Namaz ve Kurban Allah için
Selamünaleyküm, hayırlı akşamlar. Allah gecenizi hayırlı eylesin, gündüzünüzü hayırlı eylesin, nefeslerinizi hayırlı eylesin. Ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Son nefese kadar iyi işlerde, hayırlı işlerde Cenâb-ı Hakk’ın emrettiği, güzel gördüğü Resûlullah Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri sünnetine uygun işlerle amellenmeyi nasîb eylesin inşaAllah. Zîlhicce ayındayız. Arife günü de dahil bayrama kadar zikirlerle, ibadetlerle, oruçlarla geçireceğimiz günler. Bilhassa Perşembe gün, önümüzdeki Perşembe hem Arife hem Perşembe gecesi. O yüzden önümüzdeki Perşembe’ye oruçlu geçirmeye gayret edelim. Gerçekten Arife’nin kurban Arife’si en önemli günlerden birisi. O yüzden önümüzdeki Perşembe’yi mutlaka ve mutlaka oruç tutabilenler, oruçla geçirsinler, tevhidle, zikirle geçirsinler.
O gün Arafat’a çıkanlar, malum Arafat günü dua edecekler, zikredecekler, Allah’a tövbe edecekler, Cenâb-ı Hak’a hamd edecekler. O yüzden biz de o gün Arafat’taymışız gibi dua edelim, tövbe edelim, Allah’ı zikredelim. Gölün kapılarının açıldığı gün, Arife, kurban Arife’sinin günleri. O yüzden biz de o günü inşallah dolu dolu geçirmeye gayret edelim. Hayır hasenat edelim, tasadduk edelim. Varsa etrafımızda yardım edilecek insanlar, az da olsa yardım edelim. Yedireceğimiz, içireceğimiz bir şeyler varsa az da olsa yedirelim, içirelim. İnşallah o günü de öyle ibadetle geçirelim. Malum Cuma bayram, Cuma günü de çok önemli. Çünkü Cuma günü tabiri caizse iki bayram olacak. Hem Cuma bayramı var hem de Kurban bayramı var.
Hac açık olmuş olsaydı, Hacı Ekber olacaktı bu sene. Ama koronadan dolayı her şey kısıtlandığı gibi o da kısıtlanacak. Ama biz en azından hem Perşembe gün böyle hayır hasenatla, dua ile, zikirle, tövbe ile oruçla geçirelim. Cuma günü de kurban kestiğimiz gibi, aynı zamanda da Cuma günü, Cuma namazını da gitmeye gayret edelim. Hoş hadîs-i şerîf var. Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri böyle Cuma günü hem bayrama hem cumaya denk gelirse, Dileyen cumaya gelsin, Dileyen cumaya gelmeye bilir diye buyurmuş. Ama biz yine de Cuma günü de Cuma namazını kılmaya gayret edelim. İnşallah mutadımız var. O mutadımız da şu, yukarıda neydi Kurban kesme yerinin adı? Siterlerde Kurban kesme yerinde arkadaşlarla orada cuma kılıyoruz genelde.
Cumaları denk geldiğinde inşallah belki de orada yine cuma kılmaya gayret ederiz. İnşallah orada sitelerde de Kurban kesme yerini bulacağız. Diğer başka yerlerde de Kurban kesme yerlerimiz var. İnşallah arkadaşlar da oradan Kurban kesme ile ilgilenecekler. Allah’tan bir şey gelmezse. Bayramın ikinci günü de inşallah bayramlaşmayı gerçekleştireceğiz. Onun adresini alacaktık ama normalde şey yapamadılar. Bana adresini bir mevcuttan bir tespit ederseniz, Ben arada bana yazıp verin ve hatta şeyden navigasyonlar bulun. Ben buradan ilan edeyim inşallah. Allah’tan bir şey gelmezse inşallah bayramın ikincisi günü de bir tabiri caizse yer kiraladık. İnşallah orada bütün arkadaşların, bütün kardeşlerin rahat edebileceği bir şekilde orada bayramlaşma olacak inşallah.
Saat yine her zamanki gibi bir gibi program başlayacak inşallah. Gittiği yere kadar gidecek Allah’tan bir şey gelmezse. Bu akşam Kurban ile alakalı sohbet edeceğiz. Allah izin verirse inşallah sözlerdimiz gibi. Çok böyle dalanıp, udaklandırmak, böyle fazla yapmak istemiyorum. Sohbeti kısa kesip sorulara geçmek istiyorum. İnşallah yetiştirebilirsek öyle yapmaya gayret edeceğiz. Allah’tan bir şey gelmezse inşallah. Kevser Suresi âyet 2. Öyle ise Rabbin için namaz kıl ve kurban kes. Bu Hanefilerce Kurban ile alakalı en önemli dayanaklardan birisi. Tabi bütün İslam dünyası Kurban Bayramı’nı ve Kurban Kesimi’yi önemsiyorlar. Ama Hanefiler mali durumu yerinde olanları vacip hükmünde görmüşler. Zaten Hanefilerden başka vacip gören yok.
Öyle aklımda kalan Şafilere göre nafile çünkü Kurban Kesmek. Ama Hanefiler İmam-ı Azam’a zeter vacip demiş. Vacip derken Âyet-i Kerime’yi kendisine ölçalmış. Öyle ise Rabbin için namaz kıl ve kurban kes. Kevser Suresi âyet 2. Allah için sana emredilen namazı kıl. Burası Müslümanlar için önemli bir şey. Namaz müminin en önemli ibadetlerinden birisi. Namaz dinin direğidir. Namaz gözümün nurudur. Namaz dinde yıkılan son kaledir. Hades-i Şerifler namazın ehemmiyetini göstermiş. Ve Kur’ân-ı Kerim’de birçok Âyet-i Kerime var ki namazı emretmiş bize. Ve Rabbin için namaz kıl ve namazı da Allah için kıl. burada Rabbin için namaz kıl deyince içine şirk karıştırma. İçine başka bir şey karıştırma. Göstereş için, dedilsinler diye, işe girmek için, göze girmek için.
Yok kızın babası beni namazda görsün. Yok oğlanın anası beni namazda görsün. Yok ben böyle namaz kılanların arasında dolanayım da şuradan şunun kapıyı, buradan bunun kapıyı değil. Rabbin için namaz kıl. Allah için namaz kıl. Herhangi bir kimse için değil. Herhangi bir şey için değil. Bir şeyden korktuğun için, bir şeyden çekindiğin için değil. Allah için namazını kıl. Ve devam ediyor. Allah için kurban kes. o gün için müşrikler de çünkü kurban kesiyorlardı. Müşrikler ne için kurban kesiyorlardı? Tanrılarıyla, ilahlarıyla aralarını düzeltmek için Lât, Uzzâ’ya kurban kesiyorlardı. Menât kurban kesiyorlardı. 300 kusur tane onların ilaheleri vardı. O ilahelere kurban kesiyorlardı. Ve o kurbanların da kendilerine, ilahlarına yaklaşmak için kesiyorlardı.
Ve Cenâb-ı Hak âyet-i kerime ile müşriklere ders veriyor. Diyor ki, kurbanı Rabbin için keseceksin. Allah için keseceksin. Kurbanı senin ilahelerin için değil, kurbanı başka bir şey için değil. Kurban Allah için kesilen, Allah için yapılacak olan bir ibadet. O yüzden Cenâb-ı Hak diyor ki, yalnız bana ibadet edin. Yalnız benden yardım dileyin. Yalnız bana dua edin. Ve hiçbir şeyi bana ortak koşmayın. Ve hiçbir şeyi ortak koşmadığınız için eşi benzeri olmayan, başı sonu olmayan, bütün akla hayale gelemeyecek kadar sıfatlarıyla tecelli eden Allah için ibadet edin. Allah için kurbanınızı kesin. Ve bütün her şeyinizi Allah için yapın. Kur’ân’ın en önemli özelliklerinden birisi insanları şirkten kurtarmasıdır.
Ve bütün her şeyi, ancak sana ibadet eder, ancak senden yardım dileriz. Bütün insanlığı bu tevhîd akidesinde toplamaktır. Ve insanlar yalnız Allah’a ibadet edip, yalnız Allah’tan yardım dilemeliler. Bütün iyiliklerini, güzelliklerini, her şeylerini Allah için yapmalılar. Ve asla yapmış oldukları ibadetlere ve yapmış olduğu işlerine şirki karıştırmadan yapmaları. Allah’a bir şeyi ortak koşmadan yapmaları. Ve bütün hayatlarını Allah’a ortak koşmadan yaşamaları. Bakın bütün hayatlarını. Çünkü normalde insanoğlu enteresan bir şekilde Adem’den itibaren ne yazık ki hep şirk bataklığına düştüğü anlar olmuş, hep şirk bataklığına düşen kavimler olmuş ve insanları hep peygamberler şirkten uzaklaştırmaya gayret etmişler.
Çünkü en büyük günah-i kebair şirk. en büyük günah-i kebair insanların Allah’ın yanında ayrı ortakçılar bulması, ayrı ortakçılar yakıştırması. Allah muhafaza eylesin. O yüzden şirkten Allah’a sığınırız. Allah bizi muhafaza eylesin. İbadetimiz Allah’adır, zikrimiz Allah’adır, kurbanımız Allah’adır, orucumuz Allah’adır, imanımız Allah’adır. Bunun üzerinde sık sık ince bir şekilde durmamız gerekir. Bütün her ne yaparsak yapalım, her şeyimiz Allah’adır. Biz şeyhimiz için zikretmeyiz, biz şeyhimiz için namaz kılmayız. Biz Ahmet için, Mehmet için, şu için, bu için, parti için, purti için, yol için, tergah için, tarikat için bir ibadet etmeyiz. Bizim ibadetimiz Allah içindir. Bizim her ne yapıyorsak Allah için yaparız.
Rabbim bizi onlardan eylesin. Ve öyle olmamız emredilir. Enam Suresi âyet 161 ve 162. De ki, muhakkak benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm alemlerin Rabbi olan Allah içindir. Onun hiçbir ortağı yoktur. Ben öylece emrolundum ve ben Müslümanların ilkiyim. Bu Hazret-i Peygamber’in dilinden bu. O yüzden Hazret-i Peygamber’in dilinden muhakkak ki namazımız, ibadetlerimiz, hayatımız, ölümümüz alemlerin Rabbi olan Allah için olmalı. Ve Allah’ın hiçbir ortağı yok. Biz bununla emrolunduk. Ve biz Müslümanlardanız. Îmân ettik. Biz Kur’ân nasıl bir Allah tarif ettiyse, Hazret-i Muhammed Mustafa’yı nasıl bir Allah tarif ettiyse, biz o tarif dairesinde Allah’a îmân ettik. Biz Kur’ân ve Sünnet bize nasıl bir din anlattıysa, biz o dini kabul ettik.
O dine itaat etmekle mükellefiz. kurbanını kes emri, böyle kesebilirsiniz değil. Kurban kes. Öyle olunca hanefiller kurban kesmeyi İmam-ı Azam Hazretleri ve bir kısım sahabe ve bir kısım seleften kimseler kurban kesmeyi vacip olarak görmüşler. Kim? Zekat verebilen, mali durumu yerinde olanlar. Mali durumu yerinde olmayanda kurban kesebilir mi? Her cevap kesebilir. Ama onun için o nafile ibadettir. Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem hazretleri bayram namazını kılar, sonra kurbanını keser ve derdi ki kim bizim bu namazımızı kılar, bu kurbanımızı keserse bunda isabet etmiştir. Bu işinde isabet etmiştir diye buyurur. Allah cümlesinden razı olsun. Yine İbn-i Macede bir hadis-i şerifte kimin imkanı olup da kurban kesmezse namazgahlarımıza asla yanaşmasın diye de bir tehditvari bir hadîs-i şerîf var.
O yüzden kıymetli dostlar, eğer mali durumunuz yerinde ise, borcunuz yok, harcınız yok, herhangi bir bu noktada kenarda da kurban alabilecek kadar paranız var ise Allah için kurban kesin ve kurbanı da Allah’a yaklaşmada bir vesile görün. O yüzden kurban kesmek hanefilere göre zengin olan, muhkim olan ve hür her Müslümana vaciptir. Hanefiler bu üç şartı önemserler. O kimse mali durumu yerinde olacak, zengin olacak, muhkim olacak, yolcu olmayacak yani. Muhkim ne demek? Yolcu olmayan. Muhkim kendi şehrinde oturan kimse, kendi evinde oturan kimse. bir kimse mesela seyahate çıktı, ona kurban vacip olmuyor ve hür olacak o kimse. Bakın hür olmalı. Tabi hürriyetten kasıt nedir, ne değildir bu ayrı bir tartışma.
Biz ne kadar hürüz, biz Müslümanlar olarak ne kadar hürüz, ne kadar değiliz bu ayrı bir tartışma. Siz diyebilirsiniz ki biz hürüz İslam olarak, Müslümanlar olarak.
Kurban Şartları ve Hayvan Vasfı
Ben derim ki tam bir hürriyetimiz yok örnek olarak. Dini bir hürriyetimiz yok. Bakın dini bir hürriyetimiz yok. O yüzden henüz daha biz dini hürriyetimizi kazanmış Müslümanlar topluluğu değiliz komple Müslümanlar olarak. Cenâb-ı Hak o günleri de bizlere göstersin inşallah. Kurban öyle olunca zengin olacak, muhkim olacak ve hür olacak. Ve eğer zengin, muhkim ve hür ise o Müslümana hanefilerce kurban vacip oldu. Ardından kurban deveden olur, büyük baş sığırdan olur ve koyun ve keçiden olur. O zaman her şeyden kurban olur mu? Hayır. bir ara Zekeriya Beyaz çıkmıştı 28 Şubat dönemlerinde televizyona bildiğiniz ayakkabıyla çıkmıştı. şimdi devesi değil deyip çıkanlar var ya o da şimdi ayakkabıyla çıkmıştı.
Demişti ki ayakkabıyla da kurban olur demişti. Böyle bizim insanlarımız, bizim ülkemizde böyle enteresanlıklar yaşadılar. Böyle sıkıntılar yaşadık biz. balıktan kurban olabileceğine dair Zekeriya Beyaz’ın fetvası var. balıktan kurban olur mu diye, ayakkabıdan kurban olur mu diye kendi kendinize düşünürsünüz saatlerce. Veyahut da birileri de çıktı ki dedi elbiseden de kurban olur dedi. Birileri çıktı hayır Hasanattu kurban yerine geçer dedi. tabiri caizse bunlar bizim dini inanışlarımızla alay ediyorlar. Ama biz Müslümanlar olarak onlar alay ederlerken biz televizyonlarda aval aval onları dinliyoruz. Televizyonlarda biz onları aval aval seyrediyoruz. Hatta kendi kendimize acaba mı diyoruz? Sebep biz çünkü dinimizi öğrenmiyoruz.
Dinimizi öğrenmeyince de biz acaba mı deyip balıktan da kurban olur mu, ayakkabıdan da kurban olur mu diye kendi kendimize birbirimizi yemeye başlıyoruz. Münafığın birisi bir laf atıyor, cahilin birisi orta yere bir laf atıyor, din bilmezin birisi orta yere bir laf atıyor. Ondan sonra biz Kırt Dere’de su getirerekten biz onu toparlayacağız, onu düzelteceğiz diye uğraşıyoruz. Böyle enteresan halimiz var bizim. eline bir fıkıh kitabı almış olsa, oradan okumuş olsa mesele hallolacak. Ve işin daha enteresanı, Zekeriya Beyaz da böyle İlahi Fakültesi’nde dekanlık yaptı. Ne yazık ki bu ülke bunları da gördü. Bakın bu ülke bunları da gördü, bunları da yaşadı. Şimdi gençler belki de bunları hatırlamayacaklar, bilemeyecekler ama 28 Şubat denilen bir şey var ülkede.
Bunun hala daha devam ettiğini iddia ediyorum ben. Bittiğini kabul etmiyorum. Bu daha devam ediyor. 28 Şubatlar renk değiştirerekten, yer değiştirerekten, anlam değiştirerekten devam ediyor. Ve 28 Şubatçılar vazifelerini hala da devam ettiriyorlar. Hatta 28 Şubat zihniyeti bizim kendi içimizden. Müslümanmış gibi görünüp, bizdenmiş gibi görünen kendilerine payandalar bulup işlevlerine ve işlemlerine devam ediyorlar. Müslümanlar bu konuda uyanık olmalılar ve bir delikten ikinci sefer ısırılmamalılar. O yüzden dostmuş gibi görünenler düşmanlık yapıyor ve bizdenmiş gibi görünen, bizimle beraber namaz kılan, böyle bir muhafazakar diline sahip olanlar, en büyük hançeri bize vuruyorlar. Yine Müslümanlara vuruyorlar.
Allah muhafaza eylesin. O yüzden kurban deveden, büyük baş olarak ve sığırdan, küçük baş olarak koyundan ve keçiden olur. Başka bir şeyden olmaz. O yüzden yaş bakımından kurban esnasında kesilmeye yeterli olan bunda da yeterli olur buyurmuşlar. Ve koyun ve keçi bir kişi için kurban olur. Hepsi de Müslüman olur. Kurban kesmeyi murad ettiklerinde yedi kişinin bir sığır veya devi kurban etmesi caizdir. Bir kimse kurban için bir sığır satın alsa da, sonra ona 6 kişiyi ortak etse caiz olur. Bunun altını çiziyorum. Bununla alakalı fetva var. Ama bunların içerisinden bir kişi et niyetine, et niyetine o ortaklığı girse bütün diğerlerinin de kurbanları bozulur. Dikkat edin buna. Eğer çünkü o 7 kişiden birisi kurban değil de evine et almak için kesiyorsa, bu kurban diğer ortaklara da kurbanını bozar.
Çünkü içinden bir tanesi ondan sonra et niyetiyle ona girdi. Allah muhafaza eylesin. Ortaklık kurarken de bunlara dikkat etmekte fayda var. Kulağının tamamı veya çoğu kesilmiş bir hayvanın, kuyruğunun çoğu kesik bir hayvanın, bir gözü kör olan, zayıf olan, böyle kesim yerine gidebilecek kudrette olmayan bir topal hayvan kurban olması caiz değildir. Çünkü Hazret-i Peygamber Salulü Aleyhi ve Selam Hazretleri buyurdu ki, kurbanlıklarda körlüğü belli olan kör, hastalığı açıkça belli olan hasta, topallığı açık olan topal ve ili kurmuş zayıf hayvanın kurban edilmesi caiz değildir dedi. Bunu hem İmam-ı Malik hem de Sünen Ashabı komple bunu ittifak etmişler. Dikkat edin, Hazret-i Peygamber Salulü Aleyhi ve Selam Hazretlerindeki inceliğe bakın.
Bu incelik muhteşem bir şey. kesim yerine kadar yürüyemeyecek olan bir hayvanı kurban etmiyor. Ayağı topal olan bir hayvanı kurban etmiyor. Kulağı kesik olan hayvanı kurban, kulağı kökten kesik, yaradan fazlası kesik, onu kurban etmiyor. Kurban edilecek olan hayvan sağlıklı olmalı. Mesela kuzularda şöyle bir şey var. Kuzularda ne var? annesi gibi görünmesi lazım. Aslında yaşını doldurması lazım küçük başın. Böyle küçücük kurbanlıklar uygun değil. Ben kurban olmaz demiyorum. Çünkü böyle 6 aylık 7 aylık kuzuları kesiyorlar. 6-7 aylık kuzu ekonomik değil. Anadolu tabiriyle toklu olması lazım. yaşını doldurması lazım. En azından 9 aylık, 10 aylık, 11 aylık olması lazım ki o kurban olsun. Böyle tazici hayvanları kurban etmek çok uygun değil.
Allah bizi muhafaza eylesin. Hazret-i Ali raddellahu an hazretleri naklediyor. Allah Resûlü sallallâhu aleyhi ve sellem keseceğimiz kurbanın göz ve kulağına iyice bakmamızı mukabele, mudabere, şarka ve harka olan hayvanları kurban etmememizi emretti. Mukabele kulağının bir tarafa önden kesik olan hayvan. Mudabere kulağının yanından kesilmiş olan hayvan. Şarka kulağı ortadan boylamasına yarılmış olan hayvan. Harka da kulağı yuvarlak olarak delinmiş olan hayvanlardır. Demek ki bunlardan da ne yapıyoruz? Kurbanlık almıyoruz, yapmıyoruz. Bunu da Sünen ashabı nakletmiş bu hadis-i şerefi. Çok sorulan sorular var. Onlarda cevap olsun diye bunları notlar halinde aldım. Ortaklar eti nasıl paylaşacaklar?
Tartarak paylaşacaklar. Hak hukuk geçmesin. Eti komple hepsini de parçalayacaklar. Parçaladıktan sonra hepsini birbirine karıştıracaklar. Karıştırdıktan sonra ortaklar eti tartı ile bölüşecekler. Kurbanlık da birinci günü ve üçüncü günü ikindi namazı vaktine kadar. Bazı rivayetlerde akşam namazına yakında akşam namazı girmezden önceki vakte kadar kurbanın kesilebileceğine dair hükmetmişler. Eğer normalde bu günler geçerse, bir kimseye de kurban vacipse, oldu ki kurbanlık bulamadı, oldu ki yolcuydu, oldu ki böyle bir sıkıntı geldi başına. O zaman o kurban parasını ne yapar? O tasattuk eder. Niyet etti çünkü ona kurban vacip oldu. O yüzden inşallah hanefiler bu konuda kurban ibadetlerini yerine getirmeye gayret etsinler.
Kurban etini kesen kimse etinden yer, fakirlere dağıtır, bir kısmının evinde de alıkoyabilir mi? Evet. Kurban kesenler kendi durumlarına göre hareket edecekler. Eğer gerçekten o kimseye ihtiyaç sahibi ise kurbanını evinde saklayabilir mi? El cevap evet. Hadis-i şerif var. Üçüncü günden sonra kurban eti hiç kimsenin evinde görülmeyecek denilen hadîs-i şerîf. O esnada Medîne’nin etrafında fıkara bedeviler çoktu. Fıkara bedeviler çok olunca Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri o seneye mahsus müslümanlara dedi ki üçüncü günden sonra evinizde kurban eti kalmayacak. Bütün herkes kurban etlerini ya yediler ya yedirdiler ya da dağıttılar sahabeler. Bir dahaki seneye aynı mesele olunca Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri açıklık getirdi.
Dedi ki geçen sene Medîne etrafında çok bedvi vardı, fıkara vardı onlar etten nasipleri alsınlar diye onu yaptırmıştım dedi. O yüzden normalde kurban etinin faydalanmasıyla alakalı çok öncesinden dahi vardır ya üçte birini evinde tutacaksın, üçte birini dağıtacaksın, üçte birini gelene gidene yedireceksin diye böyle bir ibare vardır. Hali vakti yerinde olanlar, et çok rahat bir şekilde kasaptan oradan buradan alabilenler, mümkünse dağıtmaya gayret etsinler. Bakın mümkünse bilhassa böyle etraflarında kesmeyen, kesemeyen insanlar varsa onlara götürsünler bir sünnet işlesinler. Bu da sünnettir. Binin lüks arabalarınıza, gidin o kurban ibadetini yerine getirin, kesemeyenlere dağıtın. Dağıtırken de öyle hayvanın böyle daha az değerli olan yerlerini dağıtmayın.
Değerli yerlerini dağıtın. hayvanın örnek atıyorum, budunu kendine saklayıp da böyle değersiz bol yağlı kuyruk yağ, şusunu busunu dağıtmaya kalkmayın. O yüzden dağıtırken de düzgün dağıtın. Tasadduk ederken düzgün tasadduk edin. Göstereş yapmayın, şatahat yapmayın, şatafata düşmeyin. sağ elinizin verdiğiniz, sol elinizin haberi olmasın. Öyle göstere göstere kurbaneti dağıtacağım diye uğraşmayın. Gidin gizliden verin, gidin o gizliden eti dağıtın ve kötü bir şekilde dağıtmayın. Allah muhafaza eylesin. Bunlar İslam’ın şiarı değildir. zaman zaman zekat dağıtanları görüyoruz böyle. böyle yazmış bir de, bilmem hangi iş adamının zekatıdır. Kamyonun üzerine doldurmuş, atıyorlar kamyonun üzerinden. Evet, bu İslam değil.
İslam’ın böyle bir edebi, böyle bir adabı yok. Bunlar böyle gün geçtikçe görmemiş insanlar bunlar. Bunlar parayı görmemişler, zenginliği görmemişler. Edep, adab da yok. Bunların üstadları da yok, şeyhleri de yok. Düzgün üstadları şeyhleri olmuş olsa der evladım böyle hayır hasenat mı yapılır? Böyle zekat mı dağıtılır? Böyle kurban etimi dağıtırlar, dostları dağıtlar, incitme kimseyi. Böyle de gösteriş yapma der. Onları terbiye eder. Ama ne yazık ki bir kısım şey efendiler de veya alimler de o zenginlerin zenginliklerinden dolayı el avuç avuşturuyorlar onlara. Onlara doğruyu söylemiyorlar. Asıl nasihat zenginlere, asıl nasihat bürokrasiye, asıl nasihat siyasetçilere sebep. Çünkü bunlar toplumun kaymak tabakası kendilerince ekonomik olarak ve hükmetme olarak. bunlara nasihat etmek zor.
Zengin bir kimse böyle nasihat dinlemek istemiyor, aklına vuruyor. Çok biliyor ya. Veyahut da o kimse diyelim ki herhangi bir yerde makam sahibi, bir mevki sahibi aklına vuruyor.
Market Kurbanı ve Deri Tasadduku
O çok biliyor. Veyahut da bir kimse siyasetçi olmuş ya Allah Allah Allah takım elbiseyi geçirmiş üstüne, o senden fazla biliyor, herkesten fazla biliyor. O yüzden onlara laf anlatmak, onları doğruya anlatmak, onlara nasihat etmek deveye hendek atlatmaktan daha zor. Dinlemiyorlar çünkü. Nefislerine uyumuşlar. Böyle kafalarını tülü deve gibi kaldırmışlar. Sanki küçük dağları onlar yarattılar. Sanki küçük dağlar onların Allah muhafaza eylesin. Kibirlilikte kibirlenmede önde gidiyorlar. Ve onlar da neden? Çünkü bir üstadları yok, bir şehleri yok. Varsa da göstermelik bağlı değiller. Veyahut da üstadlar onları dosdoğru terbiye etmiyor, onları ikaz etmiyor, onları irşad etmiyor. Onlara demiyor siz böyle yanlış yapıyorsunuz diye.
Onlara söylemiyor. Kibirlenmeyin, vatandaşla iyi geçinin, vatandaşa kalkıp da vatandaşın aleyhine bir şey yapmayın diye istemiyorlar böyle bir şeyleri. Söylemiyorlar ve zaten böyle bir bu 15 Temmuz’dan sonra aman böyle hiç kimse bir yere intisap etmesin, hiç kimse bir yere bağlanmasın. Cemaate de tarikata da düşmanlık her şeye düşmanlar çarşı her şeye karşı gibi böyle bir cemaat düşmanlığı, böyle bir tarikat düşmanlığı, böyle bir sufi tasavvuf düşmanlığı oluştu. Kıymetli dostlar, gerçek sufi topluluklar devletin içerisinde kadrolaşmak için uğraşmazlar. Ben o yüzden bağırırım. Bangır bangır. Derim ki biz iş ve işçi bulma kurumu değiliz. Hiç kimse şunu söyleyemez. Mustafa Özbağ gitti bir belediye başkanına veya bir bürokrata gitti filanca kardeşimizi işe alacaksın.
Yoksa seni desteklemeyiz. Böyle bir sözümü hiç kimse benim söyleyemez. Hiçbir siyasetçi, hiçbir bürokrat bunu Mustafa Özbağ’a söyleyemez. Ve bizim devletle, belediyelerle hiçbir işimiz olmaz. Bizden eleman alın, bizden işçi alın, bizden memur alın. Bir kardeşimiz girsin, şurada çalışsın. Bizim böyle bir işimiz olmaz. Gerçek sufi toplulukların parayla da işi olmaz. bir sufi topluluğun şirketi mi olurmuş? Bir sufi topluluğun, atıyorum marketi mi olurmuş, gazetesi mi olurmuş, televizyonu mu olurmuş? Olmaz. Para kazanacak hiçbir şey olmaz sufi topluluk. Sufi topluluğun böyle bir ticaretle, topluluk olarak bir işi olmaz. Yapanlar hata yaparlar zaten. O yüzden sufi topluluklar, para toplayan topluluklar değillerdir.
Olmaması gerekir. Sufi toplulukların bunlarla işi olmaz. Sufi topluluk kalkıp da, kalkıp da ticaret hane aşmaz. Herkes baksın kendi işini yapsın, çalışsın, ekmeğinin parasını kazansın. Bizim kalkıp da dergah olarak veya bir sufi topluluk olarak böyle bir işimiz olmaz. O yüzden gerçek sufi topluluklarda bu olmaz. Bu olmadığı için biz çok rahat, özgür, hür bir şekilde kime ne söyleyeceksek söyleriz. Bizim göbeğimiz Allah’a bağlı. Bizim göbeğimiz Resûlullah Sallallâhu Aleyhi ve Sellem’e bağlı. Bizim göbeğimiz Allah ve Resulüne bağlı. Hiç kimseye bağlı değil. Biz hürüz. Hz. Epir mesnevisinde der ya, ey oğul, ne zamana kadar altına ve gümüşe bağlı kalacaksın. Hür ol der. Biz o hürriyeti yakalamışız elhamdülillah.
O yüzden bir bağlılığımız yok. Dünyavi olarak hiçbir şeye. Bizim bağlılığımız Kur’ân ve Sünnet. Başka bir bağlılığımız yok. Hiçbir siyasi partiye bağlılığımız yok. Hiçbir siyasetçiye de bağlılığımız yok. Hiçbir bürokratada bağlılığımız yok. Hiçbir güce ve kuvvete, dünyamı olarak eğilmeyiz bir bağlılığımız yok. Bizim güç ve kuvvet Allah’tandır. Allah’ın önünde secde eder. Allah’a bağlıyız. Biz din olarak Kur’ân ve Sünnet’i seçtik. Kur’ân ve Sünnet’e îmân ettik. Bağlılığımız onadır. O yüzden bizim bir siyasi bir hizbimiz yok. Bizim bir siyasetimiz varsa o da vatan ve millettir. Vatanımızı ve milletimizi severiz. Vatanımızı ve milletimizin aleyhine olan bir şeye karşı dururuz. Vatanımızı ve milletimize olumlu olan her şeyi alkışlarız.
Alkışlarız, takdir ederiz, tebrik ederiz, destekleriz onu. Ama vatana millete zararlı bir şeyse, adaletsizlik varsa, hukuksuzluk varsa, yanlışlık varsa o zaman ona da karşı dururuz. Evet, o yüzden normalde zenginler kurban etlerinizi dağıtın. Etrafınızda fukara insanlar olsun. Yanınızdaki çalışanlara da dağıtabilirsiniz. Gönül arzu eder ki yanınızdaki çalışan insanlara da kurban etlerinizden dağıtın. Yine kurbanı bir Yahudiye, bir Hristiyan’a kestirmek mekruhtur. O yüzden biz kurbanımızı Müslüman bildiğimiz, Muhammed’i bildiğimiz kimseler kurbanımızı kesmesi lazım. Ya burası İslam dünyası, biz İslam ülkesinde yaşıyoruz. Deyip de herkes ile kurban Müslüman diye diyemeyiz. enteresan bir şey, alışveriş merkezlerinde mescid olmayan, alışveriş merkezlerinde tesettürlü bayan çalıştırmayan, alışveriş merkezlerinde din ve diyanetle alakalı her türlü şeye karşı olan değişik market grupları, değişik alışveriş merkezleri kurban gelince Müslümanlaşıyorlar.
Ve boyuna kurban satacağız diye uğraşıyorlar. yıl 12 ay raflarında her türlü içkiyi satanlar, yıl 12 ay Allah’ın haram ettiği her şeyi raflarında bulunduranlar, kurban ayı gelince, ondan sonra kurban gelince kurban kesmeye kesip satmaya çalışıyorlar. Ve ne yazık ki de Müslümanlar bu kurban doğru mu kesildi? Bunu kesen gerçekten İslam’a uygun mu kesti? İslam’a uygun bir kesim stratejisi mi uygulandı? Ne ile uygulandı bilmiyor. Ve gidiyor o marketten kurban kalıyor kendince. paketlenip eve geliyor ya, hizyen olarak paketlendi geldi. Kurbanı ne ile kesti? Bir bıçağı vurduğunda normalde komple hayvanın kafasını gövdesinden ayırdı mı? Yoksa kanın akmasını mı bekledi? İslami usullere göre nefes borusu, atar damar, toplar damar, yemek borusu. normalde bunları bıçakla kesti, kanın akmasını bekledi mi?
Yoksa direkt cızz diye elektrikli makineden kesti attı mı? Ne ile kesti? İslami usullere göre mi kesildi hayvan? O hayvan bakılırken İslami usullere göre mi bakıldı? Onun beslenmesi İslami usullere göre mi beslendi? Hayvana domuz kanından domuz yağından gıdalar verildi mi? Hayvana domuz kanından domuz yağından yapılmış yemler yedirildi mi yedirilmedi mi? Hayvan nerede beslendi nasıl beslendi? Ya biz onu nereden takip edelim? İbadet edeceksin canım kardeşim. İbadet ediyorsun. Takip edemiyorsan içinde şüphe var ise onu yapmayacaksın. Ne dedi. Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri? Şüphelilerden uzak durun dedi. Biz şüphelilerden uzak duracağız. Biz onu bilmiyorsak onun içeriğini bilmiyorsak biz ondan elimizi uzak tutacağız.
Biz ondan kendimizi uzak tutacağız. Oh ne rahat memleket. Otur yıl 12 ay içki satan, yıl 12 ay İslam ile mücadele eden, Müslümanlarla mücadele eden ve yıl 12 ay senelerden beri yıllardan beri Türkiye’deki Müslümanlarla savaşan şirketlerin marketlerinden kurban al. Ondan sonra da ben mücahidim tekbir Allah’a ökber de. Bu nasıl bir mücahitlik? Bu nasıl bir İslam? Bu nasıl bir Müslümanlık? Yıl 12 ay senin dininle savaşan fiilleriyle, sözleriyle, hareketleriyle, duruşlarıyla, tavırlarıyla, her haliyle Türkiye’deki Müslümanlarla savaşan, mücadele eden ve İslam’a soğuk, Müslümanlara soğuk olan ve mesafeli olan şirketler grubunun marketinden kurban al. Allah muhafaza eylesin. İbadet edeceksiniz. Sonuna kadar bilmeniz lazım.
Neye girdiniz? Büyükbaş’a girdiniz. Peki Büyükbaş’a girdiniz. Gördünüz mü Büyükbaş’ın kurban olup olmayacağını biliyor musunuz? Hayır. Kapak atmış azı dişi çıkmış mı çıkmamış mı hayvanın? Biliyor musunuz? Hayır. Azı dişi çıkıp çıkmadığını bilmediğiniz bir hayvana ortak oluyorsunuz. Nasıl olacak? İbadet ediyorsun ya. İbadet ediyorsun. Araştırmak zorundasın. Öğrenmek zorundasın. Araştırıp öğrenmek zorundasın. Hadi küçükbaşa bir şey demeyeceğiz. Eyvallah. Büyükbaş. Araştıracaksın canım kardeşim. Bakacaksın. Allah muhafaza eylesin. O yüzden kurbanı Müslümanın kesmesi gerekir. Müslüman kesecek ve Müslüman kurbanı keserken de ya tekbir getirecek, Allahü Ekber diyecek ya Bismillah diyecek. Örneğin öyle kurbanı kesecek.
Allah’ın ismini zikrederekten kurbanı kesecek. Biliyor musun kurbanın kesilirken üzerinde Allah’ın zikrini yapıldığını başında mısın? Hayır. Dedi ki ey Fatıma kurbanın başında dur. Herkes kurbanın başında duracak. Allah muhafaza eylesin inşallah. O yüzden kurban ibadeti önemli bir ibadet. Vacip. Allah bizi muhafaza eylesin inşallah. O yüzden dikkat edelim. O yüzden ona göre ibadetlerimizi yapalım. Bakın hadis-i şerifte Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri buyurdu ki Üç şey bana özgü kılındı. Onlar size sünnettir. Bunlar kurban, kuşluk namazı ve vitirdir. Demek ki üç şey Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretlerine özgü kılınmış kuşluk namazı. saat 10 ile saat 12 arasında kılınan namaz.
Kurban kesmek ve vitir namazı. Allah bizi Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretlerinin sünnetine uyanlardan eylesin inşallah. Yine şehirlerde yaşayanlar bayram namazından önce kurban kesmeyecekler. İşimiz erken bitsin deyip bayram namazından önce kurban kesen tekrar kessin. Kesmeyen de Allah-u Teala’nın ismiyle kessin diye Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri buyurmuş. Doğuştan boynunsuz olan veya boynuzu kırık olan hayvanın kurban edilmesinde bir sakınca yoktur. Semiz etine dolgun oldukları takdirde uyuz ve deli hayvanın kurban edilmesinde sakınca yoktur. Bir kumandan çok soruyorlar. Bir kurbanlık satın alan kişi onu satsa ve yerine onun gibi başka birisini satın alsa bunda bir sakınca yoktur.
Bir kimse kendisine kurban vacip olan birisi ise ve Kurban Bayramı günlerinde kurbanını kesmemişse onun değerini sadak olarak vermesi gerekir. Bir kimsenin yetişkin çocukları ve eşi için Ramazan bayramında fıtır sadakası vermesi gerekmediği gibi onlar için kurban kesmesi de gerekmez. Satın alınan kurbanlık hayvan kesilmeden önce yavrularsa yavrunun da anne ile birlikte kesilmesi gerekir. Eğer yavruyu satarsa parasını sadaka olarak dağıtması gerekir. Sahibinin kurban sahibinin kestiği kurbanın derisini satması caiz değildir. Etini satması caiz değildir. Kılını, yününü, tüğünü, ayağını, kellesini kurban sahibinin satması caiz değildir. Bir kimse kurban kesim parası için deriyi bırakması caiz değildir.
Tanrılar Meclisi ve Hesapsızlık
Kurban kesim parası ayrıdır. Deriyi tasadduk etmesi gerekir çünkü. Ya da evine götürüp kendine bir eşya olarak kullanabilir mi? Evet. Bakın bu az önce söylediğim şeye açıklama getireyim. Onu öyle şey yaptıydım bunu şimdi içime gelene göre hareket edeyim. Bunu yanlış anlarlar. O yüzden buraya tekrar açıklamasını yapayım. Satın alınan hayvana sonradan ortak almayı caiz gören istihsan görüşünün açıklaması şudur. normalde bir kimse bir hayvanı aldı bir hayvan baktı pazarda dolaşıyor hesaplı gördü büyükbaşı aldı. Büyükbaşı aldı kurban etmek için. Sonra dedi ki 6 tane ortak alabilirim. Bu uygun. Bunda bir sıkıntı yok. Kurbanını aldı ama niyet etti orada 6 tane de ortak alacak. Normalde insanlar hayvanı satın almadan önce ortaklık kurup birlikte satın alsalardı caiz olurdu.
Öyle olunca satın alındıktan sonra ama kesilmeden önce de başkalarına ortak etmek caizdir. Çünkü insan bu tür şeylerde karşılaşabilir. Bunlar olabilir ama normalde eğer ki tekrar bunun altını çizerekten söyleyeyim. Bir kimse bir hayvanı aldı. Sonra kendisine 6 tane ortak aldı. Bu caiz. Anlaşıldı değil mi bu mesela? Evet. Ama evla olan bu normalde ben şimdi insanların işlerini zorlaştırmamak için bu fetvayı buldum burada okuyorum. Ben böyle yapar mıyım? Hayır. Bakın ben böyle yapar mıyım? Hayır. Ben arkadaşları böyle yaptırıyor muyum? Hayır. Ben diyorum ki bir hayvan alırken ortaklığınızı önceden kurun. Hayvanı öyle alın. Bunlar çünkü insanlar zorlanmasın diye sonradan verilen iştahatlar. Ha bunu kabul edilebilir mi?
El cevap evet. Kolaylaştırınız zorlaştırmayınız hadîs-i şerîf. Ama ben yapar mıyım? Hayır. Asla. Yaptırır mıyım arkadaşlar? Arkadaşlara da yaptırmam. Evet. Hayvanın bir gözü kör hiç görmüyor. Kurban edilmez. Fetva aramayın ona. Hayvanın bir kulağı kesik kurban edilmez. Fetva aramayın ona. Bakın kulağı baştan başa yırılmış. Ona fetva aramayın. Almayın kardeşim öyle hayvanlar. Ben o yüzden diyorum kurbanlığınızı görün ya da gerçekten emin insan. Evet. Benim bakmama gerek yok. Örneğin ben hep bunu söylüyorum. Ben kimi aldırıyorum hayvanımı? Genelde sa’id’i aldırıyorum. Sa’id’in mesleği kasaplık. Allah razı olsun. Hacca gitmezse benim hayvanımı alır hatta hacca gidecekse dahi önceden alır. Arkadaşlara teslim eder.
Ben işimi öyle görürüm. Neden? İbadet çünkü. Allah bizi affetsin inşallah. Satın alınan kurbanlık ölürse veya çalınırsa sahibi zenginse yerine başkasını kesmek zorundadır. Ama yoksulsa bir şey gerekmez. Evet. Bu kadarlık yeter herhalde. Bir Müslüman kurbanını ateşe tapan mecusiye kestirirse bu caiz olmaz. Kurban sahibinin kurbanını kendisinin kesmesi daha faziletlidir. Evet. Bu tabi kesmeyi bilmiyorsa bilen bir kimse kestirecek. Evet. Bu mesele bu kadar. Yetsin. Eğer soru soran varsa inşallah. Arkadaşlar soru soracaklar zaten. Şimdi hızla inşallah soruları bitirmeye gayret edelim. Allah yardım etsin inşallah. Evet. Bayramlaşmanın yerini söylüyorum. Bahçe davet salonu. Öyle olarak geçiyor. Sakarya Mahallesi, Kıbrıs Şehitler Caddesi, 4. Tan Sokak, Osman Gazi, Bursa.
Tamam. Sufilerdeki hal dervişleri Allah dostlarıyla görüşüp iyilikten tavsiye alıp uygulamaya çalışıyor. Şeytanın da kendine has hal dervişleri var mıdır? Varsa bu ne kadar tehlikelidir insanlık için? Tabi şeytanın da müritleri var. Şeytanın müritleri de ne yapıyor? Şeytani şeyler görüyor. Şeytani işler yapıyorlar. Şeytani bir hayat yaşıyorlar. Onlar da şeytanın müritleri. Allah muhafaza eylesin inşallah. Kardeşimiz geçen hafta yazmış ama Selamünaleyküm hocam. Ben Gökçe. Şu an sizi izliyorum. Aleviyim. Esenyurt’tan, müsahiplikten annem ve ablam ile size ulaştım. 17 yaşındayım. Fatsalı yaşıyorum ve sizden ders almak istiyorum. İnşallah Gökçe kardeş sana ders verelim inşallah. Gökçe kardeşim. Şu cep telefonumu bir türlü ezberleyemedim ya.
Geçinmeye niyetim mi yoktur? Nedir bilmem. Evet Gökçe kardeş dersiniz mübarek olsun inşallah. Selamünaleyküm hocam. Aksar Ali, Şeyh Hüseyin Avni Efendi Hazretleri yoğun bakımda tedavi görüyor. Dua etmişim. Allah hayırlı şifalar nasîb eylesin inşallah. Cenâb-ı Hak. Rabbim en hayırlı yöne çevirsin inşallah. Selamünaleyküm. Ben 15 yaşındayım. Bazen Allah’ın olduğunu şüphe duyuyorum ve kafamda bir sürü soru ve şüphe oluşuyor. Bunu nasıl yenebilirim? Teşekkür ederim. Böyle bir kafanda Allah’ın varlığıyla alakalı veya sıfatlarıyla alakalı bir şüphe oluştuğunda hadis-i şerifle sabit hemen hızla İhlas Sûresini okuyacaksın. Eüzü besmele çekeceksin. İhlas Sûresini okuyacaksın inşallah. Selamünaleyküm.
Selamünaleyküm. Geçen akşamdan bu Dünya Kardeşliği Mevlânâ Birliği, Mevlânâ Dünya Kardeşliği Birliği vardı. Onunla alakalı bir arkadaş yazmış. Demin ki sordu ismi geçen Dünya Kardeşlik Birliği denen vakıf Kur’ân-ı Kerim’in hükmünün 76. boyuttan sonra kalmadığını söyleyerek yerine bilgi kitabı dedikleri ve Bülent Çorak isimli kadının yazdığı kitabı okuyorlar ve Tanrılar Meclisi diye bir inanç sistemleri var. Başlarındaki Bülent Çorak denilen kadın, ben Mevlânâ’yım. Mevlânâ benimle yeniden dünyaya geldi diyor. Bu açıklama ile hadsizlik ettiysem özür dilerim. Estağfurullah. Selamünaleyküm. Bu Dünya’nın suret olduğunu bildiğim halde, her şeyin geçici olduğunu bildiğim halde, bunu her gün kendime hatırlatmaya çalıştığım halde bir türlü sıradanlıktan kurtulamıyorum.
Her günüm aynı geçiyor. Üzülüyorum. Ne tavsiye buyurursunuz? Normalde bir kimse, madem ki böyle her şeyi geçici gördünüz, her şeyi böyle gördünüz, o zaman günü gününüze müsavi olmamanız, günü gününüze denk olmamanız lazım. Sıçrayın. Sohbetiniz hayırlara vesile olsun. Şu an yeğenlerin ve sohbetinizi seyrederken soru rica ettiler. Adem Efendimiz’den sonra, ilk Peygamber Efendimiz sonra kimdir? Sizin sohbetinizi sevdiler. Nasip olursa hep seyredeceğiz diyorlar. Selamları var. Ömer ve Sado. En sevdiğim yeğenlerin dualarınız. Onun için de kabul etsin. Amin. Derya. Selam söyle herkese. Adem aleyhisselamdan sonra oğlu Şiddî, Peygamber olan. Selamun aleyküm. Herhangi birinizin ayakkabısının boğulu kopunca onu tamir etmedikçe öteki ayakkabısıyla yürümesin. dengesizlik oluyor ya, bir ayakkabı, ayağında bir ayakkabı var, öbürkünde yok.
