Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Soru/Cevap ·

2020 Soru-Cevap Sohbet #9 — Mesnevî Şerhi (992-1007. Beyit)

Mustafa Özbağ Efendi'ye sorulan soru ve cevabı: 2020 Soru-Cevap Sohbet #9 — Mesnevî Şerhi (992-1007. Beyit). Tasavvuf, ahlâk ve günlük hayata dair açıklama.


Table of Contents

Giriş: Selâm-Hayırlar ve Ümmet-i Muhammed İçin Genel Duâ — Azerbaycan’daki Kardeşlerimize, Libya-Suriye-Irak-Afganistan-Çin-Bangladeş-Pakistan-Hindistan’da Mücadele Eden Neferlere Duâ; Kur’ân ve Sünnet-i Seniyye’ye Sımsıkı Yapışma; Azerbaycan-Ermenistan Mücadelesi, Kırım Türklerinin Komünist Dönemde Sibirya’ya Sürülüp Telef Olması, Ev-Yurt-İl-İlçe-Memleket Kaybı Hatırlatılması

Selamün aleyküm, hayırlı akşamlar. Allah gecenizi hayırlı eylesin, gündüzünüzü hayırlı eylesin. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Cenâb-ı Hakk her daim kalbinizde zikrullahı, muhabbeti eksik etmesin. Her daim Cenâb-ı Hakk muhînîniz olsun. Her daim yardım etsin. Her daim katından rızıklandırsın. Her daim katından bilgilendirsin. Her daim ilm-i ledünnünden sizin gönlünüzü akıtsın inşallah. Rabbim ümmet-i Muhammed’e yardım eylesin.

Böyle Hakkında

Ümmet-i Muhammed’e Kur’ân ve Sünnet-i Seniyye sımsık yapışmayı nasip eylesin. Ümmet-i Muhammed’e birlik ve beraberlik içerisinde yaşamayı nasip eylesin. Cenâb-ı Hakk memleketimize yardım eylesin. Memleketimize yardım idare edenlere hayırlı kararlar aldırtırsın. Memleketimizin adına, ülkemizin adına, devletimizin adına hayırlı kararlar aldırsın inşallah. İnşallah Rabbim cümle memleketin neferlerine yardım etsin.

Azerbaycan’daki kardeşlerimize yardım etsin. Azerbaycan’ın bu Ermenistan’la olan bu mücadelesinde Cenâb-ı Hakk yardım etsin. Rabbim Azerbaycan’da mücadele eden, Libya’da mücadele eden, Suriye’de, Irak’ta, Afganistan’da, Çin’de mücadele eden, Bangladeş’te, Pakistan’da, Hindistan’da, dünyanın her bir yerinde nerede Allah adına, Kur’ân adına, Sünnet adına mücadele eden neferler varsa hepsine de yardım etsin.

Hepsinde muhîn olsun, hepsinde sevsin, hepsinde sevindirsin. Cenâb-ı Hakk hepsini de inşallah hayırlarla karşılaştırsın. Malum Azerbaycan’daki kardeşlerimiz Ermenilerle olan mücadelesi devam ediyor. Ermenilerle olan mücadelesinde de Cenâb-ı Hakk inşallah oradaki kardeşlerimize yardım etsin inşallah. Bu Azerbaycan’daki kardeşlerimizin Ermenilerle olan mücadelesi çok önemli.

O yüzden muhakkak Azerbaycanlı kardeşlerimize orada mücadeleden bizim askerimiz hepsi de Azerbaycan Azeriydi, Türk’tü ayırmıyorum ben. Hepsi de Türk. Ondan sonra hepimiz aynı ırktan gelmeniz, hepimiz de Müslümanız. O yüzden muhakkak oradaki Azerbaycan’ın başarılı olması lazım. Orada savaşanların başarılı olması lazım. Ve kendi topraklarından inşallah bu Ermenilerini sürüp çıkarılması lazım. Güzel bir açıklamaydı, hoşuma gitti.

Onu da paylaşmak istiyorum. Kırım’la alakalı. Kırım malum onlar da Türk’tür. O yüzden bu Komünist zamanında Kırım Türkleri sürgüne uğradı. Sibirya’ya sürüldüler. Değişik eziyetler çekildiler. İşkenceler gördüler ve Kırım Türkleri ne yazık ki Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin içerisinde dağıtıldı. Ne yazık ki onlar böyle farklı farklı yerlere sürülerekten şehit oldular.

Evlerinden, yurtlarından, illerinden, ilçelerinden, memleketlerinden oldular. Sürgün yediler. Çok büyük eziyetler gördüler. O yüzden Kırım bizim bir yaramız. Kırım bizim bir sızımız. O yüzden böyle Kırım’dan bize ne diyemeyiz. Muhakkak ve muhakkak Kırım yine o eski günlerine dönmesi lazım. İnşallah Cenâb-ı Hakk o günleri bizlere gösterir. İnşallah Kırım Türklerinin de acısı, sancısı biter. İnşallah onların sürgünleri biter. Kıbrıs var orada.

Kıbrıs’ta Maraş’ın açılması en azından güzel bir davranış oldu. Aslında Kıbrıs bu noktada bizim ayrı bir mahremimiz. O yüzden Kıbrıs’ı asla ihmal edemeyiz. Filistin ayrı bir davamız, Filistin ayrı bir kanaya yaramız. O yüzden Filistin bizi ilgilendirmez diyemeyiz. Muhakkak ki Filistin davasını destek vermemiz. Filistin’i omuz omuza verip orada bu pis İsrail devletinin tavır ve davranışlarının engellenmesi lazım.

Onların zulmünün, onların Filistin’leri katletmesinin durdurulması lazım. Aynı şekilde Libya’da büyük bir oyun oynanıyor. O yüzden Libya muhakkak ve muhakkak Türkiye’nin etki alanında, Türkiye’nin yetki alanında, Türkiye’nin siyasi, iktisadi, askeri alanında olması lazım. Muhakkak ki Libya’nın bu konuda terk edilmemesi lazım. Kesinlikle ve kesinlikle Türkiye’nin bir Kuzey Afrika politikasının olması lazım.

Türkiye Afrika’da muhakkak ve muhakkak bulunması lazım. Bosna Balkanlar bizim hem kültürler anlamda hem dini anlamda hem de siyasi anlamda beraber olmamız gereken bir alan. Ve lhassıl kelam Osmanlı’nın geri çekildiği, Osmanlı’nın geri çekildiği bütün topraklarda bizim siyasi, ekonomik, askeri olarak bulunmamız lazım. İnşallah o eski medeniyetimizin yenilenerekten kurulması lazım diyelim. İnşallah.

Cenâb-ı Hakk bizleri de bu noktada, bu dairede gayret eden, koşturan, mücadele eden kullarından eylesin. Hükümetler gelir geçer, siyasetçiler gelir geçer. Bunlar kalıcı değildir. Bizler de gelir geçeriz ama davanın daim olması lazım. Davamız Kur’ân, Sünnet, Vatan, Millet. O yüzden Vatan Millet denilince de ben vatan olarak sadece Anadolu topraklarını vatan görenlerden değilim.

Osmanlı’nın son gerileme döneminden önce sınırları ne kadarsa onlar benim için vatan. İnşallah yeniden o vatan dediğimiz topraklarda yeniden namaz kılıp, yeniden onlarda zikrullâh alakaları kurup, yeniden meden…


Mesnevî 992. Beyit’ten Devam — Cebrî Mezhepli Av Hayvanlarının Aslan’ın “Çalışmanın Tevekküle Tercihi” Cevâbıyla İknâ Olmaları; Cebir Mezhebinden Vazgeçip Aslan ile Ahit Yapmaları, Kendi Aralarında Kur’a Çekip şühret Sırasını Tayin Etmeleri; Tavsıanın Kura’dan Çıkmasıyla Haykirma: “Niceye Dek Bu Zulüm” — Hayvanların Tepki Göstermesi, Tavşan’ın Ara-Fedakarlık Cevâbı ve Bilge Mü’min Meselesi

iyetimizi inşa ederiz. İnşallah. Rabbimizler bu noktada, bu dairede çalışanlardan eylesin. İnşallah. 993. Beyitten devam edeceğiz. İnşallah. Çalışmanın tevekküle tercihi. Aslan bu yolda birçok deliller getirdi. O cebrîler aslanın cevabına kandılar. Tilki, geyik, tavşan ve çakal cebre inanışı ve dedikoduyu bıraktılar. Bu bî’at da ziyana düşmemek için, kükremiş aslanla ahitlerde bulundular.

Zahmetsizce her günün kısmeti gelecek, aslanın başka bir teşebbüs e ihtiyacı kalmayacaktı. Kur’ân’ı kime isabet ederse, günü gününe aslanın yanına, sırtlan gibi o koşar, teslim olurdu.

av hayvanları, aslanın bu beyanlarından, çalışmanın yüceliğiyle alakalı, çalışmanın gerekliliğiyle alakalı, çalışıp çalıştıktan sonra tevekkül etmenin gerektiğini, çalışmadan bir tevekkülün doğru olmadığını, aslan defallarca onlara anlatmıştı ve anlatınca o cebri olan, o av hayvanları da ikna oldular. Çalışmanın sahir gayret göstermenin önemli olduğunu öğrendiler ve bu hususta kendi ihtiyarlarının gereği olan çalışmayı kabullendiler.

Ve bu cebir mezhebinden vazgeçtiler. Bakın İslam dünyasında cebriyeye inanan, cebriye mezhebinde olan kimseler var. normalen bu cebriyeden bunlar vazgeçtiler. Vazgeçince de aralarında bir ahit yaptılar. Artık bundan sonra aslan bunları ürkütmeyecek, bunları korkutmayacak, bunları ürkütmeden, bunları korkutmadan aslanın günlük yiyeceğini, bunlar temin edecekler. Kendi aralarında Kur’ân çekiyorlardı.

O gün Kur’ân kime denk geldiyse, o Kur’ân’a denk gelen kimse, gidip aslanın önünde ona av oluyordu, onun yemeği oluyordu. Tabi rica etse kendisini feda ediyordu ki, kendisini feda ederekten de kendi tebaasını veyahut da ormandaki av hayvanlarını koruyorlardı. Bu ne zamana kadar bu kadeh dönerek tavşana gelinceye kadar tavşan haykırdı. Kur’ân döndü dolaştı, döndü dolaştı. Tabi tavşan çıktı Kur’ân’dan.

Kur’ân’dan tavşan çıkınca, tavşan dedi ki, haykırdı. Niceye dek bu zulüm. Hayvanlar dediler ki, bunca zamanlardır biz ahdimize vefa ederek can feda ettik. Ey inanççı! Bizim kötü bir adla anılmamıza sebep olma. Aslan da incinmesin. Yürü, yürü çabuk çabuk. Ama şey tavşan yürümüyor. Şimdi tavşan bu hareketiyle bu döngüyü kırmak istedi.

hani bir kimse kendi canına, kendisine bir zarar gelmeyinceye kadar bir şeye seslenmez ya, insanoğlu, enteresan bir varlık. Ben bunu insanlara devşireceğim şimdi. bir yerde bir kötülük vardır. Kötülük size bulaşmadığı müddetçe siz kötülüğe seslenmezsiniz. Göz yumarsınız. Bir yerde adaletsizlik vardır. O adaletsizlik size bulaşmadığı müddetçe siz göz yumarsınız. Bir yerde zulüm vardır. O zulüm size bulaşmadığı müddetçe siz göz yumarsınız.

Bir yerde bir hırsızlık vardır. O hırsızlık size bulaşmadığı müddetçe siz göz yumarsınız. mahallenizde bir yerde fuuş yapılıyordur. O eve giren çıkan erkeğin haddi hesabı yoktur. Sizin eve, sizin daireye giren çıkan yok diye siz ona göz yumarsınız. Ama bir gün gelir bu adaletsiz davranış sizi de kendi dairesinin altına alır. O zulüm gelir, o zulmün ateşi size de dokunur. Bir gün sizi de yakmaya başlar.

Veyahut o haksızlık, o hırsızlık, o uğursuzluk, o adam kayırmacılık, o adaletsizlik bir gün gelir size de dokunur. Size de dokununca siz o zaman bağırırsınız. Niceye dek bu zulüm diye. Ve tarih bunlarla doludur. o zulüm senin komşuna dokunmuştur, sen oralı olmazsın. Sen oralı olmazsın. O zulüm bir cemaate dokunmuştur, sen oralı olmazsın. Bir topluluğa dokunmuştur, sen oralı olmazsın.

Bir zulüm herhangi bir köye, herhangi bir şehre dokunmuştur, sen oralı olmamışındır. Ama ne zaman sana dokununca o zulmün acısını o zaman hissedersin. örneğin Ermeniler Azerbaycan’da Hocalı katliamı yaptılar, katliam üstüne katliam yaptılar, sivilleri katlettiler, çocukları katlettiler, herkesi ve her şeyi katlettiler. Dünya sustu. Veya Irak diye bir ülke kalmadı.

Amerikalısı geldi, İngiliz geldi, Fransız geldi, Avrupalısı geldi, Doğulusu geldi, Batılısı geldi. Irak’ı yerle bir ettiler, bombaladılar. Irak diye bir ülke kalmadı. Dünya sustu veya Suriye ile alakalı bir dayiş belası çıkardılar, ürettiler. İsrail, Mossad, M15, Amerikan siyasi, ondan sonra Almanya, Fransa, İngiltere, Japonya, Çin, Rusya toplandı. Bir sanki orada İslam devleti kuruyorlarmış gibi bir topluluk oluşturdular bu Selefi vahabilerden.

O Selefi vahabiler daldılar, Suriye, Irak insanları katlettiler orada. Lala ila la Muhammeden Resûlullah diyenleri öldürdüler, camileri bombaladılar. Dünya sustu, hiç kimse bir şey demedi. Suriye’de bir ülke kalmadı, yerle bir oldu. Dokunmayınca hiç kimseye, herkes seyirci kaldı hala da seyirci insanlar. Aynı şey Libya’da adamın birisi kalktı, silahlandı orada. Mevcut hükümete karşı ihtilal yapmaya kalktı. Hatta dünya onu destekledi.

Mevcut hükümeti desteklemesi gerekirken o darbeci Hafter’i destekledi. Ne yazık ki dünya üzerinde Müslümanların kanlarının, canlarının, mallarının, namuslarının, haysiyetlerinin, şereflerinin bir değeri yok. Dünya üzerindeki Müslümanların hiçbir değeri yok. Eğer ölen Müslümansa hiç kimse kılını kımıldatm…


Çağdaş Bağlamda Azerbaycan-Ermeni Savaşı ve Dünyanın Suskunluğu — Nahçıvan’a Atılan Bombalar ve Türkiye’nin Garantörlüğünün Tanınmaması (Fransa-Rusya-İran-Amerika Desteği); Hocalı Katliamı-Bosna Srebrenitsa 10 Bin Şehit-Tophalî Mezarlar Hatırlatılması; “Türkiye Bu İşe Karışmasın” Dayatmasına Reddiye, PKK’nın Irak-Suriye Merkezli Zulmü; Kırım-Kıbrıs-Filistin-Doğu Türkistan; Hevâ Heves İçinde Yaşayan Müslümanlar, Acı-Sancı Duymayan Gafîl Kişiler Eleştirisi

ıyor. Bakın Ermenistan sivillerin üzerine bomba atıyor, sivillerin üzerine kimyasal bombalar atıyor, sivillerin üzerine misket bombalar atıyor. O Azeri kardeşlerimizi katlediyor, şehit ediyor. Kundaktaki çocukları şehit ediyorlar. Dünya suskun bakın. onlara dokunulmadığı müddetçe kimsenin bir şeysi yok. Ama birisi ağabeylik yapmaya kalkarsa, birisi onu korumaya muhafaza etmeye kalkarsa bütün dünya ayağa kalkıyor.

Diyor ki Türkiye bu işe karışmasın, Türkiye bu işe müdahale olmasın, Türkiye buna elini uzatmasın, Türkiye bundan yana tavır koymasın. E kim koyacak? Müslümanın Müslümandan başka dostu mu var? Türkün Türkten başka dostu mu var? Bu söze de kızıyorlar. Ya neden kızıyorsun kardeşim? meydanda değil mi? Hocalı katliamında bu dünya neredeydi?

Bosna’da Müslümanlar katledilirken, Srebrenitsa’da hala da 10 binin üzerinde şehit cenazesi orada dururken bunun hesabını kim sordu, kim verecek bunun hesabını? Hala da Bosna’da faili meçhul kimin öldürdüğü belli olmayan toplu mezarlar çıkıyor. Hala da yıllar geçmiş üzerinden, 25 yıl geçmiş üzerinden, 20 yıldan fazla geçmiş hala da toplu mezarlar görünüyor.

Hala da toplu mezarlar bulunurken hiç kimsenin umurunda değil, hiç kimsenin canı yanmıyor, hiç kimsenin ciğeri yanmıyor. Hatta çok acı bir şey. Bosna bunları unutmuş vaziyette. Belki de unutmak istiyorlar, hatırlamak istemiyorlar o acı günleri ama velakin insanın önüne geliyor. Birisi tarlasını sürerken orada toplu mezarlığa karşılaşıyor. Bakıyorlar ki Bosna’ktan toplu mezarlıkları gömülmüşler. O Bosna Müslümanlar şehit edilmişler.

Bunun hesabını verecek herhangi bir şey yok. Birleşmiş Milletler de boş, Avrupa Birliği de boş, NATO’su da boş. Bu batılıların hepsi de kurmuş olduğu uluslararası bunların hepsi de boş. Hepsi de aldatmacadan ibaret, hepsi de kandırmacadan ibaret. Hepsi de kendi inanmayanlar tek millettir, distirunca kendi kendilerini korumak için örgütler kurmuşlar. Müslümanları da o örgütlerin içerisinde almışlar bilhassa Türkiye’yi.

Uyutmak için ee bebek, ee ninni bebek, ninni. Uyutuyorlar bizi yüzyıldan beri. Ama artık ülke, dünya Müslümanlığı uyanıyor yavaş yavaş. Bu uyanışın önderliğini de Anadolu Müslümanları yapıyor. Evet Anadolu Müslümanlığı uyanıyor. Anadolu Müslümanları uyanıyor. Uyandıkları için bizim içimize Selefi, Vahabi fitnesini koyuyorlar. Uyandıkları için bizim içimize Hadis-i İnkarcılığı fitnesini koyuyorlar.

Uyandıkları için bizim içimize Mehsepsizlik fitnesini koyuyorlar. Uyandıkları için bizim içimize türlü türlü fitneler koyuyorlar. Akla hayale gelmeyecek. Şeytanın dahi düşünemeyeceği. Ama iki ayaklı şeytanların düşünüp hesap ettiği bir sürü fitneler koyuyorlar içimize. Ve neden? Çünkü Anadolu uyanıyor artık. Anadolu uyanma, silkelenme safasında. Anadolu silkelendiğinde önünde hiçbir gücün duramayacağını bütün herkes biliyor çünkü.

Hatta Anadolu Müslümanlarını durdurmaya çalışsalar dahi Anadolu Müslümanların önünde ezilip berperişan olacaklarını biliyorlar artık. Bildikleri için Anadolu Müslümanlarını kendi içinden parçalamak, kendi içinden zayıflatmak, kendi içinde hiziplere bölmek, kendi içerisinde birbirine düşürmeye çalışıyorlar. Cenâb-ı Hakk inşallah onların oyunlarını tez zamanda bozsun, onların oyunlarını kendi başlarına makus eylesin.

O yüzden zulüm insana dokununcaya kadar belki de insan gaflete dalar, belki de insan kendince bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın felsefesine uyup kendince zulme karşı mücadele etmez, adaletsizliğe karşı mücadele etmez, haksızlığa karşı mücadele etmez. Ama o doğru olmaması lazım. tavşan daha öncesinden niceye dek bu zulüm demesi gerekirdi.

Ve bunu yine Müslümanlara yönelik bir nasihat olsun diye düşündüğümüzde Müslümanlar birbirlerini sevmekte, birbirlerini acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzemeleri lazım. Sebep Padişah Şerif o öyle çünkü. birbirlerini muhabbet etmekte, acımakta, sevmekte, birbirlerini korumakta bir vücuda benzeyecekler. Ama ne yazık ki gelin bakın Müslümanlar birbirlerini korumuyorlar, birbirlerinin kuyularını kazıyorlar.

Müslümanlar birbirlerini sevmiyorlar. Müslümanlar gidip gavurcukları seviyorlar. Akıllarını, namuslarını, şereflerini, haysiyetlerini gavurcuklara teslim etmişler. Kültürlerini gavurcuklara teslim etmişler. Ve gavur gibi yaşamaya, gavur gibi düşünmeye başlamışız biz. hadîs-i şerîf tecelli ediyor. Ahir zamanda kertenkele deliğine girseler siz de gireceksiniz diyor. Biz o hale geldik. Ne yazık ki bir vücuda benzeyemiyoruz şu anda.

Ve vücudun bir tarafında hastalık var ise, bir tarafında ağrısızı var ise, biz artık onu hissetmez hale geldik. Bizim o duygularımız, duyularımız sanki alındı. Bizim sinirlerimiz alındı. Bangladeş’te bir Müslümanın burnu kanıyorsa bizim umurumuzda değil. Bugün Azerbaycan’da, Karadağ’da Müslümanlar bombaların altında bizim umurumuzda değil. Veyahut da Libya’da bombaların altında bizim umurumuzda değil.

Veya doğuda, güneydoğuda, Irak’ta, Suriye’de PKK edepsizleri, şerefsizleri, haysiyetsizleri. Orada sivilleri katlediyor, masum insanları katlediyor. Bizim umurumuzda değil. Eller havada herkes eğlenceye devam ediyor. Veya bir yerde askerimiz şehit oluyor, polisimiz şehit oluyor. Hiç kimsenin umurunda değil, eller havada kimse de hüzün denilen bir şey yok. bir yerde Müslümanlar şehit oluyor, bir yerde Müslümanlar kırılıyor, kıyıma uğruyor.

Ama ne yazık ki Müslümanların başka yerlerde olanlar heva hevesi içerisinde, gaflet içerisinde. Eller havada barlar dolu, pavyonlar dolu, meyhaneler dolu, sazhaneler dolu, cazhaneler dolu. Ne Korona var oralarda, ne hüzün var, ne Azerbaycan var, ne Kıbrıs var, ne Libya var, ne Suriye var, ne Irak var, ne Bosna var. Yok, ne de Doğu Türkistan var. Yok, böyle bir acı, böyle bir sancı, böyle bir hüzün yok.

Herkes eline geleni yiyor, dilerine geleni diyor, bulabildiğini giyiyor. Giyiyor her tarafını, her tarafta istediği gibi sergiliyor. İslam Müslümanın acısıyla, sancısıyla acılanan, sancılanan yok. Kim açtı, kim toktu, kim üşüyordu, kim üşümüyordu, bakan yok. Hiç kimse düşünmüyor. Oysa Filistin’de bir Müslümanın burnu kanıyorsa senin burada kendi kendine hüzne dalman lazım.

Filistin’de bir Müslümanın evi o pis İsrail askerleri ve devleti tarafından greyderlerle yıkılıyorsa senin burada bu meseleye kafa yorman, kafa patlatman, gönlünü patlatman, bu konuda dua etmen, ağlaman lazım. Veya Azerbaycan’da sivillerin üzerine bombalar atılıyorken veya Nahçıvan adada bombalar attı. Nahçıvan da Türkiye’nin garantörlüğünde olan bir yer.

Ve de normalde diyorlar ki kendilerince senin garantörlüğün bulunan ülkeyi de ben bombalarım. Senin garantörlüğünü de tanımıyorum diyor, bombalıyor. bu cesareti nereden alıyor? Fransa’dan alıyor, Rusya’dan alıyor, İran’dan alıyor, Amerika’dan alıyor. Alıyor. ne kadar Türk ve Müslüman düşmanı varsa hepsinden de bu desteği alıyor Ermenistan. Ama biz ne yapıyoruz? Bizim Azerbaycan’da ne işimiz var? Diyenlerimiz var içimizde.

