Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site

Sorular: Kur’ân ve Sünnet — Sayfa 5

Sohbetlerden Derlenen Sorular

Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv

35.367Soru-Cevap
2.760.705Kelime
51Kategori
378Sayfa

Table of Contents

Kur’ân ve Sünnet(1037) — Sayfa 5/14

Kelime-i Şehadet nedir?

La ilahe illallah demekle birlikte Muhammedün Rasûlullah demeden iman kabul olmaz. İki cümlenin birbirinden koparılması tarihte bazı fırkaların yaptığı bir sapma olup Efendimiz bunu açıkça reddetmiştir.

Kaynak: 41. Karabaş-ı Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Arefe Orucu, Mehdi Beklentisinin Eleşt

Hz. Nuh’un kavmine 950 yıllık tebliği nedir?

Kur’ân-ı Kerîm — Nûh Sûresi (71. Sûre) — Nuh Aleyhisselâm’ın kavmine 950 yıllık tebliği (âyet 5-28), insanların parmaklarıyla kulaklarını tıkaması (âyet 7), kâfirlerden yeryüzünde kimse bırakma duası (âyet 26-27), geminin yapılması emri (âyet 14).

Kaynak: 34. Karabaş-ı Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Aşure ve Nuh Aleyhisselâm’ın Tufanı; Ş

Rabbinizden size hak bir peygamber gelmiştir?

Efendi hazretleri Mevlüd Kandili sohbetinin ana âyetini Nisâ sûresi 170. âyet olarak seçmiştir: "Ey insanlar! Rabbinizden size hak bir peygamber gelmiştir. O hâlde kendi hayrınıza olarak hemen ona îmân edin." Bu âyet-i kerîmenin öncesindeki âyetleri de tafsîlâtıyla okumuştur: Cenâb-ı Hakk önce geçmiş peygamberleri (Nûh, İbrâhîm, İsmâîl, İshâk, Ya’kûb, İsâ, Eyyûb, Yûnus, Hârun, Süleymân, Dâvûd) zikretmiş; ardından Ebûzerr-i Gıfârî’nin "kaç peygamber geldi?" sorusuna Hz. Peygamber’in "124 bin peygamber, 312 tanesi resûl" cevâbını nakletmiştir.

Kaynak: 17. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Mevlüd Kandili, Nisâ 170: "Ey İnsanlar

Muhammed Mustafâ baştan sona sallallâhu aleyhi ve sellem vahyi midir?

Efendi hazretleri sohbetin en derin tasavvufî noktasını beyan buyurmuştur: "Hz. Muhammed Mustafâ baştan sona sallallâhu aleyhi ve sellem vahyidir. Baştan sona vahyidir. Onun tebessüm etmesi bile vahyidir. Onun öksürmesi bile vahyidir. Onun abdestinin suyu bile vahyidir. Onun işâreti, mimiği dahi vahyidir. Kızarması vahyidir. Damarının çıkması vahyidir. Sakalının uzunluğu vahyidir. Saçının uzunluğu vahyidir. Tırnağını kesmesi vahyidir — tırnak kesme metodu dahi vahyidir: Önce orta tırnak, sonra serçe, sonra başparmak, sonra yüzük parmak, sonra işâret parmak. Vahyidir — dalga geçme. Ahmaklık yapma. O tırnağı keserken dahi öyle keseceksin." Bu beyân, Sünnet-i Seniyye’nin her detayının ilâhî kaynaklı olduğunu gösterir.

Kaynak: 17. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Mevlüd Kandili, Nisâ 170: "Ey İnsanlar

Peygamber’in izini takip edenler — yâni gerçek sûfîler — tarafından elde edilir mi?

Efendi hazretleri Kur’ân ve Sünnet’in muhtevasını beş ilim katmanıyla tanımlamıştır: "(1) İlm-i ledün — Allâh katından gelen husûsî ilim. (2) Gayb ilmi — görünmeyen âlemin bilgisi. (3) Zâhir ilmi — şerîatin açık hükümleri. (4) Bâtın ilmi — şerîatin iç mânâları. (5) Sıfat ilmi — Cenâb-ı Hakk’ın sıfatlarının ilmi ki bu, bâzı peygamberlere bile bildirilmemiştir." Bu beş ilim Kur’ân ve Sünnet’in içindedir ve ancak Hz. Peygamber’in izini takip edenler — yâni gerçek sûfîler — tarafından elde edilir.

Kaynak: 17. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Mevlüd Kandili, Nisâ 170: "Ey İnsanlar

Nefis kelimesi Kur’ân-ı Kerîm’de kaç farklı mânâda kullanılmıştır?

Nefis kelimesinin Kur’ân-ı Kerîm’deki sekiz farklı mânâsı tafsîlâtıyla beyan edilmiştir. (1) Cenâb-ı Hakk’ın zâtı mânâsında (Tâhâ 41, En’âm 54, Hadîs-i Kudsî), (2) insan bedeni (Yûsuf, Mâide 32), (3) cins-tür (Tevbe 128, Nahl 72), (4) şahsın zâtı (Bakara 123), (5) ruh (Zümer 42), (6) kalp-gönül (A’râf 205, Bakara 235), (7) gönül zenginliği (hadîs-i şerîf), (8) nefs-i hevâniyye (Furkân 43 — "nefsânî arzularını kendisine ilâh edinen kimse")

Kaynak: 4. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — "Para, Makâm ve Kadın" Hadîsi, Nefs Kel

Nefis kelimesinin Kur’ân-ı Kerîm’deki sekiz farklı mânâsı nelerdir?

Nefis kelimesinin Kur’ân-ı Kerîm’deki sekiz farklı mânâsı tafsîlâtıyla beyan edilmiştir. (1) Cenâb-ı Hakk’ın zâtı mânâsında (Tâhâ 41, En’âm 54, Hadîs-i Kudsî), (2) insan bedeni (Yûsuf, Mâide 32), (3) cins-tür (Tevbe 128, Nahl 72), (4) şahsın zâtı (Bakara 123), (5) ruh (Zümer 42), (6) kalp-gönül (A’râf 205, Bakara 25), (7) gönül zenginliği (hadîs-i şerîf), (8) nefs-i hevâniyye (Furkân 43 — "nefsânî arzularını kendisine ilâh edinen kimse")

Kaynak: 4. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — "Para, Makâm ve Kadın" Hadîsi, Nefs Kel

Edip Yüksel-19 Fitnesine karşı ne tür uyarılar verilmektedir?

Edip Yüksel-19 Fitnesine karşı, hadîs inkârcılığı ve Kur’ân’dan âyet çıkarmaya çalışma sapkınlığına karşı dur. Namazın sünnetlerini inkâr eden kimseyle namaz kılma: Bu inkârcılık fıkhı tamamen çökertir.

Kaynak: 4. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — "Para, Makâm ve Kadın" Hadîsi, Nefs Kel

Hz. Peygamber’in "küçük cihâddan büyük cihâda dönüyoruz" hadîsi ne anlama gelmektedir?

Hz. Peygamber’in "küçük cihâddan büyük cihâda dönüyoruz" hadîsi, can bedenden çıkıncaya kadar nefisle mücâdeleye devâm etmek ve hiçbir zaman nefis ile olan mücâdelede gözünü kırpmadan devâm etmek anlamına gelmektedir.

Kaynak: 4. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — "Para, Makâm ve Kadın" Hadîsi, Nefs Kel

Küçük cihâddan büyük cihâda dönüyoruz hadîsi ile ilgili bir örnek verilebilir mi?

Bir gün Efendi hazretleri onlardan biriyle karşılaştığında "Kalk iki rekat namaz kıl" demiş ve "Sünnetler olmadan nasıl kılacaksın?" diye sormuştur. Karşısındaki kimse cevap veremediği için mâhcûb olmuştur.

Kaynak: 4. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — "Para, Makâm ve Kadın" Hadîsi, Nefs Kel

Kur’ân-ı Kerîm’de nefis kelimesinin sekiz farklı mânâsı nelerdir?

Nefs kelimesinin Kur’ân-ı Kerîm’deki sekiz farklı mânâsı — Cenâb-ı Hakk’ın zâtı, beden, cins-tür, şahsın zâtı, ruh, kalp-gönül, gönül zenginliği, nefs-i hevâniyye — âyet ve hadîs misâlleri ile tafsîlâtıyla beyan edilmiştir.

Kaynak: 4. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — "Para, Makâm ve Kadın" Hadîsi, Nefs Kel

Bu benim kendi düstûrum mudur?

Efendi hazretleri bu bahsi Kur’ân-ı Kerîm’in kat’î bir âyetine bağlamıştır: Yâsîn sûresi 21. âyet-i kerîme. Âyet, Hz. İsâ aleyhisselâm’ın elçilerini yalanlayan bir şehrin ehlinden iman eden bir kimsenin sözünü nakleder: "İttebiû men lâ yes’elüküm ecran ve hüm mühtedûn — Sizden hiçbir ücret istemeyen ve hidâyete ermiş olan kimselere tâbi olun." Bu âyet-i kerîme sadece o şehir halkına değil, bütün mü’minlere kıyâmete kadar bir mîzan sunmaktadır: Hak dâvâsının samimiyetinin en kolay ölçülebilir alâmetlerinden biri, o dâvânın sâhibinin dünyevî bir bedel talep etmemesidir. Efendi hazretleri bunu kendi prensibi olarak beyan etmiştir: "Sizden ücret istemeyenlerin peşinden gidiniz. Bu benim kendi düstûrumdur. Cami yaptıracağız, pamuk eller cebe. Kur’ân kursu açacağız, pamuk eller cebe. Git kardeşim, sen sokak köşesinde koy rahleni, sokak köşesinde Kur’ân-ı Kerîm öğretmeye başla. Git evini Kur’ân-ı Kerîm kursu aç. Evinde öğret. Evini mescid yap. İsteme. Dilenme. Müslüman dilenmez, vakarlı olur." Bu prensip, dinin günümüzde bir ticâret metâına çevrilmesine karşı Efendi hazretleri’nin en net duruşudur.

Kaynak: 2. Karabaş-i Velî Tekkesi 2018 Sohbeti — Afyon Şeb-i Arûs 745. Vuslat Yıldönümü,

Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem buyurmuştur: ‘Kim Allâh’la görüşmek, konuşmak istiyorsa Kur’ân-ı Kerîm okusun.’ Kur’ân-ı Kerîm Allâh’ın kelâ mıdır?

Efendi hazretleri bu bahse bir muhteşem hadîs-i kudsî ile taç giydirmiştir: "Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem buyurmuştur: ‘Kim Allâh’la görüşmek, konuşmak istiyorsa Kur’ân-ı Kerîm okusun.’ Kur’ân-ı Kerîm Allâh’ın kelâmıdır. Cenâb-ı Hakk’ın âdetullâhı şöyledir: Söyleyecek olduğu lafızları (1) peygamberlerin dilinden, (2) velîlerin kalbinden dilinden, (3) bütün mükâvenâtın dilinden söyler. Çünkü âyet-i kerîmede ‘Allâh arıya da vahyeder’ der (Nahl 16:68). Cenâb-ı Hakk varlıktaki bütün zerreye ilhâm eder." Bu ne kadar eşsiz bir ilhâm anlayışıdır: Hz. Peygamber dışında, velîlerin kalplerine "ilhâm" akar; bu ilhâm bir vahy-i gayr-ı metlûv değil, bir marifet açılımıdır ve Kur’ân ve Sünnet’e muvâfık olduğu ölçüde değerlidir.

Kaynak: 35. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Sıffîn’de Amr bin Âs Hilesi, Medîne Ve

Kur’ân-ı Kerîm’in mahreç, tecvîd ve okuma sanatının özel bir ilim olduğunu ne gösterir?

Efendi hazretleri sohbetin sonuna doğru, televizyonlarda yapılan "Kur’ân-ı Kerîm’i güzel okuma" yarışmalarına dâir bir sorunun üzerine, bu tür yarışmaların aslında gerekli ve faydalı olduğunu, Kur’ân-ı Kerîm’in mahreç, tecvîd ve okuma sanatının özel bir ilim olduğunu, buna hakkını vermeyen imamların ve müezzinlerin yetersizliğinin ümmet için bir felâket olduğunu beyan buyurmuştur.

Kaynak: 33. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — "Cihat Ediniz Ganimet Bulursunuz, Oruç

Asr Sûresi ne anlama gelmektedir?

Asr Sûresi: İnsanın Hüsrânı ve Kurtuluşun Dört Rüknü Tevhîd meclisinin ardından Efendi hazretleri "Bismillâhirrahmânirrahîm" ile Asr sûresi-i celîlesini tilâvet buyurmuştur: "Vel asr, innel insâne lefî husr, illellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti ve tevâsav bil-hakkı ve tevâsav bis-sabr." Bu mübârek sûre, İmâm Şâfiî hazretlerinin "İnsanlar eğer sadece bu sûre üzerine tefekkür  etselerdi, onlara kâfî gelirdi" dediği sûre-i celîledir. Sûre insanın zaman içinde muhakkak hüsranda olduğunu, ancak dört rükünle kurtulabileceğini beyan etmektedir: (1) Îmân — kalbin Allâhü Teâlâ ve Resûlullâh’a teslîmi, (2) Sâlih amel — îmânın tezâhürü olan kulluk fiilleri, (3) Hakk ile tevâsî — birbirine hakkı tavsiye etmek, (4) Sabır ile tevâsî — birbirine sabrı tavsiye etmek.

Kaynak: 31. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sema-Zikir Meclisi — Tevhîd, Asr Sûresi ve Selâm

Kur’ân’ın indirilme amacı nedir?

Kur’ân iki amaç için indirildi: Sakındırma ve öğüt verme. Mü’min bu iki amacı hayâtına uygulamalıdır.

Kaynak: 29. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Kadir Gecesi, "Rabbinizden Size İndiri

Sadaka-i fıtırın Kur’ân’da ne şekilde bahsedildiği?

Al’â sûresi 14-15 — ‘Hakîkaten iyi temizlenen ve Rabbinin adını anıp namâz kılan kimse umduğuna ermiştir’ — sadaka-i fıtır hakkında nâzil oldu (hadîs).

Kaynak: 29. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Kadir Gecesi, "Rabbinizden Size İndiri

Peygamber’e "hisse ile kurban kesmek" istismarı mıdır?

Peygamber’e "hisse ile kurban kesmek" istismarı da eleştirilir — ona kıymet verme salât-u selâm ve sünnet ittibâsı yoluyla olur.

Kaynak: 19. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Kurban İstismârı, Müslümânların Dilenc

Kehf Sûresi 28. Âyeti ne ifade eder?

Cenâb-ı Hak Peygamberine buyuruyor: "Sabah akşam Allâh’ın rızâsını dileyip zikredenler var ya — nefsini onlarla beraber oturmaya rahatsız et, zorla." Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’e böyle emredildiyse, biz kim oluyoruz ki? Efendi hazretleri bu âyet-i kerîmeyi kulun yapması gereken en sağlam ameli olarak sunar: "Bizde ne yapacağız? İyilerden olmak için, nârdenk şerbeti olmak için, Allâh’ı zikredenlerle beraber olmaya gayret edeceğiz." Bu Kehf 28. âyet-i kerîmesinin özü şudur: Cennet bahçeleri dünyâdadır ve onlar zikrullâh halkalarıdır. Mü’min bu halkalara nefsini zorlayarak da olsa sokmalıdır.

Kaynak: 16. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Mürşîd-i Kâmile İntisâb Zarûreti, Bedî

Kur’ânî temel nedir?

Âyet-i Kerîme’de ‘yanlarınızın üzerine yatarken Allâh’ı zikredenler’ diyor. Sırt üstü yatarken demiyor. Veyâhud yüz üstü-yüzü koyun yatarken demiyor. ‘Yanlarınızın üzerine yatarken.’ Ayaktayken-otururken-yanınızın üzerine yatarken (Âl-i İmrân 191). O yüzden hem âyetle hem de Sünnet-i Resûlullâh ile sâbittir yanının üzerine yatmak. Müslümanın bu noktada Sünnet-i Resûlullâh’a uyan bir kimse sağına yatar.

Kaynak: 12. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Sağına Yatma Sünneti, "Tahta Kılıç" 28

Hayalin Kur’ânî temeli nedir?

Bu hayalin Kur’ânî temeli: "Bunun karşılığındaki âyet-i kerîme: ‘Bildiklerinizle amel ederseniz Allâh size bilmediklerinizi öğretir.’ Allâh size eşyânın hakîkatine vâkıf kılın. Allâh sizin bilmediğiniz hâlleri-noktaları size açıklar."

Kaynak: 10. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Cumhûriyetin İslâmî Temeli, İbn Arabî

"Amâda idi" hadîsi ne ifade eder?

"Amâda idi" hadîsi Allâh’ın ilk tecellî sahasına işâret eder — bunun üzerinde akılla konuşmak mümkün değildir.

Kaynak: 39. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Vahdetu’l-Vücûd ile Panteizmin Ayrımı: İbn

Kur’ân-Sünnet Üzre Evlilik, İnanç-Bilim Ayrımı, Mesnevî 560. Beyt: Halvet Disiplini ve Aşığın Maşûkuna Hasreti konusunu ele alarak neler açıklanmaktadır?

Karabaş-i Velî Tekkesi sohbet serisinin 38. oturumunda Mustafa Özbağ Efendi; alkol alan babaya karşı evlâdın edebini, Kur’ân ve Sünnet’e göre evliliğin yâlnızca üç görüşme ve bir dakikada kurulabileceğini, Hz. Âdem aleyhisselâmın peygamber olarak gönderilmesini, Allah’ın iki türlü yaratmasını (hiçbir şeyden bir şey / bir şeyden bir şey), inanç ile bilimin ayrı sahalar olduğunu, îmânın dil ile ikrâr-kalb ile tasdîk formülünü, İbn Arabî hazretlerinin İsrâ 23 tefsîrini (kadâ = hükmetti, keşf yolu), 28 Şubat’ta silahlanmaya çağıranlara karşı kendisinin zikrullah ve sohbete sarılmasını, Türkiye’nin sınırlarını koruması ve teröre karşı dimdik durması gerektiğini, Mesnevî-i Şerîf’ten 560. beyit civârında vezîrin halvetten çıkmama kararı üzerinden halvet-itikaf disiplinini, sufînin itikafta yemek-uyku-konuşma-güneş yasaklarıyla nasıl terbiye edildiğini, kendi itikafında kurtlu yemek hâdisesini, "hikmet sütü"nün kimden emildiği değil emildiği gerçeğinin aslolduğunu ve âşığın maşûkuna duyduğu hasretten dolayı balık gibi karada çırpınışını tafsîlâtlı bir şekilde açıklamaktadır.

Kaynak: 38. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kur’ân-Sünnet Üzre Evlilik, İnanç-Bilim Ayr

38. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti hangi konuları ele almıştır?

Kur’ân-Sünnet Üzre Evlilik, İnanç-Bilim Ayrımı, Mesnevî 560.

Kaynak: 38. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kur’ân-Sünnet Üzre Evlilik, İnanç-Bilim Ayr

Musa Aleyhisselam’ın annesine vahiy nedir?

Cenab-ı Hak Musa’nın annesine öyle bir ilham etti. Biz Musa’nın annesine vahyettik. Sen bir tahtadan bir şey yap, onun içerisine çocuku yatır, Nil’e bırak, Allah’a tevekkül et. O da Nil’e yatırdı, Allah’a tevekkül etti. Kuran bize naklediyor.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Dergâhı Sohbeti — 30 Mart 2013 | Hallac-ı Mansur’un 1091. Yılı, İ

Musa Aleyhisselam’ın annesine vahyinin Kuran’daki karşılığı nedir?

Kuran-ı Kerim’in Kasas Suresi 7. ayetinde geçen sahnedir: "Musa’nın annesine şöyle vahyettik: ‘Onu em, korkunca onu denize/Nil’e bırak, korkma, mahzun olma; biz onu sana geri vereceğiz ve onu peygamberlerden yapacağız.’"

Kaynak: Karabaş-ı Veli Dergâhı Sohbeti — 30 Mart 2013 | Hallac-ı Mansur’un 1091. Yılı, İ

Kur’an-ı Kerim’i okumanın üç düzeyi nelerdir?

Avamın sevap için okuması, hasın anlamak için okuması, havasın manasına erip yaşımak için okuması.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Dergâhı Sohbeti — 23 Mart 2013 | Kur’an’a Saldırılar, Nefsin Mert

Kur’an-ı Kerim’e yönelik tarihi saldırılar nelerdir?

Mushafın duvardan indirilmesi, Kür’an kurslarının kapatılması, dil değişikliği, Atatürk döneminde Karabaş Tekkesi’nin jimnastik salonu/samân deposu/ahır olması.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Dergâhı Sohbeti — 23 Mart 2013 | Kur’an’a Saldırılar, Nefsin Mert

Kur’an-ı Kerim’i sevap için okuyanlar nasıl değerlendirilmelidir?

Bazı kendini bilmezler Kur’an-ı Kerim’i sevap için okuyanları hor hakir görürler.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Dergâhı Sohbeti — 23 Mart 2013 | Kur’an’a Saldırılar, Nefsin Mert

Kur’an-ı Kerim’i anlamak için okuyanlar nasıl değerlendirilmelidir?

Kur’an-ı Kerim’in manasına erip yaşımak için okuyanlar en hakiki noktasına varan insanlardır.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Dergâhı Sohbeti — 23 Mart 2013 | Kur’an’a Saldırılar, Nefsin Mert

Kur’an’a Saldırılar neden yapılmaktadır?

Kur’an’ın duvarda asıl durmasını “hürmetsizlik” diye kötülemişlerdir. Efendi Hazretleri bu gözlemi şerefli bir tarihi çerçeveye oturtur: “Bir kimsenin evinde Kur’an-ı Kerim asılı olması o kimsenin Müslüman olduğunu gösterir. Bir evde Kur’an-ı Kerim asılı olmuş olsa, harp esnasında, savaş esnasında orası baskına uğramış olsa, orada Kur’an-ı Kerim kitabı var ise siz orayı katledemezsiniz. Siz oraya kötülük yapamazsınız Müslüman olarak. O evin Müslüman olduçuna hükmetmek zorundasınız.” Bu cihad adabına göre bir evde Kur’an’ın asıl olması, o evin ehli kitaptır (Müslümanır) alametidir ve canını ve malını koruyan bir işarettir. Dolayısıyla Kur’an’ın duvarda asıl olmasına düşmanlık, Müslüman’ın koruma işaretine düşmanlıktır.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Dergâhı Sohbeti — 23 Mart 2013 | Kur’an’a Saldırılar, Nefsin Mert

Bazı hadis-i şerifleri düşündüğümızde bazıları birbiriyle çelişkili gibi duruyor. Örneğin Allah-u Teâlâ’nın isimlerini ezberleyenin cennete gireceği. Dıhye’nin la ilahe illallah dediği için 60 yıllık günahlarının silinmesi. Diğer taraftan ise kalbinde zerre kadar kibir olanın cennete giremeyeceği. Hepimiz bilerek ya da bilmeyerek kibir içine girmiyor muyuz? Sonuçta insanız ister istemez hata yapıyoruz. Bu konuda bizleri bilgilendirir misiniz?

Mümin ümit ile korku arasındadır. Bir taraftan hadis-i kudside gönlünde zerrece kibir bulunan asla cennetime giremez. Başka bir hadis-i kudside gönlünde zerrece kibir bulunan cennetin kokusunu 70 yıllık yerden dahi duyamaz. Başka bir hadis-i şerifte kimin içinde kibir var ise o küfür üzerinedir der. Bu kibirlenmenin, kibriya olmanın Allah’a ait olduğunu ve Müslümanlar, müminler kendi aralarında kibirlenirlerse ne kadar büyük günah-ı kebâir işleyeceklerini ve o günah-ı kebâirin ne kadar büyük olduçunu anlatmak için ve o günah-ı kebâirden kaçırmak için söylenen sözlerdir. Bu bir hukuki yasakname değil, bir hidayet terbiyesidir. Efendi hadisin retorik fonksiyonunu açar ki, kibrin ne kadar tehlikeli olduğunu hatırlatarak insanı ondan korumak ister.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Dergâhı Sohbeti — 23 Mart 2013 | Kur’an’a Saldırılar, Nefsin Mert

Artık onu cennet de cehennem de bizzat ilgilendirmez; onu ilgilendiren sadece Sevgili’ midir?

Korku ve ümit bir kez işlevini yerine getirdiği, yani kalbi Allah için arandırdığı için bir sonraki merhalede mümin bu iki duygudan da kurtulur. Artık onu cennet de cehennem de bizzat ilgilendirmez; onu ilgilendiren sadece Sevgili’dir. Onda bir tek sevgili iştiyakı kalır. Korku kalmaz çünkü onda günah-ı kebâir kalmaz. Ümit kalmaz çünkü o sevgilinin verdiklerini değil, gözünü sevgiliye dikmiştir. Gözünü cennetten ayırmıştır artık o. Onun gözünde sadece maşuku vardır.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Dergâhı Sohbeti — 23 Mart 2013 | Kur’an’a Saldırılar, Nefsin Mert

Fatma validemizin kocası, o Uhud’un, Bedir’in aslanı, o Hendeğin aslanı, o Seyyidlerin Seyyidi mi?

Hz. Ali keramallahu ve cehe hazretleri o Haydar-ı Kerrar, o Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin yeğeni, o Müslümanların ilklerinden olan, o Bahadır, Hasan ile Hüseyin’in babası, Hz. Fatma validemizin kocası, o Uhud’un, Bedir’in aslanı, o Hendeğin aslanı, o Seyyidlerin Seyyidi. Îlmin kapısı, ben ilmin şehri isem Ali kapısıdır dedi Ali. Bahadırlıkta önüne geçebilecek olan hiçbir kimsenin olmadı Ali. Ve Hz. Peygamber Efendimiz’in Ali’nin döndüğü yer Hakk’a dönsün diye dua etti ve onun döndüğü yere Hakk’ın döndüğü Ali. Ashab-ı Aba, Necran-ı Hristiyanlarla lanetleşeceği zaman Ayet-i Kerime mücibince sen yarın sabahleyin ehli beytini de al çık meydana dedin de bütün sahabenin sabaha kadar ayakta oturup Allah’a yalvarır, o ehli beytin içinde ben de olayım diye yalvarır. Bu tarih Ali’nin Peygamber ile nassıl özel bir yakınlık içinde olduğunu gösterir.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Dergâhı Sohbeti — 23 Mart 2013 | Kur’an’a Saldırılar, Nefsin Mert

Namaza edebinden önündeki ihtiyar şeytandır. Önünde ihtiyar vaziyette edeb edip önüne geçmez onun. Öylesine edeptir. Biz şimdi sokakta bırakın ihtiyarları, kimlerin önlerinden geçmiyoruz ki?

Hz. Ali ona saygılı olup önünden geçmeye haya ediyor, bu yüzden de camiye geç kalıyor. Bu engel, namazdan alıkoymak için bir şeytani tezgâhtır. Bu kıyaslama yıpratan bir ayna etkisi yapar: Hz. Ali sokakta sağa sola geriliyor, yoldaki bir yaşlı adamın önünden geçmeye edeb ediyor, biz ise herkesin önünden geçip durarak yürüyoruz. Burada Efendi kendi cemaatinin ahlaki tembelliğini daha fazla uyarmadan göze sokar.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Dergâhı Sohbeti — 23 Mart 2013 | Kur’an’a Saldırılar, Nefsin Mert

Fatiha’nın özü nedir?

Efendi Hazretleri Kur’an’ın her şeyinin nasıl iç içe geliğini bir merkez arışıyla anlatır: “Kur’an’ın özü nerede? Fatiha’yı bakara anlatıyor, bakara ondan sonraki ayetlerin özü hükmünde. Öz öz içinde, öz öz içinde. Sen Fatiha-i Şerife’ye ulaşmaya çalış. Fatiha-i Şerife’nin içerisinde Elhamdulillahi Rabbi’l-Alemin’e ulaşmaya çalış. Fatiha’nın özü Elhamdulillahi Rabbi’l-Alemin’dedir. Sır orada, mana onda saklı.” Bu hiyerarşi önemlidir: Kur’an → Bakara → Fatiha → Elhamdulillahi Rabbi’l-Alemin. Her katman bir önceki katmanın özüdür; en içte “Bütün hamd, âlemlerin Rabbi’ne mahsustur” cümlesi bulunur.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Dergâhı Sohbeti — 23 Mart 2013 | Kur’an’a Saldırılar, Nefsin Mert

Kur’an’ın özü nasıl açıklanır?

Efendi bu “öz” fikrini bir kalp metaforu ile sabitler: “Cenâb-ı Hak onu orta yere Kur’an’ın kalbi gibi, kalbi gibi onu oraya ne yapmış, oturtmuş. Elhamdulillahi Rabbi’l-Alemin.” Kalbi merkezinde oturtmak, onun beden gibi çalışan bir sistem olduğunu gösterir: kalbi (Elhamdulillahi) bütün Fatiha’ya kan pompalar, Fatiha bütün Bakara’ya, Bakara bütün Kur’an’a. Eğer Elhamdulillahi fiziksel merkez gibi kalbin rolünü oynuyorsa, o anlamı anlamayınca bütün sistem dolaşımı bozulur.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Dergâhı Sohbeti — 23 Mart 2013 | Kur’an’a Saldırılar, Nefsin Mert

Kur’an’ın kalbi nasıl açıklanır?

Efendi Hazretleri bu merkez metaforunu bedenden alarak genelleştirir: “Bak bütün vücut kalbi korur. Bütün vücut ve bütün vücut kalbe bağlıdır orası. Damarlara düzgün kan pompalarsa vücut düzgün çalışır ve bütün vücut gözünü kalbin üzerine dikmiştir. Kalp düzgün çalışırsa bütün vücut düzgün çalışır, kalp düzgün çalışmazsa bütün vücut batar.” Bu sahne sonra bir sohbete uygulanır: “Nasıl bütün vücudun merkezi kalp ise ve bütün vücut kalbe çalışıyorsa, bütün sohbette sohbetin kalbi hükmünde bir konu veya cümle vardır. Bütün sohbet o cümlenin üzerine kurulur, bütün hakikat o cümlenin üzerindedir.” Böyle bir derste dinleyicinin görevi de: bütün derste bir anahtar cümlle bulmak ve ona dikkat etmektir.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Dergâhı Sohbeti — 23 Mart 2013 | Kur’an’a Saldırılar, Nefsin Mert

Peygamber Efendimiz’in ağızından konuşturmaya nasıl edebiyat vardır?

Efendi Hazretleri Cenâb-ı Hakk’ın Peygamber Efendimiz’in ağzından nasıl konuştuğunu anlatır: “Hani Hz. Allah Kur’an’ın peygamberleri konuşur, peygamberin ağzından konuşur. Bak ince şey: Kim söylüyor? Hz. Peygamber söylüyor. Hz. Peygamber’e diyor ki ey Muhammed de ki – enteresan bir şey – eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun, bana uyun ki Allah size merhamet etsin, Allah size mağfiret etsin, Allah size şefkatli davransın.” Bu ayet Al-i Îmran 31 ayetidir: “De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun, Allah da sizi sevsin.”

Kaynak: Karabaş-ı Veli Dergâhı Sohbeti — 23 Mart 2013 | Kur’an’a Saldırılar, Nefsin Mert

Peygamber Efendimiz’in ağızından konuşturma edebiyatının ince yönü nedir?

Efendi bu gramatiğin inceliğine dikkat çeker: “Hz. Peygamber Allah’ın böyle söylediğini söylüyor. O kadar ince edebiyat var ki Allah kendisine âşık olanları bir kapıya bağlıyor. Eğer bunu Hz. Peygamber kendi nefsinden söylese, ayrı bir kibirlilik, ayrı bir nefis olacak. Cenab-ı Hak öylesine hikmetli, öylesine noktasal vuruyor ki tabiri caizse ne dostunu kibirliliğe ne de kendini kibirliliğe gönderiyor.” Bu inceleme fevkalade anlıklıdır: Cenâb-ı Hak bizzat “Peygamber’e uyun” deseydi, Peygamber bu emirden dolayı kibrine vesile bir emir almış olacaktı. Ama Cenâb-ı Hak Peygamber’in ağzından bunu konuşturunca, Peygamber kendini alkole üst konuma koymadan bu talimatı iletmiştir.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Dergâhı Sohbeti — 23 Mart 2013 | Kur’an’a Saldırılar, Nefsin Mert

Peygamber Efendimiz’in ağızından konuşturma edebiyatının ruhu nedir?

Efendi Hazretleri ayetin ruhu üzerinde devam eder: “Ey Muhammed de ki, eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun. Peygamberini konuşturuyor, Peyg. 19.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Dergâhı Sohbeti — 23 Mart 2013 | Kur’an’a Saldırılar, Nefsin Mert

Dedikodu nedir ve neye benzer?

Efendi dedikodunun neye benzediğini anlatır: “Senin de namusuna laf söyleyecekler, senin de haysiyetine laf söyleyecekler, senin de şerefine laf söyleyecekler, seni de pençeleyecekler, seni de türmalayacaklar, senin de ayağını biçecekler, senin de kaçıncı gönülünü göze biçecekler, sana da olmaz laflar söyleyecekler, senin de her şeyine laflar söyleyecekler.” Bu sözler bir tasavvuf sabittir: gelen herhangi bir tarikat çevresi mutlaka etraftaki “ahmaklardan” laf iştirak edecektir. Efendi burada bu acıyı küçümsemeden, aksine hakikatin bir alâmeti olarak sunar: “Ama sen sevgiliyi seyredeceksen o gönülünde oturacaksın.” Sevginin bedeli dedikodu dur, ama seyretmeden başka yolu yoktur.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Dergâhı Sohbeti — 23 Mart 2013 | Kur’an’a Saldırılar, Nefsin Mert

Ölçüsüz İsteğe örnekler nelerdir?

Efendi Hazretleri ölçüsüz isteklere örnekler verir: “Namazsız niyazsız Allah’a dost olmak istersin. Oruçsız Allah’a yaklaşımak istersin. Kötü ve ahlakla Allah’a dost olmak istersin. Dile ama ölçülü iste. Ölçülü bil, kendini bil, haddini bil. Ve dilediğin, istediğini şeyin adabı, erkâni bil.” Bu uyarım modern dindarlık pısmasının merkezinde durur: insan ibadetsiz ve niyazsız Allah’a yaklaşımak istemekte, kötü ahlakla Allah’a dost olmak istemektedir. Efendi bunların hepsini “haddini bilmemek” olarak görür.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Dergâhı Sohbeti — 23 Mart 2013 | Kur’an’a Saldırılar, Nefsin Mert

Sohbetin içeriğinde hangi konular ele alınmıştır?

Sohbetin içeriğinde Kur’an’a Saldırılar, Nefsin Mertebeleri, Dehre Sövmek, Müsa’nın Tecelli Duası ve Hüsamettin Çelebi’nin Çırılçıplak Talebi konuları ele alınmıştır.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Dergâhı Sohbeti — 23 Mart 2013 | Kur’an’a Saldırılar, Nefsin Mert

Arabî’nin Füsusunda zikrettiği âlem görüşüne göre Allah’ın insan-ı kâmilde kendisini seyrettiğini belirten hadis-i kutsi nedir?

Allah âlemi Adem’in suretinde yarattı. Adem’i de kendi suretinde yarattı. Ve insana Adem aleyhisselama bütün safatların öğretti. Ve bütün meleklere dedi ki: Sorun ona.

Kaynak: Karabaş-ı Veli Dergâhı Sohbeti — 16 Mart 2013 | İbn Arabî’nin Âlem Görüşü, İnsan

Kur’ân-ı Kerîm’de yeryüzü ve gökyüzünü yarattığı belirtilmiş mi?

Kur’ân-ı Kerîm: "Yeryüzünü ve gökleri altı günde yarattı" (A’râf 54; Yûnus 3).

Kaynak: 25. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Teennî, Mîrâs Hukûku, Namaz Tembelliği ve A

Kur’ân-ı Kerîm, Hadîs-i Şerîf, Fıkıh ve İslâm Tarihi kaynakları nelerdir?

Kur’ân-ı Kerîm: Bâğîlerin hükmü, kendi insânını bombalamanın İslâm’daki yeri, "kâfirler tek millettir" (Bakara 105, Âl-i İmrân 28, Mâide 51) ilkesi. Hadîs-i Şerîf: Kerbelâ fâciası, Hazret-i Hüseyin Efendimiz’in şehâdeti, Ehl-i Beyt’in cennetin gençlerinin efendileri olması — Buhârî ve Müslim gibi temel sahîh kaynaklarda yer alan rivâyetler. Fıkıh: Dört mezhebin hepsinde bâğîlerin (silâhlı âsîlerin) idâm cezâsı. Hanefî, Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî ana kitaplarında "Kitâbü’l-Bâğy" bölümü altında incelenmektedir. İslâm Tarihi: Hazret-i Osman radıyallâhu anh Hazretlerinin Medîne’deki muhâsarası, Mısır’dan gelen 6-7 bin kişilik ordu, Muaviye’nin Şâm’daki örgütlenmesi, Amr b. el-Âs’ın rolü, Hazret-i Ali radıyallâhu anh Hazretlerinin su-ekmek götürmesi. Kaynaklar: Taberî, Târîhu’l-Ümem ve’l-Mülûk; İbn Kesîr, el-Bidâye ve’n-Nihâye; İbnü’l-Esîr, el-Kâmil fi’t-Târîh.

Kaynak: 17. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — 15 Temmuz Darbesi, Yezîdî Zihniyeti ve Hz.

"Bize Kur’ân Yeter" eleştirisi nasıl yanıtlanmıştır?

Bir kardeş sormuş: "Tarikat ve cemâatlerin birçoğu Kur’ân ile değil hocalarının kitaplarıyla hipnoz ediyor — nurcular hep Risâle-i Nûr okuyor, siz de kendi sözünüzle konuşuyorsunuz, Kur’ân göremiyorum. Öz eleştiri yapar mısınız?" Cevâp: "Allâh râzı olsun, doğrudur, görememişsinizdir. Cenâb-ı Hak bizi affetsin. İnşaallâh biz de sırât-ı müstakîme ulaşırız, Kur’ân ile insanlara anlatmaya çalışırız."

Kaynak: 11. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Temkin, Nikâh Akdi ve Vahyin İki Penceresi

Vahyin iki penceresi nedir?

Vahyin iki penceresi vardır. Birincisi Cebrâîl Aleyhisselâm’ın ilâhî kitapları peygamberlerine indirmesidir — Kur’ân. İkincisi peygamberlerin sünnetleridir — Hz. Muhammed Mustafa’nın sünnetleri de birer vahiydir.

Kaynak: 11. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Temkin, Nikâh Akdi ve Vahyin İki Penceresi

"O Bizim Şeyhimizdi" ifadesi ne anlama gelir?

"O bizim şeyhimizdi, o bizim hocamızdı, o bizim âbimizdi, silsilesi şöyleydi, peygamber torunuydu, dedesi şeyhler şeyhiydi…" Bunlar ölçü değildir. Eğer silsile ve akrabâ ölçü olsaydı Nûh’un oğlu kâfir olarak ölmezdi. Hz. Lût’un karısı ve Nûh’un karısı kâfir olarak ölmezlerdi. Cenâb-ı Hak, Nûh’un oğlu için "Arkana dahi bakma" demişti. Hz. Âdem’in oğlu ilk katil olmazdı. Ölçü değil; ölçü Kur’ân ve sünnettir.

Kaynak: 9. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Siz Değişmedikçe Allah Değiştirmez, Âlim-Emî

İslâm dünyasının içerisindeki en büyük handikap mezhepçilik midir?

İslâm dünyasının içerisindeki en büyük handikap mezhepçiliktir. Bunun bir altında meşrepçilik vardır. Bu büyük oyun her yüz-yüz elli yıl sonra ısıtılıp İslâm dünyasının önüne tekrar konuluyor. Mevlânâ bu Mesnevî kıssası ile bize şu mesajı veriyor: sizin içerisinize fitne ehli kimseler girebilir ve sizi Kur’ân ve sünnetin dosdoğru yolundan ayırabilir.

Kaynak: 3. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Mesnevî’den Yahudi Vezir Kıssası, Mezhepçili

Semâ ehli ne yaparlar?

Semâ ehli, Kur’ân-Sünnet dairesinde bir zevk olup ibâdet değildir. Semâzen olmak çok ince bir nefs terbiyesi; topluluğun önünde durmak zor.

Kaynak: 6. Dergâh Sohbeti — Semâ Ehli, Geniş Manada Zikir, Dilin Muhâfazası, "Mehdî Sens

Îbrahim Aleyhisselam ve put kıssası nedir?

Allah dilediğini yapar ayetinin doğru okunması için Efendi Hazretleri önce ayetin bağlamına bakmayı önerir: "Allah dilediğini yapar ayet-i kerimesinin önüne bakacağız. Yaratma meselesinde de mesela ayetin önüne bakmazlar. ‘Allah tüm şeyi yaratır.’ Daha doğrusu ‘Allah sizin yaptıklarınızı yaratır’ ayetinin önünde ise Îbrahim Aleyhisselam’ın putların bulunduğu kıssa var." Bu metodolojik uyarı, herhangi bir kelam tartışmasında ayetleri bağlamından kopararak kullanmanın riskini gösterir.

Kaynak: 5 Ocak 2013 – Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti

Îbrahim Aleyhisselam’ın put kıssasının anlamı nedir?

Îbrahim putların önüne yemek koyanlar gider. Putları saldırdıktan sonra müşrikler gelir. Ondan sonra der ki sen nasıl putlarımıza saldırırsın? O da der ki siz kendi ellerinizle yontuklarınızı mı onlara tapıyorsunuz? Îşte bunlar size hiçbir şey cevap veremiyorlardı. Ondan sonra ayet-i kerime de der ki ‘Allah sizin ve yaptıklarınızı yaratan olsun.’" Yani ayet, bir kelam tartışmasının içinde değil, müşriklerin kendi elleriyle put yapıp sonra o putlara tapınma ironisi içinde iner. Bu bağlamda "yaptıklarınız" hem put yapmak hem put yapma isteğini içerir.

Kaynak: 5 Ocak 2013 – Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti

Îbrahim Aleyhisselam’ın put kıssasının tefsiri nedir?

Onlar put yaptılar, putu yaratma Allah’a aittir. Allah’a aittir. Putu yaratma, yapma işini yaratma. Yapma isteği kime ait? Yine insana ait. Yapma isteği insana ait." Efendi Hazretleri bu tefsiri şekilde netleştirir: "Ben buraya bir çizgi çizme isteği insana ait. Ben buraya bir çizgi çizdim, işte kart yaptım. Bu kart çizgisi, çizme isteği bana ait. Bunu yaratan Allah." Însan bir isteği oluşturur; ama o isteğin dışa aktarılıp bir fizikî varlık olarak tecelli etmesi yine Allah’ın yaratmasıyla olur.

Kaynak: 5 Ocak 2013 – Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti

Kur’ân-ı Kerîm’i abdestsiz tutmak ne anlama gelir?

Peygamber Efendimiz zamanında ashâb abdestsiz Kur’ân tutmazlardı. Kur’ân’ın kabı içinde — çantada, torbada — alınabilir, taşınabilir.

Kaynak: 16. Dergâh Sohbeti — Duâ, Üç Mübarek Mekân ve Allah’tan İstemek

Kur’ân-ı Kerîm’i abdestsiz tutmanın hukuki durumu nedir?

Hanefîler bu noktada katı davranmıştır. Seyyid Kutub’un "yeryüzünde herkes elleyebilir" tefsiri kabul edilmemiştir.

Kaynak: 16. Dergâh Sohbeti — Duâ, Üç Mübarek Mekân ve Allah’tan İstemek

Ayet-i Kerimeler: Bakura Suresi 200 — "Hac ibadetinizi bitirince midir?

Ayet-i Kerimeler: Bakura Suresi 200 — "Hac ibadetinizi bitirince, atalarinizi andiginiz gibi, hatta ondan da kuvvetli bir anisla Allah’i anin." Hucurat Suresi 10 — "Muhakkak ki muminler kardestirler." Hucurat Suresi 12 — "Suizandan sakinin… Birbirinizin gizli halini arastirmayin, biriniz digerinin giybetini etmesin." Tevbe Suresi 71 — "Mumin erkeklerle mumin kadinlar birbirlerinin velileridir." Nur Suresi 31 — Kadinlarin ortunmesi hukumleri. Hadis-i Serifler: "Sizden biriniz bir kotuluk gorurse onu eliyle degistirsin; gucu yetmezse diliyle, ona da gucu yetmezse kalbiyle buz etsin — bu imanin en zayif derecesidir." (Muslim, Iman, 78) "Imam Azam Ebu Hanife ummetimin lambasidir." (Hatib el-Bagdadi, Tarihu Bagdad) "Cihat’tan da ustun yâ Resulullah Allah’i zikir mi? Cihat’tan da ustun." (Tirmizi, Daavat, 6) "Mumin odur ki dilinden ve elinden Muslumanlar emin olan." (Buhari, Iman, 4; Muslim, Iman, 64) "Cuma gunu Muminlerin bayramidir." (Ibn Mace, Ikametus-Salat, 79).

Kaynak: 3 Kasım 2012 – Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti

Edep, dinin manası ve Kur’an’ın manası nedir?

"Ve edeb gercekten bu manada Kur’an’in manasıdır, dinin manasıdır" der Efendi Hazretleri. Edep sadece insanlara olan muamele degil, once Allah’a, sonra Resulullah’a, sonra butun mahlulata karsi bir hal ve durustur.

Kaynak: 29 Eylül 2012 – Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti

Tebliğ sorumluluğu nedir?

Mustafa Özbağ Efendi, 10 Mart 2012 tarihli Karabaş-ı Velî Tekkesi sohbetinde "Lâ ilâhe illâllah diyenler kardeşimiz, demeyenler kardeş adayımızdır" ilkesinden hareketle tebliğ sorumluluğunu, Hz. Peygamber’in Ebû Leheb’e karşı bile gösterdiği üstün ahlâkı, mezhep farklılıklarının zenginlik olduğunu, darül harp meselesini, evliliğin sünnet ölçüsünü, ruhun ebedîliğini ve kavz hâlini, cehennem azabının ebedîliği tartışmasını ve cüzi irâde ile üç secde meselesini ele almıştır.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (10 Mart 2012) — Tebliğ Sorumluluğu, Ruhun Ebedîl

Kur’ân’ın her çağda kendini yenileyen neden bir ruhtur?

Kur’ân-ı Kerîm’in tam olarak ne söylediğini bilmek, insanların anlayışıyla doğrudan ilgilidir. Tefsîrler de meâller de tam olarak anlam değildir — çünkü her zamanda, her zeminde, her ortamda anlayış değişecektir. İlâhî kitap olmanın özelliği budur: bütün zamanlara, bütün insanlara ve bütün varlıklara cevap vermeli.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (12 Kasım 2011) — Kur’ân’ın Yenilenmesi, Cennet N

Kur’ân’ın yenilenmesi nedir?

Cenâb-ı Hak her yüz senede bir müceddid gönderir ve din kendisini yeniler. Aslında din her an kendisini yeniler — insanların yaşam tarzlarına, kültür ve eğitim seviyelerine, teknolojiye ve yeni keşiflere göre Kur’ân’ın tecelliyâtı tazelenir.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (12 Kasım 2011) — Kur’ân’ın Yenilenmesi, Cennet N

‘Biz insanın yüzünde Kur’ân okuruz’ diyenlere ne cevap verirsiniz?

O canlı yaşayan Kur’ân Hz. Resûlullâh’tır. Onun haricinde canlı yaşayan bir Kur’ân yoktur. Kendi Kur’ânsızlığını, kitapsızlığını saklamak için “Biz insanın yüzünde Kur’ân okuruz” diyenler, kutsal kitabı okumayı kibirlerine yediremeyen îmânsızlardır. Hz. Resûlullâh’ın haricinde böyle bir yüz bulduysalar getirsinler, biz de ondan dinleyelim.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (26 Kasım 2011) — Gölge Âlem, Deizm ve İslâm Sûfî

Kur’ân’ın otantikliği nasıl açıklanır?

Kur’ân’ın Otantikliği: Dört Yoldan İntikâli ve Rudi Paret

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (27 Şubat 2011) — Tîn Sûresi Tefsîri, Îmân ve Güv

Kur’ân-ı Kerîm’in otantikliği neden önemlidir?

Lütfen evimizdeki malzemenin değerini bilelim. İddialı olarak söylüyorum — hocalarım da burada — Müslümanların sahip olduğu tek şans Kur’ân-ı Kerîm’dir. Yeryüzünde kutsal metinler içinde Kur’ân-ı Kerîm kadar otantik bir tek kitap yok.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (27 Şubat 2011) — Tîn Sûresi Tefsîri, Îmân ve Güv

Kur’ân-ı Kerîm nasıl topluma mal olmuştur?

Her gün bu Kur’ân’ı okuyoruz — açıktan okuyoruz, gizli okuyoruz, her gün hatimler okuyoruz, Ramazan mukâbeleleri okuyoruz. Bunlar nedir? Kur’ân-ı Kerîm’in topluma mal olmasıdır. Kur’ân-ı Kerîm kadar yeryüzünde kendi toplumuna benimsetilen, okunan, tekrarlanan bir tek kitap yoktur.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (27 Şubat 2011) — Tîn Sûresi Tefsîri, Îmân ve Güv

Kur’ân-ı Kerîm’in otantikliği nasıl korunmuştur?

Kur’ân-ı Kerîm bize dört yoldan intikâl etmiş ve hâlâ o dört yol aynen kurulu: (1) ilk gelen vahiy Allah Resûlü tarafından öğretilmiş, (2) yazdırılmış, (3) ezberletilmiş, (4) uygulatılmış. Öğretilme, ezberletilme, yazdırılma ve uygğeratılma. İlk vahiyden bugüne kadar bu hukûk devâm ediyor.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (27 Şubat 2011) — Tîn Sûresi Tefsîri, Îmân ve Güv

Asr Sûresi’nin okunmasının önemi nedir?

‘Asr’ çağ demektir. Allah çağa yemîn ediyor. Biz çağlar üstü bir toplum olmak zorundayız. Çağdaşlığa râzı olamayız.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (27 Şubat 2011) — Tîn Sûresi Tefsîri, Îmân ve Güv

Tîn Sûresi’ndeki dört yeminin hikmetleri nelerdir?

İncir ve zeytin iki temel beslenme maddesinin (glukoz ve gliserin) sembolüdür. Tûr-i Sînâ ise Kur’ân’ın Yahûdî-Hristiyan kültürlerini de kucaklayan evrensel şemsiyesidir. Belde-i Emîn ise Mekke ve "Harem-i Şerîf"ten başlayarak içi içe dâirelerle dünyâya yayılması gereken güvenlik teorisini ifade eder. Yemin kullanımı Cenâb-ı Hakk’ın "tenezzülât-ı ilâhiyye"sinin — yani insanın diline inmesinin — en güzel örneklerindendir.

Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (27 Şubat 2011) — Tîn Sûresi Tefsîri, Îmân ve Güv

Kur’ân okumak: Anlamasan da yaşamasan da oku nedir?

"Sizin en hayırlınız Kur’ân’ı öğrenen ve öğretendir." Bir kimse Kur’ân-ı Kerîm’in bütün hükümlerini yaşayamayabilir, hepsini uygulayamayabilir. Ancak Kur’ân-ı Kerîm’i okumak başlı başına bir lütuf, bir bereket ve bir şifâdır. "Anlamıyorsanız okumayın, yaşamıyorsanız okumayın" diyenler, insanları Kur’ân’dan uzaklaştırmaktadır.

Kaynak: 62. Dergâh Sohbeti — Kader, Haramlarla İlişkiyi Kesmek, Tövbe ve Zikrullah

İnsan gerçekten nankördür ne anlama gelir?

"İnsan gerçekten nankördür" — Âdiyât Sûresi, 100:6

Kaynak: 65. Dergâh Sohbeti — Ortadoğu, Deccâliyet, Tarikat ve Uyanış

Tarikat ve cemaat tartışmalarının yersizliği neden önemlidir?

Kimsenin nurculuğuna, tarikatına, şeyhine, meşrebine, mezhebine laf söylemeyin. Kim herhangi bir cemaati, tarikatı, şahsı didikliyorsa o Deccâl’e hizmet ediyordur. Ölçüyü konuşun, dîni konuşun, Kur’ân’ı konuşun, sünneti konuşun — ama şahıslara ve topluluklara saldırmayın.

Kaynak: 65. Dergâh Sohbeti — Ortadoğu, Deccâliyet, Tarikat ve Uyanış

Kur’ân Kıssası: Hz. Mûsâ’nın Tûr-i Sînâ’da tecellîyi talep etmesi ne anlatır?

Kur’ân Kıssası: Hz. Mûsâ’nın Tûr-i Sînâ’da tecellîyi talep etmesi — el-A’râf Sûresi (7), Âyet: 143

Kaynak: 71. Dergâh Sohbeti — Elest Bezmi, Kabir Suâli, Sevgi ve Müşâhede

Kur’ân Kıssası: Firavun’un ölüm ânında îmân etmesi ne anlatır?

Kur’ân Kıssası: Firavun’un ölüm ânında îmân etmesi — Yûnus Sûresi (10), Âyet: 90-91

Kaynak: 71. Dergâh Sohbeti — Elest Bezmi, Kabir Suâli, Sevgi ve Müşâhede

Ricâlü’l-Gayb nedir?

İslâm tarihi boyunca üçler, beşler, yediler, kırklar ve ricâlü’l-gayb olarak var olagelmişlerdir. Bunlar yaşayanlardan müteşekkildir; Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinin sahih hadisleriyle sabittir ve ehl-i sünnet düşüncesinin içindedir.

Kaynak: 74. Dergah Sohbeti — Ricâlü’l-Gayb, Tevhidin Özü ve Dinde Orta Yol

Devlet yıkmanın İslâm’da yeri var mı?

İslâm’ın ve Türklerin geleneğinde devlet yıkmak yoktur. Birisi gelip "devleti yıkalım" derse uzak durun ondan — câhilin tekidir ya da kasıtlı olarak gelmiştir. Sistemin içinde yanlış giden şeyler vardır; ama devlet yıkmak farklıdır.

Kaynak: 76. Dergah Sohbeti — Karşılıksız Sevgi, Sünnet’in Önemi ve Namazın Kazası

Devlet için dua etmek neden önemlidir?

Devlet için dua edin: "Rabbim, devletimizi hidâyete ermiş kimselerle yönetmeyi nasip etsin."

Kaynak: 76. Dergah Sohbeti — Karşılıksız Sevgi, Sünnet’in Önemi ve Namazın Kazası

Kur’ân: Giriş Bu sohbette Mustafa Özbağ Efendi mi?

Kur’ân: Giriş Bu sohbette Mustafa Özbağ Efendi, hiçbir sözün Kur’ân ve Sünnet’ten üstün tutulamayacağını, üstadın sözünü Kur’ân’dan üstün tutmanın en büyük vartalardan biri olduğunu, zikrullah halkasının husûsî bir nur halkası olduğunu ve Allah’ın dostlarına sahip çıkmanın önemini vurgulamaktadır.

Kaynak: 84. Dergah Sohbeti — Kur’ân ve Sünnet Önceliği, Zikrullah Halkasının Kutsiyeti

Büyük insanların hikmetli sözleri kendi zamanlarında ve sonrasında kıymetli midir?

Büyük insanların hikmetli sözleri kendi zamanlarında ve sonrasında kıymetlidir. Ancak Kur’ân ve Sünnet bir gün sonra kendisini yeniden yeniler. Bu yenilenme, kendisine iman edenin, anlamaya çalışanın üzerinde gerçekleşir. Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri "Ben Mevlânâ Hazretlerinin zamanında yaşasaydım Mesnevî’yi yazardım. O da benim zamanımda yaşamış olsaydı Risâle-i Nur’u yazardı" demiştir.

Kaynak: 84. Dergah Sohbeti — Kur’ân ve Sünnet Önceliği, Zikrullah Halkasının Kutsiyeti

Telvih’te tarîkat ve tasavvuf erbabının düştüğü vartalardan sekiz tanesini anla mıdır?

Üstad Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri Mektûbât’ın 29. Mektup, 8. Kısım, 9. Telvih’te tarîkat ve tasavvuf erbabının düştüğü vartalardan sekiz tanesini anlatır. Bunlardan biri çok önemlidir: "Bir kısım ehl-i tasavvuf ve ehl-i tarîkat, üstadlarının sözlerini Kur’ân ve Sünnet’ten üstün tutarak vartaya düşer." Bu varta sadece tarîkat ehli için değil, bütün ümmet için geçerlidir. Risâle-i Nur okuyanlar, Süleymancılar, Kâdirîler, Rufâîler, Bedevîler, Düsûkîler, Mevlevîler, buradaki cemaat — herkes için geçerlidir. Hiçbir üstadın, âlimin, şeyhin, başbakanın, cumhurbaşkanının, kocanın, babanın, dedenin sözü Kur’ân ve Sünnet’in üstünde değildir.

Kaynak: 84. Dergah Sohbeti — Kur’ân ve Sünnet Önceliği, Zikrullah Halkasının Kutsiyeti

← Sorular – Sohbetlerde Sorulan Sorular ve Cevapları