Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Dergah Sohbetleri Serisi ·

288. Dergah Sohbeti — Sevginin Hakikati: Aşk, Çile, Vuslat ve Kulluk

Mustafa Özbağ Efendi'nin dergah sohbeti: 288. Dergah Sohbeti — Sevginin Hakikati: Aşk, Çile,…. Tasavvuf, ahlâk ve mânevî yol üzerine kapsamlı açıklamalar.


Sevginin: Sevginin Hakikati: Şehvet mi, Allah Rızası mı?

Sevmenin her şeyinin hakikati ve istikameti vardır. İnsan nefsi karşındakini sevsin diye sever veya sevdiği için sever. Sevmezse, karşındaki sevmezse onu sevmez. Bir menfaati için sever, bir şeyi için sever ki sever. Adı sevmek de olsa sevmek değildir; hepsi de şehvettir. O zaman sevmenin en alt noktası şehvet olmuş oluyor.

Şehvetten kasıt burada cinsellik değildir. İnsanların dünyayı sevmesi de şehvettir, bir kadını sevmesi de şehvettir, çocuğunu da sevmesi şehvettir; yani nefsani duygulardır. Bir kimse çocuğunu Allah rızası için sevdiğinde çocuğunu Allah rızası istikametine koyar. Asıl nefsle alakalı problem budur: insanların sevgileriyle olan problemi budur. Biz hanımımızı severken şehvetimizden seviyoruz; hanım bize devamlı güller gösterirse, devamlı yüzünden iyi geçerse, hep “sensin” derse hanımdan alagımız yok. Ama yüzünü asarsa hemen ayet-i hadis indiririz.

Allah Rızası İçin Sevmek

Eğer sevme o kimseye karşı Allah rızası noktasındaysa, bu kim olursa olsun, o kimseyi Kur’an ve Sünnet, Allah rızası çizgisine getirmeye çalışır. Bir kimseyi çok seviyoruz dediğiniz kimsenin Kur’an ve Sünnet çizgisinin dışında bir haline şahit olsanız ve onu tatlı bir şekilde, ince bir şekilde hiç ikaz ettiniz mi? Mademki o kimseyi seviyorsunuz.

Hanımınızı Kur’an ve Sünnet noktasında getirmek için seviyorsanız ne gayretiniz oldu? Çocuğunuza ne gayretiniz oldu? Anne babanıza ne gayretiniz oldu? Allah’ı seviyorsanız Allah’ın önünde gayretiniz ne oldu? Resulullah’ı seviyorsanız sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin gayretiniz ne oldu?


Sevginin Karşılıksızlığı ve Bedeli

Sevmenin bir bedeli vardır. “Ya Rabbi ben Allah’ı çok seviyorum” demiş birisi; “Geçim sıkıntısına hazırlıklı ol” denmiş. Başka bir sahabe gelmiş: “Ya Resulallah seni çok seviyorum.” “Hastalıklara karşı hazır ol” buyurmuş. Başka bir sahabe: “Ya Rabbi ben Allah’ı çok seviyorum.” “Belaya karşı hazır ol” denmiş.

Bir kimse seviyorum dediği bir yerden bir sıkıntı gelir, gelir. Birisi “seni seviyorum” dese ondan da sıra sıra sıkıntı gelir. Bunlardan uzak durmak istiyorsa o zaman kapitalist düşünce gibi olacaksın, etrafından kulak çevireceksin, kimse bana dokunmasın diyeceksin.

Sevginin Çilesi

Cenab-ı Hak diyor ki: “Sevdiğime dert veririm.” Böyle bir sevgi kafanızda tasavvur edebiliyor musunuz? Böyle bir sevginin anlaşması açıktır, gizli değildir. O diyor ki size: “Ben size çile veririm.” Siz diyeceksiniz ki: “O çileye razıyım ben.” O diyecek ki size: “Ben dert veririm size, beni seviyorsanız dert veririm size.” Ve sen onun sevgisine mazhar olmak için o derdini çekmek zorundasın. Gelen hastalığı, varlığı, yokluğu, tatlılığı, sıkıntılığı ateşe imza atıyorsun.

Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hadis-i şeriflerinde buyurmuştur ki: “Belanın, müsibetin, sıkıntının en çoğu peygamberlere, ondan sonra velilerine, ondan sonra velilerin etrafına gelir.” Sen şimdi bir velinin etrafında duracaksın, sıkıntı ulaşmayacak mı sana?


Aşk Yolu: Hiçlik ve Toprak Olmak

Seven, sevgilisinin yolunda kendisini bir hiç görür. Seven, sevgilisinin eteğinde kendisini bir zerrecik dahi görmez. Sevgilisinin önünde: “Benim hiçbir zaman, hiçbir şekilde senin önünde hiçbir değerim olmaz.” Orası hiçlik dünyasıdır. Sevmek hiçliktir, toprak olmaktır. Sevmek birisini kendinden üstün görmektir. Sevmek birisini kendinden iyi görmektir, mübarek görmektir.

Nasıl bir sevendir ki, sevgiliden daha üstün olduğunu iddia edecek? Nasıl bir sevendir ki, sevgiliden daha makbul olduğunu gösterecek? Böyle bir sevmek yok. Sevene engel yoktur, sevene duvar yoktur, sevene dağ yoktur. Nasıl Ferhat dağları deldiyse, sen de dağlarını del. Bugünün Ferhat’ı sen ol, bugünün Leyla’sı sen ol, bugünün Mecnun’u sen ol.

Aşk Hususi Bir Şeydir

Sevmek hususi bir şeydir, herkes sevemez. Herkes muhabbet besleyemez, herkes aşık olamaz. Aşıkların yaratılışı farklıdır; toprakları farklıdır, canları farklıdır, ruhları farklıdır, kalpleri farklıdır. Aşıktan burcu burcu Allah kokusu gelir, burcu burcu Resulullah kokusu gelir. Ona baktıkça bakası gelir insanın.

Aşkın öyle bir iksiri vardır; dokunduğu yere, bulaştığı yere, aktığı yere mutlaka her şeyini değiştirir. Kendi rengini koyar, kendi kokusunu koyar. Kendine has bir kokusu var, ancak hissedersin. Kendine ait bir tadı var; bakarsın bu adamın nesi tatlı geliyordu aslında, o aşkın tecelliyatıdır, başka bir şey değildir.


Vuslat: Perdelerin Açılması

Rabia-tü’l-Adeviyye ne diyor: “Ey Sevgili, sen yanımdayken dahi hasretim sana.” Bu söz dünya edebiyatının içine girmiştir. Yanındayken bile hasret. İnsan yanındakine hasret olur mu? Oluyor demek ki. İçindeyken dahi hasret olur.

Her vuslattan sonra başka bir hasret perdesi açılır. Ve her perde hicrandır aşık için. Her perdeyi geçtikten sonra geçmiş perdenin hayal olduğunu görür. Der ki: “Hayalmiş bu, sevgili bu değilmiş.” Yürür gider. Demek ki aşığın hayret makamı bitmez, aşığın vuslat derdi de bitmez, aşığın çilesi de bitmez.

Kulluk Makamından Başka Makam Yok

Bizim yolumuzda belli bir makama ulaştın demek yoktur. Belli bir mekana ulaştın demek yoktur. Senin bir yere ulaştın dediğin yer, hiçbir yere ulaşmadığını göstermektir. Kulluktan ulaşacak bir yer var mı? Yok! Kulluktan ulaşacağınız yer kulluktur. Hangi makamı iddia edersen et, sen kul değil misin? Kulsun. O zaman kulluktan başka makam yok. Geri kalanlar hep isimlerde uğraşmak, perdelerde uğraşmaktır.


Gönlü Temiz Tutmak ve Zikrullah

Mevlevi dervişi elini havaya kaldırdığı zaman gözünü kalbinin üzerine koyduğunda Allah’ın zikrinden başka bir şey görmeyecek orada. Allah’ın sevgisinden başka bir şey görmeyecek. O zaman huşu içerisinde sema edecek. Hepiniz birer Mevlevi dervişi olun, hepiniz sema edin.

Sakın gönlünüze O’nun sevgisinden başka bir şey koymayın. O’nun aşkından, muhabbetinden, düşüncesinden, ruhundan, canından başka bir şey koymayın oraya. O’nun zikrinden başka bir şey koymayın. Gönlünüzde devamlı bu alışverişi yapın ve kalbin deryasında, kalbin çölünde kuyularınızı zapt edin. Askerlerinizi koyun başına. Sakın kimseye kaptırmayın!

Fetih’ten Sonra Tesbih ve Tövbe

Fetih Suresi’nin son ayetlerinde dikkat edin: Zafer size müjdelendiğinde, fetih vuku bulduğunda Allah’ı tesbih etmeye devam et, tövbe etmeye devam et, hamdetmeye devam et. Fetih bitmez çünkü. Sakın kendinizi bir noktada gördüğünüz için “ben öğrendim” demeyin.

Resulullah günde yetmiş kez Allah’a tövbe ederken nasıl tövbeyi bırakırsınız? Resulullah günde yetmiş kez Allah’a istiğfar ederken nasıl zikrullahı bırakırsınız? Bıraktığınız anda şeytan size galip gelir. Şükretmenin en büyük göstergesi namaz kılmak, oruç tutmak, Allah’ın emrini yerine getirmektir. Namaz kılmayan kimse Allah’a şükretmiyordur. İbadetlerinin içerisinde olmayan kimse Allah’a şükretmiyordur.


Kaynakça

Hadis-i Şerifler

  • “Belanın en şiddetlisi peygamberlere, sonra velilere, sonra onların derecesine göre insanlara gelir” — Tirmizi, Zühd, Hadis No: 2398; İbn Mace, Fiten, Hadis No: 4023. Sevginin bedelinin çile olduğuna dair hadis.
  • “Ya Resulallah seni çok seviyorum” diyen sahabeye “Hastalıklara karşı hazır ol” buyurması — Tirmizi, Zühd, Hadis No: 2346. Sevginin imtihanla bağlantısı.
  • “Resulullah günde yetmiş kez Allah’a tövbe ederdi” — Buhari, Daavat, Hadis No: 6307. Tövbe ve istiğfarın devamlılığı.
  • Hz. Aişe (r.a.) Resulullah’ın göğsünü yumruklaması rivayeti — Müslim, Salat, Hadis No: 974. Eşler arası muhabbet ve sabrın nebevi örneği.

Ayet-i Kerimeler

  • Fetih Suresi (Nasr Suresi, 110/1-3) — “Allah’ın yardımı ve fetih geldiğinde Rabbini hamd ile tesbih et ve O’ndan mağfiret dile”; zaferden sonra tesbih ve tövbenin farziyeti.
  • “Sevdiğime dert veririm” — Hadis-i Kudsi; İbn Arabi, el-Fütuhatu’l-Mekkiyye. Allah’ın sevdiği kulunu imtihanla terbiye etmesi.

Tasavvuf Kaynakları

  • Rabia-tü’l-Adeviyye (k.s.) — “Ey Sevgili, sen yanımdayken dahi hasretim sana” sözü; karşılıksız ilahi aşkın en güçlü ifadesi; Feridüddin Attar, Tezkiretü’l-Evliya.
  • Hz. Mevlana ve Mevlevi seması — Dervişin elini kaldırırken gözünü kalbine koyması, kalpte Allah’ın zikrinden başka bir şey görmemesi; Mesnevi.
  • Vuslat kavramı — Her vuslattan sonra yeni bir hasret perdesi açılması; aşığın hayret makamının bitmemesi; İmam Kuşeyri, er-Risale, Hayret Bölümü.
  • Kulluk makamı — Hiçbir makamın kulluktan üstün olmadığı; “Sen bir yere ulaştın dediğin yer, hiçbir yere ulaşmadığını göstermendir” ilkesi.
  • Ferhat ve Mecnun örnekleri — Aşk yolunda engel tanımama, dağları delme; Fuzuli, Leyla vü Mecnun.
  • “Sevmek hiçliktir, toprak olmaktır” — Sufinin sevgide benliğini yok etmesi; Abdülkadir Geylani, Fütuhü’l-Gayb.

Diğer sohbetler: Dergah Sohbetleri

Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi

İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Nefs, Sünnet, Muhabbet, Aşk, Hayret, Çile, İstiğfâr. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı