Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Kibir ·

Bilgi kibir verirse insana bir mürşidi kamile de bağlanmaz bağlansa dahi ona tepeden bakar kendince

Bir de firavunun korkusundan çekintisinden dünya hayatının debbesinden şatafatından. Musa. Aleyhisselam'ın peygamberlerini kabullenemiyorlar dünya hayatı onlara tatlı geliyor firavunun etrafındaki mak...


Mustafa Özbağ Efendi bu kısa sohbette «Bilgi kibir verirse insâna bir mürşîdi kâmile de bağlanmaz; bağlansa dahi ona tepeden bakar kendince» nükresini tafsîl eder. Hz. Mûsâ aleyhisselâm'ın kavmi, firavunun korkusundan, dünyâ hayâtının debdebesinden, ve şatâfatından dolayı peygamberlerini kabûl edemediler. Firavunun yanındaki makam, gördükleri lutufikrâm, halkın arasındaki itibar gözlerini kamaştırıp kalplerini karartıyordu. Aslında çok iyi biliyorlardı ki bir Peygamber gelecek, ve firavunun saltanatını yıkacak; ama Mûsâ'nın peygamberliğini bir türlü kabûl edemediler. Onlarda bir bilgi kibri, bir büyüklük gurûru vardı. Kureyş'in ileri gelenleri de aynı şeyi söylemişlerdi: «Yetim bir kimse mi Peygamber olacak başımıza?» Ebû Cehil «Bir Peygamber olacaksa ben olmalıydım» diyordu. Bilgi kibri mürşîde bağlanmaya engel olur. «Ben olmalıydım» tavrı, ilmin verdiği gurûrun en tehlikeli tezâhürüdür. İlim tevâzuyu gerektirirken kibir veriyorsa, o ilim insânı hakîkatten uzaklaştırır. Bilgi, ancak edep, ve teslîmiyetle birleştiğinde hakîkî mânâsını bulur.

Firavun'un Etrâfındakilerin Körlüğü

Mustafa Özbağ Efendi sohbete temel hakîkati ortaya koyarak başlar: Mûsâ aleyhisselâm'ın kavmi, firavunun korkusundan, dünyâ hayâtının debdebesi, ve şatâfatından dolayı peygamberlerini kabûl edemediler. Firavunun yanındaki makam, gördükleri lutuf, ve ikrâm, halkın arasındaki itibâr gözlerini kamaştırıp kalplerini karartıyordu. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Firavun ailesinden îmânını gizleyen bir mü'min dedi ki: 'Bir adamı Rabbim Allâh'tır dediği için mi öldüreceksiniz?'» (Mü'min 40/28) buyurmuştur.

Bilgi Kibri ve Büyüklük Gurûru

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir manevî tahlîli tafsîl eder: aslında çok iyi biliyorlardı ki bir Peygamber gelecek, ve firavunun saltanatını yıkacak; ama Mûsâ'nın peygamberliğini bir türlü kabûl edemediler. Onlarda bir bilgi kibri, bir büyüklük gurûru vardı. Bu hâl bilgi sâhibi olduğu hâlde teslîm olamamanın en bâriz tezâhürüdür.

Kureyş ve Ebû Cehil'in Aynı Hatâsı

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir târihî hakîkati tafsîl eder: Kureyş'in ileri gelenleri de aynı şeyi söylemişlerdi: «Yetim bir kimse mi Peygamber olacak başımıza?» Ebû Cehil «Bir Peygamber olacaksa ben olmalıydım» diyordu. Cenâbı Hak âyeti kerîmede «Onu uyarıcı bir Peygamber olarak gönderdiğimiz için bütün yıldızlardan üstün gördüğü kavmin başına bir adam mı oturacaktır?» (Zuhruf 43/31) gibi cümleleri zikretmiştir. Bu hâl «Ben olmalıydım» kibrinin Mûsâ kavmi ile Kureyş ileri gelenleri arasındaki müşterekliğini ortaya koyar.

Bilgi Kibri Mürşîde Bağlanmaya Engel

Mustafa Özbağ Efendi muazzam bir tasavvufî kâideyi tafsîl eder: bir kimse bilgi kibrine kapılırsa, bir mürşîdi kâmile de bağlanmaz; bağlansa bile ona tepeden bakar. «Ben olmalıydım» tavrı, ilmin verdiği gurûrun en tehlikeli tezâhürüdür. İlim tevâzuyu gerektirirken kibir veriyorsa, o ilim insânı hakîkatten uzaklaştırır.

Bilgi: Edep ile Teslîmiyetle Birleşmeli

Mustafa Özbağ Efendi sohbetin sonunda mü'mînin görevini tafsîl eder: bilgi, ancak edep, ve teslîmiyetle birleştiğinde hakîkî mânâsını bulur. Resûli Ekrem efendimiz buyurmuştur: «Allâh'ım, bana fayda veren ilmi öğret; öğrettiğin ile beni faydalandır; ilmimi arttır» (Tirmizî, Da'avât 128). Halvetiyye-Şâbâniyye-Karabâşiyye yolunun manevî terbiyesi de mü'mîni bilgi kibrinden arınmaya, edep ile teslîmiyetle ilim tahsîl etmeye yöneltir; ve bu vasıflar onun manevî terakkîsinin temel cüzlerini teşkîl eder.

  • Kur'ânı Kerîm: Mü'min 40/28; Zuhruf 43/31; A'râf 7/12-13, 146; Lokmân 31/18; Şuarâ 26 (Firavun).
  • Sahîhi Buhârî, Kitâbü'l-Edeb.
  • Sahîhi Müslim, Kitâbü'l-Îmân 147.
  • Süneni Ebû Dâvûd.
  • Süneni Tirmizî, Birr 61; Da'avât 128, Bana fayda veren ilim duâsı.
  • Süneni Nesâî.
  • Süneni İbn Mâce.
  • İmâm Mâlik, Muvatta.
  • İmâm Ahmed, Müsned.
  • İmâm Gazzâlî, İhyâ-u Ulûmi'd-Dîn, İlim ve kibir bahsi.
  • İmâm Kuşeyrî, er-Risâletü'l-Kuşeyriyye.
  • İmâm Sühreverdî, Avârifü'l-Ma'ârif.
  • İbn Kayyim el-Cevziyye, Medâricü's-Sâlikîn.
  • İmâm Râzî, Mefâtîhu'l-Gayb, Mü'min 28 tefsîri.
  • İmâm Kurtubî, el-Câmi'u li-Ahkâmi'l-Kur'ân.
  • İbn Kesîr, Tefsîru'l-Kur'âni'l-Azîm.
  • Mustafâ Özbağ Efendi, Sohbet Serileri, Kibir ve Tevâzu Sohbetleri.

Sohbetin Tasnîfi: Bu kısa sohbet Firavun'un etrâfındakilerin körlüğünü, bilgi kibri ve büyüklük gurûrunu, Kureyş ve Ebû Cehil'in aynı hatâsını, bilgi kibrinin mürşîde bağlanmaya engel olduğunu, ve bilginin edep ile teslîmiyetle birleşmesi gerektiğini tafsîl etmektedir.


Kaynak: mustafaozbag.com | Video: YouTube | Seri: Kibir ve Tevâzu Sohbetleri