Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Soru/Cevap ·

2020 Soru-Cevap Sohbet #10 — Mesnevî Şerhi (987-992. Beyit)

Mustafa Özbağ Efendi'ye sorulan soru ve cevabı: 2020 Soru-Cevap Sohbet #10 — Mesnevî Şerhi (987-992. Beyit). Tasavvuf, ahlâk ve günlük hayata dair açıklama.


Table of Contents

Giriş: Selâm-Duâ ve Ümmet-i Muhammed için Dilek — Kur’ân ve Sünnet-i Seniyye’ye Sımsıkı Yapışma, Allah Sevgisi-Resûl Sevgisi-Mü’min Sevgisi Hassasiyeti; 987. Beyit’ten Devam İlânı ve Geçen Haftadan Kalan İki Meseleye Giriş

Selamünaleyküm, hayırlı akşamlar. Allah gecenizi hayırlı eylesin, gündüzünüzü hayırlı eylesin. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Rabbim cümle ümmet-i Muhammed’e Kur’ân ve Sünnet seni sımsık yapışıp, Kur’ân ve Sünnet seni yaşama ve yaşatma mücadelesi nasip eylesin. İnşaAllah. Kur’ân ve Sünnet’i anlayan, Kur’ân ve Sünnet’i yaşayan, Kur’ân ve Sünnet’e göre hayatını, dünyasını, ahiretini dizan eden kullarından eylesin.

Böyle Hakkında

Cenâb-ı Hakk bütün ümmet-i Muhammed’e Allah’ı sevme, Resulünü sevme ve müminleri sevme hassasiyeti ve hususiyeti versin. Cenâb-ı Hakk gönlümüzü Allah sevgisiyle, Resul sevgisiyle, mümin Allah’ın dostlarının sevgisiyle doldurduğu gönüllerden eylesin. İnşaAllah. Bugün inşaA…


Geçen Haftadan Düzeltme: Cübbeli Ahmet’in CNN’deki Açıklamasının İkinci Kez Dinlenip Teyit Edilmesi — “2000 Dernek Silahlanıyor” İbaresı (3.24. dakika), “Şeyhim Diyen Cihat İlân Edecek, Mehdîim Diyen Ortaya Çıkacak” Sözü (3.26. dakika); Selefîlere Yönelik Olmadığı Gibi Ehl-i Tasavvuf ve Ehl-i Tarîkatı da İçine Alan Söz Olduğu Tespiti; Selefîlerin Şeyh-Mehdî İlânı Etmeyeceği Gerekçesi; İftira Olmadığının Beyanı, Canlı Yayında Gafletle-Heyecanla-Kasıtlı-Kasıtsız Ne Çıktığına Hakem Olma Meselesi

llah yine Mesnevî’nin 987. beytinden devam edeceğiz. Ama geçen haftadan bir şeyi belirtmek istiyorum. Bunu böyle yeni tartışmalar çıksın, yeni tartışmalar olursun diye bunu söylemiyorum. Malum Cübbeli ile alakalı bir mevzu olmuştu. O Cübbeli ile alakalı mevzuda söz konusu silahlanan dernekler sadece selefilerle alakalı olduğunu söyledi. Başka söylemedi demişti. Oysa ben programı tekrardan izlemiştim sonradan.

Benim izlediğimde sadece selefilere ait değildi. Bakın videonun isterseniz açabilirsiniz. YouTube’da video var. 3.24’den itibaren söylediği söz şu. 2000 dernek silahlanıyor açıklaması bu. 3.26’da da şeyhim diyen cihat ilan edecek. Mehdi’m diyen ortaya çıkacak diye bir ibaresi var. Şimdi sadece Selefîlere yönelik bir söz söylemiş olsa, Selefîler ehli tasavvuf değil, ehli tarikat değil.

O yüzden selefilerden birisi kalkıp da şeyhim deyip de cihat ilan etmez. O yüzden veya da Mehdi’m deyip de birisi de ortaya çıkmaz. Bu söz hem selefilere hem aynı zamanda da ehli tasavvufu, ehli tarikatı hedef alan bir sözdür. Ben sonradan tekrar bir daha baktım. Bununla alakalı sadece Selefîlere laf söylediğini söylemiş. Ama velakin o ilk açıklamasında bu sadece Selefîlere yönelik değildi. Videonun 3 saat 24.

dakikasından itibaren 2000 dernek silahlanıyor sözü var. 2000 dernek ardından da hemen birkaç dakika sonra şeyhim diyen cihat ilan edecek diye bir sözü var. Kim şeyhim der? Ehli tasavvuf ve ehli tarikat der. O yüzden Cübbeli’nin bu sözü ilk etapta söylendiğinde ehli tarikatı ve ehli tasavvufu da içinden alan bir sözdür. Sonradan toparlamıştır. Ne bileyim ben şunu kastetmiştimdir, bunu kastetmişimdir demiştir.

Ben sonradan baktım daha farklı açıklamaları var ama ilk açıklaması bu. Ben onu izlemiştim. Ben onu izlediğim için ehli tasavvufu, ehli tarikata da böyle bir itham da bulunuldu demiştim. Bunu bir düzelteyim. Daha doğrusu o arkadaş biraz küstahvari Fâtiha yüzünden oku. Yok Kur’ân’ı Kerim’i yüzünden oku veya sen iftira attın. Bir de bana en baştan dedi ki bana iftira attın. Şeyi, ne o? Cübbeliğe iftira attın dedi. İftira değildi.

Ben tekrar kendimi teyit etme manasında baktım sohbeti, oradaki programı dinledim. Tekrar söylüyorum. CNN’in bu videosunu izledim. 3.24’ten itibaren 2000 dernek silahlanıyor diyor. 3.26’da. Şeyhim diyen cihat ilan edecek. Türkiye’deki hangi şeyhim diyen cihat ilan edecek. Türkiye’de şeyhim diyenlerin hepsini de zan altında bulundurmuş oldu. Şeyhim diyenler veyahut da icaz etti, icaz etsiz. Bu konuda şeyhim diyenlerin hepsini de böyle bir…


İkinci Düzeltme — “İnsanlık Öldü mü?” Kıssası: Hazret-i Ömer Halîfeliği Dönemi Mutevatir Rivayeti; Üç Delikanlının Yaklaşması, “Babamızı Öldürdü” Davası, Gencin Çok Köklü Zengin Aile Çocuğu Olarak Kıssayı Anlatması (Atın Meyve Bahçesi-Taş Atılması-Babalarını Öldürmesi); Kısâsa Kısâs Hükmü, Üç Gün Mühlet İstenmesi Altınları Kardese Teslim İçin; Kefil Olan Hazret-i Amr b. Âs (Cennetle Müjdelenen On Sahabeden); Üçüncü Gün Gencin Başı Dik Geri Dönmesi: “Ahde Vefasızlık Etti Demesinler Diye”; Amr’ın Kefalet Sebebi: “Dünyada Fazilet Kalmadı Demesinler”; Ölen Babalı Gençlerin İnsanlık Öldü Denilmesin Diye Davadan Vazgeçmeleri

zanın altına soktu. Bunlar tabi canlı yayında konuşulurken heyecanla veya gafletle veya kasıtlı veya kasıtsız çıkan sözler bir şey diyemiyorum bu konuda. O yüzden bir iftira atmadık. İftiracı değiliz. Duyduğumuzda yanlış bir şey değilmiş. Söylediğimizde doğru bir şey. Onu beyan etmek istedim. İkinci mesele bu insanlık öldü mü meselesiydi. Önümüzde kafta anlatırız demiştim. O insanlık öldü mü meselesi. Zaman kalmamıştı.

Biraz da böyle şeydi son zamana doğru bu soru gelmişti. bu Hazret-i Ömer Radıllahu An Hazreti’nin halifeli döneminde yaşanan bir olay bu. Biraz uzun bir mesele. O yüzden ben böyle önümüzdeki haftaya onu anlatırız, söyleriz demiştim. Böyle birkaç arkadaşıyla beraber sohbet ederken yanlarına iki üç tane delikanlı insan yaklaşıyor. Baştaki diyor ki o üç kişi yaklaşınca bir tanesi diyor ki ya Ömer bu aramızda duran kişi bizim babamızı öldürdü.

Kendisinden davacıyız gerekeni yap dediler. Hazret-i Ömer oradaki delikanlıya dönerek dedi ki evladım hakkında söylenenler doğru mu diye sordu. O genç de evet ya Ömer doğru diye tahsik etti. Hazret-i Ömer Efendimiz dedi ki peki nasıl oldu anlat bakalım. Genç anlatmaya başladı. Dedi ki ben çok köklü zengin bir ailenin çocuğuyum. Atlarım var, koyunlarım var, develerim var, malım mülküm var, param var.

Bu hayvanların içerisinde dedi bir tane atım var. Böyle o kadar güzel bir at bakan bir daha bakar, görenler hayran kalır bakanlar. Dönüp bir daha bakarlar. Bu at benim için çok kıymetli. Lakin bir gün yolum bu arkadaşların bulunduğu köye düştü. Atım bu arkadaşların meyve bahçesine girdi. Ne kadar çaba gösterdiysem, ne kadar engellemeye çalıştıysam ne atın meyveleri yemesine mani oldum ne de atı oradan çıkartabildim.

Bunu gören babaları da çok kızdı ve hışımla geldi. Benim atıma bir tane taş attı. Atım oracıkta öldü. Ben de öfkeme hakim olamadım ve bir taş alıp babalarına attım. Babaları da orada öldü. Aslında böyle olmasını istemezdim. Ama oldu bir kere kaçmak istedim fakat bu arkadaşlar beni yakalayıp buraya getirdiler dedi.

Hazret-i Ömer gencini anlattıktan dinledikten sonra ona dedi ki suçunu kabul ettiğine göre sana verilecek cezanın uygulanmasına bir engel yok. Sen de karşılığında idam edileceksin. Kısasa kısas. Genç de Hazret-i Ömer efendimiz’e döndü ve dedi ki ya Ömer idam edilmekten kaçmıyorum. Lakin babam öldükten sonra kardeşimin yaşı küçük olduğu için bu altınları kimsenin bilmediği bir yere göm. Babası altın bırakmış.

Kardeşimin hakkı olan altınları gömdüğüm yerden çıkarayım. Ona teslim edeyim. Ondan sonra onun hakkını vereyim. Sonra diyor geleyim sana teslim olayım. Bana üç gün müsaade et. Hazret-i Ömer de diyor ki o genç delikanlıya. Bak evladım bunun mümkün olması için yerine bir kefil bırakman lazım. O genç de Hazret-i Ömer’in yanındaki topluluğa dönerek aradan bir kişiyi işaret ediyor. Diyor ki benim yerime bu kişi kefil olacaktır. Tanımadığı bir kimse.

Gencin o toplulukta gösterdiği kimse de Peygamber’in Cennet ile müjdelenen on ashabından birisi Hazret-i Amr b. Âs. Hazret-i Ömer Amr b. Âs’a dönüp diyor ki ey Amr delikanlıyı duydun. Kefil olmayı kabul ediyor musun? Amr cevap verir. Evet kabul ediyorum. Genç oradan ayrılır. Çeker gider. Aradan üç gün geçer. Üçüncü gün daracı kurulur. Midam saati yaklaşmaya başlar. gelen giden yok. Hazret-i Ömer Efendimiz’in etrafındaki o eski sahabeler giderler.

O ölen adamın oğullarına davalarından vazgeçsin. para verelim. Diyetini ödeyelim. Amr b. Âs gibi bir kimsenin asılmasına kimsenin gönlü razı değil. Ondan sonra fakat kardeşler asla babalarının kanının yerde kalmamasını, kısasını olmasını isterler. Ve herkes hazır. Bu sefer Hazret-i Ömer Efendimiz adaletin tabiri caizse atar damarı gibi. Der ki babam da kefil olsa babamı da asarım der. Cezayı infaz edeceğim der.

Tabii suçlu olan o genç hala da ortalıkta yok. Amr b. Âs idam sehpasına getirilir. Tam o sırada idam edileceği sırada kalabalığın içerisinden bir ses durun diye. Kalabalığı yara yara gelir. Ondan sonra der ki ben Hazret-i Ömer Gence der ki delikanlı s…


Mesnevî 987. Beyit — “Ağzı Kapalı Testi İçi Hava ile Dolu Olduğundan Derin ve Uçsuz Bucaksız Su Üstünde Yüzüp Gitti” Şerhi — Testi-İnsan Kalbi Benzetmesi: Kalbinde Dünya Sevgisi Olmazsa Şerîat-Tarîkat-Hakikat Yoluna Kalbini Rahmeter; Zikrullâh-Allah-Resûl-Dostların Sevgisi Yerleşirse Deryada Yürür, Batmaz; Hadîs-i Şerîf “Dünyayı Sevmek Her Kötülüğün Başıdır”; Bir Şeyi Sevmek Seni Başka Şeylere Karşı Kör ve Sağır Eder Hadîsi; Aşk-Akıl Zıtlığı, Aşık Sevdiğinin Hatasını Görmez Akıl Görür

en buralarda yabancısın. Yerine kefil bulduğuna göre rahatlıkla kaçabilirdin. Niçin geri döndün diye sorar. Genç başı dik vakur bir şekilde der ki. Ondan sonra kaçtı sözünde durmadı. Ahde vefasızlık etti demesinler diye geri döndümler. Hazret-i Ömer de Amr b. Âs’a döner. Der ki ya Amr bu delikanlıyı daha önce hiç görmedin halde niçin kefaleti kabul ettin diye sorar. Amr b. Âs’ın cevabı muhteşemdir.

Bu dünyada fazilet, insanlık, erdemlilik diye bir şey kalmamış demesinler diye kefil oldumlar. Tabii bu gençler, o babaları öldürülen gençler de bu sohbeti dinlerler orada. Derler ki ey Emîrü’l-Mü’minîn biz davamızdan vazgeçtik. Bu arkadaşı da affettik derler. Hazret-i Ömer şaşırır. daha önce böyle yalvarıldı, yakarıldı, paralar teklif edildi, diyetler teklif edildi. Gençler davalarından vazgeçmemişlerdi. Babamızın kanı yerde kalmasın diyorlardı.

Bu sefer sorar Hazret-i Ömer efendimiz siz neden davanızdan vazgeçmiyordunuz, şimdi vazgeçiyorsunuz deyince onlar da muhteşem bir cevap verirler. Derler ki ey Emîrü’l-Mü’minîn eğer biz davadan vazgeçmezsek insanlık öldü derler. İnsanlık öldü demesinler diye biz de davadan vazgeçtik derler. Ne yazık ki tabii bu insanlık kalmadı ve insanlık bu manada öldü. O yüzden Hazret-i Ömer Radıllahu An Hazretlerinin halifeliği döneminden bir kıssa bu.

Bu tabii bunu mütevatir derecede bütün sahabelerin önünde yaşanmış olduğundan mütevatir bir şekilde bu anlatılır. İnsanlık öldü mü diye bu kıssa da çok meşhurdur insanlık öldü mü diye. İnşallah insanlık ölmez. Ebediyen, kıyamete kadar Kur’ân ve Sünnet’i yaşayan, kıyamete kadar Kur’ân ve Sünnet’i sımsıkı yapışan Ümmet-i Muhammed eksik olmaz ve insanlık da inşallah ölmez. 987. Beyt’ten devam ediyoruz.

Ağzı kapalı testi, içi hava ile dolu olduğundan derin ve uçsuz bucaksız su üstünde yüzüp gitti. Bu malum geçen haftadan dünya sevgisi ile alakalıydı Mesnevî’deki bu Beytler. Yine o devam ediyor. Ağzı kapalı testi, içi hava dolu olduğundan derin ve uçsuz bucaksız su üstünde yüzüp gitti. şimdi testiler yok ama bir lastik düşünün veya plastik bir şey düşünün. İçinde hava dolu.

İçinde hava dolunca onu da bir havayı dışarı götürmeyen, dışarı çıkarmayan bir şeyle kapatılırsa ne olur? O testi içine su almadığından dolayı veya o kap içine su almadığından dolayı denizin üstlerinde yürür gider. Tabii buradaki o testiden kasıt insanın bir şekilde kalbi gibi görebiliriz.

Eğer normalde o kalbi gibi görürsek, kalbinde senin eğer ki dünya sevgisi olmazsa ve kalbini şeriat, tarikat, hakikat yoluna sen rahmeter ve kalbinin kapısını şeriatla, tarikatla, hakikatle kapatırsan, dünya sevgisine kalbinin kapısını kapatır da kalbinde zikrullâh yerleşir oturursa Allah’ın sevgisi, Peygamber’in sevgisi, Allah dostlarının sevgisi kalbine oturursa o zaman sen bu manevi alemde, deryada sen yürür gi…


Sûfî Kolundaki Dünyayı Terk Etme Sapması — Zühd-İnziva ve Tembelliğin Yanlışlığı: Samsun’da Bir Şeyhin Müridlerini Dilenmeye Çıkartması Vak’ası, Elâzığ-Bursa’ya İlk Gelişte Ulu Câmi’nin Bahçesinde Bir Makine Mühendisiyle Karşılaşma: “Alın Terini Yeme, Dağdan Odun Toplayıp Satmak Bile Dilenmekten Daha Hayırlıdır” Hadîsinin Okunması; Fakir-Fukaraya Niyetlendiğin Parayla Kendine Bir Şey Almamanın Kuralı

dersin. Sen deryaya dalarsın. Bu manada dünya sevgisi olmadığından dolayı batmazsın. Veyahut da bunu daha da büyütürsek vücut olarak alalım. Sen vücudunu normal, eğer dünyaya batırmayacaksan o zaman kalbini Allah ve Resulünün sevgisiyle, dostlarının sevgisiyle doldur ki sen bu dünyada, dünya necasetinin içerisinde batıp gitmeyesin.

Çünkü Hazret-i Peygamber’in Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri hadis-i şerifte buyurdu ki Dünyayı sevmek her kötülüğün başıdır. Hadîs-i şerîf devam eder ya, bir şeyi sevmen seni başka şeylere karşı kör eder ve sağır eder der. Bir kimse bir şeyi severse, bir şeye aşık olursa başka şeylere karşı kör ve sağır olur. Eğer sevdiğin dünya ise sen ahirete karşı kör ve sağır olursun.

Eğer senin sevdiğin yok Allah ise o zaman dünyaya kör ve sağır olursun. Eğer senin sevdiğin Allah’ın Resulü ve Allah Resulünün, Allah’ın ve Resulünün dostları ise sen diğer başka şeylere karşı kör ve sağır olursun. Ama yok, sen dünyayı seversen, heva hevesini seversen, sen şeytanın vesvesesini seversen, sen ahirete Allah’a karşı, Resulüne karşı, Allah dostlarına karşı kör ve sağır olursun. normalde kör ve sağırlığı iki cepheden bakın.

bir şeyi sevdin, sevdiğinden başka hiçbir şeyi görmedin. Diğer şeylere karşı kör ve sağır oldun. Veya bir şeyi sevdin, normalde sevdiysen, ona karşı da onun normalde ne dediyse kör ve sağır oldun. onun hatasını görmedin, onun eksikliklerini duymadın. İki taraflı. O yüzden aşıklığı bu manada akıl üstü görürüz ya. Akıl çünkü onun hatasının kusurunu arar ama aşık kimse onun hatasının kusurunu aramaz. Seviyor.

Veya hatta akıl sevdiğinin haricindeki şeylere çeker insanı. Ama normalde o kimse sevdiğinin haricine çıkmak istemez. bir kimse dünyayı seviyorsa, dünyaya aşık olduysa, o dünya sevgisinin dışındaki ve dünyayla alakalı olmayan şeylerin hepsine de kör ve sağır. Görmez o. Onun işi gücü dünya ile alakalı olur. örneğin dünyalığı arttırmakla alakalı olur. Herkes dünyalığını arttırmak ister ama o kimse ahireti unutur. O kimse Allah’ı unutur.

O kimse farzları unutur. O kimse nafileleri unutur. Farzları yerine getirmez olur. Nafileleri yerine getirmez olur. Üzerine vazifeleri, manevi vazifelerini yerine getirmez olur. Allah muhafaza eylesin. O yüzden dünyayı sevmek her kötülüğün başı. Bunu da unutmayın. Bakın biz dünya ile iştigal etmeyi kendimizce kerih görenlerden değiliz. Zaman zaman bazı sûfî akımlar olmuş. Bu sûfî akımlar dünyayı terk etmişler.

Zühtü, dünyayı sevmemeyi, dünyayla ilgi ve alakayı kesmek olarak algılamışlar. İnzivai bir hayat yaşamışlar. Dünyada hiçbir iş tutmamışlar. Tembellik yapmışlar. Bir kısmı bu konuda dilenmeye başlamışlar hatta. Enteresan ben onlarla karşılaştım. Bir ara Samsun’da…


Sûfî Topluluğun Malî İmâle Etmeme İlkesi — Bir Sûfî Topluluğunda Ticarethane-Bakkal-Market-Para Kazanan Bir Yapı Olmaması, Fakirin Bulunduğu Yerde 35 Yıldır Para Konuşulmadığı; Zengin Müridlerin Kibirle Şeyhi-Dervişleri Beğenmemesi, Şeyh’in Bereketiyle Hâllenip Sonra Terk Eden Tipolojisi; “Nice Saçı-Başı Toz Toprak İçinde Kapılardan Kovulmuş İnsan Vardır ki Bir Şey İçin Yemin Etse Allah Yeminde Sadık Kılar” Hadîsi

, bilmiyorum neydi adı, bir şeyh vardı sözde. Müritlerini böyle dilenmeye çıkarıyordu. böyle müritler geliyorlar, caminin önünde bekliyorlar. Ben dört beş tanesiyle karşılaştım çünkü. İlaziz’de Bursa’ya yeni geldiğim zamanlarda Ulu Câmi’nin önünde birkaç kişiyle denk gelmiştim. Bir şey söyleyebilir miyim sana? Buyurun. böyle böyle şeyhimiz bizi seyahate çıkardı. Ben açım veya benim param yok veya benim şuyum yok. Hatta hiç unutmuyorum.

Bir tanesi Ulu Câmi’nin, ben öğrendim ya alıştım onları tabii. Ulu Câmi’nin bahçesinde bana dedi ki, böyle böyle şeyhim beni seyahate çıkardı. ben açım beni doyurursan sana dua ederim. Şunu şöyle yaparım, bunu böyle yaparım. Öyle deyince canım sıkıldı benim. Dedim şeyhin nerede? Dedim o Samsunlu şeyh efendimi. Evet dedi. Dedim Samsun’a doğru döndürdüm. Söyle dedim. Dek ona dedim ben efendim ben açım. Ben parasızım.

Beni nasıl böyle seyahate çıkardıysan, beni nasıl böyle dilenciye çıkardıysan, ben böyle böyle yaşıyorum şimdi. Dileniyorum de dedim ben. Böyle kaldı. Dedim senin mesleğin ne? Ondan sonra sustu. Ne okulunu bitirdin sen dedim. Dedim makine mühendisiyim. Sen dedim gidip makine mühendisliği yapsana. Gidip bir yerde çalışsana dedim. Alın terini yemek, çalışarak kazanmak.

Hatta dedim Hadîs-i Şerîf’te dağdan odun toplayıp satmak dedim ben senin yaptığın dilenmekten daha hayırlıdır. biz de nefsimizi böyle terbiye ediyoruz herif. Ondan sonra dedim olabilir ama o dilenmekten dedim nefsini terbiye edeceksen karnını dahi doyurmayacaksın dedim. Bir kuruş dahi kendini almayacaksın. Diledin paraya gideceksin fakire fukaraya dağıtacaksın o zaman dedim. İhtiyaçı o sahiplerine dağıtacaksın ki dedim.

O zaman sen nefsini kırasın, kibrini kırasın dedim. Tabii bunu böyle söyledim. Buradan yol bularak ben fakirlere istiyorum, ben komşuya istiyorum, ben filancaya istiyorum deyip de kendinize bir şey almayın. Bu da işin ayrı bir noktası. dünyayı sevmek her kötülüğün başı. O yüzden sûfîler dünya sevgisinden kendilerini uzaklaştırırlar. Dünyayı sevmemeye çalışırlar. Sûfîler dünyayı terk etmezler. Benim bildiğim sûfîlik bu.

Onlar şeyhimin tabiriyle bir elde bir elleri kardadır, bir elleri de yardadır. O yüzden bir elimiz karda olur, bir elimiz de yarda olur. Hiç kimseden bir şey istemeyiz, hiç kimseden bir şey dilenmeyiz. Bir sûfî topluluğunda böyle bir ticarethanesi olmaz. Bir sûfî topluluğun kendince bir bakkalı olmaz, marketi olmaz. Kendince bir sûfî topluluğun para kazandığı herhangi bir şey olmaz.

Sûfîler sufiliğin içerisine maddi meseleler girmesin diye imtina ederler, dikkat ederler. bir sûfî topluluğun herhangi bir ticarethanesi, herhangi bir işletmesi olmaz. Zaman zaman mesela bunlar böyle dile getirilir. Cenâb-ı Hakk’a hamdü sena olsun bu fakirin bulunduğu yerde 35 yıldan beri hiçbir zaman para konuşulmamıştır. Hiçbir zaman böyle şeylere tevessül etmemişizdir. Rabbim hafaza eylesin inşallah.

Yine bu sufili yaşayıp da kendince sûfîler biraz böyle çok zengin kimseler sufilere tepeden bakarlar. Çok zengin kimseler böyle zenginlikleri kibir veren veya 3-5 kuruş parası…


988. Beyit Çevresinde Yoksulluk Havası Meselesi — “Yoksulluk Havası Oldukça İnsan Dünya Denizine Batmaz” Beyti; Âyet-i Kerîme “Hepiniz Fakirsiniz Allah Ganîdir” (Fâtır 35/15); Hazret-i Peygamber el-fakru fahrî (“Fakirlik Benim Fahrimdir”) Sözü; Ebû Zerr Radıyallâhu Anh’e Hadîs: “Zenginlik Kalpte, Fakirlik Kalpte Olur; Gönlü Zengin Olan Cömerttir”; Cömertlik-Cimrilik-Cûd Ehli Farkları; “Her Cimri Fukaradır” Hükmü; “Yarım Hurmayla Cehennem Ateşi Söndürülür” Hadîsi

ona kibir verdiyse mesela o böyle sufileri beğenmez, şeyhi beğenmez. Hatta Şeyh Efendi’nin zamanında da bunları görmüştük böyle izledik. ilk dergaha gelir adam fukaradır dergahta şeyhim himmet, şeyhim dua et, şeyhim himmet, şeyhim dua et, şunun şuyum da olsun, buyum da olsun. Bir müddet sonra bakarsın o şeyhi ve dervişleri beğenmez hale gelir. Oysa şeyhinin yüzü sürmetini bereketiyle, lütfuyla, ikramıyla o hale hallenmiştir.

Veyahut da bir sıkıntıdan kurtulmuştur veya şeyhinin duasının bereketiyle o hale gelmiştir. Ama bir bakmışsın şeyhini terk etmiş, dervişleri kerih görüyor, dervişlere tepeden bakıyor, dervişleri beğenmiyor, Allah’ı zikredenleri beğenmiyor. Bir bakmışsın kendi kendine ayrı yollara girmiş. Veyahut da şeyhinin yanında hali vakti yerinde olmuş. Etrafında fakir fukara insanlar yok mu? Var.

Ama onlara zekat vereceğine, onlara görüp gözeteceğine, aynı Zikrullâh alakasında bulunduğu fakir fukara kardeşlerini gözüp gözeteceğine nam olsun, şan olsun, adı duyusun diye herhangi bir cemaata, herhangi bir tarikata, herhangi bir topluluğa gidip orada nam salarlar, orada para dağıtırlar. Bu işlerin böyle hastalıklıkları vardır. O yüzden Sûfîler kendilerince, tabiri caizse, ben karşılaşmadım bugüne kadar çok zengin bir Sûfî. Ben karşılaşmadım.

Yaklaşık 86-2020 34 yıl olmuş. 34 yıldan beri böyle zengin, çok zengin bir kimsenin, hatta zengin bir kimsenin Sufiliğini doğru düz götürebildiğini görmedim. Bir müddet sonra ne yazık ki zenginlikleri onlara bir kibir veriyor. Ne yazık ki belli bir müddet sonra şeyhi beğenmemeye başlıyorlar. Şeyhin sözünü alaya almaya, şeyhin sözünü kâle almamaya başlıyorlar. Allah rahmet eylesin. Şeyh Efendi’nin zamanında bunları görmüştüm.

Bunları böyle izlemiştim. Bir müddet sonra onlar da dergahı terk etmişlerdi. Veyahut da bir kimse kendini çok âlim, çok bilgili görüyor. Çok âlim, çok bilgili görünce Şeyh Efendi de Allah rahmet eylesin biz ümmi ilk derdi. Ondan sonra onun ümmi ilk sözüne takılıp böyle gidenler filan olmuştu. Bunlar bizim gibi Sûfî topluluklarda sıkça yaşanır, çokça yaşanır. Allah iyiyesin. Ama o Sûfî toplulukları tanımlayan muhteşem bir Müslüman rivayeti var.

Nice saçı başı toz toprak içinde kapılardan kovulmuş insanlar vardır ki bir şeyin olması için Allah’a karşı yemin etse Allah onu yeminde sadık kılar duasını ve yeminini hemen kabul eder ve Cenâb-ı Hakk onun isteğini yerine getirir. bu Sûfî topluluklar dünyayı sevmediklerinden dolayı ve dünya da biraz onlardan uzak durur, geri durur. Öyle olunca bir kısmı ne yazık ki böyle paraya, pula bir türlü bulaşamazlar, ulaşamazlar.

Ama Allah’a sabrederler, Allah’ı zikrederler, kulluğa, ibadete devam ederler. Cenâb-ı Hakk da onların manevi kapılarını açar. Allah cümlemizi onlardan eylesin inşallah. Mesneviden devam ediyoruz. yoksulluk havası oldukça insan dünya denizine batmaz. O denizin üstünde durur. Bütün bu dünya onun mülkü olsa bu mülk gözünde hiçbir şey değiller.

o kimse kendisini yoksul görürse meşhur ya âyet-i kerîme de, âyet-i kerîme hepiniz fakirsiniz Allah ganidir diye Cenâb-ı Hakk’ın bu konuda âyet-i kerîme var. Hepiniz fakirsiniz Allah ganidir. Öyle olunca hiç kimse kendisinde bir zenginlik görmesin. Sebep zengin olan Allah. Sen kendinde bir zenginlik görürsen bu sefer de sanki bu Cenâb-ı Hakk’ın karşısında bir küstah, bir kibirlilik olmuş oluyor. Allah muhafaza eylesin.

Ve öyle olunca da sen dünya denizine batıyorsun. Çünkü sebep, çünkü sen kendinde dünya ile alakalı kendini bir şey zannettin. Ama içinde yoksulluk olursa, ana hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri el-fakru fahrî demiş ben fakirlerle beraberim. Yine âyet-i kerîme de Cenâb-ı Hakk hepiniz fakirsi…


“Şu Halde Kalbini Min Ledün Ululuğunun Havasıyla Doldur, Ağzını da Bağla Mühürle” Beyti — Dünyaya Karşı Kalbi Mühürleme, Üç Sevgi: Allah Sevgisi + Resûlullah Sevgisi + Velileri Sevgi (Dâvûd Aleyhisselâm’ın Duâsı Hazret-i Muhammed Aracılığıyla Aktarılır); Gökçeada Ortodoks Metropolitliği Ziyareti Kıssası: İncîl’deki “İğne Deliğinden Geçirmek Mümkündür ama Kalbinde Dünya Sevgisi Olan Bir Kimsenin Hidâyeti Mümkün Değildir” İbâresi; Hadîs: “İki Kurdun Bir Bahçeye Gelip Yemesi Mal ve Mevki Sevgisinin Müslümana Verdiği Zarardan Daha Zararlı Değildir”; Mal Sevgisi ve Makam Sevgisi Tüm Ümmeti Yıkan İki Unsur

niz Allah ganidir demiş. Böyle olunca o denizin üstünde duruyor. dünya denizine batmıyor. Dünya sevgisi ve dünyaya olan aşıklığı onun normande oluşmuyor. O Allah’a aşık oluyor, Resulüne aşık oluyor. Bütün dünya onun mülkü olsa bu mülk gözünde hiçbir şey değildir. O kimse Allah sevgisi ile tanıştı. O kimse Resûlullah sevgisi ile tanıştı. O kimse Allah dostlarına sevgisi ile tanıştı. O kimse Zikrullâh sevgisi ile tanıştı.

O kimse farzların sevgisi onda oluştu. Nafilelerin sevgisi oluştu. Öyle olunca bütün dünya onun mülkü olmuş olsa, bütün dünya kadar malı olsa, zenginli olsa, o asla dünya sevgisi onun kalbinde oturmadığından yerleşmediğinden dolayı o dünya üzerinde yüzmeye devam etti, batmadı. Hadîs-i şerîf Ebû Zerr radıyallahu anh hazretlerinden Allah Resulü sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu. Ey Ebû Zerr malın çokluğuna sen zenginlik mi diyorsun? Evet.

Malın azına da sen fakirlik mi diyorsun? Evet. Bunu üç kere söyledi ve şöyle buyurdu. Zenginlik kalpte olur. Fakirlik de kalpte olur. Kalbinde zengin olan kimseye, kimseyi dünyadaki mal zengin etmez. Ancak kendini cömert eder. bizde böyle bir ateş sözü gibi yerleşmiştir ya, gönlü zengin olsun bir kimsenin diye. o kimsenin gönlü zengin ise o kimsede cömertlik tecelli eder. Gönlü zengin olmanın tecelliyatı o kimsenin cömertliğidir.

Gönlü zengin mi o kimsenin? Evet. Kardeşlerine yardımcı olur. Ence kime? Önce annesine, babasına, eşine ve çocuklarına. Gönlü zengin olmanın birinci derecede zenginliğini ishar edeceği, cömertliğini ishar edeceği, cömertliğini tecelli ettireceği yer, onun annesi, babası, eş ve çocuklarıdır. Ardından mümin akrabalar, mümin kardeşleridir.

Bakın, eğer o kimsenin gönlünde zenginlik var ise, yok, o zenginlik yok ise onun gönlünde, o karun kadar paraya sahip olmuş olsa, o cimridir. Her cimri de fukaradır. Bakın, her cimri de fukaradır. Bir kimse doğru yerde, doğru zamanda doğru bir şekilde para harcayamıyorsa, o kimse cimridir. Zekatını vermek, Cenab-ı Hakk’ın farzı, zekat veren kimse cimridir hükmünde diyemem, cömerttir hükmünde diyemem. Zekat bir zorunluluk çünkü.

Yani, sen örnekliyorum şu kadar paran var, o parandan zekatını vereceksin, bu zorunluluk. Cömertlik o değildir. Cömertlik zorunlu olmadığın halde harcamaktır. Cömertlik zorunu değilsin. Baktın bir yerde bir ihtiyaç var, o ihtiyacı giderdin. Sen cömert insansın. İhtiyacı giderdiğin için. Cûd ehli vardır bir de, hep ayırırım ben bunları. Cûd ehli nedir?

Senden istemezler, sana bir beyanda bulunmazlar, ama ve lakin sen orada bir ihtiyaç olduğunu hisseder, o ihtiyacı çözersin, halledersin, sen cûd ehli olursun. Bakın sen cûd ehli olursun. O yüzden cimri olmayalım. Cimri olanlar Allah muhafaza eylesin. Cennetin kokusunu zor görürler, zor duyarlar. Rabbim muhafaza eylesin. O yüzden muhakkak ve muhakkak biz Allah’ın cömert kullarından olalım.

Ve bir hurma, yarım hurmayla da olsa cehennem ateşini söndürenlerden olalım inşallah. Şu halde kalbini min ledün ululuğunun havasıyla doldur. Ağzını da bağla mühürle. kalbini dünyaya karşı muhabbetle doldurma. Dünyaya karşı kalbini kapa. Dünyaya karşı kalbini set çek. Ve mühürle asla ve asla dünyadan esen hava senin kalbini doldurmasın. Senin kalbini dünya hırsı, dünya sevdası, dünya sevgisi doldurmasın.

Senin kalbini dolduracaksa Allah’a karşı muhabbet, Resûlullah’a, Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretlerine karşı muhabbet, Allah dostlarına karşı muhabbet doldursun. Ya Rabbi, üç sevgiyi bana mübarek kıl, bana güzel kıl. Veyahut da üç sevgiyi denizde, çölde susuz kalmış bir kimseye, soğuk şerbeti mübarek kıldığın gibi de bana da mübarek kıl.

Allah’ım senin sevgini, seni sevenin sevgisini, seni sevdirenin sevgisini bana mübarek kıl diye bu Davud Aleyhisselâm’ın duasıdır. Hazret-i Muhammed Mustafa’a Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri bize aktarır. O yüzden kalbini bu üç sevgiyle doldur. Allah sevgisi, Allah’ı en fazla seven Hazret-i Muhammed Mustafa’dır Sallallâhu Aleyhi ve Sellem. O yüzden Resûlullah sevgisi, ondan sonra da seni Allah’a sevdiren velilerdir, sûfîler için.

Onun şeyhidir, onun üstadadır. O zaman da üçüncü sevgi de, sen o sevgiyle kalbini doldur. Sen kalbini asla ve asla dünya sevgisiyle doldurma. Dünya sevgisi kalbinde var ise sana hiçbir şey kar etmez. Geçmiş yıllarda Gökçeada Ortodoks Kilisesi, Metropolitanı ziyarete gittik. O birkaç programımıza gelmişti. Bizim Çanakkale’deki Halit’e dedim ki Halit böyle böyle iadeyi ziyaret edelim. Bir program yaptı dedim Gökçeada’ya gidelim bir ziyaret edelim.

Gittik mesela orada. Kişisel bir yöntemde karşılandık, sohbet ettik. Kiliseyi ziyaret edelim dedik, bir gezelim. Böyle Cebrâîl kapısı, Mikâîl kapısı diye kilisenin içerisinde iki kapı var. İçeri girilmesi yasakmış kilise adabına göre. Ama biz girmiş bulunduk. Orada bir masa var, masanın üzerinde de bir incil var. Yanımızda da birkaç tane papaz var. O metropolitlikten daha aşağıda tabi onlar. Bir tanesi Türkçe biliyor.


Siyaset-Devlet Makamından Uzak Duruş ve Manâvî Makam Sevdası Eleştirisi — “Bizim Siyasetle-Devletle İşimiz Olmadı, Manâvî Makam Sevdası da Söz Konusu Değil”: Bazı Yerlerde Şeyhlik-Nakîblik-Nükabâlık-Halîfelik Dağıtma Tipolojisi, Gece Rüyâsında Görüp Ertesi Gün Şeyh-Nakîb Olan Örnekleri; “Rüyâmda Görürsem, Hâlimde Görürsem Veririm” İlkesi; Sufi İçindeki Zâkir-Nakîb-Nükabâ-Halîfe-Şeyhlik Sevdası Kurt Gibi İçten Yer Bitirir, Bir Müddet Sonra Verılmediği İçin Dergah Dergah Dolaşan Halîfelerin İmânsız Gitmesi

İncîl de açık, böyle elimle bir yeri ziyaret ettirdim. Papazı dedim okur musun burayı? o okudu Latincesini. Dedim bana Türkçesini söyler misin? İncîl’de geçen o günkü orada okuduğumuz, İncîl’de geçen ibaret şu. Bir kimseyi iğne delinden geçirmek mümkündür. Ama kalbinde dünya sevgisi olan bir kimsenin hidayeti mümkün değildir. Âyet-i Kerîme buymuş İncîl’deki. Böyle kaldım. Dedim ki bu muhteşem bir şey.

Aynı şey dedim Cenab-ı Hakk’ın kudretiyle, kuvvetiyle alakalı sûfîler söyler. Bir deve iğne delinden geçer mi? El cevap Allah isterse geçer der dedim sûfîler. Tabi enteresan bir şeydi. oradaki okunulan şey. Bir kimsenin kalbinde dünya sevgisi var ise o kimsenin hidayeti mümkün değil. O günkü okuduğumuz İncîl’e göre. Tabi şimdi az önce hadis-i şerifte de vardı ya, dünya sevgisi bütün kötülüklerin başıdır diye.

Aynı şey, bir kimse dünyaya muhabbet ediyorsa, dünyayı seviyorsa Allah muhafaza eylesin. Başka bir hadis-i şerifte diyor ki, iki kurdun bir bahçeye gelip yemesi ve orayı ifsat etmesi, mal ve mevki sevgisinin Müslüman kişinin dinine verdiği zarardan daha zararlı değildir. Bakın iki kurt karşılığında da, kurdun karşılığında da bir mal sevgisi, bir de mevki, makam sevgisi. Bakın kıymeti dostlar, Müslümanı yıkan en önemli iki unsurdan birisi bu.

Mal sevgisinin sonu yok. Mevki, makam sevgisinin sonu yok. o hadîs-i şerîf meşhur ya, vadi dolusu altında olsa ikincisini ister insanoğlu diye. bu o kimsenin komple dinini ifsat ediyor, dinine zarar veriyor. Mal sevgisi ve makam sevgisi. Ve ne yazık ki tabii yaş geçtikçe, günler geçtikçe, hayatı yaşadıkça insan tecrübe sahip oluyor.

Ve yaş oldu 59, bakıyoruz geriye doğru ve yıkılanların, Müslümanların, müminlerin, sufilerin, ehli cemaatın, ehli siyasetin bütün Müslüman topluluğun yıkıldığı iki şey var. Bir mal sevgisi, iki mevki, makam sevgisi. E makam nerede oluyor? Devlette oluyor. Makam nerede oluyor? Siyasetin içinde oluyor. E benim biz bundan uzağız. Çünkü bizim kardeşlerimiz kolay kolay böyle siyasetin içerisinde durmazlar. Bizi siyasetçiler de çok sevmez zaten.

Öyle olunca bizim böyle malla mevki ile fazla bir işimiz olmaz. Biz böyle devlete aman sızalım da, birini işe katalım da, yok birilerini şuraya koyalım. Böyle bir derdimiz de olmaz bizim. Bizim böyle bir derdimiz hiç olmadı zaten. Şimdi mevki ile alakalı bir şey de biz de çok tecelli etmez bu iş. Bizim çünkü bulunduğumuz toplulukta böyle bir şey söz konusu değil. Ama aynı şekilde de bizde manevi makam da söz konusu değil.

bir yerlerde böyle şeyhlik dağıtırlar, bir yerlerde böyle nakîblik, nükabâlık, halîfelik dağıtırlar. Hatta dağıtan yoksa adam gece rüyasında görür, ertesi gün şeyh olur. gece rüyasında görür, ertesi gün nakîb olur, nükabâ olur. Bizde böyle şeyler de çok revaçta değil. hatta eleştirirler bak halîfe tayin etmiyor da, halifesini ilan etmiyor da, yok saklıyor da benden için.

Yok bak kimseye nakîblik icazeti vermedi de, nükabâlık icazeti vermedi de, yok şu icazeti vermedi, bu icazeti vermedi de. Ben de çok basit bir şey söylüyorum. Rüyamda görürsem, halimde görürsem veririm diyorum. Benim bu konuda bir derdim yok. Hesabını Allah’a vereceğim çünkü. Cenâb-ı Hakk bana bu konuda bir sorgu, sual edecekse, ben diyeceğim ki, Ya Rabbi rüyamda görmedim ki kime vereyim? Örneğin, rüyamda görürsem verir miyim? El cevap veririm.

bu makam sevgisinin, sufilerin içerisindeki makam sevgisinin de olmasını istemem. işte zakirdi, nakipti, nügabbaydı, halifeydi. Böyle bir makam sevgisinin de o derviş kardeşinin, o sûfî kardeşinin içerisinde oluşmasını istemem. Bu da kurt gibidir. Adamı yer bitirir. Bir bakmışsın ki yıkılır adam. Ümit eder çünkü. bana zakirlik versin, ben onarakiplik versin, bana nükabâlık versin, bana halîfelik versin, bana şeyhlik versin.

Bu böyle kurt gibi adamın içerisinde bu kemirir. Bir müddet sonra baktı ki ona nakipsin diye…


Mal Sevgisi ve Şeyhin Veren El Olması Gereği — “Bir Şeyh İçin Veren El Olmak Kadar Güzel Bir Şey Yoktur”; Dervişlerin Verdiği Harçlıkla-Araba-Cep Harçlığıyla Geçinen Şeyh Efendilerin Eleştirisi; Hazret-i Ömer’in Oğlu Abdullah’a Hadîs: “Dünyada Sanki Bir Yabancı ya da Yolcu Gibi Ol, Akşam Olunca Sabahı, Sabah Olunca Akşamı Bekleme” (Buhârî-Tirmizî); “Kendini Kabir Ehlinden Say” İlavesi; Dünya Gölgelikte Gölgelenecek Bir Çöl Yolcusunun Menzili Benzetmesi

n yok, nükabâ’sın diyen yok, halifesin diyen yok veya sen şusun diyen yok, çeker gider. Bir de der ki, burada bir kimse terbiye görmüyor, yetişmiyor burada kimse der. Veya değişik şeyler söyler. Bunu 34 yıllık birikimden çıkararak söylüyorum. Hiç kimse atıfta bulunmak değil. Veya ben başka dergahlarda halifeler gördüm. Veya da zakirler gördüm halif olmak için. Halifeler şeyh olmak için dergâh dergâh dolaşırlardı.

bir yıl iki yıl bir şey efendi de kalır bakar ondan icazet alamadı. Haydi bırakır bırakırken de onu kötüler. Gider başka bir şey efendiye. Ona intisap eder, orada birkaç yıl durur, oradan da bir icazet alamazsa oradan oraya dolaşır, oradan oraya dolaşır. Habire dolaşır da Allah dolaşır, en sonunda kendi dili de dolaşır, kalbi de dolaşır. Ondan sonra başlar şeyhlere atmaya tutmaya imansız gider. Allah muhafaza eylesin.

Bu manevi makam sevgisi de insanı helak eder, perişan eder. O yüzden tüm sûfî kardeşlerime tavsiye makamı düşünmeyin. Hizmet edin, koşturun. Allah’ı sevin, resulünü sevin. Sana şeyh deseler ne olacak demeseler ne olacak. Sana halîfe deseler ne olacak demeseler ne olacak. Sana nakib nükabâ deseler ne olacak demeseler ne olacak. Kabre girdiğinde bunlar seni kurtarmayacak. Kabre sen iyi amel taşımaya çalış. Sen kabre güzel ameller taşımaya çalış.

Sen Allah’a dostluk kurmaya çalış. Allah’la dost olmanın yoluna gir sen. Allah muhafaza eylesin. O yüzden bu makam sevgisi insanı hem manevi olarak sufilerin içerisinde, tarikatların içerisinde, cemaatlerin içerisinde insanı yakar, yıkar. O kurt içine girdi mi insanın içini çürütür. Bir gün üfledim mi gider o. İkincisi ne? Mal sevgisi. Bu bütün dünya üzerinde insanların üzerinde var. Sufilerde bu fazla tecelli etmemeli.

Şeyh efendilerde mal sevgisi olmamalı fazla. Sebeb kardeşim git ticaret yapıyorsan yap. Sana kimse engel olacak değil. Sen veren el ol. Bir şeyh için veren el olmak kadar güzel bir şey yoktur. Bir zakir, bir nakib, bir nükabâ, bir halîfe veren el olmalı. Alan el olmamalı. Bir şeyh veren el olmak için gayret etmeli. Veren el olamıyorsa Allah muhafaza eylesin. o bugünkü zamanda zor şeyhlik yapar.

Birisi onu alacak, götürecek, getirecek, gezdirecek, sohbetlere götürecek. Yok birisi arabasını alacak, götürecek, yedirecek, içirecek, cebine harçlık koyacak. Şimdi şeyhlerin büyük bir çoğunluğu ne yazık ki böyle yaşıyorlar. Geçmiş dönemde de böyle yaşayan şeyh efendiler tanıdım ben. dervişlerin verdiği harçlıkla geçinen, yaşayan ve hatta dervişlerin verdiği değişik böyle şeylerle, verdikleriyle geçinen şeyh efendiler de tanıdım.

Allah muhafaza eylesin. O yüzden bunlar şeyhler için sıkıntılı ve sakıncalı şeyler. Rabbim muhafaza eylesin. Mal sevgisi olmasın, makam sevgisi olmasın. Mal ve makam sevgisi hem sufileri hem Müslümanları, müminleri perperişan ediyor, helak ediyor. Bakın dünya üzerindeki Müslümanlar bir türlü birlik ve beraberliği yakalayamıyorlar. Dünya üzerindeki Müslümanlar değişik makamların ucundan tuttuklarında ne yazık ki bozuluyorlar.

Ne yazık ki o bozulmaktan dolayı bütün Müslümanlar acı çekiyor, sıkıntı çekiyor. Bir Müslüman bozuluyor, sadece kendine bozulmuyor. Bir şeyh efendi bozulunca sadece kendine bozulmuyor. Bir zakir, binakir, binun kabba bozulunca sadece kendine bozulmuyor. Yola da zarar getiriyor. Yola da laf getiriyor. Allah muhafaza eylesin. o yüzden belki de helal ona ama o helal olan şeyi yaparken dahi dikkatli olunmalı, ölçülü olmalı. Allah muhafaza eylesin.

Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri dünyada sanki bir yabancı ya da bir yolcu gibi ol dedi. Hazret-i Ömer efendimizin oğlu Abdullah’a. Demek ki Hazret-i Ömer efendimizin oğlu dört Abdullah’dan birisi ve bunlar sahabenin içerisinde bilhassa ikinci jenerasyon genç sahabenin içerisinde takvada önde gidenler, ilimde önde gidenler, fıkıhta önde gidenler, tefsirde önde gidenler bunlar.

Hazret-i Ömer efendimizin oğlu Abdullah ona diyor ki dünyada sanki yabancı yolcu gibi ol. Akşam olunca sabahı bekleme, sabah olunca da akşamı bekleme. Sağlıklı olduğun zaman hastalık için hazırlık yap, hayatta iken de ölüm için hazırlık yap. Buhar ve tırmız…


Ölüm-Çalışma-Hastalık-Deva Meselesi — Koronadan Günlük Ölüm Açıklamasına Karşı Uyuşturucu-Alkol-İntihar-Tecavüz-Fuhuş İstatistiklerinin Açıklanmaması Eleştirisi; “Çalışma da Haktır, Deva da Haktır, Dert de Haktır” Beyitleri Bağlamı: İnkar Edenlerin Aslında Varlığı Kabul Ettikleri Mantığı (La ilâhe ıllallah Zikrinin Felsefî Te’vîli); el-Berâ’nın Yedi Emir-Yedi Yasak Hadîsi (Hasta Ziyareti-Cenâze-Aksıran Kimseye Duâ-Yemine Sadık-Mazluma Yardım-Davete İcabet-Selâm; Altın Yüzük-Gümüş Kap-Kırmızı İpek-İbrişim Yasakları); Ebû Dâvûd: “Allah Hastalığı İlacıyla İndirir, Haram Şeylerle Tedavi Olmayın”; Hazret-i Ali’nin Rahatsız Olanı Tövbeye Yönlendirmesi; Yaşlılık Hariç Her Hastalığın Devaı Vardır Hadîsi

ı nakletmiş bunu ve tırmızı da ilavesi var bir de. Diyor ki kendini kabir ehlinden say. Kendini kabir ehlinden kendini ölmüşlerden say. Bu neyle alakalı? Dünya sevgisiyle alakalı. dünya sevgisinden uzak dur. Dünya sevgisine karşı yabancı ol. Dünya sevgisine karşı yolcu gibi ol. Ve dünyayı da böyle bir gölgelenecek ağacın altında gölgelenecek bir gölge olarak gör. Onu da başka bir hadise Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri.

Yolculuğa çıkan bir kimsenin diyor çölde yolculuğa çıkan bir kimsenin bir gölgelikte gölgelenmesidir diyor dünya hayatı. O zaman bir gölgelikte senin menzilin uzak sen Allah yolcususun Cenâb-ı Hakk’a döndürüleceksin. Bu dünyada ebediyen kalmayacaksın. Bu dünyada sonsuz yaşayacak olanlardan değilsin. Eninde sonunda ömrün ne kadardır bilinmez ama Allah’a döndürüleceksin. O kadar çok Âyet-i Kerîme var ki Allah’a döndürülürsünüz diye.

E döndürülecek olduğun yer orası. Sen o mecburi istikametten döndürülenlerden olma. Kendi o yola koy. Kendi cüzi iradenle koy ki bundan sevap alasın. Bundan Cenâb-ı Hakk senden razı olsun. Yoksa herkes ölecek herkes ölüyor. her gün açıklama yapıyorlar ya koronadan 58 kişi öldü diye. Örneğin koronadan 55 kişi öldü. Koronadan 60 kişi öldü. Uyuşturucudan günde kaç kişi ölüyor? Sayılıyor mu? İntihar eden kaç kişi var sayılıyor mu?

Kaç tane kadın tecavüze uğradığı için intihar ediyor sayılıyor mu? Kaç çocuğa tecavüz edildi diye sayılıyor mu? Her gün açıklamada bulunulmuyor mu televizyonda? Bugün uyuşturucu müptelasından dolayı şu kadar kişi öldü. Hiç duydunuz mu? Bugün alkol komasına girip alkol komasından dolayı şu kadar kişi öldü. Sayılıyor mu?

Bugün sigaranın veya uyuşturucunun veya içkinin vermiş olduğu zararlardan dolayı akciğerinde veya kalbinde veya damarlarında şu rahatsızlıklar oldu. Bu rahatsızlıklardan dolayı şu kadar kişi öldü. Ama bunların ölüm sebebi içkiydi, sigara idi, kumardı. Bunların ölüm sebebi sağlıksız yaşamdı, dengesiz beslenmeydi. Ölüm sebebi buydu bunların. Hiçbir açıklama yok günlük. Ama koronadan her gün var.

Ben isterim ki uyuşturucudan günde kaç kişi ölmüş, kaç kişi hastaneye yatırılmış, uyuşturucu tedavisi için kaç kişi müracaat etmiş, kaç kişi yatırılmış günlük açıklansın. Örneğin günlük kaç kişi fuhuş yaparken fuhuştan para kazanırken, fuhuş yapmak serbest çünkü fuhuştan para kazanırsan cezası var. Günlük kaç kişi fuhuştan para kazanırken yakalanmış örneğin. Örneğin. Açıklansın. Madem ki açıklanıyor örneğin. Allah muhafaza eylesin.

Cenâb-ı Hakk bütün ümmeti Muhammed’i korusun inşallah. O yüzden dünya hayatında kabir ehlinden say kendini. Sen dünya sevgisinden uzak dur. Bütün hastalıkların başıdır dünya sevgisi. zinanın, kumarın, içkinin, haramların ve haram olan hırsızlık, arsızlık, uğursuzluk hepsinde sebebi dünya sevgisidir. Allah muhafaza eylesin. Çalışma da haktır. Deva da haktır. Dert de hak. Münkir kimse çalışmayı inkarda ısrar eder durur.

normalde bir insanın dünya üzerinde, dünyalığı için, ahiretliği için çalışması haktır. Bunu inkar etmek mümkün değildir. Ve çalışması da doğrudur, savittir. Ve gerçekten çalışmamak, tembellik iyi görülmemiştir. Çalışmak iyi görülmüştür. Gayret etmek iyi görülmüştür. Hem dünyası için hem ahireti için mücadele etmek iyi görülmüştür. Ama dünya ve ahireti için mücadele etmemek iyi görülmemiştir.

Ve aynı şekilde de çalışmayı inkar edenlerin o inkarlarına bakma. Bir kimse çalışmayı inkar ediyorsa demek ki çalışmak vardır. Bir şeyi inkar eder ki, bir şeyi inkar ediyorsa onun karşılığı vardır. ateistler şimdi din yoktur diyor ya, din yoktur dediğinde aslında dinin varlığını kabul ediyor. Bir şeyi yoktur diye inkar ediyorsan o var demektir. Allah yoktur diyor ya, demek ki var ki sen yok hükmünde sokuyorsun, inkar ediyorsun.

Ve zaten enteresan bir şey, biz îmân ederken de lâ ilâhe deriz. La ilahe dediğinde ilahe, yok. ilaheler yok. Bir şeyi yok diyorsun. Bir şeyi yok diyorsan arkasından bir şey var. Ne var? İllallah. gerçek ilah var. Çünkü normalde bir şeyi yok gördüğünde onun karşılığında varı var. İlahe dediğinde bu ilahelerin temeli yok. Başı yok, sonu yok, altı yok, üstü yok, sağı yok, solu yok. İlahe. boş hayal gibi.

İlahe, hevâ-heves gibi, nefis gibi, ilahe, gölge gibi. Öyle say. İlahe dediğinizde. Kartondan ev gibi, ilahe. o böyle kadim değil. O geçici bir şey. O yüzden ama onun karşılığında kadim var olan var. Hiç yok olmayan, her daim var olan var. Ezel ve ebedi olan, başlangıcı ve sonu olmayan bir ilah var. Onun adı Allah. Hayır bunun gibi bir kimse çalışmak hak mı? Evet. Bunu bir kimse reddediyorsa, yok diyorsa demek ki var ki o yüzden yok diyor.

O yüzden onun bir şeyi yok görmesi, onun varlığına işaret. Allah muhafaza eylesin. Bir de ne? hastalıkla alakalı. hastalık da var, dert de var, deva da var. Derdi var ise devası var. Deva varsa boşuna değil ki, dert var demek ki. el-Berâ naklediyor. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri bize yedi şey emretti, yedi şeyden de men etti. Burayı yiğidini.

Bize hasta ziyaretini, cenazeye katılmamızı aksıran kimseye yerhamuke’llâhu Allah seni esirgesin dememizi, yemin eden kimsenin yemininde sadık kalmasına, kalmasına çalışmamızı, mazluma yardım etmemizi, davete icabet etmemizi ve selamı yaymamızı emretti. Bize altın yüzük takmaktan, gümüş kapta su içmekten, kırmızı ipek örtülerden, ibrişimli elbiselerden, ipek kalın ipek ve ibrişim giymekten de alıkoydu.

Bakın Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri’nin yeminine sadık kalmak için çalışmamızı söyledi. yeminine sadık kalmak için çalış, yeminine sadık kalmak için gayret et, hasta ziyaretine gitmek için gayret et. Gayret et, bakın bunlar mücadele. Bir de yapma dedikleri var. O zaman hem yap dediklerini yapacaksın hem de yapma dediklerini yapmayacaksın. Bunun için çalışacaksın, bunun için gayret edeceksin.

Yine Ebû Dâvûd’un hadis-i şerifi hastalıkla alakalı. Şüphesiz Allah hastalığı ilacı ile birlikte indirmiştir. Her hastalığa karşı bir ilaç var etmiştir. Öyleyse tedavi olun ancak haram olan şeylerle tedavi olmayın. Bakın bu hadis-i şerifler bizim tabi…


Sorulara Geçiş ve Kapanış Hazırlığı Nasîhatı — Önümüzdeki Hafta 990-992. Beyitlerden Devam Kararı, Konu Başlığı “Çalışmanın Tevekküle Tercihi”; Şeker Hastalığı İçin Bitki Çayı İçme Beyanı; “Hayırda Yarışın” Âyetinin Şerhi — En Hayırlı Etrafına En Fazla Faydası Dokunanınızdır Hadîsi, İlk Eşe-Çocuğa-Akrabaya-Arkadaşlara İyilik

ri caizse yoldaki işaret lambalarımız gibidir. Biz çalışırız, biz mücadele ederiz. Biz Kur’ân ve Sünnet’in bize emrettiklerini yerine getirmeye gayret ederiz. Biz dünyadaki tembellikten ahiret hayatının tembelliğini istemeyiz. Ne namazımızı boşlarız ne de ticaretimizi işimizi boşlarız. Ne de derslerimizi zikrimizi, virdimizi veya sohbetlerimizi veya ne bileyim umumu veya küçük derslerimizi terk ederiz.

Ne de hasta olduğumuzda şifa aramamazlık etmeyiz. Biz hasta olursak kendimizi tedavi yollarını araştırır, kendimizi tedavi ettirir veya kendimizi tedavi ederiz. tedaviyi reddedenlerden, sebebi reddedenlerden değiliz. Bizim dini algılamamız, anlamamız, yaşamamız, sufili algılamamız, anlamamız, yaşamamız bu cihettendir.

Biz bir hastalık için bir hap var ise o hastalığımıza o hap bizim iyi geliyorsa, bir iznillah Allah’ın izniyle şifa veriyorsa, biz şifayı Allah’tan bekleyerekten ilacımızı içeriz, alırız. Veyahut da ameliyat olacaksak ameliyatımızı oluruz. Veyahut da bir ilaç kullanmamız gerekirken, gerekiyorsa biz ilacımızı kullanırız. Bu konuda tedaviyi reddedenlerden değiliz. Tekrar bunun altını çiziyorum.

Zaman zaman böyle söyleyen kardeşlerimiz oluyormuş, zaman zaman böyle davranmak isteyen kardeşlerimiz oluyormuş. Özellikle uyarıyorum. Bir kimsenin üzerinde bir dert, bir sıkıntı var ise ve o dertten, o sıkıntıdan müzdarip ise. Bakın müzdarip ise. bazı sıkıntılar vardır, bazı ufak tefek dertler vardır. Bunlardan müzdarip değildir. O kimsenin örneğini hayat…


Soru: Mesajla Boşama Geçerli midir? — Nişanlıyken İmam Nikâhı Kıyılmış, Nişan Atıldıktan Sonra Karşı Tarafın Boşama Mesajı; Hanefî Fıkıh Kitâplarında Mektupla Nikâh-Boşama Câiz, Mesaj Mektup Yerine Geçer; Şartlar: Telefon Numarası Kesin Ona Aitse İki Şahit Gerekir; “Boşadım Tamam” Bir Talak Olur, Üç Talak Üzerine Boşadım Demesi Gerekir

standardını aşağı düşürmüyordur, hayat standardını kötülemiyordur. O zaman onunla çok böyle uğraşmasına gerek yok. Ben kendimce öyle görürüm. Bu konuda hadîs-i şerîf de var. Bir böyle hastalık, bir dert sizi rahatsız etmedi müddetçe. Bunda bir sıkıntı yoktur. Bunu illaki tedavi etmekle mükellef değilsiniz manasında bir hadîs-i şerîf var. Ama bakın onun hayat kalitesini, onun yaşam kalitesini aşağı düşürmeyecek.

o bir başkasına muhtaç olacak hale getirmeyecek. Örneğin şimdi bir adamın bir kimse, ne şeker hastası kardeşim diyetini yap, ilacını kullan. Diyetini yap, ilacını kullan. Hiç kimseye muhtaç olmadan bu dünyadan göç git. Neden? Sen ilaç kullanmazsan, sen diyetine dikkat etmezsen gözün bir müddet sonra görmeyebilir, böbreklerin çalışmayabilir, damarların tıkanabilir, ayağın kolun kesilebilir. O yüzden bir sıkıntı yaşayabilirsin.

Allah muhafaza eylesin. Sen tedavine ol kardeşim. Hazret-i Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî Hazretleri’nin sözünü de dinle. Ne dedi? Sen seli baştan önüne. O yüzden bir hastalıkla alakalı muzdaripse bir sıkıntısı var ise o ilaç kullanacak. İlaç kullanmamazlık etmeyecek. Yine Ebû Dâvûd ve Tirmizî’den adı Şerif. Tedavi olun. Yaşlılık hariç Allah ilaçsız hiçbir hastalık yaratmamıştır. O zaman hiçbir hasta…


Soru: Hakikatin Hakikati Nasıl Aranır, Öncesi İnce Hikmet Ehli Nasıl Olunur? — Hikmet Ehli Farzları Yerine Getirip Allah-Resûl Sevgisini Arttırmakla; Gerçek Hakikat Cenâb-ı Allah’ın Zâtıdır (Cenâb-ı Hakk’ın Zâtını Tefekkür Etmek Câiz Değildir); Her Hakikat Perdesinin Arkasında Ayrı Bir Hakikat Perdesi Vardır, Sûfî Manâda Hakikat “İkiliğin Dört Yapar Şeklinde” Değildir

lık yoktur ki tedavisi olmamış olsun. İnsanoğlu bulamamış olabilir. İnsanoğlu onu tam araştırmamış olabilir. İnsanoğlu onun üzerinde tam mesai harcamamış olabilir. Bunun ilacı yokmuş. Bunu kabul etmeyin. Deneyin, arayın, Allah’tan isteyin, Allah’a yalvarın, yakarın. Bunun manevi olabilir. Tövbe edin. Hazret-i Ali’nin r.a. böyle rahatsız olan, hasta olana tövbe et. Günahlarına dert. Tövbeyi ona tavsiye ederdi.

O yüzden üzerinizde bir hastalık, bir rahatsızlık varsa tövbe edin. O hastalığa, o rahatsızlığa şifa alır. Allah’ın zikir şifadır. Tevhide devam edin. Kim lâ ilâhe illâllah derse Allah’ın kalasına sığınmış olur. O hastalık bir başkasında bin ağırlıkta tesir ediyorsa sende bir ağırlıkta tesir eder. Cenâb-ı Hakk sana yardım eder. Cenâb-ı Hakk sana lütf eder, ikram eder, ihsân eder. O yüzden muhakkak ve muhakkak tedavi yolunu seçeceğiz.

Tedavisiz kalmayacağız. Allah muhafaza eylesin. O yüzden kıymetli dostlar, biz hastalığımıza karşı ne yapacağız? Deva arayacağız. Biz çalışacağız. Biz g…


Soru: Hamilelikte Düşük Yapanlar-Çocuğu Olmayanlar İçin Ümmü Sıbyan Muskası Uygun mudur? — Bir Kimsenin Üzerinde Âyet-i Kerîme-Duâ-Zikir Taşıması (Rukye) Câizdir, Peygamber Menetmemiş; Bazı Sahâbeler Rukye Taşımışlar (Fâtiha-i Şerîf’in Şifâ Niyetiyle Kağıda Yazılıp Taşınması Örneği); Üstâd Kendisi Muska Taşımaz Ama Câiz Oluşuna Şâhit Olan Hadîsler Var; Çocuğu Olmayanların Tedavisi; Fâtiha-i Şerîfe Arapça Yazıp Muska Olarak Taşımak-Evin Köşelerine Asmak

ayret edeceğiz ve inkarda ısrarlı olmayacağız. Rabbim cümlemizi onlardan eylesin inşallah. Şimdi Allah izin verirse sorularınıza geçeceğiz. Cenâb-ı Hakk lütfettiği müddetçe sorularınıza da cevap vereceğiz inşallah. Kaldığımız yeri tesvid edelim. Önümüzdeki hafta Allah izin verirse bir engel çıkmazsa, herhangi bir problemimiz olmazsa Bursa’da olursak inşallah kaldığımız yerden devam edeceğiz. Kaldığımız yerde, neresiymiş bakalım şimdi.

Aslan bu yolda birçok deliller getirdi. O cebrîler aslanın cevabına kandılar. 990, 993, 992’den devam edeceğiz inşallah. Konu başlıyor herhalde bu. Çalışmanın tevekküle tercihi. İnşallah buradan devam edeceğiz. Not aldın mı? Tamam. Ben çünkü Beyt numarasını tam çıkaramadım. İnşallah önümüzdeki şeyde Beyt numarasını çıkarırsa Allah izin verirse inşallah. Konu başlığı çalışmanın tevekkülü tercihi. Buradan devam edeceğiz inşallah.

Bakın tedavi yolu aramasak kendimizi aramayacağız. Bu benim içtiğim bitki çayı şekerle alakalı. Şeker yüksek olunca genelde yüksek. O yüzden her gün bu bitki çayın da ilaçlara destek olması için içmeye gayret ediyoruz. O yüzden tedaviye arayacaksınız inşallah. Ayet-i kerimede hayırda yarışın diye buyrulmuş. Hayırda yarışmak nasıl olur? Sizin en hayırlığınız etrafına en fazla faydası dokunanınızdır. Hayırda yarışmak çok ibadet etmek değil.

Bir başkasına faydalı olmak. Önce evl…


Soru: Boşanmak İsteyen Kişiler Dini Açıdan Nelere Dikkat Etmelidir? — Eşlerin Birbirlerinin Haklarına-Hukuklarına Riayet; Boşanma Allah’ın Hiç Sevmediği Helâl Ama Şıkış Kapısı; Psikolojik Dengesi Bozuk Eşlerin Bıçaklı-Katliâm Vak’aları Arttığı, Bazen Boşanmanın Kurtuluş Olması; Soru: 34 Sene Önce Vefat Eden Babadan Dedeye Miras Düşmesi, Anneye Hak Düşmez — Üstâd’ın Kendi Babasının Dededen Önce Vefat Eden Mirasla Benzer Durumu

i olanlar, kadın erkek hiç önemli değil. Önce iyilik yapmada, iyiliğe doğru koşmada siz eşlerinize, çocuklarınızla, akrabalarınıza, arkadaşlarınıza iyi olmaya gayret edin. Onlara iyilikler yapın inşallah. İnşallah Cenâb-ı Hakk öyle hayırda yarışan bizleri kardeşlerden eylesin inşallah. Selamün aleyküm. Aleyküm selam. Selamün aleyküm. Şimdi çevremden biri bir soru sordu. Nefsime uyup kendimi bir şey bilir görüp hatalı cevap vermek istemedim.

Size sormak istedim. Sorusu nişanlı olduğum kişiyle imam nikahımız kıyıldı. Ardından aileler problem çıkardı ve nişanı attık. Nişanı severek attık. Bizim bir sorunumuz yoktu. Karşı taraf önce boşamak istemedi. Boşaması için zorladım ve boşadım. Tamam diye mesaj attı. Bu boşanma gerçekleşmiş midir? Yoksa kulağım ile duymam yüzde gelmem mi gerekiyor? Kulağın ile duymam yüzde duymam gerekmiyor.

O yüzden bir erkeğin mektupla da boşaması veya mektupla nikahlaması caizdir. Hanefilerde fıkıh kitaplarında vardır bu. O yüzden şimdi de mesaj atmak mektup yerine geçer.

O telefon numarası ona ait ise kesin ise o kimse dese ki mektupla ben seni mesajla ben seni nikahladım dese ve etrafında da nikahladım derken nikahladım diyenin yanında iki tane şahit var ise veya da nikahladım sözünü okuyan kadının yanında iki erkek şahit varsa nikah nikah olmuş olur. Boşamak da aynı. Tabi boşarken üç talak üzerine boşaması lazım. Buradaki ibaret sadece boşadım tamam demesi bir talak olur.

Üç talak üzerine boşadım demesi gerekir. Üç talak üzerine boşadım demese bir talak boş olmuş olur. Hakikatin hakikati nasıl aranır? O önden ince hikmet ehli nasıl olunur? Hikmet ehli olmak farzları yerine getirip Allah’ı çok sevmek, Resulünü çok sevmekle mümkün olur. Benim bildiğim yol bu. Hakikatin hakikati nasıl aranır? Hakikat Cenâb-ı Allah ise sizin deyiminizde hakikatin ha…


Soru: İyilik Yapılan Kişinin Sû-i İstimâl Etmesi — Bir Daha Yapmayabilir, Cüzi İrade Sahibiyiz; Başkasına İyilik Yaparız; Soru: İnsanlara Huylarına Göre Davranmak İlm-i Siyâsetin İçine Girer mi? — Girer, Yanlış Bir Yol Değil, Haram Olmadıkça; Soru: Dinden Uzaklaşıp Tekrar Bağlanma, Boşluğa Düşme Duygusu — İstikâmet Sahibi Olmak, Farzlardan Taviz Vermemek, Günlük Nafileleri Bırakmamak “Az Ama Devamlı İbadet Makbûldür” İlkesi

kikati tam ne oluyor? Biraz felsefi bir söyleyi anımsattı. Şimdi insanların kendilerince bir hakikat görüşü zanını vardır. Gerçek manada hakikat Allah’tır. Cenâb-ı Hakk’ın zatı kastedilir bundan. Şimdi Cenâb-ı Hakk’ın zatını bir kimse tefekkür etmesi, zatını düşünmesi caiz değil. O yüzden görmüş olduğun, yaşamış olduğun bütün zuhuratlar ve tecelliyatlar bir tanesini siz hakikat olarak görürseniz orada kalırsınız.

Ve sizi hayretten hayrete geçirmez o. O yüzden bir rüya gördünüz, rüyanız hakikat olarak gördünüz. O rüyada kaldınız veya bir hal gördünüz. O halde kaldınız. Veya da bir zuhurat oldu, o zuhuratta kaldınız. Onun hakikat olarak gördüğünüz şeyin de arka perdesinde hakikat, onun da arka perdesinde ayrı hakikat. Siz yolunuza devam edin, siz hayrette kalmaya devam edin, siz zikrullâh’a devam edin, siz sevmeye devam edin, siz koşmaya devam edin.

Her hakikat perdesinin arkasında ayrı bir hakikat perdesi vardır. O yüzden hakikat bu manada, sûfî manada, ilk kez dört yapar şeklinde değildir. Devamlı koşmak, devamlı yeni mecralarda yürümek lazım inşallah. Hamilelikte düşük yapanlar ve çocuğu olmayanlar için ümmü sübyan muskası takılması söyleniyor. Bu uygun mu? bir kimsenin üzerinde bir ayet-i kerimeyi taşıması, bir kimsenin üzerinde bir duayı, bir zikri taşıması caizdir.

Bunu rukye yapmak deniliyor buna. Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri bunu menetmemiş. Bazı sahabeler üzerinde böyle rukyeler taşımışlar. Veyahut bazı sahabeler mesela Fâtiha-i Şerifi bir kağıda yazıp şifa niyetiyle bir şey yapmak istiyor. Bunlar rukye yapmak deniyor. Hadis seyirpler…


Soru: Film-Dizi İzlerken Tevhîd Çekmek Tevhîd Tatmini Sağlar mı? — Kesinlikle Hayır, Çift Çehreli Sorunun Reddi; Karısının Komşu Adamdan Çocuk Sahibi Olması Sevınç ile Karşılanan Dizi-Haber Örnekleri; Türkiye’de Resmî-Dinî Nikâhlı Kadının Başka Erkekten Çocuk Peyda Etmesinin Normalleşmesi Eleştirisi; Dini Adab-Erkan’a Aykırı Diziler İzlenirken Tevhîd Çekilmez (Haber Türk-Akit İnternet Haberleri Atıf)

inde var mı? Benim okuduğum hadis kitaplarında var. O yüzden bu tip şeyler bir kimsenin üzerinde taşıması uygun mudur? Evet. Bunun için bir kimsenin üzerinde bir rukye yapmak deniyor. Bunların taşımasının bir anlamının olmayacağını söyleyen hadisler de var. Ben ne üzerimde böyle bir şey taşırım ne de böyle bir şey yaparım. Bu ayrı mesele. Ama bunu yapmanın caiz olduğuna dair hadis seyirpler var mı? Evet.

Düşük yapanlar ve çocuğu olmayanlar için bir kimsenin üzerinde bir rukye yapmak deniliyor. Bu konuda dair hadis seyirpler var mı? Evet. Düşük yapanlar ve çocuğu olmayanlar için tavsiyeniz nelerdir? Tedavi olacaklar, bunun sebebini araştıracaklar, Cenâb-ı Hakk yardım edecek, Allah’a yalvaracaklar, Allah’a isyan etmeyecekler. Cenâb-ı Hakk inşallah hayırlısıyla onlara da birer hayırlı evlat nasip eylesin. Ama ki soru gelmiş arkadan.

Fâtiha-i Şerife’yi Arapça yazıp muska olarak üzerimize taşımak uygun olur mu? Olur. Bunda bir sıkıntı yok. Fâtiha-i Şerife’yi üzerinize taşıyabilirsiniz. Evinizin değişik köşelerine asabilirsiniz. Ama dini de yaşayın, dini de uygulayın. Şimdi böyle bir şeyler oluştu. o kimse ne dini yaşıyor ne bir şey yapıyor. böyle muskallarla, onunla bununla idare ettirmeye çalışıyor. Bunlar da çok iyi şeyler değil.

Boşanmak isteyen kişiler dini açıdan neler dikkat ederekten boşanmalıdır. Eşler birbirlerinin haklarını hukuklarına riayet edecekler. Eşler birbirlerinin haklarını hukuklarına riayet ederekten doğru bir şekilde Kur’ân Sünnet dairesine uygun bir şekilde boşanmaklar. Allah’ın hiç sevmediği helal ama velakin boşanmak hak bazen de lazım oluyor.

işte hayat çekilmez hale geldiyse eşlerin arasında birbirlerine artık böyle darp ediyorlarsa, laf küf o bu her şey böyle işin içinden çıkılmaz hale geldiyse artık bu birlikteliğin bir anlamı kalmadıysa evet boşanmak çıkış kapısı. insanların birbirlerine zulmetmelerine gerek yok. Birbirlerine hayatı zehir etmelerine gerek yok. O zaman boşansınlar. Hele bu zamanda bir bakmış…


Soru: İnsanların Senâsından Hoşlanmamak Nasıl Başarılır — Sizde Olmayan Özellikleri Anlatanı Dinlemeyin, Kendinizi Bilin; Sahâbe Peygamber Zamanında Birini Çok Meteden Kimseye Bir Avuç Toprak Atardı Hadîsi; Soru: Duâ Ederken İnşallah Demek Doğru mu? — Hayır, Duâ’yı Kesin İbârelerle Yapın (“Ya Rabbi Beni Affeyle”); Soru: Yaşı İlerlemiş Bayanların Kapanma Hükmü — Belli Yaştan Sonra Hanefîlerde Cevâz; Hadîs: “İlk Bakış Allah’tan, İkincisi Nefisten, Üçüncüsü Şeytandan”

ın birisi psikolojisini bozmuş kadın erkeği bıçaklıyor, erkek kadını bıçaklıyor. Bir bakmışın psikolojiyi bozmuş adam eşini, çolunu, çocuğunu hepsini de katliam yapar gibi öldürüyor. Ondan sonra kendi kafasına sıkacağım diye uğraşıyor. İnsanların psikolojik dengeleri bozuk. baya baya bozuk. önceden görmediğimiz, duymadığımız şeyleri bu son yıllarda daha fazla görür duyur işittir olur. Allah muhafaza eylesin.

O yüzden bazen böyle boşanmayı insanlar çok uygun görmezler ama işte hatta zaman zaman beni eleştirirler ben bazen tanıdığım kimseler olur. Ben derim ki boşansın sen. Neden? Tarafları tanıyorum yani iki yakaları bir araya gelmiyor. Bir problemi halledemiyorlar. Artık nefis satınabilmişler. Bazen boşanmak kurtuluş oluyor. Allah iyiyesin inşallah. Selamünaleyküm babamız 34 sene önce vefat etti. Dedemiz de vefat edince babamızdan bize miras düştü.

Annemiz mirasçı gözükmüyor. Ona da hak düşer mi? Düşmez. Annenize hak düşmesine gerek yok zaten. neden evlatlar annelerine bakarlar. Aynı şey bizim için de olmuştu. Allah rahmet eylesin. Babamız bizim dedemizden önce öldü. Baba dedemizden önce öldü. Öldü olunca, dedem ölünce dedemin hoş, fazla bir malı yoktu bir ev cazi vardı. O ev direkt bize kalmıştı kardeşlerimle beraber. Selamünaleyküm bir kişiye yapılan iyilik sonucu.

O iyiliğin biraz sürüistimal edildiğini hissedersek nasıl davranmamız gerekir? normalde biz iyilik yapmakla mükellefiz. Biz iyiliğimizi yaparız. Eğer o kimseyi yaparız, o kimseyi yaparız. bu işin bir şey değil. Bu işin bir şey değil. Bu işin bir şey değil. Bu işin bi…


Soru: Hâtemü’l-Velî Meselesi — İmâm-ı Rabbânî, Abdülkâdir Geylânî, İbn Arabî ve Hazret-i Mevlânâ’dan Alıntılarla Giriş; Muhyiddîn İbn Arabî’nin Hâtemü’l-Velî Tabirini Atan En Önemli İsimlerden Olduğu, Fusûsu’l-Hikem’de Geçmesi; Hâtemü’l-Enbiyâ (Son Peygamber) Benzerliğinde Hâtemü’l-Evliyâ (Evliyâların Sonuncusu ve En Kemal Noktası); Şî’î-Sünnî-Tasavvufî Görüşlerde Mehdî-i Âl-i Resûl ile Bağlantısı — Îsa Aleyhisselâm’ın Mehdî’ye Bî’at Etmesi İmânı

r şey değil. Bu işin bir şey değil. Bu işin bir şey değil. Biz iyilik yapmakla mükellefiz. Biz iyiliğimizi yaparız. Eğer o kimse bizim yapmış olduğumuz iyiliği, şu istimal ettiğini düşünüyorsak bir daha yapmayabiliriz ona karşı. Ne bileyim ona bir iyilikte bulunmayabiliriz. Bu bizim kendi cüzi irademiz. Bir başkasına iyilik yaparız. Sıkıntı değil. İnsanlara huylarına göre davranmak ilmi siyasetin içine girer mi? Girer. Yoksa yanlış bir yol mudur?

Hayır. Haram olmadı münteşe. İlmi siyaset yapmakta bir sıkıntı yok. O kimsenin huyuna göre davrandığın zaman geçim ehli olursun hem. Selamün aleyküm Mustafa Bey. Bugünlerde dinen, bazen de dine çok bağlı. Bazen dinden uzaklaşmış, boşluğa düşmüş gibi hissediyorum. Bu gibi durumlarda ne yapmam gerekir? Allah’a emanet olun. Allah yardımcınız olsun inşallah. Evet bazen insanlar böyle gergitler yaşarlar.

Böyle değişik zamanlarda değişik şekilde bu gergitler olur. Önemli olan istikam et sahibi olmaktır. Örneğin kendinizi disipline edip farzlardan hiç taviz vermemek. Kendinizi disipline edip günlük nafilelerinizden hiç taviz vermemek gibi kendinizi böyle disipline edebilirsiniz. Az ama devamlı ibadet makbul olmuş. O yüzden harama düşmemeye gayret etmek, farzları yerine getirmek, nafileleri günlük nafilelerinizi yapmaya gayret edin inşallah.

Böylece kendiniz de bir istikamet, bir disiplin bulursunuz. Bunda ama böyle günlük gergitler, haftalık gergitler yaşamadan kendinizi dizayn ederekten böyle bir disiplin içerisinde götürmeye gayret edin inşallah. Selamün aleyküm. Film dizi izlerken tevhid çekersek, o tevhidlerle tevhid tatmini tamamlayabilir miyiz? Tevhid tevhiddir. Ben olur dersem herkes der ki ooo oluyormuş.

Geçelim televizyonun karşısına, filmleri izleyelim, aynı zamanda da dizileri izleyelim. Aynı zamanda sabah programları kadınlar için esra eri oldu, yok bilmem ne, cinayetler çözülüyor, çocukların babaları bulunuyor filan, gerçek babası şu deyip atmış geçenlerde bir arkadaş bize.

Sonra gazetelerde de şey oldu ya, haber oldu, çocuğun, kadının kendi resmi ve dini nikahlı bir eşi var, kadın hamile doğurmuş ama kadının çocuğunun babası komşu adam çıktı ya. Kadın da ne sevinç çığlıkları attı, çocuğunun babası komşu adam diye. işte şimdi onun dini tabirini söylemiş olsam dava açabilirler, dava açıp vay sen böyle nasıl söylersin deyip mahkemelerde uğraş Allah uğraş işin yoksa.

bunun adına ne dendiğini bizim ülkemiz insanı çok iyi biliyordu ama velakin ne yazık ki artık bunlar ülkemizde hoş görülmeye başlandı. bir kimse resmi ve dini nikahı bir kimsenin üzerindeyken o kimse çok rahat başka bir erkekle cinsel ilişkiye girip ondan çocuk peyda edebiliyor artık. siz bu dizileri, bu filmleri, bu haberleri dinlerken bir de tevhid çekeceksiniz değil mi?

Veyahut da bir film izliyorsunuz, o izlemiş olduğunuz filmde Kur’ân ve Sünnet’e aykırı hal ve hareketler var. Örneğin kadınla erkek sevişiyor o filmde siz o esnada tevhid çekeceksiniz öyle mi? Veya bugün birkaç tarihi böyle diziler var. Onlarda karşılaşmadım ama böyle bazı diziler var ondan sonra. Bunu da internet haberlerden izliyorum. onu da bilhassa bu ara Habertürk’le Akit internet haberleri bunlarla alakalı haberler yapmaya başladılar.

bazı diziler var Kur’ân, Sünnet, İslâm adabına, Erkan’ına aykırı davranışlar var ve siz bunları izlerken tevhid yapmayacaksınız. Muhteşem bir şey. Allah muhafaza eylesin. İki, biz bir hadiste dünyayı terk etmek, az yemek ve doymayı azaltmak ve insanların senasından hoşlanmamaktır diye geçiyor. İnsanların senasından hoşlanmamayı nasıl başarabiliriz…


Mehdî Meselesi Çevresindeki Sapkınlıklar ve Tartışma — Son 15-20 Yıl Mehdî Tartışmaları; Süleyman Hilmi Tunahan’ı Hâtemü’l-Evliyâ Sayan Süleymancılar; Bedîuzzaman Saîd Nursî’yi Hâtemü’l-Evliyâ ve Mehdî Gören Kimse ile Birafız Olma Vak’ası (Süleyman Demirel’in Şeyhten Daha Faziletli Olduğu İddiası); Adnan Oktar ve Evren-Bülent Ecevit İçin Mehdî-Nebi Denmesi; Fatih Denilen Cezaevindeki Kişinin Kendisini Mehdî Göstermesi; Psikolojik Saplıntı, Arkada Kirli İşler, Zamanın Kutbu İlânı Gibi Tipolojiler

? Bir kimse sizde olmayan özellikleri, olmayan halleri anlatıyorsa bilin ki o sizi böyle tabiri caizse uçuruyor. Kendinizi bilin siz. Kendinizi biliyorsanız bir başkasının uçurmasına bakmayın. Sena etmek o. Hadis-i şeritte Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri sahabe naklediyor bunu.

Diyor ki Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri zamanında birisi birisini çok metedersin yüzüne karşı onun yüzüne bir avuç toprak atardı diyordu. Dua ederken inşallah demek doğru mu yanlış mı? Dua’yı kesin ibarelerle yapın. Ya Rabbi beni affeyle. Ya Rabbi beni affeyle inşallah değil. Ya Rabbi beni affeyle. Bunun gibi. Yaşı ilerlemiş bayanların kapanması hakkında hüküm nedir? yaşı ilerlese ne olacak? İlerlemesi ne olacak?

sonuçta tese, tür, fars. Belli bir yaştan sonra mesela artık kadınlar arasında o erkekleşti derler. Mesela 90 yaşına gelmiş, 80 yaşına gelmiş. Kimse artık böyle çok fazla dikkat etmez. Onlar için hanefilerde biraz cevazlık var. İlk bakış Allah’tan. İkinci bakış şeytandan, üçüncü bakış nefistendir. İkincisi nefisten, üçüncüsü şeytandan.

Hadis-i şerifte Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri ilk bakış Allah’tan, ikincisi nefisten, üçüncüsü şeytandandır der. O yüzden biz ilk bakışta yolda gidiyorsun, gördüğün birisini gözün kaydı veya gözünün önünde yürüyeceksin gideceksin. İkinciye böyle dikkatle bakmamaya gayret edeceksin. Haramsa. Selamün aleyküm. Bir, alsaydı kutsi ruhtan eğer yardımını İsa’dan başkası da yapardı onun yaptığını. İmâm-ı Rabbânî.

İki, halkın arasına girerken sahibi haktır. Halkın zararları ona dokunmaz. Her bakımdan selamet içinde olurlar. Halkın yararı ne ise onu başarırlar. Halkın yardımı ile onlara her güç işi kolay eder. Allah’ın yardımıyla kulları doğru yola çağırırlar. Abdülkâdir Geylânî. Üç, bütün basar ve basiretimi derhar alimi gaybe çevirdim.

Bu zatın isim ve makamını nereli olduğunu anlamak istedimse de Cenâb-ı Hakk bu saydıklarından hiçbirisine beni muttali kılmadı. Allah-u Teala bu hatemi velayeti ne bize ne bizden evvelkilere nasip etmeyip bu makamı bizden saklamıştır. İbn-i Arabî Hazretleri. Açtılar Kenzi fiyuzu. Olunuz hilatı puş. Mustafa geldi. Yine cümleniz. Cümleniz îmân ediniz. Hazret-i Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî. Hatemi. Soru.

Eğer uygun görürseniz yukarıdaki pir efendilerin bahsettikleri hatemi veliyi biraz daha bilebilmem için kendinizce anlatabilir misiniz? Teşekkür ederim. Hatemi veli meselesi İslâm dünyasının tasavvuf ekolünde çok konuşulmuş, çok tartışılmış. Tabi hatem-ül veli tabirini atan en önemli isimlerden birisi de Muhyiddîn İbn Arabî Hazretleri’dir. Nasıl hatem-ül enbiyâ var ise son peygamber.

Hatem-ül enbiyâ, Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri’nin lakabı, makamı, namıdır. Aynı şekilde hatem-ül evliya veya hatem-ül veli diye tabir edilir ama genelde hatem-ül evliyadır. evliyaların sonuncusu ve en kemal noktasına geleni. Bu bazı rivayetlerde Mehdî alâ resul olarak nitelendirir. Bazı rivayetlerde kıyametin son dönemine kadar yaşayacak olan bir veliden bahsedilir. Ama hatem-ül veli veya hatem-ül evliya hem şi’a…


Rüyâda Şeyhe Para Getirme Vak’ası ve Ücret İstemeyen Şeyh Prensibi — “Rüyâda Gavıs 10.000 Dolar İstiyor” Diyenin Teşhiri; İstismârı Önleyen Kural: Ücret İstemeyenlerin Peşinden Gidin; Şeyh Kimseden Para-Araba-Ev-Han-Hamam-Dergah İstememeli; İş Arayan Olmadığı Halde Eve Yardımcı Alınması Meselesi (Günlük 200-250 TL); Hâtemü’l-Evliyâ Makamının Üstâd’ın Algısında Her Dönemin Yaşayan Kutbu Olarak Görülmesi

görüşünde hem sünni görüşte hem tasavvufi görüşlerde Mehdî alâ resul ile alakalıdır bu. O yüzden Mehdî alâ resul hatem-ül evliyadır. Hatem-ül evliyadır veya hatem-ül velidir. Ve o Muhyiddin-i İbni Arabazetlerin tabiriyle Muhyiddîn İbn Arabî Hazretleri kendisinin olmadığını dair hem basar ve basiretimi alem-i gaybe çevirdim.

Bu zatın isim ve makamının nereli olduğunu anlamak istedimse de Cenâb-ı Hakk bu saydıklarının hiçbirisinde benim mutlalik kılmadı der. Siz bunu hangi eserinden aldınız bilmiyorum ama bu bildiğim kadarıyla Fusûs’un da geçer bununla alakalı. Fusûs şerhlerinde de bunu bulabilirsiniz. O yüzden hatem-ül evliya bu tabirle ahir zamanın son diliminde gelecek olan Mehdî alâ resul ile alakalıdır.

Tabi Mehdî alâ resul ile alakalıdır deyince bir Mehdî tartışması başlıyor. bu son 15-20 yıldan beri bir Mehdî tartışması yok o muydu Mehdî, yok bu muydu Mehdî, yok şuydu Mehdî, yok 5 yıl sonra çıkacak, yok 10 yıl sonra çıkacak, yok yaşıyordu. Bu tartışmanın içerisinde girenler genel olarak Mehdî ve mehtiliği anlatsa söyleyecek hiçbir sözümüz yok. Ama Mehdî yaşıyor diyenler hep kendilerini Mehdî olarak öne sürmeye çalışıyorlar.

O yüzden bu meseleyi tartışırken bu meseleyi anlatırken dikkatli anlatmakta, dikkatli tartışmakta fayda var. Şimdi bir kimsenin şeyhini zamanın kutbu, zamanın gavsı, zamanın arifi billahi, zamanın büyük velisi, zamanın üçlerinden birisi, zamanın kutbu lazımı olarak görmesi hakkıdır. Eyvallah. Buna söyleyecek bir sözüm yok. bir sufinin şeyhini böyle görmesi de gayet normal ve doğaldır. Yolum kendi içerisinde bir doğrudur.

bazıları bunu böyle görmezler. Ya şeyhimiz Allah dostudur. Bu da haktır. Buna da söyleyecek bir söz yok. Hatta böyle birisi çok abartıyorsa o abartana bakarlar. bu kadar da abartma ya falan gibisinden. Bu sefer o abartanın da canı sıkılır. bu böyle nasıl konuşuyor falan diye. Bu ayrı bir şeydir bakın.

Bu bütün sûfî cenahta, sûfî kolda bir mürşidini gerçek kemal ehli bir mürşid olarak görmesi, bir şeyh olarak görmesi, bir üstad olarak görmesi, bunun hakkıdır. Hatta der ki benim şeyhim en üstün şeyh. Eyvallah senin şeyhin en üstün şeyh olsun. Bunu kabul ettik. Şimdi Mehdi meselesini gelince biraz ortalık karışıyor. işte kendi şeyhini Mehdi görmek, kendi hocasını Mehdi görmek, cemaatin başındaki kimseyi Mehdi görmek.

Kendi siyasi parti liderini Mehdi görmek burada sıkıntı var. Burada problem var. Ve bu Mehdi meselesini Mehdi’yi ve Mehdiyeti anlatmak olarak kabul edenlere sözüm yok. Mehdi’nin vasıflarını konuşalım, hadislerde geçen Mehdi vasıflarını, Mehdi isimlerini konuşalım. Bunda bir sıkıntı yok. Bunda hiçbir problem yok. Kütüb-i Siddî açın, Ebdâl meselesi veya Mehdi meselesi olarak. Oradan okuyun. Problem yok. Veyahut da değişik sûfî kitaplarından okuyun.

Bugün hadis-i şerifler var mı? Var. Mehdi ile alakalı. Biz Mehdi’nin geleceğini, a…


Soru: Yaşarken Ömrü Yetmeyip Öldükten Sonra İnsân-ı Kâmil Mertebesine Gelme Mümkün mü? — Çok Zordur, Bu Dünyada Çalışmak Gerekir; Soru: Zekat İnce Hesabı — Bir Kilo Altın 487 Bin TL, Borcu da 487 Bin TL İse Nisap Yok; Ödenen Tutarları Aylık Kaydedip Nisap Çıkarma veya Yıl Sonu Kabaca Hesap; Üstâd “Kabaca Hesapla Biraz Fazla Vermiş Ol” Tavsiyesi

hir zamanın son döneminde zuhur edeceğini, Mehdi’nin Kur’ân ve Sünnetin yaşanması ve yaşatılmasında mücadele edeceğini îmân edenlerdeniz. İsa Aleyhisselâm’ın Mehtâ’la Resûl’ü zuhur ettikten sonra yeniden yeryüzüne zuhur edeceğini îmân edenlerdeniz. Ama İsa Aleyhisselâm bir peygamber olarak zuhur etmeyecek. Bir Allah dostu, bir veli olarak zuhur ederekten, Mehtâ’la Resûl’e bî’at ederekten o Kur’ân ve Sünnet’e hizmet edecek.

Bunlar şimdi böyle anlaşılsa anlatılsa, bunlarda bir problem yok. Bunu böyle yılların verdiği bir tecrübeyle söylüyorum. bir Sûfî ile, herhangi bir X dergâhın, dervişi ile görüşüyorsun yavaş yavaş, yavaş yavaş, Mehdi yaşıyor değil mi? Kim yaşıyorsa? Onun şeyhi veya kim yaşıyorsa? Onun cemaatinin başındaki hocası. Yaşıyorsa kim? Onun siyasi bir ekolun başındaki parti başkanı. Ya canım kardeşim, böyle bir şey yok.

bu yaşıyor diyenler genelde kendi şeyhlerini veya kendi cemaatinin başındaki liderleri, Mehdi görenler bunu böyle söylüyorlar genel olarak. E şimdi Hâtemü’l-Evliyâ bu. daha önce birkaç kişi Hâtemü’l-Evliyâ olarak görüyordu kendi Üstadlarını. Mesela Süleyman Hilmi Tunahan Hazretlerini Hâtemü’l-Evliyâ olarak görüyorlar Süleymancı kardeşler.

Ve ondan sonra bir şeyh gelmeyecek, ondan sonra bir veli yok, son veli oydu, ondan sonra bir veli gelmeyecek diyorlar. Bunun örnek. Veyahut da Bediuzzaman Saîd Nursî Hazretlerini Hâtemü’l-Evliyâ olarak gören de var. Ama benim kulaklarımda duydu, gözlerimde gördü bunu söyleyen kimseye. O Mehdi olarak da gördü onu. Dedi ki ya Mehdi geldi, vazifesini yaptı gitti. Sen ne diyorsun dedi ya bana. Allah Allah.

Biz de o zaman Nefşeli Abdullah Efendi Hazretlerine intisap ettik, bağlayız, yeni dervişli daha böyle kerit böyle tepeden bakıyor Şeyh Efendi’ye bizim. Bizim dervişliğimize de tepeden bakıyor. Hadi bizim dervişliğimize baksın Şeyh Efendi’ye de tepeden bakmaya çalışıyor. Biraz tabi bu sefer ben de sert yapınca sustu. Hatta o kimse bana öyle demişti. Süleyman Demirel için senin şeyhi…


Soru: Zikir Halkasında Nefes Alışverişlerinde Düzen-Kural Var mı? — Bunun Bir Disiplini Var, Başta Zikri İdâre Eden Kimseye Tabi Olma (Allah Allah Tempo-Sesi-Baremi); Başka Türlü Ses Çıkarırsan Nefsine Uymuş Olursun; Cehrî-Pes Zikir Mahalleye-Eve-Etrafa Göre Ayarlanır, Kimse Donkişotluk-Zakirlik-Şeyhlik Yapamaz; Zikir ve Nefes Talimleriyle Tek Nefes Zikrullâh Duyulur, Kesretten Vahdet Oluşur

nler daha faziletli o dedi. Şimdi zaman zaman bu tip şeyleri duydu Türkiye veya mesela son dönem Adnan için Mehdi olduğu söyleniyordu. Bir Mehdi idi, bir Resul idi veya Evren, Bülent Ecevit için söyleniyordu. Bir Mehdi idi, bir Nebi idi. Böyle gitgeller yaşıyor insanlar. Veyahut da böyle bir Mehdilik ekollü oluşturup kendisinin Mehdi olduğunu beyan eden kimseler de var. Allah muhafaza eylesin.

böyle beyan edenlerden birisi bu geçenlerde o iğrenç, o böyle aşağılık işi yapan, o şimdi cezaevinde olan kimseydi. Mesela o da kendisini Mehdi yerine koyuyordu. elini öpen cennetlik olacak diyen kimse. şimdi ismini söylemekten çekinmiyorum Fatih denilen kimse. o da kendisini Mehdi görenlerdendi. Kendisine Mehdi denilmesini istiyordu. Burada bir psikolojik saplantı var. Bu psikolojik saplantıdan kaynaklanıyor.

Bunların pisicik psikolojik durumları bozuk. Pisicik psikolojik durumları bozuk olduğu için kendilerini Mehdi gösteriyorlar. Veyahut da arkalarında kirli işler var. Arkalarında kirli işler olunca kendilerini Mehdi gösteriyorlar. Veyahut da zamanın kutbu gösteriyor. Mesela kendi ağzından kendisinin zamanın kutbu olduğunu ilan ediyor. Yok ki Gavsullah Hasan biziz filan. Bunlar var. Bunları duydum da ben.

Bunları iddia eden kimselerin ağzından da duydum. Veyahut da böyle bir psikolojik takıntı kendisinden sonra şeyh olmayacak. Kendisinden sonra şeyhe gidilmeyecek. Kendisinden sonra herhangi bir şeyhe gitmenize gerek yok. Mehdi gelecek sizlere sahiplenecek. Size şeyhlik yapacak. Bunların hepsi de pisicik psikolojik takıntı, saplantı bunlar. Böyle bir rüya görmüş olabilirler. Böyle bir hal görmüş olabilirler. Böyle bir zuhurat olmuş olabilir.

Bütün hal, rüya, zuhurat dediğimiz şeyler tırnak içerisinde Kur’ân’a, sünnete, imamların iştahadına, ümmetin faydasına olan şeyler olması gerekir. Eğer bu zuhuratlarda, bu rüyalarda, bu hallerde herhangi bir tecelliyat var da bu tecelliyatta Kur’ân’a, sünnete, imamların iştahadına, sufilerin yoluna ve ümmetin hayrına değilse o zaman burada sıkıntı vardır. Bakın burada sıkıntı vardır.

şeyhi rüyasında görmüş bana 10.000 dolar getir, koşa koşa götürüyor. Sen gördün mü dedim rüyanda? Hayır. Ya sen gör rüyanda dedim. Sen dedim her ben rüyamda gördüm oğlum bana 10.000 dolar getiriyordun dediğin de 10.000 dolar mı götüreceksin dedim. Allah Allah durdu. Nasıl ya? Basmaya dedim ya. İstismar ediliyor böyle şeyler. O yüzden diyorum ben ücret istemeyenlerin peşinden gidin. O yüzden diyorum şeyh sen şeyhsin kardeşim.

Ücret isteme kimseden. Kimseden para pul isteme, kimseden araba isteme, ev han hamam is…


Çakra-Meditasyon-Reiki-Bioenerji Türeyenlerin Sûfî Metotları Çalma Meselesi — Şcakralar İçin Nefes Teknikleri Letaiflerin Aktiflenmesine Benzetilir; Zikr Kadim Bir İbadettir, Îsa-Dâvûd-Süleymân’la Birlikte Bütün Peygamberler Zikre Emrolunmuş; Osmanlı 600 Yıl Câmilerin Arkasına Tekke Yapmış, Tekke ve Zâviyeler Kanunuyla Kapatılınca Zikr Ölmemiş Evlere-Damlara-Mezarlıklara Taşınmış; Bayındır Güllük Mezarlığı-Musallâ Taşında Zikrullah, Dedenin Evinin Arka Odasında Gaz Lambasıyla İki Kişi Başbaşa Zikir Yapılan Yıllar

teme, dergâh isteme, bir şey isteme. Sen peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin halifesiysen, sen o peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin yolunda isen sen hiç kimseden hiçbir şey isteme. Bir şey isteme. Kendin evsine bir şey isteme. Beni şuraya götürür müsünüz? İsteme. nereden geçineceğiz biz? Çalış, hamballık yap, çöpçülük yap. Ayıp değil ya. Çalış. Az önce burada arkadaşlarla konuşuyorduk.

Evlere temizleye giden bir kadın 200 liradan aşağı gitmiyor bugün. İş yokmuş laf. İş beğenmiyor insanlar. Eve yardımcı alınacak, eve yardımcı alınacak. İnsanlar yardımcı arıyorlar evlerine. Bana da müracaat ediyorlar. Diyorlar ki var mı böyle çevrenizde iş arayan, böyle söyleyen kimse. Eve yardımcı alacağız, çocuk bakımcısı alacağız, annemiz hasta, ona bakacak filan. karı koca çalışıyorlar. Ondan sonra eve bir tane yardımcı lazım.

Günlük 200 lira istiyor kadınlar. 220 lira, 250 lira isteyen varmış. İş var. Çalışan yok. Koğuşturan yok. Millet dilenmeye alışmış. Allah muhafaza eylesin. Şimdi o şey kendisine böyle Mehdi süsü veriyor. Allah muhafaza eylesin. Gaf süsü veriyor. Allah muhafaza eylesin. Kutup süsü veriyor. Allah muhafaza eylesin. Onun kılığı, kıyafeti kutup gibi olmalı. Cübbesi kutup gibi olmalı. Sarı kutup gibi olmalı. O şalvarıyla, cübbesiyle, sarıyla dolaşmalı.

Eline asasını dalmalı. Kutup öyle olmalı çünkü. Veya hatta Mehdi öyle olmalı. Mehdi öyle olmalı ki kendisinin kutupı Mehdi gibi göstermeli. Böyle hariler hareketler tavırlar. Allah muhafaza eylesin. Bunlar tehlikeli. Şimdi hatem-ül evliya evliyaların sonuncusu veya evliyaların sonuncusu da değil. Bütün evliyalık makamının, velilik makamının en üst mertebesi diyelim.

Bunun her dönemde, bu benim kendi algılayışım, kendi anlayışım, her dönemin yaşayan hatem-ül evliyası, hatem-ül velisi vardır. Zamanın kutbudur bu. Bu zamanın kutbu hatem-ül evliyasıdır. Vefat eder, o üçlerden birisi o makama oturur. O vefat eder, üçlerden biri oraya geçince beşlerden birisi buraya geçer. Bunu kabul ediyorum. Ben böyle anlıyorum bunu. Ve hatem-ül evliya makamının zamanın kutbu olarak nitelendiriyorum.

Ha bu kimdir, kim değildir bunu Allah bilir. Bir kimse de kalkıp da ben hatem-ül evliyayim derse ben ona inanmam içimden. Ben derim ki rüyamda görmem lazım onun öyle olduğunu. Benim o bağlar. Ama insanlar öyle değil. Allah muhafaza eylesin. O yüzden hatem-ül evliya makamı el cevap var mıdır? Evet vardır. Bu Mehdî alâ resul çıktığında mehtide toplanacak. Ama mehti çıkıncaya kadar da zamanın kutuplarında toplanacağına inanıyorum.

Uzun oldu hakkınızı helal edin. Çünkü bu meselede bilir bilmez herkes çok konuşuyor. Çok, ayağı kayanlar çok bu meselede şeyhim diyenlerin büyük bir çoğunluğunda böyle bir makam sevdası oluşuyor. Kendilerini zamanın kutbuymuş gibi, zamanın gavsıymış gibi gösteriyorlar. Veyahut da hatem-ül evliya olarak kendilerini gösteriyorlar. Ve kendilerinden sonra bir velinin gelmeyeceğini, kendilerinden sonra bir şeyhinin olmayacağını söylüyorlar.

Bunların hepsi de sıkıntılı sözler. Allah muhafaza eylesin. Yaşarken ömrü yetmeyip öldükten sonra insanın kamil mertebesine gelen insanların hepsi aşık mıdır? Bunlar böyle çok zordur. Öldükten sonra o kimsenin insanın kamil mertebesine gelmesi. çok zordur ama her cevap kapatçık mıdır? Eyvallah. Hepsi aşık mıdır? Evet. Yoksa bir mürşid-i kâmil terbiyesinde aşıklık yoluna giren derhüsler, bu hal üzer ölülerse onlar da aşıklığa erişecekler mi?

Sakin erişelim ya aşıklıya. Böyle bu yolu böyle öldükten sonra da tamamlanır derse ki herkes tembelleşir. Bu dünyada çalışmanın bi…


Tekke Kapatılsın-Tarîkat Denetlensin Söylemine Reddiye — Açık Tekke-Tarîkat Yok ki Kapatılsın; Gelibolu Mevlevîhânesi Müze Statüsünde, Bursa Karabaş-ı Velî Tekkesi Osmangazi Belediyesi’ne Bağlı Kültür Merkezi; İstanbul’da Tamirat Edilen Tekkeler Kültür Evi Gibi, İçlerinde Şeyh Yok; Şeyhim Demenin Cezası 13 Yıl; Soru: Hadîs-i Şerîfte Söz ve Fiillerde Aşireye Giden Helak Oldu — Hazret-i Ali’nin Cihat Meydanında Övünmesi Vak’ası; Yap Dediğini Yap Yapma Dediğinden Uzak Dur Mücadelesi

r anlamı kalmaz. Çok sıkıntılı ve sakıncalı şeyler. Çalışalım Allah için. Selamün aleyküm benim Haydan Aya’ya ödediğim borcum var ve elimde de altın var. Borcumla altınım hemen hemen kafa kafaya ama borcum Haydan Aya’ya azalıyor. Zekatımı, borcum altınımı nisap miktarınca azaldığından itibaren bir sene geçmesini bekleyip mi vereceğim yoksa altınımın, borcumu nisap miktarı geçtiği anda mı vereceğim? Senin şimdi ne kadar altının var? Bir kilo.

Bir kilo altın ne kadar? Ne kadar oldu İsmail? Bir kilo altın? Sen de bilmiyorsun. Demek ki bir kilo altının yok İsmail. Bilseydin hemen söylerdin veya altın işi yapırsaydın. Salim de oradan bakacağım diyor yaşıyor. Ben baktım Habertürk’ün altın 487 lirası olmuş. Evet. Demek ki bir kilo altın 487 lirası olmuş. 487 lirası. Bir kimsenin örneğin bir kilo altını var. 487 bin lira. borcu da var 487 bin lira. O kimse ne yapacak? Zekat vermeyecek.

Sebep? Çünkü 487 bin lira altını var. 487 bin lira da borcu var. Şimdi o kimse bir yıl sonra 200 bin lirasını ödedi. Elinde ne kadar kaldı? 200 bin lira kaldı. İnce hesaplayacaksa her ay ödediğini yazacak. Aylık aylık ona göre nisap çıkaracak. Yok ben ince hesaplamayayım, kabaca hesaplayayım, biraz da fazla vermiş olayım diyorsa yıl sonunda altın kaç para? 500 lira oldu. Ne kadar borcu kaldı? 200 lira borcu kaldı.

300 lirasının bir yılında durduğu için zekatını verecek. Bu kadar ince ayrıtılı hesaplayamam ben. Ben böyle kavat hastak hesaplar geçerim canım kardeşim. Zikir halkasında belli bir nefes alışverişler var. Bu nefes alışverişlerin belli bir düzeni ve kuralı var mı? Bunun bir disiplini var. Zikrullâh yaparken mesela biz diyelim ki Allah ismasını çekiyoruz.

Allah ismasını çekerken başımızda zikrullahı idare eden kimse bize bir nefes olarak bir nefes verdi. Örneğin nefesle çekiyoruz. Allah Allah Allah dedi. Biz de onun nefesine kendimizi disiplin ederiz. Ses tonuna baremine de kendimizi disiplin ederiz. Biz de Allah Allah Allah deriz. Asla nefsimize uyup Allah demeyiz diyen kimse o zikir halkasında nefsine uymuştur. Sebebi başta zikri yöneten kimseye nefsini tabi etmedi çünkü.

Mesela o kimse zikrullâh da Allah ismasını cehri vurdu. Allah Allah Allah diye zikrullahı vurdu. O esnada biz kendi kendimize Allah Allah Allah dedik. Yine tabi olmadık. Bakın yine tabi o. Disipline tabi olmadık biz. O disipline tabi olmadığımız için biz nefsimize uyduk Allah’ı zikrederken. Şimdi kimisi de vardır böyle zikrullâh alakasındadır. orada kıyamet kopuyordur. Allah Allah zikrullâh yapılıyordur. O arkada kafasını sallar böyle.

Allah’ım böyle kendi kendime derim. Allah de ya. sesin çıksın orada tabi ol ona. Sufilikte böyle bir disiplin vardır. O yüzden o kimse orada ders yaptıran kimseye tabi olur. Ya bize hep burada pes zikrullâh yaptırıyor deme nefsin uyma. Orada zikrullâh yaptıran kimse var. Mahalleyi biliyordur, evi biliyordur, etrafı biliyordur. Orada pes zikrullâh yapılması gerekiyordur. Sen kendi kendine orada donkişotluk yapma. Sûfîlik bu değil.

Sen orada kendi nefsine göre zakirlik yapma. Kendi nefsine göre orada şeyhlik yapma. Sufisen otur tabi ol. Bu nefes alışverişlerinde normanite düzeni var mıdır? Evet. O tempoya göre nefes alışverişlerin düzeni vardır. Allah affetsin önceden böyle zamanımız da vardı. Biz arkadaşlarla, kardeşlerle zikir talimleri yapardık. Zikir talimleri yapardık, nefes talimleri yapardık. Eski arkadaşlar, kardeşler bunları bilirler.

Bu talimlerle, bu nefes talimleri ve disiplinlerle komple orada zikrullâh yapan kimseler tek nefes zikrullâh duyurur. Zikrullâh’ın kesretten vahfet oluşur. Sanki bir kişi zik…


Müteferrik Sorular: Haramları Anlatma-İtikâf-Boşanılan EŞten Tazminât — Haramları Başkasına Anlatma Şâhit Olma Durumu (Anlatmamaya Gayret); Günlük İtikâfa Girmek, Haber Vermeye Gerek Yok; Boşanılan Eşeden Tazminât Almak — T.C. Devleti Kanunları Uygulanır, Dârü’l-Harp’te İslâm Hukuku Uygulanmaz İlkesi; Rüyâ Yorumu: “Eşime Beni Size Getirmesini Söylediniz” Rabbim Hayıra Tebdil Etsin; “Allah’ın Bilinmekliği” Tabiri: İnsan-Cin-Melek Dışı Varlıklar mı Var? Bütün Varlık Allah’ın Bilinmekliğinin Birer Tecellisi; İmân-İslâm-İhsân Mertebeleri Şartı

rullah yapıyormuş gibi duyulacak. Neden? Bütün nefes alışverişleri ve zikrullâh yapış şekli şemali baremi birbirini tutarsa harika bir şey olur. Bu soruyu sormamdaki maksadımı izah etmek isterim. Takdir edersiniz ki etrafta türeyen birçok meditasyoncular türedi. Bilinçaltı temizlikleri, reiki, bioenerji gibi uzak doğu felsefesiyle birçok sistem gündeme geldi. Ve akın akın benim inançlı Müslüman kardeşlerim bunlara kapılmış durumda.

Bu teknikleri yaparken onlar çantalarını açmak için nefes teknikleri yapıyor. Fakat bu tekniklerde yanlış bir şey olduğuna inanıyorum. Çünkü bunlar çakraların. Ha çanta değil, çakraymış. Evet. Orada yukarıda çanta, ben de diyorum çantayı açmak için de mi nefes tekniği var diye düşündüm. Alttaki çakra deyince evet çakraymış. Bu teknikleri yaparken onlar çakralarını açmak için nefes teknikleri yapıyor.

Fakat bu tekniklerde yanlış bir şey olduğuna inanıyorum. Çünkü bunlar çakralarını açmak için nefes teknikleri yapıyorlar. Bizlerin de letâiflerimiz olduğundan sanki bu zikirler ile letaiflerimizin aktifleştiğine inanıyorum. Yanlış olabilirim. Öyleyse lütfen söyleyiniz. Sizler gibi zikir yapan kıymetli kişilerin hatme yaptıklarında da zikir esnasında nefeslerini aynı şekilde aldıklarını gördüm. Düşüneceğim bu yüzden oluştu açıkçası.

Siz nasıl bakarsınız buna? zikrullâh şifadır. Zikrullâh yapılış şekli şemali de şifadır. O yüzden bu zikrullâh tekniklerini, bu zikrullâh vuruş şekillerini, dünya insanlığı tarih boyunca hep kullanmıştır. Şimdi Sufili’ye laf söyleyenler bu teknikleri sanki uzak doğu felsefesinden alındığımız gibi bir ibare kullanıyorlar. İsa Aleyhisselâm da zikirle emrolundu. Davut da zikirle emrolundu. Süleyman da zikirle emrolundu.

Bütün peygamberler zikirle emrolundu. Öyle olunca zikir yapmak şekli ve şemali kadim bir ibadet oldu. Bu uzak doğu veya batıdaki bilinçaltı temizleyiciler, bunlar bunlar zikrullahlardaki metotları uyguluyorlar. Evet bunu kabul ediyorum. Birkaç kişi benim yanımda çünkü bu metotlardan bana örnekler sundular. Dedim ki bunun biraz daha farklısı zikrullâh da var ama biz zikrullâh da Allah için disiplin ederiz. Namaz disiplini gibi.

Nasıl namazın rükusu, secdesi, kıyamı var ise, nasıl namazda okunması gereken dua, zikirler var ise biz de zikrullâh yaparken bütün disiplinine uyarız. O zikrullâh disipline muhakkak ki biz o disipline uyarken de ibadet noktasında görerekten uyarız. Çünkü yaptığımız şekil şemal ve tarz, Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’den itibaren gelen bir tarzdır, tavırdır. Bazen soruyorlar, İslâm’da böyle bir ibadet var mı?

Canım kardeşim, 1400 yıldan beri Allah’ı zikir var, Âdem’den beri Allah’ı zikir var ve 1200-1300 yıldan beri tekkeler var, zaviyeler var. Ve Osmanlı 600 yıl bütün camilerin arkasına birer tekke yapmışlar. Ne yazık ki son dönem tekke ve zaviyeler kanunu ile tekke ve zaviyeler kapatılmış resmi olarak.

Bu zikrullâh ölmemiş, sûfîlik kapanmamış, sonuçta sûfî dünya vazifesini yapmaya devam etmiş, evlerde zikrullâh yapmışlar, damlarda zikrullâh yapmışlar, bağda bahçelerde zikrullâh yapmışlar, değişik yerlerde zikrullahlara devam etmişler, böylece devam etmiş gelmiş. Mesela bizim ilk sûfî olduğumuz yıllarda zikrullâh her yerde yapmak zordu.

Bayındır’da örneğin biz güllük mezarlığında zikrullâh yaptık, mezarlığın içerisinde Musallat taşının olduğu yerde, biz orada zikrullâh yaptık, yapacak yer yok. Camilerde kaçak göçek yapmaya çalışırdık,…


Soru: Bomba Rüyâ — “Esmer Yakışıklı Bir Erkek Şeklinde Sizi Gördüm” — Cenâb-ı Hakk Sıfatsal Tecelliyatla Her Türlü Şekilde Rüyâda Tecellî Edebilir Ama O Allah Değildir; Soru: Ayetü’l-Celâlîye Duâsı Hazret-i Ali’ye Ait mi? — Bilmiyorum; Soru: İlk Şahadet Getiren Cehennemde Yanmaz Hükmü — İmân Üzere Ölürse Evet; Soru: Rüyâda Kuzenim Namaz Kılıyor — Sen Namazına Dikkat Et; Ebû Cehil ile Bilgi-Kibir İlişkisi Şerhi (Ebû’l-Hakem’den Ebû Cehil’e Dönüşmesi)

evlerde yapardık örneğin, evlere davet ederdik arkadaşları. Dedemin evi vardı, biz ilk oktayla orada zikrullâh başladık, iki kişi baş başa. normalde başka da kimse de yoktu zaten.

Ondan sonra orada başladık, ne lamba var orada ne elektrik var, gaz lambası vardı, gaz lambasını silerdim ben gündüzden, akşam olunca yakardık orada, dedemin evinin arka odası vardı, tenha ses çıkmıyor diye, orada yapardık, oturamazdık bile oturacak kilim yok bir şey yok, varsa dahi böyle oturulacak halde değil, ayakta zikrullâh yapardık oktayla beraber, kısa uzun kendimizden geçerdik bazen, karanlık göz gözü görmüyor, ondan sonra çıkardık oradan, öyleydi o zamanlar.

Şimdi bu zikrullâh yeni bir şey değil, sûfîler kendilerince bir yol bulurlar, sûfîler kendilerince devam ederler. Her halde her halükarda zikrullahlarına devam ederler, sohbetlerine devam ederler, bir yol bulurlar sûfîler kendilerine. Cenâb-ı Hakk onlara bir yol gösterir, Cenâb-ı Hakk onlara bir bu konuda ışık gösterir, Rabbim onların yollarına ayağın eder.

Yeter ki onlar mücadele edeceğiz, mücahede edeceğiz, nefis terbiyesi yapacağız, Allah’ı zikredeceğiz, zikrullahın, cemaat olan zikrullahın faziletinden nasibimizi alacağız desinler, devam ederler, bir yol açarlar. O yüzden zikrullâh kadim bir ibadettir. Ama bu çakradır, çukradır bunlar sonradan alınan şeyler. Ve bu sonradan alınan şeyler de muhakkak sûfî öğretinin içerisinden alınmış şeyler olarak görüyorum bunları.

Ama ne yazık ki Müslümanlar kendi inançlarına, kendi kültür değerlerine sırtını dönen bir topluluk oldu. Hele Türkiye’de bu iyice artık oturdu, tekke ve zâviyeler kapanmasıyla 80-90 yıl geçti üzerinden. 80-90 yıl geçince böyle bir ibadet var mı, tarikat var mı, sûfîlik var mı, haydi bir tartışma alıp götürüyor, tarikatlar kapatılsın. Açık tarikat mı var kardeşim kapatılacak? Tekkeler kapatılsın, açık tekke mi var kapatılacak?

Bana bir açık tarikat gösterin kapatalım, beraber gidelim kapatalım. Bana açık bir tekke gösterin, bir şeyhte bir tekke gösterin, gidelim beraber kapatalım. Yok. Bakın yok. Devletin müsaade ettiği yerler var. Mesela Gelibolu Mevlânesi. Gelibolu Mevlânesi müze, statüsünde. Veya Bursa’da Karabaş-ı Velî Tekkesi vakıflara ait Osmangazi Belediyesi’ne bağlı. Orada atanmış veya yapılmış bir şeyh falan yok. Belediyenin bir kültür merkezi.

Veya da örneğin değişik İstanbul’da orada burada eski tekkeler var, tadilat ettiler, tamirat ettiler belediyeler, ayağa kaldırdılar. Vakıflar bunları ayağa kaldırdı ama işlerinde şeyh yok onların. Birer bir kültür evi gibi. Onlar vazife yapmıyorlar ki. mevcut bir tarikatın elinde bir tekke yok. Yok yok. Tarikat yok çünkü Türkiye’de. Kapatılmış. Şimdi onlar ki tarika…


Soru: 13 Yaşında Günlük 33 Tevhîd Ahidleri — Şimdi 19 Yaşında Normal Günlük 100 Tevhîd Dersi; Koronaya Yakalandım İmtihan mı? Evet, Nimet Olarak Görelim; Soru: Rabbimiz Tarafından Haram Olan Yasaklarda Esneklik — Açlıktan Ölüm Varsa Domuz Eti Yenir, Susuzluktan Ölüm Varsa Şarap İçilir; Faiz İçin Hanefî Dârü’l-Harp İctihâdı (Kafirle Mü’min Arasında Faiz Yok); Zina için Esneklik Aranılmaz; 40 Yıllık El Yazması Muska Açılmış — Tekrar Sarıp Üç İhlâs-Bir Fâtiha Okunup Akar Suya Atılması

tları denetleyelim. Ya tarikat mı var ki denetleyeceksin? Hangisini denetleyeceksin? Neyi denetleyeceksin? Bir tarikat mı var kurulu? Bir tabela gördünüz mü burada Kâdirî tarikatının tekkesi diye? Veya bir tabela gördünüz mü burada Rüfâî tekkesinin tabelesi diye bir yer gördünüz mü? Yok. Veya hatta ha böyle sorarlar ya sen şeyh misin? Ya kim ben şeyhim der Türkiye’de? Ben şeyhim demenin cezası 13 yıl.

Ben şeyh olsam söylerim ha 13 yılı göze alırım. Gerçekten öyle bir şeyhlik varsa bir kimsede adam göze almalı söylemeli. 13 yıl 13 yıl kesin yatsın. Şeyh olmak kolay bir şey mi ya? O yüzden şey değil ama bunlar tabi zikrullâh, zikrullahın disiplini, zikrullahın yapılış şekli şemanlığı bu manada kadim bir ibadet. E bilmiyor gençler bilmiyor, çocuklar bilmiyor, yaşlılar bilmiyorlar. Görmemişler görmedikleri şeye düşman oluyorlar tabi.

Bu da ayrı mesele. Selamün aleyküm. Bir. Hadis-i şerifte Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’in söz ve fiillerinde aşireye gidenler helak oldular dediği ve bu sözü 3 kez tekrarladığı nakledilmiş. Söz ve fiillerde aşireye gitmekten kasıt, dikkat etmemiz gereken durumların ne olduğunu açıklayabilir misiniz? söz ve fiillerde aşireye gitmek. Ben şunu şöyle yaparım demek. Bir şeye söz veriyor ya. ben şöyle yaparım, ben böyle ederim.

Şatahat yapıyor, şatafat yapıyor söz ve fiillerde. Bunlar aşireye gitmek. Bunlar insanı helak eder. Hazret-i Ali radıllahu anh hazretleri cihat meydanına çıktı. Ben ki dedi başladı övünme. Arkadan Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’e dedi ki eğer cihat meydanında olmamış olsaydı, bunu düşmana karşı söylememiş olsaydı, Ali helak olmuştu dedi.

Böyle söz ve fiillerde insanın kendisini met etmesi, kendisini önemli göstermesi, görmesi gibi veya fiillerde sünneti aşması, sünnetin üzerinde hareket etmesi, bunlar insanı perişan eder. Allah muhafaza eylesin. Hayatımızda yaşadığımız haramları bir başkasına anlattığımızda o kişinin bu durumu bildiği için mahşerde şahit olma durumu var mı bu önemli mi? Evet. Anlatmamaya gayret edin inşallah.

Bu zamanlarda gün içerisinde itikafa girmemize bir sakınca var mı? Eğer yoksa her girmek istediğimize size bildirmemiz uygun olur mu? Günlük itikaflarla alakalı gerek yok. Bütün kardeşler günlük itikaflar yapabilirler, girebilirler. Bunda bir sıkıntı yok. Selamünaleyküm. Boşanılan eşten maddi manevi tazminat almak uygun mudur? Allah razı olsun. Biz İslâm hukukuna göre yaşamıyoruz bu ülkede.

Bizim boşanmamız da evlenmemiz de İslâm hukuku içerisinde değil. Öyle olunca mevcut Türkiye Cumhuriyeti devletinin hukuku neyse onu uygulamakta bir beis yok, bir sakınca yok. Çünkü İslâm hukukunun olmadığı yerde İslâm hukuku uygulanmaz diye bir ibaret var.


Siyasi-Tarihî Kompleks Soru: Kıbrıs-Azerbaycan-Yunan Meselesinde Vatan Hainliği — Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı’nın Rumlara Toprak Verme, Azerbaycan Üst Düzey Bürokratın Ermenilere Bilgi Vermesi, Yunan’ın Türkiye’ye Ada Verme Tekliflerini Duymamak; Bin İki-Üç Yüz Yıllık Fitne Silsilesi: Hazret-i Ömer-Osman-Ali-Hüseyin Şehâdetleri, Hazret-i Hasan’ın Zehirlenmesi, Emevî-Abbâsî-Selçuklu-Osmanlı-T.C. Boyunca Ehl-i Beyt’e Zulüm; Azerbaycan-Ermenistan Ateşkesinin Ermeniler Tarafından Bozulması, “Nahçıvan Azerbaycan’la Birleşmeli” Çağrısı

Darül Harp’de İslâm hukuku uygulanmaz, kısaslar uygulanmaz, hukuku uygulanmaz diye bir ibaret var. Sebep orada İslâm hukuku yok ki ucundan bir yerine tutup da uygulayasın. Doğru değil. Allah muhafaza eylesin. Selamünaleyküm. Rabbim size iyilik de afiyet eylesin. Çok aklıma takıldı. Yoksa rüya yorumunu yapmadığınızı biliyorum. Kusura bakmayın. Rüyamda eşime beni size getirmesini söylediniz. Ben bu rüyanın tevlimini çok merak ettim.

Rabbim sizi korusun. Allah razı olsun. Allah muinini olsun. Allah hayırlara tebdil etsin inşallah. Söyleminize göre Allah’ın bilinmekliği isterken aslında bilindiğinin bilinmesini ister dediniz. Demişimdir. Buna göre Allah’ın önceden bilenlerden kasıt gökyüzlü varlıkları mı, melekler yok sayanı sabit ede yine biz miyiz? Hepsi de olabilir. Veyahut melekler insanlar cinler harici başka bir âlem, başka varlıklar mı var mı?

Bütün Cenâb-ı Hakk’ın vareti, bütün varlık âlemi aslında canlı ve ruhu var olarak görürüz. O yüzden bütün varlık Allah’ın bilinmekliğinin birer tecelli safhası. İki, Allah’ın bilinmekliği istemesindeki kasıt inanmak ve îmân etmek mi yoksa metafizik boyutu mu? Bu normalde îmân edip, îmân, İslâm, ihsân mertebeleri dairesinde gittiğinde o kimse îmân edecek, İslâm’ı yaşayacak ve ihsân mertebesine ulaşacak ki bilinmeklik onun üzerinde tecelli etsin.

Selamün aleyküm, bu beyti anlayamadım açıklayabilir misiniz? Böylece Allah nefsin heva ve hevesini gönülle, gönlün heva ve hevesini de nefiste kırmak istemiştir. At-ta-Allah İskender-i. gönül dediği kalp, o Cenâb-ı Hakk nefsin heva ve hevesini kalpteki nuraniyetle kırmış, kalpteki heva ve hevesi de nefiste kırmış. İkisini birbirine çarpıştırmış. At-ta-Allah İskender-i’ye göre.

Selamün aleyküm, sizi rüyamızda esmer yakışıklı bir erkek olarak görmek mümkün mü? Allah nasıl isterse gösterir. Rüyamda bomba, bu biraz okudum, bomba geliyor. Rüyamda esmer yakışıklı bir erkek şekline bürünmüşsünüz, bana Allah’ı görünce ne diyeceğimi soruyorsunuz. İçimden Allah ile siz misiniz? Arada kalıyorum sanki bu mümkün mü? Cenâb-ı Hakk her türlü şekilde rüyada halde tecelli edebilir ama o Allah değildir. Sıfatsal tecelliyattır.

Her türlü tecelliyat açıktır. Hazret-i Ali efendimiz’e Âyetü’l-Celâlîye duası diye bir kasiyeye denk geldim internette. Hazret-i Ali efendimiz’e mi âyettir, doğru mudur? Bilmiyorum hadis kitaplarını hiç okumadım. Kim Allah’tan başka hiçbir ilah olmadığına Muhammed’in sallallâhu aleyhi ve sellem’in onu resulü olduğuna şehadet ederse Allah onu ateşi cehenneme haram kılar.

Bu hadisten yola çıkarak kelimeye şehadet getiren hiçbir Müslümanın cehennemde yanmayacağını anlıyor olmak doğru mu? Eğer gerçekten o îmân üzerine ölürse evet. Şehadet etmiş ama günahkar günah işlemiş, tövbe etmiş cehennemle onun işi yok. Böyle algılamak doğru mudur? Doğrudur. Selamünaleyküm. Bütün ailem korona oldu bize dua eder misiniz? Allah şifa versin, Allah yardımcınız olsun. Rabbim iyilik versin inşallah.

Maşallah ya nasıl başardınız bütün ailecek maaile korona olmayı ya. Selamünaleyküm. Rüyamda kuzenimi namaz kılarken gördüm. Sen namazına dikkat et inşallah. Kuzenine de namazı inşallah tebliğ et. Çok bilenlerde hikmet olsaydı Ebû’l-Hakem, Ebû Cehil olur muydu? Bilmenin değişik yolları var.

Bilme, eğer o insanda kibir haline getiriyorsa evet Ebû Cehil olur ama bilen kimse boynunu büküyorsa bildikçe tevazüye gidiyorsa ve ben ne biliyorum ki diyorsa o bilme güzel bir bilme. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem ümmiydi. Allah ona her şeyi öğretti. Bugün Müslümanım diyen insanlar nasıl olur da müminlere sen biliyor musun sen bir Fâtiha oku diyebiliyorlar. Gerek yok bu. Cahil insanlar çıkacak hep. Kibirli insanlar da çıkacak.

Allah onlara da hidayet eylesin. Çok takılmayalım böyle şeylere ne olacak ya. Onlar da zaman içinde terbiye olacaklar inşallah. Selamün aleyküm 13 yaşında günlük video 33 kere çekmemi söylemiştiniz. Şu an 19 yaşındayım. Bu şekilde devam edeyim mi? Yok hayır. Sen normalde herkesin çektiği gibi günlük video çek inşallah. Vay büyümüş ya insanlar. Allah mübarek eylesin inşallah. Selamlar iş yerinden kaynaklı korona yakalandım.

Korona bizim için imtihan mı? Vallahi normalde imtihan olarak görelim. İmtihan nimet olarak görelim. İnşallah. Allah i…


Kayseri’den Mesut Güler Selâmı ve Dünya Sevgisi Tanımı — Hayırlı Bineği-Hayırlı Eşi-Hayırlı Evi Olmak Dünya Sevgisi Değildir Hadîsi; Sahâbenin “Güzel Giyinmeyi Seviyorum Ya Resûlallâh” Vak’ası ve Cevâb; İnfak Etmeyip Para Biriktiren-Farz-Vâcibi-Sünneti Terk Eden İçin Ayet; İşyerinde Yükselmek Makam Sevdası Değildir, Başarılı Olmak Güzeldir; Müdürlük İçin Rüşvet Dünya Sevgisidir; Zikr Esnasında Günâhlardan Ağlamak Harika; Kendinde Olmayan Makamı Varmış Gibi Gösteren Vekîl-Belediye Başkanı Amelen Münâfıktır

yiyesin. Hocam hayırlı geceler. Ben Rabbimiz tarafından kesin bir buyrukla haram kabul edilen yasaklarda esneklik olabilir mi diye sormak istiyorum. Olabilir. Mesela bir kimse haşlıktan ölüm söz konusu ise haram olan domuz eti yiyebilir. Bir kimse susuzluktan ölme var ise susuzluğunu gidermek için şarap içebilir. Örnek faiz haram buyrulmuşken insanların ihtiyaç anında hangi kaynaya dayanarak esnekliğe başvurduklarını öğrenmek istiyorum.

Hanefîler Darül Harp düşüncesi fetvası üzerinden Darül Harp’de mümin ve kafirin arasında faiz yoktur. Hükmüne dayanarak esnekliğe ulaşıyorlar. Sonuçta büyük günahlardan biri de faiz. Peki bu günahlar içinde kıyamete kadar yasak, haram olan faizden başka diğer kesindir dille haram denmiş yasak olan günahlarda esneklik aranmayacak mı? Normalde ne yapacağız? Zinaya esneklik mi aranacak şimdi? Örneğin. Aram haramdır canım kardeşim.

Esneklikler böyle bir sıkıntı söz konusu olursa, az önce anlattığım gibi o zaman olabilir. Bir muska vardı bizde ama çok eski 40 yıllık vardı. Kötü bir şey olduğunu sanmıyorum ama açtım bugün ne yapayım bunu. Evet açmışım baya baya. Bu bir de el yazmasıymış. Bugün bana attınız siz bunu. Evet Almanya’dan. Bu normalde ne muskası olduğunu belli değil. O yüzden bunu tekrar sar sarmalı. Üç İhlâs bir Fâtiha oku. Bir akan suya at inşallah.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Rumlara toprak vermekten söz ediyor. Azerbaycan üst düzey bürokrat Ermenilere bilgi veriyor. Bir Yunan Türkiye adalardan bir kısmını verelim dediğini hiç duymadım. Bu nasıl oluyor? Esmi tarihle gerçek tarih arasında neden bu kadar uçurum? Vas selamun aleyküm. bu tarih boyunca ne yazık ki hem Müslümanlara hem Müslümanların içerisinde Türklere böyle vatan hainleri hep olmuş. Ne yazık ki olmuş.

Bir de bunlarla mücadele ede ede bin yıldan beri bunlarla mücadele ediyoruz. Bin iki yüz yıldan beri bin üç yüz yıldan beri bu fitnelerle uğraşıyoruz. İlk fitne Hazret-i Ömer Radıllahu An Hazretlerinin şehit edilmesi. Sonra bir kısım çapulcular geldiler. Hazret-i Osman Efendimizi şehit ettiler. Ondan sonra bir kısım yine çapulcular Hazret-i Ali Efendimizi şehit ettiler. Sonra gelen çapulcular Hazret-i Hüseyin Efendimizi şehit ettiler.

Hazret-i Hasan Efendimizi zehirlediler. Sonra gelen çapulcular Ehl-i Beyt’e zulmettiler. Ondan sonra onlar yıkıldı. Ardından Abbâsîler kuruldu. Abbâsîler de Ehl-i Beyt’e zulmetti. Sonra Selçuklular kuruldu. Selçuklulardan önce Türkler Turuşah döneminde İslâm oldular. Sonra Türkler kendi işlerinde İslâm olduktan sonra hainlerle uğraştılar. Selçuklu kuruldu yine hainlerle uğraştılar. Ardından Osmanlı kuruldu.

Osmanlı içeriden dışarıdan hainlerle yıkıldı. Ardından Türkiye Cumhuriyeti devleti kuruldu. Yine içeriden dışarıdan hainler değişik oyunlarına tezgahlarına devam ediyorlar. Şimdi ta doğudan tutun batıya kadar Türkler var Müslümanlar var. Güneyden tutun kuzeye kadar Müslümanlar var. Türkler var her tarafta. Hem Müslüman hem Türk. Müslüman olmayan Türkler de var. Bunlar bir araya gelip de bir ve beraber olamıyorlar.

Ve ne yazık ki Müslümanlar ve bilhassa Türkler savaşta kazandıkları şeyleri masada nasıl oluyorsa kaybediyorlar. Böyle bir sıkıntı var. Şimdi birkaç gündür izliyorum. Azerbaycan’la Şeyh’in arasında, Ermenistan’ın arasında ateşkesi ilan edildi. Ateşkesi ilan edilir, edilmez. Bozan ateşkesi bozan gene Ermeniler. Bunlar bunlardan anlamaz. Gavur gavurluğunu yapmaya devam eder. O yüzden sonuna kadar mücadele edilecek.

ateşkesi, mates kestiği demeyecekler. Normalde Türk topraklarından çıkıncaya kadar Ermeniler sürülecek. Hatta daha ilerisini söylüyorum. bu yılanın başı ezilmedi. Nakhçıvan’la Ermenistan birleşmeli. Nakhçıvan’la Ermenistan birleşmeli. Bence birleşmeli. Bu adalar burnumuzun dibinde Yunan’ın bu tip handikaplarını çekiyoruz. bir gün daha alıvercen geçeceksin. Bağırınıp dursunlar. Savaşılacaksa savaşılsın. Yeter artık ezildiğimiz, bozulduğumuz.

Bu ne ya? Ama ne yazık ki…


Perşembe Görüşme Kabulü ve Ziyaretler — Perşembe Ziyareti Sadece Yüz Yüze Sorusu Olanlar İçin, Korona Tedbiri Sebebiyle Önemli Olmayan Ziyaretlerin Ertelenmesi Ricası; Soru: Zâkir Değilim Ama Çözüm İsteyenlere Cevâp Vermek; Köpekbalığından Yapılan İlâç Helâl mi? — İmâm-ı Şâfiî’ye Göre Bütün Deniz Ürünleri Helâl; Soru: Edirne’den Haziran Ders İsteği; Soru: Çıplakken Besmele Yasak mı? Gusl Niyetinde “Niyet Ettim Ya Rabbi Gusl Abdestimi Almaya” Yeterli; Sinirli Sesi Yükselince Sakinleşmek İçin Hemen Zikrullâh Başlat

bizim böyle bir şeyimiz var. Handikafımız var. Bizim yasalarımızda da iş yok. biz hainlik yapın kimseyi. Ne bunun cezası? Savaşta hainlik yapmış, bilgi kaçırmış. İdam, idam et kardeşim adama. Bilsin adam. Biz Avrupa’ya benzeyeceğiz de uğraşıyoruz. Avrupa kurt gibi bizim içimizi kemiriyor. Ama Adi Şerif siz onlara adım adım uymadıkça, adım adım uymadıkça diyor. Onlar Tim Hristiyanlı’ya uydular mı? Evet.

Onlar diyor kertenkele diline girseler siz de girmek isteyeceksiniz. Biz kendi imanımıza, kültürümüze, adetimize, geleneğimize, görenimize, kendi îmân normalimize dönmüyoruz ki biz. nerede sapkınlar var, sapıklar var. Herkes bir el kol atıyor bizim içimize. Karma çorman ediyorlar bize. Selamün aleyküm. Kayseri’den Mesut Güler. Bizlerden size ve yayın ekibine teşekkür. Gönlümüzde misafir ediyoruz. Allah razı olsun.

Kardeşler, arkadaşlar burada gayret gösteriyorlar, çalışıyorlar. Bizlik bir şey yok. Selamün aleyküm. Dünya sevgisi tam olarak ne demek? evim olsun, arabam olsun, evlatlarım rahat yaşasın diye dua etmek, Rabbimden bu konularda afiyet istemek dünya sevgisi midir? Hayır. Bu bir kimsenin hayırlı bir bineği, hayırlı bir eşi, hayırlı bir evi olursa dünyalık bu üç şey ona yeter. O yüzden Hadîs-i Şerîf bu.

O yüzden bunlar dünyanın sevgisinin içinde değil. Ya da gücü yettiğince güzel, temiz giyinmek, yemek içmek bunlar dünyanın sevgisi. Allah verdiği nimeti kulların üzerinde görmek ister demiş sahabe. Sahabeden bir kimse gelmiş. Ben güzel giyinmeyi seviyorum ya Resulallah demiş. Allah Resulü de Allah vermiş oldu nimeti kulunun üzerinde görmek ister demiş.

Bu infak etmeyen, para biriktiren, dünyayı sevip tapınıp, ibadeti farzı, vacibi, sünneti terk eden insanlar için. Mevki olarak da karar yerlerimizde ilerlemek istemek de makam mevki arzusuna girer mi? Hayır. Mesela çalıştığımız şirkette yükselince sevinmek makam mevki sevgisinden midir? Başarılı olmak güzel bir şeydir. O yüzden bulunduğunuz yerlerde başarılı olun. Ama şöyle söyleyeyim. Ben müdür olayım diye rüşvet vermeyin kimseye.

Dünya sevgisi bu. Müdür olunca da zengin olacağım, böyle hırsızlık yapacağım, cebellüzi mine’l-beşer edeceğim diye uğraşmayın. Bunlar dünyanın sevgisi. Zikrullâh esnasında kendi günahlarımızı ağlamak geliyor içimizden ve ağlıyoruz. Harika. Bu durum kendimizi zikrullahtan verememekten mi kaynaklıdır? Hayır. Harika. Cenâb-ı Hakk zikrullâh da gözünüzün yaşının eksik etmesini inşallah.

Kendinde olmayan bir makamı olmadığını bile bile varmış gibi göstere. Ve vekil olmak veya belediye başkanı olmak için takvalı mücahit gibi gösterip öyle olmadığını kendi de bilir ise, bunlar itikatta münafık mıdır? İtikatta münafık diyemeyiz, amelde münafıktır. Ve İslâm alemine ve ülkemize dış güçlerin hizmetinde yıkıcı darbeleri vuran iki yüzlü münafıklara karşı nasıl öndemler alınabilir?

Devlet açısından bize savaşla garip gelemeyenler bu münafıklar sayesinde bize her türlü maddi ve manevi zararı verdi. Bunu devlet bu önleme alacak. Biz vatandaşlar olarak bunları önleme açısından yapabileceğimiz fazla bir şey yok. Bu devletin işi. Perşembeleri görüşme kabul ettiğinizi söylemiştiniz. Cuma tesirleri de kabul ettiğinize dair duyumadık. Ne derece acaba kabul ediyor musunuz? O günde sizi ziyaret etmek istiyoruz.

bütün arkadaşları ziyaret için söylediğimiz şey perşembeleri. Onun da böyle bir sorusu olan, 100 yüze muhakkak o soruyu 100 yüze sormak zorunda kalan, böyle 100 yüze soracak olan kimselerle alakalı. Bazı arkadaşlar ziyarete geliyorlar. Allah razı olsun. Teşekkür ediyorum. Kimseyi de kırmak incitmek istemiyorum. Malum korona var. herkes her türlü tedbirini almalı. sizi ziyarete geldim. Canım kardeşim gerek yok böyle zamanlarda.

Bir tek aşık sen değilsin, bir tek seven de sen değilsin. Bunun böyle biraz daha tedbirli temkinli olmak f…


48 Yaşındaki Kardeşin Peygamber Efendimiz ile Rüyâsı — Uzayda Yıldızlar Altında Pırıl Pırıl Zeminde Peygamber’le Yan Yana Namaz, Sakalı Uzun Siyah-Beyaz Karışık, Üzerinde Parlayan İpeksi Tül, Cebrâîl Aleyhisselâm Vahiy İndiriyor; Ürperme-Titreme-Terleme ile Uyanma — Allah Mübarek Eylesin, Namazı Asla Terk Etme, Tövbe-Zikrullâh’a Devam, Sünnet-i Seniyye Mücadelesi; Diğer Rüyâlar: Zikir Halkasında Bulunma, Oğlunun “Annem Tespih Çekmesin” Demesi (Psikolojik Değil Dersine Devam)

ayda var. Bakın burada genelde vakit kaldığı müddetçe bütün soruları cevaplandırmaya gayret ediyorum. Soru soracak olan buradan sorabilir, buradan söyleyebilir. O yüzden böyle bazı arkadaşlar da ısrar ediyorlar gelebilir miyiz? Canım kardeşim kimseye ben bu konuda randevu verme noktasında değilim. Çünkü gerçekten ben bu sefer kendime sıkıntı yapıyorum.

O yüzden Perşembe günleri arkadaşlar gelebiliyorlarsa mühim bir meseleleri var ise eyvallah gelsinler. Bunda bir sıkıntı yok. Ama mühim bir meseleleri var ise. Mühim bir meseleleri yoksa bu korona günlerinde biraz daha sakin geçirmekte fayda var. Ben Zakir değilim ama bazı kardeşler işare etmek, dini meselelerde yardım etmem, bilgilendirmen maksadıyla arıyorlar. Onlara cevap vermek, yardımcı olmak ne kadar doğru?

Bunda bir sıkıntı yok, problem yok. Zakir kardeşe de yönlendirebilirsin. Bildiğin bir şeyse söyleyebilirsinler. Selamünaleyküm köpek mi? Selamünaleyküm köpek balığından bir madde ile yapılan ilaç, haram ile yapılan ilaç stasyonuna girer mi? Girmez bütün deniz ürünleri bu manada imam-ı Şâfiî’ye göre el aldır zaten. İyi akşamlar. Sizden ders almak istiyorum. Beni bu yola tanıtan Fatma Hanım’a bu yolda yol açık olsun. Ben Edirne’den Haziran.

Geliboldan Fatma Hanım benim canım ciğerim. İnşaAllah. Selamünaleyküm. Emalat ve ehliyet kitabı abdest bahsiyinde çıplak haldeyken besmele çekmek günah olur şeklinde bir ibadet içinde bulunur. Hepsi bir şey bu. Bir şey bu. Bu da bir şey. Bu da bir şey. Bu da bir şey. Bu da bir şey. Bu da bir şey. Bu da bir şey. Bu da bir şey. günah olur şeklinde bir ibare var. Gusüle niyet ederken, bugüne kadar besmele ile başlıyorduk.

Nasıl niyet etmemiz doğru olur? Eğer normalde o kimsenin üzerinde gusül etmesi gereken bir hal var ise niyet ettim ya Rabbi gusül abdestimi almaya. Bitti bu kadar. Selamünaleyküm. Yenilendiğim zaman sesim normalden daha yüksek çıkıyor ve sakinleşmek için insanları yanımdan sert bir şekilde kovuyorum. Buna nasıl engel olabilirim? Hemen zikrullâh başla. Bu doğru bir davranış değil. O esnende hemen başlayacaksın zikrullâh yapmaya.

Selamünaleyküm saygıdeğer üstadım. 48 yaşındayım. Rüyamda, uzayda, yıldızların altında soğuk bir düzen üzerinde Pırıl pırıl parlayan zemin üzerinde Peygamber Efendimiz’i yan yana yaklaşık 1.5 metre mesafe ile kendimi namaz…


YouTube Sistematik Videolar ve Teknik Ekip Teşekkürü — 2011’e Kadar Olan Sohbetlere Kolay Erişim, Ses-Görüntü Kalitesi; Salim’in Öncelikli Emeği ve Teknik Ekibin Nöbetleşe Çalışması, İki Bilgisayar-İki Kamera Canlı Yayın Televizyonu Düzeyi; Soru: Kaza Orucu Tutarken Aile Pikniği İçin Orucu Bozma Niyeti Câiz Değil (Nafile Olsa Câiz); Son Zamanlarda Duâ-Zikirde Duygusuzluk, Ağlayamama — Duygusuz İbadet Soğuk Olur, Allah Yardımcın Olsun

kılarken gördüm. Gözümün ucu ile yana bakarak Peygamber Efendimiz’in saçlarını mübarek sakalını görebiliyorum. Sakalı uzun siyahlı, beyazdı, karışık idi. Benden bir karış uzun boylu idi. Üzerinde pırıl pırıl parlayan ipeksi bir tül vardı. Rengarenk idi. Cebrâîl Aleyhisselâm kendisine vahiy indirirdi. Ben ürperdim, titredim, terledim ve bu şekilde uyandım. Etkisini yıllardır yaşıyorum. Allah mübarek eylesin. Aman namazını asla ve asla terk etme.

Aman tövbe e zikrullâh hadevem. Hazret-i Peygamber’in sünnetini yaşama ve yaşatma mücadelesinden hiç geri durma. Derslerimi biraz aksattım. Şimdi tekrar çekmeye başladım. Hakkınızı helal edin. Helal olsun inşallah. Derslerinizi bırakmayın, zikirlerinizi bırakmayın. Allah yolunuza çıkesin inşallah. Sayın hocam sizi rüyamda gördüm. Zikir çekiyordunuz. Halakan’ın içindeydim. Bende ve daha sonra Kur’ân’ın konusu. Allah’ım hayır etsin.

İnşallah Allah’ı zikrullâh et. Allah’ı zikrullâh et. Allah’ı zikret inşallah. Allah mübarek eylesin canım kardeşim. Zikrullâh’a devam. Dersine devam inşallah. Efendim dersimi çektiğim gün oğlum sürekli kalkıp sabah annen tespih çekmesin diyorlar. Bana uyutmuyorlar beni diyor. Çocuğun anlattığı rüya doğruluğu psikolojik midir? Psikolojik dersine devam et. Dersine devam et. Zikrullâh’a devam et inşallah. Selamün aleyküm.

YouTube’a koyulan videolar sistematik ve düzenli bir şekilde koyulmuş. 2011 yılına kadar olan sohbetlere çok rahat ulaşabiliyoruz. Ses ve görüntü kaliteleri de gayet başarılı. Kendi adıma çok faydalanıyorum. Bu hizmetlerde kimin emeği varsa teşekkür ederim. Allah razı olsun. Bu hizmetlerde birinci derecede Salim’in, ondan sonra diğer teknik ekibin çalışmaları var. Allah razı olsun gerçekten uğraşıyorlar.

Burada da nöbetleşe 3 tane teknik ekip var. Allah razı olsun. Çünkü 2 tane bilgisayar, 2 tane kamera var. Böyle bir canhıraş, hemen hemen bir canlı yayın televizyonu kadar burada alet, edevat, takım, taklavat var. O yüzden teknik düzeyi yüksek. Öyle değil mi Salim? Yüksek. Evet. O yüzden teknik ekibimiz hamdolsun çok iyi. Bu konuda başarılar elhamdülillah. Allah başarılarını arttırsın i…


Soru: Rahatsızlığını Tedavi Amaçlı Doktora-Psikologa-Psikiyatriye Anlatmak Şikayet Midir? — Doktora-Psikiyatriye Anlatmak Şikâyet Hükmüne Geçmez, Problem Çözecek; Şeyhe Derdini Anlatmak da Şikâyet Gibi Görülmez; Soru: İş Ahlakının Önemi — Her İşin Disturu-Disiplini Var, Ona Tabi Ol (Demircinin Sanatkârlığı); Soru: Yakaza Halinde Kapı Zili Çalma Rüyası; Kafa İlaçları-Bedenine İlaçlar İçen Fakat Namus Hassasiyeti Yüksek Kardeşin Müslüman Âleminin Namusuyla Oynanıyor Paylaşımları

nşallah. Ramazan tutmadığım, oruçları tutmaya başladım ama yarın istemediğim halde aile pikniğine katılma durumum. Söz konusu yarım ben orucumu ailem pikniğe gidelim derse bozacağım diye niyet edebilir mi? Sen Ramazan orucu kaza tutuyorsun. Kaza tuttuğun için öyle niyet edilmez. Nafile tutsan olur ama kaza tuttuğun için olmaz. Yarın niyetlenme inşallah. Son zamanlarda dua ederken, zikir çekerken kendimi çok duygusuz hissediyorum. Ağlayamıyorum.

Böyle olunca da ibadetlerimi yaparken kendimi çok kötü hissediyorum. Bu durumu nasıl aşabilirim ama dua eder misiniz? Allah yardımcın olsun. Evet. Duygusuz dua, duygusuz ibadet, duygusuz zikir soğuk olur böyle. onu böyle ısıtacak olan, onu böyle güzelleştirecek olan, derinleştirecek olan duygudur. Allah muineen olsun. Rabbim en hayırlı yöne çevirsin inşallah. Bir kardeşin sizin dinlemesine izin verdiğiniz birine tedavi amaçlı.

Sıkıntısını anlatması, şikayet ve hedefsizlik sayılır mı? Sayılmaz. Anlattıktan sonra günahıma şahit tuttum, şimdiye bir pişman olması doğru mu? Doğru değil. Bir rahatsızlık söz konusuysa, mesela rahatsızlık veya bir hakim veya bir savcı veya bir avukat veya hükmedeceği bir kimse, bunu böyle anlattığında bu şikayet hükmüne geçmez. Veya bir doktor, doktora gitti dedi ki benim böyle bir rahatsızlığım var. Böyle bir rahatsızlığım var.

Bu şikayet hükmüne geçmez. Veya da psikolojik olarak bir kimsenin rahatsızlığı var. Gitti psikiyatriye veya ilaç yazmayanları. Ne deniliyordu Salim? Psikolog var. Ha, psikolog mu oluyor ona? Psikiyatri ilaç yazan? Evet, psikolog onun bir altı mı? Evet. Psikolog bir altı. Mesela veya psikiyatri, önemli değil. Bir doktor, herhangi bir sağlıkla alakalı bir kimse, o gitse, ona anlatsa o şahit oldu.

Veya da bu ben derdimi anlattım, şikayet gibi oldu diye düşünülmez. Bir kimse üstadına gitti, derdini anlattı, sıkıntısını anlattı eşiyle, çocuğuyla. Bu şikayet gibi görülmez. Problemini çözecek çünkü o manada. Bunlar sıkıntı değil. Selamünaleyküm iş ahlakının önemi nedir? Müşterim. Selim, bıyığı, büyük oğlu abinin size çok selamı var. Siz ola muhabbet sevgisiyle dua eder, dua bekledi, iletmemi istedi. Ve aleykümselam.

Sen de ona selam söyle inşallah. İş ahlakının önemi ne? Her işin kendine ait bir ölçüsü, disturu, disiplini vardır, bir şeysi vardır. Buna tabi olmak. Demircili Demircinin esnaflığının sanatkârlığını gösterecek, ona tabi olacak. Bunun gibi. O yüzden iş ahlakını önemseyin. Selamünaleyküm ben rüya yakaza haliyle uyanırken sonra gerçek gördüm. Rüyada siyah şört ve yakaza hali de evimin kapı zili çaldı.

Ve yakaza halinde daire kapı dışında kimse yok idi…


Soru: D Vitaminı Hapı İçinde Sığır Jelatıni — Sığır Haram Değil, İçilir; Soru: Hacda Kabe’ye Yeşillik Yollardan Yürüyüş Rüyâsı — Allah Mübarek Eylesin, Kâbe’nin Şekline Şemaline Şeytan Giremez; İkinci Rüyâ: En Yüksek Tepede Yeşillik Orman Ev, Mantar Hastalığı Ayakla Şifalanma — Dünya Hayırlısıyla Olsun; Soru: Dizilerin İfsat İzlenmesi Empati midir? — Haramı Teşvik-Normalleştiren Diziler Destekleme Hükmüne Geçiyor, İzlemeyin; Nafile İbadet Olarak Namazların Sünnetleri-Zikir-İyilik Tavsiyesi

. Uyandım zil çaldı. Kapıya bakın kızım, anne üç ekmek almaya gitti. Dışarıda isim zikretmiş. Ben isimleri okumuyorum. Geliyor dedi. Cumartesi sohbetinizde haplar, ilaçlar insanların delinasını değiştirdi dediniz. Ben torbalarla kafa hapları, bedenim için haplar içtim ama hiç delinam değişmedi. Ben namus kavramım çok yüksek ve gücüme giden Müslüman âlemin namusuyla oynanır.

Ama biz Müslümanlar bu duruma göz yumuyorlar ve bunlardan çok rahatsız olduğum sosyal medyada paylaşımlar yaptığım için çok tepk alıyorum. Ama umurumda değil, Müslümanın namusuyla oynanır ve göz yuman Allah’a emanet efendi. Allah razı olsun. Selamün aleyküm, hayırlı akşamlar. Doktora gittim. David üç eksikliği çok düşük çıktığı için doktor David üç hapı verdi. Hapın içerinde sığır celetini olduğu yazıyor.

İçinde sığır celetini olmasından dolayı içilmesi haram mıdır? Sığır haram değil ki ondan olan ürünler haram olsun. Doktor tedavi için vermesine rağmen haram olduğunu düşünerek yine de içmemiz uykumu. Kendi kendinize hevâ-heves yapmayın. o yüzden doktor bir ilaç vermiş. Doktor bir ilaç verdiyse o ilacın içinde haram bir domuzdan yapılmadıysa, örneğin içilir bir sıkıntı olmaz. Selamün aleyküm hocam. Bir rüya gördüm. Size yorum atmak istedim.

Hacca gitmişim. Kahveye doğru yürüyoruz. Aydınlık, ferah bir gün yeşillik yollardan geçiyoruz. Yanımda tanımadığım biri var. Sevinç gözyaşa kutuyorum. İçin için ağlıyorum geldiğim için, buralarda olduğum için hayırlı geceler. Bir rüyamda da eskiden çalıştığımız pazar yerinde işimle gezerken tek tezi açıldığını görüyorsunuz. Bir köşede bir erkek çocuk annesiyle kitaptır. Şeyler satıyor. Biz o tarafa giderken yanındaki bir anda ablam oluyor.

Orası da kulübe gibi bir ev oluyor. Kitaplara bakarken anne oradan sesleniyor. Rüyas Salih’in de var diyor. Kadının ayağını görüyorum. Kapkara mantar gibi bir hastalık olmuş. Ona yardımcı olayım diye yanına gittim. Elimi sürüyoruz. Elim ıslanıyor. Kadın yanına gidince o hal kalmıyor. Bize sofra kurmaya çalışıyor. Ben o ara evi gezmek istiyorum. Balkon gibi bir yere çıkıyorum. Orada odun desteresi görüyorum.

Sonra da çok geniş bir manzara görüyorum. Hayran kalıyorum. Yeşillik orman. En yüksek tepede bir evmiş orası. Zirvede burası diyorum. Ne kadar şanslısına sonra resim çekmek istiyorum. Telefonum bozuluyor. Ablam ve kadının annesi filan geliyor. Dışarıdan da çok fazla kişi fotoğraf çekiyor. Orada uyandım. Birinci rüyan çok güzel. Allah mübarek eylesin. Kâbe’nin şekline şemaline şeytan giremez.

İnşallah sen de Kur’ân ve Sünnet yolunda dost doğru gider. İnşallah dost doğru Kur’ân ve Sünnet’e bağlı olursun. Yaşarsın. İkinci rüyanda dünyanın en yüksek tepede bir evi. İkinci rüyanda dünya ile alakalı. Cenab-ı…


Soru: Bayanların Kendi Aralarında Zoom-İnternet Üzerinden Zikrullâh — Uygun, Erkekler Zaten Bazı Yerlerde Ufak Toplanıyor; Soru: Eşin Söz Tutmaması-İzinsiz Alım-Başkasıyla Konuşması Boşanma Hakkı Doğurur mu? — Hayır, Evin Reisi Erkek Oturup Konuşmalı; Soru: Ticarette Helallık — İki Taraf Anlaştığı Müddetçe Borç Düzücü; Soru: Üç Ağacın Allah Zikri + Tayyip Erdoğan Rüyâsı — Allah Zikrine Devam

Hak dünyanı hayırlayar olsun inşallah. Selamün aleyküm. Günümüzdeki dizilerin toplumsal ahlakı ifsat etme çalışmaları aşikar. Bazı kişiler bu dizileri izlemenin başka hayatları öğrenme noktasında faydalı olduğunu düşünüyor. Haram hayatları yakinen öğrenmeyi onlarla mücadelede bir fayda olarak görüyorlar. Fakat izleyerek aslında onlara katkı sağlıyorlar. Siz bu empati düşüncesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Haram dizileri açıkça haramı teşvik eden, haramı yaşanan, haramı teşvik eden, haramı normalleştiren. Çünkü haramı normalleştiren diziler var. Allah’ın lanet dediği işleri normalleştiren dizilerde anlar var. Veya hatta böyle bir diziler var. Onların izlenmesi caiz değil. Her izlediğiniz diziyi desteklemiş oluyorsunuz çünkü. Allah muhafaza eylesin. Haram harandır. Nefsimizi suçlamak ile kendimizi suçlamak aynı şey midir? Aslında aynıdır.

Nafile ibadetlerden yapmamız gereken en önemli nelerdir? Namazların sünnetlerini kılın. Allah’ı çokça zikredin. İnsanları hiç kırmamaya gayret edin. Allah’ın adını kılın. Selamünaleyküm. Haddimi aşmak istemeyerek sadece öneri olarak sormak istiyorum. Normal zikrullahlarımıza artık toplanamadığımız için, örneğin Cumartesi gündüz Zoom üzerinden telefon ile internetten aynı anda toplu ve çoklu görüşme şekline yapabilir miyiz? Uygun olur mu?

Bayanların kendilerinin de böyle bir şey yapmaları uygun olabilir. Erkekler zaten herhalde böyle şeyler yapıyorlar. Ufak ufak toplanan yerler de var bildiğim kadarıyla. O yüzden kendi aralarında yapabilirler. Selamünaleyküm. Evlenmeden önce her ne olay olursa olsun yanımda olacağına, insanların yanında bana kötü konuşma, hata yaparsam yapayım, bir kenara çekip öyle konuş diye söyledim. Fakat evlendikten sonra dediklerinin dışına çıktı.

Kavga ettikten sonra adamız düzelsin diye attığım mesajı yakınlığına atıp onunla dertleşiyor. Kimsenin izni olmadan kullanılmayacak ama çöpe atılacak bir şeyi kimseye söylemeden izinsiz alıyor. Bu benim için haram konumunda. Böyle bir eşi boşanma hakkı doğar mı? Doğmaz. Bunlar boşama hakkı doğurmaz. Benimle görüşmeye geldiğinde ben bir şey istemeyi sevmiyorum demiştim. Hiç bana bir ihtiyacım var mı diye sormuyor.

Ben söylediğimde bir ihtiyacım var mı diyor. Onun dışında ihtiyacımın olacağını düşünmüyor dahi. Bazı tavırlar üst üste geldi ve düzeltmek için hiçbir şey yapmıyor. Beni her sorun olduğunda dinlemiyor. Başkalarının söyledikleriyle hareket ediyor. Ve hiçbir zaman sen de bunu neden yaptın diye sormuyor. Bu aralar kavgalıyız ve ben aramadım sürece aramıyor. Tahmini söylüyorum herhalde erkek olan tarafsınız. Evi siz derleyip toparlayacağınızı siz d…


Soru: Gençlerin Aşırı Pahalı Gereksiz Harcamaları — Alış Yeri Deliştirme-Moda Salavatlı-Ne Yediği-İçtiği-Giydiği Bilinmeyen İsrâfcı Ümmet; Soru: Korona Aşısında Haram Madde İhti体li — Aşının İçeriği Bilindikten Sonra Konuşulur, Türkiye’deki 3-4 Aşı Çalışmasının Hassasiyet Gözettiği; Namaz-Zikir’de Allah’ın Her Birini Nasıl Görüp Dinlediği Hayreti — İhlâs Sûresi Okuma; Çalışma Gayretinin İki Kardeş Zikrinde Artması Duâsı; Rüyâda Yanıyor La ilâhe ıllallah Söndürme Tevhîde Devam

üzeltseniz. Evin reisi erkek. O yüzden erkek oturacak, görüşecek, konuşacak. Bu konuda eşiyle konuşmamazlık etmeyecek. Bir daha konuşacak. Bir daha konuşacak veya bayan önemli değil konuşacaksınız. Selamünaleyküm ben ticaret yapıyorum. Sıkıntı yaşadığımız ve işin içinde çıkamadığımız kişiler arıyorum ve helallık istiyorum. Örneğin borcum net değil ya da gelip alacağını istememiş. İki tarafın karşılıklı helalleşmesi olur mu olur?

Sorumun net anlaşılması için tahmin edin borcum 3000 lira. Ben zamanında para verdim yazılmamış. İki taraf anlatsa 2000 lira versen bu borç ödenmiş hükmüne girer mi? Anlaştığınız müddetçe girer. Sıkıntı olmasın. Hayırlı geceler. Bir ay önce rüyamda pencereden dışarı bakarken üç tane ağacın Allah diye zikir çektiğini gördüm. Ben de onlarla birlikte Allah Allah diye zikir çekiyordum.

Sonra camdan ayrılıp odaya doğru geçince Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile karşılaştım. Yanında üç kişi vardı. Koltuğa oturdular. Sonra yanıma bir bayan gelip zikir çeken o ağaçlar aslında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı dedi. Tayyip Erdoğan amca güler yüzlü bir şekilde. Kızım sen de geç otur bir koltuğa dedi. O sırada uyandım. Tevhili nedir bu rüyanın cevap versin. Sevinirim. İyi yayınlar. Allah Allah Allah zikrine devam et.

Allah yardımcınız olsun inşallah. Allah rızası için şimdiki gençlere aşırı pahalı gereksiz harcamalar için nasihat eder misiniz? Alış yeri delişi olmuş şimdiki gençler insanlar çok üzülüyor. İki üç defa kullanıp atıyorlar benim çocuklarım dahil. Buna bütün ümmetin çocukları dahil bütün ümmet dahil. Ne yazık ki biz komple israf eden, israf eden, moda salav adlı olan ve ne yediğini ne içtiğini ne giydiğini bilemeyecek kadar israfcı bir ümmet olduk.

Atıyoruz, satıyoruz, ooo pahalı pahalı şeyler yaşıyoruz. Allah bizi affetsin. Selamünaleyküm. Kurban olurum sana ağzına sağlık. Estağfurullah Allah yardımcınız olsun inşallah. Hocam selamünaleyküm sorum şu. Bu korona illetine aşı bulunacak elbet. Ama bu aşının içerini bilmeyeceğiz. İçinde haram bir madde olsa biz de bunun bilgisine sahip olmamıza rağmen bu hastalıktan korunmak için bu aşıyı olsak bize günah mıdır? Saygılarımı ellerinizden öpelim.

Oğuzhan Özkarayurt. Hocam beni unutmayın. Sizi unutmayız inşallah. Normalde bir çıkarsınlar aşıyı bakalım. İçinde haram var mı yok mu bilelim ama normalde Türkiye’deki 3-4 tane aşı çalışması var. Herhalde bir tanesi insanlarda denenmeye başlandı geçen gün açıklama yaptılar. Zannediyorum Türkiye insanı bu konuda biraz hassas. O yüzden aşı çalışması yapanlar da bu hassasiyeti gözetiyorlardır.

Namaz ve zikirlerimde çoğu zaman düşünüyorum şu an benim gibi dünyada milyon insan var. Aynı anda namaz kılan zikir yapan peki Allah şu an onca insan arasında beni nasıl görüp zikrediyor diye. O her şeyi görür. Bu duygu bana itapio geliyor. İnanmamak değil de hayret gibi bir şey olur ve sanki yanımda yok gibi hissederken varmış gibi duruyormuş gibi hayal ediyorum. Bir, bende ki bu olumsuz duygu nasıl olumlu hale çeviririm.

İki, bu duygum nefisten ve…


Son Sorular: Duha Namazı-Nahçıvan Azerbaycan Birleşmeli Düzeltmesi — İbn-i Mâce’nin “12 Rekât Duha Namazı Kılanın Cennette Altından Köşkü Olur” Hadîsi (Bandırma’dan Selâm); Nahçıvan Azerbaycan’la Birleşmeli (Önceki “Ermenistan” Sözünün Tâshihi); ABD’de Yılda 1 Milyon Çocuk Kaçırılması-Gençlik İksiri İddiaları (Bilgi Verilemez); Allah’ı Zikir: Namaz-Farz-Haramdan Uzak-Sürekli Lâ ilâhe illâllah Demek; Ramazan Kaza Orucu Kefaret Gerekmez; Hâdıt Düzensizliğinde 10 Gün Adetli Hükmü

şeytan mıdır yoksa îmân eksikliğinden mi? Normalde bununla alakalı siz bu duygu aklınıza geldiğinde İhlâh Sûresini okuyun. Selamün aleyküm biz her zikrullâh ve ibadette sayımızın altınız için dua ediyoruz. Sizin dualarınızı bekleriz. Biz sadece iki kişiyi zikrullâh yapan, gönlümüz yanıyor bize dualarınızı bekleriz. İnşallah devam edin. Allah muayeniniz olsun, Allah yardımcınız olsun inşallah. Rabbim arttırsın hayırlısından inşallah.

Selamün aleyküm hocam rüyamda yanımda bir derviş kardeşim vardı ve sağ tarafım yanıyordu üç kere lâ ilâhe illâllah dedim ve söndü. Bu ne anlama geliyor? Tevhide devam et. Selamün aleyküm 12 rekat duha namazı kılan bir kimse için Allah-u Teala cennet altından bir köşk bina edermiş diye okumuştum hadîs-i şerîf diye okudum. Ama daha önce duymamıştım bu hadîs-i şerîf midir. İbn-i Mâce yazıyordu altında yıllı geceler bandırmada selamun aleyküm selam.

Doğru hadîs-i şerîf sıkıntı yok. Selamün aleyküm Ermenistan, Nahçıvan birleşmeli dediniz. O hata yapmışım Azerbaycan’la Nahçıvan birleşsin diye geçen hafta da söylemiştim onu. Nahçıvan zaten Türkiye’nin garantörlüğünde olan bir yer. Ermenistan’la birleşirse, pardon Azerbaycan’la birleşirse harika bir şey olur. Yine Ermenistan diyordum ya. Selamün aleyküm Profesör, hastalığı için bildiğiniz doğal ilaç var mı bilmiyorum.

İkinci sorum, 19 yaş arası, 1-9 yaş arası çocuklar kaçırıp işkenceyle enselerinde kan alınıp gençlik iksiri yapan zalimler var. Yaklaşık her yıl 1 milyondan fazla çocuk kaçırılıyor ABD’de. 100 binden fazla çocuk tünellerde bulunmuş ve zulüm hiçbir kanalda yayınlanmıyor. Bu konu hakkında bizi hadden anlatır mısınız? Bildiğim bir şey değil. Allah zalimlere fırsat vermesin inşallah.

Allah’ı zikretmek demek sessiz olarak, defit gibi Allah’ı anmak mıdır? Yoksa Allah’ı sürekli hatırlamak mıdır? Allah’ın sürekli aklımızda olması da zikir midir? Allah’ın zikir, namazlar, farzlar, haramlardan uzak durma ve devamlı ”Lâ lehe illallah” veya ”Allah” demek gibi. Rüyada Peygamber Efendimiz Sallallâhu Aleyhi ve Sellem elini öpmek ne anlama gelir? O lütuftur, ikramdır, ihsandır inşallah.

Allah’ı zikretmek için Allah’ın zikredi illallah, Kur’ân ve Sünnet tarihinde durur son nefesine kadar yürürsen inşallah, Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri’nin şefaatine nail olmaktır. Ramazan oruç kazalarımızı tutarken bozarsak kefaret gerekir mi bir güne bir gün? Selamün aleyküm ben yıllardan beri hadid düzensizliği yaşıyorum. 10 günden en geç 14-15 günde kanamam oluyor. Bir sürü doktora gittim, ilaç kullandım.

Bunların çoğu hormon ilacı ellerimin üzerine olmak üzere birçok yeri…


Kapanış Tevhîd Halkası ve Duâ — “Sorular Bitti, Allah Razı Olsun, Allah Gecenizi Hayırlı Eylesin”; “Efzâl-İ Zikrulâlemi Ennehu” Tevhîd Okunuşu; Üç “Lâ ilâhe illâllah” + El-Fâtiha + Âmîn; Ay-Yıl-Ömrü Hayırlı Olsun, Cenâb-ı Hakk Kalbinden Allah’ın Zikrini-Muhabbetini Eksik Eylemesin Duâsı, Selâmün Aleyküm

mde tüylenme meydana geldi. Artık doktora gitmek istemiyorum. Bana önereceğiniz bir şey var mı? Geceniz mübarek olsun. 10 gün adetli hükmünde olacaksın. Diğer günler temiz günler olarak yaşayacaksın. Hocam neden cevap vermediniz merak ettim. Allah razı olsun cevap verdiğiniz için. Evet. Arkadaşlar, cevapsız bir soru bırakmıyoruz. Bazen beni metheden sözler yazılıyor. Onları okumuyorum başka bir şey değil.

Nahçıvan Ermenistan’la birleşirse de güzel olur. Allah söylemenizi dua yerine getirsin inşallah. Azerbaycan büyür ve Türk gücü artar inşallah. Eyvallah. O da güzel bir bakış etsizliğin. Eyvallah. O zaman bizim birleştirmemiz gerekir. Ermenistan’ı komple Nahçıvan’a almamız lazım. Allah iyilsin inşallah. O da güzeldi. Evet sorularınız bitti. Allah razı olsun. Allah gecenizi hayırlı eylesin inşallah. Tevhidimizi okuyacağız. Geceye son veririz.

Eftar zikir falem ennehu. Lâ ilâhe illâllah. Lâ ilâhe illâllah. Lâ ilâhe illâllah. El Fâtiha. Amin. Allah gecenizi hayırlı eylesin. Gününüzünüze hayırlı eylesin. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Cenâb-ı Hakk kalbinizden Allah’ın zikrini, muhabbetini eksik eylemesin. Geceniz hayır olsun. Selamün aleyküm.


Kaynakça ve Referanslar

  • Mesnevî-i Şerîf 987-992. Beyitler — Dünya Sevgisi-Testi-Su Benzetmesi ve Çalışma-Deva-Dert Beyitleri: Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Mesnevî-i Şerîf I. cild (R. A. Nicholson neşri ve Abdülbâki Gölpınarlı tercümesi); Tâhirü’l-Mevlevî, Şerh-i Mesnevî; Şem’î Şem’ullâh, Şerh-i Mesnevî; İsmâil Ankaravî, Mecmûatu’l-Letâif — “Ağzı kapalı testi içi hava ile dolu olduğundan derin uçsuz bucaksız su üstünde yüzüp gitti”, “yoksulluk havası oldukça insan dünya denizine batmaz”, “şu halde kalbini min ledün ululuğunun havasıyla doldur, ağzını da bağla mühürle”, “çalışma da haktır, deva da haktır, dert de hak, münkir kimse çalışmayı inkârda ısrar eder durur” beyitlerinin tasavvufî şerhi; dünya-kalp-testi sembolizmi ve zühd-fakr inkârâ dair muveccehât
  • Muhyiddîn İbn Arabî, Fusûsu’l-Hikem ve Hâtemü’l-Velî Meselesi: İbn Arabî Hazretleri’nin Fusûsu’l-Hikem ve el-Futûhâtu’l-Mekkiyye; Abdülkerim el-Cîlî, el-İnsânu’l-Kâmil; Dâvûd-i Kayserî ve Müeyyeduddîn Cendî, Şerh-i Fusûsu’l-Hikem; İsmâil Ankaravî ve Abdullah Bosnevî Fusûs şerhleri; “Bütün basar ve basiretimi darü’l-gaybe çevirdim, Allah-u Teâlâ bu hâtem-i velâyetî ne bize ne bizden evvelkilere nasip etmeyip bu makâmı bizden saklamıştır” İbn Arabî ibaresi; İmâm-ı Rabbânî, Mektûbât (“Kutsi Ruhtan yardım alsaydı Îsa’dan başkası da onun yaptıklarını yapardı”); Abdülkâdir Geylânî, el-Gunye li-Tâlibi Tarîki’l-Hakk; Hazret-i Mevlânâ’nın “Açtılar kenz-i fuyûz, olunuz hil’at-pûş, Mustafa geldi yine cümleniz îmân ediniz” beyti; hâtemü’l-velîâ/evliyâ ve Mehdî-i Âl-i Resûl bi-ayn tartışmaları (Şî’î-Sünnî-Tasavvufî literatür)
  • Kur’ân-ı Kerîm — sohbette geçen âyet-i kerîmeler: Fâtır 35/15 (“Hepiniz fakirsiniz Allah ganîdir”); Bakara 2/148 ve Maide 5/48 (“Hayırda yarışın”); Tevbe 9/34 (mal biriktirip infak etmeyenler); Mâide 5/3 (zaruretle haram yeme ruhsatı); Nahl 16/115 (“Darda kalıp düşkün olan için haramdan yemekte günâh yok”); Muhammed 47/33 (Peygamber’e itâat); Hucurât 49/10 (mü’min kardeşliği); Zilzal 99/7-8 (zerre miktarı hayır-şer karşılıksız kalmaz); Rûm 30/21 (hayırlı eş-evlâd-bineği); Âl-i İmrân 3/102 (Allah’a hakkıyla takva); İhlâs 112 Sûresi (tefekkür anında okunan)
  • Hadîs Kaynakları ve Sohbette Zikredilen Hadîsler: Buhârî-Tirmizî (Abdullah b. Ömer’e “Dünyada sanki bir yabancı ya da yolcu gibi ol, akşam olunca sabahı bekleme”); Tirmizî ilavesi (“Kendini kabir ehlinden say”); Buhârî (“Dünyayı sevmek her kötülüğün başıdır”); Buhârî-Müslim (Ebû Zerr’e “Zenginlik kalpte olur, fakirlik de kalpte olur”); Tirmizî (“İki aç kurdun bir koyun sürüsüne verdiği zarar, mal ve makam sevgisinin Müslümanın dinine verdiği zarardan daha büyük değildir” Ka’b b. Mâlik rivayeti); Ebû Dâvûd-Tirmizî (“Allah hastalığı ilacıyla birlikte indirdi, tedavi olun haramla tedavi olmayın”); el-Berâ b. Âzib Buhârî-Müslim (yedi şeyle emir yedi şeyden nehy: hasta ziyareti-cenâze-aksırana yerhamuke’llâhu-yeminine sadık-mazluma yardım-davete icabet-selâm; altın yüzük-gümüş kap-kırmızı ipek-ibrişim-istebrak-dibac yasağı); Buhârî (“İnsanoğlunun vadi dolu altını olsa ikincisini ister”); Müslim (“el-Fakru fahrî” Hazret-i Peygamber’in tabiri); Müslim (“Yarım hurmayla olsa cehennem ateşinden korunun”); Buhârî (“İlk bakış Allah’tan, ikincisi nefisten, üçüncüsü şeytandan” Berîde); Ebû Dâvûd (“Mescıl nefsine yemin eden kimse ehl-i gafletten değildir”); İbn Mâce (“12 rekât duhâ namazı kılana Allah cennette altından bir köşk bina eder” Enes b. Mâlik); Rûdânî, Cemu’l-Fevâid
  • Tasavvuf Klasikleri, Hâtemü’l-Velî Literatürü ve Mehdî-i Âl-i Resûl: İbn Arabî, Fusûsu’l-Hikem; Abdülkâdir Geylânî, Futûhu’l-GaybSirrü’l-Esrârel-Gunye; İmâm-ı Rabbânî Ahmed-i Serhendî, Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî; Şihabu’d-Dîn Suhraverdî, Âvârifu’l-Meârif (Nakîbü’n-Nükabâ makâmı); Şihabu’d-Dîn Maktul Suhraverdî, Hikmetu’l-İşrâk; Hakîm Tirmizî, Hatmu’l-Evliyâ (hâtemü’l-evliyâ kavramını ilk sistematık işleyen eser); Hazret-i Mevlânâ, Mesnevî-i ŞerîfDîvân-ı KebîrFîhi Mâ Fîh; İsmâil Hakkı Bursevî, Rûhu’l-Beyân; Ebû Dâvûd-İbn Mâce-Tirmizî Mehdî babi hadîsleri; Mehdi tartışmalarında Muh. Emin Şerefeddin, Celal Kurnaz-Mustafa Tahralı atıfları
  • Sûfî Topluluğun Malî İmâle Etmeme İlkesi, Zühd-Fakr ve Cimri-Cömert Ayrımı: Ebû Tâlib el-Mekkî, Kûtu’l-Kulûb (fakr bölümü); İmâm Gazzâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dîn “Rub’u’l-Mühlikât” fakr-cud fasılları; Kelabâzî, et-Taarruf; Sulımî, Tabakâtu’s-Sûfiyye; Feridddin Attar, Tezkiretu’l-Evliyâ; Münziri, et-Tergîb ve’t-Terhîb; İbn Kayyim el-Cevzıyye, Medâricu’s-Sâlikîn (fakr-cûd mertebeleri); İbn-i Âbidîn, Reddu’l-Muhtâr (rukye ve ta’vîz hükümleri); Sünen-i Tirmizî Kıyamet bölümü; Erzurumlu İbrâhîm Hakkı, Mârifetnâme (cud-sehavet-cimri)
  • Tekke ve Zâviyelerin Kapatılması, Tarîkat-Cemaat Tartışmaları İçin Kaynaklar: 677 Sayılı Tekke ve Zâviyelerle Türbelerin Seddine ve Türbedârlıklarla Bir Takım Unvanların Men ve İlgâsına Dair Kanun (30 Kasım 1925); Bursa İsmâil Hakkı Bursevî Tekkesi, Üftâde Hazretleri Tekkesi, Karabaş-ı Velî Tekkesi (Osmangazi Belediyesi Kültür Merkezi olarak resmi statüde); Gelibolu Mevlevîhânesi (müze statüsü); Gümüşhânevî-İskender Paşa Dergahı-Mehmed Zâhid Kotku-Necmeddin Erbakan-Turgut Özal-Recep Tayyip Erdoğan Millî Görüş silsilesi; Süleyman Hilmi Tunahan ve Süleymancılar (Kurucu: 1888-1959); Bedîuzzaman Saîd Nursî ve Risale-i Nur ekolü (1878-1960); Adnan Oktar davası ve “Fatih” müstear ile kastedilen kişiye dair gündem; Cübbeli Ahmet Hoça’nın CNN Türk canlı yayın beyanları (“2000 dernek silahlanıyor, şeyhim diyen cihat ilân edecek, Mehdi’im diyen ortaya çıkacak”)
  • Hâtemü’l-Velî ve Mehdî Maşerâsı — Akım Çeşitlemeleri: Hakîm Tirmizî, Hatmu’l-Evliyâ; İbn Arabî’nin el-Futûhâtu’l-Mekkiyye 73. bâb; Mülla Sadra Ruyu ve Şîî mehdilik okumaları; Ebu Davud-Sunenu’t-Tirmizî-İbn Mâce İbadet-Kıyamet bölümlerinde Mehdî bâbı; Nüeym b. Hammâd, Kitâbu’l-Fiten; Süyûtî, el-Arfu’l-Verdi fî Ahbari’l-Mehdî; 15-20 yıllık Türkiye’de Mehdî, Kutbiyet, Gavsiyet tartışmaları (Adnan Oktar, Evren, Süleyman Demirel, Necmetin Erbakan, Bedîuzzaman Saîd Nursî iddialarının kritik edilmesi)
  • 2020 Gündemi — İkinci Karabağ Savaşı, Kuzey Kıbrıs, COVID-19 Aşı Tartışması: 27 Eylül – 10 Kasım 2020 İkinci Karabağ Savaşı; Kars Anlaşması (1921) gereği Türkiye’nin Nahçıvan garantörlüğü; Nahçıvan Muhtar Özerk Cumhuriyeti ile Azerbaycan’ın coğrafik ayrılığı; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ile Rumlara toprak verme iddiası gündemi; Yunan-Türkiye Ege adaları statüsü; Hocalı Katliamı (25-26 Şubat 1992); T.C. Sağlık Bakanlığı 2020 COVID-19 kan sülanmasını engelleyici ilaç hükümleri; aşı çalışmaları (Türkiye’deki 3-4 çalışma, 2020 Kasım’da ilk insan denemeleri); koronadan günlük açıklanan ölümlere karşı uyuşturucu-alkol-intihar-fuhuş istatistiklerinin açıklanmaması eleştirisi
  • Fıkıh Kaynakları (Hanefî-Şâfiî-Mâlikî-Hanbelî): Burhâneddîn el-Merginânî, el-Hidâye (boşama/talâk-mektupla nikâh-mektupla talâk, şahâdet, istihâre, kaza orucu, gusl niyeti); Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslâm İlmihâli (mesajla talâk, üç talak, rukye ve muska taqviyet, sığır jelatını-deniz ürünleri helâl hukmu, yaşlı bayanların tesettur istisnası Hanefî cevâzı, haid düzensizlik 10 gün ölçüsü); İmâm-ı Şâfiî, el-Ümm (deniz mahsûllâtı hep helâl hükmü, köpekbalığı türevleri); Nizâmeddîn, el-Fetâvâ’l-Hindiyye; İbn Âbidîn, Reddu’l-Muhtâr (dârü’l-harp’te mü’min-kafir arası faiz cevâzı, kısası uygulama sınırı); Serahşî, el-Mebsût; Kasânî, Bedâi’u’s-Sanâi’; zaruret ve mazeret fıkhı (açlıktan domuz yeme, susuzluktan şarap içme kuralları)
  • Zikir Halkası Disiplini, Nefes-Letaif Terbiyesi ve Çakra-Reiki-Bioenerji Tartışması: Muhammed b. Alevî el-Mâlikî-Gazzâlî İhyâ zikir-semaa-sohbet bölümleri; İbn Kayyim, el-Vabilu’s-Sayyib (zikir tekniği); Necmeddîn Kübrâ, Fevâtihu’l-Cemâl (letaif mertebeleri); Abdul’l-Gani en-Nâbulûsî, Miftahu’l-Maiyye; Mehmed Zâhid Kotku, Tasavvufî Ahlak; nefes-zikir disiplini, hatmeye uyum, kıyamî-kuudî-cehrî-hafi zikir çeşitleri; çakra-aura-reiki-bioenerji felsefelerinin sûfî zikir-letaif metotlarından türetilmiş olduğu tezi; İstanbul 1924 öncesi Osmanlı tekke disiplini literatürü (Mahmud Erol Kılıç, Mustafa Tahralı, Necdet Tosun)
  • Dünya Sevgisi, Zühd Literatürü ve Zühdün Yanlış Anlaşılması: İbn Ebî’d-Dunyâ, Zemmü’d-Dünyâ; Ahmed b. Hanbel, Kitâbu’z-Zühd; Beyhakî, ez-Zühdu’l-Kebîr; İbn Ebî Hatim, Âdâbu’ş-Şâfiî; Hasan-ı Basrî sözleri; Fakru-zühd dengesinden sapıp müritlerini dilenmeye gönderen sapma tipolojileri; Samsun-Bursa Ulu Câmi civarındaki vak’aların gösterdiği deformasyon örnekleri; İncîl’deki “Zengin bir adamın Göklerin Egemenliğine girmesi deveyi iğne deliğinden geçirmekten zordur” pasajı (Matta 19:24, Markos 10:25, Luka 18:25); Gökçeada Aya Yorgi Kilisesi ve Ortodoks Metropolitliği ziyareti
  • Hazret-i Ömer Kıssası-İnsanlık Öldü mü? ve Amr b. Âs Kefaleti: Sıradaki tartışmalı mütevatir kıssa olarak klasik siyer-hilafet kaynaklarında geçer: İbn Sa’d, et-Tabakâtu’l-Kübrâ; Taberî, Târîhu’l-Ümem ve’l-Mülûk; İbn Âsâkir, Târîhu Dimişk; İbn Haldun, el-Mukıddıme; Târihu’l-Hulefâ (Süyûtî); Hazret-i Ömer’in “Babam da kefil olsa babamı da asarım” adalet ifadesi; Amr b. Âs’ın “Dünyada fazilet-insanlık-erdemlilik kalmadı demesinler diye kefil oldum”; gençlerin “İnsanlık öldü demesinler diye davadan vazgeçtik” müsa’adeâsı; cennetle müjdelenen on sahâbe (aşere-i mübeşşere) mevzuu

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.

İlgili Sözlük Terimleri: Makâm, Mürşid, Tarîkat, Zikir, Tevhîd, İhsân, Nefs, Ruh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı