Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Küfür ·

Nice kafir görünenler vardır gerçekte mümindir nice mümin gördüklerimiz vardır h

Ebu. Cehil'in adı ebü hikem di. Muhammedi. Mustafa tecelli edinceye kadar neydi. Ebul hikem hikmetin babası ama. Muhammedi. Mustafa. Sallallahu. Aleyhi ve. Sellem. Hazretleri tecelli edince o cehaleti...


Mustafa Özbağ Efendi bu kısa sohbette «Nice kâfir görünenler vardır gerçekte mü'mîndir; nice mü'mîn gördüklerimiz vardır hakîkatte kâfirdir» nükresini tafsîl eder. Ebû Cehl'in asıl adı «Ebü'l-Hikem» idi; yâni «hikmetin babası» olarak bilinirdi. Muhammedi Mustafâ sallallâhu aleyhi vesellem hazretleri tecellî edinceye kadar insânlar onu hikmet ehli olarak görüyorlardı. Fakat Peygamber Efendimiz tecellî edince, onun aslında «cehâletin babası» olduğu ortaya çıktı. Demek ki nice görüntüde kâfir olarak bilinen insânlar vardır ki gerçekte mü'mîndir. Aynı şekilde nice bizim görüntüde mü'mîn gördüklerimiz vardır ki hakîkatte kâfirdir. Biz onu görüyoruz, namâz kılıyor; harika. İçini biliyor muyuz? Hayır. Bizim gibi oruç tutuyor; hakîkatte içini biliyor muyuz? Hayır. Kur'ânı Kerîm okuyor; hakîkatte onun iç dünyâsını biliyor muyuz? Hayır. İnsânın iç âlemini bilmek yalnızca Cenâbı Hakk'a mahsustur. Biz zâhire göre hüküm veririz, fakat bâtının hakîkatini ancak Allâh bilir. Bu sebeble hiç kimse hakkında kesin hüküm vermek bize düşmez; bu yalnızca Allâhu Te'âlâ'nın ilmindedir.

Ebü'l-Hikem'in Ebû Cehl Olması

Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel hakîkati ortaya koyarak başlar: Ebû Cehl'in asıl adı «Ebü'l-Hikem» idi; yâni «hikmetin babası» olarak bilinirdi. Muhammedi Mustafâ sallallâhu aleyhi vesellem hazretleri tecellî edinceye kadar Mekke ehli onu hikmet ehli olarak görüyorlardı. Fakat Peygamber Efendimiz tecellî edince onun aslında «cehâletin babası» olduğu ortaya çıktı; ve sahâbe onu «Ebû Cehl» ile yâd ettiler.

Zâhir ile Bâtın Arasındaki Fark

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir tasavvufî kâideyi tafsîl eder: demek ki nice görüntüde kâfir olarak bilinen insânlar vardır ki gerçekte mü'mîndir. Aynı şekilde nice bizim görüntüde mü'mîn gördüklerimiz vardır ki hakîkatte kâfirdir. Biz onu görüyoruz, namâz kılıyor; harika. İçini biliyor muyuz? Hayır. Bizim gibi oruç tutuyor; hakîkatte içini biliyor muyuz? Hayır. Kur'ânı Kerîm okuyor; hakîkatte onun iç dünyâsını biliyor muyuz? Hayır.

İnsânın İç Âlemi: Allâh'a Mahsus İlim

Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda mü'minin görevini tafsîl eder: insânın iç âlemini bilmek yalnızca Cenâbı Hakk'a mahsustur. Biz zâhire göre hüküm veririz, fakat bâtının hakîkatini ancak Allâh bilir. Bu sebeble hiç kimse hakkında kesin hüküm vermek bize düşmez; bu yalnızca Allâhu Te'âlâ'nın ilmindedir. Resûli Ekrem efendimiz buyurmuştur: «Ben sırların değil zâhirin üzerine hükmetmekle emrolundum» (Buhârî, Şehâdât 27; Müslim, Akdiye 4). Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni Ebü'l-Hikem'in Ebû Cehl olduğunu mülâhaza etmeye, zâhirbâtın farkını idrâk etmeye, ve insânın iç âlemini Allâh'a havâle etmeye yöneltir.

  • Kur'ânı Kerîm: Mülk 67/13 (göğüslerin esrârı); Bakara 2/284 (kalblerin gizlisi); Tegābün 64/4; Hadîd 57/4.
  • Sahîhi Buhârî, Kitâbü'ş-Şehâdât 27, Zâhire göre hüküm.
  • Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Akdiye 4.
  • Süneni Ebû Dâvûd.
  • Süneni Tirmizî.
  • Süneni Nesâî.
  • Süneni İbn Mâce.
  • İmâm Mâlik, Muvatta.
  • İmâm Ahmed, Müsned.
  • İmâm Şâfi'î, el-Ümm.
  • İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, Suizan ve hüsnü zann bahsi.
  • İmâm Kuşeyrî, er-Risâletü'l-Kuşeyriyye.
  • İmâm Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif.
  • İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü's-Sâlikîn.
  • İmâmı Rabbânî, Mektûbât, Hüsnü zann bahsi.
  • İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
  • İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
  • Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Akāid Sohbetleri.

Sohbetin Tasnîfi: Bu kısa sohbet Ebü'l-Hikem'in Ebû Cehl'e dönüşmesini, zâhirbâtın arasındaki farkı, ve insânın iç âlemini bilmenin Allâh'a mahsus olmasını tafsîl etmektedir.


Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Akāid Sohbetleri