Sohbetlerden Derlenen Sorular
Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv
Tasavvuf(5877) — Sayfa 36/60
Mesnevi neyle başlar?
Mesnevi "Dinle" diye başlar. Dinlemezsen sonradan gelecek hiçbir şeyi algılayamazsın. Dinliyormuş gibi görünüp dinlememek maymun ahlakıdır — inatçı maymun gibi taklit edersin.
Kaynak: 120. Dergah Sohbeti — Dinle! Müminlerin Üç Sınıfı, Güzel Ahlâk ve Aşık Olmak
Marifetullah ne demektir?
Marifetullah dört ilimdir, dört kapıdır: Birincisi dünyayı bilmek, ikincisi ahireti bilmek, üçüncüsü kendini bilmek, dördüncüsü Yaratanı — Hakk’ı bilmektir. Dünyayı bilmezsen onu takılırsın; ahireti bilmezsen hesap gününe hazırlanmazsın; kendini bilmezsen hayvanlar gibi olursun; Hakk’ı bilmezsen yolun sonu karanlıktır.
Kaynak: 120. Dergah Sohbeti — Dinle! Müminlerin Üç Sınıfı, Güzel Ahlâk ve Aşık Olmak
Hadis-i Kudsî ne anlatır?
Hadis-i Kudsî: Velilere Savaş Açanın Hali — "Kim benim velilerime savaş açarsa bana savaş açmıştır." Bu hadis-i kudsinin başıdır ve birçok yerde bu başlangıcı yutarlar, söylemezler. Neden? Çünkü bu bilgi onların kalplerine hançer gibi vurur; onlarda kibir vardır, Allah velilerini kabul etmezler. Hadis-i kudsi devam eder: "Kulum farzlarla bana en güzel şekilde ibadet eder, nafilelerle yaklaşır ve beni sever; ben de onu severim."
Kaynak: 120. Dergah Sohbeti — Dinle! Müminlerin Üç Sınıfı, Güzel Ahlâk ve Aşık Olmak
Aşık olmak ne anlama gelir?
Aşık Olmak: Tasavvufun Özü — Tasavvuf aşık olmakmış. Zikir aşık olmakmış. Şeyh aşık olmakmış. Yol aşık olmakmış. İslam aşık olmakmış. Muhammed Mustafa aşık olmakmış. Aşık olamıyorsanız bir aşık bulun kendinize; hiç olmazsa o aşığa muhabbet besleyin, aşıklığından nurlanın.
Kaynak: 120. Dergah Sohbeti — Dinle! Müminlerin Üç Sınıfı, Güzel Ahlâk ve Aşık Olmak
120. Dergah Sohbeti hangi konuları ele alır?
120. Dergah Sohbeti — Dinle! Müminlerin Üç Sınıfı, Güzel Ahlâk ve Aşık Olmak — Sohbet tasavvufun ana kaynaklarından birisidir. Sohbet esnasında müride düşen dinlemektir. Kur’an-ı Kerim okunuyorsa her şeyi bırakırsın dinlersin; Kur’an-ı Kerim’i dinlemek farzdır. Ezanı okumak sünnettir ama dinlemek vaciptir. İlimle alakalı bir kitabı okumak sünnettir ama dinlemek vaciptir.
Kaynak: 120. Dergah Sohbeti — Dinle! Müminlerin Üç Sınıfı, Güzel Ahlâk ve Aşık Olmak
Selim kalp nedir?
Ayet-i kerimede "O gün ne mallarınız ne de evlatlarınız fayda verir; ancak selim bir kalp sizi kurtarır" buyurulmuştur. Selim bir kalp Allah’a dost olmakla olur, Allah’tan razı olmakla olur, Allah’ı zikrederekle olur. Selim bir kalp namaz kılıp, oruç tutup, zekat verip Allah’ın farz kıldığı ibadetleri yerine getirmekle olur. Haramlardan uzaklaşmayan insanların kalbi selim değildir.
Kaynak: 122. Dergah Sohbeti — Selim Kalp, Helali Haram Etmeme ve Kandırılma Uyarısı
Nefsinize helali haram etmek ne demektir?
Nefsinize helalları haram etmeyin, mübahları yasaklamayın. Size helal daire yeter. Nefsinizin helal dairedeki isteklerini yerine getirin. Ehl-i tasavvuf hata yapıyor; birisi bir risalede okumuş, canı pekmez istemiş 40 yıl pekmez yememiş. Kendini pekmezden mahrum ediyor. İnsanlar haramın içerisinde yüzerken sen helalı haram etme, takva adına yasaklama.
Kaynak: 122. Dergah Sohbeti — Selim Kalp, Helali Haram Etmeme ve Kandırılma Uyarısı
Takva adında küfre düşmek nedir?
Türkiye’de kadın başını örtmüş, manto giymiş, vücut hatları görünmüyor, içi görünmüyor — birisi takva adına bunun tesettürünü yetersiz görürse dinden çıkar, küfre düşer. Helalda şüphe insanı küfre götürür. Takva adına helalı haram görme, nefsini kötülüğe götürme, kendine zorluk çıkarma. Helal dairede yaşayın.
Kaynak: 122. Dergah Sohbeti — Selim Kalp, Helali Haram Etmeme ve Kandırılma Uyarısı
Çocuklara isim koymakta dikkat edilecekler nelerdir?
Allah’ın isimlerinden, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri’nin isimlerinden, mübarek zatların isimlerinden konulması çok uygundur. Taş, toprak, dağ, ot, kuş, hayvan gibi isimler koymayın. Anlamsız isimler koymayın; iki harfi birleştirip anlamsız bir isim çıkaranlar var, o isim sahibi de anlamsız bir kimse oluyor.
Kaynak: 122. Dergah Sohbeti — Selim Kalp, Helali Haram Etmeme ve Kandırılma Uyarısı
Sigara içmek neden manevi bir zarar oluşturur?
Sigara içmeyin. Allah’ı sevenler sigara içmezler. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri’ni seven ve âşık olanlar sigara içmezler. Bir kimse Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri’ni görüyorsa, konuşuyorsa, meleklerle görüşmesi varsa, zamanın manevi önderleriyle görüşmesi varsa, o kimse sigara içmez.
Kaynak: 122. Dergah Sohbeti — Selim Kalp, Helali Haram Etmeme ve Kandırılma Uyarısı
Kadınların sohbet ve zikre katılması neden önemlidir?
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri zamanında kadınlar erkeklerle beraber namaz kılarlardı; kadınlar en arkada saf dururlardı, edep ve adap dairesinde ibadetlerini beraber ederlerdi. Biz aynı sünnet-i Resulullah’ı yaşamak istedik; o yüzden bayan kardeşlerimize de kapıyı açtık. Eşleri, babaları sohbete ve zikrullaha gelirken kadınlar ev bekçiliği yapmasınlar, evde televizyona takılmasınlar. Eşleriyle, anneleriyle, babalarıyla, çocuklarıyla topyekûn dini yaşasınlar, tasavvufu yaşasınlar, topyekûn Allah’ı zikretsinler.
Kaynak: 122. Dergah Sohbeti — Selim Kalp, Helali Haram Etmeme ve Kandırılma Uyarısı
İslamî finans ve kandırılma uyarısı nedir?
Bir devletin dini yoksa orada dini bir kurum açılması ve insanların aldatılması mümkündür. Bizi kandıranlar tarih boyunca hep bizdenmiş gibi görünmüşlerdir. Napolyon Bonaparte Mısır seferine çıkarken bütün Orta Doğu’ya "Müslüman oldu" diye yaydırmıştır; ardından İslam ülkelerini işgal etmiştir. "Biz İslami finans kurumuyuz" diyenlere aldanmayın. Ödemeyince evini satmayacak mı? Malını mülkünü almayacak mı? Nesi helal bunun? Kuzu postuna bürünmüş kurtlar gibidir bunlar. Sizi Allah’la kandırmasın kimse, Resulullah’la kandırmasın, "sana dua edeceğim" diye kandırmasın.
Kaynak: 122. Dergah Sohbeti — Selim Kalp, Helali Haram Etmeme ve Kandırılma Uyarısı
Televizyon ve hayır kurumları eleştirisi nedir?
Kapı kapı dolaşıp "İslami bir televizyon kuruyoruz" diye para topladılar; sonra televizyonu başka kanallara sattılar, Müslümanların paralarıyla peşkeşçilik yapıldı. Okul kurdular, yurt kurdular; okulları ve yurtları herkes parasını verip gidip okuyor, hayrına okutulan kimse yok. Domatesler, biberler, salçalar, zeytinler, yağlar, deriler toplanıyor ama bir tane Müslümanın çocuğunu alıp bedava okutan yok.
Kaynak: 122. Dergah Sohbeti — Selim Kalp, Helali Haram Etmeme ve Kandırılma Uyarısı
Cenaze namazında şahitlik nedir?
Hadis-i şerifte bir kimseyi en az üç kişi "iyiydi bu kimse, Allah ondan razı olsun" derse, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem "o kimsenin cennet vacibi olsun" buyurmuştur. Komşularınızdan, arkadaşlarınızdan en az üç kişi iyiliğinize şehadet etsin. Bunun için iyi insanlar olun ki insanlar cenazelerinize koşa koşa gelsinler.
Kaynak: 122. Dergah Sohbeti — Selim Kalp, Helali Haram Etmeme ve Kandırılma Uyarısı
Allah’ın Resulüne dost olmanın yolu nedir?
Allah’ın zikri farz ise yap zikrullahını. Allah ve Resulüne dost olmanın yolu farzını yerine getirmekten geçer.
Kaynak: 123. Dergah Sohbeti — Allah’a Dostluk Yolu, Gönül Zikri ve Melamilik
Allah’ın dostları neden her daim vardır?
Allah bunlarla yeryüzünü fesattan kurtarır. Hadis-i şerifte birisi ölürken Allah yerine birisini yetiştirir; boşluk olmaz, tespih tanesi gibi devam eder.
Kaynak: 123. Dergah Sohbeti — Allah’a Dostluk Yolu, Gönül Zikri ve Melamilik
Bu zamanda veli yok demek ne iftira sayılır?
Eğer bir kimse "bu zamanda mürşid-i kâmil yok, bu zamanda veli yok" diyorsa, ayet-i kerimeyi inkâr ettiğinden, Allah’ın velilerini inkâr ettiğinden tecdid-i iman gerekir.
Kaynak: 123. Dergah Sohbeti — Allah’a Dostluk Yolu, Gönül Zikri ve Melamilik
Zikrullahı yasaklamak ne iftira sayılır?
Ayet-i kerime ile sabittir: "Allah’ın mescidlerinde Allah’ın zikrini yasaklayandan daha zalim kim olabilir?" Bu ayeti zahir manada algılarsak mescid, manevi manada algılarsak dünya bizim mescidimizdir.
Kaynak: 123. Dergah Sohbeti — Allah’a Dostluk Yolu, Gönül Zikri ve Melamilik
Gönül zikri nedir?
Zikir gönülden kendiliğinden geldiğinde çok hoş olur. Oturursun, tespihle veya tespihsiz başlarsın; "La ilahe illallah" veya "Allah" demeye. Bir an gelir, gönülden kendiliğinden akmaya başlar.
Kaynak: 123. Dergah Sohbeti — Allah’a Dostluk Yolu, Gönül Zikri ve Melamilik
Zikrullahtan daha kuvvetli bir şey var mı?
Zikir gönülden kendiliğinden geldiğinde çok hoş olur. Oturursun, tespihle veya tespihsiz başlarsın; "La ilahe illallah" veya "Allah" demeye. Bir an gelir, gönülden kendiliğinden akmaya başlar.
Kaynak: 123. Dergah Sohbeti — Allah’a Dostluk Yolu, Gönül Zikri ve Melamilik
Allah’ın dostlarına düşmanlık ne iftira sayılır?
Ayet-i kerime: "Erkek olsun kadın olsun müminlerin yapmadıkları bir günahla incitenler, büyük bir iftira ve apaçık bir günahı yüklenmiş olurlar."
Kaynak: 123. Dergah Sohbeti — Allah’a Dostluk Yolu, Gönül Zikri ve Melamilik
Velilerin üç sınıfı nelerdir?
Allah’ın dostları veliler üç sınıftır. Birinci sınıf veliler: kendileri veli olduklarını bilmezler, insanlar da bilmez; yalnızca Allah, Peygamberler ve melekler bilir. Rical-i Gayb denilen zatlar bunlardandır. Bazıları vefat ettiklerinde maneviyatı iyi olanlar onların veli olduklarını anlar. İkinci sınıf veliler: kendileri veli olduklarını bilirler, fakat insanlar bilmez. Allah ve maneviyat erbabı onların veli olduklarını bilir. Üçüncü sınıf veliler en kıymetli olanlardır: hem kendileri bilir, hem insanlar bilir, hem de Allah ve maneviyat erbabı bilir. Bunlar tasavvuf literatüründe mürşid-i kâmil olarak geçerler. Ayet-i kerimede "O veliler ki onlara dünyada da ahirette de korku ve hüzün yoktur, onlara dünyada da ahirette de müjdeler vardır" buyurulmaktadır. Üçüncü sınıf mürşid-i kâmil veliler, dünyada da müjdeyi alan velilerdir.
Kaynak: 124. Dergah Sohbeti — Velilerin Üç Sınıfı, Allah’ın Dostluğu Yolu ve Din Kolaylı
Velilerin dünyevi müjdesi nedir?
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri’ne "Ahiretteki müjdeyi anlıyoruz ama dünyadaki müjde nedir?" diye sorulduğunda, "Onların gördükleri rüyalar ve onların göründüğü rüyalar" buyurmuştur. Mürşid-i kâmiller insanların rüyalarında ve hallerinde görülürler. Onlar yeryüzünde fesadı kaldırmak, karanlığı durdurmak, insanların sünnet noktasında yaşamalarını ve yaşatmalarını sağlamak için mücadele verirler.
Kaynak: 124. Dergah Sohbeti — Velilerin Üç Sınıfı, Allah’ın Dostluğu Yolu ve Din Kolaylı
Veliliğin yolu nedir?
Tirmizi Hadisi: Veliliğin Yolu — Tirmizi’nin naklettiği hadis-i şerife göre veliler bu hale çok namaz kılmakla, çok oruç tutmakla, çok ibadet etmekle erişmezler. Onlar bu hale halkın içinde durup onların eziyetlerini katlanmak, Muhammed Mustafa’nın güzel ahlakıyla ahlaklanmak, insanlar kötülük yapsa dahi iyiliğe devam etmekle erişirler.
Kaynak: 124. Dergah Sohbeti — Velilerin Üç Sınıfı, Allah’ın Dostluğu Yolu ve Din Kolaylı
Bizim yolumuz nedir?
Bizim Yolumuz Cennet Yolu Değil, Allah’ın Dostluğu Yoludur — Cennetlik olmak istiyorsanız buraya gelmenize gerek yok; onu evinizde de halledebilirsiniz. Beş vakit namazınızı kılar, orucunuzu tutar, haramlardan uzak durursanız inşallah cennetliksiniz. Bizim yolumuzda gidecek olan kardeşler gözlerini cennete değil, Allah’ın dostluğuna dikecekler.
Kaynak: 124. Dergah Sohbeti — Velilerin Üç Sınıfı, Allah’ın Dostluğu Yolu ve Din Kolaylı
Allah’ın dostluğu nedir?
Allah’ın dostluğu insanlardan gelen sıkıntılara katlanmak, öf bile edememek, ahlakını yüksek tutmak, güzel ahlaklı olmak ve insanlara iyilik yapmaktan geçer. Birisi sizi eziyet edecek, birisi gıybetinizi edecek, birisi size iftira edecek, birisi sizin hakkınızı yiyecek; siz güzel ahlakla ahlakınızı yükselteceksiniz ve insanlara iyilik yapmaya devam edeceksiniz. Her iyilik yaptığınızdan karşılık beklemeyeceksiniz.
Kaynak: 124. Dergah Sohbeti — Velilerin Üç Sınıfı, Allah’ın Dostluğu Yolu ve Din Kolaylı
Tasavvuf dini nasıl yaşanmalıdır?
Tasavvuf Dini Yaşanır Kılmalıdır — Tasavvuf, dini yaşanmak için uğraşır; dini yaşanmaz hale getirip zorlaştırmak için değildir. İslam dini insanlardan uzak, çevreden uzak, akrabalardan uzak bir şekilde yaşanacak bir şey değildir. Muhammed Mustafa’nın peygamberlik öncesindeki mağarada halvet zamanı en fazla 16 gündür. Hayattan ayrılıp insanlardan uzaklaşmak, dini böyle algılamak yanlıştır. Eğer bir tarikat, bir tasavvuf koyduğu kurallara güveniyorsa ve bunların Kur’an ve Sünnet’e uygunluğundan emipse, kapısını bütün insanlara açık tutar. Eğer düşünceniz evrensel Kur’an ve Sünnet düşüncesine uygun ise, kalbinizi, gönlünüzü, aklınızı herkese açık tutarsınız.
Kaynak: 124. Dergah Sohbeti — Velilerin Üç Sınıfı, Allah’ın Dostluğu Yolu ve Din Kolaylı
Aşık kendini düşünür mü?
Aşık Kendini Düşünmez — Eğer sen kendini düşünüyorsan yalancı aşıksın demektir. Sevgiliyi elde etmek mümkün değilse aşıklığın şartı o yolda ölmektir. Aşık maşukundan başka bir şey görmez, düşünmez, zikretmez, konuşmaz, duymaz, hissetmez. Onun yemesi sevgilidir, içmesi sevgilidir; duyması, konuşması, nefesi, alması, vermesi hep sevgilidir.
Kaynak: 124. Dergah Sohbeti — Velilerin Üç Sınıfı, Allah’ın Dostluğu Yolu ve Din Kolaylı
Mevlana ve Şems-i Tebrizi örneği nedir?
Mevlana ve Şems-i Tebrizi Örneği — Hz. Mevlana Şems-i Tebrizi’yi her şeyden fazla sevdiği için ona iftira etmediler mi? O iftirayı atanlar kendileri o iftiraya attıkları şeye maruz kalmadılar mı? Sen Allah’ın dostuna, Allah’ın velisine iftira atarsan o senin başında tecelli eder, sende görülür. Sen onun namusuna el uzatırsan senin namusun berbat olur. Hz. Mevlana der ki: "Ay’ım Şems, Güneşim Şems, Canım Şems." İnsanlar bunu yanlış anlarlardır. Şems Allah değildir, Peygamber de değildir. Ama Şems, Allah’ın ve Peyg, Peygamber’in halifesidir. Onlar öyle sevmişlerdir.
Kaynak: 124. Dergah Sohbeti — Velilerin Üç Sınıfı, Allah’ın Dostluğu Yolu ve Din Kolaylı
Dert dinlemek ne demektir?
Dert Dinlemek Vücudun Zekâtıdır — Dertli adamın kararsızlıklarla, dumanlarla dolu bir gönül evi vardır. Derdini dinlersen o eve pencere açmış olursun. Dert dinlemek herkesin işi değildir; gönlü derin olacak, o dertliyle yanacak, içini kaybedecek. Dert dinleyenin gönlü geniş olacak, o dert onu daraltmayacak, kasvetlendirmeyecek, ümitsizlendirmeyecek. Müjdeler olsun dert dinleyip de o derdi başkasına yaymayanlara. Dert dinleyip de o derde derman olmaya çalışanlara. Eğer derdi dinleyip derdine derman olmaya çalışıyorsan, yüksek gönüllüsün; insanlara hayır penceresi açarsın.
Kaynak: 124. Dergah Sohbeti — Velilerin Üç Sınıfı, Allah’ın Dostluğu Yolu ve Din Kolaylı
Velilerin rüyada görülmesi hadisi nedir?
Tirmizi Hadisi: Veliliğin Yolu — Tirmizi’nin naklettiği hadis-i şerife göre veliler bu hale çok namaz kılmakla, çok oruç tutmakla, çok ibadet etmekle erişmezler. Onlar bu hale halkın içinde durup onların eziyetlerini katlanmak, Muhammed Mustafa’nın güzel ahlakıyla ahlaklanmak, insanlar kötülük yapsa dahi iyiliğe devam etmekle erişirler.
Kaynak: 124. Dergah Sohbeti — Velilerin Üç Sınıfı, Allah’ın Dostluğu Yolu ve Din Kolaylı
Velilerin üçüncü sınıfı nedir?
Allah’ın dostları veliler üç sınıftır. Birinci sınıf veliler: kendileri veli olduklarını bilmezler, insanlar da bilmez; yalnızca Allah, Peygamberler ve melekler bilir. Rical-i Gayb denilen zatlar bunlardandır. Bazıları vefat ettiklerinde maneviyatı iyi olanlar onların veli olduklarını anlar. İkinci sınıf veliler: kendileri veli olduklarını bilirler, fakat insanlar bilmez. Allah ve maneviyat erbabı onların veli olduklarını bilir. Üçüncü sınıf veliler en kıymetli olanlardır: hem kendileri bilir, hem insanlar bilir, hem de Allah ve maneviyat erbabı bilir. Bunlar tasavvuf literatüründe mürşid-i kâmil olarak geçerler. Ayet-i kerimede "O veliler ki onlara dünyada da ahirette de korku ve hüzün yoktur, onlara dünyada da ahirette de müjdeler vardır" buyurulmaktadır. Üçüncü sınıf mürşid-i kâmil veliler, dünyada da müjdeyi alan velilerdir.
Kaynak: 124. Dergah Sohbeti — Velilerin Üç Sınıfı, Allah’ın Dostluğu Yolu ve Din Kolaylı
Velilerin rüyada görülmesi nedir?
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri’ne "Ahiretteki müjdeyi anlıyoruz ama dünyadaki müjde nedir?" diye sorulduğunda, "Onların gördükleri rüyalar ve onların göründüğü rüyalar" buyurmuştur. Mürşid-i kâmiller insanların rüyalarında ve hallerinde görülürler. Onlar yeryüzünde fesadı kaldırmak, karanlığı durdurmak, insanların sünnet noktasında yaşamalarını ve yaşatmalarını sağlamak için mücadele verirler.
Kaynak: 124. Dergah Sohbeti — Velilerin Üç Sınıfı, Allah’ın Dostluğu Yolu ve Din Kolaylı
Velilerin mertebeleri nedir?
Allah’ın dostları veliler üç sınıftır. Birinci sınıf veliler: kendileri veli olduklarını bilmezler, insanlar da bilmez; yalnızca Allah, Peygamberler ve melekler bilir. Rical-i Gayb denilen zatlar bunlardandır. Bazıları vefat ettiklerinde maneviyatı iyi olanlar onların veli olduklarını anlar. İkinci sınıf veliler: kendileri veli olduklarını bilirler, fakat insanlar bilmez. Allah ve maneviyat erbabı onların veli olduklarını bilir. Üçüncü sınıf veliler en kıymetli olanlardır: hem kendileri bilir, hem insanlar bilir, hem de Allah ve maneviyat erbabı bilir. Bunlar tasavvuf literatüründe mürşid-i kâmil olarak geçerler. Ayet-i kerimede "O veliler ki onlara dünyada da ahirette de korku ve hüzün yoktur, onlara dünyada da ahirette de müjdeler vardır" buyurulmaktadır. Üçüncü sınıf mürşid-i kâmil veliler, dünyada da müjdeyi alan velilerdir.
Kaynak: 124. Dergah Sohbeti — Velilerin Üç Sınıfı, Allah’ın Dostluğu Yolu ve Din Kolaylı
Rabıta edilirken nelere dikkat edilmelidir?
İnsanlar birbirleriyle muhabbetleri yok, üstadını hiç görmemiş, üstadının sohbetine katılmamış, üstadının zikrine katılmamış; bunlar da rabıta ediyorlar üstadlarına. Hatta ölmüş şeyhine rabıtı edenleri de biliyoruz. Şeyhi vefat etmiş gitmiş, hayatında o şeyhle hiçbir teşrik-i mesaisi yok; onlara rabıta ediyor adam.
Kaynak: 125. Dergah Sohbeti — Rabıta, Namazın Hakikati, Sevmek ve Sevilmek
Mürşidin kavalı olmak ne demektir?
Mürşidin kavalı olmak, onun kalbindeki ilmi alıp kendi dilinden aktarmaktır.