Bizim Irak’ta ne işimiz var? Ne yapsın? PKK gelsin hala da şehirlerimizi yaksın yıksın mı? Askerlerimizi mi şehidesin? Veya Suriye’de bizim ne işimiz var? Neden işimiz olmasın? PKK oradan gelip değişik isimler altında bizim askerimizi mi şehidesin? Bizim polisimizi mi şehidesin? Bizim vatandaşlarımızı mı şehidesin? Seyirci mi kalalım? Veya Kıbrıs’ta seyirci mi kalalım? Yunanistan burnu…


Müslüman-Kardeşlik Hukuku ve Veda Hutbesi — Filistin’de Burnu Kanayan Müslüman-Doğu Türkistan’da Toplama Kampı Anne-Babalar-Çocuklar Tasviri; “Dünya Üzerinde Bir Müslüman Aç İse Sen Dolu Doyuyorsan İmânından Şüphe Et”; Anne-Baba-Çocuk Hukuku Yerleşmesi, Hazret-i Peygamber’in Veda Hutbesi’nde Bütün İnsanlığa Kardeşlik İlânı; İnsan Hakları Beyannâmesi Gibi Hutbe, “Kadınlarınıza Zulmetmeyin Çocuklarınıza Zulmetmeyin Ma’l-Irz-Nâmus Haksız Yerden Dokunmayın”, Her Eve-Dergâha-Tekkeye-Câmiye Asılması Gerektiği

muzun dibine kadar bütün adaları silahlandırmış. Biz seyirci mi kalalım? Kırım’ın çektiği bu çile ne? Kırım’ın çektiği bu dert ne? Kırım’ın çilesi bitmesin mi? Komünist Rusya zamanından itibaren Kırım çile çekiyor ve Komünist Rusya zamanında Kırım’lar sürgüne uğradılar, buzların içerisinde kaldılar, soğukların içerisinde kaldılar, açlıktan, hastalıklardan hepsi de telef oldu. Neden unutuyoruz tarihimizi biz? Neden canımız yanmaz bizim?

Neden canımız yanmaz hale geldi? Nuhani bir Müslüman bütün hepsi de kardeştik ya biz. hangi dinden olursa olsun, hangi ırktan olursa olsun, nerede olursa olsun. bir çocuğun başına gece yarısı bomba atılıyorsa ve insanlık bunu izliyorsa bu insanlık neredeki? Hangi dinden olduğu önemli değil, hangi ırktan olduğu önemli değil, sivillerin başına bomba yığıyorsa ve insanlar, dünya insanlığı buna bir tepki göstermiyorsa insanlık diye bir şey kalmamış.

Ve sokaklarda uyuşturucu bağımlılığa olanlar böyle ne yazık ki şeytan çarpmış gibi yamuk yamuk yolda yürüyorsa ve Müslümanlar bunlara karşı herhangi bir tavır ve davranış sergilemiyorsa, bunları normalde eğitiminden tutunda, bunların öğretiminden tutunda tedavisine kadar ilgilenilmiyorsa bizim canımız yanmıyor mu? normalde insanlar sapkınlıkları uğrarken canımız yanmıyor mu? biz üzülüyoruz, canımız yanıyor.

Bu ülkenin insanı neden eşcinsel eğilimlerin içerisine gitsin? Neden bu insanın, bu ülkenin tertemiz Müslüman çocukları eşcinsel olsun? Neden eşcinselliğe kaysın? Neden fuhuşa gitsin? Bu ülkenin tertemiz Müslüman çocukları neden kumara düğçer olsun? Neden fuhuşa düğçer olsun? Bu kadınlar uzaydan gelmediler, bu kızlar uzaydan gelmedi. Neden fuhuşun pençesinde inim inim inlesinler?

Her gece hangi sarhoşun, hangi berdışun, hangi namussuzun, hangi şerefsizin, hangi haysiyetsizin ona nasıl bir zulüm edeceği, nasıl bir terbiyesizlikte bulunacağını bilmiyoruz. Buna biz nasıl göz yumarız, biz bunu nasıl acısını hissetmeyiz? Veya hatta o kadınlarla fuhuş yapan, o kadınları fuhuşa sürükleyen insanların hiç mi içleri acımaz? Hiç mi kız kardeşleri yok, anneleri yok, hiç mi akrabaları yok, bayanlar? Hiç mi o acıyı hissetmezler?

Veya da bu ülkede yüzün üzerinde bilmem ne evi denilen evler var. Kadınların orada tenleri satılıyor. Ey kadınlar kendi kadınlarınızın tenleri satılıyor. Kendi kadınlarınızın tenleri satılırken nasıl uyuyabiliyorsunuz geceleri? Nasıl siz bunun acısını, sancısını hissetmiyorsunuz? Ve o kadınlar tenleri satılmasın derken buna itiraz ederlerse katlediliyorlar. bıçaklanıyorlar, jilet atılıyorlar. Bu kadınlar hiç mi bunları görmüyorlar?

Hiç mi bunun acısı sancısı yok? Veya hatta devleti idare edenler, siyasetçiler, valiler, belediye başkanları, hakimler, müftüler, canınız yanmıyor mu hiç? Bunlar için, bu olumsuzluklar için hiç mi ciğeriniz parçalanmıyor? Mümin bu değil işte. Mümin bu değil. Müminin bunlara canını yanması lazım. Gece uykularının kaçması lazım. Müminin yediği yemekten dahi bu böyle bir ortamda tat almaması lazım. Yediği yemekten dahi lezzet almaması lazım.

Hiç mi aklınıza gelmez kız kardeşiniz aç mıdır, tok mudur, yeğenleriniz aç mıdır, tok mudur, akrabalarınız aç mıdır, tok mudur, çıplak mıdır, üşüyor mudur, elektriğini ödeyebildi mi, suyunu ödeyebildi mi, doğal gazını ödeyebildi mi, iş bulabildi mi? Hiç aklınıza gelmez mi? Hiç aklınıza gelmez mi? Veya o lüks hayat yaşayanlar, fakir-fıkaralar hiç aklınıza gelmez mi? Hiç ciğeriniz yanmaz mı?

Yemekleri dökenler, israf edenler, çöplere ekmek atanlar, yemek atanlar, bu bozuldu diyenler, dolabında yemek varken yeniden yemek yapanlar, hiç mi Allah’tan korkmazsınız, hiç mi açlıları düşünmezsiniz? Şimdi düşünebiliyor musunuz? Karadağda, bombaların altında yaşayan insanları, akıl edebiliyor musunuz? Kendi kendinize bunları hesap edebiliyor musunuz? Ne kadar? Filistin’de bir anneyi düşünebiliyor musunuz?

Filistin’de bir babayı düşünebiliyor musunuz? Hindistan’da zulüm altındaki bir anne babayı, çocukları düşünebiliyor musunuz? Doğu Türkistan’da bir anneyi babayı düşünebiliyor musunuz? Çocuklarını korumak için, o Çin zulmünden, ne yapabilirler acaba? Çocukları alıp götürülüp toplama kamplarında farklı bir eğitime tabi tutulan bir anne baba düşünün. Ciğeriniz hiç yanmaz mı? İçiniz hiç ürpermez mi? Müslümanlar bu halde mi olması lazım? Evet. Evet.

Ne yazık ki dünya üzerinde bir Müslüman aç ise, dünya üzerinde bir Müslüman aç ise, sen dolu dolu doyuyorsan, kendi imanından şüphe et. Dünya üzerinde bir Müslüman zulüm altındaysa, inim inim inliyorsa, ve sen aklına gelmiyorsa, zulüm altında inleyenler, imanını kontrol et. Dünya üzerinde bir Müslüman adaletsiz diye, hukuksuz diye duçar olduysa, otur kendi kendine düşün, o senin aklına gelmiyorsa. Evet. O yüzden Müslümanlar kardeş olmalılar.

Bir yerde bir acı bir sancı bir sıkıntı var ise, onu hissetmeliler. Bu bizim tarikattan değil, ne olursa olsun, bu bizim cemaatten değil, bu bizim mezhebimizden değil, ne olursa olsun, bu bizim mezhebimizden değil, ne olursa olsun, bu bizim mezhebimizden değil, ne olursa olsun, bu bizim ırkımızdan değil, ne olursa olsun, nereye kadar? Bu bizim dinimizden değil, ne başına gelirse gelsin, nereye kadar?

Biz Müslümanlar olarak, dünya üzerinde nerede bir zulüm var ise, biz onun acısını çekmeliyiz. Nerede bir haksızlık, hırsızlık, uğursuzluk var ise, biz onun acısını çekmeliyiz. Biz bir Hristiyan’ın dahi hakkını savunabilmeliyiz. Bir Yahudi’nin hakkını savunabilmeliyiz. Bir dinsizin hakkını savunabilmeliyiz. Bir ateistin hakkını savunabilmeliyiz. Ülke için söylüyorum. Bir Atatürkçü’nün hakkını savunabilmeliyiz.

Bir solcunun hakkını savunabilmeliyiz. Örneğin farklı bir mezhebe, meşhebe sahip bir kardeşimizin hakkını savunabilmeliyiz. Bir alevinin hakkını savunabilmeliyiz. Evet, biz hakkını savunabilmeliyiz. Bir kimseye haksızlık yapıldıysa, adaletsizlik yapıldıysa, bir kimsenin hakkını ve hukukuna riayet edilmediyse, biz onu savunabilmeliyiz. O zaman biz Müslüman oluruz. O zaman biz insan oluruz. tavşan sıra kendine gelinceye kadar hiç seslenmedi.

Ne zaman ki can verme sırası ona gelince, nereye kadar bu zulüm dedi. Hazret-i Mevlânâ Celalettin Rumi Hazretleri, mesnevisinde hayvanları konuşturarak bize ders veriyor. Hayvanları konuşturuyor. Sûfîler enteresandır. Hayvanları konuştururlar, ağaçları konuştururlar. Ölmüş geçmiş kimseleri konuştururlar. Kendilerini koymazlar ortaya ene gelecek nefis gelecek diye. şeyhimiz şöyle dedi derler. Veya hatta bir şey efendisi böyle demiş derler.

Veya bir sûfî şöyle demiş derler. Veya Yûnus gibi sordum sarı çiçeğe, annen baban var mıdır? Sarı çiçekle konuşurlar. Veya Hazret-i Pîr gibi tavşanları, aslanları ondan sonra konuşturur. Veya hatta papağanı konuşturur Hazret-i Pîr. Veya bir eşyayı konuşturur. Aslında her şeyin bir ruhu, her şeyin bir dili vardır. Bu da ayrı bir Allah affetsin sanatta mıdır? Öyle söyleyelim. Hadis-i şerifler sıraladım Müslümanlarla alakalı.

İnşallah onların böyle aralarından kısa kısa olanlardan okuyayım. Kişiye şer olarak Müslüman kardeşini tahkir etmesi yeterlidir. Her Müslümanın malı, kanı ve ırzı diğer Müslümanlara haramdır. Allah sizin suretlerinizi ve kalıpl…


Kardeşlik Hukukunun Detayları — Hristiyanı, Musevî’yi, Yahudi’yi, Ateisti İnancından Ötürü Öldürememek; Kadın-Erkek-Çocuk Cinsî İstismâr Yasakları; Ev-Akraba-Komşu Hukuku, Su Kullanımında İnce Düşünme; Üç Günden Fazla Küsmek Helâl Değildir Hadîsi; Alevî-Bektaşî Kardeşlerimiz Dâhil Muhammedî Kardeşlik Tesisi, Zulüm-Haksızlık-Yalana Karşı Duramayan İmân Eksiktir

arınıza bakmaz fakat kalplerinize ve amellerinize bakar. Takvâ şuradadır dedi. Göğsünü gösterdi. Ondan sonra devam etti. Sakın ha birbirinizin satışı üzerine satış yapmayınız. Ey Allah’ın kulları kardeş olunuz. Bir Müslüman kardeşine üç günden fazla küsmesi de helal olmaz dedi. Bunlar Buhârî’den benim toparlamış olduğum Hadis-i şerifler. Müslümanlar kardeştir. Dünya insanlığının ne diyor? Ey Allah’ın kulları kardeş olun.

Bakın bu bütün insanlara ait bu. bunu feda hutbesinde de söylüyor. Ey insanlar hepiniz bir tarağın dişlileri gibisiniz. Birbirinizden üstününüz yok. Arabın acemi acebin araba üstünlüğü yok. Üstünlük takvadadır dedi. Bakın feda hutbesinde din kemalerdi artık. Din kemalerince artık din evrenselleşti. Ve din ilk önce aslında başından itibaren evrenseldi.

Ama feda hutbesine geldiğinde hukuku, sosyal hukuku, devlet hukuku, ekonomi hukuku, nikah hukuku evlilik hukuku, anne baba çocuk hukuku. Hepsi yerleşti oturdu artık. Yerleşip oturduktan sonra Allah Resulü sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri bütün insanlığa hitap etti. Kur’ân bütün insanlığa hitap eder. Hazret-i Muhammed Mustafa bütün insanlığa gönderilmiş bir peygamberdir. Ve dedi ki bütün insanlığa kardeş olun.

Evet bu enteresan hadis-i şeriflerdir. Veda Hutbesi mütevatir bir hadis-i şeriflerdir. Neden? Bütün Müslümanlar toplanmışlar. Beraber haç yapıyorlar. Ve Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri öyle bir hutbe irade ediyor ki tabir-i caizse bütün insanlığın hukukunu, tabir-i caizse insan hakları beyanlaması koyuyor. Kadınlarınıza zulmetmeyiniz, çocuklarınıza zulmetmeyiniz.

Haksız yere kimse kimsenin malına, ırzına, namusuna, şerefine dil uzatmasın. Veda hutbesinin Müslümanların kendilerine böyle bir ölçü edilmesi lazım. Baş tac etmesi lazım, uygulaması lazım. Aslında her evde okunması lazım. Her eve birer tane Veda hutbesinin asılması lazım. Ciddi ciddi. Dergahlara, tekkelere, camilere Veda hutbesinin asılması lazım.

Ve ne yazık ki Müslümanlar Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin bütün insanlığa, bütün Müslümanlara irad ettiği en önemli hutbeyi unutuyor. Ezberlemiyor, görmüyor, okumuyor. Ve bütün insanlar kardeş olun dediğinde siz bir Hristiyan, Hristiyan olduğu için öldürebilir misiniz? Siz bir Musevî, Musevî olduğu için öldürebilir misiniz? Siz bir ateisti, ateist olduğu için öldürebilir misiniz?

Siz bir kadının tenini satabilir misiniz kardeşiniz? Siz bir insanı uyuşturucuya alıştırabilir misiniz kardeşiniz? Siz bir erkek, başka bir erkeğe kalkıp da çok affedersiniz, onun cinsel istismara duçar kılabilir mi kardeşi? Siz bir 15 yaşında, 18 yaşında velev ki sapkınlığa düşmüş bir erkek çocuğa arkadan yanaşabilir misiniz kardeş ederseniz onu? Bakın bütün insanlığın Muhammedi bir kardeşliğe ihtiyacı var.

Bütün Müslümanların Muhammedi bir kardeşliğe ihtiyacı var. Biz o Muhammedi kardeşliği tesis etmekle mükellefiz. Biz o Muhammedi kardeşliği tesis edemezsek biz ne yazık ki dağılırız, parçalanırız ve ülke Müslümanlarına sesleniyorum. Birbirlerinizi tiftiklemekten vazgeçin. Birbirlerimizi tiftikliyoruz. Sûfîler, ehli tarikat böyle hedef tahtası halinde. Ne istiyorsunuz kardeşim? Kimin tavuğuna kış dedik? Kur’ân ve sünnet anlatıyoruz.

Muhakkak içimizden eksik yapan, yanlış yapan, noksan yapan insanlar olacak. Neden tahkir ediyorsunuz? Neden bize hedef tahtasını okuyorsunuz? Bunu yalvarmak olarak görmeyin. Kardeşlik hukuku olarak, nasihat olarak görün. Herhangi bir çileden, eziyetten, sıkıntıdan korkup çekineceğimizi zannetmeyin. Buradan geri döneceğimizi zannetmeyin. Biz etimizi lime lime etseniz de biz Kur’ân, sünnet, vatan, millet demekten vazgeçmeyeceğiz.

Ne çorap örerseniz örün başımıza. Biz Kur’ân, sünnet, vatan, millet demekten vazgeçmeyeceğiz. O yüzden Müslümanların kardeşlik hukukunu tesis etmesi lazım. Müslümanlar ne yazık ki, biz de dahiliz buna. Kendimizi de eleştiriyorum. Biz Müslümanlık kardeşinin hukukunu tesis etmiyoruz. O yüzden sıra bize gelince başlıyoruz bağırmaya. Sıra bir başkası yıkın başkasındayken seslenmiyoruz.

28 Şubat’ta Ehli Sûfî’nin ensesinde boza pişirilirken, hiç kimse kılını kımıldatmadı. Hiç kimse bir şey söylemedi. Bizim ders yaptığımız evler, bizim ders yaptığımız yerler basılırken, hiç kimse kılını kımıldatmadı. Vergi daireleri ayağa kalkıp, nerede bir Sûfî varsa, onlara milyarlarca ceza keserlerken, hiç kimse kılını kımıldatmadı.

Şey efendilerinin evlerine el koyarken devlet ve o evleri satarken, veya değişik dergaların, tarikatların yaptırmış olduğu mescitleri, yaptırmış olduğu Kur’ân kurslarını devlet el koyup izale-i şuyuyla satarken, herkes seyirci kaldı. 28 Şubatçılar her türlü zulmü yaparken, seyirci kaldı herkes. Sonra, sonra gün doğdu, devran döndü, bazı yerlere dokunmaya başladılar, herkes bağırdı, herkes bağırıyor. 28 Şubat’ta neden bağırmadınız?

28 Şubat’ta neden zulmü önlemek için haykırmadınız? Ama biz hep haykırıyoruz. Hala da haykırıyoruz. Nerede bir Müslümana zulmediliyorsa, adaletsizlik davranıyorsa, biz onu haykırıyoruz. Bütün Müslümanların kanı, namusu, ırzı, şanı, şerefi, mukaddes, dokunamazsınız. Allah muhafaza eylesin. Tavuşan dostlar, bana mühlet verin. De, hilemle siz de beladan kurtulun. Benim hilemle canımız kurtulsun. Bu hile çocuklarımıza miras kalsın.

Her peygamber, dünyada ümmetini böyle bir kurtuluş yerine davet etti. Peygamberler, halk nazarında göz bebeği gibi küçük görünürlerdi ama felekten kurtuluş yolunu görmüşlerdi. Halk,…


Tavşan’ın Arkadaşlarına Çâre Yolu Oluşturması — Sıra Kendisine Gelince Canını Vermemek İçin Çâre Aramak, Peygamber’in Ümmetini Kurtuluşa Dâvet Etmesi Gibi Tavşan’ın Ortaklara Nasîhat; Bütün Peygamberlerin Dalâletten Hidâyete, Cehennemden Cennete, Hevâdan Hakikate Dâvet Vazifesi; Mürşid-i Kâmiller-Veliler-Âlimler-Mufessirler-Hadîisçilerin Kendi Nefsine Değil Kur’ân-Sünnet’e Dâvet Mecbûriyeti, Veda Hutbesi’nde “Allah’ın Kitâbı ve Sünnetim” İki Şey Kurtuluş Rehberi

peygamberleri göz bebeği gibi küçük gördü. Göz bebeğinin manen büyüklüğünü kimse anlayamadı. Kaybanlar ona, ey eşek kulak ver. Kendini tavşan kadrinci tut, haddini aşma. Bu ne laftır ki senden daha iyiler, dünyada onun hatırlarına bile getirmezler. Ya gururlandın yahut da kaza bizim izimizde yoksa bu laf senin gibisine nereden yaraşacak dediler. tavşan dedi ki, bana müsaade edin, bana mühlet verin.

Ben öyle bir hile yapayım ki bu beladan hepimiz kurtulsun. Benim hilemle hem canımız kurtulsun hem de bu çocuklarımıza miras kalsın dedi. tavşan sıra kendisine gelince çareler aramaya başladı. Sıra kendisine gelince canını vermemek için kendince bir şeyler yapma gereğini hissetti. Ve geldi dedi ki, her peygamber dünyada ümmetini böyle bir kurtuluş yerine davet etti. Evet bütün peygamberler insanlarını kurtuluşa davet ederler.

Evet orada şimdi biz eğer ki aslanı biz akıl olarak görürsek ve tavşanı da biz bu manada o aklı tuzağa çeken bir kimse olarak göreceğiz. Veyahut da tavşanı akıl olarak göreceğiz. Ama burada söylediği şey enteresan. Her peygamber dünyada ümmetini böyle bir kurtuluş yerine davet etti. Bütün peygamberlerin vazifesi ümmetlerini kurtuluşa davet etmektir.

Bütün peygamberlerin vazifesi, peygamberlerden sonra velilerin, alimlerin vazifeleri insanları Allah’ın yoluna sevk etmek, Allah’ın yoluna davet etmektir. Delaletten, hidayete onları davet etmektir. Onları cehennem ateşinden cennete davet etmektir. Onları heva ve hevesten doğruya, hakikate davet etmektir. Ve bütün peygamberlerin de dünya üzerindeki vazifeleri bu olmuştur. Bütün velilerin, bütün mürşid-i kamillerin vazifeleri bu olmuştur.

Gerçek mürşid-i kamiller, gerçek veliler insanları kurtuluşa davet ederler. Gerçek veliler, gerçek mürşid-i kamiller kendi nefislerine davet etmezler. Kur’ân ve sünnet’e davet ederler. Kur’ân ve sünnet yoluna davet ederler. Bir velinin, bir mürşid-i kamilin kendi yolu olmaz. Onun yolu Kur’ân ve sünnettir. Onun yolu vatan ve millettir. O yüzden hiçbir velinin, hiçbir mürşid-i kamilin kendine ait hususi bir yolu yoktur.

Aslında hiçbir alimin de yoktur. Hiçbir müfessirin de yoktur. Hiçbir hadisçinin de yoktur. O olmamalı. Yol Kur’ân ve sünnettir çünkü. Hazret-i Peygamber’in yine veda ötmesinde size iki şey bırakıyorum. Kim buna sımsıkı sarılırsa kurtuluşa erer. Birisi Allah’ın kitabı Kur’ân, öbür küsü de benim sünnetimdir. Veya başka bir rivayete benim ehli beytimdir der. O yüzden kim Kur’ân ve sünnete, kim Kur’ân’a ve ehli beyt’e bî’at eder?

Orada durursa kurtuluşa erer. Peygamberler, bütün Peygamberler, Âdem’den Hazret-i Muhammed Mustafa’ya kadar, Sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretlerine kadar bütün Peygamberler insanları kurtuluşa davet etmişlerdir. Ve bütün mürşid-i kamiller, bakın veliler demiyorum. Bazı veliler vardır, kendisine velidir sadece. Halka veli değildir. Bunların içerisinde mürşid-i kamiller farklı sınıftadır.

Sebep, mürşid-i kamiller Peygamberlerin varisi hükmündedir. Onlar Peygamberlerin vazifesiyle vazifelenirler. Peygamber değildirler. Ama Peygamberlerin vazifelerini yaparlar. Ve çevrelerini kurtuluşa davet ederler. Onların velilikleri, onların mürşid-i kamillikleri kendilerine ait değildir. Onlar halkı uyarmak, insanları uyarmak, insanlara nasihat etmek, insanları Kur’ân ve Sünnet çizgisine getirmek için mücadele ederler.

Onlar kendi ceplerini doldurmak için, şanlarına şan, şöhretlerine şöhret katmak için uğraşmazlar. Onların dünya heva ve hevesine kanmazlar. Dünya heva ve hevesinin peşinden koşmazlar. Onların işleri Kur’ân’ın anlaşılması, Sünnet-i Seniyye’nin yaşanması, Kur’ân ve Sünnet ışığının nurunun bütün insanların gönüllerini aydınlatması için uğraşırlar. Ey Müslüman, ey Mümin! Bu dünya gelip geçici, insanlar gelip geçici.

Asıl uğraşmanız gereken, asıl çaba sarf etmeniz gereken ahiret alemidir. Ahiret için yaşamaktır. Gelin Kur’ân ve Sünnet’e sımsıkı yapışın, Kur’ân ve Sünnet’in yaşanması ve yaşatılması için mücadele edin. Ölüm haktır. Ama 50 yaşında, ama 60 yaşında, ama 70 yaşında, ama 80 yaşında, ama 100 yaşında, kaç yıl yaşarsan yaşa, ölüm sana gelip bu dünyadan seni alıp götürecektir. Bu dünyayla işin zamanlıdır. Belirli bir mesafesi vardır.

O zaman o mesafe bitince bu dünyadan göçüp gideceksin. Nereye? Ebedi aleme. Ya ebedi alemde, ebediyen cehennemde yaşayanlardan olacaksın. Ya da ebedi alemde cennette yaşayanlardan olacaksın. Ya da ebedi alemde cemalullah’ı seyrederekten, cemalullah perdesinde yok olup gideceksin. Hiçliği bulacaksın, cemalden cemale, cemalden cemale, cemalden cemale geçeceksin. Yol senin.

Ya cehenneme doğru yol alırsın, bütün günah kebalileri işleyerekten, bütün zulümleri işleyerekten ve kendi kendini zulme daldırarakten. Evet. Kendi kendini zulme daldırırsın, kendi kendini zulmün içerisinden çıkarmazsın. Allah sana hidayet etmez o zaman. Sen normalde eğer Allah’ın bu noktada hükmüne, hukukuna bakmazsan, Allah’ın hükmüne, hukukuna bakmazsan sen hidayet eremezsin. Sonra da Allah’ı suçlarsın. Allah’ı suçlama. Cebriyacı olma.

Allah büyük günahları ısrarla işlemeye devam edip, tövbe etmeyen ve tövbe etmemekte ısrar edenlere hidayet eylemez. Allah zalimliklerine devam eden, zalim bir hakim, zalim bir siyasetçi, zalim bir devlet başkanı, zalim bir beled…


Peygamberlerin ve Mürşid-i Kâmillerin Yedi Sınıftan Ümmeti Uyarması — Anne-Baba, Kadın-Koca, Çocuk-Ebeveyn, Makam-Mevki Sahipleri, Müdürler-Şefler-İta Amirleri, Belediye Başkanları-Meclis Üyeleri, Hakimler-Savcılar-Siyasetçilere Zulüm Yasakları; Zulmedenler Hidâyete Eremez, Son Nefes Tehlikede; Yalancılar Hidâyete Eremez (“Müslüman İçki İçer mi, İçer Dedi; Zina Yapar mı, Yapar; Yalan Asla Söylemez” Hadîsi); Mürşid-i Kâmiller Peygamberlerin Vârisleri Hal Ve Nefesiyle Nefeslenme, Peygamberleri Göz Bebeği Gibi Küçük Gören Avâmın Mânen Büyüklüğünü Görememesi

iye başkanı, zalim bir muhtar, zalim bir anne, zalim bir baba, zalim bir öğretmen, zalim bir komşu, zalim bir tüccar. Önemli değil meslebi ve meşrebi. Eğer o kimse zalimliğine devam ediyorsa Allah onu hidayetle hidayetlendirmez. Ey Müslümanlar uyanın, zulmetmeyin hiç kimseye. Erkekler eşlerinize zulmetmeyin, kadınlar kocalarınıza zulmetmeyin. Anne babalar çocuklarınıza zulmetmeyin. Çocuklar anne babalarınıza zulmetmeyin.

Bir yerde makam sahibi olanlar, mevki sahibi olanlar, müdürler, şefler, ita amirleri, ellerinizin altındakileri zulmetmeyin. Belediye başkanları, meclis üyeleri halkınıza zulmetmeyin. Etrafa zulmetmeyin. Haksızlık yapmayın, hukuksuzluk yapmayın. Halkınlar, savcılar etrafınızda zulmetmeyin. Adalet dağıtın zulmetmeyin. Hiç kimseden korkmayın adalet dağıtın. Siyasetçiler zulmetmeyin. İnsanları zulmetmeyin.

Zulmedenler zulmedenlere Allah hidayet etmez. Son nefesiniz tehlikede gidersiniz. Son nefesiniz tehlikede olur. O yüzden bu dünya geçip gidici, makamlarınız kalıcı değil, mevkileriniz kalıcı değil, hiçbir şeyiniz kalıcı değil. Zulmedenler asla iflah bulmazlar. Ve son nefesleri tehlikelidir. Çünkü birçok ayet ve hadis vardır ki zulmedenler Allah’ın hidayetine erişemezler. Kendinize dikkat edin.

Ve Allah’ı inkar edenler, Peygamberini inkar edenler, Kur’ân’ı inkar edenler, Peygamber’in Sünnet-i Seniyyesini inkar edenler, bunlar asla hidayete eremezler. Sebep bunlar çünkü inkarcıdır. Allah inkarcıları, Kur’ân inkarcıları, Peygamber inkarcıları, Peygamber’in Sünnet-i Seniyyesini inkar edenler asla son nefeslerinizde hidayet bulamazsınız. Ve hidayete eremezsiniz. İnkarcılar hidayete eremezler Allah muhafaza eylesin inşallah.

Ve yalancılar, yalan söyleyenler, yalancılıkta ısrar edenler, her şeyini yalana döndürenler, her şeylerini asla hidayete eremezler. Asla hidayetten nasipleri alamazlar. Sebep çünkü Allah Resulü sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri dediler ki ey Muhammed, Müslümanlar içki içer mi? İçer dedi. Zina yapar mı? Yapar dedi. Yalan asla söylemezler dedi. Asla. Yalan söyleyen bizden değildir dedi. O yüzden hangi makam sahibi olursanız olun.

Yalan kime söylenir? Devlet sırrını vermemek için yalan söylenir. Karı koca’yı barıştırmak için, anne baba çocukları barıştırmak için yalan söylenir. Cahizdir, cevazdır. Darül harpte harbini kandırmak için yalan söylenir. Evet. Bu cahizdir. Ama öbür türlü yalancılar asla hidayete eremezler. Allah nankörleri hidayete erdirmez. Hidayete erdirilmeyecek olanlar bir kavim de bunlardır. Bunlar kavim kavimdir. Allah nankörleri hidayete erdirmez.

Sen bir yola nankörlük yaparsın. Hidayete erdiremez. Sen eşine nankörlük edersin. Hidayete ermezsin. Sen anne babana nankörlük edersin. Hidayete eremezsin. Sen üstadına nankörlük edersin. Hidayete eremezsin. Sen bir yola nankörlük edersin. Hidayete eremezsin. Allah nankörleri hidayete erdirmez. Sen nankörsen hidayete eremezsin. Allah muhafaza eylesin. Dikkat edin. Nankörlerden olmayın. Dikkat edin. Zalimlerden olmayın. Dikkat edin.

Yalancılardan olmayın. Dikkat edin. Bakın dikkat edin. Asla ve asla günahtı ısrar edenlerden olmayın. Allah muhafaza eylesin. Ve Allah haddini aşanlara da hidayete erdirmez. Dikkat edin. Haddi aşıyor o kimse. Haddi aşıyor. Bilmediğini biliyormuş gibi gösteriyor. Haddi aşıyor. Alimlere karşı haddi aşıyor. Velilere karşı haddi aşıyor. Devlet başkanına karşı haddi aşıyor. Amirine memuruna haddi aşıyor. Birbirlerine karşı haddilerini aşıyorlar.

Çocuklar anne babalarına haddilerini aşıyorlar. Çalışanlar patronlarına haddilerini aşıyorlar. Hadi hudut bilmiyor o kimse. Salma deve gibi. Azatla meşek gibi olmuş. Haddini aşıyor o kimse. Bakıyorsun. Haddini aşmış o kimse. Ve haddini aşmakta da ısrar ediyor. bu sıraladığım bu günah-i kebaliler, bu haller ısrar ediyorlar bunlar. Haddi aşmakta ısrar ediyor. Nankör olmakta ısrar ediyor. Zalim olmakta ısrar ediyor. Yalancılıkta ısrar ediyor.

Günah-i kebalilere devam etmekte ısrar ediyor. İnkarcılıkta ısrar ediyor. Israr ediyor. Bunlar asla hidayete ermezler. Bunlar asla kurtuluşa ermezler. Bunların asla kurtuluşla alakalı sıkıntıları olur. Asla ve asla kurtuluşa ermeyi beklemesinler. Allah muhafaza eylesin. Eğer bu hallerine devam ediyorlarsa. Bir grupta bunlar bakın kavim kavim. Bir kavim daha hidayete ermez. Kim? Şeytanı kendine dost tutanlar. Evet. Şeytanı kendine dost tutmuş.

Şeytanı tabi. Şeytan ona açılacaksın diyor açılıyor. Soyunacaksın diyor soyunuyor. İşeceksin diyor içiyor. Şeytan ona kumar oynayacaksın diyor oynuyor. Şeytan ona uyuşturucu içeceksin diyor içiyor. Şeytan ona her türlü çok özür dilerim. Şerefsizliğin, hayseyesizliğin, namussuzluğun içine batırıyor. Şeytanla dost olmuş. Şeytanla dost olmuş. Allah hatırına gelmiyor hiç. Resûlullah hatırına gelmiyor. İman hatırına gelmiyor.

Onlar da hidayete eremezler. Onların da son nefesleri tehlikededir. Onlar asla ve asla hidayet nuruyla nurlanamazlar. Dikkat edin. Ben şimdi saymadım aklıma geldi. Ama 7 sınıf insan saydım. Farkında mısınız? Bunlar şu anda içime geleni söyledim. Allah affetsin. Bunlar asla hidayet beklemesinler. Ve bu konuda da Allah’ı suçlamasınlar. Cebriyecilik yapmasınlar. Bu konuda Allah’ı suçlamasınlar. Kaderiyecilik yapmasınlar.

Bu konuda hiç kimseyi suçlamasınlar. Suçlamasınlar. Sebep? Çünkü kendileri gittiler bu yola. Allah’ıma fazlası eylesin. O yüzden bütün peygamberler ümmetlerini uyarmışlardır. Nereden? Bu sıraladım 7 grup halden, bu sıraladım 7 sınıf insan olmaktan uyarmışlardır. Gelin bunları yapmayın demişlerdir. Mürşid-i Kamiller de aynıdır.


1007. Beyit’e Hazırlık ve Kapanış Nasîhatı — Bir Sonraki Haftaya 1007-1016. Beyitlerin Bırakılması, Hazret-i Pîr’in Sanatsal Perde Açışının Değerlendirmesi; “Hakkinızı Helâl Edin” İstırâmı, Dersin İlk Kısmının Sonlandırılıp Soru-Cevâba Geçiş

Mürşid-i Kamiller de etrafındaki insanları peygamberin izinde gitme. Peygamberin nefesiyle nefeslenme. Kur’ân’a sımsık yapışma. Kur’ân’ın izinde gitme yolunu öğretirler ve mücadelesini verirler. Peygamberler halk nazarında göz bebeği gibi küçük görünürlerdi ama felekten kurtuluş yolunu görmüşlerdi. Halk peygamberleri göz bebeği gibi küçük gördü. Göz bebeğinin manen büyüktüğünü kimse anlayamadı.

Şimdi baktığınızda avam insan, cahil insan peygamberleri küçük görür. Cenâb-ı Hakk bize Kur’ân’ında beyan etti ya müşriklerin ağzından. Allah bir meleği bir peygamber olarak gönderemez miydi? Bir melek gönderseydi. Veya da Allah neden bizim içimizden birisini gönderdi? Veya da neden bizim içimizden gönderecekse de beni peygamber olarak göndermedi. Ebû Cehil öyle diyordu ya, peygamber olacaksa ben olmalıydım diyordu. Benim peygamber olmam lazımdı.

Ama insanlar avam da o peygamberleri küçük gördü. bizim gibi yiyorlar, bizim gibi içiyorlar, bizim gibi uyuyorlar, bizim gibi evleniyorlar, bizim gibi çoluk çocuk sahibi oluyorlar. Bunlar nasıl peygamber? Bunlar peygamber olmaz diyorlardı. Ve peygamberleri küçük görüyorlardı. Bakın Hazret-i Pîr öyle bir sanatsal bir perde açıyor ki bize. Diyor ki gözbebeği gibi küçük görünürlerdi ama felekten kurtuluş yolunu görmüşlerdi.

Ve gözbebeği gibi küçük gördü, gözbebeğin mani büyüklüğünü görmedi. düşünsene gözbebeği küçücük bir şey ama gözbebeği sana bütün alemin perdelerini açıyor. Aslında asıl önemli gözbebeği ve en korunması gereken, en muhafaza edilmesi gereken uzuvlardan birisi. diyor o peygamberleri, o avam, halk küçük gördü. Aslında gözbebeği de küçüktü ama yaptığı iş çok büyüktü. Bunu anlayamadılar, bunu kavrayamadılar. diyor bende o ilim var. Tavşanın iddiası bu.

Siz diyor beni küçük görüyorsunuz, beni zayıf görüyorsunuz. Beni böyle bir aslandan kurtulmanın yolunu bulamayacağımı zannediyorsunuz. Siz de o peygamberlerin etrafındaki müşrikler gibi görüyorsunuz. Beni küçük, hor, hakir, zayıf görüyorsunuz. Ama aslında ben öyle bir kimse değilim diyor. ben bir gözbebe hükmündeyim diyor. Hayvanlar ona dedi ki ey eşek kulak ver, kendini tavşan kadrince tut, haddini aşma. sen bir tavşansın, gücün kuvvetin yok.

Sen ne yapabilirsin ki? Haddini aşma dediler. Hazret-i Mevlânâ Celalettin Rum Hazretleri mesnevisinde der ya benim çok hoşuma gider. sen bir saman çöpüsün, dağı kaldıramazsın ya der. Haddi aşmak da Allah muhafaza eylesin. O da ayrı bir küstahlık. O kimse haddi aşıyor. Neden? Küstah çünkü. Neden nankör çünkü? Allah muhafaza eylesin. O kendince peygamberliğe soyunuyor. öyle soyunanlar da vardı ya kendince mehdiliğe soyunuyor.

öyle soyunanlar vardı ya. Mürşidi kamil olmadığı halde kendince mürşidi kamilliğe soyunuyor. öyle soyunanlar vardı ya. var ya şeyh değil aslında şeyhliğe soyunmuş. öyleleri de vardır ya. Alim değil alimliğe soyunmuş. Allah muhafaza eylesin. diyor hayvanlarda. Sen diyor haddi aştın. Neden böyle bir laf söylüyorsun? Nice senden daha iyiler bu dünyada. Bunu hatırlarına bile getirmediler. Ya gurulunanın ya da kaza bizim izimizde dediler.

dediler ki sen haddi aştın. Allah muhafaza eylesin. Gücünün üstünde, aklının üstünde, fikrinin üstünde bir işe kalkıştın dediler ve onu uyardılar. Kıymetli dostlar inşallah önümüzdeki hafta Allah izin verirse, Cenâb-ı Hakk sağlık afiyet verirse, yine biz tavşanın av hayvanlarına cevabından devam edeceğiz inşallah. Allah izin verirse. Ben notumu alayım buraya da. O yüzden böyle sessizlik yaptık. Allah izin verirse inşallah notumuzu alalım istedik.

1010, 1090, 1008, 1007 inşallah. Hata yapabilirim ama 1007. beytten inşallah devam edeceğiz. Konu başlıyor tavşanın av hayvanlarına cevabından inşallah devam edeceğiz. Hakkınızı helal edin inşallah. Tekrar bunu beyan etmekte fayda görüyorum. Kimsenin tarikatıyla, cemaatıyla, şeyhiyle, mürşidiyse velisiyle bir işimiz yok. Biz doğru bildiğimizi anlatmaya çalışıyoruz. Hakkınızı helal edin inşallah. Şimdi de…


Soru 1: Rüyâda Şeyhi Görmenin Manası Üzerine Takip Soruları — Rüyâlar Şeyhe Söylenmezse Mana Aleminde Asılı mı Kalır? Şeyh ile Mürşid-i Kâmil Arasındaki Fark (Her Şeyh Mürşid-i Kâmil Değildir); Mürşid-i Kâmilin Özellikleri: Peygamber’in İzinden Gitmek, Dervişlerinden Para Dilenmeme, Kendi İhtiyâcını Kendi Görmek, Sünnet-i Seniyye’nin Numunesi Olmak; Nakîbü’n-Nükabâ İcâzeti ile Şeyhlik Yapabilen Kimseler; 4.-5.-6. Nefs Makâmlarında Şeyhlik Meselesi

sorularınıza devam edeceğiz inşallah. Evet. Gününüzden yazmışlar arkadaşlar. Maşallah. İbn Arabî sohbetinizde rüyada şeyhleriniz var mı? Evet. Gününüzden yazmışlar arkadaşlar. Maşallah. İbn Arabî sohbetinizde rüyada şeyhini görene gördüğü nispetince anlam yüklediğini söylüyorsunuz. Misal olarak da tam 10 ayrı ayrı mana söylüyorsunuz.

Birisinin ilm-i ledüne doğru yol alması, öbürünün peygamber varesini gördüğünü, ehli cennet olacağını, bir başkasına başka söyleyecektir diyorsunuz. Başında bir sıkıntı var, o sıkıntıdan kurtulacaksın. Söylediği kişinin manayatına göre cevap aldığını söylüyorsunuz. Bunun 70 mana olduğunu, 70’inde hayra işareti olduğunu söylüyorsunuz. Kalpteki 70 bin perdeyle bağlantılı olduğunu iletiyorsunuz.

Bunları kelimeye dökecek olan şeyhi olacağını belirtiyorsunuz. Birinci soru. Şeyhinle olan, görülen rüyalar şeyhe söylenmese, bu rüyalar mana aleminde asılı mı kalıyor? İki, anlatılması mı gerekiyor? bir kimse şeyhi mürşid-i kâmil ise, altını çizmekte fayda var. her şeyh mürşid-i kâmil değildir. Ben özellikle mürşid-i kâmil olarak ayırmak isterim. Şeyhler ayrı kategoridir, mürşidi kamiller ayrı kategoridir.

O yüzden mürşidi kamiller, Kur’ân ve Sünnet’e sımsık yapışırlar, Peygamber’in ızından giderler. Mürşidi kamillerin özellikleri, Peygamber’in ızından görülürler, halde görülürler, manevi olarak özelliklerini söylüyorlar. Zahiri olarak Kur’ân ve Sünnet’e sımsık yapışırlar. Mürşidi kamiller dervişlerinden para dilenmezler, etraftan para dilenmezler. Mürşidi kamiller insanlardan isteyici değillerdir.

Mürşidi kamiller insanların elindekine gözlerini dikmezler. Mürşidi kamiller kendi ihtiyaçlarını kendileri görürler, kendi işlerini kendileri görürler. Sünnet-i Seniyye’nin o dönemde yaşayan birer numunesi gibidirler, öyle söyleyelim kısa yoldan. Şimdi böyle olunca onların hal ve hareketleri Kur’ân’a ve Sünnet’e uymakla mükelleftirirler, uymaları gerekir. Ben mürşid-i kâmil olarak onları görüyorum.

Şeyh dediğimde de her türlü şeyh vardır ondan sonra. Şeyhlerin içerisinden dördüncü makamda da şeyhlik yapabilirler. Beşinci makamda da nefis meratib olarak şeyhlik yapabilirler. Altıncı makamda da şeyhlik yapabilirler. Veya tabi alim bir kimsede şeyhlik yapabilir. Şeyhlik yapası herkes açıktır. O yüzden bir kimse şeyhlik yapabilir. Ben bazen zaman zaman söylüyorum bunu yanlış anlaşılıyor.

Mesela Şeyh Efendi Allah rahmet eylesin benim hatırladığım kadarıyla 4-5 kişiye Nakîbü’n-Nükabâ icazeti vermişti. Nakîbü’n-Nükabâ icazeti verdikleri kimseler şeyhlik yapabilir mesela. Neden? Nakîbü’n-Nükabâ bir kimse şeyhlik yapabilir teknik olarak. Veya Allah rahmet eylesin Şeyh Efendi’de de Nakîbü’n-Nükabâ icazeti vardı. Şeyh Efendi de Nakîbü’n-Nükabâ icazetiyle şeyhlik yapabilir miydi? Evet.

Ama elinde Nakîbü’n-Nükabâ icazeti olmayan bir kimsenin şeyhlik yapması teknik olarak doğru değildir. Örnek, tasavvufi, tarikat teknikleri bunlar. Teknik bilgi. Şimdi böyle olunca çok özür dilerim. Şeyhlerle mürşid-i kâmiller ayrı kategorilerdir. O yüzden bunu ayırt etmekte fayda var. Şimdi şeyhlerle olan görülen rüyalar şeyhlere söylenmese bu rüyalar manev âlemde asılı mı kalır?

O yüzden şeyhlerle olan görülen rüyalar şeyhlerle söylenmese bu rüyalar manev âlemde asılı mı kalır? Asılı kalanlar da olur, kalmayanlar da olur. Söylenebiliniyorsa söylenebilir, söylenmiyorsa söylenmez. Bunda bir sıkıntı yok. Söylenebiliniyorsa söylenmez, söylenmez. Bunda bir sıkıntı yok. Anlatılması mı gerekir? Bir kimse anlatmak isterse anlatır. İllaki anlatılması gerek diye bir kaide de oluşturmak mümkün değil. Ben bunu sûîce söylüyorum.

Bu tarikat terbiyesinde muhakkak anlatılması lazım. Öyle söyleyeyim. Ama sûîce davranışlarda bir zorunluluk yoktur. O kimse ihtiyaç görürse söyler. Bir zorunluğu olarak onun zorunu kılmak mümkün değil. Bir kişi her gün şeyhini görüyorsa, kendince, önemli görmüyorsa, bir kişi her gün şeyhini görüyorsa, kendince, önemli görmüyorsa, yola zarar verir mi? Vermez. Tarikatta anlatması gerekir.

Ama sûfî yolunda her gün görse dahi, her gün onu anlatmak zorunda değil. Şeyhinin söylediklerinin soru dört. Söylediklerini rüyada sonradan hatırlamıyorsa. Hatırlamayabilir. Bu bir eksiklik noksanlık değil, bir sıkıntı değil. Bir şeyhinin söylediklerini soru dört. Söylediklerini rüyada sonradan hatırlamıyorsa. Hatırlamayabilir. Bu bir eksiklik noksanlık değil, bir sıkıntı değil. Şeyh rüya görenin üzerine nasıl bir tecelli hakkı var?

Şeyhinin ne hakkı olacak? Hiçbir hakkı olmaz. Sufice. Bir mürşid-i kâmil’in bir sûîce bakarsak biz meseleye, dervişlerin üzerine bir hakkı olmaz. Ne hakkı olsun? Rüya gören şeyhi, üstadı bir mana aktarıyorsa, tevil ediyorsa, öbür 70 mana zamanla kendiliğinden açılır mı? Açılır, açılmaz bir kaidesi yok ki. Bir şeyi kaideye koymak mümkün değil. Bakın, bu varlık aleminde bu tip metafizik hadiseleri bir kaideye bağlamak biraz zor.

Aslında maddi olarak gördüğünüz şeyleri dahi kesin kes böyle olur noktasına koymak da mümkün değil. Bu da boş aslında. Bazen diyorum ya, herkes iki kere iki’nin dört edeceğini söyler. Sûfîler iki kere iki dört eder demezler. Şimdilik iki kere iki dört etti derler. Şimdilik. Neden? Sûfî felsefesinde, inancında değişken olmayan bir şey yoktur varlıkta. Varlıkta her şey değişkendir.

siz bunu, ne bu elimdeki bardak, bu bardağı bin sefer karşıya bir makina ile atsanız bin seferinde aynı sonucu ulaşamazsınız. Sûfî mantığıdır bu. siz bin sefer lelahilallah dersiniz diyen aynı kimsedir. Bin seferinde de aynı sonucu ulaşamazsınız siz. Bu sûfî tecelliyatıdır. Ben öyle inanırım, öy…


Sûfî Felsefesi — Varlıkta Hiçbir Şey Değişken Değildir İddiasına Reddiye: Her Nefes Alış-Verişiniz Aynı Enerjide-Hızda Değildir; Hal Değişkendir Makâm Değişmez; Peygamberliğin Makâmı Alınamaz, Şeyhliğin Makâmı Alınamaz; Varlık Üzerindeki Etkenler-Etkileşimler Değişkendir, Metafizik Hadiseleri Matematik Denkleme Koymak Mümkün Değil; Rüyâ Sonuçları-Hallerin Sonuçları Sabıt Kategori Yapılamaz, İbn Arabî’nin Dervişin Ayağının Sabıt Tutulması Teviliyle Başkasının Rüyâsını Şeyhin Görebilmesi

le söyleyeyim, ben kendimi bağlayayım. Yüz bin lafse ecelat çeksen her lafse ecelamın harfinde her sonuç alınmaz tecelliyat olarak. Veya bu bardağı ben yüz bin kez aynı noktadan aynı kuvvetle atıyormuş gibi görünsem aynı sonuç çıkmaz. Mümkün değil bu. değişkendir çünkü. O yüzden senin nefesin de değişkendir. Senin nefesin de her nefes alışverişin aynı enerjide, aynı düzlemde, aynı zaman diliminde, aynı hız düzleminde değildir. Mümkün değil.

