Sohbetlerden Derlenen Sorular
Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv
Günlük Hayat(251) — Sayfa 2/4
Rüyâ-i Nebeviyye olmazsa i’tikâf programı nasıl devam eder?
Günün sonunda 4. güne geçilir; 4. gün yüz bin lafza-i celâl, 5. gün tevhîd, 6. gün lafza-i celâl… şeklinde alternatif olarak 10 gün tamamlanır.
Kaynak: 32. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Ramazan’ın Son On Gününde İ’tikâf Âdâb
Kadınların i’tikâfı için niyet esnekliği var mı?
Kadınların i’tikâfı bu sebeple 1 gün, 2 gün, 3 gün, 5 gün veya tam 10 gün olabilir. Mühim olan niyet-i hâlisedir.
Kaynak: 32. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Ramazan’ın Son On Gününde İ’tikâf Âdâb
Çocuk terbiyesi için zamansız uyku neden tehlikelidir?
Çocukları çok gündüz uyutmaya alıştırmayacaksınız. Kerâhat vakti uyutmaya alıştırmayacaksınız. Kadınlar çocuklarınızı kerâhat vakti uyutmayın. ‘Bizim canımız rahat etsin, ben biraz iş yapayım’ — ikindiden sonra uyutma çocuğu. O çocuk gece uymaz." Çözüm sabah namâzında çocuğu uyandırmaktır: "O çocuk sabah namâzında kalkmayı öğreteceksiniz. Çocuk sabah namâzında kalkacak. Alıştıracaksınız." Hattâ daha anne karnında: "Anne hamileyken daha çok sabah namâzına kalkacak. Anne hamileyken sabah namâzını hiç kaçırmayan kadınların çocukları her sabah namâz vakti geldiğinde uyanırlar. Anne karnında öğrenirler onu." Bu hâdis-i kudsî’nin modern bir tefsîridir: Anne karnında yedi aydan itibaren çocuğun kulağı duyar ve annenin ibâdet ritmini hisseder. Sabah namâzına kalkan anne çocuk için manevî bir disiplin verir. Bu yüzden sufî geleneği çocuk terbiyesini anne karnından başlatır.
Kaynak: 27. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Arefe Gecesi Fazîleti, "Kalplerin Ölec
İş hayatında vaktin çocuğu ne anlama gelir?
Sabah kaçta dükkânı açacaksın? Sekizde — vaktin çocuğu. Git sekizde dükkânını aç. Bursa’da nasıl bir memleketse, burada millet sekizde dükkân açmıyor. Yedi buçukta dükkân açmıyor. Millet çorbacı dükkânını dahî onda açıyor. Böyle enteresan bir il bizim burası. İzmir’de böyle bir şey görmedim. İzmir’de millet hep erkenden açar dükkânını — adam sabahleyin erkenden dükkânını açar, bakar ne kâr ne." Bu bir şehir eleştirisi değil, sufî vakt felsefesinin somut bir uygulamasıdır. İş sahipleri de vakti iyi kullanmalı, kendi kendilerini disipline etmelidirler.
Kaynak: 27. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Arefe Gecesi Fazîleti, "Kalplerin Ölec
İki kıskaç — vahşi batı sistemcisi reformist İslâmcılar ve Selefî-Vehhâbî-DAİŞ çizgisi — Anadolu Müslümânlığını sarsmakta mıdır?
Mustafa Özbağ Efendi bu on sekizinci sohbette bir "bayramlaşma dersi" yaparak Ramazan ve Kurban bayramlarının 200 yıldır Müslümân toplumunda ağız tadıyla yaşanamamasının derin bir analizini yapar. İki kıskaç — vahşi batı sistemcisi reformist İslâmcılar ve Selefî-Vehhâbî-DAİŞ çizgisi — Anadolu Müslümânlığını sarsmaktadır. Global kapitalizm, "deccâl sistemi" olarak çalışır ve Müslümânların yemek, kılık-kıyafet, misafir, aile, bayram kültürünü hızla yok etmektedir. Efendi hazretleri "evlerimiz cenâze yıkamaya, kurban kesmeye, misafir yatırmaya müsait değil" tespitini yaparak İslâmî bir ev tarîfi verir: Her çocuk için banyolu oda, misafir için banyolu oda, haremlik-selâmlık, 40 m² mutfak, 200-230 m² kullanım alanı. Kurban kesmenin ibâdet olduğunu, her erkek dervîşin bunu öğrenmesi gerektiğini belirtir. Çekirge SSK’daki cenâze yıkama sahtekârlığını — abdest aldırmadan, dikişleri dikmeden, fiskiye ile su püskürterek işi geçiştirme — acı bir örnek olarak anlatır. Bayramlarda aile içi sabır ve ahlâkın önemini, "ben Erdoğan’ın yüzüne bayramda nasıl bakarım" ölçüsünü çizer. Sohbetin en hisli kısmında vasiyyetini okur: "Ben nefes alıp veriyorsam, hattâ ölüm döşeğindeysem dahî beni bayramda zikir meclisine götürün — bu gelenek yok olmasın." İki soru cevaplanır: Eşine kıymet vermesi gereken mü’min için sufî âile ahlâkı — "Karı-koca olmayın, sevgili olun"; "Bir kadını kraliçe yapan adamdır"; "Dervîş kardeş eşine başkasının yanında laf söylemez, anne-babasıyla yükseltmez sesini". Ve 34 yaşında, iki üniversite ve master yapmış, çalışmak istemeyen ve "Allâh rızkı verir" diyen bir oğula karşı tek çözüm: Anne-babanın evden rızk kapısını kapatması, "vallâhi yolu bulmuş". Sohbetin sonu dinleyicilere dost kıymeti vermenin, havlu-terlik-ayakkabı disiplininin, "sufî bakırı altın eder, toprağı yakut eder" kaidesinin sufî kimliğini koruduğunu hatırlatır. Efendi hazretleri: "Allâh nice bayramlarda toplanıp burada bayramlaşmayı nasîb eylesin. Amin. Selâmün aleyküm."
Kaynak: 18. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Bayram Geleneğinin Yok Olması, Global
Uyuşturucu, fuhuş ve eşcinsellik neden ciddi bir felâket olarak değerlendirilmektedir?
Efendi hazretleri 30 yıl sonra durumu şöyle özetler: "Yıl 86-87 idi. Yıl 2017. Dediğim nokta geldi mi? Geldi. Uyuşturucu peynir ekmek satılır gibi satılıyor mu? Evet. Fuhuş serbest mi? Evet. Tâciz-tecâvüz normale geldi mi? Geldi. Bitti. Bu normal bir gidişat değil. Ahir zamânın hastalıkları en ağır bir şekilde yaşanıyor. Rabbim kolaylaştırsın işimizi inşâ’allâh."
Kaynak: 8. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Disiplinsizlik Hastalığı, Müslüman Erke
Tâlimâtın uygulanmasında neden dikkat çekilmelidir?
Tâlimâta dikkat çekiş: "Ben yıllardan beri bağırıyorum. Uyuşturucu satıcı mı? İdâm edin kardeşim. Üretici mi? İdâm edin kardeşim. Adam fuhuş yaptırıyor, fuhuş hâne açmış — idâm et kardeşim. Yok. Fuhuş serbest. Eşcinsellik serbest. Polis çevirme yapıyor — Telefirik’te, Çekirge’nin başında, set başında. Ama gece kulüblerinin-meyhânelerin olduğu yerde çevirme yok. Adam mahallede bonzaî kullanan-satan biliyor; mahalleli alıştı artık. Acı bir şey bu — alıştık. Gördüğümüzde tedirgin olmuyoruz artık. ‘Ne olmuş bu?’ demiyoruz. Allâh muhâfaza eylesin."
Kaynak: 8. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Disiplinsizlik Hastalığı, Müslüman Erke
İtikafın disiplini nedir?
Riyâzâtın öyle hâli vardır ki içeride yeme-içme yeri değildir. İtikaf yeri. Sûfî disturları dâiresinde itikafa girecek kimse: yağlı, etli, hayvansal gıdalardan uzak durur; doyuncaya kadar yemez; ölünceye kadar yemez; ölmeyecek kadar yer. İtikafta uyunmaz — uyku bütünüyle değil, ama uykuda geçen bir itikaf olmaz. Uykuyla geçirilen itik, itikaf sayılmaz.
Kaynak: 41. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kerâmet ve İstidrâc Ayrımı, Rufâî Şişi Burh
İtikafta yemek ve uyku disiplini nedir?
İtikaf yeri. Sûfî disturları dâiresinde itikafa girecek kimse: yağlı, etli, hayvansal gıdalardan uzak durur; doyuncaya kadar yemez; ölünceye kadar yemez; ölmeyecek kadar yer. İtikafta uyunmaz — uyku bütünüyle değil, ama uykuda geçen bir itikaf olmaz. Uykuyla geçirilen itik, itikaf sayılmaz. Efendi hazretleri dergâhının kendi itikaf disiplinini anlatır: Birinci gün dervişin günlük virdini çektikten sonra 70.000 tevhîd bitirilir. Normal şartlarda 70.000 tevhîd 16-17 saatte biter. İkinci gün 18-19 saate çıkar, üçüncü gün 20 saate çıkar — çünkü içerinin havası insanı yorar. İnsanın ikinci günü dili ağırlaşır, dilini hareket ettirmekte zorlanır; üçüncü gün dilin var mı yok mu diye kontrol eder.
Kaynak: 41. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kerâmet ve İstidrâc Ayrımı, Rufâî Şişi Burh
Dervişin gece zikri olmalıdır mı?
Dervişin gece zikri olur. Gece zikirsiz derviş olmaz. 10 dakika da olsa, 20 dakika da olsa gece zikrullah yapacaksınız.
Kaynak: 41. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kerâmet ve İstidrâc Ayrımı, Rufâî Şişi Burh
Ramazân imsâkı nasıl alınmalıdır?
Ramazân imsâkı kendi bölgesine göre alınmalıdır; "Mekke’de bayram şu gün, Medîne’de şu gün" diye yolunu şaşırtmamak gerekir.
Kaynak: 23. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Bid’at Kavramının İstismârı, Seferîlik, Câm
Esnemek şeytândan, hapşırmak Allâh’tan mıdır?
Sohbetin açılışında çok ilgi çekici bir fıkhî soru gelir: "Esneyince akan gözyaşı abdesti bozar mı?" Efendi’nin cevâbı çok zariftir: "Hanefîlerin bir kısmı demiş ki gözyaşı abdesti bozar. Bir kısmı demiş ki bozmaz. Allâh için akıtılan gözyaşının abdesti bozmayacağına dâir herkes hem fikir. Esneyince olduğu mu sıkıntılı. Esnemek çünkü hadîs-i şerîfte Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri ‘şeytândan’ buyurdu. O yüzden esnemek şeytândan, hapşırmak Allâh’tandır. Esnememeye gayret edin. Tam esneyeceğiniz esnâda Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretlerine salât-ı selâm getirirseniz esnemeniz ortadan kalkar." Bu pratik tavsiye, klâsik hadîs literatüründe yer alan bir uygulamadır. Esneme ânında salât-ı selâm getirmek hem esnemeyi bastırır hem de o ânda bir sünneti ihyâ eder. Efendi’nin günlük hayâta ait bu ince uyarıları, tasavvufun sâdece teorik değil, aynı zamanda pratik bir yaşam disiplini olduğunu gösterir.
Kaynak: 22. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Hadîs İnkârcılarına Reddiye: Akıl Perestler
Kılıç paslanınca iş kötüleşir hikmeti ne anlama gelmektedir?
Divân-ı Lügâti’t-Türk’ten alınan "Kılıç paslansa iş kötüleşir" hikmeti sohbetin merkez metaforudur: Kılıç hem cihâdın hem de adâletin simgesidir; biri paslanırsa öteki de çürür. Terâzî Batı’dan ithâl edilmiş bir adâlet sembolüdür; Türk-İslâm kültüründe adâlet kılıçla, yâni somut güç ve uygulanan hukukla sağlanır.
Kaynak: 16. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kılıç Paslanınca İş Kötüleşir: Adalet, 15 T
Efendi’nin siyâsî-hukûkî hayâli ne şekildedir?
Efendi’nin siyâsî-hukûkî hayâli, çok hukuklu ve bölgesel kimliklere saygılı bir üst devlettir. Bu hayâle dayanak olarak Medîne-i Münevvere’deki Yahudî kadının kendi dînine göre yargılanma hâdisesi gösterilmekte, Osmanlı’daki bölgesel mezheb farklılıkları (Diyârbakır’da Şâfiî, Manisa’da Hanefî) hatırlatılmaktadır. Türklük ise ırk temelli değil, "kendini o topraklara âit hisseden herkesin" dâhil olduğu bir kimlik olarak tanımlanmaktadır.
Kaynak: 16. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kılıç Paslanınca İş Kötüleşir: Adalet, 15 T
Efendi, Batı’nın "modernleşme" dayatmasını reddetmekle birlikte ne kabûl etmektedir?
Efendi, Batı’nın "modernleşme" dayatmasını reddetmekle birlikte "yenileşme ve yeniden ictihâd"ı kabûl etmektedir. Bu yenileşme kökü dışarıda olmayan, Vahhabîliğe, Şîâya, Amerikan yumuşak İslâm’ına dayanmayan, "bu toprakların kokmasına" izin veren bir yenilenmedir. Somut örneği ise Efendi’nin kendi dergâhında kadınların ders meclislerine katılabilmesidir — ki bu, Medîne-i Münevvere’deki Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretlerinin mescidindeki saf düzenine dönmekten başka bir şey değildir.
Kaynak: 16. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kılıç Paslanınca İş Kötüleşir: Adalet, 15 T
Esâretimiz nasıl sona erer?
Şu anda şeytân ve deccâl bizi o sitte esir almıştır; şeyhimizle, hocamızla, müftümüzle, âlimimizle, dervîşimizle, sûfîmizle, namaz kılanımızla-kılmayanımızla hepimiz o esâretin altındayız. Bu esâret ne zaman biter? Ne zaman ki ümmet, bu memleketin insanları, sabah namazında çoluğu-çocuğu ve eşiyle berâber mescidlerde-câmilerde namaz kılmaya başladı — o zaman bu topraklar şeytân ve deccâlin musallâtından kurtulur. Ne zaman ki biz sabah namazını Ayasofya’da kıldık — o zaman esâretimiz biter. İstanbul’un ikinci fethi müjdesi bu beklentinin habercisidir; karanlığın son noktası, aydınlığın başlangıcıdır.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (23 Temmuz 2011) — Namaz Dînin Son Kalesi, Helâl
Mevlâna’nın günah beytinin tefsirine; dününin kalbinde zikrullahın yarattığı nurâniyete kadar Efendi Hazretleri’nin bütün mesajları kısaltma yapmadan mıdır?
Mustafa Özbaş Efendi Hazretleri’nin Karabaş-ı Veli Tekkesi’nde 19 Ocak 2013 tarihinde icrâ buyurduğun sohbet-i şerfin tez kalitesinde tam metin şerhi. Bu sohbette İslam ekonomik sisteminin kapitalizm ve komünizme karşı durumundan içinin günlük ücret alma prensibine; borsanın ve kağıt paranın gerçek hakikati ndan trafiğini tutan kimsenin Allah ve melek laneti ile karışmamasına; rabzatın havas ehline has oluğundan beş şeyde acele buyuran hadise; faizin taksitle altın-gümüş alım-satımında tecelli etmesinden Hz. Mevlâna’nın günah beytinin tefsirine; dününin kalbinde zikrullahın yarattığı nurâniyete kadar Efendi Hazretleri’nin bütün mesajları kısaltma yapmadan aktarılıştır.
Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 19 Ocak 2013 | İslam Ekonomik Sistemi ve Kapita
İslam ekonomik sistemi nedir?
Efendi Hazretleri sohbetinin başında büyük bir ciddiyetle İslam’ın ekonomik sistemini tarif eder ve onu bugünkü yaygın iki ekonomik sistemiyle, kapitalizm ve komünizm ile, çok net bir şekilde kıyaslar. Ona göre İslam ekonomik sistemi tek bir temel üzerine kurulmuştur: üreterek kazanmak. Efendi bu ilk önermeyi şöyle net ifade eder: "İslam ekonomik sistemde paradan para kazanmayı övdürmez. İslam ekonomik sistemde üreterekten para kazanmayı övdürür." Bu tek cümle, aslında onun önümüzdeki sohbetinin bütün dayanaklarını içerir.
Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 19 Ocak 2013 | İslam Ekonomik Sistemi ve Kapita
Kapitalizm nasıl bir sistemdir?
Kapitalist sistem paradan para kazanmayı övdürür. Üretimi önceliklema olarak koymaz. Paradan para kazanacak ve tükettilecekler. Bu şekilde sömürür. Yani kapitalizmde üretim değil, tüketimin köruklenmesi ve paranın para doğurması üzerine kurulu bir sistem vardýr.
Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 19 Ocak 2013 | İslam Ekonomik Sistemi ve Kapita
Komünizm nasıl bir sistemdir?
Komünist sistem ise içinin üzerinden içiye sömürerekten ekonomisini ayakta tutar.
Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 19 Ocak 2013 | İslam Ekonomik Sistemi ve Kapita
İslam ekonomik sistemi kapitalizmi ve komünizmi nasıl reddeder?
Her iki sistemi de Efendi Hazretleri topluca reddeder ve tek bir cümle ile hatırlandırır: "İslam her kesimde reddeder."
Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 19 Ocak 2013 | İslam Ekonomik Sistemi ve Kapita
Kapitalizmin dayatması nedir?
Efendi’nin kapitalizm eleştirisinin ana noktasını faiz ve kağıt oyunudur. O şöyle der: "İslam ne paradan para kazanmayı kabul eder, paradan para kazanmak faizdir, değişik kağıt oyunlardır. Üç kağıttır yani. Üç kağıttan başka bir şey değil." Bu küçük dürüçücü ifade, günün tum finansal sisteminin Efendi tarafında nasıl bir çeşit hilebazlık ve kağıt oyun olarak görülüştünü net bir şekilde ortaya koyar.
Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 19 Ocak 2013 | İslam Ekonomik Sistemi ve Kapita
Komünizm nasıl reddedilir?
Komünizm için de ayni keskin bir eleştiride bulunur: içinin sömürülmesi kabul edilemez.
Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 19 Ocak 2013 | İslam Ekonomik Sistemi ve Kapita
İslam ekonomik sisteminin temel prensibi nedir?
Efendi Hazretleri’nin İslam ekonomik sisteminin en temel özelliklerinden biri olarak tanıtın ilke, günlük ücret ilkesidir. "İslam’da günlük öyümü yaparız. Her gün adamın parasını veririz. İşiin alını teri kurumadan onun ücretini ödemek gerekir." Bu ilke Hz. Peygamber’in meşhur hadisi üzerine inşa edilmiştir ve İslam iş hukukunun temelini teşkil eder.
Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 19 Ocak 2013 | İslam Ekonomik Sistemi ve Kapita
Neden her gün ödenme istenir?
Bu uygulama işinin parasını yönlendirme gücünü işverenden alır. Efendi bu noktayı açarak şöyle buyurur: "Her gün işiye para verirseniz onun parasını yönlendiremezsiniz. Adam günün kaç para? 20 lira. Her gün 20 lirasını alıyor ya, o her gün 2,0 lirasını harcayacak. Her gün 20 lirasını harcayacak olan insan büyük alışveriş merkezlerine gitmez. 20 lirasını harcayan kimse bankaya gitmez." Bu uygulama işiini kapitalist sistemin ibadethaneleri olarak Efendi’nin tanımladığı büyük AVM’lerden ve bankalardan korumak demektir.
Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 19 Ocak 2013 | İslam Ekonomik Sistemi ve Kapita
Günlük ücret sistemi ne gibi bir etki yaratır?
Bu günlük ödeme sistemi aslında mahalle ekonomisini canlı tutan bir sistemdir. Efendi bu noktayı ustaca işler: "O her gün günün ihtiyacını günün alır. Günün ihtiyacını alması için onun mahallesindeki bakkala çakı almak kete oraya gitmesi gerekir." Yani günlük ücret alan bir işi kendi komşusundan alım-satım yapar, mahallenin bakkalına, manavına, kasabına gelir, bu şekilde mahallenin küçük esnafı ayakta kalır. Bir başka açıdan bakıldığında, parayı bankaya yatırmak ve oradan harcamak mahalle ekonomisini çökerten bir sistem olduğun açıkça ortaya çıkar.
Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 19 Ocak 2013 | İslam Ekonomik Sistemi ve Kapita
Kapitalist sistemin ne gibi bir tavrı vardır?
Efendi Hazretleri "Kapitalist sistem üçkağıttır sistemidir. Senin maaşını bir seferde verir ve bankaya yatırıp dalar. Ve sen banka kartıyla mahalledeki marketten alamazsın. Mahalledeki manavdan, oradaki küçük esnaftan alım-satım edemezsin." der. Bu sözler, kapitalizmin ne şekilde küçük esnafı yok ettiğini ve bir buçuk bucuk büyük zincir market sisteminin işleyini ortaya koyar.
Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 19 Ocak 2013 | İslam Ekonomik Sistemi ve Kapita
Borsa ne tür bir sistemdir?
Efendi Hazretleri İslam ekonomik sistemini dile getirirken en sert eleştirilerini borsaya ayırır. O açıklar: "Bu noktada kapitalist sistemi komple ben reddettiğimden dolayı borsasını da reddediyorum. Zannetmeyin ki borsada reâldir bu işler. Hiçbirisi de reâl değil." Efendi borsanın işleyini somut bir örnek ile açıklar: 5 trilyonluk iş yapan bir işletme faturasını 10 trilyonluk gösterir, sermayesini arttıır, kağıt parayı borsaya koyar, herkes kağıt parayı alıp kâr bekler. Oysa o işletmenin arkasında hiçbir şey yoktur.
Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 19 Ocak 2013 | İslam Ekonomik Sistemi ve Kapita
Kağıt paranın gerçek mahiyeti nedir?
Efendi Hazretleri’nin bu başlıkta altını çizdiği önemli noktalardan biridir. Efendi şöyle buyurur: "Kapitalist sistem senin elindeki metayı alır, sana kağıt parayı verir. Ne var cebinde? Kağıt. Hiçbir hukmu yok. Ne var cebinde? Mal. Hukmu var. Ne var cebinde? Altın. Hukmu var. Ne var elinde? Toprak. Hukmu var. Ne var elinde? Kağıt. Hiçbir hukmu yok. Kağıt paranın kilosu kaç para? 3 kuruş." Bu söz kağıt para sisteminin ne kadar temelsiz olduğunu açık bir şekilde ifade eder.
Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 19 Ocak 2013 | İslam Ekonomik Sistemi ve Kapita
Ne var cebinde?
Hiçbir hükmü yok. Ne var cebinde? Mal. Hükmü var. Ne var cebinde? Altn. Hükmü var. Ne var elinde? Toprak. Hükmü var. Ne var elinde? Kat. Hiçbir hükmü yok. Kadn kilosu kaç para? 3 kuru.” Bu söz kat para sisteminin ne kadar temelsiz olduunu açk bir ekilde ifade eder.
Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 19 Ocak 2013 | İslam Ekonomik Sistemi ve Kapita
Yatırımların nasıl yapılması önerilmektedir?
Efendi Hazretleri bu noktada dinleyicilerine somut öneriler verir. “Yatırım mı yaptınız? Gidin toprak alın. Gidin arsa alın. Gidin arazî alın. Gidin zeytinlik alın. Sizden para istemez, pul istemez, faiz istemez. Hiçbir şey istemez. Elinizde paranız mı var? Gidin mal alın. Ticaretinizi artırın. Elinizde hiçbir şey bilmiyorsanız git oradan iki kilo altın koy.” Bu sözler Efendi’nin dinleyicilerine verdiği bir yatırım rehberi mahiyetindedir. Toprak, arsa, ticaret malı ve altın – bu üçü Efendi Hazretleri’nin mü’minlere tavsiye ettiin güvenli yatırım araçlarıdır. Bunların her biri hakîkî bir değer taşır, kağıdın boşluğu yerine.
Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 19 Ocak 2013 | İslam Ekonomik Sistemi ve Kapita
Trafikteki davranışlar neden önemlidir?
4. Trafiği Tutan Kimseye Allah ve Melek Laneti Efendi Hazretleri sohbetinin bir yerinde bir hadis-i şerife dikkat çeker ve bu hadisten önemli bir pratik sonuca ulaşır. “İnsanların gelip geçeceği yerleri işgal edenlere Allah ve melekler lanet ederler.” Bu hadis bugünün şehir hayatını pek net bir şekilde değerlendirmeyi sağlar. Efendi Hazretleri bunu şöyle salük verir: “Park yapılmaması gereken yere park eden Allah ve meleklerin lanetine uğrar. İnsanları vahasız edecek şekilde arabasını park edenler – çocuğun hastalık, ambülansı, normal yollarda gelip geçecek insanların yollarını işgal edenler, Allah ve melekler lanet eder.”
Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 19 Ocak 2013 | İslam Ekonomik Sistemi ve Kapita
Bilinçaltını geliştirmek yerine bilinç nasıl geliştirilmelidir?
5. Bilinçaltı Değil Bilinç: Efendi’nin Psikoloji Eleştirisi Sohbetin bir yerinde bir dinleyici Efendi Hazretleri’ne şu soruyu yöneltir: “Bilinçaltımızı nasıl geliştirebiliriz?” Bu soru, bugünün modern psikolojisinin tam merkezinde yer alan bir sorudur. Ancak Efendi Hazretleri bu soruya son derece ilginç bir cevap verir: “Bu normalde son dönem psikolojide bu bilinçaltınızı meselesi çok fazla. Bilinçaltınızı geliştirmek için uğraşmayın. Bilincinizi geliştirmeye çalışın. Bilinçaltınızda ne işiniz var? Bilincinizi geliştirmeye çalışın.” Bu sade ancak çarpıcı cevap, modern psikolojinin büyük bir yanılgısına dikkat çeker.
Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 19 Ocak 2013 | İslam Ekonomik Sistemi ve Kapita
Rab’atın ne zaman ve nasıl kullanılması gerektiğini anlatır mı?
6. Rabıtanın Havas Ehline Has Oluşu: "Yanlış Yaydılar" Efendi Hazretleri’ne bir dinleyici üç büyük mürşid-i kâmilden birisinin rabıta yoluyla mürîde ulaştığını, hatta bir soru sorup mukalleme ettiğini naklederek “Mürîde bu denli büyük feyiz kapısını nasıl açabiliriz?” diye bir soru yöneltir. Bu soruya Efendi Hazretleri’nin cevabı son derece dikkat verici: “Rabıta ehline caizdir. Ehli olmayana rabıta küfürdür.”
Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 19 Ocak 2013 | İslam Ekonomik Sistemi ve Kapita
Namazın ne zaman yapılmasının daha iyi olduğunu anlatır mı?
7. Beş Şeyde Acele Hadisi: Efendi’nin Nefsine Sorusu Efendi Hazretleri’ne bir dinleyici namaz hakkında bir soru yöneltir: “Bir insanın namazı ezan okunduktan hemen sonra tek başına kılması mı yoksa aradan bir saat veya bir saat 20 dakika sonra cemaat kılması mı daha iyi olur?” Bu soruyu duyan Efendi Hazretleri hemen meseleye girer ve çok önemli bir hadise dikkat çeker: “Beş şeyde acele ediniz: namazı kılmakta, hayır-hasenât işlemekte, borcu ödemekte, ölüyü gömmekte, günah işlediğinizde töbe etmekte.”
Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 19 Ocak 2013 | İslam Ekonomik Sistemi ve Kapita
Efendi Hazretleri sohbetini nasıl tamamlamıştır?
Efendi Hazretleri sohbetini "Selamun aleyküm. Geceniz hayır olsun. El Fatiha." şeklinde bir kısa vedayla tamamlar. Bu sohbetten ayrılan dinleyici, İslam ekonomik sisteminin temelleri hakkındaki net bir fikre, modern bankacılık ve borsanın faizli sisteminin hakkıdır konusunda kararlı bir tavırda, zikrullâhın düştüncedeki tecelli biçimine dair daha derin bir idrake sahip olmuştur.
Kaynak: Karabaş-ı Veli Tekkesi Sohbeti — 19 Ocak 2013 | İslam Ekonomik Sistemi ve Kapita
İftâr ettirmenin fazîleti nedir?
Ramazan ayında kim helâl kazancıyla bir oruçluyu iftâr ettirirse, Ramaz,an’ın bütün gecelerinde melekler ona duâ eder. Ve Kadir gecesinde Cebrâîl Aleyhisselâm onunla musafaha eder, tokalaşır. Cebrâîl Aleyhisselâm kiminle musafaha ederse, onun kalbi incelir ve gözlerinin yaşı çoğalır.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (6 Ağustos 2011) — Behlül Dânâ Kıssası, Evlenmeni
Cuma gunu Muslumanlarin haftalik bayra midir?
Hz. Peygamber bize iki dini bayram birakti: Ramazan ve Kurban. Bunlarin disinda dini bayram yoktur — ne nevruz, ne hidirellez, ne baska bir ad. Ama cuma gunu Muslumanlarin haftalik bayramidir. Her cuma Mumin icin bayramdir. Kadin, erkek, coluk cocuk en temiz, en guzel halde camiye gidilir.
Güven duygusunun temel rolü nedir?
Güven duygusu bizim varlık şartlarımızın en başında vardır. Çünkü biz dünyaya ilk doğduğumuz anda, eğer içimizde o güven duygusu yerleşmemiş olsaydı annemizin bağrına yönelmezdik. Öyle bir güvenle yöneliyor ki insan — birini çağırdığında diyor ki ‘Buradan muhakkak bana bir şey geliyor.’
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (27 Şubat 2011) — Tîn Sûresi Tefsîri, Îmân ve Güv
70. Dergâh Sohbeti — Belâya Sabır, Küslük, Peygamber Ahlâkı ve Özgürlük konusunu ele alan sohbetin içeriği nedir?
Bu sohbette sıkıntı, belâ ve müsîbete şerîat ve tasavvuf açısından bakış farkı detaylı şekilde ele alınmıştır. Ehl-i tasavvufun derde derman gözüyle baktığı, Hz. Üftâde Hazretleri’nin sabrı örnek gösterilerek tasavvufun etrâfa derman olma sanatı olduğu vurgulanmıştır. Küslük ve dargınlığın îmân olgunlaşmamışlığının göstergesi olduğu, Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem)’in kimseye küsmediği, dövmediği, sövmediği hadîslerle açıklanmıştır. Dil ve el’e sâhip çıkmanın dîne sâhip çıkmak olduğu, Hz. Ebû Bekir kıssasıyla istememe ahlâkının zirvesi gösterilmiştir. Son olarak tüketim alışkanlıklarından kurtularak gerçek özgürlüğe ulaşma ve yardımlaşmada istismâra dikkat edilmesi gerektiği anlatılmıştır.
Kaynak: 70. Dergâh Sohbeti — Belâya Sabır, Küslük, Peygamber Ahlâkı ve Özgürlük
Sıkıntı, belâ ve müsîbete şerîat açısından bakış açısı nedir?
Şerîata göre bakacak olursak, o kimse bu dertten, bu müsîbetten kurtulmak için mücâdele edecek. Hastalık ise gidecek tedâvî ettirecek, ameliyat olacak bir şeyse ameliyat olduracak. Mânevî boyutu varsa Yûnus Aleyhisselâm’ın balığın karnında söylediği virdi tekrarlayabilir. Bu virdi tekrarlayarak belâdan, müsîbetten, sıkıntıdan kurtulabilir. Bu, şerîatın veya normal düz bir mü’minin uygulayabileceği bir şeydir.
Kaynak: 70. Dergâh Sohbeti — Belâya Sabır, Küslük, Peygamber Ahlâkı ve Özgürlük
Ehl-i tasavvufun belâya, derde, müsîbete, sıkıntıya bakış açısı nedir?
Ehl-i tasavvufun belâya, derde, müsîbete, sıkıntıya bakış açısı farklıdır. Bir insan vardır; sıkıntı, belâ ve müsîbet ona helvâ şekeri gibidir. O, ondan kurtulmak istemez. Hastalık onun için dert gibi görünen şey, ona dermândır. O kimse, o hastalığa, o derde kendine derman olarak görür; dermanından kurtulmak ister mi insan?
Kaynak: 70. Dergâh Sohbeti — Belâya Sabır, Küslük, Peygamber Ahlâkı ve Özgürlük
Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) belâya nasıl bakar?
Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem) çok ağır geçim sıkıntıları yaşadı ve hiçbir zaman geçim sıkıntısından kurtulmayı arzû etmedi. Hz. Âişe vâlidemiz der ki: "Biz Resûlullâh’ın sağlığında çok geçim sıkıntıları çekmiştik. Resûlullâh vefât ettikten sonra dünya bize doğru koştu."
Kaynak: 70. Dergâh Sohbeti — Belâya Sabır, Küslük, Peygamber Ahlâkı ve Özgürlük
Ehl-i tasavvuf belâya, derde, müsîbete, sıkıntıya nasıl bakar?
Ehl-i tasavvuf belâya, derde, müsîbete, sıkıntıya rahmet gözüyle bakar. Sevgilinin kendisini sınadığını, kendisini sevdiğini, kendisiyle muhabbet ettiğini hisseder. Birisi gelir Peygamber’e "Yâ Resûlallâh, ben Allâh’ı çok seviyorum" der. Peygamer (sallallâhu aleyhi ve sellem) buyurur: "Dertlere, belâ ve müsîbetlere karşı hazırlıklı ol."
Kaynak: 70. Dergâh Sohbeti — Belâya Sabır, Küslük, Peygamber Ahlâkı ve Özgürlük
Osmanlı’da harem gerçeği nedir?
Harem, padişahın evidir — aynen sizin eviniz gibi. Topkapı Sarayı’ndaki harem dâiresi, padişahın hanımıyla, çocuklarıyla sohbet etti?i, dinlendiği, namaz kıldığı yerdir. Padişahtan, eşinden ve hizmetkârlardan başka kimsenin girmesi yasaktır. İnsanlar Avrupalı tarihçilerin Osmanlı’ya düşmanlık besleyen kitaplarından bilgi almaya çalışıyorlar. Hâlbuki Prof. Ahmed Akgündüz’ün araştırmaları, İlber Ortaylı’nın Topkapı notları ve açılan Osmanlı arşivleri gerçeği göstermektedir. Abdülhamid Han otuz üç yıl padişahlık yapmış, devletten iki kat elbise giymiş; Kanunî ve Yavuz Sultan Selim de üçüncü katı giymemişlerdir.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (8 Ocak 2011) — Aşk, Zikir ve Günâh-ı Kebâir
Osmanlı’da harem gerçeği neden önemlidir?
Harem, padişahın evidir — aynen sizin eviniz gibi. Topkapı Sarayı’ndaki harem dâiresi, padişahın hanımıyla, çocuklarıyla sohbet etti?i, dinlendiği, namaz kıldığı yerdir. Padişahtan, eşinden ve hizmetkârlardan başka kimsenin girmesi yasaktır. İnsanlar Avrupalı tarihçilerin Osmanlı’ya düşmanlık besleyen kitaplarından bilgi almaya çalışıyorlar. Hâlbuki Prof. Ahmed Akgündüz’ün araştırmaları, İlber Ortaylı’nın Topkapı notları ve açılan Osmanlı arşivleri gerçeği göstermektedir. Abdülhamid Han otuz üç yıl padişahlık yapmış, devletten iki kat elbise giymiş; Kanunî ve Yav, Sultan Selim de üçüncü katı giymemişlerdir.
Kaynak: Karabaş-ı Velî Tekkesi Sohbeti (8 Ocak 2011) — Aşk, Zikir ve Günâh-ı Kebâir
İş yerinde dedikodu ve sebat neden önemlidir?
İş yerinde haksız yere dedikodunuz yapılıyorsa işinize devam edin. Bir yerde sıkıntı olduğunda oradan ayrılırsanız o suçlamaları kabul etmiş olursunuz. Disiplinli bir şekilde işinize devam edin. Dönüp gitmek, bırakıp gitmek bizim şiarımız değildir. Bize kapıyı gösterirlerse selamünaleyküm aleykümselam; bir daha geri dönüp bakmayız. "Nasibimiz buraya kadarmış" deriz, Allah’ın arzı geniştir, yürürüz.
Kaynak: 187. Dergah Sohbeti – Allah’la Ünsiyet, Takdire Rıza, Zahire Göre Hükmetmemek
Davet ve misafirlik adabı nedir?
Dersler umumidir; mahalle dersine özel davet gerekmez. Ders yaptıran kimse ilan eder: ‘Arkadaşlar, önümüzdeki hafta filan kardeşin evindeyiz.’ Ev sahibinin ayrıca davet etmesine gerek yoktur. Evini derse açan kimsenin evi o gün kendisinin değildir; o ev sohbethane, zikirhane, Allah’ın evi olmuştur. Küs olduğun birisi bile o derse gelse, onu tebessümle karşılamak zorundasın. Ancak özel davetler tamamen farklıdır. Birisi evine beş kişi davet ettiyse, altıncısı ‘ben de geleyim mi’ diyemez. Davetsiz bir yere gidemezsin, başkasının davet ettiği yere kendin çağrı yapamazsın. Sadece üstad istediği yere isterse bin kişi bile götürebilir; bu sünnet-i Resulullah’ta da vardır. Davetsiz bir lokma yiyen kimse hırsızlık yapmış gibidir.
Kaynak: 221. Dergah Sohbeti – Fıtrat ve Temizlik, Nefsin Tuzakları, Davet Adabı ve Dervi
Şeyhin yanında edep nedir?
Derviş, şeyhinin yanında ‘nerede yemek yiyeceğiz, nerede yatacağız, nerede duracağız’ diye sormaz. Karnım acıktı, susadım, çay içeceğim demez. Şeyh konuşursa konuşur, konuşmazsa konuşmaz; 5 saat de olsa, 10 saat de olsa sessiz kalır. Telefona bakılmaz, telefonunu sessiz moda alırsın. Sohbette telefona bakan, zikrullah esnasında cep telefonuyla konuşan kimseler edepsizlik yapıyordur.
Kaynak: 221. Dergah Sohbeti – Fıtrat ve Temizlik, Nefsin Tuzakları, Davet Adabı ve Dervi
Kalabalık olmanın yolda yürümekle ilgisi nedir?
Kalabalık Ölçü Değildir
Gerçek manada kalabalık olup olmamakla alakalı, o kimsenin etrafında insanlar çok ise o kimsenin davetine dikkat etmek lazımdır. Eğer bir davetçinin etrafında az ise insanlar, o gerçek manada insanları Allah’a davet eder. Gerçek manada insanları Allah’a davet edenin yolu, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin haliyle hallenmektir.
Kaynak: 293. Dergah Sohbeti — Seyr-i Süluk’ta Davetçiler ve Nefisle Mücadele Yolu
Allah’a davet etmek ne demektir?
Allah’a Davet: Manaya Çağrı
Allah’a davet ederken insanları nefisle terbiyeye ve nefisle mücadeleye, insanları Kur’an’ın manasına tabi olmaya, insanları Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin manasına tabi olmaya çağırır. Eğer manaya çağrı yoksa o yerde mana yoktur. Eğer insanları etrafındaki Müslümanları manaya çağırıyorsa, etrafındaki Müslümanlara perdenin gerisinde bir alem var diyorsa, etrafındaki Müslümanlara Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin haliyle hallenmenin ne demek olduğunu anlatıyorsa, bu hal onun ahlakının ince noktasına ulaşmaktır.
Kaynak: 293. Dergah Sohbeti — Seyr-i Süluk’ta Davetçiler ve Nefisle Mücadele Yolu
Zahirden manaya geçiş nasıl açıklanmaktadır?
Zahirden Manaya Geçiş
İnsanlara sadece sünnetle Resulullah’a tabi olmayı düşünüyorsa, namazın, abdestin farzı dörttür, sünnetleri de şu kadardır, bunları yaptığın zaman senin abdestin abdesttir deyip zahirde bırakıyorsa; kolunu yıkarken kolunun hamdini işitmiyor, yüzünü yıkarken yüzünün hamdini işitmiyor, kulaklarını meshederken kulaklarının feryadını veya hamdini işitmiyorsa, o kimsenin manadan haberi yok demektir.
Kaynak: 293. Dergah Sohbeti — Seyr-i Süluk’ta Davetçiler ve Nefisle Mücadele Yolu
Allah’a koşmanın ne anlama gelmektedir?
Allah’a Koşmak: Fakr ve Acz Makamı
Sıdkıyetle yolda gidilir. Gözün şaşmaz, elin şaşmaz, kalbin şaşmaz, aklın şaşmaz, ayağın şaşmaz, yönün şaşmaz. Sırat-ı müstakim üzerinde olursun. Gidersin ki işte o zaman sen bir lamba gibi olursun, aydınlatırsın. Bu yolda davetçi yoktur kendi nefsinde. Sadece davet edilen vardır. Davet edilen Allah’tır.
Kaynak: 293. Dergah Sohbeti — Seyr-i Süluk’ta Davetçiler ve Nefisle Mücadele Yolu
Allah’tan Allah’ı istemek ne demektir?
Allah’tan Allah’ı İstemek
Bu yolda sıdk makamındasın, fakr makamındasın, acz makamındasın. Kulluğuna devam et. Edep ile edeplen. Var gücünle Allah yolunda uğraş, çabala. Allah yolunda koştur, Allah’a koş. O’nun yolunda istikametin O olsun, yürüyeceğin yer O olsun, tutunacak dalın O olsun, zikrin O olsun, ibadetin O’na olsun, istediğin şey O olsun.
Kaynak: 293. Dergah Sohbeti — Seyr-i Süluk’ta Davetçiler ve Nefisle Mücadele Yolu
Bu yolda kalmanın şartları nelerdir?
Yolda Kalmanın Şartları
Kardeşler bu yol Allah’a giden yoldur. Davetçiler bu noktada sınıf sınıftır. Allah affetsin, kendimi o en iyi yolda olanlardan görmüyorum. Ama söylediğim şey o en iyilerin yolu. Anlattığım şey o en iyilerin yolu. Ve o yolda ben de sizlerle beraber kendimi düzeltmeye çalışıyorum, ben de sizlerle beraber oraya layık olmaya çalışıyorum, oraya yürümeye çalışıyorum.
Kaynak: 293. Dergah Sohbeti — Seyr-i Süluk’ta Davetçiler ve Nefisle Mücadele Yolu
Bayramlaşma adabı nedir?
Bu bayramdan itibaren bayramlaşma tek gün olacaktır. Gün geçtikçe cemaat çoğalıyor, çoğaldıkça bayramlaşma olmaktan çıkıyor; herkes rüzgar gibi geliyor, rüzgar gibi geçiyor. Kurban bayramlarında bayramın ikinci günü, Ramazan bayramlarında birinci günü bayramlaşma gerçekleşecektir.
Kaynak: 307. Dergah Sohbeti — Hüsnüzan, Rüya ile Hayat, Sufi Adabı
Derse devam etmenin önemi nedir?
Bir kimsenin derse gitmemesi ihanet gibi bir şeydir, vefasızlık gibi bir şeydir. Hasta yatağında da olsa al getirin, son nefesi burada vereyim; bu işin ciddiyetidir. Böyle ciddi olmayanlarla yol gidilmez; onlar yolda satarlar insanı.
Kaynak: 317. Dergah Sohbeti: Cüz’i İrade, Sevginin Korkusu ve Sırrın Hakikati
Ticaret eğitimi neden önemlidir?
Ticaret Tecrübesi ve Çocuklara Ticaret Öğretmek
Maydanoz Satmaktan Başlamak
Dedemin bakkal dükkânı vardı. Ben parayı tanıdığımdan beri bakkal dükkânında çalıştım. Yaklaşık iki bin ekmek satardık günde. Üç tane fırın çalıştırırdı bize. Sabahları herkes işe giderken temel ihtiyaçlarını dükkândan alırdı.
Babam maydanoz ekmeye başladı bahçenin önüne. Biz ilkokula giderken pazarda maydanoz satıyorduk, ihtiyacımız olmamasına rağmen. Sonradan anladım ve Allah’a şükrettim: iyi ki maydanoy satmışız, öğrenmişiz.
Babam vefat edince ben o işi devam ettirmeye başladım. Cumartesi pazarlarına İzmir Pazarı’na gitmeye başladım. Maydanozumuzu satardım, kalan paramla başkasından mal alır satardım. Kazancımın bir kısmını anneme verirdim.
Kaynak: 403. Dergâh Sohbeti — Eleştiri Kültürü, İfrat Haccı ve 28 Şubat Mücadelesi
Başkanlık sistemi ve Türkiye siyaseti hakkında ne düşünüyorsunuz?
Başkanlık sisteminin temeli aslında ülkücülere aittir. Şu anda MHP’nin karşı çıkmasına hayretle bakıyorum. Biz eski ülkücüler, gençliğimizde başkanlık sistemini savunan bir yapının içerisindeydik. Bir şey doğruysa doğrudur; Türkiye’nin gerçekten başkanlık sistemine hızla geçmesi lazım. Seçim Sistemi Eleştirisi: Şu anki seçim sistemi gerçek bir seçim sistemi değildir. Bu seçim sistemine göre halk, kendi hür iradesiyle kendi milletvekilini çıkaramıyor. Belediye başkanını seçemiyor, milletvekilini seçemiyor, il millî eğitim müdürünü seçemiyor. Beş tane parti başkanı oturuyor, milletvekilini adaylarını belirliyor; birinci sıra bu, ikinci sıra bu diye koyuyor. Halk tercih dahi kullanamıyor. Başkanlık sistemi düzgün bir sistem olursa, meclise gidecek milletvekillerini halkın kendisi belirleyecek. Herkes tercih kullanabilmeli. Başkanlık sisteminin geri dönüşünü zorlaştırmak için yüzde 70 oy şartı konulmalı, yüzde 51 referandumla yetinilmemeli. Ancak bu konuda millete yeterli açıklama yapılmadı; nasıl bir sistem olacağından kimsenin haberi yok.
Kaynak: 497. Dergâh Sohbeti — Kader ve Cüzi İrade, Başkanlık Sistemi, Dava Ehli İnsanlar
Erkekler kendilerine giyebilecekleri temiz, düzgün kıyafetler alsınlar mı?
Erkekler kendilerine giyebilecekleri temiz, düzgün kıyafetler alsınlar. Bayanlar da tesettürlerine uygun kıyafet alsınlar. Umre programı yemekli olduğundan yanınıza yiyecek götürmenize gerek yok. Ama rahatsızsa kendine göre bir şeyler götürebilir. Otel odalarında mutfak ve teşkilatı yok; orada yemek pişirmek, çorba yapmak, yangın çıkarmak yok. Mânen yanınızda götüreceğiniz edepleriniz olsun, terbiyeniz olsun, zikriniz olsun.
Kaynak: 499. Dergâh Sohbeti — Genç Dervişlerin Edebi, Din Tebliğinde Kolaylaştırma ve Ma
Duanın, yalvarmanın bir ilm-el yakîn, bir ayn-el yakîn noktası var mıdır?
Duanın, yalvarmanın bir ilm-el yakîn, bir ayn-el yakîn noktası vardır. Bir işin olması için çalışır gayret ederseniz Cenâb-ı Hak o işi oldurur. Yeterince çalışmayanlar, gayret etmeyenler, meseleyi sadece dil duasına bağlayanlar muhakkak ki bu noktada yayan kalırlar.
Kaynak: 499. Dergâh Sohbeti — Genç Dervişlerin Edebi, Din Tebliğinde Kolaylaştırma ve Ma
Neden şart koşsun ki?
Değildir. ‘Bu işim olursa bu kadar yapayım’ diyor o kimse. İnsan unutmaya yatkın bir yaratılıştadır. Büyük bir sözün yerine getirilmemesi şeytana bela ve müsibete kapı açar mı sorusuna gelince: neden açsın ki?
Kaynak: 499. Dergâh Sohbeti — Genç Dervişlerin Edebi, Din Tebliğinde Kolaylaştırma ve Ma
Bu saydığınız şeyler büyük günahlar mıdır?
Zâhiren abdesti abdest sayılır, namazı namaz olur. Ama bu saydığınız şeyler büyük günahlardır.
Kaynak: 499. Dergâh Sohbeti — Genç Dervişlerin Edebi, Din Tebliğinde Kolaylaştırma ve Ma
Bir kimse sinirlendiğinde, öfkelendiğinde, çok üzüldüğünde, aniden bir şeyle karşılaştığında gerçek yüzü çıkar ortaya mıdır?
Bir kimse sinirlendiğinde, öfkelendiğinde, çok üzüldüğünde, aniden bir şeyle karşılaştığında gerçek yüzü çıkar ortaya. Biz hayır olan, iyi olan, güzel olan her şeyin hayırlısını isteriz.
Kaynak: 499. Dergâh Sohbeti — Genç Dervişlerin Edebi, Din Tebliğinde Kolaylaştırma ve Ma
Şüpheli yatırımlar ve helâl ticâret nedir?
İnternette bir hesaba para yatırıp, o şirketin reklâmcılık yaparak kâr payı dağıttığı, başka üyelerin parasından da hisse alınan sistemler — bunlar saadet zinciri mantığıyla çalışan şüpheli yapılardır. Allah ticâreti helâl, fâizi haram kılmıştır (Bakura 2:275). Böyle yapılar çoğunlukla bir süre sonra çöker, paralar kaybolur.
Kaynak: 513. Dergah Sohbeti — Biatlaşma, İhsân Hedefi ve Helâl Ticâret
Dergâh içindeki teklifler neden reddedilmelidir?
Dergâh içinde de benzer teklifler gelmiştir: şirket ortaklıkları, market açma projeleri, yatırım fırsatları. Hepsinde muhalefet ettim, uzak durdum. Dinlemeyenlerin paraları gitti, şirketler battı, sonra dergâhı da terk ettiler. Tavsiyem: çalışın, emeğinizin karşılığı kadar kıymetli ve bereketli bir iş yoktur.
Kaynak: 513. Dergah Sohbeti — Biatlaşma, İhsân Hedefi ve Helâl Ticâret
Pazarda limon satmak ne anlama gelir?
Ticâretin aslı cesârettir. Bir kasa limon alırsın elli liraya, tanesi elli kuruşa gelir, bir liraya satarsın — yüzde yüz kâr. Eğer pazarda limon, maydanoz satamıyorsanız, çaya çorbaya limon deyip yoldan geçenlere satmak için çırpınamıyorsanız, o kişi ailesine bakamaz. Kız babası olsam, kızımı pazarda limon satan bir adama veririm; çünkü o adam hanımına bakmasını bilir.
Kaynak: 513. Dergah Sohbeti — Biatlaşma, İhsân Hedefi ve Helâl Ticâret
Zikir meclislerine âdetli kadınlar katılabilir mi?
Âdetli İken Zikir Meclisine Katılmak Âdetli kadınlar câmilere ve Beytullah’a giremezler, tâlibe değillerse Kur’ân-ı Kerîm okuyamazlar, namaz kılamazlar, oruç tutamazlar. Ancak zikir meclislerine gelebilirler. Zikir meclisleri câmide değil özel mekânlarda yapıldığından, âdetli kadınlar bu meclislere katılabilir ve zikrullah yapabilirler. Bir sıkıntı yoktur.
Kaynak: 516. Dergah Sohbeti — Yakînlik Mertebeleri, Sûfîlik Anlayışı ve Sünnete Bağlılık
Bir kimse kendi kendine kendisini suçsuz ilan edebilir, haklı ilan edebilir mi?
Komşusundan helâllik almadan ömreye gidilir mi diye soruldu. İki tarafı da dinlemeden hukuk koymak doğru olmaz. Bir kimse kendi kendine kendisini suçsuz ilan edebilir, haklı ilan edebilir. İnsanın helallaşarak ömreye gitmesi, helalla, hacca gitmesi lazım; aynı şekilde helallaşarak namaz kılması lazım.
Kaynak: 558. Dergah Sohbeti — Hilâfet Meselesi, Sahâbe Sevgisi, Şeyh Sonrası Ölçü, Üveys
578. Dergâh Sohbeti — Fıtrat, Sigara Haramlığı, Tokalaşma Hadîsleri ve Dervişlere Hizmet konusunu ele aldığınız metnin nedir?
Sigara: Giriş Bu sohbetimizde fıtratı bozmak ile fıtrata döndürmek arasındaki fark, sigara haramlığının delilleri, kadınla tokalaşma meselesi hadîsler ışığında, İskilipli Atıf Hoca tartışması, dervişlere hizmet ve tevazû ile ehli zikri horhakir görmemek konuları ele alınmaktadır.
Kaynak: 578. Dergâh Sohbeti — Fıtrat, Sigara Haramlığı, Tokalaşma Hadîsleri ve Dervişler
609. Dergâh Sohbeti – Keramet Tuzağı, Oruç Hadis-i Kudsîsi ve Ramazan Kardeşliği konusunu ele aldığımız sohbetin içeriği nedir?
Bu sohbetimizde Ramazan ayına girerken mânevî makamlarda keramet tuzağı, hayal kavramının iki boyutu, oruç hadis-i kudsîsinin detaylı açıklaması, Ramazan’da kardeşlik hâlakası ve helalleşme gibi konuları ele alıyoruz.
Kaynak: 609. Dergâh Sohbeti – Keramet Tuzağı, Oruç Hadis-i Kudsîsi ve Ramazan Kardeşliği
Ramazan’da İftar ve Sadelik konusunda ne söylendi?
Ramazan ayında çok yemek yemeyin. İftarlarınız çok kalabalık olmasın yemek açısından. Çorba, yemek, salata, pilav — bitti. Bu bile fazla ama hadi Ramazan, bu kadar. Daha fazla yemek yaptırmaya kalkmayın evde. Erkekler bu noktada eşlerinizi zorlamayın. Lüks iftarlara katılmayın, gitmeyin. O otellerdeki, oradaki-buradaki iftarlara gitmeyin. Ramazan’da derviş kardeşlerinizi, akrabalarınızı evlerinize davet edin. Derviş kardeşlerin içinde ayrım yapmayın: o fakirdi bu zengindi, onun makamı vardı bu makamsızdı — yapmayın!
Kaynak: 609. Dergâh Sohbeti – Keramet Tuzağı, Oruç Hadis-i Kudsîsi ve Ramazan Kardeşliği
611. Dergâh Sohbeti – İtikâf Adabı, Şeyh Vefatında Yapılacaklar ve Oruç Gayreti konusunu ele aldığımız metnin içeriği nedir?
Bu Ramazan sohbetimizde kader ve cüz’î irade meselesi, itikâf adabı, şeyh vefat edince ne yapılması gerektiği, oruç tutma gayreti, teravih namazının rekât sayısı, hacamat günleri ve esbâb-ı nüzûl bilmeden hüküm vermenin tehlikesi gibi birçok konuyu ele alıyoruz.
Kaynak: 611. Dergâh Sohbeti – İtikâf Adabı, Şeyh Vefatında Yapılacaklar ve Oruç Gayreti
649. Dergah Sohbeti — Korona, Sünnet-i Seniyye ile Temizlik, Nankörlük ve Sufilik konusunu ele alıyor mu?
Korona: Sünnet-i: Giriş Duası
Cenâb-ı Hak gecenizi, gündüzünüzü, ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin inşallah. Rabbim cümlemizi ve cümle ümmet-i Muhammed’i Kur’ân ve Sünnet-i Seniyye’ye yapışmayı nasip eylesin. Âmin.
Kaynak: 649. Dergah Sohbeti — Korona, Sünnet-i Seniyye ile Temizlik, Nankörlük ve Sufili
Gargara yapmak gusül sünnetlerindendir; bin dört yüz yıl sonra bir bulaşıcı hastalık gelince herkes gargara yapmaya başladı mı?
Abdest ve Hijyen
Profesörler, doktorlar diyor ki parmak aralarınızı hilâlleyin. Biz bin dört yüz yıl öncesinden beri abdest aldığımızda parmak aralarını hilâlliyoruz. Günde beş vakit ellerimizi, kollarımızı, yüzümüzü yıkıyoruz. Gargara yapmak gusül sünnetlerindendir; bin dört yüz yıl sonra bir bulaşıcı hastalık gelince herkes gargara yapmaya başladı. Demek ki siz bin dört yüz yıldır kirlisiniz; Allah bir musibet verdi, temizliği şimdi öğreniyorsunuz.
Kaynak: 649. Dergah Sohbeti — Korona, Sünnet-i Seniyye ile Temizlik, Nankörlük ve Sufili
Hadîs-i şerîfte buyurulur: "Elin uykudayken nereye bulaştı mı?
Hadîs-i şerîfte buyurulur: "Elin uykudayken nereye bulaştı, nereye sürtündü bilinmez; uykudan uyanır uyanmaz ellerini yıka." Yemekten önce ellerini yıkamak sünnet, yemekten sonra yıkamak sünnet. Ağzını çalkalamak sünnet. Peygamber Efendimiz süt içtikten sonra bir yudum su alır, suyla ağzını çalkalar, o suyu da içerdi; ağzında bulaşık kalmaması için.
Kaynak: 649. Dergah Sohbeti — Korona, Sünnet-i Seniyye ile Temizlik, Nankörlük ve Sufili
Hafta bir Cuma günleri tırnak kesmek sünnet midir?
Hafta bir Cuma günleri tırnak kesmek sünnettir. Hadîs-i şerîf var: Tırnağının altı kirliyse orada cinnî tayfesi vardır. Bir kadının tırnakları uzunsa yemek yemeyin; kâfir cinnîler dolaşıyor tırnaklarının altında. Necâsetin bir görüneni vardır, bir de görünmeyeni. Şeriat görünen necâsetten temizlenmeyi emreder; görünmeyen necâset ise tırnağın altında, ağzındaki yemek kırıntısında gizlidir.
Kaynak: 649. Dergah Sohbeti — Korona, Sünnet-i Seniyye ile Temizlik, Nankörlük ve Sufili
Tuvaletlerde Avrupalılaşıyor insanlar, tahâretlenmiyorlar?
Su varsa yıkayacaksınız; kadınlar erkekler yıkayacaksınız. Peçeteyle silmek su varken yetmez. Necâset kokar, o koku siner insanın üzerine. Çocuklarınıza yıkamayı alıştırın, yoksa hasta olacaklar.
Kaynak: 649. Dergah Sohbeti — Korona, Sünnet-i Seniyye ile Temizlik, Nankörlük ve Sufili
O Sünnet-i Seniyye’nin bereketiyle Cenâb-ı Hak bizleri muhafaza eder mi?
Hadîs-i şerîf: "Temizlik imanın yarısıdır." Biz Sünnet-i Seniyye’yi tamamen uygularsak ne virüs bulaşır bize ne başka bir şey. O Sünnet-i Seniyye’nin bereketiyle Cenâb-ı Hak bizleri muhafaza eder. Sünnet olan abdesti, gusül temizliğini, tırnak kesmeyi, tahâreti yapın; virüslerden korunun.
Kaynak: 649. Dergah Sohbeti — Korona, Sünnet-i Seniyye ile Temizlik, Nankörlük ve Sufili
Kahvenin tadını alacaksın: Az mı kavrulmuş, çok mu kavrulmuş?
Eskiler kahvenin önünden ve arkasından su içerlerdi. Kahveden önce bir yudum su içerler, ağızlarını çalkalarlar; önceki yiyeceğin tadı gitsin diye. Kahve özeldir, padişahıdır gelen. Pişerken az mı kaynamış, çok mu kaynamış? Çok kaynayınca nefâsete gitmiş mi? Bunları bilmeden kahve geldi gümbürtek iç denmez; o zaman sen kahve içicisi değilsin.
Kaynak: 649. Dergah Sohbeti — Korona, Sünnet-i Seniyye ile Temizlik, Nankörlük ve Sufili