Kaynak: 126. Dergah Sohbeti — Şeyhin Kavalı, Duanın Fazileti ve Uyarılar
Hz. İbrâhim Edhem’in iğne kıssası nedir?
Hz. İbrâhim Edhem sandalında yama yaparken iğnesi denize düşmüş. "Yâ Rabbi, iğnem düştü" demiş. Binlerce balık geçtiğinde ağzında iğnesi gelmiş — ama altın olarak gelmiş.
Kaynak: 126. Dergah Sohbeti — Şeyhin Kavalı, Duanın Fazileti ve Uyarılar
Enel Hak meselesi nedir?
"Enel Hak" şahitliğin göstergesidir, yolun sonu değildir. Aklın zirveye çıkış noktasıdır, kalbin işi değildir. "Ben Hakkım" derken, Hakkın sıfatlarının tecelliyatını gördüğüne şahit oldu. Hadis-i kudsîde buyurulduğu gibi: "Gören gözü olurum, tutan eli olurum, yürüyen ayağı olurum" (Buhârî, Rikāk 38, No: 6502). Artık kendisinden görenin, tutanın, yürütenin Allah olduğunu gördü ve şahit oldu.
Kaynak: 127. Dergah Sohbeti — Ganimet Tehlikesi, Enel Hak ve Kibir
Rabıtanın hakikati nedir?
Tasavvufa göre ilk önce bir kimse velayet yolunda günlük hayatını hep şeyhiyle berabermiş gibi yaşar. Her hal ve hareketinde, her davranışında üstadının maneviyatının var olduğunu tefekkür eder — rabıta budur.
Kaynak: 128. Dergah Sohbeti — Sosyal Hayatı Sünnete Örmek ve Rabıtanın Hakikati
Rabıta nasıl kurulur?
Tasavvufa göre ilk önce bir kimse velayet yolunda günlük hayatını hep şeyhiyle berabermiş gibi yaşar. Her hal ve hareketinde, her davranışında üstadının maneviyatının var olduğunu tefekkür eder — rabıta budur.
Kaynak: 128. Dergah Sohbeti — Sosyal Hayatı Sünnete Örmek ve Rabıtanın Hakikati
Hayatı Sünnete Örmek ne demektir?
Hz. Resûlullah’ın Haliyle Hallenme. Hz. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemi ne zaman üzeriz? Hem onun ümmetiyiz deyip hem gözümüzü dike dike haram işlersek üzeriz. Hem onun ümmetiyiz deyip hem sünnetinin dışında bir hayat standardı oturtursa üzeriz. Birinci derecede haramlardan uzak durulmalıdır. İkinci derecede Hz. Resûlullah’ın sünnetiyle örülü bir hayat kurulmalıdır — işte bu tarikattır, tasavvuf tur.
Kaynak: 129. Dergah Sohbeti — Hayatı Sünnete Örmek, Edep ve Tasavvufun Kıymeti
Haramlardan uzak durma neden birinci derecede sorumluluktur?
Din haramlarla çevrilir. Bir kimsenin sorumluluğu birinci derecede haramlardan olur. Birisini eleştirmemiz gerekiyorsa, o kişide bir haram görmemiz lâzımdır — ve bunu gözümüzle görüp kulağımızla duymamız lâzımdır. "Din nasihattir, din nasihattir, din nasihattir" (Müslim, Îmân 95, No: 55). Tatlı bir şekilde nasihat ederek haramdan geri döndürmeye çalışacaksın.
Kaynak: 129. Dergah Sohbeti — Hayatı Sünnete Örmek, Edep ve Tasavvufun Kıymeti
Abdülkâdir Geylânî Hazretleri neden "Bir Edebime Bin Derviş Feda" der?
Abdülkâdir Geylânî hazretleri demiştir: "Benim bir edebime binlerce derviş feda ederim." Aslında kendisi feda etmez; dervişler kendi kendilerini feda ederler. Üstad oraya bir kimseyi dikmiş, kimi diktiyse dikti — ona tâbi olmak edeptir. Bir kimse "Ben bunu tanımam" dediğinde, onu da tanımazlar. Bu yolun usûlüdür, hukukudur, yârâsıdır.
Kaynak: 129. Dergah Sohbeti — Hayatı Sünnete Örmek, Edep ve Tasavvufun Kıymeti
Vefat eden şeyhin ardından velilik kapısı kapanmaz mı?
Ölen şeyhe hizmet etmek kadar kolay bir şey yoktur; ölen şeyin peşinden gitmek nefse tatlı gelir. Yapma diyen yok, kalk diyen yok, tokat vuran yok. İstediğini yaparsın. Kıyamete kadar velilik kapısı kapanmayacaktır. Kıyamete kadar veliler, mürşid-i kâmiller, ebdâller, kırklar, yediler, üçler vardır — hadisle sabittir.
Kaynak: 129. Dergah Sohbeti — Hayatı Sünnete Örmek, Edep ve Tasavvufun Kıymeti
Evli tasavvuf ehlinin zorlukları nelerdir?
Ehli tasavvufun yolu zor olduğundan kıymetlidir. Herkes bir engel atıyor önüne: kayınvalideler, kayınpederler, akrabalar giriyor devreye. Evlenen derviş — kadın veya erkek fark etmez — bir şekilde engelleniyor. Kadın: "Çocuk hasta, korkuyorum, beni anama götür" diyor. Erkek: "İşte bu gece derse gitmeyeyim" diyor. Önce üç ay, beş ay, altı ay ara veriyor; sonra dersi de bırakıyor.
Kaynak: 129. Dergah Sohbeti — Hayatı Sünnete Örmek, Edep ve Tasavvufun Kıymeti
Allah’ın boyasıyla boyanmak ne demektir?
"Sıbgat Allah — Allah’ın boyasıyla boyanın" (Bakara Sûresi, 2:138). Allah’ın boyasıyla boyanmanın ölçüsü Hz. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin haliyle hallenmektir, onun ahlakı üzerine olmaktır. Onun ahlakı ve hidayeti üzerine olmayanlar, kendi kendilerine Allah’ın boyasıyla boyandıklarını söylerlerse şeytan onları aldatmış olur.
Kaynak: 129. Dergah Sohbeti — Hayatı Sünnete Örmek, Edep ve Tasavvufun Kıymeti
129. Dergah Sohbeti — Hayatı Sünnete Örmek, Edep ve Tasavvufun Kıymeti nedir?
129. Dergah Sohbeti — Hayatı Sünnete Örmek, Edep ve Tasavvufun Kıymeti. Hz. Resûlullah’ın Haliyle Hallenme. Hz. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemi ne zaman üzeriz? Hem onun ümmetiyiz deyip hem gözümüzü dike dike haram işlersek üzeriz. Hem onun ümmetiyiz deyip hem sünnetinin dışında bir hayat standardı oturtursa üzeriz. Birinci derecede haramlardan uzak durulmalıdır. İkinci derecede Hz. Resûlullah’ın sünnetiyle örülü bir hayat kurulmalıdır — işte bu tarikattır, tasavvuf tur.
Kaynak: 129. Dergah Sohbeti — Hayatı Sünnete Örmek, Edep ve Tasavvufun Kıymeti
Fenâ: İslam Dininin Tebliğe mi Temsile mi İhtiyacı Var?
Hiçbir kimse, Hazret-i Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinden sonra dinin temsilcisi değildir. Din ilâhî bir şeydir; herkesin o ilâhî manadan anladığı ve yaşadığı kadar bir şey vardır. Bir kimse dinin temsilcisi dendiğinde, o kimsenin eksik ve kusurları dinin eksik kusuru gibi görünür.
Kaynak: 131. Dergah Sohbeti — Aşkın Hakikati, Fenâ Mertebeleri ve Dini Yaşamak
İslam dini tamamlanmıştır?
Vatikan’daki Papa Hristiyan dininin temsilcisidir; Papa isterse bir hükmü kaldırabilir veya yeni bir hüküm icâz edebilir. Oysa İslam dini tamamlanmıştır. Hz. Resûlullah buyurmuştur: "Size iki şey bıraktım; kim buna sımsıkı yapışırsa kurtulmuştur: Kur’an ve Sünnet" (Mâlik, Muvatta, Kader 3; Hâkim, el-Müstedrek, I/93).
Kaynak: 131. Dergah Sohbeti — Aşkın Hakikati, Fenâ Mertebeleri ve Dini Yaşamak
Tebliğ nasıl olur?
Dil ile değil, hal ile olur. Yaşarsın. Sabahtan akşama kadar "Allah’ı zikredin" deyin ama siz zikretmezseniz söylediğiniz tesir etmez. "Yapmadıklarını tebliğ edicilerden olma" (Saff Sûresi, 61:2-3). Dini başkasına göre yaşamayın; başkasına örnek olsun diye değil, Allah emrettiği için yapın.
Kaynak: 131. Dergah Sohbeti — Aşkın Hakikati, Fenâ Mertebeleri ve Dini Yaşamak
Sen inandığını yaşa, inandığını kuruş, inandığınla hareket et — o seni kurtuluşa götürecek midir?
Sen inandığını yaşa, inandığını kuruş, inandığınla hareket et — o seni kurtuluşa götürecektir. Bir başkasına göre yapmak ve bir başkası için yapmak hep seni helâke götürür.
Kaynak: 131. Dergah Sohbeti — Aşkın Hakikati, Fenâ Mertebeleri ve Dini Yaşamak
On kapı vardır — hepsi imanın ve İslam’ın gerekleri midir?
Mürşide İntisap ve Söz Verme Geleneği Eski tarikatlarda bir mürşitten ders alırken belli şeylere söz verilirdi: namazını kılacağına, orucunu tutacağına, zekâtını vereceğine; günah-ı kebâirlere karşı şirke düşmeyeceğine, adam öldürmeyeceğine, gıybet etmeyeceğine söz verilirdi. On kapı vardır — hepsi imanın ve İslam’ın gerekleridir. Kırk makam vardır — onların açılımlarıdır.
Kaynak: 131. Dergah Sohbeti — Aşkın Hakikati, Fenâ Mertebeleri ve Dini Yaşamak
İkincisi nâfilelerle Allah’a yaklaşmak — bu güzel ahlakla, üstün ahlakla alakalı mıdır?
Tasavvufu basit bir şekilde tanımlarsak üç merhale vardır: Birincisi farzları yerine getirmek — hem ibadet hem haramlardan uzak durma noktasında. İkincisi nâfilelerle Allah’a yaklaşmak — bu güzel ahlakla, üstün ahlakla alakalıdır. Üçüncüsü Allah’ı sevmek. Bir kimse bir mürşide giderken bu üç merhaleyi yaşamak için gider.
Kaynak: 131. Dergah Sohbeti — Aşkın Hakikati, Fenâ Mertebeleri ve Dini Yaşamak
Yaşayacak ve yürüyecek olan kimsenin kendisi midir?
Yaşayacak ve yürüyecek olan kimsenin kendisidir. Ama daha önce o yolu gittiğinden dolayı rehber niteliğinde bilen birine ihtiyaç vardır. Koca Yunus Emre demiş: "Rehbersiz yola gidinmez." Her yere bir rehberle çık; ama çıkacak olan sensin.
Kaynak: 131. Dergah Sohbeti — Aşkın Hakikati, Fenâ Mertebeleri ve Dini Yaşamak
Dağda, taşta, kuşta, havada, karada, denizde — âlemin her tarafında üstadının mührünü gören derviş, yolun sonuna geldiğini zannediyorsa tehlike yolunun sonuna gelmiştir?
Tasavvufta fenâ fi’ş-şeyh olan kimse, her gördüğü yerde şeyhini görür, her baktığı yerde şeyhini bakar, her içtiği suyun damlasında şeyhinin suretini görür. Dağda, taşta, kuşta, havada, karada, denizde — âlemin her tarafında üstadının mührünü gören derviş, yolun sonuna geldiğini zannediyorsa tehlike yolunun sonuna gelmiştir. Orası yolun sonu değildir — orası daha yolun başlangıcıdır!
Kaynak: 131. Dergah Sohbeti — Aşkın Hakikati, Fenâ Mertebeleri ve Dini Yaşamak
Maşuk der: "Sen atmadın, ben attım; sen tutmadın, ben tuttum; sen öldürmedin, ben öldürdüm" (Enfâl Sûresi, 8:17) mıdır?
Maşuk der: "Sen atmadın, ben attım; sen tutmadın, ben tuttum; sen öldürmedin, ben öldürdüm" (Enfâl Sûresi, 8:17). Ve maşuk büyük bir tevâzuyla: "Beni Rabbim terbiye etti, ne güzel terbiği etti" (Hadis-i Şerif).
Kaynak: 131. Dergah Sohbeti — Aşkın Hakikati, Fenâ Mertebeleri ve Dini Yaşamak
Aşıklık yolu bitmez; ama aşığın mesafesi o kadar mıdır?
Ben vefat etsem, bu dünyadan göçsem — böyle bir hali başka bir üstadda, bir mürşid-i kâmilde yaşayabilirsiniz. Sakın yolu tamamladığınızı zannetmeyin. Aşıklık yolu bitmez; ama aşığın mesafesi o kadardır. Nefesi yetmemiştir, gücü yetmemiştir, bir takıntısı kalmıştır. Çünkü aşıklık hiç leke götürmez, asla durmayı istemez.
Kaynak: 131. Dergah Sohbeti — Aşkın Hakikati, Fenâ Mertebeleri ve Dini Yaşamak
Allah Sevgisi, Üstad Sevgisi ve Şirk Meselesi nedir?
Hadis-i kudsîde Hz. Davud aleyhisselamdan nakledilir: "Yâ Rabbi, bana sevgini, seni sevenlerin sevgisini, seni sevdirecek olanların sevicisini ver; çölde susuz kalmış bir kimseye şerbetin sevgili kılındığı gibi" (Tirmizî, Daavât 73, No: 3490). Üç sevgi — Allah’ın sevgisi, Allah’ı sevenlerin sevgisi, Allah’ı sevdirecek olanların sevgisi — birbirinin içindedir; renkleri birbirine çok yakındır.
Kaynak: 132. Dergah Sohbeti — Aşkın Kapısı, Zikir Halakası ve Teslimiyet
Üstad sevgisiyle Allah sevgisinin renk olarak farkı olmaması lâzımdır mı?
Hz. Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî hazretleri bu sevgiler arasında fark yok diyor. Ancak bugünkü toplum bunu anlamaktan uzak. Üstad sevgisiyle Allah sevgisinin renk olarak farkı olmaması lâzımdır. Ama bugün insanlar üstadı severken Allah’ı sever gibi seviyorlar — oradan sıkıntı doğuyor.
Kaynak: 132. Dergah Sohbeti — Aşkın Kapısı, Zikir Halakası ve Teslimiyet
Allah’a itaat edin, Resülüne itaat edin, sizden olan emir sahiplerine de itaat edin nedir?
"Allah’a itaat edin, Resülüne itaat edin, sizden olan emir sahiplerine de itaat edin" (Nisâ Sûresi, 4:59). Cenab-ı Hak kendisine itaatle Peygambere ve emir sahiplerine itaati ardı ardına sıralar. Bir kimsenin Resûlullah’a itaati şirk değildir; emir sahibine itaati şirk değildir; babasına itaati şirk değildir.
Kaynak: 132. Dergah Sohbeti — Aşkın Kapısı, Zikir Halakası ve Teslimiyet
Ağır damarı çatlayan Müslüman ve Fitne nedir?
Ağır damarı çatlayan Müslüman, fütürsuzca haramı işleyen kimsedir. Sadece içki içmek veya kovuş yapmak değil — fütürsuzca yalan söyler, insanları aldatır, gıybet eder, dedikodu eder, iftira eder. Fütürsuzca içki içer, kumar oynar, zina eder. Fütürsuzca haram helal tanımaz, namazını terk eder, orucunu terk eder. İçinde zerrecik korku ve utanma yoktur.
Kaynak: 132. Dergah Sohbeti — Aşkın Kapısı, Zikir Halakası ve Teslimiyet
Fitne çıkaran, huzur bozan Müslüman kimdir?
Kur’an ve sünnetin dışında olan her şey fitnedir, huzur bozandır. Kendisinden emin olunan Müslüman, diline sahip olan kimsedir. Birisinin gıybetini yapmıyorsa, lafını taşımıyorsa, hoşuna gitmeyecek bir şeyi söylerken seni susturursa — o senin dostundur, ondan emin ol.
Kaynak: 132. Dergah Sohbeti — Aşkın Kapısı, Zikir Halakası ve Teslimiyet
Kabir Ehlinden Vesile Edinmek nedir?
"Bir işte sıkışınca kabir ehlinden yardım isteyiniz" şeklinde bilinen hadis-i şerif, aslında "onları vesile kılınız" manasındadır. Bir kimsenin vefat etmiş salih akrabalarını vesile etmesi mümkündür. Ancak İslam dünyası bunu genellikle geçmişte vefat etmiş veliler olarak algılamıştır.
Kaynak: 132. Dergah Sohbeti — Aşkın Kapısı, Zikir Halakası ve Teslimiyet
Meselenin bâtın tarafı da vardır: bir kısım ulema, kabir ehli olarak yaşayan velileri görmüştür. Bu ne anlama gelir?
Meselenin bâtın tarafı da vardır: bir kısım ulema, kabir ehli olarak yaşayan velileri görmüştür. "Asıl kabir ehli yaşayan velilerdir; bir sıkıntıya düştüğünüzde onlara gidin, onları vesile edin" demişlerdir.
Kaynak: 132. Dergah Sohbeti — Aşkın Kapısı, Zikir Halakası ve Teslimiyet
Tasavvufta Selamın Kesilmesi: Terbiye Yöntemi nedir?
Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem döneminde cihada katılmayan iki sahabeye selam verilmemesini emretmişti. Onlar kendilerini Medine’de ağaca bağladılar, tövbe ettiler ve Allah onları affetti (Tirmizî, Tefsîr Sûre 9, No: 3102; Buhârî, Meğâzî 79).
Kaynak: 132. Dergah Sohbeti — Aşkın Kapısı, Zikir Halakası ve Teslimiyet
Bir üstad herhangi bir kimseyle selamın kesilmesini söyleyebilir mi?
Tasavvufun içinde de bu vardır. Bir üstad herhangi bir kimseyle selamın kesilmesini söyleyebilir. Sufi topluluğunun içinde bulunmak rahmettir, berekettir, Allah’ın sofrasında oturmaktır. Bir kimse bunun kıymetini ve değerini bilmiyorsa, yapılan yanlışlıktan geri dönsün diye ona terbiyevî bir ceza verilebilir.
Kaynak: 132. Dergah Sohbeti — Aşkın Kapısı, Zikir Halakası ve Teslimiyet
Başkasının Kusurunu Araştırmak: Büyük Günah nedir?
"Pazartesi ve perşembe orucu tutmayan, sünnet namazlarını terk eden bir arkadaşın ehli tasavvuf olduğuna şehadet edebilir miyiz?" Bu soruyu soran kardeş çok tövbe etsin! Bir başkasını takip etmek şeytanın vesvesesidir. Ben o pazartesi perşembe orucu tutmayan, farzlarını kılan kardeşin ehli tasavvuf olduğuna şehadet ederim; onu izleyip de soruyu sorana şehadet etmem.
Kaynak: 132. Dergah Sohbeti — Aşkın Kapısı, Zikir Halakası ve Teslimiyet
Kim bir arkadaşının eksikliğini nöksanını araştırmak büyük günah mıdır?
Kim bir arkadaşının eksikliğini nöksanını araştırmak büyük günah-ı kebâiredir, büyük bir fitnedir. Hiçbir arkadaşınızın hatasını, kusurunu, eksikliğini araştırmayın. Gördüyseniz yanıldığınıza verin: "Yanılmışımdır, görememişimdir, gözüm karmıştır" deyin.
Kaynak: 132. Dergah Sohbeti — Aşkın Kapısı, Zikir Halakası ve Teslimiyet
Sevmek sorgulamayı ortadan kaldırır mı?
Sevmek, sorgulamayı ortadan kaldırır. Bir kimse aklıyla sorgular; sorgulayan akıldır. Bu, aklı küçümseme noktasında değildir. Ancak sevgiyle alakalı bir mesele varsa, seven sevdiğini sorgulamaz. İnsanlar kendi bulundukları noktayı, sevdiklerini söylerler; bu farklı bir şeydir. Sever, sevdiğine karşı kör ve sağır olur; onu sorgulaması sevgi ütopyası açısından yanlıştır.
Kaynak: 133. Dergah Sohbeti — Sevgi Ütopyası, Seyri Sülûk ve Teslimiyet
Sevgi ütopyası nedir?
Benim ütopyam bu: Sevgi ütopyası. Yanlış gelebilir birisine, eyvallah, söyleyecek bir sözüm yok.
Kaynak: 133. Dergah Sohbeti — Sevgi Ütopyası, Seyri Sülûk ve Teslimiyet
Sevgi ve itaat arasındaki ilişki nedir?
Bir kimse bir üstada intisap eder, bağlar, onu sever, orada kalır, yol alır. Bir kimse yolu sever, oturur, orada kalır, yine yol alır. Yol onu düzeltir, yol onu yola getirir — o yola uyarsan. Hem yola uyulacak, hem yolun başındaki yolcuya uyulacak, hem nefse uyulacak; ondan sonra diyecek ki "Ben üstadı çok seviyorum." Boş.
Kaynak: 133. Dergah Sohbeti — Sevgi Ütopyası, Seyri Sülûk ve Teslimiyet
Sevmek ütopyadır mı?
Sevmek ütopyadır. Koşmak ister. Hayal kurmak ister. Fedakârlık ister. Her daim gözünün önünde tutmak ister. Kalbini kalbine dayamak ister. Kalbini kalbine yaslamak ister. Kalbini kalbinin içine koymak ister. Sevdiğinin izine basmak ister. Sevdiğinin yörüngesinde dönmek ister. Sevdiğinin nefesiyle nefeslenmek ister. Sevdiğinin rengiyle boyanmak ister. Sevdiğinin diliyle dillenmek ister. Sevdiğinin kurduğu cümleyle cümlelenmek ister. Hikâyesini dahi birbirine tutturmak ister. Sözünü sözüne eklemek ister. Sevmek hep ütopyadır.
Kaynak: 133. Dergah Sohbeti — Sevgi Ütopyası, Seyri Sülûk ve Teslimiyet
Sema ibadeti nedir?
İbadetleri gizli saklı yapmak daha makbuldür. Sema da bir ibadettir. Peki neden gösteriliyor? İbadetlerin nâfile kısımları gizli ve saklı yapmak makbuldür, evlâdır. Ama bazen o ibadetlerin öğrenilmesi ve öğretilmesi için zâhirde yapmak evlâdır. Sema bir veçhesiyle gösteridir; bir veçyhesiyle aşıklığın gösterisi, bir veçhesiyle aşkın gösterisidir. Aşıklık damardan patladıysa, atmaya başladıysa onu akılla durdurmak mümkün değildir. Aşkı akılla önlemek ve gizlemek mümkün değildir. Bu manada sema’yı, aşka davet eden bir argüman, bir dil olarak görüyoruz. Sema aşka davet eden bir dildir.
Kaynak: 133. Dergah Sohbeti — Sevgi Ütopyası, Seyri Sülûk ve Teslimiyet
Mevlevilerin nimet şükri nasıl olur?
Ehl-i tasavvuf bilhassa Mevleviler hırkayı giyerlerken öperler: "Ya Rabbi, bu gömleğimiz olmasaydı üşürdük, sana şükürler olsun." Yatarken yastığını öper, yorganını öper, yatağını öper Mevleviler. Hangi birimiz yatağa yatarken hamd ediyor? Hangi birimiz sıcak odalarımızda yatarken şükrediyor? Deprem gelince nimet gitti ellerinden, bangır bangır bağırıyorlar: "Çadır istiyoruz, yatak istiyoruz." O yorgana hasretler şimdi. Hangimiz yorganı öperek yatmıştık ki?
Kaynak: 134. Dergah Sohbeti — Şükrün Hakikati, Vesvese ile Mücadele ve Kurban Ahkamı
Kurbanın hakikati nedir?
Kurbanın hakikati birinci derecede Allah’a itaat etmektir, farzlara sımsıkı yapışmaktır. İkinci derecede nafilelerle yaklaşmaktır. Üçüncüsü her şeyden fazla Allah’ı sevmektir. Kurban Allah’a yaklaşmadır (kurb). Nefis ve isteklerini kurban edemeyenler, ne kadar hayvan keserlerse kessinler o kesim onları Allah’a yaklaştırmaz.
Kaynak: 135. Dergah Sohbeti — Mürid-Mürşid İlişkisi, Kurbanın Hakikati, Aşk ve Teslimiye
Müridin mürşidine karşı dilsiz olması ne anlama gelir?
Her müridin kendine göre bir hali vardır. Her insanın kendine ait bir fıtratı, bir tabiatı vardır. Birisi halim selimdir, çok konuşmaz; kimisi daha canlıdır, daha hareketlidir. Bunları "şu doğrudur, bu yanlıştır" demek abestir. Din Kur’an ve Sünnet’tir; bir kimse haram işlemediği müddetçe biz ona "yanlış yaptın" demeyiz.
Kaynak: 135. Dergah Sohbeti — Mürid-Mürşid İlişkisi, Kurbanın Hakikati, Aşk ve Teslimiye
Mürid başka bir şeyhe intisap etmeye karar verirse ne olur?
Bir mürid bir üstada bağlanır, başka bir üstada gönlü kaydıysa daha önce bağlanmış olduğu üstattan gidip helallığını alır, gidip o kimseye bağlanır. Biz böyle bir kısıtlama koymuyoruz. Bütün kardeşlerimiz istedikleri sohbete gidebilirler, istedikleri zikrullah halkasına katılabilirler, istedikleri bir mürşide intisap edebilirler. Bizden helallık almasına da gerek yok, hakkımız helal olsun. Allah yolunu açık etsin.
Kaynak: 135. Dergah Sohbeti — Mürid-Mürşid İlişkisi, Kurbanın Hakikati, Aşk ve Teslimiye
Başka bir şeyhe giden kişiye buğz etmeye hak var mıdır?
Yanlış şeylerdir bunlar, cehalettir. Bırakın kim hangi şeyhe intisap ediyorsa etsin, kim hangi şeyhe gidip ders alıyorsa alsın. Buğz etmenin bir anlamı yoktur. Mümin müminin kardeşidir, bu ayrımcılık cehalettendir.
Kaynak: 135. Dergah Sohbeti — Mürid-Mürşid İlişkisi, Kurbanın Hakikati, Aşk ve Teslimiye
Cin musallatı nedir?
Ehl-i tasavvufun "on sekiz bin alem" dediği kavram vardır; boyut değil, alem denir. Alem içinde alem vardır. İnsanlara musallat olan cinni taifesidir. Cinni taifesi içerisinde değişik kavimler vardır: karabasan ayrı bir cinni kavmidir; kafir olanları, Hristiyan olanları, Yahudi olanları, şeytana tapanları, şeytanlaşmış olanları; mümin olanları ve sufi olanları da vardır.
Kaynak: 135. Dergah Sohbeti — Mürid-Mürşid İlişkisi, Kurbanın Hakikati, Aşk ve Teslimiye
Cin musallatından korunma yolları nelerdir?
Bu musallattan korunmak için: abdestli dolaşın, tesettüre riayet edin, yemek kırıntılarını açıkta bırakmayın, çarşılardan geçerken "La ilahe illallahu vahdehu la şerike leh, lehu’l-mülkü ve lehu’l-hamd ve hüve ala külli şey’in kadir" diye zikrederek geçin. Cinni taifesi deniz kenarlarında, plajlarda, içki-kumar-fuhuş yapılan yerlerde daha fazladır. Felak ve Nas surelerini okumaya devam edin.
Kaynak: 135. Dergah Sohbeti — Mürid-Mürşid İlişkisi, Kurbanın Hakikati, Aşk ve Teslimiye
Müridin vartası nedir?
Tasavvuf birinci derecede üstadın üzerine kuruludur, ikinci derecede üstada yakın olan görevli kardeşlerin üzerine kuruludur. Bazen mürid ikinci derecedeki kimselerin üzerinde kalarak vartaya düşebilir. Sevgisini üstada yönlendirmesi gerekir; eğer ağabeyde kalırsa yolda kalır. Ağabey giderse o da gider, ağabey batarsa o da batar.
Kaynak: 135. Dergah Sohbeti — Mürid-Mürşid İlişkisi, Kurbanın Hakikati, Aşk ve Teslimiye
Sevmek ve sevilmek ne anlama gelir?
"Sevmeyi bilmiyorum ama sevmek istiyorum" diyen kimseye: Sevmenin ve sevilmenin mürebbisi Allah’tır. "Siz Allah’tan hakkıyla korkarsanız Allah sizin bilmediklerinizi öğretir." Sen yeter ki sev; bir yerden sana öğretir, kulağına üfletir, kalbine ilham eder. Sevmenin arkasında gizli bir şirk vardır: sevilme isteği. Bu şirkten kurtulmak hesapsızlıkla olur. Sevilmesen dahi seveceksin, sevilmeyeceğini bile bile seveceksin.
Kaynak: 135. Dergah Sohbeti — Mürid-Mürşid İlişkisi, Kurbanın Hakikati, Aşk ve Teslimiye
Müridin üstadına karşı sevgisi ne kadar olmalıdır?
Müridin muhabbeti ve sevgisi doğrudan üstadadır; görevli ağabeyler üstadın namına iş yaparlar. Üstadmış gibi görürlerse bu körlüktür, cehalettir. Hz. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri vefat edince bir kısım Müslümanlar dinden döndüler. Hz. Ebu Bekir efendimiz hemen müdahale etti: "Biz ölmeyen diri olan Allah’a iman ettik."
Kaynak: 135. Dergah Sohbeti — Mürid-Mürşid İlişkisi, Kurbanın Hakikati, Aşk ve Teslimiye
Aşık ve maşuk arasındaki ilişki nasıl olmalıdır?
Aşık için mesafe, engel söz konusu bile olmaz. Aşığın önünde duracak olan bir kimsenin hayatı cehennem olur. Maşuk aşığının sözünü geri çevirmez. Laf onlar, "ulaşamıyoruz" diyenler; bir kimse seviyorsa, yolun içindeyse, ona yol açılır.
Kaynak: 135. Dergah Sohbeti — Mürid-Mürşid İlişkisi, Kurbanın Hakikati, Aşk ve Teslimiye
Müridin üstadına intisap etmesi ne anlama gelir?
Müridin vartası: ağabeylere takılmak. Tasavvuf birinci derecede üstadın üzerine kuruludur, ikinci derecede üstada yakın olan görevli kardeşlerin üzerine kuruludur. Bazen mürid ikinci derecedeki kimselerin üzerinde kalarak vartaya düşebilir. Sevgisini üstada yönlendirmesi gerekir; eğer ağabeyde kalırsa yolda kalır. Ağabey giderse o da gider, ağabey batarsa o da batar.
Kaynak: 135. Dergah Sohbeti — Mürid-Mürşid İlişkisi, Kurbanın Hakikati, Aşk ve Teslimiye
Sufilik Nedir, Nafilelerin Başı Nedir?
Sufi en güzel ahlaklı kimsedir. Sufilik güzel ahlak sahibi olmaktır. Sufilik ile dervişlik aynı şeydir. "Derviş" denince insanlar biraz kötü nazarla bakıyorlar; televizyonlardaki kötü medya görüntülerinden dolayı "sufi" kelimesini kullanıyoruz.
Kaynak: 136. Dergah Sohbeti — Ahir Zamanda Muhafaza, Silsile-i Meşayih, Zikir ve Güzel A
Dikbaşlılık nedir?
Dikbaşlılık farzdır. Kur’an ve Sünnet noktasında durmak, Allah’ın emirlerini harfiyen yerine getirmek, hem kendi öz nefsinde yaşayarak savunmak, hem de tebliğ noktasında savunmak ve mücadelesini yapmak için dikbaşlılık farzdır. Toplum olarak karşımızdaki kimsenin Kur’an ve sünlijkine olan bağlılığını dikbaşlılık olarak görür ve küçümsersek küfre gireriz.
Kaynak: 138. Dergah Sohbeti — Dikbaşlılık, Gıybet, Ölmeden Önce Ölünüz ve Mahşer
Doğrunun arkasında durmak, hakkı savunmak, ne kadar eleştirilirse eleştirsinler doğru mudur?
Kur’an ve Sünnet dairesinde yaşayanlar, kendi nefislerinde taviz vermeden yaşamak zorundadırlar. Doğrunun arkasında durmak, hakkı savunmak, ne kadar eleştirilirse eleştirsinler doğrudur. Buna nefisleri yetmeyen, içinde münafıklık alameti olanlar bu hali dikbaşlılık olarak yorumlayabilirler.
Kaynak: 138. Dergah Sohbeti — Dikbaşlılık, Gıybet, Ölmeden Önce Ölünüz ve Mahşer
Helalda, dinin içerisinde dikbaşlılık ise ibadet midir?
Haramda ısrar ederse küfür noktasında durur, Allah muhafaza eylesin. Helalda, dinin içerisinde dikbaşlılık ise ibadettir. Ailenin içerisinde, arkadaşlar arasında haram-helal çizgisinde olmayan meselelerde dikbaşlılık yapmaya gerek yoktur. Sufiler sadece haram noktasında dikbaşlıdır; haram değilse, dinin dışında değilse genel anlamda uyumlu insanlar olmalıdırlar. Bu güzel ahlakın getirdiği bir haldir.
Kaynak: 138. Dergah Sohbeti — Dikbaşlılık, Gıybet, Ölmeden Önce Ölünüz ve Mahşer
Hadis-i şerifte: "Ölmeden önce ölünüz" buyurulmuştur?
Ölmeden önce ölme halini yaşayabilmesi için insanın en güzel ahlakla ahlaklanması lazımdır. Bazı ehl-i tasavvuf bunu beyaz ölüm, kırmızı ölüm, siyah ölüm diye renklendirmiştir.
Kaynak: 138. Dergah Sohbeti — Dikbaşlılık, Gıybet, Ölmeden Önce Ölünüz ve Mahşer
Çok yerseniz çok uyursunuz, çok uyursanız çok konuşursunuz; bunun anahtarı az yemek midir?
Birinci merhale: az yemek, az uyumak, az konuşmak. Çok yerseniz çok uyursunuz, çok uyursanız çok konuşursunuz; bunun anahtarı az yemektir. Günde en fazla iki öğün yiyeceksiniz, bazı günleri aç geçireceksiniz, orucu fıtrileştireceksiniz. Sofradan aç kalkın. Sabah-öğle-akşam yemek tüketici toplumların adetidir.
Kaynak: 138. Dergah Sohbeti — Dikbaşlılık, Gıybet, Ölmeden Önce Ölünüz ve Mahşer
Ölmeden önce ölünüzün birinci merhalesinin son halkası az konuşmak mıdır?
Eskiden bir üstad hacca giderken başka bir üstadın dergahına uğramış. O şeyh efendi yanına bir çömez derviş vermiş: "Size hizmet etsin." Hacca gidip dönmüşler. Bütün yolculuk boyunca şeyh efendi ona hiçbir şey sormamış. Sadece dönüşte: "Evladım senin adın ne?" demiş. "Berber Ahmet, efendim" demiş. Şeyh efendi asıl üstadına sormuş: "Çömezi nasıl buldun?" Cevap: "Çok geveze." Sadece adını söylemişti. Ölmeden önce ölünüzün birinci merhalesinin son halkası az konuşmaktır.
Kaynak: 138. Dergah Sohbeti — Dikbaşlılık, Gıybet, Ölmeden Önce Ölünüz ve Mahşer
Kırmızı ölüm: dünya ve dünyayla alakalı her şeyden geçmek, dünya sevgisinin kalpte kalmaması mıdır?
Kırmızı ölüm: dünya ve dünyayla alakalı her şeyden geçmek, dünya sevgisinin kalpte kalmaması. Dünyadan vazgeçme ama hırsa kapılma, razı ol. Dünya sevgisine tamah etme: "en iyi araba, en iyi ev, en iyi elbise" diye koşma. Günlük işini yap, çalışmanı yap ama hırsa kapılma.
Kaynak: 138. Dergah Sohbeti — Dikbaşlılık, Gıybet, Ölmeden Önce Ölünüz ve Mahşer
İnsan sevdiğinin arkasından konuşur mu?
Bu dergahta para yok, pul yok, makam yok, mevki yok. Çavuşluk yok, halifelik yok, şeyhlik yok, mürşidlik yok. Bu dergahta herkes mürid, herkes mürid olmaya çalışanlardan. Allah için sevin birbirinizi. Sevdiğinin kuyusunu kazar mı? Allah için sevemiyorsanız o mahşerde karşılarının gölgesinde duramayacaksınız. Nurdan minberlere oturamayacaksınız, nurdan taçları giyemeyeceksiniz.
Kaynak: 138. Dergah Sohbeti — Dikbaşlılık, Gıybet, Ölmeden Önce Ölünüz ve Mahşer
Dört Kapı Kırk Makam ve Tasavvuf Sohbeti nedir?
"Ders geçtiğimizi nasıl anlayacağız?" sorusuna cevaben: Bazı ehl-i tasavvuf ve ehl-i tarikat olan yerler belirli virtler çekerek belirli bir makama veya mevkiye erişmeyi hedeflerler. Bizim böyle bir gayretimiz yok. Bizim topluluğumuz insanları ders geçirmekle, makam atlatmakla değil. Biz hangi esmaya gelirsek gelelim, dergahımızda müritlikten başka bir şey yok. Burada derviş olabilirsek ne âlâ. Ömrümüzün sonuna kadar derviş olmaya gayret edeceğiz.
Kaynak: 139. Dergah Sohbeti — Kerbela Hüznü, Ehlibeyt Sevgisi, Gıybet ve Kardeşlik
Helâl dâireyi kendine haram etmek neden câiz değildir?
Helâl dâireyi kendine haram etmek nefsindendir. Tasavvuf adı altında yapılması câiz değildir. Bu ancak kalbî bir ilimle, ilâhî bir emirle söz konusu olursa olur — dervişin kendi nefsinden olmaz.
Kaynak: 140. Dergah Sohbeti — Helâl Dâireyi Haram Etmemek, Gaflet Uykusu ve Ticarette Mü
Gaflet uykusu ne demektir?
Sûfînin birinci âdâbı, birinci erkânı, birinci merhalesi gaflet uykusundan uyanmaktır. Gaflet uykusu; haram-helâl tanımadan hayatı yaşamaktır. Sûfînin gaflet uykusu ise üstâdı dinlememektir. Namazını kılıyordur, orucunu tutuyordur, dersini yapıyordur — ama üstâdı dinlemiyordur; uykudadır.
Kaynak: 140. Dergah Sohbeti — Helâl Dâireyi Haram Etmemek, Gaflet Uykusu ve Ticarette Mü
Helâl dâireyi kendine haram etmemek neden önemlidir?
Helâl dâireyi kendine haram etmemek İslâm değildir. Haramlardan uzak durun, o zaten size yetecek. Sünnetleri uygulayın, yeter bu size. Günde iki sefer yiyin, Pazartesi-Perşembe oruç tutun, ayın üç gününü oruçlu geçirin, dilinizi tutun. Yeter bu size.
Kaynak: 140. Dergah Sohbeti — Helâl Dâireyi Haram Etmemek, Gaflet Uykusu ve Ticarette Mü
Sûfînin gaflet uykusu ne anlama gelir?
Sûfînin gaflet uykusu ise üstâdı dinlememektir. Namazını kılıyordur, orucunu tutuyordur, dersini yapıyordur — ama üstâdı dinlemiyordur; uykudadır. İbâdete alışkanlık olmuş, namaza alışkanlık olmuş, zikrullâha alışkanlık olmuş — gaflet uykusunda. Kendi kafasında, kendi bildiğince gidiyor.
Kaynak: 140. Dergah Sohbeti — Helâl Dâireyi Haram Etmemek, Gaflet Uykusu ve Ticarette Mü
Helâl dâireyi kendine haram etmemek neden İslâm değildir?
Helâl dâireyi kendine haram etmemek İslâm değildir. Haramlardan uzak durun, o zaten size yetecek. Sünnetleri uygulayın, yeter bu size. Günde iki sefer yiyin, Pazartesi-Perşembe oruç tutun, ayın üç gününü oruçlu geçirin, dilinizi tutun. Yeter bu size.
Kaynak: 140. Dergah Sohbeti — Helâl Dâireyi Haram Etmemek, Gaflet Uykusu ve Ticarette Mü