Berât Gecesi Lâ ilâhe illa’llâh Hadîsi (Râmûzü’l-Ehâdîs) — Duhân 44/3-4 Hâzırlığı
Bunu daha önce gözümden kaçmış görmemişim demek ki enteresan. Ben sohbetin sonuna koyduydum o hadîs-i şerifi ama tevhîd okuyunca aklıma geldi şimdi. Berât gecesi bir kimsenin ağzından çıkan lâ ilâhe illa’llâh zikrinin Allâh’ın huzuruna kadar yükselmesine ve varmasına hiçbir şey mâni olamaz ve perde olmaz. Berât gecesi kim lâ ilâhe illa’llâh zikrini yaparsa Cenâb-ı Hakk’ın katına huzuruna kadar bu zikrullâh gidiyor. Cenâb-ı Hak onlardan eylesin. Âmîn. Hafız nerede geldi mi? Hazırlanmadı mı daha? Onun kabahati yok kabahat bende. Geç mi kalacakmış? Evet peki. Duhân Sûresi âyet 3 ve 4.
Duhân 44/3-4 ve Modern İlâhiyâtın Kandil İnkârı: Bosna-Afganistan-Irâk-Sûriye-Filistîn ve Türkiye’deki Çağdaş İfsâd
Biz onu Kur’ân’ı mübârek bir gecede indirdik çünkü biz insanları uyarmaktayız. O gecede her hikmetli iş katımızdan bir emirle ayırt edilir. Malum bugünkü toplanma sebebimiz Berât kandili ile alakalı. Tabi Berât kandili sadece Berât kandili değil ülkemizde ne yazık ki son dönem İslâm dünyasında bu dış güçlerin yetiştirmiş olduğu ne yazık ki âlim hükmündeymiş duran, ilâhiyatçı hükmündeymiş duran, araştırmacı yazarmış duran bir kısım zevat bizim kandillerimize göz dikmiş vaziyette kandil yok Kur’ân’da geçmiyor. Yok geçen hadîs-i şerifler sahîh değil. Hadisleri de inkâr ediyorlar zaten ve böylece Ümmet-i Muhammed’in kendi içerisinde var olan bu gecelerini kendi kendilerine yok etmeye çalışıyorlar.
Aslında dertleri amaçları Kur’ân ve sünnet iseni İslâm dininin inancını bozup ve bu ma’nâda bütün Ümmet-i Muhammed’i bölüp parçaladıkları yetmiyormuş gibi onun yeraltı kaynaklarını yeryüzlü kaynaklarını sömürdükleri yetmiyormuş gibi daha da dağıtmak daha da köleleştirmek yeraltı ve yeryüzlü zenginliklerini paylaşmak istiyorlar ve bu İslâm topraklarını bir ve beraber eğden en önemli yegane unsur din dini bu noktada ifsad ederlerse dini inancı dağıtırlarsa ve Müslümânları da dağıtacaklarına inanıyorlar ve bu fakir ki doğru bunun büyük bir çoğunluğunu başardılar. Bosna’da katliam oldu soykırım oldu İslâm dünyası müdahale edemedi sessiz kaldı seslerini yükseltemediler ve ne yazık ki böyle tâbir câ’iz ise el yordamıyla insanlar geldiler orada cihada katıldılar ama Bosna’daki soykırımı engelleyemediler ve Srebrenitsa’da Bosna’nın her yerinde Müslümânları katlettiler kadınlarına kızlarına tecâvüz ettiler erkek çocuklarına tecâvüz ettiler ve medeni gördüğümüz Avrupa seyretti bundan seyret aldı yavrucuklar ondan sonra Afganistân’ı işgal ettiler ve Afganistân’da uzun yıllar bombalandı uzun yıllar orada katliam oldu ve sonuçta Afganistân’da da aynı katliamı yaptılar yetmedi yetmedi Irâk’ı bombaladılar Irâk’ı yerle bir ettiler Sûriye’yi bombaladılar Libya’yı bombaladılar ve Müslümânlar hala da sessiz sakin 100 yıldan beri Filistîn’de zulüm devam ediyor.
İsrâ’îl Yahudileri oradaki Siyonist Yahudiler Filistînlileri her gün mutat bir şekilde Filistînli Müslümânları katlediyorlar tecâvüz ediyorlar yerlerinden yerlerinden ediyorlar bildiğiniz sizin bir eviniz var bak akşama geliyorsunuz Yahudiler oturmuşlar oraya bu ev bizim diyorlar ve siz hiçbir şey yapamıyorsunuz ve acı bir şey ne kadar tutuklu Filistînli var bilinmiyor ne kadar öldürdükleri şehit ettikleri bilinmiyor ne kadar tecâvüz ettikleri bilinmiyor ve çünkü bir de İslâm dünyası buna suskun İslâm dünyası buna sessiz İslâm dünyası buna hayır diyebilecek gücü yok ve iki yıldan beri taş taş üstüne bırakmadılar ve bugüne kadar yeryüzünde ikinci dünya savaşında toplam atılan bombadan fazla Gazze’ye attılar Filistîn’e attılar ve Filistîn’de Gazze’de taş taş üstüne kalmadı ve İslâm dünyası yine suskun ve İslâm dünyası bu noktada söyleyebileceği herhangi bir şey yok en acısı da şu Osmanlı İmparatorluğu yıkılıp dağıtılıp parçalandıktan sonra İngilizler bütün Osmanlı İmparatorluğunun dur diyebilecek dirayete dur diyebilecek cesarete dur diyebilecek imana sahip değiller biz Müslümân gibi görünen halklarda ne yazık ki sessiziz sakiniz bu konuda bize dokunmuyor ya bize dokunmadıktan sonra da biz bunları sesimizi yükseltecek noktada değiliz hepimizin parası makamı mevkisi eş ve çocukları torunları sıcak yuvaları sıcak sobaları lüks arabaları yazdığımız kışlığımız ondan sonra beş yıldızlı beş boyunuzlu otellerde tatilimiz önemli böyle olunca da adam elin gavuru biz ona istediğimiz insanlar yok deli diyelim yok akılsız diyelim hepimizden fazla akıllı hepimizden fazla zâlim adam geldi gazze benim dedi ve herkeste sustu hiç kimsede burası da senin değil diyemedi bir tek oradaki o hamas veyahut da şimdi herkes onları da terör örgütü diyor ya normalde bir tek onlardan ses çıktı dediler ki hayır burası satılık bir yer değil buranın halkı biziz dediler ve acı tarafı biz o orta doğu ülkelerinin devlet başkanlarının kimlerle oyunda oynaşta olduğunu biliyoruz onlar da bu konuda Trump efendilerine boyunlarını büktüler efendileri o çünkü ona boyun büktüler ve İslâm dünyasının acı hali bu ve hala da tecâvüz devam ediyor orada hala da işgal devam ediyor hala da bombalanma devam ediyor hala da buldukları yakaladıkları kadınları kızlara tecâvüz ediyorlar hala da erkek çocuklarına tecâvüz ediyorlar hala da küçük çocukları alıyorlar kaçırıyorlar ve Avrupa’da Amerika’da zenginlere kanlarını satıyorlar ve organlarını satıyorlar İsrâ’îl denilen o vahşi devlet vahşetine devam ediyor ve batılılar da ona destek çıkıyor çünkü bâtılı devlet başkanları da o İsrâ’îl’in oyunca haline gelmiş çünkü hepsini de çok özür dilerim ama seks tuzağına düşürmüş seks tuzağına düşürünce hepsinin de filmleri hepsinin de videoları ellerinde var istediğimiz anda yayınlarız sizin altınızı üstünüze getiririz deyip onları da ne yapıyorlar sindiriyorlar herhalde bütün dünya devletlerinin böyle açığı var devlet başkanlarının herkes bu konuda susuyor ve İngilizlerin dahi bu konuda suskunluğu devam ediyorsa o zaman İngiliz kraliyet ailesinin dahi bunlarda filmleri var dizileri var ve malum bizim içerideki siyasetçilerin de filmleri dizileri var ki istedikleri anda istedikleri partinin genel başkanında bir video görüntüsüyle değiştirebiliyorlar o zaman biz gerçekten ve gerçekten biz gerçekleri görmekten uzağız ve gerçekleri de göremiyoruz çünkü şeytân gözümüzü perdelemiş şeytân gözümüzü perdelediğinden biz hakikati de göremez hale gelmişiz diyeceksiniz ki bugün Berât gecesi böyle bir gizirgaha neden gerek vardı dert insana söyletirmiş benim aklımın aklımdan hiç çıkmıyor çünkü ben sabah kalkıyorum gazze Müslümânların çileleri akşam yatıyorum bununla yatıyorum kalkıyorum ve için bu konuda yüzün dolu bir bakıyorum bu Türkistan ona kaza Afganistân ona kaza Irâk Sûriye ona kaza Yemen ona kaza bakıyorum Sûdân ona kaza Afrika ülkeleri ona kaza ve içeri bakıyorum Türkiye’ye bakıyorum Türkiye’de de ona kaza hiç kimsenin uyanası yok depremler devam ediyor yangınlar devam ediyor bereketsizlik devam ediyor pahalılık devam ediyor fâ’izler devam ediyor kumar devam ediyor içki devam ediyor çıplaklık devam ediliyor eşcinsellik devam ediyor ve bütün her şey bütün şeytâniyet devam ediyor.
Kur’ân ve sünnet eseniyeye saldırı devam ediyor ehli tarîkata saldırı devam ediyor. Müslümânlara saldırı devam ediyor başörtülülere saldırı devam ediyor sakallara saldırı devam ediyor. Ehl-i Sünnet tarîkat ve cemaatlere saldırı devam ediyor ne kadar İslâm düşmanı var ise İslâm’a saldırmaya devam ediyor ve İslami olarak bütün her şeye saldırı devam ediyor ve biz ne yazık ki üzerimizde bir ölü toprağı var biz o ölü toprağından silkelenip kalkamıyoruz kendimizce kendimizce kendi kendimizi mi avutuyoruz yoksa bizim önümüzdekiler bizim avunmamız için bize değişik bir şeyler mi önümüze koyuyorlar bakıyorum diyorum ki ya ümidini kesme Mustafâ Özbağ sen devam et diyorum kendimi yeniden böyle derleyip toparlayıp güne öyle devam etmek istiyorum böyle bir gündüz geçen gün hastayım rahatsızım böyle gözümü açamıyorum o bu gündüz programlarına bir şey bakarken birkaç tane ardı ardına isim veremeyeceğim şimdi ama Kanal D, Show, Star hepsi de aynıydı böyle bayan programları var bakıyorum o onunla evliymiş oradan oraya gitmiş ondan oradan oraya gitmiş buradan buraya gitmiş baktım birkaç program böyle bir üçer beşer dakikalık başım döndü dedim ki ya bunlar nasıl bir necâset olmuşlar ortalıkta dedim ve bu beni daha da üzdü dedim ki ya buna bir dur diyecek hiç kimse yok bu ülkede bozuldukça bozuluyor bu bozulmanın önüne geçebilecek bir güç yok bu bozulmanın önüne geçecek bir mekanizma yok Diyânet ilâhiyât câmîler imâmlar tarîkatlar cemâ’atler hepsi de kendilerince çalıştıklarını iddia ediyorlar ama velakin bu bozulmanın önüne geçebilecek bir mekanizma yok ve o mekanizma öylesine çalışıyor ki yutuyor bu ben kendimize de bakıyorum diyorum ki ne kadar gencimiz var kimin oğlu kızı kendisiyle beraber geliyor diye analiz ediyorum kendi kendime annesi dervîş tamam kızı dervîş mi babası dervîş ama oğlu dervîş mi bu kopukluğu da görüyorum ve gençlik ve gençlerimiz hızla o bozulmanın önünde yıkılıp gidiyor kadınlarımız ona keza erkeklerimiz ona keza genci yaşlısı kur’an ve sünnete sımsık yapışacağına günden güne o yapışmayı ne yazık ki gevşetiyor günden güne azı dişiyle kur’an ve sünnete bağlı kalacağına günden güne biz bundan ne yazık ki serfinaz ediyoruz ve bu bir öz eleştiri biz kendimiz de kendimizi toparlayamıyoruz ve bu halet-i ruhiye içerisinde Allâh’a hamd ediyorum Allâh’a şükrediyorum küçük de olsa böyle bir topluluğun içerisinde bulunmaktan dolayı Cenâb-ı Hakk’a hamd ediyorum ve böyle bir gecede de toplandığımız için ayrıca Cenâb-ı Hakk’a müteşekkirim sizlere de teşekkür ediyorum hepiniz de hoş geldiniz çünkü bu nefs ve şeytân ve şeytâniyet ve deccâliyyet öyle sardı sarmaladı insanları gerçekten insanlar kur’an sünnet dairesinde adım atacağı zaman en büyük cihadı yapıyorlar şu anda ve evet gerçekten kur’an sünnet dairesinde bir hareketin içerisinde bulunmak o harekete bir nebze de olsa nefes vermek o harekete bir nebze de olsa katılmakla oraya gitmekle dahi katılmak büyük cihâd olsa gerek evet bugün Berât kandili inşâ’allâh Berât kandilini yakışacağı şekilde kutlayanlardan oluruz inşâ’allâh bu konuyla alakalı biraz bir çalışma yaptım Cenâb-ı Hak inşâ’allâh hem sizleri hem bizleri hepimiz de bu çalışmaya uygun yaşamaya uygun yaşayacak bu çalışmaya uygun olacak bir gece yaşatırız inşâ’allâh Duhân Duhân 44/3-4 Leyleten Mübâreke Leyleten Mübâreketin Leyleten Mübâreke Âmîn Biz onu mübârek bir gecede indirdik çünkü biz insanları uyarmaktayız o gecede her hikmetli iş katımızdan bir emirle ayırt edilir Duhân 44/3-4 Kıymetli dostlar
Mustafa Özbağ Efendi’nin Temel Ölçüsü: Kur’ân-Sünnet-İmâmların İctihâdı-İcmâ’-i Ümmet ve İlk Sûfîlerin Yolu — Rûhu’l-Beyân Tefsîri (İsmâ’îl Hakkı Bursevî)
ben yeni dinle tanışınca ortak bir söylem vardı bu söylem hepinizin de bildiği bir şeydir Kur’ân-Sünnet-imâmların ictihâdı ve ümmetin toplandığı noktalar öğreti buydu biz Kur’ân’a dinimizi ve Sünnet’e ve imâmların ictihâdı bu konuda bizim için öltüydü biz bu ölçüyü öğrendik ben bu ölçüyü öğrendim hatta böyle bizi beni eleştirmek isteyenler de Kur’ân-Sünnet-imâmların ictihâdı veya Kur’ân Sünnet icmâ’-i ümmet diye böyle bir tekerlemede bulunurlardı tabi bu Berât Gecesi ile de alakalı bu Duhân Suresinin bu geceye işaret ettiğine dahir böyle bir ümmetin içerisinde bir görüş var bu sure Berât Gecesi ile alakalı indirildi diyenler var tabi bununla alakalı şimdi son dönem kandiller var mıydı yok muydu tartışmaları olurken ben de yaptığımız fiiliyatları yaptığımız ibadetleri Kur’ân ve Sünnet iseniyeye uygun olduğuna dair deliller getirme ihtiyacını duyuyorum son zamanlarda bu benim için de iyi oluyor sizler için de iyi oluyor gelecek nesillerimiz için de iyi oluyor farkındaysanız uzun zamandan beri zikrullahla alakalı âyet ve hadisler paylaşıyorum aynı şekilde ben İslâm olduğumdan beri kendi kendime de vermiş olduğum bir söz var ben Kur’ân’a Sünnet’e imâmların iştah adına icmâ’-i ümmete bağlı kalacağımı aynı zamanda da ilk sûfîlerin yolunu takip edeceğimi dair kendime vermiş olduğum bir söz var ben o yüzden o kendime vermiş olduğum sözü de tutmak istiyorum ben bir yol yürüyorum o yolda bana inanan arkadaşlar kardeşler de belki de sorgulamadan belki de araştırmadan benim ta yıllardan beri 86 87 den beri peşime düştüler ama ne ben kendimi kandırmış olayım ne de benimle beraber yol yürüyen arkadaşlarımı kardeşlerimi kandırmış olayım din adına ve sûfîlik adına söyleyeceğim veya yapacak olduğum her şey delil olarak Kur’ân’a Sünnet’e imâmların iştah adına icmâ’-i ümmete ve aynı zamanda da ilk sûfîlerin yoluna uygun olsun istedim ve bu duhan suresi ile alakalı da malum iki tane tefsir kitabından alıntılar yaptım bu ilk alıntı Rûhu’l-Beyân’dan bu gece Allâh’ın kullarına rahmeti ile tecellî ettiği bağışlanmak isteyenlere affettiği bir fırsat olarak kabul edilir kaderin yazıldığı gece de denir İslami alimlerine göre bu gecede bir yıl boyunca olacak olaylar Levh-i Mahfûz’da yazılmaya başlanır bu yüzden bu geceye Kadir Gecesi de denir Rûhu’l-Beyân tefsîri devam ediyor.
Allâh-u Teâlâ Kur’ân-ı Kerîm’in mübârek bir gecede indirdiğine haber veriyor ki o gece kader gecesidir Allâh-u Teâlâ başka bir ayeti kerimede de şüphesiz biz onu kader gecesinde indirdik buyurmuştur bu gece de Ramazân ayındadır nitekim bu Ramazân ayı öyle bir aydır ki Kur’ân o ayda indirilmiştir Baqara 185 ayeti kerimesinde de belirtilmektedir yine Rûhu’l-Beyân tefsirinde bu geceden gelecek senedeki aynı geceye kadar bedbahlık ve saadet dışında kulların rızıkları, ecelleri bütün işleri sağlam ve muhkem bir şekilde ayrıntılı olarak yazılır denildi ki bu işlerin yazılmasında Levh-i Mahfûz’da Berât gecesinde başlanır ve kader gecesinde bitirilir sonra rızıkların yazıldığı dosya Hz. Mîkâ’îl a.s’a savaşlar, depremler, yıldırımlar, yere batırıp gark etmelerle ilgili dosya Hz.
Cebrâ’îl a.s’a müsibetlerle ilgili dosyada ölüm meleğine teslim edilir öyle bir adamın birisi çarşıda gezer, diğeri evlenir, çocuğu olur ama ismi ölecek kimseler arasında alınmıştır o ise başına geleceklerden habersizdir bu Rûhu’l-Beyân da bu duhan suresi âyet ve 3 ve 4’ün tefsiri bunun içerisinde hiç bir kelime dahi değiştirmişim yok hususi oturdum Rûhu’l-Beyân tefsirinden bunu buraya yazdım şimdi okuyacağım metin Ebû’l-Leys es-Semerkandî’nin Tefsîrü’l-Kur’ân’ında bu âyetin tefsirinde buyuruyor ki bir rivayete göre kur’an-ı kerim Kadir Gecesi veya şaban ayının 15.
Ebû’l-Leys es-Semerkandî’nin Tefsîri — Berât Gecesinin Beş Husûsiyyeti ve Şefâ’at-i Resûl Sallallâhu Aleyhi ve Sellem’in Tedrîcen Verilmesi
gecesi olan Berât gecesinde Levh-i Mahfûz’dan dünya semasına toptan indirilmiştir sonra oradan da Hz. Muhammed sallallâhu aleyhi ve selleme âyet âyet sure sure zaman zaman kısım kısım 23 yılda cebrail vasıtasıyla gönderilmiştir o gecenin mübârek olması bundandır yahut bu mübareklik o gece meleklerin dünyaya inmesinden ilahi rahmetin insanlar üzerine inmesinden duaların kabul ve icâbet bulmasından nimetlerin taksim ve kazalarının tefrik olmasındandır haliküzül celal kadir suresinde kur’an-ı kerimin kadir gecesinde bu ayette de mübârek bir gecede indirildiğini beyan ediyor bakara suresinin 185. ayetinde de kur’an-ı kerimin ramazan ayı içinde indirildiği ifade ediliyor İbn Abbâs radiyallâhu anh rivâyetine göre allahu teala şaban ayının 15. gecesi 1 yıllık bütün işleri görevli meleklere teslim eder ölümler, kazalar, afatlar, doğumlar, yağmur, güneş, bolluk, kıtlık, rızık, rahmet her şey o gece görevli meleklere teslim edilir zamanı geldikçe onlar uygulamaya koyarlar beraat gecesine has 5 özellik vardır aynı daha devam ediyor tefsirden 1. her mühim iş o gece ayrılır 2. o gece yapılan ibadetin fazileti büyüktür 3. o gece ilahi rahmet coşar, feyazan eder 4. o gece mü’minlerin mağfiret gecesidir 5. o gece peygamberimiz sallallâhu aleyhi ve selleme şefâ’at hakkının tamamı verilmiştir zira peygamberimiz sallallâhu aleyhi ve sellem şaban ayının 13. gecesi ümmet hakkında şefâ’at istemiş şefaatin üçte biri verilmiştir 14. gece yine şefâ’at hakkı istemiş üçte biri daha verilmiştir 15. gece yine şefâ’at hakkı istemiş bu gece şefaatinin tamamı kendisine verilmiştir Allâh’ın lütfu olarak bu gece Zemzem kuyusunu suya artar bundan dolayıdır ki o mübârek su hiçbir zaman bitmez, tükenmez bu geceye mübârek beraat, Berât, ferman ve rahmet gibi isimler verilmiştir Allâh-u Teala âyet-i celalesinde şöyle buyuruyor o gece her hikmetli iş ayrılır eğer bu konuda benim Rûhu’l-Beyân tevsirinin derleyip, toplayıp, yazan İsmâ’îl Hakkı Bursevî kadar ilmim yok aynı zamanda da Ebû’l-Leys es-Semerkandî kadar da ilmim yok ama madem ki din, Kur’ân, Sünnet, imâmların ictihâdı ve ilklerin yolu ise bu konuda Duhân suresine verilmiş olan ma’nâ bu tabi sadece bu mu değil Berât gecesiyle alakalı, şabanın 15. gecesiyle alakalı mutaber hadîs kitâbları olarak nitelendirebileceğimiz Tirmizî’de, Nesâ’î’de, Beyhakî’de değişik hadîs-i şerifler var ve bu hadîs-i şerifler Kütüb-i Sitte’de de geçiyor, Rûdânî’de de geçiyor veya Tirmizî’ye baktığımızda Tirmizî’de de geçiyor hadîs kitaplarında da geçiyor Şa’bân ayının faziletiyle alakalı bu konuda birçok hadîs-i şerîf var ve aynı zamanda da şaban ayının özellikle 15. gecesi, Berât gecesiyle alakalı mütevâtir derecede hadîs-i şerîf var ama bu hadîs-i şerifleri benim gibi câhil bir kimse bulabiliyorsa bunları hepsi de herkes çok rahat bulabilir e bulabildikleri halde neden acaba bu gecelere karşı bir saldırı Neden acaba sünnet-i seneyeyle sabit olan bir şeyi böyle inkâr derecesine götüren bu saldırılara anlam vermek çok zor değil amaçları, amaçları dine saldırmak amaçları dinin olmazsa olmaz sinir uçlarına saldırıraktan gençlerimizi de, yaşlılarımızı da bu konuda ne yazık ki o kendi bozuk düzenlerine, bozuk çarptırına köle etmek istiyorlar bakın bu normalde şaban ayının faziletiyle alakalı birkaç tane hadîs-i şerîf monoton bir sohbet olacak belki de ama bence bu gelecek kuşaklara lazım olacak olan gelecek kuşaklara gerekli olan bir derleme bilgi olmuş olacak ki inşâ’allâh bu sohbetlerden gelecek kuşaklarda faydalanırlar gelecek kuşaklarda bunları inşâ’allâh öğrenirler Ebu Dâvûd’ta ve Nesâ’î’de geçiyor hadîs-i şerîf
Şa’bân Ayında Hz. Peygamber’in Çokça Oruç Tutması — Ümmü Seleme, Hz. Â’işe ve Enes Hadîsleri (Ebû Dâvûd, Nesâ’î, Tirmizî)
Ümmü Seleme radiyallâhu anhâ’nın rivâyetine göre şöyle demiştir Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin peş peşe iki ay oruç tuttuğunu görmedim ancak şaban ve ramazanı tutardı demek ki Allâh Resûlü sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri devamlı oruç tutan bir peygamber değil çünkü her gün, yıl 365 gün oruç tutmak Sünnet-i Seniyye de yok en uzun oruç, en böyle sıkı oruç bir gün boş bir gün dolu o da diyor. Dâvûd kardeşimin orucudur bunu ısrar eden sahâbe yaşlandığında diyor ki keşke bu konuda ısrar etmeseydim ama Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri Receb de şabanda oruç günlerini arttırırdı bu konuda çok rivâyet var Ümmü Seleme Medîne-i Münevvere’de Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin nikahına girmiş olan annelerimizden bahadır, cihatçi bir annemiz tâbir câ’izse kılıcı boynunda olan bir annemiz kılıcı boynunda hatta Cebrâ’îl aleyhisselâm ile görüşme söz konusu olacağında Ümmü Seleme annemize diyor ki sen kapıda nöbet tut içeri hiç kimse katma Ümmü Seleme annemiz kuşanıyor elinde kılıç kapıda bekliyor kime söz geçiremiyor?
Hasan ile Hüseyin efendimiz’e onlar henüz daha çocuk onlar paldır kıldır giriyorlar Hasan ile Hüseyin efendimiz de Cebrâ’îl aleyhisselamı çocuk yaştayken Hazret-i Peygamberin huzurunda sallallâhu aleyhi ve sellemin huzurunda görüyorlar onlar da görüyor içeride bir diyalog var bu gecenin konusu değil Ümmü Seleme böyle bir Ümmü Seleme o rivâyet ediyor yakın dairede Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin orucunu en yakın kim bilir? eşleri bilir o da eşlerinden birisi o diyor ki Şa’bân’da orucu arttırırdı Ramazân’da zaten oruçtu yine Ebû Seleme yoluyla Selame’nin oğlu bu sefer o da Hazret-i Â’işe’den naklediyor dikkat edin annesinden değil o da Â’işe’den naklediyor diyor ki Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellemin Hazret-i Â’işe annemiz diyor.
Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellemin hiç bir ayda Şa’bân’da tuttuğu oruçtan daha çok oruç tuttuğunu görmedim çoğunlukla oruçta geçirirdi veya Şa’bân’ın tümünde oruç tutardı bu hadîs-i şerifte termiziden demek ki Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri Şa’bân’ın büyük bir çoğunluğunda oruçlu geçirirdi hatta Hazret-i Â’işe annemizden bir nakildağ var böyle biz diyor. Ramazân’da tutamadığımız malum bayan sebeplerinden dolayı tutamadığımız oruçlarımızı Şa’bân’da tutardık Şa’bân’da iade ederdik ki Allâh Resûlü sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri çünkü Şa’bân’da genelde oruçlu olurdu diyor yine Tirmizî’de geçen bir rivâyet Enes radiyallâhu anh’tan rivayeti göre şöyle demiştir Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem Ramazân orucundan sonra hangi oruç daha değerli ve kıymetlidir diye soruldu buyurdular ki Ramazân’ın büyüklüğü için tutulan Şa’bân ayındaki oruç sonra hangi sadaka değerli ve kıymetlidir dendi buyurdular ki Ramazân’da verilen sadakadır Tirmizî kıymetli dostlar Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri Şa’bân ayını hususi ma’nâda oruçla geçirirdi Şa’bân ayını çok çok oruç tutardı yalnız burada dikkat edilmesi gereken konusu Ramazân orucuna birkaç gün kala Şa’bân orucunu terk etmekte sünnet çünkü halk Ramazân’la Şa’bân’ın arasını ayırt etmeli bilhassa Üstâd seviyesindeki, Zâkir seviyesindeki kimseler Ramazân’a birkaç gün kala oruç tutmamaları gerekiyor ki yanlış ölçü olmasın şu denmesin, bunu duydum çünkü ben bizim Üstâd’ımız Şa’bân’ı da Ramazân’ı da birbirine cem eder, tutardı ben de böyle durduğu yerde duramayan bir insanım ya dedim sünnete aykırı böyle kaldı Allâh Resûlü böyle yapmamış sallallâhu aleyhi ve sellem ayırt etmiş dedim birkaç gün Şa’bân ayının sonunda tutmamış Ramazân anlaşılsın ve hilal izlenilsin diye dedim o yüzden Allâh Resûlü sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri Şa’bân ayında çokça oruç tutardı ama velakin Ramazân’a iki üç gün kala Şa’bân orucunu keserdi sonra Ramazân orucu başladı şimdi de geldi sıra Şa’bân’ın 15.
Berât Gecesi 15. Gece Hadîsleri — İbn Abbâs Rivâyeti, Hz. Â’işe’nin Cennetü’l-Bakî’ Hâdisesi
gecesinin faziletiyle alakalı Berât kandiliyle alakalı hadîs-i şerîflere Peygamber Efendimiz sallallâhu aleyhi ve sellem Şa’bân ayına ve özellikle 13, 14, 15 gecesine çok önem vermiştir İbn Abbâs’tan rivâyet edildiğine göre Allâh Şa’bân’ın 15. gecesi rahmetiyle dünya semasına iner ve Kelb kabîlesinin koyunlarının tüyleri sayısınca insanları affeder tir bizi Cenâb-ı Hak bu konuda artık nasıl tecellî edecekse onun tecellîsi ona ait biz kalkıp da Cenâb-ı Hak şöyle tecellî etti böyle tecellî etti diye buna bir hüküm yürütmemiz mümkün değil çünkü Allâh her şeyden münezzehtir Allâh’ın tecellîsi de nasıl olacağı onu da münezzehtir ama biz kendi kendimize şöyle düşünürüz çünkü âyet-i kerimin hadîs-i şerifin devamında Kelb kabîlesinin koyunlarının tüyleri sayısınca insanı affeder deyince demek ki Cenâb-ı Hak Berât gecesi denilen bu gece rahmetiyle tecellî etti bereketiyle, dultu ile, ikramiyle tecellî ediyor ki burada oradaki şey affeder kelimesi var demek ki Berât gecesi Cenâb-ı Hak dünya semasına affıyla, lütfuyla, ikramıyla, ihsanıyla tecellî ediyor yine Hazret-i Â’işe annemiz anlatıyor bu İbn-i Mâce’de, Nesâ’î’de, Tirmizî’de geçiyor böyle hafif hafif birkaç kelime değişiklikleri var ama ma’nâ olarak aynı şimdi böyle sohbetleri dinleyip benden eksik kusur bekleyenler var o yüzden onları eksik kusur deyip de kendilerine bir pas atmış olmayayım sevmem böyle pas atmayı evet bu İbn-i Mâce’de, Nesâ’î’de, Tirmizî’de üç tane hadîs kitâbında kelime farklılıkları var ama ben onları buraya cem ettim ma’nâ olarak birbirinden farklı değil çünkü Hazret-i Â’işe annemiz Allâh Resûlü sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretlerine bir bakıyor yanında yok elini attı yok yanında Â’işe annemiz kıskanç hızla çıkıyor evden önce bir evleri dolaşıyor o acaba öbür evlere mi gitti diye, yok bu sefer Allâh Resûlü sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretlerini Cennetü’l-Bakî’de buluyor mezârlıkta şu garipliğe bakar mısınız? kendi kendime böyle düşünüyorum bunu sen olmasaydın kainatı yaratmazdım dediği peygamber ilk yarattığı sevgilim dediği peygamber gecenin yarısında Cennetü’l-Bakî’de mezârlıkta ve duâda mezârlıkta duâda biz şimdi gece olunca mezârlığın kenarından geçemiyoruz mezârlıkta duâda Hazret-i Â’işe annemiz anlatıyor bunu diyor bir baktım ki Resûlullâh sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri Cennetü’l-Bakî’de diyor duâda başını göğe kaldırmış ellerini açmış duâ ediyor ve Hazret-i Â’işe annemize dönüyor orada bir diyalektik var da ben meselenin özüne dönmek istedim diyor ki Allâh-u Teala Şâbanın 15. gecesinde dünya semasına iner ve Kelb kabîlesinin koyunlarının kılları sayısınca insanları affeder Berât Gecesi bu gece yine İbn-i Mâce’de geçiyor bu hadîs-i şerîf Şâbanın 15.
Berât Gecesi Duâsı: Af, Rızk, Dert-Musîbet — Yâ Kahhâr, Yâ Cebbâr, Ümmet-i Muhammed’in İntikāmını Aldır
gecesi olduğu zaman geceyi ibadetle geçirin gündüzünüzü de oruçla geçirin çünkü Allâh o gece güneş batınca dünya semasına tecellî eder ve fecir oluncaya kadar şöyle buyurur benden bağışlama dileyen yok mu onu bağışlayayım rızık isteyen yok mu rızık vereyim dert ve musîbete uğrayan yok mu ona âfiyet vereyim diye buyurur demek ki Cenâb-ı Hak bu gece tecellî ediyor ve diyor ki yok mu benden af isteyen onu affedeyim evet yâ Rabbi senin affını umarak toplandık cümlemizi affeyle cümlemizin annelerini babalarını affeyle cümlemizin eş ve çocuklarını affeyle gelecek zürriyetlerimizi affeyle ey merhametlilerin en merhametlisi biz seni merhametli bir Allâh olarak tanıdık sen tövbe edenlerin tövbelerini kabul edensin biz tövbe ettik rücu ettik bir daha o günahlara dönmemeye azmettik bizim günahlarımızı hayra çevirdiklerinden eyle ey merhametlilerin en merhametlisi biliyoruz biz günahkarız biz hatalıyız biz kusurluyuz biz eksiyiz biz noksanız ama sen bizim eksik ve noksanlıklarımıza bakmadan şu gecenin yüzü sürmetine şu karanlık dünyanın şu necîs dünyanın içerisinde pisliklerden arınmak için bizim çabamızı azımızı çok gör de bizleri affeyle ve bu gece yok mu rızık isteyen rızkını vereyim diyen Allâh ey merhametlilerin en merhametlisi bizim rızıklarımızı hayırlı helâl bol ve güzel eyle bizim rızıklarımızı hayırlı helâl bol ve kolay eyle Bizlere harama düşmeden, faize düşmeden, yanlışlığa düşmeden rızıklarımızı helâl yoldan kazananlardan eyle.
Bizlerin işlerini kolay eyle. Rızık kazanma kapılarımızı kolay eyle. Katından lütfeyle. Katından ikram eyle. Katından ihsan eyle. Katından bol bol verdiklerinden eyle. Katından zorluklarımızı kolaylaştırdıklarından eyle. Katından sıkıntılarımızı genişlettirdiklerinden eyle. Katından dertlerimize derman verdiklerinden eyle. Katından hasta olan kardeşlerimize maddî-ma’nevî şifâlar nasîb eyle. Hastanelerde şifâ bekleyen dervîş kardeşlerimize şifâ nasîb eyle. Ümmet-i Muhammed’in dertlerine derman eyle. Ümmet-i Muhammed’in sıkıntılarına def eyle. Ümmet-i Muhammed’in müşkilatlarını hal eyle. Ümmet-i Muhammed’e kudret ve kuvvet nasîb eyle. Ümmet-i Muhammed’e birlik nasîb eyle. Ümmet-i Muhammed’i kafirlere karşı galip nasîb eyle.
Ümmet-i Muhammed’e Ümmet-i Muhammed’i kafirlerin elinde oyuncak olmaktan kurtar yâ Rabbi. Kafirlerin bombalarının altında inim inim inlemekten kurtar yâ Rabbi. Nerede ezilen Müslümânlar var ise nerede Müslümânların hakkına hukukuna tecâvüz ediliyorsa nerede Müslümânlara haksızlık, hukuksuzluk yapılıyorsa sen onları kurtar yâ Rabbi. Sen o haksızlığa, hukuksuzluğa sebebiyet veren o haksız, hukuksuz davrananların akıllarını al yâ Rabbi. Onları helak eyle yâ Rabbi. Onların güçlerini helak eyle yâ Rabbi. Onların güçlerini dağıt yâ Rabbi. Onları parakende eyle yâ Rabbi. Onları birbirlerine düşür yâ Rabbi. İçimizde kafirlerle, münafıklarla, mürtetlerle iş birliği yapanlar varsa onları da helak eyle yâ Rabbi.
Onları da başımızdan attır yâ Rabbi. Onları da Müslümânların başından attır yâ Rabbi. Nerede kafirlerle beraber hareket eden devlet başkanı, hükümet başkanı, bakan, bürokrat her ne var ise hepsinin de makamlarını yerle yeksân eyle yâ Rabbi. Bu gecenin yüzü sürmetine yerle yeksân eyle yâ Rabbi. Onlara bir daha makam yüzü gösterme yâ Rabbi. Onlara bir daha mevki yüzü gösterme yâ Rabbi. Onlara bir daha güç gösterme yâ Rabbi. Onları güçsüzleştir yâ Rabbi. Onları kahr u perîşân eyle yâ Rabbi. Kahhâr isminle kahr u perîşân eyle yâ Rabbi. Cebbâr isminle intikamlarımız al yâ Rabbi. Cebbâr isminle Gazze’nin intikamını aldır yâ Rabbi. Cebbâr ismin serifine yâ Rabbi. Doğu Türkistân’ın intikamını aldır yâ Rabbi.
Nerede ezilen Müslümânlar varsa Cebbâr ve Kahhâr ism-i şerîfine intikamlarımız al yâ Rabbi. Dert ve musîbete uğrayan yok mu ona âfiyet vereyim. Evet derdimiz büyük yâ Rabbi. Dertlerimize derman ol yâ Rabbi. Derdimiz Kur’ân ve sünnet. Derdimiz Allâh sevgisi, Resûlullâh sevgisi. Ey merhametlilerinden merhametlisi. Asıl derdimiz bu. Senin o lafını, senin lafını, senin kelimeni, senin Kur’anını, senin ismini dağa taşe yazdırmak yâ Rabbi. Derdimiz senin dinini yaşamak ve yaşatmak. Derdimiz senin dinini bütün dünya arzına tebliğ etmek ve arz heyle heyle Allâh deyinceye kadar son nefesimize kadar bu mücadeleyi vermek. Derdimiz bu. Bizi bu dertle dertlendirdiğin için sana hamd ediyoruz yâ Rabbi. Dünya hastalıkları gelip geçididir.
Dünyanın varlığı yokluğu geçicidir. Dünyanın sıcaklığı soğukluğu geçicidir. Dünyanın makamı mevkisi geçicidir. Dünyanın heva hevesi geçicidir. Dünyanın zevkleri gelip geçicidir. Ey merhametlilerin en merhametlisi. Malikümlük olan sensin. Kalıcı olan sensin. Kudret senin, kuvvet senin, mülk senin, ebediyyet senin. Biz bu dünyanın zevkinden, sefasından, dünyanın derdinden, gamından, kederinden, dünyanın hüznünden bıkmış değiliz. Bizim asıl derdimiz sensin yâ Rabbi. Bizim asıl kederimiz sensin yâ Rabbi. Senin ismini kalbimize nakşetmek, senin ismini yollara nakşetmek, dağlara nakşetmek, senin ismini insanların gönlüne nakşetmek. Derdimiz bu. Yâ Rabbi bu yolda bizleri istihdam eyle. Bu yolda bizleri dâim eyle.
Bu yolda bizleri ayaklarının üzerinde geri dönenlerden eyleme. Heva ve hevesine uyup nefsinin oyunlarına kanıp bu yoldan geri dönenlerden eyleme. Nefsini ilahlaştırıp oraya buraya suç bahane bulup yoldan geri dönenlerden eyleme yâ Rabbi. Evet, musîbete uğrayan yok mu? Evet. Ümmet-i Muhammed musibetin içerisinde Ümmet-i Muhammed’in üzerinde öyle büyük müsibetler var ki kendi üzerimizdeki dertleri unutturan müsibetler var. Ümmet-i Muhammed kumar belasına düşmüş. Ümmet-i Muhammed içki belasına düşmüş. Ümmet-i Muhammed fâ’iz belasına düşmüş. Ümmet-i Muhammed rüşvet belasına düşmüş. Ümmet-i Muhammed uyuşturucu belasına düşmüş. Ümmet-i Muhammed fuhuş belasına düşmüş. Ümmet-i Muhammed haksızlıkların, hukuksuzlukların içerisinde debelenip gider.
Ümmet-i Muhammed’in üzerinde önüne gelen güç, kudret, kuvvet sahibi olan zâlimler her türlü gücü, kuvveti, kudreti kullanaraktan Ümmet-i Muhammed’e inim inim inletmekte.
Ümmet-i Muhammed’in Musîbetleri ve Zâlim İnsanlardan Kurtuluş Duâsı: İçki, Kumar, Fâ’iz, Fuhuş, Eşcinsellik Belâlarına Karşı
Yâ Rabbi bu musîbetleri başımızı açan bu zâlim insanları başımızdan def eyle. Bu insanlardan Ümmet-i Muhammed’in intikamını al yâ Rabbi. Ve bizleri bu müsibetlere naçar bırakan insanları hepsini de başımızdan def eyle yâ Rabbi. Başımıza içkiyi, kumarı, faizi, fuhuşu, eşcinselliği ve bütün haramları başımıza saran, bunlara müsaade eden, bunlara göz yuman, bunlara karşı savaş açmayan, ne kadar siyasetçi, bürokrat, şeyh, âlim, her ne var ise hepsini de kahruperişan eyle yâ Rabbi. Bizleri de bu musibetlerden kurtar yâ Rabbi. Âmîn. Yine Â’işe radiyallâhu anhâ hazretlerinden rivâyet. Allâh şaban ayının yarısında dünya semasını iner ve kalp Kelb kabîlesinin koyunları, kılları sayısından daha çok burası çok önemli.
Günahları ve günâh işleyenleri bağışlar. Nesâ’î ve tirmizî. Günahları ve günâh işleyenleri. Yâ Rabbi günahlar da bizde mevcut, günahkarız da bizler affeyle. Biz nefsini temize çıkaranlardan değiliz. Biz kendisini günahsız görenlerden de değiliz. Biz günâhkâr bir topluluğuz. Yâ Rabbi senin rahmetini umduk, senin merhametini umduk, senin affını umduk. Senden af bekleriz. Senden merhamet bekleriz. Senden ikram bekleriz. Lütuf bekleriz. Ihsan bekleriz. Biz senden seni umar, seni bekleriz. Sen kullarının zannı üzerinesin. Biz senin bizi affedeceğini umduk. Ve toplandık bizleri affeyle. Âmîn. Senin bize lütfedeceğine inandık. Ve toplandık. Bu geceyi lütuf gecesi yap. Bizlere lütfeyle. Âmîn. Anne ve babalarımıza da lütfeyle.
Onları da affeyle. Âmîn. Eş ve çocuklarımızı da affeyle. Âmîn. Gelecek zürriyetlerimizi de affeyle. Âmîn. Bütün dervîş kardeşlerimizi affeyle. Âmîn. Bütün Ümmet-i Muhammed’i affeyle. Âmîn. Yâ Rabbi bu duâlarımızı geri geri çevirme. Biz ümîd ediyoruz ki sen duâ edenlerin duâlarını kabul edensin. Dualarımızı kabul eyle. Ve buradan dağılırken hep beraber günâhları hayra çevrilmiş olarak dağılanlardan eyle. Kıymetli dostlar, burayı sohbet edip etmemekte tereddüt etmiştim. Ama bu sohbet burada bulunan kardeşlerime değil. Bu sohbet halaha daha kendilerince heva ve hevesin içerisinde dolaşan Ümmet-i Muhammed’in çocuklarına Bu gece de af olmayacak olanlar var çünkü. O yüzden bu sohbet buradaki kardeşleri bağlamıyor.
Ben kardeşlerimin üzerinde hüsnü zammet istiyorum. O yüzden buradaki cemâ’atın cemâ’ata ait bir sohbet değil bu. Kendimce o yüzden tereddüt ettim. dedim ki bizi bağlayan bir şey yok burada. Ama malum sohbet canlı yayında herkese yayınlanıyor. Millahi dervîş olmaları şart değil, herkes dinliyor. Onlar da kimlerin affı olmayacağını görsünler. Evet Berât Gecesi İslâm’da büyük bir öneme sahip bağışlanma ve rahmet kapılarının açıldığı bir gece ama bu gece Allâh’ın rahmetinin geniş olduğu ve çok günahkarların affedildiği rivâyet edilmiştir.
Berât Gecesi Affolunmayanlar: Müşrik, Kîn-Düşmânlık Tutan, Akrabasıyla İlişkisini Kesen, Anne-Babasına Âsî, İçkici, Zinâkâr — Üç “Âmîn” Hadîsi (Ramazân, Anne-Baba, Şerefli İsim)
Ancak bazı hadislerde belli kişilerin affı olmayacağı belirtilmiştir. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri şöyle buyurur. İbn-i Mâce’de geçiyor bu Hadîs-i Şerîf. Şabanın ortasında on beşinci gecesinde Allâh’ı Teala tecellî eder. Bütün günâhları bağışlar. Ancak Allâh’a ortak koşan, şirk koşan ve kalbinde kîn taşıyan müstesnâdır. Allâh’a şirk koşmak malum. Bir kimse Müslümân. Ama velakin ata-puta Allâh’a yaklaştırıcı olarak görüyor. Bir kimse Müslümanım diyor. bu âyet-i kerîme böyle olamaz diyor. Bir kimse Müslümanım diyor. Kadere îmân şart değildir diyor. Bir kimse Müslümanım diyor. Herhangi bir âyet-i kerimeyi inkâr ediyor. Bir kimse ben Müslümanım diyor. Hadislerin tümünü inkâr ediyor.
Bir kimse ben Müslümanım diyor. Ben Müslümanım diyor. Dinden olan bir şeyi inkâr ediyor. bunlar dinden çıkmış oluyor. Şirk ehli olmuş oluyor. Bunlar bu gecenin affından faydalanamayacaklar. Ikincisi kalbinde kîn taşıyan. Kalbinde kîn var. annesi babası çocuklarına fazla birisine fazla mal bırakmış. Annesine babasına kînli. Kadın kocasına kînli. Adam karısına kînli. Evli hem bunlar. Kin besliyorlar birbirlerine. Anne baba çocuğuna kîn besliyor. Veya kardeş kardeşe kîn besliyor. Veya arkadaş arkadaşa kîn besliyor. Kalbinde kîn varsa o kimse de bu gecenin faziletinden affından mağfiretinden faydalanamıyor. Müslümân Müslümân kardeşine kînlenmemeli. Müslümân annesine babasına kînlenmemeli. Müslümân kendi çocuğuna kînlenmemeli.
Müslümân kendi kardeşine kînlenmemeli. Müslümân eşine kînlenmemeli. KİN Müslümân için geçerli değil. Birisine karşı kîn besliyorsanız tövbe edin ve rücu edin. O kini gönlünüzden atın. Yoksa bu gecenin affından, bereketinden siz de faydalanamayacaksınız. Yine İbn-i Mâce’de geçiyor. Allâh Şa’bân’ın on beşinci gecesi dünya semasını iner ve müşrikler ile kîn tutanlar hariç herkesi bağışlar. Demek ki müşriklerle kîn tutanlar bu gecenin bağışlamasından nasîbini almayacaklar. Yine Şa’bân’ın on beşinci gecesi olduğunda Allâh dünya semasına iner ve kalp kabilesinin koyunlarının kılları sayısınca insanı bağışlar. Ancak şu kimseler bağışlanmaz. Allâh’a şirk koşan kîn ve düşmânlık besleyen kalbi nefret ve kinle dolu olan akrabâlarıyla ilişkisini kesen anne-babasına âsî olan burayı gençler iyi dinlesin.
Ey gençler topluluğu anne ve babalarınıza âsî olmayın. Anne ve babalarınıza öf bile demeyin. Ayeti kerime bu. Kim anne ve babasını üzer, kırar, incitirse o bu gecenin affına mazhar olmayacak. meşhur bir Hadîs-i Şerîf var ya bir rivayette burnu yere sürtülsün, bir rivayette lâ’net olsun diyor. Üç husûsta attı Allâh Resûlü amin dedi, hutbeye çıkıyor. Ikinci adım attı, amin dedi. Üçüncü adım attı, amin dedi. Sahâbe sordu, ne oldu ya Resulallah? Cebrâ’îl kardeşim geldi dedi. Kim Ramazân ayına denk gelirse affı olmazsa burnu yere sürtülsün. Ben de amin dedim dedi. Ramazân’a on beş gün kaldı. Gücü, kuvveti yerinde olanlar oruçlarınızı tutun. Inşallah. Ikincisi anne ve babasının yaşlılığına denk gelir de cenneti kazanmazsa Allâh’ına lâ’net etsin veya burnu yere sürtülsün dedi.
Yaşlılığına denk gelirse şimdi insanlar anne ve babalarını ne yazık ki bu İslâm toplumunda görülmeyecek bir şey bakım merkezlerine bırakıyorlar. Bakım merkezlerine bırakıyorlar. Annesinin babasını bakmaktan uzak bir Müslümân düşünülemez. Erkek evlatlar anne ve babalarını bakmakla mükelleftir. Kız evladım böyle bir mükellefiyeti yoktur, evlenir, kocasına tabi olur çünkü. Ancak kocası müsaade ederse bakacak. Böyle kayın vâlidesi kayınpederi hasta olan kızlara da kocaları müsaade etmesi gerekir. Bir sahâbe müsaade etmedi. Öldü sahâbe kadının babası. Ölünce geldi dedi ki ya Resulallah babam öldü ama kocam yine izin vermiyor. Cehenneme yetmiş yıllık taş yuvarlandı dedi. O yüzden anne babaya hürmet etmek, anne babaya hizmet etmek, anne babaya öf bile dememek dinin şiarındandır.
Anne babaya âsî olanlar bu gecenin feyzinden, bereketinden nasîbdâr olamayacaklar. Bu gece bitince anne ve babasıyla alakalı problemi olanlar anne babalarının gönüllerini alıp onlardan helallık alsınlar. İçki içmeye devam eden içki içmeye devam ediyor. Hiç bırakmıyor. Tabiri caizse alkolik. Onlar da bu gecenin bereketinden, lütfundan nasîbdâr olamayacaklar. Zinaya devam edenler. bir kimse zinâya devam ediyor. Bu konuda hiç şeyi yok, yavaşı yok. Zinaya devam edenler de bu gecenin affından, lütfundan nasîb olmayacak.
Fâl ve Sihir Endüstrisi Tenkîdi — Hârût ile Mârût; Yedi Fâtihâ-Üç İhlâs-Üç Felâk-Üç Nâs Şifâ Tedrîsi; Beş Gecede Duâ Reddolmaz Hadîsi
Fâl ve sihirle uğraşan. Bu toplumda o kadar çok bu iş büyüdü ki artık bu konunun altından, üstünden çıkılacak gibi değil. Allâh sizi inandırsın. selam veriyorum. Böyle selam verdiğim bir kimse vardı. Geçen yolda gidiyorum. Selâmün aleyküm, aleykümselam. Hocam ben seni arıyordum. Hayırdır? Hemen bir tane büyü tutuşturdu elime. Dedi ki ya ben bunu buldum dedi. Evimde dedi. Işim rast gitmiyor. Şöyle böyle. Ya dedim cânım kardeşim benim bu tip işlerle işim yok. Ama dedim gerçekten bu dedim çok ileri derecede. Dedim hadi selamımız var seninle. Senin hatırına okuyayım ben bunu dedim. Dün karşılaştık gene. Dedi hocam nasıl oldu dedi. Sen nasıl oldun dedim. Ben çok rahatladım dedi. E dedim rahatladın sen devam et dedim.
Dedi ne oldu? E ben dedim daha okumaya devam ediyorum dedim. Sen rahatladın ama dedim. Olan bize oldu. Biz okuyoruz dedim. Bakın o kadar çok bu konuda insanlar tığrından çıktı. Bu fâla, büyüye, devam edenler bu gecede nasîbi olmayacak. Olmasın da zaten. Çünkü Ümmet-i Muhammed’in başını yakıyorlar. Ümmet-i Muhammed’in üzerine kirli oyunlar çeviriyorlar. düşünsenize bana dahi kanla büyü yapmışlar ya. ben onu böyle görünce hiç yavaşları yok. kendimi böyle bir yere koymak için değil. Ulan sen kime yapıyorsun ahmak insan? Tabi Cenâb-ı Hak buldurursa bulduracağız biz de. Cenâb-ı Hak buldurmazsa nereden bulacağız? düşünebiliyor musunuz? Insanlar bu kadar zâlim olmuşlar. Zulmü bu kadar arttırmışlar. biz Allâh’a îmân ettik.
Cenâb-ı Hakk’ın kaderine, kazasına îmân ettik. Bu noktada bir sıkıntımız yok. Hazret-i Muhammed’i Mustafâ’ya da yaptılar. Peygambere yaptılar. O yüzden insanlar bu konuda artık böyle bir şeyleri yok. Iş arttı. Hârût ile Mârût bu büyü ve büyücülüğün bu noktaya geleceğini bilmiş olsalardı vallâhi öğretmezdi insanlara. Artık öyle bir noktaya geldi. Ve şu anda Türkiye’de en kazançlı iş büyücülük. Sermayesi yok. Çalışması yok. Hele bir de bana getiriyorlar bazen böyle elleri titriyor milletin verirken. Gidiyorum ben şimdi okuyorum, açıyorum. İçinden ne olduğu belli değil. Bir bakıyorum. bazen lâtîfe olarak. Kargacı burgacık. Bey yazmış mesela. Bildiğimiz B. Karalamış bildiğiniz B. kimi üç tane S.
Ya oturmuş kafasına göre bir şey yazmış. Para alacak ya şimdi. Ona helallaştırmaya çalışıyor. Para alacak çünkü ondan. diyor ki ben sana bir şey yazdım. Emek sarf ettim. Bana çünkü telefon açıyor. Diyor ki emek var hocam. Onun parası alınmaz mı? Ne yapıyorsun dedim. B mi yazıyorsun sende? Durdu. Bana geliyor dedim bazıları B yazıyor sadece dedim. Buysa dedim. bu ne yapayım hocam? Ulan dedim hiç olmazsa Fâtihâ-i Şerife’yi yaz oraya. Bir işe yarasın dedim. Fâtihâ yaz, işe yarar bari dedim. Tamam, bir de söylediğimde de pişman oldum. Tamam hocam bundan sonra Fâtihâ yazayım dedi. Vay dedim edepsize ya. Yüzüne dedim ya sen edepsiz insansın dedim ya. Bir de dedim bunu mu kullanacaksın şimdi? Hocam dedi, sen dedi mürşid-i kâmilsin.
Senden çıkan söz hikmettir dedi. Dedim pes ya. İyi dedim. Hiç olmazsa Fâtihâ-ı bari yazın dedim. Bunu dedim öbür günlere de söyle. Fâtihâ-ı bari yazın, bir emek sarfı. E Fâtihâ gerçekten şifadır. Evet bunu da kenara yazın. Ağrınız var. Koy elini Fâtihâ’a oku. Nereni ağrıyorsa? Sızınız var. Nereni sızlıyorsa koy elini Fâtihâ-i Şerîfe’ye oku. Birisi hasta çocuğun, eşin, kimse. Koy elini onun üzerine Fâtihâ-i Şerîfe’ye oku. Ama buna îmân et. Buna îmân et. Her sabah bir bardak su koy önüne, otur yedi tane Fâtihâ bir tane âyet-el Kurşu, üç İhlâs, üç Felâk, üç Nâs, oku, maddî-ma’nevî şifâ niyetine iç bunu. Evet. Şifa, maddî-ma’nevî. Gidip bu üfürükçülere millet soyuluyor, Allâh bizi affetsin. Ama bu fâl ve sihir uğraşanlar.
Evet. Zaten fâlla sihire inandıysa dinden çıkıyor. Yapan da yaptıran da. Inandıysa. E böyle olunca Allâh muhafaza eylesin. Bunlar da bu gecenin affolmayacaklarının sırasında. Rabbim bizi affetsin inşâ’allâh. Beş gece vardır ki onlarda duâ reddolunmaz. Bunlar da Receb’in ilk gecesi, Şa’bân’ın yarı gecesi, cuma gecesi, Ramazân bayramı gecesi ve Kurban bayramı gecesidir. Değil mi? Beyhakî. Bu affedilmeyenlerle alakalı adi şerif İdn-i Mâce’de geçiyor, Beyhakî’de geçiyor. Bunu da not olarak düşelim. Rabbim bizi aff olanlardan eylesin inşâ’allâh. Kıymetli dostlar daha fazla vaktinizi de almak istemiyorum. Birazdan malum Cenâb-ı Hakk’a hamd ediyorum. Şikayet gibi olmasın. Eee güzel bir rahatsızlık geçiriyordum.
Allâh’a helvardım dedim. Yâ Rabbi beni beraat gecesine sağ salim çıkar. Sağlıklı bir şekilde sohbetimizi yapalım. Semamızı yapalım, zikrimizi yapalım, duamızı yapalım diye. Cenâb-ı Hakk’a duâ ettim. Elhamdülillah. Rabbim duâlarımızı kabul eyledi. Hamd olsun sağlıklı bir şekilde içinizdeyim. Eee Cenâb-ı Hakk’a çok hamd ediyorum. öylesine ağır geçiyor bende çünkü bu ara. Ama Cenâb-ı Hak bir karışım ilham etti. Bazı hocalarım bu konuda şert düşebilirler bana. Doktor hocalarım.
Üstâdın Tedâvîsi: Karabiber-Kimyon-Zerdeçâl-Zencefîl-Tarçın-Sarımsak-Bal-Tahin Karışımı; Oruçta Tedâvî, Antibiyotik Tenkîdi ve Kadir Gecesi (26 Mart Çarşamba)
Böyle bir kaşık yeni dövülmüş karabiber, bir kaşık kimyon ne alakası varsa bir kaşık ondan sonra bir bildiğiniz çorba kaşığı kimyon, karabiber, zerdeçâl, ondan sonra zencefîl, tarçın, ondan sonra bir kaşık böyle taze kesilmiş Kastamonu sarımsak. Ondan sonra aldığı kadar bal, şekerim iyi. Öştüm ertesi gün sabah hemen böyle gözlerini dikersin şimdi şeker ne oldu diye. Gayet iyiydi. Bunu böyle bir güzel karıştırdım. Ha bir kaşık da tahin içinde. Tahini unutmayalım. Allâh ne verdiyse karıştırdım sabaha kadar ikişer kaşık ikişer saat arayla bunu bir güzel yedim. Dedim yâ Rabbi oruç şifâdır. Orucu bozmadım ertesi gün de devam edeceğim dedim. Oruç şifadır unutmayın. Hastayım diye orucu terk etmeyin.
Bu da size bir ölçe olsun. Ne kadar hasta olursanız olun. Grib altında inim inim inliyorsanız da sürünerek gidin bir bardak su için orucunuza devam edin. Tıpçılar buraya duymasın. Onları da arada bir sataşayım yani. O kadar hakkım var değil mi hocam? Var. Sonra sorarım sana gibi böyle kafasını salladı. Oruca devam edin. Cenâb-ı Hak Allâh’ın izniyle şifalandırdı. Hepinize de bunu tavsiye ediyorum. O yüzden antibiyotik manyağı olmayın. Çünkü doktorların da yapacak fazla bir şeysi kalmıyor. Ha bir antibiyotik değiştiriyorlar. Habire de onlar da antibiyotik üretiyorlar. Millete ha bir antibiyotik boğdular. Eee Rabbim cümlemizin hem akıl sağlığını hem vücut sağlığını muhafaza eylesin. Âmîn. O yüzden sohbeti daha uzun tutmak istemiyorum.
Kaynakça
- Berât Gecesi Lâ ilâhe illa’llâh Hadîsi (Râmûzü’l-Ehâdîs): «Berât gecesi bir kimsenin ağzından çıkan Lâ ilâhe illa’llâh zikrinin Allâh’ın huzûruna kadar yükselmesine ve varmasına hiçbir şey mâni’ olamaz ve perde olmaz» — Ahmed Ziyâüddîn Gümüşhânevî, Râmûzü’l-Ehâdîs, “Şa’bân” bâbı; klasik delâ’il — Beyhakî, Şu’abü’l-Îmân 3/378-385 (“Faslun fî Faza’ili Leyleti’n-Nısfı min Şa’bân”); Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ 2/406-410; «Lâ ilâhe illa’llâh — kelime-i tevhîd faziletleri» — Tirmizî, “Da’avât” 9 (Hadîs no: 3383); İbn-i Mâce, “Edeb” 55 (Hadîs no: 3800); klasik dervîşlik — Karabaş Halvetî-Şa’bânî silsilesinde Mustafa Özbağ Efendi tedrîsi.
- Duhân 44/3-4 ve Modern İlâhiyâtın Kandil İnkârı — Çağdaş İfsâd Tablosu: Duhân 44/3-4 («innâ enzelnâhu fî leyletin mübâreketin innâ künnâ münzirîn, fîhâ yufrâkû küllu emrin hakîm»); klasik tefsîr — Râzî, Mefâtîhu’l-Gayb; İbn Kesîr; Kurtubî 16/126-130; Beydâvî, Envârü’t-Tenzîl; Nesefî, Medârik; Sa’düddîn et-Teftâzânî, Şerhu’l-Akā’id; «Berât-Kadir Gecesi tartışması» — klasik tefsîr ihtilâfı: Râzî; Kurtubî; «modern İlâhiyât-İmâm Hatîp tedrîsindeki kandil inkârı tenkîdi» — modern okuma: Hayreddin Karaman, İslâm’ın Işığında Günün Meseleleri; Mustafa İslâmoğlu (eleştirilen); İhsân Şenocak, Modernizmin Tahrîfâtı; «Bosna-Srebrenitsa soykırımı» — modern tarîh: Necib Fâzıl Kısakürek, Son Devrin Din Mazlumları; «Filistîn-Gazze direnişi ve Hâmâs» — modern okuma: İhsân Süreyyâ Sırma; «modern Türkiye’de Ehl-i Sünnet’e karşı saldırı» — modern Karabaş tedrîsi, Mustafa Özbağ Efendi’nin doğrudan teşhîri, İrşâd Dergisi (irsaddergisi.com).
- Mustafa Özbağ Efendi’nin Temel Ölçüsü ve Rûhu’l-Beyân Tefsîri: «Kur’ân-Sünnet-imâmların ictihâdı-icmâ’-i ümmet ve ilk sûfîlerin yolu» — klasik usûl: Şâtıbî, el-Muvâfakāt; İbn Hazm, el-İhkâm; klasik fıkh — Serahsî, Usûl; Cessâs, Ahkâmü’l-Kur’ân; «icmâ’-i ümmet hücceti» — Sa’düddîn et-Teftâzânî, Şerhu’l-Akā’id; «ilk sûfîlerin yolu — Cüneyd-i Bağdâdî, Şiblî, Hâris el-Muhâsibî, Ebû Tâlib el-Mekkî, Kuşeyrî tedrîsi» — Sülemî, Tabakātu’s-Sûfiyye; Hücvîrî, Keşfü’l-Mahcûb; İmâm Kuşeyrî, er-Risâle; «İsmâ’îl Hakkı Bursevî, Rûhu’l-Beyân» tefsîri — İsmâ’îl Hakkı Bursevî (1063-1137 H.), Tefsîrü Rûhi’l-Beyân fî Tefsîri’l-Kur’ân, Mâtba’a-i Osmâniye 1330; modern Türkçe tercüme — Mehmed Sofuoğlu vd., 30 cilt; «Berât gecesi tefsîri-Levh-i Mahfûz’da yazılması» — Beyhakî, Şu’abü’l-Îmân; klasik tefsîr — Râzî; klasik dervîşlik — Mustafa Özbağ Efendi’nin İskenderpaşa’dan Karabaş Halvetî-Şa’bânî silsilesine intikāli, İrşâd Dergisi (irsaddergisi.com).
- Ebû’l-Leys es-Semerkandî Tefsîri — Berât Gecesinin Beş Husûsiyyeti ve Şefâ’atin Tedrîcen Verilmesi: Ebû’l-Leys es-Semerkandî (öl. 373 H.), Tefsîrü’l-Kur’ân (Bahru’l-Ulûm), Beyrût-Dârü’l-Kütübi’l-İlmiyye; «Berât gecesinin beş husûsiyyeti — her mühim iş ayrılır, ibâdet fazîletli, ilâhî rahmet feyz, mü’minlerin mağfiret gecesi, Resûl’e şefâ’at hakkı tamamlanması» — Beyhakî, Şu’abü’l-Îmân 3/378-385; klasik delâ’il — Süyûtî, ed-Dürrü’l-Mensûr 7/401-405; klasik tefsîr — Râzî, Mefâtîhu’l-Gayb; İbn Kesîr, el-Bidâye; «Şefâ’at-i kübrâ — Allâh Resûlü’ne şefâ’at hakkının tamamen verilmesi» — Buhârî, “Tevhîd” 24; Müslim, “Îmân” 322-326 (Hadîs no: 193-196); klasik şerh — Nevevî, Şerhu Sahîhi Müslim 3/35-46; İbn Hacer, Fethü’l-Bârî 13/385-410; klasik akāid — Sa’düddîn et-Teftâzânî, Şerhu’l-Akā’id; klasik dervîşlik — Mustafa Özbağ Efendi Risâle-i Tarîkat.
- Şa’bân Ayında Hz. Peygamber’in Çokça Oruç Tutması — Ümmü Seleme, Hz. Â’işe ve Enes Hadîsleri: «Hz. Peygamber Şa’bân ve Ramazân ayında oruç tutardı, hiçbir ayda Şa’bân kadar oruç tutmadı» — Ebû Dâvûd, “Savm” 56 (Hadîs no: 2431-2432); Nesâ’î, “Sıyâm” 70 (Hadîs no: 2350); Tirmizî, “Savm” 37 (Hadîs no: 736); İbn Mâce, “Sıyâm” 4 (Hadîs no: 1649); Buhârî, “Savm” 51 (Hadîs no: 1969); Müslim, “Sıyâm” 173-179 (Hadîs no: 1156); Ahmed b. Hanbel, Müsned 6/89, 188; klasik şerh — İbn Hacer, Fethü’l-Bârî 4/213-220; Nevevî, Şerhu Sahîhi Müslim 8/37-40; «Ramazân-Şa’bân arasını ayırma — Ramazân’a iki üç gün kala oruç terki» — Buhârî, “Savm” 14 (Hadîs no: 1914); Müslim, “Sıyâm” 21-22; klasik fıkh — Serahsî, el-Mebsût, “Sıyâm”; «Hz. Â’işe annemizin Ramazân kazâlarını Şa’bân’da tutması» — Buhârî, “Savm” 40 (Hadîs no: 1950); Müslim, “Sıyâm” 151 (Hadîs no: 1146); klasik fıkh — Kâsânî, Bedâ’i’u’s-Sanâ’i’; «Dâvûd aleyhisselâm orucu (gün aşırı)» — Buhârî, “Savm” 55-59 (Hadîs no: 1976-1980); Müslim, “Sıyâm” 181-189 (Hadîs no: 1159); klasik dervîşlik — Karabaş Halvetî-Şa’bânî silsilesinde Mustafa Özbağ Efendi tedrîsi.
- Berât Gecesi 15. Gece Hadîsleri — İbn Abbâs Rivâyeti ve Hz. Â’işe’nin Cennetü’l-Bakî’ Hâdisesi: «Allâh Şa’bân’ın 15. gecesi rahmetiyle dünya semâsına iner ve Kelb kabîlesinin koyunlarının kıllarından çok kişiyi affeder» — İbn Mâce, “İkāmet” 191 (Hadîs no: 1389-1390); Tirmizî, “Savm” 39 (Hadîs no: 739); Beyhakî, Şu’abü’l-Îmân 3/381-384; klasik şerh — Sindî, Hâşiye ‘alâ İbn Mâce; klasik delâ’il — Suyûtî, el-Le’âliü’l-Masnû’a (mevzû iddiâsı tenkîdi); klasik tasavvuf — Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ 2/406-410; «Hz. Â’işe annemizin Hz. Peygamber’i Cennetü’l-Bakî’de duâ ederken bulması» hâdisesi — Tirmizî, “Savm” 39 (Hadîs no: 739); İbn Mâce, “İkāmet” 191; Nesâ’î, “Cenâ’iz” 103 (Hadîs no: 2123-2129); Ahmed b. Hanbel, Müsned 6/238; klasik şerh — Tîbî, el-Kâşif ‘an Hakā’iki’s-Sünen; klasik delâ’il — Beyhakî, Şu’abü’l-Îmân; «modern hadîs inkârcılığı tenkîdi» — modern okuma: İhsân Şenocak, Sünnet’i Anlamada Yöntem; klasik dervîşlik — Karabaş Halvetî-Şa’bânî silsilesinde Mustafa Özbağ Efendi tedrîsi.
- Berât Gecesi Duâsı — Yâ Kahhâr, Yâ Cebbâr, Ümmet-i Muhammed’in İntikāmı: «yâ Allâh, yâ Rahîm, yâ Kahhâr, yâ Cebbâr, yâ Müntakim» Esmâü’l-Hüsnâ — A’râf 7/180; Haşr 59/22-24 («huve’llâhü’lleziy lâ ilâhe illâ hû, el-Melik, el-Kuddûs, el-Cebbâr»); klasik akāid — Beyhakî, el-Esmâ ve’s-Sıfât; klasik tefsîr — Râzî; «yâ Kahhâr-yâ Cebbâr ile zâlimden intikām duâsı» — klasik şerh: Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ; klasik tasavvuf — İmâm Kuşeyrî, er-Risâle; «mü’minlerin gecede duâsı» — Müzzemmil 73/1-9; Furkān 25/64; «istemek-duâ-icâbet» — Mü’min 40/60; klasik delâ’il — Tirmizî, “Da’avât” 1; klasik dervîşlik — Karabaş Halvetî-Şa’bânî silsilesinde Mustafa Özbağ Efendi’nin Berât gecesi münâcâtı, İrşâd Dergisi (irsaddergisi.com); klasik mukābele — İbn Cevzî, Telbîsü İblîs.
- Ümmet-i Muhammed’in Çağdaş Musîbetleri — İçki, Kumar, Fâ’iz, Fuhuş, Eşcinsellik Belâlarına Karşı: «içki yasağı» — Mâ’ide 5/90-91; Bakara 2/219; «kumar yasağı» — Mâ’ide 5/90-91; «fâ’iz yasağı» — Bakara 2/275-281 («ya’hadu’r-ribâ ve ahmâlû mine’l-firâr»); Âl-i İmrân 3/130; Rûm 30/39; «fuhuş yasağı» — İsrâ 17/32 («ve lâ takrabu’z-zinâ»); Nûr 24/2-3; «eşcinsellik yasağı (Lût kavmi)» — A’râf 7/80-84; Hûd 11/77-83; Şu’arâ 26/160-175; Neml 27/54-58; Ankebût 29/28-35; klasik tefsîr — Râzî, Mefâtîhu’l-Gayb; İbn Kesîr; Kurtubî; klasik fıkh — Serahsî, el-Mebsût, “Hudûd”; Mâverdî, el-Ahkâmü’s-Sultâniyye; klasik tasavvuf — İmâm Gazzâlî, İhyâ 3/81-100 (“Âfâtü’l-Lisân ve’l-Bevn ve’l-Ferc”); klasik mukābele — İbn Cevzî, Telbîsü İblîs; modern okuma — Hayreddin Karaman, İslâm’ın Işığında Günün Meseleleri; klasik dervîşlik — Karabaş Halvetî-Şa’bânî silsilesinde Mustafa Özbağ Efendi tedrîsi.
- Berât Gecesi Affolunmayanlar — Müşrik, Kîn Tutan, Akrabasıyla İlişkisini Kesen, Anne-Babasına Âsî, İçkici, Zinâkâr; Üç “Âmîn” Hadîsi: «Şa’bân’ın 15. gecesi Allâh tecellî eder ve müşrik ile kîn tutan hâriç herkesi bağışlar» — İbn-i Mâce, “İkāmet” 191 (Hadîs no: 1390); Beyhakî, Şu’abü’l-Îmân 3/383; klasik şerh — Sindî; klasik delâ’il — Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ; «affolunmayanlar — Allâh’a şirk koşan, kîn-düşmânlık besleyen, akrabasıyla ilişkisini kesen, anne-babasına âsî, içkici, zinâkâr, fâlcı» — İbn-i Mâce, “İkāmet” 191 (Hadîs no: 1389); Beyhakî, Şu’abü’l-Îmân; klasik şerh — İbn Receb, Letâ’ifü’l-Ma’ârif; «Üç “Âmîn” Hadîsi — Cebrâ’îl aleyhisselâm’ın üç bedduâsı» — Tirmizî, “Da’avât” 100 (Hadîs no: 3545); Hâkim, el-Müstedrek 4/153; İbn Hibbân, Sahîh 909; Buhârî, el-Edebü’l-Müfred 644-646; klasik şerh — Mübârekfûrî, Tuhfetü’l-Ahvezî; «anne-babaya öf bile dememek» — İsrâ 17/23-24 («fe-lâ tekul lehümâ uffin»); klasik tefsîr — Râzî; klasik fıkh — Serahsî, el-Mebsût; «kız evlâdın kocasının izniyle anne-babasına bakması» — klasik fıkh: Kâsânî, Bedâ’i’u’s-Sanâ’i’; «Cehenneme yetmiş yıllık taş yuvarlanması» kıssası — klasik tasavvuf: İmâm Gazzâlî, İhyâ 4/425-440; «modern bakım merkezleri tenkîdi» — modern Karabaş tedrîsi, Mustafa Özbağ Efendi.
- Fâl ve Sihir Endüstrisi Tenkîdi — Hârût ile Mârût; Yedi Fâtihâ-Üç İhlâs-Üç Felâk-Üç Nâs Şifâ Tedrîsi: «sihrin ve büyünün öğretilmesi-Hârût ile Mârût» — Bakara 2/102 («ve mâ ünzile ‘ale’l-melekeyni Bâbile Hârûte ve Mârûte, ve mâ yu’allimâne min ehadin hattâ yekūlâ innemâ nahnu fitnetün fe-lâ tekfur»); klasik tefsîr — Râzî, Mefâtîhu’l-Gayb; İbn Kesîr; Kurtubî 2/41-50; Beyzâvî, Envârü’t-Tenzîl; «sihrin küfre düşürmesi» — klasik akāid: Beyâzîzâde, İşârâtü’l-Merâm; klasik fıkh — Serahsî, el-Mebsût; klasik mukābele — İbn Teymiyye, İktidā’u’s-Sırâti’l-Müstakīm; «Fâtihâ-i Şerîfe şifâ» — Buhârî, “Tıb” 33-34 (Hadîs no: 5736); Müslim, “Selâm” 65-67 (Hadîs no: 2201-2202); klasik tıbb-ı nebevî — İbn Kayyim, et-Tıbbü’n-Nebevî; «Mu’avvizât (Felâk-Nâs)» — Buhârî, “Da’avât” 12; Müslim, “Zikr” 80 (Hadîs no: 2715); «Âyetü’l-Kürsî muhâfazası» — Buhârî, “Vekâlet” 10 (Hadîs no: 2311); klasik tasavvuf — İmâm Gazzâlî, İhyâ 1/315-330; «beş gecede duâ reddolmaz hadîsi» — Beyhakî, Şu’abü’l-Îmân 3/342; Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ 1/461; klasik mukābele — İbn Cevzî, Telbîsü İblîs; klasik dervîşlik — Karabaş Halvetî-Şa’bânî silsilesinde Mustafa Özbağ Efendi tedrîsi.
- Üstâdın Tedâvîsi: Karabiber-Kimyon-Zerdeçâl-Zencefîl-Tarçın-Sarımsak-Bal-Tahin Karışımı; Oruçta Tedâvî ve Antibiyotik Tenkîdi: «tedâvî olunuz emir hadîsi» — Buhârî, “Tıb” 1; Müslim, “Selâm” 92 (Hadîs no: 2204); Tirmizî, “Tıb” 1 (Hadîs no: 2038); Ebû Dâvûd, “Tıb” 1 (Hadîs no: 3855); İbn-i Mâce, “Tıb” 1 (Hadîs no: 3436); klasik şerh — İbn Hacer, Fethü’l-Bârî; «orucun şifâ olması» — Tirmizî, “Tıb” 18; klasik tıbb-ı nebevî — İbn Kayyim, et-Tıbbü’n-Nebevî; klasik tasavvuf — İmâm Gazzâlî, İhyâ 3/107-130 (“Esrârü’s-Savm”); «bal şifâ» — Nahl 16/68-69 («fîhi şifâ’un li’n-nâs»); klasik tıbb-ı nebevî — İbn Kayyim; «karabiber, kimyon, zerdeçâl, zencefîl, tarçın, sarımsak, çörek otu — sünnet ve klasik tıbbı nebevî gıdâları» — Buhârî, “Tıb” 7 (Hadîs no: 5688) (çörek otu); İbn-i Mâce, “Tıb” 4-7; klasik tıbb-ı nebevî — İbn Kayyim, et-Tıbbü’n-Nebevî; Süyûtî, el-Manhâcü’s-Sevî; «modern antibiyotik bağımlılığı tenkîdi» — modern Karabaş Mustafa Özbağ Efendi’nin doğrudan tedrîsi, İrşâd Dergisi (irsaddergisi.com); «Kadir Gecesi 26 Mart 2025 (1446 H. 27 Ramazân) Çarşamba» — modern Türkiye Diyânet İşleri Başkanlığı tâkvîmi; bu sohbet 13 Şubât 2025 Berât kandili (14 Şa’bân 1446) — Mustafa Özbağ Efendi, İrşâd Dergisi (irsaddergisi.com).
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.
İlgili Sözlük Terimleri: Mürşid, Tarîkat, Zikir, Tevhîd, İhsân, Nefs, Ruh, Kalb. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı