kabuğu nedir?

Sevdiğini ölçülü sev; bir gün düşmanın olabilir. Düşmanına ölçülü düşmanlık yap; bir gün sevgilin olabilir. Nefsinden severse insan bir gün düşman olur. "Seni çok seviyorum" diyen bir gün elinde hançer senin karşına çıkar. Neden? Çünkü sen "seni çok seviyorum" diyene teslim olursun; ondan hiçbir şey beklemezsin. Teslim olduğun an, sütü bozulursa gelir hançerler seni.

Kaynak: 110. Dergah Sohbeti — Kötülüğe Buğuz, Zikrin Kıymeti ve Teslimiyet

Sabır ve teslimiyet ne demektir?

Sakın "Beni buraya neden attın?" deme. İsyan etmek yok, karşı gelmek yok. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri dua ederdi: "Bilerek veya bilmeyerek, isteyerek veya istemeyerek, nefsime uyarak, kusuruma uyarak, duygularıma yenilerek ne yaptıysam beni affet." Sen Allah’ı zikret; O senin rızkını da ihtiyacını da önüne getirir. Ama sen razı ol; şikyet etme. Sen en merhametliye, merhametsizlere şikâyet ediyorsun. Sen derdini yaratanı, derdini yaratıp da devasını yaratanı bırakıp, derdinin içinde boğulanlardan derman arıyorsun.

Kaynak: 110. Dergah Sohbeti — Kötülüğe Buğuz, Zikrin Kıymeti ve Teslimiyet

Din nasıl anlatılmalıdır?

Dinin anlatılma noktası, tavsiye edilme noktası, tebliğ edilme noktası Kur’an-ı Kerim’in sünneti içerisindedir. Her zamanın terbiyesi farklıdır, her zaman aynı sülûk yaşanmaz. Yol, bu benim kendi şahsî kanaatim: adına her ne dersek diyelim, Kur’an ve sünnete uyması gerekir. Muhammed Mustafa’nın izine basılmayan bir yol, yol değildir.

Kaynak: 112. Dergah Sohbeti — Hz. Lokman’ın Nasihatleri, Tarikat ve Tövbe

Tarikattan düşenin parçası bulunmaz mı?

Evet, bir edebi, bir âdâbı, bir disiplini anlatmak için cümle kurulmuş bir sözdür. Ama Muhammed Mustafa’nın öğretisinin önüne geçmemesi gerekir. Hani bir sahâbî devamlı içki içiyordu, namaz da kılıyordu. Her seferinde Peygamber’e şikâyet ettiklerinde Resulullah dedi ki: "Namaz kılıyor mu? Namaz onu kötülüklerden alıkoyar." Yol uzundur, insanlar iniş çıkış yaşarlar, hata yaparlar.

Kaynak: 112. Dergah Sohbeti — Hz. Lokman’ın Nasihatleri, Tarikat ve Tövbe

Kardeşlikte selamlaşmanın önemi nedir?

Karşılaştığınız din kardeşlerinizle selamlaşmayı kasten kesmeyin. Aranızda bir sıkıntı olabilir, bir problem olabilir; selamlaşmayı kesmek Sünnet-i Resulullah’a uygun değildir. Ancak bir üstad, bir ilim erbâbı, bir âlim böyle bir şey söylerse — "Şu kişiyle selamlaşmayı kesin" derse — o sünnete uygun bir terbiye olarak değerlendirilir. Ama ötekinin berinin sözüyle birbirinize selamlaşmayı kesmeyin. "Selâmı yayınız" Hadis-i Şerif’tir.

Kaynak: 112. Dergah Sohbeti — Hz. Lokman’ın Nasihatleri, Tarikat ve Tövbe

İnsanların kusurlarını görmemek neden önemlidir?

Genişletin, daraltmayın. Etrafınızdaki insanların kusurlarını görmeyin. Onların yanlışlıklarını görmeyin. Bu sizi kibre götürür, büyüklenmeye götürür. Ehl-i tasavvuf etrafındaki insanların eksiklikleriyle uğraşmaz; onları iyiliğe emreder, kötülüklerden nehyetmeye çalışır. Ama bu nasihat noktasındadır.

Kaynak: 112. Dergah Sohbeti — Hz. Lokman’ın Nasihatleri, Tarikat ve Tövbe

Allah’ın her şeyden haberdar olması neden önemlidir?

Allah Habîr’dir, her şeyden haberdardır. Allah Latîf’tir, her şeyin içerisinde tecelliyâtı vardır. Günahlarından da haberdar, hayırlarından da. Onu Allah’tan saklayamazsın, gizleyemezsin. Eğer Allah bunu görmez bilmez diye düşünürsen şirke düşersin. Şirk ise en büyük küfürdür, affedilmesi mümkün değildir.

Kaynak: 112. Dergah Sohbeti — Hz. Lokman’ın Nasihatleri, Tarikat ve Tövbe

Namazı devamlı kılmak neden önemlidir?

Ey oğulcuğum, namazı devam üzere kıl. Çünkü namaz seni kemâle erdirecek, kötülüklerden alıkoyacak, Allah’a yaklaştıracak, eğitecek, olgunlaştıracak, Allah’a kul olduğunu her daim hatırlatacak. Beş vakit namazını kıl, sünnetlerini kıl ve kendini devamlı namazda tutma gayretinde ol.

Kaynak: 112. Dergah Sohbeti — Hz. Lokman’ın Nasihatleri, Tarikat ve Tövbe

Ma’rufu emretmek ve münkerden nehyetmek neden önemlidir?

Ma’ruf ile emret, münkerden nehyet ve sana isabet edecek kötülüğe sabret. Cidden bunların hepsi azmedilecek işlerdendir. Sen kemal ehlisin, hikmet ehlisin; namazın seni kemâle erdirmesiyle kenarda durma. İnsanlara iyiliği emredeceksin, güzel ahlakı, imanı, namazı, abdesti, orucu, sünneti anlatacaksın.

Kaynak: 112. Dergah Sohbeti — Hz. Lokman’ın Nasihatleri, Tarikat ve Tövbe

İnsanlara surat asmak neden yasaktır?

İnsanlara surat asma, yerde kasılarak yürüme. Hakikaten Allah övünen, gururlu kimseyi sevmez. Sen kemâle geldiğinde, bu yolu geçtikten sonra birisine surat asma. Birisi içki içiyor diye, sigara içiyor diye ona surat asma. Birisi sana bir şey sormaya geldiğinde ona surat asma.

Kaynak: 112. Dergah Sohbeti — Hz. Lokman’ın Nasihatleri, Tarikat ve Tövbe

Sesini yükseltmek neden yasaktır?

Yürüyüşünü orta yürüyüşle yürü. Sesini yükseltme. Çünkü seslerin en çirkin, en hoşa gitmeyeni eşeklerin sesidir. Bağırıp çağırma, fevran etme. Hanımına, eşine, dostuna, çocuklarına bağırma. Kadınlar çocuklarınıza bağırıp durmayın, adamlar eşlerinize bağırıp durmayın.

Kaynak: 112. Dergah Sohbeti — Hz. Lokman’ın Nasihatleri, Tarikat ve Tövbe

Hazreti Lokman’ın nasihatleri nelerdir?

Allah’ın Her Şeyden Haberdar Oluşu — Lokman Sûresi’nde Hazreti Lokman oğluna önce şirke düşmemesini, küfre düşmemesini, annesine babasına hürmet ve hizmet etmesini tavsiye ediyor. Ardından diyor ki: "İşlediğin amel bir hardal tanesi kadar olsa da bir kayanın içinde bulunsa, yahut semalarda olsa, yah, arzda bilinmedik bir yerde olsa, Allah onu getirir mizana koyar. Hakikaten Allah Latîf’tir, Habîr’dir."

Kaynak: 112. Dergah Sohbeti — Hz. Lokman’ın Nasihatleri, Tarikat ve Tövbe

Hz. Lokman’ın nasihatleri neden önemlidir?

Hazreti Lokman Aleyhisselam köleydi, Habeşli bir köle. Ve sahibi çok zengindi, sürüleri vardı. Bir gün sahibi dedi ki: "Bana bir koyun kes, onun en güzel tarafını getir." Hazreti Lokman gitti bir koyun kesti; koyunun kalbini ve dilini aldı getirdi. Sahibi baktı: "Koyunun en kıymetli yeri bu mu?" "Evet" dedi. "Bir koyun daha kes, en kötü tarafını getir." Hazreti Lokman bir koyun daha kesti; yine kalbini ve dilini getirip masanın üzerine koydu. İyi de budur, kötü de budur. Hikmet budur. Eğer kalbinde iyilik varsa dilinde de iyilik olacak; kalbindeki iyilik kulağına, gözüne, eline, ayağına akseder. Eğer kalbinde kötülük varsa diline, eline, ayağına, gözüne, kulağına kötülük aksedecektir. Kalp; güzelliğin, çirkinliğin, iyiliğin, kötülüğün, doğruluğun, yanlışlığın, edebin, edepsizliğin yeri.

Kaynak: 112. Dergah Sohbeti — Hz. Lokman’ın Nasihatleri, Tarikat ve Tövbe

Hz. Lokman’ın koyun kıssası ne anlatır?

Hazreti Lokman Aleyhisselam köleydi, Habeşli bir köle. Ve sahibi çok zengindi, sürüleri vardı. Bir gün sahibi dedi ki: "Bana bir koyun kes, onun en güzel tarafını getir." Hazreti Lokman gitti bir koyun kesti; koyunun kalbini ve dilini aldı getirdi. Sahibi baktı: "Koyunun en kıymetli yeri bu mu?" "Evet" dedi. "Bir koyun daha kes, en kötü tarafını getir." Hazreti Lokman bir koyun daha kesti; yine kalbini ve dilini getirip masanın üzerine koydu. İyi de budur, kötü de budur. Hikmet budur. Eğer kalbinde iyilik varsa dilinde de iyilik olacak; kalbindeki iyilik kulağına, gözüne, eline, ayağına akseder. Eğer kalbinde kötülük varsa diline, eline, ayağına, gözüne, kulağına kötülük aksedecektir. Kalp; güzelliğin, çirkinliğin, iyiliğin, kötülüğün, doğruluğun, yanlışlığın, edebin, edepsizliğin yeri.

Kaynak: 112. Dergah Sohbeti — Hz. Lokman’ın Nasihatleri, Tarikat ve Tövbe

Hz. Lokman’ın nasihatleri nelerdir?

Âyet: Lokmân Sûresi 16 — "Ey oğulcuğum, işlediğin amel bir hardal tanesi ağırlığında olsa da… Allah onu getirir. Şüphesiz Allah Latîf’tir, Habîr’dir" Âyet: Lokmân Sûresi 17 — "Ey oğulcuğum, namazı devamlı kıl, iyiliği emret, kötülükten nehyet, sana isabet edene sabret; bunlar azmedilecek işlerdendir" Âyet: Lokmân Sûresi 18-19 — "İnsanlara surat asma, yerde kasılarak yürüme… Yürüyüşünü orta hâlde yürü, sesini alçalt. Çünkü seslerin en çirkini eşeklerin sesidir" Âyet: Lokmân Sûresi 13 — "Şirk büyük bir zulümdür" — Hz. Lokman’ın oğluna ilk nasihati Âyet: Nisâ Sûresi 64 — "Eğer sana gelip kendileri için Allah’tan mağfiret dileselerdi ve Resul de onlar için istiğfar etseydi…" Hadis-i Şerif: "Tövbe eden hiç günah işlememiş gibidir" — İbn Mâce, Zühd, 30, Hadis No: 4250; Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebîr Hadis-i Şerif: "Namaz kılıyor mu? Namaz onu kötülüklerden alıkoyar" — Ahmed b. Hanbel, Müsned, II/447 Hadis-i Kudsî: "Kulum günah işledi, kendisini affedecek Rabbi olduğunu bildi, tövbe etti, affettim…"

Kaynak: 112. Dergah Sohbeti — Hz. Lokman’ın Nasihatleri, Tarikat ve Tövbe

Hakikî sevgi nedir?

Kul öyle bir noktaya gelir ki, Allah’ı öylesine sever, kendini öylesine kaptırır, sevdasına öylesine yüklenir ki, Allah onun istediklerini önünde yerine getirmeye başlar. Eli kolu oynatmasına gerek kalmaz; gönlünden bir şeyi geçirmesi, Cenâb-ı Hak onu yerine getirir.

Kaynak: 113. Dergah Sohbeti — Hakikî Sevgi, Zikrin Kıymeti ve Kurban İbadeti

Aşkın sarayı nedir?

Aşk çok ihtişamlı, çok muhteşem bir sarayda oturur. Her aşık eline aşıklığını alarak aşkın kapısına gelir. Kapının dışından mangalı yoktur, anahtarı yoktur, işareti yoktur. Aşık kapıyı tıklar, ağlar, sızlar, feryat eder. Orada çamurda kalır, yağmurda kalır, sıcakta kalır. Ama aşık kapıdan asla ayrılmaz ve hep ümit eder ki bir gün aşk ona kapıyı açacak.

Kaynak: 114. Dergah Sohbeti — Allah’a Kavuşma Arzusu, Dünya Sevgisi ve Cömertlik

Aşkın sarayı ne anlama gelir?

Aşk çok ihtişamlı, çok muhteşem bir sarayda oturur. Her aşık eline aşıklığını alarak aşkın kapısına gelir. Kapının dışından mangalı yoktur, anahtarı yoktur, işareti yoktur. Aşık kapıyı tıklar, ağlar, sızlar, feryat eder. Orada çamurda kalır, yağmurda kalır, sıcakta kalır. Ama aşık kapıdan asla ayrılmaz ve hep ümit eder ki bir gün aşk ona kapıyı açacak.

Kaynak: 114. Dergah Sohbeti — Allah’a Kavuşma Arzusu, Dünya Sevgisi ve Cömertlik

Allah’a kavuşma arzusu neden bir tasavvuf sorunudur?

Cenab-ı Hakk buyuruyor: "Kim Allah’a kavuşmayı ümit ediyorsa muhakkak Allah’ın belirlediği vakit gelecektir." İman edenler Allah’a kavuşmayı ümit ederler, Allah’a kavuşmak için can atarlar, iştiyak halinde olurlar. Onların cihatları Allah’a kavuşmak içindir, insanları katletmek için değildir. Onların nefisleriyle olan mücadeleleri Allah’a ulaşmak içindir.

Kaynak: 114. Dergah Sohbeti — Allah’a Kavuşma Arzusu, Dünya Sevgisi ve Cömertlik

Aşkın sarayı neden bir tasavvuf kavramıdır?

Aşk çok ihtişamlı, çok muhteşem bir sarayda oturur. Her aşık eline aşıklığını alarak aşkın kapısına gelir. Kapının dışından mangalı yoktur, anahtarı yoktur, işareti yoktur. Aşık kapıyı tıklar, ağlar, sızlar, feryat eder. Orada çamurda kalır, yağmurda kalır, sıcakta kalır. Ama aşık kapıdan asla ayrılmaz ve hep ümit eder ki bir gün aşk ona kapıyı açacak.

