Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Sayfa

Sorular: Hased, Kibir ve Riyâ — Sayfa 2

Sohbetlerden Derlenen Sorular

Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv

35.367Soru-Cevap
2.760.705Kelime
51Kategori
378Sayfa

Table of Contents

Hased, Kibir ve Riyâ(162) — Sayfa 2/2

Hasetin insan üzerindeki etkisi nedir?

Haset yer bitirir insanı. Yahu o adam mı zengin olacaktı ya. Vay ya, görüyor musun ya, fabrika kurmuş adam ya. Ulan iki kere iki dördü bilmeyen adam, fabrika kurmuş ya. Lan o adam fabrika kurduysa var ya nasıl kurdu ya. Yok, onun arkasında muhakkak başka bir şey vardır. Ne? O beyaz işi yapıyordur muhakkak. Biz yıllardan beri ticaret yapıyoruz, bizim neden olmadı onun oldu. Yok ya, o muhakkak ya onu cemaat destekliyordur ya. Dergahtan para topluyordur onlar. Ya yok öyle bir şey. Sana söylememişlerdir. Sen onları bilmezsin sen! Nasıl ya? Ya yok ya, onlar dergahda yardım ederler birbirlerine. Para toplayıp öyle kurmuşlardır onlar onu. Haset, yer bitirir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 440-447. Beyitler Şerhi

Haset ehli Allah’ı unu mudur?

Haset ehli Allah’ı unutur! O, onun çocukları ile uğraşır. Çocukları yarıştıracağım diye uğraşır. Hased ehli. Onun çocuğu ne oldu, nereye geldi, onun çocuğu nereye geldi. Ya omu okumuş ya. Toplumun içerisinde böyledir ya, ya okumuş adam, bırak, elleme, okumuş. Alkışla. Alk,ışla yani, ne var bunda. Vay ya! Ne, Kim? Ya, filan ders yaptırıyor! Şuna bak ya. Ha o mu ders yaptırmalıydı? Ha kim yaptırmalıydı? Ha o yaptırmalıydı dersi. Ha o başkası değil yani, o yaptıracak. Kendisi yaptıracak. Kendisi yaptırmıyorsa dahi, ya o yaptırmamalı ya! Neden? Ya, o alim insan. Bir gün öyle dediydi arkadaşın birisi. Şeyh efendiye diyor bir de! Efendim ben diyor imam hatip mezunuyum. Hani dersi benim yaptırmam lazım. Ben de duyuyorum bunu. Eski zaman, benim ben böyle şeyim ya! O, imam hatip mezunuyum diyen arkadaşı, Reyhan’da ders yapılıyor, o zaman. Hacı Mehmet abinin evinde. Orda o zaman Hacı Mehmet abi bir ev tahsis etti bize. Ondan sonra, evde biz ders yapıyoruz. Zikrullah yapıyoruz. Hafta bir gün orda, ondan sonra, cayır cayır zikrullahlar devam ediyor. Biz zaten evi de kafamıza göre dizayn ettik. Orda dersler devam ediyor. Allah razı olsun kendisinden, yüzü burda diye söylemiyorum, böyle gerçekten o zamanlar bizim böyle sıkıntılı, yokluk zamanlarımızda, herkes bir şey söylerdi. O günler ayrı bir günlerdi! Allah bizi iyi eylesin inşallah. Neyse, ders orda devam ediyor tabi. Ne olacağından haberi yok. Bir gün saydırdım ben, sayın burayı dedim ben. Geçmiş gün, şimdi unutmuyorum ama zannediyorum yüzyirmibeş mi yüzotuzbeş kişi mi ne var, dersteyiz biz o gün. Ondan sonra dedim ki ben arkadaşlar bundan sonra dedim burda dersi bu arkadaş yaptıracak dedim. imam hatipli ya! Herşeyi de biliyor! Ona da dedim. Bak dedim, burda dedim işte geçmiş gün ya, Adnan burda mı? Adnan biliyordur, adedi unutmadıysa. Yüzotuzbeş olması lazım. Hiç unutmuyorum, yüzotuzbeş saydık, buna teslim ettik. O zaman Adnan da duruyor. Adnan arkada ateş gibi. Adnan’ı sürmüyorum hiç orta yere. O şimdi Adnan’ın da farkında değil tabii.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 440-447. Beyitler Şerhi

Yolda haset etmenin zararları nelerdir?

Yolda en büyük, en büyük, dervişin yoluna bıçak vuran, dervişin yoluna balyoz vuran, bir yolda yürüyen insanın yolunu engelleyen, tıkayan şey, yol kardeşlerine haset etmen, kıskanman, gıpta değil, haset etmen. o nasıl yakın olabilir, o nasıl böyle olabilir, o rüya görür de ben nasıl göremem, onun görmemesi lazım, onun olmaması lazım. Bu olmaması lazım. Haset, insanlığı içinden kemiren en büyük şeytani ateştir.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 430-434. Beyitler Şerhi

Haset etmenin dini bir boyutu var mı?

Haset! Allah kime verirse, hesapsız verir. Allah verdiklerinden sorumlu değil. Cenab ı Hak birisine ilim verir, verir! Sen sorarsın o cevap verir. Sen sorarsın, o cevap verir. Sen bütün kitapları yutmuşsundur, iki kelimeyi bir araya getiremezsin ama öbürküne sor sabaha kadar, sabaha kadar sana cevap versin. Allah kime ilim verdiyse vermiş. Sen bir şeyi beş sefer okur, ezberleyemezsin, o bakar ezberler. Allah vermiş. Birisi de çok çalışmış, vermiş Cenab ı Hak, bu da hak. Bu yol da hak. O çalışmış, gecesini gündüzüne katmış, çalışmış, Allah da vermiş ona. Ne haset ediyorsun, sen de çalış senin de olsun.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 430-434. Beyitler Şerhi

Haset nedir?

O der ki ya bu nasıl o buna sahip olabilir. Bunda olmaması lazım. Hased etmektir bu. Bu adam evlendi mi ya, bu adam evlendiyse herkes evlenir. Ya bu evlenebilir mi bu adam ya. Haset! Bu kız nasıl evlendi ya! Bu kızın evlenmemesi lazım. Haset! Ya senin nasıl evin olabilir, senin evinin olmaması lazım. Haset! Ya senin nasıl araban olabilir ya, olmaması lazım. Haset! Ya sen nasıl rüya görürsün kardeşim ya sen benim gibi amel işlemiyorsun, namaz kılmıyorsun benim gibi, dosdoğru Allah’ı zikretmiyorsun, rüya görüyorsun. Yalan söylüyorsun sen. Haset! O kimse Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerini göremez. Haset! Yolda en büyük tehlike hasettir. Bu haset yüzünden Ebu Cehil dedi ki Peygamber olunacak olsaydı, peygamberlik birine verilecek olsaydı bana verilmesi lazımdı. Bu yetime, öksüze, fukaraya, peygamberlik mi gelir. Haset! Ya o nasıl peygamber olur, bizim gibi yiyor içiyor, uyuyor bizim gibi evleniyor, Allah Madem bir melek gönderseydi ya, bula bula bu yeti mi mi buldu. Haset! işte insanları yakıp bitiren, helak eden hasettir. insanları perperişan eden hasettir. Haset insanı kurutur. iliğini kemiğini götürür. Toplumu bozar. Aileleri bozar. Yolu bozar. Yoldaki insanları bozar. Fitne çıkarır. Hasetlenen insanlar kibirli insanlardır. Kibirliler hasetlenir. Gönlünce zerrece kibir bulunan da asla cennete giremez. Hasetin sebebi kibirdir. işte Hazreti Mevlana Celaleddin Rumi hazretleri diyor ki haset yüzünden diyor Hazreti Peygamber’de hata kusur gösterir sana. Haset, haset eden adamında hata kusur aratır. Haset eden şeyhde hata aratır. Haset eden zakirde haset aratır. Haset eder, bir ilim erbabı, bir esnaf erbaptan hata aratır. Tenekeci, bakar başında haset eder, bu nasıl ya ben bile kıvırırım bunu der, tenekeciliği teneke kıvırmaktan ibaret zanneden. Hased eder, bir teneke kıvırıyor, bu kadar para alıyor, bu kadar işi oldu der. Haset eder. Haset insanı Allah muhafaza eylesin yerle yeksan eder. Toplumun içerisinde de ne olur? insanın yeri olmaz.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 430-434. Beyitler Şerhi

Mesnevî-i Şerîf 430-434. Beyitler Şerhi konusunda ne anlatiliyor?

“Yolda bundan daha sarp bir geçit yoktur; ne mutlu o kişiye ki yol- daşı haset değil.” Demek ki yolda bundan daha diyor sarp bir geçit yoktur. Hasret etme. Etrafında var olanlardan sen kalkıp da onları alaşağı etmek için uğraşma. Kimseye haset etme. De ki Yarabbi daha fazlasını ver onlara. Dua et. Birine haset ettiniz. Deki Yarabbi, ona lütfundan ver. Ya Rabbi ona ikramından ver. Yarabbi ona ihsanından ver. Dua edin, haset etmeyin! Allah bizi muhafaza eylesin inşallah. Önümüzdeki hafta burdan devam edeceğiz.

Kaynak: Mesnevî-i Şerîf 430-434. Beyitler Şerhi

Kinci nedir?

Öyle insanlar vardır, kincidir. Kin kelimesi Farsça bir kelimedir. Bizim dilimize Farsçadan geçmiştir. Bu bir de garezdir bunun bir adı da. O kinci bir kimse. O kinci kimse de normalde hep düşmanlık yapar. Düşmanlık besler, garez besler, içinde kin besler hep. Onu büyütür kini. İçinde, kalbinde kin olan bir kimsenin Cenab-ı Hak kalbine merhamet etmez ona. Kinci insanlar af olmazlar. Kinci bir kimse affolmaz.

Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Marifet Kapısı: Bencillikten Uzak Durmak

Kini besleyen bir kimse ne gibi sonuçlar yaşar?

Kinci bir kimse affolmaz. O bir tarafından hep nedir? Hep bir tarafı onun yırtıktır tabiri caizse. Hazreti Mevlana mesnevisinde diyor ya senin ambarın neden diyor buğday tutmaz bilir misin, ambarında diyor fare deliği var. O yüzden diyor ambarın senin dolmaz, ambarın tutmaz. Fare deliği nedir biliyor musunuz? İnsanların üzerlerindeki kötü huylardır. Allah’ın sevmediği huylardır. Haramlardır, kazanır kazandığı o fare deliğinden gider. Bir havuz düşünün, havuza gelen bir su var ama giden su miktarı daha fazla.

Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Marifet Kapısı: Bencillikten Uzak Durmak

Kibir ve kinin tedavisi nedir?

Herkes bir gün gelecek, bu dergâha intisab edecek. Her biri, hepsi de gelecek bu şeyhe. Ben öyle bir şeyhim ki bana intisab edecek. Bakın bunların hepsi de tehlikeli sözler, bunları söyleyen mânen batar çünkü büyüklük taslıyor. Her şey Allah’ın elindedir. Her şey Allah’ın elinin altındadır. Allah dilediğini aziz eder, dilediğini zelil eder. Sen aziz olmak için mücadele et, gayret et, seni aziz edecek olan Allah’tır. Sen kibirlenirsen, Allah seni rezil rüsva eder. Sen büyüklenirsen küçücük çocuk seni çarpar.

Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Marifet Kapısı: Bencillikten Uzak Durmak

Bencil insanın özellikleri nelerdir?

Bencil insan sadece kendi nefsini düşünür. Kendi rahatını düşünür, kendi huzurunu düşünür. O eşini de düşünmez, o çocuğunu da düşünmez. Tabi bir bireysel bencillik vardır, bir ailesel bencill kiği vardır, bir de sülalesel bencillik vardır bir de örneğin işte komple bir cemaatsel bencillik vardır. Toplumsal bencillik vardır. Bu bencilliği biz genişletebiliriz psikolojik olarak da. Bireysel bencillik nedir? O kimsenin kendisini bağlayan bir şey. Adam aç kalmamak için gidip ordan burdan yer adam anında.

Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Tarikat Kapısı: Tövbe ve Mürşid

Bencil insanın davranışları nelerdir?

Bencil insan sadece kendi nefsini düşünür. Kendi rahatını düşünür, kendi huzurunu düşünür. O eşini de düşünmez, o çocuğunu da düşünmez. Tabi bir bireysel bencillik vardır, bir ailesel bencillik vardır, bir de sülalesel bencillik vardır bir de örneğin işte komple bir cemaatsel bencillik vardır. Toplumsal bencillik vardır. Bu bencilliği biz genişletebiliriz psikolojik olarak da. Bireysel bencillik nedir? O kimsenin kendisini bağlayan bir şey. Adam aç kalmamak için gidip ordan burdan yer adam anında.

Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Tarikat Kapısı: Tövbe ve Mürşid

Bencillik nedir ve dinimizce nasıl değerlendirilir?

Ailesel bencillikler vardır. Aaa bir bakarsınız kaç, üç kardeş ordasınız. Bir kardeş eş ve çocuklarıyla ortalıktan bir anda kaybolmuş, işten kaçmışlar veyahut da gidip bir yerlerde yemek yiyip gelmişler. Üç kardeşiz burda. Sen ne yapmaya gittin yemek yedin geldin veya ailecek dervişler bir yere yemeğe gidiyor, o aile tek başına bir yerde yemek yiyor. Dört araba beş araba yola çıkmışsın, hep beraber duracaksınız bir yerde, hep ber ki yemek yiyeceksiniz bir yerde. Sen ne yapmaya başka yerde durdun?

Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Tarikat Kapısı: Tövbe ve Mürşid

Kin tutmak dinimizce nasıl değerlendirilir?

Kin! Kin gütmek yok. Hadis-i şerif: ‘Şaban’ın on beşinci gecesi olduğu vakit Allahu Teala insanlara tecelli eder de müminlere mağfiret eder, kâfirlere mühlet verir ve kin tutanları da bu hallerinden vazgeçince kadar kinleri ile baş başa bırakır. (Beyhâki’den.) O zaman ne yapacağız? Kin tutmak yok. Dervişler birbirlerine kinlenmeyecekler.

Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Tarikat Kapısı: Tövbe ve Mürşid

Garez nedir ve dinimizce nasıl değerlendirilir?

Garez! Yani düşmanlık yapmak. Biz etrafımızda kardeşlerimize hiçbir zaman düşmanlık yapmayacağız. Düşmanlık dairesinde durmayacağız. Allah muhafaza eylesin. Üçüncüsü neydi? Aşırı istekleri sınırlamak. Biz mutedil davranacağız. Orta ümmetiz, Hz. Peygamber sallallahü vessellem hazretleri orta ümmetiz diyor. O zaman orta ümmetsek, biz aşırı istekleri sınırlayacağız yani işte adam kıyafeti var kıyafet alacak, şusu var onu da yapacak, busu var onu da yapacak, lükse, şatahata, şatafata kaçıyor, aşırı istekleri var, durmuyor isteği hiç.

Kaynak: Dört Kapı Kırk Makam – Tarikat Kapısı: Tövbe ve Mürşid

Hak ve hakîkati konuşmak sûfîlik açısından ne ifade eder?

Hakkı, ve hakîkati konuşmak, hakkı, ve hakîkati haykırmak — dervişin en önemli, sûfînin en önemli ölçüsü olmalıdır. Hak, ve hakîkat noktasında sûfînin önünde hiçbir engel olmamalıdır.

Kaynak: 296. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Eğer hak, ve hakîkatten saparsa, o kimse hidâyete erişemeyecek midir?

Eğer hak, ve hakîkatten saparsa, o kimse hidâyete erişemeyecektir. Kibir varsa, o kibirliyle asla cennete gidemezsin. Cenâb-ı Hak, hakîkati gönlüyle kabûl edemeyenlere hidâyet eder, muhâfaza eder — yeter ki kendisini hak, ve hakîkate devâm ettirsin.

Kaynak: 296. Mustafa Özbağ Efendi Dergah Sohbetleri

Hırsın olmaması bir kimsede ne gibi sonuçlara yol açar?

Bir kimsenin hırsı, yoksa başarısızdır o. Başarısız.

Kaynak: Hırs dünyevi makam ve mevkiler için olursa o hevesini ilah edinmektir

Hırsın doğrudan doğruya akıllılığa yönlendirilmesi nasıl sağlanır?

O hırsı akıllılığa yönlendireceğiz. O hırsı doğruya doğru noktada yürümeye yönlendireceğiz. O hırsı Kur’an, ve sünnet yolunda çalışmaya yönlendireceğiz. O hırsı helâlden kazanmaya yönlendireceğiz. O hırsı okulu bitirmeye yönlendireceğiz. O hırsı üniversite okumaya yönlendireceğiz. O hırsı bir kimse bir iş yapıyor. O işte başarıya yönlendireceğiz.

Kaynak: Hırs dünyevi makam ve mevkiler için olursa o hevesini ilah edinmektir

Hırsın varlığı bir kimsede ne gibi etkiler yaratır?

O kimsenin hırsı olmadığından dolayı tembeldir. Hırsı olmalı ki bir yerlere ulaşmak için çaba göstermedi.

Kaynak: Hırs dünyevi makam ve mevkiler için olursa o hevesini ilah edinmektir

Hırsın varlığı bir kimsede ne tür bir toplumsal etki yaratır?

Sen bu sene bilanço yaptın. Ne. Kadarlık karla kapattın? %20 ile. Sen bir dahaki sene %25’i, %30’u, %40’ı hedeflemen lazım. Sen bu sene zakirsin. Bulunduğun yerde kaç kişiyle ders yaptın? 50 kişiyle. Bir dahaki seneye 100 kişiyle yapman lazım dersi. Sen bir mahallede ders yapıyorsun. Bir dahaki seneye iki mahallede, 3 mahallede ders yapman lazım. Sen bu sene kaç kişiye dervişliğine sebep oldun? 5 kişiye. Seneye 50 kişiyle olman lazım.

Kaynak: Hırs dünyevi makam ve mevkiler için olursa o hevesini ilah edinmektir

Mürşidi Kamil’in kibirliliğe nasıl yaklaşması gerekir?

Mürşidi Kamil, kibirliliğe karşı olmalıdır. Kibirlilik, Kur’ân ve sünnetin dışındaki şeylere kızmamakla değil, kibirlilik halleriyle ilişkilidir. Kibirlilik, anlayamayan kişilerin sohbeti anlamadığı için kibirli olmamalıdır.

Kaynak: o Veli, Mürşid, Şeyh, Erenler Sohbetinin Devamı

Hayırdır ya?

O kibir herkesi kusurlu gösterir sana. Şimdi adam derviş buradaki dervişleri kusurlu görüyor. Buradaki dervişleri hor hakir görüyor. Buradaki dervişleri ikinci sınıf vatandaş görüyor. Kendisi birinci sınıf vatandaş. Buraya giremez o. Hocam sizden ders alsam, ama sohbetlerinize gelmesem. Hayırdır ya? Ne bileyim oradaki arkadaşlar. Evet bizim arkadaşlar, avam. Ben de avamım. Sen bizden ders alma. Öyle demek istemedim ya. Ne demek istedin ya? Ne demek istedin sen? Vardır böyle çevre, il, ilçelerde de vardır. Bayanların içerisinde de vardır. Erkeklerde de vardır. Bunlara ben çok şahit olmuşumdur. Sen çok iyisin hocam. Ama arkadaşlar, öyle değil. Kibir buradaki bir dervişten kendini üstün görüyorsan kibirlisin. Kibirliysen asla cennete giremezsin. Asla cennete giremeyen kimlerdir? Lanetlik amel işleyenlerdir. Şimdi insanlar sufilere tepeden bakıyorlar mı? Bakıyorlar. Müslümanlara tepeden bakıyorlar mı? Bakıyorlar. Üstatlara, dervişlere, onlara, bunlara tepeden bakıyorlar mı? Bakıyorlar. İlahiy kısmı, diyanet kısmı. Sufilere tepeden bakıyorlar mı? Bakıyorlar. Kibirlerinden dolayı bakıyorlar. Hiçbirisi de cennete giremez. O kibir onda olduğu müddetçe giremez. Çünkü neden? Onlar, çünkü herkesi kusurlu görürler. Vardır. Anne vardır. Mesela bütün herkes kusurludur. Anne kusurlu değildir. Baba vardır.

Kaynak: Kibir, insana herkesi kusurlu gösterir

Kibirli insanlar cennet yüzü görür mü?

O kibirli insanlar da asla cennet yüzü görmez. Bunu derviş kardeşlere özellikle üstüne basa söylüyorum. Başınızda zikrullah yapan kimse sizden üstündür. Kendini ondan üstün görme. Kendini ondan kıymetli görme. Kendini ondan fazla görme.

Kaynak: Kalbinde zerrece kibir bulunan cennete giremez

Kibirin neden cennet yüzü görmeyi engeller?

Kibir onu helaka götürür. Erkek kibirleniyorsa kadına karşı, kadın kibirleniyorsa kocasına karşı, anne baba çocuğuna kibirleniyorsa, çocuk annesine babasına kibirleniyorsa, derviş dervişe kibirleniyorsa, zakir dervişe kibirleniyorsa, çavuş dervişe kibirleniyorsa, zakire kibirleniyorsa veyahut da derviş üstada kibirleniyorsa veya zakir üstada kibirleniyorsa asla cennet yüzü görmez.

Kaynak: Kalbinde zerrece kibir bulunan cennete giremez

Sufilerin kibirle ilgili tutumu nedir?

Gerçek sufiler, olgunlaşmış insanlar etraflarındaki insanlarda kusur aramazlar. Etrafındaki insanlarda kusur arayan, onların kusurlarından dolayı onları ikinci sınıf, 3ünc sınıf vatandaş gibi tutan kimseler kibirli insanlardır. O kibirli insanlar da asla cennet yüzü görmez.

Kaynak: Kalbinde zerrece kibir bulunan cennete giremez

Kibirli insanlar neden cennet yüzü görmez?

Kibirli insanlar asla cennet yüzü görmez. Çünkü onlar Allah katında zenginler, bürokrata sahip olanlar ve mesleklerine göre değerlendirilmeyen kişilerdir. Allah sizin takvanıza bakar. Eğer kalpte bir kimsenin kibir var ise, ve onu terbiye etmiyorsa, o yılanın başını ezmiyorsa onda büyük bir sıkıntı vardır. O kibir onu helaka götürür.

Kaynak: Kalbinde zerrece kibir bulunan cennete giremez

Kibirli bir nesil geliyor çocuklar söz dinlemiyor?

Bugün kibirli bir nesil yetişmektedir; herkes kendini beğenmiş, herkes söz din ya dinlemiyor, herkes kendi bildiğini okuyor.

Kaynak: Kibirli bir nesil geliyor çocuklar söz dinlemiyor

Kibir, modern eğitim sisteminin ve sosyal medyanın bir ürünü müdür?

Bu kibir, modern eğitim sisteminin, ve sosyal medyanın bir ürünüdür.

Kaynak: Kibirli bir nesil geliyor çocuklar söz dinlemiyor

Sana kibirlilik yapana kibirlenmek, câiz, ve hatta bazen gerekli midir?

Sana kibirlilik yapana kibirlenmek, câiz, ve hatta bazen gereklidir. Yiğitlik yapmayana ise yiğitlik öğretilir. Burada mesele, kibrin kime karşı gösterildiğidir: Allah’a karşı kibir küfürdür; kibirli bir zâlime karşı vakar ise îmândır.

Kaynak: Kibirlenene kibirlenir, yiğitlik yapmayana yiğitlik öğretiriz

Kibirli bir nesil yetişmekte olduğunu görmek ne anlama gelir?

Kibirli bir nesil yetişmekte olduğunu görmek, büyük bir endişe kaynağıdır. Ancak buna karşı duruş, aynı kibirle değil; ilim, hikmet, ve vakar ile olmalıdır.

Kaynak: Kibirlenene kibirlenir, yiğitlik yapmayana yiğitlik öğretiriz

Hediyeyi küçük görüp kibirlenme nedir?

Bir kimse sana bir şey getirdiğinde — ister kıyafet olsun ister başka bir hediye — onu küçük görmek, hakīr görmek gizli bir kibirdir. Sana kullanılmış bir kıyafet getirilmiş olabilir; ihtiyacın varsa kullan, ihtiyacın, yoksa muhtaç birine ver. Ama onu hakīr görme; zîrâ hediyeyi küçük gören kirlenir.

Kaynak: Hediyeyi küçük görüp kibirlenme

Hediyeleşmenin faziletleri nelerdir?

İslâm’da hediyeleşmek, kardeşlik bağlarını güçlendiren, ve kalplerdeki düşmanlığı gideren bir sünnettir. Hediyenin maddî değeri değil, gönülden verilmiş olması önemlidir. Bir hurma bile olsa, hediye gönülden geliyorsa makbûldür.

Kaynak: Hediyeyi küçük görüp kibirlenme

Kibirlenmek nedir?

Kibirlenmek ise hediyeyi reddetmenin en tehlikeli biçimidir. "Bu benim seviyemin altında" diye düşünmek, nefsânî bir hastalıktır. Hakīkī derviş, gelen her şeyi Allah’tan bilir, ve şükreder.

Kaynak: Hediyeyi küçük görüp kibirlenme

Gizli kibir nedir?

Bu gizli kibir nedir, ve nasıl tedavi edilir gizli ki bir mesajı un bunun çok örnekleri vardır, ama dışarıdan insan kibirli değilmiş gibi görünürken kibirli olduğunun farkına varmayabilir.

Kaynak: Gizli kibir

Gizli kibirin bir örneği nedir?

Örneğin işte de hani ben bunu örneklerim bir şeye ihtiyacın var yok. Birisi sana bir hediye de bulunuyor birisi sana bir tasaddukta bulunuyor sen onu reddediyorsun mu kist iki perdesi birisi sana yardım etmeye çalışıyor. Sen onu reddediyorsun bu gizli kibardır.

Kaynak: Gizli kibir

Gizli kibirin tedavisi nedir?

Yolun. Başında arkadaşları ilan ettim dedim ki istersen dilim kopsun verilerde almazsam elim kopsun.

Kaynak: Gizli kibir

Sana bir vazife verilmişken ben buna layık değilim deyip reddediyorsan ya cahilsin yada kibirsin?

Cahillik: vazifeyi vereni ve veriliş sebebini anlayamamaktır. Kibir: "layık değilim" görüntüsü altında aslında vazifeye tenezzül etmemektir. Her iki durumda da sonuç aynıdır: Allah’ın emaneti reddedilmiş olur.

Kaynak: Sana bir vazife verilmişken ben buna layık değilim deyip reddediyorsan ya cahils

Vazifeyi Reddetmek: Cahillik mi Kibir mi?

Bir sûfîye Allah’a yakınlık nasip olmuşken, zâtî tecellilere mazhar olmuşken bu makamdan geri dönmek büyük bir zulümdür. Hazreti Pîr’in ifadesiyle: Sultan ona elini uzatmışken, o kendi heva hevesine uyup sultana selam vermeyi bırakıp kapının eşiğine ger ki geri gitmek küstahlıktır. Makamını ve derecesini heva hevese uyarak yitiren kimse, büyük bir kayıpta olanlardandır.

Kaynak: Sana bir vazife verilmişken ben buna layık değilim deyip reddediyorsan ya cahils

Sende Yusuf güzelliği, yoksa kibirliliğe düşersin Hakkında hem kör hem de hastalıklı oluşu müşkül müdür?

Sende Yusuf güzelliği, yoksa kibirliliğe düşersin Hakkında hem kör hem de hastalıklı oluşu müşküldür. Yusuf’a karşı nazlanma güzellik iddia etme yakupça niyaz etmek ve. Ah eylemekten başka bir yapma o zaman. Naz için gül gibi bir yüz gerek senin manan çok temiz olması lazım görüntü yüzü değil bu senin mana yüzün iç yüzün bu manada suret olarak senin suretine benzer, ama orada manada güzel ise dersin ki. Bunun manası bazen manada güzel olmayan dahi bir. Yusuf’un nefesiyle manası güzelleşir yusuf nefesiyle yusuf gömleğiyle yusuf dokunuşuyla mana da güzelleşir. Hani az önce dedim ya bir okursun bir. Tevhit herkesin manası değişir orada o yüzden deriz. Zikrullah alakasını terk etme o yüzden deriz gelin. DNA’ların zı düzeltin burada gel o halakaya otur manan güzelleşsin. Cennet yüzlü ol melek yüzlü.

Kaynak: Sende Yusuf güzelliği yoksa kibirliliğe düşersin, kendini güzel görüp de ben güz

Yusuf’un güzelliği nedir?

Naz için gül gibi bir yüz gerek senin manan çok temiz olması lazım görüntü yüzü değil bu senin mana yüzün iç yüzün bu manada suret olarak senin suretine benzer, ama orada manada güzel ise dersin ki. Bunun manası bazen manada güzel olmayan dahi bir. Yusuf’un nefesiyle manası güzelleşir yusuf nefesiyle yusuf gömleğiyle yusuf dokunuşuyla mana da güzelleşir. Hani az önce dedim ya bir okursun bir. Tevhit herkesin manası değişir orada o yüzden deriz. Zikrullah alakasını terk etme o yüzden deriz gelin. DNA’ların zı düzeltin burada gel o halakaya otur manan güzelleşsin. Cennet yüzlü ol melek yüzlü.

Kaynak: Sende Yusuf güzelliği yoksa kibirliliğe düşersin, kendini güzel görüp de ben güz

Elinin altına vermiş sana vermiş?

Tevazu. Allah’ın nimetlerini inkar etmek değil onları kabul ederken mütevazi. Olmaktır o zaman tevazu. Cenâb-ı. Hak sana birçok. Nimet vermiş senin. Elinin altına vermiş sana vermiş. Sen imanla tanışmış. Sen hidayetle tanışmış. Sen namazla zikirle tanışmış haçla zekatla tanışmış. Sen bir mürşid-i. Kamil ile tanışmış. Sen. Zikrullah alakası la tanışmışım. Cenâb-ı. Hak seni yedirmiş içirmiş beslemiş giydirmiş sana bir aile vermiş sana bir aile vermiş anne baba dede nine bir aile vermiş sana. Ayriyeten sana bir de. Sufi vermiş seni sufi bir ailenin içerisine katmış. Sen bu nimetleri inkar ederekten inkar ederekten sen bir yere varamazsın bunların farkına var bu nimetin farkına var hamd edenlerden ol şükredenlerden ol, ve bunun karşılığında bunun karşılığında ezil. Ya. Rabbi. Ben nasıl bir yaptım.

Kaynak: Cenâb-ı Hakk sana bir çok nimet vermiş bunların farkına var ve tevazu göster, ki

Tevazu nedir?

Tevazu. Allah’ın nimetlerini inkar etmek değil onları kabul ederken mütevazi. Olmaktır o zaman tevazu.

Kaynak: Cenâb-ı Hakk sana bir çok nimet vermiş bunların farkına var ve tevazu göster, ki

Tevazu gösterişten uzak durmak mı?

Demek ki tevazu neymiş gösterişten uzak duracak gösteriş uzak durmak. Demek ki gösteriş yok sufilikte. Sen gösterişe dalaz sın sen havadan uçamazsın. Sufi yolunda gösterişe girecek olan her şeyden uzak duracaksın ben.

Kaynak: Cenâb-ı Hakk sana bir çok nimet vermiş bunların farkına var ve tevazu göster, ki

Tevazu, kibirle savaşmak mı?

Tevazu insanın kendini. Allah’a teslim etmesidir o teslimiyetle birlikte iç huzur, ve mutluluk bulur o yüzden tevazu sahibi olacak bütün sufiler. Ey kibir, ve ucup sahibi olan kimse sen senelerce nefs-i emarine tabi olup taş gibi katı kalpli oldun, ve kibrinin cahilliğinden peygamberinin velilerin insanların gönlünü kırdın incittin etrafını eline ne geçti peygamberine kibirlilik ettin sünnetlerine karşı gelmekle. Allah’a kibirlilik ettin ayetlere karşı gelmekle sufiyim dedin dervişim. Dedin mürşidine kibirlilik ettin mürşidinin nasihatlerini karşı gelmekle veya mürşidinin bir ihtiyarın bir tespitini veyahut.

Kaynak: Cenâb-ı Hakk sana bir çok nimet vermiş bunların farkına var ve tevazu göster, ki

Tevazu, kalbin süsü mü?

Kalbin en güzel süsüdür o süsü takan hem dünyada hem ahirette güzellik bulur tevazu neymiş kalbin süsüyle de güzellik buluyormuş tevazu kibirle savaşmak demektir kibirli olanın kalbi karanlık bir odadır tevazu sahibi olanın ise kalbi aydınlık bir bahçedir tevazu insanın kendini. Allah’a teslim etmesidir o teslimiyetle birlikte iç huzur, ve mutluluk bulur o yüzden tevazu sahibi olacak bütün sufiler.

Kaynak: Cenâb-ı Hakk sana bir çok nimet vermiş bunların farkına var ve tevazu göster, ki

Hazretleri buyurdu ki dört bedbahtlık tır mıdır?

Yüce. Pir. O yüzden taş gibi katı olma kibir seni taş gibi katı yapar. Kendini yüksek. sampNE Tevazulu ol kibre Hakkında Görmek seni taş gibi katı yapar. Sen kendini biraz tevazu deryasına at Allah resulü sallallâhu aleyhi, ve sellem. Hazretleri buyurdu ki dört bedbahtlık tır. Gözden yaş akmaması kalp katılığı uzun. Emel, ve dünya hırsı. Demek ki dört bir kimsenin üzerinde toplandı İsa o. Bedbaht bir kimse o iyi bir kimse değil neymiş gözünden yaş akmıyor. Çünkü. Tabiri caizse kalbi katılaşmış taşlaşmış, ve kalp katılığı o kimsenin üzerinde. Durmuş artık onda. Merhamet bile yok onda sevginin. Kırıntısı da yok kalp katılığı dediğinizde onda sevginin merhametin. Kırıntısı dahi yok, ve bir kimse uzun emelli sanki hayatı 100 yaşında bitirecek. Sanki hiç. Ölmeyecek bir de bize onu söylediler ya hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için yarın ölecekmiş gibi ahiret için. Ulan insan hiç ölmeyecekmiş. Gibi dünya için çalışırsa ahirete zamanı kalmaz nereden çıkardılar bunu bilmem. Oysa hadis-i. Şerif. Şu burada kalacağın kadar. Burası için orada kalacağın kadar orası için çalış hadisi şerif bu. Ama yok. Normalde o bedbahtlık girecek insanlar Allah muhafaza eylesin. E şimdi. Taş bildiğiniz taş. Kaç. Bahar geçse kaç yaz geçse üzerinden bitki çıkar mı. Çıkmaz onun üzerinde biraz. Toprak. Kırıntısı olacak veya bir çatlak olacak da onun üzerinde bitki çıkacak bizim orada. Bayındır’da dağların yamaçlarında işte. Kuşlar böyle. Zeytin yer. Oraya götürürler zeytin yemek için. Kuşlar da hırslı yiyecek kadar zeytin almıyor oraya götürüyor bir kayanın yarına koyuyor onu orada. Bu sefer o kayanın. Yarından yarıktan böyle hiç olmayacak yere toprağı oraya değiyor toprağı değince oradan bir bakıyorsun bir tane. Delice çıkmış ya. Kayadan delice çıkmış. Kayadan değil kayanın o. Yarından girdi o küçücük zeytin oradan çıktı. E Şimdi kayadan çıkar mı. Çıkmaz çıkar çıkmaz nasıl çıkar ya Allah isterse kayanın ortasından bile su çıkarır o ayrı mesele, ama normalde senin gönlün taş gibi kayara senden bir çıkmaz. Sen önce o taş kalpliliği bırakacaksın. Sen önce o kibirlilik bırakacaksın. Sen önce o tepeden bakışı bırakacaksın mütevazi olacaksın tebessümlü olacaksın mütebessim olacaksın yumuşak kalple olacaksın tatlı kalple olacaksın yüzün tebessüm olacak güleceksin eşine güleceksin çocuğuna güleceksin tebessüm edeceksin arkadaşlarına tebessüm edeceksin etrafa tebessüm edeceksin asık yüzlülük taş kalplilik İslâm’la İslâm ahlakıyla bağdaşan bir değildir önemli bir konu vardır ciddisin bu. Bu öyle değil, ama hep asık yüzlülük yok mütevazi olmak var. Taş. Kalpli olmak yok. Sevcen olmak var e o yüzden böyle bir taş kalplilik varsa katı kalplilik varsa onun kalbinden güzellik çıkmaz onun kalbinden tatlılık çıkmadığı gibi aynı kalp dile tecelli eder dilden de tatlılık çıkmaz dilden de güzellik çıkmaz. Çünkü kalpte ne varsa dilde de o var kalpte ne varsa. Gözde de o var kalpte ne varsa kulakta da o var kalp bu manada merkezdir. Eğer kalpte ilahi aşk varsa dilde de. Gözde de kulakta da elde de ayakta da ilahi aşk vardır. Eğer kalpte Allah’a karşı olan bir saygı varsa. Gözde de dilde de Allah’a karşı saygı vardır kalpte başı bozukluk varsa onun dili de başı bozuktur onun azaları da başı bozuktur onun kendisi de başı bozuktur. Çünkü. Neden kalpte başı bozukluk var kalpte kin varsa onun her tarafında kin vardır kalpte nefret varsa her tarafında nefret vardır kalpte dağınıklık varsa her tarafında dağınıklık vardır kalpte tereddüt varsa her şeyde tereddüdü vardır. O yüzden o kimse ne yapacak kalbinden bunları atacak ki kalp. Bahar bahçesi gibi olsun tevazulu olsun. Tertemiz olsun, ve o üzerinde her an taptaze cenab-ı Hakk’ın sıfatsız buyurdu ki Allah bana alçak gönüllü olmanızı. Böylece kimsenin kimseye tecavüz etmemesini kimseye karşı kibirlenip hakkına hukukuna tecavüz etme hiç kimsenin hakkına hukukuna toplumun hakkına hukukuna tecavüz etme önce nefsinin hakkına hukukuna tecavüz etme sonra etrafındaki insanların hakkına hukukuna tecavüz etme eşinin çocuklarının hakkına, ve hukukuna tecavüz etme ailenin hak, ve hukukuna tecavüz etme arkadaşlarının hak, ve hukukuna. Tecavüz etme şimdi insanlar gücü yettiğince gücü yettiğine tecavüz ediyor. Çünkü gücü yettiğine tecavüz ediyor gücü yetmediğine el pençe divan duruyor gücüne gücü yettiğine tecavüz ediyor namusuna şerefine haysiyetine lafla gözle dille elle ayakla Allah muhafaza eylesin. Amin hukukla, evet tecavüz ediyorlar Allah muhafaza eylesin amin yine hiç kimseye kibirlenip böbürlenmek. Yükseklerde görme kendini. Yükseklerde görüp etrafında kınları ezme tevazulu ol. O yüzden tevazulu ol. Kibre kapılma. Kibre kapılırsan kalbin taşlaşır tekrar söylüyorum tevazunun çıktığı yere kibir girer kibirlenir senen kalbin taşlanır bir tek kibirlenene kibirlenir kafirlere kibirlenir. Onun da kim seninle savaşan kafirlere kibirlenir seninle mücadele eden münafıklara kibirlenir bir de sana kibirlenen bir kimseye de kibirlenir ki kibrin ne olduğunu o öğrensin in diye Allah muhafaza eylesin. Amin. Hz. Pirden bu nasihat tevazu gösterişten uzak durmak demektir. İçinde bulunduğun topluma hizmet etmek, ve kendi kusurlarını kabul etmek demektir mesneviden. Bunlar o zaman. Hz. Pir’in dilinden tevazu neymiş gösterişten uzak durmak. İçinde bulunduğun topluma. Dergahına kardeşlerine hizmet edeceksin hizmet edeceksin bedeninle malınla nefesinle sohbetin le vücudunla orada bulunmakla her bir şekilde hizmet edeceksin hizmet edenler tevazu sahibidir kırmadan dökmeden yıkmadan tepeden bakmadan bunun altını tekrar çizeyim sufilikte. Dergah hayatında kırmadan dökmeden yıkmadan incitmeden hizmet etmek evladır hizmet ediyorum deyip de dilin çirkinleşir hizmet ediyorum deyip de bakışların çirkinleşiyor hizmet ediyorum deyip de kibirlenip böbürlenir. Sen kendi cehennemini hazırlıyorsun sufiler sabırlı insanlardır sabrederler sabrettikleri zaman zannetme o öyle döner çark bir gün kendini dışarıda görü verirsin sonra boyuna oradan bir terene anlatırsın. Sen şöyle oldu da böyle oldu da yan yattı da çamura battı da o yüzden gösterişten uzak olup. İçinde bulunduğun topluma hizmet etmek, ve kendini kusurlarını kendince kabul etmektir tevazu. Koskoca Adem. Aleyhisselâm. Ben. Nefsime zulmettim. Ben nefsine uyanlardan oldum dedi beni affet dedi. Amin Adem’in çocuğu an Adem’in yolunu tut Allah’ın önünde boynunu bük. Ya. Rabbi ben hata, ve kusurluyum. Beni. Affet de amin koskaca. Hz Muhammedi. Mustafa. Sallallahu aleyi veem günahtan kusurdan münezzeh iken ben. Günde 100 kez Allah’a tövbe ederim dedi. Sen Muhammed. Ümmeti isen. Günde 100 kez. Tövbe. Et. Allah’a yalvar. Yakar tövbe etmiyorsan tövben. Yoksa sen kibirlisin. Tövbe etmiyorsan günlük bir tövben yok ise. Hz Muhammedi. Mustafa sallah aleyhi, ve sellem. Hazretleri. Sen olmasaydın kainatı yaratmazdım dedii Peygamber. Habibim sevgilim dediği Peygamber sevgilim dediği Peygamber, ve bütün miracın çıkarıp miracın çıkarıp bedenen, ve kalben kendini gösterdiği Peygamber bedenen, ve kalben miraçta kendini gösterdiği bir Peygamber o Peygamber. Günde 100 kez tövbe ederken sen, ama ahmaklığından, ama cahilliğinden, ama tembelliğinden, ama küstahlığı tövbe etmiyorsan kibirlisin Allah muhafaza eylesin. Amin. O yüzden kendini kusurlu gör. Kendini kusurlu görerek tövbe ederekten tevazu sahibi ol.

Kaynak: sampNE Tevazulu ol kibre kapılma, kibre kapılırsan kalbin taşlaşır, tevazunun çı

Allahın emirlerini yerine getirmede kibirli davrananlar nelerdir?

Allah’ın emirlerini bu getirmede kibirlenen böbürlenip yerine getirmeyenler var biz de müslümanız namaz kılmıyor mu kibirin kibrinden dolayı kılmıyor, ama Müslümanız diyor kibrinden dolayı oruç tutmuyor, ama Müslümanız diyor çekildiğinden dolayı dine, ve dindarlara karşı düşmanlık yapıyor, ama laf sırasıyla önce biz de müslüman oluyor bunlar Ya bunun altını çizdim Bak bunlar mahşerde Mahşer halkın önünde ibretlik olsun 21 eğlendiler, çünkü kibirlendi ler Mahşede halkın önünde ibretlik olarak bunlar insan suretinde Karınca kadar kazık var, ve insanlar onları görecekler orada da Bunlar mânen de öyle görünüyorlar, çünkü Müslüman kendince Müslüman olarak tabir ediyor, ama kibrinden dolayı namazı terk etmiş kibrinden dolayı orucu terk etmiş kibrinden dolayı zekatı terk etmiş kibrinden dolayı zikra hakir bakıyor kibrinden dolayı zik Adana rızk kadınlara Akif hor hakir görüyor tepeden bakıyor, ama bunlar Mahşer yerinde karınca gibi, ama insan suretinde o.

Kaynak: Allahın emirlerini yerine getirmede kibirli davrananlar

Kibir hastalığı nedir?

Bu bir kimse bir âlimi ilminden dolayı küçük görüyorsa o da şirket düşer sebep onun ilmine onun ilmi. İslâm. Hilmi. Esen onun ilminden dolayı onu küçük görüyorsan. Allah muhafaza eylesin. Sen yine kibirlendi yine şirket düştü küfüre düştü veya bir kimse bir. Allah dostuna karşıki bir lensin. Allah dostuna karşı büyük lense. Onun için. Allah’ın dostu velisi nasıl. Allah’ın dostu velisi oldu. Allah’ı sevmek de. Allah’a muhabbet beslemekle. Hz. Peygamber sallallahü, ve sellem. Hazretleri uyumakta dost oldu. Onu olan ki bir de insanı küfre götürür. Allah muhafaza eylesin şimdi ne öbür türlü insanların arasındaki ki bir vardır ki diğerlerinden kendini üstün görmek. Evet bu hoş bir değil. Allah muhafaza eylesin, ama bir kimse bir işte gerçekten ustadır o kimse. Ya. Kibir hastalığı Sohbeti.

Kaynak: Kibir hastalığı

Kibir hastalığına karşı ne yapılmalıdır?

Ben bunun ustasıyım demesi ki bir değildir. Allah muhafaza et. Bilgi kibir verirse insana bir mürşidi kamile de bağlanmaz bağlansa dahi ona tepeden bakar kendince Kalbinde kin, ve kibir olan bir kimsenin Allah’a yakın olması mümkün değildir Birisine Kur’an, ve sünneti anlatamamak kibirlilikten, kınanmaktan korkmaktan, siyasi baskıdan.

Kaynak: Kibir hastalığı

Bencillik nedir?

Bencillik; yanındakini, karşındakini, etrâfındakini hiç hesaba katmadan sâdece kendi istek, ve arzularını tatmin etme peşinde koşmaktır.

Kaynak: 2. Marifet 4 kapı 40 Makam

Bencilliğin hangi seviyeleri vardır?

Bencilliğin bireysel olanı vardır, âilesel olanı vardır, cemaat bencilliği vardır, toplumsal bencilliği vardır.

Kaynak: 2. Marifet 4 kapı 40 Makam

Kin, garaz ve haset neden zararlıdır?

Bir sûfînin kalbinde kin barınamaz; çünkü kin kalbi karartır, zikri perişân eder, ibâdetin nûrunu söndürür. Kin tutan kimse aslında kendine zulmetmektedir.

Kaynak: 2. Marifet 4 kapı 40 Makam

Kibir ne ifade eder?

Kibir, Allah da sevmez, Resûlullah da sevmez, veliler de sevmez, mümin insanlar da sevmez. Kibirliği kafirler sever, münafıklar sever, mürtetler sever, heva hevesini ilah edinenler sever. Kibirliyi kibirli. Bile sevmez. Kibirli karşısındaki kibirli bir kimseyi de görmek istemez. Çünkü kibir sevilecek. Bak kibir sevilecek bir değildir. Hatta gizli şirktir.

Kaynak: Sevdiğiniz şeylerden Allah için harcamadıkça asla iyiliğe erişemezsiniz

Kibir ve kinin neden Allah’a yaklaşmağa engel olduğu söylenir?

Kalbinde kin olan, kibir olan bir kimse asla, ve asla Allah’a yakin olması mümkün değildir. Kibir, ve kin böyle hastalıktır. Allah muhafaza eylesin.

Kaynak: Kalbinde kin ve kibir olan bir kimsenin Allah’a yakın olması mümkün değildir

Senin gönlünde ne var ise senin dilinde de o var mıdır?

Senin gönlünde ne var ise senin dilinde de o vardır. Kalp dükkandır, dil tüccardır. Senin gönlünde kibir varsa dilinde de kibir vardır. Gözünde de kibir vardır. Senin gönlünde kendini beğenmek varsa gözünde de dilinde de kendini beğenmek vardır. Senin gönlünde çıfırt çarşısı varsa senin dilin de gözünde çıfırt çarşısıdır. Senin gönlünde mal sevgisi varsa senin dilinde de mal sevgisi vardır. Senin gönlünde ne var ise dilinde, ve gözünde o vardır. Bu kaçınılmaz bir şeydir. Gönlünde Allah olanın dilinde de Allah olur. Gönlünde Allah var ise dilinde de onun Allah vardır. Onun gönlünde ne var ise hangi sevgi gönlünde yüksekse dilinde o vardır.

Kaynak: Senin gönlünde ne var ise gözünde ve dilinde o vardır

Kim kin tutarsa, affedinceye kadar Allah onu kiniyle baş başa bırakır

Kafirlere mühlet verir. Ve dikkat edin ve kin tutanları da bu hallerinden vazgeçinceye kadar kinleriyle başa bırakır.

Allâh’a naz etmek nedir?

Bizi en çok Allah sevdiği için mi en çok nazı ona ediyoruz? Bizi en çok Allah sevdiği için mi en çok nazı ona ediyoruz? Vallahi Allâh’a naz edebilen varsa ne hâlâ ya. Öyle nazı ehirleri varsa içimizde. Ne mutlu onlara, ne nazı ehirli olmak da güzel. Allâh’a naz etmek. Ne yapacaksınız Allâh’a naz edip? Nasıl oluyor ya? Dua etmiyor mu o? Naz ediyor. Ne yapacak? O, Cenâb-ı Hak ona gel dediğinde aa ben gelemem mi? Diyecek. Ne yapacak? O, Cenâb-ı Hak ona gel dediğinde aa ben gelemem mi? Diyecek. Ben gelemem mi? Diyecek. İşim mi var? Diyecek. Cenâb-ı Hak seni namaza çağırmış, farz demiş. Sen ne diyeceksin? Naz edeceksin, kılmayacaksın. Öyle mi? Ben nazı bilmiyorum. O yüzden bu kardeş benim bilmediğim yerden sormuş. Ben naz etmesini de bilmem. Naz nasıl yapılır onu da bilmem. bir başkası da birisi bana naz yapacak. Ben hiç karşılaşmadım. Düz bir insanım ben. Hakkınızı helâl edin.

Gösterişle, şatafatla ve kibir dolu olan bu iki yüzlü, hatta çok yüzlü insanlar ümmeti Muhammed’i aldattıkları için cennet yüzü görmeyecekler midir?

Hadis-i şerif, Müslim’de yer alan şu hüküm çok önemlidir: Kalbinde zerrece kibir olan kimse cennete giremez. Gösterişle, şatafatla ve kibir dolu olan bu iki yüzlü, hatta çok yüzlü insanlar ümmeti Muhammed’i aldattıkları için cennet yüzü görmeyeceklerdir. Onların aldatıcı sözlerine kanılmamalıdır.

Kibirli kimse neye denir?

O kibirli kimse de Allah’ın sevmediği, lanet ettiği kimsedir. Kendini karıncadan bile üstün görmedi. Hele sende o kibir varken sen karıncadan daha aşağısın. Sen karıncadan daha aşağısın. Kibirlilerde manevi bir necaset kokusu vardır.

Kibirlilerde ne tür bir kokudan bahsedilir?

Kibirlilerde burnun koku alıyorsa anlarsın onu. Burnun koku alması lazım. Hani Hazreti Pir diyor, "Burnun senin neden kok almaz bilir misin diyor." Neden kok almaz? Senin burnun kok almaz çünkü manevi değil. Manevi olmuş olsaydı koku alacaktı.

Kibirlilik nedir?

Kibirlilik başka bir şey değil. Şeyhin taş yese taş yiyeceksin. Aa meydenin kalkması geçti mi? efendim şöyle de böyle de filan. Sen nereye yemeği beğenmiyorsun? Şeyh efendi yapıştırdı. Ayrı ayrı yiyor. Midenizde birleşmiyor mu dedi. Hani ayrı ayrı yiyor. Sen şeyhinin yediğini yiyeceksin. Kibirlilik etmeyeceksin. Şeyhin ona değer vermiş, ders vermiş. Ona kıymet vermiş ders vermiş ona. Her ders alan derviş kıymettedir. Sen şeyhinin kıymet verdiği, ders verdiği kimseyi beğenmeyeceksin.

Kin ve kibirin neden şeytani huylar olduğunu nedir?

Bu kinin, bu kibirin, bu garezin, garezin müsebbibi bunu kalbe yerleştiren şeytandır. Bunlar şeytani huylar, şeytani ahlaklardır. Şeytan. Müslümanların arasına kin koyar. Şeytan. Müslümanın kalbine kibir koyar. kibirlenmesini sağlar. Ve o kimse şeytanın emrinde olur.

← Sorular – Sohbetlerde Sorulan Sorular ve Cevapları