1. Bölüm
beti yaptırır, duayı yaptırır, dağılırlarmış. Çorumla. En yaşlısı. o şu tarikat üstün bu tarikat üstün değil. Yaşa hürmet edip en yaşlısı ne yaparmış? Zikrullahı idare eder, orada zikrullah yapılır, dualar yapılır. gülbanklar okunur, herkes o mübarek geceği böyleyi hiya edermiş. Düşünebiliyor musunuz siz şimdi bunu böyle? Düşünemiyorsunuz. Öyle değil mi? Düşünemiyorsunuz. Bakın nereye gelmişiz? Çık tutmamızı daha iyi böyle nasıl yapar mı? Nasıl kafa açık olur? Bunun da başka bir şey var. 38 yıldır benim kapı açık. Benim kapı dedim, benim sohbet ettim, zikir yaptım yerler benim kapı değil de. 38 yıldır yarış yaptığımız, zikir yaptığımız yerlerin kapısı açıktı. Emniyeti gelir, polisi getir, gelir, mithi gelir, ne bileyim gizli servisi gelir, kim geliyorsa gelsin burada.
Kapı açık, herkese. 38 yıldır açıktı. Gerçek sûfîlik de budur. Sebep bir sufinin beyin gerisinde başka bir matematik yoktur. Gerçek manadır. Sufinin beyin gerisinde başka bir matematik yoktur. matematik, Kur’ân sünnet, vatan milletlerim yok. Matematimiz, Kur’ân sünnet, vatan milletdir. Kimsenin parası, polu, mallı, mülkü biz ilgilendirmez. Kimsenin siyaseti, osumusu biliz biz ilgilendirmez. Kapı açık, dili engellir. Örnekliyorum son seçimlerde. Büyükşehir. Belediye. Başkanı olan, neydi adı? Mustafa. Bozbey gelmedi mi sohbete? Geldi, biz reddiye yaptık mı? Yapmadık. Bana geldiler, dediler ki. Bozbey gelmiş, buyursun gelsin dedim. Bizim kapı açık herkes dedim. Ondan sonra. Bursa siyaseti ayağa kalktı.
İşte. Mustafa. Bozbey de geldi. Sen de geleydin kardeşim. Sana gelmediğim mi vardı? Yüzün varsa gelsen de. Gelecek yüz varsa kim de gelsin. Onun kendince veremeyeceğimi hesap yok. Ben giderim diyorsa buyur, kapı açık, kardeş, her cümartesi buradayız. Gelecek yüz lazım insan. Bu yüzden bu. Anadolu. Sûfî’liydi. Anadolu. İslam’ıdır bu. Sen dergan kapısını kapatamazsın. Fakiride gelir, zenginide gelir. Annebilem, âlimi de gelir, zalimi de gelir. Cahili de gelir, açı da gelir, toku da gelir. Devlet memuru da gelir, devlet görevlisi de gelir. Herkes gelir. Bu. Anadolu. İslam felsefesi. Anadolu. İslam inancıdır. Anadolu. Sûfî’lidir bu. Sen kimseyi ötekileştiremezsin. Daha ileri, Hristiyan’ı da gelir.
Yahudisi de gelir, gelir. Ateistide gelir, dinsizide gelir, dinlisi de gelir. Hepsi de gelir. Hepsi de gelir. Hepsi de soracak olduğu bir soru varsa sorur. Sohbeti dinler, zikrullahı dinler, isterse dinlemez. Semai’i izler, isterse izlemez. Yürü gider bakar işine. Burada bir kimse gerçek manada, ben. Sûfî’yim diyorsa herkese hizmet eder, herkese toleranslı davranır, herkese ağırlar gönderir. Bizim vazifemiz budur. Bu. Anadolu. İslamıdır. Bununla. Balkanları gitmişler, Balkanları fethetmişler, Balkanlarda herkes. İslam olmuş. Daha. Fatih gitmezden önce. Üstadlar gitmiş, veliler gitmiş. Sarı saltuk, henüz daha. Fatih yokken gider. Ta, şeyden. Manisa’dan yürür gider. Neydi ayvazlıdır? Bunlar çünkü o yukarı mezopotamya. orasani erler dediğimiz kimseler.
2. Bölüm
Bunlar toleranslı. Hani. Harun. Reşit çıkar ya. Kutbe’ye. Elhamdülillahi. Rabbi’l-âlemîn der. Veilülda ne bağırır oradan? Elhamdülillahi. Rabbi’l-. Mümminin. Harun. Reşit’in kardeşidir. Bakar, bir şey demez ona. Tekrar. Kutbe’ye başlar. Elhamdülillahi. Rabbi’l-âlemîn yine bağırır. Elhamdülillahi. Rabbi’l-. Mümminin der. Sonra der ki kardeşim ne var? Söyle. Der ki eğer. Allâh alemlerin. Rabbiyse kıtlık vardır. Sen neden. Müslümanlara bir teneke buydu? Gayet. tüm üstümlere yarın tenek’e buğday dağıtırsın der. Bakın. Behl-i. Dane. Sûfî bir insandır. Derviştir. Derviş budur. Sen bu bizim partiden ona yardım edelim, bu filanca partiden ona yardım etmeyelim diyemezsin. Sen bu filanca partiden bunu bizim partiden işe alalım, bu bizim partiden değil işe almayalım diyemezsin.
Bu bizim partinin elemanı şurada şunun işini halledelim, bu bizim partiden değil, salla ya. Ya bu adam zaten illeri geri bizim hakkımızda konuşuyor. Hatın içeri. O yüzden. Anadolu. İslam’ı coşkuludur. Anadolu. İslam’ı tevazuludur. Anadolu. İslam’ı aşkıydır, aşkı. Aşıktır. Allâh’a aşıktır, Peygamber’i aşıktır, üstadını aşıktır, eşini aşıktır, çocuklarını aşıktır, sevgilisini aşıktır. Bakar sevgilisinin gözlerine der ki senin gözlerinde kayboluyor. Demez senin gözlerin bende kaybolsun diye. Aşıktır. Anadolu. Sufisi taşı da sever, otu da sever. Anadolu. Sufisi böceği de sever, atı da sever, kılıcı da sever. Anadolu. Sufisi. Allâh için, vatan için, millet için, namusu için öl. Hiçbir şey düşünmez.
Anadolu. Sufisi dediğinde o. Şeyh. Gazi ünvanını almak için. Cihada çıkar. Bir. Şeyh’in rütbesi. Gazi ünvanını almaktır. Dervişleriyle beraber çıkar hem de. Cihada. Vatan savunmasına dervişleriyle beraber gider. Ben bu dergahımla kıvanç duyarım, gurur duyarım. Benim içinde bulunduğum bu derga kuvvai milliyeye katılıp vatan savunmasına bir değil katılmış dergahtır. Biz. İngiliz bozması değiliz. Biz siyae yosması da değiliz. Biz mosat bozması da değiliz. Biz bu vatan için, bu vatan için tekrar söylüyoruz. Bu vatan için dergâh olarak. Cihada çıkmış kuvvai milliyeye katılmış bir dergahız. Hem parasıyla hem dervişleriyle, parasıyla nasıl? Nijarya’ya bir halîfe gönderir. Nijarya’daki halîfe bir teneke altın gönderir dergaha.
Der ki dergahdaki fakire fukaraya harcanasın diye. Çorumlacı. Mustafa. Efendi’nin babası o dergahdaki iki altınla evlenir. Ve o bir teneke altın dergahın kapısında durur. Yıllarca hiç kimse oradan bir şey atmaz. Hacalayder. Efendi, Çorumlacı. Mustafa. Efendi emreder, emrediyor oradan üç tane altın al evlendir. Ve o
Kaynakça
İmâm Gazâlî Sohbetleri 6/14 — Mustafa Özbağ Efendi’nin “Gazâlî’den Sorular” konferans serisinden.
Kaynak video: YouTube
İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Sünnet, Şeyh, Halife, Aşk, Dervîş, Dergâh. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı