Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Sayfa

Sorular: Aşk ve Sevgi — Sayfa 3

Table of Contents

Sohbetlerden Derlenen Sorular

Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv

35.367Soru-Cevap
2.760.705Kelime
51Kategori
378Sayfa

Aşk ve Sevgi(449) — Sayfa 3/7

İnsan neye aşıksa oraya gidecek midir?

Seven sevdiğinin kapısında yakalanır. İnsan neye aşıksa oraya gidecektir. Polis bile suçluyu yakalayacağı zaman sevgilisinin kapısına gider. Kim neye aşıksa o aşığı maşuğunun kapısında, mahallesinde, şehrinde arayacaksın.

Kaynak: 270. Dergah Sohbeti – Lanet, Zikir Ahlakı, Ashaba Saygı ve Dergahta Adab

Fıtrat değişmez mi?

Fıtrat değişmez. Fıtrat örnekleri: Gözün yüzün önünde olması, ağzın önde olması, erkek erkektir doğurmaz, kadının fıtratı farklıdır. Teninin rengi, gözünün rengi, saçın nereden çıkacağı — bunlar fıtrattır, değişmez. Hormon tedavisi, ameliyat ne yapılırsa yapılsın fıtrat değişmez.

Kaynak: 273. Dergah Sohbeti – Şefaat, Dinlerarası Diyalog, Fıtrat-Ahlak Ayrımı ve Aşk Eh

Ahlak nasıl değişir?

Ahlak ise güzelleşir, terbiye edilir, dizayn olur. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ‘Beni Rabbim terbiye etti’ buyurmuştur. Terbiye edildiyse demek ki bir değişim olmuştur. İmam Gazali hazretleri İhyâu Ulûmi’d-Dîn’de bu meseleyi çok güzel açıklamıştır: Kötü ahlak fıtrat değildir. Eğer öyle olsaydı Allah kötü ahlakla mücadeleyi emretmezdi; çünkü o zaman kendi yarattığıyla savaşmış olurdu. Nefisle mücadele ahlakı güzelleştirmek içindir.

Kaynak: 273. Dergah Sohbeti – Şefaat, Dinlerarası Diyalog, Fıtrat-Ahlak Ayrımı ve Aşk Eh

İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin rüyasında Allah’ı nasıl görmüş?

İmam-ı Azam Ebu Hanife hazretleri ‘Ben Allah’ı doksan dokuz kez gördüm rüyamda’ buyurmuştur. İnsanın bir şeyi anlayabilmesi için ilk etapta şekle ve isme muhtaçtır. Ama bir müddet sonra bu muhtaçlık kalkar. Gönlün, kalbin anlayışı farklıdır; oranın şekle ve isme ihtiyacı yoktur, hitaba ihtiyacı vardır.

Kaynak: 273. Dergah Sohbeti – Şefaat, Dinlerarası Diyalog, Fıtrat-Ahlak Ayrımı ve Aşk Eh

Sevmenin bir bedeli var mıdır?

Sevmenin bir bedeli vardır. "Ya Rabbi ben Allah’ı çok seviyorum" demiş birisi; "Geçim sıkıntısına hazırlıklı ol" denmiş. Başka bir sahabe gelmiş: "Ya Resulallah seni çok seviyorum." "Hastalıklara karşı hazır ol" buyurmuş. Başka bir sahabe: "Ya Rabbi ben Allah’ı çok seviyorum." "Belaya karşı hazır ol" denmiş.

Kaynak: 288. Dergah Sohbeti — Sevginin Hakikati: Aşk, Çile, Vuslat ve Kulluk

Cenab-ı Hak diyor ki: "Sevdiğime dert veririm." Böyle bir sevgi kafanızda tasavvur edebiliyor musunuz?

Böyle bir sevginin anlaşması açıktır, gizli değildir. O diyor ki size: "Ben size çile veririm." Siz diyeceksiniz ki: "O çileye razıyım ben." O diyecek ki size: "Ben dert veririm size, beni seviyorsanız dert veririm size." Ve sen onun sevgisine mazhar olmak için o derdini çekmek zorundasın. Gelen hastalığı, varlığı, yokluğu, tatlılığı, sıkıntılığı ateşe imza atıyorsun.

Kaynak: 288. Dergah Sohbeti — Sevginin Hakikati: Aşk, Çile, Vuslat ve Kulluk

Sevgilisinin önünde: "Benim hiçbir zaman, hiçbir şekilde senin önünde hiçbir değerim olmaz." Orası hiçlik dünyası mıdır?

Seven, sevgilisinin yolunda kendisini bir hiç görür. Seven, sevgilisinin eteğinde kendisini bir zerrecik dahi görmez. Sevgilisinin önünde: "Benim hiçbir zaman, hiçbir şekilde senin önünde hiçbir değerim olmaz." Orası hiçlik dünyasıdır. Sevmek hiçliktir, toprak olmaktır. Sevmek birisini kendinden üstün görmektir. Sevmek birisini kendinden iyi görmektir, mübarek görmektir.

Kaynak: 288. Dergah Sohbeti — Sevginin Hakikati: Aşk, Çile, Vuslat ve Kulluk

Kendine ait bir tadı var; bakarsın bu adamın nesi tatlı geliyordu aslında, o aşkın tecelliyatıdır, başka bir şey değil midir?

Aşkın öyle bir iksiri vardır; dokunduğu yere, bulaştığı yere, aktığı yere mutlaka her şeyini değiştirir. Kendi rengini koyar, kendi kokusunu koyar. Kendine has bir kokusu var, ancak hissedersin. Kendine ait bir tadı var; bakarsın bu adamın nesi tatlı geliyordu aslında, o aşkın tecelliyatıdır, başka bir şey değildir.

Kaynak: 288. Dergah Sohbeti — Sevginin Hakikati: Aşk, Çile, Vuslat ve Kulluk

İnsan yanındakine hasret olur mu?

Rabia-tü’l-Adeviyye ne diyor: "Ey Sevgili, sen yanımdayken dahi hasretim sana." Bu söz dünya edebiyatının içine girmiştir. Yanındayken bile hasret. Oluyor demek ki. İçindeyken dahi has, der ki: "Hayalmiş bu, sevgili bu değilmiş." Yürür gider. Demek ki aşığın hayret makamı bitmez, aşığın vuslat derdi de bitmez, aşığın çilesi de bitmez.

Kaynak: 288. Dergah Sohbeti — Sevginin Hakikati: Aşk, Çile, Vuslat ve Kulluk

Hangi makamı iddia edersen et, sen kul değil misin?

Bizim yolumuzda belli bir makama ulaştın demek yoktur. Belli bir mekana ulaştın demek yoktur. Senin bir yere ulaştın dediğin yer, hiçbir yere ulaşmadığını göstermektir. Kulluktan ulaşacağınız yer kulluktur. Kulsun. O zaman kulluktan başka makam yok. Geri kalanlar hep isimlerde uğraşmak, perdelerde uğraşmaktır.

Kaynak: 288. Dergah Sohbeti — Sevginin Hakikati: Aşk, Çile, Vuslat ve Kulluk

Mevlevi dervişi elini havaya kaldırdığı zaman gözünü kalbinin üzerine koyduğunda Allah’ın zikrinden başka bir şey görmeyecek orada mıdır?

Mevlevi dervişi elini havaya kaldırdığı zaman gözünü kalbinin üzerine koyduğunda Allah’ın zikrinden başka bir şey görmeyecek orada. Allah’ın sevgisinden başka bir şey görmeyecek. O zaman huşu içerisinde sema edecek. Hepiniz birer Mevlevi dervişi olun, hepiniz sema edin.

Kaynak: 288. Dergah Sohbeti — Sevginin Hakikati: Aşk, Çile, Vuslat ve Kulluk

Fetih Suresi’nin son ayetlerinde dikkat edin: Zafer size müjdelendiğinde midir?

Fetih Suresi’nin son ayetlerinde dikkat edin: Zafer size müjdelendiğinde, fetih vuku bulduğunda Allah’ı tesbih etmeye devam et, tövbe etmeye devam et, hamdetmeye devam et. Fetih bitmez çünkü. Sakın kendinizi bir noktada gördüğünüz için "ben öğrendim" demeyin.

Kaynak: 288. Dergah Sohbeti — Sevginin Hakikati: Aşk, Çile, Vuslat ve Kulluk

Sevginin: Sevginin Hakikati: Şehvet mi, Allah Rızası mı?

Sevmenin her şeyinin hakikati ve istikameti vardır. İnsan nefsi karşındakini sevsin diye sever veya sevdiği için sever. Sevmezse, karşındaki sevmezse onu sevmez. Bir menfaati için sever, bir şeyi için sever ki sever. Adı sevmek de olsa sevmek değildir; hepsi de şehvettir. O zaman sevmenin en alt noktası şehvet olmuş oluyor.

Kaynak: 288. Dergah Sohbeti — Sevginin Hakikati: Aşk, Çile, Vuslat ve Kulluk

Gerçek sevgi nedir?

Gerçek, hakiki manada sevgi varlıktan kurtulmaktır. Cennet de bir varlıktır, cehennem de bir varlıktır, Arş-ı Ala da bir varlıktır. O zaman bütün varlıklardan kurtulup fi sebilillah Allah’ı sevmektir. Allah sevgisinde yorulurken Allah için Allah’ı sevmek vardır. Allah için Allah’ı sevenleri sevmek vardır. Allah için Allah’ın sevdiklerini sevmek vardır. Bunların hepsi de Allah için olunca o kul hürriyete kavuşur. O yüzden Hz. Mevlana Mesnevi’nin 19. beytinde: "Oğul, ne zaman bağdan kurtulacaksın, ne zamana kadar altına gümüşe bağlı kalacaksın" der. Altına gümüşe bağlı kalacaksın dediği dünya sevgisidir, yoksa altını gümüşü reddetmek demek değildir.

Kaynak: 291. Dergah Sohbeti — Hürriyet Makamı, Asıl Keramet ve Gaye Verilenlerin Hali

Aşk, Şevk ve Dergaha Yeni Gelenin Hali nedir?

Bir tasavvuf dervişi, mürit ya da sufi, tarikat hayatında dergaha yeni geldiğindeki veya aşkı yakaladığı zaman dilimini nasıl muhafaza edebilir? Bu enteresan bir meseledir. Bir kimse Antep baklavasının şanını, şöhretini duysa ama hiç yemese, sonra ona gerçekten mükemmel bir Antep baklavası önüne konsa, o çıtır çıtır Antep baklavayı yese, onun tadını unutamaz. Ve ondan sonra siz ona hiç Antep baklavası yedirmemiş olsanız bu Antep baklavasının tadını hep arayacaktır. Sufi dergaha ilk geldiğinde bu halde olur. Onun aşkı, muhabbeti yerindedir, yüksektir. Ve o halde giren o sevgi pınarları ondan akıyormuş gibi gelir. Bir müddet sonra onu kendinden görür. Bir müddet sonra o sevgiyi kendi kendisine katletmeye başlar. Bir süre sonra o sevgi çocuğunu kendi kendisine boğmaya başlar. Bir müddet zaman aşkı hakikate geçemediyse o halden yavaş yavaş aşağı düşecektir. Allah bizi affetsin. Devamlı aşkını tazeleyen, aşkını derinleştiren, aşkını genişleten, sevdikçe seven şevk ehlinden eylesin.

Kaynak: 306. Dergah Sohbeti — Temizlik, Aşk ve Şevk, Emanet, Ticaret Hukuku, İslam Felse

Sevmek ne demektir?

Sevmek: Af Yolunu Seçmek ve Hz. Peygamber’in Ahlakı

Bir kimse kendisine yapılanları affetmiyorsa, Allah’ın ahlakıyla ahlaklanmamıştır. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri’nin ahlakıyla ahlaklanmadıkça kurtuluşa eremez. Ahlakımız Muhammed Mustafa’nın ahlakıyla, edebimiz onun edebiyle süslenmedikçe necat erenlerden olamayız.

Kaynak: 306. Dergah Sohbeti — Allah İçin Sevmek, Mezhep-Tarikat Meselesi, Halvet Adabı

Sevgi ile Sadakat Arasındaki Fark konusunu ele alıyor mu?

Sevgi ile Sadak ki Arasındaki Fark

Sevgi daha yukarıdadır. Sevgi alt unsurlarını yanında taşır. Gerçek manada seven bir kimse gerçek manada sadakat ehlidir. Sadakat bağlılık demektir. Eğer bir kimse gerçek manada sevdiyse aynı zamanda gerçek manada sadakat gösterir. Her sadakatli olan seviyor manası çıkmaz. Her sadakatli sevme noktasında olmayabilir. Ama her gerçek seven sadakatini de yanında getirir. Ben sevginin yüceliğine inanırım. Sevginin yüceliğine inandığım için seven kimse sadakatli olur.

Kaynak: 314. Dergah Sohbeti — Sufi Adabı, Mahremiyet Hukuku ve Dergahta Hizmet

Bir kimseyi zorla rabıta kurmak uygun mudur?

Muhakkak ki seven, sevdiğini düşünür; sevenin aklına gelir sevdiği. Ancak bir kimseyi zorla ‘illa ki bunu seveceksin, düşüneceksin’ diye baskı altına almak uygun değildir.

Kaynak: 321. Dergah Sohbeti: Biat, Manevi İcazet, Rabıta ve Esrarı İlâhiyenin Hakikati

Sevmek mi Zor, Sevilmek mi?

Bu herkesin bakış açısına göre değişir. Sevmek biraz nefse ağır gelir. Ama işin hakikatine vakıf olunursa, sevilmek daha ağırdır. Sevilmeyi kaldırmak daha zordur. Herkes sevilmeyi kaldıramaz, bozulabilir insan. Kendini şımartabilir, çökertebilir. Manevi noktadan da o kimseye ağır gelip çökebilir. Sevmek insanın sorumluluğunu azaltır. Sevilmenin ağırlığı ve sorumluluğu daha fazladır.

Kaynak: 336. Dergâh Sohbeti — Mehdi, Sevgi ve Sadakat, Nefsin Mertebeleri

Ne için insanlar gerçekten sevmeyi koşmaya çalışmazlar?

Sevmekten Korkmak Bir araştırmada yüzde sekseni evlilikte aşka bir yer olmadığını söylemiş. Bu aslında Türkiye toplumunun yüzde sekseninin sevgiyi büyüttüğünü, aşıklığı büyüttüğünü gösteriyor. Sevmekten bir kimse korkar; severse kendisi olmaz çünkü. Sevmek kendinden vazgeçmektir. Hiç kimse kendinden kolay kolay vazgeçmez. Ne için bir erkek, eşini sevmekten imtina eder? Ne için bir kadın, kocasından bahsederken "sevgilim" diyemez? Hz. Aişe Validemiz, Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri’nden bahsederken "Sevgilim Muhammed" diyor. Gönüllerimiz ne kadar katılaşmış, ne kadar betonlaşmış?

Kaynak: 347. Dergah Sohbeti — Yol ve Yolcu, Zahir-Batın Meselesi, Sevgi ve Cömertlik

Sevmek vermektir, infak etmektir, cömertlik midir?

İslam’da yükseltilmiş iki haslet vardır; ikisi de C ile başlar: Cömertlik ve cesaret. Cömertlik ve cesaret cihadı getirir. Cömertliğin sonunda infak ehli olmak lazım, cesaretin sonunda cihad ehli olmak lazım. Cömertliğin karşısında cimrilik vardır; batırır insanı. Sevemeyen, korkaklığından ve cimriliğinden sevemez. Çünkü sevmek vermektir, infak etmektir, cömertliktir. Sevmek cesarettir, korkusuzca yürümektir. Gecenin karanlığında sevdiğini hayal etmektir, herkesin terk ettiğinde senin durmandır. Tövbe Suresi’nde Cenab-ı Hak münafıklardan bahsederken yaptıkları iki şey vardır: Bir, cimrilik; iki, cihada gitmemek. Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri onlarla selamı kestirdi. Çünkü Allah cimrileri hiç sevmez. Cennetin kapısı önce cömertlere açılmıştır. Cömert olursa canını verir, cihad eder. Cömert olmazsa cihad edemez. Cömert olması için sevmesi gerekiyor. Severse cömert olur, severse canını verir. Sevmezse ne cömert olur ne canını verir. O yüzden sevmek dinin tam merkezidir.

Kaynak: 347. Dergah Sohbeti — Yol ve Yolcu, Zahir-Batın Meselesi, Sevgi ve Cömertlik

Sevmek mangal yürekliliktir, kocamanlıktır, cesarettir, cömertlik midir?

Seversen herkes gibi olmazsın. Herkes gibi olursan herkes olursun. Seversen özel olursun. "Kim farzları yerine getirirse, nafilelerle Allah’a yaklaşır; Allah’ı severse Allah da onu sever." Farzları yerine getirirse, nafilelerle yaklaşırsa, severse özel olur. Severse tadından yenmez. Sevmek mangal yürekliliktir, kocamanlıktır, cesarettir, cömertliktir. Sevemeyenler, korkak olacaklar, batacaklar. Sevemeyen korkaklığından ve cimriliğinden sevemez. Sevmezse ottan samandan farkı yoktur.

Kaynak: 347. Dergah Sohbeti — Yol ve Yolcu, Zahir-Batın Meselesi, Sevgi ve Cömertlik

Aşk ve sevgide acı var mı?

"Seven neden hep acı çeker, neden anlaşılmaz?" sorusuna cevap: Seven acı mı çeker? Seven, kendince yaşadığı hadiselerden -ayrılıktır, hüzündür, sıkıntıdır, derttir, musibettir- acı çekmez. Seven, şeker kamışı gibi tatlıdır.

Kaynak: 348. Dergah Sohbeti — İç Ahlak, Sevgide Acı Yoktur ve Soru-Cevap

Sevgide acı düşüncesi ne ifade eder?

Sıkıntı da verse birisi size, severseniz onu sıkıntı olarak görmezsiniz. Severseniz onu problem olarak görmezsiniz. Severseniz onu dert olarak görmezsiniz. Önemli olan o kimsenin sevebilmesidir. Sevebiliyorsa, seviyorsa mesele hallolmuştur.

Kaynak: 348. Dergah Sohbeti — İç Ahlak, Sevgide Acı Yoktur ve Soru-Cevap

Aşkın mahremiyeti ve aşıklık konusunda ne söylenmektedir?

Aşk ve Aşıklık: Sevenin Dilinde Sevdiği Vardır. Aşk Dile Gelir mi? Bir kimsenin içinde bir aşk varsa, onun bir tarafından sızar. Onun sızmaması gayrıkabildir. Hz. Peygamber Efendimiz’e doğrudan sorulur: "En çok sevdiğin insanlardan kim Ya Resulallah?" "Aişe" der. "Bunu sormadım Ya Resulallah, erkeklerden?" "Babası" der. Bir kimsenin içerisinde neye karşı bir aşk varsa, ondan sızar.

Kaynak: 351. Dergah Sohbeti — İstişare Adabı, Sarık Sünneti ve Aşkın Mahremiyeti

Aşıklık ve akıl arasındaki fark nedir?

Aşığın ve Akıllının Farkı: Gazali’nin İhya Örneği. Sufiler kendi içlerinde ayrışırlar. Birisi sufidir, üstadını sever sadece. Üstadını sadece sevdiğinden dolayı onun gönlünde, kalbinde, dilinde üstadı vardır. O sevgisini anlatmaya çalışıyor. Öbürü, sevgisi bu kadar kuvvetli değildir, akılla bakıyordur meseleye. Akıyla bakınca, o sevgiyle bakan kimseyi: "Bu deli, bu manyak, bu ölçüsüz, bunun kafası kırık. Bu ne söylediği belli değil" der.

Kaynak: 351. Dergah Sohbeti — İstişare Adabı, Sarık Sünneti ve Aşkın Mahremiyeti

Aşıklık kendi kendine gelir mi?

Aşık anlatılıp dile gelen bir de yavruluk da kendi kendine gelmiyor. Aşıklık kendi kendine gelmiyor. Aşık, kendi kendine aşık olamazsın ki. İstediğin kadar oku, o duyguyu veremezsin ki. İstediğin kadar anlat, onu anlatamazsın ki. Üç gün sonra gelir sana birisi aşktan dem vurur. Sen ezberinden konuşursan kalırsın orada. Bir gün anlatırsın, iki gün anlatırsın, ağlatırsın. Üçüncü gün çuvallarsın.

Kaynak: 351. Dergah Sohbeti — İstişare Adabı, Sarık Sünneti ve Aşkın Mahremiyeti

Aşkla aldatmanın karşılığı nedir?

Aşkla Aldatmanın Diyeti Yoktur. Her şeyle aldatmanın karşılığında bir diyet vardır. Akılla aldatmanın karşılığını akılla yine çözebilirsiniz. Parayla aldatır insan, makamla aldatır, kadınla aldatır. Müslümanlar bunlarla aldanırlar. Ama aşkla aldatamazsınız. Aşkla, aşıklıkla aldatmaya kalkanlar çok kısa zamanda helak olurlar. Yol onu kaldırmaz. Aşıklık onu kaldırmaz. Siz bir kimseyi gözyaşınızla aldatamazsınız.

Kaynak: 351. Dergah Sohbeti — İstişare Adabı, Sarık Sünneti ve Aşkın Mahremiyeti

Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in aşıklığı nasıl bir aşıklıktır?

Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in Aşıklığı. İsmail’in ve İbrahim’in anı o andır. Sonradan binlerce can feda etmiş olsalardı yine o anı yakalayamazlardı. Onlar öyle bir aşıklık sergilediler ki bu baba oğul, bütün kendilerinden sonra gelen kitaplar ondan bahsediyor. Ve hâlâ da biz onlardan bahsediyoruz. Ve hâlâ da Beytullah tavaf edilirken İbrahim Aleyhisselam’la İsmail Aleyhisselam’ın sünneti için o kurbandır.

Kaynak: 351. Dergah Sohbeti — İstişare Adabı, Sarık Sünneti ve Aşkın Mahremiyeti

Aşka ihanetin tövbesi olur mu?

Aşka İhanetin Tövbesi Yoktur. Akli noktada sizin her şey için tövbeniz vardır. Zina edersiniz, tövbe edersiniz, Allah affeder. Kumar oynarsınız, tövbe edersiniz, Allah affeder. Allah tövbeleri kabul eder. Ama aşıklık için tövbe edersiniz, onun tövbesi yoktur. Bana deseler ki tövbesi olmayan bir şey biliyor musun? Evet. Ne? Aşka ihanet. O ihan, etmenin tövbesi yoktur.

Kaynak: 351. Dergah Sohbeti — İstişare Adabı, Sarık Sünneti ve Aşkın Mahremiyeti

İnsanlar ikiye nasıl ayrılır?

İnsanlar İkiye Ayrılır: Allah’a Aşık Olanlar ve Şeytana Aşık Olanlar. Baktığınız, gördüğünüz her şey aşıktır aslında. Baktığınız, gördüğünüz her ne varsa aşıktır. Kimi şeytana aşıktır, kimi Allah’a. Kimi şeytana aşıktır ama aşıktır. Diyeceksiniz ki ortası yok mu? Bence ortası yok. İnsanlar ikiye ayrılırlar: şeytana aşık olanlar, Allah’a aşık olanlar. Üçüncüsünü tanımam.

Kaynak: 351. Dergah Sohbeti — İstişare Adabı, Sarık Sünneti ve Aşkın Mahremiyeti

İnsanlar ikiye ayrılırlar mı?

İnsanlar ikiye ayrılırlar: şeytana aşık olanlar, Allah’a aşık olanlar. Üçüncüsünü tanımam.

Kaynak: 351. Dergah Sohbeti — İstişare Adabı, Sarık Sünneti ve Aşkın Mahremiyeti

Aşıklık hem dili deşer mi?

Aşıklık hem dili deşer, hem yürek deşer, hem gözü deşer, hem aklı deşer. Aşkın deşmediği hiçbir yer yoktur. Kimisi der ki onun dilini deşmiş, öbür gün gönlünü deşmiştir, öbür gün gözünü deşmiştir. Herkes de aynı tecelliyatı bekler, o bekleyen akla aşık olanlardır.

Kaynak: 351. Dergah Sohbeti — İstişare Adabı, Sarık Sünneti ve Aşkın Mahremiyeti

Sevenin Korkusu ve Ümidi var mı?

"Seven için korku ve ümit var mıdır?" sorusuna cevap olarak: Hem de hem dik alası vardır. Sevenin bir yanı korkudur, bir yanı ümittir. Sevenin bir gözü korkudur, bir gözü ümittir. Sevenin bir eli ümittir, bir eli korkudur. Sevenin bir ayağı korkudur, bir ayağı da ümittir. Kâh korkudan ümide geçer, kâh ümitten korkuya geçer. Ümit galebe geldiğinde Uludağları yerle yeksan etmek ister. Korku galebe geldiğinde karıncadan daha da küçük hisseder.

Kaynak: 351. Dergah Sohbeti — İstişare Adabı, Sarık Sünneti ve Aşkın Mahremiyeti

Haliyle Hallenmek Nedir?

Benim şeyhim yılın 365 gününün en az 150 günü yoldaydı. Acaba onun giydiği şalvar gibi şalvar giymek mi şeyhine benzemekti? Yoksa en az yılın 150 gününü Allah yoluna harcayıp şehir şehir, il il, kaza kaza Allah ve Resulü’nü anlatmak mıydı?

Kaynak: 383. Dergâh Sohbeti — Aşk, Sevgi ve Suret-Siret: Haliyle Hallenmek

Aşk ve Hata: Gayret ile Yürümek nedir?

Biz hata yapmamak için gayret ederiz. Sevdiğimizin yolunda hiçbir şeyi eksik kusurlu yapmamak için büyük bir gayret sarf ederiz. Ama hatadan arınmak mümkün değildir. Hatadan arınmak değildir bu, hata yapmamaya gayret etmektir. Hata yapmaya gayret ederken insan yine hataya düşer. Yine düşer. Ama hataya düştüğünde sufi tövbe eder.

Kaynak: 383. Dergâh Sohbeti — Aşk, Sevgi ve Suret-Siret: Haliyle Hallenmek

Bile Bile Günah İşlemek nedir?

Ayırt edeceğimiz nokta şudur: Bir, bile bile günah işleyenlerden olmuyoruz. Bile bile günah işleyen, günahtan sevinç duyanlardan olmuyoruz. Bile bile sapmak küstahlıktır. Bile bile sapmak kibirliliktir. Bile bile sapmak hainliktir. Seven için değildir.

Kaynak: 383. Dergâh Sohbeti — Aşk, Sevgi ve Suret-Siret: Haliyle Hallenmek

Akıl ile Aşk Çatışması: İki Kere İki Dört Etmez nedir?

Aşıklığı akıl ile anlamak mümkün değildir. Biz burada akıl ile hiç alakası olmayan duyguyu, akıl ile anlamaya ve anlatmaya çalışıyoruz. Aşıklık duygudur, aşk duygudur, akıl değildir. İki kere iki dört eder, akla göredir. Âşığa göre etmez. Âşığa göre iki kere iki dördün manası bile yoktur.

Kaynak: 383. Dergâh Sohbeti — Aşk, Sevgi ve Suret-Siret: Haliyle Hallenmek

Şeyh Efendi ile Arabada nedir?

Şeyh Efendi gidiyor arabanın içerisinde. Evinde tespih çat çat çat çekiyor, bir baktım hal görüyor. Dedi: ‘Mustafa, vakit geldi mi oğlum?’ ‘Girdi efendim.’ ‘Namaz mı kılıyoruz o zaman?’ Hacanne dedi: ‘Uyudun ya.’ O diyor ki: ‘Kız, uyumadım.’ Gördüğü doğru mu? Doğru. Ama iç âlem olarak uyumamıştı. İki kere iki dört eder ile anlaşılmaz bu.

Kaynak: 383. Dergâh Sohbeti — Aşk, Sevgi ve Suret-Siret: Haliyle Hallenmek

Âşığın Günah Meselesi nedir?

Âşık günah işler mi? Evet. Günahta ısrar eder mi? Hayır. Âşık günahkâr mıdır? Evet. Günahkârlıkta ısrar eder mi? Hayır. Âşığın günahı kalır mı üzerinde? Hayır. Kim derse ki âşık hiç günah işlemez, o eksiktir, o yanlıştır.

Kaynak: 383. Dergâh Sohbeti — Aşk, Sevgi ve Suret-Siret: Haliyle Hallenmek

Sevgi ve aşkın hakikati nedir?

Hazreti Ali Efendimizin muhteşem sözlerinden birisi şudur: ‘Bir kimse seni seviyorsa senin onu sevmemek gibi bir lüksün yoktur.’ Ben bir başkasının sevgi dilencisi değilim, bir başkasının beni sevip sevmediğine bakmıyorum. Ben seni seviyorsam senin beni sevmemen gibi bir lüksün yoktur. Birisi gelip ‘seni çok seviyorum’ diyorsa ve bu gerçekse, karşısındakinin kalbini yaratırdı, içini sızlatırdı, onu kendine doğru çekerdi. Gerçekten sevseydi, karşısındaki kayıtsız kalamazdı. Bu, sevgiyi yücelleştirmek, kıymetlileştirmek ve önemsemektir. Aşık olan beklemez, koşar. Aşık sabırsızdır, işgüzardır, huzursuzdur, zirvedir. Beklemek tembellerin, gücü olmayanların, aciziyetin içine düşmüş zamanların işidir. Aşık an ve an hep uyanıktır, an ve an hep koşar, gözü hep ileridedir. Duraklamak yoldan çıkmaktır.

Kaynak: 399. Dergâh Sohbeti — Filistin Davası, İslam Barış Gücü, Nesep Temizliği ve Aşkı

Aşk Vazgeçmek Değil, Teslimiyettir?

Aşk bu noktada teslimiyettir, vazgeçmek değildir. Vazgeçmek bir şeyi bırakmaktır; mücadeleyi terk etmektir. Savaş alanından geri dönmektir. Aşk ise ölümüne savaşmaktır. Vazgeçenler hep kaybedenlerdir. Sağlam gönüllüler vazgeçmezler, sağlam akıllılar vazgeçmezler, sağlam âşıklar vazgeçmezler.

Kaynak: 409. Dergâh Sohbeti — Aşk Teslimiyettir, Misal Âlemi ve Cemalullah Tecellîsi

Aşk sımsıkı tutunmak mıdır?

‘Aşk vazgeçmektir’ deniyor. Hayır, aşk sımsıkı tutunmaktır. Aklından vazgeçmekle sen âşık olamazsın; aklını Allah’a teslim ederek âşık olursun. Aklından vazgeçen kimse, ekmeği ağzının yerine burnuna götürür. Bir kimse eğer gerçekten âşık olacaksa, aklını sevgilisine teslim eder. Bu vazgeçmek değildir, bu teslim etmektir.

Kaynak: 409. Dergâh Sohbeti — Aşk Teslimiyettir, Misal Âlemi ve Cemalullah Tecellîsi

Mecnûn akılsız değil, Mecnûn o günün en akıllısı mıdır?

Mecnûn akılsız değil, Mecnûn o günün en akıllısıdır. Eğer Mecnûn aklından vazgeçmiş olsaydı Leylâ’da kalırdı. Mecnûn Leylâ’da kalmadı; akılsız olanlar Leylâ’da kalır. Akıllı olanlar Mevlâ’yı bulur. Mevlâ bu mânâda akılla bulunuyor, vazgeçmekle değil.

Kaynak: 409. Dergâh Sohbeti — Aşk Teslimiyettir, Misal Âlemi ve Cemalullah Tecellîsi

Nefsin hevâ ve hevesinden vazgeçmeyenler asla hiçbir şeyden vazgeçemezler mi?

Vazgeçmekse haramdan vazgeçmektir aşk. Şeytanın yolundan vazgeçmektir aşk. Nefsin hevâ ve hevesinden vazgeçmektir aşk. Nefsin hevâ ve hevesinden vazgeçmeyenler asla hiçbir şeyden vazgeçemezler.

Kaynak: 409. Dergâh Sohbeti — Aşk Teslimiyettir, Misal Âlemi ve Cemalullah Tecellîsi

Aşkın şeriatı nedir?

Aşk bir perdedir. Yaşayan maşuktur. Âşık bir ölüdür. Aşk şeriatı bütün dinlerden ayrıdır. Âşıkların şeriatı da Allah’tır, mezhebi de.

Kaynak: 542. Dergâh Sohbeti – Zikir Ehlinden Sormak, Aşkın Şeriatı, Sûfîlik ve Keramet

Aşkın şeriatı bütün dinlerden ayrı mıdır?

Aşk şeriatı bütün dinlerden ayrıdır. Âşıkların şer,iatı da Allah’tır, mezhebi de.

Kaynak: 542. Dergâh Sohbeti – Zikir Ehlinden Sormak, Aşkın Şeriatı, Sûfîlik ve Keramet

İhsan makamı nedir?

Âşığın durduğu nokta ihsan üzerinedir. İhsan: Allah’ı görüyormuşçasına hayat yaşamak demek. O’nu görüyormuşçasına yaşayan kimseyle "ben Müslümanlardan oldum" diyen kimsenin durumu aynı değildir. Her an O seni devamlı görüyor diye düşünerekten, tefekkür ederekten yaşayan kimseyle, yalana yalan ekleyenin imanı aynı olur mu?

Kaynak: 542. Dergâh Sohbeti – Zikir Ehlinden Sormak, Aşkın Şeriatı, Sûfîlik ve Keramet

Cûd ehli olmak nedir?

Mesela meselenin zâhirine bağlı olan kimse malının kırkta birinin zekâtını verdi mi, onun için iş bitmiştir. Şeriat der ki sen malının zekâtını verdin, işin bitti. Ama görüyormuşçasına yaşayan için öyle değildir. Görüyormuşçasına yaşayan cûd ehli olur. Bir yerde ihtiyaç olduğunu hissettiği anda, o vermekle mükellef tutar kendini.

Kaynak: 542. Dergâh Sohbeti – Zikir Ehlinden Sormak, Aşkın Şeriatı, Sûfîlik ve Keramet

Âşık bir ölüdür ne anlama gelir?

Âşık bir ölüdür deyince: âşığın üzerinde tecelli eden bütün sıfatlar O’nun ise, âşığın kendi kendine bir dirilikten, kendi kendine bir varlıktan bahsetmek mümkün değil.

Kaynak: 542. Dergâh Sohbeti – Zikir Ehlinden Sormak, Aşkın Şeriatı, Sûfîlik ve Keramet

Eşine ve çocuklarına cimri olmak sûfî olmaz mı?

Eşine ve çocuklarına cimri olandan sûfî olmaz. Eşine ve çocuklarına merhamet etmeyen, saygı-sevgi göstermeyen kimse neresi sûfî olacak? Önce eşine karşı yumuşak davran. Önce çocuklarına karşı yumuşak davran. Merhametli davran.

Kaynak: 542. Dergâh Sohbeti – Zikir Ehlinden Sormak, Aşkın Şeriatı, Sûfîlik ve Keramet

Hz. Peygamber’in eşlerine nasıl davranması gerektiği nedir?

Âyet-i kerîmede "serkeşlik yapacağından korktuğunuz eşlerinizi dövün" (Nisâ, 4/34) ruhsatı var. Ama sûfî bunu yapar mı? Yapmaz. Bu ruhsatı uygular mı? Uygulamaz. Neden? Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri uygulamadı hiç. Eşlerinin bir tanesine dahi kötü bir söz söylememiş. Hiç darp etmedi. Sen Muhammed Mustafa’nın izinden gideceksen, sen eşine kötü bir söz söyleme.

Kaynak: 542. Dergâh Sohbeti – Zikir Ehlinden Sormak, Aşkın Şeriatı, Sûfîlik ve Keramet

İş ve ibadet dengesi nedir?

Dergâh için işinizi terk etmeyin. Açık ve net söylüyorum. Bir yere semâya gidilecekmiş, işin varsa gitme kardeşim. Bir yerde sohbet varmış, işin varsa gelme kardeşim. İşine sahip çık. Zâkir kardeşler, işi olan insanların işlerini göz önünde bulundurun. Hiç kimseden fedakârlık istemeyin. Hiç kimseden yapmış olduğunuz dinî hizmetin karşılığını beklemeyin. Para, pul, saygı, sevgi beklemeyin. Sen insanlar sana saygı duysunlar diye mi sohbet ediyorsun? Kendi nefsinize hiçbir şey beklemeyin. Dergâhı kendinize basamak yapmış olursunuz.

Kaynak: 586. Dergâh Sohbeti — Varlık ve Enerji, Allah İçin Sevmek ve Dergâh Hiyerarşisi

Gül de solar bir gün, bülbül de ölür bir gün müdür?

"Gül mü bülbüle aşıktır, bülbül mü güle?" Sen neye aşıksın, ona bak. Gül de solar bir gün, bülbül de ölür bir gün. Sen geçip gitmene aşık olmaya bak. Bırak gülü bülbülü, edebiyat yapma. Sen Allah’a aşık mısın, onu sor kendine. Sen Habibine aşık mısın, onu sor kendine. Ben şeyhime baktım: gülü de onda gördüm, bülbülü de onda gördüm. Allah’ı da onda gördüm, Peygamberi de onda gördüm. Ben şeyhimde buldum ne bulduysam. Sana Allah’ı ve Resulünü tanıtan, sevdiren bir üstad gerek, bir mürşid gerek. Onu bulamadıysan, bulduysan sevemediysen, yolunda gidemediysen — yana Allah, döna Allah.

Kaynak: 653. Dergah Sohbeti — Nasıl Yaşarsan Öyle Ölürsün, Allah’ı Allah Olduğu İçin Zik

Geçmişe takılıp kalmanın sonucu ne olur?

Geçmişe takılıp kalırsan orada kalırsın, oradan çıkamazsın. İleriye doğru bak.

Kaynak: 654. Dergah Sohbeti — Gayret, Geçmişe Takılmamak, Sevgi Ortaklığı ve Diyanet Mes

O müminler ki Allah’ı şedîd bir sevgiyle severler, bu ne ifade eder?

O müminler ki Allah’ı şedîd bir sevgiyle severler — müminin vasfı budur.

Kaynak: 654. Dergah Sohbeti — Gayret, Geçmişe Takılmamak, Sevgi Ortaklığı ve Diyanet Mes

Gıybetçi yanına geliyor, bir şey söylüyor — sen de onu dinliyorsun, "gönlü kırılmasın" diye susuyorsun. Bu durum ne anlama gelir?

Ama susarak gıybetçilerin içinde kaldın, onlardan oldun.

Kaynak: 654. Dergah Sohbeti — Gayret, Geçmişe Takılmamak, Sevgi Ortaklığı ve Diyanet Mes

Kur’ân ve Sünnet’in dışında bir eylem var, durduramıyorsan o meclisi terk edeceksin mi?

Kur’ân ve Sünnet’in dışında bir eylem var, durduramıyorsan o meclisi terk edeceksin — yoksa ortaksın ona.

Kaynak: 654. Dergah Sohbeti — Gayret, Geçmişe Takılmamak, Sevgi Ortaklığı ve Diyanet Mes

Diyanet’in torpille işe girmenin "hoş bir şey olmadığı" açıklaması hakkında ne söylendi?

Diyanet’in torpille işe girmenin "hoş bir şey olmadığı" açıklaması hakkında: "Hoş değil" diyor ama "haram" diyemiyor.

Kaynak: 654. Dergah Sohbeti — Gayret, Geçmişe Takılmamak, Sevgi Ortaklığı ve Diyanet Mes

Dârülharpta — yani İslâm hukukunun uygulanmadığı bir yerde — hakkını koruyabilmek için ne yapılabilir?

Dârülharpta — yani İslâm hukukunun uygulanmadığı bir yerde — hakkını koruyabilmek, malını, canını, namusunu, şerefini koruyabilmek için rüşvet verebilirsin, torpil yapabilirsin. Çünkü hakkını alacaksın.

Kaynak: 654. Dergah Sohbeti — Gayret, Geçmişe Takılmamak, Sevgi Ortaklığı ve Diyanet Mes

Diyanet’in içerisinde Celalettin Ajanici’si de var, Abdühçüsü de var. Onlardan her türlü fetva beklenir mi?

Diyanet’in içerisinde Celalettin Ajanici’si de var, Abdühçüsü de var. Onlardan her türlü fetva beklenir.

Kaynak: 654. Dergah Sohbeti — Gayret, Geçmişe Takılmamak, Sevgi Ortaklığı ve Diyanet Mes

"Sevmenin karşılığı ancak sevmektir." O yüzden sen seversen herkes seni sever mi?

Sen sev o zaman. "Sevmenin karşılığı ancak sevmektir." O yüzden sen seversen herkes seni sever.

Kaynak: 694. Dergah Sohbeti | Boykot Meselesi, Dervişlerin Hatalarını Örtmek ve Zikrullâ

Aşkın Yollarına Mustafa Özbağ konusunu neden yazdı?

Oysa bu katar bu yük değildir seni yorup yıldıran Şahitliklerin, taşıdıklarının hatırasıdır canını yakan.

Kaynak: Aşkın Yollarına Mustafa Özbağ

Aşkın Yollarına Mustafa Özbağ konusunda neden yorgunluk anlatılıyor?

Yorgun gönlümde, yorgun tebessüm dudağımda, Ağlamak istesem, ağlayacak hal yok gönlümde.

Kaynak: Aşkın Yollarına Mustafa Özbağ

Aynasından silinmiş bir toz gibi rüzgarın savurdu mu?

Sevgili adımı anmaz oldum. Aynasından silinmiş bir toz gibi rüzgarın savurdu. Kuru bir yaprak gibiyim. Gönül perdeme uğramaz oldu artık. Sevgili adımı anmaz olmuş-Mustafa Özbağ Hakkında Gelişi bahardı, gidişi kara kış oldu. Gündüzümü geceye çevirdi acadı. Bu gönlü çaresiz, sessiz bir harabata bıraktım. Göz ucuyla öldürdün benim. Bakışını gizleyip de içimi yakan sen. Uzaklardan süzüp geçişlerin var ya. İşte orada yapa yalnız kaldı nefesim. Orada düğümlendi ömrümün sesi. Bir çare gönül hala sana nöbette. Aşkla titrersen diyerek ayakta durur. Bir derman aramaz artık. Zira dermandır zaten zikrin. İçimde gizli bir şifa gibi. Canımı kaküllerine dolamışım çoktan. Kokunla uyuyup kokun ya uyanan bir yetimim ben. Bir nefeslik yakınlık ister bu hara ehli yüre. Bir nefes, bir tebessüm, bir merhamet gölgesi. Bir anlık dokunuşun bile bir ömrü diriltir. Gelmesen de haktır biliyorum. Gelişin haktır gidişinde aşkınla yanmakta güzel. Sensizliğinle olgunlaşmak da güzel. Harabat halde aşkının anıldığı yerde. Canımın canının kıblesi olan gecelerde bir nefeslik vuslat yeter Mustafaya.

Kaynak: Sevgili adımı anmaz olmuş-Mustafa Özbağ

Bu ilahi aşkın, bu ilahi hitabın dili ve rengi yok mudur?

Bu ilahi aşkın, bu ilahi hitabın dili ve rengi yoktur. Onun dili. Mustafa. Özbağac. Rabçedir.

Kaynak: İlahi Aşkın Dili Yoktur | Rabçe

Rabçe ne demektir?

Rapçe. Bu. Rabçe’yi. Arabı da anlar, Türkü de anlar, acemi de anlar, Kürtü de anlar, İngilizi de anlar, Fransızı da anlar, Rabçe.

Kaynak: İlahi Aşkın Dili Yoktur | Rabçe

Neden Rabçe’nin dili dudağı yoktur?

O senin hangi dili konuştuğuna bakmaz. O hitabı senin dilinden de konuşsa anlarsın. Sana. Arapça da söylerse anlarsın. Sana. Kürtçe de söylerse anlarsın. Çerkez de söylese anlarsın. Çünkü o hitap bütün varlığına gelir senin. Ve kalben anlarsın ve bilirsin ki. Cenabı. Hak sana hitap etti. Kalben anlarsın ve bilirsin ki. Hazreti. Muhammed. Mustafa sana hitap etti. Kalben, ruhen, sırren. Bilirsin ki o ses manadan geldi sana. Bunda kalbi idrakin açılır. Senin kalbi idrakin normal aklın idraki ayrıdır. Kalbin idrakı ayrıdır. O yüzden. Rabçen’in dili dudağı yoktur.

Kaynak: İlahi Aşkın Dili Yoktur | Rabçe

Meleğin dili nedir?

Meleği. Arap da görür, Kürt de görür, Türk de görür, Acem de görür, Fransız da görür, İtalyan da görür, İngiliz de görür. Meleğin dili nedir ki?

Kaynak: İlahi Aşkın Dili Yoktur | Rabçe

Bu işin kestirme yolu mudur?

Allah’ın aniden kendini tanıttıkları vardır, onlar aşıklardı Hakkında Cenabı. Hak tecelli ettirir. O kimse kendini bilmeden rabbini bilir. Bu işin kestirme yoludur. Bu. Allah yaptıklarından sorumlu değildir ayetine girer. Allah dilediğine dilediği kadar lütfeder ayet-i kerimesine girer. Buna hesap kitap sorulmaz. Sen onu zayıf görürsün. Sen onu bir şeye benzetemezsin ama. Allah ona aniden kendini tanıtıvermiştir. Aniden tanıttı hayret perdesine düşer. Aniden kendisini tanıttıkları özeldir. Aniden kendini tanıtmıştır. Çünkü onun tabiri caizse teli yanmıştır. Onun kavrulmuştur. O hesaptan, kitaptan dışarıdadır. O aniden tanıdığı için. Cenabı. Hak ona bahşetmiştir, ikram etmiştir. O sonra kendini bilmeye yönelir. O da. Allah’ın yönlendirmesiyledir. O aniden tanıdıysa, aniden karşılaştıysa onun ilmi de anidendir. Ve. Cenabı. Hak onun kalbine bir nüve koymuştur. O nüve ilmül ledndürür. un o çalışarak kazanılmış bir değildir. O gayret ederekten alınmış bir değildir. Bir gayret ederekten alanlar vardır. Haktır. Bir de aniden. Cenab-ı. Hakk’ın verdikleri vardır. O da haktır. O her ikisi de seçilmiştir. Ama o aniden verdiği aşıktır. Birden aşkı takmıştır. birden aşk şerbeti içmiştir. O ona kadehi sunmuştur birden. O kadehi ona birden sunduğundan o zaten sarhoş zihniyetli, sarhoş tabiatlıdır. Bakmamıştır içinde ne kadar ne var diye. Fon dip atmıştır. Fon dip atınca da o aşkın zirvesinde dolaşmıştır. O sonradan ona ne gelecekse, lazım olacaksa gelir. Ama o artık onun özel seçtiği aşıklarındandır. Bunlar özel seçilmişlerdir. Onlara aklınızla bakarsanız işin içinden çıkamazsınız. Onlara bilginizle bakarsanız işin içinden çıkamazsınız. Onlara kalple yaklaşacaksınız. Onlara duyguyla yaklaşacaksınız. Onlara sevgiyle yaklaşacaksınız. O zaman onlar kendilerini size açarlar. Aşık aşı kendini açar. Aşık kendine aşık olmayanı açmaz. Bilinçli değildir. Onu kendinden görmez. Aşığın kendisini açması için onu kendinden görmesi lazım. Bu bilinçle akılla alakalı değildir. Bu aşıklıkla alakalıdır. Aşık birbirini gördüğünde kendince kendini açar. kendince kendini de aşar ve ancak aşıkların ahseni takvimleri devam eder. Ancak hayret makamında duranların ahseni takvimleri devam eder. Eğer o kimse hayret makamında değil ise onun ahsen-i takvimi devam etmez. O ne takdir edildiyse ona o kadar da kalır. Veyahut da ne çalıştıysa çalıştığı kadarıyla kalır. Ama aşıklığı yakalar ise, aşıklığı yakalar ise onun aksini takvimini devam eder. O yüzden o benim az önce söylediğim o birden telleri yananlar bunların hepsinin de dışında olan şeyler. Bunların hepsi de dışında olan şeyler.

Kaynak: Allah’ın aniden kendini tanıttıkları vardır, onlar aşıklardır

← Sorular – Sohbetlerde Sorulan Sorular ve Cevapları