Kader konusunu ele alan bu dergah sohbetinde Mustafa Özbağ Efendi’nin bu dergah sohbetinde ele alınan konular aşağıda derlenmiştir.

Kader ve Dergah Sohbeti: 1. Boykot Ürünleri Meselesi
Mustafa Özbağ Efendi’nin bu dergah sohbetinde ele alınan konular aşağıda derlenmiştir.
Soru: Boykot ürünlerini almak caiz mi?
Boykot ürünleri; İsraillilerin, Yahudilerin ürünlerini boykot etmek… Komplesini boykot edin. Ne ürünlerini boykot ediyorsunuz ki? İsrail’in komplesini boykot edin.
İsrail’le savaşmayı göze alamayanlar, İsrail’e bir laf söylemeyi göze alamayanlar milletin gazını alıyorlar. “Boykot ürünlerini boykot edin” diyorlar.
Faizi neden boykot etmiyorsunuz? Fuhuşu neden boykot etmiyorsunuz? Kumarhaneleri neden boykot etmiyorsunuz? İçkiyi neden boykot etmiyorsunuz? Kur’ân ve Sünnet’in dışında herhangi bir şeyi neden boykot etmiyorsunuz? Biraz bunlarda aldatmaca seziyorum. Kur’ân ve Sünnet’in dışındaki her şeyi boykot edelim. Neden onları boykot etmiyorsunuz?
Filistin’e Giden Yardımlar
Ben havlu bornoz ticareti yaparken Filistinli bir müşterim vardı. Gelip mal alıyordu. Filistin’in gümrüğü yok. Normalde İsrail gümrüğüne gidiyor mal. İsrail gümrüğünden de o kimsenin İsrail’de tâbir-i câizse patronu gibi, ortağı gibi bir kimse var; o çekiyor malı.
Sizin buradan yardım olarak ne gönderiyorsanız gönderin İsrail gümrüğüne giriyor. İsrail makamları kabul ediyor. Filistin diye bir devlet yok çünkü. Yardım malzemesi gönderiyorsunuz; giden bütün hepsi de İsrail gümrüğüne geçiyor. Ve İsrail istediği anda o gümrüklerde istediğini yapıyor.
Sonuç itibariyle bize sivri sineklerle uğraştırıyorlar. Biz bataklığı kurutmak için bir hareketimiz yok. Bize diyorlar ki böyle bir algı operasyonu: “Şunu şöyle yapın, yürüyün.” Yürüyoruz. “Boykot edin.” Boykot edeceğiz diye uğraşıyoruz. Asıl meseleyi gözden kaçırıyorlar gibi geliyor bana.
Vicdanım Rahatlamıyor
Kimse boykot ürünlerini almayabilir, vicdanını rahatlatsın. Benim vicdanım rahatlamıyor onunla. Benim vicdanım yürüyüşlerle, mitinglerle rahatlamıyor. Benim vicdanım biraz aykırı bir vicdan.
Her gün o pis, nâmussuz, şerefsiz, haysiyetsiz, sütü bozuk, kanı bozuk İsrail siyonistleri her gün Müslümanlara tecâvüz ederken; çocuk, kadın, genç, yaşlı demeden öldürürken ve gözüne kestirdiği gencecik kız çocuklarına, erkek çocuklarına tecâvüz ederken — boykot benim vicdanımı rahatlatmıyor. O çocukların çığlıkları kulağımdan gitmiyor beni boykot rahatlatmıyor.
O yüzden kim İsrail’e yardım ediyorsa, İsrail’le yan yana ise Allah onun milyon kez belâsını versin. Trilyon kez lânet olsun ona. Bu kim olursa olsun.
2. Çeşitli Sorular ve Cevaplar
Kalp Hastalıkları İçin Dua
Soru: Kalp hastası yaşlı bir babam var. Dua istiyorum.
Bu dergah sohbetinin ana konusu, müminin günlük hayatında rehber edinmesi gereken önemli mesajlar içermektedir.
Rabbim şifâ versin inşallah. Hû esmâsını çekecek, kalp hastalıklarıyla alâkalı maddî manevî.
İmkânsız Diye Bir Şey Var mı?
Soru: İmkânsız bir insanın peşinde olmak…
İmkânsız diye bir şey yoktur. Allah katında imkânsız diye bir şey yok.
Bu sohbette Kader Tevekkül meselesi üzerinde durulmaktadır.
Bayan Eleman Çalıştırmak
Soru: Bayan bir eleman çalıştırmak caiz mi?
Bayanların çalışacağı bir işse çalışırsın, ne olacak?
Nafaka Ödemeyen Baba
Soru: Ayrıldığım eşim çocuğumun nafakasını hiç ödemedi. Çocuğuma tek kuruş vermedi. Dava açsam hapis cezası bile uygulanıyormuş. Ama çocuğumun babası olduğu için davadan imtinâ ediyorum. Bu durum dînî yönden yorumu nedir, nasıl yol alabilirim?
Sen davayı aç, içeri giriyorsa girsin. Bir baba çocuğuna bakmakla sorumlu.
Şiş Kerâmeti
Soru: Şiş kerâmeti kime aittir? Nasıl ortaya çıkmıştır? Rifâî dışı tarîkatlar şiş burhânı yapabilir mi?
Herkes yapabilir. Ahmed-i Rufâî Hazretleri’nin bir kerâmeti.
Şefâat ve Dervişlik
Soru: Bir üstad, bir mürşid şefâat eder mi? Bir derviş ne için gayret etmeli? Derviş olmanın şartları nelerdir manevî olarak?
Cennete girecek bir kişinin en az bir kişiye şefâati haktır. Hadîs-i şerîfte; bazıları on kişiye, bazıları yüz kişiye, bazıları bin kişiye, bazıları bir beldeye şefâat ederler.
Bir derviş Kur’ân ve Sünnet’in yaşanması ve yaşatılması için, nefs ile mücâdele etmek için gayret etmeli. Derviş olmanın şartları nelerdir manevî olarak? Hiçbir şartı yoktur. Herkes derviş olabilir.
Sevmek ve Sevilmek
Soru: Sevmek ne kadar kolay, sevmemek ne kadar zor. Siz hepimizi çok seviyorsunuz. Ancak benim kardeşlerim beni hiç sevmedi, değer vermedi. Bu durumu nasıl kabullenebiliriz?
Dergah sohbetinde vurgulanan, müminin günlük hayatında rehber edinmesi gereken önemli mesajlar içermektedir.
Sen sev o zaman. “Sevmenin karşılığı ancak sevmektir.” O yüzden sen seversen herkes seni sever.
Kalbin Katılaşması
Soru: Kalbin katı olması nedir, kalp nasıl katılaşır?
Bu dergah sohbetinde Mustafa Özbağ Efendi, konuyu detaylı şekilde ele almaktadır.
Kur’ân’a, Sünnet’e karşı bir sevgin kalmadıysa, insanlara karşı bir sevgin kalmadıysa, Allah’a karşı, Resûlullâh’a karşı bir sevgin kalmadıysa — kalbin katılaşmış demektir.
İbn-i Ömer ve Kaval Hadîsi
Soru: İbn-i Ömer (radıyallahu anh) bir rivâyette kaval çalan birinin yanından kulaklarını tıkayarak uzaklaşmış. Neden böyle yaptığı sorulduğunda Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Hazretleri’nin böyle yaptığını söylemiştir. Bu hadîsi nasıl anlamalıyız?
Kader Tevekkül konusu detaylıca işlenmektedir.
Normalde yapmışlardır. Ben bu noktada buna itiraz etmem. İbn-i Ömer (radıyallahu anh) Hazretleri öyle yapmış, doğrudur.
3. Mıtırban ve Semazen Eğitiminde Küçüklere Yaklaşım
Soru: Mıtırbanda bazen küçük kardeşlerimiz çıkıyor, hatta gülbank okuyorlar, mest oluyoruz, çok güzel oluyor. Fakat bazı küçük kardeşlerimiz âdâba uyamıyor ve program esnasında aykırı davranıyor, ambiyans bozuluyor. Buna rağmen bu kardeşlerimiz ısrarla mıtırbanda programa çıkarılıyor. Bu durum uygun mudur?
Uygun. Sonuçta eğitiyorlar. Onlar eğitime devam ediyor. Mesela bir kimse eğitime devam ederken programa çıkarılmamış olsa daha da körelebilir. Teşvik edecekler.
O yüzden onların eksiklikleri — bütün gençlerin, çocukların hep eksiklikleri olur. Mıtırbanda olsun, semâda olsun; gönül arzu eder ki o çocuklar pişsinler, bir an önce programlarda düzgün olsunlar. Ama bazısı çabuk pişmiyor, çabuk düzelmiyor. Öyle olunca da onu reddetmek, onu kenara çekmek, onu psikolojik olarak iyice geriye iter.
O yüzden eğitim veren arkadaşlar, onları teşvik amacıyla programa çıkarırlar. Semâya çıkarırlar. Bu onların tam olduğunu göstermez ama teşvik mahiyetindedir. Kaybedecek mi, kazanacak mı? Kazanacak.
O yüzden biz küçüklerin eksikliğine bakmayacağız. Büyükler onun eksikliğini tamamlayacaklar, öğretecekler. Yoksa itmek, onu kenara çekmek işin kolayı. Eğitmek, o işin zoru.
4. Dervişlerin Hatalarını Örtmek ve Dua Etmek
O yüzden büyükler olarak bizler, küçük mıtırban olsun, semazen olsun, derviş olsun — kadın erkek hiç önemli değil — biz onları koruyacağız, kollayacağız, saracağız, sarmalayacağız. Hatalarını, kusurlarını örteceğiz, yanlışlıklarını örteceğiz. Yola devam etmelerini sağlayacağız.
Yoksa sizin onları sert bir şekilde ikaz etmeniz veya programdan çıkarmamanız, veyahut da onu ötelemeniz o çocukları daha da geriye itebilir. O yüzden dervişlik geriye göndermek, itmek, veyahut da onu yok hükmünde görmek değildir.
Mustafa Özbağ Efendi bu dergah sohbetinde, müminin günlük hayatında rehber edinmesi gereken önemli mesajlar içermektedir.
Hepimizin eksiği, kusuru, yanlışı, hatası var. Hepimizin de günahları var. O yüzden hepimiz birbirimizin günahları için dua edeceğiz, affı için. Hepimiz birbirimizin hatalarını, kusurlarını örteceğiz.
Dışarı bıraktığınız herkes bilin ki cehennemin göbeğine gidecek. İttiğiniz bir kimseye “bundan derviş olmaz” diyorsunuz, “bu yanlış insan” diyorsunuz — onu cehennemin göbeğine gönderiyorsunuz. O yüzden ben ona sebep olmak istemiyorum.
Kim hangi günahı işlediyse işlesin. Rüyamda göstermeye çalışsalar ben rüyamda Allah’a yalvarıyorum: “Yâ Rabbi bana gösterme, benim içim onlara soğumasın” diyorum. Birisi bana birisinin hatasını, kusurunu söylemeye çalışırsa; diyorum ikiniz beraber gelin, bana anlatmayın. Bana dervişlerin hatalarını, kusurlarını anlatmayın.
5. Zikrullâh Halakasının Değeri
Bu zamanda herkes zikirden kaçarken, zikrullâh halakasından kaçarken — yaz mevsimi, denizde, havuzda, “tatil benim de hakkım” diye uğraşırken insanlar — o kimse bu sıcakta, rutubette zikrullâh halakasına gelmiş.
Cenâb-ı Hakk’a hamdü senâ olsun; o buradan af değil, böyle üzerine madalya takıp da gidecek. Melekler sıraya girecekler, temennâ edecekler ona. Neden? O bütün her şeyi bırakmış zikrullâh halakasına gelmiş. Her şeyi bırakmış: dünya, eş, kadın, çoluk, çocuk.
Yapabilirliği varken yapmamak en büyük cihad zaten. Yapabilirliği var mı? Var. Buna rağmen yapmıyorsa, millet buraya geliyorsa, ben hiç kimsenin hatası kusuru beni ilgilendirmiyor.
Cenâb-ı Hak’a hamdolsun, zikrullâh alâkasını bırakmayacağız. Zikredenleri bırakmayacağız. Böylece ümit var olacağız.
Kaynakça
Hadîs-i Şerîf:
- Şefâat hadîsi — “Ümmetimden bir kısmı on kişiye, bir kısmı yüz kişiye, bir kısmı bin kişiye şefâat edecekler…” — Tirmizî, Kıyâmet, 11
- İbn-i Ömer (r.a.) kaval hadîsi — Ebû Dâvûd, Edeb; Beyhakî, Sünenü’l-Kübrâ
Kur’ân-ı Kerîm:
- Şefâat ile ilgili âyetler — Bakara 2/255 (Âyetü’l-Kürsî)
Not: Muhammed Azîmî kardeşin Gazze’den selâmı var cümleye. Sağlığı yerinde, internet kesikmiş, operasyon başladığından beri iletişim kurulamıyordu. Dün akşamdan itibaren internet faaliyete geçmiş, oradaki kardeşlerin hepsinin sağlıkları iyi. Dua bekliyor.
Diğer dergah sohbetleri için Dergah Sohbetleri sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Konu hakkında detaylı bilgi için TDV İslâm Ansiklopedisi‘ne başvurabilirsiniz.
İlgili Sözlük Terimleri: Mürşid, Nefs, Sünnet, Tevekkül, Dervîş, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı