Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Küfür ·

Kur’an kafirler için necis derken kafirleri bize temiz gösterdiler biz de aldand

Gidiyorlar. Bir tane bir örgüt kuruyorlar kendilerince bu batılıların pis oyunu o örgütü silahlandırıyor ne yaptılar ığ bombaladılar yerle. Yeksan ettiler niçin dediler ki bu. Bu. Irak'ta bu devlette ...


Mustafa Özbağ Efendi bu mühim sohbette «Kur'ân kâfirler için necis derken kâfirleri bize temiz gösterdiler; biz de aldandık» nükresini tafsîl eder. Cenâbı Hak Kur'ânı Kerîm'de buyurmuştur: «Müşrikler ancak bir necistir» (Tevbe 9/28). Lâkin bizim önümüzde bir örgüt kurulup silâhlandırıldı; Irak'ta «Bu devlette nükleer silâh var» dediler; yakıp yıktıktan, yerle yeksân ettikten sonra nükleer silâh yalanından ibâret olduğu anlaşıldı. Bu kâfirler yalancıdır, pisliktir; hepsidir. Kur'ân bize kâfirleri pislik — necis — derken biz onları temiz gördük; onların müziğini, dansını, düğünlerini, eğlencelerini, çıplaklığını, ahlâksızlığını, eşcinselliğini, kızkadın kıskanmamasını aldık. Onlar 13 yaşındaki kıza istediğiyle cinsî ilişkiye girme «özgürlüğü» verdiler; ahlâksızlık dip yaptı; biz «Batı, batı, batı» dedik; ne kadar nâmûssuzlukşerefsizlikhaysiyetsizlikpislik varsa kendimize ölçü ettik; ileri medeniyet seviyesi gördük. Tesettürlü kadın gericilikyobazlıkradikalizm sayıldı; otobüse binemedi, hastâneye gidemedi, doğum yapamadı; sakallı adam Devlet hastâne sine giremedi; cübbeli olanlarla, sarıklı olanlarla dalga geçtik; çıplaklık sonuna kadar serbest, İslâmî tür yasaktı; çocuklarımız üniversiteye giremedi; «Anneniz babanız teröristtir» dediler. Diyânetin Cuma hutbelerinde uzun zamandır cihâd âyetleri yoktur; çünki cihâd âyetlerini söylerlerse sistemle yaka paça olurlar; Diyânet lâik bir kurum olduğu için insânları cihâda yönlendirmesi lâikliğe göre câiz değildir.

Tevbe 9/28: Müşrikler Necistir

Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel hakîkati ortaya koyarak başlar: bir tâne örgüt kuruyorlar kendilerince; bu Batılıların pis oyunu o örgütü silâhlandırıyor. Ne yaptılar? Irak'ı bombaladılar; yerle yeksân ettiler. «Niçin?» dediler ki «Bu Irak devletinde nükleer silâh var.» Sonradan yakıp yıktıktan, yerle yeksân ettikten sonra nükleer silâh olması yalandan ibâretmiş. Bu kâfirler yalancıdır; pisliktir hepsi de. Kur'ân bize kâfirleri «Pislik» bunlar necis derken biz onları temiz gösterdiler; biz de aldandık; biz de temiz gördük.

Batı'dan Aldığımız Ahlâksızlıklar

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir içtimâî kâideyi tafsîl eder: biz o kâfirlerin müziğini aldık, dansını aldık, düğün törenlerini aldık, eğlencelerini aldık, çıplaklığını aldık; her türlü ahlâksızlığını, her türlü bozukluğunu aldık; eşcinselliğini aldık; kadını kıskanmamasını aldık, kızını kıskanmamasını aldık. Onlar açtılar; bizimkileri de açtık. Onlar her şeylerini fora ettiler; biz de fora ettik. Onlar kendi kızlarına laf geçiremediler; biz de laf geçiremedik.

13 Yaşındaki Kıza Cinsî Özgürlük: Ahlâksızlığın Dibi

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir hassâsiyeti tafsîl eder: onların kendi kızları 13 yaşından itibâren istediğiyle cinsî ilişkiye girme «özgürlüğü» verdiler; ve fuhûşu arttırdılar. Orada bir kız 13 yaşına girdiğinde istediğiyle cinsî ilişkiye girdi. Amerika'da bir kız 12 yaşındaysa, arada 40 yaş fark yok ise, bir erkekle istediğiyle cinsî ilişkiye girme «özgürlüğü» verildi; ahlâksızlık bu kadar dip yaptı. Biz «Batı, batı, batı» dedik; ne kadar nâmûssuzluk, şerefsizlik, haysiyetsizlik, ne kadar pislik varsa kendimize ölçü ettik. Biz kendi kendimize dedik ki «Evet biz ileri medeniyet seviyesindeyiz.»

Tesettürlü Kadın ve Sakallı Mü'mîn Tehciri

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir târihî hakîkati tafsîl eder: bunu gördük: kızlarımızın, kadınlarımızın her şeylerini açması ileri medeniyet seviyesi oldu. Bir kadın tesettürlü ise gerici oldu, yobaz oldu, radikal Müslümân oldu, terörist oldu; otobüse binemedi, hastâneye gidemedi, doğum yapamadı. Bir adam sakallı ise Devlet hastâne sine gidemedi; ben kendimi söylüyorum; başkasını değil; girmeye korktuk. Hiç unutmuyorum: çünki burada bize emânet bir kızcağız vardı; doğum yapacaktı; ben Devlet hastâne sinin önüne kadar onu götürdüm; sonra başka bir bayan, onun ev arkadaşı vardı; dedim «Sen gir; beni böyle sakallı görürlerse fenâlık ederler şimdi buna; sen gir hastâne ye.»

Sarıkla-Cübbeli ile Alay ve Çıplaklığın Serbestliği

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir hassâsiyeti tafsîl eder: ve sakallı bir kimse terörist; sakallı bir kimse gerici, yobaz; bizim içimize de bunu koydular. Hattâ birisi cübbeli ise cübbeli olanlarla biz ne yaptık? Dalga geçtik; sarıkla dolaşanlarla dalga geçtik; sarıkla dolaşanlar otobüse binemedi. Çıplaklık sonuna kadar serbest; İslâmî tür yasak. Çocuklarımız üniversiteye giremedi; çocuklar üniversite okuyamadı; çocuklar lise okuyamadı, ortaokul okuyamadı. «Neden?» «Sizin anneniz babanız terörist» dediler; ve bizim içimize bunu yerleştirdiler.

Müslümân Katledilirken Gıyâbî Cenâze Eksikliği

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir akāidî kâideyi tafsîl eder: İslâm'ı, bütün İslâm dünyâsını namâz kılmakoruç tutmak ile sınırlandırdılar; namâzı da müsâade ettikleri kadar. Eğer bir yerde çalışıyorsan namâzı kılmasın da olur, çalışmak ibâdetten üstün, namâzı terk etsen de olur, çalışmaya bak; bizim içimize bunları yavaş oturturlar. Bizim önümüzde Müslümânlar katledilirken Müslümânlara gıyâbî cenâze namâzı düştü; te'lîn etmek, çok yüksek dereceden kınanmak, çok sert bir şekilde kınamak — o olmadı. «Alın pankartları, alın elinize dövizleri, yürüyüş yapın»la bizi kandırdılar.

Diyânetin Cihâd Âyetlerini Atlaması

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir hassâsiyeti tafsîl eder: cihâd âyetlerini unuttuk; uzun zamandan beri Diyânet'in Cuma hutbelerinde cihâd âyetleri ile alâkalı bir şey yok. Çünki cihâd âyetlerini söylerlerse sistemle yaka paça olurlar Diyânet. Çünki lâik bir kurum, lâik bir kurum olunca insânları cihâda yönlendirmesi câiz değil; lâikliğe göre bu konuşulmaması gereken bir şey. Satılmış, südü bozuk, Ermeni bozması, Yunan bozması, Yahûdî bozması âlim takımı da, adı âlim takımı da, bunların arkasına düştü.

Ümmetin Oyuncak Olması ve Cumhûrbaşkanı'nın Sözleri

Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda mü'minin görevini tafsîl eder: ne yazık ki bizdenmiş gibi görünen siyâsetçi, âlim, şeyh, bu tip insânların elinde biz de oyuncak. Müslümânlar olarak, Anadolu Müslümânları olarak, İstanbul Müslümânları olarak, bu ülkenin Müslümânları olarak biz de oyuncak; ve görmüyoruz görmemiz gerekeni; ve onlar bizi yavaş öldürürken gözümüzün içine baka. Irak bombalanırken hiç kimsenin Irak bombalanıyor diye kılı kımıldamadı. Adam dedi ki «Bu bir Haçlı Seferi.» O Haçlı Seferi derken bugünkü Cumhûrbaşkanımız «Amerika'nın Irak'ta başarılı olmasını diliyorum» dedi. Biz bunu duymamazlıkgörmemezlik geldik. Sonra İsrâil'in çocuklarınınsivillerin… ondan sonra «İsrâil devletinin yıkılmamasını istiyoruz» dedi. Biz bunu kulaklarımızla duyduk; ama «O bizdendir» deyip bir şey demedik; yâhud kendimizce tevîl ettik «O gün öyle söylemesi gerekiyordu, kuvvetlenir, işler değişir.» Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni Tevbe 9/28'de müşriklerin necis olmasını idrâk etmeye, Batı'nın ahlâksızlık ifsâd projesini görmeye, tesettürsakal tehcirinin İslâmî kimliğin bastırılması olduğunu bilmeye, Diyânetin lâik kayıtlarını mülâhaza etmeye, ve siyâsî tevîlle hakîkati örtmemeye yöneltir; ve bu vasıflar onun manevî terakkîsinin temel cüzlerini teşkîl eder.

  • Kur'ânı Kerîm: Tevbe 9/28 (müşrikler necis); Mâide 5/51 (yahûdî-hıristiyan velî); Mümtehıne 60/1; Bakara 2/120 (Yahûdî-Nasrânî râzı olmaz).
  • Sahîhi Buhârî.
  • Sahîhi Müslim.
  • Süneni Ebû Dâvûd, Cihâd.
  • Süneni Tirmizî.
  • Süneni Nesâî.
  • Süneni İbn Mâce.
  • İmâm Mâlik, Muvatta.
  • İmâm Ahmed, Müsned.
  • İmâm Şâfi'î, el-Ümm; İmâm Ebû Hanîfe, el-Fıkhu'l-Ekber.
  • İmâm Serahsî, el-Mebsût, Siyer.
  • İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn.
  • İmâm Kuşeyrî, er-Risâletü'l-Kuşeyriyye.
  • İmâm Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif.
  • İbn Kayyim el-Cevziyye, Zâdü'l-Me'âd; Ahkâmu Ehli'z-Zimme.
  • İmâmı Rabbânî, Mektûbât.
  • İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb.
  • İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân, Tevbe 9/28 tefsîri.
  • Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Akāid Sohbetleri.

Sohbetin Tasnîfi: Bu sohbet Tevbe 9/28'de müşriklerin necis olmasını, Batı'dan alınan ahlâksızlıkmüzikdanseşcinselliği, 13 yaşındaki kıza cinsî özgürlüğün ahlâksızlığını, tesettürlü kadın ve sakallı mü'mînin tehcirini, sarıklıcübbeli ile alayı, Müslümân katledilirken gıyâbî cenâze eksikliğini, Diyânetin cihâd âyetlerini atlamasını, ve ümmetin siyâsî oyuncak olmasını tafsîl etmektedir.


Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Akāid Sohbetleri