Mürşid-i Kâmile İntisâb Etmediysen — Hevâ Hevesine Uyacaksın
Bir mürşid-i kâmile intisâb etmediysen, sen hevâ ve hevesine uyacaksın. Bu, bir tasavvuf gerçeğidir. Çünkü insan nefse mâliktir; nefis sürekli kötülüğü emreder. Eğer mü’min rehber olmadan kendi başına ilerlemeye çalışırsa, nefsin çekişine kapılır. Mürşid-i kâmil ise mürîdine nefsini tanıtır; onu hevâdan koruyacak yöntemleri öğretir; ve adım adım Allâh’a yaklaşmasını sağlar. Rehbersiz yolculuk tehlikelidir; mürşidsiz mâneviyât eksiktir.
Mürşid-i Kâmil — Tasavvufun Rehberi
Mürşid-i kâmil, tasavvufun rehberidir. «Kâmil» — yâ’nî olgunlaşmış, kemâle ermiş. Böyle bir kişi kendi nefsini terbiye etmiş; Allâh’a yakın olmuş; ve başkalarına da rehberlik edebilecek seviyeye gelmiştir. Mürşid-i kâmilin alâmetleri: Sünnete bağlılık, kötü ahlâktan uzaklık, ihlâs, mütevâzı, Hz. Peygamber’in vârisi olmak. Bu sıfatlara sahip kişi mürîde rehberlik edebilir.
İntisâb — Mânevî Bir Bağlılık
İntisâb — mü’minin mürşide mânevî olarak bağlanmasıdır. Bu bir bey’at gibidir; bir söz vermek. «Yâ Şeyh, ben senin elinden tutuyorum; sana itâat edeceğim; senin yolunda yürüyeceğim.» Bu intisâb yapıldıktan sonra, mürîd bir silsileye girer. Silsile Hz. Peygamber’e kadar uzanan bir mâneviyât zincirinin halkasıdır. İntisâbsız mâneviyât eksiktir; çünkü bu zincire bağlı değildir.
Rehbersiz Yolculuk — Nefsin Yönlendirmesi
Rehbersiz yolculuk, nefsin yönlendirmesinde kalmaktır. Mü’min «ben kendim okurum, anlarım, uygularım» derse, nefsi onu yanlış yola çekecektir. Çünkü nefis sürekli kötülüğü emreder; ve mü’min onu fark edemeyebilir. Rehbersiz mü’min bâzen kibirli, bâzen riyâkâr, bâzen ucub içinde olur; ve bu hâllerden farkında olmaz. Mürşid bunları fark eder ve uyarır.
Hevâ ve Hevesin Sonu — Helâk
Hevâ ve hevesin sonu helâkdir. Mü’min nefsinin arzularına uyarak yıllar geçirir; sonra fark eder ki mâneviyâttan uzaklaşmış. Allâh’tan kopmuş; günâhlara batmış; rûhî bir yıkımın eşiğinde. Bu noktaya gelmemek için, mürşid rehberliği gerek. Mürşid yıkım gelmeden uyarır; doğru yolu gösterir; ve mâneviyâtı korur.
«Şeyhi Olmayanın Şeyhi Şeytandır»
Sûfîler arasında ünlü bir söz vardır: «Şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır.» Bu söz, rehbersiz mü’minin nasıl şeytan eline düştüğünü anlatır. Şeytan onu kendi tuzaklarına çeker; bâzen ibâdet süsünde, bâzen ilim süsünde, bâzen takvâ süsünde aldatır. Mü’min farkına varmadan şeytanın eline geçer. Mürşid bu durumu engeller; çünkü mürşid de şeytanı tanır.
İntisâbın Faydaları — Birden Fazla
İntisâbın faydaları çoktur: 1) Silsileye bağlanma — mânevî feyiz akışı. 2) Şahsî rehberlik — mürşid’in mürîde özel tavsiyeleri. 3) Sâlih cemâat — kardeşlerle bir araya gelme. 4) Disiplin — günlük vird, ders. 5) Nefs muhâsebesi — mürşid’in uyarıları. 6) Korunma — şeytanın tuzaklarından. 7) Mâneviyâtın hızlanması — yalnız ilerlemekten daha hızlı. Bu faydalar, intisâbın değerini gösterir.
Niyâz — Bir Mürşid Bulmak İçin
Niyâz: «Yâ Rab, beni bir mürşid-i kâmilin elinden tutmaya nasîb et. Hevâ ve hevesime uymaktan koru. Rehbersiz yolculuk yapmaktan beni uzaklaştır. Beni bir silsileye bağla; sâlih kardeşler içinde yetiştir. Mürşid’e itâat etmemi, ondan istifâde etmemi nasîb et. Beni hidâyet yolunda sebât eden bir mürîd eyle.» Allâh muhâfaza eylesin; bizi mürşidsiz kalmaktan koru; mürşidin elinden tutan mürîdlerden eyle.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Mürşid, İntisâb, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü