Alem ve Insanin Konumu
Bunu karşılıyor mu? Buradaki hamd doğru bir çevirimi, övgü ve övülme olarak. oradaki o çeviri ne olarak çevrilirlerse çevirsinler, ne olarak karşılığını yazarlarsa yazsınlar asla tam karşılığı değildir. Yok çünkü o hamd kelimesi, Allâh’a hamd etmek bir kimsenin oturup cildler dolusu kitap yazsa yine hiçbir şey yazmamıştır. Hamdî tam olarak bir kimsenin açıklayabilmesi, onu tam olarak anlatabilmesi, tam olarak anlayabilmesi de mümkün değildir. Ancak çünkü âlemler orada Elhamdülillahi Rabbil alemin derken âlemlerin Rabbine hamd ederim diyor. O kimse âlemlerin Rabbini ne kadar tanıyorsa o kadar hamd edebilir. Âlemlerin Rabbini tanımakla hamd etmek baş başa gider çünkü. Biz Müslümanlar olarak, biz âlemlerin Rabbini bu manada tam olarak anlamış, tanımış, tanıyabilmiş değiliz.
Ben kendi nefsim için söyleyeyim. Ama genel olarak Ümmet-i Muhammed’in de en büyük sıkıntısı bu. beş vakit namazın her rekatının başında okur Fâtiha’da Elhamdülillahi Rabbil alemine hamd et. o belki de Fâtiha’nın özü de Elhamdülillahi Rabbil alemin diline bilinir. Böyle olunca Elhamdülillahi Rabbil alemin komple Kur’ân’ın özü hükmünde oldu. Ona bakarsan o bütün kâinatın, anlamak kâinatı tefekkür etmedi. Kâinatı bilmedi. En önemli noktalardan birisi o başlangıç olan Elhamdülillahi Rabbil alemin. Şimdi öyle olunca normalde biz bunların üzerinde çok tefekkür eden, bunların üzerinde düşünen bir İslam toplumu değiliz. bu işin bu tarafına çok bakan bir İslam toplumu değiliz. Biz onu yüzeysel okuyoruz.
Elhamdülillahi Rabbil alemin tamam bitti. o Elhamdülillahi Rabbil alemin okurken bizi sarsmıyor hiç. Bizi derinleştirmiyor. Kendimizle alakalı bu. Oysa âyet-i kerîme çok muhteşem, çok derin, çok sır bir âyet-i kerîme, ama onun bizde bir etkisi yok. Çünkü biz o konuda zayıfız, o konuda eksikiz. Öyle olunca bir de işin normalde Türkçesi övme, övülme ondan sonra olarak geçiyor. Aslında hamd etme bir hak tarafı var. Bir de halk tarafı var. Halk tarafı ayrı, hak tarafı ayrı. Aslında Elhamdülillahi Rabbil alemin diyen halk, yaratılmış bir insan söylüyor bunu. Ama bunun bir de hak tarafı var. İyisi de bir de hak tarafı var. Ama bir de bu ger Builtwe wipe gibi gedisi var. Ve olaylaştıramak için onun ikram chicksi Mühtarbakır whipped cream decheniту var.
Ağzı ciderde ya da şu anda ilk piyatı,ushiri tank federalları. Grib g Judicription, sabemos sebeb. Bir de bu al decidesi .. Çok yabancı. Bu economistimizin yaptığısca bizim hayawkus müssen акку es Á ra tan 영화 istgartılar. O zaman bizim kendi içimiz, dışımız, sırrımız, ruhumuz, ondan sonra bütün âlemlerin yaratmış olduğu ne kadar maddî mânevî… Biz bunu ayıralım. Çünkü insanlar maddî görüyorlar. Maddî gördüğü her şey de mânevî aslında. Öyle bakınca maddî mânevî yaratmış olduğu ne kadar âlem ve varlık var ise bütün her şeyin Rabbi olan Allâh var. İş büyüyecek şimdi. Bir Müslüman, Elhamdülillâhi Rabbil âlemin der, âlemlerin Rabbidir Allâh. O âlemlerin Rabbi olan Allâh, onun ticaretine karışmaz. Onun kıyafetine karışmaz.
Onun hukukuna karışmaz. Onun eğitimine karışmaz. Onun sokağına karışmaz. Onun evine karışmaz. Onun televizyonuna karışmaz. Onun dünyamı olarak hiçbir şeyine karışmaz. Hiçbir şeyine karışmaz. Bizde karışmaz ama. Biz insanlarda karışmaz.
Fitne Gundemi ve Ummet
Yani biz her beş vakit namazda veya her duada Elhamdülillâhi Rabbil âlemin deriz. İyi, âlemlerin Rabbi mi? Evet. İyi, âlemlerin Rabbini ticaretine neden karıştırmıyorsun? Bu faiz ne? Âlemlerin Rabbine sosyal hayatını neden karıştırmıyorsun? Âlemlerin Rabbine ekonomiyi neden karıştırmıyorsun? Âlemlerin Rabbine siyaseti neden karıştırmıyorsun? Âlemlerin Rabbine eğitimi neden karıştırmıyorsun? Âlemlerin Rabbine evini neden karıştırmıyorsun? Eşine, çoluğuna, çocuğuna neden karıştırmıyorsun? o âlemlerin Rabbi de siyaset ne, bürokrasi ne, devlet ne, hukuk ne, millet ne, sokak ne, yediğin ne, içtiğin ne, giydiğin ne, gezdiğin ne… Alemlerin Rabbi… İyi, sen âlemlerin Rabbine hangi konuda tabi oldun, uydun, nesini tanıyorsun?
Nesini tanıyorsun? Âlemlerin Rabbi dedin, iyi, iman ettik, doğru, söz de doğru, duruş da doğru, tamam. Ama âlemlerin Rabbinin nesine uydun sen? Burası önemli. Biz şimdi, bizde enteresan şey şu, Elhamdülillahi Rabbil âlemin âlemlerine hamd ettik, tamam. bir âlemlerin Rabbi var, öyle değil mi? İyi, bu âlemlerin Rabbi bütün âlemleri dizayn ediyor. baktığımız zaman astrofizik gözüyle baktığımız zaman sonsuz uzay var. bize sonsuz olarak nitelendirilen bir uzay var. Uzayın başlangıcı da sonu da var şu anda ama devamlı büyüdüğünden dolayı normalde sonu bu noktada henüz daha gelmedi. İyi, Güneş’in de Rabbi Allâh, Ay’ın da, Yıldız’ın da, Samanyolu’nda, milyarlarca, milyonlarca, milyarlarca, trilyonlarca Samanyolu’nun gezegenlerinde Rabbi Allâh.
Bizim kalbimizi çalıştıran, ciğerimizi çalıştıran, karaciğerimizi çalıştıran, akciğeri çalıştıran, bağırsaklarımızı yaratan, hücreleri yaratan, bizi baştan sona yaratan, donatan bir Allâh var. İçimize kendi ruhundan ruhunu üflemiş, ahsen-i takvim üzerinde yaratmış bizi. Bizi böyle yaratan bir Allâh var. Dünyayı süslemiş, dünyayı bir güzel de zenginliklerle donatmış, etiyle, otuyla, sütüyle, her şeyiyle insana komple bütün kainatı mazhar kılmış. Peygamberler göndermiş, kitaplar göndermiş, demiş ki sizden bir tek bunlara uyumanızı istiyorum. İyi. Biz şimdi beş vakit namazda Elhamdülillah’e Rabbil Alemin dedik veyahut da dualarda Elhamdülillah’e Rabbil Aleminle başladık. İyi. Bu alemlerin Rabbi olan, güneşi her gün ayakta tutan, dünyayı ayakta tutan, güç ve kuvveti ayakta tutan, o Rabbe biz ticaretimizi karıştırdık mı?
Biz ticaretlerimizi O’nun emrine göre mi yaptık? Biz sosyal hayatımızı O’nun emrine göre mi yaptık? Biz eş ve çocuklarımızı O’nun emrine göre mi yaptık? Aile hayatımız bizim O’nun emrine göre mi? Biz eş ve çocuklarımızı O’nun emrine göre mi davranıyoruz? Bizim sokaklarımız, alemlerin Rabbinin istediği gibi sokaklar mı? Bizim caddelerimiz, alemlerin Rabbinin istediği gibi bir cadde mi? Bizim hukuk sistemimiz, alemlerin Rabbinin istediği bir hukuk sistemi mi? Eğitim sistemimiz, alemlerin Rabbinin istediği bir eğitim sistemi mi? Bizim evlenme, boşanma hukukumuz, alemlerin Rabbinin istediği hukuk mu? Biz neye göre evleniyoruz, neye göre boşanıyoruz? Alemlerin Rabbinin istediğine göre mi? O zaman alemlerin Rabbi dedik orada, tamam iman ettik, kabul ettik, iyi.
Biz önünü, arkasını, altını, üstünü, sözümüzün doldurabildik mi? Bizim miras hukukumuz alemlerin Rabbinin istediğine göre mi? Bizim evlilik hukuklarımız, alemlerin Rabbinin istediğine göre mi?
Nefs-i Emmare ile Mucadele
Biz evlenirken timin nikahıyla evleniyoruz, belediye başkanının bana vermiş olduğu yetkiyle sizi karı koca ilan ettim. Biz neye göre boşanıyoruz? Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ve mahkemelerinin vermiş olduğu boşanma kararıyla boşanıyoruz. Nerede kaldı alemlerin Rabbi? Yeryüzüne inmez mi bu? Bize inmez mi ya? Acı şeyler bunlar. Bakın acı şeyler, bize hatırlatılmayan şeyler bunlar. Bize söylenilmeyen şeyler, bunlar hiç hatırlatılmaz bunlar bizde. Elhamdülillahi Rabbil Alemin, muhteşem. İyi. Evindeki televizyonu alemlerin Rabbine göre mi açıp kapatıyorsun? Elindeki cep telefonunu alemlerin Rabbine göre mi açıp kapatıyorsun? Ona göre mi dizayn ettin? Evinin içini alemlerin Rabbine göre mi dizayn ettin?
Halbini alemlerin Rabbine göre mi dizayn ettin? Kıyafetlerini seçerken alemlerin Rabbine göre mi seçtin? Yoksa uydurup kıytırık birisi moda diye kıçından aşağı düşen bir pantolon modası çıkardılar. Herkesin kıçının çatalı meydanda. Nerede kaldı alemlerin Rabbinin tesettür ayeti? Nerede alemlerin Rabbinin tesettür ayeti erkeklerde, kadınlarda, çocuklarda uygulanıyor mu? Kim şimdi çocuğuna alemlerin Rabbine göre tesettüre büyütüyor ki? Kim eşine alemlerin Rabbinin tesettürünü uyduruyor ki? Çok basit. Alemlerin Rabbinin istediği uygun bana bir kurum söyleyin bana. Ben kendim bulamıyorum Diyanet dahil buna. Diyanetin parası faizde duruyor. Ondan sonra açıklama yapıyorlar. Biz faiz almayacağız, biz maliye onu irat kaydediyoruz diye.
Millet dedikodu yapmasın diye. Diyanet alemlerin Rabbine uygun bir kurum değilse. Alemlerin Rabbini ne yaptı ya? Böyle bir Rab düşünün. Alemlerin Rabbim diyor. Biz de iman ettik diyoruz. Ama hâl, hareket, tavır tarzımız da diyoruz ki bizim evimize karışma, işimize karışma, ticaretimize karışma, siyasetimize karışma, hukukumuza karışma. Biz diyoruz ki biz ya kendi heva hevesimize uyacağız ya da kendisinin hevâ-hevesine uyacaklarımız insanlar var. Onlara uyacağız. evet sen Allâh’sın, ilah’sın, Tanrısın kabul ettik. Adına ne derseniz dediğim ben Allâh diyorum. Bir başkası Tanrı desin, ne diyorsa desin. İyi. Ben Allâh dedim tamam. Allâh’ın nesi karışıyor bize? Biz tabiri caizse şöyleyiz Müslümanlar olarak.
Büyük bir çoğunluk. Ey Allâh’ım senin varlığına, birliğine iman ettik. Ama sen bizim dünyamıza karışmaya bir eline yeteni çek dünyadan. Sen bizden de eline yeteni çek. Biz eline biz kafamıza göre bir sistem kuracağız, kafamıza göre bir hayat yaşayacağız biz. Ve gene sana diyeceğiz ki Ya Rabbi sen bizi affet, şöyle yap, böyle yap, şöyle olsun, böyle olsun. Ama sen bizim çıplaklığımıza karışma. Sen bizim eşcinselliğimize karışma. Sen bizim faizciliğimize karışma. Sen bizim sokaklarımıza karışma. İbneler doldursun sokakları. Sen bizim çıplaklığımıza karışma. Çıplaklar doldursun sokakları. Sen bizim kıyafetimize karışma. Herkes darıcık, içi görünen, dışi görünen, istediği gibi giyinsin, çıksın orta yere.
Sen bizim siyasetimize karışma. Sen bizim devlet sistemimize de karışma. Hukuk sistemimize de karışma. Biz gider İtalya’dan bilmem ne hukukunu, Fransa’dan bilmem ne hukukunu, İstitay’dan bilmem ne hukukunu alır getiririz bir de Müslümanız deriz biz. Sıkıntı yok. Sen bizim ibadet edip etmemize de karışma. Namazı kılmışız, kılmamışız ona bakma sen. Sen bizi boyuna af memuru gibi, haşa otur, Ya Rabbi diyene affet, geç cennete. Ya Rabbi dedi, tamam, affet beni dedi.
Kuran ve Sunnete Sadakat
Yedi bütün haltı o af memuru ya orada haşa. O tabii başka bir işe yaramıyor yani. O af memuru ne halt işlersen o affediyor seni. Affetsin seni, sıkıntı yok. Affetsin, kimse bizi ilgilendirmiyor da biz neredeyiz o önemli. E biz alemlerin Rabbi, biz burnumuzun ucundaki, burnumuzun ucunda olan bir şeyin farkında değiliz ki. Biz sakalımıza da karıştırmıyoruz alemlerin Rabbine. Diyoruz ki bütün Adem’den itibaren, Hz. Muhammed’e, Mustafa’ya kadar bütün peygamberler sakal bıraktı. Sen bizim sakalımıza karışma. Sen bizim saçımıza sakalımıza karışma. Bir de ne diyoruz ondan sonra, ya Allâh’ın işi gücü mü yok senin sakalından uğraşsın? He ya, öyle demiyorlar mı bize? Öyle diyorlar. Allâh’ın işi gücü mü yok senin şu yönden uğraşsın, bu yönden uğraşsın?
Eee, biz böyle bir haldeyiz yani. Değilse diyen varsa ben buradan aynen ineyim aşağıya o gelsin o kardeş konuşsun burada. Desin ki değiliz. Bizim çarşılarımız alemlerin Rabbine göre mi? Alışveriş merkezlerimiz alemlerin Rabbine göre mi? Deniz kenarlarımız alemlerin Rabbine göre mi? Bana söyleyin neremiz alemlerin Rabbinde istediğine göre? Evet, biz o alemlerin Rabbine iman ettik. Ama iman ettiğimiz o alemlerin Rabbi bütün her şeyi hükmediyor. İnsana bize hükmetmiyor. Bilhassa Müslümanlara hükmetmiyor. Hükmetmiyor. Biz o yüzden o alemlerin Rabbini tanımlamada, onu idrak etmede, onu anlamaktan uzağız. Uzağız. Uzak olduğumuz için de o söz biz de Allâh’ın teessir ettirsin. Biz de çok teessirli değil.
Bakın biz de çok teessirli değil. Çünkü o zikrin o… Çünkü Kur’ân’dan âyet aynı zamanda zikirdir o. Seyr-i sülükte çünkü o bir müddet seyr-i sülükte veya itikafta o zikir verilir o kimseye. Bu normalde bunu ilk defa duyuyorsunuz şimdi. Normalde o zikir belli zamanlarda verilir. İtikaptaki kimseye veya seyr-i sülükte ki kimseye. Ona göre bir hal yaşanır, ona göre bir şey yaşanır. Ondan sonra ona denilir ki şu kadar Elhamdülillahi Rabbil âlemin çek. Başlarsın Elhamdülillahi Rabbil âlemin, Elhamdülillahi Rabbil âlemin, Elhamdülillahi Rabbil âlemin, Elhamdülillahi Rabbil âlemin, Elhamdülillahi Rabbil âlemin diye o her onu çektiğinde de ayrı bir perde gözünün önüne gelir senin. Bu seyr-i sülükte yaşanan bir haldir.
O kimse artık kemal ehli olacak. Kemalata doğru gidiyor. O çünkü her ayrı perdede Elhamdülillahi Rabbil âlemin çeker artık. Eyvallâh! Onun hakkıdır zaten. Bakın onun hakkıdır. Ama o kimse günlük hayatında bunu dizayn etmesi lazım önce. Günlük hayatında bunu dizayn ederse ve sufilinde de bunu dizayn ederse inşallah onun sırrına kavuşur. Rabbim o sırrı kavuşanlardan eylesin inşallah. O sırrı yaşayanlardan eylesin. 3 İhlâs bir Fâtiha-i Şerîfe. Âmîn! Evvela bizzat Fahrika inâ sebeb-i mevcidâ sevgili Peygamber Efendimiz Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri mübarek Rûş evlerine. Âmin. Âdem Aleyhisselâm, Nârik-i Kisî’nin arasında gelmiş geçmiş bütün Peygamber-i Zişân efendilerimizin mübarek Rûş evlerine.
Âmin. Cihâri, Yâri, Güzen, Ebû Bekir, Sıddık, Ömer-i Fârik, Osman-ı Azûn-ü Rehin, Aliyev, Murtazâr rad. efendilerimizin. Evlâd-ı Resûlullah, Zevcehat-ı Resûlullah, Asâb-ı Resûlullah, Şehid-i Kerbela’nın, İmam-ı Zimâm-ı Azâm-ı Ebu Hanife, İmam-ı Şâfi, İmam-ı Mânik, İmam-ı Muhammed, İmam-ı Eşşerî, İmam-ı Maturîdî, İmam-ı Muhammed, İmam-ı Yusuf, İmam-ı Züfer, İmam-ı İmâmîn Hazretleri mübarek Rûş evlerini hediye edip, vasıl ve sadâreyle eyle ya Rabbi.
Derviasik Adabi
Âmin. Teyzoatlarını, himmetlerini, şefaatlerini üzerimizden eksik eyleme ya Rabbi. Âmin. Onların Kur’ân’ı, İslâm’ı anlayıp yaşadıkları gibi bizleri de anlayıp yaşamak nasip ve müyesser eyle ya Rabbi. Âmin. Üç, İhlâs bir Fâtiha-i Şerîfe. Âmin. Pirmis Pir, Seyyid Abdülkadir-i Geylânî, Pirmis Seyyid Ahmedel Rufay, Pirmis Seyyid Ahmedel Bedevi, Pirmis Seyyid İbrahim Dussik, Şeyh Ebul Hasan Ali Şazeli, Pirmis Şah’ın Akşıvanı Muhammed Ali Şah, Pirmis Şah’ın Akşıvanı Muhammed Ali Şah, Pirmis Seyyid Ahmedel Ruhay, Pirmis Seyyid Ahmedel Bedevi, Pirmis Seyyid İbrahim Dussik, Şeyh Ebul Hasan Ali Şazeli, Pirmis Şah’ın Akşıvanı Muhammed Bahattin, Pirmis Şah’ın Mevlânâ Celaletini Rumi, Hacı Beytas ve Hacı Bayram ve Veysel Karani Mahmududay, Haliveti Celiveti Uşak-i Sümbülü Sürfere verdi, küfre verdi Şeyh Muhyiddîn-i Arabî, Bütün Pir-i Piran Hazretleri mübarek Ruh Şeriflerini hediye edelim.
O asıl ve sadar eyle ya Rabbi. Âmin. Haberdar eyle ya Rabbi. Âmin. Feyyuzatlarını, himmetlerini, şefaatlerini üzerimizden eksik eylemeyin. Âmin. Onların Tariqat-ı Muhammed’i anlayıp yaşadıkları gibi bizleri de anlayıp yaşamak nasip ve müesser eyle ya Rabbi. Âmin. Üç ihlas bir Fatiha-i Şerife. Âmin. Geçmiş Şeyh Efendilerimizden Abdurrahim, Tantavü Abdurrahim, Neşâbü El-Hac, El-Havuz, Hacı Bakır Sıddık-ı Çörümü, Hac-ı Lâider Efendi, Çörüm Hacı Mustafa Efendi Hazretlerinin, Nefşeyli Abdullah Gürbüz Efendi Hazretlerinin, Nefşeyli Abdullah Gürbüz Efendi Hazretleri’nin, Nefşeyli Abdullah Gürbüz Efendi Hazretleri’nin, Nefşeyli Abdullah Gürbüz Efendi Hazretleri’nin, Nefşeyli Abdullah Gürbüz Efendi Hazretlerinin ruhlarına, Kaçıni Dergahı’nın geçmişlerin ruhlarına, Kappâşi Dergahı’nın geçmişlerin ruhlarına, Tûrik Âlemizde Makrova Talikatımızdan tüm geçenlerin ruhlarına, Âmin.
Yaşayan Mürşid-i Kamilleri, velilerin evliyalarına, aşikan, sâdikan, mühban, ehl-i iman Lâ ilâhe illallah, Muhammeden Resûlullah, diyen mü’min ve münâtin rûhâniyetlerine hedilelik. Vâsıl ve istedâreyle ya Rabbi, haberdâreyle ya Rabbi, yapacak olduğumuz zikrullahın feyzinden, bereketinden, lütfundan, ikramından, ihsanından bizleri nasiplendirdiğin gibi bütün aile fertlerimize, çocuklarımıza, gelecek zürriyetlerimize, ümmet-i Muhammedin rûhâniyetlerine nasiptar eyle ya Rabbi. Ümmet-i Muhammedin de ruhlarını zikrullâh da nasiptar eyle ya Rabbi. Ümmet-i Muhammedin ruhlarından zikrullahımız da nasiptar eyle ya Rabbi. Estağfurullah, el-azim, el-kareem, el-lezi, la ilâhe illallah, el hayy-il gayyum ve teburek, unzubillahi minel şeytanirracim, bismillahirrahmanirrahim.
Estağfurullah, el-azim, estağfurullah, el-azim, Estağfurullah, el-azim, estağfurullah, el-azim, estağfurullah, el-azim, estağfurullah, el-azim, estağfurullah, el-azim, estağfurullah, el-azim. Estağfirullah el azim. Ya malükel mülkün gaddim, Estağfirullah el azim. Ya malükel mülkün gaddim, Estağfirullah el azim. Estağfirullah el azim. Estağfirullah, tübdil Allâh. Ve lehiytu kalbi anmasi vallahu. Estağfirullah, tübdil Allâh. Ve lehiytu kalbi anmasi vallahu. Estağfirullah, tübdil Allâh. Ve lehiytu kalbi anmasi vallahu. Estağfirullah, tübdil Allâh. Ve lehiytu kalbi anmasi vallahu. Estağfirullah, aman Ya Rabbi. Min küllü zembin tövbe Ya Rabbi. Estağfirullah, aman Ya Rabbi.
Mursid-i Kamilin Hizmeti
Min küllü zembin tövbe Ya Rabbi. Estağfirullah, aman Ya Rabbi. Min küllü zembin tövbe Ya Rabbi. Estağfirullah, aman Ya Rabbi. Min küllü zembin tövbe Ya Rabbi. Ya Rabbi hatalarımızı, kusurlarımızı, yanlışlıklarımızı, eksiktiklerimizi, bilerek yaptığımız veya bilmeyerek yaptığımız her ne kadar günah-i kebâri var ise onların hepsini affeyle Ya Rabbi. Onları affedip hayra çevirdiklerinden eyle Ya Rabbi. Bir daha bizleri günah bataklığına düşenlerden eyleme Ya Rabbi. Bizim gözümüzden tut, elimizden tut, kalbimizden tut, aklımızdan tut. Bizler günaha gitmek istesek dahi bizlere müsaade etme Ya Rabbi. Bizlere fırsat verme Ya Rabbi. Katından koruduklarından eyle Ya Rabbi. Günahı düşünenlerden, günahı akledenlerden, günahla haşır neşr olanlardan eyleme Ya Rabbi.
Günahla haşır neşr olanlardan eyleme Ya Rabbi. Bizleri zikrullâh eden, hamd eden, tövbe eden, Ya Rabbi, senin cemalini seyreden kullarından eyle Ya Rabbi. Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm. B.M.I.H.H. A.R.B.N I R A H I M Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm Ya Rahman, Ya Rahim, Ya Allâh Ya Rahman, Ya Rahim, Ya Allâh, Ya Malik, Ya Guddus, Ya Allâh Ya Malik, Ya Guddus, Ya Allâh Ya Hanan, Ya Mannan, Ya Allâh Ya Hanan, Ya Mannan, Ya Allâh Ya Deyan, Ya Burhan, Ya Allâh Ya Sultan, Ya Subhan, Ya Allâh Ya Settar, Ya Gaffar, Ya Allâh, Ya Rabbi, Gaffar ismi yüzü sürmetine Bizlerin hepsini affeyla Gaffar ismini şerifinin yüzü sürmetine Annenlerimizi, babalarımızı, eşlerimizi, çocuklarımızı affeyla Gaffar ismi şerifinin yüzü sürmetine Bizim gelecek günahlarımızı da, geçmiş günahlarımızı da affeyla Settar ismi şerifinin yüzü sürmetine Bizleri katından setreyle Settar ismi şerifinin yüzü sürmetine Bizleri katından lütfeyla İkram eyle, ihsan eyle Ya Rabbi senden başka kimimiz kimsemiz yok Settar ismi şerifinin yüzü sürmetine İsmi azamın yüzü sürmetine Bizleri setreyle Biz senin garip kullarınız Bizim önümüzde kimse yok, ardımızda kimse yok Bizim önümüzde sensin, ardımızda sensin.
Altımızda sensin, üstümüzde sensin, içimizde sensin, dışımızda sensin. Bizim senden başka dayanamız, senden başka malikimiz, senden başka kudret ve kuvvetimiz Senden başka Rabbimiz, senden başka Allâh’ımız yok Ey merhametlilerinden merhametlisi Bizleri kafirlerin elinde oyuncak eyleme Âmîn Bizleri şeytanın elinde oyuncak eyleme Âmîn Bizleri heva ve hevesinin elinde oyuncak olanlardan eyleme Âmîn Bizleri şeytanın heva ve hevesini ilah edinenlerin elinde de oyuncak eyleme Âmîn Bizleri heva ve hevesini ve şeytanı kendisine ilah edinenlerin elinde oyuncak eyleme Âmîn Ah amin diyen dillerimizi nar-i cehennemden azat eyle Âmîn Allâhumme salli ala Seyyidinâ Muhammedin imn Nebiyyi immi ve âlihî ve sahbihî ve sellim Allâhumme salli ala Seyyidinâ Muhammedin imn Nebiyyi immi ve âlihî ve sahbihî ve sellim Allâhumme salli ala Seyyidinâ Muhammed ve âlihî ve sahbihî ve sellim Allâhumme salli ala Seyyidinâ Muhammed ve âlihî ve sahbihî ve sellim Allâhumme salli ala Seyyidinâ Muhammed ve âlihî ve sahbihi ve sahbihî ve sellim Allâhumme salli ala Seyyidinâ Muhammed ve âlihî ve sahbihi ve sa
Kaynakca ve Referanslar
- Mevlana ve Mesnevi: Mevlânâ Celâleddîn Rûmî, Mesnevî-i Ma’nevî; Abdulbâkî Gölpınarlı, Mesnevî ve Şerhi; Tâhirü’l-Mevlevî, Şerh-i Mesnevî; Reynold A. Nicholson, The Mathnawi of Jalaluddin Rumi; William Chittick, The Sufi Path of Love; Annemarie Schimmel, The Triumphal Sun; Eflâkî, Menâkıbu’l-Ârifîn.
- Ümmet ve Tevhid: Âl-i İmrân 3/102-103; Mâide 5/54-56; Bakara 2/163-165; İhlâs 112/1-4; Buhârî, Îmân 17; Müslim, Îmân 153.
- Sûfîlikte Usûl: Kuşey-rî, er-Risâle; İmâm Gazâlî, İhyâ ’Ulûmi’d-Dîn; Muhammed Emîn el-Kürdî, Tenvîrü’l-Kulûb; Ahmed Ziyâeddîn Gümüşhânevî, Câmiu’l-Usûl fi’l-Evliyâ; İmâm Rabbânî, Mektûbât.
- Nefs Terbiyesi: Yûsuf 12/53; Şems 91/7-10; Ahzâb 33/72; Muhâsibî, er-Ri’âye li-Hukukillâh; İbn Kayyim, Medâricü’s-Sâlikîn.
- Kur’ân ve Sünnet Sadakati: Haşr 59/7; Nahl 16/44; Âl-i İmrân 3/31; Muvatta, Kader 3; Tirmizî, İlim 16.
- Tekfir Yasaklığı ve Hüsnü Zan: Hucurât 49/11-12; Buhârî, Edeb 73; Müslim, Îmân 111; İbn Teymiyye, Mecmû’u’l-Fetâvâ 12/466.
- Zikir ve Mürâkabe: A’râf 7/205; Ra’d 13/28; Ahzâb 33/41-42; Buhârî, De’avât 66; Tirmizî, Da’avât 9.
- Hevâ-Heves Yasağı: Sâd 38/26; Câsiye 45/23; Mâide 5/77; Furkân 25/43.
- Âile, Komşuluk ve Âdâb: Nisâ 4/34-36; Rûm 30/21; Tahrîm 66/6; Nûr 24/27-31; Hucurât 49/13.
- Kerbelâ ve Ehl-i Beyt: Şûrâ 42/23; Ahzâb 33/33; Taberî, Târîh 5/389; İbn Kesîr, el-Bidâye ve’n-Nihâye; Ebu Mihnef, Maktelu’l-Hüseyn; Mevlânâ Fuzûlî, Hadîkatü’s-Süedâ.
- Siyonizm-Mason Perspektif: Theodor Herzl, Der Judenstaat; John Robison, Proofs of a Conspiracy; Noam Chomsky, The Fateful Triangle; Mustafa İslâmoğlu, Yaşayan Kur’ân.
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.
İlgili Sözlük Terimleri: Hâl, Mürşid, Zikir, Tevhîd, İhsân, Nefs, Kalb, Sünnet. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı