İmam Gazâlî Sohbetleri

Şüphe ve Hakikat | Gazâlî Sohbetleri 14

Şüphe ve Hakikat | Gazâlî Sohbetleri 14 konusu, Mustafa Özbağ Efendi’nin sohbetlerinde ele alınan önemli bir tasavvuf meselesidir.


Şüphe duymayan hakikati bulamaz. İmam Gazali. Konu hemen belli oldu. Gazali bu defa soruyu uzun tutmayıp hemen konuya geçelim. Şüphe duymayan hakikati bulamaz. Önce şüpheden başlamamız lazım. Şüpheye baktığımızda çok kısım kısımdır da şüphe ama eee bir kimse hakikat arayıcısıysa o kimse muhakkak şüphe üzerinde yürümesi gerekir. Bir ilmi şüphe vardır. ilmi şüphe insanı araştırmaya ve insanı hakikate doğru yönlendirir. Siz her bulduğunuz bu gerçek dediğiniz, bu hakikat dediğiniz şeyin üzerinde şüphe edersiniz. Onun dahana bakarsınız. Daha dasına bakarsınız. Eee biz buna ilmi şüphe diyoruz. Bir kimse örneğin herhangi bir konuda şüpheye düşebilir. O şüphesini izale etmek için araştırmaya başlar. kesin o konuda kalbi mutmain oluncaya kadar araştırır. Kalbi mutmain olsa dahi ilmi şüphe sahibi yine der ki bunun bir daha gerçeği başka türlü olabilir.

Tekrar araştırmaya devam eder. Bir de şüphe vardır. Mesela işte dini terminoloji olarak baktığımızda Allah’ın varlığıyla alakalı şüpheye düşer. Mesela bununla alakalı araştırmaya girer. Mesela hadislerle alakalı şüpheye düşer. Bununla alakalı araştırmaya başlar. Bu hani tırnak içerisinde dini şüphecilik. Bu da normalde o kimsenin kendince hakikati bulmaya, gerçeği bulmaya fayda sağlar. Her şüphe, her şüphe psikolojik bir takıntı değil ise insanı doğruya, doğrunun doğrusuna, onun da doğrusuna götürebilir. O yüzden eee şüpheciliğe şüpheyle yaklaşmamak lazım. Veya şüpheciliğe kötü gözle bakmamak lazım. Aslında her düşünen insan biraz şüpheci olması gerekir. O şüphesini izale etmek için bu sefer de çalışması, gayret etmesi, mücadele etmesi, o konuda araştırması gerekir. O yüzden hemen hemen ben böyle tanımlayabilirim bunu. Her şüphe insanı hakikate götüren bir binek gibidir.

Eğer şüphe senin bineğin olursa sen onun kölesi olursun. O seni yönlendirir. Yok şüphe bu noktada senin bineğin olmaz da sen onu binek gibi kullanırsan seni hakikate götürür. Bizim toplumumuzda genel olarak insanlar şüphenin kölesidir. Yani şüphe ne yazık ki onun bineğidir. Bu insanı helake götürür. Mesela adam oturduğu yerden eşinden şüphe duyar. Oturduğu yerden çoluğundan, çocuğundan şüphe duyar. Oturduğu yerden yanındaki çalışandan şüphe duyar. Hani bu o insanın psikolojisini bozar şüpheye bakarken yani bir şüphe meselesine bakarken eğer şüphe nefistense o zaman o senin tepene bindi. İstediği yere seni götürüyor. Şüphe sen şüphenin askeri oldun. Yok şüphe senin askerinse o zaman seni hakikate götürdü. Şüpheye bakarken iki veçeden bakacağız. Şüphe o zaman normalde bizim askerimizse biz onun tepesine binelim.

Bizi hakikate götürsün. Yok şüphe bizim tepemize binerse eğer bu nefsane oluyor. Bu ilmi olmuyor. O zaman o bizi nereye sürüklüyorsa oraya gideceğiz. Onun da sonu Allah muhafaza eylesin helaktır.

İlgili Sohbetler

Daha fazla bilgi için Tasavvuf – Vikipedi

Şüphe ve Hakikat | Gazâlî Sohbetleri 14 hakkında bu değerli sohbeti dinlemenizi tavsiye ederiz.