Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Soru/Cevap ·

2023 Sohbeti #12 — Ayağını Sâbit Et, Aile ve Siyonist Tehdid

Mustafa Özbağ Efendi'ye sorulan soru ve cevabı: 2023 Sohbeti #12 — Ayağını Sâbit Et, Aile ve Siyonist Tehdid. Tasavvuf, ahlâk ve günlük hayata dair açıklama.


Ayağını Sâbit Et — Rûhlar Âlemi Misâkı

Bunun bir çıt Arabiye göre, bir çıt öncesi ayağını sabite. O zaman böyle olunca henüz daha ruhlar âlemine biz sürgün yememişken ayağını sabitede idik. Ayağını sabitede, o zaman bu mânâdan buradan hareket edersek, bir mü’minin, bir sufinin vatanı hâsisi ayağını sabite oldu. O ayağını sabiteye doğru yürürüz o zaman vatanı hâsisi olarak baktığımızda. Genel olarak Arabi ekolündeki olan sufi gelenek bu mânâda vatanı hâsisi olarak ayağını sabitesini görür. Ama bu biraz daha vahded-i şuhud noktasında olanlar ise vatanı hâsisini ruhlar âlemi olarak görür. Ama ruhlar âlemi vatanı hâsisi gibi görünmüş olsa da bu normalde biraz kısıtlı olur, biraz böyle kısa kalır bu mesele de. O yüzden sufiler genel olarak vatanı hâsilerini ayağını sabite olarak görür.

Fakat bu işin en mânevî uç noktasıdır. Öbür türlü biraz daha makûlüne bakacak olursanız, bir mü’min için vatanı hâsisi ebedî cennette olacağı için cennettir. Evet. Buradan Fâtiha’nın sonundaki o bizi doğru yola iletip nimet verdiklerinin yoluna diye tefsir edilmiş, nimet olarak tefsir edilmiş. Nîmeti o mânâda baktığımızda biz o zaman zâhir olarak, dünya nimeti olarak bakacağız. Bir de bir çıt üstü mânevî olarak, mânevî nimet, âhiret nimeti olarak bakacağız. Bunun bir çıt üstü de cemâlullahla, Cenâb-ı Hak’ın cemâliyle nimetlenme olarak göreceğiz. Biz bunu normalde avamın nimetle alâkalı meselesi dünyaydı. Ama bu da boş mudur? Değilir. Değilir. Biz de dua ederiz ya, Rabbana âtinâ fîddünyâ. Bize dünyada iyilik ver.

Ve fil âhireti. Bize âhirette de iyilik ver. O zaman normalde bizim bu noktada birinci derecede nimet olarak baktığımızda dünya nimeti. Dünya nimeti nedir? İnsanın rızkının hayırlı, helâl, böyle daha kolay elde etmesi. Dünya nimetidir. Hayırlı bir eş, onun annesine babasına itaatli bir çocuk, evlat. Hayırlı bir ev, hayırlı bir binek. Bunlar dünya nimetidir. hadîs-i şerifte Hazreti Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri hayırlı bir eş, hayırlı bir ev, hayırlı bir bineği olana dünya nimeti olarak yeter der. Üç tane. Bu üç tane. Hayırlı eş nedir? O kimsenin eşlerin birbirini içerisinde uyum sağlaması, Kur’ân ve Sünnet’e tâbe olması, yüksek ahlak veya normal ahlak sahibi olması ve o ahlâki standartta durması.

Hayırlı eş. Biz orada hayırlı bir ev deyince böyle oturulacak yer, içinde misafirin de barınabileceği ev. Dikkat edin. İçinde misafirin de rahat edeceği, barınabileceği ev. Hayırlı ev, sâlih ev. Hatta hayırlı değil, sâlih hibâresi geçer orada.


Vatan-ı Hâsîs ve Fâtiha’nın Dûâsı

Hani Arapçanın oradaki kökünü sâlihtir. Sâlih bir ev içinde misafirin barınabileceği bir evdir. Ya şimdiki evlerde anneniz babanız barınmıyor. Şimdi daha da küçülttüler ya. Şimdi 1 artı 1’e getirdiler. Herkes bireysel yaşasın dediler. Anne baba ne oluyorsa olsun. Hatta evlenme. 1 artı 1’e geç, evlenme. Tek başına yaşa. 1 artı 1’e tek başına yaşa. Böyle bir hayat kurma. Cinsel hayat ortalıkta adam da çok, kadın da çok. Haram-ı helal-ı tanıma. Bunlar büyük deccalist projeler. Senin yaşam alanını daraltıyor. Bireyselleştiriyor seni. Seni böyle sanki çam ağacından, dibinden toplanmış mantar statusünde tutuyor. şimdi genç kızlarımızın büyük bir çoğunluğu anne baba istemiyor. Erkeklerin büyük bir çoğunluğu anne baba istemiyor.

Anne baba yakınsa mesela bir kadın için, bir kız için orada geçimsizlik var. Erkeğin annesini babasını istemiyor. Alp kat, üst kat da oturmak istemiyor. Yan yana da oturmak istemiyor. Kultür değişiyor. Annelerde babalarda da kabahat var. geline damada böyle iki de bir de karışıyor. Her şeylerine müdahale etmek istiyor. Bu kültürde doğru değil. Eyvallâh ama insanlar şimdi ne yaptılar? Bizi bundan uzaklaştırıyorlar, parçalıyorlar. milleti millet eden, toplumu ayakta tutan ailedir. Aileyi parçalıyor deccalist sistem. Bizim evlerimizi salih ev olmaktan çıkarıyor. Salih eş de aramıyoruz artık biz. Nasıl basbayağı? Erkekler olarak salih eş aramıyoruz. Bayanlar da salih bir eş aramıyor. erkekler aramada gibi bayanlar da aramıyor. bir bayan da ne arıyor?

Onu denize götürsün, onu havuza götürsün, onu fitne salonuna götürsün, onu fitne salonuna götürsün. Fitnelerde dolaştırsın. Fitne. Kur’ân ve sünnetin dışında olsun. O erkek onun hiçbir şeyine karışmasın. Geldiğine, gittiğine, yediğine, içtiğine, kıyafetine, neresine gösteriyorsa göstersin. Karışmasın ona. ya okul arkadaşlarıyla toplanıp iki kadeh içeceklermiş. Ne varmış bunda? Karışmayacak erkek ona. Ne varmış bunda? İş arkadaşlarıyla hep beraber boğazda yemek yiyeceklermiş. biraz alkol alacaklarmış. Geceyi de orada geçireceklermiş. Ne varmış bunda? Geri kafalı olmasın. Adam buna müsaade etsin. İş çevresi onu kaldırıyor hanımefendinin çünkü. Aynı şey erkekler için de geçerli. böyle Kur’ân ve sünnet tarihisinde dostluğunu yaşayan bir kadın olsun, Kur’ân sünnet tarihisinde dostluğunu yaşayan bir erkek olsun.

Dini hayatı biz böyle düzgün bir şekilde dizayn edelim. Evimizde Kur’ân ve sünnet dizayn olsun, yaşansın. Artık ailelerde burada kalmadı.


Rızk-ı Helâl ve Âile Sâdeti

Aileyi bozuyor. O zaman salih bir eş konumu değişti. erkek salih ama bayan salih değil. Erkek diyor ki benim kızım hafız olsun, Kur’ân okusun, şunu okusun. Kadın diyor ki ne alakası var? Baleye gitsin, saza gittin, caza gitsin, piyano öğrensin, gitar öğrensin, vur patlasın, çala yunasın yapsın, valislere gitsin, danslara gitsin, gece kulüplerine gitsin. Ne varmış bunda? Ve aynı şekilde normalde genelde erkeğin sözü geçiyormuş gibi oluyor, geçmiyor. salih eş arama. Salih bir eşle evlenme farkında değil İslam toplumu. Hızla uzaklaşılıyor. Bakın hızla uzaklaşılıyor ve belli merhaleye geçti. Buradan artık bunları geri çevirmek, buradan geri çevirmek çok zor. Bakın insan hayatında bozulma çok çabuktur ama o düzelme çok çabuk değildir.

Siz onu çok çabuk düzeltemezsiniz. Ama bozulmaya çok çabuk bozulur. Bizi aileden yıktılar. Bakın bizi aileden yıktılar. Biz bu konu bitti İslam dünyasında. Türkiye’de de bitti. aile kavramı çöktü. Her yerden çöktü. dinde anlatamıyorsunuz şimdi. Ne olacak ki ilahiyatı, diyaneti bozulmuş gitmiş, ilahiyatları doldurmuşlar. Hadesi inkarcılarını, âyet inkarcılarını, mezhep inkarcılarını, sufi inkarcılarını doldurmuşlar ilahiyatları. Ondan sonra yayın çıkıyor oradan. Bu çocuklarımız deist oluyor. Ulan deist olsa iyi. Neden? Hiç olmazsa Allâh’ı kabul ediyor. Deistlik de bitti. Ateist oluyor artık insanlar. Dinsiz oluyor. Sebep bu ilahiyatların düzenmemesinden. Bozdular içimizdeki İsraililer, içimizdeki Siyonistler ilahiyatları bozdu.

Tekrar söylüyorum onu. İçimizdeki Siyonistler, içimizdeki Deccalistler, içimizdeki Yahudi Ermeni bozuntuları bizim komple ilahiyatlarımızı bozdu. Böylece bizim ilahiyat bozulmakla kalmadı. İmamatipler de bozuldu. bunu normalde hükümet dediğimiz aygıt, bunu gördüğü halde buna müdahale etmiyor. Bunların hepsi de sorumlu. Bunların hepsi sorumlu. Bu gençliğin bozulmasına sebep Türkiye Cumhuriyeti Devleti hükümetleridir. Baştan sona kadar. Osmanlı da dahil buna. Osmanlı’nın son yüzyılı da dahil buna. İçimizdeki Mason, bildiğiniz Mason dini alimleri, Mason şeyhler, Mason cemaat liderleri, Mason siyasetçiler, Mason bürokratlar, Mason, Siyonist bürokratlar devlet başkanları, Siyonist başbakanlar, Mason başbakanlar, Mason bakanlar ve bugüne kadar normalde eğitimin başına zannetmiyorum masanın olmayan birisinin konulmasına.

Bakma sen bizlenmiş gibi göründüklerine insanların. Şemsi Efendi de bizlenmiş gibi görünüyordu. Adı Şemsi’ydi. Şemsi Efendi de bizlenmiş gibi görünüyordu.


Ev Seçimi ve Komşuluk Hukuku

Adı Şemsi’ydi. Nice bizlenmiş gibi görünenler vardı. Şeyhler de dahil buna. Bunun içerisinde cemaat liderleri de dahil. Mason olmak da rahat edeceğini düşünüp bir cemaatin başındaki herhangi bir hoca efendi gidip Mason teşkilatının içerisinde üye olabiliyordu. Çok rahat. Bunlar böyle ağaçlar dile geliyor. Şimdi cesaretleniyor insanlar. o ağaçlar, duvarlar, taşlar. Ne oluyor? İfşa ediliyor ya şimdi. İfşa ediliyor. Mustafa Özbahan’ın söylediği, 30 yıl önce söylediklerini yeni yeni millet ifşa oluyor şimdi. Yeni yeni oluyor. Ne oldu? Salih aile kavramı bitti. Salih eş kavramı bitti. Yok. Bakın yok çok az. Olanın da kıymeti yok. Salih bir adam onun kıymeti yok. Gerçekten yok. Ne evinde var acı bir şey bu.

Ne evliyse eşi onun salih bir kadınsa o kadının kıymeti yok. Annesinin babasının yanında da kıymeti yok. Salih bir adam karısının yanında da kıymeti yok. Annesinin babasının yanında da kıymeti yok. Akrabalarının içinde de kıymeti yok. Yaşıyorsunuz bunu üça çabuk beşikre. Kendiniz ceza zaten. Yaşanıyor. Kıymetsiz, değersiz. Böylece salih eş kavramı bitti. Ne kaldı? Salih bir ev. Salih ev kavramı da bitti. Şimdi normalde 4 artı bir ev almak için 20 trilyon, 30 trilyon. Nereye alacak adam 4 artı bir evi? 3 artı birini alacak nasıl alacak bu ekonomik noktada? Alması çok zor. Ne yapacaksın? 80 metre karede yaşayacaksın. Bir de şehirde yaşamak zorundasın. Onu da empoze ettiler. Adamın köyde 100 dönüm yeri var öyle bırakmış.

Gelmiş şehirde asker rüşvetle kölelik edeceğim diye uğraşıyor. Ulan 100 dönüm yeri var git orada ziraat yap. Git orada ek, biç, asker rüşvetten fazla kazanırsın. Git orada 10 tane kuzu alsan, asker rüşvetten fazla kazanırsın. Ama yok. O şehirde yaşayacak, gidecek bir fabrikada asker rüşvetten kölelik yapacak. Köle. Bugün asker rüşvetle çalışan bir kimse normalde köle. Nasıl? 100 yılın kölesi. Modern kölelik. Asker rüşvetle çalışan bir kimse modern köle. Ama alternatif yok ki başka. Çalıştıran için de başka alternatif yok. Sebep? O da kazanamıyor. Nereye yetiştirecek? Yetiştiremiyor o da. belli bir düzeye kadar sermayesi olanların yetiştirmeleri mümkün değil. Bakın yetiştirmeleri mümkün değil.

E ne oldu? Salih ev kavramı gitti. Ardından ne oldu? Salih bir binek. Ya salih bir binek dediğin senin menziline çok emniyetli bir şekilde götürecek bir araba. Bugün en aşağı 1,5 milyon. Salih bir binek. Yaz kız seni götürecek. Salih bir binek 1,5 milyon. Hadi 1 milyonluk arabaye bin. 1 milyon. Onun yürütmesi dert. Onun yürütmesi dert.


Gelin-Kâynana Geçimsizliği

Adam en kolay bir şey geldi ekonominin başına. Hadi İMF atadı birisini. 2 tane bizim başımıza. Geldi adam dedi ki araban var mı? Var. 2 vergi birden ödeyeceksin dedi. Kim itiraz edebildi? Hiç kimse. Kim bir şey diyebildi? Hiç kimse. Bir de her yere tuzak kurdu. Araban var. Sen şuradan eski şehire bir git gel. Eski şehire geç yalnız bir. Sivrihisar’a kadar git. Sivrihisar’dan geri gel. Ne kadar? En az 5 milyar ceza yersin. Gidiş geliş. Sebep? Ulan gidince kadar tuzak, dönünce kadar tuzak. Nereye gidersen git tuzak. Radar tuzağı var ya. Adam oraya yazmış. Kaç? 70. 70 yazan tabelenin 10 metre sonrasını koymuş radara. Sen 70’e düşünce kadar radara giriyorsun. Tuzak. Devlet tuzak kuruyor vatandaşına.

Bildiğiniz tuzak kuruyor. Giriyorum radara çaresi yok. Gecenlerde bizim Mehmet Emine soruyorum avukata. Diyom ki Konya’ya nereden gideyim, nereyi tercih edersin? Diyom ki Kütah Yavviyonu üzerinden git. Orası diyor daha az radar var. Eski şehire girip çıkınca diyor bitiyor diyor. Dün akşam baktım Allâh affetsin yanlış anlaşılmasın. Bir sohbet ring yapmışım. Sohbet ringin sonunda 25 milyar ceza yemişim. Sohbet ringi başlıyorum ya böyle işte. Örneğin Tekirdağ’dan başladım. Bitirdim Keşan’da böyle bir daire yaptım Keşan’da bitirdim. Dün akşam baktım toplam cezam 25 milyar. Tuzak kurmuş sana senin araban olsa ne olacak? Salih bir binek var kapının önünde durmak için. Hareket ettirdiğin anda gittin yandın.

O zaman salih binek kavramı da kalmadı bize. Bugün ağabeyime dedim böyle giderse bir tane eşek alacağız dedim ondan dolaşacağız dedim. Çaresi yok başka dedim. Şimdi normalde bunlar ne üçü? Dünya nimeti. Bu üçü dünya nimeti. nimet verdiklerinden evet dünya nimeti bu üçü ve bu üçüne sahip olan bir kimse dünya olarak yeterli olur. Allâh hamd etsin o kimse. Hele salih bir eşi varsa gerçekten beş vakit daha fazla namaz kılsın bu zamanda. Öyle. Salih bir eşi varsa adamın beş vakit fazla namaz kılsın. Allâh’a çok hamd etsin. adam sesini yükseltir kaldırıyor telefonu. Şey emniyete kocam beni darp edebilir. Bu kadar. Bir ay uzaklaştırma en azı daha bir ay daha biterken kapının önünden geçti tedirginim bir ay daha.

Daha bir ay daha biterken bir telefonda valla bana telefon açtı korktum ben bir ay daha. Ne evde hanım var senin. Evet yaşayanlar anlatıyor dervişler. Mustafa seninki zaten içinden çıkılacak gibi değil. Mustafa işaret ediyor altı ay verdi bana diye. Oradan böyle büyük ısrarla altı ay diyor. Evet Mustafa’nınkine altı ay verdi. Şimdi Mustafa kendisi işaret edince söyledim.


Fitne Salonuna Götüren Erkek

Evet altı ay ya. evlenmişsin evin var diyorsun çoluğun çocuğun var diyorsun. Bakın tokat vurmak yok da sesini yükselttin bir telefon bu kadar. Bir telefon. Ve öyle ki ulan burada uyuşturucu satıyorlar diyorum gelen yok. Burada dövüş çıktı kavga çıktı birbirlerine bıçak çektiler tabanca çektiler. Telefon açıyorum gelen yok. Yok gelen. En sonunda birisi geldi benim kapıyı çalıyor burada mı satılıyor diye. Ulan bu kadar kafaları bu kadar. Ulan ben satsam neden benim adresimi vereyim. Hiç düşünmüyorum burada mı satılıyor diye bana. Dedim pes ya bundan sonra buna da telefon açmayacaksın dedim. Sen mi satıyorsun diye benim kapımı çalıyor. Ben adres veriyorum nokta atışı yapıyorum. Adam benim kapımı çalıyor.

Sen bir bu diyor burada uyuşturucu satılıyormuş bana diyor bir de. Böyle baktım. Söyleyecek bir laf bulamıyorum size dedim. Ona gelmiyor ama öbür türlü bakın dikkat edin. Eşiniz evde telefonu açsa. Eşim bana sesini yükseltti darp etme ihtimali var. Dese uzaklaştırmayı aldınız. Kesin. Veya da kızınız. Telefonu kaldırsa dese ki darp etme ihtimali var evden uzaklaştırma. Kızınız şunu dese. Ben babamın bakışlarını beğenmedim. Beni bakışlarıyla taciz ediyor tamam yandık eten helva. Bu kadar. Siz kız çocuklarınıza karışamazsınız bile. Ne diyor kız çocuğunun birisi. Ben diyor gece dışarı çıkacaktım bana izin vermeyince diyor. Ben de diyor gittim şikayet ettim beni taciz ediyor dedim diyor. Babası cezaevine giriyor.

Adam anında cezaevinde. Bu size tuhaf gelir şimdi. Laf lafa açtı. Tanımadığınız bir kadın. Yolda şahidi olsa. Bu adam beni sözüyle taciz etti dese içeridesiniz. Şey demiş ki anneli kızdı gelmişler adam bankta oturuyormuş. Annesi demiş ki kalk bu banktan demiş başka bir yere git biz oturacağız buraya demiş. Adam da ne alaka ben kalkmıyorum demiş. Hemen oradan geçen polise demiş ki bizi taciz ediyor bu demiş. Adam içeride soluklanıyor. Evet. Bunlar böyle şey değil uydurması şeyler değil. Kadın sevgilisini alacak eve. Dikkat edin. Kadın sevgilisini eve alacak. Kaldırıyor telefon uzaklaştırmalıyor. Adam nöbetçi hakim ediyormuş ki bak sevgilisini alacak şimdi eve. Ne olur yapmayın beni uzaklaştırma vermeyin.

Tabi uzaklaştırmayı vermiş kadın da sevgilisini almış adam da basmış evi. Adam evi bastı diye suçlu oldu. Siz bunları medyadan takip etmiyorsunuz tabi. Ben not alıyorum bunları böyle kenara. O zaman aile aile bitti. Salih bir şey de bitti ev de bitti. Salih araba da bitti.


Kur’ân ve Sünnet Üzere Ev Dizaynı

O zaman dünya nimeti müslümanlar için müminler için dünya nimeti biraz şeyli sıkıntılı. Allâh hepinizi hayırlısını versin. Geldik ahiret nimetine. Ahiret nimetine o kimsenin hem dünyadayken Kur’ân ve Sünnet’i yaşayıp ahiret olarak da cennetlik olması. Bunun bir çıt üstüne o kimsenin cemalullaha kavuşması. Bu da ne? Ahiret nimetinin üstü, üst seviyesi. Rabbim cümlemizi onlardan eylesin inşallah. Hayret nedir? Hayret bir şeye hayret etmek. Hayret ne? Hayret bir şeye hayret etmek. bilmedin, ummadın bir şey çıkıyor ya karşına aaa hayret ettim, böyle tahmin etmiyordum, böyle bilmiyordum öyle değil mi? bu ne? hayret ettik diyoruz değil mi? bu hayretti şimdi, hayret nedir dedi ben de hayretin karşılığı olarak hayret bu ummadığın, tahmin etmediğin, bilmediğin bir şeyin meydana çıkması onu görmen onunla karşılaşman bu normalde hayreti tanımlamak için hayret bu, işin bir de tabi bu ilmen hayret bu, işin tabi Yusuf bunu sorarken sufilik noktasında hayret nedir diyor bu da işin başka tarafı mesela ilmin noktada hayret bir kimse okuyana kadar o âyet-i kerimi okumamış, okuyor aaa bu mânâya geldi, hayret ediyor aslında bir daha okuyor, bir daha okuduğunda mânânın değişik versiyonu veya değişik veçesini görüyor, bir daha hayret ediyor, bakın hayretler değişmeye başladı, bu sefer o kimse Kur’ân’ın veya hadîs-i şeriflerdeki bazı şeyleri ilmi olarak vakıf oluyor, vakıf oldukça ne yapıyor? ilmi olarak hayrete artıyor ilmi olarak, e bu işin bir de nesi var? bir de aynâ-l yakîni var aynâ-l yakîni olarak baktığımızda o kimse artık böyle o şeyi görmeye başlıyor bakın, onu görmeye başlıyor okuduğu âyet-i kerimeyi eğer bir olaysa yaşanan bir şeyse onu görüyor âyet-i kerimeyi okurken görüyor bu mânevî olarak görüyor bu da ne? bu da aynâ-l yakîni noktasında hayret o kimse artık örneğin namaza durdu, kıble ne tarafta? beytullah’ta Allahu Ekber dedi namaza durdu, beytullah’ı aynâ-l yakîni olarak gördü beytullah şakka da gözünün önüne geldi aynâ-l yakîn kıblesini gördü ve elhamdülillâhi rabbil âlemîn dedi a, âlemlerden bir perde önünde âlemlerin Rabbi bir âlemi o esnada Fâtiha’nın 1. sure’sinde gördü kaldı elhamdülillâhi rabbil âlemîn dedi kaldı neden? gitti kafa oraya orada mânevî olarak o âlemi seyrediyor, hayret değişiyor, değiştikçe değişiyor o bir hayatta belki de kendinden geçiyor bir daha elhamdülillâhi rabbil âlemîn diyor elhamdülillâhi rabbil âlemîn Fâtiha 1. sure’de kaldı dışarıdan birisi olsa diyecek ki kırık plak gibi takıldı geri kalanını unuttu herhalde o elhamdülillâhi rabbil âlemîn de devam ediyor e, ne oldu?


Bozulma Çabuk, Düzelme Yavaş

o görmediğini görmeye başladı âinel yakîn hayret hakkel yakîn hayret artık o olayın içinde hakkel yakîn hayret olayın içinde şeyh efendi hazretlerine buradan bir atıfta bulunayım bedirde bulunduğu muhabbeti var ya hakkel yakîn hayret orada yaşamış orada o savaşa katılmış gibi hayrette kalıyor ve ona net bir şekilde inanıyor bedirde ben de varım onun normalde hayretin ayrı bir zirvesi dervişan onu anlamadığından ne alakası var ya bedir sahabeleri adıyla, sanıyla, kütükleriyle belli diyor o o da onu söylerken bunun bir manevi hal olduğunu dekleri etmiyor şart düşmüyor bunu böyle söyleyip atınca kenara dervişler de diyor ki böyle bir şey mi olur ya ne alakası var bu ne? hakkel yakîn hayret o kimse hud sure’sini okuyor hud kavminin helak edilişini yaşıyor orada hakkel yakîn olarak neyin ne olduğunu görüyor o esnada âyet-i kerîme diyor ki biz onlar orada donakaldık diyor dondurduk bitirdik bu manada veya dağıttık ama oradan olayın ince ayrıltıntısında nasıl yaşanıldığını bizatihi bizatihi yaşayarakten orada yaşayarakten görüyor bu da ne? bu da hakkel yakîn hayret bunun normalde bir de ne var mesela bu o kimse artık perdeden perdeye hayretten hayrete geçerken hakkel yakîn noktasında yaşıyormuşçasına geçmesi bakın izliyormuş gibi değil yaşıyormuşçasına onu yaşaması bu da ne? bu da hakkel yakîn hayret Cenâb-ı Hak hepinize bu hayretlerde dolaştırdıklarından eylesin Âmîn Suhtan da başka bir soru beklenmezdi zaten efendim bu aynel yakîn dediğiniz yer görmekle alakalı ya bu zahir gözle mi alakalı yoksa hak tabirinde tabir edilen kalp gözü denilen bir şey mi bu? bu normalde aynel yakîn normal ilk önce o kimsenin gönül gözü dediğimiz o gözle başlar hakkel yakîn noktasında da o gönül göz devam eder hakkel yakînin belli bir merhalesinden sonra o kimsenin gözü açıyor gözü kapalı olmaz artık hakkel yakîn de bahsettiğiniz orada yaşıyormuşçasına da siz aynel yakîni iyi öğrenin önce ya sufinin önce öğrence yer aynel yakîn olarak öğrenmesi gereken şey geri kalanı zaten onun manevi normalde burada hakkel yakînin derinliğini anlatsak ne olacak ki aynel yakîni yaşayan yok Allahu Ekber dediğinde beytullah’ı görecek bunu her namazda gördüğünde aynel yakîn de zikrullâh’a başladı Cenâb-ı Hak ne dedi cemaatte zikredeni ben daha iyi bir cemaatin içinde onu zikrederim doğru mu? gördün mü bunu?


Siyonist Tehdid Altında Ümmet

biz burada cemaatte zikrullâh yapıyoruz Cenâb-ı Hak vaat etmiş hadisi kutsi bu cemaatle zikreden kutsi kim beni cemaatte zikrederse ben onu daha iyi bir cemaatin içerisinde zikrederim bir çatı üstü kim beni zikrederse ben de onu zikrederim burada zikrullâh’a başladın kendini nerede gördün Hazret-iPir diyor ya önce diyor süt içeceksin o çocuğun dişi çıkarsa artık ekmek aramaya başlar artık o diyor ekmek aramaya başlar yemek aramaya başlar sonra diyor dişleri tamam olunca et arar biz önce ete gözümüzü dikmeyelim önce diyelim ki bir dişimiz çıksın bir ekmek arayalım biz şimdi hakkel yakıyız evet hakkel yakini var mı anlayacak olan hakkel yakin hayret ne biliyor musunuz Allâh’ı zikrettiğinizde o da sizi zikretecek ve siz bunu aşina olacaksınız ne anladınız soruyu soran bir şey anlayacak mı hayır kardeşler bir şey anlayacak mı ne anlamı kaldı sormanın zikrullâh başladı hangi halakada zikrettin Pir efendilerin halakasında mı zikrettin sahabe efendilerimizin halakasında mı zikrettin peygamber efendilerimizin halakasında mı zikrettin ya da bizatihi hazreti peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin muhteşem bir yer orada mı zikrullâh ettin bütün peygamberler orada pir efendiler orada halakayı kurmuşlar orada mı zikrullâh ettin ne yaptın ilk zikrullâh gittiğinde ne gördün veya zikrullâh esnasında ne kadar kendini zikre verdin kalibi olarak ne yaşadın öyle ya Hayret orada başlıyor.

O zaman önceki hayret ne? Önce birinci hayret, senin zikrullâh alakalısına gelmen. Bu zamanda gerçekten hayret edilecek bir şey. Şeytan, nefis, dünya, anne, baba, eş, çoluk, çocuk, mal, mülk her şeyi arkandan çekerken senin zikrullâh alakalısına gelmen en büyük hayret. Ben bunu büyük hayret olarak görüyorum. Cidden büyük hayret olarak görüyorum. Sen normalde zikrullâh var mı mahallende, belden de, şehrinde neredeyse? Var. Sen oraya gittiysen büyük hayret bu. Bunu yap. Dersini hiç bırakma, bunu yap. Hayret o. Asıl hayret o. Asıl böyle istikamette tutmanız gereken yer o. Ondan sonra üstünü, Allâh, Cenâb-ı Hak nasip eder onu. Sen o istikamette ol. Ne diyor? Siz eğer ki Allâh’tan hakkıyla korkar, istikametinizi düzgün tutarsanız Allâh sizin bilmediklerinizi öğretir.

Allâh senin bilmediğini öğretir. Sen Mustafa Özba’dan öğrensen ne olacak? Bir kulağından girecek, öbür kulağından çıkacak. Neden? Onu hali olarak yaşamadın çünkü. Onu manevi olarak yaşamadın. Kitaptan oku istediğin kadar. Manevi olarak yaşamadın. Ben anlattım, istediğim kadar anlatayım ben bunu. Yaşamadın. Sadece öğrendin. Sözün meclisten dışarı. Bunu sadece siz dinlemiyorsunuz. Canlı yayından bütün herkes dinliyor. Alıyor oradan, çalıyor, hırsızlık ediyor.


Kapanış Nasihati

Manevi olarak böyle yaşaması lazım diyor. Neden? Bunu anlatan bir tane üstat şeyh kalmamış ki ortalıkta. Aldı, çaldı, oradan millete söyledi. Hatta sözümü benim bire bir kopyalayıp millete söyledi. Bire bir kopyalıyor. Kopyalasın derdim yok. Ama yaşayan nerede? Yaşayan yok. Allâh bizi affetsin. Âmîn. Sorular güzel, yukarıdan sormak da güzel. Yusuf. Yaşamak zor. Önce aynel yakîn hayreti yaşasın herkes bir. Zikullâh da öyle bir hâl yaşasın diyelim ki aynel yakîni yaşadı adam. Aynel yakîni yaşayabilmesi için o kimsenin fena fi şeyh olması lazım. Fena fi şeyh olursa yaşayacak. Fena fi şeyh olmazsa yaşamayacak. Ya da gerçekten o kimse tabiri caizse tepeden inmedir. Eyvallâh, yaşar. O meclis dışı zaten, sözümüz meclisten dışarı.

Allâh’ın öyle kulları vardır. Dakka bir gol bir olur. Eyvallâh. Yaşar onu. Ona söyleyecek bir sözümüz yok. Ama öbür türlü o iş biraz şey. şimdi desek ki hakkel yakîn hayreti anlatacağız. Ama burada kalmayacak ki o. Şimdi Yusuf diyecek ki sır noktasında hayret nasıl? İsmini biliyor çünkü adı biliyor. Ondan sonra diyecek ki ruh noktasındaki hayret nasıl? Orada bitmeyecek o. Şimdi herkes hakkel yakinde bitireceğimi düşündü bak bütün herkes. Doğru mu? Doğru mu? Doğru. Var mı arkası gelecek diyen? Yok. Neden? Bilmiyor o arasını çünkü. Evet. Şimdi ismen duydu. İlmel yakîn noktasında evet sır noktasında da hayret var. Evet. Ruh noktasında da hayret var. Evet. Ne oldu? Beşe çıktı makam. Şimdi Yusuf’u bıraksak Yusuf şimdi sır noktasındaki hayretin tecelliyatını sorar.

İnsan nefsi böyledir ama. Normal. Normal. Bu da normal. Bu da normal. Ama yol yürümek lazım. Bazen ben söylediğimde ağır geliyor arkadaşlara. O yüzden diyorum dervişlik zor zanat. Kardeş olalım yürüyelim. Kardeş olalım yürüyelim dervişlik zor zanat. Allâh bizi affetsin inşallah. Âmîn.


Kaynakça ve Referanslar

  • Ayâğını Sâbit Et — Rûhlar Âlemi: Misâk âyeti — A’râf 7/172 («Rabbimâ elestü bi-rabbikum»); Âl-i İmrân 3/8 («Rabbenâ lâ tüzigh kulûbenâ»); Yûnus 10/66; Tâberî, Câmiu’l-Beyân.
  • Vatan-ı Hâsüs: Cenn-et-i ebedî — Âl-i İmrân 3/133; Hadîd 57/21; âlem-i hâlim-de yerin cennet olması — Necm 53/13-16.
  • Rızk-ı Helâl: Helâl kazancın farziyeti — Bakara 2/168; Nahl 16/114; Müslim, Zekât 63; Buhârî, Büyû’ 2; âile mutluluğu — Rûm 30/21.
  • Ev ve Komşuluk: Nûr 24/27 (izin istemek); Buhârî, Edeb 27 («kim Allâh’a ve âhiret gününe îmân ediyorsa komşusunu incitmesin»); Müslim, Îmân 74.
  • Aile Geçimsizliği: Nisâ 4/19, 34-35 (aile sükûneti); Rûm 30/21 (me-arvy-a-v-e rah-me); tefrîk hâlinde hâkim kararı — Nisâ 4/35.
  • Fitne Salonları: Nûr 24/30-31; Ahzâb 33/32-33; hevâ-hevs yasağı — Câsiye 45/23.
  • Ev Dizaynı — Kur’ân ve Sünnet: Tahrîm 66/6 («ehlinizi ateşden koruyun»); Tirmizî, Birr 43; İmâm Rabbânî, Mektûbât 1. cilt 163. mektûb (aile terbiyesi).
  • Bozulma Hızlı, Düzelme Yavaştır: «Kuluçka dönemi» kavrayışı — Şâtıbî, el-İ’ti-sâm; İbn Haldûn, Muk-addime, toplumların çöküş kısımları.
  • Siyonizm ve Ümmet: Mümtehine 60/1 («düşmanınızı ve düşmanımı d-ost edinmeyin»); Mâide 5/51; B-ak-ara 2/120; 2023 Gazze süreci arka planı — Ilan Pappé, The Ethnic Cleansing of Palestine; Noam Chomsky, The Fateful Triangle.
  • Kapanış: Sabr ve tevekkül — Âl-i İmrân 3/200; Ankebût 29/2-3.

İlgili Sözlük Terimleri: Hâl, Nefs, Sünnet, Şeyh, Muhabbet, Yakîn, Tevekkül, Hayret. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı