Karabaş-i Veli Tekkesi 2016

6. Karabaş-i Velî Tekkesi Sohbeti — Kızılay Programı, Rüyâ ile Amel ve Toplumun Değişmesi

Bursa Kızılay ile Kan ve Kök Hücre Bağışı Programı

Bu sohbetin başında Bursa Kızılay İl Müdürlüğü ile dergâhın ortaklaşa düzenlediği kan bağışı ve kök hücre bağışı programının teşekkür ziyareti yapılmıştır. Sunumda belirtildiğine göre, program öncesinde Türkiye genelinde 600 eşleşme varken, iki-üç ay içerisinde 868’e yükselmiştir — yâni 268 hastaya uygun kişi bulunmuştur.

Avrupa’ya bağlı yürütülen bu tür çalışmalarda herkes sıraya giriyormuş. Cenâb-ı Hak’a hamd edelim, kendi kendimize yetelim. Önceden Kızılay, Yeşilay, Türk Hava Kurumu gibi kuruluşlar milletin menfaatine fazla iş yapmazdı. Şimdi Kızılay askerimizle berâber, yoksullarla berâber, Ortadoğu’da, Afrika’da güzel işler yapıyor.


Her Şey İkiden Oluşmuştur, Doğru mu?

“Her şey ikiden, iki birden, bir hiçlikten oluşur” gibi sözler boş felsefî sözlerdir. Din Kur’ân ve sünnettir. Bir şeyin yaratılışını öğrenmek Allah’ı bilme çabasıdır; varlığın üzerindeki tecellîyâtı öğrenme çabamız Allah’ın sıfatsal tecellîsini bilmektir. Biz laftan laf üretmeyiz — bunlar felsefecilerin işidir.

Hiçbir şey yok iken O vardı. Hiçbir şey yok iken O varsa demek ki her şey ikiden olmamış. Allah iki şey değil, bir şey yarattı. O bir şeyden çok şey yarattı. Biz bu çok şeylerden bize lâzım olanlarını anlatırız. “Zamanın başlangıcı nedir?” Zaman Allah’tır, başlangıcı yoktur. Yaratılmış olan bir şeyin de ilâhî ilim noktasında ne zaman yazıldığını bilmiyoruz; bu çetrefelli bir mes’eledir.


Fâtiha’dan Önce Salavât Getirmek

Duâ ederken Fâtiha’dan önce salavât getirmek âdâbtandır. Duânın âdâbı: hamd, salât, sonra duâ — ve sonunda yine hamd ve salât ile bitirmek. Kur’ân okurken Fâtiha’dan önce salavât getirmeyiz. Duâ ederken yaparız.

Fâtiha sûresi Kur’ân’ın anası (Ümmü’l-Kitâb) olduğuna göre ve dört kitabın mânâsı onda bulunduğuna göre — ayrıca son peygamber Hz. Muhammed Mustafa’ya gönderildiğine göre — onunla Peygamber Efendimiz’in özel bir bağı vardır.


Alkollü Bir Restorana Yaprak Sarması Yapmak

Hiç kimsenin çalışması haram değildir. İçki içmek haramdır. Evde yaprak sarıp alkollü bir restorana vermek kendi içinde harama iştirak değildir — çalışanın niyeti ve işi temizdir.


Dergâhtaki Hiyerarşinin Siyâsî Bir Teşekkül Olmaması

Burası bir siyâsî teşekkül değildir. Bu yüzden imza toplamak gibi siyâsî metotlar bizde etkili olmaz. Sûfîlik ayrı bir alandır — kendi hiyerarşisi, hukuku, yolu kendine münhasırdır. Vazîfeli kardeşler (semâzen başı, mıtrıbân başı, teknik işler sorumlusu vs.) kendi aralarında istişâre ederek çalışırlar. Vazîfelerini en iyi şekilde yapmaları için onlara güveniriz.


Rüyâ ile Amel Etmek: Ezânın Delîli

Televizyonlarda sürekli “rüyâ ile amel edilmez” diye bangır bangır bağırırlar. Ama sâlih rüyâ hadîs-i şerîfle peygamberliğin 46 cüzünden bir cüzdür. Ezân bir sahâbenin rüyâsıyla konulmuştur — hâlâ okunuyor. Rüyâ ile amel ediliyor!

Sûfîler “kalden fazla hâle” bakarlar. Bir kimse için sâlih rüyâ kendisine delîldir, ölçüdür. Başkasına ölçü değildir ama kendisini bağlar. Biz sûfî topluluklar olarak Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri’ne hem zâhirî sünnetlerine hem de rüyâda bize söylediklerine tâbi oluruz.

“Kim beni rüyâsında görürse gerçekte görmüş gibidir” hadîs-i şerîfi meşhurdur. Onun şekline-şemâline, sesine, hayâline şeytan giremez — korunmuş, muhâfaza edilmiştir. Peygamberler, ulu’l-azm peygamberler, büyük sahâbeler, büyük pîrler (Abdülkâdir Geylânî, Ahmed er-Rufâî, Ahmed el-Bedevî, İbrâhîm Düssûkî, Şâzelî, Şâh-ı Nakşibend, Mevlânâ, Hacı Bayrâm-ı Velî, Üftâde, Somuncu Baba, Emîr Sultan) ve yaşayan mürşid-i kâmillerin şekline de şeytan giremez.


Zâhir ve Bâtın İşlerin Birlikte Yürümesi

Cemâatlerde sâdece zâhir yürür. Bizde iş hem zâhir hem bâtın yürür. İki kanat da çalışır: zâhirimize Kur’ân ve sünnete uydurmaya çalışırız; bâtınımıza mânevî halleri esas alırız. Mânâda kolumuzu kesmemiz gerektiğini görsek kolumuzu keseriz — en kıymetli kolumuz olsa bile. Bir kol daha takılması gerekiyorsa takarız. “Üç kolu, dört kolu nasıl oluyor?” diye sormayız.

Bizde akıl Kur’ân ve sünneti anlamaya, Allah’ı tanımaya ve itâat etmek için vardır. Akıl Kur’ân’ı, hadîsi veya üstâdı eleştirmek için değildir. “Allah’a itâat edin, Resûlüne itâat edin, sizden olan emir sâhiplerine itâat edin” âyet-i kerîmesi uyarınca akıllı kimse Allah’a, Resûlüne ve üstâdına itâat eden tâbi olan kimsedir.


Peygamber Efendimiz’i Her Yerde Görmek Haktır

Rüyâda görmek haktır. Rüyâda konuşmak haktır. Hâldede görmek-konuşmak haktır. Namazda, zikrullahda, Beytullah’ın duvarında, semâda, dağda-taşta görmek haktır. Varlığın her zerresinde Hazret-i Muhammed Mustafa’nın hem rûhâniyetini, hem nûrâniyetini, hem cemâliyetini görmek haktır.

Buna karşı çıkan zındıktır, kâfirdir. Kim bunu görmezse, görürse şeytânî derse — fetvâ veriyorum — kâfirin ta kendisidir; ona tecdîd-i iman ve tecdîd-i nikâh gerekir. Bu hâli yaşamayan derviş fenâya kanat çıramaz. Olgunluğa ulaşmayan bir kimse velîlikten, mürşidlikten bahsetmesin.


Tâciz ve Toplumun Değerler Eğitimi

Tâciz bir şeyin sonucudur. Biz hep sonuca bakıyoruz — suçun öncesindeki unsurlara bakmıyoruz. “Sarhoştum hâkim bey, vurdum, pişmanım” dediği için indirim alıyor; içkiyi üretene, satana bakılmıyor. “Haplıydım” diyor; haplıyı getirene bakılmıyor. Tâcizci oldu — neden tâcizci olduğuna bakılmıyor.

Peki bu gençliği İslâm’a göre kim eğitecek? Değerler eğitimini kim verecek? TRT-1, TRT Diyânet haricinde dînî içerikli kanal var mı? Yok. Okullarda yok. İmâm-hatiplerde bile değerler eğitimi zayıf — ilâhiyat hocası kitap eviyle anlaşıp ders notlarını oradan sattırıyor; öğrenci dört yıl boyunca onu okuyor. Hangi değerden bahsedeceğiz?

Erotizm oluk oluk bütün kanallardan akıyor. Her türlü reklâm, dizi, film, magazin programında erotizm var. Bir televizyondaki erotizmden dolayı dâvâ açan var mı? Yok. Belediyeler konser düzenlerken erotizm saçan sanatçıları getiriyor — itirâz eden var mı? Yok. Biz bir kötülüğe tüküremiyoruz bile. Eğer bu millet bir kötülüğe tükürse memlekette kötülük kalmazdı.

Sokakta, parkta, bankta, duraklarda, otobüs beklerken gençler öpüşüyor-sevişiyor. Kadın erkek arasında “nikâh kerîh görülüyor, seviyeli birliktelik makbul” anlayışı yerleşmiş. Doğu’da gayr-i meşrû ensest birliktelikler, kırsalda amca kızı-teyze kızı birliktelikleri, batıda seviyeli birliktelikler… Erotizmin saldırısı altında bir toplumuz.


Toplum Değişmedikçe Allah Değiştirmez

“Bir toplum kendini değiştirmedikçe Allah o topluluğun üzerindeki hükmü değiştirmez.” Bir kimse tövbe edip geri dönmeye karar verirse Allah onu değiştirir. “Yâ Rabbi namazımı kılacağım” diyene Allah namaza mâni olan şeytanın dizginlerini tutar — çünkü kişi değişmeye karar verdi.

Biz toplum olarak değişmeye karar vermedik. Darbe gecesi bir toplum sokağa çıkınca her şey değişti. Millet meydana çıksa “şerîat istiyoruz” dese Allah değiştirir. Toplum çıksa “biz faize karşıyız” dese Allah değiştirir. Ama biz kredi kartından kredi kartına, 350 lira faiz ödemeye devam ediyoruz. “Kullanmayın” diyorum, “Ne olacak ki diyor” — en fukara zamanımda da kullanmayın demiştim. Toplum kendini değiştirmiyor. Tâcizciler daha da artacak — bu millet ahlâkî çöküşü “özgürlük” olarak gördüğü müddetçe artacaktır.


Kaynakça

Âyet-i Kerîmeler

  • “Bir toplum kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onlara ait bir durumu değiştirmez” — Ra’d Sûresi, 13:11
  • “Allah’a itâat edin, Resûlüne itâat edin, sizden olan emir sâhiplerine itâat edin” — Nisâ Sûresi, 4:59

Hadîs-i Şerîfler

  • “Kim beni rüyâsında görürse gerçekten görmüştür, çünkü şeytan benim sûretime giremez” — Sahîh-i Buhârî, Kitâbu’t-Ta’bîr, Hadis No: 6993; Sahîh-i Müslim, Kitâbu’r-Rü’yâ
  • “Sâlih rüyâ peygamberliğin kırk altı cüzünden bir cüzdür” — Sahîh-i Buhârî, Kitâbu’t-Ta’bîr, Hadis No: 6983
  • Ezânın sahâbe rüyâsıyla konması — Sünen-i Ebû Dâvûd, Kitâbu’s-Salât, Hadis No: 499
  • Fâtiha sûresinin Ümmü’l-Kitâb olduğu — Sünen-i Tirmizî, Kitâbu Fedâili’l-Kur’ân, Hadis No: 2875

Tasavvufî Kaynaklar

  • Sûfîlerin rüyâ ile amel etmeleri — Kuşeyrî, er-Risâle, Bâbu’r-Rü’yâ
  • Kalbî müftüye danışma — İbn Atâullah el-İskenderî, el-Hikemü’l-Atâiyye
  • Peygamberlerin ve evliyânın sûretine şeytanın giremeyişi — İmam Nevevî, Şerhu Müslim, Kitâbu’r-Rü’yâ

Sohbetin Özeti

Bu Karabaş-i Velî Tekkesi sohbeti, Kızılay ile yapılan kan bağışı programının teşekkür ziyaretiyle başlamış; ardından felsefî “her şey ikiden oluşur” iddiasının boş bir laf olduğu, Allah’ın tek bir şey yaratmaktan çok şey vücûda getirdiği, Fâtiha’dan önce duâda salavât getirmenin âdâbtan olduğu, dergâhın siyâsî bir teşekkül olmadığı, rüyâ ile amel etmenin sûfîlerde meşrû olup ezânın bile rüyâ ile konulduğu, zâhir-bâtın işlerin sûfîde birlikte yürüdüğü, Peygamber Efendimiz’i her yerde görmenin hak olduğu ve tâciz gibi sosyal âfetlerin toplumun değerler eğitimi eksikliğinden kaynaklandığı detaylı bir şekilde ele alınmıştır. Sohbetin temel mesajı: toplum kendini değiştirmedikçe Allah onun üzerindeki hükmü değiştirmez — sokakta sevişenlere, erotizme, faize, dergâh dışındaki kötülüklere tükürmedikçe hiçbir şey değişmez.

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.