Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Soru/Cevap ·

2020 Soru-Cevap #66 — Regaib Kandili ve Üç Aylar

Mustafa Özbağ Efendi'ye sorulan soru ve cevabı: 2020 Soru-Cevap #66 — Regaib Kandili ve Üç Aylar. Tasavvuf, ahlâk ve günlük hayata dair açıklama.


Açılış, Davet ve Kandil Gecesi

Allah gecenizi hayırlı eylesin. Amin. Cenâb-ı Hak güzeldirinize hayırlı eylesin. Amin. Baştan hepinize de teşekkür ediyorum. Sağ olun. Bütün kardeşlere davetimize icabet ettiğimiz için ayrıca mutluluk duyuyorum. Tabii normalde böyle gayri ihtiyarı bir hayal çıktıydı ağzımdan. Bir cumartesi gün bayan sohbetinde. Dedim ki bize her yer tekke. Bir yere kurarım. Çadırın içerisinde de dedim Türkmen başkanı gibi oturdum. Orası tek de olur dedim. Hatta kapısına bir deve bağlar. Bir de at bağlarım. Olur orası tek de bizim için illaki. Şuna soracak, buna soracaktır. Bir kaydemiz yok dedi. Tabi Cenâb-ı Hak’ın hamd olsun kısa zamanda tecellî ettirdi. Bir çadırımız eksik. O da bugün sabah geldi ama küçük diye hoşumuza gitmedi geri gönderdi.

O yüzden Allah’ın izniyle insanın gönlü geniş olur. Allah’a yakınlığı düzgün olursa bütün her yer dergâh olur.


Arz Mescid, Vefâ ve Hizmet

Cenâb-ı Hak hiçbir ümmete bahşetmediğini Hazret-i Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerine bahşetti. Hazret-i Peygamber’e bahşettiği özelliklerinden birisi şuydu. Hazret-i Peygamber’in sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin ümmeti ibâdet için özel bir yere ihtiyat yok. Arz komple ona mescid tayin edildi. Arz ona komple mescid tayin edildiyse arz komple bize de tekkedir. O yüzden bizim için tekke, takke, kılık kıyafeti şu bu. Şartımız şurtumuz yok. Biz her yerde toplanır, Allah’ı zikreder, Allah’ı anlatırız. Cenâb-ı Hak’a hamdü senâ ediyorum böyle bir toplulukta herkes bir yerde, böyle bir toplulukta vegaif gecesini tutacağız. Tabi bu arada şunu da hemen huzurlarınızda direk ettirmek istiyorum. insana teşekkür, Allah’a teşekkürdür ya, eğer insana bir kimse vefasızlık ederse Allah’a vefasızlık etmiştir.

İnsan anayi köylük ederse Allah anayi köylük etmiştir. Su filan bunun üzerinde çok önemli dururlar. Bizim için çünkü insana teşekkür, Allah’a teşekkür, o zaman teşekkür ediyoruz.


Osmangazi Belediyesi ve Câfer Teşekkürü

Osmangazi Belediye Başkanı, Sayın Mustafa Dündar’a ve ekibine teşekkür ediyoruz. Böyle kısa bir zaman içerisinde burayı güzelce temizlediler, düzelttiler, ışıklandırdılar. Ne lazımsa dediler, söyleyin bütün belediyeyi seferber ettiler. Burada humvalı bir çalışma oldu. Buradan bütün molozları kaldırdılar, buraya açtılar, asfaltladılar. Bizim hizmetimize tahsis ettiler. O yüzden hem Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar’a hem yardımcısı Hasan Hüseyin Erdoğan’a ve hem de bütün çalışan ekiplere, o ekibler canlı başta burada çalıştılar, hepsine de huzurlandıkla teşekkür ediyorum. Bir büyük teşekkür de bizim Cafer hak ediyor. Çünkü Cafer işi gücü bıraktı, tasır tarağı astı. Bu şeyden uzun zamandan beri burada.

