1. Bölüm
Allâh gecenizi hayırlı eylesin, gündüzünüzü hayırlı eylesin, ayınınızı yılınızı, ömrünüzü hayırlı ve bereketle eylesin. yeğenim demiş. Hazreti. Peygamber salallahu ve sellem. Hazreti ve tarih boyunca gezitten sonra. Peygamber salallahu ve sellem. Hazretler’nin karşı ödülü, hüseyinikolundan, güneşin doğmasına şems. Bu akşamki konusunda şems ve işte. Hazreti şems zaman için ilim birifası da. Şeyhlerden birisi rivayet edilir ki dedesi şems o babanın çok şeyhlerine imkisap edip ilk öğretini ondan alan, ondan sonra o öğretini bir rahat şeyh, bir şey daha doğurdu değil mi? Kimsele. seçilmişlerdir. Işte. Hazreti. Şems çocukluğundan itibaren harikülade halleri sahip olan, kendisinin üzerinde çocukluğundan itibaren bizim keramet varir diyeceğimiz hallerle, zuhuratlarla büyüye mi çocuk ve çocukluğundan itibaren ilahi aşka doymayan bir olasın, bütün şehlerdeki var olanı aldıktan sonra açlığını doyuramayasın.
Şehleri, o günkü şehirini tam manasını doyuramadıkları bir kimliği, hatta kendi hayatıyla babası, çünkü ona aşkın değişik halleri vurunca 30 gün, 25 gün, 30 yemeden, içimeden yaşar. Babası da ki evladım senin bu hallerin beni korkutuyor, bu haseri farklı şeyler oluyor. Sen sana şöyle açıklıyor, baba senin arındaki mesele nedir biliyor musun? Hayır evladım, bir tavuk düşün, civcivler limontalarından çıkınca su kenarına gelinceye kadar bir sıkıntı yok. Ama su kenarına gelen civcivlerden bir tanesi suya doğru koşmada, tavuk çırpınmada yapma etme, boğulacaksın demeden civcivlerinin arasında civciv suya atlamadı. Senin çırpın kendisi yürümeye yetiştirir. İsa’dan ne eksikliğin var? O madem ki denizin üzerinde yürür, sen neden yürümezsin?
O madem ki denize dalar havarilerinin gemisini kenara çeker, sen. Muhammed. Ümmet’in sen ümmetindensin. Ne işin var karada? İşte. Şems bu üstakların terbesinden aldıktan sonra seyahat eder. Sufilerde seyahat çok önemli bir şeydir. Eğer seyahat yoksa bir suf, Kemalat’a eksikliği vardır. Sen. Şems bu seyahat esna, elden bile gelir. Ve. Şems her gece kendi halini anlayacak olan yine kendi cinsinden mi kimsedir? Kendi cinsinden kimse kendisini anlar. Kendisinden olan kendisini sever. Herkes aslında bir noktada kendisini sever. Cimri cimriyi sever. Cimri cömerti sever. Cömert cömerti sever. İyi iyi sever. Kötü de kötüyü sever. Kötü iyi sever. İyi de kötüyü sever. İyi kötüyü severse aslında kendisi de kötüdür.
Katil katili sever. İkisi de katildiklerinin hak olduğunu anlatırlar. İkisi de der ki öldürmekte haklıyız. İkisi de katildir çünkü. Dinsiz, dinsizi sever. İmansızı sever. Herkes kendinden olanı sever. Takvah eklini sever. Şunu sever. Aşık, aşık olmayandan cana sıkılır. Konuşamadı. Lan olun onun yanına. Dil taşından ne? Hayırlı düşer. Hep ağlar durur. Dil taşını ara. Bu âlemde herkes dil taşını ara. Bu âlemde dil taşsız yaşanmaz çünkü. Dil taşını bulamayan bir kimse kimle konuşursa konuşsun garittir kendisi. Yalnızdır kimsesizdir. Kalabalıkların içerisinde dahi kimsesizdir. Onun etrafında 100 bin kişi olsa o dil taşını bulamadıysa o dil taşında kimsesizdir. Yalnızdır. şerfste yalnızdır. Bu da dil taşını ara.
2. Bölüm
Hep. Allâh’a niyaz eder. Rabbî başında vakti geldiğinde bu da olacaktır. Allâh duaları kabul et. Cenab-ı. Hak hiç bir hayret etmez. Sana benden sorarlı. De ki derlerse beni zikrederlerse zikrederim. Bana bir adım gelirlerse on adım gelirim. On adım gelirlerse ben onlara koşarım. Sakın ümitsizlik yok. Dua edin. O duanıza icabet eder. İsteyin. O verecek olan. İl-ya kenan müdü ve. İl-ya kenastayin. Caksana hirvat eder. Ancak senden yardım edilir. Şems dua eder. Dikki yağmur yağsın dese yağmur yağ. Böyle kulları vardır ki bir iş olsun dese olur. Kimdir onlar? Allâh’u veli kullarıdır. O veli kulları. Cenab-ı. Hak. İhsan eder. şems de her gece dua etmek. İlk taşını aramakta. Ve her gece dua eden şemse hep duasının karşılığı olarak vahdi geldiğinde bunu sana bildireceğiz demekteler.
Ve aramaktaş. meşhurdur ya arayan bulur. Bazen derler ki bir yerlerden internetten okurlar. arayan bulurmuş her arayan bulamazmış. Neyi ararsa onu bulur. Mutlaka bulur. Yeter ki o arasın. Neye hicret ederseniz onu bulur. Neye hicret eder? Dünyaya hicret eden dünyayı bulur. Kadına hicret eden kadını bulur. Erkeğe hicret eden erkeği bulur. Allâh’ı bulur. Bulur. Dostluğa hicret eden dostluk bulur. Düşmanlığa hicret eden düşmanlık bulur. Hainliğe hicret eden hainlik bulur. Vezet eden vefaa bulur. Güzelliğe hicret eden güzellik bulur. Sizin önünüzde de aşçak bir şey yoktur. Adınıza koşarsın. Zetüphi’nin deyimiyle neyi arıyorsan osundur da. Neyi arıyorsan osundur. Neyi arıyorsan arıyorsan neyi arıyorsan.
Hazreti. Şems. Geçeceksiniz, duaya gidin. O zenginler zengini. Ne istiyorsanız var onda, her şey var. Ama o kendi kendine dua etmiyor ya. Bir isteğene göre, ona bir isteyen lazım. Kendi kendine niyaz etmeyeceğine göre, ona bir niyaz eden lazım. Cömert, cömert, yuttur kendisi. İstemeden veririz. Yut ve dekselin önüne oturtturur onu. O öyledir. Kendinden bir şey istemez. O kendi kendine en çok uçuna giden bir şey. Neden? Ben zenginlik isterim. Ben hamileyim. İstediğini de yere kadar isteyin. Hiçbir zaman az gelmeyecektir. Çok gelmeyecektir. şems. İstediğinin verileceği söylenir. Güneş gibi doğa rüyasına ha. Çünkü şems. İstilası bir taraftan başta. Hazreti. Mevlânâ’cılar rüya’ya göre, adattan yürüye yürüye.
As-Sallallâhu. Aleyhi ve. Sellem. Hazretleri’nin huzuruna varıldıktan sonra. Mekke. Mekke’den. Kervan. Tekrar. Bu ayesna da tam büyük bir. Hazreti. Mevlânâ yürümekte. Hazreti. Mevlânâ özür dilerim. Afya, ardından. Karaman’a gelirler. Karaman o zaman için yine ilim irfan yuvasıdır. Karaman’ın devlet erkandesede başlar bir müddet. Kovniye’ye davet, ilim irfan çalışma. Şimdi bazen. Mesnevî’de, Mesnevî’de nomuneler vardır. Kimya vardır? Mesnevinin içerisinde. Mesnevinin içerisinde. Günlük ayağın işin batimi tarafı, sır tarafı. İşte. Hazreti bir, siz bu sevdiği bir tatlı, sevdiği bir tatlı değilim alır gibi. Bunların böyle kendi içlerinde cins cins dururlar. Ceylanı koysanız, yalar ceylanı. Demelana cealatır, muhassin, çelebin. dünyaya aşık olabilkadan yapmak istiyor.
3. Bölüm
Ona bütün dünyayı versen, ikinci bir dünyayı ister. Evet, bu hadîs-i şerifi, manaya çeviririz. Manada ona bir dünya verseniz, yok mu daha? Bu ney kim? Hz. Peygamber salallahu ve sellem maddeleri. Yoludaki bir mürşiddir, tufiler. Nefes adedince yol vardır. Sonuçta üç sınıfa yırabilebiliriz. Birisi, bu ben böyle eski, Osmanlıca tabirler kullanmayayım. Birisi, en yüksektör, görülen yürüdür. o zaman için o da gece gündüz ilgiler sevsiyeler olacak. Oysa, talebeler, bir sürü hocalar etrafında bir sonda devlet erkanı etrafında bir keşf görüyor. O keşfe göre harekete neresi emredilirse oraya gitmek. İlmel yakim bir gündür, Aynel yakim bir gündür, Aker yakim üç gündür, bitti, misafirlik üç gündür. Bu dünyada üç gündürsünüz, bu dünyada üç gündürsünüz.
Hanginiz, yancınız, biçek. 80, size 80-90 yıl, bize 80-90 yıl. Dünyan hayatı, Peygamber salallahu aleyhi ve sellem adetleri, dedi ki, bir yolculuğun o ağacın anbuna dinlenip gölgelenmesi kadardır. yola gidiyorsunuz ya, bir otobüse bindiniz, bir yerden ola veriyor. Ne diyor, ihtiyaç mı olası? Herkes gibi 15 dakika kuturuyor, ne herkes bakıyor, bu 15 dakika nasıl geçti? Sizin de dünya hayatı öyle olacak. Burada bitince, ah nasıl geçti diysen, bitti, bitince, hacelesenin başında az. Demek farklıdır, beklen söylüyorum. Üniversitelerdeki tıpkilerindeki profesörler ayırt ediyorum. Ben de şeyhimi ameliyat etmedim, ne şeyli, Abdullah. Gürbüz. Efendi’ye bağlı, idim diye kadar. O heken üniversitesinde ameliyat oldu, kaneden birçok hasta yakın olana görüşeceğiz.
En az 100 tane hasta, en az işte. Doğçak, Doğçak. Dinyabımcısı, asistanlar, talebeler, bir 50-60 kişi de onlar var. Koridon komple kapıyoruz biz. Baktım böyle, dedim ki ya, biz. Şeyh. Efendi’ye hürmet hizmet ediyoruz, hadi arkasından koşturuyoruz, bizi dedim, kınıyorlar. Siz şeyhinize nasıl davranırız diye. Onu dedim, bu adamları çekmeliyiz, kameraya, göstermeliyiz, bunlar nasıl davranıyorlar, bunlara diye. Ondan sonra. Yaman. Tokat. Hoca’ya da söyledim, dedim. Yaman. Hoca, dedim hiç kimse bizi kınamazsın, şeyhinizin peşinden böyle gidiyorsunuz diye. Vallahi dedim, sen bizim. Şeyh. Efendi yürüsene dedim, arasından böyle olmaz. Dedim, bir de dedim, onu bir şey söyleyen olsa o yaşlı ve hasta halinden deniyor ona karşı, sünnetli isteyecek yer, kafasını çevirmiyor.
Bunlar kafasını da çevirmiyor. Elini atıyor, nereden biliyor, söyletiyorlar, kalem veriyor. Öbür elini atıyor, defter veriyor. Bakmıyor bile öğrencilerinden. Doğçak. Dinyabım’la bakmıyor. Dedim, hocam sen etrafındaki ne hiç olmasa, adam 20 saat ama. Hazreti bir böyle. Çirgarizden tutuyor. Ve birisi bir şey sorabilir miyim demem. Bu nasıl bir küstah sordu? Mevlânâ. Hazreti. Mustafa büyüktü. Dedi ki var mı benden daha şahane yüce? Kendi kendimi tespit ederim. Kim ki o bir damla içti, kendimden geçti. Ama. Hazreti. Muhammed’i. Mustafa içtikçe içti. İçtikçe içti. İçtikçe içti. Yok mu daha dedi? İçtikçe içti. Hazreti. Mevlânâ çırpınmaya başladı. Söğün içerisinde eğilini yanlarında. Mevlânâ. Celalet.
4. Bölüm
Rümanzet’in oğlu sultan veret ona hizmet onları hizmet eder, yemek getirir, yemek götürür, su taşır, onlara elbise taşır, onlar günlerdir, sonsuz tecelliyat der ya. Mevlânâ. Celalet. Rümanzet’e. Hazreti. Müşevi’sin gidişinden o da dünlül olan. Selahattin. Zeküb’ün vebazımdan sonra kendince kendi içine kapandı. Uzun müddet, kendi içine kapanık bir şekilde yaşadı. Sonra bir meslevenin ilk on sekiz beynini yaslı, Füsanet’in çe. Âle haline getirsek yazsak, sizden sonra gelecek olan derviş kardeşleri bir ölçü olsa dedi, sarının ucuna koyduğu 18. beyi sevinç çiçeği. Şimdi buna tuhaf karşılayabilirsiniz. Bazıları diyorlar ki bu nasıl olur? Mesela serahsinin. Serahsi zamanın padişahları hapis cezası verir.
Bir kuyu kazanıyor. Serahsinin kuyu da. İman serahsinin kuyu da, mevsutu ya, üçe çevirildi, yapıştığı kuyu da yazdı. Önün içinde talebeler sabahları geliyorlar. Bütün gün orada o içeriden başlıyor. Fıkı, bunu çok gördük sürekli devam için. Çok önemli bir iba. Bir kimsenin kendi üzerindeki kendi dini ilgilir. Nerede olursa biraz daha genellikle açıkım namaz kılabilir miyim? Ben de diyorum ki başına bir tane yanına çantana bir örtü al. Kısa koluysa uzun bir tane bu lüz gibi bir şey al. Bayanlar için. bir tane de uzun etek haline olacak ki onlar zaten çantanda yer tutuyor. Kadınların koca manç çantalar oluyor. Bir sürü şey dolduruyorlar. Ve bir ucuna da onları koy. Nerede olursan o, abdestin. Allâh sermen namazın onları da kıl.
Erkekler için zaten şey yok. Müsaid değil ediyor. Ya ne yapmamız lazım? Böyle özel bu duası var mı? Özel bir şey var mı? Özel. Namazasın sıkı yapış. Sıkı yapış ki o seni bırakmasın. İnşallah. Neyi temsil edecek? Çalabilir mi demiş bir kadın? Neye çalılmaz üflenesin? Bütün diğer müzik alevi için çalma. Neye için kullanılmaz? Neye üfleniyorsun? Ney? Biz buna kargı deriz. Bölgesinden, ege bölgesinden olan içlerinde o vahçesi olan dolu bir iken. Siz ne? Fethiye. Tarlı kenarlarında var değil mi kargı? Sizin erisi? Manisa’nın erisi? Sizin orada da vardır. Doğru bir tarafından. Ben de bayındırdım ancak sülak yerlerde, dere kenarlarında, tarla kenarlarında ama suru yerlerde olurdu. Biz buna kargı deriz, kimisi sazlıyor buna, biz bunun böyle daha basit olanla saz deriz.
Bu bizde kargıdır. Bunun normalde boğunları var da her kargıdan ne olma. değişik bulman yöntemleri var. Böyle arası bir karışık, bu araları bir karışık geçmeyecek. Aynı zamanda böyle düzgün olacak. Şimdi hoş, yamuklarını da kesiyorlar, sonuç ısıtıp düzeltiyorlar da daha da olmadı. Kesiyorlar, parçalıyorlar onları, o hale getiriyorlar. Neyse ama bu bana verdiğin orijinal mi yapıştırma mı? Orijinal değil mi? Benim bu konudaki hastalığın verasızlığım var, ben neyim orijinal olmasını istiyorum. kimisini yapıştırma yapıyorlar, ben yapıştırmadan yana değil. Bunun o kimse arayacak, taracak, bulacak. Bunu arayıp tanımak, bulmak önemli. Ben biz zaten kendim arayıp bulanlardanım. Kursesini iki günümü ayırdım, izmir bayındıra gittim.
5. Bölüm
Oradaki bizim arkadaşlar da almam yanıma, oğayı 3 aşağı 5 şukarı bilirim. Nelerden var, kargıdları dolaştım, işlerinde böyle elimler hep ölçtüm, biçtim. Bunları kestim, bunlar bursaya getirdim. Bundan sonra bir kısmında ne yapamam halde, o yüzden. ne olmaz, böyle kargılık var, ne ühleme. Dince biz bunun iç boğumunu yapacağız, yapacağız. Daha deliklere gelmeden iç boğumlarını yakar haptan. Hiçbir işe yaramaz. Ne olacak ki? Çocuğun eline versek sopa diye oynar. Oynar mı? Evet. Veya bunu bilmeyen bir kimsenin eline versek sopa gibi oynar. Neyze bize yüklemez. Neyze’nin gönlün gönlündeki notayı gönlündeki yazılımları dökebilir miydi? Neyze nerede? Neyze’m başa rica etsem şöyle bir davudi bir üflesem la tutundan üflesem.
Karşımet etmek çok. Türkiye’nin alaylıdır kendisi. Alaylı dediğin uzunu değil. Oraya da gidemem. ne? Herkes, evlana ne? Evlana. Celet. Ruman derlerinin, kendisi üfleyip üflemediğine davet olmamakla beraber, hislerinde, tesettür nasıl olmalıdır, tesettür, ayetlerinin evlendirir. Hanefi’ye göre tesettür, bir kadının ev, vücudunun içi görünmeden olmadan örtünmezsidir. Örtünmeyiz alakalı, âyetler var. Bunun fili iyiliği. Hanefi yok. Diyeceksiniz yok değil mi? Bir fark var mı? Bir fark yok. Şöyle diyebilir miyim, bütün topluma, bir sigaralık esrat, caiz midir? Neyi istiyoruz? Biz de soracağız. Neyi arıyoruz? Rumsal bir şey. Önce kendimize soralım. Neyi arıyoruz? Bu sonu soralım, kimseye söylenmesi lazım.
Sonra kendine neyi arıyorsunuz? Neyin cevap sen? Ben bazen arkadaşlarım, aşağı şunu köyüm. Bazen neyi seviyorsunuz? Şimdi çıksa merkeze sorsam en fazla neyi seviyorsunuz? Tek bir şey. Neyi seviyorsunuz? Ben tabiat, Allâh. Sen yine. Allâh’ı seviyordun. Bu kaçınılmaz bir şey. Tabii uzun muhabbet. O zaman neyi arıyoruz? Kendimize soracağız. Niçin hayyales-selah demirdiğinde şu minnalelerden nasıl rahat oturuyoruz? Yatsı cemaat ve kılmadan şer, mevlana ile aynı şeyi istemiyorum diyoruz. Evet doğru söylüyorsunuz. Cahimilerden hayyales-selah denediğinde neden burada duruyoruz diyeceksin. Hep iğni toplantılarda, arkadaşlarım böyle takva damarları fışkırır. Türkiye’nin gelmiş olduğunun göz önüne bulundurulmaz.
Yatsı namazı, sabah namazına kadar vakti var. Siz diyeceksiniz ki yaksının vakti, yaksının vakti yeni gördü. İmamlar, siz takva ile ne biliyor musun? Yatsı namazını gece. Namazı vaktine yakın kılma, ardından gece namazını kılıp yatıp, ondan önce katmak. Önemsizde olarak görmeyelim. Ama bu tip dini sohbetlerin olduğu yerlerde neden yatsı namazının farzını kılmadık da orada sohbet ettik diye söylemenin de bir anlamam yok. Bunun bir sahâbe. Şam’a gelmişti. Şam’da böyle sohbet ederken o yine, konuşmamda bir beysi yok. Ben kendimce bir beysi görmüyorum. Muavviyenin avanesinden birisi dedi ki namazın vakti geçiyor, siz hala daha sohbet ediyorsunuz. O sahabeyi ona dedi ki sen mi bunun var? Şems ve.
6. Bölüm
Mehmet’ten’i yaptığı sema zikir olarak bilmiyoruz. Bu. Peygamber. Efendimiz zamanında yoktu ve bazı din görevliler bunu biat olarak görüyoruz sizce. Böyle söylüyorlar, bazıları kalkıyorlar bilmeden. Hz. Peygamber, salullar vesellem. Hazretleri zamanında böyle bir şey yok diyorlar. Var olanı yok demek, bir ilinsizliktir diyorsak salullar vesellem. Hazretleri bir şeyi. Sorular bana çok sorulundan cep telefonumda hadîs-i şerifin tam metni var. Şimdi çıkarıp da burada oradan okumamı gerektirecek bir şey yok. Biz de en olursa onu da gönderdim. Duzandan efendim. Bir çarptır. Her çarptır. Yanlamızın üzerine yatarken diklediğim insanın üç hali var bizim. Ya ayaktadır ya da. yatıyoruz. Üç fizik hâlde de.
Cenâb-ı. Hak bize zikretmemiz lazım. İslâm’ın genel bir dişatındaki savaşları kaosu nasıl durdurabiliriz? Neden dörtürmeye çalışıyoruz ki? Bir diriliş görüyoruz, siz kaosu mu görüyorsunuz? Şey yerliyendiririz. Siz bir doğum telaşını bilirsiniz, kadın bir şey yapmayacaktır ama hiçbir şey de yapmadan tam ki doğurca olan onun almış gibi telaş yaparlar. Dolayısıyla bu adam kesin dener. Onun gibi bir şey, dimdik durum, bizim dertimiz hansünle vatan millet olsun. Başka bir şey lazım değil, her şey düzelir ve düzelcek de. Benim kulağım o bir şey fısıldadı. Ne mutlu bugünlere dedi, ben değildim, ben dün’ün teröristliğim hocam dedim. Durdu, sonradan açıklama yaptım. Ben yemediğine dönüş yaptığımda yirmi seksen altı.
Ben yaşlısı benim de, benden daha yaşlısı var mı bilmiyorum, elli dört yaşındaydım. Seksen altı yılında evimde hadisi okurken, buharih hadisi okunurken polis taktravından götürmüş bir kimse. Savcılığın müftübiye yazı yazıp, yazının cevabını bekledi bir zamandan geliyorum. Yok, bugünleri gördüğüm için o da da derinlemesine yaşayan bir kimse olarak daha da ümit var. O yüzden ben yirmi sekiz. Şubat’dan önce ve yirmi sekiz. Şubat zamanının teröristliğim götürmüş insanlarız biz, toplanıp çay içerken götürmüş insanlarız. Bizim sohbet ettğimiz yerler neresi. İsmail. Akbu. Busevi teklisinin camisi, camide mevlid olan çevrilip sorbuyamındık biz. Bizden önceki daha daha büyükçileler çekmiş. Ne için? Bizim.
İslâm anlayışımız, mescid tabiri, bizim. İslâm anlayışımız da bizde, bizde tahsup yaşayan aslında, mutfak olmadığı için kurslar var mıdır? Normalde burada. İzmit dersinde kardeşlerim durduğu bir yer var. O yüzden orada normalde hem neyin kursu hem benimle hem. Semih. Akurslarım, baya be baya. Aynı zamanda da. Saatçal. İkonan’da biliyorsunuz. İzmit. Belediyesi oraya reslör ettik. Reslör ettikten sonra yaklaşık altmış ay oldu mu? Altmış aydan beri orada mesleğini okumanlara devam etmekte. Bizim sohbetlerimiz böyle tasavvufî sohbet olarak sorumluluk yaptı gider. Mesnevi de orada beş yüzüncü eğiti geçtik. Orada da devam ediyor. Bu noktada kurs noktasında bu kurslarımız devam ediyor inşallah. En çok kimi seviyorsunuz.
7. Bölüm
En çok kimi deyince insanlar için böyle sevgilerden felada vallahi bilmiyorum ki ben birisini seviyorum diyebiliceği bir noktada değil. Ama bu böyle şeyse dini bir noktadaysa herkes gibi ben de. Allâh’ı seviyorum inşallah. Rüyaları ne kadar inanılıyız bizlere mesaj verebilirler mi? Üç türlü rüya vardır. Şeytane olan rüyalar bir şeyin etkisinde kalınarak görürler rüyalar. Bir de biz bunu rahmani rüyalara biteriz. Rahmani rüyalar bu noktada bir keşpen penceresidir. Evgan. Cevat’ın rumi ismi sonradan mı aldı? Evet. Rûmî ne demek demiş bir kardeş. Odaman için. Anadolu, Evgan. Cevat’ın rumi kadıyla eserleri sadece pahsçıya almıştır. Türkçe. Üçünü. Farisiçe’den bir şey normalde. Hazret-i. Mevla’nın bu topraklarda.
Farisiçe eser vermiş. Hacı. Bektaş, Veli. Hazretleri kabul etmezler ama. Arapça eserler vermiş. Bu topraklarda. İslâm’ın sevgi üzerine yorulmasına en büyük etkenlerden üçüncü kimse. Yûnus’en de o da. Türkçe vermiş. düşünebiliyor musunuz bu topraklarda dilin o zaman için etkendiğiniz üçünde de üç tane büyük veli pirvan. Sen eser vermişler. Arapça şen bir zenginlik olarak görelim. Hem ilk bakımından hem de birkaç düzgün ne cevap veririz? İnsanlar anlamadıkları şeyleri devilerle alakalı anlamayanlar bunu eleştirirler demiş. Tasavvufun kendine ait bir mesela benim az önce anlattık ne. Tasavvuf dili değil diliyle anlatmazsak ne dedim. Çocuğun eline verseniz ne yapar? O zaman da tasavvufun dışındaki bir kimse neye baktığında bir kargı aletir, bir kargı veya çok özür dilerim.
Bir çalgı aleti görür. Bana ve. Şevs’in uzun süre tekererek dünyadan kendilerine. Sufiler için bu tip halbetler vardır. Mesela itikaf bunlardan birisidir. İtikaf. Hazreti. Peygamber, Sad-ı. Allâh ve. Resûlullâh. Hazretleri. Ramazan’ın son 10 gününde caminin içerisinde itikaf ibadeti yapıp dünyadan kendisini soytulamıştır. Hazreti. Musa, Turisi’nin her gün 40 gün dünyadan kendisini soytulamıştır. Bir insanın manevi gelişimi için bunlar şarttır. Tekrar söylüyorum, bir kimsenin manevi gelişimi için bu tip itikaflar ve halvetler şarttır. Şimdi maneviyatımızın iyice boşaldığı şu zamanlarda dünya aşkının perde olduğu kabiliyahi güneşi nasıl yanılsın? Böyle tekrar nasıl şarlandırabiliriz? Birinci derecede bundan kendimiz sorunluyuz.
Biz kendi gönlümüzü şarlandıracağız. Kendi gönlümüzü bu noktada ilahi aşkla yoğurmaya bayret edeceğiz. Riyada. Hazreti. Muhammed. Mustafa ile nedir? Muhteşem bir şey. Hazreti. Peygamber, Sad-ı. Allâh ve. Resûlullâh. Hazretleri’ne görmek bu manada hidayete, ikrama. Rumat etlerini görmekten manevi olarak bunun yolundan gidileceğine inşaAllah. Tekkeler setin olunca eyvah sahteleri tülayacak diyeler olmuş. Çünkü bir. Kamil. Mürşid’e var mı engellemez, Mürşid’i. Kamil’i sahtesinden nasıl ayıracağız? Kardeşler tek kemer, setr olunca. Eyvah şimdi sahteleri türüyecek diye korkmuş da size bir şey daha söyleyeyim, hâlâ da o yasak duruyor. Yargılanma sebebi, sosyal hukuk devletimi. Şimdi sahtesi varsa o kıymetli bir şeydir.
8. Bölüm
Çok kıymetli olan şeyleri, çok affedersiniz, ticaret diliyle söylüyor. Bir kimse hasreti kirliyor ki, an haber olan diyor. Bir kimse şimdi, olsa giyerim ben dedim. Bu değildir. Karımdan bazen alışveriş edenleri bu imkiliyor, bu muhakkak sahtedir. Hiç anlamda bir şey muhakkak sahtesinden ayırt edenler olacaktır. O yüzden biz bu noktada sahtesinden ayırt edecekse bizim elimizde. Kur’ân sünnet gibi muhteşem bir hazine var. Karşımızdaki konuşmacı, karşımızdaki şeyh denilen kimse. Kur’ân ve sünnete uygun konuşuyorsa, anlatıyorsa ona sahtedeme hakkımız yok. Eğer biliyorsak, bilmiyorsak dinleriz. Gidip kitabı onları acat ederiz. Elimizde. Kur’ân var, sünnete. Resûlullâh var, senin konuşmalarınız. Şurada soru var, onu alıverin arkadaşlar.
İç kafanın altı ile gönlünün arasını ve vücut hatalarını belli etmeleri cahit değildir. İçlerinin görülmesi cahit değildir. O yüzden bazı kendince muhafaza kartı olan erkekler, kendileri daracı kodu giymiş, yanındaki örtçem döveşi. Senin halinle böyle erkekler de tart giymeye başlar. Gördüm yine şişti de. Ben geçen hafta. Sadık’ın oradaydı. O zaman dedim, ben herhalde böyle gidiyorum. Ben ben ilk önce onun normalde bayan şeyiyle bakmıyorum. Ondan geçerken telefonla konuşuyor. Böyle bakma. Harika sesi döndüm. Demiş. Orada tak. yok. Nereye gitsenin farkında değil. Bundan baya oluyor. Benim dükkan o zaman araba yatağındaydı. Bursa’da. Genç bir çocuk böyle benim baya bu yüzü gibi iyi kıralı bir şey giymiş.
Altında da reklalı bir tane pantolon. Ayakkabılar, licking gibi böyle. Ve şaltı in oluyor. O araz. Tarkan giyiyordu o ayakkabılarla. Aynı. Tarkan gibi. Çocuk böyle attıra attıra gidiyor. Dur dedim evladım dur bir dakika. Durdu şimdi. Dedim oğlum sen dedim oğlan oldun diye. Baba bir de iki kurban kesti sana dedim. Baktı oğlum muhale ne dedin? Bakıyor bana şimdi. Dedim sen asla. Tarkan olamazsın. Olsan olsan çarpması olur. Hiç olmazsa kendini az bunu dedim. Allâh muhabbet edin. Tabii erkeklerin de vücut hakladığı belli olmayacak. Biz sohbetlerimizde şuna çok iyi dikkat ediyorum ben biraz. Buraya ne soru geliyorsa hiç istihstansız cevap vermeni çalışırım. Biliyorsan bildiğimce cevap veririm. Bilmiyorsan buna çalışayım geleyim dedim.
Hakkınızda evladım. Bir arkadaşımızı namazı nasıl davet etmeliyiz? Evde kılıyorsak kılarken hadi gel kılalım diyorsak ve yine de olmuyorsa ne yapmalıyız? Sufiler hiç hadi gel kılalım demezler. Sufiler namazı kılarlarına. Kılın demeyiz. Namazı kılalım. Şimdi bir tamam yaşamaya çalışır. Tekli bir kalem. İyi bile olur. İki havi yaşamakla olur. Sufiler yaşamakla kolanın seçerler kendilerine. Ve kimseye siz sabahtan akşama kadar namaz kıl diyebilirsiniz. Namazdan nefret eder. Sırf buna inat için kılmayacaklar. Siz öyle namaz olun ki bir kimse bir şeye aşık, bir şeye aşık olursa bir çerkekler var ya da siz bir duygusu olur. Bu çok hoşuna girmiş. Kılınca beni görünce kitap gibi açar çok olur. Ve bu bütün aile biliyor.
9. Bölüm
Dışarıdakiler bilmiyor. Şimdi böyle bir kızla bakışırsa kılıp şimdi insan bir şeye karşılaşırsa. Asla şarkıdaki gibi aklımda fikrinde hep o vardır. Askılanın namaz fikrindeyse, desin ki, bitir de seni. Allâh’ın katına, sizin son selamını beklesin. Ne zaman demenizdeki konusu nasıl başlayabilirsiniz? Burada başlayabilirsiniz. Sema önce o kimsenin kalbinde başladı. Ve kendince der ki, kendi hayalinde. Hazreti. Mevlânâ yine böyle kendince darkan dolayı çekerken, geçerken hemen böyle anlatıldı belalde de, gül. Bu benim kendi şahsi, onun şersehten bir teprizi de görmüştü. Bu manada senin siyah sanacakların mehtinin geleceğinin habercisi olduğu söyleniyor, mehti yıl ya da önümüzdeki yıl, yeryüzüne altı yıl sonra da kudise bütün savaşta durduruyor, canı söyleniyor.
Sizce doğru mu? Televizyonda ya, yoksa? Bu meyip batır her gece. Karadeniz. Amerika’da, canın sıkılan da zaten aslında da sizin mehmetin işin şakası. Asil invaletlerde her zaman yedi yıldır, üç yıldır, bir yıldır. Bazen daha daif bir ivaletler var. Bir gün, hükümlü dedeyiz, alışmak. Sizce sebep olan umusun. Sana da, eyvallâh. Bir kitap da sizin mehmetiniz olabilir. Bir hadîs kitap mehmetiniz olabilir. Bir üstat, bir velihsizi mehdiniz olabilirsiniz ama o beklenen mehdi agrar esprisi ise. Eyvallâh, ben de onun geleceğini inananlardan ama bu tarihler bitmiyor. Bu tarihleri verenler niye binaen tarif veriyorlar? Kendilerince bir ebjet hesabı tutmuşlar, o ebjet hesabından tarif vermeye çalışıyor.
Mededorsal, orada kan reman götürüyor. Osmanlı oradan geri çekilirken bundan daha az mı bir kan dökülmüştüler? Osmanlı orada elin nice. Anadolu’nun yiğit delikanları, yansızlarla birleşip. Osmanlı’dan, Osmanlı’nın oradan çekilmesini sağlamadılar mı? Osmanlı geri çekilirken ellerini kollarını sallayarak mı çekildiler? Nice. Anadolu yiğitleri orada şehadah şerbetini içmedi mi? Neden. Yemen. Türküsünü söyledik biz? Neden alıtlar yaktık? O zaman oradaki savaşlar mehdi gelip bizi kurtaracak diye düşünmüş olamazlar mı? Düşünceye neden biz şimdi varalım? Niçin bir mehdi beklerinde biz mehdi olmayalım o zaman. Bu toprakla mehdiyetin biraz unsurlarındır. Dünya sizi bekliyor, dünyayı kurtaralım. Yakarınızda kim nedir son soru?
Sıbranistra şehit anne doğumda. Bosna’dan misafirlerimiz vardı. Bosna. Sıbranistra bölgesi. Genel. Rühtüsü’de misafirimizdir. Oradaki şehit anneleri şehitlerini unutmamak için böyle bir çiçek ölmüyoruz. Biz. Bosna ziyaretlerimiz oluyoruz, tanışıyoruz. Onlar da benim için çok kıymetli alkıladık üzerinde bütün. İslâm şehidinin anısına şehit olan bütün şehedalarını şabesin. Biz de onların yolunda eylesin inşallah. Allâh’tan onun yolundan uzaklaştığınız anlamına mı geliyor? Kabul olmamış dua diye bir dua kabul etmiyorum. Cenab-ı. Hak bu vadihak dua edin, duamete icabet edeyim diyor. Mevlifelikte sayıların önemi var mıdır? Vartası vakit olarak daha önce. İsmi’te yanlış hatırlamıyorsan 100 semazen ve 7 şöreni yapmıştınız.
10. Bölüm
Evet meydandakilerin sayısı 30-35 gibi belli bir sayı mıdır? Yoksa zamanla değişebilicek bir sayı mıdır? Zamanla değişmeyelim ama 100 sazen de 100 semazen alarak orada program yapmıştık. Öyle gidiyoruz. İmamatibe gidiyoruz, sevap kazanıyor muyuz? Evet. Burada bir şeyler geliyor, namazımız bozulur mu? Hayır. Hatta namaz kılarken aklınıza bir şey gelmesi sizin imanınıza eşit işareti. O yüzden bir kimse namaz kılarken aklına türlü şeyler gelse sahâbe efendilerimiz bu konuda. Hz. Peygamber salallahu ve sellem. Hazretleri dedi ki biz namaz kılarken aklınıza bir sürü şey geliyor. O da dedi ki bu sizin imanınızdandır. Bir yerde hazine varsa hırsız dolaşır. Hazine yoksa hırsız dolaşır mı? Dolaşmaz. Hırsız nerede bulunur?
Evde mal mülk varsa, para pul varsa oraya gelir. Değil mi sorar, soruşturur. Bakar, ev çok zengin, çok. Bu evde muhakkak, çalınacak bir şeyler vardır da oraya gelir. Şeytan da mümin kimseye gelir. Mümin olmayan kimselir. Şeytanın işi yoktur. O zaten şeytanlaşmıştır. Bunun vazifesini yapıyordur. Ondan neye uğraştınız şeytan? Hatta şeytan öyle şeytanlaşmış kimselerin önünde düğmesini yedikler. Dikler ki müstahdım, piyirim, tensin, öyle şeytanlaşmış insanların olabilir mi? Er cevap olabilir. Var mı? Herhalde. Cenab-ı. Hak ne diyor? Onlar diyor aşağlarının aşağısı olurlar. Allâh o halden olmaktan insanların muhafazıyesi korusun inşallah. Kıymetli dostlar, kıymetli kardeşler, bir dakika programa en kaçındaydı. 29 markta buradaymışız.
Beni sabırla dinlediğiniz için teşekkür ederim. Bu noktada 29 markta konu belli mi? Konemi direkler deyince. Hazreti. Mevlânâ’dan. Hacı. Bekler. Şivelli’den. Yûnus’tan mı çıktı? Malatya’da durmuş, Konya’da durmuş. Bir gecede sığdırma yapıyorsa yanından. Sema’a var. Bir. Sema’yı bir zikir ibadeti olarak yapıyor. Semazen kardeşler bir zikir hızı zikrediyor. Ve siz de alerekten buradan doğdum ki aklımız helal edin. Geceniz hayır olsun, mübarek olsun. Teşekkür ediyorum. Biz de alkışlamak yasak yok. Veya teşekkür için gelmiyoruz. Biz de onu sevmeye çalışıyoruz. Bu yüzden bir teşekkürliğiniz de yok. Sizden teşekkür de beklemiyoruz. Biz size teşekkür ediyoruz. Dükkan ne kadar zengin olursa olsun. Hepinize teşekkür ederim.
Geceniz hayır olsun. Selâmünaleyküm. Evet. Efendim biz de teşekkür ediyoruz. Allâh sizden de razı olsun. Seri diye başkan yargıncım olsun. Sayın. Güray. Oruç. Bey efendim. Bir teşekkür taktimi söz konusu. Kendisini satmaya davet ediyoruz. Biz yanım bir şey istemiyoruz dedik. Yeni kucağımızın dolduğu bir çesim. Allâh razı olsun. Teşekkür ederim. Allâh razı olsun başkanımdan teşekkür ederim. Allâh razı olsun. Sayın. Hoca’ma bu geceye katıldığı için ben de teşekkür ediyorum. Sayın. Hoca’ma ve sizlere. Hocam çok güzel bağladı. Gerçekten biz burada olmasak bu sorunun hiç bir şekilde anlamıyor. Ben çok keyif aldım. Allâh razı olsun. Teşekkür ederim. Geceniz hayır olsun.
Kaynakça
Üniversite Sohbetleri — Mustafa Özbağ Efendi’nin konferansından derlenmiştir.
Kaynak video: YouTube
İlgili Sözlük Terimleri: Mürşid, Zikir, İhsân, Kalb, Sünnet, Şeyh, Muhabbet, Aşk. → Tasavvuf Sözlüğü’nün tamamı