Açılış ve Harâmlardan Korunma
Selamünaleyküm, hayırlı akşamlar. Allah gecenizi hayırlı eylesin, gündüzünüze hayırlı eylesin, ayınızı, yılınızı, ömrünüzü hayırlı eylesin. Rabbim inşallah kendisini seven, kendisine aşık olan, Habibinin sünnetlerini yerine getiren, Kur’ân ve sünnete sımsık yapışan kullarından eylesin. Hakkı hak, batılı batıl bilen kullarından eylesin. Haramlara gözünü çevirmeyen, haramlara kalbini çevirmeyen, haramlara elini, ayağını, kulağını, dilini haramlardan uzak tutan kullarından eylesin. Farzlara sımsık yapışıp farz ibadetleri yerine getiren, Hazret-i Peygamber’in hem fiili hem de sözlü sünnetlerini yerine getiren kullarından eylesin. İnşallah Kur’ân ve sünnete sımsık yapışmak, Kur’ân ve sünneti yaşamak, Kur’ân ve sünnet yolunda gitmek kolay değildir.
Cümle Kur’ân ve sünneti yaşamak veya yaşatma mücadelesi verenlere yardım etsin. Cenâb-ı Hak gönüllerine genişlik, selametlik, derinlik versin. Dillerindeki kilidi açsın. İnşallah gözlerindeki perdeleri kaldırsın. Kalplerindeki perdelerini nur perdesi haline getirsin. Hakikati görenlerden eylesin. İnşallah hakikati görerekten hakikati yaşayan kullarından eylesin cümlemizi. İnşallah. Kıymetli dostlar, kıymetli kardeşler, bu cinsel suçlarla alakalı sohbetin ikinci kısmı. Üçüncü kısmı çok bırakmak istemiyorum. Çünkü böyle ana meseleleri konuştuk gibi geliyor. Çünkü birinci geçen haftaki Perşembe sohbetinde en önemli iki büyük haramı işlemiştik. Bugün de cinsel suçlar olarak nitelendirilmiş olan cinsel görevden kaçmayı konuşacağız.
İnsanlar cinsel görevden kaçtıklarında ne olur, ne gider, aile hayatında durum hangi noktaya doğru gider, onu görüşmeye, onu konuşmaya çalışacağız. Bu tabi İslâm bunu da kendince günah kebari olarak görmüş. Çünkü bununla alakalı ağır hadîs-i şerifler var. O ağır hadîs-i şeriflerden yola çıkaraktan kadının veya erkeğin eşine karşı cinsel aktivitesini yerine getirmeyi kasıtlı olarak büyük günah kebalilerden görmüş. Günah kebari olup olmaması da bu kadar çok şey değil. Bazıları günah kebari görmemiş olabilir. Burada önemli olan şey şu. Evlilik temelini sarsan en büyük eksikliklerden birisi olarak görüyorum. Hele bu zamanda insanların pornografiye, çıplaklığa, her türlü böyle seksüel kültüre bir adım bile fazla bir nefes sonra ulaşabileceği bir zamanda ve insanların bunun öğretisi olsun, bunun yazılı sosyal görsel medyada olsun, sineması, dergisi, videoları olsun her yerde böyle kol gezerken insanların bu meseleden uzak kalması, buna duyarsız kalması, böyle bir şeyi üstünü kapatması, örtmesi mümkün değil.
Çünkü öyle bir decci aliyet asrında, öyle bir decci aliyet zamanlarında yaşıyoruz ki haramlara gitmek çok kolay. Haramı işlemek çok kolay. Hepimizin çocukları var, torunları var, hepimizin gelinleri var, kızları var, damatları var, oğulları var. Hepimizin genç etrafında ama torun ama evlat ama aile efradatları var ve böyle bir zamanda bütün her şeyin çok kolay olduğu ve çok kolay ulaşılabildiği bir zamanda gençleri muhafaza etmek, evlileri muhafaza etmek, orta yaşları muhafaza etmek, hatta ve hatta yaşlı diyebileceğimiz kimseleri dahi muhafaza etmek gerçekten zor. Ben böyle bugün az bir şey evlilik çatısından da girmek istiyorum. Çünkü bir kimse neden cinsel görevlerden kaçar? Bunun da temeline aslında inmek lazım.
O yüzden hanefiler nikâh icaf ve kabuldür derler. Nikâh icaf ve kabul olduğuna göre evlilik çatısının da temeli icaf ve kabul. bir erkek veya bir kadın bir erkekle evlenmeyi isteyecek icap bu. Karşı tarafta bu evlenme isteğini kabul edecek. Ve eşler birbirlerine karşı kalpleri birbirlerine ısınırsa, birbirlerine muhabbet beslerler, birbirlerine karşı böyle bir istek duyarlarsa hür iradeleriyle birbirlerini seçip evlenme yolunda yürüyecekler. Bunu ben özellikle tırnak içerisinde hanefiler çok önemsemişler bunu. Hanefiler normalde evlenecek olan kimselerin birbirlerini beğenmelerini, birbirlerinin kalplerinin ısınmasını, birbirlerine karşı muhabbet beslemelerini önemsemişler. Hatta İmam Hazam Hazretleri evlenme görüşmesi yapacak olan, evlenme konuşması yapacak olan, birbirleriyle görüşecek olan kimselerin birbirlerine şehvetle bakmalarında dahi beis görmemiş.
Bunu günah-i kebâirden saymamış. Çünkü başka bir âyet-i kerime de mümin kadınlara ve mümin erkeklere söyle gözlerini haramlardan sakındırsınlar. Âyet-i kerimesine karşı duruş değil bu. Evlenecek olan insanların birbirlerine karşı muhabbet beslemelerini, birbirlerine karşı istek duymalarını öngörmüşler. O yüzden eşlerden her birinin diğerini kabul ve ona rıza göstermesi olmadıkça eşler arasında kalbi, ruhi, fiziki, bedeni biz bunu normalde bütün insanı oluşturan. Çünkü fizik değil, sadece beden değil, o insanı oluşturan bütün maddi, manevi unsurların yatışması, ona karşı bir muhabbet beslemesine bağlı. Yoksa eğer kalbi, ruhi, bedeni yatışma birbirlerine muhabbetleri yoksa, birbirlerine istekleri yoksa bu yatışma olmayacak ve her daim huzursuzluk olacak, her daim sıkıntı olacak, her daim isteksizlik olacak, her daim birbirlerine belki de görmek istemeyecekler, birbirlerine yakın olmak istemeyecekler.
Bu sefer evlilik birliğinin sarsılmasına, temelinden yıkılmasına sebep olacak. Bir şey yaparken temelini sağlam atmak gerekir. Şimdi bazı aileler var, evlendiğinizde birbirinize ısınırsınız. Ya ısınmaz, neden evlendiğinde birbirini ısındırmak için uğraşsınlar? bu zamanda ısındıklarıyla evlensinler, birbirlerini istedikleriyle evlensinler. Buradan şuraya yürümeyin sakın ha. işte harama cevaz ver. Değil canım kardeşim, harama cevaz vermek değil. Evlenecek olan kimselerin birbirlerini görmelerini, birbirlerini makul dairede konuşmaları, birbirlerine hayat standartlarını, hayat felsefelerini anlatmalarını da bir sıkıntı yok çünkü. Bu kalbi, ruhi, bedeni o yakınlık, o birbirine karşı olan muhabbet besleme olacak ki insanların bütün iç ve diş dünyasına bu yakınlık sirayet etsin.
O eşlerin birbirlerine karşı davranışlarına sirayet etsin. Eşler birbirlerine karşı daha anlayışlı, daha fedakar, birbirlerine karşı daha muhabbetli, birbirlerine karşı daha toleranslı davransınlar ve birbirlerine karşı cinsel olarak da bir istekleri olsun, bir arzuları olsun. Eğer böyle bir yakınlık, böyle bir muhabbet yok ise eşlerin birbirlerine karşı cinsel bir arzuyla, istekle yaklaşmaları çok zor. Bunu tabi başlangıç olarak birbirlerine muhabbetler olacak ki birbirlerine karşı da o muhabbetlerini korusunlar, muhafaza etsinler ve evliliklerini yürütsünler. Eğer bu sevgi, bu muhabbeti, bu yakınlığı yakalayabilirlerse eşler huzur içerisinde, istikrar içerisinde, muhabbet ortamında hem kendileri rahat etsinler hem de gelecek olan nesil böyle güzel ahlâklı, tatlı birbirlerine sevgiyle muhabbetle bakan bir nesil olsun.
Eğer eşler birbirlerine karşı bu muhabbeti yakalayamazlarsa her gün kavga olan bir evde, her gün tartışma olan bir evde, her gün kıyamet kopan bir evde çocuğun büyümesi, sağlıklı büyümesi, o evde çocukların sağlıklı yetişmesi mümkün değil. O evin hanımının sağlıklı bir hanım olması mümkün değil. O evin erkeğinin sağlıklı bir erkek olması mümkün değil. Düşünebiliyor musunuz? Ayakları zorla giden bir erkek eve zorla gidiyor. Düşünebiliyor musunuz? Bir kadın düşünün. Evde adamı beklerken nefretle bekliyor. Gelecek diyor, kör olmayasıcı adam şimdi. Benim yemeğimi beğenmeyecek, benim şuyumu beğenmeyecek, benim buyumu beğenmeyecek ve aynı şekilde adam da kendi içinden kavga ede ede eve gidecek. Veyahut da o evdeki çocuğu düşünün.
Yine babam gelecek evde kavga çıkacak, yine annem şimdi kavga çıkaracak, yine babam şimdi kavga çıkaracak. Korkusuyla, endişesiyle çocuğun büyümesini düşünün. bunların hepsinin temelinde eşler arasındaki sevginin, muhabbetin, eşler arasında rızanın, eşler arasında birbirine tölenası davranmamanın neticesinde olan şeyler. O yüzden burada evlenecek kızı, evlenecek oğlu olan anne babalara sesleniyorum. Çocuklarınızı istedikleri kimselerle evlendirin. Çocuklar istedikleri bir evlilik yapsınlar. Ama biz bunları yaparken de çocuklarımıza iyi bir eğitim verelim. Bizim kızlarımız, bizim erkek çocuklarımız nasıl bir kadınla evlenir, nasıl bir erkekle evlenilir, bunun kriterlerini iyi öğrenmeleri lazım.
Biz bu kriterleri eğer çocuklarımıza biz anlatırsak, çocuklarımıza biz bunu gösterirsek, çocuklarımız yanlış bir tercih yapmazlar. Ve evin içerisi sevgi, muhabbet, mutluluk dolu bir ev olması lazım. Evin içerisinde aile arasında ensest ilişkilerin olduğu, aile içerisindeki tacizlerin, tecavüzlerin olduğu bir ailede asla ve asla düzgün evlilikler, düzgün bir aile kurulması mümkün değil. Kıymetli dostlar, gün geçmiyor ki aile içerisinde bir taciz vakasını dinlememiş olayım. Hatta öğle günler 1, 2, 3, 4 aile içerisindeki taciz vakalarını dinliyorum. Ve o tacize uğrayan kızlarımız, tacizi uğrayan kadınlarımız, aile içerisinde tacize uğradıklarından dolayı onlar ilk fırsatta kim onlara evlenme teklif ederlerse arkalarından yürüp gidip onunla evleniyorlar.
Kendilerince tacizden, tecavüzden kendilerince ensest ilişkilerden kurtaracak bir simit arıyorlar. Bu artık onların kurtulmasına sebep olacak diye, onun simidin patlak olup olmadığına, eski olup olmadığına, ilk fırtınada onu yolda bırakıp bırakmayacağına bakmaksızın onun peşinden gidip evleniyorlar. Çok acı şeyler dinliyorum. Benim belki de sohbetlerdeki keskinliğimin, sohbetlerdeki sertliğimin sebeplerinden bu da olabilir. bu kadar çok çürümüş bir topluluğun içindeyiz ki, toplumun içindeyiz ki, bu çürümüşlüğün içerisinde insanları nasıl bu çürümüşlükten kurtarabiliriz, nasıl biz insanlara bir nefes olabiliriz derdine düşmüş oluyoruz. Kıymetli dostlar, bu İslâm’da cinsel suçları anlatmamın sebeplerinden birileri de bunlar.
Eşler birbirleriyle ufak tefek meselelerden dolayı evlerini cehennem çukuruna döndürüyorlar. Evler cehennem çukuruna dönerken zannediyorlar ki, karı koca birbirlerini cehennem ettiler. Değil, komple aileyi cehennem çukuruna çeviriyorlar ve o çocuklar evdeki o huzursuzluğu görünce, evdeki o geçimsizliği görünce, evdeki o ahlaksızlıkları görünce ne tarafa gideceklerini bilmiyorlar. Sevgili anneler, çocuklarınızı koruyun. Sevgili babalar, çocuklarınızı koruyun. Eşlerinize, evlerinizde ahlâklı, seviyeli davranmaya çalışın. Sevgili anne babalar, kız çocuklarınızı evde seviyeli davranmaya çalışın. Sevgili anne babalar, erkek çocuklarınızı evde seviyeli davranmaya çalışın. Sevgili kardeşler, erkek kardeşler, sakın kız kardeşlerinize başka gözle bakmayın.
Sakın kız kardeşlerinize tacizde bulunmayın. Sakın kız kardeşlerinize, onların böyle vücutlarının değişik yerlerine şehvetle bakmaya çalışmayın. Kendinize dikkat edin. Bu ara böyle öyle vakalar dinliyorum ki kendimden geçiyorum. Kıymetli dostlar, bir erkek çocuk kız kardeşine saldırır mı? Kız kardeşine tecavüz etmeye kalkar mı? Taciz eder mi? Ve bunu gören bir anne ne yapalım? Ben şimdi buna ne diyeyim deyip de bunu sinesine çeker mi? Ve ondan sonra o kız çocuğu da bir evlilik yaptığında neden sen bu evliliği yaptın deyip de onu hesaba çekmeye kalkar mı? Hatta evlenip gitmiş çoluk çocuk sahip olmuş. Ondan sonra o ağabey denilen, o edepsiz, o ahlâksız, o şereften yoksun kimse kafayı çekip onun evine dayanıp onu hala da sen benim olacaksın diye gider mi?
Şimdi bunları böyle açık açık konuşmak istemezdim. Ama ben bunları yaşıyorum gün içerisinde. Ve ben bunları dinliyorum ama telefondan dinliyorum ama mailden okuyorum ama bunları telefonda bana saatlerce anlatılıyor ve kendimce diyorum ki biz nasıl bir topluluğun içindeyiz? Biz hangi bir topluma çocuk büyütüyoruz? Biz hangi bir topluma gelin vereceğiz? Hangi topluma biz gelin alacağız? Hangi toplumda ne ile ne yapacağız? Ve bunları gördükçe bunları duydukça daha da endişeleniyorum. Ve bunları dinledikçe daha da endişeleniyorum. Ve insanlar oturmuşlar toplum bu haldeyken oturmuş insanlar kendi maddi menfaatlerini düşünüyorlar. Makamlarının geldikleri noktaları maddi menfaatler devşirmek için uğraşmanın yoluna gitmişler.
Siyasiler, bürokratlar, bir makama gelenlerin büyük bir çoğunluğu toplumun derdinden, toplumun sıkıntısından uzaklaşmışlar.
Aile Huzursuzluğu ve Çocuklar
Kıymetli dostlar, ne yazık ki toplumun geldiği nokta bu. Pornografi o kadar çok böyle haddi açtı ki, pornografi o kadar haddi açtı, enses ilişkiler o kadar haddi açtı, aile içerisi ilişkiler o kadar haddi açtı ki, bunun artık nerede duracağı belli değil. Bunun nerede soluklanacağı belli değil. Siyasiler, bürokratlar, din adamları, profesörler, ilahiyatçılar, yalvarıyorum sizlere, hepinize yalvarıyorum. Cami imamları, hepinize yalvarıyorum. Bütün toplum önderlerine yalvarıyorum. Ben sizin köleniz olayım elinizde. Ben sizin hizmetkarınız olayım. Her gece bir yerlere gidin, bu toplumu aydınlatmaya çalışın. Bu toplumun ahlakını güzelleştirmeye çalışın. Bu toplumun ahlakını daha güzel bir noktaya çekmeye çalışın.
Gördüğünüz, bildiğiniz gibi değil, toplum her gün kendi içinden çürümekte. Her gün kendi içinden çürürken, ne yazık ki Müslüman aileler, kendilerini Müslüman gibi görenler, kendilerini Müslüman gibiden fazla Müslüman görenler, Kur’ân ve Sünnet’in harâm etmediği, Kur’ân ve Sünnet’in teşvik ettiği, Kur’ân ve Sünnet’in helâl ettiği, cinsel ilişkiden kaçınmanın yollarını arıyorlar. Kadınlar nasıl erkeklerden intikam alayım, ben onunla cinsel ilişkiye girmeyeyim, meleteyim onu. Erkekler de ben nasıl eşimden intikam alayım, onunla cinsel ilişkiye girmeyeyim, onu meleteyim derlindeler. Yapmayın. Pornografi bu kadar bütün evlere, bartlara, televizyonlara, bilgisayarlara, bütün YouTube’dan tutun da, bütün internet ortamında, herkesin çok rahat bir şekilde ulaşabileceği bir noktada yapmayın. televizyonda koca koca profesörler, bilgisayarlarını pornografi ile yakalıyorlar.
Yok tezgahtı değildi, oydu, buydu, olabilir de hepimizin de başına gelebilir. Hepimiz o gaflete düşebiliriz. Ama kıymetli dostlar, gerçekten ve gerçekten bizim durduğumuz nokta normal bir nokta değil. Bu Müslüman Türk milleti bu noktaya gelmemeliydi. Bu Müslüman Türk milleti pornografiye bu kadar düşmemeliydi. Uyuşturucuya bu kadar müptela olmamalıydı. Fuhuş’a bu kadar müptela olmamalıydı. Ve devlet sığınma evlerine sığınan kadınların büyük bir çoğunu fuhuş yapan kadınlar. Ve devlet sığınma evlerine gidiyorlar, ne yazık ki fuhuş yapıyorlar ve fuhuşun neticesinde orlara sığınıyorlar. Ve devlet onlara kol kanat germeye çalışıyor. Devlet onlara kol kanat gererken ne yazık ki siyasiler, bürokratlar bataklığı kurutmuyorlar.
Bataklıkla mücadele etmiyorlar. Sivri sineklerle mücadele ediyorlar. Sivri sineklerle mücadele edildiği müddetçe ne yazık ki bunun sonu gelmeyecek. Ne yazık ki bizim toplumumuz işten içe çürümeye başlayacak. Bir de işin maneviyatsızlığı var. öylesine siyasi hesaplar ederekten veyahut da dünyevi hesaplar ederekten birisinin hırsızlığına hırsız deyince alıyor oğul sizi. Sizi dallandırıyor, budaklandırıyor, sizi kalkıyor medyada taşlatıyor sizi. Ve hatta birisi gitmiş bir sürü usulsüzlük yapmış, uğursuzluk yapmış, hırsızlık yapmış, adaletsizlik yapmış. Bunları konuşunca alıyor sizi medyada hedef tahtasına koyuyor, çarmıha geliyor tabiri caizse ve bütün herkese sizi taşlatıyor. Bunlardan korktuğumuz çekintimiz yok.
Ama ne yazık ki bu manevi olarak insanlar bu meseleler uğraşan kimselerde ne yazık ki deccal ve şeytanın etkisinde olan kimseler bunlarla uğraşıyor, bunlarla cederleşiyorlar. Allah bizleri muhafaza eylesin. O yüzden kıymetli dostlar evlilik müessesesini ve hatta evlilik evini ailenin temeli olacak olan, yarın öbür gün çekirdek ailenin tam büyük bir ailenin merkezine oturacak olan, biz belki de onu şimdi 20 yaşında genç bir kız, 20 yaşında genç bir erkek görüyoruz ama o geleceğin dedesi, o geleceğin nenesi, o geleceğin amcası, o geleceğin dayısı, o geleceğin teyzesi, o geleceğin halası. Bu evlilik müessesesini kurarken biz rıza üzerine, muhabbet üzerine, sevgi üzerine, tatılık üzerine, Kur’ân ve sünnet üzerine kuralım.
Kuralım ki evliliğin temeli sağlam olsun, temeli sağlam olunca onun üzerine atılacak katlar da sağlam dursun. Biz tohumu sağlam atalım, ondan çıkacak olan ağaç öyle bir ağaç olsun ki herkes onun gölgesinde gölgelensin, meyvasından yesin ve gelecek nesillere tertemiz bir nesil bırakalım. Cenâb-ı Hak evliliğin fıtri olduğunu insan için bir olmazsa olmaz gerektiğini anlatan Rum Suresi âyet 21. Kendileriyle huzura kavuşmanız için size kendi nefislerinizden eşler yaratıp, aranızda sevgi ve merhamet var etmesi de onun ayetlerindendir. O zaman biz eşlerimizden karı koca birbirinden huzura kavuşmalı ve birbirlerine sevgi ile muhabbetle yaklaşmalı. Burada huzura kavuşmanın yolu birbirlerimize sevgi ve muhabbetle yaklaşmamız.
Aslında toplum olarak huzura kavuşmamızın yolu birbirimize sevgi ile muhabbetle yaklaşmamızdan geçiyor. Eğer toplum olarak birbirimize sevgi ile muhabbetle yaklaşamazsak ne yazık ki biz o ne aile huzurunu ne toplum huzurunu ne sülale huzurunu tespit etmemiz, görmemiz mümkün değil. O zaman bizim birbirlerimizle huzura kavuşacağımız eşler edinmemiz gerekiyor. Ebû Zer radıyallahu anh hazretleri naklediyor bu hadîs-i şerifi. İkab bin bişir et temimi peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin yanına girdi ve ona dedi ki Hazret-i Peygamber. Ey ikab! Hanımın var mı? Hayır! Cari’in de mi yok? Hayır! Malın var mı? Zengin misin? Zenginim. Öyleyse sen şeytân kardeşlerindensin. Zira sen hristiyanlardan olsaydın ruhbanlardan olurdun.
Bizim sünnetimiz evlenmektir. Bakın bizim sünnetimiz evlenmektir. Çünkü bütün peygamberlerin sünnetidir evlenmek. Ve o yüzden evliliğe karşı çıkmak, evliliği reddetmek, sünnet-i seneye karşı çıkmak, sünnet-i seneye reddetmek hatta âyet-i kerimeyi reddetmektir ki Allah muhafaza eylesin insanı küfre kadar götürür. O yüzden evlenmek Kur’ân’la, sünnetle, imamların iştahatıyla sabittir. Devam ediyor. Hadîs-i Şerîf. Kötüleriniz bekarlarınızdır. Dikkat edin. Kötüleriniz bekarlarınızdır. Ölülerinizin en rezilleri bekarlarınızdır. Bakın, kötüleriniz bekarlarınızdır. Ölülerinizin de en rezilleri bekarlarınızdır. Şeytanla mı ilgileniyorsunuz? Salihler hakkında şeytanın kadınlardan daha etkili bir silahı yoktur.
Evliler müstesna. Bakın, evliler müstesna. Salih bir kimse eğer bekarsa o zaman o ne yazık ki şeytanın etkili silahının altında. Çünkü onlar yaramaz söz ve fiilden beri ve de temizdirler. Evlilerle alakalı diyor. Yazık sana ey ikaf onlar, kadınlarla alakalı Eyüp, Davut, Yusuf ve Kerfes’in yoldaşlarıdır. Onlar peygamberlerin yoldaşlarıdır. Ona biç bin atiye sordu. Ey Allah’ın Resulü Kerfes kimdir cevap verdi. O bir adamdır ki 300 yıl deniz sahillerinin birinde Allah’a ibadet etmiştir. Gündüzleri oruç, geceleri namaz da geçirmiştir. Ne yazık ki sonra aşık olduğu bir kadın yüzünden Allah’ı inkar etmiştir. Allah’a karşı yapmakta olduğu ibadetleri bir anda terk etmiştir. Bereket ki sonradan kendine gelmiş Allah’ın rızasını mucip bazı güzel davranışlarda bulunmuş da Allah onu bağışlamıştır.
Sahabeye diyor yazık sana ey ikaf evlen. Yoksa sen Allah’ın emirlerine arkasını çevirmişlerden olursun. Öyleyse ey Allah’ın Resulü beni evlendir dedi. Öyle deyince Resûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri özür dilerim. Şöyle buyurdu seni Gülsüm el-Himyer’in kızı kerime ile evlendirdim. Bunu Ahmet bin Hanbel nakletmiş bu hadîs-i şerifi. Ve ben geriden doğru geleyim. Demek ki Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri beni evlendir diyen ashabını hemen evlendiriyordu. Ve hemen onun evlenmesi için yardımcı oluyordu. Evlenmesi için onun hemen ona bir eş tayin ediyordu. Bununla alakalı çokça hadîs-i şerifler vardır. Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri ashabını evlendirmiştir.
Önceden tarikat ekollerinde böyle bir adaf vardı. Üstadlar dervişlerini sen filanca ile evlen dediğinde evlendirirlerdi. Çünkü bunu Allah rahmet eylesin. Neşeyle Abdullah Gürbüz efendi benim şeyhim olan, Üstadım olan Abdullah efendi hazretleri de bunu çokça yapmıştı. Demek ki bu da Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri sünnet olmuş oluyor. Bakın ilk hafa olan şey, ilk haz çok önemli. Diyor ki evlen yoksa sen Allah’ın emirlerine arkasını çevirmiş olursun. Bakın kıymetli dostlar kadın ve erkek evlenmeye muktedir olanların evlenmek için çaba sarf etmeleri ibadettir. Çünkü evlenmek Kur’ân’ın emriyle farz. Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretlerinin hadîs-i şerifleriyle sünnet.
İmamların iştahatleriyle sabit bir ibadettir. Evliliğe birinci dereceden ibadet gözü ile bakmamız gerekir. O yüzden evleniniz çoğalınız ben sizin çokluğunuzda övüncem hadîs-i şerifi ve hatta yine Âyet-i Kerime’de evlenmeyi şart kılması ve ancak onlarla huzura kavuşursunuz, rahatakavuşursunuz demesi önemli ikazlar. O yüzden kıymetli dostlar kıymetli kardeşler evlilik çağına gelmiş olan kimseleri evlendirmekte acele ediniz. Yine hadîs-i şerifle sabit neydi evlendirme evlenmekte çocuklarınızı evlendirmekte acele ediniz. Ölüyü gömmekte acele ediniz. Namazı kılmakta acele ediniz. Borcunuzu ödemekte acele ediniz. Tövbe etmekte acele ediniz. Bakın acele etmek şeytandandır başka bir hadîs-i şerifte ama Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri acele edilecek olan fiiliyatları bize söylüyor.
Anne babalar, birinci derecede anne babalar evlenme çağına gelen çocuklarınızı evlendirmekte acele edin. Acele edin. Bu geceki konumuz cinsel suçlarla alakalı ama bunun en önemli direkt ilgilendiren şey evlilik. O yüzden biz evlenmekte ve evlendirmekte acele edelim inşallah. İslâm dini cinsel duyguların, cinsel arzuların baskı altında tutulmamasını ve o cinsel duygu ve arzuların baskı altında tutulursa insanların pisikolojik rahatsızlıklar sergileyebilirsiniz. Bu konuda evlenme çağına gelen çocuklarınızı evlenmekte acele edin. Ve ben tecrübemi söyleyeyim. Gerçekten evlenme çağı geçmeye başladığında gençler artık hele bilhassa İslami dairede duran haramdan uzak duran, haramlarla ilgi ve alakasını kesen, Müslüman gençler de pisikolojik rahatsızlıklar baş gösteriyor.
Bunun en sağlam, en güzel yolu evliliktir. cinsel hayatın makul, malum, sünnete uygun, Kur’ân’a uygun bir evlilik birliktelinin kurulmasıyla başlar. Ve bu evliliği kuranlar o zaman cinsel istek ve arzularını baskılayıp cinsel istek ve arzuları fıtratlarıyla savaşmazlar. Savaşmak zorunda kalmazlar. Ama ne yazık ki bugün toplumumuz evlilik yaşını geciktirmekte, evlilik eylemini geciktirmekte ve çocuklarını ne yazık ki psikolojilerini bozmaktalar. Bakın açık ve net söylüyorum. Psikolojilerini bozuyorlar. Eğer evlenmiş olsalar o zaman kendilerince hür bir şekilde cinsel münasebete gireceklerinden dolayı böyle bir baskılama söz konusu olmayacak. Böyle bir baskılama söz konusu olmayınca da onlar psikolojik olarak rahat edecekler.
Ve bu konuda da cinsel ilişkinin serbestliğiyle alakalı, harâmlar hariç İslâm hiç bir zaman cinsel münasebetlerle alakalı bir kota koymamış, bir sınırlama koymamış. Kota koyduğu yerler malum kadınların Aybaşı ve Loğusa zamanlarında onlarla cinsel ilişkiye girmemek, kota koyduğu şey kadınlara harâm yerden çocuğun doğmadığı bölgeden cinsel ilişkiye girmek lütilik yapmak. Nitekim Âyet-i Kerimede Bakara 223. Kadınlarınız sizin tarlanızdır. Tarlanıza dilediğiniz şekilde gelebilirsiniz buyrulmuştur. Bu ne demektir dilediğiniz şekilde? bunları açık açık söyleyeceğim. Açık açık söylememin sebebi de şöyle söyleyeyim. Geçen dersin başında aktarmış olduğumuz Hadîs-i Şerîf, Meşhur ya Ebû Zer’in nakletti.
Resûlullah Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri dedi ki, Subhanallah şeklinde her tesbihte, Elhamdillah şeklinde her bir hamdde, Allahu Ekber şeklindeki her bir tekbirde, La ilahe illallah şeklindeki her bir tehlilde, her bir hakka çağırmada ve her bir batıldan sakındırmada sadaka sevabı vardır. Hatta birinizin eşiyle cinsel ilişkiye girmesi bile sadakadır buyurdu. Bununla alakalı Hadîs-i Şerîf’te diyorlar ya Ya Resulallah bu da mı sadaka sevabı devam ediyor. Bu kişi şehvetine harâm yoldan giderseydi günah olmayacak mıydı? Şehvetine helâl yoldan giderdi ve bu onun için sevap oldu buyurdu. Müslüm Ebu Davut, müsnet.
Evlenmek Sünnet, İlk Haz Önemli
Böyle olunca cinselliğin konuşulmasında, cinselliğin konuşulması, tırnak içerisinde Kur’ân ve Sünnet ve edeb dairesinde konuşulması utanılacak bir şey değildir. Hatta bunlar konuşulmadığından dolayı İslâm dünyasının içerisinde Kur’ân ve Sünnet’te olmayan değişik tabular oluşmuş. İnsanlar annelerinden, babalarından, hocalarından, yok ninelerinden, dedelerinden Kur’ân ve Sünnet’te olmayan değişik tabular oluşturmuşlar. Hatta bu son, öyle diyebilirim ki 30 yıldan beri daha fazla bu tabular arttı. Değişik fetalar uçuşuyor ortayerde, değişik fiiliyatlar, değişik uygulamalar uçuşuyor ortayerde. Bunların ben öyle söyleyeyim, Hadîs-i Şeriflerde kaynakları yok, imamların iştahatlerinde kaynakları yok.
Kıymetli kardeşler, Âyet-i Kerime’de kadınlarınız sizin tarlanızdır, tarlanıza dilediğiniz şekilde gelebilirsiniz buyrulmuş. Bu ne demek? hangi şekilde tırnak içerisinde, pozisyon da olursa olsun bir erkek, bir kadınla eşiyle istediği pozisyon da cinsel ilişkiye girebilir. bu böyle çok özür dilerim. Yok kadın yüz üstü yatarsa, yok şöyle olurmuş, yok sırt üstü yatması lazımmış, başka bir şey olmazmış, yok yan yatarak olmazmış, yok şu pozisyon da olmazmış, bu pozisyon da olmazmış. Bunların hepsi de boş söz. Hepsi de. Ne Hanefi’den, ne Maliki’den, ne Hanbeli’den, ne Şafi’den hiçbir mezhepte olmayan yasaklamalar var. Kıymetli dostlar, Kur’ân’ın serbest ettiği, Hazret-i Muhammed Mustafa’nın hem fiili hem de sözlü olarak sünnetiyle serbest kıldığı ve işlediği ve konuştuğu bir şeyi imamların yasaklaması veya başka bir şey efendinin veya başka bir alimin veya başka bir ulemanın yasaklaması doğru bir yasaklama değildir.
Bakın doğru bir yasaklama değildir. Bu yasaklamalar heva hevestendir. Bu yasaklamalar Allah-u Alem İsrailliğattandır. Allah muhafaza eylesin. O yüzden herhangi bir ne şekilde olursa olsun bir kadınla çocuğun doğduğu uzuvdan cinsel ilişkiye girmek şartıyla hiçbir pozisyon sınırlaması yoktur. Hiçbir şekilde bakın bunu hiç kimse iddia edemez din adına. Bir kimsenin rahatsızlığı vardır, bir kimsenin sapkınlığı vardır. Sapkınlığı derken böyle kendince harâmlar üretiyordur. Kendince harâmlar üretenler de dini sapkınlardır. Veya kendince böyle usuller, kaideler, dinde olmayan şeyler üretiliyordur. Bunlar Kur’ân ve Sünnet’te yok ise sapkınlıktır başka bir şey değildir. O yüzden eğer bir kimse burada tarlanızdır derken bir tek kadınların doğum yapmadıkları, çok özür dilerim, hepimizin necaset yolu olarak nitelendirdiğimiz yoldan cinsel ilişkiye girmek lanetlenmiştir.
İster kadın erkeğe yapsın, ister erkek erkeğe yapsın, ister kadın kadına sevicilik, lezmianlik yapsınlar bunların hepsi de lanetlenmiştir. Kadınların hayızlı ve nifaslı dönemlerinde cinsel ilişkiye girmek günahı kebairdir, büyük günahlardandır. Hanefiler onları küfür olarak görmemişler, küfür olarak görmedikleri için de biz de onları küfür deme noktasında değiliz. O yüzden ben tekrar bunun altını çizerekten söylüyorum. Kur’ân ve Sünnet’e dayalı İslâm dininde arzu edildiği zaman cinsel münasebete teşvik vardır. Bunda bir yasaklama yoktur. Gece, gündü, sabah, akşam, mukimiyken, seferdeyken, yok ikindiden sonra, yok kandil gecesi olmazmış değil canım kardeşlerim. Cinsel ilişkinin yasak olduğu hiçbir zaman yoktur.
Hiçbir mekan da yoktur. işte seferde de olur. seferde olduğu, mesela Hz. Safiye annemizle alakalı sabittir. Hz. Safiye’yi çünkü bir sefere çıktığında nikahlamıştı, seferde zifaf oldu. İkindiden sonra Hazret-i Âişe annemizle olmuştu. O yüzden normalde sefer halinde de veya mukimiyken veya gün içerisinde herhangi bir zaman belirtmeksizin cinsel ilişki serbesttir. O zaman bir kimse, bir pozisyon noktasında herhangi bir yasaklama yok. O zaman iki vakit olarak da şu vakitte yapılmaz diye bir yasaklama yok. Bakın sahabe farz oruç tutarken cinsel ilişkiye giriyor. Farz oruç tutarken. Şimdi oruçlu bir kimsenin cinsel ilişkiye girmesi caiz mi? Değil. Orucun yasaklarından mı? Evet. Ama girmiş. Girdiğinde Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri onu azarlamıyor.
Ona kafir muamelesi yapmıyor, münafık muamelesi yapmıyor. Ona fasık, günahkar muamelesi yapmıyor. Diyor ki ona 61 gün tutacaksın. O da diyor ki ne geldiyse bu oruçtan benim başıma gelmedi mi? O zaman diyor 60 kişi doyuracaksın. Ben diyor. Medîne’nin en fakir insanıyım. Buradan benden daha fakir var mı? Gidiyor bir tas hurma getiriyor evinden. O zaman bunu fakir fukaraya dağıt. Diyor ki benim evimde çoluğum çocuğum aç. Ben kime dağıtacağım ki? O zaman git bunu ehlin neye? Allah’a tövbe et diyor. Bakın ehlin neye? Allah’a tövbe et. O zaman buradan şu tavsiyesi çıkmasın. Ramazan orucunda eşlerinizin oruçlarını bozdurmayın. Bu eyvallah. Kaçınabildiğiniz kadar kaçının. Eyvallah. Orucu bu noktada zedelemeye gayret edin.
Ama oldu, oldu ya. İnsan kendini tutamadı. İnsan ya. Kardeşim bu küfür değil. Bu dinden çıkarıcı bir şey değil. Allah muhafaza eylesin. O yüzden cinsel ilişkide kadınların da erkeklerin de harâmlar, harâm olmadığı müddetçe hür bir şekilde istedikleri gibi cinsel ilişkiye girme özgürlükleri var. Allah muhafaza eylesin. Âyet-i Kerime’de Bakara âyet 228 erkeklerin kadınlar üzerinde hakları olduğu gibi kadınların da erkekler üzerinde hakları vardır. O zaman ben birinci derecede bu akşam anlatacak olduğum şeyler kadınların cinsel ilişkide hakları. Kadınlar birinci sıraya alsın. Pozitif aricalıklık yapalım istedim. Kıymetli dostlar kadınlarımız böyle lafta başımızın tacı demeyelim. Kadın ailenin temel direğidir.
Kadın ailenin temelidir. O yüzden kadınlar belki de aileyi ayakta tutan, aileyi en önemli noktada tutan, en önemli bizim eşlerimizdir. O zaman kadınlarla alakalı biz ince ve tetiz davranmaya gayret edeceğiz. Hâkim bunu nakletmiş bu hadîs-i şerifi. Bir hadîs-i şerîfe bu hadisi anlatan kimse anlatıyor. Resûlullah’a ey Allah’ın Resulü bizden birinin üzerinde zevcesinin hakkı nedir diye sordu. Allah Resûlü dedi ki dikkat edin bunu. Ey erkek kardeşler! Veyahut da kadınlar da buna dikkat etsinler. Yediğinden yedireceksin. Giydiğinden giydireceksin. Yüzüne vurmayacaksın. Onun çirkin olduğunu söylemeyeceksin. Evden başka yerde de ondan ayrılmayacaksın. Kıymetli erkek kardeşler! Yediğinizden yedireceksiniz.
Siz gidip kebapçıda kebapları iç ederken eşleriniz evde o kebaptan yoksun kalmayacak. Çocuklarınız o kebaptan yoksun kalmayacak. Kadınlar eşiniz gelmezden önce yemeğin iyi tarafını yiyip adama suyunu selini bırakmayacaksınız. Yemek ahlakını ve adabını bütün ailenin hep beraber aynı yemeği ve aynı kalitede yemek yemeği özen göstereceksiniz. Erkekler! Gidip kalkıp kendiniz lüks mağazalardan kendinize kıyafet alıp eşlerinize oradan buradan almayacaksınız. O yüzden eşlerinizin de kıyafetlerini kendi kültürleri ve kendi hayat standartları dairesinde onları koruyup kollayacaksınız. Bakın onları koruyup kollayacaksınız. Sebebi, onun hayat standartı daha yüksektir. Onun hayat standartı senden de yüksektir.
Onun hayat standartını koruyacaksınız. Sebebi o çünkü belli bir hayat standartından aşağı düşmeyecek. Ya hayat standartından aşağı düşürürseniz o zaman evlenmezden önce onu konuşmanız lazım. Nasıl? Bir kadın yürürken üzerinde 10.000 TL ile yürüyor. Ayakkabı 2.000 TL, eteği 3.000 TL, üzerindeki mantosu 5.000 TL, üzerindeki örtüsü 10.000 TL. Böyle dolaşan kadınlar var mı? Ne yazık ki var. Ne yazık ki oldu bunlar. Var şu anda bunlar. Ve biraz böyle taş atayım. Ne yazık ki siyasilerin, bürokratların eşleri böyle dolaşıyor. Kafasının başındaki örtü 10.000 TL. Canım kardeşim benim. Bunu kendine hak olarak görme. 10.000 TL örtü ile siyaset yapacağım diye uğraşma. Gidip varoş mahallelerde dolaşma. 100.000 TL’lik mantoy ile gidip varoş mahallelerde dolaşma millete küfreder gibi.
Siyasiler eşlerinize dikkat edin. O eşleriniz de fakir fukaraların evlerine gitmeyin. O eşlerinizin kıyafetleri ile o fakir fukaraları küfreder gibi varoş mahallelerde dolaşmayın. Siyaset yapan milletvekilleri, belediye başkanları, meclis üyeleri, parti il başkanları altınızdaki milyon dolarlık arabalarla varoş mahalleleri gitmeyin. O köyleri, o kentleri gitmeyin. Hangi partiden olursanız olun. Hepiniz de hepiniz de tepki topluyorsunuz. Hangi partiden olduğunuz önemli değil. İnsanlar 2.300 TL, asker ücretle geçinecek olan bir kimsenin karşısına 50.000 dolarlık saatle çıkmayın. Edebsizlik etmeyin. Bunlar edepsizlik, bunlar görgüsüzlük, bunlar düşük ahlaklılık. Bunları yapmayın. Sen çaldıysan, çırptıysan, alevere dalevere ettiysen, oradan buradan indirdiysen, hiç olmazsa bari oy aldın vatandaşının önüne giderken bunu bari yapma.
Kendince de bunu böyle doğru yaptığını da zannetme. Ne yazık ki böylesiniz. İslâm hukuku olmuş olsa, hemen hemen bugünkü siyasilerin hangi partiden olursa olsun hepsinin de mallarına el konulur. Sebep, çünkü sen bu parayı, bu malı nereden buldun derler. Siyasete girerken adamın altındaki araba 30.000 TL, siyaseti bırakırken adamın altındaki araba 3 milyar lira. 3 trilyon lira. Nereden buldun kardeşim o parayı sen? Adam siyasete girerken başını sokacak bir evi yok, ondan sonra villa üzerine villa. Dağdaki, ovadaki, deniz kenarındaki ev. Evet. Adam bir yere bürokrat olmuş, TMSF adamı atamış bir medyanın başına. Adam medyanın başına giderken borcu var, arkasında bir sürü dönük çek var. Adam şimdi trilyonlarla uğraşıyor.
Nereden buldun diyen yok. Allah muhafaza eylesin. O yüzden kıymetli dostlar kendimize çekidüzen verelim. Kendimize çekidüzen verelim bu memleket hepimize. Bu insanlarda hepimize. Erkek kardeşler yediğinizden yedireceksiniz. İçtiğinizden içireceksiniz. Giydiğinizden giydireceksiniz. Bayanlar sizler de yediğinizden yedirip, giydiğinizden giydireceksiniz. İçirdiğinizden içireceksiniz. Erkekler Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri âyet-i kerime olmasına rağmen kadınlara vurmayı yasakladı. Bakın kadınlara vurmayı yasakladı. Kadınlara dövmeyi yasakladı. Kadınlarınızı dövmeyin. Kadınlarınıza vurmayın. Kadınlarını döven kimse ancak böyle kolunu kaldırmadan böyle eliyle vuracak. Bu sadece ve sadece kadın erkekte cinsel ilişkiye girmez.
Kadın başka erkeklerle mesajlaşma konuşma gibi gaflete düşerse caiz görülmüş. şimdi kadınlarda bu hastalık var. Evli kadınlar, evli kadınlar sizin ne işiniz var başka erkeklerle mesajlaşmada, başka erkeklerle whatsapp’da görüşmede, başka erkeklerle aşk mesajlar atmaktan? Ne işiniz var sizin ya? Erkekler sizin ne işiniz var bu tip işlerle? Evinizin huzurunu ne yapmaya bozuyorsunuz? Evinizin tadını ne yapmaya bozuyorsunuz? Evinizin bir tek erkeksiz misiniz memlekette? Sizden başka erkek yok mu ilgi çekici, çekici, yakışıklı, albenisi olan? Kendinizi Yusuf mu zannediyorsunuz? Kendinizi ne zannediyorsunuz? Allah size bir eş vermiş. Siz o eşinizle daha iyi geçinmenin yolunu arasanız ya. Evli olan kadınlar Allah size bir eş vermiş.
Onunla daha iyi geçinmenin yolunu arasanız ya. Daha iyi geçinmenin yolunu arasanız ibadet edeceksiniz. İbadet etmiş olacaksınız. Allah muhafaza eylesin. O yüzden ben bütün Sûfî kardeşlere sesleniyorum. Eşlerinizi dövmeyin. Eşlerinize vurmayın. Eşlerinizi dövmeniz, eşlerinizi vurmanız doğru bir hareket değil. Doğru bir yol değil. Onları tahkir etmeyin. Onlara tepeden bakmayın. Onlara hakaret etmeyin. Onlara küfür etmeyin. Onları azarlamayın. Onları bir şey bilmezmiş gibi görmeyin. Bunların hepsi de günahı kebair. Allah muhafaza eylesin. O zaman erkeklere diyor ki onlara çirkin olduğunda söylemeyeceksin. Sen kimsin? Sen güzel misin ki? Senin dişlerin böyle. Yok senin gözlerin böyle. Yok senin yanakların böyle.
Senin vücudun böyle. Sen güzel bir kadın değilsin. Sen şöyle bir kadın değilsin. Yapma. Senin de yüzüne dese sen kendini yakışıklı mı zannediyorsun diye. Senin de yüzüne dese sen çirkinin tekisin diye. Senin de yüzünü seni de aşağılıcı bir laf söylese hoşuna gider mi? Gitmez. O zaman adı şerif hoşunuza gitmeyen şeyleri bir başkasına söylemeyin. Yapmayın. Hoşuna gitmeyen, sizin hoşunuza gitmeyecek bir şeyi bir başkasına yapmayın. Allah muhafaza eylesin. Evden başka yerde ondan ayrılmayacaksın. evinden ayrılmayacaksın.
Kadının Hakkı ve Zevce Edebi
Evden ayrılmak yok. Eşlerinize evden kovalamak yok. Ey Sûfî kardeşler, ey kardeşler. Eşini koğulayan, evden koğulan kimse bizimle kardeşlik hukukunu bozar. Bizimle kardeşlik hukukunu bozmuş olur. Eşini evden kovma. Git sen evi terk et. Çok mu sinirlendin? Sen git arabada yat. Sen git bankta yat. Sen git otelde yat. Sen git başka bir yerde yat. Eşini evden kovma. Eşini evden kovmak delikanlılık değil, yiğitlik değil, erkeklik değil, kapadayılık değil. Açık açık söylüyorum. Değil. O yüzden eşlerinizi evlerden kovmayın. Erkekler eşlerinize küsmeyin. Yataklarınızı ayırmayın. Âyet-i Kerime var, yatağın ayrılacağına dair. Sen ayırma. Sen eşinle geçinmenin yolunu bul. Kadınlar yataklarınızı terk etmeyin.
Adama küsüp, adama kızıp yataklarınızı terk etmeyin. Ne kadar kavgalı olursanız olun. Ne kadar tartışmalı olursanız olun. Yatağa girerken soyunup da girin. kavgalısın da, çok gürültülüsün de, çok canın sıkıldı da. Ondan sonra giy kışlık pijamaları, eşofmanları, hatta kafandan aşağı bir de. Ben öyle tarif ediyorum. Batıhanenin ortasını kesin, batıhaneyi kafanızdan aşağı diyor. Meksikalılar gibi sanço panço gibi geçirin, öyle yatın diyorum. Yapmayın. Yapmayın. Bu erkekler dışarıda her türlü kadını görüyorlar. Siz evin içerisinde kendinizi kasmayın. Evin içerisinde kendinizi kasarsanız, kaybedersiniz. Bu zaten sünneti seniye uygun bir hareket değil. Bu Allah’ın lanetlediği, meleklerin lanetlediği bir hareket.
Yaptığınız hareket. O yüzden bundan uzak durun. Allah muhafaza eylesin. Erkekler sizler de aynı şekilde davranın. Eve girdiğinizde sert davranmayın. Eve girdiğinizde böyle estirip kestirmeyin. Muhabbetli olun, yumuşak olun, güler yüzlü olun, tatlı olun inşallah. Ve yataklarınızı ayırmayın. Öyle yorgana, battaniye al, yastığı al, git çek yat da yat. Öyle bir şey yapma. Sen evin erkeğisin. Otur, konuş. Anlaşılmadı. Bir daha konuş. Anlaşılmadı. Bir daha konuş. Anlaşılmadı. Bir daha konuş. Anlaşılmadı. Demle bir demle çay de hatuna. Gel buraya ya anlaşamadık. Anlaşamadık geldi. Gel otur. Çay içelim, rahatlayalım. Bu konuyu kapatalım, donduralım, koyalım bir kenara da. Ölüm yok ya ucunda. Ölüm yok ya ucunda.
Her konuda anlaşacaksınız diye bir kaydı yok. Her konuda rap rap her şeye anlaşılacak diye bir kaydı yok. Yok. Hepimiz insanız. Hepimiz nefis taşıyoruz. Hepimizin kaygıları var, korkuları var, çekintileri var. Hepimizin kendince öğretileri var, kültürü var, saplantıları var, pisizlik, psikolojik problemleri var. Hepimizin var. Biz çok rahat bir toplumda büyüyen insanlar değiliz ki. Biz 10 yılda darbe 10 yılda bir darbe gören, her yıl biz onu enflasyonun içerisinde yaşayan ve her sene muhakkak dolar bazında dolar bazında bizim paramızın ütüldüğü bir toplumda yaşıyoruz biz. Korona başlarken dolar 5800 şimdi 6800. 1000 lira. Az değil. %20. Az değil bakın. Normalde biz böyle bir toplumda yaşıyoruz.
Trafiğin keşmekeş oldu, kaos oldu. Adaletin tam olarak sağlanamadı. Eğitimin tam olarak verilmedi. Sokaklarda uyuşturucunun dolaştığı, fuhuşun eşkari olduğu, eşcinselliğin sokaklarda olduğu. Sokaklarda oldu. Sokaklarda, yollarda, gece yarısı yol kenarlarında. Eşkari açık. Çünkü eşcinsellik suç değil ülkede. Fuhuş suç değil ülkede. Kadınlar, erkekler bunları görmüyorsunuz. Böyle bir ülkede yaşıyoruz biz. Böyle bir ülkede eşlerin birbirleriyle küsmeye hakkı yok. Kime küstün? Adama küstün. Ya kapının önünde kadın var? Adama küstün. Kapının önünde, kapının önünde kadın var. Sen karına küstün. Karını koydun kapının önüne. Kardeşim onu alacak adam çok. Aynı gece satacak adam çok. Bezevenk çok memlekette.
Evet. Çok. Onu sen kapının önüne koyarken kime teslim ediyorsun? Ahlaksız adam. Bir de geceliğiyle kapının önüne koyuyor. Terbiyesiz adam. Nasıl geceliğinden koydun sen? Namusun senin o. Nasıl gecenin yarısında bilmedin tanımadığın bir taksiciye bindirdin o işini? O kadının yüzüne nasıl bakacaksın bir daha? O kadın dese ki, bilmedin tanımadığın gece yarısı saat ikide beni taksiye bindirdin. Taksicinin ne olduğunu bilmiyorsun. Adam uyuşturucu müptalası mı? Metci mi? Bonzaici mi? İçkili mi? Sarhoş mu? Değil mi? Namuslu mu? Namussuz mu? Hırlı mı? Hırsız mı? Biliyor musun? Bilmiyorsun. Ondan sonra hocam sizin hakkınızda biz böyle düşünmüyorduk. Eşimize sahip çıkmışsınız. Allah sizden razı olsun.
Konuşma dedim. Yürü. Adam mısın sen dedim. Adam değil onlar. Adam değil. Bir insan eşini gecelikle, gecenin saat ikisinde, üçünde, gecelikle taksiciye bindiriyorsa adam değil o. Adamlık taslamasın ortalıkta. Sen öyle mi aldın kızı alırken evinden? Madem sen istemiyorsun, geyindir. Amcasını çağır, babasını çağır, dayısını çağır, abisini çağır. Çağır birisini. Onlardan birini çağırmıyorsan kendi akrabalarını çağır. Soruyorum adama. Yavrum senin abin yok muydu? Var diyor. Senin baban yok mu? Var. Senin dayın yok mu? Var. Senin amcan yok mu? Var. Bu kızın diyorum amcası yok mu? Var. Dayısı yok mu? Var. Babası yok mu? Var. Abisi yok mu? Var. Yavrum diyorum bunlardan birbirisine telefon açıp ona teslim etseydin diyorum.
Yok. Adamın adamlığı kalmamış. Adamın adamlığı kalmamış. Ve gece yarısı karısının nereye gittiğini bilmiyor karısının nereye gittiğini. Ve telefonunu da elinden almış. Kadıncağız benim numaram ezberinde. Evet. Beni aradı saat 3. Ben dedi taksi diyeyim böyle böyleyim. Utancımdan ne diyeceğimi bilemedim dedi. Taksici diyor ki bana efendim deyince ondan sonra taksici dedi ki Karabahşin’in hocası Mustafa Hoca mısınız dedi. Bağırdı oradan. Ondan sonra evet dedim ben. Hocam emrindeyim dedi. Gözlerim yaşarıyor şimdi tüylerim diken diken oluyor. Emrindeyim hocam emanetin bana ait dedi. Sen beni tanımıyorsun ben seni tanıyorum dedi. Nereye istiyorsan oraya getireceğim sen rahatsız olma dedi. Gecenin saat 3’ü kardeşler gecenin saat 3’ü.
Gecenin saat 3’ü. Ondan sonra gelmiş bir de kocası diyor ki bana sizin hakkınızda çok şeyler söylendiydi ama siz öyle birisi değilmişsiniz. Dedim kim münafık şimdi sen misin ben miyim? Kim adam şimdi dedim sen misin ben miyim? Yüzüne söyledim. Ben sana bu kızı vermem dedim. Sonra babası geldi amcası geldi bilmem nesi geldi kız dedi ki evimi bozmayayım. Hadi git dedim o zaman. Buradan sûfî kardeşlere sesleniyorum. Bir taneniz eşinizi evden kovmayacak. Bir taneniz. Bakın bugün milat kabul ediyorum bunu. Bugünü milat kabul ediyorum bunu duyanlar duymayanlara bildirsin. Bu geceyi milat kabul ediyorum. Eğer bizim kardeşlerimizden birisi gece yarısı eşini evden kovarsa onunla kardeşlik hukukumuz bitmiştir.
Onun dersini aldık. Onun bizle hiçbir ilgi ve alakası yoktur. Bu kesindir. Bugün milat kabul ettim. Allah muhafaza eylesin. Böyle bir zamanda böyle bir zamanda kurdun kuşun her türlü harsızlığın hırsızlığın uğursuzluğun fuhuşun pornanın kol gezdiği bir zamanda bir kadın gecelikleriyle evden atılır mı? Bırak ya gecelik olmasın ya. Normal giyinsin ya. Gece saat iki de o kadın nereye gidecek üçte nereye gidecek. Hiç mi düşünmez insan? Allah muhafaza eylesin. O yüzden erkek kardeşler eşlerinizi kovmayacaksınız. Kadınlar evlerinizi terk etmeyeceksiniz. Evlerinizi terk etmeyin. Eşlerinizin istemediği erkeklerle konuşmayın. Eşlerinizi müsaade etmediği evlere gitmeyin. Gitmeyin. Bilmediğiniz bir şey vardır.
Onları dinleyin. Allah muhafaza eylesin. Yine Veda Haccı hutbesinden. Allah Resûlü sallallâhu aleyhi ve sellem adetir Veda Haccında söylüyor bunu. Kadınlar hakkında Allah’tan korkunuz. Onları Allah’ın emaneti ile aldınız. Onları Allah adıyla helâl kıldınız. Sizin onların üzerinizdeki hakkınız sizin hoşlanmadığınız hiçbir kimseyi yataklarınıza bastırmamalarıdır. Eğer böyle yaparlarsa onları acıtmayacak şekilde dövünüz. Güzel bir şekilde onların rızıklarını ve giyeceklerini veriniz. Sahi Müslüm. onların rızıklarını yiyeceklerini verin. Boşayın manasında. Allah muhafaza eylesin. O zaman Allah rahmet eylesin. Şeyhim öyle derdi. Mustafa efendi evladım kadın ancak adamın yatağına girmezse ve konuşma dediği adamla konuşursa gitme dediği eve giderse ancak o zaman dövülür oğlum derdi.
Allah muhafaza eylesin. Başka türlü dövülmez oğlum derdi. Rabbim bizleri muhafaza eylesin. Yine erkeklere yönelik hadîs-i şerifler. Bunu Suyuti Cami Sagirda ve Fethülkadir’de geçmiş bu hadîs-i şerîf. Erkek hanımı ile cımâ ederken horoz gibi atlayıp inmesin. Kendisi rahatladığı gibi hanımı da rahatlayıncaya kadar karnı üzerinde kalsın. Kadın rahatlamadan erkek rahatladım ben deyip de bırakmasın. O zaman ne yapacak? Allah muhafaza eylesin. Diyor ki eğer öyle bir şey olursa kadın gününü tembel olarak geçerir. O zaman cinsel ilişki esnasında bir erkek horoz gibi olmayacak. Kadınla oynayacak, sevişecek, sohbet edecek, cinsel ilişki zamanını uzatacak. Böyle horoz gibi işini bitirdi kalktı gitti böyle bir şey olmayacak.
Onu tabiri caizse neşelendirecek, tatlandıracak, onu derinleştirecek, onu yükseltecek. Kıymetli dostlar cinsel ilişkiyi böyle sadece fiziki bir işlev, bedeni bir işlev gibi görmeyin. Bilhassa sufilere söylüyorum bunu. Cinsel ilişki sadece bedeni bir işlev değildir. Cinsel ilişki hem ruhi hem kalbi bir derinli olan bir yükseklik olan işlevdir. O yüzden bunu sadece bir bedeni bir işlev olarak görürsek o zaman Allah bizi affetsin, hayvanlaşırız. Ve erkekler eşlerinin de tat almasını, lezzet almasını, onların da tırnak içerisinde bugünkü dil ile söylüyorum. Eskiler bunu rahatlamak, keyif almak gibi nitelendirmişler. bugün organizm dedikleri şey bu da batıdan geldi bize. Kadınlar da bunun keyfini çıkarmalı, bunun tadını çıkarmalılar.
Yine Allah Resûlü sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri naklediyor. Bu ihya da geçiyor. Ihyanın hadisleri ile alakalı insanlar böyle laf söylerler. Ben laf söyleyenlerden değilim. Ben Gazâlî’yi iyi bir alim olarak tanımlarım. Gazâlî böyle hakkında laf konuşulacak, üzerinde şek şüphe edilecek bir alim olarak görmüyorum. Kendi yaşadığı çağda, kendi yaşadığı çağın müceddi de olmuş, kendi yaşadığı çağda İslâm’ın önünde bir önder olmuş, fikri, felsefi, tasavvifi dairede muhteşem eserler vermiş bir kimse. Ve Gazâlî’yi okuyun. Gazâlî’yi okuyun ki İslâm’ın bu dairede durduğu yeri daha iyi tanımlayabilmeniz için. Evet ondan nakil. Hiçbiriniz eşi ile hayvanlar gibi cinsi münasebette bulunmasın. Arada bir elçi bulunsun.
Soruldu. Ya Resulallah sözünü ettiğiniz açı nedir? Aşk fısıltıları ve öpüşmedir. O zaman hayvanlar kendilerince kendi lisanlarıyla, dişlileriyle bunu koklaşarak hallederler. Öyle değil mi? Mesela hiçbir dişi istemedi, kokusunu beğenmedi bir erkeğe kendisini teslim etmez. Bakın hiçbir dişi hayvan istemedi, beğenmedi, kabullenmedi hiçbir erkeğe kendisini teslim etmez. O zaman hayvanlar gibi olmayalım derken, hayvanlar konuşmazlar, hayvanlar bu dairede insanlar gibi sevişmezler, bunu tavsiye ediyor. Yok hayvanlar gibi olmayın. konuşun, sohbet edin, sevişin, öpüşün. Evet evet ciddi ciddi böyle açık açık söylüyorum. Çünkü neden? Aileyi kurtarmamız, toplumu kurtarmamız lazım. Böyle kendi kendinize bunu böyle yüksek bir ibadet ritüelinde göreceksiniz bunu.
Evet yüksek bir ibadet ritüelinde göreceksiniz. Böyle bunu sadece bedeni bir işlev olarak görürseniz tekrar söylüyorum kendinize de yazık, eşlerinize de yazık. Bu kadınlar için de erkekler için de. Şimdi kadınların nasıl erkekleri süslenmesi ibadetse, erkeklerin de kadınlara karşı süslenmeleri ibadettir. İbn Abbas’tan söz. Kadının benim için süslenmesini sevdiğim gibi ben de kadın için süslenmeyi severim. Çünkü Allah Teala erkeklerin kadınların üzerinde hakları olduğu gibi kadınların da onlar üzerinde hakları vardır buyurmuştur. Demek ki erkekler de ne yapacak? Eşlerine karşı süslenecekler. Erkekler de ne yapacak? Kadınlarına karşı temiz olacaklar. Koltuk altı ve kasık tıraşlarına olacaklar.
Ağız bakımlarına dikkat edecekler. Vücut bakımlarına dikkat edecekler. Mümkün ise her gün duş alacaklar. Terli bir şekilde kokar vaziyette kadınlarına yanaşmayacaklar. Adam bütün gününü dışarıda geçirmiş kokuyor. Her türlü koku var üzerinde. Daha onunla cinsel ilişkiye gireceğim, yatağa gireceğim diye uğraşıyor. Hayır.
Eşe Küsmek ve Kapı Önü
Erkekler evlerine girdiklerine duş alacaklar. Onlar da güzelce kokulanacaklar. Onlar da güzel bir şekilde giyincekler, süslenecekler ve eşlerine karşı bakımlı olacaklar. Erkek bakımlı olmalı evinde. Bakın erkek evinde bakımlı olmalı. Erkek de dışarı giderken grand tuvalet eve girdiğinde paspal şeyleri giy, öyle oturur. Erkek de ölü olmayacak. Bilhassa genç erkekler, 50 yaşa kadar olanlar kendilerine dikkat edecekler. Evin içinde de kendilerine dikkat edecekler. Genç kadınlar 45 yaşa kadar, 50 yaşa kadar kendilerine dikkat edecekler. Kendilerini salıp bırakmayacaklar. ben 3 çocuk annesi oldum. İstersen 13 çocuk annesi ol. Kendine bak, dikkat et. Ya ben torun tombalak sahibi adam oldum ya. İstersen 20 tane torun tombalak sahibi ol.
Kendine bak, kendine dikkat et. Göbek senden 2 metre ileride gitmesin. Yok hayır. Kadınlar da erkekler de. O fiziklerinize dikkat edeceksiniz. Habire gırtlak yemeyeceksiniz. Habire hamur içiydi. Yok hın kaldı. Yok hamurdu. Ekmekti. Şunu da yiyeyim, bunu da yiyeyim. Erkek de, kadın da domates gibi dolaşmışcak ortalıkta. Böyle bir İslâm figürü yok. Evet. Yemeyin. Az yiyin. Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri az yiyin dedi. Az yiyin. Az uyun. Boş konuşmayın. Heva hevesinden konuşmayın. Hevâ heves yapmayın. Allah muhafaza eylesin. O yüzden kadınların hakkı olduğu gibi erkeklerin de hakkı var. Erkeklerin hakkı olduğu gibi kadınların da hakkı var. Sen nasıl göbekli kadın istemiyorsan sen de göbekli olma.
Sen nasıl kapıdan sığmayacak bir kadın istemiyorsan evde sen de kapıdan sığmayacak bir adam olma. Sen de sorumlusun. O da sorumlu. Evet herkes sorumlu. Herkes kilosuna dikkat et. Korona efendim çok kilo aldık. Alma kardeşim. Biz aldık mı? Alma. Ben almıyorsam sen de almazsın. Alma. Genç olacaksınız. Hele gençler. Almayın kardeşim. Göbeğiniz öne çıkmasın. Dikkat edin. Her şeyinize dikkat edin. Allah muhafaza eylesin. Evet şimdi erkeklerin hakları. Buhari ve Müslüm. Adam karısını yatağına çağırdığında imtina eder. Gelmezse ona melekler sabaha kadar lanet ederler. Yine aynı Buhari ve Müslüm. Kadın kocasının yatağından ayrı bir yatakta yattığı vakit sabaha kadar melekler ona lanet ederler. Yine Tirmizi de aynı minvalde hadisler.
Kişi cinsel ilişkide karısını çağırdığı zaman karısı ocak başında yemek pişiriyorsa da kocasının davetine cevap versin. Şimdi kıymetli dostlar. Bu üç tane hadîs-i şerifi ardı ardı aldım ki meseleyi cemediyeyim toparlayayım diye. Şimdi kadının erkekte cinsel ilişkiye girmesini vazife olarak görmek istemiyorum. Bunun fıkıh kitaplarında ve hatta bu meseleyle alakalı bir şeyler yazan kimseler bunu kadının vazifesi olarak nitelendirmiş. Ben sûfî bakış açısıyla bunun vazife olmasını vazife olarak görülmesini istemiyorum. Kadın bundan hususi bir şekilde kaçınıyorsa, işte erkeğin teklifine bir rahatsızlığı olmadığı halde yorgun değil, ay hali değil, nifâs değil, başı ağrımıyor, beli ağrımıyor ama başı tuttu.
Yok öyle bir şey ama başı tutmuş adamdan uzak duruyor, adamdan kaçıyor ve hatta adamın bir şeyine canı sıkılmış. Tartışmışlar, kızmışlar birbirlerine. Kadın tavır yapıyor ve erkek tavır yapıyor. Doğru değil. Bakın doğru değil. Hatta ben bazen eşlere onları tavsiye ediyorum. Diyor erkek sana sinirlendi mi sinirlendi. Sen adamın yanına git, sen zorla onu. Sen onu cinsel ilişkiye doğru yönlendir. Kovuyor. Gitme. Ayrılma ben seni çok seviyorum de. Atıl boynuna diyor. Bakıyor kadın öyle bana. bunu yapmak ona zor geliyor. Nefsine ağır geliyor. Böyle bir öğreti almadı çünkü. Annesinden de bunu görmedi. Veya erkek için söylüyorum. Kadın sana diyorum tavır mı yaptı? Köstü mü? Evet. Gidiyor mu ya sarıl boynuna.
De ki sen kızınca daha güzel oluyorsun. Sen kızgın olunca daha güzel oluyor. De diyorum. Git sarıl. Adam bakıyor öyle bana. o böyle almış olduğu bir kültür değil bu. Neden? Evinde öyle görmedi çünkü. O yetişirken bir küstü kadın ona, babasına konuşmadı 15 gün 20 gün. Veya hatta erkek bir küstü kadına konuşmadı 15 gün 20 gün. Söyle. Surat asık mahkeme duvarı gibi. Evde soğukluk hakim. Orta ortalıkta herkes buzhane. Herkes sert davranıyor. Tuzu ver. Tuz veriliyor. Yemek koy. Yemek konuluyor. Gel buraya geliniyor. Kadın da aynı yapıyor. Bunu buradan kaldır. Adam ne istemiş? Bir bardak su ver. Çeşme orada demiş kadın. Helâl olsun sana dedim. Dedin mi kız dedim. Dedim ne demeyeceğim dedi. Ne yaptı dedim.
Gitti doldurdu dedi. Boşamadı seni. Boşamadı. İyi adammış o dedim. Neden dedi? Çeşme orada desin. Ben boşardım herhalde dedim. Çeşmeyi ben de biliyorum derdim dedim. Bu durdu. Bunlar bu sert hareketlere gerek yok. Eşler birbirlerine yumuşak davranmalı. Öyle ben küstüm tiyansın gidiyorum. Yok öyle bir şey. Kadınlar bu konuda kapris yapmasınlar. Bu konuda kadınlar kendilerine çekmesinler. Erkekler de kapris yapmasın. Kadınlar da kapris yapmasın. Bakın, kadınlar buradaki lanetlilik böyle kasıtlı kadın rahatsız olmadığı halde, cinsel ilişkiye cevap verebilecek bir dairede olmasına rağmen böyle bir kasıtlı bir şey yaparsa evet lanetlik bir iş yapmış oluyorlar. Allah muhafaza eylesin. O yüzden evlilikte bazı bayan kardeşler diyorlar ki cinsellik bu kadar mı önemli?
Bu kadar önemli. Ben %50’den fazla %70 koyuyorum evlilikte. Mesela bir kimse 45 yaşına gelinceye kadar cinsellik %60-70 önemli evlilikte. Yaş yürüdükçe büyüdükçe cinsellik o kadar yüksek bir noktada durmaz genel olarak. Bazı erkekler de yüksek noktadadır. Benim Allah rahmet eylesin anne dedem vardı ölünceye kadar durmadı. Anneannem kısmı fesli. Bir tarafı tutmuyordu kadının. Annem her cuma onu kusur abdesti aldırmaya gidiyordu. Bazı erkekler vardır böyle cinsel hayatları çabuk son bulmaz. Öyle olunca o kadın ona cevap verecek. Yapacak bir şey yok. onun cinsi öyle. Bazı kadınlar vardır gerçekten onlar da cinsler öyledir. Kadın 50 yaşına gelir 60 yaşına gelir hala da adamı rahat bırakmaz. Eyvallah öylesi de vardır.
O yüzden erkek ve kadın bu noktada kendisini böyle kapris yapıp kenara çekme kendisini birkağı adım geriye atma lüksü yok. Arkadaşlar bu konuda herkes dikkat edecek. Herkes bu konuda gücünün yettiğince vücudunun el verdiğince cevap vermeye çalışacak. illa ki hani boşalma olacak diye bir kaydı yok. otur muhabbet et seviş oynaş illa ki böyle bir şey olacak diye bir kaydı yok. Veya kadın ay hali. Kadında ay hali varsa ona dokunmayacaksın diye bir şey yok. Biz Yahudi değiliz. Bizler ateşperest değiliz. Bizler mecusi değiliz. Bizler hindu değiliz. Bizler uzak doğu tavocu değiliz. Bunlarda yasak. Hatta bazı inançlar var ay halinde evde oturtmuyorlar onu. Elinden bir yemek yemiyorlar. Elinden yemek yemiyorlar.
Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri Medîne-i Münevvere de bunu kırıyor. Çünkü Yahudiler mesela kadının çocuk doğurduğu uzva arkadan yaklaşınca çocukların şaşı olacaklarına inanıyorlarmış. Bu inancı da yaymışlar Medîne’de. Bunu Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem kırıyor. Böyle bir şeyin olmadığına dair. Mesela Yahudiler ay hali gören kadınların elinden bir şey daha yiyip içmiyorlar. 7 gün boyunca evlerinde tutuyorlar 7 gün sonra götürüyorlar onları çöle bırakıyorlar. Dışarıda bir çadıra bırakıyorlar. Böyle bir inanışlar var. Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri ay hali olan kadınlarıyla sevişiyor. Cinsel ilişki yok cımâ yok. Bir tek cımâ yok yoksa sevişiyor. işte bazı rivayetler var uzvularını örttüklerine dair eşlerin o bazı rivayetler var örtmediğine dair.
Burada imamlar demişler ki erkek kendine güveniyorsa yani uzvunu örterekten başka bir örtüye gerek kalmadıktan sonra sevişebilir. Veyahut da uzvuna bir şey yapmayacaksa normal bir şekilde sevişebilirler diye hüküm koymuşlar. Burada Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri kadınlara ince bir davranışta bulunuyor. Diyor ki ey kadınlar siz ay halinizdekende temizsiniz, ay halinizdekende neciste değilsiniz ama Allah bunu böyle emretmiş harâm kılmış. Harâm kıldığı için size cımâ etmiyoruz. Eski dilde böyle diyelim ama geri kalan her şey serbest. O yüzden kıymetli kardeşler kadınlar da erkekler de meşru bir mazeret yok ise kadınların ve erkeklerin eşlerin birbirlerini cinsel ilişkiden uzaklaştırmaları ve uzaklaşmaları uygun değil.
Allah muhafaza eylesin. O yüzden kıymetli dostlar daha burada bazı hadisler var. Ondan sonra bu tip hadislerden artık ben daha fazla üzerinde durmayayım. Saat çünkü 11.00’i 9.00 geçiyor. Bu cinsellikle alakalı sohbeti burada bitirmek istiyorum. Bunun haramlara düşmeme noktasında yeterli olduğuna inanıyorum. Bir tek şey var burada. Yemin etme erkeklerle alakalı. Erkekler kadınlarınızı yaklaşmamaya yemin etmeyin. Bundan kendinize uzak durun. Yemin ederseniz dört ay uzak duracaksınız. Allah muhafaza eylesin. Yeminlerinizden de dönebilirsiniz. Dönmeniz de sizin. Üç gün oruç tutacağınız kefareti olarak. Haklarınızı bu konuda helâl edin. İnşallah şimdi de sorularınıza geçeceğiz. Allah izin verirse inşallah.
Selamun aleyküm hocam. Bitcoin elektronik para yatırmak caiz midir? Bu konuda ben caizdir veya caiz değildir demek hükmünde değilim. Bunun ne olduğunu tam bilmiyorum çünkü. Kıymetli dostlar benim bu tip şeylerle çok bir bilgim yok. Bitcoin ne olur? Bir de kağıt, beyaz kağıt alıyorlar satıyorlar ya borsa. Borsa ve bitcoinle alakalı çok bir bilgim yok. Ben real ticareti bilirim. Alırım satarım. Hala da ticaret yapmaya devam ediyorum. Benim bildiğim budur. Benim başka bildiğim şey yok. Bir üretirsem üretirsem ürettiğimi satarım. İki alır satarım. Şu anda ürettiğim bir şey yok. Asad ticaret yapıyorum. Bu kadar. Benim bildiğim bu. Ben bu bitcoindir. Ondan sonra ne bileyim bu borsadır. Bunlarla alakalı çok bir bilgim yok.
Bilgimin olmasını da istemiyorum. Özellikle bunlar benim tarzımın ve tavrımın dışında. Bankalarla ne bileyim böyle bu tip işlerle uğraşmayı çok seven bir kimse değilim. O yüzden hakkınızı helâl edin. Erkeğin kaşlarını aldırması caiz mi? Şimdi fıtratı aykırı bir durum varsa kaşlar da o zaman kaşlarını aldırabilir. Fıtrata uygun olmayan şey nedir? İki kaşının ortada birleşmesi. Fıtrata uygun değil. Kaşların aşırı derecede büyümesi. Fıtrata uygun değil. O zaman kaşlar tıraş edilir mi? Evet. Allah rahmet eylesin. Benim Ayten teyzem var. Onun kocası vardı. Allah gani gani rahmet eylesin. Çok severdi bizi. Biz de kendisini çok severdik. Onun kaşları aşırı derecede büyürdü mesela. Ben onu da gördüm öyle.
Hatta ölmezden önce abimle beraber gitmiştik, siyaret ettik. Tıraş ettik onu bir güzel. Ondan sonra o zaman kaşlarını da tıraş ettim. Ben tabii böyle kaşları iyice büyümüş. Onun kaşları büyürdü. Böyle tıraş edilmesinde bir beis yok. Mesela kimisinin kipikleri büyüyor. Kipikleri kocaman erkek olarak. Kipikleri kocaman kipik oluyor. Onların da kesilmesinde, tıraş edilmesinde bir beis yok. Mesela iki kaşı burada birleşti. Onun normalde ortasının ayrılması fıtri çünkü. Ortasından ayrılmasında bir beis yok. Ama böyle tabirimi hoş görün. Kadınlar gibi kaşlarına şekil vermesi erkeklerin caiz değil. Kadınların da kendilerince kaşlarına şekil vermeleri caiz değil. Kadınların da fıtrata uygun temizlik yapmaları.
Mesela böyle burdalarındaki kadınların bu alınlarının, bu kaşların üstüne gelen tüylerini ne bileyim oradaki serpinti çıkan kılları filan varsa evet onları temizleyecekler. Kadınlar yüzlerinde bir şeyler varsa temizleyecekler. Kadınların bıyıklarında bir şeyler çıktıysa temizleyecekler. Bıyık vuracak değil kadınlar. Eyvallah. Bunlar bakın fıtratla alakalı. Fıtratı uygun hale getirecek. Mesela kadının çok affedersiniz vücudunun kıllısı tüylüsü fıtrat değildir. Onlar temizleyecekler. Eyvallah. Ama erkek mesela böyle göğsünde aşırı derecede bir kıllanma varsa onda hadîs-i şerîf var onları temizleyebilir. Veya sırtında aşırı derecede bir kıllanma varsa kadının ondan iğrenme söz konusu varsa böyle kadının onu böyle çıplak gördüğünde içi kalkacak gibi oluyorsa evet onların normalde temizlenmesinde bir beyiş yok.
Erkeğin Hakkı ve Fıtrat Temizliği
Ama benzeme çalışması var ya erkeğin kadına benzemesi böyle bir benzeme çalışması varsa bu caiz değil. Allah muhafaza eylesin. Göğüsleri gelişmemiş ve bu durumdan memnun olmayan kadının göğüslerini büyütmek istemesi. Bununla ilgili operasyon yaptırması caiz midir? Konu hakkındaki tavsiyeniz ne olur? Gerçekten normalde yaşıtlarının veya örnekliyorum bunu böyle birini bir toplumun kabul ettiği bir noktada değilse böyle bir şey yaptırabilirler. Bunda bir sıkıntı yok. Fıtrata uygun hale getirmek için. Bir kardeş yanlışlıkla herhalde atmış buraya. Doktor yetişmiyor tomografi başka binada randevu dert götürmek. Dert hepsi bekliyor bu saat oldu demiş. 15.42’de herhalde şey diye. Kardeş içinden okuyun demiş okudum.
Allah yardımcınız olsun. Rabbim iyilik versin. Gemlikten. Allah’a bakma o inin olsun inşallah. Selamünaleyküm iyi yayınlar size utanarak bir soru sormak istiyorum. Bir süredir bakıma muhtaç kayınvalideme. Alt katımda bakıyorum kayınvalidemle zıt karakterler olduğumuz için pek anlaşamıyoruz. En son tartışmamızda bana ve aileme iftira attı dayanamadım. Ben de ona hakkımı helâl etmediğimi söyledim. O da bana ve aileme yedirdiklerini helâl etmediğini söyledi. Bu tartışmayı size en kibar şekilde ve temizleyerek yazıyorum. İkimiz de birbirimize ağır konuştuk. Onunla tartışmaya girdiğim için çok pişman oldum. Eşimle de aramızda hep bu yüzden açılıyor sizden tavsiye alabilir miyim ne yapmalıyım. Gönül arzu eder ki hiç kimse tartışmasın birbiriyle.
Gönül arzu eder ki kayınvalideler de dillerini tutsunlar. Gönül arzu eder ki gelinler de dillerini tutsunlar. Gönül arzu eder ki hiç aralarında tartışma bir sürtüşme olmadan bu dünyadan göçüp gitsinler helallaşmış olarak. Ama ne yazık ki bizim toplumumuzda veya başka toplumlarda da vardır gelin kaynana muhabbeti bitmiyor. Cehalet diz boyu. Bakın cehalet diz boyu. Ne yazık ki bitmiyor. Bitmeyince de söyleyecek laf kalmıyor. İnşallah söylediğimi dinlersen git kayınvaliden elini öp helallaş bir daha tartışma onunla. O sana ne söylerse söylesin sen cevap verme. Sen ona olumsuz cevap verme. Verili yaşta olan kimseleri eğitmeniz mümkün değil. biz annelerimizi babalarımızı eğitemeyiz. Çok zor bu. Öyle olunca böyle donkişotluk yapıyorsunuz.
Yel dermeyenler ile savaşmak gibi. hangi gelin kaynanasını eğitebilmiş. Çok zor bu. Veya hangi kaynana gelini kızı gibi tutmuş da böyle onunla hoş geçinmiş. o tip insanlar kızlarıyla bile kavga ediyor. bir anne kızıyla kavga eder küsüşür mü? Kavga edip küsüşüyor. Evlenmiş, barklanmış veya bekâr önemli değil. Bir anne kızıyla kavga edip küsüyor. Şimdi yeni nesil kızlar oturup anneleriyle babaları ile veya erkekler oturup anneleriyle babaları ile çatır çatır kavga ediyorlar. Bu hale geldik. Hiç olmazsa sufileri kurtarmaya çalışıyoruz şimdi biz. Sûfî olan kadınlar, erkekler siz bari yapmayın. Selamun aleyküm üstadım. Hayırlı akşamlar dilerim. Allah cem-i cümlemizden razı olsun inşallah. İslâm’da cinsel harâmlar doğrusunda birkaç sorum alacaktı müsaadenizle.
Eyvallah. İki erkek evladım var ve şu sıralar erkeklerin bile birbirlerine yöneldiği bir devirde onlara bunun harâm olduğunu, yanlış bir eylem olduğunu nasıl bilinçlerine aşılayabiliriz? Çocukların vücutlarına dokunulmaz olduklarını aşılayın birinci derecede. Ve çocuklara birisi dokunduğunda onun yanlış bir dokunuş olduğunu çocuklar anlasınlar. Çocukların mahrem yerlerine anne babalar dokunmasınlar. okşamak için dahi çocukların popolarını vurmasınlar. Okşamak için dahi olsa. seviyoruz ya biz böyle çocuğun poposunu güm güm vuruyoruz biz. ciğerlerini dökeceğiz. çocukların sevilmesi böyle olmasın. Çocukların erkek kız hiç önemli değil. Popolarının mahrem olduğunu hiç kimsenin onlara dokunmaması gerektiğini öğretelim.
Kesinlikle. Ve iki erkek kardeş de olsa onları birbirlerine çıplak göstermemeye gayret edelim. Ve onları çıplaklığa alıştırmayalım. Ve onlara büyümeye başladığında yavaş yavaş öğretelim. Onlara aktaralım bunları. Bu kötü işi yapanların hikayelerini sosyal medya üzerinden dinliyoruz. Hepsi kız ise kız gibi yetiştirildikleri halde hem cinseline erkekse erkek gibi yetiştirildikleri halde hem cinseline eğilim göstermişler. Küçük yaşta bu eğilimlerin olduklarını söylüyorlar. Facık çocuklar birinci bir şekilde bu eğilime yöneldiklerini nasıl anlayabilir? Hayret ediyorum. Allah muhafaza etsin. Aile için bizde böyle bir durum ile karşılaşsak tepkimiz nasıl olmalı? Bunun ilerlememesi için çocuğumuza karşı onu kaybetmeden nasıl tedbir alabiliriz?
Nasıl yaklaşabiliriz? Çocuklar belli bir yaşa gelinceye kadar bu sosyal medya lanetinden uzak durmaları lazım. Sosyal medya lanetinin öğretilerinden uzak durması lazım. Anne babalar bu tip öğretilerden uzaklaştırıcı. En azından çocuklar baliğ oluncaya kadar bunlardan uzak durması lazım. Çocuklarımıza bunları öğretmemiz lazım. Çok zor. Anneler bunları takip etmesi lazım. Babalar bunları takip etmesi lazım. Ama bu koronalı günlerde ne yazık ki bu iş annelere düştü. Çünkü çocuklar evde durdular. Habire sosyal medyaya yığıldılar. Allah muhafaza eylesin. Böyle bir sıkıntı oldu. Tedavisi mümkün mü? Evet. Ben bunların hepsini bir hastalık olarak görüyorum. Tedavisi mümkün. Bir başka kanaya yaramız ise çocuk iş istismarı, tacizi, bu konuda tedbirlerimiz nasıl olmalı?
Ben bunu anneler gurk tavuk gibi olacak. Nasıl gurk tavuk çiğcivilerini koruyorsa çocuklarını böyle koruyacaklar. Her türlü tacizden, her türlü tecavüzden. Ve çocuklarını koruyarak büyütecekler. Hiç önemli değil. Etraftakiler yanlış anlayabilir. Etraftakiler başka türlü bakabilir. Ama anneler çocuklarını gurk tavuk gibi koruyacaklar. Korumalılar. Allah muhafaza eylesin. Her türlü tacizden ve her türlü tecavüzden korumalılar. Allah muhafaza eylesin. Selamünaleyküm. Keşke bir insan sadece istemese. Bu bile masum bir yada. Mesela talep ediyorsun. İstediğinle bugün yarın diye 15 gün ileriye ötelenmek bir yana. Bir daha asla kendisi talep edilen olmamak ve bunun dışında bunun bir ibadet olarak görülememesi ve buna icra ederken sürekli ağır hakaret ve küfürlere maruz bırakılmak.
Bunlar çok daha ağır ve acı. Öfkenin öcünü bununla çıkarmak ve bir dakikada sırf olsun diye yapmak. Her zaman aynı yer, aynı şekil ve aynı saatlerde. Hiçbir değişim olmaksızın monoton devam edilmesi, asla yönlendirilmeye açık olmama ve karşı tarafın iletişim olarak dinlememe, kendisini de asla iletişim olarak açmama. Normal zamanlarda dahil, bunun adı evlilik ise, sorarlarsa evliyiz. İçim patlıyor, konuşamamak, talep de etmeyeceğim ama bu sefer ben de soğuyorum ve tamamen asker arkadaşı gibi oluyoruz. Ne olur dua edin. Bilmiyorum belki de çok ağır depresyon yaşıyorum. Hatta kendimi ve çocuklarımı beraber öldürmeyi bile düşünüyorum desem, düşünmüyorum desem yalan olur. Bu sohbetin konusunu dinlemek bile bana zulüm.
Kendimi yaşama adapte etmekte çok güçlü yaşıyorum. Şikayetçi değilim hamdolsun fakat ben bu meraktan çıkamıyorum. Bana lütfen nasihat edin. Bu dairede, bu noktada olan kadınların gerçekten işleri çok zor. Bir kadın düşünün, talep eden bir kadın ve talebinin karşılığını göremezse, talebinin karşılığını alamazsa kadın kendince istenilmediğini, horlandığını, iteklendiğini, üçüncü sınıf vatandaş kategorisinde görüldüğünü, düşünüyorum ki haklı. Onu da söyleyeyim. Şimdi erkekler evlenirlerken bir kadınla evlendiğinin farkına varacak ve bu kadının cinsel istekleri olacak, arzuları olacak. Erkek buna cevap verecek. Erkek buna cevap verebilecek dairede noktada kendisini görmüyorsa o zaman evlilik yoluna çıkmayacak.
Dicek ki ben özürlüyüm. Veyahut da evlenmezden önce söyleyecek. Kendisini tanımlayabiliyorsa, diyecek ki ben özürlüyüm. Örnekliyorum bunu. ben ahide bir cinsel ilişkiye girerim. Kadın bunu kabul ederse, kabul eder. Veyahut da ben üç ayda bir girerim, iki ayda bir girerim. Benim böyle bir isteğim hiç yok. Böyle bir aktifliğim fazla yok. Yılda bir sefer cinsel ilişkiye, mesela yılda bir sefer cinsel ilişkiye giriyormuş. Adam diyormuş ki gayet normal bu. Babası da aynıymış çünkü. babası ona öğretirken öyle öğretmiş. Allah Allah dedim ya. Dedim beyimle görüşeyim kadına. Görüşmüyor. Bence bu normal. Sen de bunu normal karşıladın. Bu tip aileler tanıdım. bunları böyle dinlediğimden dolayı çok Allah affetsin.
Örneklemem fazla elimde. Şimdi ama evlenmiş insanlar, çocukları olmuş bir tane, iki tane, üç tane, kaç taneyse. Böyle olunca kadının fazla kımıldanacağı, kıpırdanacağı bir yer kalmıyor. Ve o kadına tavsiye edecek, nasihat edecek fazla bir şeyimiz kalmıyor. Diyoruz ki sabret. Ama nereye kadar sabretecek? Kadın evlenmiş, genç atıyorum 25 yaşında, 30 yaşında, 35 yaşında. Kadın çocukları da küçükse henüz daha, kadın da gençse o kadın neden sabretsin? 15 gün 20 gün neden beklesin? Bir ay neden beklesin? belli bir yaşa gelir bekleyebilir. bu böyle ne kadar sıklıklı olmalı ile alakalı, böyle Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri’nde eşlerine karşı ötelediği, hayır dediği bir zaman dilimi yok.
Enteresan bir şey. Bakın bir tane hadîs yok ki Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri herhangi bir eşini ötelemiş olsun. hayır demiş olsun. Böyle bir şey Hazret-i Peygamber Sallallâhu Aleyhi ve Sellem Hazretleri’nin sünnetinde yok. Hazret-i Ömer Efendimiz’in bir tespiti var yani. Hazret-i Ömer Efendimiz’in tespiti şu. Bir kadın cinsel ilişkinin az olduğu ile alakalı kocasını şikayet ediyor. Onun halifeliği döneminde adam diyor ki adama diyor, ayda bir sefer yapabilir misin? Yapıyorum ya Emre el-Mü’minim diyor. Ayda bir sefer yapabilirim. Kadına dönüyor. Bu sana yeter diyor. Şimdi o kadın genç kadın olduğunu düşünmüyorum ben kendimce analiz ederekten. O kadın genç bir kadın olmuş olsa ayda bir sefer ona yeter demez.
Çünkü bir de Hazret-i Ali Radıyallâhu Anh Hazretleri’nin tespiti var. O da diyor ki birden dörde kadar o âyet-i kerimeyi söylüyor. Nikahlayabilirsiniz diyor. Ondan sonra diyor ki, dönüyor kadının dört günde bir hakkıdır diyor cinsel ilişkiye girmesi. Bunda şimdi tezatlık varmış gibi görmeyin. Bunu şöyle görün. bir kimsenin yaşının konumunun durumuna göre en az ayda bir sefer cinsel ilişkiye girmesi lazım eşiyle beraber. Eğer girmiyorsa o zaman zulmediyor kadına. Bakın zulmediyor. böyle şimdi 70 yaşında 80 yaşındaki bir adamdan dört günde bir cinsel ilişki beklemek ölü gözünden yaş beklemek gibi bir şey oluyorsa o zaman o adam gerçekten çok aktif. Tabiri caizse damarı çok sağlammış. Eyvallah.
Ama normalde eğer olmuyorsa da o suçlanacak horhakir görülecek bir şey değil. Ama gençse bu insanlar genç olduklarında o zaman dört günde bir o kadının hakkı burada Hazret-i Ali Efendimiz’in fetvası devreye girer. Gençlerde dört günde bir olsun hadi orta yaşlılarda 55-60 dan sonra hadi ayda bir olsun. O bile az çünkü 60 yaşındaki bir adamın eşi 50-55 yaşındadır. Öyle kadınlar var. 50-55 yaşında çok aktif. O yüzden adamın onu böyle şey demesi mümkün değil. Buna bir sınırlama genel olarak koymamış ulema. şu kadar zamanda bu kadar olur diye buna iki halifeden örnekleyerekten bu işin içinden çıktık. Şimdi erkek ve kadınlar birbirlerini ötelememelileri lazım. var ya Allah sizin güç yetirdiğinizden sorumlu kılar diye.
Güç yetirdiğinden sorumlu insanlar ama güç yetirebildiği halde öteliyorsa kim öteliyorsa eşine zulmediyor. Güç yetirdiği halde öteleyen eşine zulmediyor. Allah muhafaza eylesin. Ahsap Suresi 37. Âyet Zeynep Zeyd olayını açıklar mısınız? Benim anladığım, idrak ettiğimiz kadarıyla Peygamber Efendimiz evlatlığının eski eşi aynı zamanda halasının kızıyla evlenmiş. Bu olay Türk örf, adet geleneklerine aykırı bana da ahlakı gelmedi. Tadmin edece cevaplar alamadım. Üstadımızın tatmin edece cevaplar verebileceğini düşündüğüm için soruyorum lütfen iletir misiniz? Eski Arap toplumunda evlatlık edinme vardı. O evlatlık edindiği bir erkeği evlatlık edindi. Ne evlatlık edilmesi de böyle süt olarak değil.
O kimse onun evlatlığı oluyor. Öyle oluyor. Böyle süt bağı yok hiçbir bağı yok. Onun boşamış olduğu eşi nikahını almak onlar için ayıp sayılardı.
Cımâ Adabı ve Resûlullah Edebi
Uygun görünmezdi. Cenâb-ı Hak Hz. Peygamberin salallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin şahsında ne kadar müşrik adeti varsa hepsini de kırdı. Bu bir müşrik adeti idi. O müşrik adetini Hz. Peygamberin salallahu aleyhi ve sellem hazretlerinin üzerinde kırdı. Meseleyi bu açıdan bakın. biz bu sefer bir erkeğin evlatlığının olmayacağı da görüldü. Kimlerle evlenilmez? Süt yoluyla veya nesep yoluyla bağı olanlar. Mesela bir erkek kimin nikahını alamaz? Annesini, annesinin annesini, onun annesini. Kimin nikahını alamaz? Annesinin kardeşini. teyzesini. Kimin nikahını alamaz? Babasının annesini ve onun annesini. Kimin nikahını alamaz? Halasını. Bunları nikahını alamayacak kimseler. Süt olarak kimin nikahını alamaz?
Hangi kadının memesini emdiyse o memeden emenlerin nikahını alamaz adam. Şimdi ben hatırladıklarımı sıraladım burada. Eksik kalabilir. Eksik var mı hocam? Bildiğin kadarıyla yok. Evet. Şimdi bir erkeğin kendisine, bir de aynı nikâh altında iki kız kardeşi toplayamaz. Aynı nikâh altında bunlar hadiste sabit. Halasıyla teyzesini toplayamaz. bir kadını nikahlamış, sonra o kadının halasını, bir kadını nikahlamış, sonra kadının teyzesini, bir kadını nikahlamış, sonunun kız kardeşini bir nikâh altında toplayamaz. Şimdi bunun haricindeki bir erkek bütün herkesi kendine nikahlayabilir mi? Evet. Burada evlatlık gibi görünen Zeyd’in hanımı Zeynep de boşar. Zeyd onu boşar. İddetini bekler. Sonra Hazret-i Peygamber, Salullahu aleyhi ve selam Hazretleri onun nikahını alır.
İkinci sorum ise ev borcu ödediğim için kurban alamıyorum. Günümüz şartlarına geçinmek çok zor olduğu için iki yıldır para yetiremiyorum. Bu benim vicdanımı sızlatıyor. Acaba kredi çekmeseydim, faize bulaşmasaydım diye banka promosyonu yatacak, ekstra bir para geçecek elime kurban için bunu harcayabilirim. Bu olayda ikileme sokuyor beni. Faizden gelmiş gibi geliyor. Bu para sorularımı üstada iletirseniz, çok sevinirim. Sen borçlarını öde. Sen kurban keseceğim diye uğraşma. Senin eline geçen, ne para geçerse, sen borçlarını bil alınca öde, borçlarından kurtul. Sana kurban vacip değil. Selamun aleyküm. İş hayatına başladığımdan beri ibadetlerimi yapmakta çok zorlanıyorum. Ve ahlâk noktasında da kendimin kötüye gittiğini hissediyorum.
Bu durum nedendir, ne yapmalıyım? Kadınlar için de erkekler için de iş hayatı gerçekten onların ibadetlerini aksatan bir şey. bu vahşi kapitalist sistemde ne yazık ki erkekler de kadınlar da bu konuda çok muzdarip. Herkes muzdarip. İbadetlerle ve harama girmeye ile alakalı. Kadınlar bundan daha fazla muzdaripler. Kadınların çünkü abdest almaları falan, böyle tacize uğramaları, her türlü böyle tahkiri uğramaları daha fazla. Böyle olunca kadınlar için daha zor. Bunun çıkış yolu ne? Gönül arzu eder ki hiçbir kadın kendisine uygun olmayan ortamlarda çalışmasın. Ama ne yazık ki öyle bir hayatımız yok. Selamünaleyküm. Değerli bilgileriniz de bizi bilgilendiriyorsunuz. Allah razı olsun. Sizin rüya ilminiz var.
Rüya kitabı yazsanız çok iyi olur. Buna insanların ihtiyacı var. Allah razı olsun ama ben kendi kendime söz verdim. Ben oturup da bir kitap yazmayacağım. Kendimi bu konuda etkin ve yetkin olarak görmüyorum. Allah beni affetsin inşallah. Teşekkür ederim. Selamünaleyküm. Akika kurbanından ev halkı yiyebilir miyim? Teşekkür ederim. Yiyebilirler mi hocam? Yiyebilirler mi? Yiyemezsiniz. Akika’dan yersiniz. Ama Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Hazretleri Akika’nın hepsini tasaddük etti. Bunu da unutmayın. Eve hiç ayırmalı. O yüzden sünnet seni tam olarak uyacaksanız Akika’dan ev halkı yemesin. Komple doğdun. Sünnet bu. Facebook Alman Müslümanların sayfasında bayanın biri kendini tatmin etmenin mastürbasyonun günahını soruyordu.
Bu soru Almanya’dan. Erkekler bayana böyle bir şey sormamasını, kendisinden utanmasını söylemiş yazmış. Ben de sizden Perşembe günü duyduğumu bayana aktardım. Evli olup olmadığını ona göre verilecek fetvanın değiştiğini, hastalık takıntı durumuna geldiyse bir doktora başvurmasını yazdım. Sonra bayan kendisine sıkıntı veren durum açıkladı. Evli olup beynin kendisiyle ilgilenmediğini, beynin pornosayfalarına bakıp onun önünde mastürbasyon yaptığını, kendisinin de zamanla pornosayfalarına girdiğini ve kendi kendini tatmin ettiğini ve zaman geçtikçe bundan zevk aldığını ve beyinle daha ilişkiye girmek istemediğini belirtti. Bu yönden de günah olur diye utandığını yazmış. Sizin verdiğiniz cevapların kimlere faydası olduğunu gördüm.
Sayfadan bana kaynağı sordular. Ben de sizin adınızı verdim ve isterlerse YouTube’dan gönderebileceğimi söyledim. Kaynağı Türkçe bilen varsa diye, sayfalarına bir göz attım. Hocalar hep Arap. Ya Selefiler ya Mısırlı sayfadan atılmışım. Özür dilerim uzun oldu ama önemli diye yazdım. Dinleyen kardeşlerinden de kendine ders çıkaran olabilir. Şimdi hanefiler harama düşme korkusu söz konusu olursa kadının da erkeğin de eski dilde kendi kendisini tatmin etmesi. Bunu böyle mastürbosyon demek istemiyorum ben buna. Kendi kendini tatmin etmek bu. Bir kimsenin kendi kendine kadın veya erkek tatmin etmenin harama düşme korkusu söz konusu olursa caiz olabileceğine dair fetvâ vermişler. Şimdi harama düşme korkusu.
Bir kimse evli olabilir. Bu evli olduğu halde onun da harama düşme korkusu olabilir mi? Olabilir. Ama bir müddet sonra bunun en büyük handikaplarından birisi bu. Bu normalde Allah affetsin. Bu konuda görüştüğüm kimse bu tecrübe ile alakalı. Hakkınızı helâl edin. Ben böyle villalarda oturup sırçalı köşklerde oturup bu tip meseleleri dinlemeyen, bunlara çözüm aramayan bir kimse değilim. Ben kendimi bildim bileli toplumun içinde yaşayan, toplumun dertleriyle, sıkıntılarıyla, etrafındaki insanların dertleriyle, sıkıntılarıyla uğraşan bir kimseyim. Öyle olunca çok dert dinleyen, çok problem dinleyen bir kimse oldum, çıktım. Allah beni affetsin. Şimdi bir müddet sonra eşler bu kendi kendine tatmin yolunun üzerine fazla eğilirlerse bir müddet sonra eşler birbirleriyle cinsel ilişkiye girmiyorlar artık.
O böyle bir ağır bir yükmüş gibi, bir zulmüş gibi geliyor. Veyahut da artık birbirlerine çok dikkat etmiyorlar. Hatta öyle erkekler var, eşine kendisi şey yaptırıyor, kendisine tabiri caizse kendi kendisine elle tatmin ettirecek bir şey yaptırıyor, iş yaptırıyor. eşine eşiyle normal yoldan cinsel ilişkiye girmiyor, eşinin eliyle cımâ ediyor, öyle söyleyeyim. Bu öyle bir hastalık haline geliyor ki artık kadınla cımâ etmiyor erkek. Direkt kadının eliyle cımâ ediyor. Şimdi bu kadın hayızlıyken olsa bunu kabul edeceğiz. Kadın nifaslıyken olsa bunu kabul edeceğiz. Hayız ve nifâs var, hadi böyle bir şey yaptı. Böyle bir dokunulmaz bir noktada kadının eliyle veya kendi eliyle cımâ et edeceğiz. Ama bir kadın için kendi kendine tatmin etmesine evli ise gerek yok.
Neden? kocası var. Kocasını bu noktada yönlendirsin, kocasını bu dairede harekete geçirsin. Ama eğer erkek buna çok olumsuz cevap veriyorsa bu konuyu da bu böyle cinsel ilişkiden soğuk, cinsel ilişkiden kaçınır bir hal alıyorsa ve kadın da böyle ince ince gönlünden başka erkekler geçiriyorsa, acaba onlar nasıl yapıyordur diyorsa, çünkü kadınların arasında konuşulur bu tip şeyler. Konuşulunca kadının birisi der örneğin bunlar aslında caiz değil. Kadınların da erkeklerin de yatak odalarını anlatmaları, yatak odalarında olup biteni dışarıda anlatmaları caiz değil. Erkekse çok üzülür derim kelimelerimden dolayı hadîs-i şerifte öyle geçiyor. Deyyus’dur, kadınsa deyyusedir diyor hadîs-i şerifte. Şimdi böyle olunca kadınlar da erkekler de aslında eşleriyle olan yatak odası maceralarını anlatmamaları lazım.
Ama kadınlar kendi aralarında erkekler kendi aralarında konuşuyorlar. Konuşunca erkekler de kadınlar da kendi kendilerine ama yeterli ama yetersiz veya eşlerini yeterli veya yetersiz görme noktasına gidiyorlar. Kıyaslıyorlar çünkü. Bu iyi bir şey değil. Böyle olunca da kadın diyor ki insanların erkeklere şöyle yapıyormuş böyle yapıyormuş bizimkinde tık yok diyor. kendince kendi kendine elle tatmin etmeye çalışıyor. O yola gideceğine erkeğini hareketlendirsin, erkeğini aktif hale getirsin. Olmadı artık böyle harama gitme korkusu varsa evliliğini bozmasın. Harama gitmek daha büyük günah kebair. O yüzden kendi kendine elle tatmin edebilir. Hanefiler harama düşme korkusundan dolayı cevaz vermişler.
Kaynak isterlerse kaynak gösterebilirim onlara. Selamünaleyküm. Devlet eliyle ilk ve orta okulda ergenlik, liselerde ise cinsellik ve evlilikle alakalı rehber, üretmen veya psikologlar tarafından eğitimler verilmesi yetişen genç büreğiler için çok iyi olmaz mı? Eğer kadın kız ve erkeklere, sınıflarına ayırırlar, böyle bir eğitim verirlerse ben bunun olumlu olacağına inanıyorum. Yoksa kulaktan dolma yalan yanlış bilgiler ediliyor ve evlenince de işlerin hiç de duyulduğu ya da pornografi nesnelerde görüldüğü gibi olmadığı ortaya çıkıyor. Bu konuyu devlet biraz önemsemiyor gibi sanırım. Siz ne düşünüyorsunuz, öneleriniz nelerdir? Bu konuda evet eğitim olarak kızlar ve erkekler ayrı ayrı eğitilmek şartıyla ayrı sınıflarda ve kendi hemcinsleriyle eğitilmek şartıyla olabilir.
Ebu Said el-Hudri Hazret-i Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem Efendimiz’den şöyle buyurduğunu nakletmiştir. Bir kötülük gördüğünüzde elinizle gücünüz buna değmezse dilinize değiştirin. Gücünüz buna da yetmezse kalbinizle kin tutun. Buğuz edin diyor ya buğuz etmek ayrı, kin tutmak ayrı mübarek insan. Nereden çevirdiysem bunu kin tutun değil. Bunun karşılığı buğuz edin diyor. Buğuz etmek ayrı. buğuz etmek şu ben bu kötülükten değilim. Ben bu kötülüğü tasvip etmiyorum bu. Ama bunun sonucu imanı ortaya koymanın en zayıf yoludur. Abdülkadir Geylani Hz. Hak yolunun talipleri kitabında. Bir kötülüğü eliyle önlemek bu yolla önleyecek olanlar yöneticilerdir. İki kötülüğü eliyle değil diliyle önlemek bu yolla önleyecek olanlar alimlerdir.
Üç kalbiyle kin tutmak bu tepkide halka ettir. Şimdi efendim bir kimsenin arkadaşına ve yakın dairesine Kur’ân ve Sünnet çerçevesi içinde yanlış yanlış doğruyu doğru olarak bildirmesi için o kimsenin günahlardan arınmış bir nefse sahip olması mı gerekir? Hayır. Herkes bu noktada nasihat edebilir. Kim günahsız ki, kim hatasız ki, kim kusursuz ki doğru değil bu. Yoksa günah isteyen fakat bu günahından pişman olup tövbe eden ama nefsin arzularından kendini tamamen arındırmamış olan kimse de çevresine ve arkadaşlarına gördüğünü yanlışlıkları usulüne uygun bir şekilde uyarıp nasihat edebilir mi? Evet. Bu noktada nasıl bir tudum sergilemeliyiz? Bir tek kendi yaptığımızın hatasını görüyorsak arkadaşlar bunu ben yapıyorum hatama siz yapmayın diyebiliriz.
Etrafımızı bu noktada nasihat edebiliriz. Bunun da bir sıkıntı yok. Demirtaş’tan Nizamettin Kaya’nın size selamı var. Ve aleyküm selam. Selam söyleyin bütün Demirtaş’ta ve Nizamettin’e inşallah. Selam aleyküm. Sürekli ve hiç bıkmadan tarikat ve yurtlardaki tecavüz ve istismarları İslâm ile ilişkilendirilmesi hakkında değerlendirme yapar mısınız? Bakın ne yazık ki bu vakalara gözümüzü yumamayız. Bunun bir sefer altını çizelim. hata, yanlışlık, eksiklik, istismar, tecavüz bizim kendi cenahımızdan gelince onu örtmeye çalışmayalım. Biz onun da ne cezası verilmesi gerekiyorsa verelim. Bununla alakalı evet bütün ülke Müslümanlarına saldırıyorlar mı? Evet. Hepimize saldırıyorlar mı? Evet. Bir kötü örneği hepimize yapıştırıyorlar mı?
Evet. Ama İslâm mücadelesi kolay değil ki. ben Türkiye’de 200 bin tane huuş yapan kadın var. Ondan sonra bu 200 binin üzerinde tescilli bakan, devlet bunu tescil etmiş. Bunu kimse görmüyor. günde bilmiyorum kaç tane tecavüz uğrayan kadın var. Bunu kimse görmüyor. Ama bir Kur’ân kursunda böyle bir hata olursa evet ay yuka çıkıyor. Herkes daha dikkatli davranacak. İmam Azam Hazretleri’nin uzun sure, İmam Yusuf’un yüzüne bakmaması ve sonra İmam Yusuf’un sakalıyla alakalı bir şey söylediğinde senin sakalın çıktı mı ki demesi takdire şayem bir şey. öğrencisinin yüzüne bakmamış.
Hayız, Nifâs ve Mahrem Mesele
E şimdi bir Kur’ân kursunda böyle bir taciz, böyle bir tecavüz evet affedilir bir şey değil. Orada daha dikkat etmeleri lazım. Bu şuna benziyor. Benzetmek biraz abes ama kilisede papazların eşcinsel eylemleri gibi oluyor bu. Daha dikkatli davranacağız. Daha dikkatli davranacak insanlar. Sebep küfürle savaştasın her daim. Senin azını çok yaparlar. Senin olmayanı var yaparlar. Bakın olmayanı var yaparlar. Bakın tekrar tekrar söylüyorum. Olmayanı var yaparlar. Sen daha dikkatli davranacaksın. O yüzden bir kimse kendisini dinle ilintil ediyorsa daha dikkatli davranacak. Daha temiz davranacak. Daha dürüst davranacak. Daha namuslu davranacak. Neden? Üzerinde bir misyon var. Bir imamatip öğrencisi daha dikkatli davranacak.
Bir imamatip öğretmeni, bir imamatip müdürü daha dikkatli davranacak. Bir ilahiyat fakülteli, bir genç daha dikkatli davranacak. Şimdi geçen gün bir video attılar. 9 Eylül ilahiyat fakültesinde vur patlasın çal oynasın kızda erkekli. Ne? Diploma töreni. Ve canım kardeşim, sen 9 Eylül ilahiyat fakültesi olarak kızları çıkarıp insanların önünde zehbek oynatıyorsan kızlı erkekli buna laf söylemeyecek de ne söyleyecek millet? Ne söyleyecek? Sen 9 Eylül ilahiyat fakültesinde kızda erkekli koro kurarda sen onlara şarkı türkü söyletirsen ne söyleyecek bu insanlar ya size? bir meşhur laf var ya, tuz kokarsa ne yapacağız diye. E ilahiyat fakültelerinde hadîs inkarcıları varsa ne diyeceğiz biz insanlara ya, ne anlatacağız biz?
Diyanetin müftüleri, Diyanetin müftüsü, Diyanetin Bursa il müftüsü, Diyanetin kendi bastırdığı, kendisinin yayınladığı, ansiklopedide Rüyetullah ile alakalı hadisleri okumadıysa veya okuduğu halde okumamış gibi görünüyorsa, reddediyorsa biz ne yapacağız ya? Biz ne yapacağız? 9 Eylül Üniversitesi ilahiyat fakültesinde Rüyetullah ile alakalı orada hadisleri söylediğimde, orada bir kardeş Rüyetullah ile alakalı bir rüyayı anlattığında ve oradaki hadîs, tefsir, fıkıh alimleri, kelam profesörleri suskun kaldılar, bir şey konuşamadılar. Bir dahaki ay’a dedim bir sözünüz varsa, bir şeyiniz varsa gelin filanca yerde getirin sunumlarınızı okuyalım dedim, hiçbirisi gelmedi. onlar susuyorsa, çünkü neden susacak?
Hadisle sabit. Neden susacak? Evet, akayit imamlarının fetvalarıyla sabit. Ama bundan bir mühtünün haberi dahi yoksa, haberi olmayan bir kimseyi Bursa il müftüsü yaptılarsa ne ile uğraşacağız ya? Sorarım size ne ile uğraşacağız? bu kadar durumumuz vahim bizim. Bakın bu kadar durumumuz vahim. Ve mesela bir vaaz edilecekse bütün camilerde tek merkezden tek vaaz ediliyor. Bütün camilerde tek merkezden tek hutbe yapılıyor. Ya belki de o hutbenin o köyde hiç anlamı yok. Belki de o vaazın o köyde, o şehirde veyahut da o mahallede hiç anlamı yok. Hiç anlamı yok. Örneğin sadece emeklilerin geldiği bir mahalle camisi. Ticarette ne işleri var adamların? Yok. Orada ticaret ahkamıyla alakalı konuşacağım.
Örneğin veya bir mahalle camisinde veya bir çarşı camisinde ne konuşulması lazım? Oradaki vatandaşın, oradaki insanların eksiktiklerinin tamamlanması lazım. Bir köy camisinde oradaki vatandaşların eksiktikleri tamamlanması lazım. Ama Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde bütün imamlar, bütün müezzinler, bütün müftüler tek merkezden tek hutbe okuyorsa, tek vaazı yapıyorsa bunun altından nasıl kalkacağız? Mümkün değil. Öyle olunca bütün herkesin dikkat etmesi lazım. Şimdi ben birisi gelse, gencin birisi dese, Mustafa Özba 9 Eylül İlahi Edef Fakültesi’nde kızda erkeklik, kızların da başları da açık, orada bir koro oluşturmuşlar, orada şarkı türkü çalmışlar. Kız erkek kalkmışlar, İzmir olduğu için zehbek oynamışlar.
Bu caiz mi değil mi diye sorduğunda, sen nereden caiz değil diyeceksin? Caiz değil dediğin anda, diyecek ki İlahi Fakültesi’nde var, nereden İlahi Fakültesi’ndeki profesörlerden iyi mi biliyorsun diyecek. Şimdi toplum öyle bir şey ki, bizim bayan kardeşlerimiz kendi kendilerine sema edip, ilahi söylüyorlar, Allah’ı zikrediyorlar, bu İslâm’da yok, nereden çıkardınız bu bidat, hurafe deyip, bizim küfrümüze fetvâ veriyorlar. Ama öbür tarafta 9 Eylül Üniversitesi İlahi Edef Fakültesi’nde diplomat öğrenininde kızda erkekli zehbek oynatıyorlar, kimse bir laf yok, hatta işin sonunda bir de horon halay çekiyorlar, kızda erkekli. Hiç bir problem yok. Şimdi nereden cevap vereceğiz biz buna? Velilerden birisi bağırıyor, bu nasıl İlahi Edef Fakültesi, bu dinimizde var mı, caiz mi diye bağırıyor orada.
Bağırsa ne olacak? Herkes istediğini yapıyor. O yüzden, La ilahe illallah Muhammeden Resûlullah deyip dinini yaşama ve yaşatması mücadelesi verenler, evet, inceleyip sık dokacaklar. Bunun ızdırabını yaşıyoruz her yerde. Filanca hoca böyle yaptı ya, filanca müftü böyle yaptı ya, filanca şeyh böyle yaptı ya. O yüzden ben sûfîlik açısından diyorum ki reddediyorum, Kur’ân’ın ve Sünnet’in, imamların iştahadının ve ilk sufilerin adabına, her kanına, yoluna uymayan hepsini de reddediyorum. Kimin şey olursa olsun diyorum. Sebep hangi birini düzelteceksin kardeşim ya? Deveye demişler ki, boyun eğri neren doğru ki demiş. Bu da onun gibi. Allah bizi affetsin, böyle bir sıkıntımız var. O yüzden, insanlar çocuklarını Kur’ân kursuna göndermişler, hafızaya göndermişler, tacize, tecavüze mi göndermişler?
Böyle taciz, tecavüzde yargılanan, ceza alan bir kimse Türkiye’nin en büyük tefsir hocası şu anda. Adam bir de benim hakkımda aleyhime konuşuyor bir de. Alacaksın mahkeme kıyetlerini, koyacaksın önüne veya medyada yayınlayacaksın, diyorsun ki yapmayalım. Kur’ân sünnet de çıkın insanların önüne, çıkmıyor kimse. Bakın bugüne kadar Mustafa Özbağ’ın önüne burada şurada yanlış söylediniz, burada Kur’ân ve sünnet’e aykırı konuştunuz. Konuşmazsanızın şu bölümünde şurada, burada, burada, şimdi, burada. yanlış söylediniz, burada Kur’ân ve Sünnet’e aykırı konuştunuz, konuşmazsınız şu bölümünde, şurada, burada Kur’ân ve Sünnet’e uygun konuşmadınız. Ben 30 kusur yıldan beri, 33 yıldan beri sohbet ediyorum. 33 yıldan beri bir Allah’ın kulu bana burada siz Kur’ân ve Sünnet’e aykırı konuştunuz deyip benim önüme bir risale koymadı.
İftira diz boyunu geçti, dünyanın çevresini 118 sefer döner. İnsanlar da iftiraya ama dedikoduya, gıybete ona kulak kabartıyor. Neden? Fasık çünkü herkes. Büyük bir çoğunluk. Allah bizi affetsin. O yüzden dikkatli olacak, herkes daha fazla dikkat edecek. Allah muhafaza eylesin inşallah. Selamun aleyküm. Benim konuyla alakalı değil ama bir sorum olacak. Evimde duvarda asılı düğün fotoğraflarım var. Boydan. Bunların bulunduğu yere melek girmez diye diye öğrendim. Bu fotoğrafların üzerine kapatıp kaldırsam yeterli olur mu? Yoksa evden mi çıkarmam lazım? Kapat, ders çevir yeterli. Görülmesin yeterli. İnsanlar cinlerle evlenebilir mi? Bu mümkün mü? Ya normalde evlendiğini zanneder, evlenemez. Evlenebilirse arasındaki cinsel ilişki fiziksel midir?
Değildir. Çocukları olur mu? Olursa insan mı yoksa cin mi olur? Cinsel ilişki fiziksel değildir. Cinliler yalnız cinli taifesinin, böyle kadınlarla da erkeklerle de. Erkeklerle onların dişilerine peri deniyor ya. O yüzden normalde erkeğe periler gelir. Onlarla sevişmek isterler. O erkekte onu seviştiğini zanneder onunla. Hamamcı olabilir. Aynı şey kadınlar için de geçerli. Kadınlara da normalde cinli taifesi böyle gelebilir. Onlarla da sevişmeye çalışır. Kadın da bu noktada tatmin olabilir öyle söyleyeyim. Bu sefer de kadın kendisini onunla evlendiğimi zanneder. Böyle bir şey yok. Böyle bir şeye yeltelenirlerse herkese tavsiyeyim. Hızla sıçrayın kendinize gelin. Titreyin ve kendinize gelin. Evzüb esmine çekin.
Bunlardan uzak durun. Allah muhafaza eylesin. Sizler de Allah’a emanet olun inşallah. 2016’dan beri kardeşimiz arkadaşlık yapıyormuş. Selamünaleyküm. Küçük yaşta 7 yaşında akrabası tarafından cinsel istismara, daha sonra tecavüze ve yıllarca şiddetle korkutularaktan devam eden ve böyle büyüyen biri büyüyünce içinden çıkamadığı bu bozuk psikolojinin intikamını Allah’tan almak istiyor. Allah isteseydi beni aciz bir çocukken korurdu diyor. Zaman zaman tövbe edip bu halden çıkıyor ama yine de bu düşünceden kurtulamıyor. Bu düşünceler onun farklı günahları girerek intikam almaya gidecek kadar ilerliyor. Yine tövbe edip yine yapıyor. Bu ruh haline nasıl kurtulabilir? Bu yarayı nasıl kapatabilir? Muhakkak tedavi görmesi, muhakkak destek olması lazım bir.
Destek alması lazım bir. Şimdi böyle tacize ve tecavüze uğrayanların kendilerini taciz ve tecavüz edenleri gözünün önünde gördükleri müddetçe onların ceza aldıklarını, görmedikleri, onlarla haşrın eşirliğine devam ettikleri müddetçe bu psikolojiyi yok etmeleri mümkün değil. O yüzden İslâm bunlara ölüm cezası veriyor. O kimse de bir daha onu görmüyor ya övdü içi rahatlıyor kendince bu psikolojiden kurtuluyor. Öbür türlü kurtulamıyor yani. Herkes diyor ki ben de aynı şeyi söylüyorum psikolojik olarak destek alsın. Nereye destek alacak ya? 7 yaşındaki bir kızın kalkıp da teacısı uğramış. Onu hangi psikoloji kaldıracak ayağa? 10 yaşında 15 yaşındaki bir kız çocuğu en yakını tarafından tecavüze uğramış.
Ne hangi psikolojiyle kaldıracaksın kardeşim onu? Günlerce görüştüğüm kimseler var bayanlarda. Görüşüyorum benle. Geliyorlar 2 saat, 3 saat, 2 saat, 3 saat, 2 saat, 3 saat günlerce. Ben aylarca da görüşürüm. Yeter ki o halden kurtulsunlar. Ama çok zor. Dönüyor dolaşıyor tınk teli yakıyor. İnsanın babası böyle yapar mı diyor. Dönüyor dolaşıyor tınk tel yanıyor. İnsanın dayısı böyle yapar mı diyor. Dönüyor dolaşıyor tınk tel yanıyor. Kayınpederi musallat olmuş. Benim çocuğum ondan diyor. Nasıl çıkacağız işin içinden? İşin içinden nasıl çıkacağız? İslâm’ın hukuku yok çünkü. Psikolojik destek alması lazım. İyi canım kardeşim. Ben de söylüyorum aynı şeyi onu. Yok olmuyor. Günlerce oturuyoruz ağlaşıyoruz, sızlaşıyoruz, yemekten kesiliyoruz, içmekten kesiliyoruz.
Anlat Allah’a anlat. Ya insan kendi çocuğuna bakamıyor artık korkuyor kendisinden. İnsan kendi çocuğundan uzaklaşır mı? Kendi çocuğundan uzaklaşıyor insan. Öyle bir psikoloji o. Nereye kurtaracaksın ya? O yüzden tecavüzcelerinin öldürülmesi lazım. İslâm’ın hukuku bu. Tecavüz mü etti? Öldüreceksin kardeşim, asacaksın onu. Onu öldürmezsen, onu öldürmezsen iki kişi ölümüne gidiyor. O aileyi düşünebiliyor musunuz siz? Bu kızı kimle evlendirebilirsiniz siz ya? Bazen bu dinlediklerimi kitaplaştırmayı düşünmüştüm. Dedim notlar alayım, bunları yayınlayayım dedim kendi kendime. Büyük bir çoğunluğunla görüşüyorum hala da. Yirmi yıldır görüştüklerim var. Evlendirdiklerim var içinden. Evliliklerini korumaya çalıştıklarım var.
Bunlar ortaya da çıkacak diye ödüm kopuyor. Allah’a dua ediyorum her gün. Diyorum benim aklımı zayi etme, kimsenin sırrını kimseye açmayın diyorum. Bununla mezara gideyim diyorum. Kıymetli dostlar o yüzden bangır bangır bağırıyorum çocuklarınıza sahip çıkın diye. Bana diyorlar ki sen sapıklığı mı öğretiyorsun erkek ve kız çocukları ayrı odalarda yatırın diye diyor. Sapıklık değil canım kardeşim ya. O erkek çocuk böyle bir an gaflete düşse, o kızın kızlık organını merak etse, gitse açsa, elini açsa, veyahut da o kız çocuğu bir an gaflete düşse, gitse abisinin veya oğlan kardeşinin erkeklik organına dönse baksa, onu ellese, çocukçağı birbirlerinin hoşuna gitse kim kalkacak altından ya? Sonra İslâm’ı sapık gibi görüyorsun.
Ne alakası var canım kardeşim ya? Koruyor İslâm. İslâm’ın hukuku da koruyor. Herkes lüks villalarında, lüks arabalarında, lüks lokantalarında, lüks hayatlarında hayatına hayat ediyor. Sen gel varoşları dinle. Sen gel o yoksulu insanları dinle. Sen herkesin eline bir cep telefonu ver, herkesin elinde pornofiyi de serbest et. Her türlü cinselliği serbest et. O kimsenin parası yok, pulu yok, hiçbir şey yok. Gece kulübüne gidip kadın ayarlayacak hali yok. Bilmem ne evlerine gidecek hali yok. Yiyen yakınındaki kadınlara saldırıyor. Sapık yetiştiriyor sistem. Bir tarafına eşcinsel yetiştiriyor. Neymiş de onun da ablası kapalıymış. Ne o bilmem bir tane çocuk vardı ya. Çocuk demişim bir tane ağzımın vavu bozulacak şimdi.
İmam hatipliymiş. Allah’ın lanet ettiği işleri yapıyorlar.
Sûfî Ölçü ve Evlilik Tavsiyeleri
Medya’da esekliyor onları. Lüks hayatları var. Bir yediklerini bir daha yiyemiyorlar. Bir daha yediklerini bir daha yiyemiyorlar. Lüks arabaları var. Ne adamlar? Ben eşcinsel demiyorum. Evet. Bunu alkışlıyoruz. Belediyeler destek çıkıyor. Belediyeler destek çıkıyorlar. Neymiş? Onlar halkın belediyesiymiş. Sufilere destek çıkmıyorlar. Sufiyiz diyen dervişiz diyenlere destek çıkmıyorlar. Var güçleriyle saldırıyorlar. Ama ne kadar orasını burasını açan adı sanatçı varsa hepsini de 100 milyar lira 200 milyar lira 300 milyar lira 500 milyar lira trilyon paralar harcıyorlar. Onlara şarkı türkü danslar bilmem neler her şeyler var. Ahlaka gelince herkes yolda kalıyor. Ya da kendilerini alkışlayan kendi haksızlıklarını, hukuksuzluklarını, arsızlıklarını, adaletsizliklerini, hırsızlıklarını, peşkeşlerini, yalaklıklarını, salaklıklarını alkışlayan adamları konuşmacılarına getiriyorlar.
Onlar da dünyanın parasını veriyorlar. Öyle yapıyorlar. Öyleler. Evet. Gidiyorlar Derment’in tepesinde adam almış yeri, oraya bir turizm imarı veriyor. Adamın bir anda zengin ediyor. Açıyorlar belediyeden her ay parayı veriyorlar. Gene doymuyor, gene doymuyor. Ama toplum kanayan yarasına bakan yok. Ondan sonra iki tane kadın cinayeti işleniyor. Bütün herkes telin ediyor. Kahrolsun kadın cinayetlere. E, neden bütün haramlara kahrolsun demiyorsunuz ki? Neden eşcinsellere kahrolsun demiyorsunuz ki? Neden tecavüz edenleri asmıyorsunuz ki? Söylenecek laf çok. Müslümanlıkta çocukların evlendirilme adabı. İslâm’da çocuklar evlendirilmez canım kardeşim. Çocuk evlilik yoktur İslâm’da. Bunu ciddi ciddi söylüyorum.
Bir tane hadîs bulamazsınız çocuk evlilikle alakalı. Selamünaleyküm. Bekarlıkla ilgili hadîs-i şeriflerden dolayı çok utandım. Ben evlenmeyi çok istiyorum ama bir türlü olmuyor. Bu noktada nasıl çaba sarf edilir Allah’ın size en kısa zamandayla bir evlilik yapabilmem için dua eder misiniz? Allah’tan hayırlısını isteyin. Nikâh dört şey için yapılır. Hadîs-i şerif dini için, güzelliği için, malı mülkü için, soyu sopu asabiyeti için siz dindar olanı seçiniz demiş. İnşallah bayansanız karşıdaki kimsenin parasına, puluna bakmayın. Maaşına bakmayın. Gerçekten bunu ciddi bir şekilde söylüyorum. Bazen bayanların meslekleri önünde bir engel, bir perde. Bayan mühendis, mühendisle evleneceğim diyor. Bırak kardeşim ahlâklı bir adam bul, evlen.
Adam mühendis, mühendis bir kadınla evlenecek. Bırak kardeşim ahlâklı bir kadın bul, evlen. Ahlaklı bir adam bul, evlen. Bir an önce evlenin. Allah bütün bekâr kardeşlere yardım etsin. Bitireceğiz bu gece inşallah. Selamünaleyküm ben boşandım. İki çocuğum var. Ellerinizden öper. Evlilik durumu benim gibi boşanmış insanlar için. Ne geçerli mi acaba? Herkes için geçerli. İstiham hukukuna göre boşanan insanlar çocuklar erkeğe aittir. Erkeğin alması lazım. Bakımların erkek üstlenmesi lazım. Ama böyle bir şey yok da kadın eğer çocukları için evlenmeyi terk eder, çocukların bakar büyütür beslerse onun da cennet sevabı var. Bu hiç evlenmemiş kimseler için geçerliydi az önce söyledikleri. Selamünaleyküm ben normalde abdestliyken vesveseyi hiç yapmıyorum.
Ancak ay halindeyken sürekli kafamda ve içimde konuşan biri var. Vesvese çok oluyor o zaman ne yapmam lazım? Bu vesveseden kurtulabilmem için. Tevhide devam edeceksiniz. La ilahe illallah’a devam edin. Bol bol la ilahe illallah çekin. Ama gerçek manada çekin böyle. Selamünaleyküm hakkınızı helâl edin rahatsız ettim ama benim tanıdığım bir çift var. Uzun yıllardır evliler ama kadının yüzü hep asık. Eşiyle ilgilenmiyor kafasına göre annesine gidip bir ay falan kalıyor. Aman iyi. Bu durumdan kocasında memnun değil ama 4 tane çocukları var. 2 kız 2 erkek bunlardan otur. Bunlardan ötürü de bir şey yapamıyor. Çocuklarına kıyamıyor. Kadın eşiyle iyi geçinmiyor. Uzun zamandır da ayrı yatıyorlarmış. Ailenin de olmasını da istemiyoruz.
Din en bunun hükmü nedir efendim? Şimdi sizi dinliyorlar bu çift nasıl bir öneriniz olur. Hakkınızı helâl edin özür dilerim. Kızların, erkek çocuklarının düğünleri olacak babasız kalmasın diye sabrediyorum diyor kocası. Kadın hayalet gibi geziyormuş. 5 aydır evde. Kocası bu duruma ne yapsın? Böyle bir kadın psikolojisi bozuk olabilir. Tedavettirmek lazım. Gidip bir doktora göstermek lazım gerçekten. Yok kocasını sevmiyorsa, kocasıyla geçinmiyorsa adamı boşanma hakkı doğar. bir kadın kocasıyla cinsel ilişkiyi reddediyorsa bir rahatsızlığı bir şey yok mu? Bu aylarca oluyorsa o zaman adamı boşanma hakkı doğar. Allah iyi etsin. Hakkınızı helâl edin. Soruları hızla geçeceğim. Aklıma gelen geldi, gelen geldi, gelen geldi.
Aklımdan da gitmiyor şimdi hiçbirisi de. Böyle bu menzular konuşulunca kendimce böyle bir hakkınızı helâl edin. Tuhaflaşıyor. Herhalde artık yaşımda geçiyor galiba. Böyle psikolojim çok dayanmıyor. Bugün de böyle birkaç tane baka dinleyince herhalde biraz şey oldu. Etkilendim. Hayat zor. Hele İslâm’ın yaşanmadığı bir toplulukta, İslâm hukukunun olmadığı bir devlette ve İslâm’ın yaşanmadığı bir toplumda İslâm’ı yaşamak, namusu korumak, eşini, çoluğunu, çocuğunu korumak, kendini korumak gerçekten zor. Bu ahir zaman ümmeti, ben ona inanıyorum. Böyle dinini sabrede sabrede her türlü zorluğa göğüs gerektiğin yaşarsa ben o ilklerden daha önde olacaklarına inanıyorum. Çünkü onlar bizim böyle bir çirkefliği yaşamadılar.
Böyle bir çirkef bir dünyanın içinde de değillerdi. Gerçekten çok çirkef bir dünyada yaşıyoruz. Hiç ümitsiz olmadım ben 30 yıldan beri. Hiç ümidimi yitirmedim. Önce zorluklar gördük biz. Dini yaşayacağız, yaşatacağız derken. Bu son dönemde bu artan çirkeflikler, bu artan böyle yağımlıklar böyle o kadar çoğaldı ki önceden mesela ben böyle ayda bir, ayda iki vaka dinlerken her gün dinliyorum artık. Benim telefon numaramı değiştirmemin sebebi buydu. Ben dert dinlemekten korkan çekinen bir kimse değilim. Bu vakalar benim böyle çok ertiyor beni. Dedim telefon numaramı değiştireyim, bir nefes alayım dedim. Gene canım dayanmadı. Yine isteyene verdim, yine isteyene verdim. Yine canım dayanmaz, yine dinlerim, hiç şikayetçi değilim.
Yeter ki onlara bir nefes olsun, yeter ki onlara bir rahatlatsın. Onların anlatabilecekleri bir kimse olsun. Anlattıkları kimseden taciz görmeden, tecavüz görmeden bir de işin bu tarafı var. Şimdi şimdi devlet onlara bayan atamaya başladı. Bayanlar dinliyorlar şimdi. Önceden bayan atamatısı da yoktu. Daha önceleri başka şeyler de dinliyordum. bunlar kaçıyorlar. Örneğin karakollara sığınıyorlar, karakollarda tecavüze vuruyorlar. Bunları da dinliyordum ben. Şikayet edilecek bir mercim yok, bir şey yok. Bir yere sığınmışlar, sığındıkları yer de tecavüz ediyor. Bir dayısından kaçmış, öbür dayısına gitmiş, öbür dayısı da tecavüz etmeye kalkmış. Ondan kaçmış, başka bir kimse gitmiş, o da tecavüz etmeye kalkmış.
Bir gecede üç kişi birden. Kaça kaça en son da bir yerlere sığınmış falan fişman. Şimdi bunları dinleyenler erkek ise onlar da bozuyorlar kendilerini. Edepsizler, ahlaksızlar zaten onlar bir tacize, tecavüze uğramış. Onu dinleyen de ondan bir şeyler ummaya çalışıyor. Böyle bir şerefsizlik var. Böyle bir haysiyetsizlik var. Şimdi onlardan dinleyenler vardır beni muhakkak. Üzerlerine alınmasınlar. Siz benim başımın tacısınız. Dünya-ahret kardeşimsiniz, kızımsınız. Hiçbir sıkıntım yok. Ömür boyu dinlerim sizi. Ömür boyu sizin derdinizde derman olmaya çalışırım. Ama bunlara oldukça ilave oluyor. Toplum adına üzülüyorum. Kendi ülkem adına üzülüyorum. Kendi insanlarım adına üzülüyorum. Kendi evlatlarım, kendi torunlarım, kendi gelecek çocuklarım için üzülüyorum.
Nereye gidiyor bu insanlar diyorum. Etrafım için üzülüyorum. Bakıyorum, gencecik kızını evlendirmiş. Babası arkadaşım, annesini tanıyorum. Kız kayınpederinin tasallutuna maruz kalıyor. Veyahut da hiç tanımadıkları bir yere kızını vermişler. Hiç tanımadıkları bir yerden kız almışlar. Ben o yüzden çok özür dilerim ya bu gece için. Ben o yüzden dervişlerle alışveriş edin. Dervişlerle evlendirin çocuklarınızı. Fakir olabilirler, eğitimsiz olabilirler. Evleri lüks olmayabilir, arabaları olmayabilir. Dervişlerin kızları çok gösterişli olmayabilir. Fakir fukarı olabilirler. Çok yüksek maaşı oluları olmayabilirler. Hiç olmazsa ahlaklılar. Söz dinliyorlar. Gerçekten büyük bir vahşet var toplumda. Bunu artık böyle siyasiler, bürokratlar, devleti yönetenler artık bunların isimlerini dahi anmak istemiyorum.
Bunları görmek dahi istemiyorum. İstemiyorum. O yüzden herkesten ve her şeyden uzaklaştım. Toplumun asıl yarasıyla ilgilenmiyorlar. Bilmem kaç ton asfalt dökmüş. Bana ne ya? Sen o arkam halelerde neler yaşandığını biliyor musun? Bilmiyorsun. Herkes makam arabasının arkasına kaykılıp, herkes kendi durumuna göre bir sürü korumalarla bir yere gitmeyi bir şey yaptım zannediyor. Veya hatta sabahları görüyorum ben bir arabanın arkasına bürokratın birisi oturmuş yarasa gibi arkada duruyor. İşine gidiyor. Bir şey yaptım zannediyor. Bu memleketin içi boşalıyor. Ahlakan içi boşalıyor bu memleketin. Bu memleketin içi boşalıyor. Uyuşturucuyla içi boşalıyor. Bu memleketin içi boşalıyor. Bu memleketin içi boşalıyor.
Bu memleketin içi boşalıyor. Geçin derdiyle uğraşıyor insanlar içi boşalıyor. Zekatlarını dosdoğru hesaplamayanlar, fakir fukaranın hakkını hukukunu gözetmeyenler, fakir fukara için kimsesizler için uğraşmayanlar, fakir fukaranın oylarıyla iktidara gelip, zenginlere zenginliklerini devam ettirenler, peşkeş çekenler, fakir olur siyasete girip devletin ve milletin üstünden zengin olanlar, hepinizin de yakasından mahşerde tutacağım. Allah mahşerde eğer bana bir hak verirse hepinizin de yakasından tutacağım ve hepinizden de davacıyım. Siz fakirin, fukaranın, kimsesizin, yoksulun tacize uğramışın, tecavüze uğramışın, hakkı yenilmişin, hakkı gasp edilmişin yanında durmayıp da, zenginlerin zenginliklerine zenginlik katmak için uğraşıyorsanız, siz etrafınızdaki insanları, arsaları, tarlaları, dükkanları bulunduğunuz makamın elinin altındaki maddi menfaatleri etrafınıza peşkeş çekiyorsanız, Allah sizden inim inim inneterekten alsın.
Bunu defalarca amin diyorum böyle. Allah sizin ciğerlerinizden söksün. Allah sizi mahşer yüründe ciğerlerinizi söküp o mahşer halkını ibret alem olarak göstersin. Size hakkımız helâl değil. Ben helâl etmiyorum. O tacize, tecavüze uğrayıp devlet kademelerine sığınıp devlet kademelerinde tacize ve tecavüze uğrayanlar, bunların da hakları helâl değil. Fakir fukara olup, fakir fukaranın hakkını gözetmeyenler, bunların da hakları size helâl değil. Ve ne yazık ki bunlar görünmüyor, bunlar bilinmiyor, bunlara üzgünüm. Allah bu ülkenin insanına selametlik versin. Allah bu ülkeye sahiplenecek bu ülkenin fakirine, fukarasına, kimsesizine, bu ülkenin tacize uğrayana, tecavüze uğrayana, bu ülkenin haksız yere öldürülenlerine ve öldürülenlerin etraflarına sahip çıkacak insanlar göndersin.
Cenâb-ı Hak bütün ümmet-i Muhammed’i ayağa kaldıracak, ümmet-i Muhammed’i diriltecek, ümmet-i Muhammed’i bir ve beraber edecek, bize liderler, komutanlar nasîb eylesin. Ümmet-i Muhammed’e ferahsat versin, iyi, kötü, doğru, eğri, gayrı etme, kalbine ilhâm etsin. Cenâb-ı Hak ümmet-i Muhammed’i gerçekten ve gerçekten zalimlere karşı, hainlere karşı, zulmeden adaletsizlik yapan, hak ve hukuku tanımayanlara karşı bir ve beraber eylesin. Bu gece bana hakkınızı helâl edin. Gerçekten hepinizden ayrı ayrı özür dilerim. Üzdüysem, sürçülisan ettiysem hepinizden özür dilerim. Size hoş bir gece belki de geçirtemedik. Size belki de daha farklı bir sohbet edemedik. Biraz acı oldu herhalde. Acıyı da seviyordunuz ya hakkınızı helâl edin.
Tevhid okuyalım inşallah. Rabbim okuduğumuz olan, okulacağımız tevhidi, zalimlerin kafasında kılıç, mazlumlara da merhamet ve şefkat, günahkar halis kullarına da tövbe olarak onlara tecelli ettirsin inşallah. La ilaha illallah. El Fatiha ma salavat. Amin. Ejmeyin. Haklarınızı helâl edin. Geceniz hayır olsun. Sorulara inşallah Cumartesi günü devam ederiz. Cumartesi günde siyasal İslâm sohbetine devam edeceğiz inşallah. Geceniz hayır olsun. Selamun aleyküm.
Kaynakça ve Referanslar
- Harâmlardan Korunma ve Aile Emaneti: Tahrîm 66/6 (“kendinizi ve ehlinizi ateşten koruyun”); Nisâ 4/34 (kavâmîn); Buhârî, Nikâh 14; Müslim, Îmân 78 (göz, kulak, dil zî nâsı); İmâm-ı Gazzâlî, İhyâu Ulûmi’d-Dîn, Kitâbu Rıyâzeti’n-Nefs ve Kitâbu Âfâti’l-Lisân; İmâm-ı Birgivî, Tarîkat-ı Muhammediyye, harâmlardan sakınma bâbı
- Evlenmek — Peygamber Sünneti ve Aile Temeli: Rûm 30/21 (“sizin için eşler yarattı ki sükûn bulasınız”); Nûr 24/32 (“aranızdaki bekârları evlendirin”); Buhârî, Nikâh 1 (“nikâh benim sünnetimdir”); İbn-i Mâce, Nikâh 1; Abdullah Gürbüz Efendi’nin mansûbiyet ve evlendirme tavsiyeleri — Mustafa Özbağ Efendi dergahı şifahî geleneği; İmâm-ı Gazzâlî, İhyâ, Kitâbu Âdâbi’n-Nikâh
- Kadın Ailenin Temel Direğidir — Zevce Hakkı: Ebû Dâvûd, Nikâh 40 ve Tirmizî, Radâ’ 11 (hadîs-i şerîf: “bizden birinin zevcesi üzerindeki hakkı nedir?”); Nisâ 4/19 (“onlarla güzelce geçinin”); Bakara 2/228 (“erkeklerin kadınlar üzerindeki hakkı gibi kadınların da erkekler üzerinde hakkı vardır”); İmâm-ı Hâkim en-Nisâbûrî, el-Müstedrek; Kâdî İyâz, eş-Şifâ
- Eşler Arası Küsme ve Aile Ahânet: Nisâ 4/128 (“sulh daha hayırlıdır”); Müslim, Bir 26 (küslük üç günden fazla olmaz); Buhârî, Edeb 57; Tirmizî, Bir ve Sıla 22; ahlâkî uyarılar ve zinâya kapı açmamanın sorumluluğu — İsrâ 17/32 (“zinâya yaklaşmayın”); Imam-ı Malik, el-Muvatta, Kitâbu’n-Nikâh
- Erkeğin Edebi ve Fıtrat Temizliği: Buhârî, Libas 63-64 (fıtrat sünnetleri: sünnet olmak, koşuk tıraşı, tırnak kesme, koltuk-kasık temizliği); Müslim, Tahâret 49-56; Nahl 16/72; A’râf 7/31 (“yıyın için fakat isrâf etmeyin”); az yeme-az uyuma-az konuşma adâbı — İmâm-ı Gazzâlî, İhyâ, Kitâbu Kesri’ş-Şehveteyn; kaş aldırma ve tenemmûş yasağı — Buhârî, Libas 82-87 (“Allah mütenemmısâta lânet etti”)
- Cımâ Adâbı ve Resûlullah’ın Zevcelerine Edebi: Bakara 2/187 (“onlar size libas siz onlara libassınız”); Bakara 2/222-223 (“harsiniz geldiğiniz gibi gidin”); eti (reddu’ş-şehvet) hadîsleri — Müslim, Nikâh 9-10; besmele ile yaklaşma — Buhârî, Bed’u’l-Halk 11; İmâm-ı Gazzâlî, İhyâ, Âdâbu’l-Vikâ’; Ali Rıza Demircan, İslâm’a Göre Cinsel Hayât; Resûlullah’ın zevcelerini hiçbir zaman ötelememesine dair rivayetler — İbn Kesir, el-Bidâye, Şemâil bölümü
- Hayız, Nifâs ve Tatmin Meselesi: Bakara 2/222 (“kadınların ay halinde onlardan uzaklaşın”); Ebû Dâvûd, Tahâret 105-107; eşlerin birbirine yaklaşmada caiz olan sınırlar — Nevevî, el-Mecmû, Hayız bâbı; istimınâ meselesi — Mö’minûn 23/5-7, İmâm-ı Şafii ve Hanbelî ihtilâfı; kadının kocasını yönlendirmesi — Tirmizî, Radâ’ 10; Hayreddin Karaman’ın çağdaş fetvâları ve Diyanet İlŞah Başkanlığı Fetvâ Kurulu
- Sûfî Ölçü — Kur’ân, Sünnet, İçtihâd, İlk Sûfîlerin Adâbı: “Filanca hoca, filanca şeyh böyle yaptı” demenin reddi; Mâide 5/104 (“Allah’ın indirdiğine gelin”); Haşr 59/7 (“Peygamber size ne verdiyse alın”); İmâm-ı Cuneyd-i Bağdâdî, Risâleler; Kâdî İyâz, eş-Şifâ; İmâm-ı Kuşeyri, er-Risâle; Seriy es-Sakatî, Maruf-i Kerhî, Hâris el-Muhâsibî — ilk sûfîlerin Kitâb ve Sünnet’e bağlılık ilşesi
- Evlilik Tavsiyeleri — Ahlâk Önce, Meslek Sonra: Buhârî, Nikâh 16 (“kadın dört şey için nikâhlanır: mâlı, hasebi, güzelliği, dîni; sen dîndâr olanı al”); Müslim, Radâ’ 53 (“din ve ahlâk sâhibi gelirse evlendirin, aksi halde fitne vuku bulur”); Tirmizî, Nikâh 3; boşanmış ve çocuklu kadınlara eş seçme tavsiyeleri; bekârlık edebi — İmâm-ı Gazzâlî, İhyâ, Kitâbu’n-Nikâh; Mustafa Özbağ Hocaefendi’nin ailece yayın sırasındaki pratik yönlendirmeleri
Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.
İlgili Sözlük Terimleri: Tarîkat, Tevhîd, Nefs, Kalb, Sünnet, Şeyh, Muhabbet, Aşk. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı