Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site

Sorular: Aile ve Evlilik — Sayfa 5

Sohbetlerden Derlenen Sorular

Kategorilere göre düzenlenmiş tam arşiv

35.367Soru-Cevap
2.760.705Kelime
51Kategori
378Sayfa

Table of Contents

Aile ve Evlilik(1545) — Sayfa 5/18

Ezan okumak, Kur’ân öğretmek, hac etmek, şarkı söylemek ve ölünün ardından ağıt söylemek için adam kiralamak câiz değildir. Bu bahsi biraz nedir?

Bir soru: "Ezan okumak, Kur’ân öğretmek, hac etmek, şarkı söylemek ve ölünün ardından ağıt söylemek için adam kiralamak câiz değildir. Günümüzde bu işlerin bâzıları için adam tutuluyor. Bu bahsi biraz açıklar mısınız?" Efendi hazretleri önce şaşırır: "Ölünün arkasında ağıt söylemek için adam tutan var mı Bursa’da? Demek ki var. Allâh muhâfaza eylesin!" Bu âdet sufî bir edebe uymaz — Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem ağıt yakmayı yasaklamıştır. Amma Kur’ân öğretme, ezan okuma ve hac hizmeti için ücret alma meselesinde fıkhî bir istisnâ vardır: "Kur’ân öğreten kimse ondan maaş alabilir. Ezân-ı şerîf öğreten bir kimse ondan maay alabilir — ondan para alabilir. Hacı ettirecek bir kimse — birisi hacı bilmiyor, diyor ki ‘bana hac yaptır’; ona zaten ücret vermesi gerekir. Birisi birine dedi ki ‘benim hacda mihmandârım ol, öğretmenim ol, bana hac yaptır; ben hac yapmasını bilmiyorum’. O da ona hac yaptırdı. Ona ücret verilir. Bunda bir beis yok." Bu hükmün fıkhî temeli şudur: İbâdet ile ilim/hizmet farklı kategorilerdir. İbâdet (namaz, oruç, zekât, hac) için ücret alınmaz — Allâh rızâsı için yapılır. Amma bu ibâdetleri öğretmek, hizmet etmek, rehberlik etmek ilim ve emek kategorisine girer; bu ilim-emek karşılığı olarak ücret almakta hiçbir sakınca yoktur. Muallimler ücret alır, hocalar maaş alır, hac mihmandârları ücret alır. Kur’ân hâfızı bir öğretmen mektebinde çocuklara Kur’ân öğretirse onun maaşı helâldir. Amma bir imam sâdece kendi ibâdeti olan namazını kılıp cemaate imam olduğu için maaş almıyor — o ilmî hizmeti yönetiyor, cemaatı yönlendiriyor, muallimlik yapıyor; o emeğin karşılığıdır aldığı maaş. Ağıt yakmak ise ibâdet değil, câhiliye âdetidir ve Hz. Peygamber’in yasakladığı bir şeydir; ücretle birisine "ağla" demek sufî ahlâkına aykırıdır.

Kaynak: 20. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Evlilik Hukuku, Kaderin Sırrı, "Cemâlu

Kaderi duâ ile değiştirmek mümkün mü? Duâ âlenî ve tam nasıl yapılır?

Bir başka soru: " " Efendi hazretlerinin cevâbı hem sâde hem de derindir: "Biz kaderin ne olduğunu bilmiyoruz ki duâ ile değiştirelim. Orada ‘Ahmet Mehmet’i dövdü’ yazıyorsa, biz bunu okuduysak bunu duâ ile mi değiştireceğiz? Bilmiyoruz ki. Kader doğumunuz, ölümünüz ve rızkınız — başka bir şey değil. Kaderin üzerine fazla bir şey konuşmayın." Bu çok ince bir sufî kelâm tavrıdır. Ehl-i sünnet kelâmında kader bir çerçeve, cüz’î irâde ise onun içinde hareket eden bir alandır. Doğum ve ölüm (iki zaman sınırı) ile rızk (hayât boyu temel ihtiyâçlar) kat’î kaderdir; bunların dışındaki her şey cüz’î irâde ile işlenir. Efendi hazretleri bunu şöyle özetler: "Doğmanız kadar, bir gün öleceksiniz. Bu da kadar. Rızkınız da kadar. Geri kalan içeride bunların arasındaki her şey sizin cüz’î irâdenizle alâkalıdır. Ya iradenizi birisine teslim etmişsinizdir — o sizin adınıza hükmetmiştir. Ya da iradeniz sizdedir. Kız çocuğu babasına demiştir ‘baba sen benim üzerimde istediğin gibi hükmet’ — eyvallâh, bak orada gene bir irâde var." Sufîlikte bu iki model aynı anda geçerlidir: Kul kendi iradesini Allâh’a teslim etmişse (fenâ-i mutlak) artık onun adına Allâh hükmeder; amma Kul kendi iradesini muhâfaza ediyorsa cüz’î irâdesiyle seçimler yapar ve her seçim için âhirette hesâb verir. Eski sufîlikte "şeyhe teslîmiyet" bu denli derindi: "Dergâhlarda bir kimse gider şeyhine teslîm olur; hatta parasını-pulunu bile götürüp şeyhine teslîm ederlermiş." Amma Efendi hazretleri bunu kesinlikle yasaklar: "Sakın öyle bir şey yapmayın da şimdi! Sakın öyle bir şey yapmayın. Öyleymiş önceden — bizim yolumuz o değildir. Bunun altını çiziyorum. Biz nübüvvet noktasında yürüyeceğiz. Biz Kur’ân ve Sünnet neye emrediyorsa, imamların içtihâdı neye emrediyorsa biz öyle hayâtımızı yaşayacağız. Sufîlik de bu çerçevenin içerisinde biz ilk sufîlerin çizdiği yoldan yürüyeceğiz." Duâ meselesine gelince: "Duâ ibâdettir, duâ zikirdir. Duâ ister âlenî ister gizli yapın — Allâh’a bir yalvarıştır, yakarıştır. Cenâb-ı Hakk’a bir istek sunmadır."

Kaynak: 20. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Evlilik Hukuku, Kaderin Sırrı, "Cemâlu

Sufîlikte ‘Cemâlullâh’ı istemek’ düşüncesi Allâh’ın kelâmına karşı gelmek olmuyor mu?

Sohbetin en çarpıcı bölümlerinden biri bir dinleyicinin sorusudur: "Kur’ân-ı Kerîm’de cenneti anlatan 200’e yakın âyet varken tasavvufta ‘cenneti istemiyoruz, sâdece Cemâlullâh’ı istiyoruz’ düşüncesi Allâh’ın kelâmına karşı gelmek olmuyor mu? Yûnus Emre’nin ‘Cennet cennet dedikleri üç beş köşkte, üç beş hûri; isteyene versen onu, bana seni gerek seni’ şiiri Allâh’ın övdüğü cenneti küçümsemek olmuyor mu?" Efendi hazretleri bu soruya çok derin bir cevap verir: "Hâşâ, Kur’ân’ın âyetlerine neden karşı gelelim? Öyle bir şeyimiz yoktur. Normalde bir kimse cennetlik olmak istiyorsa muhakkak ki onun da hakkıdır. Cennette övülmüş, methedilmiş bir şeyi kalkıp da küçük görmek, hor-hakir görmek değil derdimiz. Sufîlik Allâh’a ibâdet ederken, onun yolunda koşarken Allâh’tan dahî menfaat beklememektir." Ardından Efendi hazretleri Hz. Îsâ aleyhisselâm’ın üç zümre menkıbesini okur: "Bunu Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem naklediyor. Hz. Îsâ yolda yürürken bir kısım insana rastladı. Bunlar Allâh’a ibâdet ediyorlardı. Onlara sordu: ‘Niçin ibâdet ediyorsunuz?’ Onlar dediler ki: ‘Biz cehennemden kurtulmak için ibâdet ediyoruz.’ ‘Benim aradığım sizler değilsiniz’ dedi. Yürüdü bir grup insan yine ibâdet ediyor. ‘Niçin ibâ, ediyorsunuz?’ ‘Cennete girmek için ibâdet ediyoruz.’ ‘Benim aradığım da sizler değilsiniz’ dedi. Yürüdü bir kısım insan oturmuşlar — onlar Allâh’ı zikrediyorlardı. ‘Siz ne için ibâdet ediyorsunuz? Ne için zikrediyorsunuz?’ ‘Biz Allâh’ı sevdiğimiz için ibâdet ediyoruz, zikrediyoruz.’ ‘İşte benim aradığım sizlersiniz’ dedi. Onların arasına oturdu." Efendi hazretleri bu menkıbeyi sufî kimliğin özü olarak açıklar: "Biz sufîler Allâh’ı cehennemden korktuğumuz için sevmeyiz; biz cennete girmek için de Allâh’ı sevmeyiz. Biz sâdece Allâh’ı severiz. Sarhoşçasına, akılsızcasına, menfaatsizcesine, nedensiz, niçinsiz, kimliksiz, şekilsiz, şemâl­siz Allâh’ı sevmeye çalışırız."

Kaynak: 20. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Evlilik Hukuku, Kaderin Sırrı, "Cemâlu

Namaz, oruç ve zikir gibi ibadetlerin sufî idrâcine göre nasıl anlaşıldığı?

"Namaz Sevgiliyle Buluşma Ânı, Oruç Nefes Katma": Sufî İbâdet İdrâci

Efendi hazretleri bu sufî "sarhoş sevgi"nin pratik ifâdesini de anlatır. Namaz: "Namaz farz. Avâm için deriz ki ‘namaz farz kardeşim, kıl’. O namazda kendisini zorlar, disiplin eder, namazı kılar. Biz namazı Allâh’ı sevdiğimiz için kılarız. Ve sevgiliyle buluşma ânı olarak görürüz namazı." Oruç: "Oruç farz. Biz herkese deriz ki orucunuzu tutun. Amma değil mi ki O dedi: ‘Oruçlununn nefesi bana misg-ı ‘anber gibidir.’ Biz oruç tutarız çünkü nefesimiz O’na misg-ı ‘anber gibi gelmiştir. Dudağımızın kenarındadır sevgili nin dudağı — onu tefekkür ederiz. Orucu nefesimizi nefesine katmak için tutarız. Deriz ki: ‘Nefesini çek-çek sevgili nefesine; ona binlerce nefes fedâ olsun, binlerce can fedâ olsun.’ Cenneti düşünmeyiz o esnada, hûrileri düşünmeyiz, köşkleri düşünmeyiz. Değil mi ki sevgiliyle yüz yüzeyiz — ona bakarız." Zikir: "Biz sufîler Allâh’ı zikrederiz — zikrederiz ki ‘Kim beni zikrederse ben de onu zikrederim’ demiş. Biz her dem O bizi zikredecek diye zikrederiz. Onunla zikirleşmek için zikrederiz. Onunla selâmlaşmak için zikrederiz. Onunla hemhâlleşeceğiz diye zikrederiz. Biz her dem gözümüz O’ndadır, kulağımız O’ndadır. Her dem O’ndan alır O’na veririz. Atarız kendimizi, ortadan kaldırırız. Ne benliğimiz kalır, ne kimliğimiz kalır, ne kişiliğimiz kalır. Deriz ki: ‘Biz O’nu sevdiğimiz için nefeslendik; O’nu sevdiğimiz için varız.’" Efendi hazretleri cevâbı şöyle tamâmlar: "O yüzden bir kimse sakın şunu anlamasın: ‘Bunlar cenneti hiç görüyorlar.’ Yok kardeş — cenneti neden hiç görelim? Onun yarattığı hiçbir şeyi hiç görmeyiz, Onun övdüğü-methettiği hiçbir şeyi küçümsemeyiz. Amma neden Cemâlullâh’ına ulaşmayalım? Cennettekiler — kimisi hadîs-i şerîflerde öyle — haftada bir, ayda bir, yılda bir, günde bir, belirli saatlerde Cemâlullâh’ı görecek. Amma Allâh’ın öyle kulları olacak ki Cemâlullâh’ı her dem tecellîyâtını seyredecek. Biz onlardan olmayı isteriz."

Kaynak: 20. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Evlilik Hukuku, Kaderin Sırrı, "Cemâlu

Cemâlullâh’ı istemek ne demektir?

Onun yarattığı hiçbir şeyi hiç görmeyiz, Onun övdüğü-methettiği hiçbir şeyi küçümsemeyiz. Amma neden Cemâlullâh’ına ulaşmayalım? Cennettekiler — kimisi hadîs-i şerîflerde öyle — haftada bir, ayda bir, yılda bir, günde bir, belirli saatlerde Cemâlullâh’ı görecek. Amma Allâh’ın öyle kulları olacak ki Cemâlullâh’ı her dem tecellîyâtını seyredecek. Biz onlardan olmayı isteriz."

Kaynak: 20. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Evlilik Hukuku, Kaderin Sırrı, "Cemâlu

Gazi Tekke ne anlama gelir?

Gazi Tekke: 28 Şubat ve 15 Temmuz Fitnelerine Karşı Dik Duruş. Efendi hazretleri bu duruşu kendi tekkelerinin tarihî yeriyle birleştirerek bir hâtıra ile anlatır: "Fitneden kaçmak değil o zaman — fitneyi söndürmektir derdimiz. Birisi kaçmayı eyleyebilir — eyleyebilir. Kaçtılar 28 Şubat’ta kepenk kapattılar. Kapatmadık hamdolsun, kapatmadık. O kardeşlerimle göz göze geldiğimde içim heyecanlanıyor — benimle beraber mücâdele ettiler, benimle beraber koştular, benimle beraber terlediler, benimle beraber direndiler. Bu tek başına olacak bir şey değil çünkü. Seninle beraber aynı aşkı, heyecanı, muhabbeti yaşayacak olan insânlar lâzımdır." Ayrıca 15 Temmuz darbe teşebbüsünü de misal verir: "Darbe yapmaya kalktılar — fitneydi! Kaçmadık. Herkesten önce çıktık. Birisi de yazmış ya ‘Cumhurbaşkanı’ndan önce çıktığınızı söylemeseydiniz de’. Neden? Ondan önce çıktık. Bundan gurur duysun, o da gurur duysun. Siz de gurur duysun, herkes gur duysun. Herkesten önce çıktık. Yatıyordunuz siz evde. Bizimkiler dışarıdaydı, meydandaydı. Bütün kardeşler olarak. İzmit’i, Sakarya’sı, Bursa’sı, Çanakkale’si, İzmir’i, Bayındır’ı, Polatlı’sı, Yunak, Akşehir’i — herkes dışarıdaydı. Herkesten önce dışarıdaydı, herkesten önce meydandaydı. Fitne çıkmış — dur demek önce bize yakışır." Efendi hazretleri tekkenin kimliğini özetler: "Bu tekke gazi tekkedir. Gazi tekke. Osmânlı’da tekkeler gazi olmak için can atarlarmış. Cihâda katılırlar, savaşa katılırlar, gazi ünvanı alırlardı. Hamdolsun. Biz de bu memlekete içeriden-dışarıdan nereden bir tehlike gelecekse, çıplak bağrımızı öne, orta yere sürüp onunla durdurmaya çalışırız. Tankımız yok, tüfeğimiz yok, silahımız yok, çakı bıçağımız dahî yok. Amma hamdolsun. ‘Çatal olurmuş ya efellerin yüreği’ — öyle çatal yürekliyiz. Düşeriz orta yere, nefesimiz yeter hamdolsun. Bir hes de dedik mi titrer ortalık.

Kaynak: 20. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Evlilik Hukuku, Kaderin Sırrı, "Cemâlu

Müslümanlar neden ağız tadıyla bayramları yaşayamıyorlar?

Müslümânlar uzun zamandır — yaklaşık 200 yıldan beri — bayramlarını ağız tadıyla yaşayamıyorlar. Hem Müslümân topluluğu olarak hem de bireysel olarak, aileler içinde, anne-baba-gelin-damat-torun ilişkilerinde, komşuluklarda, mahalle kültüründe bayramlar kıymetsizleşiyor ve "global deccâl sisteminin" kapitalist kültürü bizi hızla sekülerleştiriyor.

Kaynak: 18. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Bayram Geleneğinin Yok Olması, Global

İslam’ın medeniyeti neden hızla yok edilmektedir?

İslâm’ın kendi içerisindeki medeniyetini hızla yok ediyoruz. Efendi hazretleri bu tehlikeyi iki ana cepheden tarîf eder: Bir taraftan "entelektüel dindar" görünüp vahşi batı sistemine teslîm olanlar, reformist İslâmcılar, hadîs inkârcıları, kader inkârcıları; diğer taraftan Selefî-Vehhâbî-DAİŞ çizgisinde duran ve 1400 yıllık geleneğimizi toptan reddeden "dindar görünümlü" vahşiler. Ayrıca Şîa da bu kıskacın içinde sayılır.

Kaynak: 18. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Bayram Geleneğinin Yok Olması, Global

Evlerimiz neden cenâze yıkamaya, kurban kesmeye, misafir yatırmaya müsait değil?

Evlerimiz cenâze yıkanmasına müsait değil. Evlerimiz kurban kesilmesine müsait değil. Bakın bizi ne kadar değiştirdiler. 50 yıl, 60 yıl annemiz veya babamız o evde yaşamış, öldüğünde biz onu orada yıkayamıyoruz. Cenâzemizi yıkamaya müsait değil. Kurban kesmeye müsait değil. Misafir yatırmaya müsait değil.

Kaynak: 18. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Bayram Geleneğinin Yok Olması, Global

Eşlere kıymet verme âdâbı nelerdir?

Dervîş karde­şler asla eşlerinize bağırıp çağırmayın, Annenle, babanla eşinin aleyhine konuşma, Sen sevgili olun, karı-koca değil, Adam eşini kraliçe yapar gibi sınıf kalıpları bir araya gelir.

Kaynak: 18. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Bayram Geleneğinin Yok Olması, Global

Ben öldüğümde bayramda beni sarı battaniyenin içine sarıp dergâha, zikir meclisine getirin; kim karşı çıkarsa çıksın — bu gelenek yok olmasın mıdır?

Ben öldüğümde bayramda beni sarı battaniyenin içine sarıp dergâha, zikir meclisine getirin; kim karşı çıkarsa çıksın — bu gelenek yok olmasın.

Kaynak: 18. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Bayram Geleneğinin Yok Olması, Global

İki yüz yılın yarası nedir?

Biz Müslümânlar uzun zamandan beri — benim kendimce 200 yıldan beri — ağız tadıyla bir Ramazan veya Kurban bayramı yaşayamıyoruz. Bu Müslümân topluluğuyla alâkalı. Bir de biz Müslümânların bireysel olarak bayramları ağız tadıyla yaşayamıyoruz.

Kaynak: 18. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Bayram Geleneğinin Yok Olması, Global

Global dünya sistemi neden gelenekleri yok ediyor?

Global dünya sistemi denilen deccâl sistemi insânların geleneklerini yok ediyor ve bizler farkında değiliz. Yemek kültürümüzü, kılık kıyafet kültürümüzü, misafir âdâb-erkânı kültürünü, evin içerisindeki sosyal yaşam kültürünü — hepsini yok etmişlerdir.

Kaynak: 18. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Bayram Geleneğinin Yok Olması, Global

İki kıskaç nedir ve ne ifade eder?

İki kıskaç: Vahşi batıcılar ve Selefî-Vehhâbî dindar görünümlüler. Birinci kıskaç "vahşi batı sistemcisi"dir. Bunlar iki tâli kısma ayrılır: "Bir kısmı vahşi batı sistemcisidir — onlar batıda ne oluyorsa olsun doğrudur, komple buraya getirilip uygulanması gerektiğini iddia ederler. Bir kısmı ise vahşiliğini İslâm ile örtüyor — bunlar reformistlerdir, hadîs inkârcıları, kader inkârcıları. İslâm’ın kendi geleneğiyle, kültürüyle, fıkhıyla, akâidiyle ortada iken bunlara karşı çıkan, geleneğe karşı çıkan bir batı hayranı, Müslümân görünümlü, dışı yeşil türbe, içi estağfurullâh tövbe olanlar . Bunlar bizim dilimizden konuşuyorlar — bu da batıcıların kıskacıdır." İkinci kıskaç ise Selefî-Vehhâbî-DAİŞ çizgisindedir: "İslâm’ı hem inanç, akâid noktasında, hem fıkıh noktasında, hem kelâm noktasında, bütün İslâm’ın kendi içerisindeki sanatıyla, kültürüyle — bir medeniyet olarak — algılamayan, bu Selefî-Vehhâbî DAİŞ çizgisinde olan İslâm formatında bir kıskaç." Efendi hazretleri bu kıskaçın yanına Şîa’yı da eklemekte sakınca görmez. "Anadolu Müslümânlığı bu kıskacın arası içerisinde, yönünü bilemeyen, yerini bilemeyen, ne tarafa doğru gideceği belli olmayan, kendince kâh Kur’ân ve Sünnet’e sımsıkı yapışan, kâh bundan savrulan bir noktadadır."

Kaynak: 18. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Bayram Geleneğinin Yok Olması, Global

Kurban kesmenin âdâbı neden önemlidir?

Kurban kesmenin âdâbı, öğretilmesi ve sufîce kıymeti neden önemlidir: Kurban ibâdettir; sen o ibâdeti başkasına devredemezsin. Efendi hazretleri Hz. Âişe annemizin kıssasını da nakleder: "Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hz. Âişe annemize ‘Ya Âişe, kurbanının başında dur’ dedi. Kadınlara da ‘kurbanının başında dur’ denildi. Kadınlar da kurban kesiyorsa kurbanlarının başında duracaklar — ibâdettir."

Kaynak: 18. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Bayram Geleneğinin Yok Olması, Global

Bayram geleneğinin yok olması, global sekülerleşmeye karşı Sufînin direnişi ve eşe kıymet verme âdâbı konuları tartışılmakta mıdır?

Bayram geleneğinin yok olması, global sekülerleşmeye karşı Sufînin direnişi ve eşe kıymet verme âdâbı konuları tartışılmaktadır. Bu sohbet, modern toplumda aile içi ilişkilerin, geleneğin korunmasının, dini değerlerin korunmasının ve eşler arasında kıymet vermenin önemi üzerine yoğunlaşmaktadır.

Kaynak: 18. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Bayram Geleneğinin Yok Olması, Global

Aileler giriyor işin içine — anne-babalar, dedeler, nineler, ailenin fertleri, eş, karı-koca ve çocuklar. Ağız tadıyla bayramı yaşamak Müslümânların ahlâklarının incelmesinden, güzelleşmesinden geçiyor. Kaç kişinin annesi-babası geliniyle, damadıyla, torunuyla harika geçiniyor?

Kaç kişinin anne-babası ‘ben gelinin kalbini kırmayayım, damadın gönlünü almayayım, bu genctir daha, bu hatâ yapacak, hadi ben çöpü yapacağım, çocuğumun gönlünü kırmayayım’ diye düşünüyor?

Kaynak: 18. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Bayram Geleneğinin Yok Olması, Global

Vasiyyet: ‘Ben Öldüğümde Bayramda Beni Sarı Battaniyenin İçine Getirin’ neden verilmiştir?

Efendi hazretleri: ‘Ben nefes alıp veriyorsam — bu da bir vasiyyetim olsun bütün kardeşlere — ben nerede olursam olayım, nefes alıp veriyorsam sarı battaniyenin içine getirin buraya, bana bayramda. Burası açıksa burası. Buraya katmıyorlarsa, buradan kovdularsa muhakkak zikir yapacak bir yerimiz olur bizim. Neresiyse hiç önemli değil. Sarı battaniyenin içine getirin oraya. Vasiyyetim olsun. Öyle hanım, çoluk, çocuk karşı çıksa dahî yapın bunu. Kim karşı çıkarsa çıksın. Diyeceksiniz ki: Vasiyyeti var bize. Bayram olunca dedi ki ‘dervîşler nerede toplanıp zikir yapıyorsa, semâ ediyorlarsa oraya götürüp onu yatıracağız, ölse dahî ölüsünün elini öpeceğiz onu’ diyeceksiniz. Hiç — hiç, selâm okunsa dahî — bayramsa durun kardeşim, biz bir bayyramlaşalım ondan sonra gömün. Biz bir bayramlaşalım sonra gömün. Nereye gömecekseniz biz bir bayramlaşalım. Bunu yok etmeyeceksiniz. Vasiyyetim size.’

Kaynak: 18. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Bayram Geleneğinin Yok Olması, Global

Eşe kıymet verme: ‘Karı-Koca Olmayın, Sevgili Olun’ neden söylenmektedir?

Efendi hazretleri: ‘Dervîş kardeşler, dinini yaşamaya çalışan insânlar gerçekten eşlerine daha fazla kıymet vermeleri gerekiyor. Bu dinini yaşamaya çalışan muhâfazakâr kesimde böyle bir hastalık var — nedense eşlerine karşı kıymetleri az. Bu bir realitedir.’ Ayrıca kadın psikolojisi ile alâkalıdır: ‘Bayanlar doğum yaptıktan sonra psikolojileri çok incedir; alınganlıkları fazladır, etkilenmeleri fazladır. Erkekler ‘önemli olan eştir’ deyip eşleriyle fazla ilgilenmesi gerekir.’ Dedelerin-ninelerin de aynı hatâyı yaptığını belirtir: ‘Gelin orada dururken, gelinden doğan çocukla fazla ilgileniyor. Ya gelinin de gönlünü al, torunun da gönlünü al. Damadın orada dururken, damadınla değil çocuğunla ilgileniyor. Ya damadınla da ilgilen, torununla da ilgilen — her ikisiyle de ilgilen.’ Kadınlar bu noktada alıngan olurlar ve ‘biz çocuk doğurma makinesi miyiz?’ derler. Sufî ahlâkının çözümü çok basittir: ‘Her şeyi yerli yerinde, yerli yerinde kullanma — erdemliliktir . Erdemlilik yerli yerinde, yetecek kadar değer vermektir.’

Kaynak: 18. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Bayram Geleneğinin Yok Olması, Global

Anladım — babamın her şeyi kıymetliymiş?

Efendi hazretleri eşlere kıymet vermenin geleneğini kendi babasından öğrendiği bir hâtıra ile anlatır: ‘Anneme birisi diyecek ki ‘gözünün üstünde kaşın var!’ Anneme diyecek birisi ağa! Bu kim derse desin — ister kendi ağabeyi, ister kendi babası — babamın yanında birisi annem hakkında laf söyleyecek! Şeytân esas duruşa geçer, ‘bu küfürleri ben düşünmediydim’ der. Şeytân esas duruşa geçer, önünü ilikler, ‘ben bunları düşünmediydim’ der. Babam öyle okur! Önceden böyle bunu anlayamıyordum ben. Sonradan anladım — babamın her şeyi kıymetliymiş. Birisi kalkıp bize ‘gözünüzün üstünde kaşı var’ diyecek birisi! Onu duyacak babam. Mahallede nse uzun müddet sokağa çıkmaz, babamla karşılaşmaz. Babam onu denketirir gene ama! Babam onu kesin denketir. Çarşıda denketir, yolda denketir, mahalle kahvesinde denketir. O yüzden hiç kimse babamın sağlığında bize ‘gözünüzün üstünde kaşı var’ diyemezdi. Hiç kimse anneme ‘gözünüzün üstünde kaşı var’ diyemezdi. Babam öldükten sonra bu vazîfeyi ben aldım elime. Babam öldükten sonra hiç kimse anneme ‘gözünüzün üstünde kaşı var’ diyemedi. Dayımlar da aynı.’

Kaynak: 18. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Bayram Geleneğinin Yok Olması, Global

Karı-koca olursanız evliliğiniz biter mi?

Efendi hazretleri eşlere kıymet verme âdâbını pratik bir kâideye dönüştürür: ‘Dervîş karde­şler, asla eşlerinize başkasının yanında bir laf söylemeyin. Erkekler, eşlerinize asla hiçbir söz söylemeyin bir başkasının yanında. Kadınlar, kocalarınıza dışarıda — evin dışında, çocuklarının yanında — hiçbir şey konuşmayın. Kadın erkek eğer bir meseleyi çocuklarının yanında tartışıyorlarsa — sokakta, orada-burada tartışıyorlarsa — edepten nasipleri yok hiç.’ Sonra daha derin bir kâide gelir: ‘Sevgili olun, karı-koca olmayın. Sevgili olun. Bu dergâh her şeyle âşıklığı yaşaması lâzım. Karı-koca olursanız evliliğiniz biter. Sevgili olun. Sevgili. Müşfik olun, şefkatli olun, merhametli olun.’ Erkekler için özel bir çağrı vardır: ‘Erkekler adam olun. Bir kadını kraliçe yapan adamdır. Kadını kraliçe yapan adamdır. Kadını kadın yapan adamdır. Öyle adamlık sergileyin ki kadın kraliçe gibi yürüsün. Hakkıdır onunla kraliçe gibi yürümek. Öyle adamın eşi olunca öyle yürür.’

Kaynak: 18. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Bayram Geleneğinin Yok Olması, Global

Efendi hazretleri: ‘Dervîş kardeşler asla anne-babalarıyla tartışmayacaklar mı?

Efendi hazretleri: ‘Dervîş kardeşler asla anne-babalarıyla tartışmayacaklar. Kadın-erkek. Onlarla seslerini yükseltmeyecekler. Dervîş kardeşler asla kayınvâlideleriyle, kayınpederleriyle seslerini yükseltmeyecekler. Didişmeyecekler. Asla. Haklı-haksız hiç önemli değil. Yükseltmeyecekler seslerini. Tartışmayacaklar. Kendi hakları dahî olsa savunmayacaklar haklarını. Ben haklıyım demeyecekler dervîş kardeşler. En haklı olduğun yerde dahî susacaksın. Yürüyüp gideceksin. ‘Selâmün aleyküm, Allâh’a emânet olun, hayırlı geceler’ diyeceksin. Bitti. Bu kadar.’

Kaynak: 18. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Bayram Geleneğinin Yok Olması, Global

Efendi hazretlerinin cevâbı kısa amma son derece kesindir: "Vallâhi yolu bulmuş?

Yedirip içirme. Bir sabah kalkacak ‘anne kahvaltını hazırladın mı?’ — ‘Oğlum Allâh rızkını bu evden kesti.’ ‘Ne oldu?’ ‘Eee haber geldi bana da. İşte bak haber geldi, söylüyorum şimdi. Haber gelmiş. Buraya kadarmış. Evlâdım bize haber geldi. Eee bu saatten sonra bizden sana para, pul, destek yok. Bu saatten sonra kendine bir ev ara, kendine bir iş bul. Allâh yolunu açık etsin. Bu saatten sonra kesildi.’" Efendi hazretleri bu meselenin genel bir çerçevesini de çizer: "Anne-baba erkek çocuğuna küçükken para kazanmayı öğretmiyor. Kız çocuğunu evlenmeye alıştırmıyor, onu evlenmeye yönelik yetiştirmiyor. ‘Kadına en bulaşık yüklenir de, evleneceksin de ne olacak? Ben bak bulaşık yüklenirim’ der. Tamam bitti, o kız evlenir mi? Evlenmez tabî." İyi bir anne-baba çocuğuna iyi bir rol modeli olmalıdır: "Kadın ‘iyi ki evlenmişim, böyle şâheser bir adam aldım; adam ‘iyi ki evlenmişim, böyle şâheser bir kadın aldım’ demelidir. Çocuklar bunu görmeli, duymalı, hissetmelidir." Çocuklarınızı kendi işlerini kurmaya, kendi ayaklarının üzerinde durmaya, kendi kendine yetmeye alışmış bir şekilde yetiştirmek gereklidir. Aksi hâlde — 34 yaşında bile olsa — annesi-babası sayesinde yaşayan, "Allâh rızk verir" diyerek tembelliğini meşrûlaştıran bir çocuğun düzeltilmesinin tek yolu kesindir: Anne-baba kapıyı kapattığında hak etme zarûreti doğar.

Kaynak: 18. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Bayram Geleneğinin Yok Olması, Global

Vatan Müdafaası Farz-ı Ayndır: "Gezici Cihâd"ın Aldatıcı Yüzü nedir?

Sohbet, "Bayır Bucak, Türkmen Dağ ve Kerkük’e gönüllü giden siviller cihâd etmiş oluyorlar mı? Türkmenlerin Şiî olmasının önemi var mı?" sorusuyla açılır. Efendi hazretleri bu meselede fıkhî ölçüyü net bir şekilde koyar: "İnsânların kendi vatanlarını, kendi yurtlarını, kâfirlere, müşriklere karşı koruması, muhâfaza etmesi farz-ı ayndır. Bütün Müslümânlar, bulundukları yerde kâfirlere ve müşriklere karşı mücâdele etmekle yükümlüdürler. Kendi vatanlarını, kendi memleketlerini koruyacaklar. Bunda bir şek-şüphe yok."

Kaynak: 17. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Cihâdın Âdâbı, Muhyiddîn İbn Arabî’nin

Samimi Gidenler ve Fitneye Kullanılanlar Arasındaki Sufî Mîzân nedir?

Efendi hazretleri bu meselede fitneye düşmemek için somut bir kâide koyar: "Müslümân kullanılmaktan uzak duracak." Uluslararası sahnedeki "cihâdçılık" büyük bir çoğunluğu samimi olan amma gizli servislerin gayretiyle yönlendirilen bir ağdır. DAİŞ — Kısacası "dâiş" diye anılan bu hareket — kimin tarafından kurulmuştur? Kimin maşası olmuştur? Bu analizi yapmadan "Ben Allâh rızâsı için gidiyorum" diyen kul, farkında olmadan kendini o maşanın aleti yapar.

Kaynak: 17. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Cihâdın Âdâbı, Muhyiddîn İbn Arabî’nin

Muhyiddîn İbn Arabî’nin Kâbe Tavâfındaki "Kırk Bin Yıl Önceki Ata" Menkıbesi nedir?

Sohbette bir dinleyici Muhyiddîn İbn Arabî hazretlerinin Fütûhât-ı Mekkiyye ‘sinden çok ilgi çekici bir pasaj okur: "Mekke’de kaldığı iki yıl boyunca sık sık Kâbe’yi tavâf edermiş. Bir seferinde tavâf ederken herkesin gölgesinin olduğu halde çok uzun boylu bir adamın gölceği olmadığını fark etmiş. Uzun boylu adam ‘Tavâf ederken bizler de sizler gibi bu beyti tavâf ediyoruz’ demiş. Yanına yaklaşıp kim olduğunu sorduğunda ‘Ben senin büyük atalarındanım’ demiş. ‘Hangi asrada yaşadınız?’ diye sordum. ‘Kırk bin sene evvel vefat etmiştim.’ ‘İnsânın atası olan Âdem aleyhisselâm’ın altı bin sene evvel halk olunduğunu söylerler; sen hangi Âdem’den bahsediyorsun?’ dedim. ‘Bil ki insânın ilk atası olan Âdem’den evvel yüz bin Âdem gelip geçmiştir’ dedi."

Kaynak: 17. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Cihâdın Âdâbı, Muhyiddîn İbn Arabî’nin

İnsânın Atası: Adem’lerin Silsilesi ve Evrim Teorisine Sufî Cevâbı nedir?

Efendi hazretleri bu menkıbeden hareketle insanlık tarihine çağdaş bir cevap verir: "Kaç tane Âdem geldi belli değil. Dünyâ kurulduğundan beri kaç tane Âdem geldi, dünyâ ne kadar yıkıldı, ne kadar yok oldu, ne kadar var oldu bilmiyoruz. Önce dediler ki dünyâ 5.000 yıllık, sonra 7.000 yıllık oldu; şimdi 10.000 yıllık oldu. En son 15.000 yıllık insân fosilleri bulundu. 15.000 yıllık çizimler bulundu. Bakıyorlar 15.000 yıl önce bulunan insan da bugünkü insân gibi — değişiklik yok. İnsânın üzerinde evrim teorisi kurgulayanlar gün geçtikçe batıyorlar. "

Kaynak: 17. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Cihâdın Âdâbı, Muhyiddîn İbn Arabî’nin

Akıl İlmi ve Kalp İlmi: Sufînin Manevî Laboratuvarı nedir?

Efendi hazretleri akıl ile kalp arasındaki farkı daha derinden açar: "Akıl gözüyle, kulağıyla, elleriyle, koku almasıyla, beş duyu organıyla bilgi toplar. O bilgiyi analiz eder, fikreder, bir kenara yazar, hafızaya alır. Siz gözünüz gördü zannedersiniz — göz görmez; akıl onu hafızaya alır. Siz hafızaya alındığında hafızaya alınan şeyi izlersiniz anında. Bakın bütün hepsi de hafızadadır. Siz daha bakarken beyin onu otomatik olarak hafızaya almaya başlar. Aslında her gördüğünüzü beyninizin içerisinde videodan izliyorsunuz tekrar — ayrı bir perdede izliyorsunuz onu."

Kaynak: 17. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Cihâdın Âdâbı, Muhyiddîn İbn Arabî’nin

Eşe küsmek ve âile âdâbı nedir?

Sohbetin son kısmında bir kaç tâli mesele vardır. "İki senedir eşimle evde küssüz nikâhımızın durumu nedir?" sorusuna Efendi hazretleri şöyle cevap verir: "Ne büyük inât ya! İki sene küs bir evde yaşayabiliyorsanız size inâtlıkta madalya vermem lâzım. Bu nasıl bir hırs ya! Bir evde insan iki yıl nasıl küstürebilir ya!" Sonra 30 yıl küs yaşayan bir karı-koca hâtırasını anlatır: "Adam kendi yemeğini yapıyormuş, kadın da kendi yemeğini yapıyormuş. Birbirlerinin bulaşıklarını da yıkamıyorlarmış." Bu tip bir ilişki Efendi hazretlerinin âile fıkhına göre kabul edilemez. Şu ders buradan çıkarılır: "Dervîşler asla kadınlarınıza küsmeyin. Asla. Bir adam eşine küsüyorsa zayıflığındandır. Zayıf, güçsüz insânlar küser. Problemi çözemeyenler küser. Problemin altında ezilenler küser. Güçsüz insânlar birine küser. Güçsüz insânlar küfreder, hakâret eder. Güçsüz insânlar böyle laf söylerler, olur-olmaz." Bir erkek hanımına küser mi ya? Aşktan nasîbini almamışlar, sevdâdan yana bir nefesleri yok. Ayrıca "Kadın boşanmak isteyebilir mi?" sorusuna "Evet" cevâbı verilir — kadının âilesi boşanmasına izin vermese bile Hanefî fıkhına göre izin noktası yoktur. Köpek beslemek — Hanefî’de köpeğe dokunan abdestini tazelemez, Şâfiî’de tazeler; amma avlanma ve koruma amacıyla koyun veya inek varsa beslenmesinde sıkıntı yoktur. Şeytân’ın en büyük düşmanı insandır, çünkü Allâh’ın halîfesidir. Bu pratik âile fıkhı dersleri, sohbetin kelâm-tasavvuf zirvesinden sonra gelen bir "inişi" olarak, sufînin gündelik hayâtını disiplin altına alır.

Kaynak: 15. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Allâh’ın Varlığının İspatları, Paul Ti

Aşûre Günü Peygamber Kıssaları neden önemlidir?

Efendi hazretleri, Âdem aleyhisselâm’ın duâsının Aşûre’de kabul olmasından Havvâ annemizle buluşmasına; Nûh aleyhisselâm’ın gemisinin Cûdî-Diyân’a Aşûre’de oturmasından aşûre yemeğinin sünnetinin oradan kalmasına; Mûsâ aleyhisselâm’ın Firavun’dan kurtuluşundan Yûnus aleyhisselâm’ın balığın karnından 40. gün çıkışına; Dâvûd aleyhisselâm’ın Câlût’u üç taşla yerle bir eden duâsının Aşûre’de kabulünden İbrâhîm aleyhisselâm’ın Aşûre’de doğup Nemrud’un ateşinden Aşûre’de kurtulmasına; İsmâîl aleyhisselâm’ın Aşûre’de kurban edilmekten kurtulmasından Eyyûb aleyhisselâm’ın Aşûre’de hastalıktan şifâyâb olmasına; Süleymân aleyhisselâm’a yeryüzünün bütün hazîne anahtarlarının Aşûre’de teslîm edilmesine kadar silsile hâlinde tecellîleri açar.

Kaynak: 14. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Aşûre Günü Peygamber Kıssaları, Rüyâya

Rüyâya tâbi olmak neden önemlidir?

Sufîler sâhih rüyâya tâbi olmayı farz olarak görürler; çünkü rüyâ peygamberliğin 46 cüzünden bir cüzdür ve Hz. Ömer’in nüzûlünden evvel âyetleri rüyâsında görmesi, ezân-ı şerîfin sahâbe rüyâsında ilâh olunması, İbrâhîm aleyhisselâm’ın oğlunu kurban etme rüyâsı, Yûsuf aleyhisselâm’ın 11 yıldızlı rüyâsı, Abdülmuttalib’in Zemzem kuyusunu rüyâsında görmesi ve rüyâsında gördüğü yerden kazıp çıkarması — bunların hepsi sâhih rüyânın şer’î hücceti olduğunu ispâtlar.

Kaynak: 14. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Aşûre Günü Peygamber Kıssaları, Rüyâya

Hacer Annemiz ve Zemzem ile ilgili ne söylenir?

Sohbet aynı zamanda Hacer annemizin ıssız çölde Safâ-Merve arasında koşup teslîmiyetle Zemzem’in İsmâîl’in topuğunun altından fışkırmasını , Eyyûb aleyhisselâm’ın şeytânın üç imtihânı karşısında hanımının fedâkârlığını , Nemrud-Firavun-Ebû Cehil’in meslek birliğini ve veliye açılan savaşın Allâh’a açılmış savaş olduğunu tefsîr eder.

Kaynak: 14. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Aşûre Günü Peygamber Kıssaları, Rüyâya

Eyyûb Aleyhisselâm’ın İmtihânı neden anlatılır?

Sohbetin sonunda Kerbelâ şehâdetinin îmâlâr ile anılışı, evliliğin sorumluluğunun birinci derecede erkeğe âit oluşu ve Mehdî aleyhisselâm’ın evleneceğine dâir rivâyetin tercîhi gibi âmelî meseleler ele alınır.

Kaynak: 14. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Aşûre Günü Peygamber Kıssaları, Rüyâya

Peygamberlerin mesleği nedir?

Peygamberler Âdem aleyhisselâm’dan Muhammed Mustafâ’ya sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerine kadar peygamberdir; isimleri farklıdır amma meslekleri aynıdır — peygamberliktir. Derece olarak aralarında fark vardır amma meslek birdir.

Kaynak: 14. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Aşûre Günü Peygamber Kıssaları, Rüyâya

Velîlerin mesleği nedir?

Velîler de böyledir: İsimleri farklı, amma Allâh’ın velîsidirler; bir sürü isimde velî vardır ve Âdem aleyhisselâm’dan bugüne kadar velîler silsilesi kesintisiz akmıştır. Meslekleri aynıdır: Allâh’ın dinini ayakta tutmak için çabalamak, uğraşmak.

Kaynak: 14. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Aşûre Günü Peygamber Kıssaları, Rüyâya

Velîye savaş açmak ne anlama gelir?

"Din Allâh’ındır. Din Allâh’ındır. Din Allâh’ındır. Din hiç kimsenin değildir. Bütün dindârlar bozulabilir, Allâh’ın dîni bozulmaz. Bütün dindârlar yanlışlık yapabilirler, Allâh’ın dîni yanlış değildir. Bütün kitaplarda hatâ kusur vardır, Kur’ân’da hatâ kusur yoktur. Bütün insanlarda hatâ vardır, Hz. Muhammed Mustafâ’da hatâ yoktur." Binâenaleyh velîye sadece cahil hürmetsizlik etmez — velîye savaş açan, aslında vâli aracılığıyla devlete savaş açan gibi, doğrudan Allâh’a savaş açmış olur.

Kaynak: 14. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Aşûre Günü Peygamber Kıssaları, Rüyâya

Rüyâ peygamberliğin ne kadar bir cüzünü ifade eder?

Rüyâ peygamberliğin 46 cüzünden bir cüzdür ve Hz. Ömer’in nüzûlünden evvel âyetleri rüyâsında görmesi, ezân-ı şerîfin sahâbe rüyâsında ilâh olunması, İbrâhîm aleyhisselâm’ın oğlunu kurban etme rüyâsı, Yûsuf aleyhisselâm’ın 11 yıldızlı rüyâsı, Abdülmuttalib’in Zemzem kuyusunu rüyâsında görmesi ve rüyâsında gördüğü yerden kazıp çıkarması — bunların hepsi sâhih rüyânın şer’î hücceti olduğunu ispâtlar.

Kaynak: 14. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Aşûre Günü Peygamber Kıssaları, Rüyâya

Rüyâ ile ilgili hangi hadis verilir?

"Rüyâ, gören için de delildir, görülen için de delildir" — bu hadîs-i şerîftir.

Kaynak: 14. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Aşûre Günü Peygamber Kıssaları, Rüyâya

Velîye savaş açmanın ne anlama gelmektedir?

Aynı zamanda velîye savaş açmanın Allâh’a savaş açmak olduğu, peygamberler ile velîlerin "meslek birliği" üzerinden açıklanır; Nemrud, Firavun ve Ebû Cehil’in isim farklılığı ile meslek aynılığı ibret verici bir şekilde sıralanır.

Kaynak: 14. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Aşûre Günü Peygamber Kıssaları, Rüyâya

Kerbelâ’da Hz. Hüseyin ve 72 ehl-i beytin şehâdeti nasıl anılmaktadır?

Kerbelâ’da Hz. Hüseyin ve 72 ehl-i beytin şehâdeti, hüzün-teslîmiyet dengesinde anılır.

Kaynak: 14. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Aşûre Günü Peygamber Kıssaları, Rüyâya

Aşûre Günü Peygamber Kıssaları nelerdir?

Mustafa Özbağ Efendi bu on dördüncü sohbette Aşûre gününü peygamberler silsilesi üzerinden ilâhî tecellî vakti olarak tarif eder: Âdem, Havvâ, Nûh, Mûsâ, Yûnus, Dâvûd, İbrâhîm, İsmâîl, Eyyûb ve Süleymân aleyhimüsselâm’ın bu günde yaşadıkları ilâhî rahmet tecellîleri sıralanır.

Kaynak: 14. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Aşûre Günü Peygamber Kıssaları, Rüyâya

Evlilikte erkek sorumluluğu nasıl anlatılmaktadır?

Son kısmında sabah namazı kazâsı, evlilikte erkek sorumluluğu, kayınvalide etkisi, "ilk günkü gibi" kâidesi ve Mehdî aleyhisselâm’ın evleneceğine dâir rivâyetin peygamber sünnetini tamamlama esâsıyla tercîh edilmesi gibi âmelî meseleler ele alınır.

Kaynak: 14. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Aşûre Günü Peygamber Kıssaları, Rüyâya

Çocukları Evlendirmek Anne-Babaya Farz mıdır?

Beklemesin, evlensin. Neden evlenene kadar bekliyor ki? Efendi hazretleri çok mühim bir hadîse dayanır: ‘Evlenmek isteyen bir erkek veyâ kadını evlendirmek anne-babanın üzerine farzdır. Anne-baba evlenmek isteyen kızının veyâ oğlunun evliliğini te’hir ederse-geciktirirse günâh-ı kebâir işlemiş olur. Bir erkek evlât annesine-babasına ‘beni evlendirin’ dedikten sonra gecikilen her gün anne-baba için günâh-ı kebâirdir. Hadîs-i şerifte Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri ‘evlenme çağına gelen çocuklarınızı evlendiriniz’ diyor. Bu bir emir, bu bir sorumluluk. Anne-babanın bu sorumluluğa karşı bir mazereti olabilir mi? ‘Anne-baba şunu diyebilir: ‘Evlâdım biz maddesel olarak sana bir şey yapmamız mümkün değil. Ama gel-iver ayvâzım, gid-iver tingozum biz onları yapalım. Geri kalan sana âit bir şey.’ Eyvallâh. Yâni anne-baba kızının veyâ oğlunun evlilik için lâzım gelen düğün-merâsim-ayârlama gibi şeyleri yaparlar; mâlî olarak yapamasalar da en azından kız aramak, görüşme âyârlamak, vesîle olmak gibi vazîfeleri vardır. ‘O yüzden anne-babalar kaç tane çocuk evlendirebilecekse o kadar çocuk edinsin. Çocuk edinmiş, çocuk edindiyse çalışsın-gayret etsin-mücâdele etsin-çocuğunu evlendirsin.’

Kaynak: 11. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Sevmek Niçin Şifâdır, Çocukları Evlend

Nikâhta dindar olanını seçin hadîsi nedir?

"Nikâh dört şey için yapılır: (1) Dînî için, (2) Güzelliği-yakışıklılığı için, (3) Malı-mülkü-zenginliği için, (4) Nesebi-soyu-sopu için. Siz dindar olanını seçiniz, demiş Hz. Muhammed Mustafâ sallallâhu aleyhi ve sellem." Bu hadîs (Buhârî-Müslim) evliliğin ölçüsünün dindarlık olduğunu açıkça beyân eder.

Kaynak: 8. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Disiplinsizlik Hastalığı, Müslüman Erke

Evliliğin para-güzellik-soy değil dindarlık üzerinden seçilmesi gerektiği gerçeği nedir?

Dünyâ gelip geçecek. Biz şimdi bir bayanı beğenmek bir erkeği beğenmek hevâ ve hevesten geçiyor. Evlilik farklı bir şeydir. Bakın evlilik bambaşka bir şeydir. Ben size bir mü’min kadın portresi çizerim — herkes eşinin eksikliklerini görür, yanıldım ben der. Öyle bir mü’min erkek portresi çizerim — kadınlar aynı şeyi söyler, yanılmışız erkek seçiminde derler.

Kaynak: 8. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Disiplinsizlik Hastalığı, Müslüman Erke

Aile içi psikolojik saplantılar neden olur?

Bazen evlilikle alâkalı meselelerde, evlenen kimselerle ailelerinin pisleşik psikolojik rahatsızlıkları oluyor. Mesela bir kız evleniyor — örneğin o kız evlendikten sonra ailesi sanki o yabancıymış gibi davranıyor. Bunlar psikolojik. Veyah, da bir erkek evleniyor; hanımı var, erkeğin ailesi onun hanımını bir türlü benimsemiyor. Bunlar psikolojik saplantı hâlinde olan şeylerdir. O ailede böyle bir problem var. Ailenin komple incelenmesi-irdelenmesi-iyice analiz edilmesi lâzım. Aile bu psikolojik saplantıya nereden saplanmış-bulaşmış onların tespît edilmesi-tedâvî edilmesi gerekir. Uzun mesele.

Kaynak: 8. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Disiplinsizlik Hastalığı, Müslüman Erke

Evlenmezden önce her şey harika, evlendikleri gün hatta o gece dakika bir gol bir her şey bozuluyor diyenler neden psikolojik sendrom olarak görülür?

Bu hâdiseler aileler-bireyler arasında derin bir psikoterapinin gereklilik arz ettiğini gösterir.

Kaynak: 8. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Disiplinsizlik Hastalığı, Müslüman Erke

Müslüman kadın için nimet nedir?

Mü’min bir erkek — nâmûsuna, şerefine, haysiyetine düşkün, evine bakan, çoluğuna-çocuğuna babalık yapan, bir kadına kocalık yapan, onları çekip-çeviren, Kur’ân ve Sünnet dâiresinde yaşaması için mücâhede eden bir erkek-bir koca, bir kadın için büyük bir nimettir. Ne yazık ki bunun da kıymeti bilinmiyor.

Kaynak: 8. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Disiplinsizlik Hastalığı, Müslüman Erke

Soruya cevap veren kız çocuğuna tavsîye nedir?

Bu kızımıza buradan sesleniyorum, tavsîye ediyorum: Git dosdoğru, ‘lâ ilâhe illallâh Muhammedun Resûlullâh’ diyen ve dînini yaşamaya çalışan bir kimseyle evlen. ‘Tanrı inancı var, ama hangi tanrı? Buda mı? Hindu mu? Kimin tanrısı?’ Cesâretli yâ — inanmayan bir kimseyi seçecek neredeyse.

Kaynak: 8. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Disiplinsizlik Hastalığı, Müslüman Erke

Çocuk yetiştirmek neden zordur?

Bir derviş "dînimize göre çocuklarımızı nasıl eğitmeliyiz?" diye sorar. Efendi hazretleri büyük bir teslîmiyetle cevap verir: "Gerçekten bu zamanda anne baba olmak kadar zor bir iş yok. Gerçekten zor. İslâm’ın yaşanmadığı bir yerde çocuk büyütmek kadar büyük handikap yok."

Kaynak: 8. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Disiplinsizlik Hastalığı, Müslüman Erke

Tembel bir eşim varsa ne yapmalı?

Eşi çalışmayan-tembel kocadan şikâyetçi bir kadın hakkında Efendi hazretleri çok eğlenceli bir kıssa anlatır: "Yangın çıkaracaksınız evde — adam evden dışarı çıkmıyor ya. En ideal yolu yangın çıkarmak." Sonra bir padişâh ve "tembelhâne" kıssasını nakleder: "Padişâhın birisi tembelhâne kurmuş. ‘Tembelim’ diyen geliyormuş yatıp kalkıyormuş. Bir gün padi, denetlemeye gelmiş — tıka basa dolu. ‘Yakın’ demiş. Tembelhâne yanıyor. Kaçan kaçana. Bir tânesi elinde cigara bekliyormuş. ‘Sen ne bekliyorsun?’ ‘Şuraya bir ateş düşse de cigara mı yaksam diye bekliyorum.’ Padişâh demiş ki ‘aha, tembel o! Ona maaş bağlayayım. Ona yatacak-kalkacak yer ayarlayın, ona maaş bağlayayım.’

Kaynak: 8. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Disiplinsizlik Hastalığı, Müslüman Erke

Sohbetten çıkan ameli dersler nelerdir?

Sohbetten çıkmak için bir şey söylüyorlar, sen böyle bakıyorsun ölü gözlerle, o da bakıyor sana. Hayat ölü. Tabî o esnâda etrafınızda güvenilir-inanılır insanlar olacak. Eşiniz ‘lan bu ne oldu bu adama? Yok bu beni kesin aldatıyor, canım kafası orada’ diyebilir.

Kaynak: 8. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Disiplinsizlik Hastalığı, Müslüman Erke

Aile içi psikolojik saplantılar neden tedâvîye muhtâç hastalıklardır?

Aile içi psikolojik saplantılar (kızı yabancı görmek, gelini benimsememek) tedâvîye muhtâç hastalıklardır Hâlde değil rüyâda görmek sûfîlik için daha güvenli bir ölçüdür — yola yeni başlayan için

Kaynak: 8. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Disiplinsizlik Hastalığı, Müslüman Erke

Nikâhta dindar olanını seçin hadîsi ne anlama gelir?

"Nikâhta dindar olanını seçin" — 4 sebepten birincisi dindarlıktır (Buhârî-Müslim) Mü’min eş bir nimettir — 5 vakit’e 5 vakit daha eklenmesi gereken bir şükür sebebi"

Kaynak: 8. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Disiplinsizlik Hastalığı, Müslüman Erke

Çocuklar neden dizimizden ayrılmamalı?

Çocuklar dizimizden ayrılmamalı; "kimseye dokundurmayın" emri verilmeli

Kaynak: 8. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Disiplinsizlik Hastalığı, Müslüman Erke

Bu tip şeyler buranın, bu muhabbetin, bu sohbetin işi değil midir?

Bir derviş "evlilik görüşmesi yapmayı düşündüğüm adamın saçlarını sapsarı ve uzun, gözlerini ise mor olarak gördüm" diye bir rüya nakleder ve Efendi hazretlerinden yorum bekler. Efendi hazretleri sert bir ölçü koyar: "Bizim kalbimiz öyle çalışan kalplerden değil. Bu tip şeyler buranın, bu muhabbetin, bu sohbetin işi değildir. Yarın öbür gün birisi başka bir rüya yazar. Burası o televizyonlardaki gibi değildir — adam duruyor, ‘bunu böyle yap’ diyen bir yer değildir. Bu din değildir." Efendi hazretleri evlilik için Sünnet-i Resûlullâh’ı tekrarlar: "Bir kimse evlilik görüşmesi için oturur. Erkek-kadın üç sefer konuşmaya hakları var. Otururlar, bir görüşürler. Mutmain oldular-olmadılar bir daha görüşürler. Mutmain oldular-olmadılar bir daha görüşürler. Üç görüşmeden sonra kalpleri mutmain olmadı — Allâh yolunu açık etsin herkesin. Üç görüşmeden sonra mutmain oldular — evlenebiliriz, evlenecekler. Bu kadar basit. Veyâ hiç şey değil — evlilik görüşmesi hiç yapmadılar, bir görüşte âşık oldu, gördüm tamam bitti. Selâmün aleyküm, evlendi." Efendi hazretleri evlenememe-geçinememe bahânelerini de kabûl etmez: "Hayvanlar geçiniyor — insanlar neden geçinmesin? Eğer ölçüleri Kur’ân ve Sünnet olursa, herkesin hakkı-hukuku-hududu bellidir. Yok durmuyor — Allâh yolunu açık etsin. Kadın-erkek hiç önemli değil. Bu ölüm değil sonu. Yeter ki taraflar Kur’ân ve Sünnet’e uysunlar. Birisi uymuyor, sen bilirsin. Karar senin." Efendi hazretleri evlilikten korkmayın. Bir, evliliği zorlaştırmayın. İki, evliliklerinizi koruyun-muhâfaza edin. Üç, eşlerinizi-çocuklarınızı koruyun Kur’ân ve Sünnet târîhisinden. "Ben babamdan böyle gördüm, ben annemden böyle gördüm" demek doğru değildir; çünkü "Senin sülale dîn mi? Senin baban dîn mi? Senin annen dîn mi? Senin sülale özel seçilmiş bir sülâle mi? Allâh size ayrı bir sülale yaptığı için dînin hükümleri sizde geçmez mi dedi?"

Kaynak: 7. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — "Akıldan Daha Sevgili Bir Şey Yaratmadı

Efendi hazretleri sosyal bir ders verir: "Bizim eşimiz bizi örnek alırken iyiliklerimizi mi örnek alacak, kötülüklerimizi mi örnek alacak?

Eğer ki bir erkeğin hanımı, çocukları iyi ve hayır noktada değilse, bunun sorumlusu birinci derecede o erkektir. İkinci derecede sorumlusu evin hanımıdır." Bu, dervişe çok ciddî bir sorumluluğun yüklenmesidir.

Kaynak: 3. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Bosna Tarîkatlar Birliği Ziyâreti, Lâle

Mâdem ki Peygamber Efendimiz ‘mü’min mü’minin aynasıdır’ diye buyurdu, ne diye aynadan yüz çeviriyoruz?

Sohbetin başında Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Kavak Yüksekokulu Mimari Restorasyon Bölümü öğrencilerinden bir derviş tarafından sorulan soru üzerine Mustafa Özbağ Efendi hazretleri kıymet bilmeme hastalığını şerh etmiştir. Soru sahibi Hz. Mevlânâ’nın Dîvân-ı Kebîr ‘inden şu mısrâı zikretmiştir: "Gel, gel de birbirimizin kadrini-kıymetini bilirim. Çünkü belli olmaz, birbirimizden ansızın ayrılabiliriz. Kerîm olan kişiler dostları uğruna canlarını fedâ ederler. Köpekliği bırak, biz de kerîm insanlardanız. Kul-i e’ûzüleri, kul hüvallâhı neden birbirimizi sevmek için okumuyoruz?" Soruda derviş kendi nefsindeki kıymet bilmeme hastalığını da itiraf eder: Şeyhinin, üstâdının, eşinin, çocuklarının, anne-babasının, kardeşlerinin, patronunun ve sâhip olduğu nimetlerin kıymetini bilmediğini söyler.

Kaynak: 1. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Kıymet Bilmek, Münafıklık Alâmeti, Sali

Erkek için: "Akıllı bir mü’min kimse — ister kadın ister erkek — eşinin kıymetini bilmez mi?

Efendi hazretleri kıymet bilmemenin en pratik tezâhürünü ev içinde tahlil etmiştir. Bilir." Mü’min nikâha ibâdet gözüyle bakmalıdır: "Sen bu kadını nikâhladın mı? Evet. Ya sen onun kıymetini nasıl bilmezsin? Allâh sana emânet verdi bunu. ‘Kadınlar size Allâh’ın verdiği bir emânettir’ hadîsi bunun delîlidir. Emânete ihânet etmek münâfıklık alâmeti değil mi?" Yâni Cenâb-ı Hak sana bir emânet verdi, sen onun kıymetini bilmiyorsan seninle münâfıklık alâmeti vardır.

Kaynak: 1. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Kıymet Bilmek, Münafıklık Alâmeti, Sali

Evlilikte para değil ‘çâp’ lâzım mı?

Efendi hazretleri evlilikteki para mesêlesine dokunur. Kendi yakını olan Mehmet Kuşçu hâtırasını anlatır: Mehmet Kuşçu Adnan İnan’ın yanında hamallık yapan, çok mütevazı bir adamdır. Efendi hazretleri evlendiğinde ona iki tâne sarı lira (altın) getirmek istemiştir — Efendi hazretleri "Mehmet, sen bunu hamallıkla kazandın; ben bunu vaktinde ödeyemem" diyerek almamıştır. Bu kıssanın tek dersi şudur: "Evlenmek paraylaymış mı? Değilmiş. Evlenmek parayla değildir. Mal lâzım değil — çâp lâzım."

Kaynak: 1. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Kıymet Bilmek, Münafıklık Alâmeti, Sali

Evlilikte mal değil ‘çâp’ lâzım mı?

Efendi hazretleri ticârî bir benzetme de yapar: "Mal — fiyat verildiğinde verilir ve satılır. Adam sana fiyat verdi mi? Verdi. Keşke vereydin! Şimdi o paraya satamazsın. Doğru söylüyorsun dedi adam. Mâlı isteyen var mı? Var. Veren var mı? Var. Fiyatını buldun mu? Buldun. Ver mâlı! Sen ondan 2 lira kâr ettin mi? Ettin. Ver kardeşim! Bir dahaki maldan 3 lira kâr edersin. Sen devr-i dâim et. Mâlın orada eskimesin, küflenmesin, tozlanmasın, modası geçmesin." Aynı ölçü kız istemede de geçerlidir: "Kızı isteyen var mı? Var. Ver gitsin! Ver ya! Çıkar meydana evlendir. Çıkar meydana evlendir. Durdurma."

Kaynak: 1. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Kıymet Bilmek, Münafıklık Alâmeti, Sali

Evlilik para meselesi midir?

Evlilik para meselesi değildir, çâp meselesidir; ablası evlenmemiş diye kız istenmemesi câiz değildir

Kaynak: 1. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Kıymet Bilmek, Münafıklık Alâmeti, Sali

Kızı isteyen var mı?

Var. Ver gitsin! Ver ya! Çıkar meydana evlendir. Çıkar meydana evlendir. Durdurma.

Kaynak: 1. Karabaş-i Velî Tekkesi 2017 Sohbeti — Kıymet Bilmek, Münafıklık Alâmeti, Sali

Anne-babanın önemi nereden anlaşılır?

Anne-baba hakkı birinci derecededir. Allâh’tan sonra, Resûlünden sonra itaat edilecek olan kimse babadır. Önemli görüyorsa, o terbiye aldıysa önemlidir.

Kaynak: 41. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kerâmet ve İstidrâc Ayrımı, Rufâî Şişi Burh

Otistik çocuklara ailelerin ne yapması gerekir?

Çocukların önce psikiyatri ve rehberlik araştırma merkezlerinde tanı koyduğu önemlidir Otizm, mental gerilik, DEHB, öğrenme güçlüğü gibi tanılar bazen yanlış konulabilir — bazı çocuklar aile tutumundan kaynaklanan psikolojik saplantılardan dolayı yanlış tanı alırlar Aslında alt sebeplerde aile çıkıyor: Tutarsız davranışlar, şiddete mâruz kalma, doğum sırası ve öncesi sonrası Çocuğa birey olarak yaklaşmak, sevgi ile sâkin bir şekilde belli bir programa dayalı eğitim vermek şarttır

Kaynak: 41. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kerâmet ve İstidrâc Ayrımı, Rufâî Şişi Burh

Eşlerden biri Hanefî biri Şâfiî ise ne yapılır?

Bir kadın bir telefonla Efendi hazretlerine müracaat etmişti: "Eşim şâfiî, ben Hanefî mezhebindeyim. Eşimin benden abdesti bozuluyor, bu yüzden evde kaos çıkıyor. Kasten dokunuyorum, adam bir şey diyemiyor, gidiyor bir daha abdest alıyor." Şâfiî mezhebine göre eşlerin cildî teması abdesti bozar. Efendi hazretleri bu durumda, "Şeytan bile azaptadır" diyerek duruma tebessümle bakmış, ama fıkhî olarak çok pratik bir çözüm önermiştir. "Bir eşin biri Hanefî biri Şâfiî ise, bence Şâfiî olan Hanefî’ye rücû’ etsin; çünkü işi çok zor." Kadın bir kez daha mı? "Canım sıkıldıkça dokunurum" diye söylemişti. Ve nitekim adam iki hafta sonra kendisi bir başka mesele için Efendi’ye açtı; Efendi fırsat bulup "Şâfiî’den çık, Hanefî’ye gir; bir ömür boyu bu azâp çekilmez" dedi. Adam kabûl etti.

Kaynak: 40. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Fâiz ve Dâru’l-Harb, Namaz Erkânının Mânâsı

Hanefî-Şâfiî eşler ihtilâfında ne yapılır?

Hanefî-Şâfiî eşler ihtilâfında Şâfiî olan Hanefî’ye rücû’ edebilir; mezhepler arası geçiş câizdir

Kaynak: 40. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Fâiz ve Dâru’l-Harb, Namaz Erkânının Mânâsı

38. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti konusunu ele almak istiyorsanız neleri bilmelisiniz?

38. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kur’ân-Sünnet Üzre Evlilik, İnanç-Bilim Ayrımı, Mesnevî 560. Beyt: Halvet Disiplini ve Aşığın Maşûkuna Hasreti. Efendi hazretleri bu sohbeti açıklarken, herkesin kendine ait bir din mantığı olduğunu, Arabî’nin de din mantığına sahip olduğunu belirtmiştir. İbadet edenlerin hepsi, kabul etse de etmese de, kendi Tanrı inancına ibâdet etmektedir; Hadîs-i Kudsî’deki "Ben sizin zannınız üzereyim" beyânı bunu tasdîk eder. Muhammedî Müslümanlar bile hepsi aynı Allâh inancına sâhip değildir; her mü’minin Allâh bilgisi, inancı ve ibâdeti kendi zannı üzeredir. Bu hakîkat İbn Arabî’nin tekfîri için değil; tam tersine, onun sözlerinin derinliğinin anlaşılması için bir anahtardır.

Kaynak: 38. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kur’ân-Sünnet Üzre Evlilik, İnanç-Bilim Ayr

Müslüman bir kulum, Alevî bir kız seviyorum, bu kız namâz kılmama karşı. Evlilik olabilir mi?

Kim olursa olsun bir kimse namâz kılmana karşıysa onunla evlenemezsin.

Kaynak: 34. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Hayal Âlemi: Halk Hayali ile Hak Hayali Ayr

Bir Müslüman bir Müslümanla savaş halindeyken biri ölürse Allâh katında şehid sayılır mı?

Hangisi önce silaha davrandı ona bakılır. İki Müslüman iki mümin; önce silaha davranan iki katildir.

Kaynak: 34. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Hayal Âlemi: Halk Hayali ile Hak Hayali Ayr

Hz. Aişenin evliliği ve Batı’nın fuhuş yaşı nedir?

Bir Peygamber gelsin, senin kızını istesin, sen verme. Olmaz mı? Hz. Ebu Bekir, Hz. Peygamber’e ‘kızım veremem, Aişenin yaşı küçük’ diyemez miydi? Diyebilirdi. Demedi çünkü o toplumda ve o yaşta evlilik bir ayıptak değil; Peygamber’in istemesi ise bir yücelik sebebiydi. Efendi Hazretleri bu kısmı Batı’nın kendi tarihini unuttuğuna çok sert bir cevapla başlar: ‘İngiltere’de fuhuş yaşı 9. Hollanda’da 9. Almanya’da 9. Uzak Doğu var ya, gidilen yerler, 8 fuhuş yaşı, 7.’

Kaynak: Karabaş-ı Veli Dergâhı Sohbeti — 16 Mart 2013 | İbn Arabî’nin Âlem Görüşü, İnsan

Nevruz Bayramı İslâmiyet’e Aykırımı mıdır?

Nevruz’un İslâmiyet’e aykırı olmadığını, bir örf âdeti olduğunu belirtir. Ebussuud Efendi’nin fetvâsı Nevruz’un İslâmiyet’e aykırı olmadığını, bir örf âdeti olduğunu belirtir.

Kaynak: 32. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Laiklik Analizi, Nevruz Bayramı ve Berzah Â

Nevruz Bayramı Ne Zaman Başlamıştır?

Nevruz bayramı Orta Asya’dan beri gelen Türk kültürünün bir parçasıdır. Çocukluk âdetleri — maketten ev yapma, ateşlerin üstünden hoplama, Hızır-İlyâs buluşması efsânesi — nostaljiyle anlatılır.

Kaynak: 32. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Laiklik Analizi, Nevruz Bayramı ve Berzah Â

Çocukları dört büyük felâketten kurtarmak için neler yapılmalıdır?

Efendi’nin uyarısı çok somuttur: "Çocuklarınızı bu dört büyük felâketten kurtarmanın yollarını arayın. Çocuklarınıza dikkat edin. Onların peşine düşün. Tekrar tekrar söylüyorum. Âkıl-bâliğ oluncaya kadar çocuklar anne-babanın yanından ayrılmasın. Âkıl-bâliğ olduktan sonra anne-babalar çocuklarının üzerinde titresinler."

Kaynak: 29. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Dört Büyük Felâket: Alkol-Uyuşturucu-Fuhuş-

Niye yeni doğum yapan kadınların yanına muhakkak bir teyzesi, halası, annesi gelir?

Çocuğa süt yerine ekmek verirsen yoksul çocuğa o ekmek yüzünden öldü say. Tecrübelidir. ‘Yavrum şimdi emzir. O devamlı emmek ister. 5 dakikada bir emecek. Onun midesi küçücük daha. Yarım çay bardağından doyar o. Onu yatır yanına. Hâ bire emsin o. Ne zamana kadar? 2 yıl boyunca emecek.

Kaynak: 29. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Dört Büyük Felâket: Alkol-Uyuşturucu-Fuhuş-

Şimdi nerede çocuklar emecek, anneyi nereden bulacaklar?

Çalışıyorlar, işe gidiyorlar, kadınlar ‘fizikimiz bozulacak’ diyorlar, emzirmiyorlar. Bir tuhaf oldu insanlar. O çocukların psikolojileri bozuluyor. Çocukken annenin kokusuna doyacak çocuk. Âkıl-bâliğ oluncaya kadar ana kokusuna doyacak.

Kaynak: 29. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Dört Büyük Felâket: Alkol-Uyuşturucu-Fuhuş-

Bir anne-baba çocuğa bakamadı mı?

Kreşe Gönderilen Çocuğun Travması. 4 yaşına geldi mi haydi kreşe. ‘Çocuğumuzu kreşe verdik’ — çok matah bir şey yaptınız. Bir anne-baba çocuğa bakamadı. Dedesi var, nenesi var, teyzesi var, halası var. Bakamadılar bir çocuğa. Kreşe verdiler.

Kaynak: 29. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Dört Büyük Felâket: Alkol-Uyuşturucu-Fuhuş-

Babaya hasret zâten — adam para kazanacağım diye uğraşıyor mu?

Çocuk anaya hasret. Babaya hasret zâten — adam para kazanacağım diye uğraşıyor. Üstüne bir de anaya hasret. 3 yaşındaki çocuk kreşte. Çocuklar sevgisiz büyüyor. Sevgisiz büyüyünce 10-12-15 yaşına gelince çocuk aykırı, sinirli, stresli, uyumsuz. Sebep? Annesiz çünkü.

Kaynak: 29. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Dört Büyük Felâket: Alkol-Uyuşturucu-Fuhuş-

Yatılı Verilen Çocukların İntikâ mı?

Yatılı Verilen Çocukların İntikâmı. Bu çocuk büyüdüğünde diyecek ki: ’10 yaşındaydım, beni yurda vermişlerdi. 10 yaşındaydım, beni yatılı göndermişlerdi. Evde o kadar fazla mıydım da beni gönderdiniz? Ben her gece korkarak yattım.’ Anlatıyor, bana anlatıyor.

Kaynak: 29. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Dört Büyük Felâket: Alkol-Uyuşturucu-Fuhuş-

Beni bekleyecekler kapının önünde diyor.’ Bunu söyleyen 22-23 yaşındaki kız çocuğu — intikâm oluyor annesinden babasından mıdır?

Kız diyor ki bana: ‘Şimdi diyor, ben kiminle, hangi erkekle yatacağımı, hangi erkekte sabahlayacağımı düşünerek korkarak yatacaklar diyor. Beni bekleyecekler kapının önünde diyor.’ Bunu söyleyen 22-23 yaşındaki kız çocuğu — intikâm oluyor annesinden babasından. ‘Haksız mıyım?’ dedi bana. Dedim: ‘Kendine yapıyorsun. Onlar bir hatâ işlemişler — sen kendine yapıyorsun.’

Kaynak: 29. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Dört Büyük Felâket: Alkol-Uyuşturucu-Fuhuş-

Üçlü koltukta babasına döndü: ‘Babalığın şimdi mi aklına geldi?

Beni 9 yaşında yatılı gönderirken babalığın neredeydi aklın?’ dedi. Bitti. Ama biz çocukları vâli edeceğiz ya. Biz çocukları dünyânın en başarılı eğitimcisi yapacağız. Bir sürü üniversite bitirecek o çocuk.

Kaynak: 29. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Dört Büyük Felâket: Alkol-Uyuşturucu-Fuhuş-

Anne kokusuna doyamayan çocukların ne gibi sonuçları olabilir?

Anne kokusuna doyamayan, yatılı verilen, sevgiden mahrum büyüyen çocukların ileride anne-babadan intikâm aldıkları çok dokunaklı somut hikâyelerle anlatılır.

Kaynak: 29. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Dört Büyük Felâket: Alkol-Uyuşturucu-Fuhuş-

Evlilik, çocuk ve aile hukuklarının pratiği nedir?

Normâlde evlenmezden önce bir kadın nikâhında şart olarak koştuysa erkeğin söyleyecek sözü yoktur. Kadınların doğurmama hakkı vardır. Kadınların cinsel ilişkiye girmeme hakkı vardır. Ama bunu evlenmezden önce beyân etmesi gerekir. ‘Ben istediğim zaman cinsel ilişkiye girerim, istemediğim zaman girmem.’ Bunu kabul ediyorsa erkek, bunda sıkıntı yoktur.

Kaynak: 27. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Sûfînin Vartaları, İbnü’l-Arabî’nin Aşk Bey

Çocukların babaya ait olup olmaması nedir?

Çocuklar babaya âittir. Baba vefât ettiğinde birinci derecede babanın babasınadır çocuklar. Babanın babası yoksa çocukların amcasıdır. Çocuklar kadına âit değildir.

Kaynak: 27. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Sûfînin Vartaları, İbnü’l-Arabî’nin Aşk Bey

Ailede natürel yiyecek ve kültürün önemi neden vurgulanmaktadır?

Efendi somut bir aile yemek kültürü reçetesi sunar: "Çocuklarınıza natürel yiyecekler içecekler içirin. Oturun ninelerinizden, anneannelerinizden, babaannelerinizden tarhanayı öğrenin. Hâlis muhlis tarhana çorbası ile yetiştirin çocuklarınızı. Hâlis muhlis kelle yapın, paça yapın, işkembe yapın, mercimek çorbası yapın. Çevrenizin, bölgenizin kültürü neyse o çorbaları yapın. Çocuklara bunları yedirin içirin. Hâzır mâmalardan, hâzır çorbalardan, hâzır yiyeceklerden çocuklarınıza yedirip içirmeyin."

Kaynak: 26. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Mürşid-Mürid Edebi, Üstâdı Töhmet Altında B

Modern yaşam tarzının hasta nesiller ürettiğini anlatan metin parçası nedir?

Efendi modern yaşam tarzının hasta nesiller ürettiğini söyler: "Gün geçtikçe direnci gidiyor nesillerin. Yediklerinden, içtiklerinden kaynaklanıyor. Yaşadıkları hayattan kaynaklanıyor. Natürel yemiyoruz, natürel içmiyoruz, natürel yaşamıyoruz. Ayağımız toprağa basmıyor. Her şeyimiz endüstriyel oldu, her şeyimiz teknoloji oldu."

Kaynak: 26. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Mürşid-Mürid Edebi, Üstâdı Töhmet Altında B

← Sorular – Sohbetlerde Sorulan Sorular ve Cevapları