Perşembe, 14 Mayıs 2026
YOLUMUZ NÜBÜVVET YOLUDUR

Mustafa Özbağ

İrşad & Tasavvuf · Resmî Site
Şeytan ·

Şeytan haramla mücadeleyi gözümüzden saklıyor

Bu şeytanın bizim gözümüzden sakladığı alanlar. Bunlar şeytan haramlarla lanetlik işlerle küfürle şirkte mücadele etmemizi saklıyor birbirimizde mücadele ettiriyor ya. Küfür tek millet küfürlü mücadel...

Şeytân Harâmla Mücâdeleyi Gözümüzden Saklıyor

Bugünkü Müslüman’ın en büyük marazlarından biri, harâmla mücâdele şuûrunu kaybetmiş olmasıdır. Şeytân, harâmı süsleyerek, helâli zorlaştırarak, harâm ile helâl arasındaki çizgiyi bulanıklaştırarak, mü’minin gözünden harâmla mücâdele etme şuûrunu saklamaktadır. Bu sebeple bugün Müslümânlar, harâmlar arasında yüzerken, kendilerini «hak yolda» zanneder hâle gelmişlerdir.

Harâmları «Normâl» Göstermek — Şeytânın Süsleme Sanatı

Şeytân, fâizi «modern ekonominin gereği» göstermiştir; faizsiz iş yapılamayacağını fısıldatır. Şeytân, içkiyi «sosyâl içecek» göstermiştir; iş toplantısında bir kadeh şarap, dostluğun gereği gibi sunulur. Şeytân, gıybeti «sohbet» göstermiştir; meclislerde insânların konuşulması, sıradan konuşma kabûl edilir. Şeytân, açıksaçıklığı «modern giyim» göstermiştir; tesettürün «geri» bir hayât tarzı olduğunu zihinlere yerleştirmiştir. Bütün bunlar, şeytânın süsleme sanatının ürünleridir.

Helâli Zorlaştırmak — Mü’mini Sıkıştırma Hîlesi

Aynı zamânda şeytân, helâli zorlaştırır. Helâl iş bulmak zor; helâl yiyecek bulmak zor; helâl giyim bulmak zor; helâl evlilik zor. Sürekli «zor, zor, zor» fısıldatır. Mü’min de bu zorluklar karşısında pes etmek üzeredir; pes ettiği an, harâma kayar. Şeytân da bunu beklemektedir: «Bak, helâl o kadar zor ki; harâmı yapsan da olur» mantığını ona kabûl ettirmek.

Çizgiyi Bulanıklaştırma — Şüphelilere Geniş Yer Açma

Şeytânın bir diğer hîlesi, harâm ile helâl arasındaki çizgiyi bulanıklaştırmaktır. «Bu harâm mı, helâl mi, belli değil» dedirtir; şüphelilerin alanını genişletir. Hâlbuki Allâh Resûlü: «Helâl bellidir, harâm bellidir; arada şüpheliler vardır; şüphelilerden sakının» buyurmuştur. Mü’min şüphelileri terk eder; çünkü şüpheli, çoğunlukla harâma açılan kapıdır.

Harâmla Mücâdele Şuûrunu Yeniden Kazanmak

Mü’min, kaybettiği harâmla mücâdele şuûrunu yeniden kazanmak zorundadır. Bunun için: Birincisi, ilim öğrenmek — neyin harâm, neyin helâl olduğunu sahîh kaynaklardan öğrenmek. İkincisi, vicdânını uyarık tutmak — harâma karşı bir tiksinti, bir uzaklık hissi geliştirmek. Üçüncüsü, sohbete devâm etmek — sohbetlerde harâmlar konusunda kendini hatırlatmak. Dördüncüsü, üstâdın gözetiminde yaşamak — kendi hayâtını dış göze de açık tutmak.

Sûfînin Hassâsiyeti: Şüpheliyi Bile Terk Etmek

Sûfî, sıradan Müslümândan daha hassâs olur. Sıradan Müslümân harâmı terk eder; sûfî ise şüpheliyi de terk eder. Sıradan Müslümân mekrûhu yapabilir; sûfî mekrûha yaklaşmaz. Sıradan Müslümân harâma bakar tövbe eder; sûfî harâma bakmaz ki tövbeye gerek olmasın. Bu hassâsiyet, sûfîliği sıradan Müslümânlıktan ayıran bir vasıftır. Allâh muhâfaza eylesin; bizi harâmlardan, şüphelilerden, mekrûhlardan uzak eyleyenlerden eylesin.

Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Harâm, Şüpheliler, Silsile. → Tasavvuf Sözlüğü