1. Bölüm
. Sûfî bir insandır. Derviştir. Derviş budur. Sen bu bizim partiden ona yardım edelim, bu filanca partiden ona yardım etmeyelim diyemezsin. Sen bu filanca partiden bunu bizim partiden işe alalım, bu bizim partiden değil işe almayalım diyemezsin. Bu bizim partinin elemanı şurada şunun işini halledelim, bu bizim partiden değil, salla ya. Ya bu adam zaten illeri geri bizim hakkımızda konuşuyor. Hatın içeri. O yüzden. Anadolu. İslam’ı coşkuludur. Anadolu. İslam’ı tevazuludur. Anadolu. İslam’ı aşkıydır, aşkı. Aşıktır. Allâh’a aşıktır, Peygamber’i aşıktır, üstadını aşıktır, eşini aşıktır, çocuklarını aşıktır, sevgilisini aşıktır. Bakar sevgilisinin gözlerine der ki senin gözlerinde kayboluyor. Demez senin gözlerin bende kaybolsun diye.
Aşıktır. Anadolu. Sufisi taşı da sever, otu da sever. Anadolu. Sufisi böceği de sever, atı da sever, kılıcı da sever. Anadolu. Sufisi. Allâh için, vatan için, millet için, namusu için öl. Hiçbir şey düşünmez. Anadolu. Sufisi dediğinde o. Şeyh. Gazi ünvanını almak için. Cihada çıkar. Bir. Şeyh’in rütbesi. Gazi ünvanını almaktır. Dervişleriyle beraber çıkar hem de. Cihada. Vatan savunmasına dervişleriyle beraber gider. Ben bu dergahımla kıvanç duyarım, gurur duyarım. Benim içinde bulunduğum bu derga kuvvai milliyeye katılıp vatan savunmasına bir değil katılmış dergahtır. Biz. İngiliz bozması değiliz. Biz siyae yosması da değiliz. Biz mosat bozması da değiliz. Biz bu vatan için, bu vatan için tekrar söylüyoruz.
Bu vatan için dergâh olarak. Cihada çıkmış kuvvai milliyeye katılmış bir dergahız. Hem parasıyla hem dervişleriyle, parasıyla nasıl? Nijarya’ya bir halîfe gönderir. Nijarya’daki halîfe bir teneke altın gönderir dergaha. Der ki dergahdaki fakire fukaraya harcanasın diye. Çorumlacı. Mustafa. Efendi’nin babası o dergahdaki iki altınla evlenir. Ve o bir teneke altın dergahın kapısında durur. Yıllarca hiç kimse oradan bir şey atmaz. Hacalayder. Efendi, Çorumlacı. Mustafa. Efendi emreder, emrediyor oradan üç tane altın al evlendir. Ve o bir teneke altın kuvvai milliyeye verilir. Vatan savunmasına. Vatan savunmasına verilir. Benim bağlı bulunduğum dergâh. İngiliz yosması değil. Benim bağlı bulunduğum dergâh siyae bozması değil.
Mosdat yosması da değil. Benim bağlı bulunduğum dergâh dışarıdan sebatheistlerin masonların. İngiliz kraliyet ailesinin yöneteceği bir dergâh da değil. Onların algıları ile onların bizlere üzerinde bizim üzerimize yüklenmeleriyle yoldan dönecek olan da bir dergâh değiliz biz. Evet vatan için can verilecekse veririz. Veririz gözümüzü kırpmayız hiç. Kim vatana gözünü dikerse gözünü oymayız kafasını götürürüz onu. Evet devlette istemediğimiz şeyler olabilir devlet yöneticileri istemediğimiz şeyleri yapar devlet bizim devletimiz. Evet devlet düşmanı olmadık hiç olmayız da vatan düşmanı da değiliz vatan düşmanı da olmadık askerimize polisimize silah doğrultmayız doğrultan bizden değildir. Devletimize silah doğrultmayız, doğrultan bizden değildir, bizden değildir.
2. Bölüm
Benim her iki dedem vatan savunmasında yürümüş insan, anne dedem efe verin. Yunan’ı kovalan, kovalayanlardan. Baba dedem. Yunanistan’da, Yunanlıların zulmü altında inim inim inemiş, sırtında yaraları olan, o yaralarla ölen insan. Cenab-ı. Hak’a hamd ediyorum ben arayıp da bulmadım bu dergahı. Cenab-ı. Hak benim önüme getirdi. Ve ben dervişliğimin başında bunu öğrenince tuyuların diken diken oldu. Dedim ki ya. Rabbi ya, beni nasıl bir dergaha müntesi peylemişin? Bu benim için çok önemli. Evet, Anadolu. Irfanı dediğimiz, Anadolu. İslamı dediğimiz, Anadolu. Sufiliği dediğimiz budur. Ahlâkıl güzel olacak, fıkhı hukuku düzgün olacak, adâletsiz olmayacak. Dervişlerin parasına malına mülküne gözünü dikmeyecek, istemeyecek.
Dilencilik yapmayacak. Sûfî’yi dilenmez çünkü. Müslüman dilenmez, Müslüman andırmaz bilen. Ne diyor âyet-i kerime de? Onlar fukhara oldukları halde, kendilerini fukhara göstermezler. Evet, işte. Anadolu. İslamı dediğimiz bu. Şimdi bu tabi, serçuklular. Anadolu’ya gelirken, yukarı. Mezopotamya. Sufiliği ile geliyorlar. Gazâlî’nin tekniğini koyuyor ortaya. Ama medreselerde okutuluyor. Fakat normalde enteresan bir şeydir. Bakın bunun üzerinde ayrıca bir araştırma yapmak lazımdır. Anadolu. Sufileri genel anlamda hanefidir. Şâfiî değiller. güney doğuda ve doğuda çok az bir şekilde Şâfiîler vardır. Genelde hanefidir. Şimdi mevzuyu buradan toparlıyoruz yine. paragrafa gelir. Ama bir proje adamıdır.
Devlet bir icrasını emreder ve yerine getirir. Bordrolu din adam olmuştur. Daha sonra bunun pişmanını duyar ve itiraf eder. Şimdi proje adamı mıydı? Evet. Sen hayır diyeceğimi bekledin ama. Proje adamı mıdır? Evet, Gazâlî proje adamı mıydı? Evet. Bunu bir kısım böyle çok özür dilerim. Kendisini gazalici görenler karşı çiçekler de onun murumda değil. Ama bu benim değil. Sıradan bir anlam yok bunda. Bir kısmı proje adamıdır. bu nedir? Az önce Emevîlerin düştüğü çukuru söyledim ya. Din siyasetin emrine girer. Şimdi dünya üzerindeki. İslâmî veya. Gayrı. İslâmî. Devletlere baktığınızda hepsinde din siyasetçilerin emrindedir. din devletlerin emrindedir. Dayatılmış bir din yaşar. Hristiyanın. Yahudisi.
Müslümanı. 4000’in üzerinde dünya üzerinde din var. İnanç sistem var. Şimdi Gazâlî Nizâmülmülk’ün himayesinde, nizamiye medreselerinin baş müderrisi olur. Devletin ideolojik krizlerine çözüm üretir. Bakın bu şu anda bütün devletlerin bence muhtaç olduğu bir şey. Devletlerin ve tebanın ideolojik krizlerine cevap vermeliyiz. bir kapitalist sistem var. Kapitalist sistemin karşı
Kaynakça
İmâm Gazâlî Sohbetleri 5/14 — Mustafa Özbağ Efendi’nin “Gazâlî’den Sorular” konferans serisinden.
Kaynak video: YouTube
İlgili Sözlük Terimleri: Şeyh, Halife, Aşk, Hamd, Dervîş, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı