Açılış, Tören ve Gelibolu Programı
Allah gecenizi hayırlı eylesin. Cenâb-ı Hak gündüzünüzü hayırlı eylesin. Rabbim ayınızı, yılınızı, ömrünüzü, nefesinizi hayırlı eylesin. Cenâb-ı Hak cümlemizi Hakk’ı Hak, batılı batıl bilenlerden eylesin. Hakk’ı Hak bilip Hak yolunda mücadele edenlerden eylesin. Batılı batıl bilip batıla karşı cihat eden kullarından eylesin. Rabbim cümlemizi son nefesimize kadar buyurun. اَيْشَدُوا اَنَّا اِلٰهَ اِللّٰهُ وَاَيْشَدُوا اَنَّ مُحَمَّدًا عَلْدُهُ وَرَسُولُهُ diyerek son nefesimizi verenlerden eylesin. Âmin. Önce teşekkürle başlayayım. Geçen hafta malum bir törenimiz oldu. Arkadaşlar Allah razı olsun katılım iyiydi, güzeldi, hoş bir tören ve ardından hoş bir zikrullâh oldu. Misafirlerimizi hoş bir şekilde ağırladık.
Ondan sonra da ertesi gün malum Gelibolu’da programlar vardı. Ertesi gün de Gelibolu’ya hepsini uğurladık. Gelibolu’da da Allah razı olsun. Halit’ten ve tüm kardeşlerden orada da güzel bir program oldu. Oradaki o program da harika bir şey oldu. Bayağı ülke gündeminden de ses getirdi. O yüzden bütün kardeşler de bu konuda hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Halit Hoca az önce kapıda tuttu. Son paylaştığım Twitter’larla alakalı benim üzerimde olduğunu söylüyor dedi. Ben alakası yok dedim ama buradan da beyan edeyim. Arkadaşlar ben normalde belli mesajlar veririm ama tekrar söyleyeyim. Burada bizden dersli olan kardeşlere dışarıdan mesaj vermem. Bir şey söyleyeceksem onun yüzüne söylerim. Hele zâkirlerle alakalı hiç sosyal medya üzerinden şey vermem, mesaj vermem.
Hepiniz de benim kardeşimsiniz. Sizin yüzünüze söyleyemeyecek herhangi bir şeyim yok. Kendi aranızda böyle de bazı kardeşleri de bu konuda böyle zan altında bulunmayın. Zan altında da tutmayın. Biz hepimiz de kardeşiz. Eksiğimiz de, fazlalığımız da, yanlışlığımız da, doğruluğumuz da, her şeyimiz de meydandayız. Hepimiz de kardeşiz. Bu dergahtan dersli olan her kim var ise hepsi de benim kardeşim, hepsi de benim canım, ciğerim. O yüzden ne? Ben kendimi söyleyeceksem yüzüne derim bir şey ama öbür türlü bir başkasının üzerinden veya dolaylı olarak hiçbir şekilde mesaj vermem, benim tarzım değil.
Yiğitçe Ayrılış ve Dergâh Beyânı
Tekrar söyleyeyim, benim tarzım değil. Ben söyleyeceğimi söylerim bir kimsenin üzerine. Bunu yanlış yaptım, bunu doğru yaptım, bunu eksik yaptım, bunu fazla yaptım derim. Bunu yap, bunu yapma. Bunu söylerim veya bunu nasıl yaptın benden habersiz derim. O yüzden dergâh çalışmalarıyla alakalı hiçbir Zakir kardeşimiz, hiç kimse benden habersiz herhangi bir şey yapmadı, yapmazdı. Tekrar söylüyorum, yapmadı, yapmazdı. Allah hepsinden de razı olsun. O yüzden kardeşlerimiz bu konuda canına başla, çalışıyor. Hiç kimse şeytânın vazifesini yapmasın, fitne çıkarmasın ortaya. Evet yazdım, yazdıklarım ayrıydı. Yazdım bir şeyler, onlar ayrıydı. Onlar bizim şu anda derse devam eden kardeşlerimiz değil. Ben yine de söylerim, bir kimse vefasız olmayacak.
Bunu yüz bin yıl olsa yüz bin yıl söylerim. Ben derim istediğiniz zaman buraya bırakıp gidebilirsiniz. Bırakıp giderken delikanlı gibi bırakıp gidin. Yiğitçe bırakıp gidin. Ben ona inanıyorum, ben kardeşlerime önce yiğitliği öğretiyorum. Namazı herkes kılıyor. Câmiler namâz kılanlarla dolu. Tarîkatlar, cemaatler namâz kılanlarla dolu. Yiğit insan az. Adam gibi adam az. Bakın adam gibi adam az. Ben bazen derim ya, adam içiyormuş içsin ya. O toplanır, Allah’ın izniyle toplarız onu. Sütü bozuk toplanmaz. Cımbıldak adam toplanmaz. Yiğit olmayan insan toplanmaz. Ama öbür türlü adam gidecektir gitsin, herkes gider. Ben derim ya, ben bile giderim. Ama giderken insan adam gibi gider. Der ki ben gidiyorum hakkınızı helâl edin.
Yedik içtik, yedirdik içirdik. Selâmün aleyküm aleyküm selâm. Yiğitçe gitmek budur. Yiğitçe gitmek budur. Ben derim ya, rüyanızda gördünüz birisini. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazreti elinizden tutmuş, birisine götürmüş oradan ders alıyorsunuz siz. Yiğitçe gitmek. Hazret-i Pîr tutmuş elinizden götürüyor, yiğitçe gitmek. Ben götürürüm sizi, tutarım elinizden. Yemin ediyorum ben götürürüm. Derim ki bu kardeş böyle böyle rüyasında görmüş. Bunun dersini verin. Yiğitçe gitmek bu. Sen kalk, ondan sonra Abdullah Gürbüz efendi mürşid-i kâmil değildir. 50 yıl sonra aklına geldi. Gel söyle. Burada söyle. Benim yüzüme söyle. Sosyal medya delikanlılığı yapma. Bunu öğretmedim size. Ben yine insan gibi sordum bunlar senin mi dedim, sen mi paylaştın dedim.
Ben evet dedim. Yüzüne söyledim. Yiğitçe yapsaydın bunu dedim. Bunu yiğitçe yapsaydın. Selâmün aleyküm aleyküm selâm. Ben dersi yâd edeyim. Allah yolunu açık etsin. Bu kadar. Bugün küçücük bir çocuk geldi. Bilmiyorum belki de 18-19 yaşlarında. Ben dersimi yâd etmeye geldim. Helâl o hoş olsun dedim. Gönderdim çocuğu. Bu kadar basit. Bunları da bizim, ben konuşmayacaktım bu mevzuyu. Bunu da kalkmışlar. Bazı kim yaptıysa Halit hocaya atfetmişler. Bunu senin için söylüyorlar demişler. Bana söylediği o. Ben de dedim bunu kim sana söylediyse al getir dersini alayım göndereyim dergâhtan dedim. Niyet neyettir canım kardeşim? Kaç tane niyet olursa olsun. Efendim? Nereden biliyorsun? Allah’ın o hâlâ… … … … … .. … … … … … … … …
Kıble Suâli ve Yüze Söylemek
… … Sen ne anlatmak istiyorsun onu söyle bana. … Sualini sor o zaman. Sualin bu mu? Mezar kıblesiyle câmi kıblesi ne olur mu? Bu mu sualin? Kıble kıbledir. Sen neyin kıblesine dönmek istiyorsan o kıblesine dönersin. Sana Kur’ân-ı Kerîm’deki kıblenin yönünü belir, belirmediğini sormadın. Sen dedin ki namâz kıblesiyle mezarın kıblesi ne? Namazın kıblesi, sen neye döndüysen namâzın kıblesi o. Namazın kıblesi o. Senin kalbinde hevâ heves varsa, namâzın kıblesi hevâ hevesin. Senin kalbinle şeytân oturduysa, senin vücudun ne tarafa dönerse dönsün, senin kıble şeytân olmuş. Senin kalbinde dünya var ise, senin vücudun istediği kadar istediği kıble dönsün, senin kıble dünya olmuş. Sen benimle polomiye girme, sen sorunu sor.
Sen öldükten sonra cesedinden sorumlu musun? Değilsin. Cesedini ne tarafa görüyorlarsa koyuyorlarsa koysunlar. Bir garip öldü diyorlar, cesedini üç gün sonra bulurlar, soğuk suyla yiyorlar. Şöyle garip bencilerim, cesetten mi sorumlusun? Sen şimdiden kıbleni düzelt. Kıblen nereydi? Hakka yürümek miydi? İyi, mübarek olsun. Evet, kıymetli dostlar, önemli olan insanın yiğitliğidir. Var mı başka sorun? Yüz yüze değil miyiz şu anda? Efendim? Çevremizde ne varken? Ah yavruma, ah yavruma. Allah’ım iyi etsin seni inşallah. Evet canım kardeşlerim, o yüzden bir insan bir şey yapacaksa da yiğitçe yapacak. Gidecekse de yiğitçe gidecek. Gelecek buraya, diyecek ki arkadaşlar hakkınızı helâl edin. Kiminiz çay verdi, kiminiz çorba verdi, kiminiz tebessüm etti, kiminiz hizmet etti, hürmet etti.
Ben bir yolum başka bir yere gitti ya. Selâmün aleyküm, aleyküm selâm. Yürüyecek gidecek. Bir insan hizmet gördüğü, hizmet gördüğü yeri kötüleyip de gitmez. Bunu öğretmedim hiç kimseye. Benim sözüm meydandadır. Bunu öğretmedim hiç kimseye. Ben hep derim herkes gider. Ama giderken yiğitçe gider. Ben de alkışlarım adamım. Helâl olsun yiğit adammışsın derim. Bitti. Başka bir şey değil. O yüzden Halit bu mevzuyu Halit’e çevirmişler. Halit de üzülmüş kendi kendine. Bu Halit ile alakalı değildi. Kimle alakalı olduğunu da zaten kardeşi burada o anladı zaten. İnsanın alakalı bir şey değil. O yüzden herkes kendi yoluna gidecek. Evet. Mesela Halil oldu herhalde değil mi Halit Hoca? Tekrar beyan edeyim bilhassa Zakirler, Çavuşlar, bütün arkadaşlar birine bir şey söyleyeceksem burada dersli mi dersli?
Dersli yüzüne derim onu. Yüzüne derim. Benim yaşım 61. Ben yüzüne denecek olanı yüzüne diyorum. Söyleye söyleye gelirim bu yaştan sonunda böyle oramız buramız oynayacak değil. Allah bizi affetsin.
Kedi Beslemek ve Fukarâ Hakkı
Amin. Evde kedi beslemenin bir sakıncası var mı? Fareler varsa evde beslemek lazım. Olur mu olur evde fare o. Kedinin vazifesi fare tutmak, yılan çıyanı korkutmak. Kedinin vazifesi bu. O yüzden kedi beslemenin sakıncası var mı? fare varsa ne sakıncası olsun? Hiçbir sakıncası yok. Kedi beslemek için verilen parayı bir fukaraya verirseniz hangisi daha hayırlı? Kedi beslemeye vereceğiniz para mı hayırlı? Bir fukaraya mı vereceğiniz para mı hayırlı? Ben hangisi daha hayırlı? Bakıyorum bir şeye. Bir fukaranın birisine bir lokma ekmek versen daha hayırlı. Kediler aç kaldıysa doyuralım. Sıkıntı değil. Bizim ecdadımız kışın kuşlar aç kaldı diye kuşlara dair doyurmak için vakıf kurmuş bir ecdad. Eyvallah bir sıkıntı yok.
Ama insanlar ev kirasını ödeyemezken, evine yiyecek götüremezken, bu ülke dolar aşağıya indireceğim diye uğraşırken, siz kedi köpek mamalarına ne kadar, kaç milyon dolar ithalatına para harcandığını biliyor musunuz? o kedi köpek mamalarına harcanan milyon dolarlar üretime harcansa iyi olmaz mıydı? Lüks mallara, lüks eşyalara harcanan paralar üretime harcansa iyi olmaz mıydı? Ben iki haftadır buraya geliyorum. Üç gün önce bulunduğum ortamda ateist bir arkadaş, bilime inandığını ve insanoğlunun evrim ile oluştuğunu, bunu öldükten sonra bir daha yaşam olmadığını bilime dayandırarak anlattığı kısaca sohbetinizde bu konudan bahseder misiniz? o arkadaş ateist olabilir yani. Ateist hangi noktada ateist yani?
Dine hiç mi inanmıyor? Hiç inanmıyorsa, bir şeyi yok görüyorsa, daha salı gün akşam bir misafire de dedim, yoku yok görmek mümkün değil, bir şeyi yok görüyorsan, varı yok görüyorsun. Hiç olmayan bir şeyi yok görebilir misiniz? O arkadaşla oturup konuşmak lazım. Bunlar felsefi meseleler. Sosyal medyada Hayal Hanem ve Mesken adlı gruplardan bir bilginiz var mı? Yok. Bilgilenmek ve öğrenmek adına onları dinlememizde bir sakınca var mı bilmiyorum ki.