İkisi de dengeli olacak. Onunla alakalı. Bugün Kor General Zekai Aksakallı’nın ve Or General İsmail Metin’in emekliye sevk edildiğini öğrendik. Kalbin bunu yapan yetkililere karşı çok bozuldu. Bu durumu vatanımız milletimiz için nasıl okumamız gerekir? Ben Zekai Aksakallı Paşa’yı yakinen tanıyorum. Zekai Aksakallı Paşa vatanını, milletini, devletini seven bir kimse. Bildiğim kadarıyla mütedeyyim bir kimse. Böyle kimseler ne yazık ki bazen değişik hesaplar yapılaraktan kıyıma uğruyor. Ben Zekai Aksakallı Paşa’nın da kendimce böyle bir kıyıma uğradığına inanıyorum. Hakkının yenildiğine inanıyorum. Çünkü sahada her alanda gerçekten başarıyla görevini yerine getirmiş ender komutanlardan birisiydi.
Şimdi şöyle diyebilirsiniz, birileri diyebilir. Kendisiyle hususi manada tanışıyordu da o yüzden böyle savunuyor diye değil. gerçekten görevini hakkıyla yerine getiren hem 15 Temmuz’da hem Irak’ta, Suriye’de, o bölgede terörle mücadele eden bu konuda kendini hiçe sayan bir kimse. Çok cesareti, çok vatansever bir kimse ama velakin artık ne olduysa yukarıda rüzgar nasıl estiyse önce böyle kızağa çekilir gibi bir göreve ardından da üniteye sevk edildi. bence 15 Temmuz’da alakalı en önemli bilgilere sahip kimselerden birisiydi. Ne biliyor ne bilmiyor bilmiyorum. Benim tahminimi söylüyorum. O yüzden Aksakallı Paşa’yı kızağa çektiler. Biraz dobra bir kimse, öyle siyaset bilmiyor. böyle siyaset yapmayı da sevmiyor.
Böyle yalaka insanlardan değil, doğru bildiğini söyleyen, doğru bildiğini yapan bir kimse. Bu tip insanlar biraz böyle birileri tarafından hoş görülmüyor. Ama Aksakallı Paşa gerçekten üzerinde düşen vazifeyi yapan, hakkıyla yapan benim sevdiğim Ender Paşalardan birisiydi. Allah yardım etsin inşallah. Gönül arzu eder ki devlet ondan faydalansın. Çünkü sahada çok başarılı bir kimse. Şimdi her paşa sahada başarılı olmayabilir. Çünkü sahada durmak, böyle mevzide durmak, ölümle burun buruna yaşamak, o mermilerin havan toplarının o altında bir alayı, bir böyle taburu seyh ve idare etmek herkesin işi değildir. cesaret ister, bilgi ister, bu konuda ehliyet ister, gerçekten üstün bir çalışma ister. Bizim askerimiz gerçekten Ender bir kurumdur.
İyi yetiştirir askerlerini, komutanlarını. Muhakkak ki yerine geçenler de iyi komutanlardır. Bir şey demiyorum ama tecrübe tecrübedir. Bu tecrübelerin yok edilmemesi gerektiğini düşünüyorum. İnşallah güvenlikle alakalı, mesleğiyle alakalı uygun bir görev ona da verilecektir diye inanıyorum. Çünkü bu tip değerlerin kaybedilmemesi lazım. Bilgisine, görüşüne, düşüncesine itibar edilmesi lazım diye düşünüyorum. Allah yardım etsin inşallah bundan sonraki vazifelerinde. Bu tip insanların vazifeleri bitmez, biteceğinde inanmıyorum inşallah. Selamünaleyküm, 15 gündür teheccüh namazına ve gece zikrullahına uyanamıyorum. Saatleri kuruyorum, aç uyuyorum ama uyanamıyorum. Ne yapmalıyım çok üzülüyorum. Az üzülmüşüm demek ki.
Çok üzülüyorum diyorsun ama az üzülmüşüm. Biraz daha inşallah gayret et, Allah’a yalvar, yakar, Cenâb-ı Hak inşallah. O haline ulaştırsanız seni inşallah. Selamünaleyküm, annem Ramazan’da bir rüya görmüş. Birisi ondan bir kova su istemiş. Sağına dönmüş kocaman nehir sudan bir kova almış. Su tertemiz ve bembeyazmış. Dönmüş suyu vereceği kişiye bu defa suyun ortasında kalmış. Ya Rabbi bu suda nasıl geçeceğim demiş. Boğulacağım diye düşünmüş ama suya adım atmış. Su da yürümeye başlamış. Ayağı ıslanmamış ama karşıya geçmiş. Çok korkmuş boğulacağım diye. Uyanınca dudakları uçaklamış. Allah yardım etsin inşallah. Cenâb-ı Hak hızır gibi suyun üstünde yürütmüş. Gusül abdesi ile namaz kılınır mı? Hayırlı geceler kılınmaz mı?
Gusül abdesi büyük abdest. O yüzden kılınır. Selamünaleyküm, çevremdeki temiz kalpli hesapsız insanlara bakıyorum. Hayret ediyorum. Bir insan nasıl hesapsız olabilir? Nasıl böyle masumca düşünür?
15 Temmuz Topluluğu ve İftira
Bu hale nasıl kavuşuyorlar? Anlamıyorum. Ben iki gün çabalasam, üçüncü gün yine hesaba, kitaba, kötü niyete devam ediyorum. Bu mücadele hep böyle gider mi? Gider. Hep mücadele etsen. Yaptığım hayat mücadelesi, nefis mücadelesi hep zahirde kalıyor. Gün sonunda koşturmuş, yorulmuş ama baksan sanki hiç yol almamış gibi. Şu kalpte hiç değişiklik olmamış gibi. Fıtratın bu demek ki. Sonucu dikme gözünü, mücadeleye devam et diyorum. Sen baya baya dertlenmişsin benimle. Dertleşmişsin ya. Maşallah soru sormamışsın. Allah iyilsin inşallah. Allah iyilsin. Sosyal medyada tanıdığım bir kadın atalarımızın veremediği imtihanların, günahlarının etkisinin bizde de devam ettiğini söylüyor. Ta ki bizde çözene kadar gelecek soyumuza da geçebilirmiş.
Bu hususta virt hazırlamış ve iki kişi birbirinden dua kardeşi olup birbirine bir şey söylemiş. Vriyet hazırlamış ve iki kişi birbirinden dua kardeşi olup günlük virtlerini çekip birbirlerinin geçmişlerinin günahları için dua ediyorlar. Bunu yapan kişiler daha ilk günlerinde zahiren ağır geçecek pek çok sağlık sorunların geçtiğini söylüyor. Siz bu konuda ne söylersiniz? O kadar çok şey var ki böyle kendi kendilerine bir şeyler yapan. Hangi birine bir laf söyleyelim? Selamünaleyküm. Annem erkek kardeşimin iki tane çocuğuna bakıyor. Artık usanmış durumda. Ruhsal sağlık problemleri yaşıyor. Erkek kardeşim bu hâlini görüyor. Fakat anneme hastalık hastası olmuşsun diye. Söyleyip durumu görmek işine gelmiyor.
Kardeşimle konuşmak mümkün değil. Babam annemi desteklemiyor. O da hastalık hastası olmuşsun diye söylenip geçiyor. Kadın yaşamak dahi istemiyor. Çözüm bulamıyor. Dua eder misiniz? Yapılması gereken nedir? Çok basit. Annen çocukları alacak. Ondan sonra erkek kardeşinin elini tutuşturacak gönderecek. Bakmak zorunda değil. Rüyada da halde de görülen bir kesite insan sureti olmamak maksadıyla resmetmek sıkıntılı mıdır? Yok. Resmede biliyorsan et. Allah yardım etsin inşallah. Öyle bir maharetim varsa. Ömür boyu hayatını tedavisi olmayan bir hastalıkla geçiren birine mahşerde pozitif ayrımcılık sağlanır mı? Evet. Devasız hastalığı var mı? Evet. Onlarda şehit hükmü var. Özellikle bu yaz mevsiminde bekarliğiniz için gözler nasıl haramdır, hükidosuzêtre meşgulryanlar da Onlarda şehit hükmü var.
Özellikle bu yaz mevsiminde bekarlar için gözler nasıl haramdan korunur. Devamlı Allah’ı zikredeceksin. Böyle çarşıya, böyle otobüse oraya buraya bindiğinde, mümkün ise gözlerini oraya buraya çevirmemeye gayret edeceksin. Ayasofya’nın iç kısmında cuma namazı için 500 kişilik davetiye oluşturuldu. Davetiye de halk değil bürokratlar var. Allah’ın evine halktan bile giremeyecek protokol yüzünden. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu Peygamber’in sünnetinde yok. Hz. Ebubekir Ömer’in sünnetinde yok. Hz. Ebubekir Ömer Osman Ali’r raddellahu anh hazretlerinin uygulamalarında yok. Bu protokoller sünnet seneye de olmayan protokoller. Eğer devlet erkanıyla alakalı bir mesela olabilir, bir suikast olacak olabilir, bir nümayiş olabilir, herhangi bir şey olabilir, o zaman devlet erkanının protokol olarak gideceği bir cami tespit edilebilir.
O camiye de sadece o devlet erkanı gidebilir, başka kimseye katmayabilirler. Güvenlikle alakalı böyle bir şey belki de olabilir. Ama velakin bu tip böyle protokoller sünnet seneye de yok. bir arada da VİD cuma namazı kılındı ya, bu da sünnet seneye de yok bunlar. Şimdi ben okumadım hiç. Hazret-i Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin hayatında böyle bir şey yok. Hz. Ebubekir Ömer Osman Ali’r raddellahu anh hazretlerinin hayatında da yok. Protokol, namazlar yok. bu ben ölçü olarak biliyorsunuz devlet ölçüsü olarak da, din ölçüsü olarak da, Kur’ân’a, sünnete, ondan sonra dört halife dönemini ben devlet ölçüsü olarak ölçüsü olarak da, benim için ölçü bunlardır. Öyle olunca ben okumadım hiç böyle bir protokol namazı.
Gönül arzu ederdi ki belki de işte oraya da sayılı bir şekilde normal vatandaşlar halktan alsalardı. Demek ki böyle bir şey uyguladılar ama bu ne Hazret-i Peygamber’in sünnetinde ne dört halifenin sünnetinde yok. Bunu hiçe sayıldı anlamını taşıyor bu. Bunu üç aşağı beş yukarı yorumlamıştım. bu böyle bir daha böyle sorulunca damarım kabarıyor. Şimdi 15 Temmuz oldu bitti gitti ama tabi muhakkak arkası devam ediyor. Ama böyle sanki bir el, böyle söyleyeyim bir el 15 Temmuz’da beklenmeyen hareketler yapan böyle komutanları, ondan sonra ve hatta mesela Sufi toplulukları tasvih ediyormuş gibi geliyor bana. bu böyle mesela 15 Temmuz’da aktif olan topluluklara da değişik baskılar, değişik üzerlerinde farklı yöntemler uyguluyorlar.
Böyle bir 15 Temmuz’dan intikam alınır gibi bir şey var. mesela bunu böyle konuşmak istemezdim. Bundan muzdarip değilim, şikayetçi de değilim. Biz bu konuda kendi dairemizde kendimizce her türlü mücadelemizi veririz. Mesela biz tasavvuf topluluğu olarak komple topluluk 15 Temmuz’da ilk daha Cumhurbaşkanı daha sokağa çıkın demeden daha sokağa çıkıp darbeye karşı duran bir topluluğumuz. Mesela bizim üzerimizde de bir sürü operasyon yapılıyor. Bir de işin daha ilginç tarafı, sanki 15 Temmuz’a karşı olan kimseler tarafından yapılıyor. İşin daha acı tarafı bu zaten. Herhalde öyle mi düşünüyorlar? Böyle tekrar bir daha bir şey olacak olursa bunlar tekrar yeniden sokağa dökülür. Bunlar aktif, bunlar birilerinin başına dert olur, birilerinin başına sıkıntı mı olur diye düşünüyorlar.
Bilemiyoruz bunu. Bir de sologan çok masum. Yeni fötöler oluşmasın. Bakın bu sologunun arkasında saklanarak da yapıyorlar. Yeni fötöler oluşmasın deyip ehli tasavvufa, ehli tarikata, cemaatlere böyle müthiş bir saldırı var. Bilinçli veya bilinçsiz. Yeni fötöler oluşmasın diye bütün üstadlara, bütün şey efendileri böyle bir tabiri caizse şahsiyetlerini rencide edici, onurlarını rencide edici bir saldırı var. onları toplum nazarında düşürmek, toplum nazarında itibarsızlaştırmak, toplum nazarında onları böyle itibar katline götürecek işler yapıyorlar. Ve gerçekten de bunu böyle medya dedikleri ne idiği belirsiz, edepten yoksun, şereften yoksun, haysiyetten yoksun, adaletten, hukuktan yoksun, her şeyden yoksun olan o medya veya sosyal medya üzerinden yapıyorlar.
Bu böyle bir daha bir daha sorulunca derdim kabardı. sanki şunu diyorlar, siz çıkmamalıydınız 15 Temmuz’da, meydanları doldurmamalıydınız. Siz bilinçli bir şekilde yürümemeliydiniz ve siz hala da 15 Temmuz’dan beri derli toplu duruyorsunuz, hala da tehlike içindesiniz, tehlike arz ediyorsunuz gibi bir düşünceleri var herhalde. Çünkü bu tip sufi toplulukların başında bir üstadları var, üstadları tabii çıkın meydanları deyince çıktılar, o zaman çok iyiydi, alkışlandı, o havalarda dolaştırıldı. işleri bitti şimdi, ondan sonra sizin işiniz bitti, evli evine, köylü köyüne siz dağılın diyorlar bize şimdi. O manada söyleniyor. Veya 15 Temmuz’da başarılı olmuş mesela askeri komutanları pasif görevlere almak, 15 Temmuz’da böyle sokağa çıkmış toplar şekilde hareket eden sufi toplulukları yeni fötöler oluşmasın ve bu solgonuyla onları pasifize etmek, onları halkın nazarında veyahut bağlı bulundukları toplunun nazarında itibarsızlaştırmaya çalışmak, böyle bir enteresan bir hal var. bu sadece bizim üzerimizde de değil. böyle bunu şu anda hükümet eden siyasi partinin açık bir şekilde de bunu konuşması lazım.
Ben açık bir şekilde konuşuyorum, bunu alt yazı olarak da yazın. Açık bir şekilde konuşuyorum. Siyasi partinin değişik temsilci noktasındaki kimselerinin ağzından çıkan laflar var. sıra şimdi bu sufilere geldi, bu tasavvuf topluluklarına geldi. Şimdi bunlar yeni fötö olabilir düşüncesiyle bunlara operasyon yapılacağına dair Fısıldık gazetesi dolaşıyor. Bundan korkum yok, bundan bir çekintim yok. İsteyen istediği operasyonu yapsın ama bunu direkt parti yetkililerinden yapılıyor. Bakın direkt, daha açık konuşayım. Bursa’daki parti yetkililerinden direkt mesajlar alıyoruz. Biz alıyoruz. Direkt bize haber getirenler var ama doğru ama yanlış bunlar. Operasyona tabi tutuluyorsunuz diye. Bunu şu anda belki de bunu isim vererekten söyleyeceğim.
AK Parti hükümeti böyle bir şey düşünüyordur, bir şey diyemem. Olabilir. Ama bunun yetkili ağızlardan böyle bir şeyin düşünülmediği de söylenebilir, bir açıklama yapılabilir. Bütün topluluklar tedirgin. Ya birileri bunu böyle kenarlardan söylüyor, bir yerlerden bunu söylüyorlar. bu toplulukların büyük bir kısmı, bakın büyük bir kısmı AK Parti’yi destekleyeceklerini ilan eden topluluklar. Ya birileri böyle bir şey söyleyerekten birbirlerine muhalefet ettirmek isteniyor. Bir oyun oynanıyor orta yerde. Ve bu oyun oynanırken de illerdeki, ilçelerdeki AK Parti siyasi mekanizmaları bu oyuna sessiz, bu oyuna müdahale etmiyor. Ve bu oyunu desteklercesine hareket ediyorlar. Bu böyle bir 15 Temmuz intikamı olabilir.
Veya da ne bileyim değişik düşünceler olabilir, değişik senaryolar olabilir. ben her zaman için söylüyorum. Bizim içimizde bulunduğumuz yol, 3 günlük, 10 günlük, 50 günlük, 100 günlük, 20 yıllık, 30 yıllık, 50 yıllık, 100 yıllık bir yol değil. Bu yol Adem’den itibaren geliyor. O yüzden bütün komünist sistem dahi Ehli Tarikat’ı yok edememiş, Ehli Tasavvuf’u yok edememiş. O kadar çok uğraşmışlar, o kadar çok eza cefa çekmişler, yok edememişler. Cumhuriyet’in ilk döneminde o kadar çok eza cefa çektirmişler. Ehli Tarikat’ın üzerine o kadar çok yüklenmişler, tekkeleri kapatmışlar, zaviyeleri kapatmışlar, şehleri asmışlar, dervişleri asmışlar ama yolu yok edememişler. O yüzden Ehli Tasavvuf’u, Ehli Tarikat’ı yok etmeye çalışan devletler, sistemler hep kendileri zarar görmüş.
Bir gün gelmiş, o devletler, o sistemler yerine başka şeyler geçmiş. O yüzden neyle uğraştıklarının farkında değiller herhalde ya da böyle konuşmak istemezdim ama iktidar sarhoşluğu böyle şeyler yaptırabilir. Allah muhafaza eylesin. O yüzden 15 Temmuz bu şekilde intikam da alınabilir, alınabilir, farklı gösterilir, farklı bir şeyler de yapılabilir.
Gıybet, Affetme ve Helâllik
Bilemediğimiz şeyler var orta yerde. Allah bizi iyi etsin inşallah. Selamun aleyküm. Peygamberimiz Muhammed Mustafa sallallâhu aleyhi ve sellem’in ümmetin birlik ve beraber olması, tefrikeye düşmemesi, birbiriyle savaşmaması üzere yaptığı duası kabul olmamış hikmeti nedir? Ümmet 72 fırkaya bölüncek. 73 fırkaya. Birisi fırkayı dalile de, birisi fırkayı naciye kurtuluşta. 72’si fırkayı dalile olacak delalete düşecek diyor. Kim Kur’ân ve Sünnet’e sımsık yapışırsa o fırkaya naciye’dir, o kurtuluştadır diyor. Allah bizi inşallah o kurtuluşta olanlardan eylesin. Türübe ziyaretlerinde mescid namazı niyetine iki rekat namaz kılıyordum. Öğrendim ki türbe ziyaretlerinde namaz kılınmazmış açıklar mısınız?
Normalde türbede namaz kılmak hoş değil, camilerde kılın. Böyle zaman zaman görüyordum. Ben Emir Sultan Hazretlerine gittiğimde orada da namaz kılacağız diye uğraşıyorlar. Kabrin başında namaz kılmanın bir anlamı yok. Biz namazı Emir Sultan Hazretlerine kılmıyoruz, Üftat Hazretlerine kılmıyoruz. O yüzden namazlarını mescitte kılın. Türbenin içinde namaz kılmak için uğraşmayın. Yanlış anlaşılabilir. Allah muhafaza eylesin. Üniversite okuyorum ve evde İngilizce mi geliştirmek için farklı uygulamalar kullanıyorum. Bu uygulamada İngilizce konuşma pratiği yapmak niyetiyle farklı ülkelerden bayan kimselerle konuşmak caiz midir? Ben erkeğim. Normalde erkek bulabilirsen erkeklerle konuşmaya gayret et ama onu da bulamıyorsan yapacak bir şey yok.
Müsaid olduğumuz zamanda namaz sonrası, yüzer, tevhîd ve salavat okumak kendimize şehlik yapmak olur mu? Bir de bu zikirler öncesi üç tane tövbe çeksek olur mu yüz yerine? Normalde tövbe etmek, sünnetle sabit, tevhîd çekmek, la ilahe illallah demek, sünnetle sabit, salavat-ı şerif okumak, Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin vesahbi vesellin demek hadis-i şerifle sabit. O yüzden bu ibadetler yapılabilir. Bununla bir sıkıntı olmaz. Selamun aleyküm hocam. Ben namaz kılarken okuduğum duayı bazen unuttum vesvese girip tekrar okuyorum. Namazın bozulur mu? Bozulmaz. Selamun aleyküm. Elektrikçimiz yok dediniz. Şu an muhasebede şoförlük yapıyorum. Protez ameliyatı olduğumdan dolayı ama hafta sonlar elimden geldiği kadar yine mesleğimi yapıyorum.
Kardeşlerimize ihtiyaç olursa, sevese yardımcı olurum. Elimizden geleni yaparım. Allah razı olsun. Bizim salime telefon numaranı at inşallah. Karantina döneminde internetten ders alan arkadaşlar ile yüz yüze biatlaşacağız demiştiniz. Acaba görüşüldü mü yoksa zikrullah serbest olduğunda mı görüşme olacak? Zikrullah serbest olduğunda görüşebiliriz. Buraya gelen kardeşlerle inşallah görüşülür. Veya bayramlaşmaya gelebilirsiniz. Bayramlaşmaya geldiğinizde de yüz yüze görüşürüz inşallah. Sağ olun. İyi akşamlar. Heva hevesine uyan güneşten kişilerden uzak durun dediniz. Bu kişiler kardeşlerimiz, akrabılarımızdansa yine de uzak durmalı mıyız? İlişkimizi kesmeli miyiz? Bunları nasihat ediyorsanız, bunları kötülüklerden uzaklaştırmaya çalışabiliyorsanız, bunlardan uzak durmayın.
Ama yok onlar sizi kötülüğe götürüyorsa uzak durun. İkinci sorum. Rüyada bir devlet büyüğünü veya insanlar tarafından ün kazanmış bir insanın rüyada görmenin anlamı nedir? O değişik anlamlar olabilir. Böyle rüya yazmayın. Komple rüyayı anlatın. Bir de kabirlere su dökmenin anlamı nedir? Oraya çiçek ekiyorlar, çiçekleri suluyorlar. Onlar için okuduğumuz Kur’ân onlara nasıl tecelli ediyor? Biz normalde onların ruhlarına bağışlıyoruz. Cenâb-ı Hak inşallah azaplarını hafifletir. Ve biz de kendi kabirlerimize Kur’ân-ı Kerim okuyup bağışlayabilir miyiz? Yapabilirseniz yapın. Son olarak anne-babaya eziyet ettiği halde anne-babaya kıyamadığı için beddua etmeyip hep dua ediyorlarsa evladına hakkında helal ediyorsun.
Yine de Allah’tan hiç mi ceza görmeyecek anne-babasının yaptıklarından dolayı? Ya Rabbi maffetsin ceza görmesin hiç kimseye. Kimse ceza görsün istemeyi iste. Selamünaleyküm. Eşim hep diyor ki, erkek evlat annesinin, kadın kocasının rızasını alırsa cennete girer diyor. Beni ve çocukları hep üçüncü plan atıyor. Bu ne kadar doğru hakkınızı helal edin. Erkek evlat annesinin babasının rızasını alacak. Doğru. Bu annesinin babasına bakması demek seni ve çocuklarını ikinci plan atması demek değil. Cenâb-ı Hak erkek çocukları böyle bir vazife vermiş. Anne-babalarına bakmakla mükellefler. O yüzden neden ikinci, üçüncü plan atılmış gibi görüyorsunuz ki kendinizi? Serkan Allah şifa versin, Allah yardımcın olsun inşallah.
Selamünaleyküm. Bir arkadaşım ailesiyle alakalı sorunlarını anlatırken şahıs ismi vererek olayları anlatıyor. Dertleşmek maksadıyla anlatıyor. Gıybete girer mi? Evet. Dinlemediğimde de derdini dinlemediğini iddia ediyor. Bu durumda ne yapılır? Ona diyeceksin ki, isim söyleme şahıs ismi de verme. Eyvallah. Bir kimse âlim hükmünde, âmir hükmünde, hâkim hükmünde ise o kimse böyle isimlerle de olsa onu anlatmak gıybet değildir. Ama alim, amir ve hâkim hükmünde değilse gıybet olur. Daha önce kendimi zorlayarak birilerini affetmeye çalışıyordum ve hakkımı helâl ediyorum. Ama içim rahat etmiyor bu konuda. Zorlayarak affettiğimiz insanların yaptıkları yanlarına mı kalacak? Benim hakkımı kim alacak veya koruyacak?
Affetme o zaman sıkıntı değil. Affetmek zorunda değilsin. Kendini zorlayarak affediyorsan bu da güzel bir şey ama affetmek zorunda değilsin. Selamun aleyküm. Tehhit ile uyuyunca çoğu zaman anlayamadığım şekillerde ya sesinizi ya da sizi görürüm ama net değil kalbime siz olduğunuzu söyler gibi oluyorlar. Bugün geçen haftaki sohbetinizi kaldığım yerden sana muazzamım dinlerken tevhîd çekiyordum. Garip bir şeyler gördüm hatırlamıyorum cümle içinde mürşid-i kamil dediniz. Kendi kendime tam manası ne diye sorarken birden anlık karşıma göründünüz. Rüya gibi gülüyordunuz. Ben mi hayal ediyorum dedim. Birden toparlandım, uyandım. Bir de yakın tarihte Kattafi gençlik halinde lüks eski arabayla yanaşıp durduğunu gördüm.
Çağrı filminin çekiminde yardımcı olduğu için ona Allah razı olsun diyordum, gülüyordu, uyandım. Kattafi zulmen öldürüldü. Îmân ehli ise şehid hükmünde zaten. Yedi Fatiha-i Şerifi aynı şekilde biz de okuyabilir miyiz? Evet. Bu ağlayan çocuklar içinde. Sorumu cevapladınız. Allah razı olsun. Allah sizden de razı olsun. Sorum cevaplandı diyenler var. Selamun aleyküm hocam. Peygamber efendimizin Türk soyundan geldiğini iddia edenler var. Çok merak ettim. Bunun doğrusu nedir acaba saygılarımla? Ben de o iddia edenlerin arasındayım zaten. Cenâb-ı Hak Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin İbrahim’in temiz soyundan geldiğini söylemiyor mu? Öyle diyor. Hazret-i Peygamber de diyor sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri ben İbrahim’in soyundanım diyor.
İbrahim’in babası Türk. Eysan Dalan dersi 15-15 çek çeksin. Allah mübarek etsin hadi bakalım. Selamun aleyküm. Senelerdir dergah içerisindeyim ama sürekli vefasızlık yapıp derslerimi aksatıyorum, yanlışlar yapıyorum. Sonra utanıp devam ediyorum. Lâik değilsin buraya üstadın diye kendimi kapatıyorum ama bir şekilde tekrar dönüp halakaya girince Rabb’in seni halakasına sokuyor şükür diyorum ama size lâik bir derviş değilim bu. Ben çocukluğumdan beri etrafımda gördüğüm herkesten çabuk hoşlanan biriydim. Anadolu ana okulda, ilkokulda bile birilerine âşığım diyordum. Sonra bu artarak devam etti ve evliyim şu an ama sevgilisi olmadan duramayan biriydim ilk gençliğimde Allah affetsin. Mutlu bir evde de büyüyemedim.
Annemlerin sorunları vardı babamla. Babamız ilgisiydi. Bundan mı bilmiyorum. Bu bir psikolojik sorun muydu? Şimdi etraftaki illere bakıyorum. İşini de eline almış, yaşını ilerlemiş. Hiçbir karşı cinse arayışı, evlilik arayışı yok. Doğrusu nasıl olmalı? Bu yeni dünya düzeni denen kavramdan ne anlamalıyız? Normalde gün geçtikçe insanlar evlilik kurumunu kurmaktan uzaklaşıyorlar. Bunun haklı gerekçeleri de var, haksız gerekçeleri de var. Haklı gerekçeleri şu, gerçekten güven bunalımı yaşıyor. Kadınlar da erkekler de. Güven bunalımının yaşanması, İslam ahlakının toplumun içerisinde rafa kaldırılmasından kaynaklanıyor. artık böyle ben Müslümanım, ben dini yaşıyorum diyenlere dahi güvenilmesi çok zor bir zaman yaşıyoruz.
O yüzden normalde evlenmeyenler bilinçli bir şekilde bu güven bunalımından evlenemiyorlar. Bu güven bunalımını tesis etmek de toplum içerisinde çok zor. biz bir küçük bir topluluğuz, biz kendi içimizde dahi tesis edemiyoruz açık konuşmak gerekirse. Sebep? bu çünkü algılar yönlendiriyor insanları. Ve insanlar Kur’ân Sünnete sımsık yapışmıyorlar. Kadınlar da erkekler de. Yetişmiş gençler, yetişmiş hem erkek hem bayan kimseler Kur’ân ve Sünnete sımsık yapışık değil. Kur’ân ve Sünnetin distrurlarını tam olarak yaşamıyorlar. Yaşamak da istemiyorlar. Müslümanlar ama yaşamak istemiyor. ona sıkıcı geliyor, daraltıcı geliyor. başörtüsünü takmak sıkıcı geldiği gibi. Veya da genç erkeklere bakıyorsunuz. işte bizim kardeşlerimize dahi diyorum ki dar pantolon giymeyin caiz değil.
Ben bazen bizim kardeşlerde de görüyorum daracık streççiler giymişler. Kod gibi şeyler giymişler. bu normalde şimdi genç mi her biri 18, 20, 25 yaşlarında olan insanlar o gençliklerinin verdiği gençlik duygusuyla, moda tutkusuyla. Herkes de öyle kıyafet var. onlar da öyle olmaya başlıyor. böyle bir şey var. Hızla bozulma süreci yaşıyoruz. O yüzden böyle gençler şimdi evlilikten uzaklar, evlenmekten uzaklar. Allah derlesin toplasın inşallah. Nefes kitabını okumayı çok isterdim. Elinizde varsa gönderebilirseniz. Olur, elimizde var. Sen adresini buraya yazmışsın ama ben o adresi şimdi nasıl kaydedeyim buraya? Bu telefon numarasında hiçbir kayıt yok. Aha buradan notlara mı şey yapacağım onu kaydettim?
Koplayıp masu üzerine atayım. Tamam. Ondan sonra da sana atayım bunu. Tamam. Vay be ben baya baya öğreniyorum bak şeyi. Bu adresini veren kardeş inşallah kitabınızı pazartesi günü geçer. Bugün inşallah kitabınızı pazartesi günü postaya veririz kargoya. Kargo ücretini ödeyeceksiniz ama. Bugün bir arkadaş kitabı istemişti ücret ne kadar dedi.
Hak Helâlliği Zorlaması
Dedim bizim dini vazifelerden dini çalışmalardan ücret almıyoruz dedim. Tuhaf karşıladı. Ben tekrar söyleyeyim bizim hiçbir şeyimiz ücretli değil canım kardeşlerim. Dini olarak ne yapıyorsak ücretli değil ama bir sanatımız varsa, ticaretimiz varsa bu ayrı mesele. Ama dini yaptığımız hiçbir şeyden ücret talep etmiyoruz istemiyoruz. Selamünaleyküm. Size karşı ya da dergâha karşı muhalefet etmiş fakat pişman olmuş bir kişiye size gelip özür diliyorum dese affeder misiniz? Affedemeyeceğiniz kimse var mı? Benim kolay kolay böyle affedemeyeceğim kimse yoktur. Birisi gelir özür dilerse ben ne? Haşa Allah muhafaza eylesin. Ben hakkımı helâl ederim ama dergâha karşı bir şey yaptıysa bu normalde gelip dergâhla ilallaşması lazım.
Dergâha zarar verdiyse dergâha muhalefet ettiyse onun işi dergâhla yani. Benim kendi nefsimle alakalı bir şey de. Eyvallah ne olacak ki zaten gelip bizden özür dileyecek olan, gelip bizden helallik dileyecek olan kimse bizim arkadaşlarımızdan birisidir zaten. daha öncekil dönemdendir veya yeni dönemdendir sıkıntı yok ama bazen benim böyle en can damarıma basan kimselerin isimlerini söylerler bana. gelse senden böyle helallik istese ne yaparsın diye ben de derim ne yapayım helallik isterse gelir helalliğinimizi veririz sıkıntı değil. Hatta bizim savaş söyledi dedi bir gün dergâha gelirse ne yapacak dedi. Dedim dergâha benim değil ki dedim ya Allah Allah Allah’ın dergâhı Allah’ı zikredilen yer kim geliyorsa gelsin kimseyi yasaklayamam.
Orada oranın düzenini bozmadım müddetçe oranın adabını erkanını bozmadım müddetçe insanları rahatsız etmedi müddetçe hiç kimseye bir şey demem. Şunu bir açıklıkla söyleyeyim arkadaşlar Allah’ın zikir meclislerinde oradaki meclisin adabını erkanını riayet edildiği müddetçe hiç kimsenin oradan birisini dışarı çıkarmaya hakkı ve selâetin olmadığına inanıyorum. İsterse benim böyle kanlı bıçaklı düşmanım olsun gelip orada zikrullah yapıyorsa ben onu kalkıp da bir şey demem. Diyemem zaten onu kendimde görmem Allah muhafaza eylesin bunu asla yapamam. İsterse bakın diyorum ben kanlı bıçaklı olayım ben örnekliyorum şimdi bizim içimizde de şu anda bana zarar veren benim yakın daireme zarar veren arkadaşlarımız var. ben onları da dersten kovmadım asla böyle bir şey yapmam buraya gelme demem kolay kolay.
Benim emanetlerime dokunan arkadaşlar dahi oldu bunlar imtihan. Benim emanetim demişim benim emanetim olarak gördüğüm bir şeye dokunmuş o kimse ben ona dahi demedim sen buraya gelme diye. Benimle kendi şahsımla alakalıysa ben onu kolay kolay zikrullah alakasından göndermem ben onu zikrullah alakasından bir tarafa çıkarmam. Benim şahsımdan varsa bir kimsenin helallik isteyeceği gelir helalliğini alır âyet-i kerimede kim tövbe eder Allah’a yalvarırsa Allah onu affeder der. Allah’ın affettiğini ben mi affetmeyeceğim öyle bir küstahlık olur benim için ben kendi nefsim için söylüyorum onu. Millet kim özür diler gelir af dilerse biz de onu Allah’ın izniyle affederiz bunda bir sıkıntı yok. Şunu yapmam ama dervişlerin haricindekini yapmam onu ne özür diliyor ne af diliyor ben onu affedeceğim ben affetmem onu hakkım onda baki.
Ve hatta bu son dönem şimdi böyle sosyal medyada hakaret edenler var mahkemeye verilmiş dava dosya mahkemeye gitmiş özür dilelim de affet de ya o zamana kadar neden özür dilemedin o zamana kadar neden af dilemedin. mümin bir delikten iki sefer ısırılmaz git mahkemede ne diyorsa mahkeme mahkemede işini gör bu manada. Ama ben kendi nefsime soruyorum benim affetmeyeceğim bir kimse yok Allah beni muhafaza eylesin kalbimi öyle yapmaktan da korusun. Bu gelip özür dileyeceklerse helallık isteyeceklerse öbür türlü bir sürü var 28 Şubatçılara ben affetmediğimi söyledim o zaman zulmeden o zaman bizim arkamızdan iş çeviren bizi böyle Allah affetsin satan bizi böyle 28 Şubatçılara teslim edenlere ben hakkımı helâl etmiyorum. benim çoluğuma çocuğuma yakın daireme zarar vermiş olanların hakları bende değil ki geçenlerde de böyle bir şey oldu çünkü dedim kardeş sen benle alakalı bir şey ise benim hakkımı helâl olsun ama benle alakalı değil.
Sen benim eşime sen benim çocuğuma laf söylemişsin git onlarla helallaşacaksın dedim kaldı zor şeyler Allah muhafaza eylesin siz birinin namusuna laf söylüyorsunuz. Şimdi insanlar ya cahil bilmiyorlar ya da farklı şey mesela örnekliyorum şimdi ilk kimsenin namusuna laf söylediyseniz onun eşinin de namusuna laf söylediniz çocuklarının da namusuna laf söylediniz. Bir yerde kalmadı o. ben sana söyle dedim. E sen canım kardeşim sen onun eşine de söyledin çocuklarına da söyledin. Bu doğru değil ki. Zincirleme gitti. Zincirleme gitti. E sonra gel bana hakkını helâl et benim hakkım sana helal eş ve çocuklar ne olacak. Orada kaldı. E git helallaş hadi bakalım. Ya zor sıkıntılı şeyler bunlar. adam beni tanımıyor görmüyor olancı lafı söylemiş.
Ben arabaya bineceğim. Mustafa Hoca sen misin? Ben hoca değilim canım kardeşim. Mübarek bana hakkını helâl et. Ben mübarek de değilim dedim. Ne hakkımı helâl edeceğim bir de sana dedim. Kimsin ki sen? Helal et ya dedi. Ne helal edeceğim dedim ya yürü git bak işine. Zorla mı helal ettireceksin dedim. Etmiyorum dedim. Ama bak Allah beni burada seninle karşılaştırdı. Allah burada dedim. Seninle beni karşılaştırdı. Benim sana hakkımı helâl etmem. Tebliğ etmek içindir. Yüzüne tebliğ ediyorum. Sana hakkımı helâl etmiyorum. Mahşer de seninle görüşeceğim. Allah dedim orada bana o kudreti kuvveti verirse böyle bakıyor gözümün içine. Böyle dedim boğazından tutacağım. Kaldıracağım seni silkeleyeceğim dedim.
Diyeceğim ki dedim. Ya Rabbi bu adam beni tanımadığı halde namusuma şerefime, haysiyetime, çoluğuma, çocuğuma laf söyledi. Ben bundan şikayetçiyim diyeceğim dedim. Böyle baktı şimdi gözleri dehşet içinde. Ya büyükler affedicidir dedi. Büyükler affedicidir ama dedim siz dedim o küçüklerden değilsiniz dedim. Siz o küçüklerden değilsiniz dedim. Sen hadi dedim benim hakkımda ne söylediysen yüzüme söyle hadi dedim ben. Tık yok bunda. Sen dedim cesaretsiz, korkak, insanların arkasından konuşan, laf dolaştıran, İbn-i Mübarek hazretlerinin âyet-i kerimi tefsir ettiği gibi dedim. Ney diyor bilirsiz çocuklarsınız dedim. Bak ben senin yüzüne söylüyorum şimdi çünkü İbn-i Mübarek hazretlerinin sözü bu dedim.
Ahş dedim, nemmamlıkla alakalı dedim. İslam’da helallar ve haramlardan oku dedim. İbn-i Mübarek hazretleri söylüyor bunu dedim. Damgalanmış soysuzlardır âyet-i kerimesini dedim ben böyle söylüyor. Sen ne ama benim arkamdan laf dolaştırdın. Damgalanmış soysuz oldun dedim. Mührü yedin. Âyet-i kerime bu dedim. Tık yok. o ağlayıp böyle hüzünlenip böyle helallık almak için uğraşacağına daha kibirli kibirli davranıyor. Allah muhafaza eylesin. O yüzden Allah’ın nasıl affetmeyeceği bir günah yok ise bizim daha affetmeyecek bir kimsemiz olmaz. Ama her şeyin bir usulü kaidesi var. Bir kimse zikrullah’a gelecek. Zikrullah halakası kurulduğunda gelsin kardeşim. Kimin kapıdan çevirmişiz? Ben 86’dan beri zikrullah yaptırıyorum. 34 yıl olmuş. 34 yıldan beri 10 parmağımın 10’unu geçmez.
O da edep, adabla alakalıdır. böyle yerli yersiz bağırmış çağırmıştır. Yerli yersiz böyle bir tuhaf davranışlarda bulunmuştur. Biz de ona demişizdir böyle davranacaksan gelme kardeşim. Bitti. 10 parmağının 10’unu geçmez. O da benim kendi nefsimle alakalı değildir. Yok. Yok. Sufilik demirden leblebi gibidir. Bir kimseyi hiç sevmemiş olsan dahi zikrullah lakasına gelir, sen ona hizmet edersin, hürmet edersin. Zikrullah lakasına gelmiş. Bu demirden leblebi gibidir. Senin şeyhin gelir senin evine. Senin sevmediğin kimse, her gün senin arkandan atan tutan laf söyleyen kimse, senin şeyhin oradadır. Senin evine gelir, sen ona hizmet eder, hürmet edersin. Sufilik böyle demirden leblebi gibidir. O yüzden böyle ben bunu sevmiyorum, bunu halakada görmeyeceğim.
Ben bunu sevmiyorum, bunu halakadan istemiyorum. Diyen kimse de Allah halakasından atar. Ben buna inanırım. Ben bütün Zakir kardeşlere de Çavuş kardeşlere de bütün hepsine derim. Bir kişi sizin yüzünüzden halakadan gidiyorsa bunun sorumlusunuz sizsiniz derim. Kimsenin kalbini kırma, kimseyi incitme, kimseye tepeden bakma, kimseye böyle çok affedersiniz, hardhurt etme. Neden? O senin sertliğinden, senin davranışlarından, senin böyle dangoloji konuşmalarından dolayı çeker giderse onun sorumlusu sensin. O yüzden bütün ders yaptıranlara sözüm. Lafınızı iyi bilin, hareketlerinizi iyi bilin, tavır ve davranışlarınızı iyi bilin. Siz küçük dağları siz yaratmadınız. Herkese tevazulu, müsamakar davranın.
Herkesi hizmet etmeye çalışın. Herkesi halakanınızda barındırmaya çalışın. Kendi özel işlerinizi oradaki kardeşlere yaptırmaya çalışmayın. Allah muhafaza eylesin. Birisi sizin yüzünüzden derse gelmezse, onun hesabını Allah’a veremezsiniz. O yüzden ders yaptıran kardeşler, diğer kardeşlerden bu hizmetlerinden ve bu sabırlarından dolayı hızla Allah’a yaklaştırlar. Ama bunlara riayet etmezlerse, halakalarındaki dervişlerinden daha aşağı düşerler. Sebep? Çünkü onlar bu ölçülere riayet etmediler. Nice ders yaptıran zakir vardır. Orada ders yapan dervişlerden daha hali aşağıda olabilir. Sebep? Sebebi bunlardır. Orada ders yaptıran derviş hal görür, o göremez. Sebep? Sebebi bunlandır. Öyle ahkam kesmiştir, kibirlenmiştir, büyüklenmiştir.
Birisinin dervişliğinin son olmasına sebep olmuştur. Derse gelmemesine sebep olmuştur. Allah muhafaza eylesin. O yüzden bir kişi derse gelmemiş olsa, sebebi siz olursanız bunun altından kalkamazsınız. Ama bir kişinin derse gelmesinin sebebi sizseniz siz de tabiri caizse füze gibi yukarı çıkar, Allah’a yaklaşırsınız. Manevi olarak. Allah muhafaza eylesin. O yüzden dikkat edeceksiniz. Birisi hoşunuza gitmeyebilir. Siz ona kalkıp da bir laf söylemeyeceksiniz. Onun dergâhtan uzaklaşmasına, onun dersten uzaklaşmasına sebep olmayacaksınız. Allah muhafaza eylesin. Selamun aleyküm. Rüyamda Arafat’ta kendimi ve derviş bayanın arkadaşlarla, ihramda gördüm.
Şeytanın Secdesi ve İrâde
Kayanın üzerinde beklerken siz yaklaştınız ve bana baktınız. Ben de size, ben de size bir şey söyleyeyim. Bir şey söyleyeyim. Bir şey söyleyeyim. Bir şey söyleyeyim. Bir şey söyleyeyim. Siz de ikramlıydınız ve bana baktınız. Ben de size, ben de sizin bana baktığınızı fark edince size baktım. Siz de ihramlıydınız. Yalnız da Allah yazısını gördüm. Çok etkilendim. İnşallah hadd-i gurup olarak gitmeye nasip etsin. Bana yorumunu yapar mısınız? Böyle yorumunuz yapar mısınız demeyin Allah rızası için. Bu sefer hiç yorum yapasım kalmıyor. Yapmayın. Ben böyle böyle rüya gördüm. Allah hayırlısını eylesin. Tamam bitti. Evet. Sayısız Allah’ta inşallah. Selamun aleyküm Mustafa Bey. Günümüzde sanal para birimleri artmakta.
Ve bu sanal para birimlerinden herhangi bir tanesi için alış satış yapıp kar elde etmemize sakınca var mıdır? Yok. Sanal para birimlerinden kar etmek için almakta satmakta bir sakınca yok. Bir sıkıntı yok. Ama tavsiye ben normalde bildiğim bir şey değil. Ben girmezdim. Ama girilebilir mi? Evet. Selamun aleyküm. Buradan rüya tabiri yapmadığınızı belirttiniz. Evet. İçinizden okuyup cevap verirsiniz. Olmaz öyle ya. Neden içimden okuyup sana cevap vereyim? Bunca şimdi sohbeti dinleyen kimselerin içerisinde bu uygun olur mu ya? Olmaz. Bunun bazen rengi gidiyor. Şarzında mı problem var bunun? Miadını dolduruyor artık. Hayırlı geceler. Ben bazen geçmişimi, günahlarımı düşünüp üzülüyorum. Ama ne kadar doğru diye de düşünüyorum. geçmişte takılıp kalmış gibi mi oluyorum diye.
Bu yanlış mıdır? Seni de çok üzülüyorum. geçmişte takılıp kalmış gibi mi oluyorum diye. Bu yanlış mıdır? Seni de çok üzülüyorum. geçmişte takılıp kalmış gibi mi oluyorum diye. geçmişte takılıp kalmış gibi mi oluyorum diye. Bu yanlış mıdır sizce? Bir de Allah’a karşı kendimi çok eksik hissediyorum. Sanki yaptığım her şey yanlış eksik gibi. Bu eksikliklerimi düşünüp üzülüyorum. Sizce bu durumlar için ne yapmalıyım? Tövbe et. Bir daha o günaha geri dönme. Allah yolunu açık etsin. Yürü. Hayatına devam et. Bir. İkincisi. Zikrullah alakasına katılan kimselerin geçmiş günahları da hayra çevrildi diye hadîs-i şerîf var. Zikrullah alakalarından ayrılmamış. Zikrullah alakalarından ayrılmamış. Zikrullah alakalarından ayrılma kopma.
Muhakkak ki bizim her şeyimizde bir eksiklik vardır. Muhakkak ki bizim her şeyimizde bir eksiklik vardır. Tam demektense eksiz demeyi tercih ederiz. Tam demektense eksiz demeyi tercih ederiz. Zilhicay’ına özel oruç ve zikir var mıdır? Zilhicay’ına özel oruç ve zikir var mıdır? Tevhide devam edin. Tövbeye devam edin. Bol bol oruç tutun inşallah. Bilhassa Arife günü oruçlu geçirin. Bilhassa Arife günü oruçlu geçirin. Selamünaleyküm evli kardeşim var. Selamünaleyküm evli kardeşim var. Bir şeyden aile ve kardeşliğe sığınarak yaptığı hiçbir şeyde özür dilemiyor. Bir süre konuşmayıp uzak duruyor. Bir süre konuşmayıp uzak duruyor. Çocuklarını ve eşini bize göstermiyor. Bir süre sonra gelip özür dilemeden konuşmaya çalışarak geçiştiriyor.
Ve bu durum sürekli olmaya başladı. Ben bunu kabul etmek istemedim için direniyorum. Bu sefer de katı kalpli, merhametsiz biri olduğumu söylüyorlar. Aynı delikten bir daha ısırılmamak için kişi önlem alabilir mi? Evet. Bu önlem araya mesafe koymak istediği şeyleri hayır demek, özür beklemek olabilir mi? Olabilir. Çünkü bugünün insanı cahil, bugünün insanı cahil olduğu için veya hatta bir şeyi anlamadığı için ona bir şey anlatmak gerekiyor. Burada hata yapıyorsun, burada yanlış yapıyorsun. Bu hatanı ve yanlışını bil. Bu hatandan ve yanlışından geri dön. Yoksa hatayı ve yanlışı doğru olarak kabul ediyor insanlar. Allah muhafaza eylesin. Bu bir. İkincisi, şunu da diyebilir bir kimse. Aman, kim ne yapıyorsa yapsın, kendine yapsın.
Gelir konuşursa konuşurum, konuşmazsa konuşmam. Diyebilir mi? Her cevap diyebilir. Selamünaleyküm. Çoğunlukla manaya sahip olduğumu söyleniyor. Fakat kendimin farkında değilim böyle bir durumu. Allah ve Resulü sallallâhu aleyhi ve sellem için kullanmak isterim. Kendimin farkında nasıl varırım, mana nedir? bir ki insanlar öyle diyebilirlerse ona bakma. Sende mana var mı? sende mana var mı derken bunun bir sürü ölçüsü var. Örneğin Allah’ı zikretmek, tövbe etmek, namaz kılmak ve bunları yaparken de bu ibadetlerle alakalı, bunlarla alakalı rüya görmek, hal görmek gibi. Sizi rüyamızda görmek, yolda ilerlediğimizi rüyamızda görmeye başladıktan sonra bir anda görmememiz, yoldan uzaklaştığımızı mı gösterir?
Yok, öyle normalde tam olarak öyle düşünmememiz lazım. Bir sürü sebepleri olabilir çünkü. Selamünaleyküm. Yeni doğan bebeğimizde sarılık var. Allah şifa versin, Allah yardımcınız olsun. Bu ara böyle bu çok fazla, bütün yeni doğanlarda var gibi. Allah iyilsin inşallah. Hocam selamünaleyküm ve rahmetullah. Bir sorum var. Kur’ân-ı Kerim’i okurken Allah kullarının yükseltmek için yeryüzünde olduğunu haber veriyor. Belki aklıma bir soru takıldı. Tekrarlanan bazı ayetlerde şeytanın Hazret-i Adem’e secde etmediği yazıyor, kibirlendiği için. Sorum şu hocam, eğer şeytan şunu yapsaydı, Allah’ım ben yalnız sana secde ederim, içimden Adem’e secde etmek gelmiyor. Fakat sana da karşı gelmek istiyorum, istemiyorum.
Senin emrin olduğu için Adem’e secde ediyorum deseydi, Hazret-i Adem’e secde etseydi, o an orada ne olurdu? Allah razı olsun. Demek ki öyle olmamış. böyle olsaydı ne olurdu? Olmuş. Böyle olsaydı ne olurdu? Değif felsefe yapmaya çalışmaya gerek yok. Selamünaleyküm, dün gece gördüğüm bir rüya ile ilgili size İtalya’dan yazıyorum. Ben askerliğimi daha önce yaptım, rüyada tekrar askerlik yapıyordum. Ve anne ile babam benimle teslim olacağım yere kadar gelmişlerdi. Deniz kenarında bir yerde bir asker giriş yapmam için bana bir belge sordu. Ben evde unuttuğumu söyledim. O da internette yine çıkartabileceğimi söyledi. Sonra babamın yanına koştum. Elinde bir tableti vardı ve oradan belgeyi çıkarmaya çalışıyordum.
Bir baktım ki onların dönüş için bindikleri otobüsteyim. Panikleyip geri dönmem gerek diyerek otobüsten indim. Orada bir komutan ve birkaç er vardı. Birkaç sivil insan bir kurt yakalayıp ağzını iple sıkıca bağlamışlardı. Komutan onlara bunun bir kurt köpeği olduğunu, kurdu bu şekilde yakalayamayacaklarını söyledi. Ağzı bağlı kurt köpeğine sürekli havlayan daha ufak bir köpek de vardı. Sonra komutan karşımda ayakta duran, elleri cebinde ve kendisine lakayt cevaplar veren eri azarladı. Erin ismini okudu ancak hatırlamıyorum. Sonrasını uyandım. Allah razı olsun. Tövbe et. Allah tövbelerini kabul eylesin inşallah. Biraz nefsini uyumuşsun, biraz nefsinin peşinden gidiyorsun. Kur’ân ve sünnete sımsıkı sarıl.
Kur’ân ve sünnete sımsıkı yapış. İnşallah nefsini terbiye edenlerden ol. Selamun aleyküm. Selamun aleyküm. Benim bacanak kurbanı internetten alıp dört adet internetten de bağışlamış ibadet gerçerli olur mu bilmiyorum. nasıl bir yerden aldı, kimden aldı, nasıl aldı, bildiğim bir şey değil. Hocam hayırlı geceler. Hocam hayırlı geceler. Diyanet İşleri Başkanının son açıklaması için ne düşünüyorsunuz? Atatürk hakkında sütçü imam, kim Mustafa Kemal-i Ekuvve-i Miliye aleyhine fetva verip düşmanlık yaparsa, bilin ki onların damarlarında kâfir kanı vardır diyor. Diyanet İşleri Başkanı lanet okuyor. Gerçek kâfir kim? Bilmiyorum böyle bir açıklama mı oldu Diyanet İşleri Başkanı’na? bildiğimiz açıklaması vakıtlarına dokunanlar yanar.
Oradan, oda TV biricik provokasyonu yıkılır. bizim dokunulur, bu şimdi dokunulur. Böyle bir açıklama yaptı mı? Bilmiyorum. Duymadın mı? Haberlerde okuyamadım. Ben de böyle bir açıklama Diyanet İşleri Başkanı’ndan duymadım. Diyanet İşleri Başkanı atatürk’e mi lanet okudu? Yok yapmaz. Öyle yorumladılar. Diyanet İşleri Başkanı’nın kim vakıt mallarına dokunulursa yanar dedi. Oradan yürüdü. Vakıt mallarına dokunulursa, kim dokunulursa yanar dedi. Ayo Sarp’a da vakıt mallarına dokunulur. Evet. Bazı hayvanların kulaklarına sağlık kontrolü yapıldığına dair sarı küpe takılıyor. Bu hayvanlar kurban edilebilir. Bunda bir sıkıntı yok. Lanetlik hallerle amel eden biri tövbe etmeden ölüyor. Lanetlik hallerle amel eden biri tövbe etmeden ölürse onun için af olur diye düşünebilir miyiz?
Ben düşünmem. Kurban edilen hayvanı o esnada çocuklarda izlemeli mi iki yaşındaki oğlum için soruyorum. İki yaşı ufakmış daha ya. Selamun aleyküm. Bir de bir de bir de. Selamun aleyküm. Bir ergenlik çağında bir genç kız izlediği diziler ve okuduğu eşcinsel içerikli kitaplardan dolayı kendisinin biseksel olduğunu düşünüyor. Hiç cinsel deneyimi olmadığı halde erkeklerden nefret ettiğini söyleyen bu genci ne tavsiye edersiniz? Aman o o o çağda biraz erkeklerden nefret etsin daha iyi. Haramdan korunmuş olur. Erkeklerden nefret etmezse öyle genç bir çağda Allah muhafaza eylesin. O zaman da hata günah işleyebilir. İnsan neyi anlamadığını geç kalmada nasıl anlar? Demek ki anlamamış. Geç kalıp geç kalıp kalmaması önemli değil.
Anlamamış. Anlamıyorsa anlamak ayrı bir ferasettir çünkü. o kimse anlayamadıysa geç kalıyorsa anlayamamış. Onun ferasetini açması lazım. Feraseti açmak da mesela bir meslekse mesleğine yoğunlaşması lazım. Bu mesele değilim ki Cevdet burada ya şimdi araba tamircisi anlamıyor. Anlamıyorsa arabanın üzerine motorun üzerine neresiyse oraya odaklanması lazım. kendini onun üzerine kilitleyecek telefonu bırakacak, gelene gidene bakacak. Veyahut da o tecrübeliyse bu konuda şeyi varsa öyle bir anlık onun öyle bakışı meseleye yeter. örneğin ben çok şahit olmuşumdur. Gene mevzud sana döndü bak. Beraber yolculuk yaparken mesela adamın arabası arıza yapmış. Adamın arabası arıza yapmış. Diyor sen telefonu tut motora diyor.
Motora telefon tutulur da motorun arızası olur mu? Bulunur mu? Adam motora tutuyor. adam bas mağarıyor basıyor mağarça. Ben yanındayım ben şimdi dinliyorum böyle tuhaf tuhaf. Ondan sonra basıyor mağarça. Onun orası şurasında şu varmış diyor. E bunun mesleği mesleğinde yoğunlaşıyor.
Gıybet Kıyası ve Tevhîd Bereketi
Bu çok böyle gergit yapıyor şarjıyla mı alakalı bunun normalde? Tamam. Asındı mı? Asınmış mı? Geldi. Hadi. Ama bu mesela kalbi bir meseleyse o zaman zikirle, tövbeyle kalbi demek ki ferasette sıkıntısı var. Onu öyle halletmesi lazım inşallah. Selamünaleyküm. İkisi de çalışan eşlerin ayrı ayrı mu kurban kesmesi gerekir. Kurbanı kim kesebilecekse onun mu ödemesini yapması gerekir. Bir tane kurban kesildiğinde ailenin adına olur mu? Adabına öğrenebilir miyiz? Allah razı olsun. Eğer normalde kadının parası ayrı, erkeğin parası ayrı ayrı ise, ayrı ayrı zekat veriyorlarsa, evet ikisinin de ayrı ayrı kesmesi lazım. Vacip çünkü. Ama yok böyle bir şey yoksa bir kimsi, bir ailede, örneğin bir kurban bütün aile niyetine kesilebilir mi?
Evet bu konuda hadîs-i şerîf de var. O yüzden bir sıkıntı yok ama ailenin fertleri zengin hükmündeyse. Mesela ailede bekar oğlan var zengin hükmünde. Parası var nisap miktarı. Kadının nisap miktarı parası var. babanın da nisap miktarı parası var. Üç tane kurban kesecekler. Ama böyle bir şey yok. nasıl böyle bir şey yok? Ailede geri kalanlardan nisap miktarında para yok. O zaman bir tane kurban bütün ailenin inşallah bu mesele de yeterli olur. Hadis-i şerif var çünkü. 28 Şubat tam olarak ne anlam içermektedir? Ben Esra-i Yurt’tan Hazaldin ve bir Kur’ân ve Sünnet ve Kur’ân ve Sünnet’e îmân edenlerinle savaş. 28 Şubat bu. Din ve dindarlarla mücadele, savaş. Üç çocuğumuz var. Üçüncüsü hala bir yaşında yeniden hamile olabilirim.
Bu durumda kürtaj olmam cazimidir. Dördüncü bebeği istemiyoruz eşimle. Ama bunun vebalinden de çok korkuyoruz. Bize ne tavsiye ederseniz? Mümkünse bu tip meselelerde hamilelik öncesi, hamileliği önlemeye çalışın. Bu konuda buna gayret edin. Sonra böyle sıkıntılı işler oluyor. Tahrim ve mekruh bir şey devamlı yapmak haram mıdır? Evet. Bir işi yaptırmak için yapan kişiye sigara etmek caiz mi? Gayrimüslimse caiz. Selamlar hocam. Bu aralar rahatsızlıklar yaşıyoruz. Allah için dua bir zahmet. Allah muayeninize olsun. Allah’a şifre versin. Bol bol tevhîd çekin. Bol bol Fatiha-i Şerif’i okuyun inşallah. Rabbim hayırlı şifa versin. Allah yardımcınız olsun inşallah. Eşim ve kayın babam kurban keserken okunacak dua ve tekbirleri, Arapça bilmiyorum ben deyip bana okutuyorlar bayan olarak.
Tamam, uygun olur mu? Bayan olarak okuman da uygun, kurban kesmen de uygun. Selamünaleyküm. Kurban bayramı, kurbanımı, hanımım adına kesmem Kur’ân Sünnete göre uygun mudur, kesebilir miyim? Eğer nisap miktarı, evde kim zekat veriyorsa onun adına kesilecek. Ama evde zekat veren yok. O zaman hanımının adına da kesebilirsin. Bütün aile adına da kesebilirsin. Dedem kendi hayvanı belli olsun diye kulaklarını dağılıyor orada. O hayvandan kurbanlık olur mu? Olur. Ama dağlamak uygun değil. Hayvanlara eziyet vermek uygun değil. Eşim çalışıyor, ben ev hanımıyım. Memleketten ürün getirip satıyorum. Karını eve koyuyorum, ayırmıyorum. Ben bu durumda kurban kesebiliyor muyum? Eşim bana sen kes diyor. Bu şeyle alakalı eğer ki nisap miktarı para kime aitse o kesecek.
Ama normalde nisap miktarı evde para yoksa bütün aile adına kesilebilir. Vesvese hastalığında nasıl tedavi olunur? La ilahe illallah’a devam ediniz efendim. Eksiksiz tam gusül abdesti nasıl alınır? Her kaynak farklı anlatıyor. Küsdün hanefilere göre farzı iki. Ağzı burnuna su vermek, bütün vücudu yıkamak. Bu kadar. Başka kaynaklara bakmana gerek yok. Bu tam bir gusül abdestidir. Şimdi yaparsan sevabı fazladır anlatacak olduğun. Normal ilk önce banyoya girdin, edep yerlerini yıkadın. Edep yerlerini yıkadıktan sonra gusül abdestine niyet ettin. Önce ellerini yıkadın, abdest alır gibi. Sonra ağzına üç sefer su verdin. Sonra burnuna üç sefer su verdin, temizledin. Ondan sonra kulaklarını mest ettin.
Sonra başını mest ettin. Ellerini, kollarını yıkadın. Sonra ayaklarını yıkadın. Sonra komple vücudu yıkadın. Bu harika. Selamünaleyküm. Aleykümselam. Yayılı secdade de şeytan namaz kılar, ucunu kıvır bırak deniliyor. Bunun doğruluğu var mıdır? Allah razı olsun demiş. O zaman bütün camilerde şeytan namaz kılıyor. Ha öyle mi? Öyle mi? Şeytan kılsın, yazın. Şeytan kılsın. Şeytan kılsın. Öyle mi? Şeytan kılsın, yazın. Şeytan kılıyorsa namaz kılsın. Ne var bu? Şeytan namaz kılmasını istemiyor musunuz ya? Selamünaleyküm. Ben de cehirancıyım. Lazım olursa elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışırım. Sen ceryancısın. Bize ceryancı lazım değil, elektrikçi lazım. Bize ceryancı lazım değil, elektrikçi lazım.
Çarşamba doğum yapacağım inşallah. Kırtlı bebeğin yanına hayızlı kadın gelebilir mi? Etrafa çok farklı şeyler söylüyorlar. Hiç bu konuda bir hadis yok. İmamların iştahadı da yok. O yüzden bir şey diyemeyeceğim. Selamünaleyküm. Kuşeri Risalesi’de bir kimse Müslüman veya Yahudi olsun kendi mesleklerinde dahi başka biriyle kıyaslama yapılması gıybettir. Mesela şu kimse bu kimseden daha işin ehlidir demek gıybet olur. Çünkü muhakkak tavsiye etmediğin kimse bunu duysa üzülecektir diyor. Of of of of of. Evet bu velilerin, evliyânın ahlâkıdır. Selamünaleyküm. Bir yerimi hızlı bir şekilde çarptığımda hemen o bölgeyi tutup tevhîd çekiyorum. Üstüne normalde geçmeyecek ağır tevhîd de geçiyor. Bu tevhidin büyüklüğünü mü gösterir?
Maşallah Allah mübarek eylesin. Tevhide devam. Mümkünse nefes kitabından bana da verebilir misiniz? Rica etsem. Evet. Bu telefon numarasına adres atın. Size de gönderelim inşallah. Selamünaleyküm. Bazen bir nedenden dolayı bazen nedeni bilmediğim şekilde hüzünlü ve mutsuz oluyorum. Harika. Sürekli ağlamak istiyorum. Gel kafa kafaya ver, elim ağlayalım. Bu halim eşime de yansıyor ve onu da üzdüğümü düşünüyorum ama bu mutsuzluk halimi, hüznümü geçiremiyorum. Bu durumda ne yapmalıyım bilmiyorum. Öyle olur olmasa her yerde ağlama. Git tuvalette ağla. Eşinin yanında da ağlama. Git banyoda ağla. Git tuvalette ağla. At secdadeye git. Yanınız bir odaya. Orada namaz kıl. Secdade de ağla. Göz yaşını kimseye gösterme.
Selamünaleyküm. Kız arkadaşım var. Annem kız arkadaşıma gelinim diye hitap ediyor. Doğru mu? Gelinim dedi. Sen de sustun. Kız arkadaşın da buna herhangi bir yorumda bulunmadı. Nikah oldu. Allah. Mübarek olsun. Her kimsen. Helallik isteyen bazı kişilere karşı hakkımı helâl ediyorum ama kalben affedici olamıyorum. Kendimle çelişiyor gibi hissediyorum. Ama ne haram olsun diyebiliyorum. Ne de içimden atabiliyorum. Bu normal mi? Biraz daha Allah’a zikreder, biraz daha Allah’a yakın olursanız insanlarla olan işiniz çok fazla kalmaz. Üstadım dua et bizim için. Allah yardımcınız olsun. Allah muayeneniz olsun. Hiçbir şey yok. Ne isim var ne cisim var. Maşallah. Allah muayenen olsun inşallah. Birinin derse gelmemesine veya dersi bırakmasına sebep olan bir kimse bu manevi tahribatı düzeltebilir mi?
Nasıl düzeltebilir? Onu tekrar geriye rüce ettirirse geriye döndürürse inşallah olur. Ama bu çok ağır bir vakah. Allah muhafaza eylesin. Selamünaleyküm. Hakkının helal edilmesi için hiçbir çapada bulunmayan bir kişiye önce kendimizi zorlayarak affedip sonra vazgeçip haram edersin o kişilerin hakkında sonra kim ne olur? Olur mu canım? Bir öyle bir öyle. Affetmiş, helal etmiş. Şimdi bitti. Oradan geri dönme artık. Allah muhafaza eylesin. Ya helal etmeyeceksin. Diyeceksin ki gideceksin bir de yüzüne söyleyeceksin. Diyeceksin ki ben sana hakkımı helâl etmiyorum. Benim hakkım senden bu diyeceksin. Selamünaleyküm. Domuz içerikli yemler yedirilen kurbanlıklar ya da bahsettiğiniz dişi çıkmamış büyük başlangıçlar.
Kesilirse kurban ibadeti olarak kabul edilmediklerini söyleyebilir miyiz? Evet. Derneklere kurumlara bağışlanan kurbanların başına bir şey gelirse o bağışlayan kişilerin dini bilmediğinden böyle bağışladıklarından kurban sayılır mı? Bir şey diyemem. Şüpheli işler var işin içinde. Yurt dışında olan birisi kurban için ücretini gönderse burada kurbanını kestirebilir mi? Evet. Tanıdık, bildik böyle güvenilir mi? Evet. Ben rüyamda Peygamberimizi gördüm. Halam üstadımı anlatmamı söyledi. Sizin bende telefon numaranız yok. Size nasıl rüyaya anlatabilirim? Allah mübarek eylesin inşallah. Vay maşallah subhanallah. Selamünaleyküm kurban kesildikten sonra kurban etin ne kadar ihtiyaç sahipleri vermek gerekir?
Bu konuda belli bir ölçü var mı? Bir ölçü yok. Ailenizin durumuna göre konumuna göre ama en az üçte birini dağıtırsanız hoş olur. Ben evde ipten örgü bebek yapıyorum. Gözü ağzı kası oluyor. Kaşı oluyor. Et ağzı kası oluyor. Kişi oluyor. Kişi oluyor. Kişi oluyor. Kişi oluyor. Kişi oluyor. Kişi oluyor. Kişi oluyor. Ben evde ipten örgü bebek yapıyorum. Gözü ağzı kası oluyor. Kaşı oluyor. Et ağzındaki insanlar yapma. Günah diyor bu kadar. Doğru bilmiyorum günah mıdır. Böyle bir şey yok. Devam et. Allah muhafaza eylesin inşallah. Bu yaptığının bir sıkıntısı yok öyle söyleyeyim. Evet kıymetli dostlar kıymetli kardeşler sorularınız bitti. Hızla da buraya kapatayım soru almamak için çünkü burada şu anda mevcut da soru kalmadı.
Ben tekrar bayramlaşmanın adresini vereyim. Bahçe davet salonu Sakarya Mahallesi Kıbrıs Şehitleri Caddesi 4. Tan Sokak Osman Gazi Bursa. Bayramın ikincisi günü saat 1 gibi program başlayacak. Ondan sonra uçağa çıkın inşallah. Allah’ın hayırlısını versin. Cenâb-ı Hak cümlemizi kurbanlarını ve ibadetlerini şimdiden kabul etsin. Inşallah bayramda görüşmek üzere. Bu perşembe arife malum sohbet yok. Cumartesi bayram sohbet yok. Bir dahaki perşembeye inşallah. 2. perşembede buluşacağız. 3. perşembede. Ne oluyor? 2. perşembe. 2. perşembede burada olacağız inşallah. Kaldığımız yerden devam edeceğiz. Eğer koronadan dolayı yasakları kaldırmazlarsa, eğer korona yasakları biterse Allah’ın izniyle inşallah o zaman namazgahtaki vakfımızın yerinde derslerimiz başlayacak.
Eftal zikir falemennehu. El Fatiha ma salavat. Allah’ın gecenizi hayırlı eylesin. Allah’ın gecenizi hayırlı eylesin. Cenâb-ı Hak inşallah ibadetlerinizi kabul eylesin. Bayramda bayramlaşmada buluşmak üzere. Geceniz hayır olsun. Selamünaleyküm.
Kaynakça ve Referanslar
- Kurbanın Meşrûiyeti ve Kur’ânî Delîlleri: Kevser sûresi 108/1-3 (“Muhakkak biz sana Kevser’i verdik. Öyleyse Rabbin için namaz kıl ve kurban kes”); Hâcc 22/28, 22/34-37 (“Onların etleri ve kanları Allah’a ulâşmaz; lâkin sizden O’na takvâ ulâşır”); Sâffât 37/102-107 (İbrâhîm Aleyhisselâm ile İsmâîl Aleyhisselâm’ın sınanması ve fidye-i azîm); En’âm 6/162 (“Muhakkak namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah içindir”); Bakara 2/196 (Umre ve Hac’da hedy)
- Kurbanın Fıkhî Hadîsleri: “Kim gücü yettiği hâlde kurban kesmezse bizim musallâmıza yaklaşmasın” (İbn-i Mâce, Edâhî 2 — Ebû Hureyre Radıyallâhu Anh); “Kurban günü insanoğlunun en sevdiği amel Allah katında kan akıtmasıdır” (Tirmizî, Edâhî 1; İbn-i Mâce, Edâhî 3 — Hazret-i Âişe rivayeti); derinin satılamayacağı hükmü — Buhârî, Hac 121; Müslim, Hac 348 (Hazret-i Ali Radıyallâhu Anh rivayeti); kurbanın yaşı (koçta toklu / musenne) — Müslim, Edâhî 13; Türkiye Diyanet Vakfı İSAM, İslâm Ansiklopedisi, “Kurban” maddesi
- Câhiliye Devrinde Kurban ve Putlar: Lât, Uzzâ ve Menât put ismleri — Necm 53/19-20; Nuh 71/23 (Ved, Süvâ, Yeğûs, Yeûk ve Nesr); Kâbe’nin çevresindeki 360 put — Buhârî, Meğâzî 48; Müslim, Cihâd 87 (Hazret-i Abdullah bin Mes’ûd Radıyallâhu Anh); İbn-i Hişâm, es-Sîre, c. II (Feth-i Mekke ve put kırma); İbn-i Kelbî, Kitâbu’l-Asnâm (Câhiliye putlarının tasviri); şeytana, cinlere ve evliyâ kabirlerine kurban kesmenin şirk olduğu — Müslim, Edâhî 43-44
- Tanrılar Meclisi / Bülent Çorak Sapkınlığı — Eleştirisi: Bilgi Kitabı (Bülent Çorak, ilk basım 1984) — “Dünya Kardeşlik Birliği Mevlânâ Üstadım Vakfı” temelli batınî-new age-reenkarnasyon karma türevi; Mevlânâ’nın “yeniden dünyaya geldiği” iddiasının nevzuhûr şirk mahiyetli olduğu — Haşr 59/7 (“Peygamber size ne verdiyse onu alın”); reenkarnasyonun tevhîd inancıyla bağdaşmadığı — Mü’minûn 23/99-100, Nahl 16/38; Süleymân Ateş, Yeni Dînler mi Çıkıyor?; Hayâtî İnancılı, Yeni Çağ Dînleri ve Bilgi Kitabı (reddiye); Yusuf Kırşaz, New Age ve İslâm
- Gıybet, Hakk-ı İbâd ve Helâlleşme: Hucurât 49/12 (“Birbirinizin gıybetini yapmayın; sizden biri ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı?”); Humâze 104/1; Kâf 50/18; “Gıybet, kardeşinin hoşlanmadığı bir şeyle onu andığında olur” (Müslim, Birr ve Sıla 70 — Ebû Hureyre Radıyallâhu Anh); “Gıybet eden kimse helâlleşmedikçe tevbesi kabul olmaz” — İmâm-ı Gazâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dîn, Âfetu’l-Lisân bâbı; hakkın helâl edilmesinin şartları — Buhârî, Mazâlim 10 (“Kim bir kardeşinin ïrzına veya hakkına dâir bir zulüm yapmışsa bugün ondan helâlleşsin”); gıybeti câiz olan altı hal — İmâm-ı Nevevî, el-Ezkâr
- 15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi ve Tasavvuf Toplulukları: 15 Temmuz 2016 gecesi FETÖ darbe teşebbüsü; Cumhurbaşkanı’nın FaceTime üzerinden sokak çağrısı (00:25); Mustafa Özbağ Efendi Dergahı ve Mustafa Özbağ Efendi’nin toplulukları o gece sokakta ve câmilerde tevhîd zikri ile beklemiştir; FETÖ yapısının tasavvuf taklidi üzerinden şekillendirdiği sahte şeyhlik ve ahlâkî sapış — Meclis 15 Temmuz Araştırma Komisyonu Raporu (2017); Ahmet Taşgetiren, Tasavvuf ve FETÖ; Hayrettin Karaman, Yeni Şafak köşe yazıları (2016-2020); hakîkî tasavvufun siyâsetüstü, devlete hürmetün mihârı olduğu
- Şeytanın Secdeden İmtinâı ve Küfür-Kıbır İlişkisi: Bakara 2/34, A’râf 7/11-18, Hicr 15/28-44, İsrâ 17/61-65, Kehf 18/50, Tâhâ 20/116, Sâd 38/71-85 (şeytanın secde emrini reddetmesi ve kibir istikbârı); “Şeytanın küfrü, emre kırtışı ile gerçekleştiği hâlde, bâzı kimseler onu tenhîd etmeye kalkışmaktadır” — İbn-i Teymiyye, el-Fürkân Beyne Evliyâi’r-Rahmân ve Evliyâi’ş-Şeytân; Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî, Mesnevî, 2. Cild — iblisin “Sen beni azdırdın” itirazının tevhîde aykırılığı; Said Nursî, Lem’alar 13. Lem’a (şeytânı ve insan şeytânlarını aldatan dört maniyûra)
- Tevhîd Zikri ve Bedene Şifâ — Tasavvufî Derin Değerlendirmesi: Ra’d 13/28 (“Kalpler ancak Allah’ın zikri ile mutmain olur”); Ahzâb 33/41-42 (“Ey îmân edenler! Allah’ı çok zikredin”); “Lâ ilâhe illallah” zikrinin en fâzıl zikir olduğu — Tirmizî, Da’avât 9; Nesâî, Amelu’l-Yevm 831; İmâm-ı Rabbânî, Mektûbât, 1. Cild (tevhîd zikrinin bedenin ve kalbin dört anasırını tathirinde tesiri); Abdülkâdir Geylânî, Sırru’l-Esrâr; Mahmud Esad Coşan, Zikir Ehli ve Fâzîleti; tevhîd nefesinin ıztırâb anındaki şifâsı — Mustafa Özbağ Efendi Dergahı usul-i zikri ve Mustafa Özbağ sohbetleri
- Şehit, Rahmâni Rûyâ ve Arafat Vukûfü: Âl-i İmrân 3/169-171 (şehitlerin diri oluşu); Bakara 2/197-199 (Hac meyânnesi ve Arafat vukûfu — “Hac Arafat’tır”); ârifîn rûyâsı — Yusuf 12/4-6, 43-49, 100 (şirkte olmayan nübuvvet rûyâsı); “Salih rûyâ nübuvvetin kırk altı cüz’ünden bir cüzdür” (Buhârî, Ta’bîr 2; Müslim, Rûyâ 6); Muhyiddîn İbn-i Arabî, Futûhât-ı Mekkiye, 1. Cild (Arafat’ın sırrı ve kalb vukûfu); Necîbuddin Kubrâ, Fevâtihu’l-Cemâl; Hakkımızı Allah’a havalenin kul hakkından kurtuluşa ulaştacak yol olduğu — İmâm-ı Gazâlî, İhyâ, Tevbe bâbı
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.
İlgili Sözlük Terimleri: Mürşid, Zikir, Tevhîd, Nefs, Kalb, Sünnet, Şeyh, Şükür. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı