Dîni Yaşarken Şeytânla Mücâdele Etmenin Önemi
İslâm dînini yaşamak, sâdece namâz kılmak, oruç tutmak, hacca gitmek değildir; bunun yanı sıra her ân şeytânla mücâdele etmektir. Çünkü şeytân, mü’minin dînini bozmak için sürekli onunla mücâdele eder. Mü’min, dînini korumak için karşılık olarak mücâdele etmelidir. Bu mücâdele kalkmazsa, dîn yıkılır; çünkü şeytân tek başına bile dîni yıkmaya yeterlidir, biz uyursak.
Şeytânla Mücâdele Sahalar — Çok Boyutlu Bir Savaş
Şeytânla mücâdele tek bir sahada değil, çok boyutlu bir savaştır. Birinci sahası, ibâdet sahasıdır: Şeytân ibâdetleri ya tamâmen terk ettirmeye, ya da içine riyâ-ucb sokarak boşa çıkarmaya çalışır. İkinci sahası, helâlharâm sahasıdır: Harâmları meşrûlaştırmaya, helâlleri zorlaştırmaya uğraşır. Üçüncü sahası, muâmele sahasıdır: Kardeşler arasını bozar, eşler arasını bozar, dost düşmân yapar. Dördüncü sahası, akîde sahasıdır: Tevhîd inancına şüphe sokar, sapkın fikirleri süsler.
Sünneti Seniyye: Mücâdelenin En Güçlü Silâhı
Şeytânla mücâdelenin en güçlü silâhı, sünneti seniyye’dir. Peygamber’in karîni Müslümân olduğu için, peygamberin yaptığı her amelde şeytâna karşı bir koruma vardır. Sünneti yaşayan kimse, peygamberin himâyesine girmiş olur; şeytân ona yaklaşamaz. Bu yüzden sûfîler, sünnete sıkı bağlılığı ana mes’ele kabûl etmişlerdir: Peygamber nasıl uyudu, nasıl uyandı, nasıl yedi, nasıl içti, nasıl konuştu, nasıl sustu, nasıl güldü, nasıl ağladı — bunların hepsi mü’min için örnektir.
Üstâdın Önderliği: Mücâdele Yolunda Kılavuz
Şeytânla mücâdele yolunda, üstâdın önderliği vazgeçilmezdir. Çünkü mücâdele bir savaş gibidir; her savaşın bir komutanı olur. Komutan olmayan ordu dağılır. Sûfînin komutanı, mürşidi kâmildir. Mürşid, sûfîye şeytânın hangi sahadan saldırdığını gösterir; hangi silâhı kullanması gerektiğini öğretir; ne zamân ileri gitmesi, ne zamân geri çekilmesi gerektiğini bildirir. Bu önderlik olmadan, sûfî tek başına mücâdele edemez.
Pes Etmemek: Ömür Boyu Mücâdele
Şeytânla mücâdele, biriki günlük bir iş değil; ömür boyu süren bir cihâddır. Bu yüzden Allâh Resûlü Tebûk seferinden dönüşte: «Küçük cihâddan büyük cihâda dönüyoruz; büyük cihâd nefisle ve şeytânla yapılan cihâddır» buyurmuştur. Sûfî, hayâtının son nefesine kadar bu mücâdeleyi sürdürür; pes etmez; vazgeçmez. Çünkü pes ettiği an, şeytân kazanır; ve insânın îmânı tehlikeye girer. Allâh muhâfaza eylesin; bizi ömrümüzün sonuna kadar bu mücâdelede sebât eyleyenlerden eylesin. Âmîn.
Kaynak: Mustafa Özbağ Efendi — Sohbet Kaydı. Tasavvuf hakkında daha fazla bilgi. İlgili Sözlük Terimleri: Mücâdele, Cihâd, Silsile. → Tasavvuf Sözlüğü