1. Bölüm
Ben engelli demek istemiyorum ama ne yazdı ki ülkemizde ismini böyle koymuşlar, böyle anılıyor. O yüzden kendilerinden özür diliyorum, aff diliyorum bu tabiri kullandığım için. İslâm engelli görmez çünkü. Kur’ân sünnet algısında bir kimseye engelli görmek yoktur velev ki o kimse engelli olsa dahi. Öyle görülse dahi. Bu o ki insanların görüşündedir, görüşündeki eksikliktir, bakışındaki eksikliktir. Sufiler bu noktada daha da düşünürler, daha da ileri bir noktada dururlar. Sufiler aynamaetofurunca engelli görenin gerçekten kendisinin engelli olduğunu idrak ederler. Bu noktada. Sûfî için etrafındakini karşındakini hak görmek vardır. Hak görmek için karşındaki kimseyi eksik ve noksan göremezsin maddi manevi.
Eksik ve noksan gören kimse gerçekten kendisi eksik ve noksandır. O yüzden hani. Hazreti. Mevlânâ’nın mesnevisinde bir çırak vardır. Çırağı ustası der ki evladım git oradan o şişeyi bana al getir. Usta gider çırak gider gelir ustasına der ki hangi şişeyi. O da der ki evladım orada bir tane şişe var. Gelir usta der ki efendim orada iki tane şişe var. Bakar ki usta çırağı bir şey anlatamayacak bir şey öğretemeyecek söz ile evladımdır. O zaman iki görüyor ya onun bir tanesini kır öbür gün al getirdiler. Çırak gider kırar şişenin birisini bir bakarken ortaya da hiçbir şey kalmadı. Gelir usta der kırdım birisini ama hiçbir şey kalmadı der. İşte. Hazreti. Mevlânâ şaşı görmeyi eksik görmeyi biri iki görmeyi burada bize bir hikayele anlatır.
Maneviya da karşındaki kimseyi eksik görüyorsan bu eksikliği kendinden bilderler. Bu maddi manevi böyledir. Bir kimseyi eksik görüyorsanız gerçek manada eksik olan sizsinizdir. Karçıdaki değildir. O yüzden sûfîler bu tekrar kelimeyi kullanmak istemiyorum ama engelli görünenleri kendilerinin bir eksikliği olarak görür. Engelli göreni. O yüzden. Hazreti. Peygamber. sallallâhu aleyhi ve sellem. Hazretleri de asla mesela görmeyene bu noktada zahiri olarak kör lafzını kullanmamış. Asla ayağa aksak bir kimseye topal lafzını kullanmamış. Kolu olmayan, kolu aksak olan bir kimseye çolak dememiş. Onları eksiklikleriyle itaf etmemiş, isimlendirmemiş. Sünnet-i. Resûlullâh’ta bu yok. Ölü olunca sûfîler de asla ve asla bir kimseyi böyle görmezler.
Hatta daha ileri söyleyeyim. Hazreti. Mevlânâ mesnevisinde bu alemi kaya ile alemi olarak görür. Arabi de bu alemi gölgü olarak görür. Hazreti. Mevlânâ yine mesnevisinde bir hikaye de der ki siz gece rüyanızda kolunuzun koptuğunu görseniz çok üzülürsünüz. Çok ağlarsınız. Ama uyandığınızda bakarsınız ki kolunuz yerinde bir sevinç kaplar sizi uyandığınızda. önemli olan bu gölge alemde, bu hayal aleminde hiçbir şeyin aslı asları normal değildir. Gördüğünüz gibi değildir. Bu alemden uyandığınızda bakarsınız ki eksik gördüğünüz tammış, tam gördüğünüz eksikmiş. Bu manada bizim eksik gördük. derimiz aslında tam. Bizim eksik gördüklerimiz aksında tam eksiklik bizden. Allâh muhafaza eylesin. Cümlemizi inşallah.
2. Bölüm
Evet kıymetli dostlar, kıymetli kardeşler. Bugün biz kendimizce malum. Hazreti. Peygamber salullahu aleyhi ve selam hazretleri kutduğum haftası etkinlikleri var. Bu etkinlikleri diyanet işleri başkanlığı ilk defa başlattı. Nisan ayında. Nisan ayı çünkü. Hazreti. Peygamber salullahu aleyhi ve selam hazretlerini miladi olarak, hicri olarak değil, ana rahmine düştüğü günler olarak hesaplanıyor tarihçiler tarafından. Ama doğru ama eksik. Biz bu noktada. Nisan ayında kutlu doğum haftası etkinli içerisinde her yıl bir konu seçiyoruz kendimize. Bu senede konu. Hatemül. Enbiya son peygamber olarak isimlendirdik. Bu konuyu seçmemizdeki maksat gaye hadîs şerifte. Hazreti. Peygamber salullahu aleyhi ve selam hazretleri kıyamete yakın otuz tane yalancı peygamber çıkmadıkça kıyamet kopmaz ders.
Otuz tane yalancı peygamber çıkacağını bu yalancı peygamberlerin peygamberlik ithasında bulunacağını ve bu peygamberlik ithasında bulunmadıkça kıyametini kopmayacağını söyler. Bunun gibi değişik hadîs şerifler, değişik kaynaklarda rivayet edilmiş ana temi olarak bu. Bu. Hazreti. Peygamber salullahu aleyhi ve selam hazretlerini sağlığında iki tane çıkmış birisi. Yemen’de, birisi. Malum, Müseylemetül ve. Yemendi ki o kimse sonuçta. Müslümanlar tarafından gerekli dersi verilmiş bir şekilde. Şimdi yıllar yılları eklemiş zaman içerisinde değişik kimseler hep peygamberliklerini ilan etmişler. Ve bu son döneme geldiğimizde biz çünkü kendi dönemimizden sorumluyuz. Bu dönemde de kendisini peygamber görenler, kendisini peygamberlik iddiasıyla, elçilik iddiasıyla, ortae atanlar hatta gün geçmiyor ki kendisini mehti görenler, gün geçmiyorsa ki kendisini nebi görenler, resul görenler, gün geçmiyor ki kendisine de böyle bir vahiy geldiğini ve kendisine de ilahi bir kitaplar indirildiğini söyleyenler bu ilahi kitaplarını kendilerine indirilen güya bu kitapları internette yayınlayanlar hatta bunun daha bu.
İslâm dünyasında olan. İslâm dünyasında da ama. Amerika’da ama. Hindistan’da ama. Batu ülkelerinde kendilerini peygamber görüp kendilerini bu peygamberliği noktasında kendileri inandığı gibi etraflarını da inandırıp toplu ölümlerin toplu vahşetin toplu sapıkların yaşandığı bir dönemdeyiz. Böyle olunca ve bunlar da böyle sıkça gündeme gelince ve bunlar gündeme gelirken de insanların ama dini bilgilerinin yetersizliği ama öyle inanmak istemelerinden dolayı bunlar da etraflarında ne yazık ki bunlara inanan kimseler toplanıyor ve bunu şaşkınlıkla izliyoruz ve hayretle bunlara bakıyoruz anlattıkça da bir şey ifade etmiyor saplantı halinde inanmış da saplantı halinde ne kadar biz. Kur’ân sünnet dairesinde delilleriyle bunlara sunsak yine de bunlarda saplantı bir şekilde devam ediyor.
Ayeti. Kerime’nleri zorlayıp kendilerince peygamberlik son buda ama elçiler gönderilecek. Elçilik var. Veya hatta onlar kitap indirilen bir peygamber değil. Ama diyorum internete böyle bir indirildiğine dair anlatan kitap var ya o kitabı biz bilmiyoruz siz nereden biliyorsunuz ya aç diyorum internete var yaz istersen direkt internetten çıkacak ve de kendi sayfasında o kimsenin ve bu kimse de işin en enteresan noktası psikolojik tedavi görmüş. Eli raporlu. Zaten ne geliyorsa başımızda elinde rapor olanlardan geliyor. Alıyorlar ellerine bir tane rapor nasıl olsa ceza ehliyetleri yok istediklerini konuşuyorlar. bugün peygamber olsa yarın. Allâh olacaklar haşa. meşhur bir melami kıssası var. Melamiler bunu anlatırlar bana da anlatmışlardı.
3. Bölüm
Dervişin birisi koşa koşa gelmiş şeyhine. Efendim de hazretleri demiş. Buyur evladın demiş. Duydunuz mu? demiş filanca zat peygamberliğini ilan etmedi demiş. O kimsenin üstada da öyle bir durmuş, bir rahabıtı etmiş. Demiş ki biz azimişan böyle bir peygamber tayin etmedik. O nereden peygamber ol demiş. Bu ona benziyor artık. İş çığrından çıktı. iş ölesine çığrından çıktı ki böyle akıllı uslu, makul dairede, Kur’ân ve. Sünnet dairesinde düşünebileceğine inandığımız kimseler dahi acaba noktasına gelmiş. Çünkü bunları söyleyenler hadîs şerifleri reddediyorlar. Bunları söyleyenler hadisleri inkar ediyorlar. Bunları söyleyenler bize sadece. Kur’ân yeter deyip sadece. Kur’ân odaklı konuştuklarını düşünüyorlar.
