Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site

Sorular: Aile ve Evlilik — Sayfa 9

Sohbetlerden Derlenen Sorular

Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv

35.367Soru-Cevap
2.760.705Kelime
51Kategori
378Sayfa

Table of Contents

Aile ve Evlilik(1545) — Sayfa 9/18

Coca-Cola’nın içerisinde alkol var mı?

Coca-Cola’nın içerisinde alkol olduğu söyleniyor, bunu tespit ettiler, gazetelerde yayınladılar. Coca-Cola firması ‘Bunun içerisinde alkol yoktur’ diye geriye dönüş yapmadığından dolayı içinde alkol olduğu nettir. ‘Sarhoşluk veren şeylerin azı da çoğu da haramdır.’ (Ebu Davud, Eşribe, 5; Tirmizi, Eşribe, 3) hadis-i şerifi gereği bir kimse Coca-Cola için haram dese, ona ‘Neden haram diyorsun’ denmez.

Kaynak: 300. Dergah Sohbeti — Tövbe ve Helalleşme, Eşler Arası Güven, Evliyanın Üç Hali

Misafirlik adabı nedir?

Misafirin arzusu ayaklarını geçmez ve kalbine neresi uygun gelirse orası onun menzili olur. Siz misafiri misafir etmeye çalışın ama o kimseyi kalbinin gideceği yere de müsaade edin. Misafirlik adabı açısından ‘İlla gel, illa ye, illa yat, illa kal’ demek doğru değildir. Bırakın misafir kalbinin attığı yere gitsin. Sen davet et, davetine samimiyetini ve ihlasını koy, ama ısrarcı olup o kimseyi kalbinin gideceği yoldan geri çevirme. Belki bir rüya görmüştür, belki bir hal görmüştür, belki de ona manevi bir işaret gelmiştir.

Kaynak: 306. Dergah Sohbeti — Temizlik, Aşk ve Şevk, Emanet, Ticaret Hukuku, İslam Felse

Düğün ve Sünnet Merasimleri konusunu ele alıyor mu?

Düğün ve Sünnet Merasimleri

Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazreti Ayşe validemize soruyor: Ya Ayşe, filanca kadının kızın nikahını kıydınız mı? Kıydık ya Resulallah. Def vurdunuz mu? Hayır ya Resulallah. Defsiz nikah nikah olmaz. Ya Ayşe, Ensar defi severdi. Keşke def vursaydınız.

Türkiye’deki Müslümanlar düğünleri ve sünnetleri İslami mesaj için kullandılar. Millet düğününde mevlut okudu, millet düğününde sohbet ettirdi. Din anlatmak için düğünlerini böyle yaptılar. Nurcular risale okudular, sufiler Allah’ı zikretti. Bu insanlar dinin diyaneti öğrensin diye çaba sarf ettiler.

Kaynak: 314. Dergah Sohbeti — Sufi Adabı, Mahremiyet Hukuku ve Dergahta Hizmet

324. Dergah Sohbeti — Vefa, Dergah Hizmeti ve Halifelik Vasiyeti nedir?

Vefa: Dergahtan Ayrilanlara Vefa ve Hizmeti Gecmis Kardesler

Bizim yolumuz eskileri atmak değildir. Hizmet eden Allah’a hizmet etmiştir. Hizmet edenin hizmetinin karşılığını Rabbimiz bi-izni’llah verecektir. Kardeşler bir vefa örneği göstermeli; hizmet eden ağabeylerini, büyüklerini, ablalarını hayır-hâhla anmalı, mümkün mertebe vakti varsa ziyaret etmeli, hüsnüzan beslemeli, önünden arkasından konuşmamalı, kınamamalıdır.

Çünkü bir kimse kınanırsa, kınayanın başına gelmedikçe o kimse ölmez. Bunlara ibretle bakmalı, o hâle düşmemek için dua etmelidir. Eğer sadece Kur’an ve Sünnet dairesinde insanın kendi başına ibadeti yetmiş olsaydı, din bu kadar yayılmazdı. Dinin kendi ergonomisinin içinde kendi dinamikliği vardır. O koşuşturmaya kendini adapte etmen lazımdır.

Ayrilanin Psikolojisi

Ayrılan kimse kendisine aşırı ihtimam gösterilmesini ister. Suçlar: "Ben şöyle yaptım ama siz hiçbiriniz kapımı çalmadınız, hiçbiriniz bana selam vermediniz." Bir çıt ilerisi: "Mustafa abiniz mi size bana selam vermemenizi söyledi?" Bir çıt daha ilerisi: "Sizin hepiniz de vefasızsınız."

Kaynak: 324. Dergah Sohbeti — Vefa, Dergah Hizmeti ve Halifelik Vasiyeti

Ayrılan kişinin psikolojisi nedir?

Ayrılan kimse kendisine aşırı ihtimam gösterilmesini ister. Suçlar: "Ben şöyle yaptım ama siz hiçbiriniz kapımı çalmadınız, hiçbiriniz bana selam vermediniz." Bir çıt ilerisi: "Mustafa abiniz mi size bana selam vermemenizi söyledi?" Bir çıt daha ilerisi: "Sizin hepiniz de vefasızsınız."

Kaynak: 324. Dergah Sohbeti — Vefa, Dergah Hizmeti ve Halifelik Vasiyeti

Dergah sana hizmet eder — sen dergaha değil, bu ifadeyi nedir?

Hiç kimse dergâha hizmet etmez — buna şeyhler de dâhildir. Bu benim felsefemdir. Küçücük semazeninden tut mürşid-i kâmiline kadar o dergâhtan hizmet alıyordur. O dergâhtan lütfedilmiştir, ikram edilmiştir. Eğer "ben dergâha hizmet ettim" diyorsa bir kimse, şeytan almış kucağına. Bu dergâh sana hizmet ediyor, sana kıymet veriyor, sana kucak açmış, gönlünü açmış, bağrını açmış, sofrasını açmış, muhabbet gülünü derlemiş koymuş önüne. Sen kıymet bilmemişsin. Sensin vefasız, sensin hayırsız, sensin gülü solduran, sensin bahçeyi bozan.

Kaynak: 324. Dergah Sohbeti — Vefa, Dergah Hizmeti ve Halifelik Vasiyeti

Giybet ve elestiri meselesi nedir?

Bir kimsenin yoluna, şeyhine, çavuşuna lâf söylemediği müddetçe kardeşlerin onlarla ilgi ve alâkalarını keseceklerini düşünmüyorum. Eğer böyle yapılıyorsa gerçekten yanlışlık vardır. Kardeşler ilişkilerini vefanın, hayır-hâhlığın, muhabbetten ve hüsnüzannın üzerine kurmalıdır. Benim meşhur bir tezim vardır: Eleştireceksen ben eleştiririm. Bir başkasına eleştirtmem. Sen de seviyorsan bana da eleştirtme. Ben vururum gerekirse; sen vurdurma bana, ben de vurdurmam sana. Ölçü budur. Şeyhime lâf söylemeye kalkanına "bu son olsun" dedim. Anneme lâf söylemeye kalkana "son lokmam olur bu evde" dedim. Abime de aynısını söyledim. Kaldılar. Bitti.

Kaynak: 324. Dergah Sohbeti — Vefa, Dergah Hizmeti ve Halifelik Vasiyeti

Zakirlik meselesi ve seyhimle olan hatira nedir?

Birisi şeyhimin ağzından bana bir lâf söyledi: "Gençler seni çok seviyor diye zakirliğini almıyormuş." Ben açtım telefonu Şeyh Efendi’ye sordum: "Böyle böyle demişsiniz, zakirliği bırakabilirim." Şeyhim: "Kim dediyse çok büyük yalan söylemiş oğlum. Devam et sen işine" dedi. Beni şeyhim bağlar. Ardından bana söyleyen adam koşa koşa geldi: "Sen Şeyh Efendi’ye nasıl telefon açarsın?" Neden açmayayım? "Senin yanında demiş" dedim. "Senin yanında dediyse ya şeyhim yalancı ya sen yalancısın." Şeyhim yalancı diyemedi, ben yalancıyım da diyemedi. Kaldı.

Kaynak: 324. Dergah Sohbeti — Vefa, Dergah Hizmeti ve Halifelik Vasiyeti

Haber gönderme ve hiyerarsi usulu nedir?

Ben birisine bir şey söyleyeceksem iki yolum vardır: Ya doğrudan o kimsenin kendisine söylerim, ya o kimsenin başındaki vazifelisine söylerim. Nakıb ile alakalıysa Tahsin’e söylerim; Çanakkale’de bir şey varsa Halit’e söylerim; İstanbul’da Barbaros’a söylerim. Bitti. Hiyerarşi budur. Birisinin başındaki vazifeliye "bunu böyle söyle" demek nemmâmlık değildir. Bir eğitim metodudur. İnsanlar başlarındaki vazifeliyle daha fazla samimidirler. Doğrudan yüzüne söylersen alınıp kırılabilir; dolaylı yoldan tatlı tatlı söylenirse daha etkili olur. Bu özel mahrem meselelerle ilgili değildir — dergâhla alakalı hizmet meselelerindedir.

Kaynak: 324. Dergah Sohbeti — Vefa, Dergah Hizmeti ve Halifelik Vasiyeti

Halifelik tayini ve seyhin vasiyeti nedir?

Bana bir emir gelmediği müddetçe ben bu dergâhta "halife şu, şeyh şu" demeyeceğim. Eğer bir emir gelirse — bu ya doğrudan Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin ağzından olur — onu emir telâkki edip yerine getirmeye gayret ederim. Bugüne kadar onların söyledikleri herhangi bir şeyi kenara koymak gibi bir lüksüm olmadı. Bunu büyük bir edepsizlik, büyük bir küstahlık, hatta kendi dâiremde küfür olarak görürüm. Şeyhim Mekke’de umre esnasında elimden tuttu, Kâbe’yi şâhit etti: "Mustafa Efendi oğlum, ben vefat ettikten sonra asla ‘bana görev verdiler’ deyip de ortaya çıkma. Bütün kardeşlere şunu söyleyeceksin: Herkes istihare yapacak, rüyasında gördüğü kimseye gidip intisap edecek." Emredersiniz efendim dedim. Şeyhim vefat ettiğinde bütün herkese söyledim ve açıkladım. Bütün bölgelere, belgelere, CD’lere çektirip gönderdim. Eğer bir emir vâki olup birini tayin ettirirlerse eyvallah; ama böyle bir emir vâki olmazsa istihare yapacaksınız, rüyanızda gördüğünüze gidip intisap edeceksiniz. Ben tasavvufu ilk çıktığı zamandaki — 1100-1200 yıl önceki — sûfîlik anlayışıyla yaşama taraftarlarındanım. Nasıl Şâh-ı Nakşibend’in bir sürü şeyhi varsa, Bâyezîd-i Bistâmî’nin bir sürü şeyhi varsa, sizin de mâneviyâtınız bol olsun, geniş ve derin olsun; sizin de öyle şeyhiniz olabilir.

Kaynak: 324. Dergah Sohbeti — Vefa, Dergah Hizmeti ve Halifelik Vasiyeti

Bu işin kaderi bu mudur?

Eşlerimizi sohbete, programa götürdüğümüzde söylemedik laf bırakmadılar. Ve söyleyenler enteresan bir şekilde kendi düğünlerinde kadınla erkeği ayırmayan, üç gün süren eğlenceler düzenleyen kimselerdi. Adam eşini her yere gönderir, ama derse göndermez. Bu işin kaderi budur.

Kaynak: 333. Dergâh Sohbeti — Hizmette Rotasyon, Namazın Fazileti ve Allah’a Yakınlık

Yarın akşam bayanların kutlu doğum programı düzenlenecek midir?

Yarın akşam bayanların kutlu doğum programı düzenlenecektir. El ilanları hazırlanmıştır, yaklaşık 1500 tane basılmıştır. Yarın sabah 11’e kadar hazır olacak; müsait olan kardeşler el ilanlarını alıp mümkün olan yerlere dağıtacaklardır. Kardeşler eşlerini ve akrabalarını davet ederek bu programın tanıtımına katkı sunmalıdır.

Kaynak: 333. Dergâh Sohbeti — Hizmette Rotasyon, Namazın Fazileti ve Allah’a Yakınlık

‘Eşimle problem yaşadım, eşimi tokatladım, şimdi pişmanım, ailesi müsaade etmiyor, barışmak istiyorum.’ Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri asla eşine, eşlerine tokat vurmamıştır?

Bizim adabımızda da kadına tokat vurmak yoktur, kadını dövmek yoktur. Bu yapılan şey yanlıştır, bunun haklılığı yoktur. Bir şekilde eşiyle irtibata girip, eşiyle barışıp, eşini ikna edecektir. Ama kız anne babaları, çocuklarının üzerinde hükmetmeye hakları yoktur çocuklarını evlendirdikten sonra. Hele kızları eşleriyle geçinmek istiyorsa, barışmak istiyorlarsa, anne babalar buna anlayışla davranacaklardır.

Kaynak: 336. Dergâh Sohbeti — Mehdi, Sevgi ve Sadakat, Nefsin Mertebeleri

İmtihan dünyası nedir?

‘İnsanlar sandı mı ki iman ettik demeleriyle bırakılacaklar, daha imtihana çekilmeyecekler?’ (Ankebut 29/2). İmtihansız bir dünya söz konusu değildir. Cenab-ı Hak ayet-i kerimede: ‘Allah sizleri anne babalarınızla, eşlerinizle, çocuklarınızla, mallarınızla, canlarınızla imtihan eder.’ Müslüman için, mümin için bu dünya imtihan yeridir. Mümin her daim hüsrana uğramamak için uyanık olmaya gayret eder. Cenab-ı Hak kulun farzları yerine getirmesi ile en sevimli ameli işlemiş olur. Müslüman imtihanı kazanmak için birinci derecede haramlardan uzak duracak ve aynı zamanda farz olan ibadetlerini yerine getirecektir.

Kaynak: 338. Dergâh Sohbeti — Zakirlik Hatırası, İhya ve Müceddit Meselesi

Kredisi ve borcu olan bir kimse hacca gidebilir mi?

Önce borcunu ödemesi daha iyidir. Parası olana hac farzdır; kimin parası varsa ona farzdır. Babam hacca gitmedi, onun adına ben gidebilir miyim? Parası olan gidecektir. Sıra yoktur; parası olan gider.

Kaynak: 341. Dergah Sohbeti — Bıyık ve Sakal Sünneti, Namaz Dinin Direği, Mürşid İmtihan

Müslüman tipi nasıl olmalıdır?

Hadis-i şerifte "Bıyıklarınızı kırpınız, sakallarınızı bırakınız" buyrulmuştur. Sakalın en uzun noktası bir kabze, bir tutamdır. Sakal bırakamıyorsanız hiç olmazsa bıyığınızı bırakın. Bıyık da sünnettir, terk etmek yoktur. Fıtraten bıyığınızda ne varsa bırakın.

Kaynak: 341. Dergah Sohbeti — Bıyık ve Sakal Sünneti, Namaz Dinin Direği, Mürşid İmtihan

Bıyık ve sakal sünneti neden önemlidir?

Önümüze sakalsız, bıyıksız, pırıl pırıl bir Müslüman tipi çizilmek isteniyor. Böyle bir tipi "çok temiz, çok sevecen, çok makul" olarak sunan zihniyet, aslında perde gerisinde Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri’ne laf uzatıyor. Koyun gibi bir Müslüman istiyorlar: çektikleri yere gidecek, saçına karışacak, sakalına karışacak, her şeyine karışacak, sen susacaksın.

Kaynak: 341. Dergah Sohbeti — Bıyık ve Sakal Sünneti, Namaz Dinin Direği, Mürşid İmtihan

Cariye şarkıcılarının dinlenmesi haram mıdır?

Sahabeler cariye şarkıcıları dinlemişlerdir; Bedir ashabından kimseler de bu noktada ruhsat almışlardır. Mümin bir kadının nameli sesi haramdır; söylemesi onun için haramdır. Ama karşıdaki kişinin mümin mi, münafık mı, cariye mi, kafir mi olduğunu bilmiyorsak Hanefilere göre dinleyen haram işlemiş olmaz.

Kaynak: 341. Dergah Sohbeti — Bıyık ve Sakal Sünneti, Namaz Dinin Direği, Mürşid İmtihan

Namaz dinin direği midir?

Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri buyurmuştur: "Namaz dinin direğidir. Kim o direği yıkarsa dinini yıkmış olur." Birisi "Namaz dinin direği değil, gereğidir" derse Hz. Peygamber’in hadis-i şerifine muhalefet etmiş olur. Bu dini sulandırmak, namazı hafife almaktır.

Kaynak: 341. Dergah Sohbeti — Bıyık ve Sakal Sünneti, Namaz Dinin Direği, Mürşid İmtihan

İslamın temelini oluşturan beş temel nedir?

Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri’ne soruldu: "İslam nedir?" Buyurdu: Kelime-i şahadet getirmek, namaz kılmak, oruç tutmak, hacca gitmek, zekat vermek. Bu beş temel senin üzerinde bulunacaktır. Zekat vermek farz ise zekat verebilecek hale gelmek için mücadele edeceksin: ticaret yap, tarlacılık yap, çalış, koştur. Tembel olma, aymaz olma, yobaz olma.

Kaynak: 341. Dergah Sohbeti — Bıyık ve Sakal Sünneti, Namaz Dinin Direği, Mürşid İmtihan

Mürşid-i Kamiller imtihan eder mi?

Birinin imtihan etmesi demek o kimseyi Allah yerine koymak demektir. Bir kimse Allah mıdır ki imtihan etsin? Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri kimi imtihan etmiştir? Sahabe efendilerimiz kimi imtihan etmiştir? Böyle bir şeyh efendi "Hadi buradan atla" diyecek, o da atlayacak, imtihanı kazanacak algısı tamamen yanlıştır. Böyle bir tasavvuf ve böyle bir din yoktur.

Kaynak: 341. Dergah Sohbeti — Bıyık ve Sakal Sünneti, Namaz Dinin Direği, Mürşid İmtihan

Sufilere karşı bir algı var mı?

Müslümanlar arasında sufilere, dervişlere ve şeyhlere karşı bir güvensizlik vardır. Herkes kendisinden bir şey isteneceğini düşünüyor. Bu algı şudur: "Derviş tipik bir dilencidir. Şeyh tipik bir dilencidir." Param var dersen de yanlış yerdesin, param yok dersen de. Kendisini paralı görmek, kendisinden istenmeyecek biri olarak görmek aslında kibir ve enedir.

Kaynak: 341. Dergah Sohbeti — Bıyık ve Sakal Sünneti, Namaz Dinin Direği, Mürşid İmtihan

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri’nin ve ardından gelen Hulefa-i Raşidin Efendilerimiz’in zamanında bir mesele veya problem olduğunda b mıdır?

Adına: Dergahta Müfettişlik ve Şeyh Efendi’nin Vazifelendirmesi

Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri’nin ve ardından gelen Hulefa-i Raşidin Efendilerimiz’in zamanında bir mesele veya problem olduğunda birini veya birkaç kişiyi tayin ederlerdi. Giderler, o meseleye bakarlardı; raporunu getirirler, emir el-müminine söylerlerdi. Emir el-müminin de meseleyi umuma arz ederdi. Eski dergahlarda da bu vazife nakıbler ve diğer görevliler aracılığıyla yerine getirilirdi.

Allah rahmet eylesin, Şeyy Efendi’nin zamanında dergahın içerisinde herhangi bir incelenmesi, bakılması gereken mesele olduğunda beni vazifelendirirdi. Gece saat birde, ikide yola çıktığım olurdu. Şeyh Efendi bazen derdi ki: "Her iki tarafı da dinle, hükmet." Ya da "Git bu meseleyi dinle, bana anlat." Bu sadece dergahın içerisinde o gün için geçerliydi; herhangi bir resmi kurum değildi.

Kaynak: 345. Dergah Sohbeti — Allah Adına Hizmet, Fitne ve Gıybetten Sakınma, Hata ve Ge

Ayet-i kerimede Cenab-ı Hak buyurur: "İyilikler Rabbinizdendir." Bizden bir iyilik sudur ettiğinde onun sebebi de, müsebbibi de, sahibi de Allah’ mıdır?

Ayet-i kerimede Cenab-ı Hak buyurur: "İyilikler Rabbinizdendir." Bizden bir iyilik sudur ettiğinde onun sebebi de, müsebbibi de, sahibi de Allah’tır. Sufi, kendi benliğinden, kimliğinden, kişiliğinden ve yaptığından sarf-ı nazar eder. Der ki: "Bunu yaptıran da, ettiren de, getiren de, götüren de, kaldıran da, indiren de, var eden de, yok eden de Allah’tır." Kötülükler ise nefsinizdendir; bunu Hz. Adem aleyhisselam’da ve bütün peygamberlerde gördük.

Kaynak: 345. Dergah Sohbeti — Allah Adına Hizmet, Fitne ve Gıybetten Sakınma, Hata ve Ge

Dergahta bir tane post-nişin vardır, o da şeyhi midir?

Dergahta bir tane post-nişin vardır, o da şeyhidir. Geri kalanı hep vazife yapar. Posta çıkmak post-nişin olmak demek değildir; o da vazifedir. Kardeşler yaptıkları işlerde benliklerini, kimliklerini ve kişiliklerini ortaya koymaya çalışırlarsa batarlar. Bu yolda ergilik saltanattır. Kendinizi bir şey olduğunuza dair bir oluşturma çalışmasına girmeyin.

Kaynak: 345. Dergah Sohbeti — Allah Adına Hizmet, Fitne ve Gıybetten Sakınma, Hata ve Ge

Kim böyle bir makam hırsına kapıldıysa tecrübeyle sabittir: o kimse batmıştır?

Bir sinek batırır sizi. Beğenmediğiniz bir kimse sizi batırır. Cenab-ı Hak başınıza öyle bir kimseyi musallat eder ki, bir bakarsınız yıkılana, bir de sebep olana bakarsınız, kalırsınız. İnsanın haleti ruhiyesi değişir, kanalları kapanır, gözü körelir. Allah muhafaza eylesin.

Kaynak: 345. Dergah Sohbeti — Allah Adına Hizmet, Fitne ve Gıybetten Sakınma, Hata ve Ge

İnsanlar gelir geçer, makamlar gelir geçer, hayat gelir geçer mi?

İnsanlar gelir geçer, makamlar gelir geçer, hayat gelir geçer. İyilik yapmaya koşun. İyi olmaya çalışın. Hesap kitap etmeyin. Stratejisi Allah için olan kimsenin hesabı kitabı bitmiştir; Allah onunla beraber olur.

Kaynak: 345. Dergah Sohbeti — Allah Adına Hizmet, Fitne ve Gıybetten Sakınma, Hata ve Ge

Orada kendisine bir benlik gelmez, o iş onun değil midir?

Bir kimse orada zikrullah yaptırıyorsa üstad adına yaptırır. Ders yaptıran üstad adına yapar, sema eden üstad adına sema eder. Herkes ne hizmet ediyorsa o hizmeti üstad adına yapar. Orada kendisine bir benlik gelmez, o iş onun değildir. Bir başkasının adına yapıyordur. Aslında bir üst seviyede Allah için yapıyor ve Allah adına yapıyor. Bir sufi topluluğunun nefes alıp vermesi dahi Allah adınadır.

Kaynak: 345. Dergah Sohbeti — Allah Adına Hizmet, Fitne ve Gıybetten Sakınma, Hata ve Ge

Allah isterse münafığa dahi orada hizmet ettirir mi?

Allah isterse münafığa dahi orada hizmet ettirir. İsterse en dağınık gördüğünüz kimseye orada hizmet ettirir.

Kaynak: 345. Dergah Sohbeti — Allah Adına Hizmet, Fitne ve Gıybetten Sakınma, Hata ve Ge

Yıllardan beri benim tarzım ve tavrım bu mudur?

Birisine bir şey söyleyeceksem yüzüne söylerim. Yıllardan beri benim tarzım ve tavrım budur. Dervişlik hayatımda derviş kardeşlerden borç aldığım bir elin parmağını geçmez. Bunun sebebi şudur: Birisine bir şey söyleyeceksem, beni daralacak edecek hiçbir şey olmaması lazım. Ben özgür, hür bir şekilde vazifemi yerine getirebileyim.

Kaynak: 345. Dergah Sohbeti — Allah Adına Hizmet, Fitne ve Gıybetten Sakınma, Hata ve Ge

Birinden bir rahatsızlık duyduysam da sohbette söylerim midir?

Birinden bir rahatsızlık duyduysam da sohbette söylerim. Sohbetlerde söylenenlerden kimisi üzerine alınır, mail yazarlar, mesaj çekerler: "Bunu bana mı söylediniz?" Ben gülerim ve kendi içimden derim ki iyi, mesajını almış demek ki.

Kaynak: 345. Dergah Sohbeti — Allah Adına Hizmet, Fitne ve Gıybetten Sakınma, Hata ve Ge

Geri kalan sohbetlerden kendinize alacağınızı alın; yolun hikmeti budur zaten midir?

Geri kalan sohbetlerden kendinize alacağınızı alın; yolun hikmeti budur zaten.

Kaynak: 345. Dergah Sohbeti — Allah Adına Hizmet, Fitne ve Gıybetten Sakınma, Hata ve Ge

Önemli olan geriye dönüp toparlamak mıdır?

Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Hazretleri buyurmuştur: "Hata yapanların en hayırlısı hatasından geri dönendir." Herkes eksik davranabilir, herkes yanlış davranabilir. Önemli olan geriye dönüp toparlamaktır. Geriye dönüp toparlamak o kimsenin samimiyetindendir.

Kaynak: 345. Dergah Sohbeti — Allah Adına Hizmet, Fitne ve Gıybetten Sakınma, Hata ve Ge

Yakın olmak, dost olmak, kol kola olmak o kimseyi biraz daha rahatlatır, vanasını açtırır, kapıyı fazla arala mıdır?

Yakınlığın vermiş olduğu güvenle hata yaparlar. Yakın olmak, dost olmak, kol kola olmak o kimseyi biraz daha rahatlatır, vanasını açtırır, kapıyı fazla aralatır. Bu benim kendi şahsımdan da bildiğim bir şeydir: Ben sıyırtırım diye düşünürsünüz ama bir bakarsınız batmışsınız.

Kaynak: 345. Dergah Sohbeti — Allah Adına Hizmet, Fitne ve Gıybetten Sakınma, Hata ve Ge

Birisi hata yapar, birisi de o hatanın üzerinde bina yapar mı?

Birisi hata yapar, birisi de o hatanın üzerinde bina yapar. Kardeşler hata yaptığında o kimsenin toparlanması için yardımcı olun. Örtün, affedin, sarın sarmalayın.

Kaynak: 345. Dergah Sohbeti — Allah Adına Hizmet, Fitne ve Gıybetten Sakınma, Hata ve Ge

Açık topluluklarda fitneye ve dedikoduya yer yok mudur?

Açık topluluklarda fitneye ve dedikoduya yer yoktur. İslam topluluğu açık bir topluluktur. Sufiler kendi içerisinde açık bir topluluktur. Kapalı bir şey yoktur. İnsanların gerisinde laklak etmesine gerek yoktur.

Kaynak: 345. Dergah Sohbeti — Allah Adına Hizmet, Fitne ve Gıybetten Sakınma, Hata ve Ge

Selçuklu, Baba Resul isyanıyla çökmüştür?

Devletler tarihine bakıldığında yıkılış sebeplerinin hep aynı olduğu görülür: İslam topluluğunun İslam’ın ahlakıyla ahlaklanmaması. Selçuklu, Baba Resul isyanıyla çökmüştür. Osmanlı, hem askeri isyanlar hem de dışarıdan enjekte edilen milliyetçilik akımlarıyla parçalanmıştır. Avrupalılar cahil yerel barbarları toplayıp Osmanlı’ya karşı kullanmışlardır.

Kaynak: 345. Dergah Sohbeti — Allah Adına Hizmet, Fitne ve Gıybetten Sakınma, Hata ve Ge

Herkesin hatası kusuru olabilir; önemli olan örtmek, affetmek ve kardeşliğin hukukunu tesis etmek midir?

Bir kimsenin samimi niyetle söylediği bir söz, bir cahilin veya bir barbarın kulağına giderse hem söyleyeni hem söyleneni hem de topluluğu yıkar. Bilgi yanlış ellere geçtiğinde bomba gibi patlar. O yüzden herkesin hatası kusuru olabilir; önemli olan örtmek, affetmek ve kardeşliğin hukukunu tesis etmektir.

Kaynak: 345. Dergah Sohbeti — Allah Adına Hizmet, Fitne ve Gıybetten Sakınma, Hata ve Ge

Bir kimsenin halini yargılamak için senin de hal görmen lazım mıdır?

Bir kimsenin halini yargılamak için senin de hal görmen lazımdır. Hal görmemen durumunda onu algılayamayabilirsin. O kimse hal anlatırken, sen de o hali onun ruhani bağlamında görmen lazımdır. Aynı cephatte, aynı zikrullah halkasındaysan orada halini görmen lazımdır ki "Hayır, sen bunu görmedin" diyebilesin.

Kaynak: 345. Dergah Sohbeti — Allah Adına Hizmet, Fitne ve Gıybetten Sakınma, Hata ve Ge

Zahiri delilin olmadan birisi hakkında "yalan söylüyor" demek büyük bir vebal mıdır?

Zahiri delilin olmadan birisi hakkında "yalan söylüyor" demek büyük bir vebaldir. Birileri hakkında yanlış isnatlarda bulunmak, velev ki doğru olsa dahi gıybet etmek, toplulukları bozan ve helak eden şeylerdir.

Kaynak: 345. Dergah Sohbeti — Allah Adına Hizmet, Fitne ve Gıybetten Sakınma, Hata ve Ge

Bu çalkantıları, bu problemleri örterek kapatacak ve kardeşler kendi kardeşlerinin hukukunu tesis edecekler midir?

Bu çalkantıları, bu problemleri örterek kapatacak ve kardeşler kendi kardeşlerinin hukukunu tesis edeceklerdir. Bu yaşananlar bir eksiklik değildir; hatta tecrübedir, zenginliktir. İnsanoğlu düşe kalka gider, düşe kalka yürür.

Kaynak: 345. Dergah Sohbeti — Allah Adına Hizmet, Fitne ve Gıybetten Sakınma, Hata ve Ge

Doğum Kontrolünün Fıkhi Boyutu Bayanların doğum kontrolü için spiral takmaları, hap kullanmaları hakkında: Hanefiler bunu caiz görmüşlerdir?

Bunu açık açık konuşmak gerekirse, sahabeler gelip Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri’ne azl yaptıklarını söylerler. Cariyelerine karşı azl yapışlarını söylüyorlar ve Hz. Peygamber sus buyurmuştur. Ama nikahlı, hür bir kadının kocasından, kadının müsaadesiyle azl yapılır. Çünkü meni kadının hakkıdır. Erkeğin kendi hakkı değildir. Erkekler bunu kendi hakları olarak yapıyorlar ama erkeğin hakkı değildir. Eğer kadın müsaade ediyorsa erkek bunu yapabilir. Doğum kontrolünde hanefiler içtihat etmişlerdir; gebelik öncesi doğum kontrolü yapmak caiz görülmüştür.

Kaynak: 347. Dergah Sohbeti — Yol ve Yolcu, Zahir-Batın Meselesi, Sevgi ve Cömertlik

Ben mahşerde ümmetimin çokluğuyla övüneceğim" hadis-i şerifini kendimize düstur edinmeliyiz midir?

Çoğalma Tavsiyesi ve Genç Yaşta Evlilik

"Evleniniz, çoğalınız. Ben mahşerde ümmetimin çokluğuyla övüneceğim" hadis-i şerifini kendimize düstur edinmeliyiz. Çocuklarınızı genç yaşta evlendirmeye özen gösterin. Anneler, babalar, evlenecek olan çocuklarınızı maddi meselelere boğmayın. Eşyayla, parayla, gösterişe boğmayın. Arabanız iki model, üç model düşük olsun; eviniz beş metrekare, on metrekare düşük olsun. İki üç tane daireniz olmasını bırakın, çocuklarınızı evlendirin. Çocuklarınız maddi noktada destek olabileceği kadar destek olsun. Çocuklarınızı etrafınızda tutmaya gayret edin. Küçük küçük aileler kurmaya gayret edin. Ailelerinizi dağıtmamaya gayret edin. Çocuk cıvıltısı sizi mutsuz etmesin. Çocuk sesinden rahatsız olanlar, gönüllerinde merhamet ve sevgi bulunmayan insanlardır. Rızık endişesini taşımayın. Allah kaptır, sayandır, her şeyi verir. Kuyudan ne kadar su çekersen o kadar kuyuya su gelir.

Kaynak: 347. Dergah Sohbeti — Yol ve Yolcu, Zahir-Batın Meselesi, Sevgi ve Cömertlik

Kocası ölen kadının iddet süresi ne kadardır?

Kocası vefat eden bir kadının ne kadar iddet beklemesi gerekir? Dört ay on gün. Bu sürede yapmaması gerekenler: Evlenmeyecek, süslenmeyecek.

Kaynak: 348. Dergah Sohbeti — İç Ahlak, Sevgide Acı Yoktur ve Soru-Cevap

Ümmetin Birlik Sorunu nedir?

Ümmetin: Müslüman Cemaatlerin Yönetilmesi, Yönlendirilmesi ve Ümmetin Birlik Sorunu

Kaynak: 349. Dergah Sohbeti — Ümmetin Birlik Sorunu, Cemaatlerin Yönlendirilmesi ve Hila

Müslümanların bir yaptırımı ve ağırlığı olmamasının nedeni nedir?

Müslümanların bir yaptırımı ve ağırlığı olmadığından dolayı, devlet veya hükümet dediğimiz yapılar kendi vatandaşının, halkının inancının, örf ve geleneğinin üzerine kurulmadığından dolayı herhangi bir ağırlığının olması mümkün değil.

Kaynak: 349. Dergah Sohbeti — Ümmetin Birlik Sorunu, Cemaatlerin Yönlendirilmesi ve Hila

İslam topluluğu kimi dinleyecek, kimi dinlemeli, hangi fetvaya uymalı, kimin peşinden gitmeli?

En önemli nokta hilafetin ilga edilmesidir. Çünkü hilafet ilga edilince İslam topluluğu hakkını savunacak siyasi noktasını kaybetmiştir.

Kaynak: 349. Dergah Sohbeti — Ümmetin Birlik Sorunu, Cemaatlerin Yönlendirilmesi ve Hila

İslam dünyasının kendi meselelerini çözememesinin nedeni nedir?

Ne acı ki İslam dünyası kendi içerisindeki bir meseleyi kendisi halledemiyor.

Kaynak: 349. Dergah Sohbeti — Ümmetin Birlik Sorunu, Cemaatlerin Yönlendirilmesi ve Hila

Mısır’daki darbecilere parayı kim verdi?

Bu paralar halkın içerisine mi yatırıldı? Hayır. O kadar milyar dolarlarla Mısır’daki bütün aileleri satın alabilirsiniz.

Kaynak: 349. Dergah Sohbeti — Ümmetin Birlik Sorunu, Cemaatlerin Yönlendirilmesi ve Hila

Cemaatlerin ve tarikatların asıl vazifesi nedir?

Cemaatlerin, tarikatların bu tür toplulukların işi Allah’a ve Resulüne hizmet ederken insanlara hizmet etmektir. Siyaset yapmak değildir, hükümet kurup hükümet yıkmak değildir.

Kaynak: 349. Dergah Sohbeti — Ümmetin Birlik Sorunu, Cemaatlerin Yönlendirilmesi ve Hila

Müslümanların birliği için caydırıcı güç nedir?

Gönlüm arzu eder ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin şemsiyesinin altında bir hilafet gücü kurulsun. Bu hilafet gücü müdahale edebilecek yetenekte ve güçte olmalı. Müslümanlar buraya cihat erleri olarak, gönüllüler olarak yazılmalı.

Kaynak: 349. Dergah Sohbeti — Ümmetin Birlik Sorunu, Cemaatlerin Yönlendirilmesi ve Hila

Ümmetin birliği için son söz nedir?

Kardeşler, ittifak edelim. İttifakta, birleşmekte rahmet var. Ümmetin birleştiği yerde birleşelim. Gözümüzün içine baka baka hançerlemeyin bizi. Gözümüzün içine baka baka aldatmayın bizi. Gözümüzün içine baka baka Müslümanların parasıyla Müslümanları katletmeyin.

Kaynak: 349. Dergah Sohbeti — Ümmetin Birlik Sorunu, Cemaatlerin Yönlendirilmesi ve Hila

Örnekleyelim: Çeçenistan’daki Müslümanlar kimin aklına geliyor?

Şubat: İslam Dünyasında Müslüman Cemaatlerin Yönetilmesi ve Yönlendirilmesi Cenab-ı Hak ömrümüzü hayırlı eylesin. Geçen haftaki sohbetimizde ittifak halinde olmanın gerekliliğini söyledik. Gönül arzu eder ki ümmet-i Muhammed devletin ve hükümetin ortak desteklediklerini desteklesin; devletin ve hükümetin desteklemediklerini de desteklesin. Aslında Müslümanlar, başlarındaki devletin ve hükümetin desteklediği İslami grup, cemaat, cemiyet ve toplulukları destekliyorlar. Uzakdoğu’daki, Çin’deki, Afganistan’daki, Afrika’daki Müslümanlar kimin aklına geliyor? Suriye’deki, Mısır’daki Müslümanların akla gelmesi hoş bir şey. Ama burada anlatmaya çalıştığım şu: Dünya üzerindeki İslami cemaat, grup, parti, her neyse, bunların hepsi yönlendiriliyor. Yönetilemiyorsa yönlendiriliyor.

Kaynak: 350. Dergah Sohbeti — Cemaatlerin Yönetilmesi, 28 Şubat Hatıraları ve Ümmetin Bi

Müslüman cemaatler nasıl yönlendiriliyor?

Bir İslami grup veya cemaat veya tarikat yönetiliyor. Yönetiliyor ne demek? O grup, o cemaat, o tarikat belirli güçler tarafından yönetiliyor. Belirli güçler tarafından yönetildiğinden dolayı o güçlerin emriyle hareket ettiklerinden dolayı bazı şeylerde çok duyarsız kalıyorlar, bazı şeylerde kıllarını kımıldatmıyorlar, bazı zamanlarda hiç hareket etmiyorlar.

Kaynak: 350. Dergah Sohbeti — Cemaatlerin Yönetilmesi, 28 Şubat Hatıraları ve Ümmetin Bi

İçtihat hatası nedir?

Mustafa Özbaş olarak bugüne kadar Müslümanların arasında ayrılık rüzgarları çıkmasın, Müslümanlar birbirleriyle kardeş olsunlar, birbirlerinin eksikliklerini, noksanlıklarını örtsünler noktasından içtihat hatası olarak değerlendirdim. Arkadaşlara, kardeşlere dedim ki: İçtihat hatası yapabilirler. Çünkü kim içtihat ederken isabet ederse on sevap olur, isabet ettiremezse bir sevap olur. Bir siyasi olaya, bir meseleye, bir hadiseye bakarken o kimse kendi gözlüğünden, penceresinden bakar; içtihat etmede isabet ettirmiş veya ettirememiş olabilir.

Kaynak: 350. Dergah Sohbeti — Cemaatlerin Yönetilmesi, 28 Şubat Hatıraları ve Ümmetin Bi

28 Şubat Darbesi ve cemaatlerin tutumu nasıl ilişkilendiriliyor?

28 Şubat’ta Erbakan Hoca’yı bazı cemaat, cemiyet ve tarikatların yapayalnız bırakması gibi… 12 Eylül’ü destekleyen bir kısım cemaatler ve tarikatlar, 28 Şubat’ta da darbecileri desteklediler. Aynı cemaat ve tarikatlar Gezi olayları süresince mevcut hükümete karşı darbe girişimini desteklediler. Aynı cemaat ve tarikatlar Mısır’daki Mursi’nin devrilip Sisi’nin başa geçmesini desteklediler. Suriye’de olan hadiseler başlangıçta yorumsuz kaldılar. Dillerini bağladılar, konuşmadılar. Uçan kuşa konuşanlar Suriye için konuşmadılar.

Kaynak: 350. Dergah Sohbeti — Cemaatlerin Yönetilmesi, 28 Şubat Hatıraları ve Ümmetin Bi

İmam-ı Azam Hazretleri ve İmam-ı Yusuf arasındaki tutum farkı nedir?

İmam-ı Azam Hazretleri o gün için halifenin yanında bugünkü Diyanet İşleri Başkanlığını kabul etmemiş. Ama İmam-ı Azam Hazretleri şehit olduktan sonra İmam-ı Yusuf, talebesi olarak bu vazifeyi kabul etmiş. İmam-ı Muhammed ise kabul etmemiş. Sonradan gelen İmam-ı Hanbel de kabul etmemiş. İmam-ı Azam’ın kabul etmediği içtihadı kabul edenler, kendilerince zalim bir hükümdarın yanında Diyanet İşleri Başkanlığını kabul etmemişler. İmam-ı Azam’ın yolundan gidenler olmuş. Ama İmam-ı Yusuf zalim bir hükümdarın yanında bu görevi kabul etmiş. Bu İmam-ı Yusuf’un alimliğine leke getirmez, içtihattır. Ama İmam-ı Azam Hazretleri’nin o mübarek nurlu kutlu yolu da işin azamet noktasıdır.

Kaynak: 350. Dergah Sohbeti — Cemaatlerin Yönetilmesi, 28 Şubat Hatıraları ve Ümmetin Bi

Risale-i Nur Hareketi nasıl bölündü?

Mesela Risale-i Nur okuyucularının bir kısmının Süleyman Demirel’in peşine takılıp siyasileşmesi gibi. Sonuçta şu anda o Risale-i Nur grubunun bir hesabesi kalmadı. Niçin? Sistemle ortak operasyonlar yapmaya başınca erimeye mahkumsunuz. Bir kısmı sonradan Özal’la beraber yol yürümeye içtihat etti. Özal’la beraber Risale-i Nur’un bir kısmı yol yürürken bir kısmı da Süleyman Demirel’le yol yürüdü. Böylece Risale-i Nur hareketi ilk ayrılığa başladı. Sonradan Hoca Efendi’nin cemaati çıktı. Yazıcısı, okuyucusu, Yeni Asyacısı, bir de Hoca Efendi, dört. Bir de Zehra grubu, Güneydoğu’dan beş. Ardından bir grup daha çıktı, bir grup daha çıktı. Risale-i Nur yedi sekiz parçalık fraksiyonlara ayrıldı. Herkes içtihat etti ama sonuç: önümüzde Risale-i Nur’un sekiz tane ayrı fraksiyonu var.

Kaynak: 350. Dergah Sohbeti — Cemaatlerin Yönetilmesi, 28 Şubat Hatıraları ve Ümmetin Bi

Yönlendirme mekanizmaları ve tehditler nelerdir?

Yönlendirmenin yolu nedir? Tehdittir. Yönlendirmeyi kabul etmeyince sana bir şeyler yaparlar. Ya da sen bir şeylerini feda etmek zorunda kalırsın. Bana 28 Şubat’ta iki trilyonun üzerinde ceza kesilmesi gibi. Seni bir yerlere götürebilirler, sorgulayabilirler, işkence edebilirler, psikolojik olarak çökertmeye çalışabilirler. Cemaatin içerisinde söylenti çıkarabilirler; cemaatin içerisinde dilden dile bir sürü söylenti dolaşır, adam sevdiği adama şüpheyle bakmaya başlar. Bunların kimisi gayriihtiyari olur, kimisi bilinçli olur. Birisi bir taraftan bir fitne koparır, o yönlendirmek içindir. Burada o adamı mecbur bırakırlar başka tavizler vermeye.

Kaynak: 350. Dergah Sohbeti — Cemaatlerin Yönetilmesi, 28 Şubat Hatıraları ve Ümmetin Bi

28 Şubat Hatıraları ve yönlendirmeye direniş nasıl gelişti?

28 Şubat’ta uğraştılar. Dedikleri şuydu: "Bir tek sen zikir yaptırıyorsun dergahta. Sen nesin? Meşhur şehirlerinde dahi ders yapılmıyor, burada nasıl ders yapılıyor? Sen kimsin?" Çünkü herkes iptal etmişti. Yönlendirmeyi aldı herkes. Herkesin kapısının önüne bir polis koydular. Herkes telefon atıyor: "Efendim burada baskı var, biz dersleri iptal edelim mi?" "Edin." Yarım saat içerisinde Türkiye’deki bütün ders yapılan yerler kapandı. O korku yönlendirmesi bir anda geldi, herkes payını aldı. Şeyh Efendi’nin yanındayız, Beytullah’a bakıyoruz. Şey- Efendi’ye telefon açıyorlar. Telefonlar geliyor teker teker: Konya’dan, İzmir’den, her yerden. Bana döndü: "Oğlum, sizde bir şey yok mu?" "Yok Efendim, devam edin." Halbuki ömreye gittik, ömreden önce her gün götürüp sorguluyorlardı. Yönlendirmeyi almadık. Her tadı aldık. Bir bakmıştık ki derslikler bitmiş, bir bakmıştık ki cemaat da bitmiş. Direnç yok, direnme yok. Herkes bitmiş. Bir tek biz direnebildik, adam tabi seni götürüyor.

Kaynak: 350. Dergah Sohbeti — Cemaatlerin Yönetilmesi, 28 Şubat Hatıraları ve Ümmetin Bi

Devletlerin yönlendirilmesi ve Türkiye’nin durumu nasıl açıklanıyor?

Bu normalde büyük cemaatler için yönlendirme ve yönetilme söz konusudur. Bu devletler üzerinde de vardır. Devletleri yönlendirirler, devletleri yönetemezlerse yönlendirirler. Türkiye şu anda yönetilmekten kurtuldu. Yönetilmekten kurtulduğu için Türkiye’yi yöneten güçler diyorlar ki: "Senin yönetilmekten kurtulmandan bir şey demiyoruz ama bizim yönlendirmemizi kabul et." Bazen bu yönlendirmeler kabul edilmeyince içeride fırtına kopuyor, Gezi gibi bir fırtına kopuyor.

Kaynak: 350. Dergah Sohbeti — Cemaatlerin Yönetilmesi, 28 Şubat Hatıraları ve Ümmetin Bi

Mısır darbesi ve uluslararası boyut nasıl ilişkilendiriliyor?

Mısır’daki darbecilere parayı kim verdi? Katar, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri… 28 Şubat’ta parayı kim verdi acaba? 28 Şubat’ı uluslararası arenada kim destekledi? Mısır’daki darbeyi destekleyen güçler 28 Şubat’ta da 28 Şubatçılara destek vermişlerdi. Eğer bir para verdilerse, bu millet, bu devlet bu paranın hesabını nasıl soracak? Mısır’da verilen milyar dolarlarla bütün aileleri satın alabilirsiniz. Ama bu para nereye gitti? Türkiye’deki 28 Şubatçılara ne verdiler? 28 Şubat’ın yapanlarına kaç milyar dolar verdiler ve kimler bu paradan pay aldı? Bunu meydana çıkaramazsa biz bu memlekette özgür birer birey gibi dolaşamayız.

Kaynak: 350. Dergah Sohbeti — Cemaatlerin Yönetilmesi, 28 Şubat Hatıraları ve Ümmetin Bi

28 Şubat’ta kimlerin evlerine baskın yapıldı?

Bu baskınların zabıt kaydı yok. Kaydı olmayan bu evlere girilip neler alındı? Beni götürdüler, dediler ki: "En safi senmişsin. Senin evine girdik, bir kuruş bir şey bulamadık." İçimden dedim: "Eyvah, demek ki bunlar başkalarının evine de girdiler." Başkalarının evinde beş bin, on bin, yirmi bin dolar veya birkaç bileziği varsa aldılar götürdüler.

Kaynak: 350. Dergah Sohbeti — Cemaatlerin Yönetilmesi, 28 Şubat Hatıraları ve Ümmetin Bi

İslam dünyasının kendi meselelerini çözememesi neden bir problem?

İslam dünyasının en büyük problemlerinden birisi budur. İlaç ne? Birisi orada birilerinin kanını döküyor, birileri birilerini silahla katlediyor. Biz Müslüman ülkeler ve Müslüman inananlar olarak kimden medet bekliyoruz? Ne acı ki İslam dünyası Birleşmiş Milletler’den, o beş büyük devletten müdahale etmesi için ağzını açmış bekliyor. Ne acı ki İslam dünyası kendi içerisindeki bir meseleyi kendisi halledemiyor.

Kaynak: 350. Dergah Sohbeti — Cemaatlerin Yönetilmesi, 28 Şubat Hatıraları ve Ümmetin Bi

Kur’an ayetlerini açıkça söylemenin önemi nedir?

Kur’an Ayetlerini Açıkça Söylemenin Önemi

"Ey iman edenler, siz Yahudileri ve Hristiyanları kendinize dost tutmayın" (Maide: 51). Eğilecek, bükülecek bir yeri yok bu ayetin. "Onlar sizinle savaşırlarsa siz de onlarla savaşın." Bu Kur’an-ı Kerim’in emridir. Bunu söylemek fitne ise, o zaman Kur’an-ı Kerim’in ayetlerini haykırmak fitne olur demektir.

"Ey Habibim, sen onların dinlerini kabul etmedikçe onlar seninle savaşmaktan geri durmazlar" (Bakara: 120). Ben bunu eğip bükemem. 1400 yıldan beri böyle tefsir edilmiş, böyle yorumlanmış. Ben ona yeniden bir yorum eklemeye çalışamam.

Kaynak: 350. Dergah Sohbeti — Cemaatlerin Yönetilmesi, 28 Şubat Hatıraları ve Ümmetin Bi

Ne oldu demiş bugün?

Üstadım Allah rahmet eylesin, bir menkıbe anlatırdı: Bir yerde birisi ölmüş. Bir şeyh efendi o beldeye gitmiş, bakmış bütün yerler kapalı. Demişler ki filan zat, bu memleketin en sevilen insanıydı, vefat etti. Bakmış kilise kapalı, havra kapalı, meyhane kapalı, cami kapalı, dükkanlar kapalı. Akşam taziye evine gitmiş. Herkes taziye diyor, onun iyiliğinden bahsediyor. O şeyh efendi öyle bir kaşlarını çatmış: "Bu münafıkmış babanız" demiş çocuklarına. Herkes durmuş. "Eğer babanız ‘Eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resuluhu, Allah vardır, onun dini İslam’dır, son peygamber Muhammed Mustafa’dır, kitabı da Kur’an’dır’ deseydi, bu Hristiyanlar havrasını kapatıp gelmezdi, kilisesini kapatıp cenazeye gelmezdi." "Eğer babanız ‘içki haramdır’ deseydi, meyhaneyi kapatıp babanızın cenazesine gelmezlerdi. Eğer ‘faiz haramdır’ deseydi, faizciyi kapatıp cenazesine gelmezdi. Eğer ‘fuhuş haramdır’ deseydi, fuhuşhaneyi kapatıp cenazesine gelmezdi." Ve dedi: "Babanız münafıkmış." Selamünaleyküm demiş, gitmiş.

Kaynak: 350. Dergah Sohbeti — Cemaatlerin Yönetilmesi, 28 Şubat Hatıraları ve Ümmetin Bi

Ülkücü gençlik ve dergah hatıraları nasıl ilişkilendiriliyor?

İyi ki ülkücü gençliğin içerisinde o hareketin içerisinde bulunmuşum. İlk orada genç yaşta satılmamayı öğrenmişim, kullanılmamayı öğrenmişim, mücadeleyi öğrenmişim, fedakarlığı öğrenmişim. Kan satarak dernek kirası ödemeyi öğrenmişim. Alçıdan bozkurt yapıp, üç hilal yapıp, alçıdan ay yapıp yıldız yapıp satıp dernek kirası ödemeyi öğrenmişim. Kendi harçlığımdan ayırıp arkadaşlarımla paylaşmayı öğrenmişim. Sırt sırta dövüşmeyi öğrenmişim. Arkadaşımı satmamayı öğrenmişim. Omuz omuza dövüşmeyi, omuz omuza kavga etmeyi, omuz omuza paylaşmayı, bir kuru ekmek dahi olsa oturup onu yiyip ondan lezzet almayı öğrenmişim. Bir simit, üç lokma simitle Ankara’ya kadar gidip, karın buzun içerisinde arkası açık kamyonette arkadaşlarla beraber gitmeyi öğrenmişim. Ardından dinle tanışmışım, iyi ki tanışmışım. Ve bu halet-i ruhiyeyle dergaha girmişim. Dergahın içerisinde de Cenab-ı Hakk’a hamdolsun satmamışım, hıyanet etmemişim. Hiçbir kimseye yardakçılık ve yaranaklık yapmadan yaşamayı öğrenmişiz.

Kaynak: 350. Dergah Sohbeti — Cemaatlerin Yönetilmesi, 28 Şubat Hatıraları ve Ümmetin Bi

Bu uzun bir meseledir ama meseleye tek taraftan bakmamak lazım mıdır?

Yirmi beş yıllık evliliği, dört çocuğu olan bir kadın kocasından hakaret edici, aşağılayıcı, ağır kötü sözler işitiyorsa ve üstelik kocası internette sürekli başka kadınlarla mesajlaşıyorsa… Bu uzun bir meseledir ama meseleye tek taraftan bakmamak lazımdır. O kadın da kendisine bir çekidüzen versin, inşallah kocası internete bakacağına ona baksın.

Kaynak: 350. Dergah Sohbeti — Cemaatlerin Yönetilmesi, 28 Şubat Hatıraları ve Ümmetin Bi

Bizde şöyle bir şey vardır: Karşı taraftan bir şey bekliyoruz ama kendimize bakmıyoruz?

Erkekler kendilerine bakmıyorlar, kadınlar kendilerine bakmıyorlar. Bir kadın erkeğe nasıl davranmalı, nasıl hareket etmeli, ona bakmıyor. Bir erkek hanımına karşı aynı noktada durmalı, o da ona bakmıyor.

Kaynak: 350. Dergah Sohbeti — Cemaatlerin Yönetilmesi, 28 Şubat Hatıraları ve Ümmetin Bi

İstişare ile izin arasındaki fark nedir?

Ama bu neyle alakalı? Mesela bir kimse, doktor, üç beş arkadaşıyla beraber İzmir’e gidiyor. Ümuma açık bir sohbet var. Doktor, üç beş arkadaşı demiş ki: "Gidelim mi?" Gidelim. "Doktor Halit’ten izin alsın. İzmir’e gidebilir miyiz?" Gidemezsiniz deyince ne olacak? Sıkıntı. Ama Doktor Halit istişare edebilir: "Abi izinle gidiyoruz ya." Bu daha hoş. İzin biraz daha işin içerisinde sıkıntı doğurur.

Kaynak: 351. Dergah Sohbeti — İstişare Adabı, Sarık Sünneti ve Aşkın Mahremiyeti

Evlilik görüşmesinin edebi nedir?

Evlilik görüşmesinin edebi, bunu söyleye söyleye dilimizde tüy bitti. Evlilik görüşmesinin edebi, adabı bellidir. Üç sefer görüşebilir bir kimse, evlenecek olduğu kimseyle. Harama düşmeden, makul dairede, makul bir şekilde üç sefer konuşma hakkı vardır. Bu üç sefer konuştu, üç sefer bir sonuca ulaştıysa ulaştı, ulaşmadıysa artık nasiptir.

Kaynak: 351. Dergah Sohbeti — İstişare Adabı, Sarık Sünneti ve Aşkın Mahremiyeti

Sarık sünneti nedir?

Sarık, Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri döneminde Araplar hepsi aynı kültürden, aynı giysileri giyiyorlardı. Hepsi Kureyşli veya yakınlardan. Kültürleri aynı, kıyafetleri aynı olunca savaş meydanında birbirlerinden ayrışmaları güçtü. Müslümanların az, kafirlerin çok olduğu dönemlerde -ki her seferinde öyle olmuştur- Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri’nin savaşlarında melekler, Cebrail Aleyhisselam başta olmak üzere, başlarına bir alamet sararak gelirler. Ve Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri bunu tavsiye eder.

Kaynak: 351. Dergah Sohbeti — İstişare Adabı, Sarık Sünneti ve Aşkın Mahremiyeti

Sarığın rengi ve tarikat gelenekleri arasında nasıl bir ilişki vardır?

Renkle alakalı rivayet edilir ki üzüntülü, hüzünlü cihat zamanlarında siyah sarardı. Cumalarında siyah sarardı. Beyaz da sardığı olmuş, sarı da sardığı olmuş. Renk noktasında sünnet dairesinde "şu renk sadece sünnettir" demek mümkün değildir. Sonra Kadiriler yeşil sarmışlar, Rufailer siyah sarmışlar. Kimisi pembe sarmış, kimisi sarı sarmış, kimisi mor, kimisi mavi sarmış. Bu noktada her tarikat kendince bir renk oluşturmuştur.

Kaynak: 351. Dergah Sohbeti — İstişare Adabı, Sarık Sünneti ve Aşkın Mahremiyeti

Sarığın uzunluğu ve sarkıtma adabı nedir?

Sarığın uzunluğuyla alakalı bazı hadislerde beline kadar geldiği, bazılarında iki karış olduğu, bazılarında iki kürek kemiğinin bittiği yere kadar geldiği rivayet edilir. Normalde en güzeli, Sufi adabında iki karış olarak belirlenir. Beline kadar sarığı getirmemeye gayret eder. Beline kadar sarık geldiğinde bu hoş olmaz. Bunu bir sararak iki kürek kemiğinin ortasına tekli bırakır. Tayyasan derler, iki tane birden sarkıtabilir, iki tane birden öne de sarkıtabilir. Bunların hepsi de sünnettir.

Kaynak: 351. Dergah Sohbeti — İstişare Adabı, Sarık Sünneti ve Aşkın Mahremiyeti

Arakiye ve Türk geleneği arasında nasıl bir ilişki vardır?

Sarıksız takke takmak Cumhuriyet zamanında mecburiyetten veya baskıların neticesinde olan bir şeydir. Sünnet dairesinde sarıksız takke takmak, sadece takkeyle namaz kılmak yoktur. Başı örtmek vardır ama Hz. Peygamber’in geleneksel örtüyle örtmüştür. Önceden de insanlar geleneksel örtü örterlerdi. Türklerin kendi gelenekleri vardır. Keçe, arakiye denir, o Türklerin kendi geleneğidir. Arakiye takmak, keçeden başlık takmak, Orta Asya’dan itibaren Türklerin kendi kültürüdür.

Kaynak: 351. Dergah Sohbeti — İstişare Adabı, Sarık Sünneti ve Aşkın Mahremiyeti

Sarıkla namaz kılmakın fazileti nedir?

Sarıkla kılınan namaz, sarıksız kılınan namazdan otuz üç derece evlâdır, efdaldır derler. Sarık sarmak sünnettir. Dışarıda saramıyoruz, malum Türkiye’de hâlâ devrim kanunları var. Devrim kanunlarına göre bir kimsenin dışarıda sarık sarması, türbanla dolaşması yasaktır. Ancak resmi kimliği olan müftü efendiler gibi veya Diyanet İşleri Başkanı gibi zatların sarabileceklerine dair düzenleme var.

Kaynak: 351. Dergah Sohbeti — İstişare Adabı, Sarık Sünneti ve Aşkın Mahremiyeti

Sakal sünneti Mekke ve Medine dönemlerinde nasıl farklılaşmıştır?

Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri Hristiyanlara ve Yahudilere muhalefet ederdi. Mesela onlar sakallarını uzattılar, Hz. Peygamber Efendimiz kısalttı. Onlar kısalttılar, Hz. Peygamber Efendimiz uzattı. Medine döneminde bir kavzeden yukarısını kesmeye başladılar. Bir kavze ne demektir? Bir kimsenin avucu kadardır. Normalde avucundan tutacak, buradan tuttu, şuradan çıkanı kesecek. Bu en uzunudur. Tekrar söylüyorum, bu en uzunudur. Bazı kardeşleri görürsünüz sakalları çok uzundur. O Mekke döneminde Hz. Peygamber Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hazretleri müşriklere muhalefet ederdi. Medine’de ise İslam oturmuştur, yerleşmiştir. Medine’de artık müşriklere muhalefet değil, kendi dinini, kendi kültürünü oturtmak vardır. Orada sakal bir avuç olur, bir kavze olur.

Kaynak: 351. Dergah Sohbeti — İstişare Adabı, Sarık Sünneti ve Aşkın Mahremiyeti

Sarık sünneti ve sakal bırakma konusunda ne söylenmektedir?

Sakal bırakmak da sünnettir, sarık sarmak da sünnettir. Bu noktada bizim kendi kardeşlerimizin arasında bir sarık rengi dayatmamız veya bir haydari rengi dayatmamız yoktur. Herkes hangi renk haydari, hangi renk sarık, hangi renk takke takıyorsa olabilir.

Kaynak: 351. Dergah Sohbeti — İstişare Adabı, Sarık Sünneti ve Aşkın Mahremiyeti

Dergahlar arasında kardeşlik nasıl sağlanmalıdır?

Ümmetin içerisinde kardeşliğin tesis olması lazımdır. Dergahların, cemaatlerin, tarikatların arasında kardeşliğin tesis olması lazım. Gelmeyene gitmek, selam vermeyene selam vermek, yardım etmeyene yardım etmek şiarımızdır.

Kaynak: 352. Dergah Sohbeti — Dergahlar Arası Kardeşlik, İhtiyar Meselesi, Sevenin Alame

Kadınların evlilik teklifi usulü nedir?

Bir bayan olarak evlenmeyi düşündüğümüz kişiye görüşme talebimizi nasıl bildirebiliriz? Bir evlenmeyi düşünen kız çocuğu veya kadın, babasına, annesine, ablasına, teyzesine, halasına söyleyebilir. Velisi varsa velisiyle söylenmesi adaba daha uygundur. Ama daha önce evlenip ayrıldıysa o kimse kendisi gidip birisine teklif edebilir.

Kaynak: 352. Dergah Sohbeti — Dergahlar Arası Kardeşlik, İhtiyar Meselesi, Sevenin Alame

Sevenin alametleri nelerdir?

Bir tek bir şey söyleyeyim: Seven, sevdiğinin ayak izine basar. Bu kadar basit. Sevdiğinizin ayak izine basıyorsanız bu alamet yeter. Sevenin en önemli alametlerinden birisi itaattir. O kimse itaat ettiği kadar seviyor, ne kadar itaat ediyorsa o kadar seviyor. Sevene ‘gel’ demene gerek yoktur; gözünün içine bakarsın, anlar, gelir. ‘Git’ demene gerek yoktur; anlar, gider. ‘Yap’ dedin mi yapmaması gibi bir şey yoktur.

Kaynak: 352. Dergah Sohbeti — Dergahlar Arası Kardeşlik, İhtiyar Meselesi, Sevenin Alame

Evlilik sünneti nedir?

Bir kızı sevmek haramsa kim dedi ki? Sevmek ne zamandan beri haram olur? Hadis-i şerifte Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyurur ki: Bir kimse birini sever de kalbinde o sevgiyi saklarsa, öldüğünde şehit mertebesindedir. Vuslat yapmak haramdır; sevmek haram değildir.

Kaynak: 355. Dergah Sohbeti — Sıkıntıların Kaynağı Nefis, Evlilik Sünneti, Mürşid-i Kami

361. Dergah Sohbeti — Sufi Adabı, Siyaset ve Oy Kullanma, Nikah ve Mehir Hükümleri konusunu ele alan metin ne anlatmaktadır?

Adabı: Sufi Adabı: Sesi Yükseltmeme ve Edep Terbiyesi. Sufilerin adablarından birisi, Cenab-ı Hakk’ın Hucurat Suresi’nin ikinci ayetinde buyurduğu edeptir: ‘Ey inananlar, seslerinizi Peygamber’in sesinden fazla yükseltmeyin.’ Sufiler bu ayeti kendilerine edep olarak edinmişler ve birbirlerine karşı yüksek sesle bağırıp çağırmayı yasaklamışlardır. Birbirlerine karşı yüksek perdeden konuşmaktan kaçınmışlar, insanlara bağırıp çağıranları hoş görmemişlerdir. Hatta bu manada slogan atmayı dahi hoş görmemişlerdir. Bu ayet-i kerimenin sonunda ‘amelleriniz boşa gider’ tehdidi vardır. Eğer edebe, erkana riayet etmeyen bir kimsenin amellerinin bo,şa gitme tehlikesi varsa, sufiler bu tehdidi kendi üzerlerine alıp derviş kardeşlerine ve üstadlarına karşı edep ve terbiyeden asla taviz vermemişlerdir. Tabiin imamları ‘edebi olmayanın dini yoktur’ demişlerdir. Bunun sebebi ayet-i kerimenin sonundaki tehditten kaynaklanır. Eğer bir kimse İslam’ın edep ve kurallarını kendi üzerinde uygulamıyorsa, o edeple edeplenmiyorsa, Allah muhafaza eylesin amelleri boşa gider.

Kaynak: 361. Dergah Sohbeti — Sufi Adabı, Siyaset ve Oy Kullanma, Nikah ve Mehir Hükümle

Sufilerin edebe ve terbiyesi neden önemlidir?

Bu ayet-i kerimenin sonunda ‘amelleriniz boşa gider’ tehdidi vardır. Eğer edebe, erkana riayet etmeyen bir kimsenin amellerinin boşa gitme tehlikesi varsa, sufiler bu tehdidi kendi üzerlerine alıp derviş kardeşlerine ve üstadlarına karşı edep ve terbiyeden asla taviz vermemişlerdir. Tabiin imamları ‘edebi olmayanın dini yoktur’ demişlerdir. Bunun sebebi ayet-i kerimenin sonundaki tehditten kaynaklanır. Eğer bir kimse İslam’ın edep ve kurallarını kendi üzerinde uygulamıyorsa, o edeple edeplenmiyorsa, Allah muhafaza eylesin amelleri boşa gider.

Kaynak: 361. Dergah Sohbeti — Sufi Adabı, Siyaset ve Oy Kullanma, Nikah ve Mehir Hükümle

Hazreti Ebu Bekir ve Hazreti Ömer arasında ne tür bir anlaşmazlık yaşanmıştır?

Rivayet edilir ki Hazreti Ömer ile Hazreti Ebu Bekir arasında bir sahabeden dolayı küçük bir anlaşmazlık yaşanmış ve Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin önünde seslerini yükseltmişlerdir. Resulullah bundan rahatsız olmuş ve hemen bu meseleyle alakalı vahiy gelmiştir. Hazreti Ömer ‘helak oldum’ diyerek çok pişman olmuştur.

Kaynak: 361. Dergah Sohbeti — Sufi Adabı, Siyaset ve Oy Kullanma, Nikah ve Mehir Hükümle

Sahabelerin Peygamber Huzurunda Edep Nedir?

Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin evi hücre hücreydi. Hazreti Aişe validemizin hücresi Mescid-i Nebevi’ye açılıyordu. Bu evler hurma dallarından, hurma kütüklerinden yapılmış, kapılarında örme kilim gibi şeylerden perdeler bulunan sade yapılardı. Sahabeler bazen Hazreti Peygamber’e muhabbetlerinden dolayı teklifsiz içeri giriyorlardı. Cenab-ı Hak onları terbiye etti ve ‘keşke onlar sen dışarı çıkıncaya kadar bekleselerdi’ buyurdu. Bu ayetlerden sonra sahabeler Peygamber’in evine geldiklerinde yumruklarıyla değil, tırnaklarıyla kapıyı çalarlardı ki fazla ses çıkmasın. Ne zaman Peygamber dışarı çıktı, o zaman derdini söylerdi, ihtiyacını belirtirdi.

Kaynak: 361. Dergah Sohbeti — Sufi Adabı, Siyaset ve Oy Kullanma, Nikah ve Mehir Hükümle

Hanefi fıkhında mehir hükümleri nedir?

Hanefi fıkhında mehir hükümleri: İbn Âbidîn, Reddü’l-Muhtâr, III/150-155; Merğînânî, el-Hidâye, I/195

Kaynak: 361. Dergah Sohbeti — Sufi Adabı, Siyaset ve Oy Kullanma, Nikah ve Mehir Hükümle

← Sorular – Sohbetlerde Sorulan Sorular ve Cevapları