Karabaş-i Veli Tekkesi 2016

13. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Başka Dergâhlara Gitmek, Vesvese ve Tövbenin Genişliği

Bir Şeyhe Bağlıyken Başka Dergâha Gitmek Câiz midir?

Bizim nazarımızda böyle bir yasak söz konusu değildir. Kardeşleri hür bırakıyoruz. Arkadaşlar diledikleri üstâdın sohbetine, diledikleri zikrullah halakasına, diledikleri hoca efendinin sohbetine gidebilirler. Yalnız kendi ders günleri Perşembe ve Cumartesi dışında — o günlerde başka yere gitmek hoş değildir; kendi dersine gelmelidir.

Bunu yasaklamak dîn-şerîat açısından uygun değildir. Bazı ehl-i tarîkat yasaklamıştır ama bizce uygun değildir. Ben dergâha girdiğimden itibâren hiçbir kardeşe böyle bir yasak koymadım. Şeyh Efendi’ye bunu söylemişler — “Mustafa Efendi yasak koymuyormuş” — bana söylediğinde “Ben koymuyorum efendim, gidecek olan gitsin gönülle, duracak olan dursun. Zorla bir kimseye bir yeri bağlayacak değiliz” dedim. Şeyh Efendi sesini çıkarmadı. Bu konuda bizde ölçü bu şekilde oluştu.


Yasaklamanın Sakıncaları

Başka yere gitmeyi yasaklamanın ciddi sakıncaları vardır. Birincisi, kıyâs yapılamaz. Bir kimse sâdece bir sohbete, bir cemâate, bir zikrullah halakasına giderse, alternatif oluşturmazsa, yarın öbür gün kafasında soru işareti olduğunda kıyâslayabileceği bir şey yoktur.

İkincisi, tek bir yere gidip dışarıda ne olduğunu görmemek körlüğe sebep olur. Gittiği yerde değişik fikrî saplantılar varsa, o saplantıları doğru olarak kabul edebilir. Genel olarak ibâdet noktasında sapkınlık olmaz — cami cemâatinde, halkın içinde değildir. Fikrî saplantılar maalesef dînin ilmî noktada tartışıldığı, konuşulduğu yerlerde oluşur: bu ya tarikat-cemâat yapılanmalarında, ya üniversite çevrelerinde, ya da Diyânet İşleri’nin bir kısmında görülebilir.

Ayrıca “başka zikrullaha gidersen helâk olursun” demek mantıksızdır. Adam zikrullaha gidiyor, Allâh’ı zikretmeye gidiyor — neden helâk olsun? “Başka sohbete gidersen kalbi helâk yaşarsın” — adam sohbette Kur’ân ve sünnet öğrenecek, neden helâk yaşasın? Bir yere intisâb etti diye câmiye gitmesin mi, vaaz dinlemesin mi, hutbe dinlemesin mi? Hepsi saplantıdan başka bir şey değildir ve insanları saplantıda sabitler.


İslâm Kardeşliği ve Kapalı Toplantılar

Hani İslâm kardeşliği nerede kaldı? “Lâ ilâhe illallâh Muhammeden Resûlullâh” diyenlerin hepsi kardeştir. Allâh yolunda sıra tuğlalar gibi kenetlenecektik. Bir şeyhin sohbetine yasak koymakla kardeşlik nasıl tesis olur?

“Bizim dersli olmayanlar zikir halakasını terk etsin” denilebilir mi? “İçimizde nağdanlar var, çıksınlar da zikre başlayalım” denilebilir mi? Bunların hiçbiri İslâm kardeşliği değildir. Özel sohbet varsa eyvallâh — ama zikir ve umûmî sohbet halakasına “sen girme” denilemez.

Bir tezim var: Eğer toplandığınız yer halka açık değilse, gittiğiniz sohbet-zikrullah halka kapalıysa — dikkat edin oraya, her nereden olursa olsun. “Basılacak mı?” Basılsın. Basılsın. Çiğ yemedik ki karnımız ağrısın. 28 Şubat’ta bastılar ya — Hacı Ahmet’in evinde bastılar, Reyhan’da bastılar, teleferikte bastılar, câmide bile bastılar. Ben onlara sordum: “Siz benden iyi biliyorsunuz, buraya da geldiniz” diye. Sustular.


“Yardım” Bahanesiyle Arayanlar

Birisi buraya yardım etmek için telefon açmıştı. Buradan “yardım toplamıyoruz” demişler. Bana da aradı. “Hocam ben vermek istiyorum” dedi. Ona “aylık gelirini söyle” dedim — “1 ile 5 milyar arası” dedi. “Kardeşim, senin aylık gelirini ben günlük yiyorum” dedim. “Sen git ihtiyacı olan birisine ver. Tekke senin verecek olduğun paraya bir gün değiyor.” “Vay be hocam, almayanlar da varmış demek!” dedi. “Evet, almayanlar da vardır” dedim.

Buraya da gelip soruyorlar: “Bir şey toplanıyor mu? Yardım var mı?” Olmayan şeyi araştırıyorlar. Bir yerin kapısı kapalıysa problem vardır. Gizli toplantı varsa problem vardır. “Neye karşı tedbir alıyorsunuz?” Yaptığınız Kur’ân ve sünnet içindeyse tedbire gerek yok. Başımıza ne gelecekse Allâh yolunda gelecek — sıkıntı yapmaya gerek yok. Ama saklı gizli bir şey yapıyorsanız, ayrı bir ajandanız varsa, mecburen yasaklayacaklar: “Başka toplantıya gitme, başka zikre gitme, başka hocaya gitme.”


Vesvese Çözümü

Vesveseden kurtulma yolu vesvesenin türüne bağlıdır. “Namaz 2 rekât mı 3 rekât mı kıldım?” 2 kılmışsındır — 3’üncü rek’atı kıl, senin lehine söylüyorum. “Abdestim bozuldu mu bozulmadı mı?” Bozulmamıştır, namaza devam et. “Abdest aldım mı almadım mı?” Almamışsındır, bir abdest daha al.

“Gusle girdim ama kulağımın arkasına su değmedi mi?” Değmiştir, çık banyodan iş gör. Banyoya girdin mi? Girdin. Guslün olmuştur. “Yüzüğümün altına su değdi mi değmedi mi?” Bütün gün diliyle haram işliyor, gıybet ediyor, dedikodu ediyor — yüzüğün altına su değip değmediğini vesveseliyor. Bütün gün yaptığı gıybeti nereye koyacağız? Müslümanlar olmayacak vesveselere kapılıyorlar.


Şirkten Tövbe ve Affın Genişliği

Şirke düşen bir kimse tövbe ederse Cenâb-ı Hak onu affeder. Hangi günahı işlerse işlesin, kim tövbe edip dönerse Allâh onu affeder. Ümitsizlik yok. Allâh tövbe edip temizlenenleri sever.

Hadîs-i şerîf: “Hiçbir kimse yoktur ki bir günah onu pençesinin altına almamış olsun. Ama günahkârların en fazîletlisi tövbe edenlerdir.” “Tövbe eden hiç günah işlememiş gibidir.” İnsanlar onu hâlâ günahkâr görebilir ama Allâh nazarında tertemizdir.

Hadîs-i kudsî: Kul günah işledi, Allâh’ı hatırladı, döndü, tövbe etti. Cenâb-ı Hak “Kulum kendisini affedecek Rabbi’ni hatırladı” dedi ve affetti. Kul yine günah işledi, yine döndü, yine Allâh affetti. Sonsuz sayıda dönerse sonsuz sayıda affeder.


Kaynakça

Hadîs-i Şerîfler

  • “Günah işleyip sonra tövbe edenlerin en fazîletlisi” — Sünen-i Tirmizî, Kitâbu’l-Kıyâme
  • “Tövbe eden hiç günah işlememiş gibidir” — Sünen-i İbn Mâce, Kitâbu’z-Zühd
  • Hadîs-i Kudsî: “Kulum Rabbi’ni hatırladı” — Sahîh-i Buhârî, Kitâbu’t-Tevhîd; Sahîh-i Müslim
  • Müslümanlar sıra tuğlalar gibi kenetlenir — Sahîh-i Buhârî, Kitâbu’s-Salât, Hadis No: 481

Tasavvufî Kaynaklar

  • Başka dergâhlara gidiş mes’elesi — Sülemî, Âdâbu’s-Suhbe
  • Vesvese ve giderilmesi — İmam Gazâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dîn, Kitâbu’l-Vesvese
  • İslâm kardeşliği — Nevevî, Riyâzu’s-Sâlihîn, Bâbu Hukûki’l-Müslim

Sohbetin Özeti

Bu Karabaş-i Velî Tekkesi sohbeti, bir şeyhe bağlıyken başka dergâhlara gitmenin edebe aykırı olup olmadığını, yasaklamanın İslâm kardeşliğine aykırı düştüğünü, kapalı-gizli toplantıların problem barındırdığını, yardım bahanesiyle arayan kimselere karşı durulması gereken tavrı, vesveseye kapılmış Müslümanların yanlış önceliklerini ve şirkten dönen dâhil her tövbenin Allâh tarafından kabul edildiğini detaylı bir şekilde ele almıştır. Sohbetin temel mesajı: “Bize başka yere gitmek yasak” demeyin; kardeşim kıyâs yapabilmeli, farklı halakalara gidip görebilmelidir. Gizli toplantı probleme çağrı çıkarır. Vesvese Müslümanı asıl yapması gereken amellerden alıkoyar. Tövbenin kapısı sonsuzdur.