Sohbetlerden Derlenen Sorular
Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv
Aşk ve Sevgi(449) — Sayfa 7/7
Hiç ağzımdan duydunuz mu bu yol ibad,et yolu diye?
Bunu 35 yıldır iddia ederim. Bizim yolumuz sevgi yolu derim. Değil mi? Benim böyle bir iddiam yok. Bizim yolumuz sevgi yolu. Ciğerinizi yaka yaka sevin. >> Amin. >> Nasıl becerirsiniz bilemem. Bu ayrı bir mesele. Ne kadar becerirsiniz bilemem. Bu da ayrı bir mesele. Herkesin kendince bir istidadı, kendince eşi, evi, çoluğu, çocuğu var. Ve buraya gelen kadın erkek hepsi de birçok zorlukları aşaraktan geldiğinin ben bilincindeyim. Evet. Gelemez. Bak sebep, çünkü burada o kimsenin imanı kemale erer. Bu sevgiyle erer bizde. Benim yolum bu. Bu yolda sevgiyle o kimse kemale erer. Sevgiyle erer. Aşkla erer. Ve bir başkasının çok özür dilerim küçültmek için söylemiyorum ibadetle 1000 yılda yapamadığını burada bir dakikada yapar o kimse. O yüzden kafeyi kırar herkes dışarıdan bakıyor. Bu ne lan? Dün işte içiyordu. Bak bugün Abdülkadir Geylan Hazretlerini gördüm diyordu. Evet. Bu sevmekle alakalı.
Aşk meydanına yola çıkan kimseye şeytan, aklına hayaline gelmeyecek vesveseler verir mi?
Aşk meydanına yola çıkan kimseye şeytan, aklına hayaline gelmeyecek vesveseler verir. Bu bir kuraldır.
Kaynak: Aşk meydanına bir kimse yola çıksa şeytan ona aklına hayaline gelmeyecek vesvese
İlme’l-yakîn sevgide duranın hakke’l-yakîn istemesi saflık mıdır?
İlme’l-yakîn sevgide duranın hakke’l-yakîn istemesi saflıktır. Herkes kendi istîdâdı, ve makâmı kadar sever.
Kaynak: İlmel yakin sevgide duranın hakkel yakin halini istemesi saflıktır
O sevgilini her daim takip ettiğini, izlediğini hissetmek — bunu görmek mümkündür. Bu durum nasıl açıklanır?
O sevgilini her daim takip ettiğini, izlediğini hissetmek — bunu görmek mümkündür. Hz. Muhammed Mustafa’dan başlayıp en son halkasına kadar bu anlayıştan örnekler bulmak mümkündür; çünkü Allah’ı zikredenler için Hz. Peygamber en güzel örnektir. O kimse kendisinden hiçbir şey görmez. Onun yüzüne dönmek, kendi yüzünü unutmak, kendi yüzünü görmemek demektir. Çok parlak bir ışığa baksanız kendi yüzünüzü göremezsiniz; aynaya bakarsanız kendi yüzünüzü görürsünüz. İşte bu farkı anlamak, kulluk bilincinin derinliğini anlamaktır.
Ortada bir aşk var mıdır?
Hele ananın, ve anılanın birisi Leylâ, öbürü Mecnûn olursa — Allah Allah! Birisi âşık, birisi mâşuk olursa, artık hiç önemli değildir kimin âşık kimin mâşuk olduğu. Ortada bir aşk vardır. Çünkü aşk olunca bir yüzünden baktın mâşuk, bir yüzünden baktın âşık.
Yeter ki dost meclisinde anılsın, dost meclisinde ismi okunsun, dost meclisinde hâtıra gelsin midir?
Yeter ki dost meclisinde anılsın, dost meclisinde ismi okunsun, dost meclisinde hâtıra gelsin. Allah hepinizi onlardan eylesin.
Bizim işimiz dostluk arkadaşlık nedir?
Bizim işimiz dostluk arkadaşlık. Sevgi muhabbet bizim işimiz. Arkadaşlığımızın dostluğumuzu muhabbetimizin. Ebediyete gitmesi. Ebediyete unutanlardan olmayacağız. Ebediyete öyle. Bizimki. Çarşıya kadar mezara kadar pazara kadar değil bizimki ebedi muhabbetimiz sevgimiz bağlılığımız ebedi olacak öyle 3 günlük 5 günlük değil veya. Hatta birbirimize olan muhabbetimiz maddi olmayacak.
Kaynak: rOE Bizim işimiz arkadaşlığımızın, dostluğumuzun, muhabbetimizin ebediyete gitme
Allah’ı seven, her an O’nun cemâliyle cemâlleşmek ister; her an O’nu zikreder ve yalnızca O’na yönelir mi?
Allah’ı seven, her an O’nun cemâliyle cemâlleşmek ister; her an O’nu zikreder ve yalnızca O’na yönelir. Kalpte sevginin sıralaması şöyledir: Eş ve çocuklar sevilir; üstad onlardan fazla sevilir; Hz. Muhammed Mustafa sallallâhu aleyhi ve sellem üstattan fazla sevilir; Allah ise hepsinden kat kat fazla sevilir.
Kaynak: Allah için sever Allah için dostluk kurarız, Allah için olan sevgimizi asla kayb
Sevgi ölçüsünü nasıl belirler?
Sevgi ölçüsünü peygamberden fazla veyahut da Allah’tan fazla oluşturuyorsa orada sıkıntı vardır. Zaten bu. Normalde. Sufi cenah andan bakarsak bir kimsenin en fazla sevdiği üstadıdır. Sufi cenah andan bakarsak bütün gözünün gördüğü bütün insanlardan fazla üstadını sever onun üstünde Peygamber. Sallallahu. Aleyhi ve. Sellem’i sever onun üstünde Allah’ı sever ver böyle olunca bir mürit için bu hani severken dostunu ölçülü. Sev o zaman arkadaşlarının arasında, evet severken ölçülü. Sevecek bu sevgisi onun. Kur’an, ve sünnetin dışına itmeye bu sevgisi onu. Kur’an, ve sünneti delmesi yapmayacak ölçü bu burada hani dostunu severken ölçülü. Sev. Kur’an, ve sünneti dermesin.
İnsanlar hiçbir imtihana tabi tutulmadan, hiçbir zorluğa katlanmadan Allah’ın cemâliyle cemâlleşmek ve O’na dost olmak ister mi?
İnsanlar hiçbir imtihana tabi tutulmadan, hiçbir zorluğa katlanmadan Allah’ın cemâliyle cemâlleşmek ve O’na dost olmak ister.
Kaynak: İnsanlar herhangi bir imtihana tutulmadan Allah’ın cemaliyle cemalleşmek, Allah’
Bu yolun fıtratı böyle değildir: Allah’a aşıklık yoluna girdiysen her taraftan gam, keder ve dert seni sarıp sarmalayacak mıdır?
İnsanlar hiçbir imtihana tabi tutulmadan, hiçbir zorluğa katlanmadan Allah’ın cemâliyle cemâlleşmek ve O’na dost olmak ister. Oysa bu yolun fıtratı böyle değildir: Allah’a aşıklık yoluna girdiysen her taraftan gam, keder ve dert seni sarıp sarmalayacaktır. Dışarıdan bakanlar bu gam ve kederi olumsuz yorumlayacaktır.
Kaynak: İnsanlar herhangi bir imtihana tutulmadan Allah’ın cemaliyle cemalleşmek, Allah’
Dışarıdan zor görünen bu hâl, içeriden bakıldığında tam bir ganîmet midir?
Görünüşte hoş olmayan ayrılık ve imtihan, aşığı sevgilinin yörüngesinde tutar; onu feryat derdinden kurtarır. Sevgilinin Hoş olmayan davranışı bile canına hoş gelir; "gönlüm inciten sevgilime canım feda olsun" der. Dışarıdan zor görünen bu hâl, içeriden bakıldığında tam bir ganîmettir.
Kaynak: İnsanlar herhangi bir imtihana tutulmadan Allah’ın cemaliyle cemalleşmek, Allah’
Aşk makâmı ve hayret ehli nedir?
Aşk Makâmı ve Hayret Ehli Kendini bilen Rabbini bilir ama bazen Cenâb-ı Hak tecellî ettirip o kimseye, kendini bilmeden Rabbini bildirir. Bu, işin kestirme yoludur "Allah yaptıklarından sorumlu değildir" ve "dilediğine dilediği kadar lütfeder" âyet-i kerîmelerine girer. Cenâb-ı Hak bazılarına âniden kendisini tanıttığı kimseler özeldir tâbir câizse telleri yanmıştır, kavrulmuştur hesaptan, kitaptan dışarıdadır. O âniden tanıdıysa, âniden karşılaştıysa, onun ilmi de ânîdir. Cenâb-ı Hak onun kalbine bir nüve koymuştur ve o nüve "ilm-i ledün"dür. O, çalışarak kazanılmış bir şey değildir. Gayret edeceğinden alanlar da vardır, âniden Cenâb-ı Hakk’ın verdikleri de vardır her ikisi de seçilmiştir. Ama o âniden verilen âşıktır birden aşkı takmıştır, birden aşk şerbetini içmiştir. O kadehi ona birden sunduğundan, zâten sarhoştur bakmamıştır içinde ne kadar ne var diye, fondip atmıştır. Fondip atınca da aşkın zirvesinde dolaşmıştır. Ancak âşıkların ahsen-i takvîmleri devam eder Ancak hayret makâmında duranların ahsen-i takvîmleri devam eder. Kaynaklar: el-Enbiyâ Sûresi, 21/23: "O yaptığından sorulmaz, onlar ise sorulurlar." el-Kehf Sûresi, 18/65: "Ona katımızdan bir ilim (ilm-i ledün) öğretmiştik." Aşk, ve hayret makâmı hakkında bkz. Ferîdüddîn Attâr, Mantıku’t-Tayr, "Hayret Vâdisi". Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Mesnevî-i Ma’nevî , I. Cilt, aşk bahisleri İbnü’l-Arabî, el-Fütûhâtü’l-Mekkiyye , "Hayret" bölümü.
Makalât geleneği hangi topluluklar için ortak bir mânevî referans kaynağıdır?
Makalât geleneği, Bektaşî ve Alevî toplulukları için ortak bir mânevî referans kaynağı olmaya devam etmektedir. Her iki geleneğin de Hacı Bektaş-ı Velî’ye duyduğu derin sevgi ve bağlılık, Anadolu İslâm tarihinin en önemli olgularından biridir.
Kaynak: 5. Makalat Hacı Bektaşi Veli
1. Şems-i Tebrizi ve Aşk konferansının nedir?
Mustafa Özbağ Efendi’nin konferansından yazıya aktarılmıştır. Efendi, Mevlânâ’yı tam olarak kavrayabilmek için onun eserlerine, çevresine ve bilhassa Şems-i Tebrizi ile olan derin münasebetine bakmak gerektiğini vurgular.
Kaynak: 1. Şems-i Tebrizi ve Aşk
İki arkadaş arasındaki sevgi mecazdır. Bu ifade ne anlama gelmektedir?
Bu mecazı değerli kılan şey Allah için olmasıdır; Allah için değilse nefse aittir. Varlığın içinde dolaşan sevgi mecazdır; bunu yalnızca Allah için kılmak gerekir. Eğer Allah için değilse nefsaniyete dönüşür.
Yoksa aşığın gamı ve kederi dünya değil midir?
Müminin gamı, müminin kederi sevgiliden uzak kalmaktan gayrıdır. Ondan gaflete düşmektendir. Yoksa aşığın gamı ve kederi dünya değildir. Aşığın gamı ve kederi dünyalık da değildir.
Ahiretlik olan Allah’a aşık olanların gam ve kederleri onların aşıklıklarından dolayı mıdır?
Ahiretlik olan Allah’a aşık olanların gam ve kederleri onların aşıklıklarından dolayıdır. O göz açıp kapatıncaya kadar sevgilinin cemalinden uzaklaşmak istemez. Ondan perdelenmek istemez.
Aşığın gamı mahşukla alakalı mıdır?
Aşığın gamı mahşukla alakalıdır. Sevgilisiyle alakalıdır. O yüzden dünya üzerinde bizim başımıza gelen şeylerin hepsi de bizim ellerimizin kazandıklarıdır. Bizim ellerimizin kazandıklarıdır. Şura ayet 30. Başınıza gelen her musibet ellerinizin kazandığı yüzündendir. Bundan kurtuluşun yolu o kimsenin nefsini terbiye etmesinden geçer. Çünkü nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir. Şems suresi ayet 9. Yani sen nefsini tezkiye edersen, nefsini terbiye edersen kurtuluşa erersin ve başına gelen musibetlerden dolayı da gam hüzün çekmezsin.
Ne erkekler, ne kadınlar eşlerinizi zorla dergaha getirmeyin, nefret ettirmeyin.
Sevgisizlik insanı helak eder, sevgi insanı, insan-ı kamil eder. O yüzden Zorla bir yaptırmayın. Çocuklarınıza da zorla bir yaptı ve yaptırmayın. Sevdirin. Sevdirin. Her ne işleyecekseniz din adına sevgiyle olsun. Her ne yapacaksanız sufilik adına sevgiyle olsun. Evinizde eş ve çocuklarınızla kadın erkek herkesi ilgilendiriyor. Her ne yapacaksanız sevgiyle yapın. sevgiyle. Ben acizane sevgiden daha keskin bir iksir ve ilaç görmedim. Daha keskinini görmedim. Sevgisizlik insanı helak eder. Sevgi insanı insanı kamil eder. O yüzden sevgiyle yürüm ve sevemeyen bunu anlayamaz. Sevmeyen bunu anlayamaz. O yüzden severse bir kimse hoşgörülü olur. Sevmezse o kimse hoşgörülü olmaz. severse insan sevdirir. Sevmezse o insan sevdiremez asla.
Sevginin üzerine, muhabbetin üzerine kurulu mudur?
Sufilik sevginin üzerine kuruludur. Sevginin üzerine, muhabbetin üzerine kuruludur. Sonra maneviyat gelir. Bakın sevginin, muhabbetin üzerine maneviyat gelir. Sevgi olmazsa, muhabbet olmazsa, maneviyat olmaz.
Severse bir kimse hoşgörülü olur mu?
Sevgiyle yürüm ve sevemeyen bunu anlayamaz. Sevmeyen bunu anlayamaz. O yüzden severse bir kimse hoşgörülü olur. Sevmezse o kimse hoşgörülü olmaz. severse insan sevdirir. Sevmezse o insan sevdiremez asla.
Bu o kimsenin sevgisiyle alakalı mıdır?
Heva ve hevesinden bakaraktan ben seviyorum der böyle fütursuz hareket eder. Seviyorum der edepsiz hareket eder. Seviyorum der ahlaksız hareket eder. Onun o sevgisinin eee ilahi olmadığını, ulvi olmadığını, sevgisinin kabukta olduğunu gösterir. Çünkü seven kimse sevdikçe ince düşünmeye, sevdikçe daha da incelmeye başlar. Bu o kimsenin sevgisiyle alakalıdır.
Bir hale gelir ki seven sevdiğinin yanında lal hale gelir mi?
Sevdikçe derinleşmesi lazım. Sevdikçe onun genişlemesi lazım. manevi manada sevdikçe takvasının da artması lazım. Sevdikçe diline daha fazla hakim olması lazım. Sevdikçe hal ve hareketlerine daha fazla dikkat etmesi lazım. Öyle bir hale gelir ki seven sevdiğinin yanında lal hale gelir. Konuşamaz hale gelir.
Seven de oturan, yerleşen korku odur mu?
Seven de oturan, yerleşen korku odur. Perdelenirim, uzaklaşırım, araya mesafe girer, araya bir eee engel girer diye korkusu odur. Eğer bu korku yoksa o kimse Allah muhafaza eylesin onu edepsizliğe doğru götürür. Kimisi böyle hani sevdiğine yaklaştıkça şımarır. O kimse şımarıyorsa o kimsenin sevgisinin yüzeyselliğini gösterir. O sevdikçe edebinin artması lazım.
O seven sevdiğinin yanında lak lak habire konuşuyorsa onun boş olduğundan mıdır?
O seven sevdiğinin yanında lak lak habire konuşuyorsa onun boş olduğundandır. Bu sufilerde görülür. Bu böyle sufiler kendince yakın zannederler. böyle boş kelam çok ederler. Ne bileyim böyle gereksiz konuşmalar çok yaparlar veyahut da şeyhi ona müsamakar davranır. Müsamakar davranınca ona karşı böyle edep sınırını aşar. Onu da kendince seviyorum zanneder. Allah muhafaza eylesin.
Regip istemeyi, zikri, tövbeyi ümit etmeyi öğre midir?
Regip istemeyi, zikri, tövbeyi ümit etmeyi öğretir. Şebarla teslimiyeti. İkisi birleşince kul hem ister hem razı olur. Razı olunca da ayet-i kerime tecelli eder.
Dünyalık olanların gam ve kederleri dünyalık mıdır?
Dünyalık olanların gam ve kederleri dünyalıktır. Ahiretlik olan Allah’a aşık olanların gam ve kederleri onların aşıklıklarından dolayıdır. O göz açıp kapatıncaya kadar sevgilinin cemalinden uzaklaşmak istemez. Ondan perdelenmek istemez. Hatta cemal perdesinde cemalleşirken dahi ona bir hüzün dalgası vurur. O çünkü o esnada dahi o hasretten hasrete o esnada dahi o bir nefes uzak kalmama düşüncesinde gam yüklüdür. Onun gamı dünya değildir.
Ne ileri gider, ne geri gelir.
Arkadaşlar rüyasında görmeyen bir kimse ders vermeyin. Bırakın onu üstat versin. Sebep sen ondaki istidadı analiz edemeyebilirsin. Yarım yamalak olur adam. Adam tarikata girdiğini, derviş olduğunu, sufi olduğunu da anlayamaz. Ona de ki rüyanda gör kardeşim göremedim. Ben seni üstada götüreyim. O veriyorsa versin de. Veya buraya geldiğinde görsün. Bir bak veriyorsa versin de. Yolda dökülmesin adam.
Bakın o daha da kötü müdür?
Adam da kırık bir aşk hikayesi kalmasın. Bakın o daha da kötüdür. Onun ders almaması onun için daha hayırlı. Sebep ya kırık bir aşk hikayesi gibi kalacak onda o. O ne o tarafa gidebilecek ne o tarafa gidebilecek. Hiçbir tarafa gidemeyecek o. Ben bazen de derim ya arkadaşlar nereye gidiyorsanız gidin serbestsiniz. Sebep ben derim ki hiçbir yerde bulamaz bu aşkı. Dünyanın neresine giderse gitsin bu aşkı bulamaz. Ne eşinde bulur, ne çocuğunda bulur, ne anasında bulur, ne babasında bulur, ne danasında bulur, ne malında bulur, ne mülkünde bulur.
Feryat, ve figanlar hoşuna gidiyor feryat edeyim feryat, ve figanlar mı?
Hevesinden olmadığı müddetçe. Doğrudur işte. Hz. Pir diyor ki. artık cefasından. Şikayet. Edeyim bu kıskançlık şerhini bitirdim feryat edeyim. Çünkü feryat, ve figanlar hoşuna gidiyor feryat edeyim feryat, ve figanlar. O sevgilinin hoşuna gidiyor iki alemden de ona, ancak feryat, ve figan lazım aşığın feryat, ve figan etmesi. O sevgilinin hoşuna gidiyor sevgilinin hoşuna gidince feryat, ve figan edecek. Onun önüne perdeler koyuyor aşığın ağlaması. Feryadı figan etmesi göz kirpiklerinden. Yaş. Yerine. Kan akıtması ona.
Neden senin hedefin yok?
Neden senin amacın yok? Neden senin hedefin yok? Neden senin davan yok? Neden senin maneviyatın yok? Neden bu dünyanın geçici güzelliğine kandın gittin sen?
Sevgi olmazsa, muhab, bet olmazsa, maneviyat olmaz mıdır?
Sevgi olmazsa, muhab, bet olmazsa, maneviyat olmaz. O kimse dini sevecek, zikrullah’ı sevecek, namazı sevecek, orucu sevecek, şeyhi sevecek, dervişleri sevecek, sevecek. Sevgiyle yoğrulacak o.
Her ne yapacaksanız sufilik adına sevgiyle olsun mudur?
Her ne işleyecekseniz din adına sevgiyle olsun. Her ne yapacaksanız sufilik adına sevgiyle olsun.
Her ne yapacaksanız sevgiyle yapın mıdır?
Evinizde eş ve çocuklarınızla kadın erkek herkesi ilgilendiriyor. Her ne yapacaksanız sevgiyle yapın.
Daha keskinini görmedim nedir?
Ben acizane sevgiden daha keskin bir iksir ve ilaç görmedim. Daha keskinini görmedim.
Sevgi insanı insanı kamil eder mi?
Sevgisizlik insanı helak eder. Sevgi insanı insanı kamil eder. O yüzden sevgiyle yürü ve sevemeyen bunu anlayamaz.
Ayrılık acısı yaşamayan kişi ne anlama gelir?
Ayrılık acısı yaşamayan , bir ayrılık acısı bilmeyen bunu anlamaz. Ve ayrılık acısı varsa, ve ayrıldı ise bir kimse; onda muhakkak iştiyak vardır . Onda yeniden vuslat özlemi vardır, onda yeniden beraber olma özlemi vardır. Onda yeniden beraber olmanın, aşkı, heyecanı, iştiyakı vardır. O, durduğu yerde durmaz. O yine vuslata ermek için ayağını hep yere vuracaktır. Yine vuslata ermek için hep kulaç atacaktır o. Yine vuslata ermek için hep adım atacaktır, koşacaktır. O yüzden Cenab-ı Hak, hususi kullarına demiştir aslında, koşun Allah’a, diye! Herkes Allah’a koşmaz. O Ayrılık acısı ile yananlar Allah’a koşarlar. Yeniden vuslat şerbetini içmek için. O ayrılık acısını dindirmek için koşmaz onlar. O vuslat ümidi ile koşarlar. Vuslat ümidi ile yürürler. Onları koştutturan da o ayrılık acısıdır.
Aslından uzak kalan kişi ne yapar?
Aslından uzak kalan kişi, yine buluşma zamanını arar. O aslından ayrılmış ya, o kamışlıklardan kopmuş gelmiş ya ve kamışlık lardan kopup gelirken de, onca derdi çekmiş ya! Onca çileyi çekmiş ya! onun bağrına bağrına demirleri kızdırıp yakmışlar ya , bağrını delmişler ya onun, onun kafasını koparmışlar ya, kuş kafası koparır gibi, kafasına da bir zivane takmışlar ya, o zivaneden de ses çıkarmaya çalışmışlar ya! Yakmışlar onun bağrını. Yanmış bağrı! O hep özlem içinde, o hep iştiyak içinde! Yine bir an gelse de yine o hâl ile hallensem diye. Yine an gelse de ben yine oraya gitsem diye!
Vatan ı asli olan neye denir?
Vatan ı asli olan manevi alemdir, yani ruhlar alemidir, o ezel âlemidir, o ebed âlemidir. O kimse yeniden oralara gitmek ister!