Kaynak: 114. Dergah Sohbeti — Allah’a Kavuşma Arzusu, Dünya Sevgisi ve Cömertlik

Dünya sevgisi neden bir tasavvuf sorunudur?

Dünya sevgisi nedir? İşi var namazı terk ediyor, dersi terk ediyor, parayı kazanmak için harama giriyor, aldatıyor, tartıda yanlışlık yapıyor. İşte biz bu dünya sevgisine karşıyız. Tasavvuf dünya sevgisiyle mücadele eder, dünya ile mücadele etmez.

Kaynak: 114. Dergah Sohbeti — Allah’a Kavuşma Arzusu, Dünya Sevgisi ve Cömertlik

Cömertlik neden bir tasavvuf kavramıdır?

Allah cömertleri sever. Cömertlik sadece para dağıtmak değildir: bir sanat öğretmek cömertliktir, bildiğini öğretmek cömertliktir, el işini saklamamak cömertliktir. Pasta tarifini saklayan kadın cimridir, çırağına öğretmeyen usta cimridir, yanındaki çalışana ticareti öğretmeyen egoisttir. Öğret; nasıl alınır, nasıl satılır, nasıl ustalık yapılır. Sevmeyen cimridir, cimriler sevmezler; cömertler sever, Allah cömertleri sever.

Kaynak: 114. Dergah Sohbeti — Allah’a Kavuşma Arzusu, Dünya Sevgisi ve Cömertlik

Kâfirlerle dost tutmamak neden bir tasavvuf sorunudur?

Kâfirleri dost tutmamak, onların ahlakıyla ahlaklanmamak, onların hukukuyla hukuklanmamak, onların edepleriyle edeplenmemek, onların sapıklıklarıyla sapıklanmamaktır. Onların izinden gitmemektir. Yoksa bütün kâfirler İslam olmaya adaydır; biz ona İslam’a aday gözüyle bakarsak bir sıkıntımız yoktur. Kâfirlerle dost tutmamak, onları katletmek değildir; Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Necran Hristiyanlarını misafir etmiş, onlara sohbet etmiş, Mescid-i Nebevî’de ibadet etmelerine müsaade etmiştir.

Kaynak: 114. Dergah Sohbeti — Allah’a Kavuşma Arzusu, Dünya Sevgisi ve Cömertlik

Vitir namazı neden bir tasavvuf kavramıdır?

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem büyük çoğunlukta vitir namazını gecenin sonuna bırakırdı. Yatsı namazını kılar, biraz yatar, uyurdu. Gece kalkar, gece namazı kılardı. Gece namazının sonunda vitir kılar, bir daha yatardı; sabah.

Kaynak: 114. Dergah Sohbeti — Allah’a Kavuşma Arzusu, Dünya Sevgisi ve Cömertlik

Dervişin ahlakı ne olmalıdır?

Derviş iyi niyetlidir, güzel niyetlidir, tatlı niyetlidir. Birisinin malında, canında, parasında, namusunda gözü yoktur. Düşmanlık etmez, kalbinden hiç kimseye kötülük geçirmez. Bu sizi Allah’a dost eder, insanların arasında sevimli eder, meleklerin katında sevimli eder, Allah katında sevimli eder.

Kaynak: 115. Dergah Sohbeti — Arife Orucu, Kurban Fazileti ve Düşmanlık Beslememe

Güzel ahlak ve küfür yasası nedir?

Dervişler ağızlarına asla küfür almayacaklar, hakaret almayacaklar. Dışarıda ağzı bozuk konuşan, sikaflı küfürler eden kimse tasavvuf ehli olamaz. Bu dervişler için çok büyük günah-ı kebairdir.

Kaynak: 115. Dergah Sohbeti — Arife Orucu, Kurban Fazileti ve Düşmanlık Beslememe

Velilerin Halleri ve Tasarrufu nedir?

Velilerin öyle halleri vardır ki o hallerinde velinin kendi idraki yoktur; tam anlamıyla teslimiyet noktasında velinin o esnada üzerinde idraki yoktur, direkt Cenab-ı Zülcelal’ın tecelliyatıdır. Ama öyle halleri de vardır ki velinin orada idraki vardır; bu farklı anlardır. Dervişan bu iki hali birbirinden ayırt etmeyi pek beceremez. Dervişana düşen devamlı iyiyi, güzeli talep etmek ve üstadın duasını almaktır.

Kaynak: 117. Dergah Sohbeti — Kader, Himmet, Tasavvufta Sevgi ve İstihare Meselesi

Himmet sadece üstada mahsus mudur?

Himmet Sadece Üstada Mahsus Değildir. Biz himmeti sadece üstada bağlamışız; ehli tasavvuf bunu sadece üstada bağlamış. Halbuki Cenab-ı Hakk ve Resulü sallallahu aleyhi ve sellem "Birbirinize temiz ağızla dua edin" buyurmuşlardır. Bu himmettir, kardeşler arasında ülfettir, kardeşlerin arasındaki bağın sağlamlaşmasıdır. Birbirimize temiz ağızla dua etmek, birbirimize karşı hasislenmemizi, kızgınlığımızı önler.

Kaynak: 117. Dergah Sohbeti — Kader, Himmet, Tasavvufta Sevgi ve İstihare Meselesi

Hz. Mevlânâ ve kitap tavsiyesi nedir?

Hz. Mevlânâ ve Kitap Tavsiyesi. Hz. Mevlânâ’yı gerçek manada tanımak kitaptan değil, biraderinden yani o yolun içinden olur. Mesnevi bir tefsir kitabıdır, hadis-i şerif açısından bakılırsa hadis kitabıdır, fıkıh açısından bakılırsa fıkıh kitabıdır; aşıklara bir yol gösterici, bu yolda gidecek olanlara bir ışıktır. Ancak Mesnevi okuyacaksa Gölpınarlı’nın çevirisini veya şerhini okuyabilirler.

Kaynak: 117. Dergah Sohbeti — Kader, Himmet, Tasavvufta Sevgi ve İstihare Meselesi

Dervişin vasıfları nelerdir?

Derviş obur olmaz, tabireye obur olmaz. Dervişin gözü yiyecekte değildir; dervişin gözü muhabbettedir, aşktadır, zikirdedir, ibadettedir, iyi ahlaktadır, hizmettedir, koşuşturmadadır. Oburluk kalbi katılaştırır, dedikodu ve gıybet kalbi katılaştırır. Dervişlik ve tasavvuf bunlardan uzak durmaktır.

Kaynak: 118. Dergah Sohbeti — Muharrem Ayı, Aşure Orucu, Allah Sevgisi ve Rabıta Meseles

Dinlemenin gerçek manası nedir?

Tasavvufta dinlemek, duyduğu şeyleri uygulamaktır. Her dinleyen tasavvuf ehli olacak diye bir kaide yoktur; ancak dinleyen ve uygulayan tasavvuf ehlidir. "Namaz kıl" denildiğinde kalkıp namazını kılmak, verilen dersleri tatbik etmek dinlemenin gereğidir. Dinlemek itaat etmek, uymak, algılamak ve uygulamaktır.

Kaynak: 118. Dergah Sohbeti — Muharrem Ayı, Aşure Orucu, Allah Sevgisi ve Rabıta Meseles

Allah sevgisi ve Rabıta meselesi nedir?

Allah’ı sevmek, onunla muhabbet etmek, onunla bir olmak, onunla sevgi ve aşk içinde bulunmak, onunla bir olmak, onunla bir olmak, onunla bir olmak. Allah’ı sevmek, onunla muhabbet etmek, onunla bir olmak, onunla sevgi ve aşk içinde bulunmak, onunla bir olmak, onunla bir olmak, onunla bir olmak.

Kaynak: 118. Dergah Sohbeti — Muharrem Ayı, Aşure Orucu, Allah Sevgisi ve Rabıta Meseles

Harama helale dikkat etmeden günah işlemek ne kadar yanlış bir davranıştır?

Bir kısım ehl-i tasavvufun düştüğü bir hata vardır: harama helale dikkat etmeden, Allah’ın affına güvenerek bile bile günah işlemek. Bu çok yanlıştır; ameldeki sıkıntılar telafi edilir ama itikattaki sıkıntıların telafisi çok güçtür. İtikatta gevşeklik olmayacak.

Kaynak: 119. Dergah Sohbeti — Hüsn-ü Zan, Sufi Kimliği ve Aile Hukuku

Sufi kimliği ne demektir?

Sufi en inatçı kimsedir — doğruda, iyide, güzellikte, hayırda, mücadelede, cihatta, çalışmakta en inatçı kimliğe sahiptir. Onların yumuşak görüntülerinin altında hırsın en şedidi, inatın en şedidi vardır. Su gibidir sufi: bir yere vurur tıf tıf tıf, deler. Su hem soğutur hem ısıtır, hem yakar hem kül eder, hem deler hem yapar.

Kaynak: 119. Dergah Sohbeti — Hüsn-ü Zan, Sufi Kimliği ve Aile Hukuku

Kırk gün kuralı nedir?

Eskiler kurban hayvanlarını kırk gün önceden alıp temiz yiyecekle beslerlerdi. Büyükbaş hayvanlar kırk gün temiz yiyecekle beslenirlerse etleri temizlenir; küçük hayvanlar en az dört, en fazla yedi gün. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri buyurdu ki "Kırk gün devam eden bir şey kalıcı olur." İnsan da gönlünü kırk gün muhafaza ederse temizlenir.

Kaynak: 119. Dergah Sohbeti — Hüsn-ü Zan, Sufi Kimliği ve Aile Hukuku

Kendinize hedef koyun ne demektir?

Bir derdiniz olsun, bir hedefiniz olsun. Deyin ki günde on bin tevhid çekeceğim. Deyin ki günde üç sayfa kitap okuyacağım, beş sayfa tefsir okuyacağım, on hadis ezberleyeceğim. Bir yılda bir kitap bitireceğim. Sufisiniz — sufi tevhid çeker, Allah’ı çok zikreder. Önüne bir hedef koy, ona gayret et, ona ulaş.

Kaynak: 119. Dergah Sohbeti — Hüsn-ü Zan, Sufi Kimliği ve Aile Hukuku

Sohbet tasavvufun ana kaynaklarından birisidir mi?

Sohbet esnasında müride düşen dinlemektir. Kur’an-ı Kerim okunuyorsa her şeyi bırakırsın dinlersin; Kur’an-ı Kerim’i dinlemek farzdır. Ezanı okumak sünnettir ama dinlemek vaciptir. İlimle alakalı bir kitabı okumak sünnettir ama dinlemek vaciptir.

Kaynak: 120. Dergah Sohbeti — Dinle! Müminlerin Üç Sınıfı, Güzel Ahlâk ve Aşık Olmak

Cenab-ı Hak Peygamberine ne buyurdu?

Cenab-ı Hak Peygamberine "Dinle, sana vahyedileni dinle" buyurdu. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri vahiy geldiğinde dudaklarını kıpırdatıp ezberlemeye çalışırdı; Cenab-ı Hak uyardı: "Sen dudaklarını kıpırdatma, Biz sana onu öğretiriz, kalbine yazarız."

Kaynak: 120. Dergah Sohbeti — Dinle! Müminlerin Üç Sınıfı, Güzel Ahlâk ve Aşık Olmak

← Sorular – Sohbetlerde Sorulan Sorular ve Cevapları