Ateizm, Risâle-i Nûr ve Aşılar
Risâle-i Nûr hakkında düşünceleriniz nelerdir? Olumsuz bir şey de yok. Risâle-i Nûr’la alakalı. Ben Risâle-i Nûr’la nurculara ayıranlardanım. Nurcuları ayrı derim, Risâle-i Nûr ayrı derim. O yüzden ayıranlardanım. Benim Risâle-i Nûr’la bir alıp veremedim bir şey yok. Nûrcularla da genelde yok. Gençimde vardı da şimdi uğraşmıyorum artık. Ben yeni derviş oldum da bizim Bayındır’daki Risâleciler adalet partiliydi. Sıkkı adalet partililerden biz onlarla biraz çatışıyorduk. Allah iyiyesin inşallah. Bebeklere yapılan hepatit ve kızamık gibi aşılarda ilgili ne düşünüyorsunuz? Hiç olumlu düşünmüyorum. Evlatlarımıza bu aşıları yaptırmalıyız mı? Yaptırmamalı mıyız? Karar sizin. Ben ama olumlu düşünmüyorum.
Aşılarla alakalı olumsuz düşünüyorum. Ne aşısı olursa olsun. Bakın ne aşısı olursa olsun. Bir bakıyorsunuz Dünya Sağlık Örgütü 50 yıl sonra bir itirafta bulunuyor. Diyor ki filanca aşıların içerisinde şunu da uyguladık. 30 yıl sonra Dünya Sağlık Örgütü diyor ki filanca aşıların içerisinde bunu da uyguladık. Dünya Sağlık Örgütü denilen örgüt sağlam bir örgüt değil. Bu bir. İkincisi, Dünya üzerinde sağlıkla alakalı müthiş bir anarşi ve terör var. Sağlıkla alakalı. Bakın Dünya terörü dediğimizde bu kapitalist deccalist sistem. Bir, normal ayrılıkçı terörler dediğimiz silahlı terör eylemleri. Bu kapitalist deccalist sistem bunları uygular. Dünya üzerinde ne kadar terörist örgüt varsa hepsi de kapitalist deccalist sistemin kurduğu örgütlerdir.
Bu ister İslami olsun öyle görünsün, ister Hristiyani olsun, ister ırkçı olsun değişmez bir şey. Dünya üzerinde bir terör yapılanması var ise herhangi bir yerde onun arkasında bu kapitalist deccalist evanjelist sistem vardır. Bunu kafanıza yazın bir.
Sağlık Terörü ve DSÖ Eleştirisi
İki, sağlık terörü var Dünya üzerinde. Sağlıkla alakalı. Dünya sağlık terörü yine kapitalist deccalist sistemin elinde asla hiçbir hastayı tedavi etmeme üzerine kuruludur. Habire ilaç satarlar. Bunlar hastalıkları da üreten bunlar. Hastalıklara karşı ilaç tedavisini bulduk deyip ilaçları satan da bunlar. Bakın cerrahlar bunun haricinde. Cerrahlarda da şu durum var. Özel hastanelere gidilince kesilmeyecek olanı bile kesiyorlar. Hemen ameliyat yapmamız lazım. Hemen ameliyat alıyoruz. Hemen. Hemen ameliyat yapmamız lazım. Hemen ameliyat alıyoruz. Hemen. Hemen ameliyat alıyoruz deyince kaç oradan. Kaç. Cerrahlar özel hastanelerde ise durum bu. İşlerinde iyileri vardır. Bir şey demiyorum. Ama Dünya sağlık örgütü değil.
Dünya sağlık üzerine kurulmuş bir terör örgütü onlar. Bildiğiniz terör örgütü. Siz böyle bir bakın Türkiye’de ağır kesici ondan sonra yüzde kaç artmış. Ondan sonra kafa hapı diyorum ben ona. Siz ne diyorsunuz ona? Antidepresan. Yüzde kaç bin artmış. Bakın onlara. Kanser hapları, kanser ilaçları bakın onlara. Dünyayı sağlıkla sömürüyorlar. Bu da terör örgütü. Bildiğiniz terör örgütü. Siz BioNTech aşısı oluyorsunuz. Onun arkasında gene o Rockefeller mi ne vardır? O var. Siz ne aşısı oluyorsunuz? Çin aşısı. Onun da yüzde yirmi beşi o adamın. Siz ne aşısı oluyorsunuz? Şu aşı. Onun da yüzde onun yüzde on beşi bilmem kimin. Var ya o Bill Gates’in başındaki adam. Bill Gates mi o şeyin başında? Microsoft’ın başındaki adam.
Bunlar böyle bir örgüt bunlar. Sen hangi aşıyı vurunursan vurunun arkasında o adamın işsesi var. Adamlar oturmuşlar, dizayn etmişler her şeyi. Her şeyleri hazır adamların. Şimdi bak boyuna üç tane vuruldu. Yetmedi bir üç daha vur. Yetmedi bir üç daha vur. Yetmedi bir üç daha vur. Vurul Allah vurul. Haber çok güzeldi. Ordu aşılanmada lider il. Ordu milletvekili. AK Parti Ordu Milletvekili Sağlık Bakanı soru önergesi. Açıklama istemiş. Aşılamada birinci sırada, vakalarda birinci sırada. Demiş bunun sebebi ne? Aşılama birinci sırada. Ama vaka artışları da birinci sırada. O yüzden benim aşılara karşı, sağlık sistemine karşı bir soru işaretim var. Şüphem çok büyük. Bir bakıyorsun. Afrika’da kızamık aşısı yapmışlar.
Kızamık aşısının içerisine başka bir şey koymuşlar. Türkiye’de koymadıkları ne malum. Türkiye aşılar daha önce hep Dünya Sağlık Örgütü’nden geldi. Hala da geliyor herhalde. Doğru mu doktor? İnceleniyor. İnceleniyor. İnceleyen komitede belli zaten değil mi? Evet. Tamam. İnceleniyor. Hiç sıkıntı yok. Bir komite kuruluyor, inceliyor onlar. Sıkıntı yok. Allah iyilsin. Ben vurulmayın demiyorum. Kimsenin çoluğunun çocuğunun vebalini üzerime alacak değilim. Ben kimsenin vebalini de almam. Ben aşıya vurulurum, vurulmayayım. Bir şey demem karar size ait derim. Allah muhafaza eylesin. Öyle aşıcılardan bir ücret almadığımdan dolayı değil. Tabii aşıcılar ücret veriyorlar. Böyle toplumu etkileyecek olanlara ücret veriyorlar.
Avrupa’da o YouTuber denilen adamlar var ya, aşıcıların YouTuber’lara para verdiği, onları normalde parayla desteklediği ve aşının reklamını yapsınlar diye ücret aldıkları belli oldu. Açıklandı bu. Avrupa’da YouTuber’ları komple toplamışlar, hepsinden nemalandırmışlar onlar da bangır bangır bağırıyorlar aşı olun diye. Ha Türkiye’de böyle midir değil mi? Avrupa’da vermiş adam Türkiye’deki şimdi almadan durur mu? Bilemem. Allah iyiyesin inşallah. Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem mescide girince cemaati bir kısım halkalar halinde gördü ve sizleri niye böyle danık kuruplar halinde görüyorum diye buyurdu. Bu hadîs bizlere bir cemaatin olduğu yerde başka başka küçük topluluklardan menme ediyor.
Camilerde evet. Türkiye’de tanım ve tanım politikası. Bak buraya girecektim. Üçüncü terör örgütü tanımla alakalı. Gıda. Bu da ayrı bir terör yapılanması. Bakın bu da ayrı bir terör yapılanması. Dünya üzerinde gıda terörü var. Bu ayrı bir terör yapılanması ve buradan vuracaklar dünyaya. O yüzden hep böyle birkaç yıldır arkadaşlara diyorum ki bir karış toprağınız dahi olsa ekip dikin oraya. Bir karış toprağın var ek. Boş bırakma. Buğday ek, ağaç ek, zeytin ek, meyve ek bir şey ek boş kalmasın. Lan ek, pırasa ek, domates ek, biber ek, maydanoz ek, ek bir şey ek. Boş yer bırakma. Ek. En büyük bundan zarar görecek olan ülkelerden birisi Türkiye. Bakın bunu iktidâr görüyor görmüyor bir şey diyemem.
Türkiye nüfusunun %90’ı şehirlerde yaşıyor. Türkiye nüfusunun %10’u kırsal kesimde ve köylerde. Hadi ben bunu %15 yapayım. Türkiye nüfusunun %15’i, TÜİK’e göre %7’si. Bakın TÜİK’e göre %7’si köylerde, mezralarda yaşıyor. %93’ü şehirlerde yaşıyor. Türkiye’nin sadece kendine değil birçok ülkeye yetecek kadar tarım alanı var. Ama ne yazık ki Türkiye bu tarım alanlarını çalıştıramıyor.
Gıdâ Terörü ve Tarım Seferberliği
Bir milli seferberlik lazım. Milli seferberlik lazım. Ve köylerdeki boş kalan arazilerin ekilip dikilebilmesi için, bu benim kendi şahsi düşüncem. 0 faizde 5 yıl geri ödemesiz tarla sahiplerinin ekip dikmek şartıyla kredilendirilmesi lazım. Bu konuda iktidâr zayıf. İktidâr dünya gıda terörüne, ne yazık ki sessiz. Dünya sağlık terör örgütüne sessiz. Dünya fâiz örgütüne sessiz. Sessiz. Bu büyük bir handikap. Gelecek günler için, gelecek yıllar için büyük handikap. Hayvancılığa ve tarıma bugüne kadar yüzyıllık veya 200 yıllık bu topraklarda yapılmamış bir süspansiyon yapılıp, tarıma ayağa kaldırmaları lazım. Ben takip ediyorum. Çin büyük bir buğday ve tarım deposu yapıyor. Ne kadar dünya üzerine buğday varsa, boyuna satın alıyor.
Evet, Türkiye Cumhuriyeti Devleti yerli buğdayın ihracatına izin vermiyor. Kabul. Ama yetmez. Ve dünyayı büyük bir gıda terörü bekliyor. Bildiğiniz gıda terörü bekliyor. Bu büyük bir sıkıntı. O yüzden bütün kardeşlere söylüyorum bunu. Geçen gün de söyledim. Bir karış yeriniz var. Ekin. Balkonda saksınız var. Ek kardeşleriniz var. Ekin. Bırakma. Muhakkak köyde bir yeriniz var. Gidin ekin. Bir karış yeriniz var. Ekin. Balkonda saksınız var. Ek kardeşim, ek. Toğum ekmeği öğren. Balkonda saksına ek. Ek onu. Bırakma. Muhakkak köyde bir yeriniz var. Gidin ekin. Babanızdan kalmış, dedenizden kalmış. Gidin ekin. Ekcek olan birisine verin. Gel kardeşim ek. Senden bir şey istemiyorum. Buraya ek yalnız.
Ben pazar günleri geleceğim. Kendim yiyeceğim kadar toparlayacağım buradan. Gideceğim. Ama ek buraya da. Muhakkak büyük bir gıda krizi. Bakın büyük bir gıda krizi. Muhakkak ekin. Kuru fasulye ekin, taze fasulye ekin. o ne ekiyorsanız ekin. Sebze ekin, meyve ekin. Ekin. Ekin, ekin. Yerin daha büyük. Vah burada buğday olur mu olur. Yarım dönüm ek. Buğday ek. Buğday ek. Muhakkak ek. Büyük bir sıkıntı geliyor. Bakın büyük bir sıkıntı geliyor. O yüzden bu sadece normalde düşünebiliyor musunuz? Bu ülkede, bu ülkede. Kırmızı mercimek kilosu 22 lira. Bazı marketlerde 43 lira. Bazılarında 25 lira. Bazılarında 28 lira. Hususi’e oturdum baktım. Hususi’e oturdum inceledim. Mercimek 22 lira. 22 lira mercimek kilosu.
Geçen sene 8-9 liraydı. Ondan önceki sene 3,5 liraydı. Dikkat edin. 3,5, 8,5, 21,5, 22,5. Böyle giderse önümüzdeki sene kırmızı mercime 44 lira. Bir dahaki kışa 44 lira, 45 lira. Ben felaket dellalı değilim. Öyle ne o? Çarşıdan pazardan habersiz de değilim. Öyle bir şeyim yok. Bakın iki yıl önce pandemiden önce 3,5 liraydı. İnternetten bakabilirsiniz. Yıllara ait mercimek kilosunu. Çok basit. O yüzden ekin arkadaşlar. Muhakkak ekin. Allah muhafaza eylesin. Bu soru da bu ulayımız zaten. Eki, salgın hastalığı nedeniyle Türk’e bak milli aşımı zorulmaya başladı aşıyla alakalı değerli görüşlerinizi. Vurun lan vurulsun. Kadınların saçlarını çeşitli boyarlarla saç boyası yaptırabilirler mi?
Saç Boyası, Korona ve İş Hayâtı
Eğer altına su geçiyorsa yaptırabilirler. Koronadan ölen bir yakınım var. Koronadan ölenler duayı dahil eder misiniz? Ismarlama duâ. Babam Mustafa Beyhan Kovitoğlu. Allah’ım şifa versin inşallah. Genç kızların birbirlerine lan aga oğlum diye hitap ettiğini, erkeklerin ise ay kız gibi kelameler kullandığına şahit oluyoruz. Bu konuda gençlere karşı tutumumuz nasıl olmalı? Lanet olsun kadınlara ki erkeklere özenirler. Lanet olsun erkeklere kadınlığa özenirler. Âhir zaman hastalığı. İş yerinde patronumuz çok kaba ve bağırıyor. Çalışmak zorlaşıyor. Ne yapmak lazım? Yeni bir iş bul. Selâmün aleyküm. Binbirlerinin hepsi velî midir? Biz kırk tane biliyoruz. Binbir tane bilmiyoruz. 78. hadîs. Hazret-i Âişe anlatıyor.
Radıyallâhu Anh. Kureyş ve onların dinlerine mensup olan kimselere hıms denilir.
Kureyş Hımsı ve Bakara 199
Onlar Meş’ar-i Harâm’da dururlar ve biz Allah’ın hâlis kullarıyız ve kimse bizi Allah’ın hareminden çıkaramaz derlerdi. Muharri tirmizi. Kureyş ve onların dini üzeri olanlar şöyle bir iddiada bulunuyorlar ve bunlarla övünüyorlardı. Biz Beytullâh’ın hizmetçileriyiz. Böyle normalde müşrik Kureyşliler hac zamanı, o zaman da hac oluyordu. Haç zamanı onlar Beytullâh’tan dışarı çıkmıyorlardı. O Kureyşler kendilerini özel görüyorlardı. Kendilerini özel görerekten biz Allah’ın has kullarıyız. O yüzden Beytullâh’ın sınırlarının dışına çıkmayız diyorlardı. Böyle onlar kendilerini bu noktada özel görüyorlardı. Tabi onların o özel görmesini Cenâb-ı Hak ayeti kerimeyle lağ etti. Bu âyet-i kerîme de Bakara Sûresi âyet 199. Tabi onu daha iyi anlayabilmemiz için 198’den okuyacağım inşallah.
Rabbinizin lütfu keremini aramınızda bir günah yoktur. Arafattan geri döndüğünüz zaman, meşari haramın yanında Allah’ı zikredin. O sizi hidayete ulaştırdığı gibi siz de onu zikredin. Nitekim siz bundan önce sapıklardan idiniz 199. Sonra insanların döndüğü yerden siz de dönün ve Allah’tan mağfiret dileyin. Şüphesiz ki Allah gafurdur rahimdir. Cenâb-ı Hak Arafat’ta vakfe yapıldıktan sonra müjdelifeye gidilmesini ve müjdelifede de Allah’ı zikredilmesini, orada da vakfe edilmesini, ondan sonra geri dönülmesini emrediyor. Bu haçla alakalı Bakara da 198, 199, 200 ve önceki ayeti kerimelerde. Böylece o Kureyş müşriklerinin yaptığının yanlış olduğunu Cenâb-ı Hak beyan ediyor. o Kureyş müşrikleri biz Allah’ın has kullarıyız deyip de Beytullâh’tan dışarı çıkmamalarını Cenâb-ı Hak kerih görüyor.
Diyor ki yok çıkacaksınız siz de müjdelifede vakfeye duracaksınız orada Allah’ı zikredeceksiniz ondan sonra şeytanı taşlayıp Kâbe’ye geri döneceksiniz. Kurbanı kesip Kâbe’ye geri döneceksiniz diye onlara beyan da bulunuyor. Şimdi hiç kimse dinde özel değildir.
Farzlar, Takvâ ve Eşitlik
Dinin ahkamı bütün inananların üzerinedir. Kadın erkek, genç yaşlı, gücü yeten bütün herkes dinin ahkamını kendi üzerinde tesis ettirmekte yükümlüdür. bunlar filanca soydan, bunlar filanca boydan, bunlar filancalar, bunlar şeyhin yakını, bunlar şeyhe özel hizmet edenler, bunlar türbedar, bunlar filanca soyun insanları gibi insanların soy, sop, makam, mevkiyle dini vecibelerden uzak durmaları, dini vecibeleri es geçmeleri mümkün değildir. O yüzden din herkes eder. Hangi soydan, hangi soptan, hangi makamdan olursan ol. İster zengin ol, ister fakir ol, ister bürokrat ol, ister siyasetçi ol. İster senin deden din alimi olsun, isterse şeyh olsun, isterse senin deden Abdülkâdir-i Geylânî olsun, isterse senin deden Ahmed er-Rifâî olsun, isterse senin deden Hazret-i Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî olsun.
Senin soyunun Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî’ye dayanması sana ayrı bir özellik değil. Sen de dinin farzlarını yerine getireceksin. Biz çelebiyiz deyip de örtünmemek, biz çelebiyiz deyip namâzı terk etmek, biz çelebiyiz deyip Hazret-i Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî Hz. üzerinden para kazanmak yok. Biz şuyuz, biz buyuz, biz şucuyuz, biz bucuyuz deyip de senin dini olarak herhangi bir özelliğin yok. Herkes Allah indinde eşit. Namâz herkese farz, oruç herkese farz, güç yetiren. Herkese farz, sen gücünü yetiremiyorsundur, namâzı ayakta değil de oturarak kılıyorsundur. Oruç farz, sen güç yetiremiyorsundur, tutamıyorsundur. Fidesini verirsin. Paran yoksa Allah seni affetsin. Ama orucun farziyeti senden kalkmaz.
Sen filancanın torunusun diye senin başın açık, dolaşma hakkın yok. Dolaşıyorsan kendini harâm işledin. Onu kalkıp da Hz. Pira adletme. Sen çelebiysen namâz kılmayacaksın diye bir kaide yok. Namâz sana da farz. Herkese, îmân eden herkese namâz farz. Îmân eden bütün kadınlara tesettür farz. Îmân eden bütün herkese parası olana zekât vermek farz. Îmân eden herkese gücü yerindeyse parası varsa hacca gitmesi farz. Filanca soydanmış. Allah indinde senin bir anlamın yok. Sen farzları yerine getireceksin, harâmlardan uzak duracaksın. Sen şeyhmişsin, mürşidmişsin. Senin normalde şehlinden dolayı kalkıp da senin bir farz ibadetten, kaçınman farz ibadeti gevşetmen yok. Böyle bir şey yok. Sen baba dervissin, kocaman dervissin, küçük dervissin, Eskisin, yenisin.
Yok canım kardeşim. Herkes dersini çek çek. Herkes derganın adabına, her kanına uyacak. Yok yeni, yok eski, yok şu vazifede, yok bu vazifede. Yok canım kardeşim. Herkes eşit Allah inninde. Siz hepiniz Adem’in çocuklarınız, çocuklarısınız dedi. Birinizin birinizden üstünlüğü yok. Arabın acemi, acemin araba üstünlüğü yok dedi. Hepiniz bir tarağın dişlileri gibisiniz. Öyle dedi. Allah Resulü sallallâhu aleyhi ve sellem. Takvâca üstün olan Allah inninde üstündür dedi. Takvâ ne? Harâmlardan uzak dur canım kardeşim. Bugünün takvası, Allah inninde üstündür dedi. Takvâ ne? Harâmlardan uzak dur canım kardeşim. Bugünün takvası, harâmlardan uzak durmak. Bugünün takvası, Allah’ın farz kıldığı ibadetleri yerine getirmek.
Harâmlardan uzak dur. Takvanın en kıymetli noktası bu. Farz olan ibadetleri yerine getir. Takvanın en kıymetli noktası bu. Nefisle mücadele, harâmlardan uzak dur. Dilin haramlarından, gözün haramlarından, elin haramlarından, ayağının haramlarından, kalbinin haramlarından uzak dur. Nefisle mücadele bu. Takvâ bu. Benim bildiğim takvâ bu. Harâmlardan uzak dur. Farz olan ibadetleri yerine getir. Bizim için Kur’ân ve Sünnet’e tâbi olmak olmazsa olmazımız.
Kur’ân-Sünnet ve Vatan Sahiplenme
Bize uçtu, kaçtı muhabbeti lazım değil. Bize farzlar lazım. Bize Kur’ân lazım. Bize Sünnet seniye lazım. Bizi ilgilendirmez. Denizin üstünde yürüyorsa yürüsün. Allah yolunu açık etsin. Biz yürüyemeyiz, kayıya bineriz, gemiye bineriz gideriz. Hiç önemli değil. Uçuyormuş. Uçsun Allah yolunu açık etsin. Biz uçağa biner gideriz. Ama Kur’ân ve Sünnet’e sımsık yapışacak önemli olan bu. Önemli olan bu. Hiç kimsenin Allah indinde ayrı bir özelliği yok. Hiç kimsenin. Herkes Kur’ân ve Sünnet’e sımsık yapışacak. Herkes vatanına sahip çıkacak, milletine sahip çıkacak, yoluna sahip çıkacak. Evet. Kur’ân düşmanı, Sünnet düşmanı, vatan düşmanı, millet düşmanını tanacak. Tanı. Bil. Öyle bu toprakların üzerinde yaşayan herkes bu vatanı seviyor diye düşünme.
Bu toprakların üzerinde yaşayan herkes Kur’ân’ı seviyor. Öyle düşünme. Bu topraklar ne hainler yetiştirmiş, ne cibilliyetsizlikler yetiştirmiş, ne kanıbozuklar yetiştirmiş bu topraklar. Yetiştirmiş. Bunları kosayla biçsen bitmez. Kosayla biçsen bitmez. Tükenmez bunlar. Arkından geliyor çünkü. O yüzden biz Kur’ân ve Sünnet’e sımsık yapışacağız. Vatanımıza, milletimize sahip çıkacağız, sımsık yapışacağız. Bu konuda tavizimiz olmayacak. Tavizimiz yok. Birisi vatan hainiyse tavizimiz yok. Millet hainiyse tavizimiz yok. Millet hainiyse tavizimiz yok. Haramlara kapı açtıysa ona tavizimiz yok. Bu kim olursa olsun. Bu kim olursa olsun. Haramlarla mücadele etmiyorsa bizden değildir o. Kim olursa olsun.
Bu önemli değil. Bizim için olmazsa olmaz kırmızı çizgimiz bu. O Seyyid çocuğuymuş mübarek olsun. Haramlarla mücadele ediyor mu? Farzlar üzerinde duruyor mu? Bu önemli. Bakın Seyyid çocuğuymuş diyorum. Direkt en tepeden başlıyorum. En tepeden başlıyorum. Geri kalanını saymama gerek yok. Farz. Herkes farzı yerine getirecek. Herkes harâmlardan uzak duracak. Bu olmazsa olmazımız. Herkes bu vatana sahip çıkacak. Olmazsa olmazımız. Bu millete ne sahip çıkacak? Olmazsa olmazımız. Bu millete ne sahip çıkacak? Olmazsa olmazımız. Gençlerimizi harâma bulaştıran, gençlerimizi harâma sürükleyen, çoluğumuzu çocuğumuzu harâma sürükleyen, harâma göz yumman, harâmla mücadele etmeyen bizden değil. Bu kim olursa olsun.
Kim olursa olsun bu. Gelecek gençlik, gelecek gençlik, harâma koşuyor. Harama koşuyor. Yıllardır hep arkadaşlara derim, çocuklarınız nerede? Kadınlar, kızlarınız nerede? Erkekler, oğullarınız nerede? Nerede çocuklarınız? Nerede çocuklarınız? Çocuklarınızı eğitin. Çocuklarınıza sahip çıkın. Çocuklarınızı dinle tanıştırın. Çocuklarınızı dinle barıştırın. Dinle barıştırın. Sakın ha! Boş bırakmayın. Şeytân ağzını açmış, yutu veriyor çocukları. Yutu veriyor. Bir bakmışsın elindeki çocuk kaymış gitmiş. Bu deccalı sistem yutu veriyor. Erkek kadını dinlemiyor. Kadını yutu veriyor. Bir bakmışsın kadın çığırdan çıkmış. Bir bakmışsın erkek çığırdan çıkmış. Adam çığırdan çıkmış. Herkes birbirine sahip çıkacak.
Herkes… Evet gün geçtikçe, gün geçtikçe kolaylaşmıyor. Kolaylaşmıyor. Gün geçtikçe zorlaşıyor. Gün geçtikçe zorlaşıyor. Her yönden zorlaşıyor. Her yönden. Arkadaşlarınıza sahip çıkın. Bir daha telefon açıyorum da beni dinlemiyor da gelmiyor da. Dergahı adam toplamak için değil. Bir kimseyi şeytânın ağzına bırakmamak için. Önemli değil bizden ders almasın. Sıkıntı değil o. Veya dersi bıraksın gitsin sıkıntı değil o. Yeter ki helaka gitmesin. Yeter ki o kimse kaybolup gitmesin. Birbirlerinize sahip çıkın.
Evlâda Sahip Çıkmak ve Kapanış
Gerçekten şeytân ve deccalist nefes aldırmıyor insanlara. Nefes aldırmıyor. Elinizi çektiğiniz bilin ki şeytânın ağzına gidecek. Bu eşiniz, bu çocuğunuz, bu arkadaşınız, bu akrabanız, bu kardeşiniz önemli değil. Elini ondan çek deccâlın ağzında. Deccalın ağzında. O yüzden bu zor günleri, bu sıkıntılı günleri hasarsız atlatmaya çalışın. Bu ne zamana kadar gider bilemem. Ama gün geçtikçe zorlaşıyor. Bunu biliyorum, bunu görüyorum da. Bunu görüyorum, bunu biliyorum. Gün geçtikçe daha da zorlaşıyor. Daha da zorlaşıyor. O yüzden kardeşler, arkadaşlar, hiç kimsenin hiçbir özelliği yok. Herkes Kur’ân ve Sünnet’e sımsık yapışacak. Herkes vatanına, milletine, arkadaşına, kardeşine sahip çıkacak. Herkes eşine, çocuğuna sahip çıkacak.
Herkes sûfî kardeşlerine sahip çıkacak. İnsanların hatası olur, kusuru olur, eksikli olur, yanlışlı olur. Sahip çıkın. Örtün. Örtün. Deyin ki onun zikrullâha gelip bir sefer Allah demesi kârdır. Örtün. Açmayın, deşmeyin. Örtün. Gençler hata yapar, örtün. Örtün. Sen neden derse gelmedin deyip de adamı böyle al aşağı etme. Yavaş yavaş, tatı tatlı. Yumuşak yumuşak. Sakın ben derviş oldum deyip de bir başkasına tepeden bakma. Onu ötekileştirme, onu reddetme, onu itme. Onu küçümseme. Sakın. Herkese tevazulu davranın. Eşlerinize de, çocuklarınıza da tevazulu davranın. O yüzden onlara da sert yapmayın. Onlara da ters yapmayın. Eşlerin de birbirlerinin üzerinde hakları var. Kadın erkek hiç önemli değil.
Herkesin birbirinin üzerinde hakkı var. Herkes birbirine vefalı davransın. Herkes çoluğuna, çocuğuna şefkatli ve merhametli davransın. Enzubillahimineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim. Efdalu’z-zikri fali minnahû. Lâ ilâhe illallah. Lâ ilâhe illallah. Lâ ilâhe illallah. Hak Muhammeden Resûlullah. Cemiye enbiye vel mursaleen vel hamdü lillahi rabbil aleni. El Fâtihâ. Ma’as-Salavât. Amin.
Kaynakça ve Referanslar
- Açılış, Tören ve Gelibolu Programı: Hakk’ı Hak, bâtılı bâtıl bilme duâsı — Tirmizî, Da’avât; kelime-i şehâdet ile son nefes niyâzı — Müslim, Îmân 43 (“Kimin son sözü Lâ ilâhe illallâh olursa cennete girer” — Ebû Dâvûd, Cenâiz 16); Gelibolu Niyâzî-i Mısrî makamı ziyâreti ve tasavvufî silsile âdâbı — Haririzade, Tibyân; zikrullâh meclisinin faziletî — Buhârî, Da’avât 66; Müslim, Zikr 25 (“Kim bir toplulukla birlikte Allah’ı zikrederse melekler onları kuşatır”)
- Yiğitçe Ayrılış ve Dergâh Beyânı: Merıdle merşid arasında iftirâ yasağı — Hucurât 49/12 (“Ey îmân edenler! Zannların çoğundan kaçının, çünkü bazı zan günâhtır”); gıybetin ölü kardeşinin etini yemeye benzetilmesi — Hucurât 49/12; yiğitlik-muru’et-futüvvet — Sülemî, Risâle-i Melâmetiyye; sosyal medya üzerinden dolaylı eleştiri yasağı ve yüze söyleme edebi — Buhârî, Edeb 73, 90; vefâ ve ikrâr-ı ahid — Nahl 16/91; Mesnevî-i Şerîf I. cilt “nefsin sağ elinde tespih, yeninde kılıç” kıssası
- Kıble Suâli ve Yüze Söylemek: Kıblenin tayini — Bakara 2/144 (“Yüzünüç Mescid-i Harâm tarafına çevir”); kalbin kıblesi ve nefis-şeytân-dunya arasında ibadet tahakkümü — İmâm-ı Gazzâlî, İhyâ, Kitâbu Esrâri’s-Salât; mezar kıblesi ile cenâzenin sağ yanı — Müslim, Cenâiz 93; cenâzenin ylkamama ikazı — Buhârî, Cenâiz 74; âhir nefes kaygısı — Zümer 39/53-54; Hazret-i Peygamber’in “yüzüne söyle” telkîni — Ebû Dâvûd, Edeb 36 (“Mü’min mü’mini kıran namazda birbirine yüz yüze gelsin”)
- Kedi Beslemek ve Fukarâ Hakkı: Kedilerin evde beslenmesine ruhsat — Müslim, Tahâret 23 (“Kedi necis değildir, sizin etrafınızda dolaşanlardandır”); “Bir kediyi aç kapatıp ölderen kadın cehenneme girdi” — Buhârî, Bed’ü’l-halk 16; Osmanlı vakfiyeleri ve kuşevleri ekolü — Ebussuûd Efendi fetâvâsı; fukarânın hakkının kedi mamasından evveliyeti — Bakara 2/177 (“Üstelik sevilen maldan yakınlara, yetîmlere, yoksullara, yolda kalmışlara… vermek”); sadakanın faziletî — Buhârî, Zekât 2; kapitalizmin hâne bütçesini mama-lüks mal ithalatlarıyla sömürmesi — kapitalizm eleştirisi edebî zemini
- Ateizm, Risâle-i Nûr ve Aşılar: Ateist-materîlizmin “yokluğu yok görme” çelişkisi — Zuhrûf 43/87 (“Onlara kendilerini kimin yarattığını sorsan mutlaka Allah derler”); evrim teorisine karşı hılkat ayetleri — Nahl 16/4, Mü’minûn 23/12-14; vâr-yok bahsi ve cevher-araz kelamı — Sâdıkı Şirâzî; Risâle-i Nûr ile nûrcular arası ayrım; Bediüzzamân Saîd Nursî, Sözler; Demokrat/Adalet Partisi dönemi hağmeli bağlantısı kaydi — tarîhî arka plan; aşı terörü — DSÖ (WHO) itirâfları ve Afrika kızamık aşısı skandalı
- Sağlık Terörü ve DSÖ Eleştirisi: Kapitalist-decılli sağlık terörü ve ilâç endüstrisinin tedaviyi geciktirme politikası; BioNTech, Rockefeller, Bill Gates-Microsoft bilmişâhidâne — yatırımcı şirîkleri üzerinden kapitalizm eleştirisi; küresel ilâç ve aşı payını Pfizer/Sinovac/Moderna beyanları baz alarak tenkîd; Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarihsel ıslah-retdi kayıtları; Ordu Milletvekili soru önergesi ve aşılama-vak’a paradoksu; “Allah şifâ versin” duâsı — Buhârî, Mardâ 17; Hazret-i Peygamber’in tebabet buyruğu — Ebû Dâvûd, Tıb 1 (“Allah hiçbir hastalık vermedi ki onun şifâsını da beraber vermesin”); zincîr tıbbı — İbnü’l-Kayyım, et-Tıbbu’n-Nebevî
- Gıdâ Terörü ve Tarım Seferberliği: Gıdâ krizi ihbârı ve milli tarım seferberliği çağrısı — Türkiye nüfûsunun %93 şehir / %7 köy (TÜİK); 0 fâizli 5 yıl geri ödemesiz tarla kredisi teklifî; buğday ihrâcât yasağı; Çin’in stratejik buğday depolaması — FAO raporları; “İnsanoğlunun doldurduğu en kötü kap midesidir” — Tirmizî, Zühd 47; toprakla meşguliyetin faziletî — Buhârî, Hırs 1 (“Hiçbiriniz ektiği ağaçtan meyve yiyen insan veya hayvan için sadaka gelmiştir”); krımızı mercimek fiyat tarımı (3,5 → 8,5 → 22 TL) — TÜİK enflasyon verileri; fâiz yasağı — Bakara 2/275-279
- Saç Boyası, Korona ve İş Hayâtı: Saç boyasında abdest suyunun ciltte geçmesi şartı — Kudûrî, el-Muhtasar, Tahâret; İbn Âbidîn, Reddu’l-Muhtâr; mevt-ü yakın duâsı (âniden ölme ve şifâ talebi) — Müslim, Cenâiz 103; “Cinsiyet taklidi” lanetlî — Buhârî, Libâs 62 (“Erkeklerden kadınlaşmaya, kadınlardan erkekleşmeye heveslenenlere lanet olsun”); iş yerinde zulüm ve hicret ruhsatı — Zumer 39/10; “Ya zulmü dök için ya da hicret et” kaidesinin fıkhi tefriki
- Kureyş Hımsı ve Bakara 199: “Hums” kavramı ve Kureyş’in hâs kulluk iddiâsı; Hazret-i Âişe rıvâyetî — Tirmizî, Hâc 46 (78. hadîs); vakfe ve dolayım — Bakara 2/198-200 (“Arafat’tan geri döndüğünüz zaman Meş’ar-i Harâm’ın yanında Allah’ı zikredin” — Bakara 2/198; “Sonra insanların döndüğü yerden siz de dönün” — Bakara 2/199); Veda Haccı rıvâyetleri — Buhârî, Hâc 77; Kureyş’in câhiliye imtiyazi ve İslâm’ın inkılâbı — İbn Hişâm, Sîre
- Farzlar, Takvâ ve Eşitlik: “Arâbın Acem’e, Acem’in Arâb’a üstünlüğü yok” — Ahmed b. Hanbel, Müsned, V/411 (Vedâ’ Hutbesi); “Hepiniz Âdem’densiniz, Âdem topraktandır” — Tirmizî, Tenâfir 8; takvâ ile üstünlük — Hucurât 49/13 (“Allah indinde en değerliniz en takvâlı olanınızdır”); namâz-oruç-zekât-hac üzerine mezhebî ictihâdlar — Kudûrî, el-Muhtasar; Mergınânî, el-Hidâye; çelebi-silsilesinin namaz terki bahanesinin reddi — İmâm-ı Rabbânî, Mektûbât; harâmlardan uzak durma — Nisâ 4/31; nefisle mücâdele — İmâm-ı Gazzâlî, İhyâ, Kitâbu Rıyâzeti’n-Nefs
- Kur’ân-Sünnet ve Vatan Sahiplenme: Sünnetin hüccîyeti — Haşr 59/7 (“Peygamber size ne verdiyse alın, neyi yasakladıysa ondan da sakının”); Nahl 16/44; Nisâ 4/80 (“Kim Resûle itâat ederse Allah’a itâat etmiş olur”); uçma-su üstünde yürüme kerâmetlerinin Kur’ân-Sünnet’e çekilmesi — İbn Âtâ’ullâh, Hikem; vatan sevgisi — “Hubbu’l-vatan mine’l-îmân” (tasavvuf meşhuru); vatan haini kavramı ve takîyyenin reddi — Âl-i İmrân 3/28; Tahrîm 66/9; harâma göz yuman lîdere tabi olmama — Hazret-i Peygamber’in “mâ’siyette itâat yoktur” hadîsi — Buhârî, Ahkâm 4; Seyyidlik imtiyazı red ve ahlâk şartı — İmâm-ı Rabbânî, Mektûbât, Mektup 312
- Evlâda Sahip Çıkmak ve Kapanış: Çocuk terbiyesi ve aile sorumluluğu — Tahrîm 66/6 (“Ey îmân edenler! Kendinizi ve ailenizi cehennem ateşinden koruyun”); çoban sorumluluğu — Buhârî, Cum’a 11 (“Her biriniz çobandır ve her çoban güttüğünden mes’uldür”); eşler arası vefâ ve merhamet — Rûm 30/21; silâtu rahim ve kardeşâne uyum — Buhârî, Edeb 13; ayıpları örtme (setr-i’aib) — Müslim, Birr 58; zikir kardeşliği — “Efdalu’z-zikri minnahû Lâ ilâhe illallâh” — Tirmizî, Da’avât 9; Pir Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî, Seyyid Ahmed er-Rifâî, Şâh-ı Nakşibend, Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî, Hacı Bektâş-ı Velî, Hacı Bayrâm-ı Velî, Muhyiddîn-i Üftâde Hazretleri silsilesinden Hz. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem’e uzanan silsile-i şeref; Fâtihâ ve salavât ile kapanış
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.
İlgili Sözlük Terimleri: Mürşid, Zikir, Nefs, Kalb, Sünnet, Şeyh, Silsile, Muhabbet. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı