1. Saraya Saf Tutan Din Âlimleri: Firavun, Nemrut, Hz. Yahyâ’yı Katleden Hahamlar
Gazâlî bir dîn âlimi gibidir; sözünden dolayı dilimizi uzatamayız, bir şey de diyemeyiz. Açık açık konuşuyorum: Ama zaman içerisinde bütün devlet erkânının ve devletlerin kendilerine meşrûiyet sağlaması için bâzı dîn adamlarını, dîn âlimlerini etrafında tuttukları bir vâkıâdır.
Firavun’un yanında dîn adamları vardı; Nemrûd’un yanında da dîn adamları vardı. Hz. Îsâ’nın peygamberliğine karşı çıkan dîn adamlarıydı; bir kısım Benî İsrâil peygamberlerinin öldürülmesine fetvâ veren ve öldüren grupların içerisinde bulunan dîn adamları vardı. Hz. Yahyâ aleyhisselâm’ın öldürülmesine fetvâ veren dîn adamlarıydı. Bunlar farklı şeyler değildi — mevcut devletlerin yanında saf tutmuş kimselerdir.
2. Gazâlî’nin Konumu: Devletin Maaşıyla Rektörlük — Ama Türk-Devletçi
Şimdi Gazâlî de o gün için devletin maaşıyla, tâbir-i câizse, rektörlük yapan bir kimsedir. Ama genel olarak meselâ Gazâlî de Türk’tür kendisi. Şimdi burada toplumların, kavimlerin karakteristik özellikleri çıkar meydana.
3. İngilizlerin Coğrafya Adlandırması: «Orta Asya», «Orta Doğu», «Uzak Doğu»
Biz «İngilizlerin deyimi» ile konuşuyoruz: «Orta Asya» dediğimiz, bu İngilizlerin deyimidir. Onlara göre Orta Asya’dır; çünkü onlara göre Uzak Doğu vardır. İngilizler bu isimleri koymuşlar, biz de o isimler üzerinden yürüyoruz.
Biz şunu diyemiyoruz: «Türkiye milletleri, Türkiye toprakları» — bunu diyemiyoruz biz. İngilizler «Orta Asya» demiş, biz «Orta Asya» diyoruz; «Orta Doğu» demiş, «Orta Doğu» diyoruz; «Uzak Doğu» demiş, «Uzak Doğu» diyoruz. Kime göre uzak? İngilizlere göre uzak. Bize göre yakın. Ama biz de İngiliz lisânını, İngiliz sömürgeciliğini kabûl etmişiz ya — onların terimlerini kullanıyoruz.
4. «Türk» Bir Irkın Değil, Hissiyâtın Adıdır
Şimdi biz 5 bin yıllık değil, 20 bin yıllık değil — Hz. Nûh’tan îtibâren, Hz. Nûh’un oğlundan îtibâren. Biz Türk milletine baktığımızda, o coğrafyada kim kendini Türk hissediyorsa o Türk’tür. Bakın, o Türk’tür.
O coğrafyada zâten Türkler vardır, Araplar vardır, Yahûdîler vardır — başka bir ırk yoktur orada. Sonradan bölünmüş, parçalanmış; bir sürü ırklar çıkarmışlar ortaya. Neyse, biz o topraklara baktığımızda, o topraklardaki öğreti devlettir, birinci dereceden.
5. Geleneksel Türk Devlet Anlayışı: İnsanı Önde Tutan, Zulmetmeyen
Desen ki «İnsan mı, devlet mi?» — Devlet derler. Çünkü devlet doğrulursa toplum doğrulur, her şey doğrulur. Türklerdeki genel yapı budur.
O günkü Türklerdeki devlet yapısı insana zulmetmeyen bir yapıdır: Kadınlara, çocuklara, hayvanlara, ağaca, yeşile, insanların kazançlarına zulmetmeyen bir devlet vardır. Ve o devlet yapısı insanı önde tutar. Fakat insanın önde olması için devletin sağlam temeller üzerine kurulması gerekir. Geleneksel Türk düşüncesi budur.
Devlet öndedir; ama devlet tapınılacak bir şey değildir. Devlet ilâh değildir, Tanrı değildir hiçbir zaman. Devlet insanlarına, tebaa’ya dîn dayatamaz. Türkiye devlet sisteminde devlet kendi tebaasına dîn dayatmaz; hukuk koyar ortaya. Aslında «Türk» demek hukuk demektir.
6. «Türk» Demek Hukuk, Adâlet, Zâlime Karşı Durmak Demektir
Biraz milliyetçilik nâmûsum kabarıyor herhalde — öyle görebilirsiniz; hiç önemli değil. Ben milliyetçi bir insanımdır, bunu inkâr etmem. Evet milletimi severim. Ben «En üstün Türk ırkıdır» diyenlerden değilim, yok.
Türk demek hukuk demektir, adâlet demektir; insanlık demektir; zâlime kafa kaldıran, baş kaldıran demektir; haksızın değil, haklının yanında durmaktır.
7. Türkler Hz. Nûh Oğlundan İtibâren Müslümandırlar: Tek Tanrılı İnanış
Türkler hiçbir zaman çok tanrılı bir dîne sâhip olmamışlardır; tek tanrılı dîne sâhiplerdir. Ve Türkler Hz. Nûh’un oğlundan (Yâfes hattından) îtibâren Müslümandırlar.
Evet, yarın sosyal medyâda beni taşlayacaklar; hiç umurumda değil. Türkler hiçbir zaman çok tanrılı inanışa sâhip değildirler, tek tanrılıdırlar. Ve var olduğundan îtibâren Müslümandır Türkler. O yüzden İslâm’ı çok rahat kabûl ederler.
8. Boşnaklar, Pomaklar, Bulgarlar, Macarlar Türk’tür: Hazar Üstünden ve Altından
Meselâ Boşnaklar Türk’tür, Pomaklar Türk’tür, Bulgarlar Türk’tür, Macarlar Türk’tür. Onlar Hazar denizinin üstünden gidenlerdir; altından gelenler Anadolu’ya gelir. Bunlar çok eski târihlerde yürümüşlerdir. Dünyâ târihi Türk medeniyetiyle kurulmuştur. Müslüman demek Türk demektir; Türk demek Müslüman demektir, kısacası.
9. Câhiliye Arap Toplumu: «Hiçbir Türk Kavmi Kendi Kızını Diri Diri Gömmedi»
Anlam derler ya «Peygamber neden Araplara gönderildi?» En çirkef millet Araplardı o zaman için; en câhil varlık onlardı. O yüzden Cenâb-ı Hak Peygamber’i Araplara gönderdi.
Hiçbir Türk kavmi göremezsiniz kendi kızını diri diri gömen — Araplar diri diri gömerdi. Hiçbir Türk kavmi göremezsiniz, kadını doğuracağı zaman çöle süren — Araplar kadınları doğuracağı zaman çöle sürerlerdi. Hiçbir Türk kavmi göremezsiniz, kadını ay hâli olduğu zaman çadırdan dışarı atan — Araplar atarlardı. Hiçbir Türk kavmi göremezsiniz, kadını pazarda satan — kendi eşini pazarlayan hiçbir Türk kavmi göremezsiniz.
10. İngiliz «Wife Sale» Âdeti: Kendi Eşini Pazarda Satan Bir Toplum
Kim pazarlar? Araplar pazarlar; İngilizler pazarlar. 1800’lere kadar, 1900’lere kadar İngilizler kendi eşlerini pazarda satarlardı. Hiçbir Türk kavmi göremezsiniz.
Siz «Batıcı» diye — sizleri kastetmiyorum — «Batıcı» deyip İngilizlerin kuyruğu oldu insanlar. Kim bu İngilizler? Kendi eşlerini pazara çıkarıp satanlar. Kendi eşini satan insandır İngilizler; seni-beni hâydi-hâydi-âciz satar zâten. Hiçbir Türk kavmi göremezsiniz eşini pazarda satan.
11. Gazâlî Tipik Bir Türk-Devletçidir: «Damarlarımızda Devletçilik»
Mevzûyu dağıttım, kâlayan’a geldim — hakkınızı helâl edin. Şimdi o yüzden Gazâlî tipik bir Türk’tür. Gazâlî aynı zamanda da bu — kronik hastalık olarak değil, genetik genel — bir devletçidir.
Aslında hepinizin damarlarında devletçilik vardır; benim de vardır. Devlet bizim bu ensemizde boza pişirse, dahâ biz devlet düşmanlığı yapmayız. Yapmayız. Biz bir şey olsa, yalın ayak başı kabak, baldırı çıplak en önde yürüyecek olan biziz; genel olarak biziz, başkası değil. Bunun örnekleri de görüldü.
12. 15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi: Dergâhın Tutumu
Ben mut toplulukla mutluyum, gururluyum. Sonuçta bir kargaşa çıktı (15 Temmuz 2016 darbe gecesi). Biz Cumhurbaşkanı’nın sözüne bile bakmadık; herkesden önce biz toplanıp darbeye karşı geldi. O yüzden de darbelere mâruz kaldık.
Bunun da altını çizin: Biz meydandayken bâzı AK Parti milletvekilleri gözlerini uçturdu uçturdu… Biz meydanı terk ederken onlar yeni geliyorlardı. Beklediler darbe ne tarafa evrilecek diye, beklediler.
Neyse — o yüzden bizim damarlarımızda devletçilik vardır; biz devlete ihânet etmeyiz. Bu bizim genetiğimizdir, bunu reddedemeyiz. Bununla da ben savaşmam zâten. Ben devletçi bir insanımdır; devletin bozuk çarkları vardır, yönetimsel problemleri vardır, vardır da vardır — ama yine de devletçi bir insanımdır. Allâh bizi affetsin.
13. Nizâmiye Medreseleri: Selçuklu’da Devlet Bütçesiyle Eğitim
Selçuklu Devleti’nde siyâsal, ideolojik ve toplumsal bakımdan devamlılık ve düzeni sağlamaya çalışan Nizâmülmülk, başta Bağdat olmak üzere ülkenin belli başlı bütün kentlerine medreseler kurar.
Nizâmiye Medreseleri adı verilen bu okullar — bakın buranın altı çizili — İslâm dünyâsında devlet eliyle yapılan, devlet bütçesiyle eğitim veren, müfredâtı devlet tarafından belirlenen ilk eğitim kurumlardır. Evet doğrudur. Bu, normalde Nizâmiye Medreseleri ilk defa İslâm dünyâsında devlet eliyle kurulan medreselerdir — buradan devâm edeceğiz.
Kaynakça
Kıssa — Saraya Bağlı Din Adamları: Firavun’un sihirbazları (Tâhâ Sûresi 65-70); Nemrûd’un saray âlimleri (İbrâhîm aleyhisselâm dönemi); Hz. Yahyâ aleyhisselâm’ın katline rıza gösteren Yahûdî hahamları (Selome ve Hêrod Antipas kıssası); İsâ aleyhisselâm’a karşı çıkan Sanhedrîn heyeti. — Kur’ân-ı Kerîm ilgili âyetler; İbn Kesîr, Kasasü’l-Enbiyâ
Eser: İmâm Gazâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dîn — «İlim» kitâbında: Saraya bağlı «kötü âlim» (ulemâü’s-sû) ile ahirete bakan «iyi âlim» (ulemâü’l-âhire) tipolojisi — Tasavvufî tenkîd geleneği
Coğrafî Adlandırma — Sömürgeci Terminoloji: «Orta Doğu» (Middle East), «Yakın Doğu» (Near East), «Uzak Doğu» (Far East), «Orta Asya» (Central Asia) terimleri 19. yüzyıl İngiliz amiral A. T. Mahan ve sömürge yönetiminin Londra-merkezli coğrafî kategorileridir. — E. Said, Şarkiyâtçılık; B. Lewis, The Middle East: A Brief History
Tarihî Bağlam — Türk Boylarının Avrupa’ya Yayılışı: Bulgarlar (5-7. yy), Macarlar (9. yy), Boşnaklar ve Pomaklar (Osmanlı dönemi) — Türkî asıllı toplulukların Hazar-Karpat hattından Avrupa’ya iki ana göçü. Genetik ve dilbilimsel araştırmalar bu bağı destekler. — L. Rasonyi, Tarihte Türklük; T. Halasi-Kun, Hungarian and Turkic Languages
Kıssa — Hz. Yahyâ Aleyhisselâm’ın Şehâdeti: Beni İsrâil peygamberi Yahyâ aleyhisselâm, Hêrod Antipas’ın gayr-i meşrû evliliğini eleştirdiği için saray ehlinden bir kadının (Salome’nin) tâlebiyle başı kesilerek şehîd edildi. Olayda saraya bağlı dîn âlimlerinin susmuş olması mes’ûliyet doğuran kıssa olarak anılır. — İbnü’l-Esîr, el-Kâmil, I/336; İbn Kesîr, el-Bidâye ve’n-Nihâye, II/55
Hadîs-i Şerîf — Cihâdın En Üstünü: «Cihâdın en üstünü zâlim sultânın yüzüne karşı hak söz söylemektir.» — Ebû Dâvûd, Melâhim, no. 4344; Tirmizî, Fiten, no. 2174
Bu metin, Mustafa Özbağ Efendi’nin «Gazâlî’den Sorular» konferans serisinin 10. dersinden derlenmiş ve tez kalitesinde yeniden düzenlenmiştir. Kaynak video: YouTube
Ek kaynaklar:
- Kur’an-ı Kerim, Nahl 16/125; hikmet ve güzel öğütle davet ilkesi.
- Kur’an-ı Kerim, Ahzab 33/21; Resulullah’ta güzel örnek oluşu.
- Nevevi, Riyazü’s-Salihin, takva, ihlas ve güzel ahlak bölümleri.
- İmam Gazali, İhya-u Ulumi’d-Din, kalp terbiyesi, ahlak ve ihlas bölümleri.
- Buhari, İman ve Rikak bölümleri, niyet, ihlas ve ahlak rivayetleri.
- Müslim, Birr ve Sıla bölümü, güzel ahlak ve kardeşlik rivayetleri.
- Tirmizi, Birr ve Sıla, zühd ve deavat bölümleri.
- Nevevi, Riyazü’s-Salihin, ihlas, takva, zikir ve güzel ahlak bölümleri.
- İbn Hacer el-Askalani, Fethu’l-Bari, ilgili Buhari rivayetlerinin şerhi.
- Kuşeyri, er-Risale, tasavvuf adabı, hal ve makamlar bahisleri.