Sabah ile mesai burada başlıyor, akşam burada bitiriyor. Tabi Cafer ile beraber diğer arkadaşlar da buradalar. Habire bana resim atıyorlar, çalışmalarla alakalı bilgi veriyorlar. Ben de heyecandan iki üç gündür ben de bir tosluyorum buraya gelip gidiyorum. Cenâb-ı Hak’ın hamdolsun tabii harika bir atmosfer oldu. Harika bir gece yaşıyorum ben kendimce. Ve gerçekten ve gerçekten çok mutluyum. Ayrıca mutluluğum şu, bütün herkesi gördüm ya burada. Ölsem gam yemez derler ya ölsem gam yemem elhamdülillah. Tabi çadırımız da olacak. Bunu da böyle bir not olarak ekleyeyim. Dün bizim arkadaşlardan birisiyle ismini de söyleyeyim artık.


Çadır Hayâli ve Regaib Planı

İbrahim Aybey ile bir yere gittik, mevzu oldu, yer falan baktık. Ben dedim yer bakmıyorum artık, onun buradan haberi yok. Ondan sonra dedi ya bir yer olursa dedi, çadırı benden dedi. Dedim sen ne diyorsun? Dedim ya çadır bana ait bir yer bulursan dedi. İyi ben telefon açtım buraya cevap verip cevap verdim. Ne durumda? Vallahi dedi asfalt dökecek hali, pardon. Asfalt dökecek nerede cevap verip? Dün asfalt döküyorlar. Ondan sonra dedim tamam geliyoruz. Biz geldik, gördü o şimdi. Dedim İbrahim Aybey, çadır sana ait dedim. Aha çadırlı bir yer var. Ondan sonra hemen yolda giderken buraya telefon açmaya başladı. Bana ne diyor bir daha? Sanki o güne kadar öyle değilmiş. Senin işini Allah yapıyor dedi.

Hepimizin işini Allah yapıyor. O yüzden benim hayalim, bütün böyle cemaatın toplandığı tek merkezde mübârek kandillerin olması, tek merkezde ibâdetler olması, insanların birbirlerine kaynaşması, kardeşlerin birbirlerine kaynaşması, birbirlerini sevmesi. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ederim. Hepinize Allah razı olsun. Geceniz mübârek olsun. Tabi bugün regaib kandili malum. Regaib kandili’nde açılmayı hedefledik. Bundan da kimseye haber davetmedik. Dedik ki kendi içimizde bunu yaşayalım. Tabi bu arada da ben yine bir teşekkür daha verirtmek istiyorum.


Nizâmettin, Sosyal Medya ve Siyâset

Nizametin kardeşi burada görünce bizim Hacı Erkan’ın emişlesi geldi. Ne oluyor dedi ya ben bir dinleyeyim sizi dedi. Ben de keletirden boşalttım ki onu boşalttık. Bana müsaade eder misin dedi. Gideyim büyükşehirle konuşayım, il başkanıyla konuşayım, Osmangazi ile konuşayım. Ben de dedim valla bir tane adam çıktı dedim şu ana kadar. Sen yürü konuş dedim. Allah razı olsun. O da gitti. Gerekli görüşmeleri konuşmaları yaptı. Kendisine de huzurlarınızda ayrıyeten teşekkür ediyorum. Tabi sizlere de ayrıyeten teşekkür ediyorum. Bir iki gün sosyal medyayı iyi kullanabileceğimizi gösterdik. Bu performans çok güzeldi. Bunun devamını isteyebiliriz önümüzdeki günlerde. Çünkü biz Kur’ân Sünnet vatan millet dedikçe biz Kur’ân ve Sünnet’i karşılıksız yaşama ve yaşatmanın mücadelesi verdikçe bizi rahat bırakmazlar.

Birileri bir yerlerden bir şeyler dokunmaya dokunturmaya çalışırlar. Ama bizi de böyle hafife almasın hiç kimse. Biz de hafife alınacak bir noktada değiliz. Hem bunu yerel siyasetçiler görsün hem de bunu genelsiz siyasetçiler görsün. Bizim aktif politikayla işimiz yok. Bizim aktif politika bizim işimiz değil. Ben bunu defalarca söylüyorum. Biz kendi istikametinde yavaş yavaş ama hızlı ama derinden ama yüzeysen biz deryaya doğru giden bir ırmak gibiyiz. Benim kafam biraz kırık, teller yanık. Bir yere kadar ben de sabır oluyor. Bir yerden sonra benim tel kopuyor. Tel kopunca bu topluluğu unutuyorlar. Biz beş bin kişi hep beraber bağıran bir topluluğuz biz deliyiz diye. Bizim akıllılarla işimiz yok.

Akıllılar gitsin işinin gücüne baksın. Aşını eşine, işini dikkat etsin. Onlara sahip çıksın. Biz normal değiliz. Bizim en fazla telif yanık olan benimdir herhalde. Herkesin birkaç telif yanık burada. O yüzden bize dokunmazlarsa biz kendi yolumuzda kendi istikametimize gideriz. Ama böyle oradan buradan bizim üzerimizde aldığı operasyonları yapmaya kalkarlarsa bizim üzerimizden değişik çin sebeblerine vurmaya kalkarlarsa biz buna müsaade etmeyiz.


Algı Operasyonu ve Gönül Siyâseti

Bizim üzerimizden Osmangazi belediye başkanı Mustafa Dündar’la bir hesabı olan varsa bizi kullanmayacak. Bunu açık açık söylüyorum. Benim hiç kimseden saklılık yetim yok. Osmangazi belediye başkanı Mustafa Dündar’la uğraşacak olan varsa aha aşağıda belediye binası gitsin uğraşsın. Bizim üzerimizden uğraşmaya çalışanlara biz de uğraşırız. Bizim üzerimizden Osmangazi belediyesiyle örtülü, saklı çok affedersiniz. Delikanlıca savaşmayanlar bizim üzerimizden kurgu yapmasınlar. Bunu açık açık söylüyorum. Burada toplanmanın sebebi de bu. Açık konuşmak için. Siyaset yapılacaksa Bursa’dakilerden çok çok iyi siyaset yapar. Çok çok iyi yapar. Yaptırılacaksa da çok çok iyi yaptırıl. Ben ceketi asmışım buraya.

Yağmur tanımam çamur tanımam. Bir gün de buraya gelmedik. Biz tırmalaya tırmalaya geldik. Biz sürüne sürüne geldik. Sorgulana sorgulana geldik. Karakol karakol dolaşa dolaşa geldik. Dünkü Mustafa Özbağ değil bu. Hiç olmayacak. Her bir yeni bir Mustafa Özbağ, her bir yeni bir tasavvuf farklı. O yüzden kimse üzerimizden algı operasyonu yapmasın. Kimse bizi kullanarak Osmangazi belediyesini vurmaya kalkmasın. Böyle bir şey yeltenirse hiç kimseyi koltuğunda rahat oturtturmasın, oturtturmamasın da bilirim. O koltuk onlara diken olmaz kazık olur. Açık ve net söylüyor. Tek başıma kalsam da yaparım. Yollar başlangıcında tek yürünür. İki kişiyle yola çıkılmaz. Hazret-i Muhammed Mustafâ yola çıktığında tek başınaydı.

Sallallâhu Aleyhi ve Sellem. Ben Bayındır da tek başıma yola çıktım. Ben Ödemiş de tek başıma yola çıktım. Ben Bursa da tek başıma yola çıktım. O yüzden korktuğum çekindiğim Allah’tan başka hiçbir şey yok. Verilmeyecek hesabım da yok. Yediysem yemişimdir, içtiysem içmişimdir, söylediysem söylemişimdir. Kırdıysam kırmışımdır, döktüysem dökmüşümdür. Hesap bana ait. Hesap bana ait. O yüzden hesabı başkasının üzerine yükecek değilim. Hesap Mustafa Özbağ. Direkt. Herkes otursun, ne işi varsa onu yapsın.


Herkes İşini Yapsın, Hesap Bana Ait

Büyükşehir Belediye Başkanı mısın? Otur Büyükşehir Belediye Başkanlığını yap. Büyüktü müsün başımıza? AK Parti Yıl Başkanı mısın? Otur ilk başkanı. AK Parti Yıl Başkanlığını yap. Şeyh Hocaksan gel bu redisyon şeyh yapalım seni. Ne iş yapıyorsan, vali isen valiliğini yap. Emniyet müdürlüsen emniyet müdürlüğünü yap. Savcı isen savcılığını yap. İş adamı isen iş adamlığını yap. Türkiye’nin en büyük problemi bu. Doktorsan doktorluğunu yap. Mesleğin neyse mesleğini yap. Herkes dini alemi kesilmiş memlekette. Herkes memlekette tasavvuf ehli, şeyh olmuş herkes. Herkes şeyh. Herkes dini alemi. Baksana içine kardeşim. Herkes işine bakacak. Herkes işine bakacak. Herkes kendince çeki düzen verdi. Ben kalkıp yoldan suyundan emekliliğinin sorunu muyum?

Hayır. Hayır. Hadi ne? Böyle diye orada. Ne hizmet yapıyorsa yapsın. Kimin arsasına hangi ticari imarı vereceksen versin. Kimin arsasına yol yapıyorsa yapsın. Beni ilgilendirmiyor. Ne zaman ilgilendiriyor? Kamunun hakkı olursa ilgilendiriyor. O zaman ilgilendirir. Bizi gönül siyasetin içine hiç kimse çekmesin. Biz yolumuza bakalım. Evet. Bunları söyleyeceğim. Bunları söylemek istedim. O yüzden daha da söyleyeceğim. Daha da söyleyeceğim, daha da söyleyeceğim. Nerede bir haksızlık, nerede bir hukuksuzluk, nerede bir kanunsuzluk varsa söyleyeceğim. Bizim görevimiz bu. İnsanları uyarmak benim görevim. İnsanları bu noktada doğru yola sevk etmek benim görevim. Bir yerde haksızlığı, uğursuzluğa, bir yerde herhangi bir yanlışlığa meydan vermemek benim görevim.

O yüzden hiç kimse bunlardan da ucunmayacak. Allah bizi affetsin. O yüzden kıymetli dostlar, gecenizi bu polemiklerle geçirmek istemiyorum.


Regaib Kandili ve Üç Aylar

Gecemiz regaib, regaib öğlen, net edilen, lütfedilen geceler. Bu gece üç ayların başlangıcı olan ve üç ayların ilk kandili. Allah izin verirse bütün kandillerde buradayız. Allah’tan bir şey gelmezse. Bütün kandil sohbetlerini de burada yapacağız inşallah. Eğer çadırı da yetiştirebilirsek, cumartesi sohbetlerini de burada yapacağız. Yine tek yedek semalarımız devam edecek. Tekke çalışmalarımız devam edecek. Bayanların çalışmaları vakfım merkezinde burada devam edecek. Bu günden sonra hatta bu gece bayanların orada kendilerince itikafları var. Bundan sonra buradaki tasavvuf vaktinin bulunduğu yer komple bayanlara ait. Bir müddet yine cumartesi derslerin namaz kahta devam edecek. Allah’tan bir şey gelmesin arkasında bir boşluk var.

Orayı kırıp döküp orayı yapabilirsek, bayanların cumartesi derslerini de buraya alacağız. Komple ayıracağız. Bütün çalışmalarımız kaldığı yerlere devam edecek inşallah. Hem bayan kardeşlerinin, hem erkek kardeşlerin hiçbir şey olmamış gibi her şey yerli yerinden her şey devam edecek inşallah. O yüzden Cenâb-ı Hak’a da bu noktada hamd ediyoruz. Burası bitsin diye bekledik. Çünkü böyle cemaatın hepsini bir yerde toplamak, hepsine bir yerde sohbet etmek biraz güç oluyordu. Böyle bir şey hayal ettim. Bunu da daha öncesinden söylüyordum zaten. Böyle bir hayalim var diye. Cenâb-ı Hak’a hamd olsun. Cenâb-ı Hak burayı tahsis etti.


Harâm Aylar ve Âyet-i Kerîmeler

Malum harâm aylar. Harâm aylar biliyorsunuz hem ayetle hem hadislerle sabit. Tevbe Sûresi âyet 36. Şüphesiz Allah gökleri ve yeri yarattığı gölge yazısına göre ayların sayısı 12’dir. Bunlardan 4’ü harâm aylar. Cenâb-ı Hak Kur’ân-ı Kerîm’de 4 tane harâm ay olduğunu beyan etmiş. Ayriyetler, Mâide Sûresi âyet 2’de de yine ayetin normalde bir kısmını okuyup vereceğim. Yine ey îmân edenler, Allah’ın nişanelerine harâm olan aya, hediye olan kurbanlığı diye devam eder. Mâide 2’de de harâm aylarla alakalı âyet-i kerime var. Yine Mâide 97’de, yine harâm aylarla alakalı Cenâb-ı Hak ortada bahsetmiş. O yüzden harâm aylar Kur’ân’la sabit. Bu harâm aylardan birisi de Recep ayı. Recebayının da ilk perşembesini Regaib kandili olarak kutluyoruz.

Bu tabi bazı hadîsler var, hadîsçiler bununla alakalı zayıftı değildi tartışması yapmış. Biliyorsunuz biz daha önce de beyan ettik. Biz hadîs kitaplarında geçen zayıf hadislerin hepsini de sahih hadîs olarak kabul ediyoruz. O âlimlerin işi. Çünkü oturuyorlar, oturdukları yerden bu zayıftı, bu zahitti, bu değil, bir sürü tartışma çıkarıyorlar. Biz Sûfîler bu manada zayıf biz bilhassa zayıf hadisleri de sahih hadîs olarak kabul ediyoruz. Kim zayıf kabul etti? İkiz âlim. Eyvallah onu öyle kabul edebilir. Biz zayıf olarak kabul etmiyoruz. O yüzden zayıf olarak kabul etmediğimiz için biz normalde bu Regaib kandili ile hadisleri de sahih olarak kabul ediyoruz. Çünkü ehl-i tasavvuf bu Regaib kandilinde Hz.


Regaib Kandili İnancı ve Zayıf Hadîs

Peygamber’in ana rahmine düştüğüne inanır. Biz bu gece o yüzden ehemmiyet veririz. Hazret-i Peygamber’in bu gece ana rahmine düştü. Biz öyle inanırız. Ehl-i tasavvuf buna böyle inanır. O yüzden Regaib kandiline çok ehemmiyet verir, çok kıymet verir. Regaib kandili ehl-i tasavvuf için önemli bir gecedir. Bununla alakalı insanlar değişik şeyler söyleyebilirler, eleştirebilirler. Bizim bu konuda eleştireceği açığız, istedikleri yere kadar eleştirsinler. Bir konuda bizim için hadîs-i şerîf var ise biz ona inanırız. Hadam aylarla alakalı âyet-i kerime var mı? Evet. Bu recebin mübârekliği ile alakalı hadîs-i şerifler var mı? Evet. Kim recep ayını oruçlu geçirirse diye. Veyahut da değişik hadîs-i şeriflerde recep benim ayındır.

Pardon Allah’ın ayıdır. Şabân, Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem adetir, kendi nefsin için söylüyor. Benim ayındır. Ramazân da ümmetimin ayıdır. O yüzden recep ayı, şaban ayı, Ramazân zaten malum, bizim için mübarektir. Biz bu harâm aylarda, bu üç aylarda kimseyle dövüşmemeye, kavga etmemeye, kimseyle savaşmamaya, kimseyle cedelleşmemeye gayret ederiz. Yoksa bu önümüz geçtiğimiz pazartesi salıdan itibaren bir şeyler yapacaktık. Biz canavere dedim, canavere üç aylara girdik. Biz bir şey yapmayalım şimdi. Bize bir şey yaparlarsa yapalım. Biz sûfice duramındık. O yüzden üç ayları selamete geçirmek istiyoruz. Rahap geçirmek istiyoruz. Bu manada. Kavga etmek istemiyoruz hiç kimseyle. Aramızda da kavga etmeliyiz.

Biz üç ayları ibadetle geçirelim. Güzellikle geçirelim. Hoşlukta geçirelim. Tatlılıkta geçirelim. Böyle geceleri ibadetle, namazla, oruçla, namazla geçirelim. İnşallah zikirle geçirelim. Şöyle bir Recep ayım Allah’ın ayı ya oruçlarımızı fazlalaştıralım. Bazı hadislerimlerde Hazret-i Peygamber, Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri’nin Recep ayında çok çok oruç tuttuğuna dair rivayetler var. Hatta taberanide geçen veya hatta değişik hadîs kitaplarında geçen hepinizin bildiği meşhur hadîs var ya kim bir gün oruç tutarsa diye. Bunun gibi. O yüzden bunu Abdülkâdir-i Geylânî Hazretleri Yatır, Günyetu’t-, Talib’in adlı kitabına da almış bu hadîs-i şerifi.


Recep Orucu ve Geylânî Rivâyeti

Recep büyük bir aydır. Allah o ayda sevapları katlar. Kim recep ayında bir gün oruç tutarsa bir sene oruç tutmuş gibi olur. Kim yedi gün tutarsa ona cehennem kapıları kapatılır. Kim sekiz gün tutarsa ona sekiz cennet kapısı açılır. Kim on gün tutarsa Allah’tan ne dilerse mutlaka Allah ona verir. Kim de on beş gün tutarsa gökte bir münadî şöyle seslenir. Geçmiş günahların boğuşlanmıştır. Haydi amele yeniden başla. Kim daha çok oruç tutarsa Allah ona daha çok sevap verir. Bu hem Ürdünî’de geçer bu hadîs-i şerîf hem de Taberânî’de geçer. O yüzden evet bazı hadisçiler bunun üzerinde yorum yapmışlar ama hadîs kitablarında geçiyorsa bizim için o hadîs-i şerîf sahidir. O yüzden bol bol oruç tutalım.

Bol bol hayır hasenat işleyelim. Bol bol fakir fukaraya yardım edelim. Bol bol iftar verelim bu ay oruç tutanlara ve kendimize çekidüzen verelim. Allah Resûlü sallallâhu aleyhi ve sellem hadîs-i Ramazân ayından sonra Recep ve Şabân’ndan başka hiçbir ayın orucunu tam tutmamıştır. Yine Taberânî’de geçer bu. Ya normalde üç aylar oruçlu geçirmek bütün bütün ramazanla birleştirmek cahil değildir. Ama birkaç gün öncesinden başlayıp Recep’i oruç tutup Şabân’a da oruç tutup Ramazân’a bir iki gün kala orucu kesip sonra Ramazân oruç tutmak evladı. Eyvallah. Tutabilenler için. Ama muhakkak Pazartesi Perşembeden oruç tutun Recep ayında. Yapabiliyorsanız. Daha fazla yapabilen daha fazla yapsın. Veyahut da bir rahatsızlığı yoksa herhangi bir şey yoksa diye şerh düşüyorum artık ben kendim rahatsız olduğumdan dolayı.

Yoksa rahatsız olduğumden Pazartesi Perşembeden bir gün boş bir gün dolu tutsun. Ayın başında ortasında sonunda tutsun. 13.14.15’inde tutsun. Ama Recep ayında muhakkak oruç tutsun. Şabân’nda biraz daha orucunu arttırsın. Ramazân’a. Tam böyle oruçla barışmış oruca alışmış bir şekilde Ramazân’a geçsin. İnşallah. Kıymetli dostlar bugün biraz böyle sohbeti uzun hazırladıydım.


Semâ, Bayanlar Tekkesi ve Vedâ

Kendimce de duâ ettim. Dedim ya Rabbi böyle dedim iki kelam edinceye kadar bize müsaade et. Yağmurun çamurun altında mürnet edip ıslanıp perişan olmasın. Şimdi de Cenâb-ı Hak hamdolsun müsaade etti. Küçük küçük yağmur atıştırmaya başladı. Şimdi Semâ olacak inşallah. Semâ izlemek isteyen kardeşler Semâ Hane’ye. Bayanlar inşallah Allah izin verirse burada bayan tekkesine. Geceniz mübârek olsun. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ayrı ayrı dışarıdan gelenlere ayrı yeten özellikle teşekkür ediyorum. Gerçekten bir sözümle Türkiye’nin dört bir tarafından topladık geldiniz. Gerçekten hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Kim Allah için yol yürürse, kim Allah için yola çıkarsa, Cenâb-ı Hak onun bütün geçmiş günahlarını affeder.

Allah yolunda olmak kadar, Allah için seyahat etmek kadar kıymetli bir şey yoktur. Keşke bütün ümmet-i Muhammed Allah için seyahatin kadrini ve kıymetini bilse.


Allah için Yola Çıkmanın Bereketi

Hastasanız Allah için yola çıkın, şifa bulun. Rızık sıkıntınız var ise Allah için yola çıkın, Cenâb-ı Hak rızkınızı artırsın. Ne bir derdiniz, ne bir isteğiniz, ne bir muradınız var ise Allah için yola çıkın, yolda duâ edin. Cenâb-ı Hak muradınıza nail eyler. Cenâb-ı Hak muradlarınıza nail eylesin. Allah için yola çıkan kardeşlerin, Cenâb-ı Hak rızıklarını geliş eder. Hepinizin rızıkları Cenâb-ı Hak geliş etsin inşallah. Allah için yola çıkan insanların az ticaretlerine Cenâb-ı Hak çok kar verir. Allah hepinize çok kar versin. Çünkü Allah için yol yürümek, Allah için yolda olmak kadar önemli bir şey yoktur. Cenâb-ı Hak’a hamdü senâ diyorum. Bu fakir derviş olduğundan beri yola çıkar. Kendimi methetmek için söylemiyorum.

Allah betimdir. Her şeyimi halleder Cenâb-ı Hak. Bakın her şeyimi. Cenâb-ı Hak’a hamdü senâ olsun. O yüzden Allah için yola çıkın. Bir yerde zikrullâh var, yürüyün. Bir yerde ders var, yürüyün. Merak etmeyin. Allah sizinle beraber. Geceniz hayır olsun, gecenin varip olsun. Allah hepinizden de razı olsun. Cenâb-ı Hak hepinizi ve hepimizi aşağıdan gökyüzünde buluştursun inşallah. Amin. El Fâtihâ. Amin. Allah razı olsun. Hakkınızı helâl edin. Serbestsiniz. Birbirlerinizi esirmeyin. Yardımcı olun birbirinize.

Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.

İlgili Sözlük Terimleri: Sünnet, Şeyh, Tecellî, Sabır, Hamd, Dervîş, Dergâh, Tekke. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı