Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Soru/Cevap ·

2020 Soru-Cevap Sohbet #11 — Mesnevî Şerhi (975-987. Beyit)

Mustafa Özbağ Efendi'ye sorulan soru ve cevabı: 2020 Soru-Cevap Sohbet #11 — Mesnevî Şerhi (975-987. Beyit). Tasavvuf, ahlâk ve günlük hayata dair açıklama.


Table of Contents

Giriş: Selâm-Duâ ve Ümmet-i Muhammed için Dilek — Kur’ân ve Sünnet-i Seniyye’ye Sımsıkı Yapışma Çağrısı, Âhir Zamanın Deccaliyeti-Fitnesi-Fesâdı — İmânı Ateşten Bir Kor Olarak Tutanlar Hadîsi, 73 Fırka’nın 72’si Delâlette-Biri Nâciye Hükmü; Kur’ân-Sünnet-Hadîs-Mezheb İnkârcılarına Karşı İmân Muhâfazası, Medya-Sosyal Medya Algı-Çarpıtma-İftira Örtüsü Altında Dini Korumak

Selamünaleyküm, hayırlı akşamlar. Allah gecenizi hayırlı eylesin. Cenâb-ı Hakk gündüzünüzü hayırlı eylesin. Rabbim ayınızı, yılınızı, ömrünüzü, nefesinizi hayırlı eylesin. Son nefesinizde eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resûlühü diyerekten nefeslerini bu dünya nefesini tamamlayanlardan eylesin.

Böyle Hakkında

Dünya hayatını Kur’ân’a, Sünnet’e, imamların iştahadına sık sık yapışarakten Allah yolunda cihat eden, Allah yolunda mücadele eden bir kul olarak bitirenlerden eylesin. Dünya hayatını şeytana uyanlardan, hevâhevese uyanlardan, delalete düşenlerden eylemesin.

Dünya hayatında Kur’ân ve Sünnet’i inkar edenlerden, Sünnet-i Seniye’ye inkar edenlerden, Hadîs-i Şerîf’i inkar edenlerden, mezhep imamlarını ve mezhepleri inkar edenlerden eylemesin inşallah. Delalete düşen, 73 fırkanın 72’si fırkayı delalettedir, birisi Nâciye’dedir. Hadîs-i Şerîf’i mûcibince delalette olan fırkalar yollardan muhafaza eylesin. Kurtuluşa ermiş, Kur’ân ve Sünnet’e sık sık yapışan mümin kullarından eylesin inşallah.

Eşlerimize, çocuklarımıza, akrabalarımıza, anne ve babalarımıza îmân nasip eylesin, İslâm nasip eylesin, İhlâs ve samimiyet nasip eylesin, komple akrabalar ve talukatımız, eş çoluk çocuk hep beraber Kur’ân ve Sünnet’i yaşayanlardan eylesin inşallah. Kıymetli dostlar, ahir zamanın bütün tecelliyatlarını iyiliklerimize işleyinceye kadar yaşıyoruz.

Ne yazık ki ahir zamanın o deccaliyeti, ahir zamanın şeytaniyeti, ahir zamanın fitnesi, fesadı, ahir zamanın ne yazık ki bozuklukların içerisinde dinimizi, imanımızı korumaya muhafaza etmeye çalışıyoruz. O hadis şerfte beyan edilen ahir zamanda öyle bir zaman gelecek ki îmân ateşten bir kor olacak, elinde tutanın eli yanacak, atan dinden imandan olacak noktasını yaşıyor gibiyiz.

O yüzden imanı muhafaza etmek, dini muhafaza etmek, ahlakı muhafaza etmek, çizgi yolu istikameti muhafaza etmek gerçekten güçleşti. Çünkü bu Kur’ân ve Sünnet düşmanları, bu hadis düşmanları, bu mezhep düşmanları, ne yazık ki bu fitursuz, azgın güruh Kur’ân ve Sünnet’e sımsıkı yapışan nerede ne varsa hepsine haince ve hunharca saldırıyor.

Bu saldırının altında muhakkak ki bazı yıllarının gözleri korkuyor, tırsıyor, geri dönenler oluyor, dığılanlar oluyor, kendince acaba diyenler oluyor, şüpheye düşenler oluyor ve deccaliyyet vazifesini yerine getiriyor.

O yüzden böyle zamanlarda bu fitnenin kol gezdiği, fitnenin kargaşanın, her türlü aleverenin, daleverenin, iftiranın, bu medya algılarının, basın algılarının, sosyal medya algılarının ve çarpıtmalarının altında insanın imanını muhafaza etmesi, dinini muhafaza etmesi, koruması, Kur’ân ve Sünnet’e sımsıkı yapışıp yaşaması gerçekten zor bir hale geldi. Ne yazık ki insanlar azgınca Kur’…


İlhami Güler Vak’ası ve Hazret-i Hasan’a ‘Zampara’ İftirâsı — Profesörün Hazret-i Hasan Efendimiz için ‘Muaviye Parasıyla Satılıp Döneklik Yaptı’ Edepsız Beyanı, Küstâh Kur’ân ve Sünnet Dışı Sözler; Diyanet-İlahiyat-Cuma Hutbeleri-Müftüler-Savcılar-Medya Suskunluğu Eleştirisi; Mustafa Özbağ’ın Suç Duyurusu İlânı: Hazret-i Peygamber’in Torunlarına Hakaret, Din İstismârı ve Din Duygularına Tecavüz Hükmü; Cimer-Cumhuriyet Savcılığına Başvuru Niyeti; ‘Namussuzlar Kadar Namusluların Sesi Çıkmalı’ İlkesi; Ehl-i Beyt’e Hakaret Sonraki Hakaretlerin Kapısıdır Uyarısı

an ve Sünnet’e saldırıyor, azgınca Kur’ân ve Sünnet’e saldırırken, Kur’ân ve Sünnet’e sımsıkı yapışanları da taciz ediyor, tecavüz ediyor, onlara da saldırıyor. Ve ne yazık ki bunların büyük bir çoğunluğu da kendince kendisini Müslüman görüyor, kendince kendisini böyle din savunucusu görüyor, doğruyu savunan hikmet ehliymiş gibi gösteriliyor, kendilerini öyle gösteriyorlar, Allah muhafaza eylesin.

Bir çürük yumurta için bir sepet yumurtayı kırmayı göze almış bu Muaviye zihniyetli, bu Yezîd zihniyetli kimseler, bir çürük yumurta için bütün sepetteki yumurtaları kırmaya göze almışlar. Bu Yezîdî düşüncesi, bu Yezîdî kafası ne yazık ki Ümmet-i Muhammed’in içerisinde yer bulmaya başladı. Bu Emevî kafası ne yazık ki Ümmet-i Muhammed’in içerisinde yer buluyor.

Bir meslekten, bir meşrepten, herhangi bir kimse bir hata yaptığında, bir kusur yaptığında, hele bu hatayı, kusuru, yanlışı, eksikliği yapan kimse, eğer ki ehli tasavvufsa ortalığı ayağa kaldırıyorlar. Ortalığı ayağa kaldırarak saldırı üzerine saldırı yapıyorlar. Yurt dışındaydım malum, yurt dışından izledim. Ama ülkede İlhami Güler denilen bir profesör çıkıyor.

Hazret-i Hasan efendimiz’e, ondan sonra Muaviye ile parayla satıldığını ve zamparlık yaptığı gibi, küstahça, edep dışı, Kur’ân ve sünnet dışı ağza alınmayacak bu sözleri söylüyor. Ama herkes sus pus. Hiç kimseden hiçbir söz çıkmıyor. Diyanet suskun, ilahiyatlar suskun, bizim medya kalemçörleri suskun, bizim sosyal medya kalemçörleri suskun, herkes suskun. Hiç kimsenin ağzı çıkmıyor.

Sustuğunuz, ağzınızı kilitlediğiniz şey Hazret-i Hasan efendimiz’in namusu, şerefi, haysiyeti. Hazret-i Hasan efendimiz’in namusu, şahsiyeti, haysiyetine laf söyleyen ne iddia belirsiz bu kimseye karşı, ne Diyanet’den ses çıkıyor, ne Cuma hutbelerinde ses çıkıyor, ne de Diyanet’in basın açıklaması var, ne müftülerden bir açıklama var, veyahut da sosyal medya, İslâm savunucusu gibi görünen o medya maymunlarından da bir ses seda yok.

Hazret-i Hasan efendimiz’e hakaret eden bir kimseye savcılar da harekete geçmiyor. dini istismardan ona da bir soruşturma açan yok. Veyahut da insanların din duygularıyla alakalı istismarı uğrattı, galeyana getirdi, din duygularına taciz etti, tecavüz etti diye de herhangi bir ses seda yok. Böyle baktım da biraz böyle basına acaba bununla alakalı herhangi bir şey yapılmış mı, bir şey edilmiş mi diye hiçbir şey yok. Ama Mustafa Özbağ’da olacak.

Biz o zatla alakalı suç duyurusunda bulunacağım. Bunu da buradan açıkça söylüyorum. Çünkü Hazret-i Hasan efendimiz’e, Hazret-i Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretlerinin mübarek torunlarına hiç kimse hakaret edemez. Hiç kimse onu böyle zampara, böyle Muaviye’nin parasıyla aldı da döneklik yaptı diye aşağılıcı kelimeler kullanamaz. O yüzden bunu yapmak bu meselede çok büyük bir suçtur.

Bu ne yazık ki ilahiyat fakültelerinden de bağlı bulunduğu dekandan da herhangi bir açıklama bulamadım, göremedim. Ne yazık ki Diyanet’ten de bu konuda herhangi bir açıklama, herhangi bir konuda herhangi bir şey göremedim. Ey kendisini Muhammed’i görüp Ehl-i Beyt’i sevenler! Neden susuyorsunuz? Neden gidip haklı davanızı haykırmıyorsunuz?

Ehl-i Beyt’e bugün laf söyleyen, Ehl-i Beyt’e bugün zampara diyen, yarın öbür gün başka şeylere bir şey demeyeceğini mi zannediyorsunuz? Allah bizi bu konuda susmaktan muhafaza eylesin. Cenâb-ı Hakk dilimizi kilitlemekten bu konuda muhafaza eylesin. Dilimiz kilitlenmeyecek. Biz onunla alakalı gerekirse, buradan gerekirse diyorum, her türlü şikayet yapacağız. Cimer’e de şikayet edeceğiz.

ne bileyim nereye şikayet edilmesi gerekiyorsa şikayet edeceğiz. Ve Hazret-i Hasan efendimizi ve Ehl-i Beyt’ine hakaret etmeye hiç kimsenin hakkı yok. O yüzden bunun peşine düşeceğiz. Gerekirse onunla alakalı Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunacağız. Bakın kıymetli dostlar, bu ülkede, bu ülkede namussuzlar kalan, namussuzlar kadar namusluların da sesi çıkmalı.

Namusluların sesi çıkmadığı müddetçe namussuzlar kendisini namusu gösterip bağırmaya devam edecekler. Namussuzlar kendilerini iyi gösterip bağırmaya devam edecekler. Allah muhafaza eylesin. Ve ne yazı…


Bosna Ziyaret Notları — Kaçuni’de Hacı Kazım Meylît Efendi ile Pazar Günü Zikrullâh-Semâ-Mesnevî Sohbet; Burçak’ta Edin-Kazım Kardeşlerle Sohıbet; Bijeljina’da Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa ve İslâm Birliğinin Kreş-Kur’ân Kursu-Tarla Çalışmaları (Tırnaklarıyla Çalışma Tabiri); Banja Luka’da Nusret Efendi’nin Osmanlı Şehrinde Sırp Hakimiyeti Altında İmam-Hatîb Açması, 20-25 Talebeyle Ramızân’da Bursa Misafirliği Planı; Goražde’de Remzi Pitiç’in Savaşta Eş-Çocuk Kaybeden Tecavüze Uğrayan Bayanları İslâm Birliği Merkezine Toplama, El İşçiliği Dokumalarla Geçimleri; Saraybosna Aş Evi (Sevüda Han Karşısı) — Osmanlı’dan Beri Günlük Sıcak Yemek Dağıtan Yerin Şatâfatsız-Gösterişsiz Sûîce Hizmeti, Teyze Zilhan Atıfı — ‘Bosna Düşerse İstanbul Düşer’ İnancı; Sırpların Kadınlara Tecavüz-Hamile Bırakma Zulümleri, Yeni Neslin Unutması ve 28 Şubat Eleştirisi

k ki yurt dışında bunu gördüm de okuduğumda çok üzüldüm. Ve baktım o yoğunluğumun içerisinde bununla alakalı herhangi bir şey var mı diye herkes susmuş, herkes başını kuma gömmüş. Hiç kimsenin bu konuda söyleyecek bir lafı yok. Hiç kimsenin bu konuda herhangi bir rahatsızlığı da yok. Demek ki biz bu hale gelmişiz. Rabbim bizleri imanıyla, İslamıyla, ihsanıyla buluştursun inşallah. Hazret-i Muhammed Mustafa’nın sevgisiyle şereflendirsin.

Ehl-i Beyt’in sevgisiyle bizleri nimetlendirsin. Ehl-i Beyt’i sevmek imandandır. İmandandır. Hazret-i Hasan efendimiz’i sevmek, Hazret-i Hüseyin efendimiz’i sevmek imandandır. Hazret-i Hasan efendimiz’e laf söyleyen, Hazret-i Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem’e laf söylemiştir. Ona laf söyleyen, Hz. Allah’a laf söylemiştir. Kıymetli dostlar biz nereye gidiyoruz böyle? Biz ne hale geliyoruz böyle?

Gerçekten çok üzücü, gerçekten çok derinlemesine, insanların düşünüp derinlemesine tefekkür edeceği bir mesele. Rabbim cümlemize inşallah hidayet nasip eylesin. Malum haberi olanlar, olmayanlar geçen hafta Bosna’daydık. Özel bir ziyaret söz konusu oldu. Ama bu arada da Kaçuni’de Hacı Kazım Meylît Efendi ile beraberdik. Pazar günü orada sohbet yaptık, zikrullâh yaptık. Pazar günü orada Sema oldu. Ardından Mesnevî sohbetler oldu.

Güzel bir gece oldu. Ertesi gün, pazartesi gün Burçak’a gittik. Burçak’daki arkadaşlarla, dostlarla, Edindir, Kazımdır onlarla sohbet ettik. Ertesi gün Bijeljina’ya gittik. Orada Belediye Başkan Yardımcısı Mustafa var, İslâm Birliği var. İslâm Birliği’nin orada çalışmalarına baktık. Tabiri caizse tırnaklarıyla çalışıyorlar. orada bir yer almışlar, oradaki Müslüman çocuklara bir kreş kurmuşlar. Orada Kur’ân-ı Kerim kursları açmışlar.

Ve böyle o zorluklar altında İslâm’ı öğreteceğiz, İslâm’ı insanlara anlatacağız diye büyük sıkıntılar içerisinde gayret ediyorlar. Ertesi gün de Banja Luka’ya gittim. Orada da Mühdü Efendi’yi, Nusret Efendi’yi ziyaret ettik. Nusret Efendi de Banja Luka ne yazık ki Osmanlı şehriyken şimdi sırf şehri oldu. Orada tekrar imam hatibi açmış. Bir kısım ilk birinci sınıf talebeler olmuş. Allah’ın izniyle 20-25 kadar o talebelerle orada mücadele ediyor.

Savaşta yıkılan temelleri sökülen camileri yeniden ihya edeceğim diye uğraşıyor. Gerçekten orada kısa bir zamanda baktım. Gözlerim doldu. O zorluklarla, o sıkıntılarla orada Kur’ân ve Sünnet’e hizmet edeceğim diye uğraşıyor. Ve gerçekten Allah yardımcıları olsun. Allah izin verirse inşallah oradan 20-25 kadar bir öğrenci göndercek Ramazan’da. Dedik misafir edelim Bursa’da. İnşallah onları da burada Bursa’da misafir edeceğiz.

Banja Luka’dan ertesi günü Goražde’ya gittik. Renzi Pitiç, Mühdü. Onu ziyaret ettik. Muhteşem bir şeyle karşılaştım. Savaşta her şeyini kaybetmiş. eşini, çocuklarını kaybetmiş. Tecavüze uğramış. Her türlü zorluğa, sıkıntıya uğramış. Bayanlar böyle, onlar orada böyle keşme keş bir yerde toplanıyorlarmış. Onları almış, İstan Birliği’nin merkezine getirmiş. Böyle insanın kendini tutması mümkün değil.

O kadınlar hayatı tutunacağız diye uğraşıyorlar orada. her türlü zorluğu yaşamışlar. Artık siz her şeyi düşünün bu konuda. Böyle onlar da orada kimseye muhtaç olmadan el işçili dokumalar yapıyorlar. El işçili bir şeyler yapıp böyle geçimlerini sağlamaya çalışıyorlar. Böyle onları görünce böyle içim parçalandı. Dedim ki insanlar neler yaşıyor, bizler neler yaşıyoruz.

İnsanlar hangi noktada, bizler hangi noktadayız diye kendi kendime tefekkür ettim. Tabii böyle alkışlanacak bir şey, saygı duyulacak bir şey. Remzi Pitiç kardeşime de, Nusret Efendi kardeşime de gerçekten buradan selamlar ediyorum. Banja Luka’da da, Bijeljina’de de, Puča’da da gerçekten zor işler yapıyor oradaki arkadaşlar, insanlar. Düşünebiliyor musunuz? Bijeljina’de de İslâm Birliği orada tarla ekmişler, tarlaya bir şeyler, ürünler ekmişler.

Oradan gelir elde edecekler de oradaki İslami çalışmalarına, Kur’ân Sünnet çalışmalarına katkıda bulunsun diye. Ve Fî Sebilillah çalışıyorlar. orada tarlalarda çalışıyorlar. Oradan ürünlerini satıp Kur’ân ve Sünnet yolunda harcayacağız, hizmet edeceğiz diye uğraşıyorlar. Ve gerçekten ben Bosna’yı bizim uç beyliğimiz, uç sınır olarak görüyorum. Bosna düşerse İstanbul düşer, İstanbul düşerse Kudüs düşer, Mekke düşer, Medîne düşer diye düşünüyorum.

Benim düşüncem o. Ve orada insanlar İslâm’ı yaymak, İslâm’ı tutunmak, insanlar Kur’ân ve Sünnet’i öğrensinler diye var güçleriyle çalışıyorlar. Bu tabi seyahatler beni her ne kadar böyle derinden hem üşse de hem yaralasa da bir sevinç söz konusu oluyor. Çünkü oradakilerin mücadelesini görünce kendi kendime diyorum ki sen durma, asla geri adımı atma. Kur’ân Sünnet dairesinde çalışmaya, gayret etmeye tek başına kalsan da devam et diyorum.

Ve düşünebiliyor musunuz? o kadınların gözlerine baktığımda derinlemesine bir hicran, derinlemesine bir böyle büyük bir üzüntü gördüm. Düşünebiliyor musunuz? Her şeyinizi kaybediyorsunuz. Bir savaş oluyor ve gavurlar geliyor, sizi bombalıyor, sizi evlerinizden alıyorlar, götürüyorlar, tecavüz ediyorlar. Ve Bosna’da düşünebiliyor musunuz? Babası belli olmayan savaştan sonra binlerce çocuk var.

o Sırplar, o kadınları hamile edinceye kadar hamile bırakıncaya kadar onları esir tutup her gün tecavüz edip ondan sonra hamile kaldığı belli olan aldırmasınlar diye belli bir zamanda onlar esir tutup onları tekrar salıverdiler. bu zulümleri yaşattılar onlar. Böyle o zulümleri yaşayan insanlar tabii bunları unutamıyorlar. O savaşın vermiş olduğu o ızdırabı, o sancıyı unutmak mümkün değil. Ama ne yazık ki yeni gelen nesil bunları unutmuş.

Yeni gelen nesil bunlardan bir haber ve yeni gelen nesil bunları hatırlamak dahi istemiyor. Ve hevâ-hevesini oymuş, vur, patlasın, çal oynasın o noktaya gidiyor. Aynı şey ülkemiz için geçerli. 28 Şubat’ın o sancılı, o sıkıntılı günlerini yaşayan veyahut da bu geçmiş dönemde sıkıntıları, problemleri yaşayanlar bunları kendileri unutmasalar dahi onların çocukları unuttular. Bu yeni nesil bunları unuttu. Bir sıkıntı yok, bir problem yok.

Ne yazık ki biz İslâm’ı böyle rahmetli şey vardı. Yazar süslü Müslüman diye Şevki Yılmaz’ın bir sözü vardı. Pardon. Şevki Eyği’in bir sözü vardı. Şevki Eyği’in sözü Allah rahmet eylesin. Oldu gibi tecelli ediyor. Süslüman oldu Müslümanlar. Bu çok acı. Ülkem için de acı. Biz ülke içerisinde de Kur’ân ve Sünnet’ten imanların iştahından adım adım ayrılıyoruz.

Bizim içimizdeki bu hadis-i inkarcıları, bu mezhep inkarcıları bu bakın o kadar cesaretlendiler, o kadar fitursuzca, edepsizce konuşuyorlar ki Hazret-i Hasan efendimiz’e zampara diyebilecek noktaya getiriyorlar işi. Bu çok acı bir şey. Rabbim cümlemizi korusun, cümlemizi muhafaza eylesin inşallah. Böyle bir kısa bir seyahatle alakalı ve genel durumla konuştuktan sonra inşallah bu akşamki Mesnevî sohbetimize okumamıza devam edelim inşallah. 956.

Beyt’ten okuyacağız. Yine konu başlığı. Azrâîl’in birisine bakması, onun da Süleyman aleyhisselamın sarayına kaçması, tevekkülün çalışmadan üstün olduğu ve çalışmadaki faydaların azdığı ile alakalı konu. Saf bir adam bir kuşluk çağında koşa koşa Süleyman’ın adalet sarayına erişt…


Mesnevî 975. Beytten Okumaya Geçiş — ‘Azrâîl Aleyhisselâm’ın Birisine Bakması, Onun Süleymân Aleyhisselâm’ın Sarayına Kaçması; Tevekkülün Çalışmadan Üstün Olduğu ve Çalışmadaki Faydaların Azdığı’ Konu Başlığı ile Beyitler: Saf Adamın Kuşluk Vakti Koşarak Süleymân’ın Adalet Sarayına Varışı; Yüzü Gam-Dudağı Morarmış Hâliyle Rüzgâra Emir-Hindistan’a Kaçma Dilekçesi; Süleymân’ın Rüzgâra Emretmesi-Adamın Hindistan Adasına Götürülmesi; Ertesi Gün Azrâîl’in Divandaki Cevabı: ‘Ona Hışımla Değil Tacıble Baktım, Çünkü Allah Canını Hindistan’da Al Buyurmuştu’; ‘Tacıble Yüz Tane Kanadı Olsa Hindistan’a Gitmesi Uzak Dedim’ İbresi; Fakirlikten Korkma İle Ölümden Korkma Paralelliği ve Hindistan’ı Hırs-Çalışma Yerine Sayma Sembolizmi

i. Yüzü gamdan sarılmış, dudakları morarmıştı. Süleyman ona, efendi ne oldu dedi. O da Azrâîl bana öyle bir hışımla, öyle bir kinle baktı ki dedi. Süleyman peki şimdi ne diliyorsan dile bakalım dedi. O da dedi ki, ey canları koruyan, rüzgara emret beni ta Hindistan’a götürsün. Belki kulunuz oraya gidince canını kurtarır dedi. halk fakirlikten böyle korkar. Onun için insanlar hırs, emreler yok mu olurlar.

Fakirlikten korkmak tıpkı o adamın ölümden korkmasına benzer. Hırsı, çalışmayı da sen Hindistan farzan. Süleyman rüzgara emretti, rüzgar da onu derhal Hindistan’a bir adaya götürdü. Ertesi gün Süleyman divan vakti halka buluşunca Azrâîl’e dedi ki, o Müslümana ne sebeple hışımla baktın? Ey Allah’a herkese bana anlat. Acaba bu işi o adamın hanimanından avara etmek için mi yaptın? Azrâîl cevaben dedi ki, ey cihanın zevatsiz padişahı!

O ters anladı, ona hayal göründü. Ben ona hışımla ne vakit baktım? Onu yol uğrağında görünce şaşırdım. Çünkü Cenâb-ı Hakk bana hadi bugün var, onun canını Hindistan’da al buyurdu. Tacüb ile yüz tane kanadı olsa Hindistan’a gitmesi yine uzak dedim. sen dünya işlerini hep buna kıyas et. Gözünü ağaçta gör. Kimden kaçıyoruz? Kendimizden mi? Ne olmayacak şey? Kimden kapıp kurtarıyoruz? Hak’tan mı? Ne boş zahmet?

Bu Süleymân Aleyhisselâm bu kısası çok meşhurdur. Bu tarih boyunca hep böyle dilden dille, tevatürk derecesinde bu kıssa anlatılır. burada anlatıldığı gibi Azrâîl aleyhisselâm o zata aslında tacüb ile hayretle bakar. Çünkü Cenâb-ı Hakk ona demiştir ki bunun canını Hindistan’da al. Ama o zat öylesine bir korkuya kapılır, koca koca Süleyman aleyhisselama gelir. Ve der ki, ey Süleyman, Rücgara emretti beni Hindistan’da bir adaya göndersin.

Ben belki de biraz daha orada yaşarım. Belki de Azrâîl benim canımı orada almaz der. Ve oraya gidin de de Azrâîl orada canını onun alır. Bu kıssa meşhurdur. eğer sana bir takdir yazıldıysa bu takdir tecelli edecek manasında söylenir bu. size yazılan takdiri bozmaya hükmünüz yok. Ve siz kendi elinizle, kendi ayağınızla siz o takdire gidersiniz. Çünkü konu neydi? Konu tevekküldü. çalışmayı reddetmek, sadece tevekkül etmek.

çalışmayı, gayret etmeyi kenara bırakmak. Onunla alakalı da bu çalışmayı reddedenler bu kıssayı öne sürüyorlar. Diyorlar ki böyle bir şey var siz bu hakkı, hukuku nasıl ortadan kaldırırsınız? tevekkül etmeyi nasıl yok görürsünüz? Nasıl eksik görürsünüz? size tevekkülle alakalı kıssa bir insan normalde ecelinden kaçması mümkün değil.

Ve Cenâb-ı Hakk onu Hindistan’da eceline alacaksa, bunu takdirine yazıysa o kimse normalde ecelini orada alacak manasında. Burada asıl benim durmak istediğim şey şu. Kimden kaçıyoruz? Kendimizden mi? Ne olmayacak şey? Kimden kapıp kurtarıyoruz? Hak’tan mı? Ne boş zahmet? Bu beytin üzerinde biraz fazla durmak istiyorum. Bu beyt böyle ben zaman zaman sohbetlerinde derim.

Muhyiddini İbni Arabe Hazretlerinin Fusûs’unun açıklaması şerhi gibidir Mesnevî derim. Ve Mesnevî biraz daha böyle Fusûs’un ağır dilinden herkesin anlayabileceği bir dile çevrilmiş veyahut da açılımı olmuş bir kitap olara…


‘Kimden Kaçıyoruz Kendimizden mi?’ Beytinin Derin Şerhi — Mesnevî’nin Fusûsu’l-Hikem’in Şerhi Olduğu Tespiti (Hazret-i Pîr’in Vahdet-i Vücûd Kelimesini Hiç Kullanmamış Olduğu, Sonraki Arabî Ekolünün Te’vîli); Mekânların En Yücesi Arş-ı A’lâ, Manâvî Mekânların En Yücesi A’yân-ı Sâbite-Nûr-i Muhammediyye; İnsanın Arşı Beyin ama A’yân-ı Sâbitesi Kalb Benzetmesi; Saman Yolu-Güneş-Gezegenler Paralelliği; ‘Biz Bu Hayatı A’yân-ı Sâbite’de Kendi Cüz-i İrâdemizle Yaşadık, Burada Onun Tecelliyâtı Var’ Tez Beyanı; Cebriyyetin Reddi (Tek İstisnâ ‘Rabbiniz değil miyim?’ Misâkı); Kör-Sağır-İnkârcı Tipolojisi, Manâvî Hâllerden Habîri Olmayanın İnkârı; ‘Her Şey Helak Olacak O’nun Vech’i müstesnâ’ Âyet-i Kerîmesinin Bağlantısı; Saraybosna Aş Evi Tefekkürünün Kalpte Açtığı ‘Çentik’in Sohbeti Keserek Sonlandırma Gerekçesi; Önümüzdeki Haftanın Konu Başlığı: ‘Aslanın Çalışmayı Tevekküle Tercih Etmesi ve Çalışmanın Faydaları’

k görürüm Mesnevî. Çünkü Mesnevî’deki beytlere baktığımızda Muhyiddini İbni Arabe Hazretlerinin kendi tasavvufi görüşlerinin düşüncelerinin açılımını görürüz. Genelde insanlar Hazret-i Piri vahdedi vücutcu olarak görür. Ama Hazret-i Piri ne Fusûs’unda ne Futûhât’ında Vahdet-i Vücûd kelimesini hiç kullanmamıştır. böyle bir manası ile öyle bir manası çıkarılabilir mi?

El cevap çıkarılabilir ama velakin Arabî ne Fusûs’unda ne Futûhât’ında ne de diğer eserlerinde böyle bir kelime kullanmamıştır. Sonraki gelen Arabî ekolü veya araştırmaları bunun bir Vahdet-i Vücûd ekolu olduğunu beyan etmişler. Bununla alakalı değişik risaleler yazmışlar, değişik kitaplar yazmışlar. Bu benim alanım ve konum değil. Ama burada kimden kaçıyoruz kendimizden mi? Ne olmayacak şey?

bu kimden kaçıyoruz kendimizden mi dediğimiz bizim kendi kaderimiz. Ama ben bunun cebri olduğuna inananlardan değilim.

Biraz böyle Arabî’den biraz İbn Arabî’nin Fusûs’undan biraz böyle Hazret-i Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî Hazretlerinin mesnevisinden böyle biraz tabiri caizse İmâm-ı A’zam Hazretlerinin iştahatlarından, İmâm-ı Mâtürîdî’nin’in iştahatlarından, Hanefilerin iştahatlarından böyle bir cem ederek bir derleyecek olursak hepsinin de ortak bir noktası vardır. Ortak noktada bir kısmı A’yân-ı Sâbite der Arabî ekolünde, bir kısmı da Nûr-i Muhammediyye der.

Ondan sonra bu A’yân-ı Sâbite’nin bulunduğu makama öyle diyelim makam olarak bunu tabiri caizse nitelendirecek olursak bu biraz abes karşılanabilir. Mekan açısından mekanların en yücesi Arş-ı A’lâ’dır ya, bu bir mekandır Arş-ı A’lâ. Bu Arş-ı A’lâ mekandır dediğimde, zahiri bir mekandır. Çünkü varlığın en üst mekansal yeridir Arş-ı A’lâ. Ve Rahman Arş-ı A’lâ’ya istiva etti. Rahman Arş-ı A’lâ’ya oturdu ve hatta Rahman Arş-ı A’lâ’ya tecelli etti.

Ondan sonra, çünkü bunun en üst makam olduğu makamsal olarak en üst makam olduğu bu Âyet-i Kerîme’den delilidir. Ve varlık içerisindeki mekanların en değerli, en üst noktası Arş-ı A’lâ’dır. Bakın varlık içerisinde diyorum, varoluşun içerisinde. Çünkü mesela şöyle diyebiliriz, dünya bir saman yolunun içerisinde, dünya saman yolunun içerisinde en yükseğinde. Bu saman yolunun en kıymetli, en üst derecesi güneştir örneğin.

Sonra diğer gezegenler gelir. Sebep, çünkü saman yolunu saman yolu yapan ve saman yolunun tabiri caizse Arşalası güneş olmuş olur. Ve hatta insanın da kendince bir Arşalası vardır. İnsanın da kendince Arşalası, bazıları kalp demişler, bazıları beyin demişler. Ama ben zahir olarak insanın Arşalası’nın beyin ayağını sabit olarak da insanın kalp olarak görürüm. manevi olarak da manevi makamların en yücesi ayağını sabit eder. Manevi makamların.

Çünkü manevi makam ile zahiri makamlar farklı farklıdır. Bunları normalde bir kısım zevatın kafası basmayabilir, hakaret etmek için yol olabilir onlara. Hiç korkmuyorum. Tekrar altını çizerekten söylüyorum. Manevi makamların en yükseği yücesi ayağını sabit ve hatta Nûr-i Muhammediyye makamıdır. Zahir mekanların en yücesi de Arşaladır. Ve bütün zahir varlık Arşalanın altında yapılanmıştır. Manevi tecelliyatta ayağını sabit eden sudur eder gelir.

O yüzden ayağını sabit e manevi olarak makamların en yüce noktasıdır. Burada kimden kaçıyoruz kendimizden mi ne boş zahmet ne olmayacak şey sözünü oraya bağlamak istiyorum. Çünkü bu böyle çok ince perdede olacak olan bir şey. Bu benim kendi inanışım. Bunu kabul etmeyebilirler insanlar. Biz kendimce inanıyoruz bunu. Ayağını sabit ede bu yaşadığımız hayatı kendi isteğimizle yaşadık. Ben buna inananlardanım.

Ayağını sabit ede bu yaşadığımız hayat bizim ayağını sabit edek kendi cüz irademizdeydi. Veya Nûr-i Muhammediyye’nin içerisinde manevi olarak biz bu hayatı yaşadık. Ve biz bu hayatı yaşadığımız için buradaki zil ve hatta gölge alemde de bunun tecelliyatı var. Aslında benim inanışıma göre biz bu hayatı ayağını sabit ede yaşadık. Ama orada cebri yaşamadık. Oradaki aklımızla, oradaki idrakimizle, oradaki irademizle kendimiz yaşadık.

O yüzden kimden kaçıyoruz kendimizden mi sözünü oraya bağlıyorum. ayağını sabit ede yaşadığın hayatı bilmiyorsun. Bilmediğin için sen kendinden mi kaçıyorsun? Ayağını sabit ede yaşamış olduğun, ayağını sabit ede üzerine çektiğin, aldığın veya ayağını sabit ede her ne yaşadıysan burada yaşayacaksın. Ama bu cebri değil. Bu ayağını sabit ede bunu sen kendin yaşadın. Buradan haberi olmayan bir kimse bunu farklı algılayabilir.

O yüzden cebriyyeti kabul etmem. Ayağını sabit ede de cebriyyeti kabul etmem. Cebriyeti kabul ettiğim tek yer vardır. Ruhların yaratıldığında ben sizin Rabbiniz değil miyim diye sorduğunda bütün ruhların evet sen bizim Rabbimizsin deyişidir. Başka bir yerde cebriyyeti kabul etmem ve ayağını sabit ede biz bu hayatı yaşadık. O yüzden kimden kaçıyoruz kendimizden mi ne olmayacak sözünü oraya bağlıyorum.

Çünkü ayağını sabit ede bu hayatı yaşadık ama bundan haberimiz var ama bundan haberimiz yok. Bundan haberi olmayanlar muhakkak bunu inkar edecekler. Ve diyecekler ki böyle bir şey olabilir mi ne alakası var eyvallah. Çünkü bilmeyen inkar eder. Kör inkar eder. Sığır inkar eder. Kalbi çalışmayan inkar eder. Maneviyattan haberi olmayan inkar eder. Zikrullâh alakasından haberi olmayan inkar eder. Mürşid-i kâmillerden haberi olmayan inkar eder.

Bakın inkar eder. Ama bu işin sırrına vakıf olmuş olan hakikatine vakıf olmuş olan kimse de bu meseleyi inkar etmez. Şimdi kıymetli dostlar kendimizden mi kaçıyoruz? Hayır. Ne olmayacak şey evet. Mümkün değil kendimizden kaçamayız biz. Şimdi kimden kapıp kurtarıyoruz? Hak’tan mı? Ne bu az zahmet? Evet bir Allah’ın mümkündeyiz ve her şey Allah’ın. O zaman bizim kapıp götüreceğimiz bir şey yok. Ve dönüşümüz Allah’a. Muhakkak Allah’a döneceğiz.

Muhakkak Allah’a. Dönüşümüz ona ve her şey helak olacak. Ancak onun veçi müstesna. Ancak onun veçi müstesna. O yüzden kıymetli dostlar bu meseleyi biraz bu açıdan bakmak istedim. Hakkınızı helal edin. Fazla da sizi yormak istemiyorum. Çünkü içimde bir şey oldu nasıl söyleyeyim. Böyle bir çentik oldu kalbimde. Şöyle çentik oldu. Asıl son gün Saraybosna’da gittiğimiz yeri unuttum. Saraybosna’da o Sevüda Han var.

Sevüda Han’ın karşısında yine orada bir aş evi var. Saraybosna’da kimi kimsesi olmayan, hiçbir şeyi olmayan kimselere günlük s…


Sorulara Geçiş — Sihir Karanlığı: ‘Resûlullah’ın Cevâbı Verdi ama Sihir Konusunda Hâlâ Karanlıkta’ Ricası; Ebû Saîd Ramlî el-Cüneyd Rivayetiyle ‘Sene 135 Davutoğlu Süleymân Aleyhisselâm’ın Hapsettiği Şeytanların Azılıları Serbest Kalır, 10’da 9’u Irak’a 10’da 1’i Şam’a Gider’ Hadîsinin Açıklaması: Şeytanın Otağını Deniz Üstüne Kurması, Deniz Kenarları Sıkıntılı Bölge, Irak’ın Fitne Mahalli Hadîsleri, ‘Şam’a Kaçınız’ İbresi (Şam Amik Ovası-Ankara’ya Kadar Geniş Bölge)

ıcak yemek dağıtan bir aş evi. Osmanlı kurmuş ve Osmanlı’dan itibaren aş evi hizmetine devam ediyor. Biz sabah kahvaltısına oraya gittik. Bizim Mustafa Sevinç abimiz oradaki aş evine hizmet eden herkesin teyze dediği bir kimse var. Bugün Instagram’da fotoğrafını yayınladım. Ondan randevu almış kahvaltıya geleceğiz diye oraya kahvaltıya gittik. Pırıl pırıl mutfağı her şeyi böyle tertemiz. Çok etkilendim ve herkese fiş vermişler.

o kimse geliyor fişini veriyor. günlük ne kadar ihtiyacı varsa yemeğini ekmeğini alıp gidiyor. Canlı gözlerimle gördüm böyle. Yemekler pişiyor orada. Böyle kendi kendime hayal ettim. o tekkenin yakınında öyle bir şey hayal ediyordum yıllardan beri. Diyordum ki burada 7-24 çorba kaynatsak olmayanlara böyle bir yardımcı olsak diye. Bir türlü şey yapamadık, başaramadık, beceremedik bunu. Böyle bir araya hep bir şeyler girdi.

Böyle baktım, baktım, baktım. Dedim insanlar yokluk yerde ne hizmetler ediyorlar dedim. Canlı böyle. Şek şüphe yok. Üzerinde bir soru işareti yok. acaba oluyor mu olmuyor mu diye. Böyle bir şey var, yeri var. Geliyor o kimse fişini veriyor. Yemeğini ekmeğini alıp gidiyor. Fişini veriyor, yemeğini ekmeğini alıp gidiyor. Fişini veriyor, yemeğini ekmeğini alıp gidiyor. Ya o kadar çok böyle duygulandım, o kadar çok duygulandım. Gösteriş yok.

Şatahat yok, şatafat yok. Öyle kamyonun üzerine bu bilmem kimin zekatıdır deyip de böyle bir şey yok. Veya bu bilmem kimin iftarıdır. Yok bu bilmem neredenin hayır hasenatıdır. Böyle bir şatahattan uzak, şatafattan uzak, gösterişten uzak, her şeyden uzak. Tam böyle sûîce, tam böyle sûîce. Her gün orada o yemek gidiyor oradan böyle. Kendim kendime dedim ya muhteşem bir hizmet. Tabi aynı şekilde Remzi Pitiç de bir şey söyledi.

ne yapacağız filan demişler geçen Ramazan’da. Geçen Ramazan’da Remzi Pitiç ne kadar ihtiyaç sahibi varsa iftarlıkları onların ayaklarına götürmüş. Her gün. Bakın her gün. Dedim ya insanlar o yoklukta Bosna gerçekten fukara bir yer. Öyle bir yer yani. Ama baktım ne hizmetler ediyorlar dedim ya. Gösterişten uz…


Mustafa (47, Evli, Matematik Öğretmeni) Köpek Rüyâsı — 8 Yıl Önce Şiddet Gören Köpeği Eve Aldığında Gördüğü Rüyâda Hazret-i Peygamber ve Dört Halîfe (Ebubekir-Ömer-Osman-Ali) Dikey Çizgili Mavi-Beyaz-Sarı Kıyafetlerle; Rüyâyı Her Köpek Aldığında Sekiz Kez Tekrar Görme (Kulak-Kuyruk Kesik-Yanık-Araba Camından Atılmış Köpekler-‘Mazlum’-‘Titrek’ İsimleri); Geçen Geceki Rüyâda ‘Oğlum el-Muakkibâtını Bilmem Ne’yi 164 Defa Çek’ Beyanı — Allah Mübarek Eylesin; Çetın İnanç (Manavgat): Alkollü İş Yeri Açıp Sonra Kapatma-Turizmden Bunalma-Aile Restoranı Tavsiyesi, Abdest Alıp Rab’den İşâret İsteme Duâsı; Randevu Talepleri için Buraya Yazın Beyanı

ak, şatafattan uzak, şatahattan uzak. Kalbimi bu çentik attı. Onu unuttun bunu hatırla gibisinden. O yüzden bu da sohbeti bu sohbet biraz daha bu hamur fazla su kaldırırdı. Ama burada keseyim kalbim çentik yedi. Allah’ım iyi etsin inşallah. Rabbim muhafaza eylesin. İnşallah önümüzdeki hafta kaldığımız yerden devam edeceğiz. Onun da şimdi beyit numarasını vereceğim inşallah. Önümüzdeki hafta konu başladı inşallah yine.

Yine aslanın çalışmayı tevekküle tercih etmesi ve çalışmanın faydalarını bildirmesiyle alakalı konudan devam edeceğiz. 975, 74, 73, 72, 71. 970 birinci beyit bende ki inşallah. Şimdi de sorularınıza geçeyim inşallah. Selamün aleyküm hayırlı geceler, hayırlı geceler inşallah. Hocam cevabınızı dinledim ancak bu yola başvurmadan Allah’a sordum. Resûlullah bana cevabını verdi benim için bu başlamak için nedendi cevabınız için Allah razı olsun.

Ancak sehir konusunda halen karanlıktayım. Allah yardımcınız olsun Rabbim kurtarsın inşallah canım kardeşim. Sene 135 olunca Dâvûd oğlu Süleymân Aleyhisselâm’ın deniz adalarında hapsettiği şeytanların azılları serbest kalır. Ve onların 10’da 9’luğu Irak’a gider. Sonra da Kur’ân hakkında şeytancı mücadele ederler 10’da 1’i de Şam’da kalır. Ravi Hz. Ebû Saîd Ramlî el-Cüneyd hadisi. Bu hadisi açıklar mısınız Allah razı olsun.

Normalde şeytanlar serbest kalıyor. Süleymân Aleyhisselâm şeytanların bir kısmını hapsetmişti. Ondan sonra da bu şeytanların bir kısmı o hapisten kurtuldular. Şimdi de başka bir hadis-i şerifte diyor ya şeytan otağını denizin üstüne kurar. O yüzden sabah olduğunda önce deniz kenarlarından itibaren başlar gelmeye. O yüzden deniz kenarları biraz sıkıntılıdır. Şeytanın ve şeytaniyetin kol gezdiği yerlerdir.

Irak’a gider bir kısmı da Şam’da kalır diyor. Evet Irak’la alakalı bu konuda çok hadisi var. Şeytanın fitnenin bol olduğu yer olarak. Ama siz de Şam’a kaçınız diyor fitne olduğunda. Şam’dan kasıt bugünkü Dimaşk değil tabi. Şam bölgesi bu Amik Ovası’sında içine alan, Ankara’ya kadar içine alan bir bölge. Allah hayırlısını ötesin inşallah. Selamünaleyküm benim adım Mustafa yaşım 47. Evliyim matematik öğretmeniyim. Benim bir sorunum var.

Ben 8 yıl önce şiddet gören bir köpeği evime aldı…


Sülük Tedavisi-Korona ve Cübbe Rüyâsı-Orta Beden Engellide Teyemmüm — Sülük Şifâlıdır Göze Yapılabilir; Eşiyle Bir Hafta Önce Korona Teşhisi Konan Bayanın Rüyâsı Sarık-Cübbeyle Üstâd’ın Zikir ve Duâsı Ertesi Gün İyileşme — Allah Muharek Etsin; Orta Beden Engelli için Abdest Çok Zorsa Su Olsa Dahi Teyemmüm Câizdir; Dervişin Ruh Hâli Sorusu: Ruh Hakkında Az Bilgi Verildi, Mutsuzluk Nefis ile İlgilidir Ruh Değil, Dünyayı Âhirete Basamak Görme-Ev İnşâ Eder Gibi Dünyanı Hayırlarla İnşâ Etme Tavsiyesi

m. Hayvan eşyaları parçaladı. Eve çiş kaka yaptı. Hâlâ da evimde. Köpek evime girdiği gün rüyamda Peygamber efendimiz ve dört halifeyi gördüm. Hazret-i Ali beni kapıdan alıp ortada Peygamber efendimiz oturduğu bir yere getiriyor. Ev ahşap kerpiç. Hazret-i Ali dahil. Hiçbirinin yüzünü hatırlamıyorum. Ama dikey çizgili mavi beyaz kafer rengi ve sarı kıyafetleri var. Bellerinde örme kumaş bir kemer. Birer döşekte oturuyorlar.

İçeri girip selam veriyorum. Bana diyorlar ki bak bu alemlerin Rabbinin sevgilisi Hazret-i Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem diyor. Yanındakileri de Hazret-i Ebû Bekir, Hazret-i Ömer, Hazret-i Osman. Seni içeri getiren de Hazret-i Ali. Rüya burada bitiyor. Ben bu rüyayı tam sekiz kez gördüm. Evime her köpek aldığımda gecesi bu rüyayı gördüm. Köpeğin birinin kulağı ve kuyruğu kesik, boynu kesikti. Eve aldım. Adını mazlum koydum.

Mazlum her ezan vakti uluyarak dua eder. Sonra birini yakmışlardı. Evime aldım. Kulakları sırtı boynu hep yanmıştı. Adını titrek koydum. Birini çok dövmüşlerdi. Can çekişirken aldım evime. Birini arabanın camından atmışlardı. Paramparça olmuştu. Aldım. Velhasıl kelam hepsinin bir hikayesi var. Ve ben bunları eve aldığım gecesi bu rüyaları gördüm. Şimdi ben çalışmıyorum. Durumumuz şükür. Geçen gece de bir rüya gördüm.

Rüyamda siz vardınız ve yanınızda peygamberimiz. Oğlum el mukaddiyumu, ya Allah tezpiatını çek. 164 defa dediniz. Anlamadım. Ne demek istediniz? Ben namaz kılmıyorum. Oruç, mide hastasıyım. Zekat, fakirim. Haç zaten yok. Selamünaleyküm. Ay maşallah. Allah selametlik versin inşallah. Allah yardımcın olsun inşallah. Tamam. Sen de çek madem ki rüyanda gördüğünü inşallah. Allah mübarek eylesin. Allah yardımcın olsun inşallah. Selamünaleyküm.

Manavgatan Çetin İnanç. Aleykümselam Çetin. Bir ay önce alkolli bir iş yeri açtım. Sonra alkol içinde olduğu için içime sinmedi. Gurur da yapmadım ve aldım. Kişiye geri verdim. Biraz param var. Turizmde bütün iş…


Yunanistan’dan Kırk Çıkarma Sorusu-İsim Ağır Gelir mi-Emre’ye Ders İcsazesi — Kırk Günlük Çocuklarda Kırk Çıkarmak İslâm’da Yok, Halk Geleneği; İsim İnsana Ağır Gelmez, Ezan Okunan İsim Değişmez, Evlebıen Hayırlı İsim Konması Âdebı; Emre Akınoğlu’na Ders İzni ve Faiz Dışı Ev Alımı (Dârü’l-Harp Fıkhı Hatırlatması), Geçmişteki ‘Keşke’lerden Tövbe-Helalleşme-Hayata Devam Prensibi; ‘Allah Bütün Müslümanları Cennetine Koy’ Duâsını Nefsîn Çarpıtması; Türkçe Mealı Namaz Sorusu: El-Hidâye Hanefî Fetvasına Göre Kur’ân Öğrenene Kadar Câizdir

letmenler alkol üzerinedir. Alkol işinden de ben de, alkol işinden de ne ben razıyım ne de eşim. Bir iş yeri açacak param var. Belki oralarda bir aile restoranı ya da aile kesime hitap edecek bir iş yeri olursa yaparım. Hem himayenizde hem de kardeşlerime yakın olurum. Bu konuda çok kararsızım. Ne yapacağımı şaşırdım. Turizmden bunaldım ya da ne iş yapmamı tavsiye edersiniz. Size yazmak istedim. Belki bir tavsiyede bulunursunuz diye.

İki ay sonra kısmetse bir kızım olacak. Aileme bu saatten sonra alkol parasıyla bakmak içime sinmiyor. Aslında acelem yok ama eğer böyle yapabileceğim bir orta derecede bir mekan olursa Bursa’ya taşınmak istiyorum. Bu konuda fikriniz nedir bilmiyorum ama kararım, düşüneceğim bu. Çetin gece yatacağın zaman abdest al, Allah’a yalvar. Ya Rabbi bu konuda bana bir işaret gönder diye. Cenâb-ı Hakk sana inşallah bu konuda bir işaret göndersin.

Allah yardımcın olsun. Niyetin halis inşallah yolun açık olur. Sizden cevap merhaba, sizden cevap bekliyorum. Mustafa hocamla görüşmek istiyorum. Çok önemli. Oğlum için rica etsem randevu alabilir miyim? Görüşüyorsunuz, buradayım canım kardeşim. Buraya istediğinizi yazıyorsunuz. Bu konuda bir sıkıntı yok. Buraya yazabilirsiniz sorularınızı. Selamünaleyküm, muva aleyküm selam. Selamünaleyküm, sülük yaptırmak caiz mi? Gözlerime yaptırmak istiyorum.

Sülük şifalı bir şey. Bunda bir sıkıntı yok. Yaptırabilirsiniz inşallah. Selamünaleyküm, eşim ve bana bir hafta önce korona teşhisi konuldu. Bir de karantinadayken bir gece rüyamda sizi gördüm. Başınızda sarık ve üstünüzde cübbeniz vardı. Sizin etrafınızda erkekler vardı. Hem zikir yapıyor hem bizim için dua ediyordunuz. Sonra ertesi gün eşim ve ben iyileşmiş olarak artık hayırlı geceler. Allah’ım şifa versin inşallah. Allah’ım muhafaza eylesin.

Cenâb-ı Hakk korusun. Siz böyle rüyalar gördünüz mü? Bir şey değil mi? Millet diyecek ki vay bak gördünüz mü? Bir de böyle oldu. Allah muharek etsin kardeşim. Maneviyat Cenâb-ı Hakk yardım etmiş. Rabbim korusu muhafaza…


Kendiliğinden Zikir-Esmâlar ve Ebced-Mahalle Derslerinde Pir Ünutma-Telefon Bağımlısı Ergenler — ‘Kendi Aklına Gelen Zikir Cinlerin İlhamı Olabilir, Şeyhi Olmayanın Şeyhi Şeytandır’ Misâli Eserler; Esmâ Kişiye Özel-Ebced Değerleri Şifâ için Tehlikelidir Beyanı; Hadîslerle Sâbit Zikirler Çekilebilir (Yüz İhlâs-Yüz Salâvât Gibi); Üstâd’ın Verdiği Dersin Zorunlu Olması; Ergenlerin Telefon Bağımlılığı: Alternatif Uğraşılar, Anne-Baba Terbiyesi-Kur’ân-Sünnet Terbiyesi Eksikliği, Havalimanlarında Cep Telefonuyla Kendi Dünyasında Yaşayan Aile Örneği (Bosna’ya Gidiş Öncesi 6-7 Yıl Önceki Vak’a)

etsin inşallah. Hocam ben engelliyim. Abdest almam çok zor oluyor. Teymin etmek istiyorum. Teymim etmek istiyorum. Namaz kılmak için herkes diyor ki suyun olduğu yerde teyemmüm olmaz ama ben abdest almam da çok zor. Teymim olur mu olmaz mı orta beden engelliyim. Buna cevap vermiştim. Normalde eğer orta beden engelliyorsanız abdest almakta zorlanıyorsanız teyemmüm edebilirsiniz. Su olmuş olsa dahi. Selamün aleyküm.

Bir dervişin ruh hali nasıl olur? âyet-i kerîme var ya, ey Habibim sana ruhtan sorarlar. Sen onlara de ki o Rabbimin emridir. Bununla alakalı size çok az bilgi verildi. Dervişin ruh hali o zaman sorulmaz. Neden? Çünkü ruhla alakalı çok az bilgi verilmiş. Kendime baktığım zaman mutsuzluya meyilli oldum. Çok güzel bir şey yaşasam da birkaç gün sonra yine eski ruh halime döndüğümü görüyorum. Mutluluk nasıl bir kişinin üzerinde oturur.

Bu normalde ruh hali değil bu nefsinizle alakalı bir şey. nefis insanı öyle bir hale getirir ki nefis insanı yaşamış olduğu hayatın bir şey. Nefis insanı öyle bir hale getirir ki nefis insanı yaşamış olduğu hayattan bıkkınlık getirir. Yaşamış olduğu hayattan mutsuzluk getirir. Kendince bütün hadiseleri büyütür. O yüzden bu nefisle alakalı bir şeydir. Ruhla alakalı bir şey değildir. Bu dünyayı kendinize bir ahirete basamak olarak görün.

Dünya hayatıyla alakalı kendinizi çok parçalayacak kadar sıkıntıya atmayın. Allah’ı zikredin. Kendi üzerinizde olumlu şeyler oluşturmaya gayret edin. Bir ev inşa eder gibi dünyanızı inşa edin. Bu inşaatı da iyiliklerle, güzelliklerle, hayır ve hasenatlarla yapın inşallah. Selamünaleyküm bana sorulan bir soru. Kırk günlük çocuklarda kırk çıkarmak var mı İslâm dininde? Yunan’ta gelenek olarak yapılıyor. Selamlar, sevgiler Yunan’tan ve aleykümselam.

Böyle bir şey yok ama insanlar çocuklarımız, çocuğumuz oldu. Onun çocukla alakalı ona bir şey yapalım nasıl söyleyeyim. böyle bir dua edelim, zikir yapalım. Hadi eyvallah buna söyleyeceğiz ama kırk çıkarmak yok. Yok üçü, yok beşi, yok yedisi. Hadis-i şeriflerde hiç okumadım. Bu böyle insanların kendi geleneği, göreneği dinle alakalı, bağlantılı bir şey değil. Hayırlı akşamlar benim iki sorum olacak izninizde. İsim insan ağır gelir mi?

Böyle söylerler ama ben çok katılanlardan değilim. Eğer ağır gelirse ezan okunan isim nasıl değiştirebilir? Ağır geldiğine nereden hükmettiniz? Hafif geldiğine nereden hükmettiniz? O yüzden Allah bizi affetsin. Çocuğun evvebeğinden hakkı istediği üçtür veya hakkı üçtür, hayırlı isim konması. Hayırlı isim koyacaksın sonra çocuk ismin bana ağır mı geldi diyecek. Yok. Allah iyilsin inşallah. Selamünaleyküm ben Emre Akınoğlu. Ders almak istiyorum.

Geçen haftada bu kardeş yazdıydı ders almak istiyorum diye. İyi hadi bakalım verelim Emre sana. Bir, harama girmeden faize girmeden ev nasıl alabiliriz? Birektir canı o zaman. İki, geçmişte keşke şunu yapmasaydım, keşke böyle yapmasaydım demek sakın canımıdır. Geçmişimizde hepimizin hatası kusuru eksiği noksanı vardır. Onlara tövbe ederiz. Helallaşmamız gereken kimselerle helallaşır, hayatımıza devam ederiz.

Allah’ın bütün Müslümanları bu işle cennetine koy, huzur ve mutluluk ver, zenginlik ver diye dua ederken aklımıza Allah bütün Müslümanları cenneti koymayacak, bütün Müslümanlara huzur vermeyecek, bütün Müslümanlara zenginlik vermeyecek, bu dua kabul olmayacak diye aklımızdan geçiyor. Bu da nefsin, şeytanın vesvesesiyiz. Biz öyle dua edelim. Namaza okuduğumuz sureleri Türkçe mealil okuyup namazımızı kılabilir miyiz?

Bununla alakalı Hanefilerde fetva var. el hidayede de vardır bu fetva. Hanefiler derler ki bir kimse Kur’…


Deccaliyetin Esiri Toplum ve Medya Yalan Haberciliği — Türkiye’nin Sosyal Medya Kullanımında En Yüksek Ülke Olması, Hepimizin Cep Telefonu Esiri, Aile Bağlarının Kopması, Kalıbî Gazeteci-Kemalist-Solcu-Komünist Ayrımının Anlamsızlaşması; Medya-Twitter-Facebook-Instagram-YouTube %90 Yalan Üzerine Kurulu, Yargıtay’ın Yalan Haberi ‘Halkın Haber Alma Özgürlüğü’ Sayan Kararı Eleştirisi (Avukat Mehmet Emin Bey Atıf); ‘Üstâd Tutuklandı’ Yalan Haberi Vak’ası; İnsanların Utanma-Sıkılma Duygularını Atması, Haysiyetsizlik Erişkin Kurumlaşması

an halfabesini ve okumasını öğrenince kadar kendi lisanı ile Fâtiha’yı veya diğer duaları okuyabilir der. Ama Kur’ân öğrenince kadar. Kur’ân öğrendiği zaman Kur’ân diliyle inşallah buna devam etmesi lazım. Selamünaleyküm kendi aklına geldiği gibi zikir yapmak farkında olmadan cinlerin ilhamıyla zikir yolu açar ki kişi bilinçsizce kendini cinlere teslim eder. Bazı evliyaullah yetiştiricisi olmayanın yetiştiricisi şeytan olur denmiş.

Yetiştiricisi değil, şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır. Söz öyle. Bazıları zayıf hadisler. Kimisi Abdülkâdir Geylânî Hazretleri’nin sözü der. Sorum esmalar kişiye mi özerdir? Mesela bazı denilmiş ebced değerleri yazılıyor. Şifa için tehlikelimidir. Ben okunmasını tavsiye etmem. Her ilham dediğimiz farklı yönete götürür mü? Evet. Bizi hadislerle sabit zikirler istisna mıdır? Zikirler kaç aylır? Rabbim razı olsun.

Hadislerle sabit olan zikirleri bütün ümmeti muhammet yapabilir. Bunda bir sıkıntı yok. Hadislerde geçen sayı. Mesela kim yüz İhlâs okursa yüz tane oku. Kim yüz Salâvât-ı Şerif’e getirirse yüz tane getir. Kim şunu şu kadar okursa. Bunlar öyle okunabilir. Bunda bir sıkıntı yok. Veya bir yere intisablı ise bir yere dersli ise. Üstadının vermiş olduğu dersi çeker. Ayrıca hadis-i şeriflerde beyan edilen virtleri de yapabilir mi? El cevap yapabilir.

Kıymetli dostlar buradan Facebook adresi göndermişsiniz. Ama biz buradan Facebook açamayız. Kusura bakmayın. Mahalle derslerinde bağışlama yapan kimselerden birileri, pirlerden birini devamlı unutuyoruz. İçimizden okuyoruz. Söyleyebilir miyiz? Söyleyebilirsiniz. Ama o kardeşe de çok tatlı bir şekilde nasihat edebilirsiniz. Pir’i falanca pir’i unutuyorsun diye. Selamünaleyküm. Soru bir.

Telefon bağımlısı ergenlerin elinden telefonu almaya kalkınca krize girip tehlikeli işler yapmaya kalkışıyorlar. Bu durumda olan ailelere nasıl bir yol izlemelerini tavsiye edebiliriz. Bu ne yazık ki ergenlerde telefon bağımlılığı çok fazla. Böyle olunca onların önüne değişik alternatif araçlar, alternatif uğraşılar koyabilirsiniz. Ama velakin bu ergen dediğimiz bu çocuklar, bunları da kabullenmek istemiyorlar.

Ama agresif bir şekilde bazı anneler, babalar, çocukların elinden telefon alıyorlar. Bu sefer o çocuklar da belli bir anne baba terbiyesi, belli bir Kur’ân sünnet terbiyesi görmediklerinden dolayı annem ve babaya da isyan ve itiraz ediyor. Böyle bir açmazın içerisindeyiz şimdi. Anne babalar çocuklarını, bu hepimiz için geçerli, benim için de geçerli.

Anne babalar hayatın velvelesinden, hayatın debdebesinden, hayatın ama sıkıntısından, ama zevk-i sefasından, kimisi sıkıntıdan, kimisi zevk-i sefadan, kimisi olduralamadım, bitiremedim demekten, çocuklarına fazla zaman ayıramadılar. Çocuklar…


Muhtelif Sorular: Allah Koruyorsa Tedbir Gerek mi?-Resûlullah Ümmetini Tek Tek Tanır mı-Yunus 62 Allah Dostları — Tedbir Sünnettir; Resûlullah Kendisine Salâtü Selâm Getirenleri Tek Tek Tanır, Bütün Ümmeti de Tanır; Yûnus 10/62 ‘Allah Dostlarına Korku-Hüzün Yoktur’ Âyet-i Kerîmesinin Şerhi: İmân Eden-Salih Amel İşleyen-Allah’ı Çok Seven Veliler, Dünyada Zalimlerden-Rızık-Nefes Endişesinden Uzak, Mahşerde de Korku-Hüzün Yoktur; Hazret-i Hüseyin Yolundan Zalimlere Karşı Mücadele Bağlantısı; Sahih Tövbe Günahı Terk Etmektir; Evlatlığa Alınan Erkeğin Vefatı Halinde Hanımıyla Evlenme (Süt Emzirmemişse Câizdir)

ına fazla zaman ayıramayınca onlar mutlu olsunlar diye ellerine birer tane cep telefonu, önlerine bir tane son model bilgisayar koydular ve çocuklar ne yazık ki cep telefonu ve bilgisayarla ama oyun bağımlısı ama telefon bağımlısı oldu çıktı. Şimdi böyle olunca çocuklar asosyal olmaya başladılar. Bütün evlerde bu problem var, hatta evli erkeklerde yaşlı, böyle orta yaşlı, genç, hepsinde de bu problem var.

normalde kadında da, evli kadınlarda, evli erkeklerde evli erkeklerde, eşlerde yani, çocuklarda, dedelerde, ninelerde bu öyle büyük bir problem oldu ki herkesin elinde cep telefonu, herkes kendi cep telefonunda, kendi dünyasında yaşıyor.

Hepimizin eline birer tane cep telefonu koydular, hepimizin eline bu cep telefonu koyunca anne baba çocuğunu unuttu, çocuk anne babayı unuttu, anne baba dedeyi neneyi unuttu, dede nenedede cep telefonu varsa o da torunu ve çocuklarını unuttu. Ve bu keşmekeş hayat, bu sıkıntılı hayat, bu problemli hayat ne yazık ki bütün dünyanın her tarafını sardı. Zannediyorum geçenlerde bir haberde okumuştum, Türkiye bunların en üstünde. bu da acı bir şey.

böyle geçinemiyorum, sıkıntım var diyenin elinde 10 milyarlık telefon var. bir telefona bakıyorsunuz, bir ona bakıyorsunuz, geçinemeyen sıkıntım var diyenin elinde, cebinde 10 milyarlık telefon ne arıyor, 5 milyarlık telefon ne arıyor. 2,5-3 milyarlık telefon ne arıyor diyorsunuz. Kendi kendinize bu soruyu soruyorsunuz ama toplum ne yazık ki bu noktaya geldi. Ve böylece de aile bağları kurulmuş. bu konuda bir şey yok. Bir şey yok. Bir şey yok.

Bir şey yok. Böylece de aile bağları koptu. İslâm ile bağ zaten koparılmaya çalışıyordu, aile ile de olan bağ koptu. Artık herkes telefonunu alıyor, bir kenara oturuyor. Bunu hep anlatıyorum tekrar anlatayım. Bizim lastikçi Ömer Eser, Cevdet Usta, biz üçümüz Bosna’ya gideceğiz. Havalanında bekliyoruz. Ondan sonra böyle biz orada beklerken iki kız, anne ve baba, dört kişilik bir aile geldi, yan tarafa oturdu. He…


Konya Yunak Ahmet Kerim Kınalı-Kayınpederin Gelinine Kurban-Kayınvalide Damatın Yanında Başı-Sohbet Rüyâsı — Annenin Rüyâsı: Üstâd’ın Yatakta Uzun Uyuyup Sonra Hasta-Zayıf Adama Dönüşmesi; Kayınvalide Damadın Yanında Başını Açabilir (Aralarında Ebeden Nıkâh Düşmez); Kayınpederin Gelin İçin Kurbana Niyet-Hayvan Ölümesi: Muktedir Olan Tekrar Keser, Değilse Niyet Edilmişse Vâcip Olmuştur; Saraybosna Aş Evi Teyze Zilhan’a Teşekkür, Mustafa Özbağ Atıfı (‘Çengelini Atmışsın’); Zamanı Disipline Etme-Ucu Ucuna İbâdet Yetiştirmenin Önüne Geçme Duâsı

men oturur oturmaz herkes cebinden cep telefonunu çıkardı. Herkes kendi cep telefonunda kendi kendisine, kendi dünyasında yaşıyor. Bizim Cevdet ile Ömer’e dedim ki şu yan tarafa bakın. insanlar ne hale geldi dedim. Yaklaşık bundan 6-7 yıl önce daha fazla. Ömer kaç yıl olmuştur? 6-7 sene olmuştur. Ve mesela baba gitti bir ara oradan meyve bir şeyler bir şeyler aldı geldi tabaklarda. Çocuklar o tabağa bakmıyor bile.

Elini atıyor, oradan eline ne gelirse hem yiyor hem elinde telefon var onunla uğraşıyor. Dedim şu hale bak geldiğimiz hale bak. Bütün toplum ama böyle dinini çok iyi yaşıyormuş yaşamıyormuş, ortağılıymış, fakirmiş, zenginmiş, dindarmış, az dindarmış, çok dindarmış, dinliymiş, dinsizmiş, Atatürkçüyümüş, Kemalistmiş, Solcuymuş, Komünistmiş hiç hiç hiç değişmedi bu. Hepimiz deccaliyetin esiriyiz.

Hepimiz o deccaliyetin altında ne yazık ki kıvrım kıvrım kıvranıyoruz, inim inim iniyoruz. Ve çocuklarımızı buradan geri alamıyoruz. Ve çocuklar da anne babalarını büyüklerine hiç böyle bir edef terbiye göstererekten bundan geri dönmüyorlar. işte ben yaştaki veya benden 5-10 yaş daha küçük olan veya daha küçük olan biraz böyle sorumluluk aldığında bir çocuk yetiştirecek artık. Anne bir çocuk yetiştiriyor, baba bir çocuk yetiştiriyor.

O zaman farkına varıyorlar onlar da bu hastalıklarının ama kendilerinde de hastalık var. Bizde öyle bir saplantılı hale geldi ki normalde interneti olmazsa cep telefonu olmazsa sanki dünya batacak onun için. bu uçakta zor kapatıyorlar, kapatmak istemiyorlar. Havalanılarında böyle, otobüslerde böyle, yollarda böyle ellerinde telefon telefonu hem bakacak hem yazacak hem bir şey yapacak hem yolda yürüyecek.

Veya da bir lokantaya gidiyorlar bir yemek yiyecekler. Herkes cep telefonunu çıkarıyor, herkes cep telefonundan uğraşıyor. Bunlar 3-4 samimi arkadaş sözde kakara kukara yapıyorlar ama herkes telefonda kimse birbiriyle konuşmuyor. neredeyse insanlar yan yana artık telefondan konuşacaklar. yan yana anne selam nasılsın eminsin diyecek öyle yapacaklar aynı odanın içerisinde telefonla konuşacaklar.

Bu hale geldik, bu böyle bir hastalık haline geldi bütün dünya üzerinde bu hastalık mevcut. Bu normalde uyuşturucu bağımlılığı gibi bağımlılık var. Uyuşturucu değil ama bağımlı. Bakı…


A’yân-ı Sâbite’de Rüyâ Müşâhedesi-Sûfî Kardeşlerle Hâllı Olmak — Soruya Cevap: A’yân-ı Sâbite’yi Anlamak-Rüyâda Yaşamak İçin Farzlara Sımsıkı Yapışma, Nafilelerle Yaklaşma, Allah’ı Çok Sevme-Zikir, Salihlerle Beraberlik Emr-i İlâhîsı (‘Sizin Yemeğinizi Namaz Kılanlar Yesin’); Sûfîliğin İyilik-Güzel Ahlak-Allah Sevgisi-Cömertlik-Yardımlaşma-Tatlı Geçim Üzere Kuruluu, Sertlik-Yalan-Gıybet-Dedikodu-İftira-Çirkin Ahlak Değil; Sûfînin Dili-Gözü-Kulağı-Eli-Ayağı-Aklı-Kalbi-Vücudu Temiz; Rüyâların Bir Kısmı A’yân-ı Sâbite’den Kopup Gelen Hakikatler, Salih İnsanların Salih Rüyâları Müjde Niteliğindedir Hadîsi

n bağımlı. Artık çocuğun elinden telefon alamıyorsunuz, çocuğun elinden hatta orta yaşlığının veya yaşlığının elinden de alsanız bir mutsuzluk girdabı oluyor. Ve bütün insanlar mutsuz. Cep telefonundan oynamazsa sosyal medyaya girmezse mutsuz bütün insanlar. Ve o sosyal medya dedikleri o medyada %90’ı yalan. Bakın %90’ı yalan. Ve sosyal medyada en fazla yalan olan, en fazla uyduruklar olan, en fazla çizgi dışı olan yer Türkiye. Acı bir şey.

En fazla zaman ayıran da Türkiye. o kadar çok zaman ayırıyoruz ki biz Türkiye’de buna. Ve medya yalanın üzerine kurulu. Bakın bugün dünya üzerindeki medya hem sosyal medya Twitter, Facebook, Instagram hem sosyal bu internetin üzerindeki haber kanalları ve hatta haberler, YouTube dahil buna. %90 yalanın üzerine kurulu. %90. Ve bildiğiniz yalan. Ülkede yalan haber yasak değil cezası yok. Ülkemizde yalan haberin cezası yok.

siz istediğiniz kimseye yalan haber yapabilirsiniz. Bakın istediğiniz kimseye, istediğiniz kimseye istediğinizi yapabilirsiniz. Onunla alakalı yazabilirsiniz. Mahkemeye verdiğinizde o kimse ceza almıyor. Acı bir şey bu. Cumhurbaşkanı başbakanken, Cumhurbaşkanı başbakanken, o da tevhü olması lazım. O da tevhü. Onun hakkında yalan haber yaptı. Yargıtay cezayı kaldırdı. Ve yalan haberi bir halkın haber alma özgürlüğü olarak gördü. Dikkat edin.

bizim avukat Mehmet Emin Bey afyondan, o göndermişti bana. Hatırımda kaldığı kadar söyleyeceğim. Bizim afyondaki avukat Mehmet Emin Bey bana o yargıtay kararını göndermişti. Ve orada yalan haberle alakalı yargıtay ibaresi yanılıyorsam herkesten özür dilerim. İbare şöyleydi. Halkın haber alma özgürlüğüdür. yalan haber, halkın haber alma özgürlüğü.

işte burada da bir adına gazeteci denilen bir kimse benim hakkımda mesela tutuklandı diye haber yaptı. adam ondan sonra. Bir de şey bu yalan haberi yapanlar. Ya ben bunu yalan haber yaptım, özür dileyeyim. Ya ben bir yalan haber yaptım. yüzü kızarır, kızarmıyor bunların. Bunlar böyle yüzsüz, saygısız, edepsiz, haysesiz bir hale gelmişler. öyle utanacakmış, sıkılacakmış. Bunları atmışlar üzerlerinden.

Her türlü yalanı, her türlü iftirayı, her türlü sözü çok rahat kullanıyorlar. Öyle sakın bunlarda vicdan var veya bunlarda böyle bir şey var diye de düşünmeyin. Evet şimdi sosyal med…


Öğretmenlik Sınavı Duâsı-Bayındır Selâmı-Ders Kağıdındaki 300 Tevhîd-Nasıl Tövbe-Duâ Ederken Edeb ve Mulâhazât — Yarın Öğretmenlik Sınavına Girecek Çocuklara Duâ; Bayındır’dan Selâm, Kucak Dolusu Selam Alışverisi; Ders Kağıtlarında Her Namazdan Sonra 300 Tevhîd Ayrıdır-Kazaya Bırakılmaz Gayret Edilir; Salih Tövbe İşlenen Günahı Terk; Duâ’da Edeb: Cenâb-ı Hakk’a Hamd-Şükür-Salâtü Selâm ile Başlama; Kalbe Gelen Duâ’yı Şeytan Vesvesesi Saymak Yanlış, İsteği Yere Kadar Gitsin; Çanakkale’ye Selâm

ya bunun üzerine kurulu olunca çocukların elinden, kadınların elinden, erkeklerin elinden, gençlerin, orta yaşların, yaşların elinden bunları alamıyoruz. Biz yalan haberden hoşlanıyoruz, yalancılıktan hoşlanıyoruz. Ne mamluktan laf getirip götürülmesinden hoşlanıyoruz, hoşlanıyoruz. Asıl ilgileneceğimiz alan ne Allah? İlgilenemiyoruz ve biz çocuklarımızı dini eğitim dostluğru veremediğimizden dolayı bizde de yok. E bir çocuklarımızda da yok.

Böyle bir keşmekeşlik devam ediyor. Allah muhafaza eylesin. Eğer Allah bir kulunu korursa bütün insanlar bir araya toplansa ona zarar veremez. Ayet-i kerimesine îmân ettik. Neden tedbir alıyoruz? Allah bizi korur diye düşünmek doğru olur mu? Bu normalde biz Allah bizi korur. Önümüzdeki bir kimse eğer örneğin bir koruma koyduysa korumanın üzerinden korur. Tedbir sünnet.

Selamün aleyküm Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri ümmetini özel olarak tek tek tanır mı? Ona salâtü selâm getirenleri tek tek tanır. Bütün ümmeti tanır. Bunda bir sıkıntı yok. Neden tanımasın ki? Selamün aleyküm Yûnus Suresi 62. ayet-i kerimede Yüce Allah buyuruyor ki Allah dostları üzerine ne korku vardır ne de onlar mahzun olurlar. Ayet-i kerimede kastedilen Allah’ın dostları kimlerdir?

Ve bu korkuyla mahsunluktan eminlik hangi alem için geçerlidir? Bunlar normalde Yûnus Suresi velilerle alınır. Kimler velidir? İman eden, salih ameller isteyen, Allah’ı çok seven kimseler veli hükmündedirler. Bunlarda korku yoktur. Evet bunlar dünyada zalimlerden, dünyada hainlerden, dünyada herhangi bir şahıstan kimseden korkmazlar. O yüzden onların üzerinden bir korku yoktur. zalim bir kimseden onlar korkmazlar. Zulmedenlerden onlar korkmazlar.

Hazret-i Hüseyin’in yolundan gidip Hüseyin’ce zalimlere karşı mücadele ederler, zalimlere karşı dikilirlerler. Korku yoktur. Onlar dünya hayatında, dünyada, dünyada, dünyada herhangi bir şahıstan kimseden korkmazlar. Korku yoktur. Onlar dünya hayatında rızık endişesi yaşamazlar, nefes endişesi yaşamazlar. Dünya endişelerinden uzak olurlardır. O yüzden mahzun da olmayacaklar. Mahzun olmayacaklar. Onlar mahşerde,…


Karacabey’den Sorular ve Kayseri Mesut Güler Selâmı — Zülkarneyn Komutan mıdır: Evet, Bütün Peygamberlerin Çoğu Aynı Zamanda Savaşçı Komutandır; Allah Ruhu İnsan İçin Ayrıca Yarattı; Her Eklem İçin Günlük Sadaka Hadîsi: Bir Hurma-Bir Lokma Ekmek-Bir Lira, Yapamayan Duâ-Nasihat-Tebessüm de Sadaka; Zikrullâh’ın Nuru Kişinin Üzerine Tecelli Eder; A’yân-ı Sâbite’deki Hâlimin Tercihi-Nefis-Geri/İleri Hükmü Sorusuna ‘Oradaki Yer Yaşandı Bitti’ Cevabı

onlara da bu noktada korku olmazlar. Mahşerde de hüzünlü olmazlar. Orada da mahzunluk olmazlar. Olmazlar. Allah cümleyi onlardan eylesin. Selamünaleyküm gerçek tövbe nasıl olmalı? Bir günahı terk ettiğinizde gerçek tövbe odur. Selamünaleyküm evlatlık olarak aldığı bir erkek çocuğu vefat edince evlatlığının eşiyle evlenebilir mi evlatlık alan kimse? Şimdi evlatlık alan bir kimse erkek bir çocuğu evlatlık olarak aldı. Ona çünkü süt emzirmedi.

Erkek olarak aldı. Ona süt emzirmedi. Süt emzirmediği için emzirmesi de mümkün değil. O zaman onunla süt bağı yok. Onunla kan bağı da yok. Bir kimse öldü. Onun hanımını kendisini nikahlayabilir. Annem rüyasında sizi görmüş. Bizim evde bir yatakta yatıyordunuz. Uzun süre uyudunuz. Sonra siz yatakta oturur vaziyetteyken aile fertlerine uzun sohbetler ettiniz. Ben de aranızdaydım. Sonra uyudunuz. Zayıf halsiz hasta gibi bir adama dönüştünüz.

Orada uyandım. Ve her nefes ölümü tadacak. Biz de bir gün gelecek ihtiyarlayacağız. Yaşlanacağız. Allah hayır versin inşallah. Selamünaleyküm ben Konya Yunak’tan Ahmet Kerim Kınalı. Bir kaynan da damadın yanında başördüsünü açabilir miyim? O damat kızıyla evli olsa da olmasa da evlenmiş olduğu kadının annesini asla bir daha nikahına alamaz. Ona nikah düşmez. O yüzden bazı alimler açabilir diye hükmetmişler. Selamünaleyküm bir arkadaşım sordu.

Kayınpederi gelini için kurban kesmeye niyet ediyor. Kurban alıyor fakat kesecekleri zaman hayvan ölüyor. Bu durumda kayınpederi tekrar kurban kesmek zorunda kalıyor mu? Evet. Daha doğrusu toparlayayım. o kimsenin kurban kesmeye muktedir olup olmaması ile alakalı bu. Mesela o kimse kurban kesmeye muktedirdi, niyet etti, kurbanını aldı. Kurban öldü o kimse muktedir olduğu için. zekat verebilir halde olduğu için o kimse kurban kesmez.

Ama zekat veremey…


Abdurrahman Dilipak’ın Peygamber Sakalı Kullanımı Fikri-Batı İlminin Edebsizliği ve PKK-Dâiş Teşhisi — Gelecek İlimde Böyle Bir Nokta Olabilir Bunda Sıkıntı Yok; Batının Bilgi-Teknolojisinin Ahlâkı-Edebı-Sınırı Yok, Atom Bombası-Londra Paradoksu; İslâm Eli Silah Tutmayan Sivili Katletmeyi-Libya’yı Gece Bombalamayı-Terör Örgütü Kurmayı Yasaklar; PKK İslamî Terör Örgütü Değildir, Hıçbir Terör Örgütü Değildir; Pazar Yerinde Saraybosna’daki Roketin Kalıntısı, Eli Silahsıza Silah Çeken ‘İki Katildir’ İlkesi; Batı Bilgi ve Teknolojisinin Sömürgecilikle Hayra Çalışmadığı, Yarı-Hayvan İnsan Üretimi İddiaları; Aile Dersi-Ailenin Bireylerinin Arkadan Ders Alması Olumlu Sûfîlik İşareti

ecek olanın ortadaki bir kimse kalktı böyle bir şey yaptı. O zaman aslında ona vacip değildi. Vacip olmayan bir şeye kalkıştı. Onu da yapamadı. Bu sefer ona vacip oldu. Onun alması lazım tekrar. Evet. Saraybosna’da Haş evinde teyze Zilhan’ın emeklerini nasıl bulmuş? Eyvallah. Eyvallah. Mustafa abi. normalde demek ki çengeli sen atmışsın onlardan bize. Rabbime hamd olsun bak. Senden önce biz gediyi kapatmışız.

Yoksa seni vallahi artık kurtulamazdık senden. Sen Saraybosna’ya kadar bizi sürerdin. Allah iyiyesin. Hayırlı yere sürcen tabi de. Cenâb-ı Hakk’a hamd ediyorum. Rabbime hamd ediyorum. Cenâb-ı Hakk kalbimize getirmiş bizi. Yoksa sen Allah Allah nidalarıyla. Evet. Saraybosna’da teyze Zilhan’ın emekleri muhteşem. Elhamdülillah. Ayy. Allah korumuş bizi. Mustafa abi sen bu gezinin intikamını böyle alamazsın.

Bak bütün dosyaların bende bence sen fazla kımıldama bak. Ona göre. Namazlarımı verdimi düzene sokacağım diye kendimi ne kadar sıkı disipline almaya çalışsam o kadar zorlandığımı düzene sokmaktan sonra ucucunu yetiştirdiğim bir sürece geliyorum. İstiyorum ki her şey düzenli olması gerektiği gibi aşkla şekli olsun. Ama hayat telaşesine kapılmış ucucuna ibadetleri dersi yetiştirmeye çalışan bir konunda buluyorum kendimi.

Bana ne tavsiyede bulunursunuz? Allah zamanı hayırlı bir şekilde yönetmeyi sana nasip eylesin. Cenâb-ı Hakk yetiştiremediklerini yetiştirsin inşallah. Allah yardım etsin. Selamünaleyküm. Bu akşamki konuda A’yân-ı Sâbite’nin yaşadığımız yaşamdan ve şu an onun tabiri caizse gölgesi olduğundan bahsettiniz. Yanlış anlamadıysam. Bunu anlayamamak, halde rüyada yaşayamamak, şahitlenmemek beni üzdü. Bunu yaşayabilmek için ne yapmalıyız?

Farzlara sımsıkı yapışacaksınız, nafilelerle Allah’a yaklaşacaksınız. Allah’ı çok seveceksiniz. Allah’ı çok zikredeceksiniz. Müslümanlara hizmet edeceksiniz, hürmet edeceksiniz. Sufilerle, dervişlerle hemhal olacaksınız. Onların yolundan gideceksiniz. Onların bu noktada kibirlenmeden, böbürlenmeden, onlara tepeden bakmadan, onların gönüllerini alarak, onlarla beraber olacaksınız. Çünkü Cenâb-ı Hakk salihlerle beraber olun diye emretmiş.

Bu bir emir. Sizin yemeğinizi namaz kılanlar yesin demiş. Bu bir emir. O yüzden biz birinci derecede salihlerle beraber oluruz. Salihlerle beraber hayat yaşamaya çalışırız. Bu benim kendimce. Ben sûfî kardeşlerle beraber olmaya çalışırım. Onlarla hayat yaşamaya çalışırım. Onlarla beraber yol yürümeye çalışırım. Onların varsa bir şeyleri ben merhem olabiliyorsam merhem olmaya çalışırım. Sûfîlik iyiliğin üzerine kuruludur.

Güzel ahlakın üzerine kuruludur. Allah’ı çok sevmenin üzerine kuruludur. Bu Allah’ı çok sevmenin, güzel ahlakın, zikrin yardımlaşmanın, hayır hasenat etmenin, cömert davranın üzerine kuruludur. Birbirlerine insanların iyi geçinmeleri, birbirlerine tatlı geçinmelerinin üzerine kuruludur. Sûfîlik böyle sertliğin, tersliğin, insanlar acımasız davranın üzerine kuruludur. Sûfîlik yalanın, gıybetin, dedikodunun, iftiranın üzerine kuruludur.

Sûfîlik çirkin ahlakın üzerine kuruludur. Sufinin dili temizdir, gözü temizdir, kulağı temizdir, eli temizdir, ayağı temizdir. Sufinin aklı temizdir, kalbi temizdir, vücudu temizdir. Sûfîlik temizliğin üzerine kuruludur. O yüzden Sûfî Kur’ân ve Sünnet dairesinde, imamların iştahı dairesinde kendince Allah’a yakın olmanın yolunu arar. Allah’a yakın olmanın yolu belli.

ibadetler etmek, insanlara hayır hasenette bulunmak ve insanların zalimliklerine, zulümlerine bu noktada katlanmak. O yüzden bu yolda yürüyecek ki insan o zaman sufilin tadını anlasın, tadını yaşasın. O zaman böyle manevi haller onda zuhur etsin. Allah bizi onlardan eylesin inşallah. Selamün aleyküm. Görülen rüyalar ayağını sabitede yaşadığımız hayatın parçaları mıdır, böyle dememiz mümkün mü? Olabilir. Rüyanın durumuna haline, ahvaline bağlı.

O yüzden bazen rüyalar ayağını sabiteden tecelli etmiş olan, ayağını sabitenin hakikati dahi olabilir. O yüzden bazı rüyalar vardır. Gerçekten bu gölge dünyanın dışında hakikattir. Çünkü Hadîs-i Şerîf, Teâzîd-i Peygamber’i sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri buyurdu ki, ahir zamanda salih insanların görmüş olduğu rüyalar ümmetin içerisinde bir delil, bir müjde niteliğindedir. Öyle hüküm koydu.

O yüzden salih insanların gördüğü salih rüyalar müjdeci rüyalardır. Bu rüyalar evet ayağını sabiteden kopmuş gelmiş diyebiliriz. Selamünaleyküm. Yarın öğretmenlik için sınava girecek olan oğlum ve tüm çocuklarımıza dua lütfeder misiniz? İnşallah. Allah edeben razı olsun. Bayındır’dan kucak dolusu selamlar. Ve aleykümselam komple Bayındır’a ve tüm derviş kardeşlerimize, tüm sûfî kardeşlerimize selam ederiz. Allah muinner olsun.

Yarın öğretmenlik için sınava girecek olanlara da Allah yardım etsin. Cenâb-ı Hakk gayret kuvvet versin. İnşallah hak edenler kazanır. Allah yardımcıları olsun inşallah. Selamünaleyküm. Ders kağıtlarımızda yazan her namazdan sonra 300 tevhid yazıyor. Bizim verdiğimize dahil mi? çekmezsek, kazaya bırakmamız gerekir mi? Çekmeye gayret edeceksiniz. Neden çekmiyorsun…


Sünnet-Erkeklerin Sünnet Olması-Tevrat-Kur’ân-İbrâhîmî Silsile — Bütün Peygamberler Sünnetli Doğdu, Sünnet Bütün Peygamberlerin Sünnetidir; Sakal-Tırnak-Saç Kesimiyle Paralellik: Fıtratla Doğduğumuz üzere Sakal-Tırnak-Saçı Kesmemek Doğru Değil; Hazret-i Muhammed’in Ailesi İslâmın Öncesinde İbrâhîmî Silsiledendir; A’yân-ı Sâbite’deki Kararlarımızın Bilinmezliği; Veliler Peygamberlerin Mirâsçıları-Halîfeleri O Yüzden Peygamberlerin Kaderini Paylaşırlar

uz? çekmeye gayret edin. Ders kağıtlarınızda ne varsa onları çekmeye devam edeceksiniz inşallah. Selamünaleyküm. Nasıl tövbe edeceğim bilmiyorum. Salih ve hakiki bir şekilde nasıl tövbe edebilirim? İşlemiş olduğunuz günahlarınızı bir daha işlemeyin. O sahih bir tövbe olur. Yalan söylüyorsun. Bir daha yalan söyleme. Gıybet ediyorsun. Bir daha gıybet etme. O salih tövbe mükemmel. O salih tövbe mükemmel. Dua ederek edep var mıdır?

Varsa nasıl olmalıdır? Dua et kardeşim. Allah dua edenleri sever. Allah dua edenlerin dualarını kabul eder. Mankak dua ederken baştan Cenâb-ı Hakk’a hamd, şükür, sonra salat, selam, sonra deyip, sonra deyip, sonra deyip, sonra deyip, sonra deyip, sonra deyip, sonra deyip, sonra deyip, kalbimizde değil, kalbimizde dilimizde etmesek bile kalbimizde olmayan bir şey için kendiliğinden dua ediyor.

Bu konuda kalp şeytanın ve nefsin vesvesesinde maruz kalır mı? Kalmaz! Niye yapmalıyız bu durumda? Normalde kalbimize dua geliyorsa ellemeyin o istediği yere kadar gitsin. Yayın 4-5 saniye kesiliyor, hiçbir şeye anlaşılmıyor demiş bir kardeş. Onun internetinde mi sıkıntı vardır? Hiç kayıp yok. Evet. Selamünaleyküm Çanakkale’den sizlere çok selam, sizi çok seviyoruz. Allah razı olsun, Allah sizi sevsin.

Çınar Kale’deki kardeşlerimize ve tüm kardeşlerimize selam ediyoruz. Allah yardımcınız olsun. Bu korona günlerinde ne yazık ki böyle birbirimizden biraz uzak kalıyoruz. Ne yazık ki bazı yerlere tam yetişemiyoruz. o yüzden gidemiyoruz da kardeşler haklarını helal etsinler. İnşallah o yeniden bir ve beraber olacağımız günler olur. İnşallah. Selamünaleyküm Karacabey’den selamlar. Hoş geldiniz, hoş bulduk ve aleyküm selam.

Zülkarneyn komutan mıdır aynı zamanda? Evet. Bütün peygamberler büyük bir çoğunluğu aynı zamanda bir savaşçı komutandır. Allah insana verdiği ruhu da ayrıca yarattı insan için. Evet. Selamünaleyküm Kayseri’den Mesut Güler ve aleyküm selam Mesut Güler. Selam olsun Kayseri’ye ve tüm kardeşlere. Selamünaleyküm insanlar her bir ekleme iç…


Rüyâ Görmeme-Oyuncak Örme-Çift Cinsiyet Hükmü-Kredi ile Ev Alımı ve Pandemi Değerlendirmesi — Hiç Manâvî Rüyâ Görmemiş Kardeşe Duâ; Çocuklara Bebek-Hayvancık Oyuncak Örmek Günah Değildir (Hazret-i Âişe’nin Çeyiz Bebekleri-Hazret-i Peygamber’in Nehyetmediği Örneği); Çift Cinsiyetli Kişilerde İmâm-ı A’zam’ın Hükmü Küçük Abdest Yapılan Yere Bakılır, Eşcinsel Olarak Kabul Edilmez; Pandeminin Ülke Ekonomisine Etkisi-Turizm-Barlar-Cuma Kapatma Tezatı Eleştirisi, Maske-Sosyal Mesafe Tartışmalarının Kargasası, Salgın Hastalıkların Üretildiğine Dair İddialar, Dünyanın Salgınlarla Yaşamaya Alışması

in her gün bir sadaka gerekir. Bu hadiste geçen sadaka nedir? Her gün nasıl verilir? Az da olsa bir hurma da olsa birisine bir sadaka verin. Bir hurma, bir lokma ekmek, bir lira, iki lira, üç lira, beş lira gücünüze göre, durumunuza göre. Hiçbir şey demeyen dua etsin, hiçbir şey yapamayan insanlara nasihat etsin. Hiçbir şey yapamayan insanlara tebessümlü davransın. Sadaka.

Selamünaleyküm, yaptığımız ibadetlerin, zikirlerin enerjisi veya ruhu var mıdır? Kişiye nasıl tecelleder? Muhakkak ki yaptığımız zikrullahın bir nuru vardır. O nur da insanların üzerine tecelleder mi? Evet. Birinci soruyu silmiş herhalde. İkinci soru. Ayağını sabit edeki halim tercihlerini neye göre yapıyor? O da nefis taşıyor mu? Bu halimdeki halimle hep onun gerisinde mi kalacağım?

Biz ayağını sabit edeki halinizi biliyorsanız o zaman ne yapacağım? Ne yapacağım? Ne yapacağım? Hep onun gerisinde mi kalacağım? Biz ayağını sabit edeki halinizi biliyorsanız o zaman geri mi kaldınız, ileri mi kaldınızı bilirsiniz. Ayağını sabit edeki halinizi bilmiyorsanız siz bu ayağını sabit eden geride mi kaldınız, ileri de mi kaldınız bilemezsiniz.

Bakın ayağını sabit edip zaten yaşandıysa yaşandı, onun burada gölgesi düştü, tecelliyatı düştü. İleri geri nereden çıkardınız ki? Selamünaleyküm, Abdurrahman Dilip Akın konuk olduğu bir programda geçmiş siyasi ve dini kişilerin hatta Peygamber Efendimizin daha sakalı şerefinden alınacak bir örnekle kullanılma olabileceği konu şu oldu. Bu konudaki görüşünüzü bildirir misiniz? Olabilir, böyle bir noktaya gelebilir ilim. Bunda bir sıkıntı yok.

Sonuçta bugün batıdaki bilgi, batıdaki gelişmenin ahlakı, edebi yok. Bir sınırı yok. Çünkü böyle bir sahih bir din olacak ona sınır koyar. Ancak o zaman sınır koyabilir. Ben zaman zaman sohbetlerde arkadaşlara diyorum ki, diyorum ya, elinize atom bombası geçirdiniz, atom bombası yaptınız. Siz örneğin siz Londra’ya sivil insanlara atom bombası atmaya dinen caiz değil ki bu. Atamazsınız siz onu. Eli silah tutmayan bir şehri siz yok edemezsiniz.

Eli silahsız bir şehri bombalayamazsınız siz. Sizin dininiz buna müsaade etmez. siz uçakları kaldırıp komple Bağdatı, Şam’ı bombalayamazsınız. Sivil insanları katledemezsiniz. Siz uçaklarınızı kaldırıp bir gece yarası Libya’yı bombalayamazsınız. Veyahut da siz insanların eline silah tutuşturup gidip de sivil çocuk demeden, kadın demeden, erkek demeden onları öldüremezsiniz. Sizin dininiz buna müsaade etmez.

Sizin dininiz örneğin terör örgütüne müsaade etmez. Nerede olursanız olun. Bir terör örgütü kurup sivil insanları öldürmeye sizin dininiz müsaade etmez. İslâm buna müsaade etmez. Mesela PKK o yüzden dini İslami bir terör örgütü değildir. Hiçbir terör örgütü değildir. Dinî İslâm’ı PKK hiç değildir. Örneğin.

Veyahut da siz herhangi bir dini bir örgütle kurmuş olsanız, siz onunla, o örgütle eli silah tutmayan, silahsız sivil insanları katledemezsiniz, öldüremezsiniz. Siz üzerinize canlı bomba koyup bir kalabalık ortamda siz kendinizi böyle patlatamazsınız. Mesela Saraybosna’da meşhurdur ya bir pazar yeri var. Pazar yerinde roket duruyor hâlâ da yerde, roketin kendisi duruyor.

Siz bir pazar yerinde, bütün herkesin pazarda olduğu bir zamanda siz o pazar yerini bombalayamazsınız. Oraya roket atamazsınız. Böyle bir şey yapamazsınız. Sizin dininiz buna müsaade etmez çünkü. Bakın sizin dininiz buna müsaade etmez. Sizin dininiz elinde silahı olmayan bir kimseye silah çekmenize müsaade etmez. Sizin dininiz iki kişi kavga ederken birisi eline silahına davrandı, öbürki o…


Lanet-Cin-Şeytan Alemleri-Dünya için Duâ-Sevdiklerine Dert-Günahın Bireyselliği-Sırt Sızısı — Lanetlik Halinin Tövbe ile Kalkması (Tek İstisnâ: Liân/Zinâ Lanetleşmesi, Yalancının İmânı Kabul Olunmaz); Şeytan Cinlerden Ayrı Bir Irktır, Diğer Müslüman Cinlerle Mücadele Eder; Dünya için Duâ Etmekte Sıkıntı Yok; Allah Sevdiğine Dert Verir Bu Sevene Müjde Gibi Görünür; Atalardan Gelen Günahtan Evlâd Sorumlu Değildir (İslâm’da Günah Bireyseldir); İbâdet Esnasında Sırtta Kürek Kemikleri Arası Sızı: Kalbe Ilık Rahmet Akması

nu öldürdü. İlk silahına davranan kimseye der ki sen iki katilsin. O yüzden bu batı ilminin veya batı bilgisinin, batı teknolojisinin edebi yok, terbiyesi yok, sınırı yok. Batı batı batı batı batı batı diye diye insanları edepsiz, sınırsız, terbiyesiz, kural tanımaz bir hale geldi. Şu anda Müslümanların, ben ülkemde gördüklerime bakıyorum, Müslümanın diyen bir kimse kural tanımaz hale geldi. Sınır tanımaz hale geldi.

Her türlü iftirayı, her türlü gıybeti, her türlü dedikoduyu, her türlü melaneti sınır tanımaz bir şekilde yaşıyor. Ve bunu neye göre yapıyor, nereden yapıyor, nasıl yapıyor, bunu normalde açıklamak mümkün değil. Ve hatta baktığımızda bir bakıyorsunuz bir terör örgütü kurulmuş, adı İslâm. hiçbir kural yok, hiçbir sınır yok. O yüzden büyük bir keşmekeşlik yaşanıyor. Büyük bir keşmekeşlik yaşanıyor.

Ve bu keşmekeşliğe ne yazık ki dini, kurum ve kuruluşlar bu keşmekeşliğe odun taşıyor daha. Zaten keşmekeşlik var, üniversitelerden hadis inkarcıları çıkıyor. Zaten keşmekeşlik var, üniversitelerden mezhep inkarcıları çıkıyor. Ya bu insanlar zaten dinlerini bilmiyorlar. Siz onlara bir de hadis inkarcılığını aşılayınca adam hepten tozutuyor, hepten gidiyor. Yapmayın. ilahiyatlar dağılmış vaziyette. İlahiyatlar dağılmış vaziyette.

Ve bu ilahiyatta mezun olan çocuklarımız bizim bütün okullarımıza gönderiliyor. Ve 15 yaşındaki çocuk hadisin inkarcısı oluyor. Canım kardeşlerim ya. O yüzden biz Batı’yı taklit ede ede, biz Batı’nın kötülüklerini kendimize devşirerekten din yaşamaya çalışıyoruz. Bu mümkün değil. O yüzden Batı’nın bu konuda bir kuralı yok ki. Kuralsız. Adamların ne kuralı var? Kendileri Birleşmiş Milletler kurmuşlar, kendileri dinlemiyorlar.

Kendileri NATO kurmuşlar, kendileri dinlemiyorlar. Kendileri IMF kurmuşlar, kendileri dinlem…


Dârü’l-İslâm-Dârü’l-Harp Tartışması ve Kapatılıp Terk Edilen Cami Sorusu — Anayasada ‘İslâm Devleti’ İbresi Yoksa Dârü’l-İslâm Değildir; TC Devleti ‘Lâik Demokratik İnsan Haklarına Saygılı Hukuk Devleti’dir; ‘İnsanların Sebepsiz Karşısına Çıkmaz’ Sorusu: Sebepler Üzerine Yürür Âlem ama Atfedilecek Şeyler Yok; Veli-Dı Enbiya Camisi Öğle-İkindi Ezanları Dışında Kilitlenmesi, Cuma Hutbesinde ‘Cemaatler İstismârdır’ Propagandası: Müftülüğe Şikâyet Edin Tavsiyesi

iyorlar. ilk önce kendisi dinlemiyor zaten. Neden? O kurumu kurdu sömürmek için. O kurumu kime kurdu? Üçüncü dünya ülkelerine kurdu. O kurumu kime kurdu? Dindarlara karşı kurdu. Müslümanlara karşı kurdu onu. siz bir gece yarısı Libya’nın bombalandığı gibi Yunanistan’ı bombalayabilir misiniz? Siz bir gece yarısı Mısır’daki gibi darbe yapıp seçilmiş başkanı mahkemede öldürebilir misiniz? Yapamazsınız.

Siz Suriye’deki gibi böyle bir terör örgütü kurdurup örneğin İtalya’da, Fransa’da, Yunanistan’da, Bulgaristan’da, Almanya’da, Hollanda’da, Japonya’da, Amerika’da böyle bir şey yaptırabilir misiniz? Siz Amerika’da bir örgüt kurdurup, Amerika’daki örgüte kendi uçaklarınızla her türlü ağır silahları oraya indirebilir misiniz? Siz Yunanistan’daki Türk Müslümanlardan bir örgüt kurdurup Türkiye’den onlara silah yardım yapabilir misiniz?

Basit sorular bunlar. Ama sizin burnunuzun ucuna doğuda bir PKK kurdururlar bütün Avrupa ona silah yardım eder. Bütün Avrupa ona kucak açar, ilaç yardım eder. Bütün Avrupa onları pasaportsuz dahi ülkelerine alır. Kimse sesini çıkarmaz. Irak PKK’yı konuşandırır, onu orada silahlandırır, her türlü operasyonu onun üzerinden yaptırır. Kimse ona ses çıkarmaz. Aynı şekilde Suriye’de yanmadılar mı, bir dayış diye bir şey çıkardılar, ortalığı talan etti.

Ortalığı talan etti. Bu silahlar nereden geldi ona? Uzaylılar mı getirdi o silahları ona? Ama onlar yapar, Batı’nın namusu yok çünkü. Batı’nın şerefi yok çünkü. Batı’nın kuralı yok çünkü. Kuralı yok. Batı’nın kanunu yok çünkü. Onlar sömürgeci, yaparlar. O yüzden, ilim, ilim, ilim, ilim, Batı’da bilgi var, Batı’da teknoloji var. Batsın teknolojileri de bilgileri de. Hayra çalışmıyorlar ki. Hayra çalışmıyorlar. İnsanlığın hayrına çalışmıyorlar.

Sömürmek için. Sömürüyorlar. Sömürüyorlar. O yüzden her şeyi yapabilirler. Çünkü edepleri yok, terbiyeler yok. Geliştirmeye çalışıyorlar. Yarı hayvan…


Eşek Sütü-Kıskançlık Nefesi-Zâlim Eş-Adak Tam Tanımı — Ehil Eşek Eti Hanefîlerce Câiz Değil Dolayısıyla Sütü de Câiz Değil, Yaban Eşeği Müctehidlere Göre Câiz Olabilir ama Hanefîler Her İkisini de Yemez (Sadece Gevış Getirenler); Kıskançlık Kim İçin Bilindiğinde Ona Hediye-Duâ-İkram Tavsiyesi, Sevdiğini Kıskanma Güzeldir, Kötü İçsel Sesleri Tevhîd ile Bastırma; Kusur Arayan Tehdit Eden Eş İçin Tevhîde Devam; Adak Tanımı: Hac’da Kurban Kesip Dağıtma Niyeti Adaktır ve Vâcip Olur, Gerçekleşince Yerine Getirme Zorunluluğu (Hadîsle Teşvîk Edilmese de)

ı insanlar üretiyorlar şu anda. Kullanıyorlar. Yarı hayvan. Birkaç tane hayvanın deniyallarıyla insanın deniyallarını karıştırıyorlar. İsrail’de uğraşıyor. Avrupa’da uğraşıyor. Hepsi de uğraşıyor. Bir kardeş, vallahi kitap yazar gibi rüya yazmış. Hakkını helal etsin. Bu kadar uzun okuyamayacağım. Bir kardeş, bir kardeş. Bir kardeş, bir kardeş. Bir kardeş. Bir kardeş. Bir kardeş. Selamün aleyküm. Biz ailece sizden dersiziz.

Elhamdülillah babam da sizden ders almak istiyor. Allah sizden razı olsun. İnşallah. Allah mübarek etsin. Şimdi böyle aile dersi yaptı da, dersi aldı da arkadan yavaş yavaş da ailenin diğer bireyleri de, ders alıyorlarsa o ailede sûfîlik oturmuş. o ilk ders alan kimseler düzgün bir sûfîlik yaşıyorlar ki ailenin diğer bireyleri de ders alıyorlar. Bu iyi bir şey. İstediğimiz şey bu. Bir kardeş, bir kardeş. Bir kardeş, bir kardeş.

Bir kardeş, bir kardeş. Bir kardeş, bir kardeş. Bir kardeş, bir kardeş. İyi akşamlar. Erkeklerin sünnet edilmesi, İslâm’dan önce de olması ve Yahudi geleneği olarak, İslâm’a geçenlerin beraberini getirdikleri bir gelenek olarak bilgiler edildi. Tevrat geçmesi, Tevrat geçmesi, Kur’ân-ı Kerim’de bahsedilmemesi, bunu doğrular mı? Hazret-i Muhammed ailesi hangi dine mensupta İslâmiyet’den önce, Allah’ın bizi yaratmış olduğu kusursuz bir şey.

Allah’ın bizi yaratmış olduğu kusursuz isek bozarak şirke girmiş olmaz mıyız? Bütün peygamberler sünnetli doğmuşlardır. Bu yüzden bütün peygamberlerin sünnetidir sünnet olmak. Bu peygamberlerin sünneti olduğu için erkeklerin sünnet olması da yaratılmışı bu noktada bozmuş, olmuş olmuyoruz. Doğarken de insanlar sakalsız doğuyor erkekler. Sonradan sakal çıkıyor. O zaman insanın sakalı fıtrat tabii de ama bunu o zaman hiç kesmeyelim mi?

Fıtratı bozmuş oluruz derip de sakalımızı hiç kesmemek, fıtratı bozmuş oluruz deyip tırnaklarımızı hiç kesmemek, sakalı bozmuş oluruz deyip saçımızı hiç kesmemek. Nasıl doğru değilse bu da doğru değil. O yüzden bunlar da sünnet, tırnak kesmek. Sünnet bütün peygamberlerin sünneti, tırnak kesmek. O yüzden saçlarını kısartmak bütün peygamberlerin sünneti. Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin sünneti.

Sakalınızı böyle tutacaksın…


KPSS Duâsı-Ailenin Enerji Emmesi-Tazminât-Üvenğelikten Farz Namazları-Çocukla Rüyâ Misâlleri-Tarîkatta Halka Tebliğ — KPSS Duâsı ve Maddi Özgürlük Temennîsi; 10 Yıllık İşyerinden Emekli ama Tazminâtı Alamama: Tatlı Dille Sor ve Avukata Başvur; Üvenğelikten Sadece Farzları Kılanın Hiç Kılmamaktan Daha İyi Olması, Nafilelere Geçme Duâsı; Haç İşareti Yapan Çocuk-Tevıhîd Çekme Ta’limi Rüyâsı (Rüyâyı Üstâd’ınıza Anlatın); 14 Yaş Kızın Örtünmeye Karşı Direnci, Tatlı Dil-Hidâyet Duâsı; Hal’aka’da ‘Tebliğ Et, Çok Zikredenler ve Gönül Alanlar Allah’ın Muhabbet-Rahmetindedir’ Hadîs Aktarımı

ız bir kabze, bir kabze tutacaksınız ucundan kestiniz. Çok az bir şey mesela benim bakın bir haftada bu kadar uzamış ben onu keseceğim. Örneğin bu sünnet. O yüzden erkeklerin de sünnet olmaları bu manada tüm peygamberlerin sünneti. O yüzden Tevrat’ta da geçebilir gayet normal. Bir Yahudi geleneği olarak görülür ama sadece Yahudi geleneği değil bütün peygamberlerin sünneti.

Hazret-i Muhammed’in ailesi hangi dine mensuptu İslâmiyet’ten önce onlar İbrâhîmî idi. Çünkü onlar İbrâhîmî sülaleden gelme o yüzden İbrâhîmî idi. Bak ayağını sabitle savurduk ortalığı. Ayağını sabitle de yaşadığımız hayattaki kararlarımızı neye göre verdik? Bunu burada açıkladım o sohbeti biraz daha geriye dönüp dinleyebilirsiniz. Oradaki aklımız neydi bilmiyoruz. Oradaki düşüncemiz neydi bilmiyoruz. bilmeyenler çoğunlukta.

O yüzden ayağını sabitle de yaşadığımız hayattaki kararlarımızı neye göre aldık? O yüzden onu da biz bu meselede bilmiyoruz ama o karar bize ait. Veliler Hz. Peygamberin kaderini mi paylaşmaktadır? Veliler Peygamberlerin mirasçılarıdır, halîfeleridir. O yüzden Peygamberlerin kaderlerini paylaşırlar. Diyelim yollarını paylaşırlar. Selamün aleyküm ben hayatım boyunca rüya görmedim desem yeridir. Manevi rüya görmeyi çok istiyorum.

Allah muvinin olsun, Allah yardımcın olsun. Cenâb-ı Hakk kalbine ilham eylesin inşallah. Hocam hayırlı akşamlar ben çocuklar için oyuncaklar örüyorum. Bebekler ve hayvancıklar ama bunları yapmanın günah olduğunu söylüyorlar. Size danışmak istedim. Bu yaptığınız şeyler günah değil, bunlar da yapabilirsiniz. Bana buraya resim olarak atmışsınız. Atmış olduğunuz resimlere bakarak da söylüyorum.

Çünkü Hazret-i Âişe annemizin de böyle kızdığından kalma bebekleri vardı, böyle oyuncakları vardı. O yüzden onları çeyiz olarak da getirmişti yanında. O yüzden mesela Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hz. onları nehyetmedi, onları reddetmedi. O yüzden bunlar yapılabilir. Tam bir insan sureti yapmak caiz değil. Bunlar öyle değil. Bunlar bir sıkıntılı hanefiye göre, bunlar sıkıntılı şeyler değil. Allah yardımcınız olsun inşallah.

Selamünaleyküm çift cinsiyetli insan eşcinsel olarak mı kabul edeceğiz? Bu kişiden uzak durmak gerekir mi? Acaba güzel gelecek dilerim İzmir’den. Selamünaleyküm der. Ya salkım aleyküm selam bütün İzmir’e ve bütün kardeşlere selam ederiz. Hanefiler çift cinsiyetle alakalı İmâm-ı A’zam’ın bir hükmü var. Diyor çift cinsiyetli doğan kimselerin küçük abdestini yaptıkları yere bakılır. Eğer erkek uzunlar yapıyorsa erkek hükmündedir.

Kadın uzunlar yapıyorsa küçük abdestlerini kadın hükmündedir diye hükmetmişler. O yüzden normalde küçük abdestini yaptığı yere göre hükm olunur onlar. O yüzden eşcinsel olarak yine kabul edilmez. Selamünaleyküm hayırlı geceler. Ev almak için bu surette kredi çekmek sıkıntılı mı? Bunlar insanların kendilerinin vereceği kararlar. Kendi işleriyle alakalı kararlar. O yüzden birisine ev alacaksan kredi al,…


Velilerin Savaş Müşâhedesi-Duşta Siyah Hayvansı Tasavvur-Huddam ve Cin Farkı-Şâfiî Farzı Fazlalığı İftirassı — Velilerin Savaşı Görerek Anlatması: TV’deki Savaş Benzetmesi, Hazret-i Peygamber’in Medîne’den Savaş Esnasında Anlattığı Hadîs; Duşta Siyah Kıllı Hayvansı Tasavvur Şeytandandır, Tevhîde Devam; Huddam-Cin Farkı Sorusuna ‘Faydasız İlimden Allah’a Sığınırız’ Hadîsi-Namaz-Zikir-Kur’ân-Sünnet-Fıkıh Öğrenimine Yönlendirme; İmâm-ı Şâfiî Hazretleri’nin ‘Sadece Farzın Fazlalığını Kılın’ Dediği Rivayetinin Kesin Reddi

alma deme noktasında değilim. Hakkınızı helal edin. Ama ekonomik olarak bilmiyorum ne iş yapıyorsunuz. O yüzden dedim karar veremiyoruz diye işinize göre karar vermek lazım. Pandemiden ne kadar ülke ekonomisi etkilenecek, ne kadar etkilenmeyecek şu anda buna hükmetmek biraz zor. Pandemi hangi noktaya gidecek buna da hükmetmek zor. Ama bu hızla giderse, bu artış hızıyla giderse sıkıntılı günler bekliyor bizi demektir.

Tekrar söylüyorum bu artış hızıyla devam ederse sıkıntılı günler bizi bekliyor demektir. Ama biz ne yazık ki disiplinimizi kaybediyoruz pandemiyle mücadelede. hastaneler doluyor, her taraf doluyor. Biz daha böyle ne yazık ki pandemiden çekinmiyoruz. Burada birilerini, bir şeyleri belli makamları, mevkileri eleştirmek değil. Ama ne yazık ki ortayada görünen şeyler var. turizmciler batmasın diye turizm açıldı. Herkes böyle bir sarmaş dolaştı.

Sahiller, barlar, pavyonlar, ondan sonra gece eğlenceleri. Bunlar normalde hiç kapanmadı. cumalar iptal oldu, cumalar kılınmadı. Ama herkes hayatına devam etti. Böyle bir tezatlıklar yaşadık. O yüzden bu pandemiyle alakalı sosyal mesafeler yok maskedir. Bunların tartışmaları farklı noktalarda. insanlar bu konuda tam olarak düzgün bir şekilde aydınlatılmadığına inanıyorum. daha önce maskeye hayır diyen profesörler şimdi maske takılsın diyor.

Böyle bir gülünç bir şey diyoruz. önceden sadece sonra en akıllıcısı şuydu hasta olanlar, soğuk algın olan, grip olan maske taksın bir başkasına hastalığı bulaştırmasın diye. Ama önceden maske mecburi değildi şimdi herkese mecburi oldu. Bö…


Küpelî Adam Rüyâsı-Kapanış Duâsı ve Tevhîd Halkası — 7 Yaşındaki Oğlunun ‘Odanın Kapısında Biri Kocaman Küpelerle Beni Takip Ediyor’ Korkusu: Çocuğu Okuyun Tavsiyesi; ‘Sorular Bitti’ İlânı, Gece Mübarek Eylesin Duâsı; Tevhîd: ‘Efdalü mine-hu Lâ ilâhe illâllah / Hakk Muhammeden Resûlullah’; El-Fâtiha ve Selâm; Hayırlı Geceler-Hayırlı Gündüzler-Dünya-Âhiret Bereketi-İhsân-Afiyet-Lütf-İkram Dilekçesi

yle böyle tezatlıklar yaşandı. Böyle böyle sıkıntılı şeyler yaşandı. Sonuçta bu da bir rahatsızlık, bu bir hastalık, bu pandemi. Ama şeye uğrayarak tanan değişime uğrayarak tanama uğramayarak tan. Hepimize bulaşacak böyle giderse. O yüzden bu hızla giderse evet pandemi daha da orturlu yerleşir. Ama artık dünya insanlığı bu tip salgın hastalıklarla bir müddet yaşamaya alışacaklar. Sebep Batı dedim ya ahlaksız, edepsiz, fitursuz, kuralsız diye.

kendileri diyorlar arkasından daha nice salgınlar gelecek hepsi sırada diye. Demek ki sıraya koydular üretiyorlar veya üretmiyorlar veya kendi kendilerini üretiyor. Elimizde bir delil yok ama delili olanlar önümüze koyuyorlar. bu tip salgın hastalıkların bir kısmının üretildiğine dair. O yüzden bu demek ki pandemi devam edecek, bu salgın hastalıkları devam edecek. Ülke ekonomileri bu noktada sıkıntıya düşebilir. Herkeste bir sıkıntı olabilir.

Ama Cenâb-ı Hakk inşallah en az bir şekilde bizleri bu ülke olarak, İslâm dünyası olarak etkilenen insanlara, bizleri bu ülke olarak, İslâm dünyası olarak etkilenenlerden eğmesi. Geceniz mübarek olsun. Biliyorum rüya yorumlamıyorsunuz ama ben sizden ders almak istiyorum. Ve bir rüyamı sizin teyit etmenizi gönülden istiyorum. Ben ve kız kardeşim sizi nehir içinde sohbetinizi dinliyorduk.

Daha sonra biz sizin arkanıza geçip oradan sizi dinlemeye devam ettik. Bulunduğunuz yer dağda. Rabbim sizi korusun ellerinizden öperim. Allah gecenizi mübarek eylesin. İnşallah bu sûfî olacağınıza işaret, ders alacağınıza işaret. Sohbetlere devam edeceğinize, yola devam edeceğinize işaret. Allah mübarek eylesin inşallah. Selamün aleyküm hocam aklıma takılan bazı sorularım vardı. Var şimdiden hakkınızı helal edin. Allah sizden razı olsun.

Bir, İslâm’a göre lanetlik kavramı nedir? İnsan lanetli olmaktan kurtulabilir mi? İnsanlar lanetli bir işten nasıl bir tövbe yoluna gitmelidir? Lanetin durumuna göre mesela Allah eşcinselere lanet etsinler. Eşcinselliği bırakırsa lanetlikten kurtulur. Ama bir tek lanetlikten kurtulamadığı şey biliyorum. O da karı, koca, kadınla erkeğin arasında lanetleşilmesi, zina ile alakalı.

Mesela bir erkek kadını zina ile suçlarsa, lanetleşilirse, kim orada yalan söylerse, onun yalan söyleyen îmân etse dahi imanı kabul olunmuyor. Bu sıkıntılı bir yer. Ben hep arkadaşlar ederim buradan uzak durun diye. O yüzden bu lanetleşmeye sıkıntılı bir lanetleşmedir. Bildiğim kadarıyla. Diğerleri normalde mesela insanların gelip geçeceği yeri işgal eden Allah lanet etsin. Mesela bir yol insanları gelip geçiyor. Nereden? yaya yolu.

Adam geliyor oraya park ediyor. İnsanların gelip geçme yolunu kapatıyor. Allah onu lanet etsin diyor. Ama oradan tövbe edip geri dönerse lanetli kalkar. Bunun gibi Allah muhafaza eylesin. İki ayette şeytanın cinnilerden olduğu söyleniyor. Cinlerle şeytanlar aynı alemdeler mi birbirlerini görebiliyorlar mı? Evet. Şeytanlar insanlarda olduğu gibi cinnilerle de uğraşıyorlar mı? Evet. Çünkü mümin cinnîler var. Cinniler kavim kavim.

cinnîler kavim kavim olunca bu şeytan denilen kavim ayrı. Cinnilerin diğer kavimleri de var. Onlar da böyle bir sürü topluluk bir sürü kavim. Şeytan onların içerisinde ayrı bir ırk öyle söyleyeyim. Böyle olunca şeytan diğer Müslüman cinnilerle de mücadele ediyor mu? Evet. İnsanın dünya işleri için dua etmesin, doğru nedir? Dua eder. Allah’tan dünya için de bereket isteyin. Ahiret için afiyet isteyin. Dünyalık da isteyin bunda bir sıkıntı yok.

Dört, Allah sevdiği kuluna dert verir ise derdi çok olanın ağır ile az olanların Allah katında yerinedir. bu böyle Allah sevdiği kuluna çok dert verir. Bu böyle bir ibare olarak konuluyor. Ama bu böyle çok doğru değil. Evet Allah sevdiklerine biraz illet biraz gildet biraz zillet verir mi? Evet. Allah sevdiklerine sıkıntı verir mi? Evet. Dert, gam, kasevet verir mi? Evet. Ama o sevdiğinden geldiği için sevene de onlar böyle görünmez.

Gerçek sevene onlar birer müjde birer hediye gibi görünür. Beş kişi ailesinden veya atasından gelen herhangi bir büyük günah yüzünden etkilenir mi? Hayır. İslâm’da günahlar bireyseldir. Ataları bir günah işledi diye çocuklar ondan normalde sorunu tutulmaz. Altı, ibadet edildiği zaman sırtta kürek kemikleri arasında bir hafif sızıntı özellikle sol tarafta oluşmasının manevi bir sebebi. Manevi bir sebebi nedir?

Kalbe ılık ılık rahmet akıyordur inşallah. Tekrardan hakkınızı helal edin. Helal olsun canım kardeşim. Allah yardımcın olsun inşallah. Biz teşekkür ederiz. Selamün aleyküm. Israrla Dar-ül İslâm’da olduğumuzu söyleyenlere karşı Dar-ül Harp’te olduğumuzu nasıl anlatmalıyız? Bilmiyorlar. Bilmiyorlar. Israrla ne mücadele ediyorsunuz gerek yok. çok basit bir şey. anayasayı açtıklarında anayasa İslâm devleti mi yazıyor? Değil. Bitti bu kadar.

bunun nesini tartışıyorsunuz ki? Anayasayı aç. Anayasanın maddelerine bak. Türkiye Cumhuriyeti devleti lâik demokratik insan haklarına saygılı hukuk devletidir. Yazıyor mu burada İslâm devleti diye? Yazmıyor. Türkiye Dar-ül İslâm, İslâm devleti var denilince suç, anayasa suç işlemiş oluyor kimse. Hocam bir insan bir insanın karşısına sebepsiz çıkmaz diye bir şey var mı? Bütün alem sebepler üzerinde yürür. Bunun bir sıkıntısı yok.

Ama biz böyle onların üzerinde çok büyük şeyler atfetmemem gerek yok. Selamün aleyküm. Mahallemizde Veli D. Enbiya Camii’miz var. Camiimiz, öğlen namazı, ilkenliğiden namazı geride kalan vakitlerde camiye kilit vuruyor. Cuma hutbesinde mühtülün verdiği vaazda insanları cemaatler üzerinden istismar ettiği söylendi, kandırıldığını söylendi. Bir kısım imam ve mühtüler aldıkları maaşları hak etmiyor. Hımm, okuyamadım orayı. Hak etmiyorlar.

Biz bunlara karşı nasıl bir tavır almamız gerekiyor? Teşekkür ederim. Şikayet edin canım kardeşim. caminin imamı orada değilse aç. Telefon mühtüliyede ki caminin imamı yok burada. Camiyi kapatmış gitmiş. Ne yapayım yani? Mühtülüğe şikayet edin. Bir sonuç alabileceğinize inanmıyorum ama yapabilirsiniz. Selamün aleyküm. Eşek sütü şifa niyetiyle kullanılıyor. Din en bir sakıncası var mıdır? Allah razı olsun.

Ya normalde eşek eti hanefilerce caiz değil ama yaban eşek eti hanefilerce caiz. burada şimdi yaban bu eşek sütü bu yüzden böyle tam olarak hükmedilmesi zor ama hanefilerce caiz değil. Bakın yine bunu hükmü açık mı bu? Evet. Sebeb Hayber’in fethinde Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri ehil eşek etini haram etti. Ehil eşek etini. yaban eşek etini söylemedi orada.

O yüzden buradan hareket ederekten bazı müjdehidler yaban eşek etini caiz olarak görürler. Öyle olunca onun sütü de bu sefer caiz olmuş olur. Ama ehil eşek eti caiz değil sütü bu noktada hanefilerce de caiz olmuyor. Hanefiler yaban eşek etini de yemezler. Normalde bunun altını çizelim. Hanefiler böyle at etini de eşek etini de yemezler. Caiz görmezler.

Hanefiler geviş getiren hayvanların büyük baş veya küçük baş, geviş getiren hayvanları caiz görürler. Selamünaleyküm. Kişi içindeki kıskançlık duygusunun kötü yöndeki içsel seslerini nasıl dizginleyebilir? Eğer kıskançlığımız şahıs belli ise mesela ona bir hediye alabiliriz, ona dua edebiliriz, ona ikramda bulunabiliriz. Bu kıskançlığımızı yenmeye çalışırız. Bu böyle onda olmasın diye. Bir de kıskançlık vardır. İnsan sevdiğini kıskanır.

Bu da güzel bir şeydir. Kötü içsel sesleri bastırmanın yolu tevhid. La ilahe illallah’a devam edelim inşallah. Selamünaleyküm. Eşim, çocuğumun ve benim her yaptığımız kusur arıyor. Eşim, çocuğumun ve benim her yaptığımızda kusur arıyor. En ufacık bir şeydir. Tehdit ediyor. Eziyet ederek bedel ödeyeceğimizi söylüyor. Biz alttan alıp ona iyilikle yaklaştıkça o her şeye bağırıp kusur arıyor. Dua ediyorum. Ne yapacağımı bilmiyorum. Çaresizim.

Hangi dua edeyim? Zikredeceğim. Tevhide devam et. Allah yardımcın olsun. Cenâb-ı Hakk muvinin olsun. ne yazık ki bazı insanlar böyle hasta. Hasta bildiğiniz hasta. Allah yardımcınız olsun inşallah. Selamünaleyküm. Adak tam olarak nedir? Ben hacca gidersem orada haçta bir hayvan adayacağım, Müslümanlara dağıtacağım. Bu bir adak oldu. Hacca gittiğinde ne yapacak? O hayvanı kesip Müslümanlara dağıtacak.

Bir şey olsun şunu adıyorum deyip o şey olmadığında adayı yapmamak, çıkarcılık olmuyor mu? Zaten adak Hazret-i Peygamber’in hadislerine göre çok zaten böyle uygun bir şey değil ama var mı? Var. Adak kurbanı olarak hükümde var mı? Var. Her koşulda o şey gerçekleşse de, gerçekleşmesede kişi adayı yerine getirmesi gerekmez mi? Hayır. Gerçekleşince getirmesi olur. O muadidiyor çünkü. Vacip oluyor. Selamünaleyküm. Yarın KPSS sınavı var.

Allah yardımcınız olsun. Öğretmenlik alan bilgisi sınavı. Hayırlı geceler. Allah yardımcınız olsun. Allah’ın en hayırlı yönüne çevirsin. Ailemle yaşıyorum maddi ve manevi yönden olumsuz etkiliyorlar yapmak istedim. Çok şeyler var fakat bu psikolojiden sığmaktan zorlanıyorum. Tüm enerjimi emiolar gibi hissediyorum. Ne önerseniz. Allah inşallah en kısa zamanda bilhassa senin için söylüyorum tahmin ettiğim kimseyi.

En kısa zamanda bu sınavdan sana Cenâb-ı Hakk bir başarı ihsân eylesin. Cenâb-ı Hakk maddi olarak seni özgür eylesin inşallah. Selamünaleyküm. 10 yıldır çalıştığım iş yerinden 4 ay önce emekli oldum. Aynı iş yerine çalışmaya devam ediyorum. Fakat daha tazminatımı alamadım. Şu zamanlar işler dürgün olduğu için söyleyemiyorum. Sizce ne yapmam gerektiğinizi almak istiyorum. Tatlı bir şekilde, uygun bir şekilde söyle.

Benim tazminatımı ne zaman ödemeyi düşünüyorsunuz? Nasıl ödemeyi düşünüyorsunuz diye söyle. Selamünaleyküm sohbeti eşimle dinliyoruz. Eşimin bir sorusu var. Üşengeçlikten namazlarımın farzından kılıyorum. Hiç kılmamaktan iyidir diyorum. Sürekli farzından kılmak ne kadar doğru üşengeçliği nasıl atlatabilirim? Farzları kılsın inşallah Cenâb-ı Hakk nafilelere doğru nasip etsin. Farzları kılması onun sorumluluğunu yerine getiriyor.

Ama inşallah sünnetleri de kılarsa ahla olur. Selamünaleyküm hocam. Rüyamda sizi gördüm. Sizin yanınızda 6 yaşında çocuk gördüm. Hristiyanların gibi haç işareti yapıyordu. Ben de çocuğa yaptığı işareti diye taifler şeklinde Allah Allah diye söyle dedim. Ben başka yere bağlayayım. Allah razı olsun. Hayırlı geceler. Allah muineğiniz olsun. Allah yardımcınız olsun. Rabbim en hayırlı yöne çevirsin. İnşallah üstadınıza rüyanızı anlatınız.

Üstadınız inşallah yorulmayacaktır onu. Rabbim muineğiniz olsun inşallah. Kızım 14 yaşında. Öğürtülmesi için zorlamalı mıyız? Öğürtülmesi için dua eder misiniz? Allah yardımcınız olsun. Gerçekten bütün şu anda ailelerin en büyük sıkıntılarından birisi bu böyle ergen yaştaki çocukların öğürtüye karşı böyle bir şeyleri var. Antipatileri var. Hatta 20-25 yaşa kadar bu kız çocuklarında zor atlatılıyor bu sendrom.

bir de insanlar şimdi İslâm’dan hızla uzaklaşıyorlar. Kendi çağdaşları örtülmüyor. Kendi arkadaşları örtülmüyor. Onlar böyle kelaynak kuşu gibi kalıyorlar. farkında değil insanlar. Hızla İslâm’ın farzlarından uzaklaşıyor insanlar. Böyle olunca çocuklar 14 yaşında, 15 yaşında, 18 yaşında akılları dönüyor, kafaları dönüyor. Nefislerini uyuyorlar. Tatlı tatlı yumuşak yumuşak inşallah. Allah hidayet eylesin. Gönüllerine vahşi eylesin inşallah.

Selamünaleyküm. Bir sohbetinizde bazı veliler, sahabeler ve Resûlullah ile ilgili bir savaş ya da bir konu anlatırken görerek anlatır demiştiniz. Bir de Allah’ın anıldığı yerlere melekler, veliler, peygamberler gelir derler. Bunları gören veliler nasıl hiç çaktırmadan sohbet atan anlatmaya devam ederler? Çaktırmazlar. Neden çaktırsınlar ki? Normalde şöyle düşünün. Televizyon izliyorsunuz. Televizyonda bir savaş izliyorsunuz.

O esnada ama siz görüyorsunuz onu. O savaşı oradakiler anlatırsanız onlar normalde böyle bir savaş esnantelesi anlattı diye görürler. Bunda bir sıkıntı olmaz ki. Mesela Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri Medîne’ye münevver eder savaş esnantelerini anlattı ya. Hadiste sabit. Çok uzun yazıyorsunuz. Ben kısa olanları tercih edeyim.

Ayağını sabitede yaşadıklarımız kader midir ve bu yaşayanları değiştirmek mümkün olumsuz olanları mesela. Biz ayağını sabitede ne yaşadığımızı bilmiyoruz ki bunları değiştirelim veya değiştirmeyelim. Burası sıkıntı bu. ayağını sabitede bilsen de yaşamışsın zaten buraya. Mesela güneşin ilk ışığını oradan çıktı. Bilmem kaç dakikada Türkiye’ye geldi. Aslında o çıkalı çok olmuştu. Bu da onun gibi bir şey.

Veyahut da herhangi bir gezegenden bir ışık bilmem kaç milyon yıl sonra geliyor bize. Ama bize o esnada yeni geldi. O yüzden ayağını sabitede yaşanan yaşanda oldu bitti. O yüzden onu değiştirmek veya değiştirmemek bilmediğimiz bir şeyin üzerine hükmetmek gibi. Psikolojik durumumdan dolayı bazen ibadetlerde sıkılıyorum ve her zikirde YouTube’dan ne dinledi saçıyorum. Bazen bunu namaz kılarken ve Kur’ân-ı Kerim okurken de yapıyorum.

Bunun sakıncası var mı? Psikolojiniz bozuksa, bu sizi rahatlatıyorsa olabilir. Dua etmeyi beceremiyorum ve hep aynı duayı ediyorum. Nadiren sizden duydum bazı duaları ekliyorum. Bazen sadece gözlerimi kabayıp, rahabut eder gibi içimden dua ediyorum. Kimi zaman da zikir yapmaya kendimi yorgun hissediyorum. Dilimi kıpırdatmaya hal göremiyorum. Kendim içimde zikir yapsam ve secde de o şekilde oturamayacaklarsam duasız uygun olur mu nasıl yapmalıyım?

Dua insanın gönlünden geldiği gibi yapacak, devam edecek. Zikir yaparken çok ağlıyorum ve o anda şeytanı görürüm ya da bir ses duyarım ya da biri gelir düşüncesi geliyor. Çok korkuyorum ve bütün dikkatimde oluyor. Bu korkuyu nasıl yenebilirim? Zaman ister. Ve bu korku şeytanın vesvesesi mi? Evet. Çünkü benim şeyhim yok başıma bir şey gelse gece telefon açıp sorabileceğim. Şeyhi olmayan da aklını yitirmiş. O yüzden çok korkuyorum.

Bir şeyh bul kendine. Hızla bir şeyh bul kendine, git ona intisap et. Biz söyleşirde duymuştuk. Sadakaların en büyük insanın kendini tasadüketmesi ne demek? normalde para vermekten uzak olanlar böyle felsefik laflar söylüyorlar veya insanlara ilim öğretmekten uzak olanlar, insanlara hayır hasenat işlemekten uzak olanlar, insanlara normalde bu konuda kol kanat germekten uzak olanlar sadakanın en büyük kendini tasadüketmesi ne?

Tasadüket hadi bakalım kendini. Kendini tasadduk etmek ne demek? İnsanların hayırına vermek demek. Canım kardeşim Sünnet-i Seniyye tabi olalım biz. İş yeri söz cesfemde yazan bürüt maaşımı aylarca net maaş olarak yatırdılar. Ben ilk ay fazla yatırdıklarını söyledim. Hesaplamada hata yok doğru böyle maaş alacaksınız dediler. Bugün fazla yatırdıklarını fark ettiklerini ve şirkete borçlu olduğumu geri ödememi istediler.

Ben de benim hatamın olmadığını mağdur ettiklerini hata yapandan hesabım sorulmasını istedim. Ama benden kesmeye kararlılılar. Başka işlerinden dahi bir teklif aldım zaten bu işlerinden ayrılacaktım. Ayrılmadan bu durumda nasıl hakkınca bir yol izlemeliyim. Sen söylemişsin söylediğin halde onlar hata yok ya senin maaşın bu demişler. Şimdi de geri dönüyorlarsa bunu bir bu konularla alakalı bilgili bir avucu vermek istediler.

Ağırlık ve sakalı bilgili bir avukata sormanız daha faydalı bence. Selamün aleyküm yıllardır tedavi görüyorum ancak benim sakallarım çıkmıyor bir tavsiyeniz olur mu? Allah yardımcın olsun illaki sakalın çok çıkacak diye bir kaydı yok var olanı hamd et. Bir evde koltuklarda ya da koltukta genç olarak istimna yapmak o koltukları kirli eder mi ya da onlarda oturup yatmak ya da İslami ve kutsal eşya veya yerlerde olmak yanlış olur mu?

Bu noktada bir kimse böyle bir şey olmuş olsa üzerinde necaset varsa necaset yıkandıktan sonra bir sıkıntı olmaz. Koltukların kutsaliyeti yok canım kardeşim. Hocam selamün aleyküm hayvanları kısırlaştırmak günah mı? Sürekli yavruluyorlar. Bu normalde hayvanları kısırlaştırmak gerçekten şey, fıtrata müdahale. İnsanları da kısırlaştıramazsınız, hayvanları da kısırlaştıramazsınız caiz değil.

Hocam rüyamda Peygamber Efendimiz Sallallâhu Aleyhi ve Sellem annesi Amine, validemizin, Peygamber Efendimizin çocukluğunda yapmış olduğu bir oyuncağı kendi oğluma yapmaya çalışıyorum. Siyah düzgün bir odun içine lisan cevizi gibi bembeyaz ayak bileği kalanında odunu yatağı yontarken bir anda Peygamber Efendimizin beni arkamdan sarıp yerden kestiğini yaşıyorum. Çömerlik pozisyondayım. Bana sen ne güzel evlat, ne güzel çocuksun diyor.

Sadece mübarek ellerini görüyorum. Allah mübarek etsin canım kardeşim. Canım kardeşim, Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem hazretlerini görmek, ellerini görmek, onu rüyada gördüğünü hissetmek, hayra, berekete, hidayete, lütfa, ikrama, ihsana işaretir. Bol bol salatu selam getir, onun sünneti senesini yerine getir inşallah. Allah mübarek olsun inşallah.

Selamünaleyküm, geçtiğimiz cuma dersinde Halak’a da bir ablamıza halinde Resûlullah Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Efendimiz buyurmuş ki onlara tebliğ et. Tebliğ et, çok zikredenler ve gönül alanlar üzerinde Allah muhabbeti ve rahmeti olacaktır. Çok çok gönül alsınlar demiş. Ne buyurursunuz? Allah’a bak, tebliğ et kardeşlerimize. Bu zaten hadise sabit ya, bu sünnet zaten. Çokça zikretmek ve gönül almak.

Bu sünnetle sabit olduğundan dolayı bir sıkıntı yok bunda. Selamünaleyküm, geçen duş alırken sanki içeri böyle kıllı siyah koril gibi hayvanımsı bir şeye girmiş gibi geldi ya da hayal ettim. Emin değilim kalbime şeytan gibi geldi tevhid çekiyordum, hiç korkmuyorum. Devam et tevhide, Allah mübarek eylesin inşallah. Bir sohbetinizde hüddamla cin çok farklı demiştiniz. Hüddamın farkı nedir, bundan açıklayabilir misiniz?

Ne yapacaksınız canım kardeşim, bunları öğrenip de ya. Faydasız ilimden Allah’a sınırız demiş Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hz. Siz namazınızı, abdestinizi, orucunuzu, zikrinizi, hayır hasenatinizi artırmaya çalışın. Siz Kur’ân’ı öğrenmeye çalışın, siz Sünnet-i Seniye öğrenmeye çalışın, siz fıkhınızı öğrenmeye çalışın. Ne işiniz var hüddamla sizin? Faydasız ilimden Allah’a sınır, hadîs-i şerîf.

Selamünaleyküm, müstahdım İmâm-ı Şâfiî Hazretleri’nin namazını sadece fazlalığını mı kılın dedi. Hayır öyle bir şey yok. Selamünaleyküm, 7 yaşındaki oğlum benden hiç ayrılmıyor, çok korkuyor. Odanın kapısında biri bana bakıyor diyor. Kulaklarında kocaman küpeleri var diyor. Onu takip ettiğini söylüyor. Geceleri koşarak yanıma geliyor. Niye onu tavsiye edersiniz? Çocuğunuzu okuyun biraz.

Allah’ıma iyilik versin, Allah şifa versin, Rabbim muhafaza eylesin inşallah. Sorularınız bitti. Allah hepinizden de razı olsun. Geceniz mübarek olsun. İnşallah önümüzdeki hafta buluşacağız. Rabbim inşallah izin verirse. O zamana kadar hayırla sağlıkla kalın. Biz yine inşallah Allah izin verirse tevhid çekip gecemize son versekse. Fale mennehu. La ilaha illallah. Hak Muhammed’e Rasulullah. Tevhid et. El Fâtiha ve selam.

Allah geceniz hayır etsin, gündüzünüz hayır etsin, Rabbim yar ve yardımcınız olsun, Cenâb-ı Hakk muine’niz olsun, dünya ve ahiretinize bereket versin, ihsân versin, ihsân etsin, afiyet versin, lütfetsin, ikram etsin. Selamün aleyküm, geceniz hayır olsun inşaAllah.


Kaynakça ve Referanslar

  • Mesnevî-i Şerîf 975-987. Beyitler — Azrâîl Aleyhisselâm ve Süleymân Aleyhisselâm Kıssası ile Tevekkül-Çalışma Dengesi Konusu: Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Mesnevî-i Şerîf I. cild (R. A. Nicholson neşri ve Abdülbâki Gölpınarlı tercümesi); Tâhirü’l-Mevlevî, Şerh-i Mesnevî; Şem’î Şem’ullâh, Şerh-i Mesnevî; İsmâil Ankaravî, Mecmûatu’l-Letâif; “Saf bir adam kuşluk çağında koşa koşa Süleymân’ın adalet sarayına erişti”, “Azrâîl bana öyle bir hışımla baktı ki”, “ey canları koruyan rüzgâra emret beni Hindistan’a götürsün”, “işte halk fakirlikten böyle korkar”, “kimden kaçıyoruz kendimizden mi? Ne olmayacak şey?”, “kimden kapıp kurtarıyoruz? Hak’tan mı? Ne boş zahmet?” beyitlerinin tasavvufî ve kelamî şerhi; tevekkül-çalışma mevzu-u, takdîr-i ilâhîden kaçışın imkânsızlığı, ecel-mekân paradoksu
  • Muhyiddîn İbn Arabî, Fusûsu’l-Hikemel-Futûhâtu’l-Mekkiyye, A’yân-ı Sâbite ve Nûr-i Muhammediyye Meselesi: İbn Arabî Hazretleri’nin Fusûsu’l-Hikem (Hâtem-i Enbiyâ Fassı ve Özellikle A’yân-ı Sâbite bahâsı) ve el-Futûhâtu’l-Mekkiyye; Abdülkerim el-Cîlî, el-İnsânu’l-Kâmil; Dâvûd-i Kayserî ve Müeyyeduddîn Cendî, Şerh-i Fusûsu’l-Hikem; Sadreddîn Konevî, el-Fukûk-Misbâhu’l-Üns; İsmâil Ankaravî ve Abdullah Bosnevî Fusûs şerhleri; İmâm-ı Rabbânî, Mektûbât; Nâbulûsî, Îzaıhu’l-Meksud min Vahdeti’l-Vücûd; “Hazret-i Pîr ne Fusûs’unda ne Futûhât’ında Vahdet-i Vücûd kelimesini kullanmadı” tezi üzerine modern araştırmalar (Mahmud Erol Kılıç, Mustafa Tahralı, Ekrem Demirli); A’yân-ı Sâbite’nin mekânsal değil manâvî en yüksek makam olduğu ve Nûr-i Muhammediyye ile özdeşliği tezi
  • Kur’ân-ı Kerîm — sohbette zikredilen âyet-i kerîmeler: Yûnus 10/62 (“Bilesiniz ki Allah dostlarına korku yoktur, onlar üzülmeyeceklerdir de”); Kasas 28/88 (“Küllü şey’in hâlikun illâ vech’ehû” — Her şey helak olacaktır O’nun Vech’i müstesnâ); Tâhâ 20/5 (“Rahmân Arş’a istiva etti”); A’raf 7/172 (Elüstü birabbikum Mîsakı); Hud 11/123 (işlerin dönüşü Allah’adr); Nahl 16/115 (zaruretle haram yeme ruhsatı); Maide 5/3 (zaruret ruhsatı); Nur 24/6-9 (liân/mulaene ayâtleri); Bakara 2/172-173 (helâl yeme kuralı); İsra 17/85 (ruh hakkında az bilgi verilmesi); Ahzab 33/56 (Resûlullah’a salâvât); Tevhid bâbleri (İhlâs 112 Sûresi); Maide 5/44 (layık olmayanların hükmü); Cuma 62/11 (ticaret ve tütme meselesi)
  • Hadîs Kaynakları ve Sohbette Zikredilen Hadîsler: İmâm-ı Müslim-Buhârî (73 fırka-Naciye hadîsi); Buhârî-Müslim (âhir zamanda “İmân bir kor olur eli yanan atar atan dinden imandan olur” hadîsi); İbn Ebî’d-Dunyâ, el-Havâtif; Hakîm Tirmizî, Nevâdirü’l-Usûl; Buhârî (“Küllü meslûhin alâ hulukin…” her eklem için günlük sadaka hadîsi Ebû Hureyre rivayeti); İbn Mâce (Ebû Saîd el-Hudrî yolu “Sene 135 oluncaı Davutoğlu / Şeytanlar Irak’a ve Şam’a dağılır” rivayeti ve fiten bâbı hadîsleri); Tirmizî-Ebû Dâvûd “Ehil eşek eti yasakı / Hayber’in Fethi” hadîsi; Buhârî-Müslim (liân ayâtlerinin nüzul sebebi ve hukuku); Buhârî (“Salihlerin salih rüyâları müjdedir” hadîsi); Müslim (kerîhe namaz vakitleri); Ebû Dâvûd (“Sana ruhtan sorarlar”); Tirmizî (“Faydasız ilimden Allah’a sığınırım” Ebû Hureyre); Buhârî (Hazret-i Âişe’nin çeyiz bebekleri oyuncakları); Rûdânî, Cemu’l-Fevâid
  • Siyer ve Tarih-Şam-Irak Fiten Coğrafyası — Şeytanın Otağı Denizin Üstünde Rivayetleri: Nüeym b. Hammâd, Kitâbu’l-Fiten; Ebû Amr ed-Dânî, es-Sünenu’l-Vâride fî’l-Fiten; Süyûtî, el-Havi li’l-Fetâvâ; İbn Kesîr, en-Nihâye fî’l-Fiten ve’l-Melâhim; Sofyan-ı Sevrî rivayetlerinde Şam’a sığınma öğüdü; Amik Ovası-Dimaşk-Haleb coğrafyası ve ıhir zaman savaşları; Ebû Saîd el-Hudrî-Sevbân-Ebû Hureyre rivayetleri
  • Süleymân Aleyhisselâm, Azrâîl Aleyhisselâm ve Takdîr-i İlâhî — Hindistan’a Kaçış Kıssasının Klasik Kaynakları: Taberî, Câmiu’l-BeyânTârîhu’l-Ümem ve’l-Mülûk; Sa’lebî, Kısasu’l-Enbiyâ; Kisaî, Kısasu’l-Enbiyâ; İbn Kesîr, Kısasu’l-Enbiyâ; Gazzâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dîn (tevekkül-çalışma bölümü); Saıdî, Bûstân ve Mevlânâ’nın Azrâîl kıssasını diğer şair ve müstesnaları üzerinden okunuşları; “canını Hindistan’da al” ibaresinin tefsîrî
  • A’yân-ı Sâbite, Vahdet-i Vücûd Tartışması ve Cebriyye-İhtiyâriyye Kelâmî Zemini: Sadreddîn Konevî, Misbâhu’l-Üns; Dâvûd-i Kayserî, Matla-u Husûsi’l-Kelim; İbn Teymiyye, Mecmûu’l-Fetâvâ (Vahdet-i Vücûd eleştirisi); Fahruddîn Râzî, el-Metalibu’l-Âliye; İmâm-ı A’zam Ebû Hanîfe, el-Fıkıhu’l-Ekber; İmâm-ı Mâturîdî, Kitâbu’t-Tevhîd (cüz-i irâde-kesb meselesi); Maıakâh-i Nesefî Âkaidi; Te’vîlâtu’l-Kur’ân; “Rabbiniz değil miyim? Evet” Mîsakı üzerine teferruat; Hazret-i Pîr’in Mesnevî’sinin Fusûsu’l-Hikem’in şerhi olduğu tezinin kaynakları (A. Gölpınarlı, Sadreddın Gümüş, M. Tahralı, E. Demirli)
  • Bosna-Hersek Savaşı, Sırp Vahşeti ve Bosna’nın İslâm Coğrafyası İçin Anahtar İsimler: 1992-1995 Bosna Savaşı, Srebrenitsa Katliamı (11 Temmuz 1995), 28 Şubat Postmodern Darbesi (1997); Banja Luka, Saraybosna, Bijeljina (Bijeljina), Goražde, Kaçuni, Burçak, Puča coğrafyası; Remzi Pitiç — Goražde Müftüsü; Nusret Efendi — Banja Luka Müftüsü; İslâm Birliği Merkezi çalışmaları; Saraybosna Sevüda Han karşısı Aş Evi (Osmanlı’dan miras kalan imâret geleneği-Teyze Zilhan); Hacı Kazım Meylît-Kaçuni sohbet tekkesi; Mustafa Sevinç atıfı; Bosna’nın “uç beyliği” algısı (Ahmet Dağ, Fikret Karçiç, Enes Karic)
  • 28 Şubat Post-modern Darbesi, Deccal-Deccaliyyet Tartışması ve Ehl-i Beyt Hakaretlerine Karşı Fetvâlar: 28 Şubat 1997 Postmodern darbesinin teolojik-sosyal sonuçları; Deccal hadîsleri (Nüaym b. Hammâd ve Sünen kütepesi); Hazret-i Hasan Efendimiz’in Muaviye ile zaman sulhu ve zehirlenerek şehâdeti (Buhârî-Tirmizî); İlhami Güler (Ankara Üniv. İlahiyat Fakültesi profesörü) hakkında suj duyurusu gündemi; Kur’âncı akım-Hadîs inkarcılığı-Mezhep İnkarcılığı eleştirileri (Mustafa İslamoğlu-Mehmet Okuyan tartışmaları); Şevki Eyği, Süslüman Müslüman ibaresinin menşeyi; TBMM-Diyanet-Cuma hutbeleri ses edâsı eleştirisi
  • Peygamberlerin Sünneti, İbrâhîmî Silsile ve Sakal-Tırnak-Saç Kesiminin Fıtrat Bağlamı: Buhârî-Müslim (“Sünnet olmak, koltuk altı tüylerini yülmak, kasık kıllarını yülmak, tırnakları kesmek, bıyıkları kısaltmak” hadîsi — Ebû Hureyre); Ahmed b. Hanbel, Müsned; İbn Kayyim, Tıbbu’n-Nebevî; İbn Mâce-Ebû Dâvûd (sakalı uzatma-bıyıkları kısaltma hadîsleri); Hazret-i İbrâhîm ve Hazret-i Muhammed’in silsilesi (İbn İshak, Sîret-İbn Sa’d, Tabakât-Vakıdî, el-Meğâzî); Ehl-i Beyt silsilesi ve İbrâhîmî gelenek hakkında klasik kaynaklar
  • Fıkıh Kaynakları (Hanefî-Şâfiî-Mâlikî-Hanbelî) — Evlatlık-Kayın Hukuku-Adak-Teyemmüm-Çift Cinsiyet-Eşek Eti: Burhâneddîn el-Merginânî, el-Hidâye (evlatlık alma-mahremiyet-adak-kurban niyeti-teyemmüm sebepleri-eşek eti hukmu); Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslâm İlmihâli (evlatlık eşiyle evlenme-kayınvalidenin damatın yanında baş açması-orta beden engellide teyemmüm, çift cinsiyetli doğanların kükük abdest durumu, Kütüphane kısırlaştırma yasağı, faiz Dârü’l-Harp istisânaı); İmâm-ı Şâfiî, el-Ümm; Nizâmeddîn, el-Fetâvâ’l-Hindiyye; İbn Âbidîn, Reddu’l-Muhtâr; Kasânî, Bedâi’u’s-Sanâi’; Serahşî, el-Mebsût; Eşcinsellik ve lian (mulaene) mevzuu; adak ve nezir ahkamı; rukye-esmâ-ebced kıymetî uyarısı bahsi
  • Yalan Haber, Medya Hukuku ve Yargıtay İçtihadı Eleştirisi: Türk Ceza Kanunu 217. madde (halkı kanuna uymamaya tahrik); 218. madde (halk arasında korku ve panik yaratacağı şekilde ha tehdit); Yargıtay 2. Ceza Dairesi ve 4. Hukuk Dairesi’nin yalan haberi “halkın haber alma özgürlüğü” kapsamında değerlendiren içtihadları; Basın Kanunu-RTUK Kanunu-İnternet Kanunu 5651 sayılı yasa; Dijital bağımlılık ve telefon bağımlılığı psikolojik literatürü (Sherry Turkle, Alone Together; Cal Newport, Digital Minimalism); Sosyal medyanın aile bağlarını parçalayıcı etkisi üzerine Diyanet-TÜRİZ-TBMM raporları
  • Şeytan-Cin-Huddam Alemleri, Fiten Babaları ve Rüyâ Yorumu Literatürü: Bedrüddîn Bedîr Şiblî, Âkâmu’l-Mercân fî Ahkâmi’l-Cânn; Süyûtî, Lakdu’l-Mercân fî Ahkâmi’l-Cânn; İbn Teymiyye, İkıdau’s-Sünne; İbn Sîrîn, Tabiru’r-Rüyâ; Nâbulûsî, Tatıru’l-Enâm fî Tabiri’l-Menâm; Ebû Sa’deddin el-Maâfirî, Muhtasar Tabiru’r-Rüyâ; Salihlerin rüyâları hakkındaki hadîsler (“Peygamberliğin kırkta biri salih rüyâdır” Buhârî); Hacım İbn Sina-Gazzâlî rabtası ile yakıza-uyanık hâl arasında görülen hâllerin yorumu
  • PKK-Dâiş-Batı Terminolojisi-Sömürgecilik Eleştirisi ve 2020 Gündemi: 27 Eylül–10 Kasım 2020 İkinci Karabağ Savaşı atıfları; 2020 Pandemi Dönemi-COVID-19-T.C. Sağlık Bakanlığı günlük açıklamaları; PKK ve Türkiye Anayasası’nda İslâm Devleti olmayışı mevzuu; Hayber’in Fethi ve ehil eşek eti yasağı (623 Miladî); Birleşmiş Milletler-NATO-IMF kurumsal ütopyası ve üçüncü dünya ülkelerine karşı asimetrik işleyişi eleştirisi; Libya-Suriye-Mısır-Irak-Şam Batı müdâhalelerinin fetva zemini yokluğu; Mustafa Özbağ’ın Abdurrahman Dilipak sakal-biyoteknoloji tartışmasına verdiği ilişkinin İslamî ahlak temelinde değerlendirilmesi; 2020 KPSS sınavı ve öğretmenlik atamaları gündemi

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.

İlgili Sözlük Terimleri: Hâl, Mürşid, Tarîkat, Zikir, Tevhîd, İhsân, Kalb, Sünnet. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı