Sohbetlerden Derlenen Sorular
Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv
Tasavvuf(5877) — Sayfa 2/60
Zikrullâh yapanlarla alay eden bir kişi ne tür bir durumdadır?
Zikrullâh yapanlarla alay eden bir kişi, zikrullâhdan yüz çevirmiştir ve bu yüzden şeytanla dost olmuştur. Bu kişi, zikrullâh yapsaydı Allâh’la dost olacaktı, ama zikrullâhdan yüz çevirmiş, şeytanla dost oldu. Şeytanın vesvesesiyle yürümeye başlamış ve şeytan onu doğru yoldan alıkoydu.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2190. Beyit: Çalgıcının Fenâ Hâli, Bir Elde Dünya Bir Eld
Çalgıcının fenâ halini yaşamak ne anlama gelir?
Fenâ halini yaşadı ya, o fenâ halini yaşayınca geçmiş günlerinin tövbesini yapıyor. Diyor ki feryâd edenin elinden feryâd. artık dış dünyayla da irtibatını kesmiş, kendisine yönelmiş, kendi içine yönelmiş. az önce dış dünyayla alakalı söyledi. Dedi ki ben feda ettim, her şeyimi yele verdim dedi. Bu dışarsıyla alakalıydı. Şimdi içine döndü. Diyor ki feryâd edenin elinden feryâd.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2190. Beyit: Çalgıcının Fenâ Hâli, Bir Elde Dünya Bir Eld
Feryâd edenin elinden feryâd ne anlama gelir?
Hiç kimseden değil. Bu medet isteyen medet. Şikayetim en çok kendimden. Bir kimse kendinden şikayetçiyse hakikati bulmuştur. Genelde insanlar dışarıdan şikayet ederler. Annem bana şöyle davrandı o yüzden böyle yaptım. Fişmanca bana böyle davrandı da ben o yüzden yaptım. Zakir bana ters baktı ben de gittim. Çavuş bana dedik ayağını topladı beni küstürdü ben de gittim. Kendi nefsinden görmüyor bir şey. Bir kimse dışarıdan görüyor.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2190. Beyit: Çalgıcının Fenâ Hâli, Bir Elde Dünya Bir Eld
Arızaları Allâh’a Dilekçe Verme: "Yâ Rabbi Beni Kibirden, Şatâfat-Şâşâdan Kurtar" niyâzı nedir?
Ben de şu var. Yarabbi beni bundan kurtar. Mesela Yarabbi ben kibirliyim. Benim kibirden kurtar. Ben şatâfat ve şatafatı düşkünüm. Beni bundan kurtar. Yarabbii dünyanın zevklerine dalabiliyorum. Beni dünyanın zevklerinden kurtar. Yarabbi ben dünyanın gösterişine aldanıyorum. Beni dünyanın gösterişine aldananlardan eyleme. Yarabbi ben insanlara hava atmayı seviyorum. Beni bundan kurtar. Yarabbi ben etrafını küçük görmeyi seviyorum. Beni bundan kurtar. Ben bu tip yanlışlıklar, eksiklikler yapıyorum. Beni bunlardan kurtar. Beni tenvir eyle. Beni temizle. Beni kendine yakışacak, kendine layık bir kul eyle. Ejma’y. Kendini bilen kimse böyle bu minval üzerine duâ eder, kendi nefsine üzerine basar. Ben haklıyım diye böbürlenmez.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2190. Beyit: Çalgıcının Fenâ Hâli, Bir Elde Dünya Bir Eld
Çalgıcının fenâ hâlinde ne hissettikleri anlatılıyor?
Her dâim nereye bakarsa baksın onda fenâ oldu. Kendisini görmedi. Kendisinden geçti. bir gören var bir de görülen var. Artık bekā halinde dedi ki varlığı mahvoldu. Varlığı mahvolunca da ancak onu görürüm, başkasını değil. Artık fenâ hali. Bu aslında fenâ halinde üstünde. Bu biraz böyle vahdet-i vücûd kokuyor burası. Burada Arabi ekolinden vahdet-i vücûd kokusu var burada. Çünkü varlığım mahvolunca ancak onu görürüm, başkasını değil. Bu artık fenadan bekāya geçiş. Fenada kendisinin yok olduğunu gördü. Kendisini hiçleştirdi. Fenada yok oldu.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2190. Beyit: Çalgıcının Fenâ Hâli, Bir Elde Dünya Bir Eld
Hiçliğe ulaşmak ne anlama gelir?
Hiçliğe ulaştı. Hiçliğe ulaşınca artık sadece onu görüyor başkasını değil. Bu Cemâlullâh da bekā bulmak. Cemâlullâh da fenâ oldu. Her yerde onu gördü. Ardından Cemâlullâh da bekāya ulaştı. Bekâya ulaşınca artık kendi varlığından geçti. Artık kendisini de görmüyor. Kendisini görmeyince sadece onu görüyor. Bu Muhyiddîn İbn Arabî Hazretlerinin kendisi vahdet-i vücûd demez. Onun söylediği sözden daha ileri bir sözdür. Artık varlığı mahvoldu. Ancak onu görüyor. Başka bir şey görmüyor. Eşyada varlıkta komple onun cemalini seyrediyor. Artık onun için Ahmet’ti Mehmet’ti. Onun için artık Harun yok. Onun için her baktığı yerde o var. Ne tarafa dönerseniz dönün. Allâh’ın veti oradadır. Âyet-i kerîme.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2190. Beyit: Çalgıcının Fenâ Hâli, Bir Elde Dünya Bir Eld
İhsan ne demektir?
İhsan neydi? Görüyormuşçasına yaşamaktı. O ihsana ulaştı. Allâh alem. O yüzden artık ona ondan daha yakın olan var. Kim? Biz insana şah damarından daha yakınız. Ondan ona geçti. O hale ulaştı. Varlığı mahvoldu. Varlığın mahvolması demek hiçliği yakaladı. Her şey çünkü helak olacak. Her şey. Yalnız Allâh baki kalacak. Bunu o kimse dünya hayatında yaşayacak. Zaten kıyamet kopulunca mecbur istikamet. Herkes onu yaşayacak. Ama kıyameti o kimsenin bu dünyada yaşadı. Ve bu dünyada o âyet-i kerimi onun üzerinde tecellî etti. Her şey helak oldu. kendi üzerinde her ne var ise nefsine ait hepsi de helak oldu. Ve kendi üzerinde baki olan Allâh kaldı. Kendi üzerinde. Zaten öyleydi ama öyle olduğunu idrak etmiyordu.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2190. Beyit: Çalgıcının Fenâ Hâli, Bir Elde Dünya Bir Eld
Cemâlullâh ne anlama gelir?
Cemâlullâh da fenâ ve bekah halini yaşadı, cemâlullâh da fenâ ve bekah halini yaşayınca kendi üzerinde kendisininmiş gibi gördüğü bütün sıfatlar helak oldu. Ve kendi üzerinde var olan bütün sıfatların gerçek sahibinin Allâh olduğunu iyice idrak etti. Ve kendisine de baktığında sadece ve sadece onun sıfatsal tecelliyatını seyretti. O yüzden o hadisi kutusu onda tecellî etti. Onunla görür, onunla duyar, onunla konuşur, onunla tutar, onunla düşünür, onunla fikreder, onunla zikreder. Artık kendisine ait hiçbir şey onda kalmadı. Bu seyr-i sülük’ün sonu. Eğitimi bitti. Bundan sonra devam edecek mi? Evet. Ama onun eğitimi bitti burada. Bitti burada. Artık yürüyüşü onunla, duyuşu onunla, konuşması onunla, görmesi onunla, fikretmesi onunla, zikretmesi onunla, şükretmesi onunla, hamd etmesi onunla, her şey artık onunla.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2190. Beyit: Çalgıcının Fenâ Hâli, Bir Elde Dünya Bir Eld
Allâh’ın lütfu, ikrâmı ve ihsânı ne anlama gelir?
Cenâb-ı Hakk sana lütfeder, ikrâm eder, ihsân ederse sen kendine bakmazsın. Hep ona bakarsın. Her an o lutuf, o ihsân sende kesintisiz devam ederse sen ona bakarsın kendine değil. Artık o kesintisiz lutfu ulaştıysan artık sen hep o kesintisiz lutfu vereni hatırlarsın başka bir şey değil. Gözünü ondan ayırmazsın. Allâh bizi onlardan eylesin. Haklarınızı helal edin.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2190. Beyit: Çalgıcının Fenâ Hâli, Bir Elde Dünya Bir Eld
Hiçliğe ulaşan birinin ne hissettikleri anlatılıyor?
Hiçliğe ulaştı. Hiçliğe ulaşınca artık sadece onu görüyor başkasını değil. Bu Cemâlullâh da bekā bulmak. Cemâlullâh da fenâ oldu. Her yerde onu gördü. Ardından Cemâlullâh da bekāya ulaştı. Bekâya ulaşınca artık kendi varlığından geçti. Artık kendisini de görmüyor. Kendisini görmeyince sadece onu görüyor. Bu Muhyiddîn İbn Arabî Hazretlerinin kendisi vahdet-i vücûd demez. Onun söylediği sözden daha ileri bir sözdür. Artık varlığı mahvoldu. Ancak onu görüyor. Başka bir şey görmüyor. Eşyada varlıkta komple onun cemalini seyrediyor. Artık onun için Ahmet’ti Mehmet’ti. Onun için artık Harun yok. Onun için her baktığı yerde o var. Ne tarafa dönerseniz dönün. Allâh’ın veti oradadır. Âyet-i kerîme.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2190. Beyit: Çalgıcının Fenâ Hâli, Bir Elde Dünya Bir Eld
Fenâ hâli ve bekā hâli arasındaki fark nedir?
Varlığım mahvolunca da ancak onu görürüm, başkasını değil. Artık fenâ hali. Bu aslında fenâ halinde üstünde. Bu biraz böyle vahdet-i vücûd kokuyor burası. Burada Arabi ekolinden vahdet-i vücûd kokusu var burada. Çünkü varlığım mahvolunca ancak onu görürüm, başkasını değil. Bu artık fenadan bekāya geçiş. Fenada kendisinin yok olduğunu gördü. Kendisini hiçleştirdi. Fenada yok oldu. Her dâim nereye bakarsa baksın onda fenâ oldu. Kendisini görmedi. Kendisinden geçti. bir gören var bir de görülen var. Artık bekā halinde dedi ki varlığı mahvoldu.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2190. Beyit: Çalgıcının Fenâ Hâli, Bir Elde Dünya Bir Eld
Hz. Peygamber’de Fenâ nedir?
Hz. Peygamber’de Fenâ — Baktığı Yerde Hz. Peygamber Sûretini Görme: "Fenâ fi’r-Resûl" tedrîsi — klasik tasavvuf: Necmeddîn-i Kübrâ, Fevâ’ihu’l-Cemâl ; Sühreverdî, Avârif , "Fenâ Mertebeleri" bâbı; İmâm Rabbânî, Mektûbât 1/259-302 (üç fenâ: fi’ş-şeyh, fi’r-Resûl, fillâh); Mevlânâ Câmî, Nefehâtü’l-Üns ; klasik tasavvuf — İbn Arabî, el-Fütûhâtü’l-Mekkiyye , "Hakîkat-i Muhammediyye" bâbı; Fusûsu’l-Hikem , "Hikmet-i Muhammediyye"; klasik şehâ’il — Tirmizî, eş-Şemâ’ilü’l-Muhammediyye ; Kādî İyâz, eş-Şifâ ; modern okuma — Süleyman Ateş, İslâm Tasavvufu .
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2190. Beyit: Çalgıcının Fenâ Hâli, Bir Elde Dünya Bir Eld
Îmân-İslâm-Ahlâk-Aşk Tohumları nedir?
Îmân-İslâm-Ahlâk-Aşk Tohumları — Rûm 30/7 "Dünyâ Hayâtının Görünen Yüzü": Rûm 30/7 («Ya’lemûne ẑâhiren mine’l-hayâti’d-dünyâ ve hüm ani’l-âhirati hüm ğâfilûn»); klasik tefsîr — Râzî, Mefâtîhu’l-Gayb 25/97-102; İbn Kesîr 3/425-428; "kalbin verdiği tohumlar (îmân, İslâm, ahlâk, aşk-zikir-muhabbet)" tedrîsi — klasik tasavvuf: Hâris el-Muhâsibî, er-Ri’âye ; İmâm Gazzâlî, İhyâ 3/3-25 ("Acâ’ibü’l-Kalb"); Necmeddîn-i Kübrâ, Fevâ’ihu’l-Cemâl ; Karaba, ı Velî Risâle-i Tarîkat ; "îmânın kemâli" — Tirmizî, "Îmân" 6 (Hadîs no: 2612); Ahmed b. Hanbel, Müsned 6/47.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2190. Beyit: Çalgıcının Fenâ Hâli, Bir Elde Dünya Bir Eld
Kur’ân’ın sünneti, imâmların ictihâdını ilk sûfîlerin yolunu anlatan kele inak kuşu gibi kaldık. Bu durum rahatsız mı?
Bundan rahatsız mıyım? Değilim mutluyum. Âyet-i kerîme inancım benim.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mahalle Dersi, Altın Günü, 100.000 Âdem ve Eğitim Sisteminin Tahr
Çok azınız îmân eder. Bu durum üzüntülü mü?
Bu noktada da böyle böyle kaldık falan üzüntülü değilim.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mahalle Dersi, Altın Günü, 100.000 Âdem ve Eğitim Sisteminin Tahr
Geçmişe takılıp kalan perde nedir?
Allâh’a yaklaşamaz. bazen insanlar günahlarını düşünürler o günâhları onda perde olur. O günahlarını düşünürken Allâh’a yaklaşamazlar. Geçmiş onda ayrı bir perde olur. Oysa Hazret-i Pîr dün dünde kaldı cancazımda. Bugün yeni bir şeyler söylemek lazım der. Dün dünde kaldı. Dünde takılıp kalma ey Sûfî kardeş. Dün dünde kaldı. Ne işlediyse ne yaptıysan o dünde kaldı o. Sen yıllar öncesini bugününe taşıma.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2208. Beyit: İstihrâk, Aklın Perdesi ve Geçmiş-Gelecek Ka
Gelecek kaygısı ne yapar?
Gelecek kaygısı. Psikolojisini bozuyorlar insanların. Geçmiş kaygısı ve gelecek kaygısı insanların psikolojilerini bozar. Geçmiş kaygısıyla gelecek kaygısı insanın Allâh’la arasını da bozar. Geçmiş kaygısı o kimseyi yer bitirir. Geçmişini düşünmek o kimseyi yer bitirir. Canım kardeşim geçmişinde ne yaptın sen yaptın, tevbe ettin döndün geri. Cenâb-ı Hakk sen tevbe edip geri döndün sen geçmişte yaptıklarını hayra çevirdi. Bırak ya geçmişini. Bırak takılıp kalma orada. Etraf takılıp kalacak zaten sende.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2208. Beyit: İstihrâk, Aklın Perdesi ve Geçmiş-Gelecek Ka
Geçmiş günahları nasıl hayra çevrilebilir?
Ama sen biliyorsun sufisin. Sen tevbe ettiysen Cenâb-ı Hakk günahlarını affetti senin. Ne geçmişe takılıp kaldın. Kalma bırak. Geçmişte kumarda oynadın içki değiştin, fuhuşta yaptın, şunu da yaptın, bunu da yaptın. Her türlü melaneti yaptın. Yaptın ya. Oturdun zikir alakasına Allâh’ı zikrettin bir üstada bağlandın. Senin geçmiş günahların hepsini hayra çevirdi. İman et vahye tabi ol. Hadîs-i Şerîf Allâh Resûlü sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri kim cemaatle zikrullâh yapar ise geçmiş günâhları hayra çevirmiş olarak kalksın dedi.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2208. Beyit: İstihrâk, Aklın Perdesi ve Geçmiş-Gelecek Ka
İmâm Ahmed b. Hanbel’in Hadîsi ne anlama gelir?
İmâm Ahmed b. Hanbel’in Hadîsi: "Geçmiş Günâhları Hayra Çevrilmiş Olarak Kalksın" — Vahy ile Gelmiş
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2208. Beyit: İstihrâk, Aklın Perdesi ve Geçmiş-Gelecek Ka
Geçmiş günahları nasıl affedilir?
Peygamber söyledi. Mustafâ Özbağ sözü değil. İmâm Ahmed b. Hanbel naklediyor hadîs-i şerifi. Ben o peygamberin peygamberliğini îmân ettim. O hevâ vevesinden konuşmaz âyet-i kerime var. O Allâh’ın vahyiyle yaptığı ne yaptıysa. Şimdiki düzenbazlar gibi o da günâh istemiştir diyen çok affedersiniz sütü bozuk kanı bozuklardan değilim. O ne yaptıysa vahyiyle yaptı. O ne yaptıysa vahyiyle yaptıysa bu söz de vahyi. O zaman zikrullâh yaptık az önce üç devit okuduk. Geçmiş günahlarınız af olmuş olarak buradan kalkacak. İsterse birisi buraya temaşa etmeye, seyretmeye gelsin. Ve hatta ya ben Cafer oradadır, Cafer’i görmeye geldim desin. Üç devidi burada orada affoldu. Çünkü hadîs-i kudside diyor ki, Melekler dediler ki filanca oraya temaşa için gelmişti.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2208. Beyit: İstihrâk, Aklın Perdesi ve Geçmiş-Gelecek Ka
Gece namazı ne yapar?
Tabi gelecek. Nefis bırakır mısın? Şeytan bırakır mı? Gece ibâdet edeceksin. Ne? Hazret-i Ömer efendimizin oğlunun oğlu neydi? Selim miydi? Şimdi ismi aklıma gelmedi. Abdullah’ın oğlu. Hz. Resûlullâh diyor ki Abdullah için. sallallâhu aleyhi ve sellem’in hazretleri. Abdullah iyi adamdı ama bir de gece namaz kılmış olsa diyor. İyi insan ama gece namaz kılsa. Sonra diyor bu sözü duyunca babam her gece uzun uzun namaz kılmaya başladı. Ondan sonra az uyumaya başladı diyor. iyi insan ama gece de namaz kılsa. Sen şimdi bir de gece de namaz kılsa. Sen iyi sufisin. Güzel. Çok tatlı. Harika. Sıkıntı yok. Bir de gece namaz kıl. Bak nasıl uykun gelecek senin. Sen uyuyama. Al tespih elini. Uyuyamıyorsun.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2208. Beyit: İstihrâk, Aklın Perdesi ve Geçmiş-Gelecek Ka
Hz. Peygamber’in Günde 70 Defa İstiğfâr ve 100 Defa Tevbe Hadîsi ne anlama gelir?
Hz. Peygamber’in Günde 70 Defa İstiğfâr ve 100 Defa Tevbe Hadîsi — Geçmiş Hatâlardan Ümîdsizlik Yasağı, 2210.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2208. Beyit: İstihrâk, Aklın Perdesi ve Geçmiş-Gelecek Ka
Geçmiş hatâlardan ümitsizlik yasağı nedir?
Bu yüzden her gün yetmiş defa istiğfâr eder. Başka bir hadîs-i şerifte de diyor ey insanlar Allâh’a tevbe edip ondan af dileyiniz. Zira ben ona günde yüz defa tevbe ederim. İkisi de Müslim hadîsi bunlar. Tevbe et. Kalbin bu noktada devamlı olarak çalışsın durmasın durduğu yerde. Rabbim dizleri perdelenmiş kalpler huzuruna çıkarmasın. Bir de bu geçmişle alakalı ümitsizliğe düşme. Bu normalde hadîsi kutsi şimdi devamlı sizler biliyorsunuz bunu. Hep böyle bunu derslerde söylerim okurum her neyse. Bu hadîsi kutsi hepimizi ümit var eden hadîsi kutsi. Bir kul günâh işlediğinde Allâh’ım günahımı bağışla derse Allâh’ın günâhı bağışlayacak veya bu yüzden kendisini sorgulayacak bir Rabbi olduğunu bildi der.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2208. Beyit: İstihrâk, Aklın Perdesi ve Geçmiş-Gelecek Ka
Uzaktaki dervişler halaka bereketinden mahrum mu?
Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Efendimiz’in geçmiş peygamberlerin, geçmiş şey efendilerinin halakaya geldiğini, bazı dervîşlerin başını okşadanı, bazısına duâ ettiklerini, bazısıyla birlikte zikrettiklerini anlatmıştınız. Biz uzakta yaşayan dergâhdaki zikir halakasına katılamayan dervişleriniz olarak bu ilâhî nîmetlerden mahrum mu kalıyoruz? Biz uzakta olsak da nasıl bu ilâhî nîmetlerden yararlanabiliriz? Bunun bir yolu, usulü var mıdır?
Kaynak: 2025 Sohbeti — Uzaktaki Halaka, Hz. Âişe Yaşı ve Asıl Mes’eleyi Konuşma Cesâreti
Ânı yaşamak nedir?
Ânı yaşamak, geçmişin karanlığından ve geleceğin karanlığından kaygıya düşmemek anlamına gelir. Sûfî ânı yaşar, geçmişe ve geleceğe bağlı kalmadan Kur’ân ve Sünnet’e tâbi olur, Allâh’ı sevmeye devam eder. Geçmiş kaygısı ve gelecek kaygısı, insanı perîşân eder ve bu kaygılar, dervîşleri ve Müslümanları etkiler.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Ânı Yaşamak, Tartışmayı Terk Etme ve Aile Efrâdına Kurbân-Atire
Sûfînin tartışmayı terk etmesi nedir?
Sûfînin tartışmayı terk etmesi, haklı olduğu halde tartışmayı bırakmak anlamına gelir. Eşine, çocuklarına, dervîş kardeşlerine ve arkadaşlarına karşı bu tutum vardır. Tartışmayı terk etmek, hak ve hakikati anlatmak için, hak ve hakikati ezdirmemek için yapılan bir davranıştır. Hz. Öbübekür, Ömer, Osman gibi kişiler de bu tutumu benzer şekilde sergilemişlerdir.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Ânı Yaşamak, Tartışmayı Terk Etme ve Aile Efrâdına Kurbân-Atire
Cuma günü gusül, koku ve temiz elbise neden kuvvetli sünnettir?
Cuma günü gusül, koku ve temiz elbise kuvvetli sünnettir. Çünkü insanın üzerinde farklı kokular olmaması, başkasının kokuyla tiksinmemesi, hoş olmayacak ağız kokusunun olmaması, ekşi, küflü kokmamak daha kuvvetli bir sünnetdir.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Ânı Yaşamak, Tartışmayı Terk Etme ve Aile Efrâdına Kurbân-Atire
Tartışmayı terk etmenin neden önemli olduğu?
Tartışmayı terk etmenin önemli olduğu belirtilmektedir. Çünkü haklı olduğu hâlde tartışmayı terk eden cennet ehlidir. Haklı olduğu hâlde tartışmayı terk etmek, cennet ehlidir.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Ânı Yaşamak, Tartışmayı Terk Etme ve Aile Efrâdına Kurbân-Atire
Niyyetlerin hâlisliği neden önemlidir?
Niyyetlerin hâlisliği önemlidir çünkü ameller niyetlere göredir. Ameller niyetlere göredir. Zikre engel olmamak da niyyetlerin hâlisliği ile ilgilidir.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Ânı Yaşamak, Tartışmayı Terk Etme ve Aile Efrâdına Kurbân-Atire
Kendine cezâ kesmenin neden basit olduğu?
Kendine cezâ kesmenin basit olduğu belirtilmektedir. Çünkü günâhı bırakma basitliği ve kendine cezâ kesme, tevbe-i nasûh ile ilgilidir.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Ânı Yaşamak, Tartışmayı Terk Etme ve Aile Efrâdına Kurbân-Atire
Cuma günü gusül-koku-temiz elbise kuvvetli sünneti neden önemlidir?
Cuma günü gusül-koku-temiz elbise kuvvetli sünneti önemlidir çünkü insanın üzerinde farklı kokular olmaması, başkasının kokuyla tiksinmemesi, hoş olmayacak ağız kokusunun olmaması, ekşi, küflü kokmamak daha kuvvetli bir sünnetdir.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Ânı Yaşamak, Tartışmayı Terk Etme ve Aile Efrâdına Kurbân-Atire
Sûfînin maksadı nedir?
Sûfînin Maksadı Senlikten Geçmektir — Boğumlarda Kalmamak, Şeytânın Vesvesesine Kanıp Onun Deryasında Yüzmemek Biz ona yöneliriz. Ona yöneliriz. Namazın dışındaki farzıdır, kıbleye, beytullah’a doğru yönelmek. Namazın dışındaki farzıdır. Namazın içindeki farzı ise kalbi olarak Allâh’a yönelmektir her şeyine. Eğer her şeyine Allâh’a yönelmiyorsan, tabirimi mazur görün, kıldığın namaz namaz değil. Her şeyine Allâh’a yönelenin bir kimsenin ibadetini Cenâb-ı Hakk kabul eder. Eksiği noksanı olsa da kabul eder. O kimse her şeyi Allâh’a yönelse, Kur’ân-ı Kerîm okusa, harfleri eksik çıkarırsa, Cenâb-ı Hakk her harfe bir melek görevlendirilip, o melek vasıtasıyla harfleri düzeltip de katına alıyor ya, sen öylesine yönelirsen Allâh’a, senin namazındaki eksikliğini ama okuma eksikliği ama başka eksiklik.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2210. Beyit: Boğumlardan Kurtuluş, Tövbe-i Tövbe ve Hayre
Hakîkat nedir?
Hakîkat dediğimiz şey bu duvarın arkasını görmeye çalışmak değil. İlmi ledün hakîkat dediğim şey. Varlığın hakîkati, ibadetin hakîkati, imanın hakîkati, İslâm’ın hakîkati, hakîkat dediğim şey o. Çünkü başka bir hadîs-i şerifte nice oruç tutan vardır ki sadece aç kalır. Nice namaz kılan vardır ki sadece yorgun olur. İbn-i Macede o zaman hakîkat noktasında ona yönelirsen o zaman namazın namaz olur, orucun oruç olur. zahirde yapılan ibadetler eğer hakîkate, hakikatte bir yöneliş değilse, hakîkate doğru yol yürümüyorsa, hakîkate kanat çırpmıyorsa o kimse kendi nefsine doğru yürüyor. Allâh muhafaza eylesin. Bu doğru değil. O yüzden normalde sen eğer o hakîkati bulma noktasında her şeyinle Allâh’a yöneldin, her şeyinle Allâh’a yöneldiysen o zaman tavâfın tavâf oldu. O zaman namazın namaz oldu. O zaman orucun oruç oldu ki sûfînin maksadı, amacı budur. Sufilin amacı maksadı güzel ilahi söylemek değildir. Sufilin amacı maksadı, aman sarın çok güzel olsun, kılın kıyafetin çok güzel olsun, vay ne dervîş desinler ya şöyle bir yürü de ortalık dervîş görsün. Bu değil sûfînin hakîkati. Sufilin hakîkati senin senlikten geçmesidir. Sen senlikten geç. kendi nefsine söyleyeceksen bunu ben kendi nefsime söyleyeyim. Ben benliğimden geçmediğim müddetçe o hakîkate ulaşmayacağım. Ben ancak benliğimden geçersem hakîkate ulaşacağım. Ben ben olduğum müddetçe hakîkat bana uğramayacak. Sen sen olduğum müddetçe hakîkat sana uğramayacak. O boğumlarda kalacaksın. O boğumlarda kalmayalım. Allâh muhafaza eylesin.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2210. Beyit: Boğumlardan Kurtuluş, Tövbe-i Tövbe ve Hayre
Habercilik ne demektir?
Haberlerin haber vericiden bir haberdir. senin dinlediklerin, senin okudukların, senin vaazların, dinlediğin vaazların hepsi de bir haberdir. Hepsi de haberdir. Şimdi de dinliyorsunuz, haberden ibaret. Ama sen bu haberleri getiren, hakkın kendisinden bir haber isen, o vaazın bilgisini veren Allâh’tan bir haber ise, şeyh sohbet ederken, nasîhat ederken Allâh’tan bir haber ise, namaz kılan Allâh’tan bir haber ise, sakal bırakan Allâh’tan bir haber ise, ve sen normalde bütün bu bildiklerini kendince ilâh edindiysen, kendi bilgi potansiyelini ilahlaştırdıysan, aklını ilahlaştırdıysan, namazını ilahlaştırdıysan, orucunu ilahlaştırdıysan, haccını ilahlaştırdıysan, dervîşini ilahlaştırdıysan, zikrini ilahlaştırdıysan ve 3-5 hadîs ezberlediğinde o hadîs ezberini ilahlaştırdıysan, ve ota insanlara vaaz etmek, güzel şeyler söylemek için ilim öğrendiysen, o ilmini ilahlaştırdıysan, sen haber vericiden bir habersin.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2210. Beyit: Boğumlardan Kurtuluş, Tövbe-i Tövbe ve Hayre
Zikrullâh ne anlama gelir?
Zikrullâh, Allâh’ı zikretmek demektir. Sufiler abdeste çok onem verirler. Abdestsiz yere ayak basmazlar.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2210. Beyit: Boğumlardan Kurtuluş, Tövbe-i Tövbe ve Hayre
Tövbe-i Tövbe ne demektir?
Tövbemiz tövbeye muhtaç olmasın. Allâh bizi onlardan eylesin. Âmîn.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2210. Beyit: Boğumlardan Kurtuluş, Tövbe-i Tövbe ve Hayre
Hayret Deryası ne anlama gelir?
Hayret Deryası, zikrullâhın hâlet-i rûhiyyesinden haberi olmuş olsa kendini hüzne bırakmayacak. Her zikrullahın kendine ait bir hâlet-i rûhiyyeti vardır.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2210. Beyit: Boğumlardan Kurtuluş, Tövbe-i Tövbe ve Hayre
Hüznü ilahlaştırmak ne demektir?
Hüznü ilahlaştırmak, zikrullâhın hâlet-i rûhiyyesinden haberi olmuş olsa kendini hüzne bırakmayacak. Her zikrullahın kendine ait bir hâlet-i rûhiyyeti vardır.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2210. Beyit: Boğumlardan Kurtuluş, Tövbe-i Tövbe ve Hayre
Neş’e-Hayâ-Heybet Esmâlarının Mazhariyeti ne anlama gelir?
Neş’e-Hayâ-Heybet Esmâlarının Mazhariyeti, zikrullâhın hâlet-i rûhiyyesinden haberi olmuş olsa kendini hüzne bırakmayacak. Her zikrullahın kendine ait bir hâlet-i rûhiyyeti vardır.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2210. Beyit: Boğumlardan Kurtuluş, Tövbe-i Tövbe ve Hayre
İmân + Amel + Nûr = Hakkı Bâtıldan Ayırma ne anlama gelir?
Îmân + Amel + Nûr = Hakkı Bâtıldan Ayırma, bir kimse îmân ederse, îmân ederse ve bildikleriyle amel ederse, Cenâb-ı Hakk onun kalbine bir nûr veriyor ya, o nûrla ne yapıyor? Hakkı batıldan ayırıyor.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2210. Beyit: Boğumlardan Kurtuluş, Tövbe-i Tövbe ve Hayre
Hz. Ömer Fârûk Sırlara Ayna Olunca İhtiyâr Çalgıcının Cânı Cisminde Uyandı ne anlama gelir?
Hz. Ömer Fârûk Sırlara Ayna Olunca İhtiyâr Çalgıcının Cânı Cisminde Uyandı, Fârûk ismi, mana itibariyle, bâtılı ve hakîkati ayırt eden demektir. O yüzden, hakkı bâtıldan ayırdı, Fârûk ismi.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2210. Beyit: Boğumlardan Kurtuluş, Tövbe-i Tövbe ve Hayre
Mü’min Mü’minin Aynası, Asıl Ayna Allâh ne anlama gelir?
Mü’min Mü’minin Aynası, Asıl Ayna Allâh, Hadîs-i Kudsî mucibince, asıl ayna Allâh’tır. Ama tabi burada, söz konusu olan Hazret-i Ömer radıyallâhu anh Hazretleri, o da bu manada parlak bir aynadır.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2210. Beyit: Boğumlardan Kurtuluş, Tövbe-i Tövbe ve Hayre
Fârûk ismi ne anlama gelir?
Fârûk ismi, mana itibariyle, bâtılı ve hakîkati ayırt eden demektir. O yüzden, hakkı bâtıldan ayırdı, Fârûk ismi.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2210. Beyit: Boğumlardan Kurtuluş, Tövbe-i Tövbe ve Hayre
Îmân + Amel + Nûr = Hakkı Bâtıldan Ayırma ne anlama gelir?
Îmân + Amel + Nûr = Hakkı Bâtıldan Ayırma, bir kimse îmân ederse, îmân ederse ve bildikleriyle amel ederse, Cenâb-ı Hakk onun kalbine bir nûr veriyor ya, o nûrla ne yapıyor? Hakkı batıldan ayırıyor.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2210. Beyit: Boğumlardan Kurtuluş, Tövbe-i Tövbe ve Hayre
Kalbin altın olmasının ne anlama gelir?
Sen îmân ehlisin. Rüyânda kalbini altın renginde gördün. Kalbin altın oldu. Baktın ki kalbinde altın hazinesi var. Yürüdün kocaman bir altın hazinesi. Baktın içeri girdin, sen de altın oldun. Baktın yer altın oldu. Dağ taş altın oldu. İmanın kemalı erdi.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2210. Beyit: Boğumlardan Kurtuluş, Tövbe-i Tövbe ve Hayre
Rüyâda altın yüzük, bilezik veya hazîne görmek ne anlama gelir?
Rüyâda Altın Yüzük-Bilezik-Hazîne Görmek: Îmânın Kemâli ve "Kalbini Altına Çevir" Tedrîsi. Sen îmân ehlisin. Rüyânda kalbini altın renginde gördün. Kalbin altın oldu. Baktın ki kalbinde altın hazinesi var. Yürüdün kocaman bir altın hazinesi. Baktın içeri girdin, sen de altın oldun. Baktın yer altın oldu. Dağ taş altın oldu. İmanın kemalı erdi.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2210. Beyit: Boğumlardan Kurtuluş, Tövbe-i Tövbe ve Hayre
Nefsin ayak oyunlarından nasıl kurtulmak mümkündür?
Artık o nefsin ayak oyunlarından kurtuldu. Nefsin düzenbazlıklarından kurtuldu. Artık o safiyeti yakaladı. Artık o kalbindeki mutmainliği yakaladı. Artık kalpte hakîkat damlaları kabarmaya başladı. Artık kalpte hakîkat perdeleri teker teker açılmaya başladı.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2210. Beyit: Boğumlardan Kurtuluş, Tövbe-i Tövbe ve Hayre
Dünyâ ve Âhiret kaygısından nasıl arınmak mümkündür?
Dünyâ ve Âhiret Kaygısından Arınmış Cân — "Ölmeden Önce Öl" ve Allâh’ın Ölüden Diri-Diriden Ölü Çıkarması. O görüyormuşçasına ibâdet etme, görüyormuşçasına yaşama zevkine ulaşmış. O çünkü bambaşka bir canla dirildi. Çünkü Cenâb-ı Hakk ölüden diri çıkarır. Onu ölüden diri çıkardı. Bakın ölüden diri çıkarır. Sen ölmeden önce ölürsen senin ölümünden bir diri çıkarır.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2210. Beyit: Boğumlardan Kurtuluş, Tövbe-i Tövbe ve Hayre
Fenâdan bekāya geçiş ne anlama gelir?
Fenâ’dan bekāya geçti. Fena’da bütün perdeler yandı. Fena’da her şey yandı, kül oldu. Hiçliği yakaladı. Artık hiçliği yakalayınca, fenâ hâlini yaşayınca, o hayrete düştü. Hayrete düşünce, geçince bekada hayretten hayrete geçmeye başladı. Dirildi çünkü. O yeni bir diriliş. O yeni bir dirilişte her perdede ayrı bir diriliş yaşadı.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2210. Beyit: Boğumlardan Kurtuluş, Tövbe-i Tövbe ve Hayre
Hz. Mûsâ A’râf 7/143 Bayılması ve Hz. Muhammed Mi’râcı ne anlama gelir?
Hz. Mûsâ A’râf 7/143 Bayılması ve Hz. Muhammed Mi’râcı — Sonsuz Hayret Yolculuğu, Altı Cihetin Tek Cihet Olması. Siz Mûsâ’nın ümmeti değilsiniz. Cenâb-ı Hakk, Mûs, daha tecellî edeceğim, dayanabilirsen dedi. Daha tecellî etti, Mûsâ bayıldı kaldı. Sen Muhammed ümmetisin. Senin peygamberin mi’râc etti ve senin peygamberin Allâh’ı kifayetsiz. Bu konuda aklın, kalbin almayacağı, algılayamayacağı bir hal yaşadı. Cenâb-ı Hakk’ı hem kalp gözüyle hem de vücut gözüyle gördü. Bayılmadı o. Kendinden bu manada geçmedi, delirmedi. O Hz. Muhammed Mustafâ’ydı. Seçilmişlerin en yücesiydi. Peygamberlerin evveliydi ve peygamberlerin ahiriydi.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2210. Beyit: Boğumlardan Kurtuluş, Tövbe-i Tövbe ve Hayre
Aşkın sınırsızlığı ne anlama gelir?
Aşkın sınırsızlığını yakaladı. Aşkın sınırsızlığını yakalayınca hep daha da sını, hep daha da sını ister oldu. Hep daha da sını istemeyi kim biliyorsa o söylesin dedi. Hz. Pîr. Çünkü hep daha da sını istemekte dillal oldu. Çünkü o âşık, aşıklığından da bir haber maraton koşucusu gibi, 4×4 gibi sonsuzluğa doğru kanat çırpmaya başladı. Halden de öte, kalden de illeri, söyle bir hale, öyle bir kaleye erişti. O zillet sahibi Allâh’ın cemaline dalıp gitti.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2210. Beyit: Boğumlardan Kurtuluş, Tövbe-i Tövbe ve Hayre
Cemâle Gark ne anlama gelir?
Cemâle Gark — Kıyâmetini Yaşama, Fenâ’dan Bekāya Geçiş ve Şûrâ 42/51 Vahyin Üç Türü (Melek, Doğrudan, Perde Arkasından). Ve onun cemaline gark olunca o cemâl perdelerinden cemâl perdesine geçmeye başladı. O tenzihi de bıraktı, teşbihi de bıraktı. Artık onun için yorucu hiçbir şey kalmadı. Çünkü cemale dalınca oradan çıkış yok. Artık o cemâl perdesinden cemâl perdesine hal bitti, kalb bitti, söz bitti, fiiliyat gitti. Hiçbir şey kalmadı, sadece o.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2210. Beyit: Boğumlardan Kurtuluş, Tövbe-i Tövbe ve Hayre
Hayret Deryası nedir?
Bu sözler her an zuhura gelmeseydi, durmadan zuhur ediş, bu sözlerin söylenmesine sebep olmasaydı, aklı cüz iyi külla et sözler söylemezdi. Aklı cüz sınırlıdır. İnsanlar sınırlı o aklı ilahlaştırdılar. İlahi hakîkat ise sınırsızdır. Onun bir sınırı yoktur. O yüzden kalbe gelen vahiy ilahiyatçılar hoplasın biraz. Ben yine parantez içerisinde ilham değilim. Kalbe gelen, o cemale gark olmuş olan kimselerde kalbe gelen ilham cüzci aklın üstündedir artık. Cüzci akıl, onu idrak etmesi mümkün değildir. O hali anlatmaya girse kendi anlattığını da tenzih etmek zorunda girer, zoruna düşer.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2210. Beyit: Boğumlardan Kurtuluş, Tövbe-i Tövbe ve Hayre
Allah’ın vahyi nasıl gerçekleşir?
Allâh çünkü Âyet-i kerîm’i üç şekilde vahyediyordu. Bir, melekleriyle. İki, direkt kendisi. Üç, bir şeyin arkasından vahyediyordu. Tâhâ 20/39 Hz. Mûsâ Annesi Sandığa Koyma — Meryem ve "Ey Ümmet-i Muhammed Kadınları, Mûsâ Annesinden Aşağı Mısınız?" Cenâb-ı Hakk direkt de vahyediyor mu? Vahyediyor. Hadisi kutsiler bunlar. Allâh kulunun kalbine vahyeder. Bu vahyin dereceleri var. Peygamberlere verilen direkt vahyi de olsa hadisi kutsiler gibi. Onun derecesi ayrıdır. Bir veliye, bir mürşid-i kâmilin kalbine geleni derecesi ayrıdır.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2210. Beyit: Boğumlardan Kurtuluş, Tövbe-i Tövbe ve Hayre
Meryem’e vahyedildi mi?
Meryem’e vahyetmiş, size de vahyedar. Mûsâ’nın annesine vahyetmiş, size de vahyedar. İbrahim’in annesine vahyetmiş, size de vahyedar. Havarilere vahyetmiş, siz havarilerden aşağı mısınız? Size de vahyedar. Ne demiş havarilere? Dediğini söyleyeyim size. Ne demiş bak havarilere? Maide âyet 111. Hatırla havarilere, bakın dikkat edin, hatırla havarilere bana ve Peygamberime îmân edin diye vahyetmiştim. Havarilere? Melek’e vahyetmedi, Cebrâîl’le vahyetmedi, aracı ile vahyetmedi havarilere. Maide 11, İlahi açılar, Diyanetçiler, maide 111’i tefsir edin bize. Maide 111. Hatırla havarilere, bana ve Peygamber’e îmân edin diye vahyetmiştim. Onlar da Allâh’tan geldi vahyi çünkü. Bana diyor, direk Cenâb-ı Hakk vahye ediyor. Bana ve Peygamberime îmân edin diye vahyetmiştim. Onlar da cevap verdiler, îmân ettik şahit ol ki biz Müslümanız demişlerdi. Ey Ümmet-i Muhammed, havarilerden aşağı mısınız?
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2210. Beyit: Boğumlardan Kurtuluş, Tövbe-i Tövbe ve Hayre
Dervîşlerin kendi halini anlatmaları neden önemlidir?
Bir başkasının halini anlatmaktan kurtulur, kendi halini anlatır. Bir başkasının kalbine gelen o feyizatı anlatmaktan kurtulur, kendi kalbine gelen feyletatla zevk edilir, kendi kalbine gelen feyizatı anlatır. Eğer normalde bir dervîş kardeşinin feyizatını anlatıyorsa o yine dedikodu yapıyor ve bu meseleler bir de iddia halinde de değildir. O kimse artık kalbine gelen vâridâta göre konuşur.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2215. Beyit: Zuhûr Dalgaları, Hâl Söze Galebe ve Fenâ fi’
Kalbe gelen vâridatta ne olmalıdır?
Ama kalbe gelen varidatta o hayal ürünü olmaması heva ve hevesten gelmemesi gerekir. O gerçekten ilâhî bir perdeden, ilâhî bir ses ile gelmesi gerekir. O zaman onun kalbi vâridâta açık, o zaman onun kalbi nurlanmış, o zaman onun kalbi firâset nuruyla nurlanmış, o zaman onun kalbinde zikr-i lisânî harekete geçmiş, o zaman onun kalbi ilm-i ilâhîden ilim almaya başlamıştır.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2215. Beyit: Zuhûr Dalgaları, Hâl Söze Galebe ve Fenâ fi’
Dervîşlerin ilmi neden saklamamalıdır?
Eğer bu hale gelmediyse dervîş sussun, sadece dinlesin tabi olsun. Yok, o kimse bu hale geldiyse ona da susmak yasaktır. Çünkü ilmi ket ediyor, ilmi donduruyor, ilmi saklıyor, kalbine gelen ilmi insanlara aktarmıyor, o ilmi kendi malı gibi görüyor, kendisi gibi görüyor, o da onu tepetakla düşürür. Bu da doğru değildir. bazıları böyle yok çok anlatmaz bizim Şeyh Efendi.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2215. Beyit: Zuhûr Dalgaları, Hâl Söze Galebe ve Fenâ fi’
Mürşid-i kâmilin ilmi nerede saklanmalıdır?
Bir mürşid-i kâmil ilmi saklamaz. Bir mürşid-i kâmil ilmi örtmez. Bir ma’nevî ilim sahibi kimse o ilmini mezara götürmez. O ilim mezarda lazım değil zaten. O ilim dünyadayken lazım, dünyada yaşayanlara lazım. Mezarda lazım değil. Öldü bitti. O esnada kaç tane kalp ehli olacak da gidecek onlar mezardan ilim alacak. Kendimi bir yere koymak için söylemiyorum. Parantez içinde söylüyorum.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2215. Beyit: Zuhûr Dalgaları, Hâl Söze Galebe ve Fenâ fi’
Dedikodu yapmanın neden yanlış bir şeydir?
Geri kalan dedikodudan ibârettir. Geri kalan dedikodudan ibârettir. Abimiz şöyle dedi, batsın senin abin. Ablamız şöyle dedi, batsın senin ablan. Neden? Yol keser o. Yol keser. Dedikodudan ibârettir. Kur’ân, sünnet, imamların ictihâdı, üstâdının sözü bu kadardır. Geri kalan dedikodudan ibârettir. O yüzden, geri kalan bizim dilimizde meşhur bir ibare vardır ya, yarım sözdür. Yarım söz de hareket eden yarıda kalır. Yolunu şaşırtırsın insanların. Sebeb, sen yarım söz ehlisin. Yarım söz ehlisin, hiç konuşma. Hiç! Mikrofonu eline alma. Batarsın. Allâh muhafaza eylesin.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2215. Beyit: Zuhûr Dalgaları, Hâl Söze Galebe ve Fenâ fi’
Ay-Su işreti ne anlama gelir?
Bu Ay-su işreti, düzüp koşma uğrunda yüz binlerce can feda edilse eğer, Ay-su işreti aşırı derecede güzellik. Ay-su, eski dilde bu Ay-su, Hz. Pîr bunu koymuş. Evet, kız çocuklarınıza isim koyun. Yeni doğan kız çocuklarına, yeni doğacak olanlara. Ay-su. Gidiyorlar böyle gâvur isimcikleri koyuyorlar. Arıyorlar boyuna. İsim arıyorlar. Ne güzel bir isim değil mi? Ay-su. Tabii. Ay-su, ilâhî güzellik. Bir baştan baktığınızda Cemâlullâh. Allâh. Cenâb-ı Hakk’ın celâl ve cemâl tecelliyâtı. Çünkü en güzel isimler O’nundur. O yüzden genelde Ay-su, aşırı derecede güzel demek. Aşırı derecede. o aklın üstünde bir güzellik. Aklın üstünde bir güzellik. İşret diyor ya, bu Ay-su işreti. Ay-su işret de böyle âşıklar toplanır, söyler ya.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2215. Beyit: Zuhûr Dalgaları, Hâl Söze Galebe ve Fenâ fi’
Zikrullâh halakasının kıymetini bilmenin neden önemli?
Boş muhabbetlere kanmayın. Zikrullâh halakasının kıymetini bilin. Bu dünyadayken bilin. Bu cemâl perdesi ancak halak-ı zikrullâh da aralanır. Çünkü o kimse halak-ı zikrullâh’a oturduğunda geçmiş günâhları affolur. O Allâh’ı zikrettikçe Allâh da onu zikreder. Allâh onu zikrettikçe o kimse kendi çabası olmadan parlar. Allâh’ın onu zikretmesi demek onun gönlünün en aşağıda. Onun gönlünün tecelliyâta açık, gönlünün tecelliyâta mazhar olması demektir. En aşağısı cemâl dalgalarında, cemâl perdelerinde onun dolaşması demektir. o güzelliği görmek, o Cenâb-ı Hakk’ın cemâl tecelliyâtına mazhar olmak, o Cenâb-ı Hakk’ın aşkında fenâ olmak, fenâ fi’l-aşk olmak.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2215. Beyit: Zuhûr Dalgaları, Hâl Söze Galebe ve Fenâ fi’
Fenâ fi’l-Aşk yoluna binlerce can feda etmek neden önemlidir?
Fenâ fil aşk olmaktır o. Artık o kimse şeyhinde fenâ, Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellemde fenâ. Bütün fenâlardan geçip fenâ fi’l-aşk olmaktır o. Aşk olmaktır o. Aşkta fenâ olmaktır. Aşkta fenâ olmanın yoluna binlerce can feda etse az gelir. Bütün malını mülkünü feda etse az gelir. Bütün nefeslerini feda etse az gel, Bu dünyada onun karşılığı yoktur fenâ fil aşkın. Yüz bin canlı olacak ki saniyede verirsin, saniyede. Orada dervîşin, orada sûfînin hedefi fenâ fi’l-aşk olmaktır. Çünkü ancak o zaman kalp cemâl sıfatının tecelliyâtına mazhar olur.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2215. Beyit: Zuhûr Dalgaları, Hâl Söze Galebe ve Fenâ fi’
Vücudun karanlıktan ibâret olması ne anlama gelir?
Bu vücut karanlıktan ibâret bir metadır. Öyle olunca Sûfî bu can ormanında, bu karanlığın içerisinde doğan gibi avcı olmalı. Ne ile nasıl oynamalı? Güneş ile oynamalı. Güneşin diyor, ne diyor, cihânın güneşi gidip canla oyna. Git onunla oyna. Ona yaklaş. Cihanın güneşi Allâh’tır. Sen bu nefs karanlığından kurtul. Bu dünya karanlığından kurtul. Bu hevâ-hevs karanlığından kurtul. Bu vesvese karanlığından kurtul. Bu aşksızlık karanlığından kurtul. Bu sevgisiz karanlığından kurtul. Bu mal sevgisi karanlığından kurtul. Bütün seni Allâh’a yönelmeni engelleyen her şey karanlıktır. Bu karanlıklardan kurtul. Ona yaklaş. Onunla yan. Onunla yan. Onda var ol, onda yok ol. Her nefes.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2215. Beyit: Zuhûr Dalgaları, Hâl Söze Galebe ve Fenâ fi’
Aşktan fâni olmak ne anlama gelir?
Sen aşktan fânî olursan karanlıktan aydınlığa çıkacaksın. Aşkta ilâhî aşk. Benim buradaki aşktan kastım Allâh’tır. Sen onda fenâ olursan o zaman normalde bütün bir şekilde kemale erenlerden olacaksın. Allâh cümlemizi onlardan eylesin. O yüzden ihtiyar dedikodudan kurtuldu. Heva hevesten kurtuldu. Meleğe anı şeylerden kurtuldu. Artık geriye çekildi. Ve söz bu ma’nâda evet ne anlatılırsa anlatılsın eksik kaldı. Yüce Güneş can vere gelmiştir. Her nefeste boşaldıkça doldururlar. Ey ma’nevî Güneş can verdi eski cihâna yenilik göster. İnsanın vücuduna akıl ve rûh gayb âleminden akar su gibi gelmekte. Her nefesini boşalttıkça yeni bir nefes de o seni doldurur. Bu işin zahir tarafı. O ölü toprağa hayat verir.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2215. Beyit: Zuhûr Dalgaları, Hâl Söze Galebe ve Fenâ fi’
Fussilet 41/39 ayetinin anlatımına göre ölü toprağa hayat veren kimdir?
Fussilet 41/39. Sen bir ölü topraksın. Sen bir ölü topraksın. O ölü toprağa can veren Cenâb-ı Hakk. nasıl Güneş bütün dünyaya can verir. Bitkiler, hayvanlar, insanlar o Güneş’in ışığından ısısından faydalanır. O Güneş dünyanın hayat bulmasına sebep olur. Buradaki Hz. Bir Yüce Güneş diyor. Yüce Güneş deyince ben bunu Allâh’ın Zatı tecellîsi olarak algıladım. Bir başkası bir başka şekilde algılayabilir. O yüzden istersen ona Zatı tecellî de, istersen ona Muhammed Mustafâ’nın nuraniyeti de, istersen ona Mürşid-i Kâmil’in nuraniyeti de. Aslında baktığında Hz. Mevlânâ’ya göre bunların birbirlerinden farkı yoktur der. Hz. Pîr öyle söyler. Çünkü Hz. Pîr vahdet-i vücûd’u adına anmaz ama söylemleriyle onu anlatır.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2215. Beyit: Zuhûr Dalgaları, Hâl Söze Galebe ve Fenâ fi’
Çift Esmâ Hû-Hayy / Hayy-Kayyûm Tedrîsi nedir?
Hu esmâsı, Haye esmâsı çift okunur. Hû. Yaptığında hem Esmâ-i dışarı verirken Hû der, hem de Esmâ-i içeri alırken de Hû der. Hem Esmâ-i dışarı verirken Hayy Hayy der. Esmâ-i böylece ikili okur ki hem Esmâ-i dışarı verirken Hayy der, hem de Esmâ-i içeri alırken Hayy der. Bu sefer o dervîş hem nefesi verirken de doludur, nefesi alırken de doludur. O Hû verir, Hû alır, Hayy verir, Hayy alır, Kayyûm verir, Kayyûm alır. Alışveriş onunladır. Alışveriş onunladır. O gönlün uyanıklığını veren, o nefesin uyanıklığını veren Allâh’tır. İster bir velînin üzerinden versin, ister bir çöpün üzerinden versin, ister bir kayanın üzerinden versin, ister bir karıncanın üzerinden versin, isterse o bir denizin dalgasından versin, isterse denizin kenarında karanlıkların içerisinde denizden Hu diye ses versin, o onundur.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2215. Beyit: Zuhûr Dalgaları, Hâl Söze Galebe ve Fenâ fi’
Allâh’tan gelen zikir ne anlama gelir?
Kim Allâh’ı zikrederse, Allâh da onu zikreder. Bu ayeti kerimenin tefekkürüne ne akıl yeter ne kalp yeter. Yetmez. Bu her şeyin üstünde bir şeydir. Yetmez. O yüzden o her verişte ve alışta o doldurur, o boşaltır. Dolan da odur, boşalan da odur. O her an bir iştedir, her an zikredeni zikretmektedir. Öyle olunca o ölüye hayat verir. O diriden ölü çıkarır, ölüden diri çıkarır. O istediğine istediği tecelliyâtı yaşadır.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2215. Beyit: Zuhûr Dalgaları, Hâl Söze Galebe ve Fenâ fi’
Nefsin karanlıklarından kurtulmak ne anlama gelir?
Nefsin karanlıklarından kurtulup, nefsin karanlıklarından kurtulup, kalbin aydınlık deryasına, denizine o kimsenin kendisini atması gerekir. Bu kibirle olmaz. Bu gösteriş de olmaz. Bu hevâ-hevs de olmaz. Bu neme lazımla olmaz. Bu illaki illaki aşıklıkla olur. İllaki zikirli olur. İllaki gönül vermekli olur.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2215. Beyit: Zuhûr Dalgaları, Hâl Söze Galebe ve Fenâ fi’
İmân ve zikir arasındaki ilişki nedir?
Biz bu îmân üzerinde durup seni kıbel kadar eksik zikretmeye devam ediyoruz. Sen bize yeniden can ver. Bizi yeniden ihya eyle. Gönüllerimizi tenvîr eyle. Gönüllerimize tecellî eyle. Bizleri ilâhî aşkınla aşklananlardan eyle. Bizleri ilâ kâşınla süslediklerinden eyle. Bizlerin dillerini zikrullâh ile ıslak olanlardan eyle. Bizlerin öyle gönüllerini tertemiz eyle ki sen oraya misafir ol ya Rabbi. Ve sıfâtî tecelliyatlarını mazhar eyle. Esmâ-i cilvelerini orada bizlere göster.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2215. Beyit: Zuhûr Dalgaları, Hâl Söze Galebe ve Fenâ fi’
İnsanın ruhu nereden gelmektedir?
Ruhu kendinden üfledi. Ruhu kendinden üfledi. Ruhu kendinden üfledi. Rûh bizim değil zaten. Ruhla beraber aklı da bize üfledi. Akıl da bizim değil. O yüzden akıl Cenâb-ı Hakk’ın insana lütfettiği bir ikramdır, bir ihsandır, hediyeidir.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2215. Beyit: Zuhûr Dalgaları, Hâl Söze Galebe ve Fenâ fi’
İnsanın varoluşu neden Allâh’a lâyıktır?
İnsan dünyaya layık değildir. İnsan ancak Allâh’a lâyıktır. İnsan Allâh’adır çünkü. Allâh insanı kendisi için yaratmıştır. Kendisi için, yarattığı için ona ruhundan üflemiştir. Ruhundan üfledi. Hatta âyet-i kerîmede Rûhumdan der. Ruhumdan. Ruhumdan. Hicr 15/29. O yüzden insanın rûhu mekan olarak ötelerdedir. Dünyaya ait değildir. Ve o direkt ta’bîr-i câizse Allâh’a bağlıdır. Sana bağlı değildir. Eğer o kimse gönlünü, rûhunun sâhibine bağladıysa, aşkını, muhabbetini, tâbiiyyetini, komple her şeyini ona bağladıysa, o gayb âleminden gelecek olan bütün her şeye mazhar olur.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2215. Beyit: Zuhûr Dalgaları, Hâl Söze Galebe ve Fenâ fi’
Zuhûr Dalgaları, Hâl Söze Galebe ve Fenâ fi’l-Aşk nedir?
Dünyaya ait değildir. Ve o direkt ta’bîr-i câizse Allâh’a bağlıdır. Sana bağlı değildir. Eğer o kimse gönlünü, rûhunun sâhibine bağladıysa, aşkını, muhabbetini, tâbiiyyetini, komple her şeyini ona bağladıysa, o gayb âleminden gelecek olan bütün her şeye mazhar olur. Ve varidatlar, ilhâmlar, hayretler, o esmâ-i sıfatlarının sonsuz tecelliyâtları o kimsenin gönlünde neşv ü nemâ olur. Kaynakça Mesnevî 2215.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2215. Beyit: Zuhûr Dalgaları, Hâl Söze Galebe ve Fenâ fi’
Zuhûr Dalgaları nedir?
Dünyaya ait değildir. Ve o direkt ta’bîr-i câizse Allâh’a bağlıdır. Sana bağlı değildir. Eğer o kimse gönlünü, rûhunun sâhibine bağladıysa, aşkını, muhabbetini, tâbiiyyetini, komple her şeyini ona bağladıysa, o gayb âleminden gelecek olan bütün her şeye mazhar olur. Ve varidatlar, ilhâmlar, hayretler, o esmâ-i sıfatlarının sonsuz tecelliyâtları o kimsenin gönlünde neşv ü nemâ olur. Kaynakça Mesnevî 2215.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2215. Beyit: Zuhûr Dalgaları, Hâl Söze Galebe ve Fenâ fi’
Hâl Söze Galebe nedir?
Dünyaya ait değildir. Ve o direkt ta’bîr-i câizse Allâh’a bağlıdır. Sana bağlı değildir. Eğer o kimse gönlünü, rûhunun sâhibine bağladıysa, aşkını, muhabbetini, tâbiiyyetini, komple her şeyini ona bağladıysa, o gayb âleminden gelecek olan bütün her şeye mazhar olur. Ve varidatlar, ilhâmlar, hayretler, o esmâ-i sıfatlarının sonsuz tecelliyâtları o kimsenin gönlünde neşv ü nemâ olur. Kaynakça Mesnevî 2215.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2215. Beyit: Zuhûr Dalgaları, Hâl Söze Galebe ve Fenâ fi’
Fenâ fi’l-Aşk nedir?
Dünyaya ait değildir. Ve o direkt ta’bîr-i câizse Allâh’a bağlıdır. Sana bağlı değildir. Eğer o kimse gönlünü, rûhunun sâhibine bağladıysa, aşkını, muhabbetini, tâbiiyyetini, komple her şeyini ona bağladıysa, o gayb âleminden gelecek olan bütün her şeye mazhar olur. Ve varidatlar, ilhâmlar, hayretler, o esmâ-i sıfatlarının sonsuz tecelliyâtları o kimsenin gönlünde neşv ü nemâ olur. Kaynakça Mesnevî 2215.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2215. Beyit: Zuhûr Dalgaları, Hâl Söze Galebe ve Fenâ fi’
Dervîş olmanın şartları nelerdir?
Şîş kerâmeti kime aittir? Nasıl ortaya çıkmıştır? Rıfâî dışı tarikatlar, şîş burhânı yapabilir mi? Herkes yapabilir. Ahmet’e Rıfâî Hazretlerinden bir kerâmet. Bir üstâd, bir mürşid şefâat eder mi? Bir dervîş ne için gayret etmeli? Dervîş olmana şartları nelerdir mâ’nevî olarak? Cenâb-ı Hakk’a da bir şey söyleyelim. Bir dervîş ne için gayret etmeli? Bir dervîş mânevî olarak. Cennete girecek bir kişinin bir kişiye şefâati haktır en az. Hadîs-i şerîf. Bazıları on kişiye bazıları yüz kişi bazıları bin kişiye bazıları bir beldeye şefâat ederler. Bir dervîş ne için gayret etmeli? Kur’ân ve Sünnet’in yaşanması ve yaşatılması için nefs ile mücâdele etmek için gayret etmeli. O zaman şartları nelerdir mânevî olarak? Hiçbir şart yoktur. Herkes dervîş olabilir.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Boykot Yetmez, Kaval Hadîsi ve Necâset Çukurundan Zikrullâh’a
Dışarı bıraktığınız herkes cehennemin göbeğine gidecek mi?
Dışarı bıraktığınız herkes bilin ki cehennemin göbeğine gidecek. İttiğiniz bir kimse, itiyorsunuz ya onu. Bundan dervîş olmaz diyorsunuz, bu yanlış insan diyorsunuz. Onu cehennemin göbeğine gönderiyorsunuz. O yüzden ben ona sebep olmak istemiyorum. Bunu açık yüreklilikle söylüyorum. Kim hangi günâhı işlediyse işlesin. Rüyamda göstermeye çalışsalar ben rüyamda Allâh’a yalvarıyorum. Ya Rabbi bana gösterme diyorum.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Boykot Yetmez, Kaval Hadîsi ve Necâset Çukurundan Zikrullâh’a
Zikrullâh halakasına gitmek neden önemlidir?
Yeni yaz mevsiminde, denizde, orada burada havuzda. Yok benim de hakkım tatîl. Tatil benim de hakkım. Yok orada burada kimsenin olmadığı koylarda çimeceğim diyor. Uğraşırken insanlar. bu sıcak şimdi bak rutûbet var terliyoruz değil mi? O kimse buraya zikrullâh halakasına gelmiş. Cenâb-ı Hakk’a hamd-ü senâ olsun o buradan af değil, böyle üzerine madalya takıp da gidecek. Melekler sıraya girecekler, temanna edecekler ona. Neden? O bütün her şeyi bırakmış zikrullâh halakasına gelmiş. Her şeyi bırakmış. Dünya, eş, kadın, çoluk, çocuk. Dışarıda hepsi de var mı? Var. Buradaki cemâat oradan gelme mi? Evet. Evet. Medreseden gelme değiliz biz. Hepimiz oradan gelmeyiz. Tekrar oraya gidebilir miyiz? Evet. Evet. Gitmiyor o kimse buraya geliyor. Yemin ediyorum, vallâhi de billâhi de bu zamanın en büyük cihâdını yapıyor.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Boykot Yetmez, Kaval Hadîsi ve Necâset Çukurundan Zikrullâh’a
Yapabilirliği varken yapmamak neden en büyük cihâd olarak kabul edilir?
Yapabilirliği varken yapmamak en büyük cihâd zaten. Yapabilirliği var mı? Var. Lan her biri yakışıklı delikanlı her biri, zıpkın gibi. Hele salihi kaldırsak, bir roman oynadıysak ortalığı yıkar. E şimdi herkesin yapabilirliği var. Murat Azar senin yok. Sen roman oynayamazsın. Herkesin yapabilirliği bir şeyler var mı? Var. Onun da yapabilirliği başka şeyler var. Şimdi buna rağmen yapmıyorsa, millet buraya geliyorsa ben hiç kimsenin hatası kusuru beni ilgilendirmiyor.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Boykot Yetmez, Kaval Hadîsi ve Necâset Çukurundan Zikrullâh’a
Müslümanlar ne zaman zikrullâh halakasına gitmeli?
Yeni yaz mevsiminde, denizde, orada burada havuzda. Yok benim de hakkım tatîl. Tatil benim de hakkım. Yok orada burada kimsenin olmadığı koylarda çimeceğim diyor. Uğraşırken insanlar. bu sıcak şimdi bak rutûbet var terliyoruz değil mi? O kimse buraya zikrullâh halakasına gelmiş. Cenâb-ı Hakk’a hamd-ü senâ olsun o buradan af değil, böyle üzerine madalya takıp da gidecek. Melekler sıraya girecekler, temanna edecekler ona. Neden? O bütün her şeyi bırakmış zikrullâh halakasına gelmiş. Her şeyi bırakmış. Dünya, eş, kadın, çoluk, çocuk. Dışarıda hepsi de var mı? Var. Buradaki cemâat oradan gelme mi? Evet. Evet. Medreseden gelme değiliz biz. Hepimiz oradan gelmeyiz. Tekrar oraya gidebilir miyiz? Evet. Evet. Gitmiyor o kimse buraya geliyor. Yemin ediyorum, vallâhi de billâhi de bu zamanın en büyük cihâdını yapıyor.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Boykot Yetmez, Kaval Hadîsi ve Necâset Çukurundan Zikrullâh’a
Zikrullâh halakasına gitmek ne anlama gelir?
Yeni yaz mevsiminde, denizde, orada burada havuzda. Yok benim de hakkım tatîl. Tatil benim de hakkım. Yok orada burada kimsenin olmadığı koylarda çimeceğim diyor. Uğraşırken insanlar. bu sıcak şimdi bak rutûbet var terliyoruz değil mi? O kimse buraya zikrullâh halakasına gelmiş. Cenâb-ı Hakk’a hamd-ü senâ olsun o buradan af değil, böyle üzerine madalya takıp da gidecek. Melekler sıraya girecekler, temanna edecekler ona. Neden? O bütün her şeyi bırakmış zikrullâh halakasına gelmiş. Her şeyi bırakmış. Dünya, eş, kadın, çoluk, çocuk. Dışarıda hepsi de var mı? Var. Buradaki cemâat oradan gelme mi? Evet. Evet. Medreseden gelme değiliz biz. Hepimiz oradan gelmeyiz. Tekrar oraya gidebilir miyiz? Evet. Evet. Gitmiyor o kimse buraya geliyor. Yemin ediyorum, vallâhi de billâhi de bu zamanın en büyük cihâdını yapıyor.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Boykot Yetmez, Kaval Hadîsi ve Necâset Çukurundan Zikrullâh’a
Allâh yolunda harcayanın ne olur?
Allâh yolunda malını harcayan kimse, Saf haline gelir. Allâh yolunda malını, mülkünü, ilmini, Zamanını, mesaisini harcamayan kimse ise, Curufuyla kalır, karışık olur.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2223. Beyit: Pazara İnen İki Melek ve İnfâk Cihâdı
Nefis perdeisini aralayamamış olan kişi neden Allâh’ın emrini anlayamaz?
Allâh muhafaza eylesin. Kalbini sâfîleştirememiş. Kalbini tenvîr edememiş. Ama ona çat, buna çat. Onu beğenme, onu beğenme. Ona laf söyle, ona laf söyle. Kimsin ya? Kimsin?
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2223. Beyit: Pazara İnen İki Melek ve İnfâk Cihâdı
Cimri dervîşlik yapamaz mı?
Cimri dervîşlik yapamaz. Halvetî-Şa’bânî tedrîsi — Karabaş-ı Velî Risâle-i Tarîkat .
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mesnevî 2223. Beyit: Pazara İnen İki Melek ve İnfâk Cihâdı
Sufiler neden çıplaktır?
Aslında sûfî çıplaktır. Kendi iç alemine döndüğünde o kimse Allâh’ın önünde fukaradır. Çünkü Âyet-i Kerime’de hepiniz fukarasınız. Allâh ganidir der. Böyle olunca bir sûfî kendisini hiçbir zaman maddi anlamda zengin görmez. Bir sûfî hiçbir zaman da manevi anlamda da zengin görmez. Bir sûfî terbiyesidir bu. Hiçbir zaman kendisini fıkıhta üstad, ilimde üstad ne bileyim sufilikte üstad. Böyle bir makama gelmiş. Bunu sûfî bunu böyle düşünmez. Bunu böyle görmez. sûfî bu manada maddi olarak da manevi olarak da çıplaktır o. giysisi yoktur. Giysi çünkü makam getirir, mevki getirir, ne bileyim belli bir kategori getirir.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2255 — Nefsin Hırsı, Analı Babalı Yetim ve Asîl Dervîş
Sufilerin manevi durumu nasıl açıklanır?
Aslında sûfî çıplaktır. Kendi iç alemine döndüğünde o kimse Allâh’ın önünde fukaradır. Çünkü Âyet-i Kerime’de hepiniz fukarasınız. Allâh ganidir der. Böyle olunca bir sûfî kendisini hiçbir zaman maddi anlamda zengin görmez. Bir sûfî hiçbir zaman da manevi anlamda da zengin görmez. Bir sûfî terbiyesidir bu. Hiçbir zaman kendisini fıkıhta üstad, ilimde üstad ne bileyim sufilikte üstad. Böyle bir makama gelmiş. Bunu sûfî bunu böyle düşünmez. Bunu böyle görmez. sûfî bu manada maddi olarak da manevi olarak da çıplaktır o. giysisi yoktur. Giysi çünkü makam getirir, mevki getirir, ne bileyim belli bir kategori getirir.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2255 — Nefsin Hırsı, Analı Babalı Yetim ve Asîl Dervîş
Hz. Peygamber Sevgisi nedir?
Hz. Muhammed Mustafa kitapla beraber hikmetle gönderilmiş ulu lazım peygamberdir ve o kitabın yanında insanları hikmetle öğretmekte.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mevlid Kandili: Hz. Peygamber Sevgisi ve Ümmetin Hâli
Hz. Peygamber’in nurunu söndürebilecek mi?
Hikmet ki bu fakirin düşüncesine ve inanışına göre bütün Hadîs-i Şerîfler ve Sünnet-i Seniye ve Cenab-ı Peygamber bütün Sünnet-i Seniyesiyle diptiri, Sünnet-i Seniyesiyle ayakta her ne kadar şom ağızlılar, kafir ağızlılar, şeytan ağızlılar, deccaliyet ağızlılar, onun nurunu söndürmek için uğraşsa da o Cenâb-ı Hak’ın husûsî koruması ve muhafazasıyla ne kitabın nurunu ne Peygamber Muhammed Mustafa’nın nurunu ne de Cenâb-ı Hak’ın nurunu söndüremeyeceklerdir.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mevlid Kandili: Hz. Peygamber Sevgisi ve Ümmetin Hâli
Hz. Peygamber’in ölü müdür?
Ve Hz. Muhammed Mustafa bu manada ölü değildir, sağdır diridir ve Muhammed Mustafa ümmetinin başındadır. Kimin başı sarılacaksa başını sarmakta, kimin kolu kırıldıysa kolunu tamir etmekte, kimin gönlü kırıldıysa onun gönlünü tamir etmektedir.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mevlid Kandili: Hz. Peygamber Sevgisi ve Ümmetin Hâli
Hz. Peygamber’in sünnet-i seniyesine itaat etmek ne demektir?
Kur’ân bize Hz. Muhammed Mustafa’ya itaat etmemizi emrediyor. Hz. Muhammed Mustafa da ibadetleri benden gördüğünüz gibi yapın diyerekten ibadetleri nasıl yapmamız gerektiğini söylüyor.
Kaynak: 2025 Sohbeti — Mevlid Kandili: Hz. Peygamber Sevgisi ve Ümmetin Hâli
Ümmi oğlum ne anlama geliyor?
Ümmi oğlum biz dedi bana. O da yanımda. Kimisi dedi üç tane üniversite bitirdim der Mustafâ Efendi dedi. Böyle adamın rengi mengi gitti ondan sonra. Sen ne dersin ki dedi bizim üstadımız ümmi. İmmi oğlum dedi. Al bir kaya. Nere ne istersen oraya daya. Anırgan kaya çünkü. Büyük kocaman ya. Bir şey değil bizim Bayındır Anırgan kayası meşhur olacak. Ziyarete gidecek Anırgan kaya. Arada anırıyormuş.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2264 — Muhtaç Mürîd ve Yaldızlı Sahte Şeyhler
Ümmi çoban ne anlama geliyor?
Ümmi çoban. O da diyormuş ki ya bu başka bir şey. Demiş bugün senin üstadına soru soracağım. Küstahlık böyle bir şey. Adamın bir şeyhi yok ise genelde %98 küstah oluyor. Demiş ben şeyhine bir soru soracağım. Demiş sorma çok hazır cevaptır. seni demiş mat eder. O manada. Yok demiş soracağım. Çıkmışlar huzura. Efendim bir sorun var. Demiş buyur sor demiş.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2264 — Muhtaç Mürîd ve Yaldızlı Sahte Şeyhler
İmam-ı Şafi’nin şeyhi kimdir?
Ey hanefiler, ey malikiler, ey şafiler, ey hanbeliler. Bu mezhebe tabi misiniz dört mezhepten anan gibi birisine. Evet sizin imamınızı şeyhi vardı. İmam-ı Azam’ın şeyhi vardı. Sen eğer hanefiyorsan İmam-ı Azam’ın yolundayım diyorsan bir şeyhi intisâb etsen. Malikiyim diyorsan intisâb etcen. Hanbeliyim diyorsan intisâb etcen. Ben şafiyim diyorsan intisâb etcen. Intisap etmediysen sen heva ve hevesine uymuş insansın. Sen mezhep imamının yolundan gitmiyorsun.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2264 — Muhtaç Mürîd ve Yaldızlı Sahte Şeyhler
Şeyh olmayanın şeyhi kimdir?
Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır. Zayıf hadîs amel edilir mi el cevap edilir. Ondan hukuk çıkarmıyoruz biz. O zaman senin şeyhin kim? Heva hevesin, nefsin. Sen aldanmaya müsaitsin. Sen bir mürşid-i kâmile bağlanmadığın zaman heva hevese uydun. Dünyaya ahirete ne yaptın? Tercih ettin. E şimdi şeyhler tercih ediyor ki. Alimler tercih ediyor.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2264 — Muhtaç Mürîd ve Yaldızlı Sahte Şeyhler
Fıkıhsız tasavvuf ne anlama geliyor?
Kim fıkıhsız tasavvuf öğrenirse zındık olur. Kim fıkıh öğrenir de tasavvuftan uzak kalırsa fasık olur. Kim de ilim ile maneviyatı kendisine cem ederse dinin hakikatine erişir. O zaman o kimse çift kanatlı olursa dinin hakikatine erişecek. Allâh bizler onlardan eylesin. Yol arayanlar kendilerine yol arayanlar. Kur’ân ve sünnete tabi bir yol bulacaklar. İmamların iştahadına tabi bir yol bulacaklar.
Kaynak: 2025 Sohbeti : Mesnevî 2264 — Muhtaç Mürîd ve Yaldızlı Sahte Şeyhler