Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Sayfa

Sorular: Fıkıh — Sayfa 13

Table of Contents

Sohbetlerden Derlenen Sorular

Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv

35.367Soru-Cevap
2.760.705Kelime
51Kategori
378Sayfa

Fıkıh(1695) — Sayfa 13/23

Yağmur yağıyor mu yoksa yağdırılıyor mu? İslam dininde felsefe var mıdır?

Yağmuru Allah yağdırır. Felsefeciler "Yağmur yağar" derler — tabiat şartlarını öne koyarlar. Oysa aynı tabiat şartları oluştuğunda yağmur yağmaz. Bu da ayrı bir meseledir. Genel mânâda felsefeyi reddetmişlerdir. Ama İmam Gazâlî felsefecilere cevap olarak Tehâfütü’l-Felâsife ‘yi yazmıştır — bu sefer İslam’da felsefe var mı yok mu tartışması havada kalmıştır.

Kaynak: 683. Dergâh Sohbeti — Terör Örgütleri, Şeyhe Yakınlık, Zikrullah ve Namaz, Evlil

Kurbanına yedi ortak giriyor, ortaklardan biri vazgeçiyor. Başka biri yerine girebilir mi?

Bu konuda çok sıkıntılar var. O yüzden ortakların iyi bilinmesi lâzım. Kendi hissesini başkasına satma meselesi Hanefî’ye göre tehlikelidir.

Kaynak: 688. Dergah Sohbeti | Kurban Meseleleri, Ateist Argümanlara Cevap ve Sigara Fetv

Uzaktan vekâlet verilerek kesilen kurbanda sıkıntı oluyor mu?

Hz. Âişe annemize Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu: "Ya Âişe, kurbanının başında dur." Vekâletle kurban kesilir mi? El cevap kesilir; bunda sıkıntı yok. Eğer o vekâleti alan kurum veya şahıs sağlam ve sahihse olur.

Kaynak: 688. Dergah Sohbeti | Kurban Meseleleri, Ateist Argümanlara Cevap ve Sigara Fetv

Müzdelife vakfesi Hanefî’ye göre vâciptir mi?

Müzdelife vakfesi Hanefî’ye göre vâciptir; terk ederse bir kurban gerektirir. Ama Diyanet vakti girmeden vakfe yaptırıyor. Vakti girmeden namaz kılıyor musun? Hayır. Vâcip olan ibadeti nasıl vakti girmeden yaptırdın?

Kaynak: 688. Dergah Sohbeti | Kurban Meseleleri, Ateist Argümanlara Cevap ve Sigara Fetv

Çobanlar hadîsi: çobanlar Hz. Peygamber’e geldiler, "biz çobanız, hayvanları yırtıcılar kapabilir, gece şeytanı taşlayabilir miyiz?" dediler. "Taşlayabilirsiniz" buyurdu. Bu ruhsat çobanlara aittir; sen çoban mısın?

Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu: "Taşlayabilirsiniz." Bu ruhsat çobanlara aittir; sen çoban mısın? Hac zorluktur, o zorluğa katlanacaksın ki sevabın çok olsun.

Kaynak: 688. Dergah Sohbeti | Kurban Meseleleri, Ateist Argümanlara Cevap ve Sigara Fetv

Sigara Haram mıdır?

Ben dervişliğimden beri sigaranın haram olduğunu söylüyorum. Diyanet sonradan bu fetvaya uydu. Sigaranın zararları belli — zararı belli olan bir şeye helâl demek mümkün değil.

Kaynak: 688. Dergah Sohbeti | Kurban Meseleleri, Ateist Argümanlara Cevap ve Sigara Fetv

Hanefîlere göre mekruhun devamı günâh-ı kebâirdir mi?

Hanefîlere göre mekruhun devamı günâh-ı kebâirdir. Bir sefer içersen mekruhtur; devam ediyorsan, alışkanlık hâline geldiyse günâh-ı kebâire girer. Her sigara içen emperyalizme hizmet ediyor.

Kaynak: 688. Dergah Sohbeti | Kurban Meseleleri, Ateist Argümanlara Cevap ve Sigara Fetv

Günâh-ı Kebâir İşleyene "Bizden Değildir" Denir mi?

Böyle bir şey yok. Bizim içimizde her şey var. İçki içen de var, kumar oynayan da var. Günâh-ı kebâir işleyene "bizden değildir" demek haddimize değil. Hz. İsâ (aleyhisselâm): "İlk taşı hiç günahı olmayan atsın." Hepimiz günahkârız.

Kaynak: 688. Dergah Sohbeti | Kurban Meseleleri, Ateist Argümanlara Cevap ve Sigara Fetv

Şeyh Efendi sohbette buyurdu: "Bu ağız Allah dedi mi?

Allah dedi mi? Sigara bile içmez." Sanki bana baktı. Çıktık sohbetten, arkadaşım "yak abi" dedi. "Ben bıraktım" dedim. "Ne zaman?" — "Az önce." Al paketi, çakmağı. Ben bir daha ağzıma koymadım. Cenâb-ı Hak bana böyle bir hususiyet vermiş: bir şeyi bıraktığımda geri dönmem.

Kaynak: 688. Dergah Sohbeti | Kurban Meseleleri, Ateist Argümanlara Cevap ve Sigara Fetv

Hanbel’in naklettiği hadîs: "Cemaatle zikrullah yapanlar günahları hayra çevrilmiş olarak kalksın." Bu ayrı bir hadîs — günahları sadece affolmuş deği midir?

Hadîs-i şerîf: "Kim cemaatle Allah’ı zikretti, oradan günahları affolmuş olarak kalksın." İmâm Ahmed b. Hanbel’in naklettiği hadîs: "Cemaatle zikrullah yapanlar günahları hayra çevrilmiş olarak kalksın." Bu ayrı bir hadîs — günahları sadece affolmuş değil, hayra çevrilmiş olarak kalkar. Biz bu hadîs-i şerîfi kendimize ölçü ediniyoruz. Zikrullah bittiği anda kalbinizi selâmette tuttunuz; geçmiş günahlarınız hayra çevrildi.

Kaynak: 688. Dergah Sohbeti | Kurban Meseleleri, Ateist Argümanlara Cevap ve Sigara Fetv

Birine borç para verirken "bir gram altın miktarı TL veririm, bir ay sonra bir gram altın miktar, TL’yi senden alırım" deyip para vermek caiz mi?

Tam faizin göbeği. Bir gram altın verdiysen bir gram altın alacaksın. 100 lira verdiysen 100 lira alacaksın. TL verdin yerine altın alıyorsun — fark olsa da olmasa da faiz.

Kaynak: 690. Dergah Sohbeti | Din Samimiyettir, Faiz Meselesi ve Zikrullahta Ahenk

Birine borç para verirken "bir gram altın miktarı TL veririm, bir ay sonra bir gram altın miktarı TL’yi senden alırım" deyip para vermek caiz mi?

Tam faizin göbeği. Bir gram altın verdiysen bir gram altın alacaksın. 100 lira verdiysen 100 lira alacaksın. TL verdin yerine altın alıyorsun — fark olsa da olmasa da faiz.

Kaynak: 690. Dergah Sohbeti | Din Samimiyettir, Faiz Meselesi ve Zikrullahta Ahenk

Akitleşirken tek fiyat üzerinde anlaşıldıysa faiz yok mudur?

Bir malın fiyatı 1700 lira; 3 ay sonra ödeyeceğim dedi — 2100 liraya anlaştık. Akitleşirken tek fiyat üzerinde anlaşıldıysa faiz yoktur. Ama "peşin 1100, vadeli 1700" deyip akit esnasında çift fiyat teklif edilirse aradaki fark faiz olur. Akitleşirken tek fiyat olacak.

Kaynak: 690. Dergah Sohbeti | Din Samimiyettir, Faiz Meselesi ve Zikrullahta Ahenk

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şehitlik dairesini genişletti: karın ağrısından ölen şehit midir?

Müslüman ölürse şehit olur; yatağında ölenler de şehit olabilir. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şehitlik dairesini genişletti: karın ağrısından ölen şehittir, baş ağrısından ölen şehittir, devasız hastalıktan ölen şehittir.

Kaynak: 690. Dergah Sohbeti | Din Samimiyettir, Faiz Meselesi ve Zikrullahta Ahenk

Altın günü yapmak caiz midir? O günkü altın kuru üzerinden almak caiz midir?

Altın günü yapıyorlarsa o gün herkes altınını alır getirir. Yoksa "ben bugün para getirdim, bunu altın yerine para getirdim" dedi mi o faize girer, doğru olmaz. Altın günü yapılacaksa altın olarak getirilecek, para olarak değil.

Kaynak: 691. Dergah Sohbeti | Ana Dilde İbadet, Milliyetçilik Fitnesı ve Gusül Bilmeyen

Kurbanı Allah için keserim, ne tartar ne hesabını yaparım. Acaba yanlış mıyım?

Yanlış değilsin. Kurbanı hiç kimse et hesabı yaparak yapmamalı. Kurban bir ibadettir. Hanefîlere göre vâcip, diğerlerine göre nâfile bir ibadet. Zekât verenlere Hanefîye göre zaten vâcip. Zekât vermiyor, o zaman vâcip değil.

Kaynak: 692. Dergah Sohbeti | Kurban İbadeti, Lânetlik Fiiliyat ve Müslümanların Sorumlu

Resûlullâh (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki: "İslam dininden irtidâd eden erkeği yeniden İslâmiyete davet edin. Tövbe ederse kabul edin. Etmezse boynunu vurun. İslam dininden ayrılan kadını da yeniden İslâmiyete davet edin." Bu hadîs-i şerîfin manasını açıklayabilir misiniz?

Hadîs-i şerîf açık. Dinden çıkan bir kimse cariye hükmüne girer İslam’da. Kadını öldürmüyor, erkeği öldürüyor. Pozitif ayrımcılık yapıyor. Gerçekten İslam dini kadınlara karşı pozitif ayrımcıdır. Birçok hükümde kadın bu konuda öldürülmez, erkek öldürülür.

Kaynak: 693. Dergah Sohbeti | Anda Yaşamak, Narsizm ve Zikrullâhı Yasaklamamak

Allah-u Teâlâ’nın başınıza getirdiği emîr ve hükümdarlara itaat etmenizi emrederim hadîsini açıklayabilir misiniz?

Başka bir hadîs-i şerîfte de Müslümanların itaat edeceği emîrin îman ehli olması, Kur’ân ve Sünnet’e tâbi olması gerekiyor. Kur’ân ve Sünnet’e tâbi olmayan bir emîr Müslümanların emîri kabul edilmiyor. Kur’ân ve Sünnet’le hükmederse Müslümanların emîri; hükmetmezse sayılmıyor.

Kaynak: 693. Dergah Sohbeti | Anda Yaşamak, Narsizm ve Zikrullâhı Yasaklamamak

Aileden sadece babanın kazancı varsa, her âile efradı için her senede bir kurban ve bir atîre kesmek lazımdır hadîsini nasıl anlamalıyız?

Hanefîye göre kim zekât veriyor? Baba. Eğer baba zekâta dahil değilse bir kurban kesilecek. Hane halkına niyet ederek bir kurban kesilir. Bu da hadiste mevcuttur.

Kaynak: 693. Dergah Sohbeti | Anda Yaşamak, Narsizm ve Zikrullâhı Yasaklamamak

Zilhicce’de tırnak ve saç kesmemek hadîsi hakkında ne dersiniz?

Bu hadîs-i şerîf doğrudur. Mâlikîler ve Hanbelîler bunu uygulamışlar. Ama Hanefîler bunu uygulanma noktasında çok sıkı durmamışlar. Ben de bu hadîs-i şerîfin üzerine çok sıkı duranlardan değilim. İnsanın bakımlı olması daha kuvvetli bir sünnettir. Saçının, sakalının derli toplu olması, tırnaklarının kesilip temiz olması, vücudunun temiz olup gereksiz kokuların olmaması — bunlar kuvvetli sünnettir. Özellikle cumaya koltuk altı ve kasık tıraşı olarak, gusül edip, kokulanıp, temiz elbiseler giyip gitmek kuvvetli sünnettir.

Kaynak: 693. Dergah Sohbeti | Anda Yaşamak, Narsizm ve Zikrullâhı Yasaklamamak

Boykot ürünlerini almak caiz mi?

Boykot ürünleri; İsraillilerin, Yahudilerin ürünlerini boykot etmek… Komplesini boykot edin. Ne ürünlerini boykot ediyorsunuz ki? İsrail’in komplesini boykot edin.

Kaynak: 694. Dergah Sohbeti | Boykot Meselesi, Dervişlerin Hatalarını Örtmek ve Zikrullâ

714. Dergah Sohbeti | Zaruratu Hamse — Beş Temel Hakkın Muhafazası nedir?

714. Nasihat — Dergah Sohbeti

Değildir. Bundaki ölçü izlenecek yol nasıldır? Bunda bir sıkıntı yok. Herkes kendi konumuna, durumuna göre işleri yapmak için. O da müteahhit eder. Ona göre nasıl tebliğde bulunacaksa öyle tebliğ eder. Evet Yusuf Hoca Efendim din akıl can mal namus zarurati hamseriye geçen bu beş temel esasın korunması kimin uhdesindedir? Devletin mi? Bunlar değişkenlik gösterebilir mi? Biz derviş hukuku veya insan hukuk çerçevesinde ilişki kurduğumuz insanlarla bu ölçüye nasıl dikkat etmeliyiz? Teşekkür ederim. Allah razı olsun. Bunu normalde devlete ilgilendiren yönü var. Aslında devlete ilgilendiren yönüne bakacağımız zaman Hanevfiler genelde devletinin vazifesi olarak görürler. O kimsenin din emniyeti, akıl emniyeti, namus emniyeti, can emniyeti, mal emniyeti devlet korumak zorundadır. Bu birinci derecede devlete aittir. Devlet tebaasının yani vatandaşlarının burada din gözetmeksizin onların din emniyetini sağlar. Hristiyanlar orada özgür bir şekilde dinlerine ibadet ederler. Yahudiler orada özgür bir şekilde dinlerine ibad, Hristiyanlar için Hristyan hukuku, Yahudiler için Yahudiler hukuku geçerlidir. Mesela Osmanlı bu noktada çok hukuklu bir sisteme aittir. Osmanlı bu meselede çok hukuklu bir sistem söz konusudur. Ama genel meselelerde mesela herkes İslam hukukuna tabi olur. Diğer zımmi dediğimiz veya gayrimüslim dediklerimiz kendi içlerine kendi hukukları vardır. Şimdi din emniyeti olunca mesela devlet Müslümanların din emniyetini sağlar. Hristiyanlar da Yahudileri de din emniyetlerine sağlar. Akıl emniyeti devlet tebaasının aklının da sağlığını sağlar. Akıl emniyeti dediğimizde işte her türlü uyuşturucu, her türlü aklı yok edici unsurlardan insanları korur. Akıl emniyeti önemlidir. Eğer aklı koruyamazsa devlet o zaman aklı koruyamadığında orada akılsızlık hüküm olur. Akılsızlık hüküm olunca orada anarşi hüküm olur. Orada kimin ne yaptığı belli olmaz. Allah muhafaza eylesin. Bu da ayrı bir şeydir. Ardından can emniyeti gelir. Devlet tebaasının canını korumakla mükelleftir. Tebaanın canını her şekilde korur, her şekilde muhafaza eder. Böylece can emniyetini de sağlamış olur. Çünkü tebaanın can emniyeti sağlanmazsa hiçbir emniyet yoktur. Bir de onun normalde bu hali var kendince. O tebaasının canını, emniyetini sağlayacak. Yani birisi birisini haksız yere öldürdü. öldürdüyse onun cezası ölüm. Bu sefer de devlet, İslam devletinden bahsediyorum. Onun cezasını ölüm olarak pişecek ki bir daha kimse kimseyi haksız yere öldürmesin. ne oldu? Can emniyeti oldu. Aynı zamanda mal emniyeti önemlidir. İslam’da devlet tebaanın malını korumak zorundadır. Yani birisi birinin malına çökemez, birisi birini aldatamaz, birisi birini kandıramaz. Sahte çeklerle, sahte senetlerle, dolandırıcılıkla onun malını çökmez, onun malını alamaz gibi. Bu da ne? Mal emniyeti. Veyahut da çek kanunu onu bir gecede değiştirip ertesi gün çekler kağıt haline gelemez. Ben oradan iflas ettim de onu çok iyi biliyorum. normalde çek kanunu var. Ne olmuş? Ödemezse çekte ceza çıkıyor. Bir gecede cezayı kaldırdı. Bir şey çıkardı. Tansu Çiller koalisyon hükümeti bir gecede bütün çekler kağıt oldu, çöp oldu. O zamanın parasıyla 600 bin liraya yakın avukat da bekleyen çek vardı benim. O zaman avukat Veysel aşkında Veysel ne oldu şimdi çekler dedim, çöp oldu dedi. Bir gecede devlet kendince kendi hukukunu kendisi bozdu. Tebaasını düşünmedi. Tebaasında iflas edecek olanları düşünmedi. Ne yaptı? Mal emniyeti kalmadı. 28 Şubat’ta bazı insanların mallarına çöktüler. Mal emniyeti kalmadı. Yani gibi. O kimsenin mala emniyeti yok. Mesela şu anda bütün dünya üzerinde hiçbir tebaanın, devletlerin kendi içlerinde mal emniyetleri yoktur. Can emniyetleri yoktur. Bütün dünya üzerinde. Din emniyetleri yoktur. Bütün dünya üzerinde. Ardından ne namus emniyeti? Devlet şahsın namusunu korumak zorundadır. Bireyin namusunu koracak. bireyin namusunu koracak dediğinde yani bir kimse bir kimseye tecavüz etti. Tecavüz edenin İslam hukukuna göre cezası ölümdür. En son Balıkesir’de Osmanlı orada kadınlara tecavüz eden bir kimseyi asar. Çünkü zina ayrıdır. Tecavüz ayrıdır. Zinanın da suçu vardır. Zinanın da cezası vardır. Bir kimse evli bir kadın veya bir adam normalde zina ettiyse, bu tespit edildiyse onun da cezası rejmedilmektir, öldürülmektir. Böylece ne yapar? devlet insanların tebanın namusunu da korur. Bunlar birinci derecede devlete aittir. Bu sorumluluklar. Bu sorumlulukları yerine getiren bir devlet eksi de gedi de olsa İslam devletidir. Eksik yedikleri olabilir. Hani hadis-i şerifler var çünkü. gri olacak diyor. Hani tam bir Kur’an Sünnet yaşanmayacak. Onu bütün herkes Osmanlı olarak nitelendiriyor. ondan önce ondan önce işte ondan öncesi daha iyiydi. Ondan öncesi daha da iyiydi. Ondan öncesi çok iyiydi. Hani Cihariyar-ı Güzin zamanı. Şimdi bunlar devlete ait olan vazifeler. O zaman devlet bir, devlet olabilmesi için tebaasının din emniyetini sağlayabiliyor mu? Biz ona bakacağız. İki, biz tebaasının akıl emniyetini sağlayabiliyor mu? Üçüncüsü ne? Tebaasının can emniyetini sağlayabiliyor mu? Dördüncüsü mal emniyetini sağlayabiliyor mu? Beşincisi neydi? Namus emniyetini sağlayabiliyor mu? Eğer bunları sağlayabiliyorsa bir devlet sistemi, o devlet sistemi İslamidir. Eğer bunları sağlayamıyorsa. bir kimsenin din emniyeti yok ise, dinini özgür bir şekilde yaşayamıyorsa, dinini özgür bir şekilde tebliğ edemiyorsa, devlet birinci maddeden sınıfta kaldı. İkincisi ne? İkincisi akıl emniyeti. Devlet tebaasının aklını koruyor mu? İnsanların bir kısmı uyuşturucudan akıllarını kaybediyorsa, bir kısmı içkiden kaybediyorsa, kumardan aklını kaybediyorsa, o zaman devlet orada tebaasının akıl emniyetini sağlayamadı. Veyahut da sağlık sistemini elinin altında tutamayıp önüne gelene antidepresan veriyorsa, antidepresan kullanımı 20 yılda 5000 kat arttıysa, 5000’den fazla da, 5000 kat arttıysa, 7000-8000 kat arttığı söyleniyor antidepresan kullanımı. O zaman devlet kendi tebaasının akıl emniyetini karşılamıyor, sağlamıyor demektir. Neden? Çünkü o bir ülkede normalde 20 yılda antidepresan kullanan %7000-8000 arttıysa, bunlar görünmeyen şeyler, bilinmeyenler, görünmeyenler, konuşulmayanlar. O zaman orada neden bilinmiyor, konuşulmuyor? Dünya sağlık örgütü denilen, dünyanın sağlığını bozan örgüt. Dünya sağlık örgütü denilen, dünyanın sağlığını bozan örgüt bunları gizliyor, bunları saklıyor. Antidepresanla bütün dünya insanlığını salak saf yapıyor, aptal yapıyor, geri zekalı yapıyor, dolanıyor ortalıkta. Atıyor antidepresanı hiçbir düşünmeyecek. Ona dert uğramayacak, keder uğramayacak, sıkıntı uğramayacak, problem uğramayacak. Öyle olursa o antidepresan, midesi ağrıyor antidepresan, omuzu ağrıyor antidepresan, bacağı ağrıyor antidepresan. Gidiyor benim bacağım ağrıyor diyor, psikolojik diyor al antidepresanı, öbür kere gidiyor mide mi ağrıyor diyor, psikolojik al antidepresan. Antidepresan aslında antidepresan içen bir kimse bir intihara meyili, iki katil olmaya meyili, üç evli ise evliliğini yıkmaya meyili, dört çocukları varsa çocuklarına bakamaz, beş ailesi dağılır o kimsenin. Altı ticaret yapıyorsa ticareti dağılır. Antidepresan kullanıyor mu kullanıyor. O hayattan koptu o. Bakın hayattan koptu o, bitti onun işi. Evli mi bu kadın? Evet bitti, kocası ile olan ilişkisi bitti, çocukları ile olan ilişkisi bitti bitti. Kocasına kadınlık yapamaz, çocuklarına annelik yapamaz, evine hanımlık yapamaz. Bir adam antidepresan kullanıyor mu? Kullanıyor. O asla adamlık yapamaz, işini yönetemez, çocuklarını terbiye edemez, eşini terbiye edemez, eşiyle ilgili geçinemez. Yok bitti hayatı bitti onun. Antidepresan kullanmıyor kimsenin psikolojisi gitti. Aklı korudu mu koruyamadı. Bakın uyuşturucu yasak mı Türkiye’de? Yasak. Ama antidepresan serbest. İçinde uyuşturucu var. Uyuşturucu yasak mı? Yasak. Bir sürü nöroloji ilaçları var, bir sürü psikiyatri ilaçları var. Hepsinde uyuşturucu var mı? Var. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Heps nadir de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de. Hepsinde de.

Kaynak: 714. Dergah Sohbeti | Zaruratu Hamse — Beş Temel Hakkın Muhafazası

Aradaki bu gidiş geliş, bu bekleme süresi bile faiz kapsamına girmekte midir?

Bu şekilde yapmak uygundur; çünkü sen onun adına parayı bozdurdun. O sana gönderirken sen onun adına altını alacaksın ve borcunu tahsil edeceksin. Burada vekâlet zaten fiilen var: o, senden benim adıma bunu yap dedi. Ancak nakdî işlemlerde ince bir mesele var. Hz. Ömer’in oğlu Abdullah’tan gelen rivâyet şöyle: "O duvardan atlarsa sen de duvardan atlayacaksın." Şöyle düşünelim: Ben Abdüllatif’e gidip "Bana bin dolar ver" desem, onun cebinde bin dolar yoksa o gidip alacak; ben de onun peşinden gideceğim. Aradaki bu gidiş geliş, bu bekleme süresi bile faiz kapsamına girmektedir. Çünkü faiz burada sadece artma-eksilme meselesi değildir. Sonradan gelen bazı İslâm âlimleri faizi yalnızca fazlalık olarak tanımlamış olabilir; ama bu mesele daha geniştir.

Kaynak: 707. Dergah Sohbeti | Seni Zikretmeyi Unuttular — Furkan Suresi 17-18

Siz bir kadının başını zorla örteceğiz diye uğraşamazsınız mıdır?

Bir mümin sadece nasihat eder. Siz bir kadının başını zorla örteceğiz diye uğraşamazsınız. Siz birisine zorla sakal bıraktıracağız diye zorlayamazsınız. Siz birisine herhangi bir dini ibadeti zorlayamazsınız.

Faiz işletmek haram mıdır?

Faiz Hakkında Normalde İmam-ı Azam’ın bu konuda kesin

Kur’an’ın lafzına bakarak hüküm vermek ne demektir?

Bu zihniyete göre mana sat lafızdadır. Zihin, vakıa, akıl ve tarih ondan ayrılmaz. Hal bu ki literal denilen harfi anlayış teorik bir zorlama olup aklı, nası ve vakayı inkardır.

Kaynak: Hanefi-Maturidi çizgisi, sadece Kur’an’ın lafzına bakarak hüküm vermez

Fransa’da neden İslam’ın hukukuyla uğraşıyor?

Macron çıkıyor İslam hukukuyla uğraşıyor Fransa’da. Türkiye’de de siyasetçiler kalkıyor, İslam’ın hukukuyla uğraşıyor. Macron’la büzükteş misiniz? Macron’la aynı yerde misiniz? Macron’la aynı aynı noktaya, aynı merkeze mi hizmet ediyorsunuz?

Kaynak: Neden İslam hukukundan korkuyorsunuz da, 1400 yıl önceki hukuku değiştirmemiz la

Namaza durup rüşvet alan, Kur’an okuyup haksız kazanç peşinde koşan kimse hem namazını hem de imanını çürütmekte midir?

Namaza durup rüşvet alan, Kur’an okuyup haksız kazanç peşinde koşan kimse hem namazını hem de imanını çürütmektedir.

Kaynak: Dindar kimse Kur’an ve sünnete sımsıkıp yapışıp Kur’an ve sünneti yaşama,yaşatma

Ahir zaman alimleri, şeyhleri hangi lüksünüzü terk edemediniz de cihad farzdır diyemiyorsunuz?

Ahir zaman âlimleri maaş âlimi olmuşlardır. Allah’tan mı korktunuz, yoksa sistemden mi? İlminizi kime sattınız, bilginizi kaç maaşa değiştiniz? Kur’an ayetlerini susturmak için hangi lüksü terk edemiyordunuz?

Kaynak: Ahir zaman alimleri, şeyhleri hangi lüksünüzü terk edemediniz de cihad farzdır d

Bu fetvayı neden veremediler, neden tüm dünyaya haykıramadılar?

Ümmetin bir kısmı açlığa ve bombalara terk edilmişken tüm ümmete cihad farzdır.

Kaynak: Ahir zaman alimleri, şeyhleri hangi lüksünüzü terk edemediniz de cihad farzdır d

Söyleyemeyen, sesi kesilen bir âlim değil susturulmuş bir araç mıdır?

Gerçek bir âlim makamını ve konumunu Allah’ın rızası için kullanır. Sisteme rağmen hakkı söyler, hakkı haykırır. Söyleyemeyen, sesi kesilen bir âlim değil susturulmuş bir araçtır.

Kaynak: Ahir zaman alimleri, şeyhleri hangi lüksünüzü terk edemediniz de cihad farzdır d

Bürokrasimiz, siyasetimiz, hocalarımız, âlimlerimiz — hiçbirisi gerçek anlamda kendisi olamadı ve bize dinin hakikatini anlatmadı mı?

Bürokrasimiz, siyasetimiz, hocalarımız, âlimlerimiz — hiçbirisi gerçek anlamda kendisi olamadı ve bize dinin hakikatini anlatmadı.

Kaynak: Biz Hristiyanlara benzemeyi önemli gördük çünkü gökten indiği zannedilen kitap i

Ne var ki bugün bazı üniversite hocaları ve müftüler eliyle sünnet-i seniyyeye karşı sistematik bir savaş yürütülmektedir.

Bu kimseler toplumu Peygamberin yolundan uzaklaştırmakta, İslam’ı kendi görüşlerine göre yorumlayarak insanları yanıltmaktadır.

Kaynak: Sünnet-i seniyyeye karşı savaş, bazı üniversite hocaları ve müftüler eliyle topy

Bir kişinin dindarlığını anlamak için ibadetlerinin görünüşü değil, söz ve davranışlarının özü önemli midir?

Hadis-i Şerif’te belirtildiği üzere, bir kişinin namazına ve orucuna bakarak onu değerlendirmeyin. Bunun yerine, konuştuğunda doğru söyleyip söylemediğine, kendisine emanet verildiğinde güvenilir olup olmadığına ve dünya onu lütfettiğinde takvayı elden bırakıp bırakmadığına bakarak yargıda bulunun. Bir kişinin dindarlığını anlamak için ibadetlerinin görünüşü değil, söz ve davranışlarının özü önemlidir.

Kaynak: Kişinin namazı orucu sizi aldatmasın

İnsanın konuşması, tebliği ve daveti onun asıl niyetini ve çehresi ortaya koymakta mıdır?

Onun hak ve hakikati insanlara tebliğ ettiğini mi yoksa kendi heva ve hevesine göre ayetleri ve hadisleri çarpıtarak sunduğunu mu gözlemleyin. Ne söylediğine, nereye davet ettiğine, kimi çağırdığına ve hangi yöne çağırdığına bakın. İnsanın konuşması, tebliği ve daveti onun asıl niyetini ve çehresi ortaya koymaktadır.

Kaynak: Kişinin namazı orucu sizi aldatmasın

Dünya bir kişiye gülüp zenginlik ve güç verdiğinde, o kişi takvayı elden bırakmayacak mıdır?

Sıkıntıya ve zora düştüğünde ne yapacaktır? Çıkarı uğruna adaleti ve dürüstlüğü satacak mıdır? Bunlar hepsi de bir insanın gerçek değerini belirleyen önemli unsurlardır.

Kaynak: Kişinin namazı orucu sizi aldatmasın

Asıl önemli olan, bir kişinin söz ve işlerinde güvenilir olması, hak ve hakikate sadık kalması ve dünya çıkarları karşısında ahlakını koruması mıdır?

Namazı ve orucu çok olmakla din değişmez. Asıl önemli olan, bir kişinin söz ve işlerinde güvenilir olması, hak ve hakikate sadık kalması ve dünya çıkarları karşısında ahlakını korumasıdır. Eğer bir kimsenin güvenilirliği yoksa, ibadetleri ne kadar fazla olursa olsun, onun dinî değeri sorgulanmalıdır.

Kaynak: Kişinin namazı orucu sizi aldatmasın

Hz. Peygamber, Necranlı Hristiyanlarla ilgili hangi ayetleri kullanmıştır?

Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri Necranlı Hristiyanlarla ilgili Ali İmran ayet 61. ve Şura ayet 23. ayetleri kullanmıştır. Ali İmran ayet 61. Kim sana ilim geldikten sonra seninle onun hakkında mücadele ederse ona şöyle de: "Gelin çocuklarımızı ve çocuklarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım. Sonra yalvaralım da yalancıların üzerine Allah’ın lanetini dileyelim." Bu ehlibeytin hani Hazreti Hasan, Haz Hüseyin, Haz Fatıma, Haz Ali radıyallahu anh hazretlerini Ali Aba noktasında Necdranın Hristiyanların karşısına gitmesiyle alakalı.

Kaynak: Ehli beyti sevmek ve iyi muamelede bulunmak Hazreti Peygambere tabi oldukları mü

Neden her Perşembeyi her dersi Perşembe, Cumartesi, Salı ben kendimce iple çekiyorum böyle?

O yüzden ben her Perşembeyi böyle tabiri caizse her dersi Perşembe, Cumartesi, Salı ben kendimce iple çekiyorum böyle. Oh diyorum şimdi ders var. Cenabı Hak’a hamd olsun.

Kaynak: Dervişlik ötekileştirmek değildir, dışarıda bıraktğınız kimse bilin ki cehennemi

Çok ciddi söylüyorum bunu nedir?

Eğer Tuğrul’un e cihat ve savaşma aşkı, cesareti, dirayeti Tuğrul’un, Alpastan’ın İslam’ı savunma, vatanı savunma, devleti savunma ve devleti kuvvetlendirme ve bununla alakalı Nizamiye Medreseleri ve Gazali olmamış olsaydı siz bugün olmazdınız. Çok ciddi söylüyorum bunu. O günkü düzlemde eğer ki bu Türkler, bu çılgın Türkler, bu çılgın Türkler gözünü kırpmadan ölümle oyun oynayan, taberi caizle ölümle dalga geçen o Türkler olmamış olsaydı şu anda İslam dünyası Bizans’ın önünde köleydi. Yazın bunu kenara. Köleydi bütün İslam dünyası.

Kaynak: Tuğrul Han, Alparslan ve Gazali olmasaydı bugün olmazdık

4. Maturidi Ekolü (Düşünce Dünyasında): Hukuk ve Devlet nedir?

4. Maturidi Ekolü (Düşünce Dünyasında): Hukuk ve Devlet Hakkında başlığı altında, İslam’ın hukuk anlayışında evrensel hukuk ve içsel hukuk kavramları ele alınmaktadır. Bu konu, devlet başkanının özellikleri, müminlerin emiri olmanın nitelikleri, İslam’ın evrensel hukuku ve bireyin özgürlük alanına dair tartışmaları içermektedir.

Kaynak: 4. Maturidi Ekolü (Düşünce Dünyasında): Hukuk ve Devlet

İmam Azam’ın Siyasi Fetvaları nelerdir?

İmam Azam Ebû Hanîfe’nin siyaset ve devlet meselelerine ilişkin fetvalarının büyük çoğunluğu henüz Türkçeye kazandırılmamıştır. Bu fetvalar, yalnızca Emevileri değil sonradan kurulan Abbasi yönetimini de hesaba çeken cesur bir tutumu yansıtmaktadır. İmam Azam, Abbasiler bozulduklarında onlara da hesap sormaktan çekinmemiş; bu tavizsiz duruşu nedeniyle defalarca baskıyla karşılaşmıştır.

Kaynak: 4. Maturidi Ekolü (Düşünce Dünyasında): Hukuk ve Devlet

Müminlerin Emiri’nin Nitelikleri nelerdir?

İmam Maturidi ve İmam Azam çizgisine göre devlet başkanının salt namaz kılması ve oruç tutması onu müminlerin emiri yapmaz. Müminlerin emiri, her hal ve hareketinde Kur’an ve Sünneti gözeten kimsedir. Kur’an’ın yeterli olmadığını ileri süren, hadislerin çoğunu sahih görmeyerek reddeden ya da herhangi bir ayet-i kerimeyi değiştirmeye kalkışan birisi bu makama layık değildir.

Kaynak: 4. Maturidi Ekolü (Düşünce Dünyasında): Hukuk ve Devlet

İslam’ın Evrensel Hukuku nedir?

İslam’ın hukuk anlayışında iki temel boyut vardır: Evrensel hukuk ve içsel hukuk. Evrensel hukuk tüm insanlığa hitap eder; faizin haramlığı, fuhuşun insanlık suçu oluşu, hırsızlığın ve zulmün yasaklığı bu kapsamdadır. Hristiyanlık, Yahudilik ve diğer İbrahimî dinlerin kutsal metinleri de bu evrensel ilkeleri paylaşır; domuz etini yasak sayan, kanı yasaklayan, adaleti emreden normlar ortak bir kaynaktan beslenir.

Kaynak: 4. Maturidi Ekolü (Düşünce Dünyasında): Hukuk ve Devlet

İçsel Hukuk ve Bireyin Özgürlük Alanı nedir?

İslam’ın içsel hukuku devletin kendi sınırları içindedir. Devlet, Kur’an ve Sünnetin kesin hüküm koyduğu alanlarda bu hükümleri uygulamakla mükelleftir. Kur’an’ın kesin hüküm koymadığı alanlarda ise bireyler, aileler ve topluluklar kendi örf, âdet ve geleneklerine göre hareket edebilirler; bu serbest alanlardır.

Kaynak: 4. Maturidi Ekolü (Düşünce Dünyasında): Hukuk ve Devlet

İnsanlar bu sorunların yüzeysel göstergelerini — döviz kurunu mudur?

İnsanlar bu sorunların yüzeysel göstergelerini — döviz kurunu, ekmeğin fiyatını, faiz oranlarını — konuşmakta; ancak temel nedeni sorgulamaktan kaçınmaktadır. Cehaletin kaynağı ve bu cehaletin kimler tarafından sürdürüldüğü sorusu sorulmamaktadır.

Kaynak: 3. Maturidi Ekolü (Düşünce Dünyasında): Özgürlük

Bu prensip, ‘Kim daha uygun ve layıksa o göreve getirilmeli’ ilkesini Kur’an’ın emri olarak ortaya koyar mı?

Bu prensip, ‘Kim daha uygun ve layıksa o göreve getirilmeli’ ilkesini Kur’an’ın emri olarak ortaya koyar. Liyakat, itikada değil ehliyete bakarak belirlenir.

Kaynak: 3. Maturidi Ekolü (Düşünce Dünyasında): Özgürlük

Sünni anlayışta yöneticinin meşruiyeti halkın seçimine dayanır; ancak bu seçimin kalitesi ve özgürlüğü de belirleyici midir?

Kelam ilminin siyaset felsefesiyle kesiştiği noktada yöneticinin meşruiyeti sorunu öne çıkar. Sünni anlayışta yöneticinin meşruiyeti halkın seçimine dayanır; ancak bu seçimin kalitesi ve özgürlüğü de belirleyicidir. Farabi, ilimler tasnifinde kelamı siyaset felsefesinin içinde saymıştır; bu yaklaşım dini ve siyasi meşruiyetin ayrılmazlığına işaret eder.

Kaynak: 2. Maturidi Ekolü (Düşünce Dünyasında): Demokrasi

Papa ve diğer dini liderlerin tanrıya ne şekilde bağlı olduklarını nedir?

Vatikan’ın başındaki papa taberi caizse oğul hükmündedir. Papa dinin kurallarını değiştirebilecek yetkiye sahiptir çünkü. Yeryüzünde tanrı adına iş yapan kimsedir papa. Yeryüzünde ne adına, tanrı adına iş yapan kimsedir. Hahambaşı yeryüzünde tanrı adına iş yapan kimsedir, tanrı ölmüştür onlar için. Daha ileri gidiyorum şimdi, bakın, daha ileri gidiyorum, yeryüzündeki dini inanış felsefelerinin hepsinde de tanrı ölmüştür. Kim yapar tanrı adına işi? O felsefenin en zirve noktasındaki kimse yapar. Bu doğunun doğusunda keşiştir. Keşiş ne yapar? Tanrı adına iş yapar. Buda kimdir? Tanrı adına iş yapandır. Tanrı adına iş yapandır. Buda tanrı değildir, tanrı adına iş yapmıştır. Tanrı ölmüştür, Buda’da yaşıyordur tanrı çünkü tanrı her dem gaybtır. Her dem gayb olduğu için onun yeryüzünde yaşayan numuneleri vardır. Bunlar kimdir? Doğuda, doğunun doğusunda Buda ve keşişlerdir; batının batısında kimdir? Hahamlardır, papadır, Süryani Kilisesi’nin başıdır, Ermeni Kilisesi’nin başıdır. Bunlar tanrı adına iş yaparlar. Tanrı adına iş yaptıkları için dilediklerini affederler, dilediklerini cennete koyarlar, dilediklerini cehenneme koyarlar, dilediklerini aforoz ederler. Tanrı adına iş yaparlar. Onlar için artık tanrı ölmüştür. Tanrı onların üzerinde tecelli etmektedir.

Kaynak: Nefes III — 9 Aralık 2017 Sohbeti

Hadisleri inkâr edenlerin sonucu ne olur?

Hadisleri inkâr edenler, terör örgütleri çıktı. Sufileri inkâr ettiler, terör örgütleri çıktı. Mezhepleri inkâr ettiler, terör örgütleri çıktı. Sebep? Hanefi’ye göre çünkü siz la ilahe illallah Muhammeden Resulullah diyen bir kimseyi öldürmezsiniz. İslam’a göre kendi kafanızdan hiç kimseyi öldüremezsiniz.

Kaynak: Nefes III — 2 Aralık 2017 Sohbeti

İslam hukuku ne şekilde silah kullanımını düzenler?

İslam hukuku, silah kullanımını çok ince ayrıntılarla düzenler. İslam hukuku olmuş olsa düğünde sen havaya ateş de edemezsin. Eğer İslam hukuku olmuş olsa bir kimse elini silahına atsa karşıda da senin düşmanın olmuş olsa sen istediğin kadar de, ben havaya ateş edecektim, diye. O kimse seni çıkarıp gümbedek vurur ve vuran kimse katil olmaz. Elini silahına atan iki katil olur.

Kaynak: Nefes III — 2 Aralık 2017 Sohbeti

İslam hukuku ne kadar ince ayrıntıları düşünmektedir?

Karşındaki kimse düşmanın olan kimseye kazara senin silahın görünse düşmanın şöyle düşünüp ya bu beni öldürmeye geldi, deyip de seni öldürse sen iki katil olursun. Hadisle sabit bunlar. Bakın, İslam hukuku ne kadar ince ayrıntıları düşünüyor. Sen öyle silahı omuzuna asıp dolaşamazsın İslam hukukunda. Ancak savaş esnasında silah altına alınan kimseler ancak emniyet görevlileri onunla dolaşır ama sen mezhepleri inkâr edeceksin, hadisleri inkâr edeceksin, onu sana yaptıracaklar.

Kaynak: Nefes III — 2 Aralık 2017 Sohbeti

Emanetlerin teslimi ne anlama gelir?

Cenâb-ı Hakk ayet-i kerime indirdi: “Emanetleri ehline teslim etmeniz Allah’ın çok hoşuna gider.” dedi. Biz bunu yapabiliyor muyuz şimdi? “Alo abi ya bizim arkadaşlardan bir adam var ya, bunu alır mısın ya? Şimdi girmeyecek de ne zaman girecek ya?” Bu hale geldik mi? Geldik. Bu hale geldik. Emanetler ehlinde değil.

Kaynak: Nefes III — 28 Ekim 2017 Sohbeti

İslam dininde ibadet yelpazesi geniştir mi?

İslam dininde ibadet yelpazesi geniştir. Olmazsa olmazdır. Namazın farziyeti, orucun farziyeti, haccın farziyeti, zekâtın farziyeti gibi.

Kaynak: Nefes III — 17 Haziran 2017 Sohbeti

İslam’da ticari ambargo uygulamak doğru mudur?

Ticari ambargo uygulamak İslam’da yoktur. Benim bildiğimde yok. Bakın; o gün için Mekkeli müşrikler Müslümanlara ticari, ekonomik ambargo uyguluyorlardı bir. Siyaseten destekleyecek, siyaseten onları ayakta tutacak, siyaseten onların sıkıntılarını problemlerini anlatacak hiçbir şey yaptırmıyorlardı. Ambargo uygulanıyordu. Müslümanları üç, sosyal ambargo dediğim: Kız almıyorlardı, kız vermiyorlardı, onları sokaklarda rahat dolaştırmıyorlardı, Beytullah’ta rahat ibadet ettirmiyorlardı, böyle bir baskı altındaydı. Oradaki Müslümanların can emniyeti yoktu, mal emniyeti yoktu, namus emniyeti yoktu akıl, emniyeti yoktu ve hiçbir din emniyetleri de yoktu, hiçbir emniyetleri yoktu.

Kaynak: Nefes III — 10 Haziran 2017 Sohbeti

İslam’da bir kimseye zorla ibadet ettirme yükümlülüğü var mı?

Bir kimsenin bir kimseye dinin kabul edilmesi için, İslam dinini kabul etmesi için bir kimseye zorlama yapmanız mümkün değildir. Ben bir adım daha ileri gideceğim. Siz insanlara Allah’ın emrettiği ibadetleri tebliğ etmekle yükümlüsünüz; bir kimseye zorla ibadet ettirme, zorla ibadet yaptırma yükümlülüğünüz yok.

Kaynak: Nefes III — 10 Haziran 2017 Sohbeti

İslam’da namaz, oruç ve zekât ibadetleri nasıl farklılaşır?

Geçmiş ümmetlere oruç farz kılındığı gibi size de kılındı, geçmiş ümmetlere namaz farz kılındığı gibi size de kılındı amma ve lakin geçmiş ümmetlerin namaz rekâtı ile sizin namaz rekatınız aynı değil, geçmiş ümmetlerin oruç hukuku ile sizin oruç hukukunuz aynı değil, geçmiş ümmetlerin zekât hukuku ile sizinki aynı değil.

Kaynak: Nefes III — 10 Haziran 2017 Sohbeti

Zekât ne zaman farz kılınmıştır?

Zekât, İslam’ın başlangıcında, Müslümanların malının tamamını infak etmesiyle başlamıştır. Ancak, zekât farz kılınmazdan önce de Müslümanlar sadaka dağıtırlardı. Zekâtın farz kılınmasıyla birlikte, artık herkes malının kırkta birini, ticaret mallarının kırkta birini zekât vermekle mükellef oldu.

Kaynak: Nefes III — 31 Ekim 2015 Sohbeti

Oruç, namaz ve hac ibadetleri ne zaman farz kılınmıştır?

Oruç, namaz ve hac ibadetleri, İslam’ın başlangıcında farz kılınmamıştır. Namaz, oruç ve hac ibadetleri, İslam’ın gelişmesiyle birlikte farz kılınmıştır. Örneğin, namaz, oruç farz kılınmazdan önce tutulurdu. Hac da, ayet-i kerimede bir sefer değil, size hac emredildi şeklinde ifade edilerek farz kılınmıştır.

Kaynak: Nefes III — 31 Ekim 2015 Sohbeti

← Sorular – Sohbetlerde Sorulan Sorular ve Cevapları