Mustafa Özbağ Efendi bu kısa sohbette «Sana bir vazîfe verilmişken 'Ben buna lâyık değilim' deyip reddediyorsan, ya câhilsin ya da kibirlisin» nükresini tafsîl eder. Bir sûfîye Allâh'a yakınlık nasîb olmuşken, zâtî tecellîlere mazhar olmuşken bu makâmdan geri dönmek büyük bir zulümdür. Hazreti Pîr'in ifâdesiyle: Sultan ona elini uzatmışken, o kendi hevâ-hevesine uyup sultana selâm vermeyi bırakıp kapının eşiğine geri gitmek küstahlıktır. Makāmını ve derecesini hevâ-hevese uyarak yitiren kimse, büyük bir kayıpta olanlardandır. Öte yandan, kendine bir vazîfe verilmişken «Ben buna lâyık değilim» deyip reddetmek iki sebepten birinden kaynaklanır: ya câhillik, ya kibir. Câhillik: vazîfeyi vereni, ve veriliş sebebini anlayamamaktır. Kibir: «Lâyık değilim» görüntüsü altında aslında vazîfeye tenezzül etmemektir. Her iki durumda da sonuç aynıdır: Allâh'ın emâneti reddedilmiş olur.
Sultan Eşiğinden Geri Dönmek
Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel hakîkati ortaya koyarak başlar: bir sûfîye Allâh'a yakınlık nasîb olmuşken, zâtî tecellîlere mazhar olmuşken bu makâmdan geri dönmek büyük bir zulümdür. Hazreti Pîr'in ifâdesiyle: Sultan ona elini uzatmışken, o kendi hevâ-hevesine uyup sultana selâm vermeyi bırakıp kapının eşiğine geri gitmek küstahlıktır. Makāmını ve derecesini hevâ-hevese uyarak yitiren kimse, büyük bir kayıpta olanlardandır.
Vazîfeyi Reddetmenin İki Sebebi
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir tasavvufî kâideyi tafsîl eder: kendine bir vazîfe verilmişken «Ben buna lâyık değilim» deyip reddetmek iki sebepten birinden kaynaklanır: ya câhillik, ya kibir. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Allâh'ın yüzü her nereye dönerseniz oradadır» (Bakara 2/115) buyurmuş; vazîfe veren Cenâbı Hak ise, reddetmek doğrudan O'na karşı geri durmaktır.
Câhillik: Vazîfeyi Anlayamamak
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir manevî tahlîli tafsîl eder: birinci sebep câhilliktir: vazîfeyi vereni, ve veriliş sebebini anlayamamaktır. Câhil kimse vazîfenin Allâh'tan geldiğini anlayamaz; mürşîdin tasarrufu Allâh'ın tasarrufu olduğunu kavrayamaz; bu yüzden «Ben yapamam, ben buna lâyık değilim» der. Hâlbuki vazîfe, Allâh'ın o kuluna emâneti olarak verilmiştir.
Kibir: Vazîfeye Tenezzül Etmemek
Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir manevî îkâzı tafsîl eder: ikinci sebep kibirdir: «Lâyık değilim» görüntüsü altında aslında vazîfeye tenezzül etmemektir. Mü'mîn dışarıdan tevâzu görünümü verir, ama içten kibirle vazîfeyi küçümser. Bu durumda «Lâyık değilim» sözü gerçek tevâzu değil, gizli kibirdir.
Sonuç: Allâh'ın Emâneti Reddedilmiş Olur
Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda mü'mînin görevini tafsîl eder: her iki durumda da sonuç aynıdır: Allâh'ın emâneti reddedilmiş olur. İmâm Kuşeyrî er-Risâle'de: «Makam ve hâlin verilmesi vukū' bulduktan sonra, onu reddetmek nefsin nefsine sığınması, ve hâlin reddi olur» diye tafsîl etmiştir. Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni vazîfeyi tevâzu ile kabûl etmeye, ve câhillik ile kibri terketmeye yöneltir; ve bu vasıflar onun manevî terakkîsinin temel cüzlerini teşkîl eder.
- Kur'ânı Kerîm: Bakara 2/115, 30; A'râf 7/146; Nisâ 4/36; Lokmân 31/18.
- Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Edeb.
- Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Îmân 147.
- Süneni Ebû Dâvûd.
- Süneni Tirmizî, Birr 61.
- Süneni Nesâî.
- Süneni İbn Mâce.
- İmâm Mâlik, Muvatta.
- İmâm Ahmed, Müsned.
- İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, Hâl ve makam bahsi.
- İmâm Kuşeyrî, er-Risâletü'l-Kuşeyriyye, Makam ve hâl bahsi.
- İmâm Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif.
- İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü's-Sâlikîn.
- İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb, Bakara 115 tefsîri.
- İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
- İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm.
- Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Kibir ve Tevâzu Sohbetleri.
Sohbetin Tasnîfi: Bu kısa sohbet sultan eşiğinden geri dönmeyi, vazîfeyi reddetmenin iki sebebini, câhillik (vazîfeyi anlayamamak), kibir (vazîfeye tenezzül etmemek), ve sonuçta Allâh'ın emânetinin reddedilmesini tafsîl etmektedir.
Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Kibir ve Tevâzu Sohbetleri