Nefsini, heva hevesini ilah edinirsen azizken zelil olursun konusunda Mustafa Özbağ Efendi sohbeti. Bu yazıda Nefsini, heva hevesini ilah edinirsen azizken zelil olursun hakkında tasavvuf perspektifinden önemli bilgiler ve değerlendirmeler bulacaksınız.
Mercimek istesek hakaret görüyoruz ya. Normalde bir lokmalık bir istese o kimse karnım açtı dese hakaret yiyor. Hoş şimdi bugünün dilencilerinin hangisine ihtiyacı var hangisinin ihtiyacı yok bunu da bilmek mümkün değil. Dilenci diyorsunuz adamın üzünden 100.000 lira para çıkıyor. Dilenci diyenin 4 katlı, 5 katlı evi çıkıyor. Normalde işte. Eskişehir’de oturuyorsa. Bursa’da dileniyor. İşe gelir gibi sabahlin otobüse biniyor geliyor. Bursa’da dileniyor. Akşam olunca işten çıkmış gibi tekrar otobüse biniyor gidiyor. Eskişehir’de. Eskişehir’de 4 be katlı binası var. Dükkanı var kirada. Şusu var, busu var. Tabii eşi bile bilmiyor dilendiğini. Eşi çocukları bile bilmiyor. O işim var deyip çıkıyor her sabah. Arabası marabası da var. Biz şimdi isteyene verelim de nasıl verelim? Verecek olduğumuz bazen bizden zengin. Bana soruyorlar.
diyorum ki ben vermiyorum diyorum. O sünneti işleyemiyorum ben diyorum. Benim verecek olduğum yerler var diyorum. Ne uğraşayım başkasınla diyor. Öyle deyince duruyorlar. İnsanlar genel olarak isteyene hor hakir baka. Cenâb-ı. Hak da istemeyin diyor zaten. Çok naçar kalırsanız temiz yüzlerden isteyin diyor. İstemek yok. İslam’da. E istiyorsa da temiz yüzlerden isteyecek. Çok naçar kalırsa. Ama öbür türlü normalde o kimse önüne gelenden istiyorsa bir şeyler veya andırıyorsa dileniyor. Sufilikte de dilenmek yoktur. Sufi dilenmez. Bunu anlatıyorum derslerde ya hani. Ulu. Cami’de yassı yıkıldım dışarı çıktım. Böyle birisi geldi. Selamünaleyküm. Aleykümselam. Bana dedi biraz yardım eder misin? Sana dua edeyim dedi. Ondan sonra dedim hayırdır? Böyle yapınca dedi ki üstadım beni seyahate çıkar. Dedi. Ey dedim sen dedi. Allah için.
Nefsini, heva hevesini ilah edinirsen azizken zelil olursun Hakkında
seyahatteyim dedi. Bizim dedim üstadımızın üstadının üstadını da üstat seyahate çıkarmış. Demiş ki dedim verirlerse yiyeceksin. Vermezlerse istemeyeceksin. Yatırlarsa yatacaksın yatırmazlarsa yatmayacaksın demiş. Kimseden bir istemeyeceksin demiş dedim. Bu böyle durdu şimdi hani bana maval okuma gibisinden. Baktım böyle bilgi tasıyor. Bak bunun adabı ne biliyor musun dedim. Ne dedi? Nerede senin üstadın dedim. Samsun’da dedi. Ben şimdi. Samsun’a döndürdüm bunu. Omuzlarından tuttum arkasına geçtim. Şimdi aç ellerini dedim. Seni seyahate çıkarına vesile ederekten iste dedim. Nasıl dedi? Seni seyahate çıkarmış ya üstadın dedim. Evet. Sen dedim şimdi. Samsun’a doğru döneceksin. Diyeceksin ki dedim ya. Rabbi üstadımı vesile ettim. Beni seyahate çıkaran o açsan diyeceksin ki dedim beni doyur. Böyle bir mi olur ya? Deli konuşuyorsun dedi. Ben deliyim zaten.
Bunu böyle yap. Gerçekten ihtiyacın var ise merak etme dedim. Senin ihtiyacın görülür ama dedim senin ne üstadına inancın var ne. Allah’a dedim. Sen başkasının elindekine güveniyorsun.” dedi. Başkasının elindekine güvenen insanın imanı kemale ermemiştir. Altını çizeyim. Başkasının elinin altındakine güvenen bir kimsenin imanı kemale ermemiştir. O dilencidir. Sufi ise dilenmez. Sufi dilenmez. Öyle olunca hani burada nefis mercimek istiyor, hakaret görüyor ama normalde mercimek görüp de hakaret görmesi nefse ait. Sen nefsine uyarsan hakaret görürsün. Nefsine uyarsan sen zelil olursun. Sen nefsine uyarsan sen. Allah’ın önünde, peygamberin önünde, üstadının, maneviyatın önünde ve insanların önünde zelil olursun. Nefsine uyma. Heva, hevesine uyma. Heva hevesini ilah edinme. Sen azizken zelil olursun. Zil olursun. Sonra dersin ki. Allah beni zelil etti. Allah.
seni neden zelil etsin? Zelilli sen istedin. Edebe mugayyir sen davrandın. Edebin dışına sen çıktın. Sen haddi açtın. Sen çizgiyi açtın. Zilliği sen istedin. O yüzden hani derviş bu noktada kendince hiçbir şeyin istemez ve onu da andırmaz. Isterse nefsine uymuş olur ve kendisini zehlil eder. Allah muhafaza eylesin. >> Ayriiyetten hor hakir görmemek lazım. Bu da zahiren bir fukarayı hor hakir görmemek lazım. Hani ayet-i kerime var ya yetime ezme ayet-i kerimedir bu. Yetimi ezme. Hatta ayet-i kerimenin devamı vardır. Yetimi ezme. Dilenceyi de isteyeni, dileneni de azarlama. Bu ayettir. Bu işin şeri tarafıdır. Sen isteğeni normalde ne yaparsın? Azarlayamazsın. Yetimi ezemezsin. Yetime yardım edeceksin. Daha dilenciyi hazırlama. Vermiyorsan verme. Kimisi kızıyor, bağırıyor, çağırıyor. Allah muhafaza eylesin. Ondan isteyen.
Nefsini, heva hevesini ilah edinirsen azizken zelil olursun Sohbeti
bir olursa o kimse kendince iç aleminde. Cenab-ı. Hakk’ın kendisine bahşettiği nimetler için hamdedecek. Birisi bir şeye ihtiyaç görüyor. O sende var. Öyle değil mi? O sende varsa sen. Allah’a çok hamdet. Allah’ı çok zikret. De ki: “Ya. Rabbi, sen beni bu nimetin içerisine koymuşsun. Bu nimetle beni nimetlendirmişsin. Bu lütufla bana ikram etmişsin. Sana hamdediyorum.” O sufi bunu gördüğü zaman hani bunu gördüğü zaman. Allah’a olan zikrini, hamdini arttıracak ve diyecek ki. Cenâb-ı. Hak’a hamdu sena olsun. Cenâb-ı. Hak bana lütfetmiş, ikram etmiş, ihsan etmiş. Sana vermiş herhangi bir. Sen de on ihtiyaç olarak görmüyorsun ama bir başkası işte ihtiyaç olarak görüyor. O örnekliyorum o ekmeğe muhtaç. Sende ekmek var hamdet. Sen neden bende pasta yok diye sızlanma? E.
bir başkası pasta istiyor senden. Sende tatlısı var. Allah’a hamdet. De ki, “Ya. Rabbi, sen bunu nimetin içerisinde yüzdürüyorsun.” Çünkü hani yetimi gördün. Yetimi görünce ya. Rabbi beni anasız babasız bırakmamışsın. Ben yetim kalmamışım. Sana hamdediyorum de. O yetim çünkü bir şeye ulaşamıyor. Bir şeye yetişemiyor. Ya annesi yok ya babası yok. Kimisi anneli babalı yetimdir. Kimisinin zahiren anası babası vardır ama yetimdir. Nasıl analı babalı yetimdir? O çocuk onların değil sanki. Ne ilgilenirler, ne uğraşırlar, ne onla herhangi bir diyalog kurarlar, ne onun eksiğini gediğine bakarlar. Doğurmuş atmış bitti. Analı babalı yetimdir. Kimisi. Gerçekten işler acısı bir şeydir. Bazen insanlar analı babalı yetim olur. Annesi babası olmasına rağmen anne baba ayrılır. Nefislerine uyarlar. Bir boşanırlar. Çocuk bir ona gider.
bir ona gider. Dağılmış aile olur. Çocuk ne annesini anne gibi bilir ne babasını baba gibi bilir. Hiç nefsine uyarlar. Kimisi 3 kuruştan, kimisi 5 kuruştan. Nefislerine uyuyup. Evet. Evliliklerini bozarlar. Bozarlar. Nefse uyar insan. Yapmayacak olduğu hatayı yapar. İşlemeyecek olduğu işi işler. Nefsine uyar. Ayrılırlar. Ayrılınca nimeti görürler. O zaman eyvah biz ne yaptık derler. Bazen dervişlerde de var. Ufak tefek mevzulardan ayrılmaya gidiyorlar. Allah’ım diyorum ya şunlara akıl fikir ver. Ayet-i kerime yetimi ezme der ama analı babalı yetimler var. Analı babalı, anne babası ilgilenmiyor hiçbir şeyle. Analı babalı yetim. O kimse etrafına baktığında etrafında olmayan bir kendisinde var ise. Allah’ı çokça zikredecek, hamdedecek. O gözünü. Sabancıya dikmeyecek. Ha. Sabancıda var bende neden yok? Otur oturduğun yere. Haddini.
bil. Allah muhafaza eylesin. O zenginliğin bir de hesabını vermek var. O paranın bir de hesabını vermek var. Oturduğun evin hesabını vermek var. Bindiğin arabanın hesabını vermek var. Onun hesabı var. Yok zannetmeyin.
İlgili Sohbetler
- Nefsin karanlıklarından kurtulup kalbin aydınlık deryasına kendini atmak gerekir
- Nefsin kontrolü ve heva heveseten kurtulma
- 5N8 Sen kendi nefsinin eksikliklerini gözünün önüne koyarsan methedilmekten az etkil
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
Nefsini, heva hevesini ilah edinirsen azizken zelil olursun konulu bu sohbet Mustafa Özbağ Efendi tarafından gerçekleştirilmiştir. Daha fazla Nefsini, heva hevesini ilah edinirsen azizken zelil olursun sohbeti için sitemizi takip edebilirsiniz.