Sohbetlerden Derlenen Sorular
Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv
Sahabe(129) — Sayfa 2/2
Salih Aleyhisselam’ın kavmiyle ilgili ne anlatılmaktadır?
Hani Salih aleyhisselamın kavmi vardı ya, hani gökten bir ses geldi. Gökten bir ses gelince, donakaldı bütün herkes ama Salih ve inananlarına o ses hiçbir zarar vermedi. iman etmeyen müşrikler dona kaldılar durdukları yerden gökten bir sese. Cenabı Hak diyor ki gökten onlara korkunç bir çığlık gönderdik. Çığlık! Kur’an-ı Kerim’de çığlık olarak geçiyor, korkunç bir çığlık. Kıymetli dostlar o çığlığı, kafirler, müşrikler, mürtetler, çok afedersiniz. inancı bozuklar, o çığlıktan nasibini aldı. Salih Aleyhisselam ve inananlarına o çığlık dokunmadı, o çığlık dokunmadı, demek ki her şey onun emrinde. Her şey onun kulu.
Hud Aleyhisselam’ın rüzgarla ilgili hikayesi ne anlatmaktadır?
Hani Cenabı Hak, Hud Aleyhisselam’a, Hud’a, rüzgarı vermişti ya emrine onun, Hud Aleyhisselam iki eliyle rüzgara yön veriyordu. Elleriyle bir tarafı gösteriyordu. Buz gibi olup parçalanıveriyordu, dağılıyordu toz dağılır gibi hepsi de ve Hud Aleyhisselam geliyordu. Bu mümin evi, evin etrafına bir çizgi çiziyordu, rüzgar ona dokunmuyordu. insanın etrafına bir çizgi çiziyordu. Rüzgar o insana dokunmuyordu. Hud Aleyhisselam Rüzgarı iki eliyle sevk ve idare ediyordu.
Sahabe’lerin nasıl bir örnek teşkil ettiği?
Sahabe savaşıyordu, sahabeden örnekler verelim, birisi tam ölecekti onunla alakalı Allah Resulü sordu sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri, ne halde? Dediler ki şehit oldu. Şehit olmadı dedi. Yaralıların içerisinde buldular onu. Koşa koşa gittiler, ensesinden kaldırdılar, ne için savaştın? O da dedi ki bu müşrikler gelirler bizim hurma bahçeliklerimizi bozarlar diye savaştım dedi, öldü. Tahtadan kılıçtı. Bir başka sahabe da kahramanlık için savaşmıştı. Savaştı, sava, savaştı, yaralandı. Yaralanınca hani ben böyle bu hale düşecek insan mıyım, ben bu acıyı çekecek insan mıyım, ben bu şekilde bir kimse miyim, kahraman insanım deyip, ne yaptı, kılıcın üzerine ıhıldayıverdi, intihar etti.
Ashab-ı Kehf kimlerdir?
Ashab-ı Kehf malum Roma’dan önce Anadolu’da zalim bir hükümdar vardır. Bu zalim hükümdar, inananlara karşı mücadele eden, savaş açan bir hükümdardır ve kendi bulunduğu beldede ve bölgede, insanların inanmalarını istemez.
Ashab-ı Kehf’in uyanmasıyla ilgili ne söylenmektedir?
Ashab-ı Kehf uyandıktan sonra gittiler, baktılar ve aynı zulüm devam ediyordu ve tekrar uyutuldular. Bir rivayette bunlar Ashabı Kehf, bir rivayette Mehdi ala Resul zuhur ettiğinde tekrar zuhur edecek, tekrar yeryüzüne dönecek, tekrar Mehdi Ala Resule hizmet edecekler, onun yanında saf tutacaklar.
Ashabı Kehf’in rolü nedir?
Ashabı Kehf, dünya sevgisinden arınmış, Hz. Mevlana’nın: ‘Ey oğul bağı çöz. Ne zamana kadar altına ve gümüşe bağlı kalacaksın’ dediği, bağı çözmüş insanlardır. Bunlar yeryüzünde kırk tanedir. Hadis-i şerifle sabittir. Bunlar normalde kırk tane Allah’ın veli kulu. Bunların içerisinden yedi tanesine yediler denir. Üç tane yedinin içerisindeki 3 tanesine üçler denir. Üçün içinden bir tanesi vardır, merkezde duran, o zamanın kutbudur. Onun sağında vardır, solunda vardır. Onlar üçüde nedir? Kutuptur. Onların sağlarında sollarında vardır. Yedisi de nedir? Kutuptur bunlar. Diğer geri kalan otuzüçü Allah dostu, evliya velidir onlar da aralarında çok bir fark yoktur fazilet açısından. Çok ince, ince nüanslar, perdeler vardır. O zamanın kutbu olan hem Evlad ı Resuldür. Zamanın kutbu olan, Evlad ı Resul’dür. Ehlibeyttendir o. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem hazretlerinin saf temiz sülalesinden gelir. O hem aynı zamanda Seyyid, aynı zamanda da şeriftir. Hem Hasan Radıyallahu Anh Hazretleri’nden hem de Hüseyin Radıyallahu anh hazretlerinden gelir. O çift kanatlıdır. Yani hem Hasan ile Hüseyin’den soyu gelir onun, aynı zamanda hem nübüvvet nuru vardır hem velayet nuru vardır onda. O zamanın kutbudur. Kutbu’l Azam denilen odur. Bunlar hadisle sabittir. imam ı Hanbeli hazretleri bu hadis i şerifi nakleder, örnek. imam ı Hanbeli Hazretlerinin hadis i şerifi. imam-ı Tirmizi nakleder. imam-ı Hanbeli nakleder. imam Beyhaki nakleder bu hadis i şerif, Buhari’de yoktur. Müslim nakleder bunu. Bu zamanın o kırk tane velisi vardır. Bir rivayette bunların otuz tanesi ibrahim gönüllüdür der. Onların gönlü kırkının da kırkının da gönlü herhangi bir peygamber gönlü gibidir. O kırk tane velinin peygamberlerden birer tane kutbu vardır. Zamanın kutbu, Hazreti Peygamber sallallahü ve sellem hazretleri ile görüşür. Her daim. Diğer kutuplar da görüşür ama o, zamanın kutbu her daim görüşebilir ve bir peygamber bunları seyri sülük esnasında her birisinden bir peygamberlerden birisi ilgilenir onunla. Üstün noktada olana biraz, böyle kutupluğa yaklaşacak olanla, isa Aleyhisselam ilgilenir. Bunlar seyri sülükte yaşanan şeylerdir.
Ashabı Kehf’in dünya üzerindeki etkisi nedir?
Cenab ı Hak peygamberlerden sonra bunlarla dünya üzerinde dinini hakim kılar. Dinini yaşatır. Dinini bu noktada korur, muhafaza eder. Bunlar kur’an ve sünnete sımsıkı yapışan insanlardır sımsıkı. Azı dişi ile durur bunlar kur’an ve sünnette, önemli olan da odur. Devam ediyor: "Dost da onunla nağmeler terennüm eder." işte Allah da onların üzerinden ne yapar? Nağmeler terennüm eder. Onların üzerinden dini anlayışı yeniden yeniler. Onların üzerinden Cenab ı Hak dinini anlattırır. Onların üzerinden Cenab ı Hak gerçek dinini söyletir. Burdaki nameden kasıt şiir, şarkı değil. Burdaki nameden kasıt, kuran ve sünnet. Ne yaparmış Allah? Onların üzerinden dinini yayar. Hz. Abbas diyor ki hani yeryüzünün direkleri vardır, ondan sonra, manevi direkleri de vardır, ayeti kerimesinde diyor ki Hz. Abbas, peygamberlerden sonra diyor, arzda peygamberlerin varisleri dolaşır. işte onlar dinin yaşanmasına sebep olur der.
Ashabı Kehf’in varlığı nasıl açıklanmaktadır?
Dünyada da şu anda yaşayanların içerisinde Ashab ı Kehf olanlar var. Bu nedir? Bunlar dünya sevgisinden arınmış, Hz. Mevlana’nın: ‘Ey oğul bağı çöz. Ne zamana kadar altına ve gümüşe bağlı kalacaksın’ dediği, bağı çözmüş Ashabı Kehfler vardır. Bunlar yeryüzünde kırk tanedir. Hadis-i şerifle sabittir. Bunlar normalde kırk tane Allah’ın veli kulu. Bunların içerisinden yedi tanesine yediler denir. Üç tane yedinin içerisindeki 3 tanesine üçler denir. Üçün içinden bir tanesi vardır, merkezde duran, o zamanın kutbudur. Onun sağında vardır, solunda vardır. Onlar üçüde nedir? Kutuptur. Onların sağlarında sollarında vardır. Yedisi de nedir? Kutuptur bunlar. Diğer geri kalan otuzüçü Allah dostu, evliya velidir onlar da aralarında çok bir fark yoktur fazilet açısından. Çok ince, ince nüanslar, perdeler vardır. O zamanın kutbu olan hem Evlad ı Resuldür. Zamanın kutbu olan, Evlad ı Resul’dür. Ehlibeyttendir o. Hz. Peygamber sallallahü ve sellem hazretlerinin saf temiz sülalesinden gelir. O hem aynı zamanda Seyyid, aynı zamanda da şeriftir. Hem Hasan Radıyallahu Anh Hazretleri’nden hem de Hüseyin Radıyallahu anh hazretlerinden gelir. O çift kanatlıdır. Yani hem Hasan ile Hüseyin’den soyu gelir onun, aynı zamanda hem nübüvvet nuru vardır hem velayet nuru vardır onda. O zamanın kutbudur. Kutbu’l Azam denilen odur. Bunlar hadisle sabittir. imam ı Hanbeli hazretleri bu hadis i şerifi nakleder, örnek. imam ı Hanbeli Hazretlerinin hadis i şerifi. imam-ı Tirmizi nakleder. imam-ı Hanbeli nakleder. imam Beyhaki nakleder bu hadis i şerif, Buhari’de yoktur. Müslim nakleder bunu. Bu zamanın o kırk tane velisi vardır. Bir rivayette bunların otuz tanesi ibrahim gönüllüdür der. Onların gönlü kırkının da kırkının da gönlü herhangi bir peygamber gönlü gibidir. O kırk tane velinin peygamberlerden birer tane kutbu vardır. Zamanın kutbu, Hazreti Peygamber sallallahü ve sellem hazretleri ile görüşür. Her daim. Diğer kutuplar da görüşür ama o, zamanın kutbu her daim görüşebilir ve bir peygamber bunları seyri sülük esnasında her birisinden bir peygamberlerden birisi ilgilenir onunla. Üstün noktada olana biraz, böyle kutupluğa yaklaşacak olanla, isa Aleyhisselam ilgilenir. Bunlar seyri sülükte yaşanan şeylerdir.
İsmail a.s. ne yaptı?
Deddi ki babacığım, beni teslim olanlardan göreceksin. Senin Rabbin, sana neyi emrettiyse onun üzerinde tereddütsüz, benim üzerimde istediğini yap. Hiç o meselenin üzerinde, onun üzerinde bir tereddütlü bir noktan kalmasın. Benim kurban edilmem gerekiyorsa, sen beni kurban et.
Hz. Ebûbekir ve Hz. Ömer’in yarışması ne anlama gelir?
Hadîs: Hz. Ebûbekir, ve Hz. Ömer’in yarışması — Buhârî, Sahîh, "Zekât", 17.
Kaynak: 342. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri
Hazreti Aişe Annemiz’in nikâh akdinde yaklaşık kaç yaşında olduğu ileri sürülmüştür?
İlmî araştırmaların sonucu, Hazreti Aişe Annemiz’in nikâh akdinde yaklaşık on sekiz yaşında olduğunu göstermektedir.
Kaynak: Hazreti Aişe Peygamber Efendimiz ile evlendiğinde 9 yaşında mıydı?
Hz Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem Hazretleri Hazreti Hasan’ın elinde Hz Hüseyin Efendimiz’in ellerinden tutuyor kim beni sever bu iki çocuğu b mıdır?
Hz Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem Hazretleri Hazreti Hasan’ın elinde Hz Hüseyin Efendimiz’in ellerinden tutuyor kim beni sever bu iki çocuğu bunların babalarını, ve annelerini severse kıyamet günü yüksek derecelerde benimle birlikte olacaktır diyor İmam Malik, ve imam Tirmizi naklediyor Bunu o yüzden Normalde bizim sevgimizin temeli Hem bu ayeti kerimeler hem de Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem medetlerinin Bu hadis-i Şerifleri veya hasan-ı Hüseyin Cennet delikanlılarının efendileridir Tirmizi de geçiyor veyahut da Allah’ın ben bu ikisini seviyorum Sen de onları Sev Buhari Müslim tirmizde geçiyor yine Hüseyin bendendir Ben de Hüseyin dedim Allah Hüseyin’i seveni sevsin Hüseyin torunlardan bir torundur ibn-ide geçiyor bu bakın bizim Ehlibeyt sevgimiz Havai bir sevgi değil Bizim ehl-i sevgimiz ayetle hadisle sabitlenmiş bir sevgi, ve Ehli beyti sevmeyen Sonuçta Allah, ve Resulü de sevmiyordur bakın direk ehl-i düşman olan Allah, ve resulüne de düşmandır buradan çıkarmış olduğumuz Sonuç bu O yüzden biz Ehli beyti bu noktada Sevenleri de severiz ehlibeyte düşman olanlara da biz Düşman Oluruz
Kaynak: Hz. Peygamber sav. Hüseyin Efendimizi böylesine severken birileri gözünü kırpmad
Sahâbe Gibi Biat ve Sözde Durmak ne anlama gelir?
Sahâbe-i kirâm Hz. Peygamber’e biat ettiler; hatta biat ettikten sonra bir kez daha biat ettiler ve sözlerini bozmadılar. Dervişin hâssı, sözünü bozmayan dervişin hâssıdır. Birinci emânete — üstada verilen söze — herkesin tabi olması gerekmektedir.
Kaynak: Mürşidin mürşitliği kalbine ilmi ledünün akmasından ve varlığı tanıyıp vakıf olm
Allah Resûlü’nün getirdiği dine îmân ettiler, İslâm’ın yoluna girdiler; komutanlar oldular, ehli cennet oldular mı?
Sahâbe-i kirâm arasında köle olanlar vardı. Allah Resûlü’nün getirdiği dine îmân ettiler, İslâm’ın yoluna girdiler; komutanlar oldular, ehli cennet oldular. Değersiz müşrikler vardı, hiçbir kıymetleri yoktu; Bedir’e girdiler, Bedir ashâbı oldular ve ebediyen kurtuluşa erdiler. Aşere-i mübeşşere ise hayatta iken cennetlik olarak müjdelendiler.
Kaynak: Bir kamil bu onun elinden tut sende altın olmanın yoluna bak
N oturduğu yerde kadınlar çalışmayacak demesi kolay bir şey yani midir?
Tamam, ancak toparlanıyoruz işte, evet şimdi bir kimsenin oturduğu yerde kadınlar çalışmayacak demesi kolay bir şey yani, ama sahabe kadınlar çalışmışlar mı, evet sahabe kadınlar erkeklerine evlerine yardımcı olmuşlar mı, evet şimdi. Ashab Resûlullah’ın hayatında bakmadan, ve Ashab Resûlullah’ın içerisindeki kadınların hayatına bakmadan buna hükmetmek hemen böyle. Kadınların çalışması caiz değil demek hoş bir şey değil o yüzden sahabelerin içerisinde.
Kaynak: Bir kimsenin şeyh, veli olup olmadığına kendilerini yüksek mertebede,uzman gören
Hanzala rivayetinde sahâbîlerin ne gibi bir durumda olduğunu göstermektedir?
Sahâbî Hanzala radıyallâhu anh Hz. Ebûbekir’e dedi ki: ‘Resulullah’ın huzurundayken öyleyim, ama dışarı çıkınca dünya beni içine alıyor. Hanzala münafık oldu!’ Hz. Ebûbekir de ‘Ben de aynısını yaşıyorum’ dedi ve birlikte Hz. Peygamber’e gittiler. Resulullah sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: ‘Her zaman benim yanımdaki halinizde olsaydınız melekler yolda size selam verirdi. Ama ey Hanzala, zaman zaman (dünyaya ait) böyle; zaman zaman da şöyle…’
Kaynak: Sufilerin daim Allah zikrini yakalaması gerekir, yakalayamazsa şeytan onun kalbi
Bizim yolumuzda, hiçbir sahâbîyi kötülemek, ve karalamak yok mudur?
Bizim yolumuzda, hiçbir sahâbîyi kötülemek, ve karalamak yoktur. Tertîb-i cihânda, her sahâbî kendi döneminde ilâhî hikmetin bir yansımasıdır. Kadî Iyâz, Şifâ eseri mübarek kitapla, sahâbîlerin faziletlerini, ve müsâdî-i kibar hakkındaki bilgileri açıklamıştır.
Kaynak: Bizim yolumuzda herhangi bir sahabeyi kötülemek yoktur, biz onlara hakaret etmey
Sahâbîlerin faziletleri nelerdir?
Hz. Peygamber’in ashabı, insanlık için bir misal, bir numûne-i istitâbettir. Her birinin ayrı bir feziletleri, ayrı bir kısmet-i ilâhiyyeleri vardır. Bizim tarîkatımızda, sahabîleri merkez alır, onlardan dersler çıkarırız.
Kaynak: Bizim yolumuzda herhangi bir sahabeyi kötülemek yoktur, biz onlara hakaret etmey
Nûr-u Muhammedi’nin nesli nedir?
Sahâbîler, Nûr-u Muhammedi’nin ilk neslini teşkîl etmektedirler. Onlar, İslâm’ın askerî-i mûninesidir. Onlara hürmet etmek, Hz. Peygamber’e hürmet etmektir.
Kaynak: Bizim yolumuzda herhangi bir sahabeyi kötülemek yoktur, biz onlara hakaret etmey
Ebû Cehil’in asıl adı neydi?
Ebû Cehil’in asıl adı Ebü’l-Hikem idi; yani hikmetin babası olarak bilinirdi. Muhammed-i Mustafâ sallallâhu aleyhi, ve sellem hazretleri tecellî edinceye kadar insanlar onu hikmet ehli olarak görüyorlardı. Fakat Peygamber Efendimiz tecellî edince, onun aslında cehâletin babası olduğu ortaya çıktı.
Kaynak: Nice kafir görünenler vardır gerçekte mümindir nice mümin gördüklerimiz vardır h
Şeyh Efendi bana döndüğünde "Mustafa Musa Efendi ne demek biliyor musun?" dedi mi?
Şeyh Efendi bir gün bana döndü: "Mustafa Musa Efendi ne demek biliyor musun?" dedi. Ben bilmiyordum. "Mustafa, Musa’nın seçilmişi demek" dedi. İsimlerin manası bazen insanın yoluna ve makamına dair bir işaret taşır. Sufiler isimleri ve sözleri bu derinlikte okurlar.
Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem zamanında sahâbe-i kirâmın kedileri vardı mıydı?
Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem zamanında sahâbe-i kirâmın kedileri vardı. Hz. Ebû Hüreyre radıyallâhu anh’ın lakabı bile "kediciğin babası" anlamına gelir.
Hz. Ayşe Annemiz hırçın bir kişi idi. Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem Hazretleri ona "Ey Ayşe! Hayvana yumuşak davran; çünkü yumuşaklık nerede bulunursa orayı güzelleştirir; yumuşaklığın bulunmadığı her davranış çirkindir" demiştir. Bu hadis ne anlama gelir?
Peygamberimiz kendi bileğine dahi yumuşak davranmayı tavsiye etmektedir. Sûfî kardeşler, ve Derviş kardeşler, kendi nefsiyle mücadele ederken bile yumuşak davranışı korumalıyız.
Musa kimin önüne çıktı?
Musa tek başına. 40 tane büyücünün önüne çıktı. Musa tek başına. 40 tane büyücü var. 40 tane veli var. Velinin karşısında şeytanın 40 tane velisi var. 40 tane.
Kaynak: Şeytani bir sistem dinin hakikatini öğrenmenizi istemez
Ebu Zer-i Gifari önce kardeşini gönderiyor mu?
Ebu Zer-i Gifari önce kardeşini gönderiyor. Diyor ki, "Mekke’de bir Peygamber zuhur etmiş. Git dinle. Git bir bak ona. Geliyor. Ebuer. Gari’nin kardeşi dinliyor. Gidiyor. Ebu. Zer. Gifari’ye rapor veriyor. Böyle böyle böyle diyor. Ebu. Zer. Gifari kendisi geliyor. Peygamber sallallâhu aleyhi, ve sellem hazretlerini görüyor. Bir görüşte aşk bu. Görür görmez. İslâm oluyor. İslâm olur olmaz hesapsız kitapsız. Beytullah’a gidiyor. Ey. Mekke müşrikleri. Allah la ilahe illallah birdir. Muhammed. Mustafa da onun peygamberidir diye ilan ediyor. İlan eder etmez. Mekke müşrikleri bunun başına üşüşüyor. Başlıyorlar onu dövmeye. Hz. Hamza geliyor. O Hamza ki aslanlar ona el pençe duran. Hamza. O Hamza ki müşrikler onu gördüklerinde açılıyorlar. Hamza onu kaldırıyor. Ayağa diyor ki. Mekkelilere, "Bu kimdir bilir misiniz? Sormadı sen kimsin diye. Sormadı sen nerelisin diye. Henüz daha. Hamza. Müslüman değil. Bu kimdir bilir misiniz diyor. Herkes de oluyor. Bu. Gifar kabilesinden. Ebu. Zerdir. Ebu. Zer durur mu ertesi gün yine diyor bekledim diyor. Bütün. Kureyşlilerin, bütün müşriklerin. Mekke’de diyor toplanmalarını bekledim. İyice kalabalık oldular. İyice beklediler. Aşığın cesareti budur. En kalabalık zamanlarında diyor çıktım. Eşhedü en la ilahe illallah, ve eşhedü enne muhammeden abduhu, ve resulü dedim diyor. Müşrikler bir daha saldırıyorlar buna hep beraber. Bu sefer de. Hz. Abbas kurtarıyor. Diyor ki vallahi bu sizin kervanlarınızı soyar yolda. Çünkü. Ebuer-i. Gifari taberi caizse kervan soyucusu. Kervanları basıyor elemanlarıyla beraber. Yükte hafif pahada ne varsa alıyor, ve kimse. Gipar kabilesiyle savaşmayı göze alamıyor. Taberi caizse serkeş bir kabile. Erkeş işleri soygunculuk, kervan basmak, ve para var ya para müşrikleri durduruyor. O Ebuer, o. Ebuer tutuyor. Kabe’nin örtüsünden, halakasından oraya tutuyor. Diyor ki, .
Sahâbe ve Tâbiûn (r.anhüm) Kur’ân-ı Kerîm ile vecde gelirlerken ne gibi durumlar olabilir?
Sahâbe ve Tâbiûn (r.anhüm) Kur’ân-ı Kerîm ile vecde gelirler de aralarında ağlayanlar, bayılanlar, kendinden geçenler, ve hatta ölenler olurdu.
Kaynak: Risâle fî’z-Zikrullâh ve Âdâbihâ ve Efdâlihâ (Zikir ve Semâ Hakkında) | Şeyh Akş
Bey’atü’r-Rıdvân Nedir?
Bey’atü’r-Rıdvân Bir ağacın altında yapılan bu bey’ate, . «Bey’atü’r-Rıdvân» ya da «Hudeybiye Bey’ati» denildi. O gün bir münâfık hâriç bütün ashâb-ı kirâm biat etmişti. Bu biat, ashâb-ı kirâmın, Cenâb-ı Hakk’ın yüce rızâsını kazanmalarına vesîle oldu. Cenâb-ı Hakk onlar hakkında şöyle buyurdu: “And olsun ki, o ağacın altında Sana bey’at ederlerken Allâh, o mü’minlerden râzı olmuştur. Kalplerinde olanı bilmiş, onlara huzur, ve sekînet indirmiştir…”. (el-Fetih, 18).
Akabe Biatları Nedir?
Akabe Biatları Mekke’nin Akabe mevkiinde, 621-622 yıllarında Medîneli Müslümanlarla. Hz Peygamber (S.a.v.) arasında yapılan iki anlaşmadır. Akabe denen küçük, ve dar vadide, bir gece vakti gizlice. Rasûl-i Ekrem ile buluşarak görüştüler. Bu görüşme sonunda şu hususlarda. Rasûlullah ‘a biat ettiler: A) Allah’a hiçbir şeyi eş, ve ortak koşmamak, . b) Hırsızlık yapmamak, . c) Zina etmemek, d) Çocuklarını öldürmemek, . e) Kimseye iftirâ etmemek, . f) Hiçbir hayırlı işe karşı çıkmamak. . Bu biattan sonra Peygamber Efendimiz , kendilerine hitaben şöyle konuştu: "Sizden, verdiği sözde duranın ücret, ve mükâfatını Allah, tekeffül etmiş, onlara Cenneti hazırlamıştır. Kim insanlık icâbı, bunlardan birini işler de ondan dolayı dünyada cezaya uğratılırsa, bu ona kefaret olur. Kim de yine bunlardan, insanlık haliyle birini irtikab eder de işlediği o şeyi Allah gizler, açığa vurmazsa, onun işi de Allah’a kalır. Dilerse onu bağışlar, dilerse azaba uğratır." [5]. Ayrıca, bu Müslümanlar, . Rasûl-i Ekrem ile aralarında şu şekilde bir anlaşma akdettiler: "Gerek sıkıntı, ve darlıkta, ve gerekse refah, ve sevinç halinde söz dinlemek, ve itâat etmek başta gelir. Ve sen bizzat, bizim üstümüzde bir tercihe sahip olacaksın, ve senin hiçbir iyi hareketinde sana karşı itâatsizlik etmeyeceğiz." [6].
Sahabeler Hazreti Peygamber’e ne yaparlardı?
Sahabeler Hazreti Peygamber’e her şeylerini sorarlardı; "Allah gerçeği söylemekten haya etmez" ayetini başa koyarak mahrem meselelerini bile sordular.