Ve. Kur’ân odaklı düşündüklerini konuştuklarını söyleyenlere. Kur’ân-ı. Kerim’den. Allâh’a itaat edin, Resulüne itaat edin, sizden olan emir sahiblerine itaat edin, Allâh ve. Resulüne itaat edin, o. Resûlullâh sizlerine getirdiysen doğruyu getirdi gibi ayetleri sıraladığımızda ya biz peygamberin peygamberliğini kabul ediyoruz, peygamberin peygamberliğini kabul ettiysek ona itaat etmiş sayılırız gibi fikirlerle ortaya çıkıyorlar. O yüzden bu meseleyi derleyip toparlamak gerekirse bizleri ki hasbel kadar ne kadar cılız sesimiz olsa da bu cılızlığımızda karınca misali biz son nebi olduğunu, son peygamber olduğunu, son resul olduğunu ondan sonra bir peygamberin gelmeyeceğini bu mümkün olmadığına dair âyet ve hadislerden böyle bir arkadaşlarla sohbet edelim dedik.
Bu seneki konumuz ana temamız bu. Tabii diyanetin zaman zaman eleştirmem ile beraber bu noktada kutlu doğum haftası etkinliklerin noktasında da diyaneti de bu noktada tebrik ediyorum. Çünkü gerçekten. Türkiye çapında bütün insanlar bu noktada kutlu doğumu bir şekilde kutlayıp bir şekilde anıp bir şekilde gündeme geliyor. Inşallah bu bidatların içerisinde süre gelen bir şey olmaz. Asap âyet kırk. Muhammed içinizdeki adamlardan hiç birinin babası değildir. Fakat. Allâh’ın resulü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allâh her şey çok iyi bilir. Bu ayeti kerime direkt net bize. Kur’ân yeter diyenlere de cevap bütün herkese cevap. Hazreti. Muhammed’i. Mustafa’dan sonra, Salulah’ı vesellemden sonra bir peygamber gelmeyecek, bir nebi gelmeyecek, bir resul gelmeyecek, bir elçi gelmeyecek, adına ne derseniz derin, din.
Peygamberlerin evveli. Hazreti. Muhammed. Mustafa, Salulah’ı vesellem. Peygamberlerin ahiri de. Hazreti. Muhammed. Mustafa, Salulah’ı vesellem. Bir hadişe de. Hazreti. Peygamber. Efendimiz buyuru ki adem henüz su ve toprak arasındayken çamur halindeyken ben peygamber yedim. Başka bir hadişerde henüz daha hiçbir şey yaratılmazdan önce ben peygamber yedim. Varlığın başlangıcı. Ve hadisi. Kutsi’de de. Cenab-ı. Hak bir şey yaratır tanınmak için. Ve o yarattığı şey. Allâh’ı zikreder, tesbih eder, tenzih eder, teşbih eder. Bu. Cenab-ı. Hak’ın hoşuna gider. Hazreti. Resûlullâh, Salulah’ı vesellem. Hazretleri ben yaratılmışların evveliyim derken. Cenab-ı. Hakk’ın kendi ruhundan ve nurundan yarattığı ilk varlık olarak atfedediler.
4. Bölüm
Ve bütün. Kur’ân ve sünnet yorumcuları din uleması yaratılan ilk varlığın. Hazreti. Muhammed. Mustafa’nın ruhaneti ve nuraniyeti olduğu ve ondan bütün her şeyin yaratıldığını söyler. Ve bu noktada da peygamberlik mesleğinin sonuncusu, peygamberlerin sonuncusu yine. Muhammed. Mustafa’dır, Salulah’ı vesellem. Ondan sonra bir peygamber gelmeyecektir. Hatta bu âyet-i kerime indirildikten sonra. Hazreti. Abbas der ki ya. Resûlullâh, ey. Muhammed, bu ümmetin halini yedir. Ne yaparlar? Ardından âyet-i kerime iner, tekrar. Yeryüzünün direktleri vardır. o yeryüzünün direktlerini yeryüzüne nasıl sağlamdır? varsa manevi direkler vardır. Bunlar da peygamberlerin varisleridir. Manasında âyet ve hadisler inzal olur.
Şimdi bir kimsenin peygamber varisi olması farklı bir şeydir. Peygamber olması farklı bir şeydir. O yüzden bir kimse ne kadar büyük veli olursa olsun, ne büyük ne kadar büyük âlim olursa olsun asla ve asla bir peygamber olması bir nebi, bir resul olması mümkün değildir. Hazreti. Peygamber salallahu aleyhi ve sellem hazretleri bu manada nöbüvet ve risalet sona vardı. Benden sonra ne ne bir ne de resul yoktur der tirmizi hadisinde. Hazreti. Muhammed. Mustafa’dan sonra bir peygamber yoktur, bir nebi yoktur. Nebiler benim ne son buldu? Müslüman hadisidir. Tabii bunları iddia edenler bu hadîs şerifleri ne yazık ki reddediyorlar. Çünkü hadislerin tamamını reddediyorlar. Türkiye’de, İslâm dünyasında ve bilhassa.
Türkiye’de yeni bir rüzgar kopuyor beş on yıldan beri. Bu rüzgar hadîs şerifleri reddetmek, sünnet ve resulullahı reddetmenin üzerine kurulu. bunda o kadar çok ileri gidiyorlar ki artık çığırdan çıktılar. Artık durdurulamaz noktaya geldiler sanki. Önüne gelen hadisleri reddediyor. Son nokta. Mehmet. Çelik profesör çıktı televizyona, terete biri bu. Harim. Müslüman hadislerinin attı kenara. Hayretle izliyorum. Ve hayretle izliyorum. Böyle bir şey nasıl yaptı, nasıl söyleyebildi diye. Ve buradan da geri dönmedi. Son noktada toparlamaya çalıştı ama toplanmadı. Bu bizim içimize yerleştirilmeye çalışılıyor. Dinimizi ifsaat etmek isteyenler içeriden ve dışarıdan dinimizin olmazsa olmaz kaynaklarıyla oynuyorlar.
Şimdi yeni söylentiler var. Kur’ân-ı. Kerim’i bütün âyet kerimeler alınmadı. Kur’ân-ı. Kerim eksik. Veyahut da bazıları içinden çıkarıldı. Bazıları içinden değiştirildi gibi. Bunun önü alınmıyor artık. Ne yazık ki böyle popülist olmak isteyenler popülistçe bu tip düşüncelerini bu tip fikirlerini insanların içerisinde yayıp herhalde meşhur olmaya çalışıyorlar. Övünmüyorum ben nebilerin efendisi sonuncusu ve şefaat edicilerini de ilkiyim. Yine peygamberim diyen yalancılar çıkar benden sonra peygamber gelmez. Davaları bir olan iki büyük ordu çarpışmadıkça ve kendilerine ben resulüm, peygamberim elçiyim diyen yalancılar çıkmadıkça kıyamet kopmaz buhar müslüm tirmize. Ebu. Davud, imam. Ahmet. Resulüm diyen yalancılar çıkacaktır benden sonra resul yoktur.
5. Bölüm
Nehsai imam. Ahmet. Tabarani. Decal gelmeden otuz kadar veya daha fazla kendilerine resul elçi diyen yalancılar çıkar. Bunlar sizde olmayan adetler bidatlar çıkarır ve dininizi değiştirirler. Bunlardan sakının ve onlara düşman olun. Tabarani. Kıyametten önce resulüm diyen yalancılar çıkar onlardan sakının. Müslüm. Tabarani. Tabi. Hazreti. Peygamber. Salulü. Aleyhisselâm. Hazretleri hadislerinde de kendisinden sonra bir peygamber gelmeyeceğini beyan etmiş. Bu ayeti kerimenin ışığında. Ve hiçbir âyet yoktur ki. Hazreti. Muhammed. Mustafa’dan sonra. Salulü. Aleyhisselâm’dan sonra bir peygamberin geleceği söylenmiş olsun. Bakın iyi sevilerin kendilerince inandıkları ilk o kitaplarında. Muhammed.
Mustafa’nın geleceğine dair beyan vardır. Muğsevilerin kitaplarında. Muhammed. Mustafa’nın geleceğine dair beyanlar vardır. Her ne kadar bunlar kendilerince sonradan değiştirilip tahrif olmuş olsa dahi. Hazreti. Peygamber. Salulü. Aleyhisselâm. Hazretleri’nin zamanına gelinceye kadar bunlar tahrif olmamış şekilde duruyordu. Ve bunların sahabenin içerisinde bu kitapları okuyan sahâbeler vardı. Onlar daha önce. Hristiyan olup. Müslüman olan işte. Muğsevi olup sonradan. Müslüman olan sahâbeler vardı. Ve bunlar da bunları naklediyordu. Şimdi tabii mevcut olan kitapların içerisinde ya hem iyi seviler hem muhuseviler olarak bu ibareler kaldırıldı. Ama son bu meşhur bir ııı incil olarak kabul edilmeyen iznikte ııı neydi.
İncil’in adı. Barnava. İncil’i tabi onun üzerinde de hikayeler çok fazla ya yani. Barnava. İncil’ini rahmetli. Muhsin yazıcı olunun yazıcı olununa getirildi. Rahmetli. Muhsin yazıcı oğlu da bunu kopyaladı kopyasının yanında durdu bu kopyası yanındayken helikopterinin düşürüldüğü bir kopyasının gelen kurmaydı oldu. Genel kurmaydı olduğundan dolayı genel kurmayında bu noktada o kozmik odaya operasyonlar yapıldığı orada olduğu sanıp sanılıp bunlar şimdi böyle şey ne o? Şehir efsaneleri veya da komple teorileri. Elimizde bir yazılı delil yok. O yüzden rahmetli. Muhsin yazıcı olununda bu noktada bu yüzden şehit edildi ve son papa’nın açıklamalarının bu sebepten olduğu. Türkiye siyaseten bir yere kıstırıp sıkıştırıp bu.
Barnava. İncil’ini almak için can hıraş mücadele ettiklerine dair bu komple teorisi olur olmaz inanılır inanılmaz bunlar farklı tartışma konusu böyle oldu ve. Barnava. İncil’inde işin en enteresan noktası bu. Muhammed. Mustafa’nın salulah ve selim hazretlerini tarif edildiği geleceği söylendiği. Barnava. İncil’inde bütün. Hristiyanlara bu noktada. Muhammed. Mustafa geldiğinde onlara tabi olunması gerektiğine dair. İncil’den âyetler olduğu söyleniyor görmedik bilmiyoruz bu noktada da o yüzden zaten bunlar var olduğundan. İznik konsülünde. Barnava. İncil’ini kabul edilmedi ve. Barnava. İncil’ini kabul edenlerin aferoz edildiği görüldükleri yerde öldürülmesi gerektiğine dair fetvalayı biliyorum tarihi olarak fetvalar verildi ve.
6. Bölüm
Barnava. İncil’ini inanan bu noktada o inananlar kendilerini hayatları boyunca hep sakladıkları gizledikleri hala daha. Barnava. İncil’inin yazılısının var olduğunu ve insanların saklı gizli ona ibadet ettiği ve bu ibadet edenlerin. Türkiye’de bulundukları ve bunların da normalde kendilerini sakladık bunlar hep diyeceksiniz ki ya komple teorisi dinlemeye mi geldik bunu da diyebilirsiniz bunların da olduğu söyleniyor bu meseleyi kapatayım parantezi bu noktada ama diğer. İncil’lerde bunlar tahrib edilmiş yazılmamış. Hazreti. Peygamber salallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri geldikten sonra hiç bir ibare yok. Kur’ân’da yeniden bir resul yeniden bir nebi yeniden bir peygamber geleceği ile alakalı ve her yerde.
Allâh ve. Resulü’ne itaat edin kıyametin yaklaştığını son ümmet olduğunu sizi uyarıcı bir ümmet olduğunu dair âyetler var tabii bunların ışığı içerisinde bu seferde insanların gidecek bir yerleri yok ama ne yazık ki sapıklar sapıklıklarına devam ediyorlar bu konuyla alakalı bir sorunuz olursa yine cevaplandırırım geçen ay geldiğimden kalan sorulara devam edeceğimi beyan etmiştim kalan sorulara devam edeyim sahipleri burada mı değil mi bilmiyorum. İslâm hukukunda miras paylaşımında kadınların payı neden erkeklere göre daha az evet. İslâm hukukunda kadınların payı daha az doğru ama bunu bir bütüncülük içerisinde düşünürseniz sizin evlendiğiniz eşiniz de payı az olacak sizden evlenen giden kız da payı az olacak böylece denge oluşmuş oluyor ama bizim ülkemizde çarpık bir uygulama var uyanık erkekler.
İslâm hukukuna göre şimdi mal paylaşımını istiyorlar. İslâm hukukunun olmadığı bir yerde mal paylaşımı oranın hukukuna göre olur hiç kimse kendince kendi kendine uyanıklık yapmayacak. Türkiye’de. İslâm hukuku yok mal paylaşımında da. İslâm hukukuna göre davranılmayacak yoksa bu noktada hakkan yetsizlik olur kaderle kişinin seçimler arasındaki fark açıklar mısınız doğmamız kader ölümümüz kader gözümüzün önde olması kader burnumuzun ensemizde olmaması kader ağzımızın tepede olmaması kader benim buraya gelmem cüz ihradem. Buradaki konuştuklarım cüz ihrade. Benim seçimin. Benim seçimin. Bundan sorumluyum. İmtihanın sırrı bu. Ben seçimlerimden sorumluyum. Seçtiklerimden sorumluyum. Sevdiklerimden sorumluyum.
Sorumluyum. İmtihanın sırrı bu. Seçtiklerimizden sorumluyuz. Mükellefiz. Ben bir şeyden mükellef isem onun sorumluluğu bana ait olması gerekir. Sorumluluk bana ait değilse mükellefiyetlik cezası bana aitse onda bir hukuksuzluk var demektir. Bu yazının altına imzayı ben atacaksam bu yazıyı ben yazmış olmam lazım. Bu yazıyı ben yazmazsam altına neden ben imza atıyorum ki o zaman? Hayır. O yüzden. İmam. Azam. Hazretleri’nden tutun. Maturidilerin hepsi de. İmam. Nehsefi dahil buna cüz ihradeye önem vermişler. Cüz ihradesiz bir hayat düşünülemez. Hatta ben derim ki biz rüzgarın önünde yaprak değiliz. Biz aynı zamanda da makina değiliz. Bir torna tesfiye makinesi düşünün. Şimdi tabi son sistemler oldu.
7. Bölüm
Bizim zamanımızda son sistem yoktu. Ölçer bilçer ona göre iş yapardın. Öyle kod deyip girmek yoktu bizim zamanımızda. Biz bir makina değiliz insanız. O yüzden de yaptıklarımızdan biz sorumluyuz. Yaptıklarımızdan hesaba çekilecek olan biz o yüzden tövbe ederiz. O yüzden ama yaptıklarımızdan cezaya tövbe etmezsek ama yaptıklarımızdan mükafata nail umarız. Hocam benim yanlış anlamayın. Dış ülkelere yapılan yardımlarda değilim. Ancak sokaklarda hala aç yatan insanlarımız varken bizim tüm potansiyelimizi kendi insanımızdan fazla dışarı yönetmemiz ne kadar doğru. Buna ben katılıyorum. Evet komşusu açken tok yatan bizden değildir. Önce biz de böyle bir. İslâm dünyasında böyle bir nefis var. Biz. Zekat’ı kendi köyümüze göndermeye çalışırız.
Kamyonlarının üzerinde yükleriz şimdi olmuyor. Önünde de yazarız örneğin. kendi nefsimi koyarım. Mustafa. Özba. Zekat’ıdır. Bu ne ya? Yok. İslâm’da. Bizim patronlarımız vardır. Yanında asker ücrette çalışır işçiler. Asker ücrette çalışan bir işçi fakir hükmündedir. Önce. Zekat’ı onlara dağıtmaları gerekir. Patron otursa. Zekat’ını hesaplasa birinci derecede işçilerine dağıtmış olsa o işçilerin o patronu olan bakışı değişecektir. Biz öyle yapmayız. Burnumuzun ucundakini görmeyiz biz. Ya biz işte. X vakfa göndeririz, X cemaata göndeririz, X tarikata göndeririz. Sevep orada baş köşeye oturacak o ya. Koca. Efendi, Şeyh. Efendi adına ne denersedin. Oo beyefendi hoş geldiniz diyecek ya ona. Biz bunun peşinden gidiyoruz.
Allâh bizi affesin. Güzel bir şey insanın etrafına yardımcı olması. Ama önce içeride bu meseleyi halledecek. Sizin ülkenizde hala da köprünün altında yatan insanlar var ise sizin ülkenizde hala daha açlık sınırın altında yaşayan insanlarınız var ise önce bu sosyal facikayı halletmeniz gerekir. Ben de öyle düşünüyorum. Günlük hayatta insanlar içerisinde edef vahilak kurallarının dışında hareket edenlerin buna özgürlük demesi. Bunun yanında çarşahlı bir kimseyi ucubu olarak görenlerin özgürlükten yana ne kadar bilgiye sahip olduğunu açıklar mısınız? Bu büyük bir handikap. Bizim ülkemizde ne yazık ki böyle bir kamplaşma zıtlaşma oluştu. Bu istenilen bir şey değil. Gönlü marzu ederdi ki insanlar bu kamplaşmaya, bu zıtlaşmaya mahal vermesinler.
Bütün devlet yöneticilerinden tutup da halkımız da bunu şeye müsaade etmesin. Hiç kimse bu noktada taraf olmasın. Ama ülke gerildi. Bu 28 Şubat’tan kalma bir şey. 28 Şubat’tan önce gerilmeye başlandı. 28 Şubat’ta bu suuni gerginlik zirveye ulaştı. Ve 28 Şubat’tan sonra bu gerginlik bir türlü bitmedi. Bundan herkesin de faydalandığına inanıyorum. Bu gerginlikten faydalanıyor herkes. Bu gerginlikten bu gerginliğin tarafları var ülke içerisinde. Ülke içerisinde bu gerginlikten nemalananlar var. Bu nemalananlar bu tarafta bu taraflar her iki tarafta aşırı derecede bu meseleyi kaşıyorlar. Buna ne az iki. Türkiye’deki cemaatlerin tarikatların dini oluşumların da katkıları var. Biz şöyle göremiyoruz meseleyi.
8. Bölüm
Siz belki de beni eleştireceksiniz bu noktada ama. Mesela bunlar bizde okunmaz pek. Bu tip eserler de okunmaz. Biz bu düşünceler okumayız. Bizim bu noktada duruşumuz böyle ne yazık ki taraf gir bir duruşumuz vardır. Mesela. İslâm insanlara iki veçeden bakar. İki tip insan vardır. Bir tebliği kabul etmiş olan insanlar. İki tebliğe açık tebliği kabul edecek olan insanlar. Bir tebliği kabul etmiş o kimse. Yani. İslâm olmuş. Müslüman olmuş. Lâ ilâhe illâllah. Muhammeden. Resûlullâh dediyse o kimse. İslâm’dır. Müslüman’dır. Hanefi aka etçileri bu noktada imam-ı atur edi imam nesefi başta olmak üzere. Bir kimse lâ ilâhe illâllah. Muhammeden. Resûlullâh dediyse dil ile ikrar ettiyse biz onun. İslâm olduğunu kabul ederiz.
O kimse. İslâm’dır. Amellerin de fiiliyatlarında velev ki eksiklikler olsun o kimse. İslâm’dır. Kimsenin onun üzerinde. İslâm değilsin deme hükmüne hakkına sahip değildir. O zaman o kimse. İslamsa o tebliği kabul etmiş. Ve o kimse. Müslüman olmuş. Ona sadece. İslâm’ın bu noktada gerekleri şartları nesef geri kalan din nasihatdir noktasında nasihat edilecek o kimseye. İkinci zümre kimdi? İkinci zümre de bu tebliği kabul etmemiş olanlar. Tebliğe açık. Kabul edip etmediği önemli değil. Tebliğe açık tebliğ edilmesi gereken insanlar. Şöyle düşünün siz birisine. İslâm’ı tebliğ etme gibi bir derdiniz olsa böyle bir düşünceniz olsa siz ona sert davranabilir misiniz? Bu benim sözüm kendisine ehli tarikat, ehli cemaat, ehli müslühim olup görüp de kendisini öyle görmeyenlere saldıranlar için geçerli.
Çok açık konuşacağım hakkınızı helal edin. siz başa açık bir kız arkadaşınıza ötelersiniz ona bir şey anlatabilir misiniz? Onun karşı safınıza koyup yumruk vurmaya başladığınızda ona neyi anlatabilirsiniz? Veya tabi hıristiyan bir kimseye düşünün ona bir şey anlatacaksanız onu döverek bir şey anlatabilir misiniz? Ona laf sokuşturaraktan, laf ataraktan, çemkirerekten, sen ne ki dinin diyerekten, kim. İsa haşa diyerekten ona doğruya anlatabilir misiniz? biz son ümmettik, iyiliği emreder, kötülükten ne yederdik? biz son ümmettik müjdeci bir peygamberin ümmetiydik, bütün insanlığa müjde olarak gönderilmiştik. Bütün insanlığa müjde olarak gönderilmiş bir peygamberin ümmeti olarak biz kiminle dövüşebiliriz bir derdimiz varsa anlatılacak, tebliğ edilecek bir kelimemiz varsa biz nasıl kavga ederekten anlatabiliriz bunu? deyip onlar bizim kutsal değerlerimize ve kutsalımıza saldıracaklar biz saldıramayız sizin dinini size saldırmaya emretmez geldi ya hazreti peygamber salulü aleyhi ve sellem hazretleri ağacın dibinde uyukluyordu onun kılıcını aldı boynuna koydu dedi kalk seni elimden kim kurtaracak şimdi hazreti.
Muhammed. Mustafa. Allâh dedi kılıcını düşürdü o kimse aldı eline kılıcını hazreti. Muhammed. Mustafa şimdi seni kim elimden kurtaracak dedi verdi cevap muhteşem dedi ki ben bana yakışanı yaptım sen de sana yakışanı yap affettim seni dedi hadi git kavmine o kimse kavmine gitti dedi ki vallahi ben dünyanın en iyi insanı en merhametli en şefkatlisiyle tanıştım bugün bütün kavmini. İslâm etti siz yapamazsınız evet onun sırtına deve işkenmesi koydular ne yaptı kimin sırtına deve işkenmesi koydu mekkefet edildiğinde deve işkenmesi koyanlar gelsin benim karşıma sıralansın onları katleteceğim mi dedi onlar özgürlük adına bize söylemedik laf bırakmayacaklar biz söyleyemeyeceğiz. Kur’ân ve sünnet ahlakına sahip olanlar şöyle düşünecekler taifte taş yağmurun altında kalan.
9. Bölüm
Muhammed’i. Mustafa salulah ve selam onlar bilmiyorlar ya. Rabbi diyordu bilmiyorlar o yüzden asla bu noktada beni eleştirebilirsiniz nasıl böyle bir şey olabilir böyle bir şey olabilir mi siz. Müslümanları zayıflatıyorsunuz ibareler bunlar siz. Müslümanları zayıflatıyorsunuz siz. Müslümanları pısırklaştırıyorsunuz bir çiçek yetiştiriyorsanız aman ona bir şey olmasın diye etrafında pervan edenersiniz ben. İzmir bayındırlıyım arada söylüyorum bizim orada halk tabirleri vardır böyle birisi bir gattarlık yapınca sorun bakalım bir fidan yetiştirmiş mi o derler sorun bakalım bir tavuk bakmış mı o kümesinde derler tavuk kümesinde bir tavuk bakan merhametli olur çünkü bunun gibi. Müslüman bir bayan evlilik kriteri nedir erkek üstün olmak erkeğe üstün olmak deniyor bu üstünlikle ne kastediliyor anlayamadım bunu evlilik kriteri siz dindar olanı seçiniz demiş en önemli kriter bu dindar olanı seçmek dindar olanı seçmenin de en önemli kriteri güzel ahlak bayanlar güzel ahlaklı bir erkek seçin şevkatli ve merhametli olsun bir erkeğin en önemli özelliği şevkatli ve merhametli olsun eğer bir erkeğin şevkatli ve merhameti yoksa istediği kadar sizi seviyorum deyip parandalar atsın yalan meşhur ya benim yalan sözüm yalan benim size sorum demeyeyim.
İzmir bayındır’da dayınızın oğluna kız görmeye sabahleyen gitmişler de anneniz yarını da bırakmıştınız bir daha hakik etişte tamamını anlatırım demiştiniz ya ben bunu anlatırsam yıkılacak burası şimdi bizimkinlerin adetleri gelenekleri göreneklere müthiş bir şeydi ya evet bir gün sabah namazından sonraydı kız görmeye gittiler dayımın bir tane pancar motoru var insanlar biriler çok ses çıkarır çat diye bunlar sabahleyen gitmişler kızın evine güm kapıya vuruyorlar tabi hoş dayımın gelişinden bütün aile değil, bayındırdı yer zaten, gelişinden gidişinden. Bunlar gittiler sabahlenirken erkenden kahvaltı nasıl hazırlanıyor, hız da çıkıyor mu? Habersiz gelince neler çıktı, neler hazırlandı, bunu denediler.
Bununla kalmadı aile. bulaştığına belki de yüz bütövü etmişlerdir de. Bununla kalsalar iyi. Bir gün akşam da akşam üstü dayım çat motorla gene geldi. Babam yok ya annem bu noktada rahat babamdan izin adiman noktası yok. Bağırıyor nereman anneme dedim ne oldu gene dedi bugün gidiyorum nereye gidiyorsun dedim ben gelinle yatmaya gidiyorum dedi sakın böyle ters bir ilişki olarak görmeyin gidiyor onunla beraber onun sona aynı odada kalacak hatta aynı yatakta yatacak horluyor mu bedeni kokuyor mu ah yavrum ah siz şimdi çok kolay evleniyorsunuz uyur gezelliği var mı sayıklaması var mı böyle kaldım ben annemi dinliyorum annem tabi ne yazık ki böyle bir gelin alamadı o yüzden annem bu noktada bu adetleri gelenekleri rütelleri yerine getiremediğinden üzgün ölmemiştir inşallah daha bitmiyor bu muhabbet sırası gelince anlatırım ben size benim annemin sülalesi bayındırın yerlisi yaklaşık 200 yıllık orada daha fazla belki de 250 yıllık delinebilir o denizden gelmişler deniz diye de.
Karaman’dan karamanlılar. Osmanlı’ya kafa tutanlardan o yüzden dedem. Yunan’ı kollayanlardan öyle söyleyeyim. Yunan. İzmir işgal edince dedemin hali vakti yerinde hemen bayındırın yaslandı bir daha var komple zeytinlik orası dedemin babasınınmış yanına 3-5 tane de 5-10 tane de kızan alıp daha çıkayılıp. Yunan’a baskınlar yapan kimse elin ayağında körüklü çizmeleriyle öldü belinde silahıyla öldü artık yaşlandığında körüklü çizmeyle dışarıda yürüyemeyince çizmenin altını topunu kestiler o lastik giydi lastiğin içerisinde körüklü çizme yine çizme cızır diyor altına çiriş sürerler cazırt yürürken cazırtıyı duyarsın dedem gelirken bütün mahalle duyar dedemin bir çizmesinden bir de bastonundan bastonda ne java motor sikretin paslanmaz eksozundan ağır ucu sevri neden öyle birisi bir saldırmaya kalkarsa o bastonu zaten vurursa adam ölür kesin bastonu kaldırmak için kas yapman lazım dedi normal bir tahtadan baston kullansaydın diye ancak ben söyleyebilirdim torunlardan hiç kimse böyle bir şey söyleyemez mümkün değil dedem torunlardan birisine desek ki babanı döv istisasız döver torunlar dayımın torunu vardı e kafanı dedi dayım eğdi kafasına bir tane vurdu dayıma isterse eğmesin dayım dayım eğmezse ben oradayım zaten bana yık dese yıkarım ben kültür bu o yüzden dedemin normalde bastonu dayı vurduğu zaman yere güğüt diye taştan ses çıkarıyor anne annem duyuyor onu 200 300 metreden çamaşır yıkanıyor diyelim ki hazırlık yapılıyor böyle avlu geniş avluda çamaşırlar var şunu söylüyor sadece çamaşırları ortadan kaldırın dedeniz geliyor genel kurmağe başkanı ne ki ya dedemiz geliyor bütün çamaşırlar ortadan kaldırılıyor tek neler kenara çekiliyor yerler dedem geliyor. o en bahçenin giriş serinomisi ritüel bu bahçeden girdiği içeri bakın hiç şaşmaz adım adımınadır ortaya geldiğinde ben geldim kapıya çıkın serinomi herkes kapıya çıkıyor dedem diyor.
10. Bölüm
Ne yapıyorsunuz? Meydanda çamaşırı kiyor herkes. Hayır. Annen çamaşırı yıkıyorduk. Haa iyi. Halbuki günler öncesinden bellidir. Bütün evin çamaşırı yıkanır. Annen temiz titiz, misafir çok geliyor. Kızlar toplanır. Böyle bir gün, iki gün bütün çarşaf, yorgan ne varsa yıkanır, temizlenir, paklanır, konulur. İki tane hanay oda var yukarıda. İçinde banyolar var, gelen misafir yatılı yatıyor. Öyle bir dede. Allâh bizi affetsin. Allâh onlara da rahmet eylesin. Yunan’ı koalamışlar. Babası tık ses çıkarmamış. Bir parça satmış, kızanlar var, harcamış. Bir parça daha satmış, kızanlar var, harcamış. Yunan gittikten sonra da basmışlar. Yunan’ın karakolunu, yollarını, askerlerini mücadele etmişler. Vatanı kurtarmak için.
Anlatırken dedemin gözleri dışarı çıkardı. Bütün ortakul ve liselilere ödevdi bu. Herkes heyetler halinde dedeme gelir. Bir tek dedem kaldıydı ayakta, son zamanlarda. Yaşını bilmiyordu ama herhalde yüz kusur yaşında öldü. Yaşını şöyle hesaplıyordu. Yunan ondan sonra işte. İzmir’e çıktığında ben on yedi yaşındaydım. Yaş böyle hesaplanıyordu. on yedi, on sekiz denilmiyordu. Öyle hesaplıyordu. Kulağımızı haramda nasıl koruyabiliriz? Bazen kalabalık ortamlardan kaçamıyoruz. Uyarmamıza rağmen dedikodu iftira gibi durumlara devam ediyor. İnsanlar kendimizi nasıl muhafaza edebiliriz? Bu noktada. Allâh’ı zikredersiniz, kendinizi korursunuz. Bir şey üzerinden tecelli ederek bir kimseyle konuşması mümkün müdür?
Anlayamadım soruyu tam. Neden aşık olamayız? Korkarız. Gerçekte korkarız. Aşık olduğumuzu zannetme koşumuza gider. O yüzden gerçekten aşık olamayız. Bize aşık olunmasını da istemeyiz. Çekemeyiz. Çekemeyiz. Olmayı bıraktık. Olunmasına da müsaade etmeyiz. Ama hepimizde bir aşık ararız kendimize. Ya bütün şimdi erkeklere sorsam size aşık bir kadını istemez misiniz? Uçar herkes pırpır eder. Harika. Kendisine aşık bir erkek. Bu muhteşem bir şey gibi görünür. Asla iki gün çekemezler. İki gün. Kadınlar erkeklerden kurtulmak istiyorsanız çok basit. Ben aşık oldum sana de kapısında dur. O nereye gidiyorsa sen de onunla beraber. Ben aşıkım sana geliyorum de anında senden kurtulsun. Çok basit. Ya bir erkekten kurtulmak istiyorsunuz mu?
Çok çok basit. Başla başına sen nereye ben oraya da. Bir gün fazla gelir. İki gün koydum. Böyle biraz tollerans tanıdım. Erkekler bir kızdan kurtulmak çok basit. Hem söyleyeceğiniz laf da basit. Sen benim aşkıma dayanamadın. İki gün peşinden hiç ayrılmayı yeter. Çok basit. Bir kız geldi bizim dermişlerden. Efendim ben falanca beni çok seviyor. Ben de onu çok seviyorum. O bana aşık dedi. Dur dedim kızcağızım ya. Büyük laf bu dedim ya. Yok efendim aşık bana dedi. Allâh. Allâh dedim. Akşam nerdeydin sen dedim ha? Evdeydim dedi. Aşkım nerdeydi dedim. E o da evdeydi. Aynı evde miydiniz dedim ha? Hayır dedi. Ha sen annenin babanın evinde o da annesinin babasının evinde. Öyle mi dedim ha? Evet dedi.
11. Bölüm
Bu nasıl aşıklık dedim sen orada ben burada. Bu kaldı, ah şimdi telefon, de ki dedim ben, aşkım, ben senin yanına geliyorum. Bu senin sevgine daha fazla dayanamayacağım. Açtı telefon yanında. Dedi, şimdi o çok emin. Merhaba, merhaba, aşkım dedi, ben senin yanına geliyorum. Bundan sonra senden hiç ayrılmak istemiyorum. Bitti dedi, buraya kadar. Ben asla bir daha babamın evine gitmek istemiyorum. Ya bir onu bir daha düşünsek, sesi duyuyorum. İyi düşündün mü, hazır mısın? Ya ben kendim çok hazır hissetmiyorum da, biz onu yapamayız ki. Biz bunu, bu öğretiyi almadık bir, bize bu ağır gelir. Biz ne aşık olabiliriz, ne de bir aşığı taşıyabiliriz. Mümkün değil o. O yüzden bizim için en güzelim bu. Seni uzaktan sevmek açların en güzelim.
Birbirimize göresimiz geldiğinde, ah gel hadi kafeye gidelim, biraz çay içelim, gidelim çayı içelim. Ay ne kadar çok birbirimizi seviyoruz biz. Ne kadar birbirimize aşıkız, harikaiz. Hadi bitti. Olamayız ki, gönülden sevdiğimiz bir kişiye. Allâh’ın emirlerini tam anlamıyla yerine getirmediğinden ondan vazgeçmemiz. Vazgeçmek midir, asıl asıl çok seviyoruz diye, ona. Rabbini hatırlatmak mıdır doğru olan. Demek ki sevdiğiniz kimsede eksiklikler görüyorsunuz, bu nasıl sevmekse, bunlara en fazla erkekler yapan. Aşkım seni çok seviyorum, örtünmen lazım. Aşkım seni çok seviyorum, namaz kılman lazım. Aşkım seni çok seviyorum ama benim ailem seni böyle kabul etmez. Ne yapmamız lazım, örtüneceksin, değişeceksin.
Öyle değil mi? Hadîs-i şerifte de. Hazreti. Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem hazretleri diyor ki, Aşığın gözü kör kulakları sağırdır. Biz sevdiğimizde bir eksiklik görüyorsak, o zaman bu adı aşk değil bunun. Ya muhabbet etmek, biz muhabbet etmek olarak alalım. Peygamberimiz. Hilton’a girmezdi ama kölesi vardı, din derslerinde bize. Peygamberimizin kölesine iyi davrandığı. İşlerini kendi yaptığını öğretildi. Oysa. Peygamberin her türlü insan sömürüsüne karşı bir duruş sergilemesi gerekmez miydi? Gerekti zaten, o yüzden köleliği kaldırdı. Hazreti. Muhammed’i. Mustafa. Kölesi diye nitelendirdiğimiz. Hazreti. Enes. Radillahu an. Hazretleri ise onu annesi getirmişti, ona hizmet etmesi için. Çocuk yaşta hem de dinini öğrensin diye.
O yüzden köleliği ortadan kaldıran. İslâm’dır. Bunu yerli yerine koyalım. İlk köle azat eden. İslâm’dır. Ama bir topluluk düşünün. Burası sanayi yatağı öyle değil mi hizmitten buraya kadar? Bütün fabrikaların bir anda şalter indirip bütün işçilerini dışarı çıkardığınızı düşünün. Sosyal faciayı hesap edebiliyor musunuz? Ne kadar fabrika var bütün herkes çalışanlarının işine son verdi. Mesela. Cavit. Çağlar’ın devleti fabrikalarını kapatmakla tehdit ettiğini biliyor musunuz? Vergi dairesi soruşturmasıyla alakalı. Cavit. Çağlar’ı polis karakoluna götürdüklerinde bütün işçiler, mesaisi biten işçiler önce polis karakolunun önüne, emniyetin önüne şeye geldiler. Mitinga ve şunu söylemiş içeride eğer bu gece beni bırakmazsanız bütün fabrikalardaki işçilerin işine son verip hepsini değişten çıkaracağım.
12. Bölüm
Bir sistem düşünün. Mekke’de ve. Medine’de. Herkesin yanında köleler var. Birden o kölelik sistemini kaldırdınız, bütün köleleri serbest ettiniz. Gidecekleri evleri, yiyecekleri ekmekleri, giyecekleri giysileri yok. Bu sosyal faciayı zaman içerisinde çözeceksiniz. Dövme yaptırmak günah mı? Evet. Dövme yaptırsak abdest tutmaz mı? Evet. Çünkü yaptırmamışın daha, yaptırma. Dövmeyi yapan da yaptıran da. Peygamber. Efendimiz tarafından lanetlenmiştir diyorlar doğru mu? Evet. Allâh muhafaza eylesin. Yaptıran ne olacak? Yaptıran tövbe edecek, abdestini alıp devam edecek. Şems’in. İslâm inanç anlayışını kısaca yorumlayıp şu an ki. Müslümanlıkla kıyaslarsak neredeyiz? Yani. İslâm’da geriye mi gidiyoruz, ileriye mi?
Bu noktada. İslâm’da geriye gitmek, ileriye gitmek diye bir olgu yoktu. Herkes kendince kendi dini anlayışını orta yere koyuyor. Ama bu noktada. Şems’in zamanıyla, bugün günün zamanı arasında çok fazla bir fark görmüyorum. Ve. Müslümanlar açısında da bir fark görmüyorum. Şems’in din anlayışı sonuçta. Kur’ân ve. Sünnet’in içindeydi, dışında da değildi. O yüzden. Şems’in dini tebrizi hazretlerinin zamanında ne yaşanıyorsa bugün de yaşanıyor. Şehid olmak için. Müslüman olmak mı gerekir? Evet. Çanakkale savaşında ölen anzaklar şehitlik mertebesine ulaşmış diyebilir miyiz? Diyemeyiz. Günah işlemekten nasıl uzak durulur? Uzak durmakla. Hayali, hayali eserler vermek roman gibi günah mı? Hayır. Günlük hayatımızda vesveselerden nasıl kurtuluruz?
Bu vesveseler inancımıza zarar verir mi? Çoğalılsa zarar verir vesvesenin durduğu noktaya daireye göre. Bir şey vesvese ise terk et onu. Namaz kılarken aklımıza namaz dışı şeylerin gelmesi namazı bozar mı mı? Bozmaz. Aklına gelmesi güzel bir şey. Demek iyi bir şey yapıyorum ki şeytan aklına getiriyor. Dervişin derdi çok olur derler. Doğru mu? Dervişin derdi olmazsa derdi olsun diye ağlar çünkü. Günah şan. Bursa’da güzel bir sohbet vardı dertle alakalı. Bütün herkes dert sarhoş oldu, çıktı zaten. Dervişin derdi yoksa sıkıntı vardır. Derviş dert çeker. Dertsiz derviş, derviş değildir zaten. O yüzden ben arkadaşlara hep derim. Buraya geliyorsunuz derviş olacak olan kardeşler için. Derdiniz yoksa burada dertlenirsiniz.
Dertten kaçmak istiyorsanız bizden uzak durur. Evet, hatta burada herkes için geçerli dertten uzak olmak istiyorsanız bizden uzak durur. Gerçekten. Bunu latif olarak söylemiyorum. Bulur. Hayır. Efendim yok değil zorunluluk yok. Hiç asla olmaz zaten. Neden? Evet dervişlik demek derdim. Ay valla. Bu noktada bir sıkıntı yok. Asla böyle bir şey yok. Asla hiçbir sekilde zorunluluk diye kastetmiyor. Ama kim yapıyor ki onu? Estağfurullah yok yanlış anlamıyorum. Rabutada ondan istemez ki. Estağfurullah yok yok hiç sıkıntı yok. burada normalde. anladım aynı şeyi bu aynı şeyi. Allâh iyi yapınca kimse girmiyor zaten bu biz kendimiz mertebeler koyuyorduk 7 kat mertebeler 6 kat mertebeler nefsin 7 mertebesi vesaire.
13. Bölüm
Kur’ân-ı. Kerim. Kur’ân-ı. Kerim’de var emmarelevame mülhüme mutmae naraa deyemar diye safhiyye. Kur’ân-ı. Kerim’de nefsin meratipleri var. Kur’ân’da diyor ki mesela ey mutumayın olan nefis. Rabbine böyledi. Ben insanı en güzel surette yarattım ama emmareden de aşağı iner. Ha o zaman hayvandan aşağıın mertebesi ne diyeceğiz atlandırırken. Hayır adı ne isim koyacağız ya ona. Kur’ân-ı emmare ismini koymuş. o kimse insan görünümünde hayvan adı emmare. Mesela ey tövbe eden pişman olan nefs levvame âyet de sabit bir şey âyet de sabitse ona iyi vallaha diyeceğiz. Ha. Cenab-ı. Hak diyor ki siz sızdıklarla beraber olun sızdık hale gelin. Efendim salih kul olmak güzel salih kul olmanın yolu. Kur’ân ve sünnetten geçer.
Bu bunun adına birisi de sûfîlik koymuş dervişlik koymuş adına böyle bir şey koymuş. Demiş ki mesela sünnet ve. Resûlullâh. Orucu 30 gün farz öne değil mi birisi gelmiş ya. Resûlullâh daha fazlasına gücüm yeter. Demiş ki ayın başında ortasında sonunda tut daha fazlasına da gücüm yeter pazartesi perşembe tut. Daha fazlasına da gücüm yeter bir boş bir dolu tut demiş bu da sana yeter bu da davut aleyhisselamın orucu da demiş. Kaç tane oruç çıktı şimdi bir 30 Ramazan iki başında ortasında sonunda üç pazartesi perşembe dört bir boş bir dolu. Bundan birisi dedi ki ben 30 Ramazan orucumu tutarım beş vakit fazlaması mı kılarım bu da bana yeter. Âyet-i. Kerif. Hazreti. Peygamber. Efendimiz dedi ki cennetlik birini görmek istiyorsanız buna bakın harika.
Bunda bir sıkıntı var mı yok birisi de dedi ki ben pazartesi perşembe de oruç tutacağım. Allâh’a daha yakın olmak istiyorum. Buna engelleyen bir şey ne var yok bunun adına da biz örneğin birisi demiş ki sûfîlik budur ki. Hazreti. Muhammed’i. Mustafa’nın salallahu aleyhi vesellem. Hazreti’nin izinden gitmektir. Bunda bir sıkıntı var mı ne dediniz. Evet sizce yoktur. Sizce yok. Eyvallâh. Hiçbir masuru yok ben o yüzden çok rahat kabul ediyorum ya tabi bir sıkıntı yok bir problem yok. Normalde bir kimse hatta siz. Müslümanım değilseniz değilseniz da benim için bir problem yok. Benim için yok birisi desek ki ben. Müslüman değilim eyvallâh. Neden. Birisi ben. Müslümanım değil. Müslüman değilim derse senin için neden problem var.
İki yaşta insanlar var, elbise insanlar var, içeceğiz. Tamam, ben. Müslüman değilim dediğimde bana tebliğ etmeyecek misiniz? Tamam onu diyorum, ben. Müslüman değilim derse birisi bizim için yine problem değil. Neden? Biz oturacağız ona, tebliğ edeceğiz o zaman. Yine oturacağız onunla konuşacağız. Estağfurullah yok yok, bizim sohbetlerimiz böyle diyeliklik olarak gidiyor. Ben de zaten o yüzden devam ettiriyorum sohbeti. Bu noktada sıkıntım yok. Helal olsun yok. Estağfurullah. Bizim sohbetlerimiz hep diyeliklik üzerine. Bir problem yok. diyeliklik olmadıktan sonra bir yere zaten varılmaz. Evet normal ama şunu kabul etmemizde fayda var. Bir kimse kendi incediyenini daha ince yerden, daha ince noktadan yaşamak isteyebilir.
14. Bölüm
Bir kimse beş vakit farz namazının üzerine namazlar kılmak isteyebilir. Bir kimse farz orucunun dışında oruçlar tutmak isteyebilir. Bir kimse nefsini terbiye etme adıyla kendince peygamberi metodları çıkarıp bu metodları uygulayabilir. Bu dinin içerisinde var olan bir şey ve bunun adına bir kimse örneğin bir sûfîlik yolu diyebilir. Bunun adına ne bileyim bir dervişlik diyebilir. Bunun adına bir isim konulabilir bu. Burada normalde isimlere takılmaktan manana özüne bakmamız gerekir. ismi bir kimse ben. Müslümanım dedi harika. Biz onun imanıyla. Müslümanlığıyla tartışacak bir nokta değiliz. Bakın. Müslümanım dedi bir kimse. Müslümanım dediysen. Müslümandır. Biz ona ben veya din adına birisi sen.
Müslüman değilsin deme noktasına sahip değil. Ama o kimse. Müslümanım deyip her türlü haltı karıştırabilir. Adı da. Müslüman ama. Biz ona. Müslümanım dediği müddetçe biz onun diniyle imanınla uğraşacak bir noktamız yok. Bakın ismi bizi aldatmasın. Bu manada söylüyor. Hazreti. Peygamber. sallallâhu aleyhi ve sellem. Hazreti diyor ki siz bir kişinin muamelesine bakınız. Biz onun muamelesine bakacağız. Eğer onunla birlik beraberlik kuracaksak muamelesi önemli bizim için. Lafsı değil. Yoksa. Türkiye %95 Müslüman ya öyle değil mi? %95 Müslümanın ülkede. Müslümanlığa yakışmayacak onca şey oluyor mu? Oluyor. O zaman herkes kendince kendi. Müslümanlığını bir gözden geçirmesi lazım. Kendince kendi inanışını bir gözden geçirmesi lazım.
Kendince. Müslümanlığı ne kadar bilip bilmediğini gözden geçirmesi lazım. Kendimizce bunun adına biz ne dersek diyelim. Bu yaşına kadar. Müslüman yaşamış arkadaşım şu an. Allâh’ın varlığını kabul ediyor. Ancak imana kadere dinlere inanmıyor. Sadece. Allâh var diyor. Olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. İman etmek kalbi bir mesele. Allâh inancı soyut bir şey. Bir kimsenin. Allâh’ı kabul etmesi dinleri kabul etmemesi de ayrı bir handicap. Sizin o kimseye söyleyebilecek çok fazla bir şeyiniz yok. o kimse. Allâh’ı kabul ediyor. Allâh’ı kabul ettiğinde ona diyeceksiniz ki bana. Allâh’ı anlat. İman ettiğin. Allâh’ı bana anlat. Ben de senin iman ettiğin. Allâh’a iman etmek istiyorum. Bana iman ettiğin. Allâh’ı anlat.
Neye dayanarak anlatacaksın? Bir. Allâh inancı var. Eyvallâh. Tamam. Bana iman ettiğin. Allâh’ı anlat. Yer mi, içer mi, uyur mu, uyumaz mı, yatar mı, kalkar mı? Ne yapar, ne iş yapar? Bütün dinlerle. Allâh inancını. ayırdık. Allâh inancını koyduk buraya. Burada. Soyut bir kavram. Allâh’ı neye benzeçeceğiz? Allâh ne sence? Dini öğretilerin hepsini de sildik. O zaman. Allâh inancının bu noktada soyut bir noktada boş olduğunu görecek. Bu yaşınıza kadar. Allâh’ı kendinize en yakın hissettiğiniz an. Hiç böyle tahsif etme dedim kendim üzerinde. Bilmiyorum ki ne diyebilirim bu konuda. En yakın olduğum an olarak. İslâm’da da çok eşlilik hakkında ne düşünüyorsunuz? Kur’ân dörde kadar nikahlayabilirsiniz demiş.
15. Bölüm
Aşağı indirmiş dörtte sınırlamış daha fazlayken bu açıdan bakacaksınız. Fazlalaştırmamış. Aşağı indirmiş. Herkes 8, 9, 10, 15, 20, 80 taneye kadar, 120 taneye kadar eşi olan bir toplumda dörde indirmiş. Ardından. Medine’deki âyet-i. Kerime’de de bire indirmiş demiş ki sizin için tek eşlilik evladır. Buna tersinden bakaraktan gelin. Kölelik gibi. Bütün toplumda kölelik müessesesi var. Bunun zaman içerisinde siz yok ediyorsunuz. Bir sosyal faciye sebebiyet vermeden. Bütün toplumda. Mekke’de 120 tane, 70 tane, 80 tane, 60 tane, 20 tane, 30 tane, sayısı belli olmayan eş var. Siz bunları önce dörde indiriyorsunuz. Ondan sonra da sizin için en hayırlı tek eşliliktir diyorsunuz. Meseleyi bu açıdan bakın.
Tarikatlar hakkında ne düşünüyorsunuz? Türkiye’de tarikat yok. Bir tane tarikat gösterin bana. Türkiye’de. Adlarını sıralayabilirsiniz. Kaderi, Rufai, Bedevi, Dusi, Şazeli, Nakşibendi, Mevlevi. Adına bir sürü işim koyabilirsiniz. Türkiye’de tarikat yok. Adı var sadece. Bakın adı var. Ne zamandan beri? Tekke ve zaviyeler kanunundan beri. Bunu böyle. Cumhuriyet. Savcısından çekindiğim için söylemiyorum. Öyle bir derdim yok. Savcılar beni tanır, ben savcılıkları tanırım. Hiçbir sıkıntımız yok. Davet ettiklerinde gideriz, ifademizi veririz. Bunu inanaraktan söylüyorum. Türkiye’de tarikat yok. İsimleri var. Siz şimdi şöyle diyorsunuz. Ya yapma etme. Nakşibendi tarikatı var. İyi. Bana tekkesini gösterin.
Bana kıyafetini gösterin. Bana zavvyesini gösterin. Bir yere tarikat diyebilmeniz için tekkesi olacak. Zaviye dediği müritlerinin yaşayacağı çileğe gireceği yerleri, odaları, dershaneleri. Yok. Tekke ve zavveler kanunuyla kapatıldı. Zaten öncesinden de yoktu. Şimdi diyeceksiniz ki duyuyoruz. Nakşibendi tarikatı var. Onlar kendilerince o tarikat lafzıyla. Dine hizmet etmeye çalışan insanlar. Bu mümkün değil zaten. Şimdi beyefendi belki de itiraz edecek söyledim he de. Siz olabilir. Mesela burada ardından yazmışlar. Rabut’a uygun mudur diye. Rabut’a da anladınız ne. Şimdi. Rabut’a genel olarak söylendiği şey ne yapılan şekliyle. Bir mürit oturuyor. Beyefendi’nin dediğini kabul etmiyorum. Öyle. Rabut’a veren de zannetmiyorum.
Ama halk arasında öyle anlaşılabilir. Bir mürit oturuyor. Şeyhini düşünüyor. Rabut’a bunun dışında bilen var mı aranızda? Üniversite değil mi burası ya? Allâh tekke de soraydın bunu bizim. Bursa’da. Bütün herkesin eli kalkardı bir şeyler söylerdi herkes. Normalde halk arasında inanış bu değil mi? halk arasındaki rabıta dendiğinde o kimsenin oturup şeyhini düşünmesi. Sorarım size. Evli olanlar hiç eşiniz aklınıza gelmez mi? Hiç çocuklarınız aklınıza gelmez mi? Anneler asker olan evladınız aklınıza gelmez mi? Hasta bir yakınınız olsa aklınıza gelmez mi? Gençler seviyorum diyorsunuz ya hiç aklınıza gelmez mi sevdikleriniz? bir kızı hayallemez misiniz hiç erkekler? Benim gençliğim de öyleydi benim aklımda fikrimde o olurdu.
16. Bölüm
Ben hiç aklımdan çıkarmazdım. Sakin ol. Sakin ol. Sakin ol. Geleceğim senin dediğin yere. Hiç aklınıza gelmez mi? Öyle değil mi? Seviyoruz ya. bir erkek düşün. Hiç kadın aklına gelmez mi sevdiği kadın? Bir kadın düşün. Hiç aklına gelmez mi erkek? Düşünmez mi onu? Seviyor çünkü. Seviyorsa bir kadın düşünmez mi? Ya sabahleyin kahvaltıda ne canı ister acaba? omlet. Ya bir omlet yapayım içine de sucuk doğrayayım. Üzerinde kaşaratayım. Bir de katlayayım. Bir de tavada iki çevireyim ona. Yanına da bir limon koyayım. Üstüne de bir tane maydanoz ekleyeyim. Aşkım kahvaltı hazır. Ya gerçekten bunu düşündüydüm. Erkeğin sözü bu muhteşem bir estantene değil mi? Seymenin tecelliyatı. Eşlerinizi boşamayın böyle söyledikten sonra.
Kadın seviyorsa adamın hayalini yakalamalı. Adam seviyorsa kadının hayalini yakalamalı. Bir kimse var. Sûfî. Diyor ki ben. Allâh için seni seviyorum. Kim? Şeyhi. Kendi kendine düşünmez mi? Ne düşünüyor diye düşünür. Bir kimse. Allâh’ı çok seviyor. Harika. Resûlullâh, salullahi ve sellem hazretlerini çok seviyor. Harika. İman edenler. Özür dilerim. Toparlıyorum baştan ödüyorum. Ey. Habibim de ki eğer. Allâh’ı seviyorsanız bana uyum. Kime uyuyacak? Çok seven kimse. Allâh’ı. Hz. Peygamber’e. Hz. Peygamber’e uyumak. Ve kendince ne yapardı diye düşünmek. Ben rabutadan anladığımı anlatıyorum size. Kendince her daim. Hz. Muhammed’i. Mustafa namazı nasıl kılardı acaba? Abdestli nasıl alırdı? Yolda nasıl yürürdü?
Nasıl sohbet ederdi acaba? Nasıl tebessüm ederdi? Neye kızardı? Niye üzülürdü? Neye hicranını çekerdi? Neyin ümidinin peşindeydi? Bir kimse seviyorsa bunları düşünmez mi hiç? Benim için bu noktada gerçek, gerçek rabıda. Allâh’ı sevenler için. Muhammed’i. Mustafa’nın salullahi ve sellem hazretlerinin neler, neyi, nasıl yaptığını düşünmek. Ve bunun üzerinde insanın kendisini odaklaması. Müslümanları düşünmesi, müminleri düşünmesi. Bütün insanları düşünmesi. Ve insanları bu noktada daha iyiye, daha doğruya, daha güzelye nasıl götürürümün çabasını vermesi. Ben şunu kabullenemiyorum kendimce. Rabıta oturup sadece 15 dakika şehir düşünmek değildir. Benim bu noktada durduğum nokta, rabıta oturup da şehir 15 dakika düşünmek. altı dakika olursan olacak.
On dakika olursan olacak. Ama salihlerle beraber olum var ya, onunla beraber koşmak, salihlerle beraber koşmak, salihlerin derdiyle dertlenmek, salihlerin aşkıyla aşklanmak bu ayetle sabit. Ama bunu da pay olarak koyalım ortaya. Seven sevdiği ile olmak ister hep ve bunun için çaba gösterir ve seven sevdiği ile de hadi şerif. O zaman bir kimse seviyorsa da o sevdiği şiirdeki gibi muh gibi aklına çakılmalı. Bu daha harikülade bir şey. Böyle bir şey de söyleyecek bir şeyim yok. O yüzden normalde benim kendimce kendi dairemde, rabıtayı oturup 10 dakika düşünmek olarak algılamıyorum. Hakkınızı helal edin. Birbirini seven iki insanın arasındaki sınır ne olmalıdır? Hiç görüşme yok mu gerekir herhangi bir söz, nişan ve evlilik olamıyorsa?
17. Bölüm
Ben bunlara inanmıyorum hiç. iki kişi birbirini seviyorsa, ya neden ayrı duruyorlar ki? Bir erkek bir kadını çok seviyorsa harika. Gönder yavrumu annene babanı istete evlen. Kız da sen çok mu seviyorsun? Evet harika annene babana söyle ben bunu çok seviyorum. Beni bundan evlendirin de bitsin iş. Yok. Dertleri bu değil. Dertleri bu değil. O yüzden adı sevmek oluyor. Açık veya dar giyinen kadınlara karşı tutumumuz nasıl olmalıdır? Biz mi koşmalıyız kaçmalıyız yoksa böyle giyinmeyin diye yalvaralım mı? Yalvar. Yalvar ne olursun böyle giyinmeden. Siz bu sûfîlik yolunu nasıl ve ne zaman keşfettiniz? Size kim sufiliği tanıştırdı? Kimse tanıştırmadı. Ben kendimce kendi dairemde kendimce. Kendimce. Önce mesneviyi okumaya başlamıştım.
Sonra üstadımı bağlandım. Ama bu noktada kendi yaşadığım hayattan kendim geri dönmeye başladım. Bazı şeyler de ardı ardına sıraladı. Cenab-ı. Hak. Kişi ailesinden birinin inancının zayıf olduğunu düşünüyorsa teşvik etmek için niye yapmalıdır? Hangi yolu izlemelidir? Normalde bir kimsenin inanç zayıflığını gördüğünüzde ona inançla alakalı bir şeyler tebliğ etmektense onun gözünün önünde yaşamayı tercih edin. Bir bayanın engelli çocuğu için aldığı parayı kendi hesabını aktörüyor. Bu bayana zekat düşüyor mu? Zekat düşüyorsa kendi eşine verebilir mi? Engelli çocuklarının yatırılan para eğer çocuk için yatırılıyorsa çocuğun hakkı. Eğer bakıyor diye bir kadına veya bir annesine yatırılıyorsa o annenin hakkı.
Bu noktada nisap miktarı o kadının parası varsa ona zekat düşer. Eğer engelli çocuğun da nisap miktarı kadar parası olursa o paradan da ne yapılır? Velisi tarafından zekat verilir. İnsanlara haram ve helal kavramını. Allâh’ın peygamberleri mi karar verir? Evet. Cemil nerede? Saatım dolduğunda söyle. Süleyman. Hilmi. Tuna. Han. Efendi cemaat hakkında ne düşünüyorsunuz? İsimler hakkında konuşmamayı tercih ediyoruz. Süleyman. Tuna. Han. Hazretleri. Kur’ân’ın yasak olduğu zamanlarda. Kur’ân’a hizmet etmiş bir veli. Ama şu anda cemaat hakkında bir şey diyemem. Ateist bir insanın yanında mühim bir kişi nasıl davranmalıdır kadına bir erkek gibimdir yoksa örtünmeli mi? Normalde bu noktada kim ne inancına sahipse sahip olsun siz dininizi yaşamaya gayret edin.
Bırakın etrafınıza göre yaşamayı. Kendinize göre kendi inancınızı kendi imanınızı koyun ortaya. Bahar şenliklerini doğru buluyor musunuz? Bahar şenliklerini de ne yapıldığını bilsen bir şenliğe davet edin beni de bir geleyim göreyim. Bir şeye tövbe ediyoruz fakat tövbe ettiğimiz yanlışı tekrarlıyoruz. Bunun günahını edir daha sonra tekrar tövbe etmemiz. kabul edilir mi? Tövbe edenlerin tövbelerini. Cenab-ı. Hak kabul eder. Bin sefer tövbe şişesini kırsan da yine gel demiş. Unutulmuş bir sünneti hatırlattığınız kişi ona tepki verirse bunun hükmü nedir? Eğer ki kanıtlanmışsa herkes yapmıyor diye yapmaması günah olur mu? Sünneti işlememek bu noktada bazı sünnetler için bu söz konusu olabilir şarttır.
18. Bölüm
Ama bazı sünnetler için sünneti yaşayamadı diye o günaha girdi diyemeyiz. Namaz sırasında dua unutmak namaza tekrar başlamamızı gerektirir mi? Gerektirmez. Çünkü namazda okumak namazın farzı değildir. Mevlid. Kandil hakkında kısa bilgi verir misin? Sazet. Peygamber. sallallâhu aleyhi ve sellem. Hazretleri’nin doğumu ile alakalı. Kapaktan içmek ya da yemek kısmeti kapatır mı? Annen emeğiyle der demiş. Burada bir hastalık var ama bu hastalığın ismini okuyamadık tam. Evlilik de annenin kız çocukları için süt hakkı istemesi doğru mudur? Böyle bir şey dinen uygun değil. Yıldız namelere baktırmak dinen uygun mudur? Hayır. İstariye yatmak uygun mudur? Evet. Evlilik, okul, hayat içindemiş. İstariye vardır sünnette.
Bankalarda çalışmak doğru olur mu? Parantaz içerisinde faiz. Bankalarda çalışanlar faizde de, maliyede çalışanlar ne? Polis de çalıştanlar ne? Öğretmenler ne? Hepsi de aynı devletten maaş almıyorlar mı? Devletin faizden gelirleri yok mu? Tamam mıyız? Bir bayan olarak mesleğimden ötürü erkeklerin arasında bulunmak zorunda kalıyorum. Yakın bir temas olmasa da gözlerin üzerinde olması yönü de din açısından ne düşünüyorsunuz? Ben normalde bayanların çalışmasıyla alakalı gönlüm arzu eder ki onlar böyle. Kur’ân-ı. Sünnet’e daha uygun işlerde çalışsınlar. Ama birisine çalışma diyemiyorum ekonomik şartlardan dolayı. Fakat kendince kendisini muhafaza etmeye gayret etsin. İnsanlar için yaratıcı veya yaratmak kelimelerini kullanmak uygun mudur?
Sufiler açısından bu uygundur. Çünkü bir fiiliyatın üzerinde iki tecelliyat vardır. İki tecelliyattan birisi insana aittir, onu ister. Yaratıma. Allâh’a aittir, Allâh onu yaratır. O yüzden fiiliyatın üzerinde insanın da etkisi vardır. Bu tam böyle fiiliyatı yaratma açısından değil, istem açısındandır. Bunu da göz ardı etmeyelim. Karıncaları öldürmek, bunu kadar dikkatli olmakta fayda var. Ben kendimi sürekli askerde okuyamadım. Ehli beytten 12. imam olan. Muhammed. Mehdi hakkında olan hadisler, günümüzde olan. İsa aleyhisselâm. Mehdi olarak gelmesiyle ilişkisi nedir? O normalde. Muhammed. Mehdi bu noktada. Hazreti. Peygamber salallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri’nin soyundan gelecek, kıyamete yakın gelecek.
O zuhur ettikten sonunda da. İsa aleyhisselâm zuhur edecek, dünya üzerine indirilecek. Bizim inancımız bu noktada. Peygamber. Efendimiz’in de kedisi vardı. Peki kedinin dinimizce farklı bir yeri var mı ya da yerine? Peygamber salallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri’nin kedisinin olduğunu bilmiyorum. Ama. Ebu. Hureyde ismi kedilerin babasıydı. Ebu. Hureyde bu nokta kedileri bakar, kedileri beslerdi. Hazreti. Peygamber salallahu aleyhi ve sellem. Hazretleri de onu bundan nefyi etmedi. Nefsi temizlemelideki en önemli bahşişlangıç nedir? Tövbe etmektir. Enam suresi, kaçınca âyet bilmiyorum şöyle diyordu. Biz onların kalplerini kör attık, gözlerini mühürledik, kulaklarını sağır ettik, onlar inanmayanlara.
Ne yaparsanız yapın inanmazlar. Allâh istesiydi, inanırdı. Madem öyle o zaman inanmayanlar hor görmemek lazım çünkü. Allâh istesiydi, inanırlar da siz ne düşünüyorsunuz demiş. Bu ayeti kerimeyi böyle kendilerince meali’nden alıp böyle okurlar. Ayeti kerime’nin meali böyledir ama meali olarak bunda sıkıntı var. Normalde bir kimsenin gözünün kör olması, o kimsenin körlük yapmasındandır. Kalbini. mühürlenmesi imana karşı çıktığından dolayıdır. O yüzden o kimse. Kur’ân ve. Sünnet’in dışında bir davranışlarından ve inancından dolayı bunlar olur. Allâh böyle istediği için olmaz. O kimse bu yolu yürür. Alevilere kız verme ve onların evlerinde pişen yemekleri yememe gibi bir söylentinin gerçeklik payı nedir?
Bilmiyorum benim arkadaşlarım vardı, yer içeridik biz. Geçen sohbetlerinizde. Ebu. Hanife’yi. Türk dediniz acaba. Afgan değil mi? Ebu. Hanifenin babası. Afganistan’dan. Arabistan’a hicret etmemiştir acaba. Bilmiyorum bakmak lazım yeniden olabilir. Ben bazı hadislerin yorumlarını. Kur’ân aykırı olduğunu düşünüyorum. Örneğin dinden çıkanı öldürün diye bir hadîs var. Ancak. Kur’ân’da önce iman edip sonra inkar edenler, sonra tekrar iman edip tekrar imar edenler korkuyamadım. Yazı vallatıp dokuyan kardeşlerin yazısı gibi. Geçen programı seviyorsanız gidin söyleyin dediniz. Program sonrası sevdiğimi söyledim o da seviyormuş ama korkuyormuş. Korkusunun yensin gelsin. Kim doğru ve yaralı bir iş yaparsa kendi iyiliği için yapmış olur.
Ve kim de kötülük işlerse kendi aleyhine işlemiş olur. Allâh hiçbir zaman kullarına zulmetmez. Ayetin tefsir eder misiniz? Âyet meydanda. Kamuda maalesef hemşericilik gibi durumlarda nasıl baş edilir? Baş edebilse ülke kalkınacak. O yüzden ne yazık ki baş edemiyoruz. Hiç. Müslümanlık ile tanışmamış birinin sorguya ve sualye mensup olmadığımı cennete girecek. Evet hiç cehenneme gitmeden mi gidecek? Hakkınızı helal edin. Herhalde buradaki son program bu dönem için bir daha ki dönem olur olmaz bilmiyorum. Cenab-ı. Hak inşallah cümlemiz birbirinden faydalanmayı nasip eylesin. El. Fatiha ma salavat.
Kaynakça
Üniversite Sohbetleri — Mustafa Özbağ Efendi’nin konferansından derlenmiştir.
Kaynak video: YouTube
İlgili Sözlük Terimleri: Nefs, Kalb, Sünnet, Şeyh, Râbıta, Muhabbet, Aşk, Salavât. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı