Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Şeytan ·

Sizi zikirden uzaklaştıran her şey şeytani bir oyundur

Bu internetten gerçek parayla sanal oyun satın almak caiz midir parayla satılan bir oyunu korsan indirmek caiz midir teşekkürler internette oyun oynamak zorunda değilsiniz neden oyunla. Siz kendinizi ...


Sizi Zikirden Uzaklaştıran Her Şey Şeytânî Bir Oyundur

Sûfî olarak en büyük tehlikemiz, zikirden uzaklaşmaktır. Bunun en yaygın yolu, şeytânın çeşitli bahânelerle bizi zikir meclisinden, kişisel zikrimizden, sohbetten uzaklaştırmasıdır. Bilelim ki: Sizi zikirden uzaklaştıran her şey — ne kadar haklı görünse de, ne kadar zorunlu görünse de — şeytânî bir oyundur.

Şeytânın Standart Bahâneleri

Şeytânın standart bahâneleri vardır: «Bugün hava soğuk, dergâha gitme»; «bugün hava sıcak, dergâha gitme»; «bugün yorgunsun, zikre erteleyebilirsin»; «bugün başın ağrıyor, dinlen»; «bugün işin çok, sohbete sonra gel»; «bugün misâfirin var, ihmâl etme»; «bugün çocuğunla ilgilen, zikre yarın bak»; «bugün eşinle vakit geçir, dergâha gerek yok». Bütün bu bahâneler, kulağa hayrlı geliyor; ama altında şeytânî bir niyet yatıyor.

«Önce Önemli İşler» — Şeytânın Tercîh Tuzağı

Şeytânın bir diğer büyük tuzağı, tercîh tuzağıdır: «Önce önemli işler, sonra zikir.» Bu cümle çok mâkûl görünür; ama ardında yatan mantık, zikri sürekli ertelemektir. Çünkü «önemli işler» bitmez. Bir iş biter, başka bir iş gelir. Sûfî bu tuzağa düşmemek için, zikrini «önce önce» listesine koyar; bütün diğer işler bekleyebilir, ama zikir bekleyemez. Çünkü zikrin geciktirilmesi, kalbin gaflete düşmesi demektir.

«Yeterli Zikir Yaptım» — Doygunluk Tuzağı

Şeytânın bir diğer tuzağı, doygunluk tuzağıdır: «Bugün için yeterli zikir yaptın, dinlen, fazlasının gereği yok.» Bu cümle de mâkûl görünür; ama ardında şeytânî bir niyet yatar: Zikri bir «kota» olarak görmek. Sûfî zikri bir kota olarak görmez; aksîne nefesi olarak görür. Nefes alma «yeterli» olur mu? Olmaz. Zikrin de yeterlisi olmaz. Sürekli ve ömür boyu devâm eder.

«Bazı Sûfîler de Bu Kadar Yapmıyor» — Karşılaştırma Tuzağı

Şeytânın bir diğer tuzağı, karşılaştırma tuzağıdır: «Bak, falan dervîş bu kadar yapmıyor; falan ihvân daha az çekiyor; falanca dergâhta bu kadarı zorunlu değil.» Bu karşılaştırmalar, sûfîyi tembelliğe sürükler. Sûfî kendisini başkasıyla değil, üstâdı ile karşılaştırır: «Üstâdım benden ne istiyor? Üstâdımın sünneti nedir?» — buna bakar. Başkalarının az ya da çok yapması, kendisi için bir kıstas değildir.

«Tâkat Yetmiyor» — Mucize Bekleme Tuzağı

Şeytânın bir diğer tuzağı, tâkat yetmeme tuzağıdır: «Sen zayıfsın, sen bu kadar yapamazsın, sen bunca dersi çekemezsin.» Sûfî bu cümleye kanmaz; çünkü Allâh kimseye gücünden fazla yüklemez. Bu yüzden eline gelen evrâdzikir, gücüne göre verilmiştir. Mucize bekleme; «aniden büyük bir zikir hâli verilecek» fikrine kapılma. Aksîne, küçük küçük adımlarla ilerle. İstikrarlı yürüyüş, mucize ile gelen sıçramadan daha hayrlıdır.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Zikir, Şeytân, Silsile. → Tasavvuf Sözlüğü