O yüzden değişkendir bunların hepsi de. Sûfîler insanın hallerini de değişken olarak görürler. derim ya hal değişkendir ama makam değişmez. Peygamberin makamı peygamberdir. Peygamber makamı değişmez. O makam o kimseye verildiyse o makamı hiç kimse ondan alamaz. Makam değişmez çünkü. Aynı şey şeyhlik içinde geçerlidir. Bir şeyh efendi, bir kimse sen şeyhsin derse tiansın sen şeyh değilsin bundan sonra diyemez. Makam da değişmez.

O yüzden hukuk değişmez. Allah’ın hukuku değişmez. Ama bu tip varlığın üzerindeki etkenler, etkileşimler farklı farklıdır bunlar değişkendir. Metafizik farklı farklıdır değişkendir. rüyalar değişkendir. Haller değişkendir. Her rüyanın sonucu budur. Her halin sonucu budur demek mümkün değildir. Bakın mümkün değildir. Bunların hepsi de değişkendir. Metafiziktir çünkü.

Senin gördüğün perde, yaşadığın perde, onun yaşadığı perde, senin yaşadığın perde. Bunların hepsini değiştirir. O günkü manevi halin, o günkü dünya ile olan bağlantın, maneviyatla olan bağlantın, şeyhinle olan bağlantın, Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleriyle olan bağlantın, Allah ile olan bağlantın senin o metafizik perdeni değiştirecektir. Değişkendir bunlar.

Bunları böyle bir kategoriye koymak, matematiksel bir denkleme koymak mümkün değildir. O yüzden bunu zamanla kendiliğinden açılır, açılır, açılmaz, açılmaz, değişir, değişmez. Bunlar farklı farklı şeyler. 7. Rüyasında şeyhini görenin, şeyhi müridinin ayağının sabitesine bakarak manarlandıracağını söylüyorsunuz. Bu nasıl olur? Başkasının rüyasını bir şeyh görebilir mi? Görebilir. Neden görmesin ki?

Cenâb-ı Hakk isterse o gece ne kadar mürit rüya gördüyse hepsini ziplenmiş bir şekilde o mürşid-i kâmile gösterir. Varsa ihtiyaç görünür. Eğer varsa ihtiyaç bir başkasının rüyasını anlatırken dahi o şeyh efendi ona aşina olabilir, mürşid-i kâmil ise. Allah gösterirse, Allah göstermezse ne yapacak? Hiç kimse hiçbir şey yapamaz. O yüzden normalde bunların hepsi de olabilecek şeyler mi? Evet, sufilikte olabilecek olan şeyler.

Belirttiğinize göre veya İbn Arabî Hazretleri dervişinin şeyhini rüyasında gördüğünde kendi ayağının sabitesinde kendisini gördüğünü, kendi aynasını gördüğünü söylüyorsunuz. Söylemişimdir. Ben ne söyledim ne söylemedim. Kendimi çok takip eden bir kimse değilim. Ben sohbet ederken de böyle bir yazılı bir metinden sohbet etmedimden, ne bileyim böyle bir yazılı bir metni okumadımdan dolayı tabiri caizse ne geliyorsa onu aktarıyoruz.

O yüzden söylemişimdir söylememişim değildir. Geriye dönüp kendi söylediğimi de bazen tevil edebiliriz, edemeyebiliriz. O esnada söylemişiz, bir şey demeyiz. Rüyada da mı ayna tutuyorsunuz veya bunu gösteren o dervişe kim? Melekler Cenâb-ı Allah’tan izin alıp o şeyhin suretine girip dervişe ayna mı oluyor? İçindeki çözümediği sıkıntılar Cenâb-ı Allah mı kuluna acıyarak yol gösteriyor yürüdü. Her şey Allah’tan Allah’ın ilmi ilahisinde olan şeyler.

Bu böyle mi oluyor, şu şöyle mi oluyor diye bugünün insanı hep böyle teknik bir yere bağlamaya çalışıyor. Bağlayacak olduğunuz bütün teknikler sufilikte geçersiz. Bağlayacak olduğunuz bütün matematikler metafizikte geçersiz. Ama bugünün insanını o kadar böyle matematikleştirdiler, o kadar teknikleştirdiler, o kadar her şeyi böyle matematik düzlemde götürmeye çalışıyorlar.

Ve bugünün insanları her şeyin bir matematikselliğini araştırıyor, matematikselliğini bulmaya çalışıyor. Sizin matematik dediğiniz şeyler dahi doğru değil. bütün şimdi ilim dünyası gibi kendilerini ilimli bilimli görenler ayağa kalkacaklar. dün Newton kaideleri vardı atomla alakalı öyle değil mi? Doğru kabul ediliyordu. Ardından kuantum fiziği denilen bir şey çıktı. Newton’un bütün kaideleri çöpe atıldı. Newton’un kaideleri doğruydu ya?

Hazret-i Mevlânâ Celalettin Rumi Hazretleri 800 yıl önce sen bu âlemin hayal üzerinde yürür gör dediğinde hangi matematiksel denkleme göre söyledi ki bunu? Şimdi bütün varlığın hayal üzerinde yürüdüğü söyleniyor. Hayal. Atom altı parçacıklara baktıklarında fantom mu diyorlar ona? Fantom diyorlar. Hayalden ibaret. Ve hiçbir matematiksel denkleme uymuyorlar. ben buradan hu diye söyledim de bunun matematiksel denklemi yok.

Huu hu hu hu hu hu hu dedim ve her hu değişimin hiçbir matematiksel denkleme bağlamak mümkün değil. Hiçbir fiziksel denkleme bağlamak mümkün değil. Değil. Çünkü her hu değişimin hızı ayrı, etkileşimi ayrı. Her hu değişimin benden çıkan hu kelimesinin metafizi ayrı. Bunu matematikselleştirmek, bunu fizik kaidelerine oturtturmak mümkün değil. Ve dervişler oturdular hep beraber Allah’ı zikrediyorlar toplu halde.

Toplu halde Allah’ı zikrederken oradaki matematiksel denkleme nasıl kurgulayacak? Hangi matematikçi kurgulayabilir? Hangi fizikçi kurgulayabilir? Oradaki o etkileşimin nerelere tecelli ettiğini, nerelere heyecanlandırdığını, nerelere ayağa kaldırdığını kim bilebilir? Bu şuna benzer. Mesela örneklemek gerekirse siz bir havuzun kenarında dursanız havuzun kenarına parmağınızı batırsanız havuzun öbür ucunda etkileşimi görürsünüz. Hesaplayabilirsiniz.

Oysa siz parmağınızı daldırdınız. Öyle değil mi? Evet. Havuzun öbür köşesinde etkileşimi görürsünüz. Sûfî felsefesidir bu. Sen oturursun öyle bir Allah dersin, oturursun öyle bir dua edersin, oturursun öyle bir yalvarı yakarsın Arşalayı titretirsin. Etkileşime bak. bu etkileşimin kalkıp da seni matematik olarak, fiziksel olarak bir yere bağlamam mümkün değil. bir damla gözyaşı senin cehennemini söndürüyor. Bunun etkileşimini nasıl sablayacaksın?

Yarım hurmayla da olsa cehennem ateşinizi söndürünüz. Yarım hurma.


Din Matematik Değildir Baştan Başa Metafiziktir — Havuza Parmağını Daldırma Benzetmesi; “Oturup Öyle Bir Allah Der, Öyle Bir Duâ Eder, Öyle Bir Yalvarır ki Arş-ı A’lâyı Titretir”; Bir Damla Gözyaşı Cehennemi Söndürür, Yarım Hurmayla Cehennem Ateşi Söndürülür Hadîsi; Kadir Gecesi 80 Yıllık İbâdetten Evla; Deryaya Atılan Taş Okyanusu Fokur Fokur Kaynatır, Sûfî’nin Bir Damla Gözyaşı Okyanusu Kurutur-Kuruyanı Yaşatır; Dine Aklın Matematiğiyle Değil Kalbiyle Bakma Çağrısı

Bunun etkileşimini, bunu metafizik olarak bulmam mümkün değil, bunu fizik olarak bulmam mümkün değil, bunu matematik olarak bulmam mümkün değil. O yüzden dine, sufiliye bakarken aklın matematiyle bakmayın. Kalbe göre bakın. İllaki matematiksel denglemler kurmaya çalışmayın. Bunu size değil, soruyu sorana değil. Bunu bütün dinleyicileri, bütün dinleyenlere söylüyorum. Din matematik işi değildir. Din baştan başa metafiziktir.

Metafizi kalkıp da bir ölçüye bağlamak, onu bir tartıya bağlamak, onu bir matematiye bağlamak mümkün değil. bir kimse, ya Rabbi beni affeyle dedi, 80 yıllık ömrünü hayra çevirdi. Bunun nesi matematik? Bir kimse Kadir gecesini ihya etti, 80 yıllık ibadetten evla bir ibadet etti. 80 yıllık. Ya bunun nerede var matematiği? Etkileşimini nereden hesaplayacak bir kimse bunun?

Ya sen kendince dersin ki deryaya bir tane taş attı, Cumhurluk bir tane taş gitti. Koca okyanus, dersin ki okyanusun nesini bu etkilecek? O okyanusu kaynatır o taş. O taş okyanusu fokur fokur kaynatır. Sûfî bir damla gözyaşını akıtır, okyanus kurur. Veya kurumuş olan okyanus yeniden yaşarız. O yüzden bunları matematiğe bağlamak mümkün değil. Bu sohbetleri birkaç defa dinlemişimdir. Ya anlamadım, ya duymadım, ya idrak edemedim.

Dinledikçe hayret ediyorum bu nasıl olur diye. Onun için size bir daha sorma gereği duydum. İbn Arabî Hazretlerinin sohbetlerini mesneviyle şereflendirmişsiniz. Mesnevide misal vererek daha kolay anlaşılmasını sağlamışsınız diyeceğim de. Şimdiye kadar niye anlamadın, idrak edemedim. Bunları idrak etmemi sağlayan…


Çanakkale Fusûsu’l-Hikem 14. Bölüm Sohbetine Sağlık Sebebiyle Ara Verme — Fusûsu’l-Hikem’in Mesnevî’nin Şerhi Gibi Görülmesi, Müslümanların Entelektüel Silahla Donanma Zorûnluluğu; Kindî-Gazzâlî-İbn Arabî-Hazret-i Mevlânâ-İsmâil Hakkı Bursevî Silsilesinin Devam Ettirilmesi; Cüneyd-i Bağdâdî-Sırrı Sekatî-Habîb-i Acemî Erken Dönem Sûfîlerinin Aşk-Muhabbet Perdesinden Bakışları

Cenâb-ı Allah mı yoksa siz mi yoksa yol mu? Allah her şeyi yapar. Yazdıkça hayretim artıyor bu nasıl olur diye. Dinledikçe hayretim artıyor bu nasıl olur diye. İbn Arabî Fussusul Hikem 14. Bölüm Sohbeti Evet Fussusul Hikem sohbetleri Çanakkale’de devam ediyordu. Ama benim sağlığımla alakalı problemlerden dolayı ara vermek zorunda kaldık. O olağanla alakalı bir bir şey yapmamıştık. Ama benim sağlığımla alakalı bir şey yapmamıştık.

Ama benim sağlığımla alakalı problemlerden dolayı ara vermek zorunda kaldık. O o ara çok ağır bir grip geçirdim. Çok ağır bir grip geçirince ara vermek zorunda kaldık. Ardından da korona başladı. Korona da devam ediyor hala da. Allah affetsin artık bir daha ne zaman yapılır yapılmaz. O konuda da bir şey diyemeyeceğim. Ama Fusûs gerçekten bence bugünün Müslümanlarının anlayıp idrak etmesi gereken çok önemli eserlerden birisi.

Müslüman, mümin bir tarafı entelektüel olmalı. böyle meseleyi biraz daha derinlemesine bakmalı. Daha kapsayıcı, daha kuşatıcı bakmalı. Herkesin baktığı yerden bakmamalı. Herkesin gördüğünü değil daha mükemmel görmeli. O yüzden Fusûs bence gerçekten şey önemli bir eser. Ben Mesnevî’yi Kur’ân ve Sünnet ile anlamaya çalışıyorum.

Mesnevî’yi şerh ederken Hazret-i Pîr burada hangi ayet-i kerimeye mana vermiş, hangi hadis-i şerife mana vermiş gözlüğüyle bakıyorum. Fussusa bakarken de öyle bakıyorum ama Fusûs’u sanki Mesnevî’yi, Fusûs’un açılımı şerhimiş gibi geliyor bana. Ben öyle algılıyorum, öyle anlıyorum. Aynı çizgide çünkü onlar. Muhyiddîn İbn Arabî ile, mesela şöyle diyebiliriz daha geriden alabiliriz.

Kindî, Gazzâlî, Arabi, sonra Hazret-i Mevlânâ, bunlar böyle İsmail Hakkı, Bursevî. Bunlar böyle aynı silsilenin, aynı yolunun, aynı silsile, aynı yolu takip eden kimseler. Öyle Cüneyd-i Bağdâdî, Sırrı Sekatî, bunlar Habîb-i Acemî, sonra bunlar böyle şey, ilk Sufilerin bu meselelere aşk perdesinden, muhabbe…


Soru: 12 Yaşındaki Kardeşinin Sınıf Arkadaşına “Benimle Çıkar Mısın” Mesajı — Sosyal Medyanın Hayra Kapı Aralama veya Şerre Kapı Aralama Çift Çehresi; Çocukların Erken Yaşta Her Şeyi Öğrenip Uygulamaya Çalışması, Yumuşak Tatlı Nasîhat Etme Tavsiyesi

t perdesinden bakanlar beni fazlaca etkiliyorlar hamdolsun. O yüzden onlar okumakta hoşuma gidiyor tabi. Michael Jackson ki okuyor musun? Yok. Bir de bu da ayrı bir handikap ama hoşuma gidiyor. böyle sohbetlerde okuyoruz hamdolsun. Güzel oluyor sohbetlerde benim kendim için. Selamün aleyküm. Kardeşim 12 yaşında erkek sınıftan bir kız arkadaşına, 12 yaşında erkek sınıftan bir kız arkadaşına benimle çıkar mısın diye mesaj atmış.

Kız da evet yazınca, o zaman o kardeşin artık bana her şeyi anlatabilirsin demiş. kardeşim izlediği çizgi filmler, videolar arkadaş çevresi sayesinde sevgililik kavramını öğrenmiş. Ama henüz nasıl olduğunu bilmiyor. El ele tutuşma, görüşme, aşkım şeklinde konuşmaları yok. Sadece adı sevgililik. Kardeşime yaptığı şeyin doğru olmadığını, dinden soğutmada nasıl anlatmamayım ya da nasıl bir yol izlemeliyim.

Ne yazık ki böyle insanlar şimdi çocuklar, çocuklarımız bu sosyal medya denilen ne yazık ki hayra kullanılırsa, hayra kapı aralayan, şer…


Soru: Birkaç Kişi Aylık 20 TL Toplayıp Ailelere Yardım Projesi — Geçen Haftaki Sohbetteki “Derviş Başkası İçin Dahi Olsa Birinden Bir Şey İstemez” İlânı Sonrası Teredddüt; İstismâra Açık Olması İçin Tedbirli ve Temkinli Olma Uyarısı

re kullanılırsa, şerre kapı aralayan o medyanın esiri hükmündeler. Ne yazık ki çocuklar genç yaşta her şeyi öğreniyorlar ve öğrendikleri şeyi yaşamak için çaba sarf ediyorlar. Yumuşak yumuşak tatlı tatlı nasihat ederekten onu anlatacaksın inşallah. Allah yardımcınız ols…


Soru: 24 Yaşında 4 Yaşında Kızı Olan Kardeşin Çift Yuvalı Trajedisi — Babasının Sevgilisiyle Beraber Kızı Tâciz Etmesi; Bayan Kardes Kendisine İşyerinden Ahlâksız Teklif Yapılması ve Reďedince İşinden Kovulması; Sorunun Karışık Yazılması ve Salim ile Birlikte Anlama Çabası, Maddi-Mânevî Destek Niyeti ve Şikâyet Yoluna Gidilmesi Tavsiyesi

un inşallah. Selamünaleyküm. Bir süre önce birkaç kişi toplanıp aylık 20 lira toplasak ve düzenli olarak bir aileye yardım etsek diye düşünmüştüm. Nitekim katılan arkadaşlar da oldu. Ancak geçen haftaki sohbetinizden sonra başka biri için dahi olsa derviş kişinin birinden bir şey istemesi yanlış olabilir mi diye düşünmeye başladım. Şimdi ilk ay için paramız toplanmış durumda. Bu niyetimize devam edelim yoksa vaz mı geçelim.

Ama böyle şeyler istismara açık. O yüzden istismara açık olduğundan dolayı tedbirli olmak, temkinli olmak da fayda var. Bir de bir aileye destek olmak niyetindeyim. Şimdi bir kardeş tanıdım. 24 yaşında. 4 yaşında kızı var. Kızının babasıyla ayrılar ve adam sevgilisi birlikte 4 yaşındaki kendi kızını tâciz etmiş. 24 yaşında 4 yaşında kızı var. Kızının babasıyla ayrılar ve adam sevgilisiyle birlikte 4 yaşındaki kendi kızını tâciz etmiş.

kendi kızını sevgilisiyle beraber tâciz etmiş deyince sevgilisi erkek mi değil, sevgilisi de bayan, sevgilisiyle kızın babası kızı nasıl tâciz etti. Üstüne bu kıza iş yerinden ahlaksız bir teklifte bulunuyor. Kabul etmeyince de işinden kovuluyor. Kız 4 yaşında burada bir karışıklık var. bu soruyu düzgün yazmamışsın. Ben mi algılamakta güçlük çekiyorum? Salim? Salim? Şimdi bir kardeş tanıdı. 24 yaşında. 4 yaşında da bir kızı var. bayan.

Kızının babasıyla ayrılar. Kızının babasıyla ayrı. Ve adam sevgilisiyle birlikte 4 yaşındaki kendi kızını tâciz etmiş. adam 4 yaşındaki kızı adamın yanına gitmiş. Adamın da sevgilisi var. Sevgilisiyle beraber kızı tâciz etmiş. Üstüne bu kıza iş yerinden ahlaksız bir teklifte bulunuyor. 4 yaşında kıza iş yerinden nasıl bir ahlaksız teklifte bulunuyor ya? Kabul etmeyince de işinden kovuluyor.

4 yaşındaki kıza kim ahlaksız teklifinde bulundu, kim kovdu? biraz öyle değil mi? Yanlış mı anlıyorsun Salim? Değil mi? Doğru anlıyorum değil mi? Evet. Ben de belki hem maddi hem manevi bir destek. Hayır 24 yaşındaki kız kardeş teklifle karşılaşıyor. Evet. Evet. 24 yaşında bir kadın var. Onun 4 yaşında bir kızı var. Babası kız arkadaşıyla birlikte 4 ya…


Soru: “Yâ Vedûd” Zikrinin Manası, Dersli Olanlar Kendi Zikirlerini Çeker — “Fâtiha Besmelede B Harfinde Gezidir” Hadîsi Açıklaması: Böyle Bir Hadîs Duymadım Takmam Böyle Uydurma Şeylere; Riyâzu’s-Sâlihîn’deki Âl-i İmrân 3/200 Âyetinin Şerhi (“İmân Edenler Sabir ve Sebât Edin, Düşmandan Daha Çok Sabir Yarışı Edin”)

şındaki kızını tâciz ediyor. E gidin gitsin şikayet etsin. Neden şikayet etmiyor annesi? 4 yaşındaki kızının bir baba nasıl tâciz edebilir? Neyle tâciz edebilir? Cinsel tâciz mi? Fiziki tâciz mi? Bilmiyoruz. Allah iyisin inşallah. Ya Vedûd anlamı nedir üstadım? Ve bu zikri ders alanlarda çekmeyelim hayırlı akşamlar. Herkesin zikri var. Ders alanların zikri neyse onu çek çek. Selamün aleyküm Kur’ân-ı Kerim Fâtiha’da. Fâtiha’da.

Besmele’de, Besmele’de. B harfinde gezidir. Hadisini açıklar mısınız? Hiç okumadım böyle bir hadis-i şerife. Böyle bir söz biliyorum. Bu hadis midir? Bunu bilmiyorum. Böyle şeyleri hiç takılmam. Selamün aleyküm Riyâzu’s-Sâlihîn’in sabır bölümünde. İyi iman edenler sabır ve sebaat edin. Düşmandan sabır yarış edin. Âl-i İmrân. Açıklar mısınız? İman edenler sabırlı olacaklar.

Bela gelecek, müsibet gelecek, sıkıntı gelecek, hastalık gelecek, varlık gelecek, yokluk gelecek, sabırlı olacaklar inşallah. İman da sabır, İslam da sabır. Sabır lazım. Edeb-ül müfret. Üç şey bütün…


Soru: Kadın Cinâyetlerinde Kadınların Cenâze Taşıması Câiz mi? — Edebü’l-Müfred’te Kadın-Erkek Ayrı Hal Hükmi, “Söylemek Yeterli Olur mu?” Olur İnşallah

Müslümanların üzerine haktır. Bir hasta ziyareti bulmak, iki cenazede hazır olmak, üç aksırıp hamd eden kimseye yerhemekullah demek. Bazen yolda, otobüste tanımadığımız kişilerin aksırıp hamd ettiklerini duyuyoruz. Orta müsait değilse yerhemekullah sözünü içimizden söylemek yeterli olur mu? Olur inşallah. Selamün aleyküm. Haberlerde sürekli izliyoruz ki kadın cinayetlerinde ölen kadınların cenazelerine kadınlar taşıyor. Bu dinimizde caiz midir? E…


Soru: Namaz Kılarken Deprem Gibi Sarsıntı Hissetme — “Boş Ver, Namazına Devam Et, İsterse Yıkılsın Ortalık”; Dilimizi-Kelime Haznemizi Geliştirmek İçin Kitap Okuma Tavsiyesi: Kur’ân-ı Kerîm Meali, Hadîs, Fıkıh, Tefsir, Sûfî Kitapları (örn. Mesnevî), İslâm Klasikleri, Batı Klasikleri; YouTube Dili ile Ecdâd-Kültür Kelime Dili Arası Uçurum, İcan-Usanç Şiiri-Yunus Emre Anlama Güçlüğü

deb-ül Müfret’in cenaze namazlarında da kadınlar erkeklerin yanında namaza kılıyorlar. Normalde kadınlar cenaze taşıyorlarsa taşısınlar, yapacak bir şey yok. Erkekler taşımıyorsa kadınlar taşıyabilir. Cenaze namazında da normalde arka saflarda durmalarında namaz olarak böyle ama cenaze namazı dua normal vakit namazları gibi değil. tesettür açısından sıkıntı var. Azerbaycan kardeşlerim için sizden dua istiyorum. Bu zulüm bitsin efendim.

Müslümanlara zulmün ne zaman bitecek kahralıyorum. Allah iyiyesin inşallah. Neden benden dua istiyorsunuz da sizi dua etmiyorsunuz? Herkes dua etsin, mücadele etsin inşallah. Allah selametlik versin. Selamünaleyküm. Son zamanlarda namaz kılarken deprem oluyormuş gibi sarsıntı yaşıyorum. Selam verdiğimde bakıyorum her şey normal. Bunun anlamını sormak istemiştim. Boş ver. Sen namazına devam et. İsterse yıkılsın ortalık ya. Selamünaleyküm.

Dilimizi, konuşmamızı, kelime hazinemizi geliştirmek için neler yapmalıyız? Bir, bence kitap okumalısınız. Eğer dilini geliştirmek istiyorsan, konuşmanı düzeltmek istiyorsan, kelime hazinemi geliştirmek istiyorsan çokça kitap okuyacaksın. Birincisi Kur’ân-ı Kerim okuyacaksın. Meali olarak okuyacaksın. İkincisi çok hadis okuyacaksın. Üçüncüsü fıkıh okuyacaksın. Dördüncüsü tefsir okuyacaksın. Ondan sonra sûfî kitaplarını okuyacaksın.

Sûfî Mesnevî okuyacaksın örneğin. Kitap okuyacaksın. Sonra olmazsa İslam klasiklerini okuyacaksın. Olmadı. Başlayacaksın İslam klasiklerinden sonra Batı klasikleri okumaya. Okuyacaksın. Bugünün ilim kitaplarını, bugünün bilim kitaplarını okuyacaksın. Okuyacaksın. Bugün için insanlarımızın en büyük handikaplarından birisi okumamak. Bakın bütün dünya insanlarını okumamanın üzerine kurguluyorlar. Yazmamanın üzerine kurguluyorlar.

Biz artık kitap okumamaya başladık. bilgisayarların, telefonların esiri olduk. Normal bir kitap okumuyoruz biz. Normal bir şey yazmıyoruz. Ve öyle bir şey ki artık kelime haznimiz aşağı düşmeye başladı. Bazen şu şikayetleri alıyorum. sohbetin tamamını anlayamıyoruz. Neden? dili ağır. Benim dilim ağır değil. Sizin diliniz hafif. yani sizi anlayamıyoruz. Anlayamazsınız.

Siz sabahtan akşama kadar WhatsApp’da dolaşır, sabahtan akşama kadar internette dolaşır, sabahtan akşama kadar alışveriş sitelerinde YouTuber’lar dinlerseniz benim dilimi anlamazsınız. YouTube’un diliyle benim dilimin arasının dünya kadar fark var. Veya da kendisini entel-dantel gören bir kimsenin diliyle benim dilimin arasında fark var. Evet anlayamazsınız. Ne yapayım ben de gevşek gevşek mi konuşayım?

Ne yapayım ben de ne diyor, nereden doğduğu belirsiz kelimeleri mi kullanayım? Ne yapayım ben kendi ecdadımın kültürü olan kelimeleri kullanmayayım mı? beni icandan usandırdığı cefadan yar usanmaz mıyız söylediğinde anlamıyor karşındaki bu ne söylüyor diyor. Veya Yûnus’tan bir şiir okuyorsunuz anlamıyor. Mesneviden bir beyt okuyorsunuz anlamıyor. böyle bir köksüz bir toplum haline geliyoruz biz. Okumuyor ki kimse.

Veya da bir hadîs-i şerîf söylüyorsun, hadis-i şerifi anlamıyor o kimse. Okumuyor ki. Hatta bu yeni böyle kimseler böyle eğitim fakültesini bitirmiş, öğretmenliği bitirmiş, illahiyatı bitirmiş. O dahi anlamıyormuş benim dilimi. Demek ki diyorum ben kendi kendime düşünüyorum ne yapayım bu saatten sonra sokak dilimi kullanayım. Zaten bazı onların anladığı dili de ben anlamıyorum zaten. değişik değişik kelimeler, değişik değişik cümleler kuruyorlar.

Allah muhafaza eylesin. O yüzden evet dilimize sahip çıkmalıyız. bu toprakların dilini konuşalım. Ama bütün herkes normalde başladı artık bu toprakların dilini terk ediyor. düşünebiliyor musunuz şu anda dünya üzerinde bilim dili İngilizce oldu. siz bir bilgiye ulaşabilmeniz için iyi bir İngilizceniz olması lazım. ticaret yapacaksanız iyi bir İngilizceniz olacak. O hale geldi. siz bir bilim dergisini okumak istiyorsanız İngilizceniz olacak.

Yoksa siz okuyamazsınız, bir bilime sahip çıkamazsınız. Öğrenemezsiniz. Enteresan bir hale geldik. E dinse, dinin de dilini terk ettik biz. Bilimse bilimin dili yok. Dinse dinin dili yok. Biz olduk orta yerde ne indi belirsiz bir hale geldik. Allah muhafaza eylesin. Zalimlere, kafirlere, minafıklara, hainlere beddua etmemize bir…


Psikolojik Hastalıklı Aileden Gelip Kendisinde Psikolojik Sorunlar Olan Kişinin Durumu — Doktora Başvurmasına Rağmen Yol Tutturamama; Kurtuluş İlmihali Terkibi: Rahatsızlıkların Genetik Sirayeti, “Evlâdım Beni Ağacın Dibine Bırak” Menkıbesiyle Dede-Baba-Çocuk İz Düşümü; Üstâd’ın İktizâî: Babamın Kanserden Vefatı (Sigara Sebebiyle), Annemin Şeker Hastalığı ve Abi-Kardes-Kendinde Zuhur Eden Miras

sakınca var mıdır? Dua edelim. Neden beddua edelim? Allah cümlesine hidayet eylesin. Allah hepsine de doğruyu göstersin. Allah hepsine de tövbe etmeyi nasip eylesin. Cenâb-ı Hakk onları sırat-ı mustakimde bir ve beraber eylesin inşallah. Psikolojik hastalıklı aileden gelip kendisinde de psikolojik sorunlar olup doktora başvurmasına rağmen bir yol tutturamayan kimsenin hayatını bekar sürdürmesi caiz mi?

Hatta bunu tespit ettiyse o kimse evlenmeye bilinir, evlenmeye bilir hatta evlenmesin. Size bu tuhaf gelebilir. Mesela aileden belli bir rahatsızlığı olan bir aile genetik o aileden hep böyle birilerinin psikolojik rahatsızlığı var. Evet sıkıntılı. Böyle tuhaf benim tespitlerim var şimdi size tuhaf gelebilir bunlar ama kendinizce ölçü edinebilirsiniz edinmeyebilirsiniz de. Benim izlediğim bir yol var.

Mesela Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin bazı hadis-i şerifleri var evlilikle alakalı. Mesela ailede böyle belli rahatsızlıklar hastalıklar varsa bunların araştırılmasını bunların normalde araştırılaraktan evlenme kararı alınmasını istemiş Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem. o gün için cüzzam var, o gün için delilik var, böyle bir delilik var.

Ailede birileri belli bir yaştan sonra deliriyor psikolojik rahatsızlık yaşıyor. Ailede belli bir yaştan sonra belli hastalıklar zuhur ediyor mesela. bu tip insanlardan kız alıp verirken dikkat edilmesi lazım. Bunların araştırılması lazım. Bunlar tabi tecrübeyle sabit. Mesela şimdi tecrübe ediyorum ben bakıyorum erkek var bir baba var hiç rahatsızlığı bitmiyor. Onun oğlunda da rahatsızlık bitmiyor. Onun kızında da rahatsızlık bitmiyor.

Bir anne var mesela onun hep rahatsızlığı var. Onun kızlarında oğullarında da rahatsızlıklar var. normalde az rahatsızlık yaşayan bir ailenin çocuğu ile çok rahatsızlık yaşayan bir ailenin çocuğu aynı olmuyor. o çocuklarda o rahatsızlıklar sirayet ediyor. enteresan bir şey. ben mesela yakın dairelerimden de biliyorum. bir baba tanıyorum mesela babada değişik rahatsızlıklar var. Aynı rahatsızlıklar çocuklarında da var.

çocuklar babanın iz düşümü olmuş. Ve baktığımda çocuklarda da aynı rahatsızlıklar var. Hem aynı psikolojik rahatsızlıklar var. Aynı bedeni rahatsızlıklar var. Enteresan bir şey. Örneğin ben şimdi kendimden paylaşacağım. Ben bunu zaman zaman dar dairede de konuşurum. benim babam kanserden vefat etti. Kanserin sebebi neydi babam da? Sigaraydı. Ama dedem kanser. Onun babası kanser miydi? Değildi. Ama babam kanserden vefat etti. Sebebi ne? Sigaraydı.

Örneğin ben kendimce bunu kendi kendime diyorum ki ben de sigaraya devam etmiş olsaydım. %15-20 ben de kanser olabilirdim. Annem de şeker hastası vardı. Bende de sonradan zuhur etti şeker hastalığı. Abim de de var şeker hastalığı. Kız kardeşim de de var şeker hastalığı. bu normalde şimdi kızabilirler ilim bilim adamları. Ben adı şerifler üzerinden gidiyorum. bu böyle bir genetiksel bir şey var. Ee psikolojik rahatsızlık yaşayanlara da bakıyorum.

Evet psikolojik rahatsızlık yaşayanlarda da bu psikolojik rahatsızlık devam ediyor. Enteresan bir şey. bir aile iri yarı onun küçücük çocuğu olmuyor. O da iri yarı oluyor. Babamın boyu 1.80’den fazlaydı. Allah rahmet eylesin. Ee biz abim de 1.80’den fazla ben de gençim de 1.80’den fazlaydım. Örnek. şimdi böyle baktığımızda 1.80’den fazla bir adamın 1.60 oğlu olmuyor. Bakın olmuyor. bu şimdi genetikler taşınıyor.

O yüzden evlenirken evlenecek olduğunuz kimsenin annesini babasını dedesini nenesini araştırın. Bu evlenecek olan kimselerin hakkı. Ama şimdi ne yazık ki gençler sokakta buluyorlar, sokakta evleniyorlar. Ondan sonra evlilikleri 3 gün çıkıyor, 5 gün çıkıyor. bir bakıyorsun aileye. Aile böyle hep evliliklerinde kavga gurultu yaşamışlar. o çocuk evlendiğinde kavgayı gurultuyu taşıyor.

Eğer terbiye görürse, bir sûfî terbiyesi görürse, bir İslam ahlakı görürse, o terbiye, terbiye sağlam onda durursa eyvallah. Bir sıkıntı yok. Ama kendisini öyle götürüyor. Ama öbür türlü kavgacı bir silsile devam ediyor. Veyahut da hani meşhur ya evladım beni ağacın dibine bırak demiş. Neden baba demiş? Ben dedeni…


Genetik Silsile, Boy-Uzunluk-Cüzzam-Delilik Mirası ve Evlilik — Babamın 1.80 Boyu İz Düşümünde Abim-Kendim 1.80’den Fazla, Iğdır Muhtarının 90 Yaşında Uzun Ömürlü Ailesi Örneği; Yüzlerce Antidepresan-Şeker İlacı Varsa Tedavisi Yoktur Eleştirisi; Psikolojik-Fiziksel Rahatsızlıklı Bireyin Sağlıklı Biriyle Evlenmesi Câiz Değildir (İslam Sağlıklı Olanı Korur); Anneleri-Babaları-Gençleri Araştırmaya Çağrı, Sokakta Tanışıp 3-5 Günlük Evlilikler Eleştirisi

buraya bıraktım da demiş. onu kesmezsen ortadan, sen o da gidiyor babasını oraya bırakıyor. Ben öyle diyordum ben anneme. Anne sen bize diyordun ben, helal süt emzirdiysen, bizi helal beslediysen baktıysan biz sana bakacağız. Sen annene baktın, sen babana baktın. Sen benim babaanneme de baktın, dedeme de baktın. Annem Allah rahmet eylesin. Hasta bakıcı gibiydi. Allah için kocasına baktı. Öldü Allah rahmet eylesin.

Ardından babaannem hasta oldu, ona da baktı. Ardından kendi annesi felç oldu, ona da baktı. Ardından baba dedem hasta oldu, ona da baktı. Normalde kendi babasının da hasta oldu, ona da baktı. Anneannem ondan sonra vefat etti. Annem de normalde sonra hasta oldu o da. O da bakıma ihtiyacı oldu. Bakın normalde kendi annesi nasıl bakıma ihtiyacı olduysa, babasının bakıma ihtiyacı olduysa, genetik devam ediyor. Kendisinin de bakıma ihtiyacı oldu.

Bakın bunların hepsi de genetiksel. Normalde benim dedem, anne dedem başına buyruktu, annem de başına buyruktu. Benim baba dedem de başına buyruktu, babam da başına buyruktu. Biz de de sirayet etmiş, biz de başımıza buyruğuz. Biz böyle etkileşim altına giremiyoruz böyle. Birisi bizi etkilemeye kalkarsa zor oluyor. Ya bir böyle gen vurulmuyor bize. Neden? Babama kimse gen vuramadı. E onu gördük biz. Bizde gen vurulmak bizim hoşumuza gitmiyor.

Bunun gibi. bunların hepsi de aileden kalma, genetiksel. bir örneğin, bir bakıyorsunuz bir aile mesela, bir sülale. bakıyorsunuz anne baba 90 yaşında ölüyor. Mesela geçenlerde Iğdır Muhtarı diyor, benim diyor annemin sülalesi diyor uzun yaşar diyor. annem şu kadar yaşında, onun diyor babası sağdağı diyor. 100 kusur yaşında, yüze yakın herhalde babası sağdağı.

bu böyle şimdi çıktı televizyonlarda, yok şunu yersen uzun yaşarsın, yok bunu yersen uzun yaşarsın. Geçin bunları, sağlıklı beslenin geçin. bu uzun yaşama genetikle alakalı. Senin deden nenen 100 yaşına geldiyse sen de 100 yaşına gelirsin. Benim anne tarafım uzun yaşıyor mesela. Dedem yaşını hatırlamıyordu. Yunan geldiğinde ben 16-17 yaşındaydım diyordu. Adamın yaşını öyle hatırlıyordu. Düşünün artık siz.

sonra 100’ün üstünde öldüğünü biliyorum ben bilmiyorum tam net olarak ama öyleydi. Bakıyorum ben mesela Mehmet dayım da, oğlu da geç öldü. Öbür dayımlar da baya yaşadılar. Annemler de yaşadı maşallah subhanallah. 2 tane teyzem var hala daha sağla, sağlıklı uzun ömür versin. aile yaşıyor. E baba dedem de zannediyorum 70 kusurda vefat etti. baba tarafım da öyle hemen 40 yaşında ölen değil, bir babam öldü.

Öyle 40 kusur yaşında, 48 miydi, 39 miydi, 40 miydi. babam öyle öldü. Genç yaşta o da kanserden öldü. E şimdi bunlar genetiksel. O yüzden bir ailede, annede psikolojik rahatsızlık varsa kesin çocuğuna da geçiyor o. Veya da babada bir psikolojik rahatsızlık varsa kesin çocuğuna geçiyor. Ya bu ilaç tedavisi alıyor. Ya geç ya ne ilaç tedavisi. Kızacak şimdi herkes bana. Yüzlerce antidepresan ilaç var. Demek ki antidepresanın ilacı yok. Tedavisi yok.

yüzlerce şeker hastalığı ile alakalı şey var, haf var, ilaç var. Demek ki tedavisi yok. Tedavisi yok. Bir hastalıktan yüzlerce ilaç varsa tedavisi yok. İnanmayın. Tıpmış. Psikoloji hastalıkları için yüzlerce haf var. İnanmayın. Yok tedavisi. Evlenecek olanlar bunu bile bile evlenecek. Bu da caiz değil ki. Psikolojik rahatsızlığı olan bir kimsenin sağlıklı bir kimseyle evlenmesi caiz değil. Sebep İslam sağlıklı olanı korur çünkü.

Sağlıklı olanı muhafaza eder. Sağlıklı olanı koruyup muhafaza ettiği için evlenmesi caiz değil. Bu böyle uygun değil. Ya ne yapacak bu psikolojik rahatsızlıkları olan? Ya bir kimse bu psikolojik rahatsızlığı olan bayanıysa hangi erkek onu idare edebilir ki ne zaman ne yapacağı belli değil. O psikolojik rahatsızlığı olan bir kız çocuk bakabilir mi? Bir eşe bakabilir mi? Bir evi geçindirebilir mi? Yürütebilir mi? Bir çocuğa ayı beyi öğretebilir mi?

Bir çocuk büyütebilir mi? Psikolojik rahatsızlığı olan bir erkek nereye kadar adamlık yapacak? Nereye kadar babalık yapacak? Nereye kadar aile reisi yapacak? Bunlar zor sıkıntılı işler. Allah muhafaza eylesin. O yüzden dikkatli olmakta fayda var. Araştırmakta fayda var. anneler, babalar, gençler bakacaklar, bunlar araştıracaklar. bunlar önceden önemliydi. Mesela bir ailenin fertleri çok boşanmak istemezlerdi. Ailenin adı çıkmasın diye.

Sabrederler. ufak tefek me…


Ufacık Meseleleri Bahane Edip Boşanan Aileler; İslâm Tolerans-Anlayış-Destek Çıkarmaya Çağırır — “Boşanan Boşanana, Bu Evliliği Yürütelim, Birbirimize Arka Çıkalım” Çağrısı; İslâm’da Helâllar ve Haramlar Kitabı Atıf, Boş Zamanların Dörtte Birini Salâvât ile Geçirme Hadîsi

seleleri büyütmezler, geçinirlerdi. Ama öyle aileler var. ufacık bir mesele büyütür, boşanır. Ufacık bir mesele büyütür, boşanır. Ufacık bir mesele büyütür, boşanır. Ya boşanmak hak ama her türlü meseleyi büyütüp de boşanmak iş değil. Şimdi bakıyorsun yeni gelişen gençlere hiçbir şeye sabretmek yok. Adamın işi bozuldu. Selamünaleyküm. Kadın bir şey yaptı. Selamünaleyküm. Herkes boşanan boşanana.

biz bu evliliği yürütelim, bu evliliği zor şartlarda dahi birbirimize anlayış gösterelim, toleranslı olalım, birbirimize destek çıkalım, birbirimize normalde arka çıkalım, yürütelim. Böyle bir şey düşünmüyorlar. Allah muhafaza eylesin. İslam’da Helallar ve Haramlar kitabında bir sahabe Efendimiz Resûlullah Efendimiz’e, Resûlullah Efendimiz de arttır buyurdu. Yarısı diye sordum, arttır buyurdu. Tamam mı diye sorunca bu yeterli olur diye buyurdu.

Bu hadise dayanarak bütün söylememizin salâvât olabileceğini anlıyoruz. Diğer ibadetlerimizi nasıl ele almanız? Bu boş zamandanla alakalı, farzın hariciyle alakalı. Bir kimse farz namazını kıldı, hadise de diyor ki, Ya Resulallah günlük bu artakalın zamanlarımın dörtte birini salâtü selâm çekiyorum, arttır diyor. Başta dua demişin de salâtü selâm da o. dörtte ikisi yine arttır, dörtte…


Soru: Başkasının Niyetiyle İstihâreye Yatmak Doğru mudur? — Sünnet-i Seniyyede Yok, Sunnet Değil Başkası İçin İstihâre

üçü yine arttır. Hepsi yine arttır diyor. çok çok salâtü selâm çek. Ya zikrullâh yap, ya peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerine salâtü selâm çek. Diğer tespitlerimizi demek isterim. Normalde insanlar viyetlerini çekecekler,…


Soru: Âdem Baba Havvâ Annemizden Hep Kardeşiz İtirazı — İlk Âdem’in Çamurdan Yaratılıp Ruh Üflünüp Ete-Kemiğe Büründürülmesi, Havvâ’nın Ondan Yaratılması; “Bir Ağaçtan Bir Sürü Ağaç” Benzetmesi, Her Kardeşin Toprağı-Rengi-Cismi Ayrı; İnsanların Düşmanlığı Cehaletlerinden Kaynaklı Sonucu

boş zamanlarında salâtü selâm çekerler. Selamünaleyküm hayırlı akşamlar bir sorum olacaktı. Bir başkasının niyetiyle istihâreye yatmak ne kadar doğrudur? Yok sünnet-i seniyye de böyle bir şey. Bir başkası için istihâreye yatmak sünnet-i seniyye de yok. Bir bayan arkadaşla dini sohbeti yaparken bana bu soruyu sordu, ben de üstadıma sorarım dedim. Âdem baba Havvâ annemizden olduğumuz söyleniyor.

O zaman hepimiz kardeş oluyoruz ve kardeş kardeşle evlenmiş oluyor. Ve bütün insanoğlu kardeşse neden bu kadar düşmanlık var? Neden kardeş kardeşle evlendi? Neden Rabbim başka bir erkek ve kadın daha yaratmadı? Bu normalde rivayetler var. İlk Âdem’in çamurdan yaratılması ve ona ruh üflenip onun ete kemiği büründürülüp sonra ondan Havvâ’nın yaratılmasıyla alakalı çok rivayetler var.

Bununla alakalı çok böyle fikirler sürüyorlar, felsefeler öne sürüyorlar. Bu fikirler, felsefeler ne kadar doğrudur, ne kadar yanlıştır, ne kadar eksiktir, ne kadar fazladır bilemeyiz. Ama bize normalde söylenen hadis-i şeriflerde geçen şey şu, onlardan bir batımda bir erkek bir kadın, ikinci batımda bir erkek bir kız, üçüncü batımda yine bir erkek bir kız, dördüncü batımda bir erkek bir kız.

Bu erkek kızlar birbiriyle çatıştırarak, bir batımda doğan erkek ve öbür batımda doğan kız evlendi. Birinci batımda doğan kız da ikinci batımda doğan erkek evlendirildi. Bize söylenen, rivayet edilen şey bu doğrudur, yanlıştır, eksiktir, fazladır. Bunun tartışmasını yapmanın ben boş olduğuna inanıyorum. Ama biz Âdem ve Havvâ’dan geldiğimize inanıyoruz. Bir mükemmel yaratılmış bir Âdem var ve yine o aynı mükemmellikliğe yaratılmış bir Havvâ var.

Biz insanız Âdem ve Havvâ’dan yaratıldık geldik ve dolayılığı ile b…


Soru: Yöneticilerden Hakkımı Helâl Etmiyorum Deyip Âhirette Hakkımızı Alabilir miyiz? — Evet, Zilzal 99/7-8 “Zerrece Hayırın Hayrı Karşılıksız Kalmaz, Zerrece Şerrin Cezası Kalmaz” Hükmü Sabit

iz hepimiz de aynı anneden babadan doğduk. Bu şuna benziyor. Bir ağaç ondan bir sürü ağaçlar oluyor. Ama toprakları ayrı, renkleri ayrı, cisimleri ayrı, az önceki sohbete gibi aynısı değil hiçbir şey. Öyle algılayın inşallah. Düşmanlıklar da insanların cahilliklerinden, cehaletinden. Hazret-i Peygamber kardeşsiniz, kardeş olun diyor. Bizi yönetenler için zerre kadar hakkın varsa hakkımı helal etmiy…


Tarîkatlar Kapatılsın-Denetlensin Tartışmaları — “Türkiye’de Tarîkat Yok ki Kapatılsın, Savçılar Gitsin Kilidi Vursun” Reddiyesi; Don Quijote Yel Değirmeni Benzetmesi, Dinin Sivil Oluşumlarına Baskı — 28 Şubat Bitmedi; Ulkede Dine ve Dindarlara Baskı Olan Yerde Zulüm Vardır; Müslümanların Hristiyanlar-Yahudiler Kadar Hür Olmaması; Bursa’daki Kapalı Tekkeler (İsmâil Hakkı Bursevî, Üftâde, Mustafa Özbağ Efendi, Üçkuzlar), Diyanet’e Bağlanmış Olması

orum. Desek ahirette biz onlardan hakkımızı alabilir miyiz? Tabi alırsın ahirette zerrece hayır yapanın hayırı karşılıksız kalmaz. Zerrece şer işlerinin şeri cezasız kalmaz. Hükmü sabit. O yüzden de bir kimsenin benim bu yöneticilerden hakkım varsa helal etmiyorum. Deyip de ahirette alma hakkı var mı? El cevap var. Sürekli tarikatlar kapatılsın ya da denetlensin tartışmalarının sebebi nedir? Boş muhabbet. Türkiye’de tarikat yok ki kapatılsın.

Böyle bir algı oluşturuyorlar. Sanki Türkiye’de tarikat var. Gösterin bana Türkiye’de tarikat neredeyse savcılar gitsin oranın kapısına kilidi vursun, kapatsın. Savcılar bu ülkede ne güne duruyor ki? Tarikatlar kapatılsın Allah kapatılsın. Nerede kardeşim? Don Quijote gibi yel dermenleriyle savaşıyor millet. Oradaki algı farklı. Oradaki algı dine ve dindarlara baskı. Dinin sivil oluşumlarına baskı uygulamak istiyorlar.

Üç kişi beş kişi toplanmış, orada fıkı okuyor, hadis okuyor, Allah’ı zikrediyor. Onlara baskı altında tutmaya çalışıyorlar. Bunlar 28 Şubat’ın devamı. Biz 28 Şubat bitmedi diyoruz. Herkes bizden şey yapıyor bu ne yapıyor gibisinden diyor. Canım kardeşim bitmedi 28 Şubat. Bir ülkede dine ve dindarlara baskı var ise, var ise orada zulüm vardır. Müslümanlar bu ülkede Hristiyanlar kadar hür değil. Müslümanlar bu ülkede Yahudiler kadar hür değil.

Dindarlara hakaret burada. Dine hakaret burada. İslam’ın her şeyine hakaret burada. Müslümanların her şeyine hakaret burada. Hangi tarikat kapansın gösterin bana bir tarikat. Kocamanlar, en terlikler görenler televizyonlarda da çıkıyorlar. Tarikatlar kapatılısını tartışıyorlar. Kardeşim bu ülkede tekke ve zaviyeler kanunu var. Tekke ve zaviyeler kanuna göre bütün tarikatlar kapalı. Bir tane tarikat tabelası gösterin bana.

Bir tane tarikat gösterin bana açık olarak. Ben Bursa’da var olduğunu bilmiyorum. Ben Bursa’da yaşıyorum. Bursa’da bir tane tarikat kapısı açık değil. İsmâil Hakkı Bursevî’nın tekkesi var. Cami olmuş vaziyette. Tekke olarak çalışmıyor. Cami. Diyanet’e bağlı cami. Yukarıda Üftâde Hazretleri’nin tekkesi var. Kapalı. Tekke olarak çalışmıyor. Mustafa Özbağ Efendi tekkesi var. Vakıflara ait Osman Gazi Belediyesi Ordu Kültür yeri olarak devam ediyor.

Hangi tarikat açık? Hangi tarikat açık? Emir Sultan Hazretleri’nin tekkesi mi açık değil. Emir Sultan Hazretleri’nin zaviyesi mi açık değil. Camisini Diyanet’e devretmişler. Camisinde Diyanet var. İsmail Hakkı Hazretleri’nin camisinde Diyanet var. Üftâde Hazretleri’nin yukarıda camisinde Diyanet var. Üç kuzular yukarıda tekke var. Camisinde normalde Diyanet var. Gelibolu Mevlühanesi’nde normalde vakıflara ait valilik karışıyor.

Oradaki kaymakamlık karışıyor. Kapalı. Tekke yok. Türkiye’de açık tekke yok. Türkiye’de açık bir tarikat yok. Yok bakın yok. Televizyonlara çıkartıyor. Kendi kendine. Kim tarikatlarla alakalı konuşacak? Gasteci. Kim tarikatlarla konuşacak? İsmail Saymaz. Kim? Kemal bilmem kim. Kim bilmem kim bilmem kim. Onlardan oturuyorlar. Tarikatlar kapansın Allah kapansın. Kapansın Allah kapansın. Kapatın. Kapatın kardeşim. Nerede açık varsa kapatın.

Sizin için kim dur diyecek ki? Devlet elinizde. Savcılar ne güne duruyor? Varsa açık bir tarikat gidin mühürleyin kapısını. Bitti bu kadar basit. Böyle değerekten baskı altında tutuyorlar. Ben bangır bangır otuz senedir bağırıyorum Türkiye’de…


“Her Şey Sivileşebilir ama Dîn Sivileşemez” — Pasaport-Vize Alıp İstediğin Ülkeye Gidebilirsin Ama Hacca-Ömreye Gidemezsin; Diyanet Vakfı Üzerinden Hac-Ömre Tekeli; “Merdiven Üstü-Merdiven Altı Tarîkat” Televizyon Tartışması; Mehmed Zâhid Kotku İskender Paşa Dergâhı-Gümüşhânevî Hazretleri, Necmeddin Erbakan-Turgut Özal-Korkut Özal-Tayyip Erdoğan Millî Görüş Bağlantısı

tarikat yok diye. Otuz senedir ben Türkiye’de tarikat yok diyorum bağırıyorum. Kimse benim sesimi duymuyor. Diyorlar nakşibendî tarikatı. Nerede kardeşim bu tarikatın kapısı nerede gidelim? Kapısına yatalım ya. Kâdirî tarîkatı nerede kardeşim bu tarikatın normalde fiziki olarak tarikatın bir tekkesi olur. Nerede bu tekkeye gidelim kapısına yatalım eşiğine? Yok. Benim bildiğim yok. Ha arıyor muyum ben böyle bir yer? Aramıyorum.

Bu da ayrı bir mesele. Ama olmadığını da biliyorum. O yüzden bunların hepsi de birer algı, birer operasyon. Dinin sivilleşmesini istemiyorlar. Her şey sivilleşebilir ama din sivilleşemez. Düşünebiliyor musunuz? İstediğiniz gibi seyahat özgürlüğünüz var. Pasaportlarınızı alıp vizelerinizi alıp istediğiniz ülkeye, istediğiniz zaman gidebilirsiniz. Ama hacca gidemezsiniz. Ama ömreye gidemezsiniz. Muhakkak Diyanet Vakfı’nın, Diyanetin de değil.

Bakın Diyanet Vakfı’nın müsaadesi olması lazım. İzn olması lazım. Haç organizasyonu Diyanet Vakfı’nın. Siz hacca gidecekseniz, mevvursunuz Diyanet Vakfı’nın gözetiminde ve Diyanet Vakfı’nın parasını alacak. O kar edecek sizden. Ya ben vizemi alayım, alamazsın kardeşim. Ben hacca gideyim, gidemezsin kardeşim. Diyanet Vakfı sizden bir para alacak. O Diyanet Vakfı’nın ödediğiniz ücret oraya işlenecek.

Havalarında gümrük polisi seni geçirmiyor oradan. Amerika’ya gidiyorsun. Hiç önemli değil. Hiçbir şey lazım değil. Vizeni aldın mı aldın mı Allah yoluna çıkasın. Avrupa’ya gidiyorsun. Vizeni aldın mı aldın mı Allah yoluna çıkasın. Vizeni aldığın müddetçe dünyanın istediğin ülkesine gidebilirsin elini kolunu sallaya sallaya. Hacca ve ömreye gidemezsin. Evet gidemezsin. Böyle bir handikaf var. O yüzden yapamazsın. din sivilleşmiyor.

bu konuda yapacak bir şey yok. O yüzden işte bir de ne dediler geçen gün televizyonda konuşuyorlar. Merdiven aldı tarikatlar. Ya şu merdivenin üstü tarikatları söyleyin de merdiven aldı tarikatları. Geri kalanı silelim atalım. merdiven altı adam orada dandikten bir şey yapıyor ya mal üretiyor. Bir de merdiven altı tarikatlar çıkardılar bir de. Bir merdiven üstü tarikatlar var. Hangisi onlar merdiven üstü tarikatlar?

Kim Mehmed Zâhid Kotku Efendi’nin dergahı olarak ne o? İskender Paşa olarak mı geçiyor onlar? Evet. İskender Paşa iyi ondan sonra onun Gümüşhânevî Hazretleri var evet. Siz İskender Paşa’nın derganın neyin ne olduğunu biliyor musunuz? Küçük Hüseyin Efendi Şeyh Efendi ile ne acaba bağlantıları? Bunlar konuşulmaz ülkeler bu ülkede. Üzeri Garik’in öldüğü, başında öldüğü Küçük Hüseyin Efendi.

Onun İskender Paşa tarikatıyla bağlantısını hiç araştıramaz mı? Şimdi böyle söyleyeceğim ortalık böyle haydi bir alabar olacak. İyi İskender Paşa’dan çıkanları söyleyelim mi? Necmeddin Erbakan, Turgut Özal, Korkut Özal. Necmeddin Erbakan, Korkut Özal, Korkut Özal. Necmeti…


İngiliz Kraliyet Ailesi’nin Derin Devleti ve Müslüman Ülkelerdeki Yapılanmalar — Doğuda-Güneydoğuda Hala Aktif Tekke ve Zâviyeler İddiaları, Mareşal Fevzi Çakmak’ın Küçük Hüseyin Efendi Dergâhı Bağlantısı, Üzeri Garik’in Başında Ölmesi; el-Ezher Başına Mason Birinin Kondurulması İddiası, İmam Humeynî’nin Fransa’da Beslenip İran’ın Başına Getirilmesi Tartışması, Hadîs İnkârcısı Şeriatçıların Göklere Çıkarılması

n Erbakan, Korkut Özal, Korkut Özal. Tayyip Erdoğan, Millî Görüş. Nereden ne bağlantı değil mi? Kıymetli kardeşler, bu ülkede tarikat yok. Tarikatlar kapatılsın dediğinde siz normalde Alevî Bektaşî dergahlarına ne yapacaksınız? Tarikatlar kapatılsın deyince Alevileri ne yapacaksınız? Tarikatlar kapatılsın deyince Hristiyan tarikatlarına ne yapacaksınız? Tarikatlar kapatılsın deyince Yahudi tarikatlarına ne yapacaksınız?

Tarikatlar kapatılsın deyince Masonları nereye koyacaksınız? Lyonsları nereye koyacaksınız? Lyonesleri nereye koyacaksınız? Hangi Mason locasını? Fransız Mason locasını, Alman Mason locasını, İngiliz Kraliçesi Mason locasını, Amerikan Mason locasını hangi neler revaçta kim yetiştiriyor, nerede etkinler? Fransız Mason locasından veya Fransız okullarından çıkanlar hangi görevlere geliyor, nereleri parsellemişler?

İngiliz Kraliyet ailesinin yetiştirdiği devlet adamları kimler? Siyasetçiler kimler? Bunlar hangi tarikata müntesipler? Trump hangi tarikata müntesipler? Trump’ın damadı hangi tarikata müntesipler? Trump’ın hanımı hangi tarikata müntesipler? Bir de hangi tarikata müntesipler? Onların kolları bu ülkede var mı ki? Var. Hadi kapatın. Hadi İngilizlerin kurdu tarikatları kapatın hadi. O oluşumları kapatın.

Hadi İngiliz derin devleti kimlere Türkiye’de ve Müslüman ülkelerin içerisinde bakın İngiliz derin devleti Kraliçe’nin derin devleti. Müslümanların içerisinde hangi ailelere dikkat edin altını çizin bunun hangi ailelere hangi ailelere seyyidlik ve şeriflik icazeti verdirdi. İngiliz kraliyet ailesi İslam dünyasında hangi ailelere seyyidlik ve şeriflik icazetleri verdirdi? Osmanlı’da bunları kimlere verdirdi?

Ve bunları normalde Cumhuriyet’in ilk yıllarında kimlere verdirdi? Ve seyyidlik ve şeriflik icazetleri verdirdiği kimseler hangi dergahları kurdu? Hangi tekkeleri kurdu? Hala daha doğuda ve güneydoğuda İngiliz kraliyet ailesinin kurmuş olduğu tekke ve zaviyeler çalışıyor mu? Bunlar kapatıldı mı? Bütün tekke ve zaviyeler kapatıldığı halde Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde neden küçük Hüseyin’in dergahı harıl harıl Ankara’da çalıştı?

Küçük Hüseyin Efendi’in dergahı nereye bağlıydı? Kimdi? Küçük Hüseyin Efendi’in dergahıyla Gümüşhânevî’nin dergahının arasında nasıl bir bağlantı vardı? Ve Gümüşhânevî’nin dergahıyla Küçük Hüseyin Efendi dergahının arasında nasıl bir bağlantı oldu? Mareşal Fevzi Çakmak 28 yıl devlette çalıştı. Bu normalde Cumhuriyet kurulduğunda Mareşal Fevzi Çakmak’ın Küçük Hüseyin Efendi’le bağlantısı neydi?

Ve bütün tarikatlar kapatılırken, bütün şehirler Anadolu’da asılırken Küçük Hüseyin Efendi neden asılmadı? Ve Küçük Hüseyin Efendi denilen zatın devletin içerisindeki eli ayağı neydi? Bunları kim araştıracak bu ülkede? Bunları kim konuşacak? Bunları kim dile getirecek? Hangi babayiğit bunları konuşacak bu ülkede? Yunanlıların desteklediği tarikatlar nelerdi?

Hala da Türkiye’deki dini oluşum olarak görünen bir kısım tarikat gibi görünen bir kısım dini oluşumları İngiliz Kraliyet Ailesi destekliyor mu, desteklemiyor mu? İngiliz Kraliyet Ailesi’nin desteklediği siyasetçiler, devlet adamları, dış işlerindeki bürokratlar kimler bunlar araştırıldı mı? Ah yavrularım benim, ah yavrularım benim. İngiliz Kraliyet Ailesi’nin de Ehli Beyt’ten olduğunun hükmünü kim verdi?

İngiliz Kraliyet Ailesi’ni de Seyyid Sülalesi kim yaptı? Neye karşı yaptı? Kimler yaptı? Bunun üzerine neden gidilmedi? İslam dünyası bunları neden araştırmıyor? Mısır’daki el-Ezher’in başına neden Mason bir kimse kondu? Mason olan bir abduh neden İslam dünyasında göklere çıkarıldı? Hadis inkarcısı şeriatı neden göklere çıkarıldı? İmam Humeynî denilen kimse Fransa tarafından besl…


Sosyal Medya Manyakları “Tüm Tarîkatlar Kapatılsın” Kampanyası — Genelevler-Pavyonlar-Uyuşturucu Yerleri-Kumarhâneler-Loto-Toto Kapatılsın Kampanyası Duyulmaması Benzetmesi; “Cemaat-Vakıflar Denetlensin, Devletteki Rolleri-Malları İncelensin, Diyanet Denetlesin” Talepleri; İsmâilaga-Menzil-Süleymancılar: Kur’ân Kursları-Yurtları-Talebeleri Var, Fizikî Tekkeleri Yok; Nakşibendî-Kâdirî-Rüfâî Mekân Olarak Yok; “Masonu Alacak da Süleymancıyı mı Almayacak?” Sorûsü

enip büyütülüp nasıl İran’ın başına getirildi? Bunları kim tartışacak konuşacak? Bizim burada 3-5 tane saf gazeteci, 3-5 tane cahil kimseyi televizyona çıkar, tarikatlar kapatılsın diye bağır. Sosyal medya manyakları, sosyal medya aptalları da otursun bütün tarikatlar kapatılsın diye söylersin. Ya bir şey varsa kapatılsın. Siz hiç bütün genel evler kapatılsın diye bir kampanya duydunuz mu? Bütün pavyonlar kapatılsın diye bir kampanya duydunuz mu?

Bütün uyuşturucu yerleri kapatılsın diye bir kampanya duydunuz mu? kumarhaneler kapatılsın bir kampanya duydunuz mu? Ya bu Loto, Toto, Poto her gün kumar var bu ülkede bunlar kapatılsın diye bir kampanya duydunuz mu? Tarikatlarda maksat, cemaat ve vakıflar denetlensin diyorlar. Devletteki rolleri ve malları incelensin, diyanet denetlesin diyorlar. Tarikatlarda maksat, cemaat ve vakıflar denetlensin diyorlar.

Devletteki rolleri ve malları incelensin, diyanet denetlesin diyorlar. İsmail Ağ, Menzil, Süleymancılar merdiven üstü diğerlerini merdiven altı görüyorlar. Dini vakıflar denetlensin diyorlar. Devleti cemaatler ele geçirmesin diyorlar. Neden sizce? Bunların ne için? Türkiye’de hangi cemaat var? Adı konulmuş cemaat. Kim var Süleymancılar? Kapatın hadi. Neleri var? Kur’ân kursları var. Yurtları var, talebeler için yaptıkları. Doğru. Hadi kapatın.

Hukuku aykırırsa kapatın kardeşim. Kim var Süleymancılar? Kapatın hadi. Hadi kapatın. Hukuku aykırırsa kapatın kardeşim. Kim? Menzilciler. Huku aykırırsa kapatın kardeşim. Adam orada yazıyorsa Menzil dergahı değil, git kapat. Adam yazıyorsa kapısından Nakşibend tarikatı diye git kapat. Yazmıyor. Nakşibend’lik var mı? Evet var. Kadrilik var mı? Var. Rufailik var mı? Var. Ama fizik olarak mekanı yok. Devletteki rolleri ve malları incelensin.

devlette ne rolü olacak bunlar? Bilmiyorum varsa vardır. Devlet incelesin, baksın etsin. İşi ne devletin? Adamın anında yazıyorsa Süleymancıyı de almasın memuru olarak. Bu Türkiye’nin vatandaşı değil mi? Masonu alacak da Süleymancıyı mı almayacak? Fransız Mason olma, o kadar da çok. Bu kadar da çok. Bu kadar da çok. Bu kadar da çok. Fransız Mason okulunda mezun olma alacak da, örnekliyorum ne yazmış burada? İsmail A.

İsmail A’dan bir kimse olunca almayacak mı? Beni ilgilendiren şeyler değil. Çünkü bizim arkadaşlarımızın büyük bir çoğunluğu hiçbiri semanamayla devlette bir görevi de değil zaten. Dini vakıflar denetl…


Soru: Namazda Fâtiha’dan Sonra Zamm-ı Sûre İçin Besmele Gerekir mi? — Hayır; Bandırma’dan Selâmlar

ensin. Dini vakıf yok ki bu ülkede. Var, gayrimüslimlerin vakıfları var. Devleti cemaatler ele geçirmesin diyorlar. Cemaatler ele mi geçiriyormuş devleti? Hangi cemaat devlet ele geçirmiş ki? Devletten abersiz…


Dînin Hassasiyetlerini Sıkı Tutup Sonradan Duygusuzlaşan-Heyecanını Kaybeden Kişiye Tavsiye — “Başka Noktadan Başla, Hemen Şimdi Aldığın Adreste İki Rekât Allah Rızâsı İçin Namaz Kıl”; Bir Derviş-Zakir Kardeşinin Yanında İşçi Olarak Çalışmak İlhamı — “Lâ İlâhe İllâllah Dedikleri Öğretmenleri Dahi Sana İlham Geldiğine İşâret”

mi yapmış bunu? Devletin gözü körmüş mü o esnada? Selamünaleyküm. Namazda besmele çekerken Fâtiha’yı okuyoruz. Sonrasında okuduğumuz Zamm-ı Sûre için de besmele çekmemiz gerekiyor mu? Hayır. Bandırmadan selamlar. Aleykümselam. Allah muayeniniz olsun inşaAllah. Selamünaleyküm.

Daha önce dinin hassasiyetleri sıkı sıkı bağlı olup, sonrasında bu hassasiyetleri kaybeden, duygusuzlaşan, heyecanını kaybeden ve bir türlü geri kazanamayan kişiye tavsiyeniz nedir? Tövbe et, Allah’a yalvar, yakar, dua et, Allah’ı zikret. Hemen en kısa noktadan başla. Bunun için böyle kendi kendine nereden başlayayım diye düşünme. Hemen şimdi al abdestini. İki rekat Allah rızası için namaz kıl. Tövbe et, Allah’ı zikret, salat selamet.

Allah’a yalvar, yakar, devam et. Allah hikmet ehli olmayan kişiyle konuşur mu? Hikmet ehli olmayan cahil bir insanın kalbine de ilham eder mi? Allah her şeyi ilham eder. Allah’ın ilham etmediği hiçbir şey yoktur. Allah’a tövbe et. Senin tövbe etmen dahi sana ilhamın geldiğine işaretir. Senin zikretmen dahi sana ilhamın gel…


Kayseri’den Mesut Güler Sorusu: Maddi Durumu İyi Cimri Bir Eş Yerine Cömert Karının Hayır Yapması — Para Kocadan Çıktığı İçin Karının Yaptığı Hayrın Kocaya Faydası Olur mu? Evet, Tüm Sevâb Kocaya Geçmez Ama Ortak Olur

diğine işaretir. Otur şimdi La ilahe illallah de. Hadi bakalım. Bir derviş ve zakir kardeşin yanında işçi olarak çalışmak dergâh ile aynı mıdır? Oradan ayrılırsak bizim dervişimiz etkilemiyor. Ne etkilecek yok. Hiç alakası yok. Bir derviş. Selamünaleyküm. Kayseri’den Mesut Güler. Selam. Selamünaleyküm. Maddi durumu çok iyi. Çok cimri bir insana hayır yap derdinde karım gereken hayrı yapıyor diyor. Karısı da çok cömert. Eli açık bir insan.

Para erkekten çıktığı için karısının yaptığı hayrın kocasına faydası oluyor mu? Olur. Yoksa tüm sevap karısına mı geçiyor? Hayır. Para adama ait. Adam da diyor benim hayır işlerime karım bakıyor diyor. Cömer…


Komşu ve Aile İçi Zor Olaylara Müdahale Mekanizması — “Bir Cinâyete Tanık Olursanız Telefon Açacaksınız Polise-Kolluk Kuvvetlerine, Elle Müdahale Etmeyeceksiniz”; Trafikte Kadın Sürücülere Hakaret, Yolda 14-15 Yaşta Sevgilisini Tokatlayan Genç Manzarası; Bonzai-Esrar-Uyuşturucunun Yaygınlığı, Çocuk Eğitememe; “Kur’ân Yetmez mi?” İtirazına Cevâb: “Peygambere Sım-Sıkı Yapışın, İtâat Edin” Emri

t ya o hayır işlerine. O bakıyor. O da bakıyor. Bir sıkıntı yok. Adam da sevabını alır. Kocanın akıbeti bu kadar mal varlığına karşı ne olur? Geceniz hayır olsun. Karısı kocasının malından hayır hasenat ediyorsa, zekatı ediyorsa sıkıntı yok. Bir tweetinizde kötülüğü eliyle düzelten devlet olmalı. Bu yüzden etrafın psikopat dolu olduğunu yazmışsınız.

Resmi olarak başka birine zarar verileceği zaman bize orantılı olarak müdahale edebilme hakkı verilmiş ve paylaştığınız haberdeki ceza alan şahıs o sırada müdahale etmeseydi kadın ölebilirdi diye biliyorum. Ama emin değilim. Biz bunun bu gibi durumda karşılasızsak nasıl davranmalıyız? Bakın biz İslam hukukunun yaşandığı bir ülkede yaşamıyoruz.

O yüzden siz kalkıp da bir tokat vurursunuz kimseye, bir tokat vurursunuz kimse düşer kafasını çarpar, yerde ölür. Siz adam öldürmekten içeri girersiniz. O yüzden kimseye elinizle müdahale etmeyin. Devletin hukuku şöyle bakıyor. Diyor ki telefonu açacaksın polise, kolluk kuvvetlerine onlar gelip ölünecekler diyor. Şimdi siz de diyorsunuz ki gelmiyorlar. E gelmiyorlar. Ne yapalım? Siz kendi elinizle ceza kesemezsiniz. Yapamazsınız bunu. Yok.

gerçekten ortalık psikopat dolu. Trafikte kadın sürücüleri sıkıştıranımı ararsın? Kadın sürücüleri küfredenlerimi ararsın? Kadın sürücüleri hakaret edenlerimi ararsın? Trafikte yaşlı ihtiyar gördü kimseleri hakaret edenimi ararsın? Ben beyaz sakalıyım. Adam ben yavaş gidiyorum suç oluyor, hızlı gidiyorum suç oluyor. Hakaret ediyorlar. sakalımı görüyor benim. Ben anlıyorum dudak hareketlerinden onu. Küfrediyor, hakaret ediyor. Yol vermiyor.

Sıkıştırmaya çalışıyor. Böyle cahil, böyle zalim, böyle bir psikopat etrafımız. Evet. Daha geçen gün şu şeyde eski hayat hastanesinin üstünde ben sağ taraftan yukarıdur gidiyom. Genç ikisi de genç daha. Belliler genç böyle sevgililer. Çocuk hiç tokatladı kızı. Bütün herkes de yukarıdan aşağı doğru geliyor. O genç çocuk kızı tokatladı. Hiç kimse seslenmiyor böyle. Bağırdım utanmıyor musun oğlum sen dedim. Kızcağız orada tokatlamaya dedim.

Böyle baktı bana karşıdan karşıya. bu hale geldik. Anneler cahil, babalar cahil, çocuklar da cahil. Anne baba kızına yavrum haram yapma etme bak erkeklerle arkadaş olma. Bu zaman öyle bir zaman ki psikopat ortalık kimle arkadaş olcan belli değil. Ortalıkta it puş kaynıyor. Bonzai içeni esrar içeni uyuşturucu içeni kaynıyor ortalıkta. Sen tanımıyorsun ne olduğunu bilmiyorsun. Sigaranın ucuna ufacık bir bonzai koysa tamam hayatın kaydı.

Anneler babalar çocuklarını eğitemiyor. Anneler babalar İslam’ı nasıl aktaracaklarını bilmiyorlar. Çocuklarına İslam’ı da aktaramıyorlar. Çocukları imam hattı gönderiyoruz. Çocukları imam hattı gönderdiğimizde imam hattı ne yazık ki çocuklar dinsiz çıkıyorlar. Sebeb hadis inkarcısı var. Bir tane öbür küsü hadisleri inkar etmiyor. Hadisleri sımsık yapıştırıyor. Öbür küsü hadis inkarcısı. Öbür küsü kader iman da yoktur diyor.

Öbür küsü kader inkarcısı. Öbür küsü mezhep inkarcısı. her türlü inkarcılar ilahiyetten yetişmiş virüs gibi. Bu yetişmiş virüsler imama tipleri ve okullara doldu. Hadislerle alay eden din öğretmenleri, hadisleri inkar eden din öğretmenleri, mezhepleri inkar eden mezheplerle alay eden din öğretmenleri var. Hepsi de ilahiyetten çıktı bunlar. Bunlar gökten zembille inmediler.

Çocuk bir derse giriyor hadis inkarcısının dersine, öbür derse gidiyor hadis savunucusu. Öbür derse giriyor. O kimse felsefeci, peygamberi inkar ediyor. Öbür derse giriyor çocuk. Orada fıkıhçı, o da diyor ki mezhep lazım imama azam böyle. Ondan çıkıyor, bir başka birisi giriyor, tefsirci giriyor. Bütün tefsirler atıyor. Yeniden tefsir etmek lazım diyor. Bu çocuk 15 yaşında ya. 15 yaşında bu çocuk. Evet bu ülkede yaşıyoruz.

Bu ülkede yaşıyoruz evet. Sonra ilahiyet mezunu, hadisin inkarcısı. Sizin kitabınız bu haride böyle yazıyordur diyor, yalancı bu hari diyor. Bir de lafız şu, Kur’ân yetmez mi? Kur’ân yeter. Hazreti peygambere sımsıkı yapışın, itaat edin demiş. Hadi itaat et. O o zamandı diyor, o zaman peygamber çıktığında itaat edecek. Bu. O yüzden büyük bir keşmekeşlik var. Allah sonumuzu ayır etsin. Allah sonumuza selametlik versin.

O yüzden hiç kimseye elinizi kaldırmayın. Yok. Bu devletin işi. Kimse elini kaldırma. Bu devletin işi canım kardeşim. Bak adam elini kaldırdı, 12 yıl yedi. 12 yıl yedi. 12 yıl yedi. 12 yıl. Bu çocuk ceza önde yatacak gencecik çocuk. Elini kaldırma kimseye. Evini koru. Çocuklarını koru. Hadîs-i şerîf. Evinde silah bulundurma bugün için. Tabanca, tüfek. Bulundurma. Sakın şunun arkasına saklanma. Ya sünnet saklanma arkasına. Sakın ha.

Nasihat ediyorum. Vasiyet ediyorum. Söylüyorum herkese. Bizi dinleyen kardeşlere söylüyorum. Evlerinizde ateşli silah bulundurmayın. Ruhsatlı dahi olsa. Sıfırla. Bulundurmayın. sahabeden bir kimse diyor ki evime musallat olurlarsa elime bir odun alayım mı? Evet diyor ona. Bir odun al. Ama sakın diyor ya kıl…


Tövbeden Sonra Aynı Günâhlara Dönmemek ve Günâh İşlememekte Kararlı Olabilmek İçin Duâ-Nasîhat — Tövbe Edenler Hiç Günâh İşlememiş Gibidir; Kiracının Kot-Şort Giymesini Uyarma, Balkon Demirlerine Bacaklarını Ayırıp Oturan Anne Sorularına “Evinin İçine Bak” Cevâbı; Bilinçaltı Temizliği; Cum’a Namazıyla İkindi Cem’i; Bayanların Biber Gazı Taşıması Uygunluğu

ıcının pırıltısını sakla. O gün için silah ne? En önemli silah kılıç. Diyor kılıcının pırıltısını sakla. Bitti. Kafan döner ateş edersin bir kimseye. Yatarsın. Adam öldürmekten 20 yıl, 30 yıl. Yatarsın. Sakın ha. Elle ceza vermek devletin işi. Sen kavgaya girişme canım kardeşim. Sakın ha. Bunu ciddi ciddi söylüyorum. Bu korkaklık değil. Bu korkaklık değil. 30 yıl ceza önde yatarsınız. Allah muhafaza eylesin.

Çok günah işledim ve artık tövbe ettim. Rabbim sana dönüşümü tam eyle. Utandırma diye dua ediyorum. Tekrar başa dönmekten, aynı günahları işlemekten çok korkuyorum. Günah işlerken içimde hep rahatsız olacağım. Sadece bir günah işlediğimde bir günah işlediğimde bir günah işlediğimde bir günah işlediğimde bir günah işlediğimde bir günah işlediğimde bir günah işlediğimde günah işlerken içimde hep rahatsızlık vardı.

Dünyanın hali böyleyken, hizmet etmek varken kendi nefsimle uğraşmak beni çok utandırıyor. Tekrar aynı duruma düşmek istemiyorum. Bunun için kararlarımı kesin şekilde uygulayabilmem için dua istiyorum. Bu konuda nasihatiniz var mı? Günah işlememekte bir insan nasıl kararla olabilir? Muhakkak ki herkesin tabiri caizse perçeminden bir günah tutar. Ama tövbe edenler hiç günah işlememiş gibidir. Tövbe et, geri dön.

İnşallah Cenâb-ı Hakk yardımcın olacak. Rabbim uynun olsun inşallah. Kiracı, külot, kot, şort giyiyor diye uyarmak ev sahibi olarak hakkın mıdır? Değil. Balkan demirlerine, bacaklarını ayırıp, kaldırıp oturan bir anne uzatılabilir mi şartla? Ev sahibi olmasan da hakkım olur muydu? Nasıl uyarılır? Evinin içine bak. Sizinle bağlı dervişler bilinçaltı temizliği yaptırabilirler mi? Bu noktada yasakları var mı? Bildiğim bir şey değil.

Bilinçaltı temizlik. Yapanlar varsa yapıyorlardır. Bizim için bir sıkıntısı yok. İçinde bir şey yok. Bir şey yok. Bir şey yok. Bir şey yok. Bizim için bir sıkıntısı yok. İkindi namazı mesai saatine denk geldiği için öğlen de cem yapıyorum. Cuma günü cuma namazıyla ikindiyi cem yapabilir miyim? Evet. Ben bayanım ve dışarıya çıktığımda hep korkarak çıkıyorum. Yanımda bıçak taşıyamadığım için biber gazı taşımak istiyorum. Sizce uygun mu? Evet.

Sûfîler hayvanları, ağaçları…


Soru: Burundan Kan Gelmesi Abdesti Bozar mı? Görmediğimiz Kan İçin Abdest Gerekir mi? — Hanefî Cevâbı; Sizi Rüyâda Az Görme Şikâyeti; “İnsanlık Nereye Gidiyor? Kimse Halinden Memnun Değil” Sorusu ve Libya’nın Parçalanışı Örneği; Gıda Çarşısında Esnafın Fazla İndirim Yapması-Kabul Edilmemesi Sohbet Meselesi

geçmişte yaşayan kimseleri konuştururlar dediniz. Sözün sufiye ait olduğunu nasıl anlayabiliriz? Sufini vermek istediği mesajı nasıl anlayabiliriz? Bu inceliği nasıl görebiliriz? Allah göstersin, ferahset versin inşallah. Selamünaleyküm. Nasılsınız hocam? Bir şey soracağım. Hem oraya itten kan gelmese abdesti bozar mı? Bir de görmediğimiz için kan gelse de abdesti alabilir miyiz? Bir de hocam ben sizi çok az rüyada gördüm.

Yaklaşık bir ay önce Cübbeli Ahmet Hoca ile beraber bir toplantıdaydınız. Biri konuşma yapıyordu ama kim olduğunu net görmedim. Siz de alkışlıyordunuz hocam. Ne anlama geliyor bu hayırlı geceler? Normalde eğer ki kan geliyorsa böyle bir rahatsızlığınız var ise özürlü hükmündesiniz. Zaten her namaz kılacağınız vakitte abdest alıp namazınızı kılacaksınız. Allah’ın izniyle inşallah. Selamünaleyküm. Hayırlı akşamlar. Bu insanlık nereye gidiyor?

Kimse halinden memnun değil. Herkesi bir yarış içinde, dünya malı, aşırı tatlı bu kadar bolluk kimse halinden memnun değil. Rabbim’e hamdolsun nasıl bir hayatımız olmalı ve nasıl bir davranışlarımız olmalı. Yiğiniz içiniz israf etmeyiniz. Israf etmeyin. Temkinli olun, tedbirli olun. Haramlardan uzak durun inşallah. Libya halkı geçmişte sergilediği direnişi neden göstermiyor? Biz de böyle olur muyuz? Olabiliriz. Libya halkı parçalandı.

Parçalanınca da şimdi böyle oldu. Ama onlar önce uzun mesele. bu işler bir günde olacak meseleler değil. Biz birliğimizi, beraberliğimizi koruyalım. Kur’ân ve sünnete sık sık yapışalım. Bir grupta adım geçerek verilen örnekleme ağrıma gitti. Kardeş olman konusunda yetersizim, susmayı tercih ettim. Ne etmeliyim? Şahısların söylenerekten normalde örneklendirilmesi isim olarak konuşulması hoş değil. Selamünaleyküm.

Tanınan ve bilinen yabancı bir şirket çalışanıyım. Lakin şöyle bir soruyla karşılaşıyorum. Şirket sahibinin veya çalışanlarının Müslüman Türk olmayışlarından dolayı ürünler faydalı ve kaliteli olsa…


Soru: Yabancı Şirket Çalışanları-Tanınan Şirkette Şirket Sahibi-Çalışanlar Müslüman-Türk Değil — Ürünler Faydalı ise Kaçınılamaz; Yahudi Arkadaşa Çay İkramı ve Ermeni Bombalama Meselesinde “Cânilik” Cevâbı

da kimyasalılar tercih ediliyor. Bu durumda Kur’ân ve sünnete kimlerle ticaret yapacağız? Ticaret bu noktada İslam hukukuna göre herhangi bir zorunluluğu yok. Şunlarla ticaret olacak diye bir kaydı yok. Selamünaleyküm. Yahudi bir arkadaş edindim. Yeni malzeme aldığım yerde çay ikram ettim. Sordum dün Ermeni bombalamasına ne diyorsun? Ben buna caninlik diyorum. Savaş veya ülkemi, toprağımı korumak, neler yapmak, ne yapmak?

Ve bu konuda bir şey yaptım. Ben bunu yapmaya çalışıyorum. Ama yürekten söyledi. Gözleri doldu. İzmirliler de bize yapsa işkence ediyor. Eşimle konuşuyoruz, çok üzülüyoruz. Biz burada doğduk. Yarın Müslümanız dedi. Sen yakın davranınca çok sevinirim. Bana acayip davranıyorlar. Ben bunu yoruluyorum. Farklı ve hürriye. Bu da daha iyi. Sen yakın davranınca çok sevindim ha bana acayip davranıyorlar.

Gıda çarsındaki esnafın bazıları dedi ve fazla indirim yaptı kabul etmedim. 120 dediniz onu kabul ediyorum dedim sizce nasıl davranayım sohbete devam ettim doğru mu yaptım doğru yapmıştım. Acaba gelecek mi bilmiyorum ama Allah senden ayırmasın beni inşallah. İzmir’den derya salkım sizi bekliyoruz. Hala ilk günkü gibiyim özlüyorum. Ey…


Soru 2-3: İnsan İçindeki Sırla Yolculuk Nasıl Olur; Ziyâret Noktasında Kişinin Kendini Geri Çekmesi Gereken Durumlar; İki Hafta Üst Üste Gelip İçinden Sıkıntı Duymak — “İşi Olanlar Telefonla Halledemeyeceklerse Gelsin, Başka Bir Şey Yok”; Zikrullâh Alakasında “13 Aralık’ta Sizi Toplayacaklar” Sesi ve Dernek-Vakıf Açılması Meselesi, Yaz Boyunca Sahil-Plaj-Pavyon-Meyhane Açıkken Câmilerin Kapatılması Eleştirisi

vallah derya Allah’a emanet ol Allah razı olsun inşallah. Herkesin içindeki sır ayrı mıdır? Evet. İnsan içindeki sırla nasıl ulaşır içe yolculukla? Soru iki bu süreçte sizi ziyaret noktasında kişinin kendini geri çekmesi size bazı kardeşlerin iki hafta üst üste geldiğini duyunca bunu içinden sıkıntı etmesi yeri gelince karşı tarafa bunun yanlış olduğunu söylemesi haddi aşmak mıdır? Değil senin için değil.

Sen çünkü orada idarecisin ismini yazmışım buraya. İdareci olduğun için arkadaşlara sevgi idare etsen arkadaşlar işiniz varsa gidin işiniz yoksa gitmeyin diye söyleyeceğiniz bunda bir sıkıntı yok burada da açıklıyoruz zaten. Bir kimsenin işi varsa muhakkak telefonla halledemeyeceği bir işi varsa ondan sonra eyvallah başka bir şey yok.

Soru üç zikrullâh alakasında bazı kardeşler hatırlıyorum kimin dediğini bilmiyorum ama bir ses 13 Aralık’ta sizi toplayacağız dedi. Dernek ve vakıflar içinde yetkililere sorunca Aralık ayı açılacak dernekler deniyor nasıl buyursanız bu süreç nereye gidiyor. Bilemeyiz ki normalde bir açılacak diyorlar bir açılmayacak diyorlar ne yaptıkları belli değil. Ama şu bir gerçek gerçekten bu konuda vakıflara ve derneklere haksızlık yapılıyor.

Ya bütün yaz dönemi bütün Ege ondan sonra Akdeniz, Marmara, sahiller. Ya gece kulübünden pavyonundan eğlence merkezlerine kadar plajlara kadar her yer açık her yer üst üste. Camiler kapalı vakıflar dernekler kapalı hala da aynı. pavyonları varıncaya kadar açık. Meyhanelere varıncaya kadar açık. Barlara varıncaya kadar açık. restoranlar açık. Hınca hınç dolu her taraf. hınca hınç dolu.

Ama yani sen bir yerde 10 kişi toplansan 15 kişi toplansan basıyorlar oraya. Zaten bizim insanımız da şikayet etmeye alışkın oraya 3 kişi 5 kişi fazla girip çıkınca hemen telefon atıyorlar. canlı yayın yapıyorduk yukarıda vakfın yerinde yapıyorduk. Canlı yayın yapılan yere geldi emniyet. Burada canlı yayın yapıyorsanız kapatın diye. Bu kadar basit. Ama oraya şikayet edenler hiçbir meyhaneyi, hiçbir restoranı, hiçbir pavyonu şikayet edemezler.

Bakın çok basit saat 23.42. Bursa’da bütün pavyonlar açık. Bütün pavyonlar açık. Bütün türkü barlar açık. adam gitti pavyonda eğleniyor 4 kişi masaya otururdu maskeyle eğleniyor öyle mi şimdi? Gülerler insana. Ama Müslümanların kaderi bu. yapacak bir şey yok. şurada Cumaya gidiyoruz. korona tedbirleri camilerde var.


Soru 5: Ders Yaptırırken Salâvâtı Uzatmak İçimizden Geliyorsa Nasıl Hareket Etmeliyiz? — Etrafımızı Bıktırmayalım, Ölçümüzü Karıştırmayalım; Rûdânî İmân Bahsi Hadîsleri Ümit Verici; “Haddi Açmaktan Korkuyorum” Endişesine Cevâb, Cum’a Namazındaki Korona Tedbirleri Eleştirisi

Başka hiçbir yerde yok. Yok. Acı bir şey. Soru 5. Ders yaptırırken bazen salâvâtı uzatmak içimden geliyorsa nasıl hareket etmeliyiz? normalde bizim içimize bir sürü şey gelir ama etrafımızı bıktırmayalım. Ölçümüzü karıştırmayalım. normalde bizim içimize bir sürü şey gelir ama etrafımızı bıktırmayalım. Ölçümüzü karıştırmayalım. Rûdânî iman bahsi ile ilgili hadislere bakınca inanılmaz ümit var oluyorum. Haddi açmaktan korkuyorum.

Zikrullâh alakasından bir de bu hadisler ekleyince kardeşler bizi koyacak yer bulamıyorum. Bu sıkıntılı bir durum mu değil. Ben de koyacak yer bulamıyorum. Teyzem rüyasında evimin alt katını mescid dergâh gibi görmüş. Çeşme varmış. Orada abdest alması için yer göstermişim. Biriktirilmiş eşyalar görmüş ve beni hamile görmüş. Rüyada bir kimsenin beni hamile görmesi zareninde böyle olunca anlamına mı gelir? İnşallah Allah’a hayırlı evlatlar varsın.

Allah’a hayı…


Trakya Kırklareli Elinden Recep Bursa’dan: Kardeşinin Vesilesiyle Tanışma ve Ders İsteme — “Ders İstemek, Dersime Devam Etmek, Rabbim Tüm İslâm’a Yardım Eylesin”; Cenâb-ı Hakk Muhînîniz Olsun Duâsı

rlı olsun inşallah. Zikrullâh’ta hal olarak öküz görmek ne anlama gelir ve devamında onun süslenmiş takılar takmış olarak görmeye devam etmek ne anlama gelir? Dünyaya da almışsın. Selamünaleyküm hocam. Hayırlı akşamlar. Tarakya. Kırtlar eline. Allah razı olsun hocam. Sizden ders istemiştim. Dersime devam ederim. Rabbim tüm İslam’ın âlimini korusun.


Soru: Arabamızı Satıp Yenisini Almak Doğru mu? — “Bilemem, Araba Piyasası Canlı-Heyecanlı Diyorlar, İnşallah Hayır Olur”; Abdest Alırken Sadece Farzların Yapılması Hangi Durumlarda? — Su Az İse, Senden Sonra Başkaları Abdest Alacaksa

Amin. Hayırlı akşamlar demiş. Allah razı olsun inşallah. Allah yardımcınız olsun inşallah. Cenâb-ı Hakk muhineyiz. Allah’a emanet olun. Allah’a emanet olun. Allah’a emanet olun. Allah’a emanet olun. Allah’a emanet olun. Allah’a emanet olun. Allah’命ü en laüh強il” Allah’a emanet olun. Allah’a emanet olun. Arap думаю, her insanlar bir blahat var. Buistoruz. Selamün aleyküm abdest…


Soru: Bir Haftadır Üst Üste Rüyâda Zeytin Aldığını Görme — Zeytin Yeşil miydi Olgunlaşmış mıydı Sualı, Hayıra İşâret Çünkü Zeytin Hayırlıdır

alırken sade farzlarını yapmak hangi durumlarda olur? Hayırlı akşamlar. Eğer su az ise senden sonra da başkaları abdest alacaklarsa sadece farzları yapman iyi olur. Selamün aleyküm hocam ben bir haftadır üst üste rüyamda zeytin aldığımı gör…


Soru: Rüyâda Sizin Ayakkabınızdaki Çamurları Temizleme — “Çamurlara Dalmışsın, Tövbe Et” Yorumu; İşyeri Yöneticilerinin Ters Yönlerini İş Arkadaşına Zarar Görmemesi Niyetiyle Söylemek — Evet; Otobüs Yolculuğu Sonrası Mesele Mahkemeye Taşınmış

üyorum. Bunu bana yorumlayabilir misiniz? Allah’a emanet olun. Zeytin yeşil miydi, olgunlaşmış mıydı? Nasıldı ki? Ama yine de hayra işaret. Zeytin hayırlıdır çünkü. Selamün aleyküm eşim size bağlı fakat ben henüz bağlı değilim. Hayır olsun rüyamda sizi gördüm ayakkabımdaki çamurları temizliyordunuz. Rüyamı yorumlayabilir misiniz? Hayırlı akşamlar. Çamurlara dalmışsın, çamurlara tövbe et inşallah ders al sen de.

Selamün aleyküm bir kişi çalıştığı yerdeki yöneticilerinin ters yönlerini uyarı mahiyetinde yanında iş arkadaşına zarar görmemesi niyetinde söylerine bilinir mi? Evet. Bugün otobüs yolculuğu istansında birisinin konuşmasına şahit oldum. Allah milletimize ve peygamberimize yardım etsin diyordu. Böyle dua etmek olur mu? Peyga…


Soru: Bazen Haram İşlemek Kafaya Koysak da Allah İzin Vermiyor; Niyet Ettiğimiz Haramı İşleyemiyoruz — “Ey Rabbim, Hususi Müsâade Etmediğin İçin Sana Hamd Ediyorum”; Abdullah’ın Çarşamba Günü Yurtdışı Eğitim Mülakatı İçin Duâ Talebi

mber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri vazifesini yerine getirdi. Babası kız arkadaşıyla birlikte 4 yaşındaki kızına tâciz eden mesele de mahkemeye taşımış demiş. İyi. Selamün aleyküm bazen haram işlemeyi kafaya koysak da hatta harama koysak da Allah buna izin vermiyor. Her ne kadar niyetlendiğimiz haramı işleyemesek de bunu Allah izin vermediği için yapmamış oluyoruz. kendi irademizi de terk etmiyoruz.

Bu yüzden böyle bir durumda haram işlemiş olur muyuz? Hayır. Veyahut her ne kadar günah olarak yazılmasa da tabiri caizse Allah nazarında okula karşı bir burukluk, kırgınlık olur mu? Onu hamd edeceksin, ona teşekkür edeceksin, ona şükretteceksin, onu zikredeceksin. Dicen ki benim harama gitmeme hususi olarak müsaade etmedim. Bu ne güzel lütuftur. Sana hamd ediyorum. Ey Rabbim! Dicen inşallah. Selamun…


Soru: Kulağa Okunan Ezanla Mı İsim Geçerli Olur? — Evet, Kulağa Okunan İsimdir Geçerli Olan, Nüfusa Yazılan İsimle Tenakuza Düşmemek; Konuşurken Hızlı Konuşma Problem ve Sakûnetli Konuşma Tavsiyesi

aleyküm ben Abdullah Çarşamba günü yurtdışı eğitimim için mülakata gireceğim. Sizden duanızı isteyecektim. Allah yardımcınız olsun. Rabbim en hayırlı yöne çevirsin inşallah. Selamün aleyküm. Kulağa okunan ezanla mı ismin geçerli olur? Evet, kulağa okunan isimdir geçerli olan. Kulağa okunan isim ne? Nüfuse yazılan isim ayrı ayrı olmasın. İnsanlar tenakuza düşüyorlar. Kulağa hangi ismi okuduysanız gidin nüfusa da o ismi yazdırın.

Konuşurken bazen çok hızlı konuşuyorum bu durumu nasıl aşabilirim. Bazen o bende de oluyor hatta belki de çok oluyor. Böyle kafamdakiler beynimdekiler aktarmakta böyle dilim güçlük çekiyor böyle. Hatta bazen kelimeler takdim tehir oluyor…


Soru: Konserve Balığı Yemek Helâl mi? — Evet, Konserve Konservedir Temiz İse Yenilir; İslâm’da “Kaleyi İçten Fethetme” Stratejisi Var mı? — Peygamber böyle Bir Şey Uygulamamış, Hayber’i Çatır Çatır Almış, Mekke’yi Çatır Çatır Almış; İstanbul Sözleşmesi’nin Hiçbir Hayrı Yok, Kur’ân ve Sünnet Dışında Hayır Yok

, harfler takdim tehir oluyor. Anlıyorum ben onu. içimdekini hızla dışına dökmek gibi. Onun muhakkak bir şey vardır, tedavisi vardır ama sükunetli konuşmak lazım. Selamün aleyküm. Konserve balığı yemek helal mu? Konserve konservedir yenilebilir. Neden yenilmesin? Temiz ise? İslam’da kaleyi işten fethetme stratejisi ya da düşüncesi var mıdır? böyle bir şey hiç uygulamamış Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri.

Hayber’i gitmiş çatır çatır almış, Mekke’ye gitmiş çatır çatır almış böyle işten fethedeceğim diye uğraşmamış. Örneğin bazı siyasetçiler İstanbul Sözleşmesi için bizlere bizim liderimiz bu sözleşmeyi imzaladıysa bir sebebi var diye bizlere serzenişte bulunuyor. Kur’ân-ı sünnet’te kaleyi işten fethetme var mı? İstanbul Sözleşmesi’nin hiçbir hayırı diyor hiçbir hikmeti diyor. O yüzden İstanbul Sözleşmesi’ne karşıyız.

Öyle herkes haram olan bir şeyde hikmet aramasın. Hazret-i Peygamber Sallallâhu Al…


Soru: Çocuklarım İmam-Hatîp Mezunu Namaz Kılmakta Zorlanıyorlar — Çevredeki Aile Dostlarının Çocuklarında da Bu Görülmesi, Kıymetli Üstâd’dan Çözüm Yolu İsteği

eyhi ve Sellem Hazretleri haramda şifa aramayın dedi. Haramda hikmet aranmaz, haramda şifa aranmaz. Kur’ân ve sünnetin dışında şifa, Kur’ân ve sünnetin dışında hayır yoktur. Selamünaleyküm çocuklarım İmam-Hatîp mezunu namaz kılmakta zorlanıyorlar. Çevremdeki aile dostlarımın çocuklarında da genelinde bunu görüyorum. Kıymetli üstadım bu durum ile nasıl baş edilecek? Ne yapılmalı? Yetişkin bir eylat çocuklarım.

Ne yazık ki bütün herkeste bu hastalık var. Namazı sevdiremiyoruz, namazı idrak ettiremiyoruz. Namazla bağ kurduramıyoruz. Allah kurdursun inşallah gönüllerine ilham etsin. Tasavvuf vahkı olarak cemaatçe Ramazan ömresi bu yıl yapılacak mı? Biz her sene Ramazan ömresine niyet ediyoruz. İnşallah bu yıla gideriz, inşallah. Hayırlı geceler bir kızın. Rüyasında kendisini kız kardeşi ile il…


Soru: Üzerimde Bir Bezginlik Var, Hissizlik-Heyecansızlık-Neşesizlik — “Her Şey Kötüye Gidiyor Gibi, Hep Bir Korku Var, Bu Normal mi?” — “Ümîd Et, Allah’ı Zikret, Allah’a Hamd Et, Yürü, Allah Yardım Eder”; Tebliğ Etmeye Çalıştığı Kişilerin Sürekli Sorgulaması-Eleştirmesi ile Yıpranma — “Geriliyorsan Zarar Gelir, Bırak”

işkiye girdiğini görmesini ne ifade eder? Öğrenin rüyasına bağlı. Böyle rüyanın sormayın kim olduğunu bilmemiz lazım. Genel olarak ona dua ettiğine işarettir inşallah. Selamünaleyküm üzerimde bir bezginlik var. İbadetlerimi kendimce yapıyorum ama yaşama karşı bir hissizliğim var. Heyecanım azıldı, neşem azaldı. Sanki iyi günler çok yerlerde kaldı. Her şey kötüye gidecek gibi içimde hep bir korku var. Bu normal mi? Bu durumda nasıl kurtulabilirim?

Ümit et, Allah’ı zikret, Allah’a hamd et, yürü. Allah yardım eder inşallah. Öyle düşünme. Hocam rüyam hakkında bir şey demedeniz sorum çok mu zordu ya da çok mu saçmalıydı? bir şey demedim, bir şey demek zorunda değiliz. Allah hayırlısını eylesin inşallah. Selamünaleyküm tebliğ etmeye çalıştığım kişilerin bazı şeyleri sürekli sorgulaması ve sizi eleştirmesi beni çok zorluyor. Geril…


Soru: Nazım Kıbrısî Hakkında Düşüncelerimiz — “Hiçbir Düşüncem Yok, Ölmüş Gitmiş Allah Rahmet Eylesin”; Yıllar Önce Koronavirüs Gibi Bir Virüsten Bahsetmiş Videoları, Allah Dostuna Malum Olabilir mi? — Olabilir; Zikir Halakasında Telefon Sesleri Kapalı Olmalı Uyarısı

iyorum ardından da sanırım doğru tepkiler vermeyin bu konuyla ilgili ne tavsiye edersiniz? Geriliyorsan zarar gelir, Allah muhafaza eylesin. Bırak şey yapma. Selamünaleyküm hocam, Nazım Kıbrısî hakkında düşünceleriniz nelerdir? Hiçbir düşüncem yok. Ölmüş gitmiş Allah rahmet eylesin. Yıllar önce koronavirüs gibi bir virüsten bahsetmiş videolarında Allah dostunu böyle olaylar malum olabilir mi? Olabilir.

Bir de hocam zikir halakasında Allah’ı zikrederken telefonların sesleri açı…


Soru: Beyaz Yazı Tahtası Arkasında Bir Odaya Girme Rüyâsı — Deniz Feribotunda Ateist Çocuğa Vakit Ayıran Üstâd’ın Kendisine de Bir-İki Dakika Ayirması; Akabinde Beyaz-Sarı-Kahve Renk Takke ile Rüyâ: “Kabûl Edildin Ağabey” Denmesi — “Kabûl Edilmişsin”; Nüfusta İsim ile Kullanılan İsim Farklılığı Meselesi

k oluyor ve bunların huşu bozulduğunu gözlemliyorum. Uyarı da bulmamıza rica ediyorum. Eyvallah zikrullâh halakasında telefonların sesleri açık mı olurmuş ya? Yanlış. Selamünaleyküm hayırlı gecelerimiz olsun. Rüyamda beyaz bir yazı tahtasının arkasında bir odaya giriyorum. Oda da ben de size yaklaşıp deniz feribotunda o ateist çocuğa vakit ayırmıştınız.

Bana da bir iki dakikanız ayırır mısınız dediğimde yan dönük oturuyordunuz ve bana elinize gel işaret yaptınız. Yüzünüz gülüyordu ve uyandım. Akabinde ikinci rüyamda Nazif kardeşim de bana bir poşet içinde beyaz sarı kahverengi takke verdi. Kabul edildin ağabey dedi ve uyandım. Allah mubarek eylesin. Allah iyiyesin inşallah. Demek ki kabul edilmiş. Benim adım nüfusta başka kullandığım isim başka ailem bebekten inat üzerine böldü olmuş.

Kulağımın hangi isim okunduğunu da hatırlamı…


Soru: Karşımızdaki Kişi Çok Konuşunca Ondan Soğumak — Aynı Şey Bende de Oluyor, Bazen Kendim de Gereksiz Konuşuyorum; COVID 19 Sonrası Kalp Çarpıntıları İçin Kan Sülanmasını Engelleyici İlaçta Domuz Mukûzosu Helâl mi? — Yüzdeliğine Bakılır, Üçtir Hem Miktardan Azsa Nâcis Hükmüne Geçmez; Din Öncesi Koltukaltı-Etek Tıraşının 40 Gün Durması — Hayır, “Bir Buğday Tanesi Büyüklüğünü Geçmeyecek” Hanefî Kaidesi

yorlar. Bu durumda ne yapmam lazım? Bir daha kulağını okusunlar. Ne inatçılarmış ya maşallah subhanallah. Allah iyisin inşallah. Selamün aleyküm. Allah beni affetsin. Karşımdaki kişi çok konuşunca o kişiden soğuyorum. Bu noktada ne tavsiye ederseniz. Ne tavsiye edeyim? Aynı şey bende de oluyor. Bazen gereksiz o kadar çok konuşuyorlar ki Allah muhafaza eylesin. Ben de bazen kendi kendimi çok gereksiz konuştuğumu düşünüyorum.

Cenâb-ı Hakk cümlemizi korusun muhafaza eylesin inşallah. Ben COVID 19 hastalığını geçirdim. Karantinam bitti. Negatif de döndüm. Fakat kalp çarpıntılarım ve ritim bozukluklarım oluştu. Doktor 20 adet kansulandırıcı, dere altı iğne verdi. Fakat doktorun yazdı. İlaçta da muadili olan da içerik olarak domuz mukûzosu bulunuyor. Kullanmak uygun olur mu? Bununla alakalı domuz mukozosunun yüzdeliğine bakmak lazım. O da şuradan.

Bir kimsenin üzerinde üçtir hem miktar necaset olursa necis hükmünde geçiyor. Üçtir hem miktarına necaset olmazsa necis hükmüne geçmiyor. O da hükmünden hareket eder. Domuz mukozosunun ne kadar olduğuna bakmak lazım. Mesela milyonda bir mi milyonda iki mi onun ölçüsünü bilmek lazım. Ölçüsüne göre hareket etmek lazım. Ama yine de eğer içinde domuz mukûzosu var diyorsanız farklı kansulandırıcı şeyler yapabilirsiniz kendinize.

Ama COVID hastalığı öyle basit bir hastalık değil. Yin…


Kapanış — “Evet Sorular Bitti, Saat de 23.57 Oldu, Hakkınızı Helâl Edin, Önümüzdeki Cumartesi Buluşacağız”; Mutâd Zikir ve Geceyi Sonlandırma, Efçâl Zikir; “Allah’ın Zikriyle-Muhabbetiyle-Affıyla-Merhametiyle-Nütufuyla Kalanlardan Eylesin” Duâsı, Fâtiha-Selâmün Aleyküm

e de dikkatli olmakta fayda var. Benim oğlan imam atipte okuyor. Din öncesi koltuk altı ve etek tıraşının 40 gün durması normal demiş. Ben çok şaşırdım. Hoca’ya doğru mudur bu dedi. Hayır. Bir buğday tanesi büyüklüğünü geçmeyecek. Hanefiye göre söylüyorum. Doğru değil. Evet sorular bitti. Saate 23.57 oldu zaten. Hakkınızı helal edin. İnşallah önümüzdeki cumartesi buluşacağız. Yine biz inşallah mutat zikrimizi yapacağız.

Allah’ın izniyle geceyi sonlandıracağız. Eftal zikir. Allah’a emanet olun. Fâtiha. Amin. Allah gecenize hayırlı eylesin. Gündüzünüze hayırlı eylesin. Hayırlığınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Her daim Allah’ın zikriyle, muhabbetiyle, affıyla, merhametiyle, nütufluyla kalanlardan eylesin. Selamün aleyküm.


Kaynakça ve Referanslar

  • Mesnevî-i Şerîf 992-1007. Beyitler — Aslan-Av Hayvanları Tevekkül Müzakeresinin Sonu, Kur’a Çekme ve Tavşan’ın Haykirması: Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Mesnevî-i Şerîf I. cild (R. A. Nicholson neşri ve Abdülbâki Gölpınarlı tercümesi); Tâhirü’l-Mevlevî, Şerh-i Mesnevî; Şem’î Şem’ullâh, Şerh-i Mesnevî; İsmâil Ankaravî, Mecmûatu’l-Letâif — Cebrî mezhepten vazgeçen av hayvanlarının aslanla ahit yapması, kura ile sıra belirlenmesi, tavşanın “Niceye dek bu zulüm” haykirması ve ortaklara peygamberâne nasîhat beyitlerinin şerhi; Peygamberlerin ve mürşid-i kâmillerin ümmetini yedi sınıftan uyarması (anne-baba-eş-çocuk-makam sahibi-hakim-siyasetçi zulüm yasakları)
  • Muhyiddîn İbn Arabî, Fusûsu’l-Hikem (Çanakkale 14. Bölüm Sohbetleri ile Bağlantı): İbn Arabî Hazretleri’nin tasavvuf klasiği Fusûsu’l-Hikem ve el-Futûhâtu’l-Mekkiyye; Abdülkerim el-Cîlî, el-İnsânu’l-Kâmil; Dâvûd-i Kayserî ve Müeyyeduddîn Cendî, Şerh-i Fusûsu’l-Hikem; İsmâil Ankaravî ve Abdullah Bosnevî Fusûs şerhleri; Muhammed A. Kılıç ve Toshihiko Izutsu’nun İbn Arabî okumaları; rüyâda mürşidi görmenin onlarca manası, kalpteki yetmiş bin perde, mürşidin derviş ayağını sabıt tutması teviliyle başkasının rüyâsını görmesi meselesi
  • Kur’ân-ı Kerîm — sohbette geçen âyet-i kerîmeler ve meseleler: Âl-i İmrân 3/200 (“İmân edenler sabir ve sebât edin, düşmandan daha çok sabir yarışı edin”); Hucurât 49/10 (“Mü’minler ancak kardeştirler”); Hucurât 49/11-13 (birbirinizi ayıplamayın, gıybet, tanışasınız diye kabile-şuubler); Zilzal 99/7-8 (“Zerre miktarı hayır ve şer karşılıksız kalmaz”); İsrâ 17/70 (insanoğlunun şereflendirilmesi); Tin 95/4 (en güzel takvimde yaratılma); Nissâ 4/1 (insan nesli tek nefistendir); Muhammed 47/22-23 (akrabaları koparma yasağı); Furkân 25/28-29 (kötü dostluğun akıbeti); Bakara 2/30 (Âdem’in halef oluşu); Âli İmrân 3/102-103 (Allah’a sarılma ve kardeşlik); A’râf 7/11-12 (Çamurdan yaratılış ve İblîs’in kibri)
  • Hadîs kaynakları ve sohbette zikredilen hadîsler: Buhârî-Müslim Veda Hutbesi rivayetleri (“Ey insanlar Rabbiniz birdir, babanız birdir, hepiniz Âdem’densiniz, Âdem de topraktandır”); Buhârî-Müslim (“Size iki şey bırakıyorum, Allah’ın kitâbı ve benim sünnetim / ehl-i beytim” Veda Hutbesi); Müslim (“Üç günden fazla Müslüman kardeşiyle küsmesi helâl olmaz” Ebû Eyyûb el-Ensarî); Ebû Dâvûd-Tirmizî (salât-selâmın boş zamanların dörtte birinden efdâl olduğu Ubey b. Kab rivayeti); Tirmizî-Buhârî (“Müslüman içki içer mi? İçer; zina yapar mı? Yapar; yalan asla söylemez” Safvân b. Süleym rivayeti); Buhârî (“Mü’min mü’minin aynasıdır” ve “Sizden biri kendisi için istediğini kardeşi için istemedikçe iman etmiş olmaz” Enes rivayeti); İmam Buhârî, Edebü’l-Müfred (cenâze adâbı ve komşu-akraba hukuku); Rûdânî, Cemu’l-Fevâid (îmân bahsi hadîsleri, haddi aşmaktan korkutan ümit âyetleri)
  • Tasavvuf Kaynakları, Silsile-i Sûfîya ve Mürşid-i Kâmil Mefhumu: Kindî, Resailu’l-Kindî; İmâm Gazzâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dînel-Munkızu mine’d-Dalâl; Muhyiddîn İbn Arabî, Fusûsu’l-Hikemel-Futûhâtu’l-Mekkiyye; Hazret-i Mevlânâ, Mesnevî-i ŞerîfFîhi Mâ FîhDîvân-ı Kebîr; İsmâil Hakkı Bursevî, Rûhu’l-Beyân ve Kitâbu’n-Netîce; Cüneyd-i Bağdâdî sohbetleri ve mektupları, Sırrı Sekatî rivâyetleri, Habîb-i Acemî menkıbeleri (Feridddin Attar, Tezkiretu’l-Evliyâ); Erzurumlu İbrâhîm Hakkı, Mârifetnâme (hal-makâm farkı ve nefs merâtibi); Şihabu’d-Dîn Suhraverdî, Âvârifu’l-Meârif (şeyh-mürşid-i kâmil ayrımı, Nakîbü’n-Nükabâ makamı); Necmeddîn Kubra, Fevâtihu’l-Cemâl; Muhammed b. Sîrîn Tabiratü’l-Ru’ya (rüyâ tabirinin ilkeleri)
  • Cumhuriyet Dönemi Tarîkatlar-Tekkeler ve 28 Şubat: Bursa tekkeleri (İsmâil Hakkı Bursevî Tekkesi-Câmii, Üftâde Hazretleri Tekkesi, Karabaş-ı Velî Tekkesi, Üçkuzlar Tekkesi); 677 Sayılı Tekke ve Zâviyelerin Kapatılması Hakkında Kanun (30 Kasım 1925); İskender Paşa Dergâhı ve Mehmed Zâhid Kotku Efendi (1897-1980) silsilesi-Gümüşhânevî Hazretleri (1813-1893); Necmeddin Erbakan-Turgut Özal-Korkut Özal-Recep Tayyip Erdoğan Millî Görüş çizgisi; 28 Şubat 1997 Post-Modern Darbe süreci ve dinin sivilleşemeyen yapısı; Mareşal Fevzi Çakmak (1876-1950) ve Küçük Hüseyin Efendi Dergâhı (Halvetiyye-Şâbbâniyye kolu), Üzeri Garik meselesi; el-Ezher Başkanları hakkındaki Mason iddiaları ve tartışma literatürü; İmam Humeynî’nin Fransa Neauphle-le-Château sürgünü (1978) ve İran’ın başına getirilmesi
  • Türk Tasavvuf Tarîkatları — Nakşibendî-Kâdirî-Rüfâî-Halvetî-Mevlevî: Nakşibendî silsilesi (Hacegan → Bahâuddîn Nakşibend → Halidiyye → Gümüşhânevî → Kotku → İskender Paşa); İsmâilaga Cemaati (Mahmud Ustaosmanoğlu); Menzil-Adıyaman Gâvsu’l-Azam Seyyid Abdülhakim el-Hüseynî silsilesi; Süleyman Hilmi Tunahan ve Süleymancılar (Süleymaniye); Osmanlı-Cumhuriyet dönemi tarîkat tarihi: Ekrem Sarıkolak, Türkiye’de Tarîkatlar Tarihi; M. Şakir, Kuran ve Tarîkatlar; Alevî-Bektaşî geleneğinin hukuki statüsü; Kur’ân ve Sünnet çizgisinde tarîkat-cemaat-vakıf denetim tartışmaları, “Merdiven üstü-merdiven altı tarîkat” medya söylemi
  • 2020 Gündemi — Azerbaycan-Ermenistan İkinci Karabağ Savaşı ve Jeopolitik Meseleler: 27 Eylül – 10 Kasım 2020 İkinci Karabağ Savaşı kronolojisi; Nahçıvan’a Ermenistan bombardımanı ve Türkiye’nin Kars Anlaşması (1921) gereği garantörlüğü; Fransa-Rusya-İran-Amerika’nın Ermenistan’a desteği; Hocalı Katliamı (25-26 Şubat 1992) resmî raporlar; Kıbrıs-Maraş Açılışı (8 Ekim 2020); Kırım Tatar Türkleri Sürgünü (18 Mayıs 1944); Bosna-Srebrenitsa Soykırımı (Temmuz 1995) ve toplu mezarlar; Libya İç Savaşı ve UMH; Suriye-Irak-Afganistan-Pakistan-Bangladeş-Çin Uygur Meselesi-Doğu Türkistan toplama kampları (Amnesty International, Human Rights Watch raporları); Filistin-İsrail meselesi ve evlerin greyderlerle yıkılması; PKK’nın Irak-Suriye merkezli Türkiye saldırıları; Birleşmiş Milletler-Avrupa Birliği-NATO’nun çifte standardı
  • Fıkıh Kaynakları (Hanefî-Şâfiî-Mâlikî-Hanbelî): Burhâneddîn el-Merginânî, el-Hidâye (abdest-kan-mest-gusl bölümleri, sefer-cem’-kasr, yemek-konserve); Nizâmeddîn, el-Fetâvâ’l-Hindiyye; İbn Âbidîn, Reddu’l-Muhtâr (necis-üçte bir miktar kaidesi, domuz mukûzosu gibi madûd-ı hayvânî kullanımı); Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslâm İlmihâli (koltukaltı-etek tıraşı 40 gün sınırı Hanefî hükmü-buğday tanesi kaidesi, kadın cenâze taşıması, abdest-burnundan kan-görmediğimiz kan meseleleri, Cum’a-ikindi cem’-i taksım, istihâre namazı ve başkası için istihâre meselesi, Zamm-ı Sûre için besmele hükmü, abdest farzları ve zaruret ile sınırlama, deniz mahsûlü-konserve balık); Serahşî, el-Mebsût; Kasânî, Bedâi’u’s-Sanâi’ (evlilik ehliyeti, psikolojik-genetik hastalıklı bireyin evliliği)
  • Nefis Merâtibi, Tasavvuf Terminolojisi ve Rüyâ Tabiri: Erzurumlu İbrâhîm Hakkı, Mârifetnâme (Emmâre-Levvâme-Mülheme-Mutmainne-Râdiye-Mardıyye-Kâmile); Abdülkerim el-Cîlî, el-İnsânu’l-Kâmil; İmam-ı Rabbânî, Mektûbât; Şeyh-mürşid-i kâmil ayrımı (dervişinden para dilenmeme, kendi ihtiyâcını kendi görme, Sünnet-i Seniyye’nin yan numunesi olma kriterleri); Nakîbü’l-Nükabâ icâzeti ile şeyhlik yapabilen dervişlerin teknik statüsü; hal-makâm farkı ve metafizikteki değişkenlik; 70 bin perde ve rüyâ manasının kategorize edilememesi; havuza parmak benzetmesi ile etkileşim fiziği
  • Aile-Evlilik Meseleleri, Kadın Cinayetleri ve İstanbul Sözleşmesi: Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi (11 Mayıs 2011, İstanbul); 2020 yılı boyunca çekilme tartışmaları (resmî ayrılış 20 Mart 2021); kadın cinayetleri istatistikleri (Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu raporları); erken yaşta evlilik, sosyal medyanın 12 yaşındaki çocuğa etkileri; genetik-psikolojik rahatsızlığı olan bireylerin evliliği hükmü; 4 yaşındaki çocuğun babası-sevgilisi tarafından tâcizi gibi vak’alar üzerine hukuki yol (TCK 103 cinsel istismâr maddesi); ufacık meselelerle boşanma trendi
  • Nazım Kıbrısî, Nakşibendî-Hakkanî Geleneği ve COVID-19: Şeyh Nazım Adil el-Kıbrısî el-Hakkanî (1922-2014), Nakşibendî-Hakkanî tarîkatı ve yayınlanmış sohbetlerinde yakın zamanda dünyayı vuracak virüs uyarıları; COVID-19 pandemisi ve T.C. Sağlık Bakanlığı 2020 kılavuzları (Cum’a namazı tedbirleri, kan sülanmasını engelleyici ilaçlar için domuz mukûzosu-heparin türevi fıkhi hükmü); sosyal medya-YouTube-WhatsApp-entelektüel dil farklılığı ve kelime haznesi kaybı; Yunus Emre-Karacâoğlan-ecdâd şiir dili ile bugünü akıcılığı arasındaki uçurum; bonzai-esrar-uyuşturucu epidemiği ve eğitim krizi

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.

İlgili Sözlük Terimleri: Makâm, Mürşid, Tarîkat, Zikir, Nefs, Ruh, Sünnet, Şeyh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı